Son Dakika
|
Kuyumcukent AVM’de 20 milyonluk soygun
ABD Başkanı Trump: "İran’la görüşebilirim"
Esenler’de İBB şantiyesinde yangın: 3 konteyner zarar gördü
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Ordusu, Hayfa’daki petrol ve gaz rafinerisi ile yakıt depolarını hedef aldı
Niğde’deki patlamanın boyutu gün ağarınca ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Denizli’de 4 büyüklüğünde deprem
İsrail’den Gazze Şeridi'ne saldırı
Okan Buruk: "Liverpool’a karşı ilk galibiyetin şans olmadığını gösterdik"
Trump: "Son birkaç saat içinde 10 adet mayın döşeme botunu veya gemisini imha ettik"
Hizbullah'ın İsrail'e ait uydu iletişim merkezine yönelik saldırısının görüntüleri ortaya çıktı
Pentagon, İran saldırılarında 140 ABD askerinin yaralandığını açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı el-Burhan ile telefonda görüştü
TEKNOLOJİ
ETÜ Öğrenci Toplulukları, ÜNİDES’ten 7 proje için destek almaya hak kazandı
10 Mart 2026 Salı - 12:37:21
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) öğrenci toplulukları tarafından hazırlanan 7 proje, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 6. Dönem kapsamında destek almaya hak kazandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen ÜNİDES programı kapsamında üniversite öğrenci topluluklarının hazırladığı projeler değerlendirilerek desteklenmeye devam ediyor. Programın 6. dönem sonuçlarına göre ETÜ bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları tarafından geliştirilen projeler, farklı alanlarda gerçekleştirilecek etkinlik ve çalışmalarla öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerine katkı sunmayı hedefliyor. Rektör Çakmak; "Öğrenci toplulukları değerli" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, öğrenci topluluklarının üniversite yaşamının önemli bir parçası olduğunu belirterek: "Üniversiteler yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda öğrencilerin sosyal, kültürel ve bilimsel gelişimlerini destekleyen ortamlardır. Bu noktada öğrenci topluluklarımızın gerçekleştirdiği çalışmalar ve geliştirdikleri projeler bizim için büyük önem taşıyor. Gençlerimizin ekip ruhu içerisinde hareket ederek proje üretmeleri ve bu projelerin desteklenmesi bizleri son derece memnun ediyor. Öğrencilerimizi ve projelerde emeği geçen danışman hocalarımızı tebrik ediyor, projelerin başarıyla hayata geçirilmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. İşte o projeler ÜNİDES 6. Dönem kapsamında destek almaya hak kazanan ETÜ öğrenci toplulukları ve projeleri şu şekilde: Anatomi Kulübü: "Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Öğrencileri İçin Akademik, Klinik, Teknolojik ve Kültürel Etkileşim Projesi: Van İli Uygulaması", Can Sağlığı Kulübü: "ETÜ Kampüs: Gençlik Hareketi", Çocuk Kulübü: "Küçük Adımlar, Büyük Gelecekler: Pediatrik Rehabilitasyonda Erken Müdahale ve Duyu Bütünleme Zirvesi", Sağlıklı Yaşam Kulübü: "Akıllı Telefon Farkındalığı: Gençlerde Baş-Boyun Risk Haritası", ETÜKAT: "Rota: Kutuplar - Bilimsel Seferler ve Gençlik Zirvesi", TEKNOFEST Kulübü: "Geleceği Üreten Nesiller: 3D Temelli Tasarım ve Üretim Projesi" ve Tulpar Uzay ve Roket Kulübü: "Havacılık ve Uzay Zirvesi"
10 Mart 2026 Salı - 12:12
İstanbul Havalimanı Avrupa’nın zirvesindeki yerini korudu
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nın günlük ortalama bin 303 uçuş ile bir kez daha Avrupa’daki en yoğun havalimanı olduğunu bildirdi. Bakan Uraloğlu, Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatının (EUROCONTROL) 5 Mart 2026 tarihli Avrupa Havacılık Genel Bakış Raporu’nu değerlendirdi. Uraloğlu, 23 Şubat-1 Mart 2026 dönemini kapsayan raporda Türkiye’nin günlük ortalama 2 bin 442 uçuş ile Avrupa’da en yoğun trafik hacmine sahip ülkeler arasında 6. sırada yer aldığını bildirdi. Uraloğlu, Türkiye’nin Hollanda, İsviçre, Polonya ve Norveç gibi ülkeleri geride bıraktığını dile getirdi. "İstanbul Havalimanı, Amsterdam, Londra Heathrow havalimanlarını geride bıraktı" İstanbul Havalimanı’nın da günlük ortalama bin 303 uçuş ile bir kez daha Avrupa’daki en yoğun havalimanı olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, "İstanbul Havalimanı, Amsterdam, Londra Heathrow, Paris Charles de Gaulle ve Madrid Barajas havalimanlarını geride bıraktı" açıklamasında bulundu. Uraloğlu ayrıca küresel ölçekli 25 Havalimanı içerisinde 26 Ocak-1 Şubat 2025 tarihleri arasında günlük ortalama 672 uçak kalkışının gerçekleştiği İstanbul Havalimanı’nın dünya genelinde de 12. sırada yer aldığını ifade etti.
