SPOR - 07 Ağustos 2025 Perşembe 22:32

Sivasspor Başkanı Karagöl: "Bizim evimiz Süper Lig’dir"

A
A
A
Sivasspor Başkanı Karagöl: "Bizim evimiz Süper Lig’dir"

Sivasspor’un 58. kuruluş yılında, ‘Vefa Sezonu’ adı altında yapılan programda konuşan Kulüp Başkanı Gökhan Karagöl, "Bizim evimiz, 20 senedir olduğumuz Süper Lig’dir bunu herkes böyle bilsin. Herkes de vefasını bu sene bize göstersin" dedi.


Sivasspor’un 58. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında, Tarihi Sivas Kent Meydanı’nda konser programı düzenlendi. Programa Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, il protokolü, Sivasspor Kulübü Başkanı Gökhan Karagöl, futbolcular ve çok sayıda taraftar katıldı.


Burada konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, "İnşallah yeni kulüp başkanımızla, yeni teknik direktörümüzle, yeni futbolcularımızla başarılarla dolu bir sezon geçiririz ve kulüp başkanımız ve belediye başkanımızın da dediği gibi mayıs ayında bu meydanda inşallah Süper Lig’e çıkışımızı hep birlikte bu meydanda kutlarız. Bir olacağız, beraber olacağız ve Sivasspor’umuzu tekrar yuvasına geri getireceğiz. Bin 58 bileti de biz valilik olarak taahhüt ediyoruz. Yine bin 58 SMS’i de bizler taahhüt ediyoruz" diye konuştu.



Uzun: "İnşallah şampiyonluğu beraber kutlayacağız"


Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ise, Sivasspor’un desteğe ihtiyacı olduğunu ifade ederek, "Vefa sezonunda inşallah tüm Sivaslılar Sivasspor’a sahip çıkacak. İnşallah mayıs ayında da şampiyonluğu bu meydanda hep birlikte kutlayacağız. Şimdi Sivaslıların sadece Sivas’ta yaşayanlar değil ülke içinde ve dışında yaşayan tüm Sivaslıların takımımıza, şehrimizin markasına sahip çıkmasının zamanı geldi. Bizler de Sivasspor’umuza destek için bin 58 bileti ve bin 58 mesajı atacağız" ifadelerini kullandı.



Karagöl: "Herkes vefasını göstermeli"


Daha sonra konuşan Sivasspor Kulübü Başkanı Gökhan Karagöl, tüm Sivaslılardan takıma sahip çıkmalarını isteyerek, "Şanssız bir sezon geçirdik, bu şanssız sezon neticesinde bütün şehir olarak küme düştük. Bizim evimiz, 20 senedir olduğumuz Süper Lig’dir bunu herkes böyle bilsin. Herkes de vefasını bu sene bize göstersin. En önemli gücümüz siz taraftarlarımızsınız. Taraftarımız bu sene 27 bin kişiyle gelin oynayalım vefamızı bu şehre gösterelim. Yıl sonunda da tekrar hep beraber evimize dönelim" diye konuştu.



Reynmen konser verdi


Konuşmaların ardından ünlü şarkıcı Reynmen, sahneye çıkarak Sivaslılara konser verdi. Konsere çok sayıda vatandaş katılarak ünlü şarkıcıya eşlik etti. Konserde ayrıca taraftarlar için forma çekilişi de gerçekleştirildi.



Sivasspor Başkanı Karagöl: "Bizim evimiz Süper Lig’dir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize ‘Miray kuş’ imza gününde Rizeli 13 yaşındaki doğuştan engelli Miray, 3 eseriyle kitap fuarında imza dağıttı. Rize Kitap Fuarı, bu yıl da birbirinden değerli yazarları ve kitapseverleri bir araya getirirken, fuarın en dikkat çeken isimlerinden biri kendi hayallerinden yola çıkarak ‘Miray kuş’ adı altında 3 kitap yazan 13 yaşındaki minik yazar Miray Özcan oldu. Doğuştan serebral palsi (SP) hastası olan Miray Özcan, kaleme aldığı 3 kitabıyla fuar alanında Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kurulan ‘Genç Yazarlar ve Şairler’ isimli stantta yerini aldı. Küçük yaşına rağmen gösterdiği azim ve üretkenlikle ziyaretçilerin büyük ilgisini çeken Özcan, gün boyunca okuyucularıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı. Fuarı ziyaret eden çok sayıda vatandaş, minik yazardan imza alabilmek için standı önünde yoğunluk oluşturdu. Rize Valiliği ile Rize Belediyesi iş birliğinde düzenlenen fuarda Miray Özcan’ın standı, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere her yaştan ziyaretçinin uğrak noktalarından biri haline geldi. Özcan’ın yazarlık yolculuğu ve azmi, fuara katılanlar tarafından takdirle karşılandı. Minik yazarın standını ziyaret eden Rahmi Metin de Miray Özcan ile yakından ilgilendi. Özcan’ın kitaplarından satın alan Metin, kitapları genç yazara imzalatarak destek verdi. Ziyaret sırasında kısa bir sohbet gerçekleştiren Metin, Miray’ın başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İstanbul Bilim diplomasisi için ortak çağrı İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı kapsamında Silivri’de düzenlenen basın toplantısında, akademisyenlerin imzasını taşıyan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi kamuoyuna açıklandı. Silivri’de 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, bilim dünyasını ve karar vericileri ilgilendiren önemli bir bildirgeyle gündeme geldi. Kamp kapsamında düzenlenen basın toplantısında, farklı disiplinlerden ödül sahibi akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" başlıklı metin kamuoyuyla paylaşıldı. Programda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra akademisyenler, üniversite temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Akademik birikim politika önerisine dönüştü Toplantıda yapılan konuşmalarda, İlim Yayma Ödülleri’nin yalnızca bireysel başarıları ödüllendiren bir organizasyon olmadığı, aynı zamanda akademik bilgi üretimini toplumsal ve siyasal karar süreçlerine entegre etmeyi hedeflediği vurgulandı. Necmettin Bilal Erdoğan, ödül sahibi akademisyenlerin her yıl istişare kamplarında bir araya gelerek ortak akıl geliştirdiğini ve bu sürecin somut çıktılarının bildirgeler aracılığıyla kamuoyuna sunulduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl yayımlanan "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" bildirgesinin kamu kurumları nezdinde karşılık bulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu yıl hazırlanan bildirgenin ise çok daha geniş bir çerçevede, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği ekseninde şekillendiğini belirtti. "Bölgesel istikrar dışa bağımlı olamaz" Akademisyenler tarafından kaleme alınan bildirgede, özellikle Orta Doğu ve çevresinde yaşanan çatışmalar, enerji hatları üzerindeki jeopolitik baskılar ve uluslararası sistemdeki belirsizlikler detaylı şekilde ele alındı. Bu gelişmelerin, bölgesel barış ve güvenliğin yalnızca dış merkezli yapılarla sürdürülemeyeceğini ortaya koyduğu vurgulandı. Metinde, bölge ülkelerinin kendi tarihsel, kültürel ve bilimsel birikimlerinden hareketle yeni bir iş birliği zemini oluşturması gerektiği ifade edilirken, bu zeminin askeri ittifaklar ya da geçici siyasi uzlaşılarla değil; bilimsel üretim, eğitim, teknoloji ve ortak değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bilim diplomasisi stratejik araç olarak konumlandırıldı Bildirgede bilim diplomasisi; yalnızca akademik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda krizleri önleyen, güven inşa eden ve uzun vadeli istikrarı destekleyen stratejik bir araç olarak tanımlandı. Ortak akademik ağlar, veri paylaşım sistemleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği gibi unsurların bölgesel iş birliğinin temel yapı taşları olduğu belirtildi. Türkiye’nin sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi, savunma sanayiindeki gelişimi, diplomatik tecrübesi ve tarihsel bağları sayesinde bu süreçte öncü bir aktör olabileceği vurgulandı. Sekiz maddelik yol haritası açıklandı Toplantıda kamuoyuna duyurulan bildirgede, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik somut öneriler de yer aldı. Bu kapsamda; ülkeler arası ortak politika üretimini sağlayacak daimi ilmi komisyonların kurulması, büyükelçilikler bünyesinde bilim ateşeliklerinin oluşturulması ve araştırma kurumları arasında ortak fon mekanizmalarının geliştirilmesi önerildi. Ayrıca üniversiteler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi, ortak veri havuzlarının kurulması, öğrenci değişim programlarının daha etkin hale getirilmesi ve deprem, iklim, enerji gibi alanlarda bölgesel bilimsel çalışma gruplarının oluşturulması gerektiği ifade edildi. Savunma ve güvenlik teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının kurulması da bildirgenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Uluslararası öğrenci ve akademisyen vurgusu Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin uluslararası öğrenci ve akademisyenler açısından önemli bir cazibe merkezi olduğu da vurgulandı. Bu potansiyelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve kültürel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildi. Uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında ülkelerinde üst düzey görevlere gelerek Türkiye ile güçlü bağlar kurduğu ifade edilirken, bu durumun Türkiye’nin küresel etkisini artıran önemli bir unsur olduğu kaydedildi.