KÜLTÜR SANAT - 09 Temmuz 2025 Çarşamba 11:59

El yazma eserlere üst düzey koruma: Eserler ASELSAN teknolojisi ile korunuyor

A
A
A
El yazma eserlere üst düzey koruma: Eserler ASELSAN teknolojisi ile korunuyor

Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait binlerce el yazma kitaba ev sahipliği yapan Sivas Ziyabey Yazma Eser Kütüphanesi’nde güvenlik kamerası, hareket sensörlü alarm sistemleri, parmak izi gibi ileri teknolojilerin yanı sıra kitapların güvenliği için böcek tuzaklarına kadar her şey düşünüldü.


Türkiye’nin en önemli kültürel miraslarından biri olan Sivas’taki Ziyabey Yazma Eser Kütüphanesi, sadece ülke sınırları içinde değil, dünyada de eşi benzeri bulunmayan nadir el yazma eserlerine ev sahipliği yapıyor. Kütüphanede bulunan paha biçilemez eserler, özel güvenlik önlemleriyle 7 gün 24 saat korunuyor. Bankaları aratmayan bir güvenlik sistemiyle donatılan kütüphanede, mesai saatleri dışında devreye giren hareket sensörleri, en ufak hareketi algılayarak anlaşmalı güvenlik firmasına sinyal gönderiyor. El yazma kitapların bulunduğu özel alanlara ise parmak izi tanımlaması olmadan giriş yapılamıyor. Kitapların zamana yenik düşmemesi için de önlemler alınan kütüphanede böcek tuzakları da bulunuyor. Üst seviyede güvenlik önlemi alındığını ifade eden kütüphane müdürü Mehmet Akif Özaydın, "Müdür, memur ve depo sorumlusu da olsa aynı anda tek kişi asla giremiyor" dedi.



"Aynı anda tek kişi içeri giremiyor"


Ziyabey Yazma Eser Kütüphanesi Müdürü Mehmet Akif Özaydın, "Kitaplarımızın güvenlik açısından korunması gerekiyor. Bundan ötürü Yazma Eser Kütüphanemiz 7/24 vardiyalı çalışan güvenlik görevlileriyle korunmaktadır. Kütüphane, 24 saat boyunca güvenlik kameralarıyla görünmeyen açıları dahi çekecek şekilde izlenmektedir. Kitaplarımızın bulunduğu depo alanları dediğimiz bölümlere parmak izi ve şifre ile girebiliyoruz. Müdür, memur ve depo sorumlusu da olsa aynı anda tek kişi asla giremiyor. Giriş-çıkış ise, girme sebebi ve zamanı olacak şekilde defterlere kaydediliyor" diye konuştu.



El yazma eserler ASELSAN teknolojisi ile korunuyor


Kütüphanenin ASELSAN ile ortak güvenlik çalışması yürüttüğünü ifade eden Özaydın, "Aynı zamanda ASELSAN firması ile de anlaşmamız var. Binamızın her bölümünde güvenlik sebebiyle hareket sensörleri bulunuyor. Hareket sensörleri mesai bitiminden sonra devreye giriyor ve en ufak harekette doğrudan ASELSAN şirketine bir sinyal gönderiyor. ASELSAN şirketi bize dönüş sağlayıp ulaşamadığı takdirde olumsuz bir durum olduğu kanaatine varırsa, güvenlik güçleriyle iletişime geçip kütüphaneye polis yönlendiriyor. Kitaplarımız maddi ve manevi paha biçilemez kitaplar, bunları korumak bizim görevimizdir" dedi.


Kütüphane güvenliğinin yanı sıra kitapların zamana karşı direnişi için de önlemler aldıklarını ifade eden Özaydın, "Eserlerin korunması için birtakım tedbirler almak durumundayız. Kitaplarımızın sürekli olarak belirli aralıklarda havalandırmasını yapıp, tozlarını alıyoruz. Böcekler kitapların en büyük düşmanları. Böcekler için böcek tuzağı dediğimiz tuzakla önlem alıyoruz. Isı ve nem oranını dengelememiz gerekiyor. Bunun için istatistikler tutuyoruz" şeklinde konuştu.



El yazma eserlere üst düzey koruma: Eserler ASELSAN teknolojisi ile korunuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis "Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi" Ahlat’ta Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi’nin Bitlis’in Ahlat ilçesindeki etabı başladı. Adıyaman Nemrut Dağı’ndan yola çıkan ekip yaklaşık 7 saatlik yolculuğun ardından Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı’na vardı. Burada tarihi Selçuklu Meydan Mezarlığını gezerek hatıra fotoğrafı çeken ekip, bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerine dikkat çekti. Tarihi alanda gazetecilere açıklama yapan Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, "Toplam yolculuğumuz 1,5 ay sürüyor. Arabalarımızın çoğunu Nepal’de yardım kuruluşuna hibe edeceğiz. Bu kullandığım aracı ise çekiciyle getirerek Cumhurbaşkanımıza hediye edeceğiz. Bu rotadan üçüncü geçişim. Ama Ahlat’a daha önce hiç girmedik. Doğubayazıt üzerinden İran’a gidiyorduk. Cumhurbaşkanlığından çıktıktan sonra Aksaray’a vardık. Orada muhteşem bir organizasyonla karşılandık. Burada gerçekten çok güzel misafirperverlik var. Benzinliklerde ücretsiz çay ikram ediyorlar. Tabii katılımcılar döndükten sonra gönüllü elçilerimiz olacak. Türkiye’nin yumuşak yüzünü gösterecekler. Almanya, İtalya, Belçika, Bulgaristan, İngiltere ve Türkiye’den katılımcılar var" dedi. Yarışmaya İstanbul’dan katılan Kıvanç Yaralı ise, "İstanbul’dan Almanya’ya uçakla gittim. Almanya’dan Bitlis Ahlat’a kadar araç sürdüm. Fiziksel olarak yorgun olsak da Ahlat Selçuklu Mezarlığında olmanın bize verdiği manevi huzur bizi doyurdu. Açıkçası burada olmak bizi çok mutlu etti. Burada atalarımızın mezarlarını gördük ve kültürel mirasımızla tanıştık. İlk defa buradayız. Daha öncesinde ralliye 4 kez katıldım fakat Bitlis’e ilk defa geliyoruz. Harika bir duygu. Umarım herkes bir gün buraya gelerek bu mirası görür" diye konuştu. Antalya’dan katılan Mustafa Karakimseliler de, "Bu ralliye üçüncü katılışım. Daha önce Doğubayazıt’tan ve Hopa’dan geçtim. Hayatımda ilk defa Ahlat’a geliyorum ve gerçekten çok beğendim. Selçuklu kabristanı da çok etkileyici. İnşallah tekrar gelirim. Şimdi kısa bir tur oldu ama umuyorum ki daha sonra birkaç günlüğüne Ahlat’a geleceğiz." İfadelerine yer verdi. Geceyi Ahlat’ta geçirecek olan ekip yarın Erzurum Palandöken’e doğru yola çıkacak. Almanya’dan 27 Nisan’da başlayan ralli, Türkiye etabının ardından İran ve Türkmenistan üzerinden ilerleyerek Orta Asya rotasını takip edecek ve Nepal’de son bulacak.