ÇEVRE - 11 Haziran 2025 Çarşamba 14:16

Başkandan rahatlatan açıklama, "Keneden kaynaklı ölüm yok"

A
A
A
Başkandan rahatlatan açıklama, "Keneden kaynaklı ölüm yok"

Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, sosyal medyada ve bazı internet sitelerinde paniğe neden olan paylaşımlara istinaden yaptığı açıklamada, Sivas’ta şehir merkezinde kene kaynaklı ölüm olmadığını duyurdu.


Sivas Belediye Meclisi’nin Haziran ayı 2. Birleşiminde konuşan Başkan Uzun, 2025 yılı içerisinde Sivas’ta şimdiye kadar keneden dolayı 7 kişinin hayatını kaybettiği ifade ederek "Merkez’de bir tane bile yakalanan yok. Dolayısıyla merkezde hayatını kaybeden de yok. 2 kişi Koyulhisar, 2 kişi Zara, 1 kişi Gülpınar Köyü, 1 kişi Yıldızeli, 1 kişi de Tokat’ta yakalanmış ve Sivas’ta hayatını kaybetmiş. Bu durum iyi bilinmesine rağmen sürekli Sivas’ta kene vakası varmış gibi yayın yapan sözde haber sitesi, şehrimizin turizmine, ekonomisine ciddi anlamda zarar vermektedir. Ancak bu umurlarında değil. Tek dertleri Belediye" dedi.


"Korku yayarak algı oluşturuyorlar"


Başkan Uzun, bazı mecralarda yılan, örümcek ve kene haberleriyle halkta bilinçli şekilde korku yayıldığını vurgulayarak "Yılandı, keneydi, örümcekti derken sürekli insanlara korku yaymaya çalışılıyor. Bakıyorsunuz yılanlar zehirsiz tarla yılanı, örümcekler doğal dengenin bir parçası Keneler ile ilgili Sivas merkezde bir parkta birisi keneye yakalandı da öldü diye bir şey duydunuz mu? Hayır Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığını taşıyan kene, belli bir rakımın üzerinde yaşıyor. Sivas’ın kuzey bölgesinde, Tokat’ta, Çorum’da, Gümüşhane’de ve Kelkit Vadisi civarında yaşıyor. Sivas merkezde bu kene yok, yaşam şartları uygun değil." ifadelerini kullandı.


"Hastanelerimizde konuyla ilgili uzman kadrolar var"


Sivas’taki hastanelerin kene konusunda uzmanlaştığına dikkat çeken Uzun, "Bu keneler hastane ortamında çıkarılırsa hiçbir sorun yok. Sigara basmak, ateş tutmak, hayvanı strese sokmak ve kusturmaya çalışmak durumlarında zararlı hale geliyor. Koyulhisar, Suşehri, Akıncılar, Zara gibi ilçelerimizdeki vatandaşlarımız yakalandıysa Cumhuriyet Üniversitesi’ndeki hocalarımız bu konuda çok iyiler, gelsinler hastanede çıkarttırsınlar." şeklinde konuştu.


İlaçlama çalışmaları sürüyor


Yapılan ilaçlama çalışmalarına değinen Uzun, "Bizim arkadaşlarımız temizliğe çok dikkat ediyorlar. İlaçlamaya çok dikkat ediyorlar, yeni bir ilaçlama dronu aldık. Onunla da ilaçlama yapıyoruz. Bunların yanında karadan da ilaçlamalarımız yapılıyor. Daha da fazla yaparsak arıları, karıncaları öldürür, doğanın dengesini bozarız. Dolayısıyla bırakalım, Sivas Belediyesi’nin Veteriner İşleri Müdürlüğü’nde bu işte uzman olan, eğitim almış arkadaşlarımız var. Onlar işini yapsın, onlara güvenelim. Park ve bahçelerimizi ilaçlıyoruz. Keneye karşı, karasineğe karşı, larvaya karşı ilaçlıyoruz. Her şeyi dengeli götürüyoruz. Aşırı ilaçlama doğal dengeyi bozuyor." diye konuştu.


"Şehir merkezinde sorun yok"


Son olarak vatandaşlara da bir çağrıda bulunan Uzun, "Tüm Sivaslı hemşehrilerimize ve şehrimize gelecek misafirlerimize şunu söylemek istiyorum; Sivas merkezde kene sorunu yok. KKKA virüsünü taşıyan kene yok. Şimdiye kadar bir tane yakalanan da ölen de yok. Parklara, bahçelere, mesire alanlarına gidin. Çocuklarınız rahatça oynasın, mangalınızı da yakın, pikniğinizi de yapın. Sivas kış memleketi, insanları yazın da evlerinde tutarsak psikolojilerini bozarız. Bu doğru değil, Allah’tan, kitaptan korkan insanlarız. Bunu söylüyoruz ondan da anlamıyorlar. Bu nasıl bir algı çalışması, anlamış değilim. Ancak böyle yaparak şehre zarar veriyorlar. Dışarıdan gelecek gurbetçilerimizin de önüne geçerek esnafımıza ve şehir ekonomisine zarar veriyorlar." dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.