TEKNOLOJİ
TOGÜ kampüsünde temiz enerji hamlesi 11 Mart 2026 Çarşamba - 14:17:55 Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Taşlıçiftlik Kampüsü’nde yapımı süren 2 megavat kapasiteli yeni Güneş Enerji Santrali’nin tamamlanmasıyla birlikte kampüsün elektrik ihtiyacının tamamının güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Taşlıçiftlik Kampüsü’nde sürdürülebilir enerji hedefleri doğrultusunda yürütülen Güneş Enerji Santrali (GES) projesinde çalışmalar hızla devam ediyor. TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, yapımı süren GES alanında incelemelerde bulunarak yetkililerden proje hakkında bilgi aldı. İncelemeye rektör yardımcıları, rektör danışmanları ve genel sekreter de eşlik etti. Kampüse yeni GES inşaa ediliyor Üniversitede hayata geçirilen yeni GES yatırımıyla birlikte kampüsün elektrik ihtiyacının tamamının güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. Proje kapsamında kampüste daha önce kurulan 1 megavat kapasiteli santrale ek olarak yeni bir güneş enerji santrali daha inşa ediliyor. "Çevreye duyarlı kampüsü oluşturacağız" İncelemeler sırasında açıklamalarda bulunan Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversitenin sürdürülebilir enerji kullanımı konusunda önemli bir adım attığını belirterek, "Yeni Güneş Enerji Santrali ile hem enerji maliyetlerimizi azaltacak hem de çevreye duyarlı bir kampüs oluşturacağız. Bu tür yatırımlar, geleceğe yapılan en önemli yatırımlar arasında yer alıyor" dedi. Yeni tesis 2 megavat güce sahip olacak Yapımı devam eden yeni Güneş Enerji Santrali’nin 2 megavat kurulu güce sahip olacağı ve yaklaşık 23 bin metrekarelik alan üzerine kurulduğu bildirildi. Modern altyapı ile inşa edilen santralde 2 bin 500 güneş paneli yer alacak. Paneller aracılığıyla elde edilen güneş enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülerek doğrudan kampüsün enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılacak. Yaklaşık 80 milyon lira maliyetle hayata geçirilen projenin tamamlanmasının ardından, kampüste mevcut bulunan 1 megavat kapasiteli santral ile birlikte toplam kurulu güç 3 megavata ulaşacak. Böylece Taşlıçiftlik Kampüsü’nün elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünün güneş enerjisinden karşılanması planlanıyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:18 Türk Telekom’dan çocuklara güvenli dijital dünya Okul öncesi çağdaki çocukların güvenli koşullarda dijital dünyayla tanışmasını amaçlayan Türk Telekom, yerli teknoloji şirketi Düşyeri tarafından geliştirilen Uppy’nin ‘Tüm Ekranların Çocuk Modu’ özelliğiyle, dijital dünyayı güvenli ve verimli hale getirerek çocukların bilişsel gelişiminde ebeveynlere destek oluyor. Farklı yaş grupları için tasarladığı özel iletişim paketleri ve sağladığı fırsatlar ile dijital çağın olanaklarını herkes için erişilebilir hale getirmeyi amaçlayan Türk Telekom, çocukların teknoloji ile tanışmasının daha güvenilir koşullarda gerçekleşmesi için yenilikçi uygulamalar hayata geçiriyor. Şirket, yerli eğitim teknolojileri şirketi Düşyeri’nin geliştirdiği Uppy uygulaması ile okul öncesi çağdaki çocukların (2-6 yaş) dijital dünyada güvenli ve verimli vakit geçirmelerini amaçlıyor. ‘Tüm Ekranların Çocuk Modu’, çocukların ilgi ve gelişim ihtiyaçlarına uygun oyun ve uygulamaları uzmanlar tarafından hazırlanan güvenli bir ekosistem içinde sunuyor. Çocukların dijital dünyada vakit geçirirken zihinsel gelişimine de destek olan Uppy, gelişmiş ölçme değerlendirme modelleri ile ebeveynlerin çocuklarının ilgi duyduğu alanları keşfetmesine de olanak tanıyor. "Çocukların güvenliği ve zihinsel gelişimi en büyük önceliğimiz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü olarak ülkemizi geleceğe taşırken, aynı zamanda önemli sorumluluklarımız da bulunuyor. Teknolojiyi ve dijital çağın olanaklarını herkes için ulaşılabilir kılmak adına Türkiye’nin 81 ilinin her köşesinde durmaksızın çalışıyoruz. Farklı yaş grupları ve farklı profiller için özel tasarlanmış iletişim paketleri ve avantajlar sunarak dijital dünyayı herkes için erişilebilir hale getiriyoruz. Dijital dünya birçok faydayı ve fırsatı beraberinde getirse de özellikle çocukların güvenliği dikkat edilmesi gereken konuların başında bulunuyor. Cumhurbaşkanımızın imzaladığı "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi" küresel ölçekte örnek teşkil eden önemli bir adım oldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız da 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesini içeren önemli bir çalışma yürütüyor. Dijital dönüşümün öncü kurumu olarak biz de dijital dünyada çocukların güvenliğini sağlamak adına önemli çalışmaları hayata geçiriyoruz. Son olarak yerli eğitim teknolojileri şirketi Düşyeri’nin geliştirdiği Uppy ile çocuklarımızın dijital dünya ile bağlantısını güvenli hale getiriyoruz. Uzmanlar tarafından hazırlanan zengin içerikler çocukların zihinsel gelişimine katkı sağlarken, ebeveynlerin çocuklarının ilgi alanlarını keşfetmesine de olanak tanıyor. Dünya çapında örnek olan bu uygulama ile 2-6 yaş grubundaki çocuklarımızın teknoloji ile güven içinde tanışmasını sağlıyoruz. Başta çocuklarımız olmak üzere herkes için güvenli ve erişilebilir bir dijital dünya inşa etmek amacıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Dünyanın en iyi eğitim teknolojileri uygulamalarından biri Yapılan açıklamaya göre, tüm cihazların çocuk modu vizyonu ile geliştirilen Uppy’de; çocukların ve ebeveynlerin tercih ettiği oyunlar ile mobil uygulamalar Türk bilim insanları ve mühendisler tarafından özel olarak hazırlandı. Uppy oyun mağazasında 130’dan fazla mobil oyun; TV uygulamasında 20’den fazla dizi ve 5 binin üzerinde video; kitap uygulamasında 260’tan fazla kitap, oku, izle ve dinle seçeneği ile yer alıyor. Uppy’nin güvenli ve kişiselleştirilmiş YouTube uygulamasında uzmanlar tarafından seçilen 35 bini aşkın video; meditasyon uygulamasında 9 farklı kategoride 100’den fazla içerik; uyku uygulamasında 5 farklı kategoride 100’ü aşkın uyku içeriği; müzik uygulamasında 100’den fazla çocukların gelişimini destekleyen klasik müzik içeriği yer alıyor. Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Nvidia’nın AI iş ortaklığı kapsamında Türkiye’den seçtiği ilk eğitim teknolojileri uygulaması olan Uppy, farklı kıtalardan gelişmiş ve yükselen ekonomileri aynı platformda bir araya getiren uluslararası G20 oluşumunun 2023’te Hindistan’da gerçekleştirdiği zirvede eğitim teknolojileri kategorisinde dünyanın en iyi ikinci girişimi seçildi. Türk Telekom müşterileri, dijital kanallar (Türk Telekom uygulaması ve online işlemler) üzerinden mobil veya evde internet faturalarına ek olarak Uppy üyeliğini satın alabilecek. Kullanıcılar, App Store veya Google Play mağazalarından Uppy uygulamasını indirerek akıllı cihazlarında kullanabilecekler. Sebit, UppyEdu platformunu okul öncesi öğrencilerine ve öğretmenlere sunacak Türk Telekom’un eğitim teknolojileri şirketi Sebit de Düşyeri ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında UppyEdu platformunu, kurumsal anlaşması bulunan okullarda okul öncesi öğrencilerinin ve öğretmenlerinin hizmetine sunacak. Vitamin, Raunt ve Sebit VCloud gibi Türkiye’de milyonlarca öğrenci ve öğretmen tarafından kullanılan eğitim çözümlerinin üreticisi Sebit; MEB Okul Öncesi Öğretim Programı’na uygun hazırlanan ve okul öncesi eğitim materyali ihtiyaçlarına yönelik geniş, modüler bir kütüphane sunan UppyEdu ile öğretmenlere zengin içerik ve sınıf yönetimi desteği sağlayacak.
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:10 Dicle Elektrik Diyarbakır’ın tarihi mirasına ışık tutuyor İslam aleminin 5’inci Haremi Şerifi olarak kabul edilen Diyarbakır Ulu Cami, Dicle Elektrik tarafından özel bir projeyle aydınlatıldı. 1,5 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje sayesinde binlerce yıllık ibadethane, yeni aydınlatmasıyla geceleri de dikkat çekiyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefliyle hizmet veren Dicle Elektrik, insan ve kültür odaklı projeleriyle bölgenin değerlerine sahip çıkmayı sürdürüyor. Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan Diyarbakır Ulu Cami, gerçekleştirilen yeni aydınlatmasıyla Ramazan ayı nedeniyle kente gelen ziyaretçilerin dikkatini çekmeye devam ediyor. Tarihi mirasa modern ve kalıcı dokunuş Camideki mevcut aydınlatma altyapısının zamanla işlevini yitirmesi üzerine, tarihi yapının kimliğine uygun ve uzun ömürlü bir sistem kurulması amacıyla Dicle Elektrik tarafından kapsamlı bir çalışma başlatıldı. 1,5 milyon liralık yatırımla cami avlusundaki tüm sütunlar, şadırvan, ibadet alanlarının dış cepheleri ve minare özel ekipmanlarla yeniden aydınlatıldı. Proje kapsamında şehrin önemli simgelerinden Dört Ayaklı Minare de ışıklandırma sistemine dahil edildi. Tarihi mekanların aydınlatılmasında dünya genelinde tercih edilen ileri teknoloji wallwasher sistemleriyle hayata geçirilen çalışma, Mardin’den getirilen taş ustalarının katkısı ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü uzmanlarının gözetiminde titizlikle tamamlandı. Yapılan özel aydınlatma uygulamasıyla birlikte, özellikle akşam saatlerinde Ulu Cami ve çevresinde ziyaretçi yoğunluğunun daha da arttığı görülüyor. Gerçekleştirilen çalışma, kentin kültür ve inanç turizmine katkı sağlarken, Diyarbakır’ın tarihi değerlerinin daha görünür hale gelmesine de önemli destek sundu.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:19 BASKİ’den dijital hizmet atağı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) vatandaşlara daha hızlı, kolay ve kesintisiz hizmet sunmak amacıyla 7 adet yeni nesil kiosk cihazının kurulumunu tamamlayarak devreye aldı. Cihazlar; Edremit, Erdek, Gömeç, Ayvalık ve Karesi ilçelerinde kartlı sayaç abonelerinin daha kolay ve hızlı şekilde yükleme yapabilmesini sağlayacak. Balıkesir Büyükşehir Belediyesine bağlı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), kartlı sayaç abonelerinin işlemlerini daha rahat gerçekleştirebilmesi için 7 adet yeni nesil kiosk cihazını devreye aldı. Balıkesir genelinde yapılan analizler doğrultusunda; kartlı abone yoğunluğu, vatandaş talepleri ve mevcut hizmet noktalarının erişilebilirliği dikkate alınarak cihazların yerleştirileceği noktalar belirlendi. Edremit’te üç ayrı noktada kurulumu yapılan cihazlar, gelen talepler doğrultusunda ilk defa Erdek’te hizmet vermeye başladı. Karesi ilçesinde Özmerkez Tahsilat Merkezi’ne de kurulumu yapılırken Ayvalık’a bağlı Küçükköy Mahallesi ile Gömeç’e bağlı Karağaç Mahallesi’nde mevcut cihazların arızalanması ve kullanım yoğunluğu nedeniyle arızalı kiosk yenisiyle değiştirildi. Bu uygulama sayesinde tahsilat merkezlerinde oluşan uzun kuyrukların önüne geçilerek vatandaşların işlemlerini daha hızlı ve beklemeden gerçekleştirmesine imkân sağlanıyor. Erdek’te ilk kez kioks cihazı devreye alındı Edremit’te vatandaş yoğunluğu ve erişilebilirlik kriterleri doğrultusunda üç ayrı noktada kiosk cihazı kurulumu yapıldı. Edremit Belediye Binası önü, Cennetayağı Mahallesi Muhtarlık Binası ve Altınkum Tahsilat Merkezi’ne yerleştirilen kiosk cihazları hizmete alındı. Erdek’te ise daha önce kiosk cihazı bulunmaması ve vatandaş talebinin yüksek olması nedeniyle Erdek Abone Merkezi’ne bir adet kiosk cihazı kurulup devreye alındı. Gömeç’te ise Karaağaç Mahallesi Abone Merkezi’nde bulunan arızalı kiosk cihazı yenisiyle değiştirildi. Yeni nesil kiosk cihazları sayesinde tahsilat noktalarındaki yoğunluk azalırken, işlemler daha kısa sürede tamamlanıyor. Özmerkez kioks cihazı hizmet vermeye başladı Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) tarafından il merkezinde vatandaşlardan gelen yoğun talep üzerine Özmerkez Tahsilat Merkezi’ne bir adet yeni nesil kiosk cihazı kurularak devreye alındı. Bunun yanı sıra Ayvalık’ın Küçükköy Mahallesi’nde mevcut cihazın arızalanması ve kullanım yoğunluğu nedeniyle arızalı cihaz yenisiyle değiştirilerek hizmete sunuldu. Yeni kiosk cihazlarıyla birlikte hizmet süreçleri hızlanırken bekleme sürelerinin de en aza indirilmesi hedefleniyor. Toplam 7 adet yeni nesil kiosk cihazı belirlenen noktalarda başarıyla hizmete alınırken, vatandaşların kartlı sayaç işlemlerini 7 gün 24 saat kesintisiz şekilde gerçekleştirebilmesi sağlandı. BASKİ, hizmet kalitesini artırmaya ve vatandaşların işlemlerini daha erişilebilir noktalarda kolaylıkla yapabilmesine yönelik çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.