10 Mart 2026 Salı - 11:17
ADÜ’de dijital eğitim laboratuvarı açıldı
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan ve sanal gerçeklik ile 3 boyutlu modelleme teknolojilerini bir araya getiren Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan ve sanal gerçeklik ile üç boyutlu modelleme teknolojilerini bir araya getiren Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Veteriner hekimliği eğitiminde dijital dönüşümü desteklemek amacıyla kurulan laboratuvarın açılışına ADÜ Rektörü Bülent Kent, rektör yardımcıları, akademik ve idari personel katıldı. Sanal gerçeklik (VR) ve üç boyutlu (3D) modelleme tabanlı uygulamaların yer aldığı DijiLab, öğrencilerin klinik öncesi değerlendirme, mekânsal düşünme ve simülasyon temelli uygulama becerilerini geliştirebilecekleri bir eğitim altyapısı sunuyor. ADÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenen proje kapsamında kurulan laboratuvarda at, sığır, köpek ve kediye ait dijital kadavra ve üç boyutlu eğitim içerikleri, 5 takım VR sistemi, eğitim amaçlı tabletler, 65 inç dokunmatik ana kumanda ekranı, yüksek hassasiyetli 3D tarayıcı ve 360 derece kamera bulunuyor. Laboratuvar sayesinde öğrencilerin hayvan türlerine ait anatomik yapıları üç boyutlu ve etkileşimli olarak inceleyebileceği, teorik bilgilerini uygulama temelli eğitimle pekiştirebileceği belirtildi. İlerleyen süreçte operasyon senaryoları, girişimsel işlemler ve acil durum simülasyonlarının da sisteme eklenmesi planlanıyor. Veteriner Fakültesi Dekan v. Cavit Kum, uygulama temelli öğrenmenin veteriner hekimliği eğitiminde büyük önem taşıdığını belirterek DijiLab’ın öğrencilerin klinik öncesi becerilerini geliştirmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. ADÜ Rektörü Bülent Kent ise yükseköğretimde dijital dönüşümün önemine dikkat çekerek, sanal gerçeklik ve simülasyon tabanlı altyapıların nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesinde kritik rol oynadığını kaydetti.
10 Mart 2026 Salı - 11:09
Mobilite ihtiyacı için GeForce RTX Slim Performansı, Excalibur G915’te
NVIDIA’nın RTX Slim Laptop kategorisinde yer alan Excalibur G915, GeForce RTX 50 Serisi ekran kartı performansını ultra ince ve hafif tasarım anlayışıyla birleştirdi. 2.3 kg hafifliği ve 20,5 mm inceliğiyle öne çıkan model, güçlü donanım ve taşınabilirlik odaklı tasarım yaklaşımıyla bir araya getirerek profesyonel kullanıcıların mobil üretim ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Gün içinde ofis, stüdyo ve farklı müşteri lokasyonları arasında hareket eden profesyoneller için cihaz seçiminde performans kadar mobilite de önem taşıyor. NVIDIA’nın RTX Slim Laptop kategorisinde yer alan Excalibur G915, yüksek iş yüklerini karşılayabilecek donanım altyapısını 20,5 mm inceliğindeki kompakt gövdesinde sunarak bu iki ihtiyacı birlikte karşılıyor. Ayrıca, optimize edilen sistem, güçlü ekran kartı performansını taşınabilir bir form faktöründe sunarken üretim süreçlerinde süreklilik ve verimlilik sağlıyor. Slim yapıda profesyonel grafik gücü Excalibur G915, NVIDIA GeForce RTX 50 Serisi ekran kartı altyapısıyla 3D modelleme, video kurgu, animasyon ve yoğun görsel üretim süreçlerinde güçlü ve sürdürülebilir bir performans sağlıyor. DLSS 4.0 teknolojisi sayesinde yapay zeka destekli çözünürlük yükseltme ile daha akıcı ve detaylı görüntüler elde edilirken sistem verimliliği korunuyor. Gerçek zamanlı işlem kapasitesi, karmaşık sahnelerde bekleme sürelerini azaltarak proje akışının daha kesintisiz ilerlemesine katkı sağlıyor. Geliştirilmiş ısı ve güç yönetimiyle desteklenen sistem ise uzun süreli render ve yüksek işlem gücü gerektiren üretim senaryolarında stabil çalışma performansı sunuyor. 20,5 mm inceliğindeki metal tasarım, bu donanım altyapısını taşınabilirlikten ödün vermeden bir araya getiriyor. Intel 13. Nesil 13620H işlemci ile güçlendirilen Excalibur G915, ileri düzey performans ve hız sunuyor. 3,60 GHz temel frekanstan 4,90 GHz’e kadar turbo frekansa ulaşabilen işlemci, yoğun iş yüklerinde yüksek işlem kapasitesi sağlıyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mart 2026 Pazartesi- 11:57
Tokat’ta yerli parmak izi sistemiyle sınıf yoklaması dijital ortama taşındı
2
10 Mart 2026 Salı- 10:48
Cadde ve sokak aydınlatmaları için kurulan direklerden evlere kaçak elektrik hattı çektiler
3
10 Mart 2026 Salı- 11:00
ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit: "Dosta güven, düşmana korku verecek önemli ürünlerimiz var"
4
10 Mart 2026 Salı- 12:37
ETÜ Öğrenci Toplulukları, ÜNİDES’ten 7 proje için destek almaya hak kazandı
5
10 Mart 2026 Salı- 12:12
İstanbul Havalimanı Avrupa’nın zirvesindeki yerini korudu
30 Haziran 2025 Pazartesi - 10:34
Kurtlar ve köpeklerin akrabalığı araştırılıyor
Sakarya Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde görevli Doç. Dr. Murtaza Nadiri, Van’a gelerek kurt dışkılarından aldığı örneklerle laboratuvar ortamında yapacağı çalışmalar sonucu kurtlar ve köpeklerin genetik akrabalığını araştıracak. Sakarya Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde görevli Doç. Dr. Murtaza Nadiri, hazırladığı proje çerçevesinde kurtlar ve köpeklerin akrabalığını araştırmak için Van’a geldi. Alınan dışkı örnekleri laboratuvar ortamında incelenerek, kurtların DNA yapıları ile köpeklerin DNA’ları arasındaki benzerlikler ve farklılıklar analiz edilecek. Araştırma, hem biyolojik akrabalık düzeyini ortaya koymayı hem de türler arası genetik etkileşimi anlamayı hedefliyor. Nadiri, "TÜBİTAK projesiyle kurtları araştırıyoruz. Özellikle kurt ve köpeklerin arasındaki melezleşmeye bakıyoruz. 4 yavru kurt, Muş’tan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’ne getirildi. Bizde Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan ile iletişime geçtik. Aldığımız izinler doğrultusunda Van’a geldik. Yavrulardan dışkı örneği aldık. Aldığımız dışkılarla laboratuvarda incelendikten sonra sonuçlarını paylaşacağız. Bu yavru kurtlar da büyüdükten sonra kesinlikle aynı doğada, aynı yerde bırakılacaklar" dedi. Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanların sorunları ilgilendiğini söyleyen Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Ekolojik dengenin devam etmesi için çalışan kurumlarla iş birliği yapıp ekolojik dengenin bozulmadan devam etmesi için çalışmalar yürütmekte. Ayrıca araştırmacılara zemin oluşturarak onlara faydalı olmaya çalışıyoruz. Araştırmacılarla birlikte bu bölgedeki hayvanların ekolojik dengenin araştırılması materyal hazırlamakta. Biz buraya gelen hiç bir araştırmacıyı geri çevirmiyoruz. Son 5 yılda da uluslararası düzeyde kaliteli dergilerde yayınları çıkmakta. Kalitesi yüksek düzeyde yayınları çıkmakta. Bundan sonra proje hazırlamak isteyen herkese kapımız açık. Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Siirt, Hakkari, Muş, Bitlis ve Van ilindeki bütün yaban hayvanlar buraya gelmekte. Buraya gelen hayvanların hem tedavisi, hem de kayıtları literatüre düşme babında kayıt oluşturuyoruz. Son olarak kurtlarla ilgili proje hazırlayan Sakarya Üniversitesi’nden gelen Nadiri, DKMP’den aldıkları izinle bizden yavru kurtların dışkılarını almak için geldi. Kurtları genetik yönden araştıracaklar. Köpeklerle herhangi bir akrabalık derecesinin olup olmadığını araştıracaklar" dedi.
29 Haziran 2025 Pazar - 16:08
Van’da "TEDx İskele" etkinliği düzenlendi
Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) ev sahipliğinde "TEDx İskele" etkinliği düzenlendi. Edremit ilçesindeki Uygulama Otelinde düzenlenen etkinlikte konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, TEDx İskelenin; fikirlerin gücünü topluluklarla buluşturan, dünyayı değiştiren düşüncelerin yankı bulduğu bir platform olduğunu ifade etti. Bu yankının Van’a, Van’ın gölüne, tarihine ve gençliğine dokunmasından onur duyduklarını vurgulayan Takva, "Bugün burada fikirlerin dönüştürücü gücüne tanıklık edeceğimiz, ilhamın somut hale geldiği bir yolculuğa çıkacağız. Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak, bu anlamlı etkinliğe ev sahipliği yapıyor olmanın ve böylesi vizyoner bir platforma kapılarımızı açmanın haklı gururunu yaşamaktayız. Çünkü inanıyoruz ki ekonomik kalkınma yalnızca yatırımla değil, aynı zamanda zihinlerin gelişmesiyle ve vizyonun büyümesiyle olur" dedi. Van’ın yalnızca ticari olarak değil, entelektüel ve kültürel zenginliğinin de ortaya çıkarılması gerektiğine yürekten inandıklarını belirten Takva, Van’ın sıradan bir şehir olmadığını, bu toprakların Urartulara başkentlik etmiş, yazının taşa kazındığı, inancın sanata dönüştüğü, medeniyetin şekillendiği kadim bir coğrafya olduğunu söyledi. Takva, "Van, sadece bir şehir değil bir tarih, bir medeniyet ve gelecek vadeden, bölgenin parlayan yıldızıdır. Van Kalesi, Akdamar Adası ve Tuşba’nın görkemi bize yalnızca geçmişi değil, sorumluluğumuzu da hatırlatır. Bu sorumluluk, büyük mirasımızı, geleceğe taşımaktır. Van, yalnızca geçmişiyle değil, bugünü ve yarınıyla da güçlüdür. Gölüyle çevresini besleyen, sınırları aşan vizyonuyla ticarete yön veren, zengin kültürel dokusuyla sanata ilham olan bir şehirdir. Bu topraklar, Van Gölü’nün maviliğine saklı huzurdan, gençlerin gözlerindeki heyecana kadar her şeyi ile bizlere şunu söylüyor, Van, değişime hazır. Bu şehir, artık sadece tarih kitaplarında değil yenilikte, teknolojide, fikirde ve girişimde de adını duyurmak istiyor. Bu isteğin en büyük taşıyıcısı ise siz gençlersiniz. Bugün burada dinleyeceğiniz her konuşma, yeni bir kapı aralayacak. Belki sizi düşündürecek, belki güldürecek, belki de iç dünyanızda uzun zamandır bekleyen bir cesareti harekete geçirecek. Bizler Van TSO olarak, gençlerin fikirlerine alan açmayı, onları desteklemeyi ve bu tür vizyoner etkinliklere öncülük etmeyi bir görev olarak görüyoruz. Bugün buradan çıkacak her fikir, her cümle, belki de yeni bir başlangıcın kıvılcımı olacak" diye konuştu. Avukat, Tiyatro Oyuncusu ve Yönetmen Mehmet Şah Çelik, Dizayn VIP Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erbakan Malkoç, İş İnsanı Mehmet Avcı, Oyuncu Erhan Ufak, Gazeteci, AB Basın Müşaviri Miray Akdağ, Business Life Genel Yayın Yönetmeni Seyfettin Bayram, Fotoğraf Sanatçısı Engin Uzun ve Genel Cerrah Prof. Dr. Çetin Kotan’ında deneyimlerini paylaştığı etkinlik soru cevap ile sona erdi.
29 Haziran 2025 Pazar - 12:13
Kuantum bilgisayarlarla yeni bir çağ başlıyor
Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ramazan Katırcı, kuantum bilgisayarlarının klasik bilgisayar şifrelerini kırabilecek güçte olduğunu söyleyerek, bu bilgisayarların hayatımızda büyük bir yer alacağını ifade etti. Günümüzde hızla gelişen kuantum teknolojisi, sadece bilim dünyasında değil, günlük yaşamımızda da köklü değişimlere yol açmaya hazırlanıyor. sağlık, ulaşım, iletişim, finans ve eğitim gibi pek çok alanda devrim niteliğinde yenilikler getirecek olan kuantum bilgisayarlar, bilgisayar teknolojilerinde çığır açan gelişmelere de kapı aralıyor. Klasik bilgisayarlardan çok daha hızlı işlem yapabilen kuantum bilgisayarlar, özellikle büyük veri işleme ve şifre çözme konularında büyük rol oynuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Katırcı, kuantum bilgisayarlarının işleme gücü sayesinde klasik bilgisayar şifrelerini çözebileceğini söyleyerek, "Dünyada bir yanda güçlü şifre üretme, diğer yanda şifreleri çözme yarışı var. Kuantum bilgisayarı birkaç yıl içinde, herkese doğrudan yansımasa da hayatımızın bir noktasında olacak" dedi. "Kuantum bilgisayarları stratejik öneme sahip" Kuantum bilgisayarların stratejik önemine değinen Prof. Dr. Ramazan Katırcı, "Kuantum bilgisayarlarını klasik bilgisayarda hızlandırıcı olan QPU hızlandırıcılar gibi düşünmek lazımdır. Çünkü kuantum bilgisayarları, her derde deva bilgisayar değil. Bizim her zaman klasik bilgisayarlara da ihtiyacımız olacaktır. Kuantum bilgisayarı birkaç yıl içinde, herkese doğrudan yansımasa da hayatımızın bir noktasında olacak. Kuantum bilgisayarları, QPU’lardan çok daha hızlı bir hesaplama gücüne ve çok daha büyük bir veri işleyebilme gücüne sahip. Süresini kestirmek zor olsa da çok uzun olmayan bir zamanda kuantum bilgisayarları bu işlere el atabilir. Kuantum bilgisayarlarını, bilgisayarların ilk çıkış sürecine benzetmek gerekiyor. Daha büyük ve pahalı sistemlere sahip. Bir cep telefonu gibi elimizde donanım olacağını söylemek kısa vadede zor görünüyor. Kuantum bilgisayarları stratejik öneme sahip olduğundan devletler, kuantum bilgisayarlarını kişisel bilgisayar haline getirmeyebilir" diye konuştu. "Her iki tarafta da ciddi bir çalışma var" Şifreleme yarışında büyük mücadele olduğunu söyleyen Katırcı, "Kuantum şifresinin teorik olarak çözülebilmesi ve üçüncü kişinin bunu elde edebilmesi mümkün değil. Çünkü üçüncü kişi şifre ölçmeye çalıştığı esnada, kuantum durumu bozulduğu için bilgiye ulaşabilmesi mümkün olmuyor. Kuantum şifrelemeye karşı ve kuantum algoritmalarına dayanıklı sistemler olan klasik algoritmalar da geliştirilmeye çalışılıyor. Kuantum, işleme gücü neticesinde hemen hemen tüm klasik bilgisayarları çözebilme gücüne sahip. Dolayısıyla sizin bugün banka şifreleriniz ve diğer şifreleriniz ele geçmiş olacak. Bunu engellemek için ise kuantum algoritmalarına ve gücüne dirençli, klasik algoritmalarında geliştirilme çabası var. Biri bir tarafta güvenli bir şifre oluşturmak için uğraşıyor, diğer tarafta şifreleri çözmek için uğraşıyor. Her iki tarafta da ciddi bir çalışma var. İkisi de önem arz ediyor. Çünkü siz başka bir devletin şifrelerini ve gizli bilgilerini ele geçirmek istersiniz ama kendi bilgilerinizi de korumak istersiniz. Dolayısıyla iki alanda da, dünya çapında ve büyük firmalar bazında ciddi çalışmalar var" şeklinde konuştu. "Türkiye, kuantum alanında ciddi atak yapıyor" "Türkiye’de son yıllarda kuantum teknolojileri konusunda ciddi bir hamle gözlenmektedir. Bu kapsamda, Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarı olan ’QuanT’, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde (ETÜ) geliştirilmiş ve tanıtımı yapılmıştır. Bu önemli projede ASELSAN gibi savunma sanayimizin öncü kuruluşları da yer almaktadır. Ayrıca, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) bünyesinde, ülkenin bu alandaki yetkinliklerini artırmak amacıyla Türkiye Kuantum Teknolojileri Geliştirme Merkezi’nin kurulması kararlaştırılmıştır. Türkiye’nin kuantum teknolojileri alanındaki yol haritasını belirlemek için ise SSB öncülüğünde ’Kuantum Odak Teknoloji Ağı (OTAĞ)’ adıyla kapsamlı toplantılar ve çalışmalar yürütülmektedir. Bu girişim, sivil ve askeri tüm paydaşları bir araya getirerek kuantum hesaplama, algılama ve haberleşme gibi alanlarda Türkiye’nin stratejik pozisyonunu belirleyecek ulusal bir yol haritası oluşturmayı hedeflemektedir."
29 Haziran 2025 Pazar - 12:02
Kuantum bilgisayarlarla yeni bir çağ başlıyor
Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ramazan Katırcı, kuantum bilgisayarlarının klasik bilgisayar şifrelerini kırabilecek güçte olduğunu söyleyerek, bu bilgisayarların hayatımızda büyük bir yer alacağını ifade etti. Günümüzde hızla gelişen kuantum teknolojisi, sadece bilim dünyasında değil, günlük yaşamımızda da köklü değişimlere yol açmaya hazırlanıyor. sağlık, ulaşım, iletişim, finans ve eğitim gibi pek çok alanda devrim niteliğinde yenilikler getirecek olan kuantum bilgisayarlar, bilgisayar teknolojilerinde çığır açan gelişmelere de kapı aralıyor. Klasik bilgisayarlardan çok daha hızlı işlem yapabilen kuantum bilgisayarlar, özellikle büyük veri işleme ve şifre çözme konularında büyük rol oynuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Katırcı, kuantum bilgisayarlarının işleme gücü sayesinde klasik bilgisayar şifrelerini çözebileceğini söyleyerek, "Dünyada bir yanda güçlü şifre üretme, diğer yanda şifreleri çözme yarışı var. Kuantum bilgisayarı birkaç yıl içinde, herkese doğrudan yansımasa da hayatımızın bir noktasında olacak" dedi. "Kuantum bilgisayarları stratejik öneme sahip" Kuantum bilgisayarların stratejik önemine değinen Prof. Dr. Ramazan Katırcı, "Kuantum bilgisayarlarını klasik bilgisayarda hızlandırıcı olan QPU hızlandırıcılar gibi düşünmek lazımdır. Çünkü kuantum bilgisayarları, her derde deva bilgisayar değil. Bizim her zaman klasik bilgisayarlara da ihtiyacımız olacaktır. Kuantum bilgisayarı birkaç yıl içinde, herkese doğrudan yansımasa da hayatımızın bir noktasında olacak. Kuantum bilgisayarları, QPU’lardan çok daha hızlı bir hesaplama gücüne ve çok daha büyük bir veri işleyebilme gücüne sahip. Süresini kestirmek zor olsa da çok uzun olmayan bir zamanda kuantum bilgisayarları bu işlere el atabilir. Kuantum bilgisayarlarını, bilgisayarların ilk çıkış sürecine benzetmek gerekiyor. Daha büyük ve pahalı sistemlere sahip. Bir cep telefonu gibi elimizde donanım olacağını söylemek kısa vadede zor görünüyor. Kuantum bilgisayarları stratejik öneme sahip olduğundan devletler, kuantum bilgisayarlarını kişisel bilgisayar haline getirmeyebilir" diye konuştu. "Her iki tarafta da ciddi bir çalışma var" Şifreleme yarışında büyük mücadele olduğunu söyleyen Katırcı, "Kuantum şifresinin teorik olarak çözülebilmesi ve üçüncü kişinin bunu elde edebilmesi mümkün değil. Çünkü üçüncü kişi şifre ölçmeye çalıştığı esnada, kuantum durumu bozulduğu için bilgiye ulaşabilmesi mümkün olmuyor. Kuantum şifrelemeye karşı ve kuantum algoritmalarına dayanıklı sistemler olan klasik algoritmalar da geliştirilmeye çalışılıyor. Kuantum, işleme gücü neticesinde hemen hemen tüm klasik bilgisayarları çözebilme gücüne sahip. Dolayısıyla sizin bugün banka şifreleriniz ve diğer şifreleriniz ele geçmiş olacak. Bunu engellemek için ise kuantum algoritmalarına ve gücüne dirençli, klasik algoritmalarında geliştirilme çabası var. Biri bir tarafta güvenli bir şifre oluşturmak için uğraşıyor, diğer tarafta şifreleri çözmek için uğraşıyor. Her iki tarafta da ciddi bir çalışma var. İkisi de önem arz ediyor. Çünkü siz başka bir devletin şifrelerini ve gizli bilgilerini ele geçirmek istersiniz ama kendi bilgilerinizi de korumak istersiniz. Dolayısıyla iki alanda da, dünya çapında ve büyük firmalar bazında ciddi çalışmalar var" şeklinde konuştu. "Türkiye, kuantum alanında ciddi atak yapıyor" "Türkiye’de son yıllarda kuantum teknolojileri konusunda ciddi bir hamle gözlenmektedir. Bu kapsamda, Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarı olan ’QuanT’, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde (ETÜ) geliştirilmiş ve tanıtımı yapılmıştır. Bu önemli projede ASELSAN gibi savunma sanayimizin öncü kuruluşları da yer almaktadır. Ayrıca, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) bünyesinde, ülkenin bu alandaki yetkinliklerini artırmak amacıyla Türkiye Kuantum Teknolojileri Geliştirme Merkezi’nin kurulması kararlaştırılmıştır. Türkiye’nin kuantum teknolojileri alanındaki yol haritasını belirlemek için ise SSB öncülüğünde ’Kuantum Odak Teknoloji Ağı (OTAĞ)’ adıyla kapsamlı toplantılar ve çalışmalar yürütülmektedir. Bu girişim, sivil ve askeri tüm paydaşları bir araya getirerek kuantum hesaplama, algılama ve haberleşme gibi alanlarda Türkiye’nin stratejik pozisyonunu belirleyecek ulusal bir yol haritası oluşturmayı hedeflemektedir." (YÇ-GF-
29 Haziran 2025 Pazar - 12:01
Büyükşehir’den Mobilfest ile bilim dolu gece
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bilimi toplumun tüm kesimleriyle buluşturmak ve gençlere sevdirmek amacıyla düzenlenen ‘MobilFest 2025’, gökyüzü gözlemlerinden bilgi yarışmalarına kadar birçok farklı etkinlikle vatandaşları eğlence dolu bir bilim yolculuğuna çıkardı. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, Bilim Teknoloji Merkezi ev sahipliğinde düzenlediği ‘MobilFest 2025’, Hüdavendigar Kent Parkı’nda Bursalılara eğlenceli ve bilim dolu bir gece yaşattı. Her yaştan insanın katılarak büyük ilgi gösterdiği festival, Bursa Kent Orkestrası’nın konseriyle başladı. Vedat Atacan’ın ‘Takuyittin 500 Yaşında’ adlı bilim söyleşisi, gökyüzü gözlemi, roket yapım atölyesi, ödüllü bilgi yarışması, konserler ve aile etkinliklerinin yapıldığı festival, bilimi eğlenceyle bir araya getirerek katılanlara unutulmaz bir deneyim sundu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Bilgi İşlem Daire Başkanı Hakan Arık’la birlikte MobilFest 2025’e katılan vatandaşlarla sohbet ederek etkinlik alanındaki atölyeleri ziyaret etti. Yaz boyunca kentin farklı noktalarında MobilFest 2025 etkinliklerinin süreceğinin müjdesini veren Başkan Mustafa Bozbey, "Festivale her yaştan insanın katılmış olması sevindirici. Çocukları, gençleri, aileleri görüyorum. Bu festivalin amacı da buydu. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘En gerçek yol gösterici bilimdir, fendir’. Bu anlayışla, kentimizdeki çocukların ve gençlerin bilimle büyümesini, merak ederek, sorgulayarak, üreterek, kentimize ve ülkemize değer katmasını istiyoruz. Eğitimin okul sıralarıyla sınırlı kalmadığı, hayatın her alanında ve her anında devam ettiği bir Bursa ve Türkiye hayal ediyoruz. MobilFest serimiz günden güne büyüyecek ve Bursamızın adını bilimle, teknolojiyle dünyaya duyuracak. Pek çok güzelliğe birlikte imza atacağız" dedi.
29 Haziran 2025 Pazar - 11:43
Bakan Kacır: "Yaz Akademileri, 7’nci ve 8’inci sınıf öğrencilerimize kapılarını açıyor"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Kimya, Fizik, Biyoloji ve Matematik Yaz Akademileri, TÜBİTAK destekli Bilim Merkezlerimizde 7’nci ve 8’inci sınıf öğrencilerimize kapılarını açıyor" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından Yaz Akademileri üzerine açıklamada bulundu. Kacır, 7’nci ve 8’inci sınıf öğrencileri için Kimya, Fizik, Biyoloji ve Matematik Yaz Akademilerinin TÜBİTAK destekli Bilim Merkezleri’nde açılacağını duyurdu. Bakan Kacır, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Gençler, yaz tatilinde rotamızı bilime çeviriyoruz. Kimya, Fizik, Biyoloji ve Matematik Yaz Akademileri; TÜBİTAK destekli Bilim Merkezlerimizde 7’nci ve 8’inci sınıf öğrencilerimize kapılarını açıyor. 37 Bilim Merkezimizde deney düzenekleri, etkileşimli sergiler ve rengârenk atölyelerle hem eğlenecek hem de öğrenme heyecanını dorukta yaşayacaksınız. Başvurular Bilim Merkezlerimiz üzerinden alınacak. Yaz Okulu’nda ise ortaokul ve lise seviyesindeki gençlerimiz, Tasarım-Üretim ile Robotik-Kodlama alanlarında geleceğin mühendisliğine ilk adımlarını atacak. Tatilini merakla, araştırmayla ve üretimle zenginleştirmek isteyen tüm öğrencilerimizi bekliyoruz." Yaz Akademileri iki aşamalı olarak planlandı. ’Akademi-1 Kimya ve Fizik’, 28 Temmuz - 10 Ağustos, ’Akademi-2 Biyoloji ve Matematik’ ise 11 - 24 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek. Öğrenciler her iki akademiye birden başvurabilecek. Eğitimler, her bir ders için ilgili bilim merkezlerinde 3 ya da 4 yarım gün sürecek şekilde düzenlenecek. Programa, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında 7’nci veya 8’inci sınıfa geçen öğrenciler başvurabilecek. Başvurular, karne notları ve bilim yarışmalarına katılım durumu gibi kriterlere göre değerlendirilecek. Başvuru yapan öğrenciler arasından seçilenlere e-posta yoluyla bilgi verilecek. Eğitim sonunda yapılan sınavda başarılı olan öğrenciler, TÜBİTAK Bilim Kampına katılma hakkı kazanacak. Programa ilişkin başvuru süreci ve ayrıntılı bilgiler, TÜBİTAK’ın ‘tubitak.gov.tr’ adresinde yer alıyor.
28 Haziran 2025 Cumartesi - 19:49
Bakan Kacır: "Antarktika’da kalıcı Türk Bilim Üssü kuracağız"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Antarktika’da kalıcı Türk Bilim Üssü kuracağız. Barışçıl bilimsel faaliyetlere, çevresel sorumluluğa ve çok taraflı iş birliğine azami katkı sunmayı sürdürecek" dedi.
28 Haziran 2025 Cumartesi - 18:22
Kömür Deneyim Ocağında "deprem ve uzaydan gözlem" konulu bilim söyleşisi
Zonguldak Kömür Deneyim Ocağı, dikkat çeken bir bilim etkinliğine ev sahipliği yaptı. "Yer Gözlem Uyduları: Yeryüzünü Uzaydan İzlemek ve Depremi Anlamak" başlıklı söyleşi, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Bilim İletişimi Ofisi tarafından gerçekleştirildi. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) destekleri ve BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in teşvikleriyle kurulan Bilim İletişimi Ofisi’nin "5 Soru - 5 Cevap Bilim Söyleşileri" programının dördüncüsü, Zonguldak’ın sembolik öneme sahip mekanlarından biri olan Kömür Deneyim Ocağı’nda düzenlendi. Söyleşinin sunumunu Bilim İletişimi Ofisi Sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Cem Evrim Aslan üstlenirken, programa konuk olarak BEUN Rektör Yardımcısı ve Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu katıldı. Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, söyleşide yaptığı konuşmada, YÖK’ün üniversiteleri bilim ile halkı buluşturma kapsamında başlattığı çalışmalara dikkat çekerek şunları söyledi: "Yükseköğretim Kurulu son dönemde üniversiteleri bilimi halkla buluşturma kapsamında bazı etkinliklere başladı. Bilim İletişim Ofisi, Yükseköğretim Kurulunun ‘Bilim Kafe’ adında etkinlikleriyle tüm Türkiye çapında üniversiteler çeşitli özel yerlerde halkla buluşuyor ve bunlar kayda alınıyor. Yine internet üzerinden vatandaşlarımıza da servis edilecek. Şu anda bulunduğumuz yer, Zonguldak’ta biliyorsunuz yüz elli yıl önce, iki yüz yıl önce kömür üretimi başladı. Burası da aslında ilk işletilen ocaklardan bir tanesi. 1937 yılında kapatılmış. Ama şu anda Türkiye Taşkömürü Kurumu tarafından eğitim amacıyla kullanılan, aynı zamanda da turistik faaliyetler için kullanılan eğitim ocağı adı altında, ama bir zamanlar gerçekten ocak olarak kullanılmış. Sonra da kömür bittiği için bu damar da kapatılmış. Gerçek bir ocak. Zonguldak, tüm Türkiye’de kömür üretimiyle bilindiği için üniversitemizin basın ofisi bu mekânda çekim yapmanın daha uygun olacağını düşündüler." Deprem gerçeğine ve toplumsal farkındalık ihtiyacına da dikkat çeken Kutoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Halkımızın sürekli gündeminde olan, ülkemizi sürekli meşgul eden deprem konusunda vatandaşlarımızı bilgilendirmeye gayret edeceğiz. Çünkü bazen bir takım ortamlarda, sosyal medyada, internette komplo teorileri oluşabiliyor. Bilimsel olmayan bir takım ifadeler kullanılabiliyor. Biz burada vatandaşlarımıza gerçekte bilimsel olarak deprem nasıl meydana geliyor? Neden oluşuyor? Yılda bir santimetre, iki santimetre büyüklüğünde hareketler bunlar. O dönemde insan hayatının bu hareketleri izlemeye yeterli olmayacağı düşünülüyordu. Ama gelişen uydu teknolojileri sayesinde biz artık yılda birkaç milimetre büyüklüğündeki hareketleri bile izleyebiliyoruz. Peki izleyebiliyorsak ne oluyor? İzlememiz sayesinde fayların hareket hızlarını belirleyebiliyoruz. Hareket hızlarındaki değişimleri belirleyebiliyoruz. Fayların hızlarını belirlediğimiz zaman fay parametrelerini çözebiliyoruz. Fayların uzunluğunu çözebiliyoruz. Büyüklüğünü çözebiliyoruz. Ne kadar derine gidiyorlar onları çözebiliyoruz. Bu sayede üretebilecekleri deprem büyüklüklerini tespit edebiliyoruz." Etkinlikte, yer gözlem uydularının deprem araştırmalarındaki yeri, bilimsel verilerin doğru anlaşılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi konuları da geniş şekilde ele alındı.
28 Haziran 2025 Cumartesi - 12:24
MTÜ’de Bilim İletişimi Ofisi açıldı
Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) bünyesinde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda kurulan Bilim İletişimi Ofisi (BİO), toplumla bilim arasında köprü kurmayı hedefleyen ilk etkinliğini gerçekleştirdi. "Bilim Kafe" adıyla başlatılan etkinlik serisinin ilki, "Günlük Hayati Faaliyetler ve Stres" başlığıyla 27 Haziran Cuma günü Malatya Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda düzenlendi. Programa, MTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, MTÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Emrah Zayman, Malatya Kent Konseyi Genel Sekreteri Dr. Öğr. Üyesi Hasan Batar ile akademisyenler ve vatandaşlar katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, YÖK’ün tüm üniversitelerde Bilim İletişimi Ofisleri kurulması yönündeki tavsiyesine dikkat çekerek, "Bu çağrıya hızlıca cevap verdik. Bilim İletişimi Ofisi, akademik bilgiyi halkın anlayabileceği bir dile çevirerek bilimsel verinin toplumsal faydaya dönüşmesini sağlayacak. Bu ofis, üniversitemizin topluma katkı misyonunun kurumsal bir yansıması olacak" dedi. Programın ilk konuğu olan MTÜ Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Cihat Uçar, stresin fizyolojik etkilerini bilimsel bir çerçevede ve sade bir dille anlattı. Uçar, uykusuzluk, ekran maruziyeti ve geç saatlerde yemek yeme gibi alışkanlıkların stres mekanizmaları üzerindeki etkilerini bilimsel verilerle aktardı. "Akademik yayınlarımızı toplumun anlayabileceği bir dilde paylaşmak bizlerin sorumluluğudur. Bu tür etkinliklerle bilimi toplumla buluşturacağız" ifadelerini kullandı. Malatya Turgut Özal Üniversitesi bünyesinde kurulan Bilim İletişimi Ofisi’nin sadece bilimsel içerikleri sadeleştirmekle kalmayacağı, aynı zamanda Malatya özelinde tarım, sağlık, teknoloji, sanat ve sosyal bilimler gibi alanlarda kamuya açık etkinlikler düzenleyeceği bildirildi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erdem, özellikle Malatya için önem taşıyan kayısı ve tarım araştırmalarının da bu ofis aracılığıyla kamuoyuna aktarılmasının planlandığını belirtti. Ayrıca Tazelenme Üniversitesi ve konteyner kentlerde yürütülen sanatsal faaliyetlerin de BİO çatısı altında koordine edileceği açıklandı.
28 Haziran 2025 Cumartesi - 11:57
Türkiye’de bir ilk: Yeşil ışık kişiye özel yanacak
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Türkiye'de bir ilke imza atarak yapay zeka destekli bir akıllı yaya geçidi geliştirdi. Sistem; yaşlı, engelli ve çocuk bireyleri tanıyıp onlara özel yeşil ışık süresi tanımlayarak hem güvenliği artırıyor hem de trafik akışını daha verimli hale getiriyor.
