TEKNOLOJİ
TEKNOFEST’in Türkiye ikincisi Gelidonya, Norveç’te Türkiye’yi temsil edecek 14 Mart 2026 Cumartesi - 12:05:14 TEKNOFEST 2025’te insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olan Gelidonya İDA Takımı, Norveç’in Trondheim şehrinde düzenlenen NJORD Autonomous Ship Challenge yarışmasında Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Gelidonya İDA Takımı, Norveç’te düzenlenen NJORD Autonomous Ship Challenge yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek. Yerli ve milli teknolojiler geliştirme hedefiyle Elazığ Deneyap atölyelerinde çalışmalarını sürdüren Gelidonya Takımı, daha önce TEKNOFEST kapsamında düzenlenen İnsansız Deniz Aracı Yarışması’nda 2025 yılında Türkiye ikinciliği elde ederek önemli bir başarıya imza atmıştı. Norveç’te gerçekleştirilecek olan bu prestijli yarışmada yer alacak Gelidonya Takımı, geliştirdikleri insansız su üstü araçlarıyla hem mühendislik kabiliyetlerini sergilemeyi hem de Türkiye’nin savunma ve denizcilik teknolojilerindeki potansiyelini Avrupa’da göstermeyi hedefliyor. "Ülkemizi hem ulusal hem de uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmenin gayreti içerisindeyiz" Yarışmada Türkiye’yi temsil etmekten hem mutlu hem gururlu olduklarını ifade eden Takım Kaptanı Yunus Emre Güler, "Geçen sene ekibimizle Teknofest Malivatan çerçevesinde insansız deniz aracı kategorisinde ikincilik derecesi elde ettik. Bu başarıyla yetinmek istemedik, bu sene ülkemizi uluslararası alanda temsil etmek için Norveç’te düzenlenecek olan New York Challenge yarışmasına başvurumuzu yaptık. Ön başvuru ve rapor aşamasının ardından yarışmada ülkemizi temsil etmeye hak kazandık. İnşallah ekibimizle birlikte ülkemizi yarışmada da en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyoruz. Milli teknoloji hamlesi idealinde çalışmalarımızı sürdüreceğimizi düşünüyoruz. En büyük destekçilerimiz olan başta kendi aileme, ardından arkadaşlarımın ailelerine çok teşekkür ediyorum. Bu yolda benimle birlikte emek veren tüm ekip arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum. Biz gençler olarak elimizden gelen tüm gayreti ve çabayı gösteriyoruz. Ülkemizi hem ulusal hem de uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmenin gayreti içerisindeyiz. Hem milletimizin teknolojiye olan ilgisini, hem de devletimizin bu alanda yapmış olduğu yatırım ve desteği çok iyi biliyoruz. Daha iyisini de göstereceğiz inşallah. Tüm devletimizin ve milletimizin hem dualarını hem de desteğini bekliyoruz" dedi. "Barbaros Hayrettin Paşa’nın, denizlere hakim olan cihana hakim olur sözünden ilham alarak çıktığımız bu yolda milletimizin gururunu yaşıyoruz" TEKNOFEST 2025’te insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olduklarını hatırlatan Mustafa İsa Oruçtutan ise "Akımımızda donanım, mekanik ve yazılım ekibinden sorumluyum. Bu sene TEKNOFEST 2 bin 25 yarışmasında insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olduk. Barbaros Hayrettin Paşa’nın, denizlere hakim olan cihana hakim olur sözünden ilham alarak çıktığımız bu yolda milletimizin gururunu yaşıyoruz. Norveç’in Trondheim şehrinde düzenlenen ve üst seviye bir yarışma olan New York Challenge, otonom yüzey aracı yarışmasına başvurduk. Rapor aşamasının ardından bize kabul maili geldi ve yarışmaya katılmaya hak kazandık. Bu yarışmanın, bizim bu uğurda geliştirdiğimiz sistemleri uluslararası arenada nasıl temsil edeceğimizin bir göstergesi olacağını düşünüyorum. Ekip arkadaşlarımın ve ailelerimizin destekleriyle inşallah dereceye girip döneceğiz" şeklinde konuştu.
14 Mart 2026 Cumartesi - 11:37 TEKNOFEST’in Türkiye ikincisi Gelidonya, Norveç’te ülkesini temsil edecek TEKNOFEST 2025’te insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olan Gelidonya İDA Takımı, Norveç’in Trondheim şehrinde düzenlenen NJORD Autonomous Ship Challenge yarışmasında Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Gelidonya İDA Takımı, Norveç’te düzenlenen NJORD Autonomous Ship Challenge yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek. Yerli ve milli teknolojiler geliştirme hedefiyle Elazığ Deneyap atölyelerinde çalışmalarını sürdüren Gelidonya Takımı, daha önce TEKNOFEST kapsamında düzenlenen İnsansız Deniz Aracı Yarışması’nda 2025 yılında Türkiye ikinciliği elde ederek önemli bir başarıya imza atmıştı. Norveç’te gerçekleştirilecek olan bu prestijli yarışmada yer alacak Gelidonya Takımı, geliştirdikleri insansız su üstü araçlarıyla hem mühendislik kabiliyetlerini sergilemeyi hem de Türkiye’nin savunma ve denizcilik teknolojilerindeki potansiyelini Avrupa’da göstermeyi hedefliyor. "Ülkemizi hem ulusal hem de uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmenin gayreti içerisindeyiz" Yarışmada Türkiye’yi temsil etmekten hem mutlu hem gururlu olduklarını ifade eden Takım Kaptanı Yunus Emre Güler, "Geçen sene ekibimizle Teknofest Malivatan çerçevesinde insansız deniz aracı kategorisinde ikincilik derecesi elde ettik. Bu başarıyla yetinmek istemedik, bu sene ülkemizi uluslararası alanda temsil etmek için Norveç’te düzenlenecek olan New York Challenge yarışmasına başvurumuzu yaptık. Ön başvuru ve rapor aşamasının ardından yarışmada ülkemizi temsil etmeye hak kazandık. İnşallah ekibimizle birlikte ülkemizi yarışmada da en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyoruz. Milli teknoloji hamlesi idealinde çalışmalarımızı sürdüreceğimizi düşünüyoruz. En büyük destekçilerimiz olan başta kendi aileme, ardından arkadaşlarımın ailelerine çok teşekkür ediyorum. Bu yolda benimle birlikte emek veren tüm ekip arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum. Biz gençler olarak elimizden gelen tüm gayreti ve çabayı gösteriyoruz. Ülkemizi hem ulusal hem de uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmenin gayreti içerisindeyiz. Hem milletimizin teknolojiye olan ilgisini, hem de devletimizin bu alanda yapmış olduğu yatırım ve desteği çok iyi biliyoruz. Daha iyisini de göstereceğiz inşallah. Tüm devletimizin ve milletimizin hem dualarını hem de desteğini bekliyoruz" dedi. "Barbaros Hayrettin Paşa’nın, denizlere hakim olan cihana hakim olur sözünden ilham alarak çıktığımız bu yolda milletimizin gururunu yaşıyoruz" TEKNOFEST 2025’te insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olduklarını hatırlatan Mustafa İsa Oruçtutan ise "Akımımızda donanım, mekanik ve yazılım ekibinden sorumluyum. Bu sene TEKNOFEST 2 bin 25 yarışmasında insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olduk. Barbaros Hayrettin Paşa’nın, denizlere hakim olan cihana hakim olur sözünden ilham alarak çıktığımız bu yolda milletimizin gururunu yaşıyoruz. Norveç’in Trondheim şehrinde düzenlenen ve üst seviye bir yarışma olan New York Challenge, otonom yüzey aracı yarışmasına başvurduk. Rapor aşamasının ardından bize kabul maili geldi ve yarışmaya katılmaya hak kazandık. Bu yarışmanın, bizim bu uğurda geliştirdiğimiz sistemleri uluslararası arenada nasıl temsil edeceğimizin bir göstergesi olacağını düşünüyorum. Ekip arkadaşlarımın ve ailelerimizin destekleriyle inşallah dereceye girip döneceğiz" şeklinde konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 16:57 KUTO’da "Yapay Zeka ile Dijital Pazarlama" konulu eğitim gerçekleştirildi Kuşadası Ticaret Odası, üyelerinin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamak ve işletmelerin rekabet gücünü artırmak amacıyla önemli bir eğitime daha ev sahipliği yaptı. "Yapay Zeka ile Dijital Pazarlama" konulu strateji, otomasyon ve üretkenlik eğitimi, 11–12 Mart 2026 tarihlerinde Kuşadası Ticaret Odası’nda gerçekleştirildi. İki gün süren eğitim programında katılımcılara, yapay zekanın dijital pazarlama alanında sunduğu yeni imkanlar ve uygulama yöntemleri kapsamlı şekilde aktarıldı. Eğitimin ilk gününde yapay zekanın temel kavramları, dijital pazarlamada yapay zekanın rolü, prompt mühendisliği, yapay zeka destekli içerik üretimi ile görsel ve video içerik üretimi gibi konular ele alınırken, ikinci gününde ise yapay zeka ile sosyal medya yönetimi, SEO ve arama motoru pazarlaması, reklam ve performans pazarlaması ile veri analizi ve raporlama başlıklarında uygulamalı bilgiler paylaşıldı. Yoğun ilgiyle gerçekleşen eğitimle ilgili Kuşadası Ticaret Odası yönetimine teşekkür eden katılımcılar, yapay zekanın iş süreçlerinde nasıl daha verimli kullanılabileceğine dair güncel araç ve yöntemler hakkında bilgi edinme fırsatı bulduklarını dile getirdiler. Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan, işletmelerin dijitalleşme sürecine uyum sağlamasının günümüzde büyük önem taşıdığını belirterek, Oda üyelerinin yeni teknolojilere erişimini kolaylaştıracak eğitim ve bilgilendirme çalışmalarına devam edeceklerini ifade etti.
13 Mart 2026 Cuma - 15:20 OMÜ’de 14 Mart Dünya Pi Günü kutlandı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü İlköğretim Matematik Öğretmenliği anabilim dalı öğrencileri tarafından "14 Mart Dünya Pi Günü" etkinliği gerçekleştirildi. Eğitim fakültesi konferans salonunda gerçekleşen etkinliğe Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, Doç. Dr. Esen Ersoy, akademisyenler, OMÜ Vakıf Koleji, TED Koleji, 19 Mayıs Kösedik Ortaokulu, 23 Nisan Ortaokulu ve Adnan Ölmez Ortaokulu öğrencileri ile öğretmenleri katıldı. Etkinlik saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, konuşmasına Pi Günü önemli bir gün olduğunu vurgulayarak Pi sayısının matematiksel özelliklerine değindi. Pi Günü’nün neden 14 Mart’ta kutlandığını açıklayan Prof. Dr. Çalışıcı, tarihin 3. ayın 14’ü olması nedeniyle Pi sayısının yaklaşık değeri olan 3,14’ü temsil ettiğini katılımcılara tekrar hatırlattı ve sayıların rasyonel ve irrasyonel olarak ayrıldığını, Pi’nin irrasyonel bir sayı olduğunu, virgülden sonraki basamaklarının sonsuza kadar devam ettiğini ve kesirli biçimde yazılamadığını ifade ederek cümlesini noktaladı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen öğrenci sunumlarında Pi sayısının tanımı, dairenin çevresinin çapına oranı ve dairenin alanı gibi temel matematiksel kavramlar ele alındı. Sunumlarda ayrıca Pi sayısının tarih boyunca farklı matematikçiler tarafından nasıl hesaplandığına ilişkin bilgilere de yer verildi. Yarışmada dereceye giren öğrencilere madalya verildi Etkinlikte Pi sözlüğü oyunu oynanırken Pi sayısının basamaklarını ezberleme yarışması da düzenlendi. Yarışmada dereceye giren öğrencilere madalya verildi. Program, katılımcıların Pi sayısı temalı etkinlik masalarını ziyaret etmesiyle sona erdi.
ASELSAN’dan kalplere dokunan teknoloji: Kalp akciğer makinesinin kan testleri başarıyla tamamlandı
24 Nisan 2025 Perşembe - 16:18 ASELSAN’dan kalplere dokunan teknoloji: Kalp akciğer makinesinin kan testleri başarıyla tamamlandı ASELSAN’ın hayat kurtaran sağlık teknolojileri arasında bulunan kalp akciğer makinesinin kan testleri başarıyla tamamlandı. Sağlık alanındaki faaliyetlerini yaşam destek ve medikal görüntüleme alanlarında sürdüren ASELSAN, Türkiye’de ilk kez milli imkanlarla kalp akciğer makinesi geliştirdi. Kan testleri başarıyla tamamlanan Kalp Akciğer Makinesinin lansmanı Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun katılımıyla Expomed Fuarında gerçekleştirildi. Kalp akciğer makinesi, açık kalp ameliyatlarında kalp ve akciğerin görevini yerine getirmek amacıyla kullanılacak. ASELSAN tarafından 2020 yılında başlayan çalışmalar sonucunda inovatif özellikleri ve ergonomisiyle öne çıkan Kalp Akciğer Makinesi; If Design, A’Design ve IDA Design olmak üzere üç farklı merkezden endüstriyel tasarım ödülü aldı. Cihazın tasarım süreci, hastanelerde görev yapan alanında uzman doktor ve perfüzyonistlerin önemli katkılarıyla yürütüldü. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ile birlikte klinik çalışma sürecine devam edilen cihazın, önümüzdeki yıl itibarıyla hastanelerin hizmetine sunulması planlanıyor. Yüksek yerlilik oranına sahip cihazın cari açığın azaltılmasına önemli katkı sağlaması ve dünyanın farklı ülkelerine ihraç edilmesi de planlanıyor.
Karadeniz’in en büyük bilim festivali CANİKFEST başladı
24 Nisan 2025 Perşembe - 13:17 Karadeniz’in en büyük bilim festivali CANİKFEST başladı Samsun’un Canik Belediyesi tarafından hazırlanan Karadeniz Bölgesi’nin ilk ve en büyük bilim şenliği olma özelliğini taşıyan Canik Bilim, Kültür ve Sanat Festivali (CANİKFEST), yapılan görkemli törenle başladı. Canik Belediyesi tarafından hazırlanan, TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Desteklenme Programları çerçevesinde destek almaya hak kazanan ve Karadeniz Bölgesi’nde düzenlenen ilk ve tek büyük ölçekli bilim şenliği olma özelliğini taşıyan CANİKFEST ile 60 binin üzerinde vatandaşın bilim, teknoloji, sanat, kültür, siber güvenlik ve yapay zekâ konularında uygulamalı eğitimler, atölye etkinlileri ve sanat faaliyetleriyle buluşturulması hedefleniyor. Festival, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde 15 temada 75 etkinlik ile ziyaretçilerine ‘merhaba’ dedi. "Festival, yapay zeka, robotik kodlama ve siber konuları ağırlıklı bir festival" CANİKFEST’in Karadeniz Bölgesi’nde düzenlenen ilk ve tek büyük ölçekli bilim şenliği olma özelliğini taşıdığına dikkat çeken programın açılışında konuşan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "CANİKFEST, Karadeniz Bölgesi’nin en büyük bilim festivali. Bu anlamda 3 gün boyunca çocuklarımızın, gençlerimizin yaklaşık bir aydır yaptığı çalışmaları bugün burada sergileyeceğiz. Hep birlikte fırsat verdiğimizde onları imkanlarla buluşturduğumuzda neleri ortaya koyabileceklerini bugün, yarın ve ertesi gün CANİKFEST’te müşahede edeceğiz. Bir ay ve önümüzdeki üç gün itibariyle yaklaşık 60 bin öğrencimizin ve misafirlerimizi ağırlayacağımız bir festivalin başlangıcındayız şu anda. Ben inşallah ülkemiz adına hayırlı olur temennisinde bulunuyorum. Çünkü bu konu çok çok önemli bir konu. Özellikle yapay zeka, robotik kodlama ve siber konularında ağırlıklı bir festival bu festival. İmkan verildiğinde bizim gençlerimizin önünde durabilecek hiçbir güç yoktur diyorum. Festival alanında 74 stant var. Tamamının içeriği de dolu dolu. Yapılan o çalışmaları orada çocuklarımız heyecanla anlatmak için değerli misafirlerin vatandaşlarımızı beklemekte. Bu işe yerel yönetimler, Canik Belediyesi olarak ciddi önem veriyoruz, değer veriyoruz. Asli sorumluluklarımızın yanında değişen ve gelişen dünyanın bu teknolojilerine uyum sağlamak, gençlerimizi bu alana adapte etmek için görevlerimiz ve sorumluluklarımız var. Biz de bu sorumluluğu alarak bu şekilde gençlerimize bu alanda hizmet etmeye, destek vermeye çalışıyoruz. İçerisinde bulunduğumuz alan aynı zamanda Canik’in hatta Türkiye’nin en başarılı keşif kampüsünün olduğu Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü. Ben buradan da merhum Özdemir Bayraktar amcamıza Allah’tan rahmet diliyorum. Onun ve ailesinin açmış olduğu yolda bu gençlerimiz artık tutulamaz, önüne set vurulamaz hale geldi" dedi. Vali Yardımcısı Vekili/Canik Kaymakamı Şeref Aydın ise "Canik Kaymakamı olarak ilçemizde, ilimizde böyle bir organizasyona, etkinliğe sahipliği yaptığımız için çok mutluyum. Canik Belediyemiz çok güzel bir organizasyonu güzel bir ekiple gerçekleştiriyor. Bu organizasyonun bu noktaya gelmesinde başta Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza teşekkürlerimi, şükranlarımı arz ediyorum. Festival alanı çocuklarımızla, gençlerimizle cıvıl cıvıl, bu görüntü bizleri çok mutlu ediyor. Bu daha bir başlangıç. Sayın Belediye Başkanımızla birlikte el ele vererek bunu daha ileri bir noktaya taşıyacağız" diye konuştu. Festivalde çeşitli etkinliklere katılan çocuklar da uzay, yapay zeka, yazılım ve teknoloji alanı gibi birçok konuda çeşitli etkinliklerden bilgi edindiklerini belirterek, benzer festival ve etkinliklerin devam etmesi gerektiğini söylediler. 24,25 ve 26 Nisan tarihinde ziyarete açık olacak festivalin açılışına ayrıca İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Selahattin Altunsoy, Sağlık İl Müdürü Dr. Mustafa Uras, İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçü ile davetliler ve protokol üyeleri katıldı.
Mersin’de dünya çocukları bilimle buluştu
24 Nisan 2025 Perşembe - 12:05 Mersin’de dünya çocukları bilimle buluştu Mersin Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği ‘Uluslararası Mersin Çocuk Festivali’nde, yerli ve yabancı çocukları Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde bilimsel etkinlikler, çevre projeleri ve eğlenceli atölyelerle buluşturdu. Büyükşehir Belediyesinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında bu yıl 2.’sini düzenlediği ‘Uluslararası Mersin Çocuk Festivali’, yurtiçi ve yurtdışından gelen çocukları bir araya getirdi. Festival süresince halk danslarıyla kenti renklendiren çocuklar, İklim ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezini ziyaret ederek bilimsel düzenekleri inceleme fırsatı buldu. Bilim merkezinde yer alan düzenekleri büyük bir merakla inceleyen çocuklar, öğretmenlerin verdiği bilgiler eşliğinde hem eğitici hem de eğlenceli anlar yaşadı. Planetaryumda düzenlenen gösterim ise minik ziyaretçilere unutulmaz ve heyecan dolu anlar yaşattı. Çocuklar Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinin bahçesindeki ‘Plastiksiz Mersin Sahilleri’ projesi kapsamında oluşturulan Caretta Caretta figürlü atık kutusuna plastik su şişelerini attı. Çocuklara ziyaret sonunda bayram kapsamında yapılan kumbaralar hediye edildi. "Çocuklarımız bütün deney düzeneklerimizi gezdiler, ilgiyle takip ettiler" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi Şefi Duygu Ezici, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen Uluslararası Mersin Çocuk Festivali kapsamında kente gelen çocukları ağırlamaktan mutluluk duyduklarını anlatarak, "Bizim için de çok güzel bir geziydi. Çocuklarımız bütün deney düzeneklerimizi gezdiler, ilgiyle takip ettiler. Yolculuklarının sonunda da planetaryuma girdiler. Orası onlar için bambaşka bir deneyimdi. Çok meraklı, ilgili ve güzel karşıladılar. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm ülkemizde Mersin’deki gibi kutlansın diliyorum. Tüm çocukların bayramını kutluyorum" ifadelerini kullandı. "Çocuklar için özel bir gün olması çok güzel" İran’dan gelen Nazlı Mohseni, Mersin’i çok beğendiğini anlatarak, "Yeni şeyler gördük, yeni insanlar tanıdık. Festivalde arkadaşlarım dans ettiler, ben şarkı söylüyorum. Çok güzel, çok iyi bir şehir. Farklı ülkelerin danslarını izlemek, şarkılarını dinlemek çok güzel. Çocuklar için özel bir gün olması çok güzel. Bu festivali yaptıkları için çok teşekkür ederim" dedi. Polonyalı çocuklardan Olga Kalak, "Çocuk Festivali için buradayız. Polonya ekibimle beraber geldim. 4 gündür buradayız. Öğretmenimiz Mercan Bilim Merkezini ziyaret etmenin bir şans olduğunu söyledi. Gezdik ve güzel bir yer olduğunu gördük. Fizik dersini çok seviyorum, okulda en sevdiğim ders" diyerek kendi dilinde 23 Nisan Çocuk Bayramını kutladı.
Zonguldak’ta Yapay Zeka ve Veri Bilimi Kongresi başladı
24 Nisan 2025 Perşembe - 11:31 Zonguldak’ta Yapay Zeka ve Veri Bilimi Kongresi başladı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "5. Uluslararası Yapay Zeka ve Veri Bilimi Kongresi", Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde başladı. Kongre, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkezi ile İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Yapay Zeka ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin iş birliğinde, Bilgi Güvenliği Derneği’nin desteğiyle gerçekleştiriliyor. Etkinlik, Türkiye’de ilk kez iki üniversitenin yapay zeka ve siber güvenlik merkezlerinin ortaklığıyla hayata geçirildi. Etkinliğe Karadeniz Bölge Komutanı Deniz Albay Ahmet Öztürk, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi ve YÖK Üyesi Prof. Dr. Derviş Karaboğa, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, akademisyenler, idari personel, öğrenciler ve davetliler katıldı. "Veri, 21. yüzyılın petrolüdür" Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından kongrenin açılış konuşmasını yapan BEUN Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakır, yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve kuantum bilişim gibi alanların hızla geliştiğini belirterek şunları söyledi: "Bu kongrede hızla gelişen teknolojilerin merkezinde yer alan yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve kuantum bileşim gibi alanları derinlemesine ele almak üzere bir araya gelmiş olmaktayız. Veri 21. yüzyılın petrolü olarak anılmaktadır. Yapay zeka ile doğru analiz edilen veri sadece bugünü değil, geleceğe de öngörme gücü verir." "İki merkez arasındaki bu iş birliği Türkiye’de bir ilk" Kongre Başkanı ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Yapay Zeka ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayşegül Alaybeyoğlu, iki üniversitenin merkezleri arasındaki iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Alaybeyoğlu, "Özellikle de son dönemlerde teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte tüm dünyada ve ülkemizde büyük önem kazanan yapay zeka ve siber güvenlik alanlarında araştırma yapan iki farklı üniversite merkezinin iş birliği içinde olmasının ülkemizde bir ilk olması yönüyle de büyük önem taşıdığı ve bu iş birliğinin önemli akademik ve sektörel çıktığının olacağı inancındayım." "Yapay zeka artık bilgiyi projekte eden bir güç" İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu ise yapay zekanın akademik bilginin kullanıma sunulmasında üstlendiği role dikkat çekerek şöyle konuştu: "Bu tarz organizasyonların ürettiği bilginin kullanımını da sağlayacak olan şey aslında yapay zeka. Daha önce akademide şöyle bir şey vardı, biz yazıyoruz ama sonuçta kimse bunu kullanmıyor idi. Artık yazdığımızı bize yapay zeka getiriyor ve projeksiyon koyuyor oraya. Diğer taraftan Türkiye’nin özellikle bilişim ve iletişim sektöründe teknoloji alanında son dönemde attığı çok önemli adımlar ki burada savunma sanayi örnek olarak verebiliriz. Yapay zeka konusunda da başat aktör olabileceğini gösteriyor. Bu sermaye, beşeri sermaye ve teknolojik donanımın Türkiye’de olduğunu çok net biçimde söyleyebiliriz. Sorun şu yine parça parça çalışıyor ve bir türlü stratejik birleştirmeyi yapamıyoruz. Bu tarz organizasyonlar aslında bu birlikteliği sağlama ve sinerji oluşturma yönetimi ciddi katkı sağlayıcı özelliğe sahip. Şimdi elbette bu çabaların hepsinde insanların korkmasını belki biraz da anlamak lazım. Kendi iktidar alanını kaybediyor ki büyük veriyi işlemek ve yapay zekayı bu anlamda kullanmak gerçekten yeni iktidar alanlarını oluşturacak. Daha da bunun güçleneceğini göreceksiniz." "Veri bir silahtır" BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, yapay zeka ve veri biliminin sadece teknolojik bir alan olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Yapay zeka ve veri bilimi artık yalnızca bir teknoloji alanı değil insanlığın düşünme biçimini, karar mekanizmalarını, yaşam pratiklerini kökten değiştiren bir dijital çağın dönüşüm felsefesidir ve bizler bu dönüşümün tam da merkezindeyiz. Malumunuz bugünlerde en çok karşılaştığımız iki kavram yapay zeka ve veri bilimidir. Unutmamalıyız ki veri bir silahtır. Ancak erdemli bir aklın ellerinde ve bilimin ışığında milletine hizmet eder. Bu sebepledir ki bizim önceliğimiz ahlakla yoğrulmuş bir bilim ve insanlığa adanmış bir teknolojidir. Üniversitemiz işte tam da bu doğrultuda Karaelmas Siber Güvenlik Uygulama Araştırma Merkezimiz aracılığıyla sadece ulusal değil, uluslararası ölçekte güvenliğin, dijital farkındalığın ve bilişimsel etik anlayışının yaygınlaşmasına katkı sunmaktadır." "Bilim topluma açılıyor" YÖK Üyesi ve Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derviş Karaboğa, üniversitelerin artık toplumla bilimsel bilgiyi doğrudan paylaşmaya başladığını söyledi. Kongrenin de önemine değinen Karaboğa, kurulacak Bilim Kafe ile ilgili şu detayları paylaştı: "YÖK’te Bilim İletişim Ofisi kuruldu. Mayıs ayının tüm rektörlüklerimiz bu konuda bilgi sahibi. Mayıs ayının son haftasında YÖK’le birlikte tüm üniversiteler artık bilim kafe bakış tarzıyla artık üniversitenin kampüsün dışında bilimle ilgili gelişmeleri paylaşacaklar ortamlarda toplumun ilgi duyan kesimlere bilgi verecekler. Tarımsa tarım, yapay zeka, sağlık, o alanlarda bilgi paylaşımı yapma aşamasına geldik. Yani sadece bilim insanları arasında değil, artık toplumun diğer kesimleriyle de bilgi paylaşımı olacak. Bu ne getirecek? Elbette bir kere toplum açısından özgüven artırıcı, bilgilenici hatta bir de geri dönüşüm alındığında bilimsel gelişmelere de faydası olacağı düşüncesi tabii ki mümkün." Kongreye Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı da destek veriyor. Kongre, açılış konuşmalarının ardından akademik sunumlarla devam ediyor.
İzmir’de yüzde 35 civarında kaçak yapı var
24 Nisan 2025 Perşembe - 11:09 İzmir’de yüzde 35 civarında kaçak yapı var İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, İstanbul’da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin İzmir için de bir uyarı niteliğinde algılanması gerektiğini söyledi. İzmir’deki yaklaşık 1 milyonluk bina stokunun yarısının 1998 öncesi deprem yönetmeliğine göre yapıldığını, yüzde 35 civarında da kaçak yapı bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Kozanoğlu, "İzmir’in birinci gündemi deprem olmalı. İzmir’de, riskli yapıların tespiti için ilk etapta acilen kontrol edilmesi gereken 150-200 bin civarında bina var. Harekete geçmediğimiz, beklediğimiz her gün biraz daha geç kalıyoruz. Depremden korkuyoruz ama en çabuk da depremi unutuyoruz" diye konuştu. İEÜ İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, İstanbul’un Silivri ilçesinde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından İzmir ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. İstanbul’daki depremin ucuz atlatıldığını ve can kaybının olmamasının sevindirici olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kozanoğlu, depremin Türkiye’nin bir gerçeği olduğunu belirtti. "Deprem karnemiz iyi değil" Depremden değil, çürük binalardan korkulması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Kozanoğlu, "İzmir’de yaklaşık 1 milyon bina stoku var. Bunun çok büyük kısmı da 11 merkez ilçede yer alıyor. Yaş ortalamasına baktığımız zaman eski binaların yoğun olduğu bir kentteyiz. Eski bina demek, çürük bina demek değil. Eski bina olunca yıkılacak anlamı da çıkmıyor. Ancak mutlaka bu binaların kontrol edilmesi gerekiyor. İzmir’de neredeyse her iki binadan biri, 1998 öncesi deprem yönetmeliğine göre yapılmış. Bu binaların birçoğu da 35-40 yaşın üzerinde. Net sayı vermek zor ama ilk etapta 150-200 bin bina acilen kontrol edilmeli. Maalesef insanlarımız duvar yıkmayı, daireleri dükkana çevirmeyi, evlerin çatılarına hiçbir mühendis desteği olmadan su depoları koymayı, önlem almadan tadilatlar yapmayı çok seviyor. ‘Bu kadardan bir şey olmaz’ diyor. Ancak bir deprem anında bu hataların bedelini büyük yıkımlarla, can kayıplarıyla ödüyoruz. Kahramanmaraş depreminde de İzmir depreminde de ağır hasar alan, yıkılan binalarda bu hataları gördük. Kolon ya da kirişle oynayanları hiç saymıyorum bile. Binanın kolonunu ya da kirişini kesmek, benim gözümde kasten insan öldürmekle aynıdır" ifadelerini kullandı. "Binadan emin değilseniz, mutlaka kontrol ettirin" Prof. Dr. Kozanoğlu, şöyle devam etti: "İzmir’de yüzde 35 civarında da kaçak yapı stokumuz var. Bu oran, İzmir gibi bir şehir için yüksek. Peki ne yapacağız? Korkup beklemek, deprem olursa ne yapacağız diye düşünmek çözüm değil. Bu konuda bilinçlenmeliyiz. Binamızdan emin değilsek, kendimizi güvende hissetmiyorsak, mutlaka kontrolünü yaptırmalıyız. Güçlendirme ihtiyacı varsa hemen harekete geçmeliyiz. Kentsel dönüşüm için güç birliği içinde hareket etmeli, bu konuya öncelik vermeliyiz. Görüyorum ki, deprem anında yapılacaklarla ilgili de yeterli bilgiye sahip değiliz. Son depremde de evlerden atlayanları, merdivenlere koşanları gördük. Bu konuda bilinçlenmeli, uzmanlara kulak vermeliyiz. İzmir’in deprem karnesi pek iyi değil. Bu en son 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremde de bunu gördük. İzmir’in 17 Ağustos’u, 6 Şubat’ı olmasın. Yeni bir felaket de İzmir’de yaşanmasın. Bunun için zaman kaybetmeden harekete geçelim. Beklediğimiz her gün geç kalıyoruz." Can güvenliğine odaklanalım Vatandaşların da bu konuda hassas ve bilinçli davranması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Kozanoğlu, "Bunu her fırsatta söylüyorum, tekrar gibi oluyor ama yıl olmuş 2025; biz hala kolon kesmeyin, kirişle oynamayın demek zorunda kalıyoruz. ‘Karot testi binayı zayıflatır’ diyenleri, ‘Benim duvarımı matkap bile zor deliyor, bu binaya bir şey olmaz’ diye düşünenleri görüyoruz. Bunların hepsi yanlış. Karot testi binayı zayıflatmaz, binanın güvenliği dışarıdan bakılarak ya da duvara vurarak anlaşılmaz. Unutmayalım can güvenliğimiz her şeyden önemli. Binaya sonradan yapılacak eklemelerin mutlaka mimari projede daha önceden belirlenmesi gerekir. Siz, binanın üzerine su depoları eklenebilecek şekilde mimari projeyi oluşturursanız, mühendis de buna göre bir statik hesaplama yapar. Yani bina, bir deprem anında su depolarını da taşıyacak güçte yapılmış olur. Biz ne yapıyoruz? Hiçbir statik hesapta yer almamasına, planlanmamasına rağmen kafamıza göre su depolarını binaya yerleştiriyoruz ya da başka eklentiler yapıyoruz. Bu hatalara artık son verilmeli" dedi.
IPLOOK, MVNOs World 2025’te yeni nesil çözümleri tanıtacak
24 Nisan 2025 Perşembe - 11:07 IPLOOK, MVNOs World 2025’te yeni nesil çözümleri tanıtacak Telekom teknolojileri alanında faaliyet gösteren IPLOOK, 12-14 Mayıs tarihleri arasında Viyana’da düzenlenecek MVNOs World 2025’e katılacağını duyurdu. Şirket fuarda yenilikçi teknolojilerini tanıtacak. Telekom çözümleri sağlayıcısı IPLOOK, 12-14 Mayıs tarihleri arasında Viyana’daki Austria Trend Hotel Savoyen’de gerçekleştirilecek olan MVNOs World 2025’e katılacağını duyurdu. Ziyaretçiler stantta, küresel telekom ortamındaki kritik zorlukları ele almak üzere tasarlanmış yenilikçi teknolojileri keşfedecek. Sergilenecek yenilikler şöyle açıklandı: VoLTE dolaşım 2G/3G ağlarının küresel ölçekte kullanımdan kalkması hızlanırken, operatörler kesintisiz ses hizmetlerini sürdürme konusunda kritik zorluklarla karşılaşıyor. Şirketin VoLTE Roaming çözümü, dünya çapında LTE ağları üzerinden yüksek kaliteli ses ve veri hizmetleri sağlayarak sağlam ve geleceğe dönük bir yanıt sunuyor. Bu teknoloji, eski ağlar kullanımdan kalksa bile aboneler için kesintisiz bağlantı sağlayarak operatörlerin tamamen IP çağına sorunsuz bir şekilde geçiş yapmasını sağlar. VoWifi Şirketin VoWifi (WiFi üzerinden Ses) çözümü, kullanıcıların geleneksel dolaşım ücretlerine tabii olmadan sınır ötesi arama yapmalarını sağlar. WiFi ağlarından yararlanan hizmet, maliyetli dolaşım anlaşmalarını atlayarak kristal netliğinde ses kalitesi sunar ve gezginler ve uluslararası işletmeler için erişilebilirliği artırır. Bu yenilik sadece operatörlerin operasyonel maliyetlerini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda gerçek anlamda sınırsız bir iletişim deneyimi sayesinde müşteri memnuniyetini de artırıyor. 5G +LEO Şirket, LEO yer istasyonu çekirdek ağlarını 5G altyapısıyla entegre eden önemli bir çözüm olan 5G+LEO platformunu tanıtıyor. Bu atılım, mobil cihazların 5G aracılığıyla doğrudan LEO uydularına bağlanmasını sağlayarak uzak ve yetersiz hizmet alan bölgelerde kesintisiz kapsama alanının kilidini açıyor.
Uzmanlardan, ’beklenen olağan sarsıntı ve panik yapılmaması uyarısı
24 Nisan 2025 Perşembe - 09:49 Uzmanlardan, ’beklenen olağan sarsıntı ve panik yapılmaması uyarısı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Kumburgaz segmentinde meydana gelen orta büyüklükteki depremin beklenen ’büyük Marmara depremi’ olmadığını söyledi. Marmara Denizi’nde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki deprem, İstanbul başta olmak üzere çevre illerde de hissedildi. Vatandaşlar sokağa dökülürken, telefon hatlarında yoğunluk yaşandı. Uzmanlar ise panik yapılmaması, ancak dikkatli olunması gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Depremin merkez üssünün Kumburgaz segmenti olduğu belirtilirken, uzmanlar yaşanan sarsıntının "beklenen ve olağan" olduğunu ifade etti. Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, depreme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. "Olağan ve beklenen bir depremdir" İHA muhabirine konuşan Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, 6.2 büyüklüğündeki sarsıntının ana şok olarak kabul edilebileceğini belirtti. Ana şoktan sonra artçıların büyüklüğünün azaldığını belirten Alkan, "Marmara Denizi içerisindeki Kumburgaz segmenti üzerinde meydana geldi. Bu deprem aslında olağan ve beklenen bir depremdir. Çünkü Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun mekanizmasına baktığımızda, doğudan batıya doğru bir hareketin, özellikle Marmara Denizi içerisinde açık bir şekilde gerçekleştiğini biliyoruz. Bu depremin üzerinde duracak olursak, 6.2 büyüklüğünde bir depremi ‘ana şok’ olarak kabul edebiliriz. Çünkü artçı şokları takip ettiğimizde, depremlerin büyüklüklerinin azaldığı net şekilde görülüyor. Dolayısıyla bunları artçı şoklar olarak değerlendirebiliriz. Arada yalnızca bir tane, büyüklüğü 5.2 olan bir deprem var; o da ana şoktan yaklaşık 10-12 dakika sonra gerçekleşti. Onun haricindeki depremlerin büyüklükleri daha küçük. Bu nedenle bu depremin ana şok olduğunu söyleyebiliriz" dedi. "Depremin mekanizması detaylı incelenmeli" Depremin derinliğine dair kurumlar arasında farklılık olduğuna dikkat çeken Alkan, "Bu depremin çözümüyle ilgili yeniden çalışılması gerekiyor. Şöyle ki: USGS’in yaptığı çözüme göre bu deprem sığ ve yaklaşık 10 kilometre derinlikte görünüyor. Kandilli’nin çözümünde ise 13 kilometre derinlikte. AFAD’ın çözümüne göre ise 7 kilometrede ve doğrultu atımlı bir mekanizma olarak görünüyor. Fakat meydana gelen 20’ye aşkın artçının derinliklerine baktığımızda, depremler derinlere doğru devam ediyor. Dolayısıyla, Kumburgaz segmenti normal olarak benzer şekilde bir deprem üretmesi gerekirken, artçılar derine doğru gidiyor. Bu durum, iksel çözümlerden mi kaynaklanıyor, yoksa gerçek çözüm böyle mi? Orada bir ters mekanizma mı var? Bu sorulara yanıt aramak gerekiyor" diye konuştu. "Orta veya uzun vadede büyük bir deprem beklentimiz hâlâ devam ediyor" Depremin Marmara Çukuru’nun doğusundaki yaklaşık 65 kilometrelik segmentte gerçekleştiğini belirten Alkan, bölgedeki ters fay yapısına da dikkat çekerek, "Çünkü bu, Kumburgaz segmentinde meydana gelen orta büyüklükte bir deprem. Bahsedilen ’Büyük Marmara Depremi’ değil, o bambaşka bir olay. Ancak bu deprem ne yapar? Enerjiyi doğudan batıya doğru taşır, yani Kumburgaz’dan sonra Tekirdağ segmentine doğru bir enerji transferine neden olur. Marmara Çukuru civarında, orta veya uzun vadede büyük bir deprem beklentimiz hâlâ devam ediyor" şeklinde konuştu. İstanbul depremi öngörüleri gerçekleşti 2025 yılı başında yayımlanan bilimsel çalışmalarına da değinen Alkan, "O çalışmamızda bu bölgede 6 büyüklüğünde bir depremin ihtimalinin yüzde 60’tan fazla olduğunu belirtmiştik. Bu deprem, öngörümüzü doğruladı. Bilimsel açıdan çok değerli bir veri" dedi. Orta büyüklükteki depremin dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Alkan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tekrar belirtmek gerekirse, bu deprem büyük deprem değil; orta büyüklükte bir depremdir ve sadece Kumburgaz segmentiyle ilgili geleceğe dair küçük bir senaryo olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle, bu olayı dikkate alıp, geleceğimizi buna göre planlamamız gerekiyor."
Bilişimde ‘şikayet’ dolandırıcılığı
23 Nisan 2025 Çarşamba - 15:02 Bilişimde ‘şikayet’ dolandırıcılığı Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, para ile tutulan hesapların ticaret yapan firmalara sahte şikayetler oluşturarak manipülasyon yaptığını söyleyerek, "Şikayet sitelerinin de denetime tabi tutulması gerekiyor" dedi. Sahte şikayetlerden haberdar olunsa da kaldırana kadar yüzlerce kişinin görebildiğini söyleyen Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, "Tabi sanal alemin yaygınlaşmasıyla birlikte bir takım tehlikeleri ya da riskleri yanında getirebiliyor. Bugüne kadar çok farklı şekillerde karşımıza çıkmışken yani bilgisayara bir Truva atı göndererek işlem yaparken, şimdilerde ise ticareti manipüle etmek amacıyla olumlu yorumlar gibi aynı şekilde olumsuz yorumlar ve şikayetlerle de e-ticaret sitelerini manipüle etmeye çalışanlar ortaya çıkmış durumda. Bunlar ücret karşılığında belirtilen firma için şikayet yaparak bunları da internette yayınlıyorlar. Bunları nasıl fark edebiliriz dersek Google Alert gibi bir takım siteler var. Burada kendi firmamızın adı geçtiği zaman bize e posta ile bildirim geliyor. Bu şekilde haberdar olabiliyoruz ve o sitenin sahibi ile iletişime geçebiliyoruz. Her ne kadar site sahipleri ile iletişime geçerek bunları kaldırmak mümkün gibi görünse de bazen muhatap bulamıyoruz. Bazen de muhatap bulana kadar yüzlerce kişi haksız şekilde yapılmış o şikayeti görebiliyor" dedi. Topuzoğlu, şikayet sitelerinin de denetime tabi tutulması gerektiğini söyleyerek, "Bu yüzden bu konuda da bir takım yasal önlemlerin alınması gerektiği kanaatindeyiz. Herhangi bir belge yüklemeden şikayet yapılamazsa eğer sanırım bu tarz manipülatif eylemler de azalmış olacaktır. Yani şikayet sitelerinin de bir denetime tabi tutulması, bu konuda Ticaret Bakanlığı’nın da gerekli adımları atması ve oraya entegre bir şekilde gerekli belgeleri yüklendikten sonra haklı şikayetlerin yapılması ve çözüme kavuşturulması için de adımlar atılması gerekiyor. Şikayet siteleri her ne kadar tüketiciyi koruyor gibi görünse de üretici ya da satış yapan firmalara çok büyük zararlar verebilmektedir. Çünkü bu şekilde bir haksız rekabet oluşturulmaktadır. Ya da firma ile ilgili de haksız kanaatin oluşturulması için zemin oluşturulmaktadır" ifadelerini kullandı.
CANİKFEST dolu dizgin
23 Nisan 2025 Çarşamba - 13:56 CANİKFEST dolu dizgin CANİKFEST’le Samsun’un 17 ilçesindeki öğrenciler bilim söyleşileri, planetaryum gösterileri ve bilim tarihi sergileriyle buluştu. Canik Belediyesi tarafından hazırlanan Canik Bilim, Kültür ve Sanat Festivali (CANİKFEST) çerçevesinde Samsun’un 17 ilçesindeki okullarda bilim söyleşileri, planetaryum gösterimleri ve bilim tarihi sergileri gerçekleştirildi. Samsun’daki öğrencilerin deney ve gözlem etkinlikleriyle buluştuğu programlar çerçevesinde akademisyenlerin katılımıyla bilim, teknoloji ve sanat alanlarında 15 farklı konu başlığında bilim söyleşileri düzenlendi. CANİKFEST çerçevesinde düzenledikleri programlara öğrencilerin yoğun ilgiyle katıldığını dile getiren Canik Belediye Başkanı Başkan İbrahim Sandıkçı, "CANİKFEST ile bilimsel çalışmalar, yerli ve milli teknolojiler konusunda öğrencilerimizin farkındalıklarını artırıyoruz" dedi. Karadeniz’in en büyük festivali CANİKFEST’in Karadeniz Bölgesi’nde düzenlenen ilk ve tek büyük ölçekli bilim, kültür ve sanat festivali olma özelliğini taşıdığına dikkat çeken Başkan İbrahim Sandıkçı, "CANİKFEST programlarımız çerçevesinde şehrimizin 17 ilçesinde yer alan ilkokul, ortaokul ve liselerde bilim söyleşileri, planetaryum gösterimleri ve bilim tarihi sergileri gerçekleştirdik. Öğrencilerimizi alanında uzman isimlerle bir araya getirdik. CANİKFEST ana programımızı 24, 25 ve 26 Nisan 2025 tarihlerinde Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Şenlik Alanı’nda gerçekleştireceğiz. CANİKFEST’te 3 gün boyunca her gün 14 temada 75 etkinliğimiz devam edecek. Karadeniz Bölgesi’nde düzenlenen ilk ve tek büyük ölçekli bilim şenliği olma özelliğini taşıyan CANİKFEST’le her yaştan vatandaşımızı bilim, teknoloji ve sanat alanlarında atölye etkinlikleri, bilim söyleşileri, deney ve gözlem çalışmaları ile yeni nesil teknolojilerle tanıştıracağız. TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı tarafından desteklenen CANİKFEST ile vatandaşları bilim, teknoloji, siber güvenlik, robotik kodlama ve yapay zekâ etkinlikleriyle buluşturacağız" diye konuştu.
HBX Ar-Ge, son çalışmasını çocuklara ithaf etti
23 Nisan 2025 Çarşamba - 13:28 HBX Ar-Ge, son çalışmasını çocuklara ithaf etti Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent’te çalışmalarını sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge son çalışmasını çocuklara ithaf etti. Geleceğin teminatı çocukların daha sağlıklı ve doğal yaşayabilmesi için çalıştıklarını belirten Karya Farma HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, elde ettiği laboratuvar sonuçları ile gündeme gelen HBX-HGM71 (2020/04013) formülasyonu ile tüm dünya çocuklarını enfeksiyonlardan korumaya amaçladıklarını söyledi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla çocuklarla buluşan HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, imkan tanındığında ve inanıldığında bu ülkenin çocuklarının muassır medeniyet seviyesinin üzerine çıkıp her türlü başarıya imza atacağına inandığını belirtti. İlkokulu okuduğu Umurlu’da çocuklarla bir araya gelen Başlık, Karya Farma HBX Ar-Ge tarafından geliştirilen HBX-HGM71 (2020/04013) formülasyonunun, laboratuvar ortamında gösterdiği %99,99’luk patojen eliminasyon başarısının çocuklara ithaf ettiğini söyledi. Her çocuğun bir hayali olduğunu ve 13,5 Milyar patojenin 3 dakikada %99,99 oranında yok eden bir formülasyonun ‘çocukluk hayallerimin ürünü’ diye yorumlayan Başlık, hedefinin başta çocuklar olmak üzere insalık için sağlık ve şifa dolu bir gelecek olduğunu söyledi. Başlık, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünün düstur edinilmesi gerektiğini belirterek 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı’nın sadece bir bayram değil aynı zamanda gelecek kuşaklara sağlıklı bir yaşam sunan bilimsel bir vizyon günü olarak değerlendirilmesi gerektiği kaydetti.