ALKÜ, Alanyalıları bilimin ışığında buluşturuyor
26 Haziran 2025 Perşembe - 13:23 ALKÜ, Alanyalıları bilimin ışığında buluşturuyor Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Bilim İletişimi Ofisi tarafından 28 Haziran Cumartesi günü Alanya Belediyesi İskele Çay Bahçesinde yapılacak "Bilim Kafe" etkinliğinde Prof. Dr. Meltem Soylu tarafından "Beslenmede Gerçekler: Doğrularımız ve Yanlışlarımız" konusunu vatandaşlara aktarılacak. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü bünyesinde kurulan ALKÜ Bilim İletişimi Ofisi tarafından 28 Haziran Cumartesi günü yapılacak "Bilim Kafe" etkinliğinde vatandaşlara beslenme ile ilgili önemli bilgiler aktarılacak. Alanya Belediyesi İskele Çay Bahçesinde saat 14.00’te başlayacak etkinlikte ALKÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem Soylu tarafından, "Beslenmede Gerçekler: Doğrularımız ve Yanlışlarımız" konusunu ele alınacak. Sohbet havasında gerçekleşecek etkinlikte kafede bulunan misafirlere önemli bilgiler aktarılacak. Prof. Dr. Soylu, genel bilgilendirmesinin ardından kafede bulunan vatandaşların bu konudaki merak ettikleri sorulara da bilimin ışığında cevap verecek. Rektör Türkdoğan, tüm Alanyalıları davet etti ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından hayata geçirilen Bilim İletişimi Ofisi projesi kapsamında, ALKÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü bünyesinde Bilim İletişimi Ofisi kurulduğunu hatırlattı. Bilim İletişimi Ofisi sayesinde akademik araştırmaları ve bilimsel gelişmeleri daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçladıklarını söyleyen Rektör Türkdoğan, "Ofisimiz sayesinde yapılacak etkinliklerde üniversitemizin değerli akademisyenleri edindikleri bilgi ve tecrübelerini halkla aktaracaklar. Etkinliklerimizi turizm, sağlık ve sporun başkenti Alanya’mızın en kalabalık alanlarında yaparak vatandaşlarımıza bilgileri aktaracağız. Keyifli ve sohbet havasında yapılacak bu etkinliklerimizin ilki Alanya Belediyesi İskele Çay Bahçesinde yapılacak. Sağlıklı beslenme konusundaki yapılacak ilk etkinliğimize tüm Alanyalı hemşehrilerimizi davet ediyorum. Bizlere destek olan başta YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a, Alanya Belediyemize ve ALKÜ ailesine teşekkür ederim" dedi.
OEDAŞ iç tüketimde yüzde 100 yenilenebilir enerjiye ulaştı
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:01 OEDAŞ iç tüketimde yüzde 100 yenilenebilir enerjiye ulaştı Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, geçtiğimiz yıl hizmet verdiği beş şehirdeki elektrik enerjisi iç tüketiminin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşıladığını Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti (YEK-G) Sertifikası ile belgelendirdi. Yenilenebilir enerji kurulu gücü bakımından Türkiye’de ön sıralarda yer alan bir elektrik dağıtım bölgesinde hizmet verdiklerini söyleyen OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, "Bölgemizdeki yenilenebilir enerji üretiminin şebekeye entegrasyonunu sağlarken aynı zamanda kendi iç tüketimimizi de bu temiz enerjiyle karşılıyoruz. Böylece hem karbon ayak izimizi azaltıyor hem de bu alanda iyi bir örnek oluşturuyoruz." dedi. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta elektrik dağıtım hizmeti sağlayan elektrik dağıtım şirketi Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), tüm değer zincirinde karbon nötr bir büyüme için yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapıyor. Bölgedeki temiz enerji üretiminin artması için çalışan şirket, aynı zamanda kendi iç tüketimini de bu kaynaklardan karşılıyor. OEDAŞ bu doğrultuda 2024 yılında hizmet verdiği beş şehirde de elektrik enerjisi iç tüketiminin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşıladığını Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti (YEK-G) Sertifikası alarak belgelendirdi. Muzaffer Yalçın: "OEDAŞ’ı bölgemizdeki dönüşümün bir parçası olarak görüyoruz" Yenilenebilir enerji kurulu gücü bakımından Türkiye’nin önde gelen elektrik dağıtım bölgelerinden birinde hizmet verdiklerini belirten OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, "Gerçekleştirdiğimiz yatırımlar ve Ar-Ge projeleriyle bölgemizdeki yenilenebilir enerji üretiminin başarılı bir şekilde şebekeye entegrasyonunu sağlıyoruz. 2016’dan 2024’e kadar bölgemizde üretilen lisanssız yenilenebilir enerjinin payı 35 kat artarak yüzde 24,7’ye yükseldi. Öte yandan OEDAŞ olarak biz de kendimizi bu dönüşümün bir parçası olarak görüyor, karbon ayak izimizi azaltmak ve çevreyi korumak için iç tüketimimizi yenilenebilir kaynaklarından karşılıyoruz. 2024 yılında iç tüketimimizin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşıladığımızı da YEK-G Sertifikası ile belgelendirdik. Bundan sonra da hem bölgemizdeki yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmak hem de kendi süreçlerimizde temiz enerji kullanımını sürdürmek için çalışmaya devam edeceğiz." dedi.
