Son Dakika
|
İran'da hayatını kaybeden üst düzey askeri yetkililer için cenaze töreni
Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek ve yarı final eşleşmeleri belli oldu
Trabzonspor’da, Orhan Kaynak için tören düzenlendi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Savaş, küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu''
Kremlin: "Barış görüşmeleri için tüm taraflar İstanbul seçeneğine olumlu bakıyor"
Emeklilerin maaş ve ikramiyeleri bayram öncesi ödenecek
Servis aracı belediye otobüsüyle çarpıştı: 20 yaralı
Bakan Bayraktar: "Akaryakıt ve doğal gazda bir sıkıntı öngörmüyoruz"
"APP plakalarla ilgili uygulanan cezaları sileceğiz"
Bakan Gürlek: "(İBB davası) Davanın canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerekiyor"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
İran ve Hizbullah’tan İsrail’e füze ve roket saldırısı
Trump: "(İran) Onları yok edecek olsak, bunu bu öğleden sonra bile yapabiliriz"
Umman’ın petrol depolama tesislerine yönelik saldırı anı ortaya çıktı
Pezeşkiyan: "Savaşı sonlandırmanın tek yolu İran’a tazminat ödenmesidir"
Bakan Bayraktar, madencilerle iftar yaptı
Lübnan’da İsrail'in saldırıları nedeniyle can kaybı 634’e yükseldi
İsviçre'deki otobüs yangını failinin İsviçre vatandaşı olduğu açıklandı
TEKNOLOJİ
Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:47:20
Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 14:17
TOGÜ kampüsünde temiz enerji hamlesi
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Taşlıçiftlik Kampüsü’nde yapımı süren 2 megavat kapasiteli yeni Güneş Enerji Santrali’nin tamamlanmasıyla birlikte kampüsün elektrik ihtiyacının tamamının güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Taşlıçiftlik Kampüsü’nde sürdürülebilir enerji hedefleri doğrultusunda yürütülen Güneş Enerji Santrali (GES) projesinde çalışmalar hızla devam ediyor. TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, yapımı süren GES alanında incelemelerde bulunarak yetkililerden proje hakkında bilgi aldı. İncelemeye rektör yardımcıları, rektör danışmanları ve genel sekreter de eşlik etti. Kampüse yeni GES inşaa ediliyor Üniversitede hayata geçirilen yeni GES yatırımıyla birlikte kampüsün elektrik ihtiyacının tamamının güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. Proje kapsamında kampüste daha önce kurulan 1 megavat kapasiteli santrale ek olarak yeni bir güneş enerji santrali daha inşa ediliyor. "Çevreye duyarlı kampüsü oluşturacağız" İncelemeler sırasında açıklamalarda bulunan Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversitenin sürdürülebilir enerji kullanımı konusunda önemli bir adım attığını belirterek, "Yeni Güneş Enerji Santrali ile hem enerji maliyetlerimizi azaltacak hem de çevreye duyarlı bir kampüs oluşturacağız. Bu tür yatırımlar, geleceğe yapılan en önemli yatırımlar arasında yer alıyor" dedi. Yeni tesis 2 megavat güce sahip olacak Yapımı devam eden yeni Güneş Enerji Santrali’nin 2 megavat kurulu güce sahip olacağı ve yaklaşık 23 bin metrekarelik alan üzerine kurulduğu bildirildi. Modern altyapı ile inşa edilen santralde 2 bin 500 güneş paneli yer alacak. Paneller aracılığıyla elde edilen güneş enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülerek doğrudan kampüsün enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılacak. Yaklaşık 80 milyon lira maliyetle hayata geçirilen projenin tamamlanmasının ardından, kampüste mevcut bulunan 1 megavat kapasiteli santral ile birlikte toplam kurulu güç 3 megavata ulaşacak. Böylece Taşlıçiftlik Kampüsü’nün elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünün güneş enerjisinden karşılanması planlanıyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 12:18
Türk Telekom’dan çocuklara güvenli dijital dünya
Okul öncesi çağdaki çocukların güvenli koşullarda dijital dünyayla tanışmasını amaçlayan Türk Telekom, yerli teknoloji şirketi Düşyeri tarafından geliştirilen Uppy’nin ‘Tüm Ekranların Çocuk Modu’ özelliğiyle, dijital dünyayı güvenli ve verimli hale getirerek çocukların bilişsel gelişiminde ebeveynlere destek oluyor. Farklı yaş grupları için tasarladığı özel iletişim paketleri ve sağladığı fırsatlar ile dijital çağın olanaklarını herkes için erişilebilir hale getirmeyi amaçlayan Türk Telekom, çocukların teknoloji ile tanışmasının daha güvenilir koşullarda gerçekleşmesi için yenilikçi uygulamalar hayata geçiriyor. Şirket, yerli eğitim teknolojileri şirketi Düşyeri’nin