GÜNDEM - 10 Temmuz 2025 Perşembe 11:55

Dizilerden etkilenip 10 bin boynuz arasından seçtiği boynuzlarla eşsiz renklerde Sivas bıçakları üretti

A
A
A

Sivaslı bıçak ustası Emre Göçeri, 10 bin koç boynuzu arasından seçtiği özel boynuzlarla bıçak üretti. Göçen, dizilerden etkilendiği tarihi kılıç ve hançer motiflerinden yorumlayıp ürettiği koleksiyonu 35 bin TL’den satışa sundu.

Sivas’ta uzun yıllardır bıçakçılık mesleğini sürdüren Emre Göçeri, Türkiye’de daha önce örneği bulunmayan özel tasarım bir bıçak üretti. Yaklaşık 10 bin koç boynuzu arasından titizlikle seçtiği 5-6 yaşındaki hayvanlara ait özel seri boynuzları kullanan Göçeri, yüzyıllar öncesinden izler taşıyan işlemeleri farklı yorumlarla birleştirdi. Bıçaklara ‘Yunus modeli’ ismini veren Göçeri, Kütahya ve Balıkesir’den getirilen boynuzların doğal rengarenk ve alacalı dokusunun standart malzemelere göre çok daha estetik olduğunu belirtti. Sınırlı sayıda hazırlanan bu koleksiyonluk bıçağın satış fiyatı ise 3 bin TL’den başlayarak 35 bin TL’ye kadar çıkıyor.

"Özel tasarım bıçak yapmaya karar verdim"

Emre Göçeri, bıçağın üretiminin zahmetli olduğunu ve bu zahmetin karşılığını aldıklarını söyleyerek, "O kadar koç boynuzu kullanmamıza rağmen 8 ile 10 bin tane koç boynuzundan yalnızca 15-20 tane özel seri koç boynuzu yakalayabildik. Alacaları ve motifleri farklı, kehribar gibi olan koç boynuzları ön plana çıkmaya başladı. Daha öncesinde Antep, Urfa, Gaziantep, Şanlıurfa ve Diyarbakır gibi illerden koç boynuzu bize geliyordu. Onlar dolgundu, fakat renkli değillerdi. Kütahya ve Balıkesir illerinden gelen boynuzların daha dolgun, daha renkli ve daha katmanlı olduğunu fark ettik. Bu durumu merak ettik ve araştırdık. Bu olayın yedikleri yemlerle ve gezdikleri meralarla ilgili olduğunu gördük. Sonrasında da bu boynuzlarla özel tasarımlı bıçaklar yapmaya karar verdik. Koleksiyoncuların yoğun talep gösterdiği ürünler üretmeye başladık. Bizim yaptığımız bu bıçağa ‘Yunus modeli’ ismini verdik. Biz bu bıçakları yapmaya başlamadan önce bu şekilde işlemeli Sivas bıçakları yoktu. Düz sarı ve siyah manda ile koç boynuzları vardı. Biz bu boynuzları keşfettik ve daha neler yapabiliriz diye düşündük. 5-6 yaşındaki koç boynuzlarında bu motiflerin çıktığını gördük. Biraz zahmetli oluyor ama emeğimizin karşılığını aldığımızı düşünüyoruz" dedi.

"Bu motifleri daha önce dizide görmüştüm"

Göçeri, bu motifleri daha önce bir dizide görüp bıçak yaptığını ve bu bıçakları sadece koleksiyon düşkünü insanların aldığını ifade ederek, "Bu motifleri daha önce bir dizide görmüştüm. Daha sonrasında Türkiye’nin başka bir yöresinden motif baktım. Araştırınca bizim dedelerimizin yapmış olduğu kılıçlarda ve hançerlerde de bu işlemeler var. Yalnız, hepsi birbirinden farklı işlemelerdi. Biz de bu işlemelere zincir kısmını eklersek farklı bir tasarım olur diye düşündük. Bu da çok tuttu, çok beğenildi. Bunların arkasına da bizim yılan motifi diye adlandırdığımız deseni biz kendimiz işliyoruz. Daha önceden hiç yapılmadığı için patent kurumuna başvurumuzu yaptık. İnsanlara sunmaya hazırız. 8 ila 10 bin üründen sadece 7-8 tane özel ürün çıkarttık. Zaten bu yaptığımız ürünlerin 5 tanesini tek bir müşterimize sattık. İnsanlar bu bıçakları kullanmak için değil, koleksiyon amacıyla alıyor. Nasıl ki dolgun bir kehribar insanların gözüne güzel görünür ve almak isterlerse, bu ürünleri görenler de mutlu olup almak istiyor. Bu bıçakların bizde bir dezavantajı da var. İnsanlar hep bu özel bıçaklardan istiyor, bu sefer siyah ve sarı boynuzlarla yapılmış bıçakları satamıyoruz. Ortalama olarak bu özel bıçaklar 3 bin ila 13 bin TL arasında değişiyor. 4-5 yaşındaki bir koçtan elde edilen bir parçayı kutusuyla birlikte 35 bin TL’ye verdik" diye konuştu.