BEUN, Huawei Developer Conference 2025’te geleceğin teknolojileriyle buluştu
26 Haziran 2025 Perşembe - 10:32 BEUN, Huawei Developer Conference 2025’te geleceğin teknolojileriyle buluştu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), Çin’in Dongguan şehrinde düzenlenen ve teknoloji dünyasının en prestijli buluşmalarından biri olan "Huawei Developer Conference 2025" (HDC.2025) etkinliğine katılarak uluslararası arenadaki yerini aldı. Etkinliğe, Huawei Türkiye’nin özel daveti üzerine BEUN’u temsilen Karadeniz Ereğli Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Semih Çakır katıldı. Yapay zekâdan siber güvenliğe, bulut bilişimden 5G teknolojilerine kadar birçok alanda öncü gelişmelerin tanıtıldığı HDC. 2025’te; dijital sürdürülebilirlik, IoT (Nesnelerin İnterneti) ve açık kaynak yazılımlar gibi konular da geniş yankı uyandırdı. Etkinlik kapsamında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Siber Güvenlik Dairesi Başkanı Murat Yazgan, Huawei Ar-Ge yöneticileri, yazılım geliştiriciler ve uluslararası akademisyenler tarafından teknik oturumlar gerçekleştirildi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesini temsilen etkinliğe katılan Dr. Öğr. Üyesi Semih Çakır, üniversitelerarası ve üniversite-sanayi iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik önemli temaslarda bulundu. Ayrıca Huawei’nin eğitim, Ar-Ge destek programları ve açık kaynak ekosistemine sunduğu katkılar yerinde incelenerek, üniversitenin bu alandaki potansiyel iş birlikleri değerlendirildi. Etkinlik kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bilişim ve Siber Güvenlik Dairesi Başkanı Murat Yazgan, Huawei Ar-Ge yöneticileri, yazılım geliştiriciler, girişimciler ve uluslararası akademisyenlerin yer aldığı teknik oturumlar gerçekleştirildi. Dr. Öğr Üyesi Çakır, üniversitelerarası ve üniversite-sanayi iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik temaslarda bulunarak, Huawei’nin eğitim ve Ar-Ge destek programları ile açık kaynak ekosistemine sağladığı katkıları yerinde inceleyip yeni ortaklık olanaklarını değerlendirdi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Çin’de düzenlenen etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak dijital dönüşüm vizyonumuzu küresel ölçekte geliştirmek ve öğrencilerimize geleceğin teknolojileriyle donanmış akademik bir eğitim ortamı sunmak en temel hedeflerimizden biridir. Bu doğrultuda, Huawei Developer Conference gibi uluslararası platformlarda yer almak, bilgi paylaşımı ve iş birliği olanaklarını artırmak bizler için büyük önem taşımaktadır. Günümüzün teknolojik yapılarını yakından takip eden Üniversitemiz; teknoloji geliştirme, yazılım mühendisliği ve yapay zekâ alanlarındaki potansiyelini uluslararası akademik camiaya taşıyarak görünürlüğünü güçlendirmeye emin adımlarla devam etmektedir. Bu vesileyle bizlere her daim uluslararası platformlarda yer almamızda destek olan başta Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ailesi olmak üzere böylesine önemli bir organizasyonun gerçekleşmesine katkı sağlayan Huawei, Huawei Türkiye ile emeği geçen herkese teşekkürlerimi iletiyorum. Dünyanın farklı ülkelerinden yenilikçi fikirleri benimseyen bilim insanların, araştırmacıların ve girişimcilerin bulunduğu bu küresel platformda yer alarak Üniversitemizi başarıyla temsil eden Dr. Öğr. Üyesi Semih Çakır hocamıza sunduğu değerli katkılardan dolayı teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum."