geliştirdiği Uppy uygulaması ile okul öncesi çağdaki çocukların (2-6 yaş) dijital dünyada güvenli ve verimli vakit geçirmelerini amaçlıyor. ‘Tüm Ekranların Çocuk Modu’, çocukların ilgi ve gelişim ihtiyaçlarına uygun oyun ve uygulamaları uzmanlar tarafından hazırlanan güvenli bir ekosistem içinde sunuyor. Çocukların dijital dünyada vakit geçirirken zihinsel gelişimine de destek olan Uppy, gelişmiş ölçme değerlendirme modelleri ile ebeveynlerin çocuklarının ilgi duyduğu alanları keşfetmesine de olanak tanıyor. "Çocukların güvenliği ve zihinsel gelişimi en büyük önceliğimiz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü olarak ülkemizi geleceğe taşırken, aynı zamanda önemli sorumluluklarımız da bulunuyor. Teknolojiyi ve dijital çağın olanaklarını herkes için ulaşılabilir kılmak adına Türkiye’nin 81 ilinin her köşesinde durmaksızın çalışıyoruz. Farklı yaş grupları ve farklı profiller için özel tasarlanmış iletişim paketleri ve avantajlar sunarak dijital dünyayı herkes için erişilebilir hale getiriyoruz. Dijital dünya birçok faydayı ve fırsatı beraberinde getirse de özellikle çocukların güvenliği dikkat edilmesi gereken konuların başında bulunuyor. Cumhurbaşkanımızın imzaladığı "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi" küresel ölçekte örnek teşkil eden önemli bir adım oldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız da 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesini içeren önemli bir çalışma yürütüyor. Dijital dönüşümün öncü kurumu olarak biz de dijital dünyada çocukların güvenliğini sağlamak adına önemli çalışmaları hayata geçiriyoruz. Son olarak yerli eğitim teknolojileri şirketi Düşyeri’nin geliştirdiği Uppy ile çocuklarımızın dijital dünya ile bağlantısını güvenli hale getiriyoruz. Uzmanlar tarafından hazırlanan zengin içerikler çocukların zihinsel gelişimine katkı sağlarken, ebeveynlerin çocuklarının ilgi alanlarını keşfetmesine de olanak tanıyor. Dünya çapında örnek olan bu uygulama ile 2-6 yaş grubundaki çocuklarımızın teknoloji ile güven içinde tanışmasını sağlıyoruz. Başta çocuklarımız olmak üzere herkes için güvenli ve erişilebilir bir dijital dünya inşa etmek amacıyla çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Dünyanın en iyi eğitim teknolojileri uygulamalarından biri Yapılan açıklamaya göre, tüm cihazların çocuk modu vizyonu ile geliştirilen Uppy’de; çocukların ve ebeveynlerin tercih ettiği oyunlar ile mobil uygulamalar Türk bilim insanları ve mühendisler tarafından özel olarak hazırlandı. Uppy oyun mağazasında 130’dan fazla mobil oyun; TV uygulamasında 20’den fazla dizi ve 5 binin üzerinde video; kitap uygulamasında 260’tan fazla kitap, oku, izle ve dinle seçeneği ile yer alıyor. Uppy’nin güvenli ve kişiselleştirilmiş YouTube uygulamasında uzmanlar tarafından seçilen 35 bini aşkın video; meditasyon uygulamasında 9 farklı kategoride 100’den fazla içerik; uyku uygulamasında 5 farklı kategoride 100’ü aşkın uyku içeriği; müzik uygulamasında 100’den fazla çocukların gelişimini destekleyen klasik müzik içeriği yer alıyor. Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Nvidia’nın AI iş ortaklığı kapsamında Türkiye’den seçtiği ilk eğitim teknolojileri uygulaması olan Uppy, farklı kıtalardan gelişmiş ve yükselen ekonomileri aynı platformda bir araya getiren uluslararası G20 oluşumunun 2023’te Hindistan’da gerçekleştirdiği zirvede eğitim teknolojileri kategorisinde dünyanın en iyi ikinci girişimi seçildi. Türk Telekom müşterileri, dijital kanallar (Türk Telekom uygulaması ve online işlemler) üzerinden mobil veya evde internet faturalarına ek olarak Uppy üyeliğini satın alabilecek. Kullanıcılar, App Store veya Google Play mağazalarından Uppy uygulamasını indirerek akıllı cihazlarında kullanabilecekler. Sebit, UppyEdu platformunu okul öncesi öğrencilerine ve öğretmenlere sunacak Türk Telekom’un eğitim teknolojileri şirketi Sebit de Düşyeri ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında UppyEdu platformunu, kurumsal anlaşması bulunan okullarda okul öncesi öğrencilerinin ve öğretmenlerinin hizmetine sunacak. Vitamin, Raunt ve Sebit VCloud gibi Türkiye’de milyonlarca öğrenci ve öğretmen tarafından kullanılan eğitim çözümlerinin üreticisi Sebit; MEB Okul Öncesi Öğretim Programı’na uygun hazırlanan ve okul öncesi eğitim materyali ihtiyaçlarına yönelik geniş, modüler bir kütüphane sunan UppyEdu ile öğretmenlere zengin içerik ve sınıf yönetimi desteği sağlayacak.
