TEKNOLOJİ
Aydın’da geleceğin mühendisleri için başvurular başladı 26 Şubat 2026 Perşembe - 13:23:29 Türkiye genelinde birçok gencin yeteneklerini keşfetmesini sağlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri için Aydın’da başvurular başladı. On binlerce öğrenciye robotik ve kodlamadan nanoteknolojiye, tasarım ve üretimden yapay zekaya 11 farklı alanda eğitim veren Deneyap Teknoloji Atölyesi için başvurular Aydın’da da başlarken, son başvuru tarihi 6 Mart 2026 olarak açıklandı. Geleceğin mühendislerini, teknoloji girişimcilerini ve teknoloji liderlerini yetiştirmek amacıyla eğitim vermek üzere kurulan Deneyap Teknoloji Atölyeleri, çalışmalarını eğitimde fırsat eşitliği anlayışıyla sürdürürken, atölyelerde öğrenci seçme süreci üç aşamadan oluşuyor. Başvuru yapan adaylar, öncelikle "E-Sınava" katılıyor. E-Sınavı başarıyla geçen adaylar ikinci adım olan "Çevrimiçi Eğitim ve Görev Tamamlama" aşamasına, ardından bu aşamada da başarılı olan adaylar "Uygulama Sınavına" davet ediliyor. Tüm aşamaları başarıyla tamamlayan öğrenciler, Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde eğitim almaya hak kazanıyor. Deneyap Teknoloji Atölyelerine 2025-2026 eğitim öğretim yılında 4. sınıf, 5. sınıf, 8. sınıf, lise hazırlık sınıfı ve 9. sınıfta okuyan öğrencilerden e-sınav için başvuru alınacak. Öğrenci Seçme Sınavı için başvurular ise deneyap internet adresinden yapılabilecek. Adaylar başvuru sürecini Kurumsal Yönetim Sistemi üzerinden takip edebilecek. Eğitimler iki aşamadan oluşuyor Türkiye’nin teknoloji geliştiren bir topluma dönüşmesini amaçlayan Deneyap Teknoloji Atölyeleri’nde ortaokul ve lise olmak üzere iki farklı düzeyde eğitimler veriyor. Eğitim süreci, ilk 24 ay proje temelli dersler ve son 12 ay takımlar dönemi olmak üzere 2 aşamadan oluşuyor. Atölyelerde Tasarım ve Üretim, Robotik ve Kodlama, Elektronik Programlama ve Nesnelerin İnterneti, İleri Robotik, Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji, Enerji Teknolojileri, Havacılık ve Uzay Teknolojileri yüz yüze, Yazılım Teknolojileri, Siber Güvenlik, Yapay Zeka ve Mobil Uygulama dersleri ise çevrimiçi eğitim olarak veriliyor. Öğrenciler, teknoloji eğitiminde atölyede kullandıkları eğitim içerikleri ile ilişkili malzeme ve ekipmanlarla erken yaşta tanışıyor.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:18 Tedarik zinciri saldırıları, en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor Group-IB, Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, tedarik zinciri saldırıları en büyük küresel siber tehdit olarak ortaya çıkıyor. Dijital suçları araştırmak, önlemek ve bunlarla mücadele etmek için siber güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteren Group-IB, tedarik zinciri saldırılarının küresel siber tehdit ortamını yeniden şekillendiren baskın güç haline geldiğini ortaya koyan Yüksek Teknoloji Suç Eğilimleri Raporu 2026’yı yayımladı. Bu yılın raporu, siber suçların izole saldırılardan ekosistem çapında güvenlik ihlallerine doğru belirgin bir şekilde kaydığını ortaya koyuyor. Saldırganlar, güvenilir satıcıları, açık kaynaklı yazılımları, SaaS platformlarını, tarayıcı uzantılarını ve yönetilen hizmet sağlayıcılarını istismar ederek yüzlerce alt kuruluşun sistemlerine erişim elde ediyor. META Bölgesi’nde, Group-IB tarafından 2025 yılında gözlemlenen kimlik avı faaliyetleri, saldırganların orantısız bir şekilde özellikle internet hizmetleri (yüzde 52,49), finans kurumları (yüzde 28,50) ve lojistik sektörü (yüzde 11,20) gibi yüksek etkili sektörleri hedef aldığını göstermektedir. Kimlik avı genellikle bireysel kullanıcılarla başlasa da, bu kuruluşlar içindeki güvenlik ihlalleri müşteriler, iş ortakları ve bağlantılı ekosistemler arasında zincirleme etkilere neden olabilir. Rapor, İlk Erişim Aracıları’nın (IAB) bölgesel tehdit ortamındaki artan rolünü vurguluyor. 2025 yılında Group-IB, META kuruluşlarıyla bağlantılı 200’den fazla kurumsal erişim vakasının halka açık olarak satışa sunulduğunu tespit ederek, çalınan kimlik bilgileri ve erişim noktalarına yönelik güçlü bir talep olduğunu ortaya koydu. Bu erişim noktaları fidye yazılımı saldırılarını, casusluk kampanyalarını ve büyük ölçekli takip operasyonlarını etkinleştirmek için giderek daha fazla kullanılıyor. META genelinde fidye yazılımı faaliyetlerinin en yoğun olduğu bölge, 2025 yılında 100’den fazla olayın rapor edildiği GCC. Etkilenen diğer ülkeler arasında Güney Afrika, Mısır, Fas ve Türkiye yer alıyor. En çok hedef alınan sektörler gayrimenkul, finansal hizmetler, imalat, kamu ve sağlık hizmetleri oldu. Raporda, fidye yazılımı gruplarının artık endüstriyel ekosistemler olarak faaliyet gösterdiği ve operasyonel aksaklıkları ve finansal etkiyi en üst düzeye çıkarmak için öncelikli olarak yukarı akış erişimine odaklandığı belirtildi. Raporu değerlendiren Group-IB İcra Kurulu Başkanı Dmitry Volkov, "Siber suçlar artık tekil ihlallerle tanımlanmıyor. Bu durum, art arda gelen güven kaybıyla tanımlanıyor. Saldırganlar ölçek, hız ve gizlilik sağladığı için tedarik zinciri tehlikesini endüstriyel hale getiriyor. Tek bir yukarı akış ihlali artık tüm sektörleri etkileyebiliyor. Savunucular izole sistemler açısından düşünmeyi bırakmalı ve her ilişki, kimlik ve bağımlılıkta güvenin kendisini güvence altına almaya başlamalıdır" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:54 FRC’nin teknoloji destekçisi Turknet, beşinci kez gençlerle sahada Gençlerin üretme cesaretini destekleyen Turknet, dünyanın önde gelen lise robotik yarışmalarından FIRST Robotics Competition (FRC)’nın ‘Teknoloji Destekçisi’ olarak sahada gençlerin yanında yer alacak. 