Evinin bir odasını labaratuvar haline getirdi, araştırmalarına ara vermedi
26 Haziran 2025 Perşembe - 10:27 Evinin bir odasını labaratuvar haline getirdi, araştırmalarına ara vermedi Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden 2009 yılında emekli olan, ve kekik konusunda enternasyonal düzeyde 50 civarında yayını bulunan, 83 yaşındaki Prof.Dr. Oktay Yeğen, 45 yıldır kekik bitkisi üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. "Fitopatoloji", "Yabancıotlar ve Mücadelesi", "Bitki Fungal Hastalıkları" ve "Bahçe Bitkileri Hastalıkları" isimli kitapları ve yurtiçinde ve yurtdışında bilimsel dergilerde yayınlanmış kırktan fazla makale ve tebliği bulunan Yeğen, 1984 yılında Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Fitopatoloji Anabilim Dalı’na Profesör olarak atandı, 1985-1996 yılları arasında kesintisiz 11 yılı aşkın bir süre Akdeniz Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığı görevini üstlendi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanlığı ve Fitopatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı görevini sürdürdükten sonra 2009 yılında emekli olan Prof. Dr. Oktay Yeğen, emekli olmasına rağmen Antalya’nın Kepez İlçesi Masa Dağı’ndaki dairesinin bir odasını laboratuvara çevirdi. İlerlemiş yaşına rağmen 45 yıldır kekik bitkisi üzerinde çalışmalarını sürdürerek insanlığa hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyor. "Çocukken hastalandığımızda büyüklerimiz bizi tabi maddelerle iyileştirirdi" Çocukluk yıllarında hasta olduklarında büyüklerinin kendilerini tabi maddelerle iyileştirdiğini dikkat çeken Yeğen, "Aksekili olmam nedeniyle ortaokula kadar Akseki’de okudum. O zamanlar insan hastalıklarıyla nasıl mücadele edildiğini gördüm. O dönemlerde Akseki’de ne doktor, nede hastane vardı. Hasta olduğumuz zaman büyüklerimiz bizi tabi maddelerle bizi iyileştirirlerdi. Bunlardan esinlenerek ben ziraat fakültesi okumaya karar verdim ve tabii maddelerin, özellikle Akseki’de yetişen kekiklerin nasıl etkili olduğunu gördüm ve doktora yaparken kekik yağını Almanya’ya götürdüm. O zamanlar Almanlar tabii maddeleri bilmiyorlardı. Sentetikler kullanıyorlardı. Bende onun üzerine çalışmak mecburiyetinde kaldım. Fakat ben kekik üzerinde çalışmalarıma devam ettim. Almanya’da Laboratuvarda çalışırken kekik yağının kapağını açık bıraktım. Daha sonra kekik yağı buharlaştı ve kokusunun bile ne kadar etkili olduğunu gördüler. Daha sonra Almanlarla birlikte bütün Akdeniz Bölgesini ve özellikle Akseki’yi Alman araştırıcı Dr. Berger ile birlikte Akseki’de yetişen kekiklerin ne kadar etkili olduğunu saptadık" dedi. "Dünya üzerinde 50’ye yakın bitkiye kekik diyoruz" Dünya üzerinde elliye yakın bitkiye kekik bitkisi denildiğini dikkat çeken Yeğen, "Ama hepsinin değerleri ayrıdır. Fakat Akseki’de yetişen kekik çok önemlidir. Onun için kekik bitkileri yönünden Akseki anavatanıdır. Akseki’de yetişen kekik ile elde edilen yağlardan ise "zirai mücadele preparatları, biyolojik zirai gübre preparatları, silaj katkı maddesi, aflatoksin’e karşı ürünleri kurutma katkı maddesi, ev hayvanları parazitlerine karşı preparatlar, kenelere karşı preparatlar, at parazitlerine karşı preparatlar, sivrisinek mücadelesi preparatlar, arı zararlı ve hastalıklarına karşı preparatlar" ın yapımında Akseki kekiği çok önemlidir. Fakat, son günlerde corona pandemisine etkisi nedeniyle kekikyağı talebi artmıştır. Bu nedenle, kekikyağına her tür yağ karıştırılır olmuş. Bu da Akseki kekik yağının değerini negatif yönde etkilemiştir" dedi.
Atatürk Üniversitesi’nden küresel sıçrayış
25 Haziran 2025 Çarşamba - 17:27 Atatürk Üniversitesi’nden küresel sıçrayış Atatürk Üniversitesi, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (Sustainable Development Goals-SDG) kapsamında Times Higher Education (THE) tarafından hazırlanan 2025 Etki Sıralamasında büyük bir başarıya imza attı. 2024 yılında dünya sıralamasında 1001-1500 bandında yer alan Atatürk Üniversitesi, 2025 verilerine göre 601-800 bandına yükselerek küresel çapta dikkat çekici bir ilerleme sağladı. Türkiye sıralamasında da büyük bir sıçrama gerçekleştiren üniversite, geçen yıl 43. sıradayken bu yıl 19. sıraya yükseldi. 15 Başlıkta Uluslararası Yükseliş Atatürk Üniversitesi, sıralamada değerlendirilen 17 sürdürülebilir kalkınma hedefinin 15’inde puanını artırarak dünya genelinde 14 başlıkta sıralamasını yukarı taşıdı. Özellikle "Eşitsizliklerin Azaltılması" (SDG 10) başlığında Türkiye 1’incisi olmayı başaran üniversite, "Temiz Su ve Sanitasyon" (SDG 6) alanında Türkiye 4’üncüsü, "Karasal Yaşam" (SDG 15) alanında ise Türkiye 5’incisi olarak önemli başarılar elde etti. Sıralamadaki öne çıkan gelişmelerden bazıları şu şekilde oluştu. Yoksulluğa Son başlığında 801-1000’den 401-600 bandına, Açlığa Son başlığında 401-600’den 201-300 bandına, Nitelikli Eğitim başlığında 601-800’den 201-300 bandına, Temiz Su ve Sanitasyon başlığında 601-800’den 101-200 bandına yükseldi. Eşitsizliklerin Azaltılması başlığında 401-600’den 101-200 bandına çıktı ve Türkiye’de 1. sıraya yerleşti. Sudaki Yaşam kategorisinde ise 2024 yılında sıralamalarda yer almayan Atatürk Üniversitesi, 2025 yılı sıralamalarında 101-200 bandında yer alarak önemli bir gelişme kaydetti. Sürdürülebilir Gelecek İçin Somut Adımlar Üniversite, sadece akademik alanda değil; çevresel, toplumsal ve yönetişim boyutunda da sürdürülebilirlik politikalarını kararlılıkla hayata geçirerek küresel çapta örnek gösterilen kurumlar arasında yerini aldı. Yürütülen araştırma projeleri, çevre dostu uygulamalar, eşitlikçi yaklaşımlar ve topluma hizmet çalışmaları bu başarıda önemli rol oynadı. Rektör Hacımüftüoğlu: "Bu Başarı,Yolculuğumuzun Başlangıcı" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu şunları söyledi: "Üniversitemiz, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini sadece birer kavramsal çerçeve olarak görmüyor; bunları tüm birimlerde uygulamaya geçiriyor. Elde ettiğimiz bu yükseliş, büyük bir kolektif emeğin sonucudur. Akademik, idari ve araştırma birimlerimizin gayretiyle üniversitemiz hem çevreye hem topluma hem de geleceğe karşı sorumluluklarını yerine getirmektedir. Bu başarıyı bir sonuç değil, sürdürülebilirlik yolculuğumuzun güçlü bir başlangıcı olarak görüyoruz." Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin önümüzdeki yıllarda daha üst sıralarda yer almak için üniversitenin tüm bileşenleri olarak kararlılıkla çalışacaklarını ve "geleceği şekillendiren, sürdürülebilirliği sahiplenen üniversite" vizyonuyla ilerlemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Dünyaya Katkı Sunan Üniversite Sıralamalarda elde edilen bu önemli gelişmeler, Atatürk Üniversitesinin çevre bilinci, toplumsal sorumluluğu, eşitlik ilkesi ve sürdürülebilir kalkınma politikalarıyla geleceğin üniversitesi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini gösteriyor. Eğitimden enerjiye, sağlıktan adalete kadar pek çok alanda gerçekleştirdiği somut çalışmalarla Atatürk Üniversitesi hem Türkiye’de hem de dünyada örnek alınan bir kurum olmayı sürdürüyor.
2025 TTGV Ödülleri açıklandı
25 Haziran 2025 Çarşamba - 14:52 2025 TTGV Ödülleri açıklandı Teknoloji Üreten Türkiye mottosuyla 34 yıldır yol alan ve son üç yıldır iklim teknolojilerine odaklanan Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV), 2025 TTGV Ödülleri’nin kazananlarını açıkladı. İklim teknolojileri alanında verilen ödüller, Türkiye’nin sürdürülebilir geleceğine katkı sağlayan öncü kişi, kurum ve sivil koplum kuruluşlarına verildi. Araştırma, sanayi, sivil toplum ve liderlik kategorilerinde verilen ödüller, sadece teknik başarıları değil; aynı zamanda etkili vizyonları, toplumsal katkıları ve dönüşüm potansiyelleriyle fark oluşturan çalışmaları da öne çıkarıyor. Dr. Akın Çakmakcı Öncü Araştırmacı Ödülü’nü bu yılki sahibi lityum-sülfür bataryalar ve yeni nesil batarya teknolojileri üzerine yaptığı araştırmalar sonucunda B.Ü. Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Damla Eroğlu Pala, Dr. Fikret Yücel Öncü Şirket Ödülü yeni nesil biyoyakıtların Türkiye’de sivil havacılık ve denizcilik sektörlerindeki ilk uygulamalarına öncülük etmesi dolayısıyla DB Tarımsal Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. Mehmet Şuhubi Öncü Sivil İnisiyatif Ödülü disiplinler arası araştırmalar kamu politikalarına yönelik katkıları, iklim değişikliğiyle mücadelede bilgi üretimi ve toplumsal farkındalık oluşturulması yönündeki çalışmalarıyla B.Ü. İklim Değişikliği ve Politikaları Merkezi (İklimBU) Refik Üreyen Değişim Lideri Ödülü, karbon yakalama ve kullanım teknolojileri (CCU) alanında geliştirdiği özgün Ar-Ge projeleriyle endüstriyel ölçekte dönüşüm sağlayan SOCAR Türkiye, Ar-Ge Proses Geliştirme Yöneticisi Dr. Vahide Nuran Mutlu’ya verildi. TTGV, bu yılki ödüllerle birlikte hem iklim krizine karşı yenilikçi çözümler geliştiren öncüleri görünür kılmayı hem de Türkiye’nin teknoloji odaklı sürdürülebilir kalkınma yolculuğuna ilham vermeyi amaçlıyor. Ödüller 15 Ekim 2025 Çarşamba günü Ankara Bilkent Otel’de düzenlenecek tören ile sahiplerine sunulacak.
Atatürk üniversitesi, Ufuk 2020 projesi ile öne çıktı: Nükleer tehditlere karşı yeni nesil dedektör
25 Haziran 2025 Çarşamba - 14:19 Atatürk üniversitesi, Ufuk 2020 projesi ile öne çıktı: Nükleer tehditlere karşı yeni nesil dedektör Atatürk Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Kurudirek’in yürütücülüğünü yaptığı "NAno SCintillator ARrays (NASCAR) as a Novel Nuclear Detection Material" başlıklı proje, Avrupa Birliği’nin prestijli araştırma ve yenilik programı olan UFUK 2020 kapsamında desteklenen projeler arasında yer aldı. Marie Sklodowska-Curie Aksiyonları kapsamında finanse edilen proje, Avrupa Komisyonunun Topluluk Araştırma ve Geliştirme Bilgi Servisi (CORDIS) tarafından 6 farklı dilde (İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, İtalyanca ve Lehçe) yayımlanarak Avrupa genelinde öne çıkan araştırmalar arasında gösterildi. CORDIS, Avrupa Komisyonunun Avrupa Birliği tarafından finanse edilen araştırma projelerine ilişkin bilgi paylaşımı yaptığı birincil veri havuzu olma özelliğini taşıyor. Proje kapsamında, ulusal güvenlik açısından kritik öneme sahip olan nükleer tehdit unsurlarının tespiti için yeni nesil nötron duyarlı malzemeler geliştirildi. Özellikle nükleer silah yapımında kullanılabilecek malzemelerin tespiti için kullanılan nötron dedektörlerinde, mevcut teknolojiler milisaniye ile mikrosaniye arasında tepki süresine sahipken, bu projede geliştirilen nano yapılar sayesinde bu süre nanosaniyenin altına çekildi. Nanoyapılı sintilatör malzemelerin düşük maliyetle, çevre dostu ve erişilebilir bileşenlerle üretilmesi, hem teknik hem de ekonomik açıdan önemli bir yenilik sunuyor. Projenin sunduğu bu katkılar, nükleer güvenliğin sağlanması açısından bilimsel çevrelerce dikkatle takip ediliyor.
Dijital erişimde yeni zorunluluk: kurumlar hazır mı?
25 Haziran 2025 Çarşamba - 14:18 Dijital erişimde yeni zorunluluk: kurumlar hazır mı? Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle kamuya ait dijital platformlarda erişilebilirlik artık zorunlu hale geldi. Engelsiz dönüşüme hazır ve deneyimli teknoloji firmaları bu süreçte öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan genelgeyle, web siteleri ve mobil uygulamaların erişilebilirlik standartlarına uygun hale getirilmesi tüm kamu kurumları, üniversiteler, belediyeler, KİT’ler, özel sektör kuruluşları ve bankalar için yasal zorunluluk haline geldi. Erişilebilirlik; özellikle engelli ve yaşlı bireylerin toplumsal hayata eşit katılımı açısından temel bir hak olarak tanımlanırken, bu kapsamdaki dijital altyapıların WCAG 2.2 ve A seviyesi kontrol listesi kriterlerine uygun hale getirilmesi için 1 ila 2 yıl süre tanındı. Fazlanet BT A.Ş. yeni döneme hazır Bu gelişmeler üzerine sektörde dijital dönüşüm çözümleri sunan Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş., kamu ve özel sektör için erişilebilirlik odaklı dönüşüm projelerine hız vermeye hazırlanıyor. Şirketin CTO’su Barış Bayram, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Fazlanet’in hem yazılım hem tasarım hem de erişilebilirlik testleri konularında yetkin ekipleriyle yeni genelgenin öngördüğü kriterleri hızlıca uygulayabilecek altyapıya sahip olduğunu vurguladı. Barış Bayram: "Teknolojide adalet eşitlikle başlar" Barış Bayram, yaptığı açıklamada şu değerlendirmelere yer verdi: "Bugün artık teknolojiye erişim bir ayrıcalık değil, evrensel bir haktır. Cumhurbaşkanlığı genelgesi bu bakış açısını kurumsal düzeyde teminat altına alıyor. Biz de Fazlanet BT A.Ş. olarak, web sitelerinin ve mobil uygulamaların hem kod altyapısında hem de kullanıcı arayüzlerinde tüm bireyler için erişilebilir olmasını sağlıyoruz. Teknolojide adalet, eşit erişimle başlar." Danışma ve İzleme Komisyonlarına hazır proje desteği Genelge kapsamında kurulan İzleme ve Danışma Komisyonları ile iş birliğine açık olduklarını belirten Bayram, kamu kurumlarının yanı sıra elektronik ticaret, ulaşım, sağlık ve eğitim gibi sektörlerde hizmet sunan kuruluşların erişilebilirlik süreçlerinde teknik analiz, raporlama ve uyumlandırma hizmetleri verebileceklerini ifade etti. Erişilebilirlik logosu için teknik partnerlik Genelgede belirtilen, erişilebilirliği tescillenen kurumlara verilecek "Erişilebilirlik Logosu" kullanım hakkı için Fazlanet’in dijital danışmanlık ve izleme hizmetlerinin önemli bir referans noktası oluşturabileceğini aktaran Barış Bayram, tüm paydaşları birlikte çalışmaya davet etti.
5G ile 300 kilometre mesafeden gerçek zamanlı tasarım deneyimi
25 Haziran 2025 Çarşamba - 14:04 5G ile 300 kilometre mesafeden gerçek zamanlı tasarım deneyimi Turkcell, Beko ve Ericsson, yeni nesil iletişim teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik Avrupa Birliği destekli VERGE projesini hayata geçirdi. İstanbul ve Eskişehir’deki Ar-Ge ekipleri, zenginleştirilmiş gerçeklik (XR) ortamında endüstriyel ürün tasarımını ilk kez 300 kilometre mesafeden, gerçek zamanlı olarak birlikte gerçekleştirdi. Turkcell ile Avrupa’nın önde gelen ev teknolojileri şirketlerinden Beko ve iletişim teknolojilerinde küresel liderlerden olan Ericsson iş birliğinde gerçekleştirilen VERGE Projesi başarıyla tamamlandı. Türkiye’nin dijital üretim ve Ar-Ge ekosistemini güçlendirmeyi hedefleyen projenin sonuçları, düzenlenen çalıştayda paylaşıldı. Etkinlik kapsamında, Beko’nun Eskişehir’deki Ar-Ge Merkezi ile yaklaşık 300 kilometre mesafede bulunan Turkcell Kartal Plaza arasında kurulan 5G bağlantısıyla test çalışması gerçekleştirildi. Eskişehir ve İstanbul’daki Ar-Ge ekipleri, XR gözlükleri üzerinden eş zamanlı olarak etkileşim kurdu. Böylece tasarım uzmanı ekipler, fiziksel olarak aynı ortamda bulunmaksızın tek bir dijital platformda üç boyutlu tasarım görsellerini eş zamanlı olarak inceledi ve ortak tasarım çalışmaları yaptı. Bu uygulamayla Türkiye’de ilk kez endüstriyel ürün tasarımı, uzaktan ve gerçek zamanlı olarak yürütüldü. Turkcell ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, Beko Bilişim Teknolojileri Kıdemli Direktörü Yekta Caymaz, Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul, VERGE Proje Koordinatörü Prof. Dr. Oriol Sallent ile AB proje hakemlerinin yanı sıra Turkcell ve Ericsson’un TÜBİTAK destekli öncü Ar-Ge laboratuvarlarının proje hakemleri de katıldı. "Türkiye’nin teknoloji geliştiren bir ülke olma hedefine katkı sağlayacak" Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, projenin Türkiye’nin yalnızca teknoloji kullanan değil, aynı zamanda onu geliştiren bir ülke olma hedefine katkı sunduğunu vurguladı. Güngör, "Bilindiği üzere, Türkiye’nin 12’nci Ulusal Kalkınma Planı, dijital dönüşüm uygulamalarını da sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme hedefleri doğrultusunda öncelikli alanlardan biri olarak konumluyor. Avrupa Birliği’nin Ar-Ge desteği ile Turkcell’in liderliğinde bu hedeflere uygun bir vizyon ortaya koyan VERGE Projesi, yeni nesil ağ ve uç bilişim alanlarındaki gelişmiş teknoloji yetkinliklerini artırıyor. Türkiye’nin dijital altyapısını güçlendirmeyi hedefleyen bu proje, iş birlikleri aracılığıyla Türkiye’nin uluslararası Ar-Ge ekosistemindeki etkinliğine de katkı sağlıyor" dedi. "Dünyanın farklı noktalarından eş zamanlı ve yüksek etkileşimle çalışma