11 Mart 2026 Çarşamba - 11:10
Dicle Elektrik Diyarbakır’ın tarihi mirasına ışık tutuyor
İslam aleminin 5’inci Haremi Şerifi olarak kabul edilen Diyarbakır Ulu Cami, Dicle Elektrik tarafından özel bir projeyle aydınlatıldı. 1,5 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje sayesinde binlerce yıllık ibadethane, yeni aydınlatmasıyla geceleri de dikkat çekiyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefliyle hizmet veren Dicle Elektrik, insan ve kültür odaklı projeleriyle bölgenin değerlerine sahip çıkmayı sürdürüyor. Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan Diyarbakır Ulu Cami, gerçekleştirilen yeni aydınlatmasıyla Ramazan ayı nedeniyle kente gelen ziyaretçilerin dikkatini çekmeye devam ediyor. Tarihi mirasa modern ve kalıcı dokunuş Camideki mevcut aydınlatma altyapısının zamanla işlevini yitirmesi üzerine, tarihi yapının kimliğine uygun ve uzun ömürlü bir sistem kurulması amacıyla Dicle Elektrik tarafından kapsamlı bir çalışma başlatıldı. 1,5 milyon liralık yatırımla cami avlusundaki tüm sütunlar, şadırvan, ibadet alanlarının dış cepheleri ve minare özel ekipmanlarla yeniden aydınlatıldı. Proje kapsamında şehrin önemli simgelerinden Dört Ayaklı Minare de ışıklandırma sistemine dahil edildi. Tarihi mekanların aydınlatılmasında dünya genelinde tercih edilen ileri teknoloji wallwasher sistemleriyle hayata geçirilen çalışma, Mardin’den getirilen taş ustalarının katkısı ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü uzmanlarının gözetiminde titizlikle tamamlandı. Yapılan özel aydınlatma uygulamasıyla birlikte, özellikle akşam saatlerinde Ulu Cami ve çevresinde ziyaretçi yoğunluğunun daha da arttığı görülüyor. Gerçekleştirilen çalışma, kentin kültür ve inanç turizmine katkı sağlarken, Diyarbakır’ın tarihi değerlerinin daha görünür hale gelmesine de önemli destek sundu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mart 2026 Pazartesi- 11:57
Tokat’ta yerli parmak izi sistemiyle sınıf yoklaması dijital ortama taşındı
2
10 Mart 2026 Salı- 11:00
ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Yiğit: "Dosta güven, düşmana korku verecek önemli ürünlerimiz var"
3
11 Mart 2026 Çarşamba- 12:18
Türk Telekom’dan çocuklara güvenli dijital dünya
4
11 Mart 2026 Çarşamba- 11:10
Dicle Elektrik Diyarbakır’ın tarihi mirasına ışık tutuyor
5
09 Mart 2026 Pazartesi- 10:22
Efelerli öğrenciler robot tasarımında Ege Bölgesi birincisi oldu
07 Haziran 2025 Cumartesi - 13:18
Prof. Dr. Uday Maitra’dan, üç önemli konferans
Atatürk Üniversitesi, Erasmus+ Personel Hareketliliği Programı kapsamında önemli bir akademik buluşmaya ev sahipliği yaptı. Hindistan Bilim Enstitüsü (Indian Institute of Science - IISc) Organik Kimya Bölümü öğretim üyesi ve kimya eğitimi alanında uluslararası düzeyde tanınmış bir bilim insanı olan Prof. Dr. Uday Maitra, Kimya Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi olan eşi Prof. Dr. Samita Maitra ile birlikte Atatürk Üniversitesini ziyaret etti. Ziyaret süresince Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözbilir’in ev sahipliğinde çeşitli bilimsel ve kültürel etkinlikler düzenlendi. Prof. Dr. Maitra, Kazım Karabekir Eğitim Fakültesinde "A Systems Thinking Approach in Understanding Organic Reaction Mechanisms" başlıklı konferansında organik kimya mekanizmalarını sistem düşüncesiyle ele alırken, Fen Fakültesi Kimya Bölümünde ise "A Simple, Inexpensive and Versatile Photoluminescent Sensor Platform for Multiple Analytes" ve "Drug Design - Is It Really That Easy?" başlıklı iki farklı konferans verdi. Akademisyenler ve öğrenciler tarafından ilgiyle takip edilen bu konferanslar hem eğitim içerikleri hem de sunum teknikleriyle katılımcılara yeni bakış açıları kazandırdı. Prof. Dr. Mustafa Sözbilir, bu tür uluslararası etkinliklerin kültürel etkileşimi artırarak bilimsel iş birliklerine önemli katkılar sunduğunu ve Atatürk Üniversitesinin uluslararasılaşma vizyonuna hizmet ettiğini ifade etti. Prof. Dr. Maitra, ayrıca şimdiye kadar 93 farklı eğitim kurumunda gerçekleştirdiği "Chemistry is Fun! - Kimya Eğlencelidir!" adlı deneysel gösteri sunumunun 94.sünü Erzurum Bilkent Özel Laboratuvar Lisesinde gerçekleştirdi. Lise öğrencileri tarafından büyük ilgi gören bu etkinlik, genç bireylerde bilimsel farkındalığın artırılmasına yönelik anlamlı bir adım olarak değerlendirildi. Ziyareti kapsamında, Atatürk Üniversitesinin çeşitli birimlerini de gezen Prof. Dr. Maitra, Atatürk Üniversitesi Dış İlişkiler Ofisi, DAYTAM, Biyoçeşitlilik Bilim Müzesi, Buz Müzesi, Hurufat Baskı Müzesi ve İçsu Balıkları Araştırma Merkezi gibi merkezlerde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Atatürk Üniversitesinin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı faaliyetleri hakkında bilgi alan Maitra, Atatürk Üniversitesini çağdaş ve dinamik bir yükseköğretim kurumu olarak değerlendirdi. Prof. Dr. Uday Maitra Kimdir? Hindistan Bilim Enstitüsü (IISc) Organik Kimya Bölümü öğretim üyesi olan Prof. Dr. Uday Maitra, aynı zamanda Hindistan Bilim Akademisi (INSA) üyesi ve Uluslararası Temel ve Uygulamalı Kimya Birliği (IUPAC) Kimya Eğitimi Komitesi yürütme kurulu üyesidir. Temel bilimler, mühendislik ve yönetim alanlarında Hindistan’ın önde gelen kurumlarından biri olan IISc’de yürüttüğü araştırmalar ve verdiği eğitimlerle uluslararası alanda saygın bir yer edinen Prof. Dr. Maitra, kimya alanındaki yenilikçi çalışmalarıyla tanınmakta ve dünya genelinde çeşitli konferanslar düzenlemektedir.