2026 Sezonunda, 6 bin 500’den fazla öğrencinin yarışacağı etkinlikte şirket, yalnızca fiber altyapısıyla değil, sahadaki teknik destek alanlarıyla da gençlerle olacak. ‘Net Gençlik’ ile altyapısının uygun olduğu yüzlerce devlet üniversitesi ve teknoparkta gençlerin yanında yer alan Turknet, lise öğrencileri ile de her yıl dünyanın en itibarlı teknoloji turnuvalarından ‘FIRST Robotics Competition’ (FRC) kapsamında bir araya geliyor. Fikret Yüksel Vakfı tarafından düzenlenen FIRST Robotics Competition’a (FRC) bu yıl beşinci kez destek olan şirket, mart ayı boyunca İstanbul’da gerçekleşecek altı farklı bölgesel turnuvada genç kaşiflere eşlik edecek. Arkeoloji ve mühendislik buluşuyor: REBUILT sezonu başlıyor Bu yıl "FIRST AGE Sezonunda Geçmişi Yeniden İnşa Edelim: REBUILT" sloganıyla düzenlenen yarışmada takımlar, arkeolojiden ilham alarak mühendislik becerilerini kullanacaklar. Bu yıl; Türkiye’den 208 ve 16 ülkeden 39 yabancı takımı ağırlayacak olan etkinlikte 6 bin 500’den fazla öğrenci yarışacak. Turknet ‘Pit Stop’ çadırı bu yıl daha güçlü Geçtiğimiz yıl yoğun ilgi gören şirket ‘Pit Stop’ teknik destek çadırı, bu sezon daha kapsamlı bir yapıyla sahada olacak. Takımların yedek parça ve tamir ihtiyaçlarına destek sağlayan alan sayesinde öğrenciler, teknik aksaklıklara takılmadan yarışmaya odaklanabilecek. Bu yılın bir diğer yeniliği ise şirketin özel maskotu olacak. FRC turnuvalarının ayrılmaz bir parçası olan maskot kültürüne dahil olan şirket, maskotuyla FRC sahnesindeki yerini alarak gençlerle doğrudan etkileşim kuracak. "Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi bu salonlarda büyüyor" "Turknet için FRC, bir sponsorluk desteğinden çok, ülkemizin dijital geleceğine duyduğumuz inancın bir ifadesi" diyen Fikret Yüksel Eğitim Vakfı Onur Kurulu Üyesi ve Turknet CEO’su Cem Çelebiler şöyle konuştu: "Biz interneti yalnızca bir bağlantı hizmeti olarak değil; üretimin, öğrenmenin ve cesur fikirlerin zemini olarak görüyoruz. Beş yıldır aynı sahada gençlerin hayal kurma cesaretine tanıklık ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesi tam da bu salonlarda büyüyor. Onların risk alan, deneyen ve yeniden ayağa kalkan ruhu bize de ilham veriyor. Bu nedenle FRC’de olmak bizim için bir destekten öte, bu yolculukta gençlerle birlikte yürümek anlamına geliyor." Fikret Yüksel Vakfı Başkanı Alex Burchard ise şunları söyledi: "Programa ve öğrencilere sağladığı cömert destekten dolayı Turknet’e teşekkür etmek istiyorum. Gigafiber internet hizmetleri, etkinliklerimizin son derece pürüzsüz geçmesini sağlıyor ve öğrencilere bu anlamda sağladıkları destek inanılmaz büyük. Bu program önemli bir program, çünkü öğrencilere sadece bir dizi teknik beceri öğretmekle kalmıyor; aynı zamanda iletişim, takım çalışması, problem çözme ve gelecek nesillere yardım etmek için hayırseverlik yapma gibi şeylerle ondan çok daha fazlasını öğretiyor. "Robottan daha fazlası" sloganıyla aslında robotu yalnızca öğrencilerin ilgisini çekecek bir araç gibi kullanıyoruz, öğrenciler eğlenceye katıldıklarında ise yaşayacakları kişisel gelişimin sınırı olmuyor." Mart ayı boyunca sürecek turnuvalar İstanbul’da ve Ankara’da gerçekleşecek. İstanbul turnuva takvimi şöyle: İstanbul Regional: 3-5 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Bosphorus Regional: 6-8 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Yeditepe Regional: 9-11 Mart 2026 (Başakşehir Spor Salonu) Haliç Regional: 25-27 Mart 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Marmara Regional: 28-30 Mart 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Avrasya Regional: 31 Mart-2 Nisan 2026 (T.A.F. Atletizm Salonu, Bakırköy) Ankara turnuva takvimi şöyle: Ankara Regional: 7-9 Nisan 2026, Devlet Bahçeli Eğitim Yaşam ve Spor Yerleşkesi Başkent Regional: 10-12 Nisan 2026, Devlet Bahçeli Eğitim Yaşam ve Spor Yerleşkesi
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:53 Turkcell 5G için hazır Türkiye’de ilk 5G sinyalinin verilmesi için geri sayım sürerken, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret etti. "Tıpkı Kartepe gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var" diyen Koç şu mesajları verdi: "En geniş frekans portföyünün sahibi ve en fazla 5G yatırımı yapan şirket olarak, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız. Tüm hazırlıklar tamamlandı. Artık sadece söylemlerin değil, yatırım gücü ve teknik kapasitenin de konuşacağı yerdeyiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur.’’ Türkiye, 1 Nisan’da verilecek ilk 5G sinyali için gün sayarken Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Kocaeli Kartepe’deki 5G sahasını ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı ve fedakâr çalışmaları için saha ekibine teşekkür etti. "Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin her devrinde lider oldu" Şiketin, Türkiye’nin 5G dönüşümüne liderlik edeceğinin altını çizen Genel Müdür Koç, şu mesajları verdi: "Türkiye’de mobil iletişimin her döneminde sektör lideri olduk. 16 Ekim’deki ihalede, 1 milyar 224 milyon dolarlık teklifle Türkiye’nin en geniş frekans portföyünün sahibi olarak bu liderliği perçinledik. 700 MHz bant genişliğimiz sayesinde kırsal bölgelerden bina içlerine kadar güçlü ve dengeli bir kapsama sağlayacağız. 3,5 GHz bandındaki kapasitemizle de şehir merkezlerinde ve yoğun bölgelerde mobilde saniyede 1000 megabit ve üzeri seviyelere ulaşan performans sunacağız. 5G, üretimden ulaşıma, sağlıktan enerjiye kadar hayatın her alanında çok köklü bir dönüşümü tetikleyecek. 32 yıldır süren liderlik tecrübemizle ülkemizin bu dönüşümüne biz öncülük edeceğiz. Turkcell, Türkiye’de mobil iletişimin oyun kurucusudur. Bu konumun getirdiği sorumluluk ve vizyonla, 1 Nisan’dan itibaren 81 ilde Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacağız." "Artık yatırım gücü ve teknik kapasite konuşacak" Dr. Ali Taha Koç şöyle devam etti: "Bundan tam 32 yıl önce Türkiye’yi cepten ilk alo ile tanıştıran markayız. Bugün 5G’nin sağlayacağı olanakları ve arkasındaki teknolojiyi konuşuyoruz ama tüm bunları mümkün kılan, bu istasyonları kuran ekiplerimizin bilgisi ve alın teridir. Tıpkı Kartepe’de olduğu gibi Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısı ile donatan çok büyük bir ekibimiz var. Bugün itibarıyla 5G’ye hazırız. Artık sadece söylemlerin değil yatırım gücü ve teknik kapasitenin, yani kısacası ‘gerçeklerin’ konuşacağı yerdeyiz. Çekim gücü, altyapı, hız ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda sektör ortalamalarının çok üzerinde bir deneyim sunuyoruz. Tüm hazırlıklar tamamlandı. 1 Nisan günü Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda yeni ve tarihi bir sayfa açılacak. Ve o sayfanın altında Turkcell imzası olacak."
Karne hediyesi için bilgisayar modelleri fiyatlarıyla duyuruldu
19 Ocak 2026 Pazartesi - 13:00 Karne hediyesi için bilgisayar modelleri fiyatlarıyla duyuruldu Yarıyıl tatili ve karne dönemine yönelik ürün seçeneklerini açıklayan Casper, Nirvana ve Excalibur serilerinde farklı kullanım ihtiyaçlarına hitap eden modelleriyle ailelere alternatifler sundu. Casper, yarıyıl tatili döneminde gençler ve ailelere yönelik ürün alternatiflerini duyurdu. Eğlence, performans ve paylaşım odaklı ürün gamıyla marka, tatil süresince öğrencilerin hem boş zamanlarını değerlendirmelerine hem de dijital ortamlarda etkileşimlerini sürdürmelerine imkân tanımayı hedefliyor. Açıklanan ürün seçenekleriyle gençlerin birlikte üretme ve rekabet deneyimini yaşamaları amaçlanıyor. Problem çözme gibi becerilerin desteklenmesi hedefleniyor Karne hediyesi arayışında olan aileler için Casper, Nirvana ve Excalibur serileri altında farklı kullanım ihtiyaçlarına yönelik modeller sunuyor. Dijital teknolojilerle iç içe büyüyen gençlere hitap eden bu ürünlerin, tatil sürecinin yalnızca dinlenme değil aynı zamanda gelişim ve motivasyon dönemi olarak değerlendirilmesine katkı sağlaması öngörülüyor. Bu kapsamda odaklanma, stratejik düşünme, takım çalışması ve problem çözme gibi becerilerin desteklenmesi hedefleniyor. Casper’ın Nirvana serisinde yer alan X650.1342-8Q00X-G-F modeli 25 bin 320 lira, S100.1362-DE00A-G-F modeli ise 37 bin 900 lira fiyat etiketiyle satışa sunuluyor. Bu modeller, günlük kullanım, eğitim ve eğlence ihtiyaçlarına yönelik dengeli performans özellikleriyle öne çıkıyor. Excalibur serisinde ise G870.1362-BE50X-C modeli 54 bin 655 TL, G915.1362-BE60A-C modeli 63 bin lira ve G915.1362-CQ70A-C modeli 71 bin 999 lira fiyatlarıyla tüketicilere sunuluyor. Yüksek performans ve donanım özellikleriyle konumlandırılan bu modellerin, yarıyıl tatili boyunca kesintisiz kullanım imkânı sağlaması ve karne hediyesi alternatifleri arasında yer alması planlanıyor.
Esenboğa Havalimanı’nın 3. pisti ve yeni kulesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılacak
18 Ocak 2026 Pazar - 10:45 Esenboğa Havalimanı’nın 3. pisti ve yeni kulesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılacak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pistimizi, 77 metre yüksekliğindeki bu modern hava trafik kontrol kulesini ve tüm tamamlayıcı tesislerimizi, milletimizin hizmetine sunacağız" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 19 Ocak Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, Ankara Esenboğa Havalimanı’nın kapasite artırımı projesinin 1. etabını hizmete açacaklarını aktardı. Uraloğlu, "3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pistimizi, 77 metre yüksekliğindeki modern hava trafik kontrol kulesini ve tüm tamamlayıcı tesislerimizi, milletimizin hizmetine sunacağız" diye konuştu. "Çok sayıda binayı çağın en son teknolojisine uygun olarak inşa ettik" Esenboğa Havalimanı’nı yenilikçi bir vizyonla geliştirme çalışmalarına başladıklarını ve 2 etaptan oluşan projenin 1. etap işlerini tamamladıklarını belirten Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bu işler kapsamında havalimanımızın 75 metre genişliği ve 3 bin 750 metre uzunluğundaki 3. pisti ve 77 metre yüksekliğindeki bu Hava Trafik Kontrol Kulesi ve 13 bin 500 metrekare teknik bloğuyla güçlenen altyapısıyla birlikte; 85 bin metrekare büyüklüğünde 6 adet uçak park kapasiteli yeni bir kargo apronu ve bunlara bağlı taksi yolları ve servis yolları dahil olmak üzere yaklaşık 945 bin metrekare kaplama sahası, 3 adet bağlantı taksi yolu ve 5 adet hızlı çıkış taksi yolu, 5 bin 850 metrekare uçuş kontrol hangarı, 13 bin 500 metrekare hava trafik kontrol kulesi ve teknik blok, 5 bin 750 metrekare Gümrük Müdürlüğü, 4 bin 750 metrekare özel maksatlı garaj, 2 bin 100 metrekare yeni ARFF (itfaiye) İstasyonu, 4 bin 750 metrekare ısı merkezi ve su deposu, 825 metrekare özel aydınlatma bakım binası, 800 metrekare apron bariyer binası, 920 metrekare nizamiye binası, 15 adet nöbetçi kule ve 232 metrekare ana nizamiye binası gibi toplam 41 bin 52 metrekare inşaat alanına sahip çok sayıda binayı çağın en son teknolojisine uygun olarak inşa ettik." Uraloğlu ayrıca, bin 200 araçlık açık otopark, 3 bin 545 metre uzunluğunda çevre güvenlik duvarı, 12 bin 20 metre çevre güvenlik duvarı aydınlatması, 18 bin 300 metre çevre güvenlik duvarı kamera izleme sistemi gibi tamamlayıcı çalışmaları da bitirdiklerini belirtti. "Havalimanımızın yıllık yolcu kapasitesi 20 milyondan 30 milyona yükselerek başkentimiz daha fazla irtifa kazanıyor" Esenboğa Havalimanı’nın geliştirme çalışmalarıyla küresel havacılık merkezine dönüştüğünü vurgulayan Uraloğlu, "Böylece Ankara Esenboğa Havalimanı’mız hem bugünün hem de geleceğin ihtiyaçlarını karşılayacak, başkentimize ve ülkemize yakışır modern, güvenli ve yüksek kapasiteli bir küresel havacılık merkezi hüviyetine daha da güçlenerek kavuşuyor. Havalimanımızın yıllık yolcu kapasitesi 20 milyondan 30 milyona yükselerek başkentimiz daha fazla irtifa kazanıyor" açıklamasında bulundu.
Makine sektörü stratejik bir eşik haline geldi
17 Ocak 2026 Cumartesi - 10:26 Makine sektörü stratejik bir eşik haline geldi Küresel üretim dengelerinin hızla değiştiği bir dönemde makine sektörü, Türkiye sanayisi açısından stratejik bir eşik haline geldi. Türkiye’nin orta ve yüksek teknolojili üretim hedefleri için yerlilik oranı yüzde 75 olan makine sektörünün odakta tutulması gerektiğini belirten Türkiye Makine Federasyonu Başkanı Adnan Dalgakıran, ekonomide büyümenin ve bağımsızlığın yolunun makineden geçtiğini vurguladı. Dalgakıran, "Türkiye’nin orta yüksek ve yüksek teknolojiyi artırması lazım ama odak kaçırmayalım, diğerlerini büyütürken makinayı ıskalamayalım. Makine sektörü merkezde tutulmazsa, savunma ve diğer orta yüksek teknolojili sektörler de sürdürülebilir olamaz. Makine bir lokomotiftir. Küresel ölçekte yaşanan dönüşüm ekonomik savaş. Küreselleşme döneminin ardından dünya tekrar başa döndü. Artık yeni stratejiler geliştirmek zorundayız. Bir tarafta ABD var, sanayiden bilişim toplumuna geçiyor, inovasyon ve icatlar hâlâ orada. Diğer tarafta ise Çin bulunuyor. Kim ne yapıyorsa aynısını, hatta daha ucuza yapabiliyor. Son 20 yıldır izlediğimiz şey bu iki gücün mücadelesi. 10 yıl önce Çin’de makine sektörünün büyüklüğü 100 milyar dolar seviyesindeyken Almanya 300 milyar dolardaydı. Bugün Almanya hâlâ 300 milyar dolar civarında, Çin ise 500 milyar doları aşmış durumda. Türkiye 2024’te dünya ortalamasının üzerinde büyüdü. 2025’te ise yarısı kadar büyüdü. Makine sektörü dünyada 2024’te yüzde 7, 2025’te yüzde 9 büyürken, Türkiye’de büyüme sırasıyla yüzde 0,2 ve yüzde 0,4 seviyesinde kaldı. Biz büyüdük ama başkaları çok daha hızlı büyüdü. Eskiden ortalamanın üzerinde büyürdük, son 3 yılda bu ivmeyi kaybettik. 2025 yılında Türkiye 45 milyar dolarlık makine ithalatı yaptı. Bunun 12,5 milyar dolarının Çin’den geldi. Çin’in Türkiye’ye makine ihracatı bir yılda yüzde 13 arttı. Asıl tehlikeli nokta Çin’in bize yaptığı makine ihracatı" dedi. Türkiye’de orta yüksek ve yüksek teknoloji ihracatındaki artışın büyük ölçüde savunma ve havacılıktan kaynaklandığını belirten Dalgakıran, "Makine sektörü bu alanların temelini oluşturuyor. Türkiye’nin orta yüksek ve yüksek teknolojiyi artırması lazım ama burada makina sektörünün çok dikkate alınması lazım. Odak kaçırmayalım, diğerlerini büyütürken makinayı ıskalamayalım. Odağı makina olan bir sanayileşme gerekli. Makine sektörü odakta tutulmazsa, savunma ve diğer orta yüksek teknolojili sektörler de sürdürülebilir olamaz. Makine bir lokomotiftir. Şirketler mutlaka birleşmeli. Büyük ölçekli firmalarla işçiliği bedava yapsanız bile rekabet edemezsiniz. Seri üretim yerine niş ve teknolojik alanlara, ‘terzi usulü’ çözümlere odaklanmak gerekiyor. Teknolojik alanlara doğru genişlemek lazım. İş dünyası bu yeni dünyada artık eski bilgilerle hareket edemez. Üretimin ve makine sektörünün bu yeni küresel savaş ortamında stratejik öneminin daha da arttığını çok net bir şekilde görüyoruz. 2025’te 28,5 milyar dolarlık makine ihracatı gerçekleştirildi. Kilogram başına ihracat değerinin 6,5 dolardan 8 dolara yükselmesini olumlu bir gelişme. Avrupa’da sınırlı bir hareketlilik bekleniyor ancak bu büyük bir sıçrama yapmayacak" ifadelerini kullandı.