olanağı" Çalıştayda konuşan Beko Bilişim Teknolojileri Kıdemli Direktörü Yekta Caymaz da şunları söyledi: "5G teknolojisinin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve geniş bağlantı kapasitesi, dijital dönüşümün temel taşlarını oluşturuyor. Şirket olarak biz de bu güçlü teknolojik potansiyeli en verimli şekilde değerlendirerek, inovatif uygulamalar geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Bu konuda Turkcell ve Ericsson ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, bu ekosistemi daha da güçlendiren bir adım oldu. VERGE projesi kapsamında geliştirdiğimiz çözümler sayesinde Ar-Ge ekiplerimiz, farklı illerden veya dünyanın farklı noktalarından eş zamanlı ve yüksek etkileşimle çalışabiliyor. Tasarım süreçlerimizi hızlandıran ve verimliliği artıran bu yaklaşım, XR teknolojileriyle desteklendiğinde sürdürülebilir tasarım ve ürün kalitesinde de önemli kazanımlar sağlıyor. Bu tür projeler, sadece teknolojiye değil aynı zamanda yenilikçiliğe, girişimciliğe ve sürdürülebilirliğe yatırım anlamı taşıyor. Şirket olarak dijital dönüşüm yolculuğumuzda bize yön veren bu vizyonla, geleceği bugünden şekillendirmeye devam ediyoruz." "Türkiye’nin dijital üretim ekosistemini güçlendirme yolunda önemli bir adım" Ericsson Türkiye Genel Müdürü Mehmet Oğul ise etkinlikte, 5G teknolojisinin endüstriyel tasarım süreçlerine entegrasyonunun önemine vurgu yaptı. Oğul, "Şirket olarak, Beko ve Turkcell ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, Türkiye’nin dijital üretim ekosistemini güçlendirme yolunda önemli bir adım oldu. 5G’nin sunduğu düşük gecikme ve yüksek hız gibi avantajlar, endüstriyel tasarım süreçlerini daha verimli ve etkileşimli hale getiriyor. Bu projeyi, teknolojinin yanı sıra inovasyon ve sürdürülebilirlik açısından da önemli bir katma değer olarak görüyoruz. Şirket olarak, geleceğin iletişim teknolojilerini şekillendirme vizyonumuzla, Türkiye’deki dijital dönüşüm yolculuğuna katkıda bulunmaya devam ediyoruz" dedi. 5G teknolojisiyle 300 kilometre mesafeden dijital tasarım deneyimi Yapılan açıklamaya göre, 5G’nin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve geniş bağlantı kapasitesi ile uzak mesafelerdeki farklı lokasyonlar arasında endüstriyel tasarım süreçlerinin daha verimli ve etkileşimli hale gelmesi sağlanıyor. Bu teknolojik gelişme, ürün geliştirme süreçlerini lokasyondan bağımsız olarak hızlandırarak firmaların küresel rekabet gücünü de artırıyor. 5G teknolojisiyle birlikte gelen ağ dilimleme kabiliyetinin; verimli kaynak kullanımı, güvenlik ve esneklik gibi avantajlarıyla birçok sektörde dijital dönüşüme katkı sağlaması bekleniyor. Proje kapsamında İstanbul ile Eskişehir arasında yapılan testte, 5G altyapısıyla çalışan gelişmiş sistem sayesinde büyük boyutlu ürün tasarım modelleri, ürün yaşam döngüsü yönetimi (PLM) yazılımlarına anlık olarak kaydedilebiliyor. Böylece tasarım süreçlerinde mesafeler ortadan kaldırılarak maliyet avantajı sağlanıyor. Proje kapsamında, 5G RAN şebekesi üzerinde ağ dilimleme teknolojisi uygulanıyor. Ağ kaynakları yapay zekâ algoritmalarıyla uçtan uca, otonom ve verimli şekilde yönetiliyor. Bu yenilikçi yaklaşımın, endüstriyel tasarım süreçlerinde ve farklı sektörlerde dijital dönüşümü hızlandırması amaçlanıyor.
KONE, müşteri planlama aracı KONE Studio’yu tanıttı
25 Haziran 2025 Çarşamba - 12:56 KONE, müşteri planlama aracı KONE Studio’yu tanıttı KONE, yeni nesil müşteri planlama aracı KONE Studio’yu Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’da kullanıma sunuyor. Asansör ve yürüyen merdiven alanında faaliyet gösteren KONE, müşteriler için asansör planlamasını daha hızlı, daha kolay ve daha işbirlikçi hale getirmek için tasarlanmış yenilikçi bir dijital hizmet olan KONE Studio’yu Orta Doğu, Türkiye ve Afrika bölgesinde tanıttı. Yapılan açıklamaya göre KONE Studio, KONE’nin tüm temel planlama ve tasarım araçlarını sezgisel bir platformda bir araya getirerek müşterilerin bina özelliklerini hızlı bir şekilde girmelerini, özelleştirilebilir asansör çözümlerini keşfetmelerini ve dakikalar içinde özel planlar almalarını sağlıyor. 7/24 ve talep edilen bina tipine göre kullanılabilen platform, müşterilerin her zaman en son ürün verileri, güvenlik düzenlemeleri ve şaft boyutlarıyla çalışmasını sağlayarak en başından itibaren verimli ve doğru bir şekilde tasarım yapmalarına yardımcı oluyor. Platform ile müşteriler şunları yapabiliyor: 3D görsellerle tasarım: KONE fiyatlandırma araçları ile senkronize edilmiş kolay, çevrimiçi bir araç kullanarak doğru dizaynı bulma. Bina şartnamelerini tam olarak kullanma: Planlamayı optimize etmek için her zaman güncel asansör verilerine erişim. Proje detaylarını kaydetme: Proje geliştikçe özel tasarımları depolayıp yeniden ziyaret etme. Proje özelliklerini dışa aktarma: CAD çizimlerini, BIM modellerini ve teknik özellik sayfalarını sadece birkaç tıklamayla indirme. Kayıt olmadan devam edin: Müşteriler, KONE Studio’yu özgürce keşfedebilir ve kullanabilir, kayıt olmak gerekmiyor. KONE Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Genel Müdürü Loay Dajani, "KONE Studio aracılığıyla, hız, basitlik ve işbirliğini sürecin merkezine koyarak müşterilerimizin asansör projelerini planlama ve tasarlama biçimlerini dönüştürüyoruz. Bu, dijital inovasyon ve müşteri odaklılığın öncülük ettiği Rise stratejimizle mükemmel bir uyum sağlıyor" dedi.