Yunus Çiftci - Sancar Alp Fırat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tahir Kıran: "Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum" Eski Fenerbahçeli yönetici Tahir Kıran, "Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın tüm önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum. Konu Fenerbahçe ise geriye kalan her şey teferruattır. Yarın çok geç olmadan, çocuklarımızın gözyaşlarını silebilmek ve Fenerbahçe’mizi yeniden umut dolu yarınlara taşıyabilmek için bugün birlikte hareket etmek zorundayız" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurul gerçekleştirilecek. Seçim öncesi adaylar çalışmalarını yürütürken, eski yönetici Tahir Kıran da camia ve olası adaylara yönelik açıklama yaptı. Kişisel hesapları bir kenara bırakıp Fenerbahçe ortak paydasında birleşmeleri gerektiğini aktaran Kıran, "Bazen geri adım atmak yenilmek değildir. Meseleye daha geniş bakabilmek, büyük resmi görebilmektir. Bugün büyük resme baktığımızda ne yazık ki Fenerbahçe’miz adına kaygı verici bir tabloyla karşı karşıyayız. Mali anlamda ağır bir yükün, manevi anlamda ise 12 yıldır süren şampiyonluk hasretinin oluşturduğu büyük bir yorgunluğun içindeyiz. Fenerbahçe’mizi yeniden ayağa kaldırmak için bir şey yapılacaksa, o gün bugündür. Bugün; küslüklerin değil, sarılmanın ve kucaklaşmanın zamanıdır. Bugün; ’ben’ demenin değil, ’biz’ olabilmenin zamanıdır. Bugün; eski defterleri açmanın, hesaplaşmaların değil; yaraları sarmanın, dostlukları ve ortak değerleri hatırlamanın zamanıdır. Aziz Yıldırım da Fenerbahçe’mizin büyük bir değeridir, Ali Koç da Hakan Safi de, Barış Göktürk de, Mehmet Ali Aydınlar da Bu camiaya emek veren, mücadele eden herkes Fenerbahçe’nin parçasıdır. Artık kişisel hesapları, kırgınlıkları ve ayrılıkları bir kenara bırakıp Fenerbahçe ortak paydasında birleşmek zorundayız. Çünkü Fenerbahçe’mizi bu kaotik ortamdan, bu karanlık süreçten çıkarabilmek için kaybedecek zamanımız kalmamıştır. Tüm camianın; geçmişi, görüşü ve konumu ne olursa olsun, aynı hedef etrafında birleşmesi gerekmektedir. Fenerbahçe’nin geleceği için güçlü bir birliktelik şarttır. Bu nedenle Aziz Yıldırım önderliğinde, camianın tüm önemli isimlerini aynı çatı altında buluşmaya davet ediyorum. Ali Koç da gelmelidir, Hakan Safi de, Barış Göktürk de, Mehmet Ali Aydınlar da Çünkü konu Fenerbahçe ise geriye kalan her şey teferruattır. Yarın çok geç olmadan, çocuklarımızın gözyaşlarını silebilmek ve Fenerbahçe’mizi yeniden umut dolu yarınlara taşıyabilmek için bugün birlikte hareket etmek zorundayız. Çünkü söz konusu olan sadece bir spor kulübü değil; milyonların umudu, çocukların hayali ve hepimizin en büyük sevdası olan Fenerbahçe’dir" ifadelerini kullandı.
Tunceli Astımda doğru tedavi ve takip hayati önem taşıyor Dünya Astım Günü kapsamında yapılan açıklamada, astımın doğru yönetimle kontrol altına alınabileceği vurgulandı. Dünya Astım Günü dolayısıyla yapılan bilgilendirmelerde, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen astım hastalığına dikkat çekildi. Tunceli Devlet Hastanesi’nde görev yapan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazife Özge Altan, astımın hava yollarının daralması sonucu ortaya çıkan; nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, öksürük ve hırıltılı solunum gibi belirtilerle kendini gösteren kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Hastalığın doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabileceğini ifade eden Altan, tedavinin temel amacının belirtileri baskılayarak hastaların günlük yaşamlarını kısıtlama olmaksızın sürdürebilmelerini sağlamak olduğunu vurguladı. Astım ataklarını tetikleyen unsurlar arasında ev tozu akarları, polenler, küf mantarları, tütün dumanı, keskin kokular ve ani hava değişimlerinin yer aldığını belirten Altan, bu faktörlerden uzak durmanın hastalık kontrolünde önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Hekim tarafından reçete edilen ilaçların önerilen dozda ve doğru teknikle kullanılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Altan, şikayetlerin azalmasının ilaçların bırakılması anlamına gelmediğinin altını çizdi. Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarının da astım ataklarını artırabileceğini ifade eden Altan, kişisel hijyen kurallarına uyulması ve kapalı alanların düzenli havalandırılması gerektiğini söyledi. Astımın seyrinin zaman içerisinde değişebileceğini belirten Altan, düzenli hekim kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini, erken tanı ve doğru tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini sözlerine ekledi.
Kayseri Öğrenci yurdunda yangın paniği: Öğrenciler sokağa döküldü Kayseri’nin Talas ilçesinde bir kız öğrenci yurdunda iddiaya göre prizden çıkan yangın paniğe neden oldu. Öğrencilerin sokağa döküldüğü yangın büyümeden söndürüldü. Ayrıca yağışlı havada ıslanan öğrencileri çevredeki esnaf işletmesine alarak çay ikram etti. Edinilen bilgiye göre, ilçeye bağlı Yenidoğan Mahallesi Şaban Yılmaz Caddesi üzerinde bulunan Şule Yüksel Şenler Kız Öğrenci Yurdu’nun 4’üncü katında iddiaya göre prizdeki arıza nedeniyle yangın çıktı. Yangın yurtta bulunan bir yatağa da sıçrarken, öğrenciler panikle sokağa döküldü. İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de yangına müdahale etti. Sağlık ekipleri tarafından panik nedeniyle rahatsızlanan öğrencilere olay yerinde müdahale edilirken, yangında yaralanan olmadı. Öte yandan çevredeki esnaf tarafından yağışlı havada dışarda kalan öğrenciler işletmelere alınarak, çay ikram edildi. Yurttaki dumanın tahliye edilmesinin ardından öğrenciler yurtlarına geri döndü. Yangınla ilgili soruşturma başlatıldı. Öğrencileri yağışlı havada ıslanmamaları için işletmesine alan Dursun Özdemir, "İşletmemizin karşısında geçen vatandaşlar, yukarda yangın var diye haber verdiler. Çocuklar biraz panik olmuştu. Kendilerine aşağıdan seslendik ve aşağı indirdik. Dışarısı soğuk ve yağmur yağıyor. Çocukları içeriye aldık. Üşümesinler istedik. Çay ikram ediyoruz. Yurt havalandıktan sonra çocukları yeniden yurtlarına alacaklar diye biliyoruz. Çocuklara seslendik, normal olarak yataklarından kalkıp pijamayla çıktılar. Arkadaşlarıyla kıyafetlerini paylaşanlar oldu. Biz de bu nedenle misafir ediyoruz. Kaldı ki diğer esnaf arkadaşlarımızda misafir ediyorlar. Bu bizim insanlık vazifemiz" dedi.