06 Haziran 2025 Cuma - 13:07
Türkiye’de keşfedilen endemik anason türüne Prof. Dr. Başer’in adı verildi
Türkiye’de keşfedilen endemik bir anason türü, Prof. Dr. Hüsnü Can Başer’in adıyla literatüre geçti. Son keşifle Prof. Dr. Başer’in ismi Türkiye’de beşinci kez, yeni keşfedilen bir bitkiye verilmiş oldu. Tıbbi ve aromatik bitkiler alanında yaptığı bilimsel çalışmalarla tanınan Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can Başer’in adı, Türkiye florasına yeni kazandırılan endemik bir bitki türüne verildi. Konya’da keşfedilen ve maydanozgiller (Apiaceae) familyasına ait olan bu yeni anason türü, bilim dünyasında "Pimpinella husnucan-baseri, Can Anasonu" adı ile literatüre geçti. Bitkinin keşfi, Dünya Biyoçeşitlilik Günü olan 22 Mayıs’ta kamuoyuna duyuruldu. Yeni türü bilim dünyasına kazandıran Prof. Dr. Ahmet Duran, anason türünü, bilimsel katkılarıyla KKTC, Türkiye ve dünyada saygı gören Prof. Dr. Hüsnü Can Başer’e ithaf etti. Bu adlandırma ile Prof. Dr. Başer’in ismi Türkiye florasında beşinci kez bir bitki türüne verilmiş oldu. Yeni endemik türün ilaç ham maddesi potansiyeli araştırılacak Konya’nın Hadim ilçesinde dar bir alanda yetişen "Can anasonu", doğal yaşam alanının yerleşim yerleri ve tarım alanlarıyla çevrili olması nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu durum ise bitkiyi Türkiye’nin öncelikli korunması gereken endemik türlerinden biri haline getiriyor. Tehlike altındaki bu endemik tür, taşıdığı tıbbi ve aromatik özellikler sayesinde ilaç hammaddesi olarak değerlendirilmek üzere bilimsel araştırmalara da konu olacak. Adını doğaya yazdırdı: Beş bitki türüne adı verildi Yeni keşifle Prof. Dr. Hüsnü Can Başer’in adı beşinci kez bir bitki türüne ismi verildi. Farmasötik bilimlere ve botanik alanına yaptığı bilimsel katkılar ile ön plana çıkan Prof. Dr. Hüsnü Can Başer’in adı böylece Türkiye florasında önemli bir yer edindi. Bu türlerden biri; "Başer Lohusaotu (Aristolochia baseri)" olurken, bir diğeri ise doğrudan Prof. Dr. Hüsnü Can Başer’in adını taşıyan "Hüsnü Can Başer Kekiği (Origanum husnucan-baseri)" oldu. "Başer Peygamber Çiçeği (Centaurea baseri)" ile taşlık alanlarda yetişen "Başer Kaya Kekiği (Thymus baseri)" de bu listede yer aldı. Son olarak ise; anason türlerinden biri "Can Anasonu (Pimpinella husnucan-baseri)" olarak adlandırıldı. Ödüllerle taçlanan akademik kariyer Uluslararası bilim çevresinde farmakognozi, fitokimya, botanik ve etnofarmakoloji alanlarındaki çalışmaları ile bilinen Prof. Dr. Hüsnü Can Başer, birikimini öğrencilerine aktarmaya devam ediyor. "Handbook of Essential Oils" adlı eseriyle 2016 yılında ABC James A. Duke Mükemmeliyet Ödülü’nü kazanan Prof. Dr. Başer, kariyeri boyunca TÜBİTAK Bilim Ödülü, IFEAT Hizmet Madalyası ve Türk Eczacıları Birliği Yaşam Boyu Onur Ödülü gibi prestijli ödüllere de layık görüldü. Prof. Dr. Başer, binden fazla makale, 61 kitap ve 142 kongre bildirisi yayımlayarak, 19 yüksek lisans ve 10 doktora tezine de danışmanlık yaptı.
05 Haziran 2025 Perşembe - 22:47
Savunma Sanayii Başkanı Görgün duyurdu: DeltaV iki kademeli hibrit roket 200+ km irtifaya ulaşarak rekor kırdı
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, DeltaV tarafından geliştirilen iki kademeli hibrit roket sisteminin 200 kilometrenin üstünde irtifaya ulaşarak irtifa rekoru kırdığını duyurdu.
05 Haziran 2025 Perşembe - 15:56
Aydın’da çalışmalarını yürüten Ar-Ge ekibi sivrisinek ve haşere ile mücadelede yeni savunma hattı oluşturdu
Yaz aylarında hayatı kabusa çeviren haşere ve sivrisinekle mücadele için Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent’te faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge ekibi yeni bir formülasyon ile mücadele yöntemi geliştirdi. Ar-Ge ekibinin içinde yer alan kimyager Aslı Aktaş, yeni ürün ile doğaya zarar vermeden haşere ile mücadele edileceğini belirtti. ADÜ Teknokent’te geliştirilen ve şu ana kadar 18 patentli buluşa imza atan Karya Farma HBX Ar-Ge tarafından geliştirilen ve HBX-HGM71 (2020/04013) adı verilen ürün ile vektör kaynaklı tehditlere karşı yeni bir dönem başlatıldığı belirtildi. Çalışmaları hakkında bilgi veren Kimyager Aslı Aktaş, "Daha önce sadece 1 dakikada 23 milyar bakteriyi yok etmesiyle dikkat çeken formülü şimdi sivrisinek, haşere ve küf mantarlarıyla mücadelede kullanmaya başladık. HBX-HGM71, laboratuvar ortamında test edilen etkileyici antimikrobiyal gücünün yanı sıra, sahada da vektör kaynaklı tehditlere karşı doğal ve çevreci bir çözüm sunuyor. Özellikle hayvan çiftlikleri, barınaklar, ahırlar, yem depoları ve sulak alanlar gibi riskli bölgelerde kullanıldığında, sivrisinek larvalarını baskılayıcı ve küf mantarlarını yok edici özellikleriyle öne çıkıyor" diyerek yaz aylarını kabusa çeviren haşerelerle bu formül ile çok daha kolay mücadele edilebileceğini belirtti. HBX-HGM71’in zeytin yaprağı, incir ekstresi, propolis ve kekik gibi doğal bileşenlerden oluşan patentli bir karışım olduğunu kaydeden Aktaş, "Bu formülün en büyük avantajı, hem bakteriyel hem de fungal tehditlere karşı hızlı ve etkili olurken, aynı zamanda sivrisinek gibi vektör organizmaların yaşam döngüsünü doğaya zarar vermeden bozmasıdır. Mersin, Aydın ve Isparta’daki sahalarda testlerimiz olumlu sonuç verdi. Formül, durgun su yüzeylerinde ince bir biyofilm oluşturarak sivrisinek larvalarının oksijen almasını engelliyor. Bu sayede larvaların erişkin sivrisineklere dönüşmesi durduruluyor. Aynı zamanda HBX-HGM71’in uçucu aromatik bileşenleri, ergin sivrisineklerin yumurtlama ve konaklama davranışlarını bozarak bölgeden uzaklaşmalarına neden oluyor. Aydın’ın dünyaca ünlü kekik çeşitleriyle zenginleştirilen HBX-2371 antimikrobiyal ajanı, içerdiği yüksek fenolik bileşikler ve doğal uçucu yağlar sayesinde bakteri, mantar ve virüslere karşı güçlü bir biyolojik bariyer oluşturur" diye konuştu.