Plastik atık sorununa yerli çözüm
17 Ocak 2026 Cumartesi - 10:24 Plastik atık sorununa yerli çözüm Tekstilde dünya çapında her yıl oluşan ortalama 100 bin ton geri dönüştürülemez plastik atığa Türk şirketinden çevreci çözüm geldi. Plastik içermeyen transfer kağıdı, karbon salınımını beş kat azaltırken, dünya tekstil sektöründe çığır açacak bir adım olarak değerlendiriliyor. Tekstil sektöründe uzun yıllardır kullanılan ve geri dönüştürülemeyen PET film bazlı transfer ürünleri, dünya genelinde ciddi bir çevre sorununa yol açıyor. Bu soruna yerli ve sürdürülebilir bir çözüm ise Türk Kağıt Teknolojileri üretimi yapan bir Türk şirketinden geldi. Şirketin kurucu ortağı Özer Yılmaz, geliştirdikleri yeni transfer kağıdı teknolojisiyle plastik kullanımını tamamen ortadan kaldırdıklarını açıkladı. Geliştiren plastik içermeyen kağıt transfer 4 yıl ve 1000 denemeden fazla süren bir projenin ürünü olarak geliştirildi. Yapılan bu ürün dünyanın en saygın tekstil inovasyon platformlarından biri olan WTIN Innovate Textile Awards 2025 - Sustainability Award’a sektörün en prestijli sürdürülebilirlik ödülüne layık görüldü. Tekstil sektörüne yönelik transfer kağıtları ve gıda sektörü için sürdürülebilir ambalajlar ürettiklerini belirten Canapa kurucu ortağı Özer Yılmaz, "Tekstil sektöründe transfer ürünleri genellikle PET film bazlı kullanılıyor. Bu filmler geri dönüştürülemiyor ve dünyada ciddi bir plastik atık sorunu oluşturuyor. Biz bu problemi yaklaşık 3,5 yıl önce fark ettik ve çözüm üretmek için yola çıktık. Geliştirilen ürünün yaklaşık 1000’den fazla deneme sonucunda ve dört yıllık yoğun bir Ar-Ge çalışmasıyla ortaya çıkardık. Geldiğimiz noktada teknik açıdan son derece kaliteli, benzerlerine göre çok daha kullanışlı ve en önemlisi de geri dönüştürülebilir bir ürün ürettik. Transfer işlemini kâğıt üzerinden yaparak PET film kullanımını tamamen ortadan kaldırdık" dedi. Türkiye, dünyadaki plastik sorununa yerli çözüm sundu Yılmaz, dünya genelinde tekstil transfer baskı teknolojisi nedeniyle her yıl yaklaşık 100 bin ton geri dönüştürülemez PET film atığı oluştuğunu, bu rakamın 2040 yılında 500 bin tona ulaşmasının beklendiğini ifade ederek şunu söyledi: "Bu atıklar geri dönüştürülemediği için yakılarak bertaraf ediliyor ve ciddi karbon salınımına yol açıyor. Bizim ürünümüzle en az beş kat daha az karbon salınımı gerçekleşiyor. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat kapsamında plastik kullanımına yönelik vergisel ve yasal yaptırımları her geçen gün artırılıyor. Tek kullanımlık plastiklerin tekstil sektöründeki kullanımı giderek kısıtlanıyor. Bizim ürettiğimiz bu teknoloji hem çevreye katkı sağlıyor hem de ülkemizin ihracatına ciddi bir avantaj kazandırıyor. Aldığımız ödül, dünya tekstil sektöründe sürdürülebilirlik alanında verilen en önemli ödül olarak kabul ediliyor. Ülkemize böyle bir ödülü kazandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz."
KUTO’da ’İş Yerinde Duygusal Zeka’ ele alındı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 10:23 KUTO’da ’İş Yerinde Duygusal Zeka’ ele alındı Kuşadası Ticaret Odası’nın düzenlediği eğitimler kapsamında, kurumsal gelişimde çalışanlar için son derece önemli olan "İş Yerinde Duygusal Zeka ve İletişim" konusu ele alındı. Eğitim Danışmanı Güven Bakırtaş tarafından verilen eğitimde, iş dünyasında başarının aynı zamanda insanların duygularını tanıma, yönetme, empati ve başkalarıyla iletişim kurma yeteneğiyle de ilgili olduğu belirtildi. Son derece önemli olan duygusal zeka eğitiminin iş hayatında, etkili iletişim, sosyal farkındalık, problem çözme yeteneği, liderlik becerilerinin gelişimi ve motivasyon gibi sağladığı pek çok fayda anlatıldı. Eğitimde, iş hayatında kritik bir öneme sahip olan duygusal zekaya sahip olanların iş ortamında daha başarılı oldukları gündeme geldi ve interaktif gerçekleşen eğitimde katılımcılar, günlük iş yaşamlarında daha etkin ve verimli olmak için yapılacaklar hakkında bilgi aldı. Kuşadası Ticaret Odası Eğitim Salonunda kalabalık bir katılımla gerçekleşen ve Ebru Tunç tarafından verilen eğitimde ise katılımcılar, satış terimleri, pazarlama–satış ilişkisi ve ürün odaklı yaklaşım, günümüzün vazgeçilmezi olan sosyal medyanın satıştaki etkisi, profesyonel satışın olmazsa olmazı olan satışın adımları, müşteriyi doğru analiz etme ve ihtiyaç belirleme teknikleri gibi pek çok önemli konuda bilgi alırken, ikna stratejileri ve satış dilini güçlendiren hipnotik kelimeler üzerinde kapsamlı bir çalışma yapma imkanı buldular. Önümüzdeki aylarda da eğitimlerin devam edeceğini söyleyen Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan; "Sertifikalı ve sertifikasız olarak düzenlediğimiz sektörel eğitimlerle, Üyelerimizin ve personellerinin kişisel ve sektörel gelişimlerine katkı sunmaya devam ediyoruz. Bu eğitimleri özellikle herkes katılabilsin diye sezon dışına gelecek şekilde, kış aylarında düzenliyoruz. Önümüzdeki aylarda da farklı konularda devam edecek eğitimlerimizi, Kuşadası Ticaret Odası’nın sosyal medya sayfalarından takip edebilirsiniz" dedi.
Trabzon ’akıl’lanacak
16 Ocak 2026 Cuma - 15:24 Trabzon ’akıl’lanacak Trabzon’un akıllı şehirler ve dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında şehrin veri merkezi altyapısı oluşturuluyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, akıllı şehirler ve dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında hizmetlerini daha şeffaf, hızlı ve sistematik yürütmek amacıyla önemli bir adım attı. Adres, imar, yol ağları, altyapı ağları ve diğer belediye hizmetlerine ait verilerin tek bir platform üzerinden yönetileceği yeni sisteme geçildi. Bu sistemle birlikte Trabzon’un veri merkezi altyapısı oluşturuluyor. Bilgiye anında ulaşmak mümkün olacak Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’nca yürütülen çalışma kapsamında, belediye verilerinin tamamının siteme yüklenmesinin ardından il genelindeki tüm kurum ve kuruluşlarla entegre çalışacak dinamik bir şehir veri altyapısı oluşturulacak. Akıllı şehir uygulamalarıyla entegre edilebilir yapıya sahip platform sayesinde, sahada gerçekleşen uygulamalara ait bilgiler anlık olarak sistem üzerinden paylaşılacak. Böylece planlama ve proje süreçlerinde karar destek mekanizması güçlendirilerek, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması ve sürdürülebilir projelerin hayata geçirilmesi sağlanacak. Veri merkezine; adres, imar, yol ağları, altyapı hatları, afet ve taşkın alanları, akıllı şehir sensörlerinden elde edilen hava ve gürültü kirliliği, sıcaklık, nem, rüzgar, basınç ve yağış verilerinin yanı sıra hastane, banka, kamu kurumları adresleri gibi akla gelebilecek her türlü bilgi yüklenecek. Kamu kurumlarındaki ilgililerin erişebileceği sistem sayesinde istenilen bilgiye anında ulaşmak mümkün olacak. Sistem vatandaşlara da sınırlı erişeme açılacak İlerleyen süreçte bu sisteme vatandaşlar da sınırlı olmak kaydıyla erişebilecek. Örneğin bir vatandaş, kendisine en yakın ATM’nin yalnızca konumunu değil; nakit çekim yapıp yapamayacağını, o ATM’ye ulaşım için engelli yolu olup olmadığı gibi detaylı bilgilere sistem üzerinden ulaşabilecek.
Genç havacıların imzası gökyüzünde
16 Ocak 2026 Cuma - 14:15 Genç havacıların imzası gökyüzünde Girne Üniversitesi Havacılık Kulübü Roket Takımı, tamamen öğrenci emeğiyle geliştirdiği model roket projesi ile 6 bin metre irtifaya ulaşarak önemli bir mühendislik başarısına imza attı. Girne Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Girne Üniversitesi Havacılık Kulübü Roket Takımı, yaklaşık 2,5 metre uzunluğundaki yerli model roketi tasarımdan üretime kadar tüm aşamalarıyla öğrencilerin emeğiyle hayata geçirdi. Havacılık eğitiminde önemli bir ekol oluşturan Girne Üniversitesi’nin havacılık ve uzay bilimlerindeki yetkinliğini yansıtan proje; mühendislik hesapları, malzeme seçimi, yapısal analiz ve üretim süreçlerini kapsayan bütüncül bir çalışma niteliği taşıyor. Hafif, dayanıklı ve aerodinamik tasarım Model roketin gövdesinde, havacılık sektöründe yaygın olarak kullanılan balsa ahşap ve cam elyafı (fiberglass) malzemeler tercih edildi. Bu sayede hem hafiflik hem de yüksek yapısal dayanıklılık sağlanırken aerodinamik performans da üst seviyeye taşındı. Model roketçilik standartlarına uygun şekilde geliştirilen sistem; tasarım, üretim ve test aşamalarını kapsayan çok boyutlu bir sürecin ürünü olarak öne çıkıyor. Proje, yalnızca tek bir uçuş denemesiyle sınırlı kalmayıp, ileri seviye test uçuşları ile ulusal ve uluslararası yarışmalar için güçlü bir temel sunuyor. Havacılık Kulübü Roket Takımı, önümüzdeki süreçte daha yüksek irtifalara ulaşmayı, gelişmiş görev profilleri geliştirmeyi ve Girne Üniversitesi’ni ulusal ve uluslararası platformlarda başarıyla temsil etmeyi hedefliyor. "Bu proje, öğrencilerimizin üretim kabiliyetini ortaya koyuyor" Projeyi hayata geçiren öğrencileri kabul eden Girne Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, elde edilen başarının yalnızca teknik bir başarı olmadığını vurgulayarak, "Bu proje öğrencilerimizin mühendislik bilgi birikimini, üretim kabiliyetini ve geleceğin havacılığına dair vizyonunu açık biçimde ortaya koyuyor" dedi. Girne Üniversitesi olarak; yenilikçi, etik değerlere bağlılık ve çevre bilinci temelinde şekillenen bir eğitim anlayışını benimsediklerini belirten Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, "Öğrencilerimizin güncel havacılık ve bilişim teknolojilerini kullanarak teori ile pratiği bir araya getirmesi son derece değerli. Roket Takımımızı bu gurur verici başarılarından dolayı tebrik ediyorum" dedi.
Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü’nde yarıyıl heyecanı başlıyor
15 Ocak 2026 Perşembe - 14:18 Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü’nde yarıyıl heyecanı başlıyor Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından "Geleceğin Bilim İnsanlarını" yetiştirme hedefiyle hayata geçirilen Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü, yarıyıl tatilinde de öğrencileri yalnız bırakmıyor. Bilim Merkezlerindeki yarıyıl tatili programlarıyla çocukları bilim dolu bir yolculuk bekliyor. Çocukların yarıyıl tatillerini hem eğlenceli hem de verimli geçirmelerini sağlamak amacıyla Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü, dopdolu bir programla kapılarını açıyor. Bilim Samsun’da 6-12 yaş arasındaki öğrenciler için özel olarak hazırlanan yarıyıl programı, 20-31 Ocak tarihleri arasında hafta içi her gün salıdan cumaya 13.00–16.50 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Program kapsamında çeşitli bilim atölyelerinde öğrencilerin bilimsel meraklarını geliştirecek, kabiliyetlerini destekleyecek ve sosyal becerilerini güçlendirecek birçok atölye ve eğitim programı yer alacak. Hafta sonları ise eğlenceli şenliklerin yanı sıra aileler çocuklarıyla birlikte veli-çocuk atölyelerine de katılabilecek. Geleceğin bilim insanları Samsun’da yetişiyor Keşif Kampüsü ise yarıyıl tatilinde 7-11 yaş grubundaki çocukları bilim ve teknolojiyle buluşturacak. 7-8 yaş ve 9-11 yaş grupları için hazırlanan programlar; kodlama, robotik ve çeşitli atölye etkinliklerini kapsıyor. Eğitimler 20-30 Ocak tarihleri arasında hafta içi salıdan cumaya 13.00–16.50 saatleri arasında düzenlenecek. Kontenjanın sınırlı olduğu programlar hakkında detaylı bilgi ve başvuru ise bilimsamsun.org ve kesifkampusu.org adreslerinden yapılabilecek. Eğitim, kültür ve bilimsel faaliyetler noktasında her alanda çocukların ve gençlerin yanında olan Büyükşehir Belediyesi, "Geleceğin bilim insanları Samsun’da yetişiyor!" mottosuyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda farklı yaş gruplarına uygun atölye çalışmaları, şenlikler ve etkinliklerle yarıyıl tatili çocuklar için unutulmaz bir deneyime dönüşecek.
Bakan Uraloğlu: "Fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometre"
15 Ocak 2026 Perşembe - 13:10 Bakan Uraloğlu: "Fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometre" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bugün fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometreye yani dünyanın çevresinin yaklaşık 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaşmış durumda" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Vodafone Business Tech Connect Ankara Etkinliği’ne katıldı. Vodafone Business tarafından Ankara’da özel bir otelde düzenlenen etkinlikte, Türkiye’de 1 Nisan 2026 itibarıyla Vodafoneluların 5G teknolojisine geçeceği açıklanırken, sürecin hızlı bir şekilde tamamlandığı belirtildi. Etkinlikte, 5G altyapısına ilişkin kamu ve özel sektör ihalelerinin geride kaldığı, artık uygulama ve devreye alma sürecine geçildiği ifade edildi. Burada açıklamalarda bulunan Uraloğlu; dünyanın, endüstriyel robotlardan özelleştirilmiş mobil şebekelere, kritik altyapı yönetiminden otonom sürüş teknolojilerine kadar uzanan bir dönüşümün eşiğinde olduğunu belirtti. Ayrıca Uraloğlu, bu yeniliklerin yalnızca teknolojik bir sıçrama değil, insanlığın geleceğini şekillendiren yepyeni bir eşik olduğunu ifade etti. "Bu yenilikler sürdürülebilir kalkınmanın da anahtarıdır" 5G ağlarının işletmelerin kendi ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bağlantı çözümleri sunarak operasyonel mükemmelliği de mümkün kıldığını aktaran Uraloğlu, "Bu teknolojiler, birbirine bağlı bir ekosistem oluşturarak, günlük hayatımızı, ekonomileri ve toplumları kökten değiştiriyor. Bu yeniliklerin önemi, yalnızca verimlilik artışı ile sınırlı değil; aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın da anahtarıdır" ifadelerini kullandı. "2030 sonunda 6,3 milyar 5G abonesine ulaşılması bekleniyor" Küresel 5G bağlantı sayısının 2029 yılına kadar 8,3 milyara ulaşacağını ve bu rakamın tüm kablosuz teknolojilerin yaklaşık yüzde 59’unu temsil edeceğini öngördüklerini belirten Uraloğlu, "Abonelik bazında ise 2030 sonunda 6,3 milyar 5G abonesine ulaşılması, bu sayının toplam mobil aboneliklerin yüzde 67’sini oluşturması bekleniyor. Küresel 5G altyapı pazarının değeri de 2025 yılında yaklaşık 47 milyar ABD doları olarak tahmin ediliyor. Bu rakam, bu teknolojilerin yalnızca bir araç değil, ekonomik büyümenin motoru olduğunu da özellikle hepimize göstermektedir" değerlendirmesinde bulundu. "Fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometre" Küresel dönüşümde seyirci kalmak yerine aktif bir oyuncu olmak istediklerini dile getiren Uraloğlu, "Eşsiz altyapı hamleleriyle Türkiye’yi dijital dönüşümün küresel öncüsü yapacak büyük yürüyüşü başlattık ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Bugün fiber optik ağ altyapımız, 657 bin kilometreye yani dünyanın çevresinin yaklaşık 16 kez dolaşacak uzunluğa ulaşmış durumda. Geniş bant internet abone sayımız 98,2 milyona, mobil abone sayımız ise 99,1 milyona yükseldi. Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiriyoruz. Bu rakamlarla, Avrupa’da ortalama aylık 494 dakika mobil kullanım süresiyle durumdayız. Yıl sonuna kadar fiber uzunluğumuzu yaklaşık 100 bin kilometre arttırarak 750 bin kilometreye, geniş bant abone sayımız 106 milyonun üstüne, mobil abone sayımızı ise yaklaşık 102 milyona yaklaşık olarak çıkacaktır bunları hedefliyoruz" açıklamasında bulundu. "5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" 5G teknolojisinin devreye alınarak mobil iletişimde hız, kapasite ve hizmet kalitesini çağın gerekleriyle buluşturduklarını söyleyen Uraloğlu, "Bu geçişle birlikte iletişim hızımız yaklaşık 10 kat artacak; vatandaşımız daha hızlı, daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkanına da kavuşmuş olacaktır. Bu stratejik dönüşümün mali ve kurumsal zeminini de sağlam biçimde oluşturmuş durumdayız. Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom’un rekabetiyle 16 Ekim’de gerçekleştirdiğimiz 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettik. 1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini de 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında hizmete sunar hale getirmeyi hedefliyoruz. Yoğun cihaz bağlantısı kapasitesiyle 5G, Türkiye’yi dijital dönüşümün merkezine taşıyacaktır" diye konuştu. "5G, ülkemizin üretim gücünü yükselten bir kalkınma altyapısı olmuş olacak" Uraloğlu, bu teknolojinin pek çok alanda fayda sağlayacağını aktararak sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu teknolojiyle tam otonom sürüş ve akıllı yol uygulamaları, uzaktan ameliyatlar gibi hayati uygulamalar, gerçek zamanlı veri aktarımıyla mümkün hale gelecektir. Sanayide akıllı fabrikalar, üretim süreçlerini optimize ederek verimliliği zirveye taşıyacak. Tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretimi bu vesileyle sağlamış olacağız. Bizim sesimizi herkese duyuran medya sektöründe ise gazeteciler 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayın yapabilecek, muhabirlerimiz olay yerinden saniyeler içinde yüksek kaliteli görüntü ve veri aktarma imkanına sahip olacaklar. Başka bir ifadeyle 5G, ülkemizin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısı olmuş olacak." "5G çekirdek şebeke, servis ve operasyonel yazılım ürünlerini geliştirdik" Önceliklerinin yerli ve milli imkanlarla ürün üreten bir Türkiye olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı: "5G teknolojisine geçiş sürecinde, hem kamu hem de özel sektör olarak yerli üreticilerimizi en güçlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz. Şebeke altyapılarımızda mümkün olan en yüksek oranda yerli ve milli ürünlerin kullanılmasını stratejik bir hedef haline getiriyoruz. Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın ortak bir platformda buluşturan Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesinde (HTK) 60’tan fazla firma ve 8 binden fazla çalışanıyla sektörümüzün rekabet gücünü arttırmayı, ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamayı, küresel yerli markalar çıkarmayı ve yerli milli kalkınmayı desteklemeyi amaçlamaktadır. 2023 yılında Bakanlığımız tarafından yapılan 5G proje çağrısı kapsamında, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı’nın Ar-Ge fonundan yerli firmalarımıza destek sağlıyoruz. HTK ve TÜBİTAK iş birliğiyle 2018 yılında başlatılan ‘Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi Projesi’ kapsamında, 5G altyapıları için kritik öneme sahip 5G çekirdek şebeke, baz istasyonu, özel yönetim, servis ve operasyonel yazılım ürünlerini geliştirdik. Bunlarla birlikte, UDHAM tarafından desteklenen karayolları akıllı ulaşım sistemleri HASDAL projesinde TÜRKSAT tarafından projelendiren çalışmalarda; görüldüğü üzere, 5G teknolojisini destekleyen yerli malı belgesine sahip ve milli haberleşme ürünü tanımına uygun ürünler geliştirerek ya da geliştirmekte olan çok sayıda yerli üretici firmamız var biz de bunları desteklemeye devam edeceğiz." Düzenlenen etkinliğe, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanı sıra, BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve Vodafone yetkilileri de katılım sağladı.
BTK Başkanı Karagözoğlu: "5G ile verimlilik ve üretkenlik maksimum seviyelere ulaşacak, veri iletişimi hızlanacak"
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:36 BTK Başkanı Karagözoğlu: "5G ile verimlilik ve üretkenlik maksimum seviyelere ulaşacak, veri iletişimi hızlanacak" Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, "5G ile verimlilik ve üretkenlik maksimum seviyelere ulaşacak, veri iletişimi hızlanacak. Akıllı hale gelen bütün cihazlarımızda 5G’nin dokunuşlarını deneyimleyeceğiz" dedi. Vodafone Business tarafından Ankara’da bir otelde ‘Tech Connect’ etkinliği düzenlendi. Etkinlikte 1 Nisan 2026 itibarıyla Vodafoneluların 5G teknolojisine geçeceği açıklanırken, sürecin hızlı bir şekilde tamamlandığı belirtildi. Etkinlikte konuşan BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, 5G’ye geçiş için gerekli hazırlıkların tamamlandığını, Türkiye’nin dijitalleşme yolunda 5G’nin önemli bir evre olduğunu belirtti. Karagözoğlu, BTK olarak ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun önemli bir parçası olan bu aşamayı 2053 hedefleri doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak gördüklerini ifade etti. "Bütün cihazlarımızda 5G’nin dokunuşlarını deneyimleyeceğiz" 5G’nin Türkiye’yi teknoloji alanında çok uç noktalara götüreceğini ve bu teknolojinin 1 Nisan tarihi itibarıyla kullanılacağını belirten Karagözoğlu, "1980’lerde analog çağıyla başlayan teknolojik gelişim serüveni, yıllar içinde yeni ve köklü teknolojik yenilikleri getirdi. Yıllar içinde yaşanan bütün gelişmeler ise bizi 5G’ye taşıdı. Şimdi 5G için geri sayıma başladık. Yüksek veri kapasitesi, hız ve aynı anda milyonlarca cihazın bağlantısıyla mümkün olacak altyapısıyla 5G, kamu hizmetlerinden sağlığa, ulaşımdan güvenliğe kadar pek çok alanda dijital bir dönüşümün temsilcisi olacak. 5G’nin getireceği avantajları deneyimlenecek olmanın heyecanını hep birlikte yaşıyoruz. 5G ile verimlilik ve üretkenlik maksimum seviyelere ulaşacak, veri iletişimi hızlanacak. Akıllı hale gelen bütün cihazlarımızda 5G’nin dokunuşlarını deneyimleyeceğiz. Yakın zamanda yaptığımız 5G yetkilendirme ihalesi ile yeni Türkiye’nin yeni iletişiminin en büyük adımını attık. Bu süreçte Vodafone Türkiye de geçiş için altyapısal temeli oluşturdu. 5G ile uyumlu hale gelen altyapılarla artık ülkemizin dijital dönüşümü daha da hızlanacak. 5G ile dijital dönüşüm bir ivme kazanacak, altyapı ve rekabet avantajı oluşacak. Biz de BTK olarak ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun önemli bir parçası olan bu aşamayı dijital egemenliğimiz, ekonomik bağımsızlığımız ve 2053 hedefleri doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak görüyoruz. 4,5G şebekelerinde belirlediğimiz yerlilik oranı yüzde 45’i geçerek yüzde 52 seviyesine ulaştı. 5G ile de bu oranı yüzde 60’a çıkarmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Vodafone Türkiye CEO’su Aksoy: "1 Nisan itibarıyla 5G’yi müşterilerimize ulaştıracağız"
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:16 Vodafone Türkiye CEO’su Aksoy: "1 Nisan itibarıyla 5G’yi müşterilerimize ulaştıracağız" Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, "1 Nisan itibarıyla 81 ilin tamamında 5G’yi müşterilerimize ulaştıracağız. Sahip olduğumuz bu global bilgi birikimi ve ölçeği Türkiye’nin teknolojiyi sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten bir ülke olması için kullanmayı hedefliyoruz" dedi. Vodafone Business tarafından Ankara’da bir otelde ‘Tech Connect’ etkinliği düzenlendi. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, etkinlikte yaptığı açıklamada 5G’ye geçiş için gerekli altyapı, teknoloji ve tedarik süreçlerinin ihale yoluyla tamamlandığını belirterek, bundan sonraki aşamanın mevcut sözleşmeler kapsamında sahaya yayılım ve entegrasyon çalışmaları olacağını aktardı. 5G’nin devreye alınmasıyla birlikte kamu kurumları ve büyük ölçekli işletmelerin yeni ihale açmadan mevcut altyapılar üzerinden akıllı şehirler, sağlık ve güvenlik gibi alanlarda 5G tabanlı uygulamaları hayata geçirmesinin hedefleneceği belirtildi. Tech Connect etkinliğinde ayrıca 5G’nin kamu hizmetlerinde verimlilik artışı ve dijital dönüşüm açısından kritik bir eşik olduğu ve Türkiye’nin bu teknolojiye geçişte artık hazırlık sürecini tamamladığı mesajı verildi. Aksoy, 1 Nisan itibarıyla tüm Türkiye’de vatandaşların 5G’yi kullanabileceklerini açıkladı. "Tüm dünyada daha iyi bir gelecek için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz" Amaçlarının daha kapsamlı ve güvenli bir toplum inşa etmek olduğunu belirten Aksoy, "Grup olarak tüm dünyada daha iyi bir gelecek için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Amacımız hem kapsayıcı hem de güvenli bir dijital toplum inşa etmektir. Vodafone olarak sadece bireylerin değil, kurumların da fikirlerini birbirine bağlayan küresel bir güç konumundayız. Vodafone bugün toplamda 60 ülkede faaliyet gösteriyor. Bu ülkelerin 15’inde kendi markamızda faaliyet gösteriyoruz. 330 milyondan fazla müşterimize ve 4.7 milyon işletmeye dünya genelinde hizmet sürdürüyoruz. Avrupa’da en büyük fiber altyapı ağlarından birine sahibiz. Bunun ötesinde toplamda 100 ülkeye ulaşan 80 farklı denizaltı kabloma sistemlerine sahibiz. Google ve Microsoft gibi dünya liderleriyle yaptığımız global anlaşmalarla birlikte müşterilerimize tasarruf ve modelleri sunmayı hedefliyoruz. Vodafone’un gücü aslında sadece bizim anlattıklarımızla değil, dünya genelindeki araştırmalarla da gösterilmiştir" diye konuştu. "1 Nisan itibarıyla 5G’yi müşterilerimize ulaştıracağız" Teknoloji ve iletişim yönündeki gelişmelerin 5G teknolojisi ile sınırlı kalmayacağını vurgulayan Aksoy, Türkiye’nin teknolojide sadece tüketen değil, üreten de bir ülke olacağını vurgulayarak, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız ve BTK’nın önderliğinde 1 Nisan 2026 itibarıyla 5G teknolojisi ülkemizde hayata girecek. Vodafone olarak global tecrübemizle ve yerel uygulamaların gücüyle bu dönüşüme dünden hazırız diyoruz. 1 Nisan itibarıyla 81 ilin tamamında 5G’yi müşterilerimize ulaştıracağız. Sahip olduğumuz bu global bilgi birikimi ve ölçeği Türkiye’nin teknolojiyi sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten bir ülke olması için kullanmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de burada bulunan değerli kamu paydaşlarımızla, değerli özel sektör paydaşlarımızla çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Düzenlenen etkinliğe Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve firmanın yetkilileri katıldı.