ASAYİŞ - 03 Ocak 2023 Salı 19:50

Sahte doktor, hakim karşısına çıktı

A
A
A
Sahte doktor, hakim karşısına çıktı

Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesi Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde aylarca doktorluk yapan ve olayın ortaya çıkmasının ardından 25 Kasım’da tutuklanarak cezaevine konulan Ayşe Özkiraz, Çerkezköy 5.

Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesi Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde aylarca doktorluk yapan ve olayın ortaya çıkmasının ardından 25 Kasım’da tutuklanarak cezaevine konulan Ayşe Özkiraz, Çerkezköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya bulunduğu cezaevinden SEGBİS yöntemiyle katıldı. Özkiraz’ın tutukluluk halinin devamına karar verirken, dava duruşması 30 Ocak 2023 Pazartesi saat 10.30’a ertelendi.


Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde aylarca doktorluk yapan ve olayın ortaya çıkmasının ardından 25 Kasım’da tutuklanarak cezaevine konulan Ayşe Özkiraz, Çerkezköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, bulunduğu cezaevinden SEGBİS yöntemiyle katılırken, salonda 2 avukatı ve Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğünün avukatı da hazır bulundu.


’Resmi belgede sahtecilik’ suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar, ’özel belgede sahtecilik’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ve ’yetkisiz hekimlik suçlarını düzenleyen 1219 sayılı kanuna muhalefet’ suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar olmak üzere toplam 13 yıla kadar hapsi istenen ve mahkemede kimlik tespiti yapılan Ayşe Özkiraz, lise mezunu olduğunu söyledi. Mahkemede yaptığı savunmada yurtta kalmak için kendi kimliğini ve adli sicil kaydını verdiğini, öğrenci kimliğini hiç kullanmadığını, okulda birkaç kez derse girdiğini söyleyen Özkiraz, “Çapa Tıp Fakültesi’nde güvenlik yoktu. Kemal Atay amfisindeki derslere girdim. Daha sonra ismimi oradaki öğrencilerin iletişim WhatsApp grubuna yazdırdım. Burada WhatsApp grubundaki paylaşımlarla hangi dersler olduğunu bakıp, derslere giriyordum” dedi.



“Arkadaşımın kartıyla yemek yiyordum”


Sahte kartları Eminönü’nde bir reklamcıda bastırdığını söyleyen Ayşe Özkiraz, “Toplamda kaç tane kimlik kartı yaptırdım, hatırlamıyorum. Bir arkadaşımın öğrenci kimlik kartı ile yemek yiyordum. Benim kendime hazırlattığımız sahte olduğu çok belli oluyordu” dedi.


2021 yılı Kasım ayında hastalanan annesini Çerkezköy Devlet Hastanesi’ne götürdüğünü anlatan Özkiraz, “Hastaneye annemi götürdüğümde annemin hastalığını tıbbi terimlerle anlatınca acil hekimi F.Ç. ’Sağlık çalışanı mısınız?’ diye sorunca kendimi ’6’ncı sınıf tıp öğrencisi’ olarak tanıttım. Doktorlar muayene yaparken ben izliyordum. Çocuk doktorunun yanına gittim. Çocuk cerrahisine ilgi duyduğumu ve yanında zaman geçirmek istediğimi söyledim. Kendi hazırladığım TUS sonucunu yalnızca telefonumdan gösterdim. İzin verdiler. Annemin öğretmen, babamın gıda mühendisi olduğunu söyledim. Hastanede muayenelere katılmadım, sadece izledim. Doktor Murat’ın muayenelerinde onu izledim. Sadece sağlıkçıların giydiği kıyafetleri giydim, beyaz önlük giymedim” dedi.



“Reçete düzenlemedim”


Hakimin beyaz önlüklü fotoğrafını sorması üzerine Özkiraz, “Sekreterlere ait önlüğü birkaç kez giymişimdir. Dikiş 1 kez yaptım. Fakültede öğrendiğim kadarıyla yaptım. Sonra öğrenmek için yastık üzerinde dikiş yaptım. Doktor bey, yastık üzerinde dikiş yapabilmem için makas, iğne gibi aletleri verdi. Ameliyat dikiş videoları izledim” diye konuştu.


Kendime bir anlık hevesle doktor kaşesi bastırdığını söyleyen Özkiraz, “Kaşe elime geçince doktor ve sekreteriyle birlikte güldük. Hiç kullanmadım. Doktor beyin odasında kaldı. Ben hiç reçete düzenlemedim. Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde birkaç ay bulundum. Ameliyatlarda ben sadece doktor beyin yanında duruyordum” dedi.



“Hiçbir müdahalede bulunmadım”


Ankara Şehir Hastanesi kimliği de bastırdığını ama orada hiç bulunmadığını söyleyen Özkiraz, girdiği ameliyatlarda hiçbir müdahalede bulunmadığını, sadece poz verdiğini belirterek, “Yeşil ameliyat önlüğünü onlar veriyordu. Genelde çocuk cerrahi bölümünde olduğum için hangi muayenelere girdiğimi hatırlamıyorum. Doktor Murat hangi ameliyatlara girerse ben de onlara katılıyordum” dedi.



“Pansuman yapan kişi ben değilim”


Pansuman fotoğrafının sorulması üzerine de Ayşe Özkiraz, o fotoğrafta pansuman yapan kişinin kendisi değil, E. isimli bir hemşire olduğunu iddia etti. Hastalara temas etmediğini iddia eden Özkiraz, “Diğer fotoğrafta da temas etmiş gibi görünsem de ben temas etmedim. Sadece izliyordum. Ameliyat anında çekilen fotoğrafın çekilmesini doktor bey istemişti. Hastanın vücudundaki bir organı tutuyormuş gibi yapıp fotoğraf çektirdik” dedi.


Ameliyat fotoğrafının çekilmesini doktorun istediğini söyleyen Özkiraz, kadın doğum servisinde ölü bebeklerin fotoğraflarının sorulması üzerine de sezaryen ameliyatındaki görüntülerin kendisine ait olmadığını, arkadaşının WhatsApp’tan gönderdiğini iddia etti. Arkadaşı Leyla’yı astsubay sevgilisi ile telefonda annesiymiş gibi görüştürdüğünü söyleyen Özkiraz, astsubay sevgilisi ile görüşürken Vedat C. ile tanıştığını anlattı. Ayşe Özkiraz, sekreter Tülinay A.’nın hukuk okumak isteyen kızı için avukat kaşesi bastırdığını da belirtti.



“O kimliklere bakıp mutlu olmuş”


Ayşe Özkiraz’ın avukatı yaptığı savunmada, müvekkilinin özel belgede sadece adını soyadını yazarak imzaladığını, belgenin ön yüzündeki içerik sahteciliğinden bahsedilebileceğini ifade ederken, bazı Yargıtay kararlarına atıfta bulunarak suçun oluşmadığını iddia etti. Müvekkilinin kurum çalışanlarının ihmalinden dolayı Nisan ayına kadar kimlik göstermeden derslere katıldığını, menfaat temin etmediğini söyleyen sanık avukatı, “Hayallerini gerçekleştirmek için çalışmış sınava girmiş ama kazanamamış o da hayallerini yazıya dökmüş, görselini yapmış. O kimliklere bakıp mutlu olmuş” diye konuştu.


Hastane sekreterinin avukat olmayan kızı için yaptırılan avukat kaşesi soruşturmaya konulacaksa Tekin astsubay ve sekreter Tülinay A.’nın da dahil edilmesi gerektiğini söyleyen sanık avukatı, “Tabip unvanın kullanmış, lise mezunuyum demek yerine doktorum diyerek hastalara karşı suç işlememiştir” dedi. Aktarları ve kendi hastalığını örnek vererek savunma yapan sanık avukatı, “Hastanede birçok sağlık çalışanı dikiş atmaktadır. Ailesine karşı yalan sarmalından çıkamamış, dersini almış 20 yaşında bir çocukcağız” diyerek müvekkilinin tahliyesini talep etti.



“Bana kendisini doktor olarak tanıttı”


Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde sekreter olarak çalışan Tülinay A. da duruşmada tanık olarak dinlendi. 18 yıldır hastanede sekreter olarak çalıştığını söyleyen Tülinay A., sanığın Temmuz 2022’de kendisine geldiğini belirterek, “Yeşil bandan ve beyaz doktor terliği ile geldi. Kendisini Ayşem Özkiraz olarak tanıttı. Doktor Murat K. ile görüşmek istedi. TUS’tan 81 puan aldığını, çocuk cerrahı olmak istediğini söyledi. Doktor bey gelince kendisine söyledim. O da tanıştı. Doktor beye "Sizi özellikle seçtim, sizi araştırdım. Çok iyi bir cerrahmışsınız, yanınızda gözlem yapabilir miyim?" dedi. Telefonundan bazı belgeler gösterdi. Doktor bey de izin verdi. Ara ara gelip gidiyordu. Doktor beyin arkasında durup muayeneleri izliyordu. Bir gün ’benim doğum günüm’ dedi. Biz de kutlayalım dedik. Sabah elinde pasta ile geldi. ‘Arkadaşlarım bıraktı’ dedi. Öğleden sonra üzerinde, ‘çapanın gururu’ yazan bir çelenk geldi. Benim haberim yok, önlüğümü giyip fotoğraf çekinmiş” dedi.



“Hatıra kalsın diye sürekli fotoğraf çektiriyordu”


Tanık olarak dinlenen doktor Murat K. de 13 yıldır hastanede görev yaptığını belirterek, “Beyaz önlük kendisinin temin ettiği bir önlüktü. Biz kendisinin doktor olduğunu zannediyorduk. Telefonla görüntülü konuşurken, kişileri doktor olarak tanıtıyordu. Bana gelmeden 5-6 ay önce acilde gördüm. Başhekim yardımcısı Erhan Bey kolundan tutarak bize getirdi. ‘Çok başarılı, yeni mezun. Bu parlak öğrencimiz çok zeki, çok yüksek puan almış. Doktor hanıma yardımcı olalım’ diyerek Ayşem’i bize yeni mezun bir doktor olarak tanıttı. Sanık bana kimliklerini ve telefonda TUS belgesini gösterdi. Dönem birincisi olduğuna dair plaket gösterdi. Ankara’da yaşadığını, dayısının ve nişanlısının Çerkezköy’de olduğunu söyledi” dedi.


Ayşe Özkiraz’ın “Ameliyatlarda doktor Murat K. benim kolumdan tutup, ‘çocuğum diksin’ diyordu” sözlerini kabul etmeyen doktor Murat K., birlikte çekindikleri fotoğrafların gösterilmesi üzerine de sanığın özellikle fotoğraf çekinmeyi kendisinin istediğini belirtirken, Ayşe Özkiraz’ın organa dokunduğu fotoğrafın sorulması üzerine de, “Sadece poz vermek için çekinmişti. Anestezi teknisyeni çekmişti. Hatıra kalsın diye sürekli fotoğraf çektiriyordu. Mezuniyet gecesi pozlarını da gördük” dedi.



“Böyle bir olayı bilmiyorum”


Ayşe Özkiraz’ın iddiaya göre kaşesiyle eczaneye giden bir reçetenin uyum sağlamadığı gerekçesiyle eczanenin hastaneye dönmesi olayını doktor Murat K.’ya soran mahkeme heyetine Murat K.’nın cevabı ise, “Böyle bir olayı bilmiyorum, hatırlamıyorum” oldu.



“Mezuniyet törenine birlikte gittik”


Astsubay Cemil Tekin K. de mahkemede tanık olarak dinlendi. Ayşe Özkiraz ile Haziran 2021’de tanıştığını söyleyen Cemil Tekin K., “Acil bölümde staj yaptığını söyledi. 3 ay sonra Cerrahpaşa’ya gitti. Görüşmeye devam ettik. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde beni beyaz önlükle karşıladı. Burada kendini kadın doğum uzmanı olarak tanıttı. Beni burada ameliyat ettirdi” dedi.



Hayali mezuniyete sevgilisi ile birlikte katılmışlar


2021 yılında ailesine söylediği ‘ Çapa Tıp Fakültesi kazandım’ yalanını bir yılda çevresine tıp fakültesini bitirdiğine inandırıp TUS’tan 81 puan alarak Çerkezköy Devlet Hastanesine başladığı doktorculuk oyununu buradaki 5-6 ayın ardından çocuk servisinde sürdüren Ayşe Özkiraz’ın Haziran 2020’de Çapa Tıp Fakültesinin mezuniyet töreni yerine sevgilisi hayali mezuniyet törenine katıldığı öğrenildi.


Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin mezuniyet törenine götürünce sevgilisi Cemil Tekin K.’nin ‘ biz neden Cerrahpaşa’nın mezuniyetiniz’ sorusuna ise Dr. Ayşem lakaplı Ayşe Özkiraz, ‘2 üniversitenin mezuniyeti bir arada yapılıyor. Onun için birçoğunu tanımıyorum’ dediğini sevgilisi Cemil Tekin K. mahkeme kayıtlarına geçirirken, ikilinin mezuniyet töreninde ise bol bol hatıra fotoğrafı çektirdiği kaydedildi.



Herkesten özür dileyerek tahliyesini talep etti


Ayşe Özkiraz, “Söylediğim yalanlardan dolayı başta ailemden, sevdiklerimden, halkımızdan ve mahkemenizden özür dilerim. Ben daha genç bir insanım. Hatamın farkına vardım. Burada bu süre zarfında cezamı en ağır şekilde çekiyorum. Beton üstünde iki battaniyeyle yatarak ders çalışmaya çalışıyorum. Gerçekten doktor olmayı çok istiyorum. Siz de uygun görürseniz tahliyemi talep ediyorum” dedi.



30 Ocak Pazartesi’ye ertelendi


2 saat süren duruşma sonrası mahkeme Ayşe Özkiraz’ın tutukluluk halinin devamına karar verirken, dava duruşması 30 Ocak 2023 Pazartesi saat 10.30’a ertelendi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başsavcılık, İBB davasının tutuklu sanığı Engin Ulusoy hakkındaki paylaşımların gerçeği yansıtmadığını açıkladı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davasının tutuklu sanığı eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy hakkındaki; "avukatıyla görüşmeye güçlükle gidebildiği, yataktan kalkamadığı, yoklamaya çıkamadığı" gibi paylaşımların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İBB davasının tutuklu sanığı eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy hakkındaki paylaşımlarla ilgili yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025/318 Esas sayılı dosyasının sanıklarından olan E.U.’un çok ciddi sağlık sorunlarının olduğu, avukatıyla görüşmeye dahi güçlükle gidebildiği, yataktan kalkamadığı, yoklamaya çıkamadığı, 20 kilo verdiği ve hastaneye yatırıldığı yönünde gerçeği yansıtmayan paylaşımlar yapıldığı görülmüştür. Ceza İnfaz Kurumu kayıtları üzerinden yapılan incelemede, adı geçen tutuklunun; Paşakapısı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmakta iken 10 Mart 2026 tarihinde duruşma için misafir olarak Marmara 1 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’na naklinin yapıldığı, 7 Nisan 2026 tarihinde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesi’ne sevkinin sağlandığı, fıtık ve bel ağrısı tanısı konulduğu, ayrıca kalp ve tansiyon hastalıklarından dolayı da reçete düzenlendiği, 2 Mayıs 2026 tarihinde saat 13.20 sularında avukat ziyareti sonrası kurum görevlilerine kasık ağrısının olduğunu beyan etmesi üzerine Marmara Ceza İnfaz Kurumları Devlet Hastanesi’ne gönderildiği, 4 Mayıs 2026 tarihinde kurum revir biriminde yapılan muayenesinde bel ağrısı, kasık ağrısı ve sağ bacak ağrısı (miyalji) sebebi ile ağrı kesici iğne yapıldığı, Beyin Cerrahisi, Ortopedi ve Genel Cerrahi Poliklinikleri’ne sevkinin yapıldığı, 5 Mayıs 2026 tarihinde Silivri Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Polikliniği’ne sevki sağlanarak MR çekimi yapıldığı, Fizik Tedavi Polikliniği’ne sevkinin yapıldığı, 6 Mayıs 2026 tarihinde Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi Ortopedi ve Genel Cerrahi Poliklinikleri’ne sevklerinin olduğu, 8 Mayıs 2026 tarihinde Fizik Tedavi Polikliniği’ne sevkinin planlandığı, anlaşılmıştır. Adı geçen tutuklunun tedavi süreci, diğer tutuklu ve hükümlülerde olduğu gibi hassasiyetle yürütülmektedir’’ ifadelerine yer verildi.
Bingöl Bingöl’de 350 dönümlük askeri alan belediyeye devredildi Bingöl’de yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelen Başkan Arıkan, şehrin geleceğine yön verecek projelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan, seçim döneminde ‘vizyon proje’ olarak açıkladığı 350 dönümlük askeri alanın belediyeye devri için protokolün imzalandığını duyurarak, Bingöl’e hayırlı olmasını dedi. Arıkan, uzun süredir üzerinde çalışılan askeri alanın devri sürecinin tamamlandığını belirterek, önemli bir kazanım elde edildiğini vurguladı. Milli Savunma Bakanlığı kullanımında bulunan alanın devrine ilişkin protokolün imzalandığını ifade eden Arıkan, "Uzun süredir yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde askeri alanın belediyemize devrini sağladık. Bu önemli kazanımın ilimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Alan için kapsamlı bir proje hazırladıklarını belirten Arıkan, yaklaşık 350 dönümlük alanın büyük bölümünün sosyal donatı alanı olarak değerlendirileceğini söyledi. Arıkan proje kapsamında şehir parkı, geniş ulaşım bağlantıları, eğitim, sağlık ve sosyal alanlar ile ticari ve konut alanlarının yer alacağını dile getirdi. Yeni bağlantı yollarıyla özellikle Genç yolu üzerinden Kültür ve Yeşilyurt mahalleleri arasındaki ulaşımın rahatlayacağını belirten Arıkan, şehir merkezindeki yoğunluğun da azaltılacağını ifade etti. Ticari hareketliliğin farklı noktalara yayılmasıyla şehirde önemli bir rahatlama sağlanmasının hedeflendiği kaydedildi. Başkan Arıkan, 2026 yatırım programı kapsamında Az Seyir Terası, Kültür Mahallesi ile Saray Mahallesi arasında bağlantı köprüsü, Aşağı Çarşı yol yapım projesi ve günlük 20 bin ekmek üretim kapasiteli halk ekmek fabrikası projelerinin ihale sürecinde olduğunu açıkladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arıkan, belediye olarak önceliklerinin tartışmalar değil hizmet olduğunu belirterek, şehrin gelişimi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.