05 Haziran 2025 Perşembe - 15:40
Türk mühendislerin tasarladığı bu araçla, canlı hayvan naklinde 5 yıldızlı konfor dönemi başladı
Aydın’da faaliyetlerini sürdüren ve dünyanın pek çok ülkesine trailer üreten OKT Trailer’de Türk mühendisler tarafından tasarlanıp üretilen yeni nesil hayvan nakil araçları ile canlı hayvan taşımada 5 yıldızlı konfor dönemi başladı. Hayvan sevkiyaının en fazla olduğu bu günlerde kurbanlıklar OKT Trailer tarafından üretilen canlı hayvan taşıma araçları ile hiç strese girmeden adreslere teslim ediliyor. Yüzde 100 Türk yapımı olan olan havalandırma, sulama ve yerine göre yemleme sistemi bile olan araçta hayvanların rahatı için her şey düşünülmüş. Kurban Bayramı’nda üreticilerin ve kurban keseceklerin en çok önem verdiği konuların başında, hayvanların sağlıklı ve strese girmeden nakledilmesi geliyor. Bu süreçte hayvan refahını ve taşıma güvenliğini ön planda tutan çözümler büyük önem kazanıyor. Türkiye’nin önde gelen treyler üreticilerinden OKT Trailer, geliştirdiği canlı hayvan taşıma aracı ile bu alanda dikkat çekici bir çözüm sunuyor. OKT Trailer’in canlı hayvan taşıma aracı, geliştirilmiş havalandırma sistemi, kaymaz zemin yapısı ve hayvan refahını önceleyen, hayvanlarn büyüklüğüne göre 2 yada 3 kat olarak değişen iç tasarımı ile sunduğu konforlu yolculuk imkanlarıyla, taşıma sırasında hayvanlar kendilerini güvende hissediyor. Yolculuk boyunca sarsıntıyı en aza indiren süspansiyon yapısı ve ferah iç hacim, hayvanların strese girmesini önlüyor ve hayvanların taşıma sonrası hızlı toparlanmalarını sağlıyor. Kurban döneminde yoğun sevkiyatlarda üreticiler için büyük kolaylık sunan OKT Trailer’in ürettiği canlı hayvan taşıma aracı, üreticilerin yaşadığı lojistik sıkıntıları da ortadan kaldırıyor. OKT Trailer’ın canlı hayvan taşıma aracı sayesinde eskiden kamyonlarla 3-4 sefer yaptıkları taşıma işlemini tek seferde çok daha rahat şartlarda yapabildiklerini ifade eden Mustafa Güler, "Firmamız yarım asırdan beri tarım ve hayvancılık ile uğraşıyor. Kurban Bayramı’nın gelmesi ile sevkiyatlarımız başladı. OKT Trailer’ın canlı hayvan taşıma için hazırladığı 3 katlı bu aracı kullanıyoruz. Bugün büyükbaş hayan taşıyacağımız için 2 katını kullanıyoruz. Ama koyun, keçi gibi küçükbaş hayvan taşıyacağımız zaman 3 katının hepsinden yararlanabiliyoruz. Hayvanlarımızı aracımıza yükledikten sonra emniyet pimlerini de taktık. Hayvan Taşıma Kanunu’na göre hayvanların refahı düşünüldüğü için özel bölmelerin içerisinde taşımaları gerçekleştiriliyor. Hayvanlarımızın boyunları dik olarak taşınıyor, başları aşağıya eğilmiyor. Aracımızda uzun yollar için özel tasarlanmış sulama sistemleri, havalandırma sistemleri bulunuyor. Havanların tırnaklarına geçen, kaymalarını önlemek amacıyla taban var. Daha önce diğer türlü yük taşımacılığı yaptım. Eskiden kamyonlarla o günün şartlarında hayvan refahına uygun olmayan şartlarda taşınıyordu. 2016 yılında OKT Trailer’ın canlı hayvan taşıma aracı ile tanışınca işlerimiz daha da kolaylaştı. Çünkü bu eski kamyonlarla 3-4 seferde yaptığımız işi artık bu araç ile tek seferde halledebiliyoruz. Kamyonlar 12-13 hayvan alırken, canlı hayvan taşıma aracımız hayvanın büyüklüğüne göre 40 ila 60 adet hayvan alıyor. Şu anda yasal mevzuatlara ve tüm taşıma durumlarına uygun şekilde içerisinde 50 adet hayvanımız bulunuyor. Kurban Bayramı yoğun geçiyor. Biz bu işi yaparken arkamızda canlı hayvan taşıma aracının gücünü hissettiğimiz için yorulmuyoruz. Çok şükür ilerimiz güzel, aracımız ise her şeyden güzel" dedi. "Araç sayesinde hayvana eziyet ’sıfır’ oluyor" Kurban Bayramı’nın manevi havasına uygun olarak hayvana eziyet etmeden taşımacılık yapıldığını kaydeden Güler, "Hayvan Taşıma Kanunu’nda hayvana eziyet sıfır olmalıdır. Kurban Bayramı’nın da manevi havasına uygun olmak zorunda her şey ve hayvana eziyet edilmez. Aracımızın özel rampası sayesinde hayvanı araca almakta dahi zorlanmıyoruz. Eskiden hayvanlarımızı taşırken araçların fiziki yetersizliğinden dolayı zorlanıyorduk ancak canlı hayvan taşıma aracını kullanmaya başladığımızdan bu yana bize sağladığı her türlü imkan ile işlerimizi kolaylaştırıyor. Hayvanların refahı gözetilerek düşünülen bu araç katlı olarak üretilmiş. Büyükbaşta 2, koyun keçi gibi küçük baş hayvanlarda 3 kat yükleme yapabiliyoruz. Büyükbaşta hayan ağırlığına göre 40-60, küçükbaşta da 400-450 hayvanı çok rahat bir şekilde taşıyabiliyoruz" diye konuştu.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 20:53
"Yapay Zeka Uygulamaları Eğitim Protokolü" imzalandı
Erzincan, Bayburt ve Erzurum’da gazetecilere yapay zeka uygulamaları eğitimi verilecek. İletişim Başkanlığı Erzincan Bölge Müdürlüğü ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) arasında, basın mensuplarına yönelik yapay zeka eğitimlerini kapsayan "Yapay Zeka Uygulamaları Eğitim Protokolü" imzalandı. İletişim Başkanlığı Erzincan Bölge Müdürü Metehan Akkaya, projenin hayata geçirilmesindeki desteklerinden ötürü KUDAKA Yönetim Kurulu Dönem Başkanı Bayburt Valisi Mustafa Eldivan ve KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven’e teşekkür etti. Proje kapsamında Erzurum, Bayburt ve Erzincan’da görev yapan basın mensuplarına yapay zeka ile haber metni yazımı, görüntü montajı ve fotoğraf üretimi, kamera kullanımı, görsel iyileştirme teknolojileri, yapay zeka destekli drone teknolojisi gibi alanlarda eğitim verilmesi planlanıyor.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 14:21
İHA eğitimiyle öğretmenler geleceğin projelerine hazırlanıyor
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) desteğiyle yürütülen "Teknik Bölüm Öğretmenleri İçin İnsansız Hava Aracı Teorik ve Pratik İmalat Eğitimi ve Danışmanlık Projesi" başarıyla tamamlandı. Eğitim sonunda öğretmenler, kendi İHA prototiplerini geliştirme yetkinliğine ulaştı. Proje, OKA’nın 2024 yılı Girişimcilik Ekosisteminin Desteklenmesi Teknik Destek Programı kapsamında özel bir eğitim kurumu tarafından hayata geçirildi. Bir özel kolejde gerçekleştirilen eğitimlerde 5 teknik öğretmene; montaj, yazılım, prototip üretimi, uçuş testi ve bakım-onarım konularında teorik ve pratik bilgiler aktarıldı. Proje tabanlı öğrenme yaklaşımıyla yürütülen süreçte katılımcılara birebir danışmanlık desteği de sunuldu. Eğitimle sadece öğretmenler değil, öğrenciler de kazanacak 48 saat süren program sonunda katılımcılar, İHA sistemleri alanında kapsamlı bilgi ve deneyim kazandı. Elde edilen yetkinlikler sayesinde öğretmenlerin hem bireysel gelişimi desteklendi hem de okul müfredatlarının teknolojiyle zenginleşmesine katkı sağlandı. Proje kapsamında hazırlanan "İnsansız Hava Aracı Geliştirme Kılavuzu" ile eğitimin kalıcı etkileri pekiştirilecek. Uzun vadede ise bu eğitimden 100’den fazla öğrencinin faydalanması, öğretmenlerin TEKNOFEST gibi ulusal teknoloji yarışmalarına hazırlanan öğrencilere mentorluk yapması hedefleniyor. Eğitimler, düzenlenen kapanış ve sertifika töreniyle sona erdi. Törende teknik öğretmenlere başarı sertifikaları takdim edildi.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 12:20
Antalya’nın altyapı yazılımı Manisa’ya taşınıyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü ALDAŞ Teknoloji Ofisi tarafından geliştirilen "Altyapı Bilgi Yönetim Sistemi", Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin kullanımına açılıyor. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek arasında imzalanan işbirliği protokolüyle, yerli ve milli yazılım çözümü iki şehir arasında ortak kullanılacak. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, "Dijital dönüşüme sadece iş dünyası değil, yerel yönetimlerin de ayak uydurması son derece önemlidir" ifadelerini kullanırken; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, "Suyun kaynağından eve ulaşana kadar her adımı izleyen bu sistemi oluşturmak, bizim için çok değerli bir adım" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü ALDAŞ Teknoloji Ofisi tarafından geliştirilen "Altyapı Bilgi Yönetim Sistemi", Manisa Büyükşehir Belediyesi’nde kullanılmaya başlanıyor. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in imzaladığı işbirliği protokolüyle, Antalya’da başarıyla uygulanan yerli ve milli sistem Manisa’nın altyapı süreçlerine entegre edilecek. İki büyükşehir arasında teknoloji köprüsü Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin dijital dönüşüm stratejileri doğrultusunda geliştirilen sistem, altyapı verilerinin dijital ortamda takibini sağlarken; arızaların, bakım süreçlerinin, su kayıp-kaçaklarının ve hizmet sürelerinin tek merkezden izlenebilmesine imkan tanıyor. İmza töreninde konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, dijitalleşmenin kamu hizmetleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Dijital dönüşüme sadece iş dünyası değil, kamusal alanda biz yerel yönetimlerin de ayak uydurması hizmet kalitesi, zaman yönetimi, işgücü, tasarruf gibi konularda avantaj sağlaması açısından son derece önemlidir" dedi. 2022 yılında belediye iştiraki ALDAŞ’ın Akdeniz Üniversitesi Teknokent bünyesinde nitelikli bir yazılım ekibi kurduğunu, ASAT’ın tüm bileşenlerini ayrıntılı analiz ederek süreçleri yeniden yapılandırdığını aktaran Böcek, sistemin tamamen belediyeye ait olduğunu ve geliştirme sürecinin belediye mühendisleri tarafından yürütüldüğünü belirtti. "Tüm veriler sisteme anında yansımakta" Sistemin kent ihtiyaçlarına göre ölçeklendirildiğini ve modern teknolojik altyapıyla donatıldığını ifade eden Böcek, "Tüm veriler sisteme anında yansımakta ve merkezden canlı olarak izlenebilmektedir. İçme suyu ve atıksu hizmetleri veriye dayalı olarak takip edilmekte, su kayıp kaçaklarıyla mücadelede büyük katkı sağlamaktadır. Arızanın konumu, o noktaya gönderilen araç, aracı kullanan personel, harcanan süre ve kullanılan malzemeye kadar tüm süreç kayıt altında tutulmaktadır. Her arızanın maliyeti ölçülebilmektedir. Pompa performansları, arıza yoğunlukları gibi veriler görülebilmektedir. Sonuç olarak; her zaman ifade ettiğim gibi ‘Ölçemediğinizi kontrol edemezsiniz, kontrol edemediğinizi yönetemezsiniz’" diye konuştu. "Varlık yönetimini dijital olarak hayata geçirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz" Elde ettikleri deneyimlerin Manisa ile paylaşılıyor olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Böcek, "Bugün Manisa Büyükşehir Belediyemiz ve Sular İdaresi MASKİ Genel Müdürlüğü ile işbirliği protokolü gerçekleştiriyoruz. Bu protokol ile sadece bir yazılımı değil, ortak aklı ve dayanışmayı, yerel yönetimlerimiz arasındaki örnek işbirliğimizi ortaya koyuyoruz. Hem zaman hem de kaynak açısından verimli bir çözüm elde ediyoruz. Ayrıca dışa bağımlı olmayan, tamamen yerli kaynaklarla geliştirilmiş bir sistemi kullanmak, bizler için bir kamu sorumluluğu niteliği taşımaktadır. 20 yılı aşkın süredir kurulmaya çalışılan varlık yönetimini dijital olarak hayata geçirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. İşbirliği devam edecek Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ise altyapı bilgi yönetim sisteminin yerel yönetim işbirliği açısından taşıdığı önemi vurguladı. Zeyrek, "Altyapı Bilgi Yönetim Sistemi hem kamu kaynaklarını kullanmakta hem de hizmetin bir an önce ulaşılabilmesi ve vatandaşın memnuniyetle sonlanması noktasında gerçekten çok önemli bir projedir. Yaklaşık dört beş aydır belediyelerimiz arasında süren görüşmeler sonucunda, bu projeyi ortaya koyan ALDAŞ ve Manisa Büyükşehir Belediyemizin MASKİ yöneticileri, projenin kamu kaynaklarının kullanımından vatandaşlarımızın evine ulaşan suya kadar adım adım takip edildiği ve daha da önemlisi yerel yönetimlerin ortaklaşa çözüm üretebildiği noktada ne kadar değerli olduğunu ortaya koymuştur" dedi. İmzanın sadece bir başlangıç olduğunu dile getiren Zeyrek, "Bugün burada bu projeye imza atmak aslında sadece bir adım. Bunun altında daha da ilerleyen süreçlerde hem Antalya Büyükşehir Belediyemizin hem Manisa Büyükşehir Belediyemizin geliştirdiği tüm projelerde artık bu kardeşliği, birliği, beraberliği ortaya koyacağının bir göstergesidir" diye konuştu. Başkan Zeyrek sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben, suyun kaynağından çıktıktan sonra evlerimize ulaşıncaya kadar her adımının tek tek izlendiği, oluşabilecek sorunlarda oraya giden arkadaşlarımızın artık süresini ve bizim kaynaklarımızı en doğru şekilde kullandığı, tek bir merkezden yönetilen bu sistemi oluşturan ALDAŞ yönetimine ve emeği geçen arkadaşlarının hepsine çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra, Eskişehir ve diğer büyükşehir belediyelerinin de bu sistemi örnek alacaklarına ve kamu kaynaklarını daha verimli kullanacaklarına dair hiçbir şüphem yok. Biz de Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak kendi yazılımcılarımızla birlikte, hiçbir dışarıdan hizmet almadan oluşturduğumuz projeleri hem Antalya’mıza hem de tüm belediyelere sunmak, kaynaklarımızla ve günlük sorunlara çözüm üretmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Yerel yönetimlerin birlikteliği, ortak aklın oluşturulması ve bir birine bu noktada destek vermesini gerçekten çok önemsiyorum."
04 Haziran 2025 Çarşamba - 11:46
BTÜ’de su baskınlarına karşı yapay zekâ destekli çözümler
Bursa Teknik Üniversitesinin "iklim değişikliği" projesi, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen yarışmada ikinciliği hak etti. Proje; iklim değişikliği kaynaklı su baskınlarına karşı mahalle ölçeğinde sürdürülebilir ve etkili çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından "İklim Değişikliğine Uyum" temalı fikir yarışması düzenlendi. Gençlerin iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik çözüm önerilerini ortaya koyduğu fikir yarışmasında, Bursa Teknik Üniversitesi ikinciliği elde etti. Finale kalan projeler; çözümün etkisi, uygulanabilirlik, sürdürülebilirlik, yenilikçilik, sunum becerisi, paydaş iş birliği ve ölçeklenebilirlik kriterleri üzerinden değerlendirildi. Toplam 127 projenin değerlendirildiği yarışmada; BTÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nin "Yapay Zekâ ile Güçlendirilmiş Mahalle Temelli Su Yönetimi: Yağmur Bahçeleri ve Geçirgen Sokaklarla İklim Dirençli Kent Modeli" başlıklı projesi ikincilik ödülüne layık görüldü. Kazananlar, Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle ödüllendirildi. Proje ekibinde; Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nden Doç. Dr. Ebru Kamacı Karahan, Dr. Öğretim Üyesi Sinem Tapkı, öğrenciler Cemre Koçlu ile Şüheda Ceylan ve İstanbul Üniversitesi Orman Endüstri Mühendisi mezunu Seher Tuğçe Özdemir yer aldı. BTÜ’nün projesi, iklim değişikliği kaynaklı su baskınlarına karşı mahalle ölçeğinde sürdürülebilir ve etkili çözümler geliştirmeyi amaçlıyor. Bursa’da pilot uygulaması planlanan modelde, doğa temelli yöntemler olan yağmur bahçeleri ve geçirgen yüzeylerle, yapay zekâ destekli teknolojiler bir arada kullanılacak. Çevresel verilerin izlenip analiz edilmesiyle sel riski azaltılırken, suyun yeniden kullanımı ve yeraltı su kaynaklarının korunması hedefleniyor. Proje kapsamında fiziksel ve dijital çözümlerin birleşimiyle, çevresel dayanıklılık ve afetlere karşı dirençli kentleşme sağlanacak. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, proje ekibini tebrik ederek şunları söyledi: "Toplumla ve şehirle bütünleşen üniversite hedefimiz doğrultusunda, ülkemizin ve şehrimiz için çözüm üretmeye devam ediyoruz. Akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘iklim değişikliği’ temalı fikir yarışmasında su baskınlarına karşı önemli bir proje geliştirdi. Yüzlerce proje arasından ikincilik elde eden proje ekibini gönülden tebrik ediyorum. İlerleyen süreçte bu projenin hayata geçirilerek su baskınlarına karşı etkili bir önlem olmasını temenni ediyorum."
04 Haziran 2025 Çarşamba - 10:06
Sosyal medyadaki büyük tehlike
Sosyal medyada çocuklar kendilerinden yaşça çok büyük kişileri örnek alıyor, özeniyor. En büyük görev ise ailelere düşüyor. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nde öğrenciler ile bir araya gelen sosyal medya uzmanı Buğuhan Demircan, sosyal medya kullanımının çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. İhlas Haber Ajansı’nın sorularını cevaplayan Demircan, ailelere önemli uyarılarda bulundu. Demircan, sosyal medyanın bilinçsiz kullanımıyla birlikte çocuklar için ciddi bir tehdit unsuru haline geldiğini ifade ederek, ailelere büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı. Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkilerini değerlendiren Buğuhan Demircan, "Gündemimizde 16 yaş altı sosyal medya kullanımının yasaklanması var. Devletimiz bu konuda bir çalışma yürütüyor. Ailelere de bu konuda çok iş düşüyor ama aileler genelde, dışarı çıktığımızda sık sık görüyoruz, çocuklarına tableti verip kendi işlerine bakıyorlar. O çocuklar orada her şeye erişebiliyor. Sosyal medya tamamen bir çukur. Yani ben de bir sosyal medya danışmanı olarak 9 yıldır bu mesleğin içerisindeyim ama gerçekten bir çukur. Çocuklar her türlü şeyi oradan kapabilir. Çocuklarımız her şeye açık ve bunun önüne öncelikle ailelerin geçmesi gerekiyor. Her şey ailelerde bitiyor şu anda" dedi. "Her şeyi devletten beklemek gerekmiyor" Sosyal medyanın yalnızca bir tehdit unsuru değil, aynı zamanda bir meslek kolu haline geldiğini belirten Demircan, "Çocuklar her şeyi görüyor ve ona özeniyor. Birisini görüyorlar, örneğin 29-30 yaşlarında bir hanımefendiyi ve ona özeniyorlar. Buna hem erkek çocuklar hem kız çocukları dahil. Bunu ailelerin engellemesi lazım. Her şeyi devletten beklemek gerekmiyor. Her şeyin bir yasakla çözülmesi gerekmiyor. Ailelerin bilinçli bir şekilde bu süreci yönetmesi gerekiyor. Sosyal medya, benim de yaptığım gibi, bir iş kolu oldu artık. Bu iş koluna gençlerimizi yönlendirebiliriz. Ama sosyal medyanın doğru ve etkin kullanımı konusunda ailelerin de artık bilinçli olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 09:58
’İzlesin de büyüsün projesi’ tamamlandı
DÜZCE (İHA) – Düzce Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği öğrencilerinin hazırladığı, ’İzlesin de Büyüsün Projesi’nin finali Şehit Teğmen Uğur Altan İlkokulu’nda yapıldı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Üniversite topluluklarına yönelik açtığı proje çağrısına başvurarak hibe almaya hak kazanan Düzce Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği topluluğunun hazırladığı ’İzlesin de Büyüsün Projesi’ dönem boyunca il genelinde çeşitli okullarda gerçekleştirildi. Proje çerçevesinde teknolojik ürünler ile ilkokul öğrencilerine çeşitli faaliyetler gerçekleştirilirken, projenin kapanış programı Şehit Teğmen Uğur Altan İlkokulu’nda gerçekleştirildi. Proje çerçevesinde öğrenciler uzay yolculuğunu üç boyutlu olarak izlerken, öğrenciler eğlenceli anlar yaşadı.
04 Haziran 2025 Çarşamba - 09:56
İnternet ve bilişim teknolojileri konuşuldu
DÜZCE (İHA) – Düzce’de internet ve bilişim teknolojilerinin etkin, bilinçli ve etkin kullanılması için seminer düzenlendi. Düzce İl Sağlık Müdürlüğü çeşitli eğitimler ile hem vatandaşları hem de personellerini bilgilendirmeye devam ediyor. Bu çerçevede Bilişim teknolojileri ve internetin bilinçli, güvenli ve etkin kullanımını teşvik etmek amacıyla, Kaynaşlı ilçe Devlet Hastanesinde görevli Dr. Sena Nişli tarafından ilçede bulunan okullarda, "Davranışsal Bağımlılık ve Teknolojinin Bilinçli Kullanımı" konularında eğitimler düzenlendi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder