TEKNOLOJİ
Bakan Uraloğlu: "5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" 12 Mart 2026 Perşembe - 12:25:15 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" dedi. Bakan Uraloğlu, 5G teknolojisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, 5G’nin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısı olduğunu dile getirdi. Uraloğlu, bunun yanı sıra 1 Nisan tarihinden itibaren 5G hizmetinin ilk sinyalini alacaklarını ve 2 yıl içerisinde Türkiye’nin her yerine bu hizmeti sunmayı hedeflediklerini belirtti. Ayrıca Uraloğlu, 16 Ekim’de gerçekleşen 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettiklerini ifade etti. "5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" 5G teknolojisinin Türkiye’de yaygınlaşmasıyla mobil iletişimde hız, kapasite ve hizmet kalitesini artıracaklarını belirten Bakan Uraloğlu, "1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz. 5G’ye geçişle birlikte mobil iletişim hızımız; vatandaşımız daha hızlı, daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkanına kavuşacaktır. 5G teknolojisi; endüstriyel robotlardan otonom sürüş teknolojilerine, kritik altyapı yönetiminden akıllı şehir uygulamalarına kadar birçok alanda dönüşümü hızlandıracak. Sanayide akıllı fabrikalar, üretim süreçlerini optimize ederek verimliliği zirveye taşıyacak. Tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretim sağlanacak. Medya sektöründe ise gazeteciler 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayın yapabilecek, muhabirlerimiz olay yerinden saniyeler içinde yüksek kaliteli görüntü ve veri aktarabilecek" ifadelerine yer verdi. "Milli teknolojimizin gücünü bir kez daha ortaya koyduk" Teknolojinin sadece tüketildiği değil, aynı zamanda yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye vizyonu olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Bunlarla birlikte, UDHAM tarafından desteklenen karayolları akıllı ulaşım sistemleri HASDAL projesinde TÜRKSAT tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda; yerli 5G çekirdek şebeke ve Ulak baz istasyonlarını başarıyla devreye alarak milli teknolojimizin gücünü bir kez daha ortaya koyduk. 5G yetkilendirme ihalesinde de işletmecilerimize yıllara göre artan şekilde yüzde 60’a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün ve piyasa koşullarına bağlı olarak yüzde 30’a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanımı yükümlülüğü getirdik. Ayrıca, işletmecilerimizin kuracağı 5G mobil özel şebekelerde kullanacağı bileşenlere ilişkin yatırımlarının milli haberleşme ürünlerinden sağlanmasına yönelik gerekli tedbirleri alma zorunluluğu bulunuyor" ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:32 Öğrencilerin gelişimi artık dijital olarak analiz ediliyor Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nde geliştirilen yapay zeka destekli sistemle öğrencilerin öğrenme süreci artık dijital olarak analiz ediliyor. Türkiye’de ilk kez uygulanan model sayesinde öğrencilerin hangi konularda eksik kaldığı belirlenirken, eğitim süreci de yapay zeka verileriyle yeniden şekilleniyor. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nce geliştirilen "Yapay Zeka Destekli Öğrenci Başarı Analizi Sistemi", eğitimde veri temelli yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyor. Yükseköğretim Kurulu’nun "2030’a Doğru Türk Yükseköğretiminin Yol Haritası" vizyonu doğrultusunda geliştirilen sistem sayesinde öğrencilerin derslerde kazandıkları bilgi, beceri ve yetkinlikler yapay zeka tarafından analiz ediliyor. Ders süreçlerinden ölçme ve değerlendirmeye kadar birçok aşamayı kapsayan sistem, öğrencilerin gelişimini adım adım izlerken akademisyenlere de öğrencilerin eksik kaldığı alanları göstererek eğitim planlamasında yol gösteriyor. "Öğrencilerin aktif öğrenmesini tetikliyor" Yapay zeka destekli sistemin öğrencilerin derse katılımını artırdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Suna Uysal Yalçın, "Öğrenci Başarı Analiz Sistemi aslında öğrencilerin hem etkin derse katılmasını sağlıyor hem de aktif öğrenmeyi tetikliyor. Burada akran öğrenmesi de devreye giriyor. Yapay zekayla hazırlanan çalışma sorularıyla öğrenciler gruplar halinde birlikte çalışabiliyor. Akademisyenler açısından baktığımızda ise bu süreç için çok fazla zaman harcamaya gerek kalmıyor. Öğrenciler derse daha aktif katılıyor, bizler de yapay zeka sistemini eğitim-öğretim sürecine entegre ederek süreci daha verimli şekilde yürütebiliyoruz" dedi. "Eksik konular kolayca tespit ediliyor" Sistemin program çıktılarının takibini kolaylaştırdığını ifade eden Yalçın, "Akreditasyon süreçlerinden de bahsetmek gerekiyor çünkü birçok kurum artık öğrenme ve program çıktılarını talep ediyor. Bu sistem sayesinde öğrencilerin hangi sorularda, hangi konularda ve hangi program çıktılarında eksik kaldığını kolaylıkla tespit edebiliyoruz. Bu durum bireyselleştirilmiş eğitime de kapı aralıyor. Öğrencinin hangi alanda eksik olduğunu gördükten sonra o alana yönelik yeni eğitim planlamaları yapılabiliyor. Yapay zeka destekli sistem bu açıdan oldukça verimli ve aktif kullanılabilen bir yapı sunuyor" diye konuştu. "Öğrencilerden olumlu geri dönüş alıyoruz" Öğrencilerin sistem sayesinde derse daha aktif katıldığını belirten Suna Uysal Yalçın, "Öğrencilerden çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Öğrenciler, sosyal medya nedeniyle dikkat sürelerinin kısa olduğunu söylüyor. Ancak bu sistemle birlikte araştırma yapmaları, grup halinde çalışmaları ve fikirlerini paylaşmaları gerekiyor. Soru sormaya çekinen öğrenciler bile grup çalışmaları sırasında daha rahat konuşabiliyor. Bu süreç öğrencilerin özgüvenini artırıyor ve derse daha aktif katılmalarını sağlıyor" ifadelerini kullandı. "Önemli olan onlara yapay zekayı doğru kullanmayı göstermek" Dr. Öğr. Üyesi Yalçın, yapay zekanın eğitim süreçlerinde önemli bir araç haline geldiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Bu sistem zamanı daha etkin yönetmemizi sağlıyor. Her şey açık ve net şekilde önümüze geliyor ve öğrencilerle paylaşılması kolaylaşıyor. Artık yapay zekadan kaçınmak mümkün değil. Yapay zekayı kullanabilen yeni meslek insanlarını yetiştirmek bizim için önemli. Bu nedenle öğrencilerimize verdiğimiz ödevlerde de yapay zekayı nasıl kullandıklarını göstermelerini istiyoruz. Buradan mezun olan öğrenciler neredeyse yapay zeka yetkinliği kazanmış şekilde mezun oluyor. Bazen biz öğrencilerden öğreniyoruz, bazen de öğrenciler bizden öğreniyor. Gençler bu konuda oldukça yetenekli. Önemli olan onlara yapay zekayı doğru kullanmayı göstermek." "Yapay zekayı destekliyorum" Yapay zekanın derslerinde yardımcı olduğunu belirten Ebelik Bölümü öğrencisi Gülnihal Adıgüzel ise yapay zeka destekli eğitim modelinin dersleri daha anlaşılır hale getirdiğini belirterek, "Yapay zekayı destekliyorum. Hocalarımız iki saatlik dersleri daha kısa videolara dönüştürebiliyor ve konuları daha açıklayıcı şekilde anlatabiliyor. Bu videolar daha sonra bize ulaştırılıyor. Dersi anlamadığımızda farklı zamanlarda tekrar izleyebiliyoruz. Bu durum dikkatimizi daha çok çekiyor. Örneğin derse gelmeden önce otobüste kulaklıkla dinleyebiliyorum ya da sınav öncesinde tekrar izleyebiliyorum. Bu şekilde bilgilerin daha kalıcı olduğunu düşünüyorum. Yapay zekayı destekliyorum ve gençlerin de bu şekilde düşündüğünü düşünüyorum" diye konuştu.
12 Mart 2026 Perşembe - 11:21 Mersin’de özel bireyler için ‘engelsiz ulaşım’ uygulaması hayata geçirildi Mersin Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği ‘engelsiz Uulaşım’ uygulaması sayesinde özel bireyler, toplu taşıma araçlarını daha bağımsız ve güvenli şekilde kullanabilecek. Mobil sistemle şoförler durakta bekleyen yolcuyu önceden görerek gerekli hazırlıkları yapabilecek. Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda örnek bir projeyi daha hayata geçirdi. ‘Engelsiz ulaşım’ uygulaması sayesinde özel bireylerin toplu taşıma araçlarına erişimi artık çok daha kolay ve güvenli hale geliyor. Büyükşehir Belediyesinin ‘engelsiz ulaşım’ uygulaması, kentte sosyal eşitliğin güçlenmesine katkı sağlarken, Mersin’i herkes için daha yaşanabilir bir şehir haline getirme hedefini pekiştiriyor. Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen mobil uygulama ile Mersin’de özel bireylerin otobüs beklerken yaşadığı zorluklar en aza indirilirken, uygulama sayesinde özel bireyler toplu taşıma araçlarını daha bağımsız, güvenli ve rahat bir şekilde kullanabiliyor. Geliştirilen sisteme göre, durakta bekleyen özel bireyler mobil uygulama üzerinden ilgili butona basarak bulunduğu konumu bildiriyor. Bu bildirim anlık olarak otobüs şoförünün ekranına düşüyor ve şoför, hangi durakta özel bir bireyin beklediğini önceden görerek gerekli hazırlıkları yapıyor. "Özel vatandaşlarımıza daha bağımsız bir ulaşım imkanı sunmayı amaçlıyoruz" Ulaşım Dairesi Başkanlığında bilgisayar mühendisi olarak görev yapan Nisa Nur Çebiş, ‘engelsiz ulaşım’ projesinin özel bireylerin toplu taşımada karşılaştıkları engelleri teknolojiyle aşmak ve onlara daha bağımsız olabilecekleri bir ulaşım imkanı sunmak amacıyla geliştirildiğini söyledi. Uygulama sayesinde vatandaşların biniş ve iniş yapacakları durakları sistem üzerinden seçerek doğrudan araç şoförüne bildirim gönderebildiklerini belirten Çebiş, "Vatandaşlarımız sefer esnasında rampa talebinde bulunabiliyorlar ve yolculuk süreçlerini önceden planlayarak, refakatçilerine de sistem üzerinden anlık bildirim gönderebiliyorlar. Refakatçiler de sistem üzerinden vatandaşımızın hareketlerini izleyebiliyor" diye konuştu. Özel bireylerin, ‘Mersin 33 Kart’ uygulaması üzerinden engelsiz kayıt butonları aracılığıyla sisteme giriş yapabildiğini belirten Çebiş, "Kullanıcılar kart numaraları ve telefon numaralarıyla sisteme giriş yapabiliyor, refakatçilerini de sisteme ekleyebiliyor" dedi. Çebiş, "Mersin’de ulaşımı herkes için daha erişilebilir hale getirmek amacıyla teknolojik altyapıyı kullanıcı odaklı çözümlerle geliştirmeye devam edeceğiz" diye ekledi. ‘Engelsiz ulaşım’ uygulaması, özel bireylerden tam not aldı Yüzde 90 görme engeli bulunduğunu belirten Zehra Aslanlı, uygulamanın özellikle toplu taşımayı kullanırken kendilerine büyük kolaylık sağladığını ifade etti. Otobüslerin durağa geliş süresini anlık olarak takip edebildiklerini söyleyen Aslanlı, "Otobüsleri anlık olarak görebiliyoruz ve kaç dakika kaldığını takip edebiliyoruz. ‘Şoföre bildir’ seçeneği sayesinde durakta özel bir yolcu olduğunu sürücü de biliyor. Böylece durak kaçırma ihtimalimiz neredeyse sıfıra inmiş oluyor. Gideceğimiz yerlere daha rahat ve zamanında ulaşabiliyoruz" dedi.
12 Mart 2026 Perşembe - 10:24 Kurumsal kullanıcılar için yapay zekâ destekli yeni dizüstü bilgisayar Casper, kurumsal kullanıcılar için geliştirdiği NevoPro P40 modeliyle yapay zekâ destekli işlem gücü ve mobilite odaklı bir dizüstü bilgisayarı kullanıma sundu. Yeni nesil Intel Core Ultra işlemci, entegre NPU mimarisi ve donanım seviyesinde güvenlik özellikleriyle tasarlanan cihazın, ofis çalışmaları ile saha operasyonları gibi farklı çalışma ortamlarına uyum sağlaması hedefleniyor. Artan veri hacmi, çoklu görev ihtiyacı ve yapay zekâ destekli uygulamaların yaygınlaşması kurumsal cihazlarda akıllı işlem kapasitesini öne çıkarıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre NevoPro P40, 96 TOPS’a varan yapay zekâ performansı ve entegre NPU mimarisiyle yoğun iş yüklerinde kararlı bir kullanım sunuyor. Intel Core Ultra işlemci ve Intel Graphics altyapısı çoklu uygulama kullanımında akıcı bir deneyim sağlarken, Microsoft Copilot entegrasyonu günlük iş akışlarının hızlandırılmasına katkı sağlıyor. Yapay zekâ destekli görevler için NPU mimarisi NevoPro P40’ta yer alan NPU (Neural Processing Unit) mimarisi, yapay zekâ destekli görevlerin CPU ve GPU’dan bağımsız şekilde işlenmesini mümkün kılıyor. Bu yapı sayesinde görüntü işleme, toplantı iyileştirme ve üretkenlik uygulamalarında sistem kaynaklarının daha verimli kullanılabildiği belirtiliyor. Cihazda yer alan gelişmiş soğutma teknolojisinin yoğun iş yüklerinde performans sürekliliğini desteklediği ifade edilirken, Intel vPro ve yazılımsal TPM desteği çok katmanlı güvenlik altyapısı sunuyor. Parmak izi okuyucu ile biyometrik erişim sağlanırken, uzaktan erişim ve merkezi cihaz yönetimi özellikleri BT ekiplerine operasyonel kontrol imkânı sunuyor. Cihazda ayrıca Windows 11 Pro işletim sistemi yer alıyor. 12 saati aşan pil ömrü NevoPro P40’ta bulunan 60 Whr kapasiteli bataryanın yoğun kullanımda 12 saati aşan çalışma süresi sunduğu belirtiliyor. USB Type-C hızlı şarj desteği sayesinde cihazın 1 saat içinde yüzde 80 seviyesine kadar şarj edilebildiği aktarılıyor. Smart Battery teknolojisinin ise pil ömrünü uzatmayı amaçladığı ifade ediliyor. 18.1 mm inceliğe ve 1.4 kilogram ağırlığa sahip tam metal alüminyum gövde ile tasarlanan cihazda, 3 kademeli aydınlatmalı ve 200 ml’ye kadar sıvı dökülmesine dayanıklı klavye bulunuyor. 14 inç büyüklüğünde, 16:10 ekran oranına ve 300 NIT parlaklık seviyesine sahip ekranın daha geniş bir çalışma alanı sunduğu belirtiliyor. Cihazda ayrıca Wi Fi 6E bağlantı desteği yer alıyor. NevoPro P40’ın ENERGY STAR sertifikasına sahip olduğu ve üretiminde yüzde 25 geri dönüştürülmüş malzeme kullanıldığı bilgisi paylaşıldı.
Genç mimar, yapay zeka ile geleceği tasarlıyor
01 Haziran 2025 Pazar - 10:08 Genç mimar, yapay zeka ile geleceği tasarlıyor Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunu İçim Atlı, tasarımlarına yapay zekayı entegre ederek projeler üretiyor. "Geleceği Yeniden Tasarlamak" adlı serisinde, atıl durumda olan mekanları yapay zeka destekli görüntü oluşturma araçları ile yeniden tasarlıyor. Genç mimar İçim Atlı, "Mimaride yapay zeka sadece bugünü tasarlamakla ilgili değil; henüz hayal etmediğimiz gelecekleri tahmin etmek ve şekillendirmek için de bir araçtır" dedi. Kariyerine Portekiz’de devam eden Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunu İçim Atlı, kendi markası ZIA AI Studio adı altında yapay zeka teknolojisini kullanarak projeler üretmeye başladı. Şimdiye dek katıldığı yarışmalardan ödüllerle dönen Atlı, yapay zeka destekli görüntü oluşturma araçlarıyla geleceği tasarlıyor. "Geleceği Yeniden Tasarlamak" adlı projenin ilk ayağında, 2029 Nordik Dünya Kayak Şampiyonası’nın düzenleneceği Finlandiya Lahti Spor ve Sergi Merkezi’ne odaklandı. Lahti Spor Merkezi’nin bugünkü hali ve 2100 yılındaki halini yapay zeka ile karşılaştıran Atlı, tesisin çok işlevli yüzme havuzu, festival alanı, kış ve yaz sporları merkezi olarak kullanıldığı farklı versiyonlarını tasarladı. Olimpiyat mekanlarını yeniden tasarladı Olimpiyat oyunları gibi büyük spor etkinliklerine ev sahipliği yapan ancak zamanla kullanım dışı kalan alanları dönüştürme fikriyle yola çıkan İçim Atlı, şunları söyledi: "Finlandiya’daki Lahti Spor ve Sergi Merkezi’nde düzenlenecek olan 2029 Nordik Dünya Kayak Şampiyonası, bu sembolik yerin çok işlevli kullanımını yeniden hayal etmek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Amacım, doğayla uyum içinde yaşayan, biyolojik çeşitliliği destekleyen ve yıl boyunca kullanılabilen alanlar tasarlamaktı. Mevsimsel düşünce ile yenilikçi tasarımı birleştirerek, hem büyük etkinliklerde hem de gündelik hayatta fayda sağlayabilecek esnek mekânlar oluşturmayı hedefledim. Doğayla birlikte yaşamanın ve bir arada yaşamanın yeni yollarını öngörerek hem büyük etkinliklere hem de günlük hayata fayda sağlayan yenilikçi çözümler önerebiliriz."
Ege Üniversitesi’nde ’Engelsiz Erişim Teknolojik Tasarım’ yarışması
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 13:00 Ege Üniversitesi’nde ’Engelsiz Erişim Teknolojik Tasarım’ yarışması Ege Üniversitesinde, Ege Teknopark ve Engelsiz Ege Birimi Koordinatörlüğü işbirliğinde düzenlenen "Ege Üniversitesi’nde Engelsiz Erişim Teknolojik Tasarım Yarışması"nın açılışı gerçekleştirildi. EÜ Teknopark İnci Binasında gerçekleştirilen etkinliğe EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, Engelsiz Ege Birimi Koordinatörü Pelin Piştav Akmeşe, Ege Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. İskender İnce akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Yarışmanın açılışında konuşan EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Ege Üniversitesi olarak öğrencilerimizi üniversitemize adım attıkları ilk andan itibaren yalnızca akademik olarak değil, aynı zamanda çağın gerekliliklerine uygun güncel ve teknolojik eğitim uygulamalarıyla da destekliyoruz. Amacımız, tüm öğrencilerimizin akranlarıyla eşit şartlarda, en iyi eğitime erişebilmesini sağlamaktır. Bu doğrultuda, dijital dönüşümün merkezinde yer alan erişilebilirlik alanında öncü adımlar atıyoruz. Engelsiz bir üniversite olma vizyonumuz kapsamında; yapay zekâ destekli web işaret dili çeviri sistemimiz sayesinde işitme engelli ve sağır bireyler web sayfalarımızda yer alan içeriklere eşit şekilde erişebilmektedir. Bununla birlikte, erişilebilirlik araçlarımız sayesinde tam görme engelli, az gören, renk körü, disleksi, otizm, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi farklı özel ihtiyaçlara sahip bireyler de dijital içeriklere daha kolay ulaşabilmektedir" diye konuştu. "Herkes için eşit ve adil bir oyun ortamı oluşturmayı amaçlıyoruz" Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Düzenlenen bu erişilebilir oyun hackathonu ile: Oyun dünyasında kapsayıcılığı artırmak, fiziksel engelli bireylerin oyun deneyimlerini güçlendirmek, herkes için eşit ve adil bir oyun ortamı oluşturmak amaçlanmaktadır. Hackathon süresince düzenlenecek eğitimler ve atölye çalışmaları, engelli bireyler ile yazılımcı, hacker ve gamer topluluklarını bir araya getirerek; herkes için erişilebilir ve adil oyun deneyimleri oluşturmayı, yenilikçi kontrol mekanizmaları geliştirmeyi, toplumsal farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir. Bu etkinlik sayesinde, fiziksel engellerin elektronik spor dünyasında teknolojiyle aşılabildiği; eşit, güvenli ve eğlenceli rekabet ortamlarının mümkün olduğu bir gelecek inşa etmek istiyoruz. Anti-cheat teknolojileri ile güçlendirilmiş güvenli oyun altyapıları da bu hedefin önemli bir parçasıdır. Ege Üniversitesi olarak, engelli bireylerin katılımıyla kapsayıcı ve yenilikçi bir oyun ekosistemi oluşturmayı; böylece oyun dünyasında eşitlik ve erişilebilirlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyoruz. Sadece üniversitemiz içinde değil, toplumla da iş birliği içinde farkındalık çalışmaları yürütmeye; öğrencilerimizin üretkenliğini desteklemeye ve onların başarılarıyla gurur duymaya devam ediyoruz. Sözlerime son verirken katılımınız için hepinize teşekkür ediyor, başarılı ve verimli bir etkinlik diliyorum" dedi. Projede emeği geçen öğrencilere ve eğitmenlere Rektör Prof. Dr. Necdet Budak tarafından Teşekkür Belgeleri takdim edildi, ardından Prof. Dr. Budak öğrencilerden atölye hazırlıklarını dinledi. "Uzun süredir planladığımız bir etkinlik" Etkinliğe altı ay gibi uzun süredir hazırlandıklarını belirten Engelsiz Ege Birimi Koordinatörü Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe, "Hazırlık sürecinde bedensel engelli öğrencilerimizle bir toplantı yaptık. Onların neye ihtiyaçları olduğu yönünde bilgiler aldık. Onlar, akranlarıyla birlikte oyunlara eşit erişim sağlamak istiyorlardı. Öğrencilerimiz ellerini kullanmakta güçlük yaşadıkları için oyunlara eşit erişimde güçlük yaşadıklarını ve oyunlarda bir üst aşamaya geçemediklerini belirtiler. Biz de bunun için ne yapabiliriz diye düşünerek çalışmalara başladık ve hep birlikte yüz yüze ve online toplantılar yaparak bu hackathonu hazırladık. Hackathon sonrasında da eşit erişilebilir oyun ortamı oluşturmak için ekip olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. "Yarışma; donanım, yazılım ve oyun tasarımı alanlarında olacak" Projenin Mentor hocalarından Dr. Oğuz Yetkin "Kızımla proje yapmak amacıyla çıktığım yolda Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe bizi engelli öğrencilerle buluşturdu. Birlikte Hackathon projesini planladık. Arkadaşlarımız bizden oyun teknolojileri geliştirmemizi istediler. Düşündüm ve benim bu teknolojiyi kendi başıma geliştirmem çok anlamlı olmazdı. Daha güzel yarışma olsun, bir Hackathon olsun diye karar verdik. Yarışmamızı üç ana kategori olarak donanım, yazılım ve oyun tasarımı alanlarında yapmaya karar verdik" diye konuştu. Proje öğrencilerinden Ertuğrul Yavuz Taş, "Ege Üniversitesinde öğrenciyim, Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nde okuyorum. Engelsiz Ege Birimi, yoğun çalışmaları ile engelli öğrencilerin kampüs içinde daha erişilebilir bir hayat sürmesini sağlamak adına birçok çalışma yapıyor. Bundan dolayı kendilerine müteşekkiriz. Bu etkinliğe yaklaşık altı aydır hazırlanıyoruz" dedi. Etkinlik kapsamında üç gün boyunca, İnsan Odaklı Tasarım Süreçleri, Oyun Kolu Geliştirme, Proccesing Dili ile Oyun Geliştirme, Engelli Oyuncular Paneli ve çeşitli proje sunumları yapılacak.
Yapay zekanın yakıtı: Büyük veri patlaması
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 12:56 Yapay zekanın yakıtı: Büyük veri patlaması Yapay zeka, insan zekasını taklit eden bilgisayar sistemleri veya yazılımlarını geliştirme bilimi ve mühendisliği olarak tanımlanıyor. Yapay zeka, öğrenebilmek ve tahmin yapabilmek için devasa miktarda veriye ihtiyaç duyuyor. Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ahmet Rasim Çağın, "Yapay zeka artık sadece bir teknoloji değil, dönüşümün kendisi" dedi. Çağın, "Bu teknoloji, 1950’lerden beri üzerinde çalışılan bir alan olsa da, son yıllarda yaşanan gelişmelerle birlikte gündemin en üst sıralarına yerleşti. Yapay zeka, aslında yeni bir kavram değil. Ancak son yıllarda çok fazla ilgi toplamasının arkasında birkaç temel sebep var, günümüzün ekonomik ve toplumsal dönüşümünde belirleyici bir rol oynuyor" dedi. Yapay zekanın, öğrenebilmek ve tahmin yapabilmek için devasa miktarda veriye ihtiyaç duyduğunu ifade eden Çağın, "İnternet, sosyal medya, e-ticaret platformları, sensörler ve sağlık hizmetleri aracılığıyla her geçen saniye milyarlarca veri üretiliyor. Bu veri patlaması, yapay zekanın gelişimini hızlandıran en önemli faktörlerden biri. Eskiden yıllar süren hesaplamalar, bugün saatler içinde tamamlanabiliyor. Bulut bilişim teknolojileri de bu gücü herkesin erişimine açtı" dedi. Yapay zekanın uygulamalarda etkinliğini artıran bir diğer önemli gelişme ise derin öğrenme (deep learning) algoritmalarının olgunlaşması oldu. Çağın, "Görüntü işleme, ses tanıma, doğal dil işleme gibi alanlarda yapay sinir ağları bir devrim. Bu da yapay zekanın sadece akademik değil, ticari ve endüstriyel anlamda da güçlü bir araç haline gelmesini sağladı. Bugün artık bulut tabanlı altyapılar sayesinde çok daha düşük maliyetlerle herkes yapay zeka projeleri geliştirebiliyor. Büyük teknoloji firmalarının açık kaynaklı araçlar sunması da bu dönüşümü hızlandırdı. Yapay zeka, tıpkı sanayi devrimi ya da elektriğin icadı gibi, tüm sektörleri dönüştürme potansiyeline sahip. Otonom araçlardan sağlık teşhis sistemlerine, üretim otomasyonundan müşteri hizmetlerine kadar her alanda büyük verimlilik artışı ve tasarruf sağlıyor" dedi. "Türkiye için bir fırsat penceresi" Çağın, yapay zekanın tarihi bir fırsat sunduğunu belirterek, şunları söyledi: "Yapay zeka, endüstri devrimi veya elektriğin bulunması gibi büyük bir dönüşümü temsil ediyor. İstisnasız tüm endüstrileri etkileyecek olan bu teknoloji, insan yaşam biçimini temelden değiştirme potansiyeline sahip. Türkiye, endüstri devrimini kaçırmış bir ülke olarak, yapay zeka gibi bir fırsatı iyi değerlendirmek zorunda. Bu teknoloji, refah seviyesini artırmak ve küresel rekabette öne çıkmak için büyük bir şans sunuyor. Yapay zeka artık hayatımızın her alanında. Eğitimden sağlığa, üretimden eğlenceye kadar tüm sektörlerde kullanılıyor. Bu teknoloji bir moda değil, geleceğin ta kendisi. Onu anlamak ve doğru kullanmak, hem bireyler hem de ülkeler için artık bir zorunluluk".
Türkiye’nin mega projesi genç mühendis adaylarına ilham verdi
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:53 Türkiye’nin mega projesi genç mühendis adaylarına ilham verdi Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğrencileri, dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü olan 1915 Çanakkale Köprüsü’ne teknik bir gezi düzenledi. Öğretim elemanları eşliğinde gerçekleştirilen ziyaret, öğrencilerin mesleki gelişimlerine katkı sunmayı ve mühendislik eğitimini sahada pekiştirmeyi amaçladı. 1915 Çanakkale Köprüsü’nün proje süreci, yapım aşamaları, şantiye yönetimi ve uygulanan ileri mühendislik çözümleri hakkında yerinde bilgi alan öğrenciler, devasa yapının mühendislik detaylarını gözlemleme fırsatı buldu. Uluslararası düzeyde büyük bir mühendislik başarısı olarak kabul edilen köprüde yapılan teknik sunumlarda, alanında uzman yetkililer tarafından projede karşılaşılan zorluklar ve geliştirilen çözüm yolları detaylı şekilde aktarıldı. Öğrenciler, 2023 metrelik orta açıklığıyla dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü unvanını taşıyan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün, 318 metre yüksekliğindeki kuleleri, toplam 4608 metrelik uzunluğu ve iki yönlü üçer şeritli taşıma kapasitesiyle ilgili teknik bilgiler edindi. Ayrıca rüzgâr ve deprem yükleri gibi faktörler göz önünde bulundurularak geliştirilen yapısal tasarım çözümleri hakkında da bilgilendirildiler. Gerçekleştirilen teknik gezinin, öğrencilerin teorik bilgilerini pratikte pekiştirmeleri ve büyük ölçekli altyapı projeleri hakkında farkındalık kazanmaları açısından son derece verimli geçtiği ifade edildi. Teknik gezinin sonunda MCBÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü öğrencileri ve öğretim elemanları, desteklerinden dolayı Karayolları Genel Müdürlüğü yetkililerine, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz’a, organizasyonda görev alan akademik ve idari personele ve ulaşım desteği sağlayan Turgutlu Ticaret Odası’na teşekkür etti.
MCBÜ ile TUSAŞ arasında teknoloji köprüsü
30 Mayıs 2025 Cuma - 20:24 MCBÜ ile TUSAŞ arasında teknoloji köprüsü Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ), öğrencilerini sektörün öncü kurumlarıyla buluşturarak uygulamalı öğrenme fırsatları sunmayı sürdürüyor. Bu kapsamda, savunma ve havacılık sanayisinde Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarından Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tesislerine teknik bir gezi düzenlendi. Ziyaret, üniversite-sanayi iş birliğinin somut bir örneği olarak dikkat çekti. MCBÜ’lü öğrenciler, Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde bulunan TUSAŞ yerleşkesinde düzenlenen gezide, teorik bilgilerini pratikle pekiştirme imkânı buldu. Gezi kapsamında; hava platformlarının üretim süreçleri, Ar-Ge çalışmaları, yerli ve milli projelerin gelişim aşamaları, havacılık teknolojilerinde ulaşılan son noktalar ve ileri mühendislik uygulamaları hakkında uzman mühendisler tarafından kapsamlı sunumlar gerçekleştirildi. TUSAŞ üretim hatlarını yerinde inceleyen öğrenciler, modern imalat tekniklerini ve teknolojik altyapıyı yakından görme fırsatı elde etti. Teknik gezide ayrıca, savunma sanayine yönelik stratejik projeler ve bu alandaki kariyer imkanları hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Yetkililer, bu tür gezilerin öğrencilerin mesleki farkındalıklarını artırdığına ve kariyer planlamalarına yön verdiğine dikkat çekerek, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlenerek devam edeceğini ifade etti. MCBÜ ile TUSAŞ arasında kurulan bu teknoloji köprüsü sayesinde öğrenciler, savunma sanayi ve havacılık mühendisliği gibi kritik alanlarda vizyon kazanarak geleceğin mühendisleri olma yolunda önemli bir adım attı.
Silopi Belediyesi’nden 860 milyon liralık projeye engel
30 Mayıs 2025 Cuma - 15:54 Silopi Belediyesi’nden 860 milyon liralık projeye engel DEM Partili Silopi Belediyesi, Dicle Elektrik’in 2025 yılı yatırım programı kapsamında gerçekleştirmeyi planladığı 860 milyon TL’lik şebeke yenileme projesini engelledi. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan ilde faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, Şırnak’ın Silopi ilçesinde modern, güvenli ve sürdürülebilir bir elektrik altyapısı kurmak üzere önemli bir yatırım programını hayata geçirmeyi hedefliyor. 2024 yılında tamamlanan Ofis, Yenişehir ve Dicle mahallelerindeki projeler kapsamında 800 milyon TL’lik yatırım gerçekleştiren şirket, 2025 yılı yatırım programı kapsamında ise Başak, Barbaros, Cudi, Cumhuriyet, Nuh, Şehit Harun Boy ve Karşıyaka mahallelerinde toplam 860 milyon TL tutarında yeni şebeke yatırımı planladı. Ancak Silopi Belediyesi’nin protokol sürecine yanıt vermemesi ve engelleyici tutumu nedeniyle çalışmalar bir türlü başlatılamıyor. Yatırımın amacı can ve mal güvenliğini sağlamak Silopi ilçe merkezinde yapılacak yatırımların hedefinin, ekonomik ömrünü tamamlamış mevcut şebekelerin yenilenerek, yer altı sistemine geçirilmesi olduğu belirtiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik yetkilileri, "Bu yatırımlar ile arıza oranı yüksek, can ve mal güvenliğini tehdit eden havai hatlar kaldırılarak modern ve güvenli bir altyapı tesis edilecek. Böylece hem kent estetiğine katkı sağlanacak hem de enerji arz güvenliği artacak. En önemlisi de can ve mal güvenliği sağlanacak. Ancak defalarca yapılan yazılı ve sözlü başvurularımıza rağmen Silopi Belediyesi’nden herhangi bir olumlu dönüş alamadık" dedi. Bir vatandaş hayatını kaybetti Protokolün yapılamaması ve çalışmaların engellenmesi nedeniyle yaşanabilecek risklerin somut bir örneği kısa süre önce Cudi Mahallesi’nde yaşandı. 21 Mayıs 2025 tarihinde 61. Cadde üzerinde meydana gelen elektrik çarpması olayı sonucunda bir vatandaş hayatını kaybetti. Dicle Elektrik, yatırım planlaması yapılan bölgelerde güvenliğin sağlanması için enerji kesintileri uygulamak zorunda kaldıklarını ifade ederek, "Yatırımlar engellenmeye devam ederse bu tür olayların yaşanma riski artacaktır" uyarısında bulundu. Geçmişte de benzer engellemeler yaşanmıştı Dicle Elektrik’in Silopi’de gerçekleştirdiği çalışmalar geçmişte de benzer zorluklarla karşılaştı. 2018 yılında imzalanan ilk protokole rağmen Silopi Belediyesi’nden yer teslimi alınamamış ve çalışmalar engellenmişti. Belediyenin dava açması sonucu süreç uzamış, ancak 2024 yılında taraflar arasında yeniden imzalanan protokol ile 6 yıl sonra yatırımlar başlatılabilmişti.
Çameli Anadolu Lisesi Bilim Fuarındaki projeler göz doldurdu
30 Mayıs 2025 Cuma - 13:21 Çameli Anadolu Lisesi Bilim Fuarındaki projeler göz doldurdu Çameli Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen 2025 Bilim Fuarında sergilenen öğrenci projeleri, ziyaretçilerden takdir topladı. Çameli Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen 2025 TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı, Çameli Kaymakamı Talha Tunahan Yıldırım ve Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ın katılımlarıyla ziyarete açıldı. Çameli Anadolu Lisesi öğrencileri bilimsel düşünme, problem çözme ve araştırma becerilerini kullanarak hazırladıkları projeleri ziyaretçilerin beğenisine sundu. Çamelili öğrenciler tarafından düşülüp, tasarlanan 20 proje fuarı ziyaret edenden büyük ilgi gördü. Çameli Kaymakamı Talha Tunahan Yıldırım, Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, ilçe protokolü, öğretmenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen açılış sonrası, fuarı gezen katılımcılar gençlerin üretken ve çözüm odaklı yaklaşımlarını tebrik etti. Çameli Anadolu Lisesi Proje Yürütücüsü Hamdi Karahan yaptığı açıklamada, bilim fuarlarının öğrencilerin özgüvenini artırdığını ve onları geleceğin bilim insanları olmaya teşvik ettiğini belirtti. Ayrıca bu tür etkinliklerle bilimsel farkındalığın artırılmasının ve gençlerin 21. yüzyıl becerileriyle donatılmasının hedeflendiğini ifade etti. Öğrencilerin çözüm odaklı ürettikleri projeleri inceleyen Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan," Çameli Belediyesi olarak, eğitime ve bilime değer katan tüm öğrenci ve öğretmenlerimizi yürekten tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz" dedi.
Güneşi taklit etti, yapay güneş ışığı üreten cihaz geliştirildi
30 Mayıs 2025 Cuma - 12:21 Güneşi taklit etti, yapay güneş ışığı üreten cihaz geliştirildi Fırat Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, Fytronix Yüksek Teknoloji şirketinde fotokatalitik sistem geliştirdi. UV, görünür ışık ve güneş spektrumunda foton yayabilen üç çıkışlı cihaz, sağlık, tarım, gıda, su arıtma, tekstil ve enerji gibi birçok alanda kullanım imkanı sunuyor. Fırat Üniversitesi (FÜ) Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, Fırat Teknokent bünyesinde kurduğu Fytronix Yüksek Teknoloji firmasında fotokatalitik sistem geliştirdi. Üç yıl süren çalışmalar sonucunda ticari ürüne dönüştürülen cihaz, çeşitli alanlarda kullanım imkanı sunuyor. Prof. Dr. Yakuphanoğlu, geliştirdikleri cihazın "Fotokatalitik Sistem" olarak adlandırıldığını ve üç farklı çıkışa sahip olduğunu belirtti. Yakuphanoğlu, fotokatalitik uygulamanın, ışık yardımıyla bir yarıiletken malzeme kullanılarak, kimyasal reaksiyonların hızlandırılma olduğunu kaydetti. Cihaz çıkışlarının farklı dalga boylarında foton yaydığını ifade eden Prof. Dr. Yakuphanoğlu, "Birinci çıkış UV bölgesinde 200-400 nanometre, ikinci çıkış görünür ışık bölgesinde 400-700 nanometre ve üçüncü çıkış ise 350-1100 nanometre aralığında güneş spektrumu yayıyor. Üçüncü çıkış, güneş ışığı ile aynı spektrumu veriyor" dedi. "Üçüncü çıkış güneş ışığıyla aynı spektrumu vermekte" Cihazın kullanım alanları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yakuphanoğlu, "Geliştirmiş olduğumuz sistemin adı, Fotokatalitik Sistem olarak geçiyor. Biz bu sistemi üretirken yaklaşık 2 yıl AR-GE ve 3’üncü yıl sonunda ticari ürüne dönüşecek şekilde cihazımızı tasarladık ve şu anda cihazımız üretimde. Cihazımızın üç farklı çıkışı var, üç farklı dalga boyu aralığına sahip. Foton yaymakta birinci bölge UV bölgesi, 200 nanometre ile 400 nanometrede, ikinci bölge olan görünür bölge, 400 nanometre ile 700 nanometre ve üçüncü bölgede ise güneş spektrumu yaymakta, 350 nanometre ile 1100 nanometre arasındaki tüm fotonları yaymakta. Üçüncü çıkış güneş ışığıyla aynı spektrumu vermekte. Cihazımızı, sağlık alanında kullanmak istediğimizde özellikle anti bakteriyel kaplamalar yaparak hastane ve okullarda anti bakteriyel yüzeyler geliştirilebilir. Mikrop tutmayan yüzeyler geliştirilebilir. Tekstil alanında kir ve bakteri tutmayan kumaşların üretiminde kullanılacak bir cihaz. Su arıtma sistemlerinde ise organik gidericilerin yok edilmesinde kullanılabilir. Tarım alanında zararlı artıkların yok edilmesinde kullanılabilir. Gıda sektöründe de ambalajların yüzeylerinde anti bakteriyel olarak kaplayabiliriz. Dolayısıyla gıdaların yüzeyinde bakterilerin oluşmasına engel oluruz. Enerji alanında, sistemin üçüncü çıkışını kullanarak suyu güneş ışığı ile parçalayarak, sudan hidrojen enerjisi üretebiliriz dedi. Hidrojen enerjisi geleceğin enerjisi olacak, elektrikli araç üretiminden sonra, elektrikli araçların yerine hidrojen gazı ile çalışan arabalar yer alacak. Farklı bir uygulama olarak karbondioksiti güneş ışınları ile parçalayarak, karbon dioksiti metana dönüştürebiliriz" diye konuştu.
TEI, Amerikan donanmasının LM2500 güç türbini bakım ihalesini kazandı
30 Mayıs 2025 Cuma - 10:18 TEI, Amerikan donanmasının LM2500 güç türbini bakım ihalesini kazandı Türkiye’nin lider motor şirketi TEI, Amerikan Donanması’nın LM2500 motorlarının güç türbini modüllerine yönelik açtığı bakım ihalesini kazandı. Havacılık motorları alanında sahip olduğu 40 yıllık tecrübesiyle TEI, 2024 yılında Amerikan Donanması ile tavan bedeli 45.6 milyon Amerikan doları olan LM2500 motorlarının gaz jeneratörü depo seviyesi bakım sözleşmesini imzalamasının ardından, 2025 yılının 2’nci çeyreğinde bu kez tavan bedeli 67 buçuk milyon Amerikan doları olan yeni bir güç türbini depo seviyesi bakım sözleşmesine imza attı. TEI, hem Türk Donanması’nın hem de dünyanın en büyük LM2500 filosuna sahip olan ABD Donanması’nın LM2500 gaz türbin motorlarının bakım ve onarım faaliyetlerini Eskişehir’deki ileri teknolojiyle donatılmış tesislerinde başarıyla yürütüyor. TEI, çok sayıda ülkenin envanterinde yer alan LM2500 motorlarına bakım ve onarım hizmeti sağlamak için üstün teknoloji ve yetkin insan kaynağı seviyesine ulaştı. Bu sayede TEI; fırkateyn, korvet, destroyer ve amfibi tipi gemilerin itki sistemlerinin sürdürülebilirliğini sağlayan ve küresel ölçekte tercih edilen stratejik bir bakım merkezi haline gelmiş durumda. ABD Donanması gibi operasyonel etkinliği yüksek bir gücün TEI’yi tercih etmesi, TEI’nin uluslararası savunma sanayisi ekosistemi içindeki güvenilirliğini ve teknik mükemmeliyetini bir kez daha kanıtladı.
ESOGÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencilerinden dünya üçüncülüğü
29 Mayıs 2025 Perşembe - 15:39 ESOGÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencilerinden dünya üçüncülüğü Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencilerinden oluşan ekip, Huawei tarafından Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenen ve dünya genelinden binlerce öğrencinin katıldığı 10. Huawei ICT Competition 2024-2025 yarışmasında "Computing" kategorisinde büyük bir başarıya imza attı. Akademik danışmanları Prof. Dr. Ahmet Yazıcı liderliğinde yarışmaya katılan Barış Yırtıncı, Caner Coşkun ve Ceren Adıyaman’dan oluşan ESOGÜ ekibi, Türkiye birinciliği ve Avrupa birinciliğinin ardından düzenlenen Global Final’de de dünya üçüncüsü olmayı başardı. ESOGÜ ekibi üyeleri yarıştıkları Computing kategorisinde; ileri düzey teknolojileri kapsayan açık kaynaklı Linux dağıtımı, açık kaynak veri tabanı yönetimi ve yazılım derleme alanlarında teknik bilgi ve becerilerini zorlu senaryolar üzerinde uygulayarak, hem teorik hem de pratik yetkinliklerini başarıyla ortaya koydu. Yarışmaya 100’den fazla ülkeden 210 bini aşkın öğrenci ve eğitmen başvuruda bulunurken, organizasyon tarihinin en geniş katılım rekoru kırıldı. Ulusal ve bölgesel etapları başarıyla tamamlayan 48 ülkeden 179 takım ise finale kaldı. Dünyanın en büyük bilgi ve iletişim teknolojileri yarışmalarından biri olan yarışmanın global finalinde elde edilen üçüncülük, hem ESOGÜ hem de ülkemiz adına gurur verici bir başarı olarak kabul ediliyor.
Türk mühendisler üretti, sahte yağı bitirecek dönem
29 Mayıs 2025 Perşembe - 13:17 Türk mühendisler üretti, sahte yağı bitirecek dönem Gebze’de Türk mühendisler tarafından geliştirilen teknoloji, ünlü markaların sahte üretilen madeni yağlarının önüne geçecek. Sürücülerin adeta kabusu olan sahte yağı ayırt edecek ’marker’ teknolojisi sayesinde tüketici artık el cihazıyla bile ürünün orijinalliğini kontrol edebilecek. Özel çözelti sayesinde madeni yağlar üretim aşamasında izlenebilir hale gelecek. Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Teknoparkı’nda Prof. Dr. Ahmet Ceyhan Gören ve ekibi tarafından geliştirilen ‘marker’ teknolojisi, Türkiye’de madeni yağ alanında ilk olma özelliği taşıyor. Sistem, sektördeki önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor. Özellikle küçük sanayi sitelerindeki esnafın da adeta kabusu olan ünlü markaların madeni yağlarının sahtesi artık kolayca tespit edilebilecek. Jandarma 21 bin ton ele geçirmişti Öte yandan, Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında önceki gün operasyon düzenlemiş, sanayi işletmelerinden topladığı atık madeni yağları arıtarak, ünlü markalara ait sahte kutu ve ambalajlara doldurmak sureti ile piyasaya sürdüğü tespit edilen şüpheliye operasyon yapmıştı. Yapılan aramada, piyasa değeri yaklaşık 12 milyon TL olan sahte 21 bin 600 litre madeni yağ ele geçirildi. Olaya ilişkin şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. "Bu teknoloji, ülkemiz açısından büyük bir değer taşımaktadır" Gebze Teknik Üniversitesi Teknopark bünyesinde yaklaşık 150 firmanın faaliyet gösterdiğini ifade eden Teknopark Genel Müdürü Yusuf Çalık, "Üniversitemizin değerli akademisyenlerinin rehberliğinde geliştirilen bu sistem, özellikle yağ testleri ve kaçak yağ tespiti konusunda önemli katkılar sunacak. Bu teknoloji, ülkemiz açısından büyük bir değer taşımaktadır" dedi. "Dünyada da bir ilk olabilir" Prof. Dr. Ahmet Ceyhan Gören ise ’marker’ projesinin 2021 yılından bu yana sürdüğünü belirtti. Marker sisteminin madeni yağ üretiminde 20 ila 50 ppm seviyelerinde ürüne katıldığını ve bu sayede sahada kolaylıkla tespit edilebildiğini açıkladı. Gören, "Geliştirdiğimiz özel çözelti, hem yüksek sıcaklıklara hem de madeni yağın içeriğindeki kimyasallara dayanıklı olacak şekilde üretildi. Örneğin yalnızca 0.02-0.2 litre çözeltiyle, 10 ila 50 tonluk üretim tankları markalanabiliyor. Bu yöntemle üretim sürecine ek bir işlem gerekmiyor. Firmalar, ürünlerini kolayca izlenebilir hale getirebiliyor. Dünyada da benzer bir teknolojiye ilgi artıyor. Bu teknoloji dünyada da bir ilk olabilir, ancak bu konuda kesin bir araştırma yapmadığımız için net konuşmak istemiyoruz" ifadelerini kullandı. "Kullanıcı, ürünün sahte olup olmadığını anlayamıyor" Teknolojiyi hemen kullanmaya başladıklarını söyleyen Arı Petrol ve Kimya Endüstri Şirketi Genel Müdürü Mustafa Güzelgül ise sahte madeni yağların sektördeki en büyük problemlerden biri olduğunu vurguladı. Güzelgül, "Motor yağı, antifriz ve hidrolik sıvılar gibi ürünlerdeki sahtecilik, kullanıcıya ciddi zararlar verebiliyor. Son kullanıcı, ürünün sahte olup olmadığını anlayamıyor. GTÜ Teknopark’ın geliştirdiği ’marker’ teknolojisi sayesinde ürünler artık güvenilir ve izlenebilir hale geliyor. Kullanıcı, el cihazlarıyla veya GTÜ laboratuvarlarında yapılacak analizlerle ürünün sahte olup olmadığını öğrenebiliyor." dedi. Genel Müdür Mustafa Güzelgül ürünlerin üzerindeki bandroller, ambalaj ya da şüpheli durumlarda kullanıcıların firmaya başvurarak ürünü test ettirebildiklerini ve bu yolla sahte ürünlerin piyasadan ayıklanabildiğini belirtti.
Türkiye’de bir ilk, sahte madeni yağlara karşı ’Marker’ teknolojisi
29 Mayıs 2025 Perşembe - 13:01 Türkiye’de bir ilk, sahte madeni yağlara karşı ’Marker’ teknolojisi Gebze’de Türk mühendisler tarafından geliştirilen teknoloji, ünlü markaların sahte üretilen madeni yağlarının önüne geçecek. Sürücülerin adeta kabusu olan sahte yağı ayırt edecek ’marker’ teknolojisi sayesinde tüketici artık el cihazıyla bile ürünün orijinalliğini kontrol edebilecek. Özel çözelti sayesinde madeni yağlar üretim aşamasında izlenebilir hale gelecek. Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Teknoparkı’nda Prof. Dr. Ahmet Ceyhan Gören ve ekibi tarafından geliştirilen ‘marker’ teknolojisi, Türkiye’de madeni yağ alanında ilk olma özelliği taşıyor. Sistem, sektördeki önemli bir boşluğu doldurmayı hedefliyor. Özellikle küçük sanayi sitelerindeki esnafın da adeta kabusu olan ünlü markaların madeni yağlarının sahtesi artık kolayca tespit edilebilecek. Jandarma 21 bin ton ele geçirmişti Öte yandan Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında önceki gün operasyon düzenlemiş, sanayi işletmelerinden topladığı atık madeni yağları arıtarak, ünlü markalara ait sahte kutu ve ambalajlara doldurmak sureti ile piyasaya sürdüğü tespit edilen şüpheliye operasyon yapmıştı. Yapılan aramada, piyasa değeri yaklaşık 12 milyon TL olan sahte 21 bin 600 litre madeni yağ ele geçirildi. Olaya ilişkin şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. "Bu teknoloji, ülkemiz açısından büyük bir değer taşımaktadır" Gebze Teknik Üniversitesi Teknopark bünyesinde yaklaşık 150 firmanın faaliyet gösterdiğini ifade eden Teknopark Genel Müdürü Yusuf Çalık, "Üniversitemizin değerli akademisyenlerinin rehberliğinde geliştirilen bu sistem, özellikle yağ testleri ve kaçak yağ tespiti konusunda önemli katkılar sunacak. Bu teknoloji, ülkemiz açısından büyük bir değer taşımaktadır" dedi. "Dünyada da bir ilk olabilir" Prof. Dr. Ahmet Ceyhan Gören ise ’marker’ projesinin 2021 yılından bu yana sürdüğünü belirtti. Marker sisteminin madeni yağ üretiminde 20 ila 50 ppm seviyelerinde ürüne katıldığını ve bu sayede sahada kolaylıkla tespit edilebildiğini açıkladı. Gören, "Geliştirdiğimiz özel çözelti, hem yüksek sıcaklıklara hem de madeni yağın içeriğindeki kimyasallara dayanıklı olacak şekilde üretildi. Örneğin yalnızca 0.02-0.2 litre çözeltiyle, 10 ila 50 tonluk üretim tankları markalanabiliyor. Bu yöntemle üretim sürecine ek bir işlem gerekmiyor. Firmalar, ürünlerini kolayca izlenebilir hale getirebiliyor. Dünyada da benzer bir teknolojiye ilgi artıyor. Bu teknoloji dünyada da bir ilk olabilir, ancak bu konuda kesin bir araştırma yapmadığımız için net konuşmak istemiyoruz" ifadelerini kullandı. "Kullanıcı, ürünün sahte olup olmadığını anlayamıyor" Teknolojiyi hemen kullanmaya başladıklarını söyleyen Arı Petrol ve Kimya Endüstri Şirketi Genel Müdürü Mustafa Güzelgül ise sahte madeni yağların sektördeki en büyük problemlerden biri olduğunu vurguladı. Güzelgül, "Motor yağı, antifriz ve hidrolik sıvılar gibi ürünlerdeki sahtecilik, kullanıcıya ciddi zararlar verebiliyor. Son kullanıcı, ürünün sahte olup olmadığını anlayamıyor. GTÜ Teknopark’ın geliştirdiği ’marker’ teknolojisi sayesinde ürünler artık güvenilir ve izlenebilir hale geliyor. Kullanıcı, el cihazlarıyla veya GTÜ laboratuvarlarında yapılacak analizlerle ürünün sahte olup olmadığını öğrenebiliyor." dedi. Genel Müdür Mustafa Güzelgül ürünlerin üzerindeki bandroller, ambalaj ya da şüpheli durumlarda kullanıcıların firmaya başvurarak ürünü test ettirebildiklerini ve bu yolla sahte ürünlerin piyasadan ayıklanabildiğini belirtti.