28 Haziran 2025 Cumartesi - 11:36
Bakan Kacır: "Genç girişimcilerin merakla beklediği TÜBİTAK BİGG sonuçları açıklandı"
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından TÜBİTAK Bireysel Genç Girişim (BiGG) 2025 birinci çağrı sonuçlarının açıklandığını duyurdu. TÜBİTAK tarafından düzenlenen BİGG programı kapsamında, 2012 yılından beri yaklaşık 3 bin girişimci, şirketlerini kurarak iş fikirlerini hayata geçirdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 1’inci çağrı sonuçlarının açıklandığını belirtti. Kacır, 2 bin 31 genç girişimcinin, TÜBİTAK BİGG Programı’na iş fikriyle başvurduğunu söyleyerek, "101 girişimcimiz, yenilikçi projeleriyle Mükemmeliyet Mührü almaya hak kazandı. Şirketleşen girişimcilerimiz yüzde 3 hisse karşılığında 900 bin lira yatırım alabilecek. Gençlerin hayallerine sermaye, projelerine ortak oluyoruz. Girişimcilerimizi desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Başvuruda bulunan girişimciler, ayrıntılı bilgiye; https://eteydeb.tubitak.gov.tr/ adresinden giriş yaparak sonuçlara ulaşabilecek.
28 Haziran 2025 Cumartesi - 10:40
Geçmişte 4 saatte yapılıyordu, gelişen teknoloji ile 4 saniyeye düştü
Duayen gazeteci Sirer Doğan, Dünya Fotoğraf Makinesi gününde fotoğrafçılığın cam filmlerden cep telefonlarına uzanan yolculuğunu anlatarak mesleğin geçmişten bugüne yaşadığı dönüşümü anlattı. Geçmişte cam filmlerle tek tek çekilen fotoğraflar, banyo odalarında saatler süren işlemlerden sonra kâğıda basılıyordu. 90’lı yılların ortalarında dijital makinelerin yaygınlaşmasıyla, son yıllarda ise cep telefonlarının gelişen teknolojisiyle birlikte fotoğrafçılıkta yeni bir boyuta geçildi. Gazetecilik mesleğinde 55 yılı geride bırakan Sirer Doğan, fotoğrafçılığın cam filmden dijitale uzanan yolculuğunu anlattı. Teknolojinin değişimiyle gazeteciliğin de dönüştüğünü belirten Doğan, "Eskiden 4 saatte yaptığımız işi şimdi 4 saniyede yapıyoruz" dedi. "Makineler ve filmler kademe kademe gelişerek ilerledi" Teknolojinin gelişmesiyle gazeteciliğin de şekil değiştirdiğini belirten Gazeteci Sirer Doğan, "Fotoğraf olayı ilk kez dünyada çıktığında cam üzerinde filmler vardı. Fotoğraflar bu filmlerle tek tek çekilirdi. Daha sonra makineleşmeye geçildi. 8 pozluk filmden 36 pozluk filmlere kadar filmler vardı ve bu filmler banyo edilirdi. Sivas’ta ilk renkli fotoğraf stüdyosu 1974 yılında açıldı. Makineler ve filmler kademe kademe gelişerek ilerledi. Teknoloji gün geçtikçe ilerledi ve günümüzdeki değişebilir objektifli makinalar üretildi. 90’lı yılların ortasında ise dijital makinalar üretildi. Dijital makinalar günümüze kadar gelişerek geldi ancak şimdilerde cep telefonu diye bir alet çıktı. Cep telefonu, günümüze kadar geliştirilmiş bütün fotoğraf makinalarının özelliklerini kapsayan bir cihaz haline geldi. Günümüzde üzerinde cep telefonu taşıyan bir kişi, geçmişte birçok kişinin kursa giderek veya başkasından öğrenerek yaptığı işi, şimdi bir tuşa basarak yapar hale geldi. Bizler eskiden fotoğrafı çeker, banyo odamız veya takımımız varsa kendimiz banyo yaptırıp fotoğrafı çıkartırdık. Filmi kuruttuktan sonra kartlara fotoğrafı çıkartırdık. Karanlık oda diye bir odamız vardı. Orada filmleri yıkatır ve istediğimiz kadar büyütürdük. Daha sonra tekrar onun filmini çeker, kalıplara yansıtır ve gazete basardık. Bir filmin banyosu, karta basımı, kartın kuruması ve kullanıma geçmesi 4 saatimizi alırdı, şimdilerde 4 saniyede her şeyi hallediyorsun" şeklinde konuştu. "Eskiden gazeteci sırtındaki makinesiyle belli olurdu, şimdi ise herkes gazeteci oldu" Şimdiki gazetecilerin işlerinin daha zor olduğunu ifade eden Doğan, "Eskiden gazeteci sırtındaki fotoğraf makinesi veya flaş çantasıyla belli olurdu. Şimdi herkes gazeteci oldu. Şimdiki gazetecilerin işleri bizden daha zor çünkü iyi ve kaynağı doğru olanı bulmak zorundalar. Bizim zamanımızda makinesinin filmini unutup, haberde fotoğrafları çekip, iş yerine geldiği zaman filmi olmadığı için fotoğraf çekemeyen arkadaşlarımız vardı. Eskiden makinede takılı olan filmde 10 kare çekme hakkınız kaldıysa ancak 10 kare fotoğraf çekebilir ancak 11’inci kareyi çekemezdiniz. Bugünlerde teknoloji öyle gelişti ki, bulunduğunuz yerde ve elinizdeki cep telefonunun kapasitesine göre isterseniz milyonlarca fotoğraf çekebiliyorsunuz. Bizim zamanımızda öyle bir imkân yoktu" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder