TEKNOLOJİ
01 Mayıs 2026 Cuma - 12:22 MASKİ’den yeni teknoloji hamlesi Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, vatandaşların hayatını kolaylaştıran teknolojik yatırımlarına bir yenisini ekledi. Su ve abonelik işlemlerini tamamen dijital ortama taşıyan "MASKİ Online" mobil uygulaması hizmete girdi. Bu uygulama sayesinde aboneler, kuruma gitmelerine gerek kalmadan birçok işlemi cep telefonları üzerinden hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebilecek. MASKİ Genel Müdürlüğü, dijital belediyecilik vizyonu doğrultusunda Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen projeyi tamamladı. Vatandaşlar, App Store ve Play Store üzerinden indirebilecekleri "MASKİ Online" uygulamasına bireysel veya kurumsal giriş yaparak işlemlerini kolayca yönetebilecek. Dijitalleşme çalışmalarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Fehmi Özcan, şu ifadeleri kullandı: "Vatandaşlarımızın abonelik ve su yükleme işlemlerini daha hızlı ve güvenli yapabilmeleri için ‘MASKİ Online’ uygulamasını hayata geçirdik. Uygulamayı indiren kullanıcılar; aboneliklerini görüntüleyebilir, fatura detaylarını inceleyebilir, ödeme geçmişine ulaşabilir, destek başvurusu oluşturabilir ve güncel su kesintilerini anlık olarak takip edebilirler" Kartlı sayaçlarda NFC dönemi Özellikle kartlı sayaç kullanan aboneler için büyük bir kolaylık sağlandığını vurgulayan Özcan, NFC (Yakın Alan İletişimi) teknolojisinin sunduğu avantajlara dikkat çekti: "NFC özelliği sayesinde su kartınızı telefonunuza okutarak saniyeler içinde yükleme yapabilirsiniz. ‘NFC ile yükle’ seçeneği ile alınan kredi, doğrudan su kartına aktarılıyor. Tamamen kurum içi kaynaklarımızla geliştirdiğimiz bu uygulama ile abonelerimize zahmetsiz bir hizmet deneyimi sunmayı hedefliyoruz"
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:28 Gençlerden ‘akıllı egzersiz’ makinesi İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Mühendislik Fakültesi öğrencileri, yaşlıların ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin fiziksel egzersiz yapmalarını kolaylaştırmak amacıyla ‘Active Machine’ adlı özel bir makine geliştirdi. Proje, Burdur’da düzenlenecek Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde (ÜNİFEST) ‘Sağlıklı Bireyler ve Bağımlılıkla Mücadele’ kategorisinde finale kaldı. İEÜ Mühendislik Fakültesi öğrencileri, yaşlıların ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin fiziksel egzersiz yapmalarını kolaylaştırmak amacıyla ‘Active Machine’ adlı makine geliştirdi. Ortasında geniş bir ekranın bulunduğu, prototipi de hazırlanan cihaz, sağ ve sol kısmındaki kol makaraları ve alt kısmında sürekli dönen el çarkları sayesinde tek başına rahatlıkla kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Çok kademeli yükseklik ayarı ve sabitlenen taban tasarımı ile dikkat çeken makinenin patenti için başvuru aşamasına gelindi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri Berk Fevzi Yoğurtçuoğlu, Muhammet Polatlı, Sude Rüdar, Ayça Selimoğlu, Duru Karaçelik, Emir Gül ve Alperen Yılmaz’dan oluşan 7 kişilik ekip, proje üzerinde yaklaşık iki ay çalıştı. Elektrik-elektronik, endüstri, mekatronik, makine ve biyomedikal gibi farklı alanlarda eğitim alan İEÜ Engineering For Good Kulübü’nden gönüllü gençler, projeyi en ince ayrıntısına kadar tasarladı. Genç mühendislerin projesi, 5-7 Mayıs tarihleri arasında Burdur’da düzenlenecek Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde (ÜNİFEST) ‘Sağlıklı Bireyler ve Bağımlılıkla Mücadele’ kategorisinde de finale kaldı. "Güvenle kullanılabilir" Projeye ilişkin bilgiler veren İEÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Sude Rüdar, "Yaptığımız saha ziyaretleri ve ihtiyaç analizleri sonucunda yaşlı bireylerin günlük hareketleri yeteri kadar yapamadığını tespit ettik. Çalışmaya başlarken temel amacımız, yaşlı bireylerin ve hareket kabiliyeti kısıtlı kişilerin güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir bir şekilde fiziksel egzersiz yapabilmelerini desteklemekti. Bu doğrultuda yaşlıların güvenli ve bağımsız bir şekilde kullanabileceği mekanizmayı tasarladık. Sistemimiz, elektrik gerektirmeyen şarjlı ekran yapısı, çok kademeli yükseklik ayarı ve sabitlenen taban tasarımı ile hem yatalak hem de yatalak olmayan bireylerin güvenle kullanabileceği bir yapı sunuyor. İlerleyen zamanlarda projeyi yapay zeka ile birleştirerek daha da geliştirmeyi, fonksiyonel hale getirmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "Düşük maliyetli ve erişilebilir" Makineyi kendileri üzerinde deneyerek mekanik güvenliği ile ergonomik uygunluğu doğruladıklarını dile getiren Rüdar, "Düşük maliyetli ve erişilebilir bu sistemin yaşlılarımızın bağımsız yaşam becerilerini desteklemesi, en büyük motivasyon kaynağımız oldu. Biz, bu makine sayesinde fiziksel hareketleri oyunlaştırarak eğlenceli bir hale getirdik. Sisteme kişinin hareketleri yaptıkça puanlar kazanacağı, aşama kaydedeceği bazı oyunlar da ekledik. Makinede el koordinasyonunu sağlayan iki kol mekanizması var. Makinenin alt kısmında da komut verdikçe dönebilen diskler, hareketi sağlayabilen çarklar mevcut. Kullanıcı, makinenin karşısına geçerek bu sayede el, kol ve omuzların gelişimine yönelik fiziksel aktiviteleri kolaylıkla yapmış oluyor. Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı’nın (ÜNİDES) desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu proje, yaşlı bireylerin ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin motivasyonunu, enerjisini güçlendirecektir" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:10 Dijital reklamlarda yapay zekalı ‘sahtekarlık’ Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, yapay zeka aracılığı ile hiç alakası olmayan kişilerin markalara reklam yüzü yapıldığını söyleyerek, ortaya çıkan durumun direkt markaya zarar verdiğini söyledi. Toplumda dijital okur yazarlığın öneminin büyük olduğunu söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Yapay zeka baş döndürücü şekilde gelişiyor, geliştiriliyor ve gerçekten de artık hayatımızın her alanında. Bunu iyi amaçlarla kullanan insanlar olduğu gibi elbette suistimal etmek isteyen, kötü amaçlarla kullanan insanlar da var. Bu bir takım hukuki sorunları da yanında getirse de birçok olayda gördüğümüz gibi ne yazık ki hukuk biraz daha geriden geliyor ve daha hızlı hareket etmek gerekebiliyor. Son dönemde de özellikle güvenilir ya da bildik insanların bir konudaki konuşmaları ya da röportajları ya da bir basın açıklamaları alınarak bunun reklam amaçlı kullananlar olduğunu görüyoruz. Aslında burada bizim tüketici olarak daha dikkatli olmamız, daha uyanık olmamız gerekiyor. Yani her zaman yine belirttiğimiz gibi dijital okuryazarlık gerçekten toplumun her kesiminde çok büyük önem arz etmekte. Bir reklamda bir kişiyi gördüm diye hemen o reklama inanıp da o ürüne yönelmemek aslında şu anda yapılabilecek en doğru adımlardan biri. Yapılan işlemler markaya da şu şekilde zarar vermekte. Elbette hiç alakası olmayan ilgisi olmayan bir kişi bir reklam yüzü olarak kullanılıyor ve dolaylı değil direkt bir şekilde de o markaya da zarar veriyor. Çünkü ürün satmak isteyen aracı ya da satıcı bu ürünü satmak için her şey olabilir ya da mübahtır mantığında yaklaşabiliyor ama elbette bu işin ucu direkt ana markaya da zarar vermekte" dedi. Topuzoğlu, reklamlarda kullanılan görseller konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini söyleyerek, "O yüzden bizim yapay zeka ile geliştirilmiş ya da reklamlarda kullanılan görseller, yazılar, videoları biraz daha dikkatli olmamız, hukuki anlamda da resmi kurumların bu konularda daha hızlı aksiyon alabilmeleri büyük önem taşımakta. Yani bir yargı sürecine dahi gerek kalmadan böyle bir şey varsa bir şikayet varsa bu çok hızlı bir şekilde anlaşılarak o reklamın durdurulması, yayınlanmasının engellenmesi ya da o firmanın bir daha bu konularda çalışma yapmasının önüne teknik olarak da geçmek mümkün. Aslında yine sözü açılmışken de söylemek istiyorum reklamların herhangi bir kontrolün olmaması şu anda en büyük sıkıntımız. Yani bir dijital mecradaki reklamları yöneten kontrol eden bir mekanizma oluşturularak aslında bu süreçte daha da kısaltılmış olacaktır" ifadelerini kullandı.
Van Gölü Havzası’nın sismik risk haritası çıkarıldı
31 Mart 2026 Salı - 10:34 Van Gölü Havzası’nın sismik risk haritası çıkarıldı Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Van Gölü Havzası’ndaki fay hatlarını inceleyerek, kısa vadede bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem öngörmediklerini ancak zemin yapısının zayıflığı nedeniyle tedbirli olunması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin deprem gerçeğiyle en sık yüzleşen şehirlerinden biri olan Van, çok sayıda fay hattının buluştuğu bir noktada yer alıyor. Uzmanlar, yerin altındaki hareketliliği her an takip ederken, özellikle şehir merkezinin zemin yapısı dikkat çekiyor. Van’ın büyük bir bölümü, geçmişte göl sularının çekilmesiyle oluşan yumuşak bir toprak yapısına sahip olmasıyla risk oluşturuyor. Kayalık bölgeler sarsıntıyı daha az iletirken, Van şehir merkezi gibi yumuşak zeminli yerlerde yapı güvenliği hayati önem taşıyor. "Gölün doğusu batısına göre daha yüksek stresli görünmektedir" Konuya ilişkin konuşan Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Van Gölü çevresinde çok sayıda aktif fay hattı bulunduğunu ve özellikle gölün doğu kısmında daha yüksek bir enerji birikimi gözlemlediklerini belirtti. Birçok farklı bilimsel veriyi birlikte analiz ettiklerini ifade eden Alkan, "Van Gölü ve civarına baktığımızda gölün çevresinde birçok fay ve fay zonu bulunmaktadır. Özellikle gölün doğusuna baktığımızda kuzeyde Çaldıran, güneyde Hasan Timur, Başkale ve Saray fay zonları bizim için oldukça önemlidir. Bu zonlar aynı zamanda doğuya doğru İran içerisine giren Hoy ve Salmas gibi fay zonlarıyla da etkileşim halindedir. Yaptığımız çalışmalardan elde ettiğimiz sonuçlara göre, tek bir parametreden değil de birden çok parametreyi hesaplayıp o parametreler üzerinden bir değerlendirme yapmaya çalışıyoruz ki doğru olan yöntem de budur. Birden çok parametreyi hesapladığımızda, gölün doğusu göreceli olarak batısına göre daha yüksek stresli görünmektedir. Biz bunları Coulomb stres parametresi, B değeri değişimi, sismik durgunluk, RIPI skor algoritması, depremlerin derinlikleri, odak mekanizması çözümleri ve depremlerin yıllara göre dağılımı gibi birçok parametreden faydalanarak belirliyoruz" dedi. "7’den büyük bir deprem beklemenin doğru bir öngörü olmadığını gördük" Geçmişteki büyük depremlerin tekrarlanma süreleri dikkate alındığında, kısa vadede Van Gölü ve civarında 7’den büyük bir deprem beklemenin doğru bir yaklaşım olmayacağını dile getiren Alkan, "Yakın zamanda büyük depremlerin olmasıyla ilişkili olarak geri dönüşüm ve tekrarlama periyotlarını hesapladığımızda, kısa vadede Van Gölü ve civarında 7’den büyük magnitüdlü bir deprem beklemenin doğru bir öngörü olmadığını gördük. Tabii ki bu durum önlem almayacağımız anlamına gelmez; çünkü büyük depremlerin belli bir geri dönüşümü, fayların göreceli hareketlerine göre de bir enerjinin birikmesi ve boşalması durumu vardır. Burada asıl dikkat etmemiz gereken konu, Van şehir merkezi ve civarının, yani Van Gölü havzasının jeolojisidir. Şehir merkezinin özellikle göle yakın kısımlarında göl çökelleri dediğimiz kalın alüvyal sedimanter birimler mevcuttur. Edremit ilçesinden batıya gittiğinizde metamorfik, yani daha sağlam bir yapı varlığından bahsedebiliyoruz. Erciş ve civarına baktığınızda ise göle yakın yerlerde yumuşak birimler varken, uzaklaştıkça volkanizmanın arttığını görüyoruz. Dolayısıyla şehir merkezi ve civarında çok sağlam olmayan bir zemine sahibiz. Ancak güncel deprem yönetmeliğini dikkate alarak yapılarımızı bu şekilde inşa ettiğimizde, bu sorunun da üstesinden gelmiş oluruz" diye konuştu.
Müslüm Gürses’in hologramı, 5G teknolojisi sayesinde sanatçılarla düet yaptı
31 Mart 2026 Salı - 10:25 Müslüm Gürses’in hologramı, 5G teknolojisi sayesinde sanatçılarla düet yaptı Türk Telekom, yenilikçi teknolojilerdeki rolüyle Türkiye’yi geleceğe taşımaya devam ediyor. Güçlü fiber altyapısı, uzun yıllardır sürdürdüğü 5G odaklı yatırımları, Ar-Ge çalışmaları, milli 5G ekosistemini büyüten stratejik adımları ve saha uygulamalarıyla yeni döneme güçlü bir giriş yapmaya hazır olan Türk Telekom, 1 Nisan’da kullanıma sunulacak 5G teknolojisine dair vizyonunu Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilen 5G gala gecesinde kamuoyuyla paylaştı. "Herkes için 5G" vizyonuyla müşterileri için eşit bir dijital gelecek inşa etmeyi hedefleyen Türk Telekom, 81 ili uçtan uca bağlayan güçlü fiber altyapısı, 5G’de kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonları, abone başına en yüksek 5G kapasitesi ve müşteri deneyimi odaklı mobil stratejisiyle 5G deneyimini Türkiye’nin her köşesinde herkes için sunmaya hazır olduğunu duyurdu. 5G’nin sunduğu ultra düşük gecikme, yüksek hız ve eş zamanlı bağlantı özelliklerinden faydalanarak hologram teknolojisi sayesinde bir ilke imza atan Türk Telekom, hayatını kaybeden sanatçı Müslüm Gürses’i sahneye taşıdı. Yapay zeka aracılığıyla daha önce hiç söylemediği yeni şarkılara ses veren Müslüm Gürses’in 5G tabanlı hologramı birbirinden önemli sanatçılarla birlikte konser verdi. Türk Telekom; 5G teknolojisinin yüksek hız, düşük gecikme ve eş zamanlı bağlantı gibi yenilikçi özelliklerine dikkat çekmek adına sürpriz bir sahne gösterisi düzenledi. Hayatını kaybeden Müslüm Gürses’in 5G tabanlı hologramı ile rap müzik sanatçısı Sefo’nun 5G sayesinde kesintisiz sahnelenen düeti geceye damga vurdu. Sefo’nun en çok dinlenen şarkılarından olan “Bilmem mi” isimli parça yapay zeka teknolojisi ile Müslüm Gürses tarafından seslendirildi. Müslüm Gürses’in 5G tabanlı hologramı ile Sefo “Bilmem mi” isimli şarkıyı sahnede birlikte söyleyerek katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Sefo’nun yanı sıra sevilen sanatçılar Fatma Turgut ve Levent Yüksel de sahnede yer isimler arasındaydı. Fatma Turgut hologramı ile Müslüm Gürses’e eşlik ederken Türk Telekom’un ekran yüzü komedyen Tolga Çevik’te sahnede sanatçılara eşlik etti. "5G herkes için geliyor" 5G gala gecesinde yaptığı konuşmada, asırları aşan köklü mirasın omuzlarına yüklediği tarihi sorumluluğa ve 5G’nin Türkiye için bir teknoloji geçişinden çok daha fazlası olduğuna dikkat çeken Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "186 yıl öncesinde uzakları yakın kılmak amacıyla başlayan hikayemiz Türkiye’yi geleceğe ulaştırma şiarıyla devam ediyor. Bu toprakların hafızasını, kültürünü ve tarihini genetik kodlarında taşıyan bir kurum olarak dijital geleceği bu zengin miras ve teknoloji birikimimizle inşa ediyoruz. İlmek ilmek oluşturduğumuz dijital omurgayla Türkiye’nin her bir hücresine dokunan Türk Telekom olarak, bugün sadece yeni bir teknolojiye geçiş yapmakla kalmıyor, ülkemizi geleceğe taşıma yolunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Sağlıkta erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, üretimde verimlilik ve enerjide tasarrufa imkan sağlayan 5G teknolojisinin bir bağlantı hızının ötesinde ekonomik ve sosyal ilerlemeyi hızlandıracak itici bir güç olduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin dijital dönüşümü için 2005’ten bu yana 23 milyar doları aşan yatırım yaptık. Son dört yıldır ise sektörün yatırım lideri olarak ülkemizi yenilikçi teknolojilere hazırlayarak dijital dünyanın inşasında emin adımlarla ilerliyoruz. Yıllardır yatırımlarımızı ve çalışmalarımızı bu bilinçle 5G uyumlu olarak gerçekleştirdik. Sağlıktan sanayiye, tarımdan spora ve kültür sanata farklı alanlarda öncü 5G kullanım senaryolarını hayata geçirdik. Yarım milyon kilometreyi aşan fiber altyapımız 5G’nin yüksek veri taşıma kapasitesinin en büyük teminatı olurken, 5G’nin can damarı olan fiberle bağlı istasyonu oranında dünya genelinin 2030 hedeflerini şimdiden aşmış bulunuyoruz. 81 ilin her köşesine uzanan fiber ağımız, yaygın 5G altyapımız, 5G uygulamalarındaki deneyimimiz, yüzde 61’ini fiberle bağladığımız LTE baz istasyonlarımız ve 5G’de sahip olduğumuz müşteri başına en yüksek kapasiteyle herkes için en kapsayıcı 5G deneyimini sunmaya hazırız. "Herkes için 5G" vizyonumuzla dijital uçurumları kapatmayı ve teknolojiyi bir lüks olmaktan çıkararak milli egemenliğin üzerinde yükseldiği sarsılmaz bir temel haline getirmeyi hedefliyoruz. Köklerimizden aldığımız güç, yenilikçi vizyonumuz, uzman mühendislerimiz ve yüksek teknoloji birikimimizle ülkemizi daha güçlü yarınlara taşımak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "Mobildeki yükselişimiz 5G döneminde de sürecek" Mobildeki yükseliş ivmesini 5G döneminde de sürdürmeyi hedeflediklerini belirten Ebubekir Şahin, "Mobil alandaki gücümüzü ve başarılı stratejimizi 2025 yılındaki başarılı sonuçlarla taçlandırdık. Yılı tarihin en yüksek net abone kazanımı ile tamamladık ve mobil numara taşıma pazarında dört yıl üst üste en çok tercih edilen operatör olduk. Müşteri deneyimi odaklı uzun vadeli stratejimiz ile bu alanda büyümeyi sürdürürken, BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) 2025 üçüncü çeyrek verilerine göre mobil sektörde sıralamayı değiştirerek tarihi bir başarıya imza attık. 5G’deki güçlü kapasite konumumuz ve yapay zeka destekli müşteri deneyimi yönetimi ile mobildeki yükseliş ivmemizi yeni dönemde de sürdürmeyi hedefliyoruz. Proaktif bir anlayışla müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik ürün ve teklifler tasarlamaya ve her temas noktasında müşterilerimize değerli hissettiren bir dijital ekosistem sunmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "5G alanında 70’in üzerinde uluslararası patentimiz bulunuyor" 5G’de milli çalışmalara odaklandıklarını belirten Ebubekir Şahin, "Ülkemizin teknolojide dışa bağımlılığını azaltmak ve küresel teknoloji liginde üst sıralara taşımak adına, Ar-Ge çalışmalarımızın yanı sıra milli çözümler üreten firmalara yatırım yapıyoruz. Milli ekosistemimizi güçlendirecek iş birlikleri ve projeleri hayata geçirerek ülkemizi ileriye taşıyacak her hamleye Türk Telekom imzasını atıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı 5G odaklı ‘Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’ni açılışını gerçekleştirdik. Bir telekomünikasyon şirketi olmanın ötesinde dijital geleceğin mimarı olarak 2025 yılında 921 milli patent başvurusu ile dijital dönüşüme liderlik etmenin gururunu yaşıyoruz. Ülkemizin yüksek teknoloji ihraç etme hedefine katkı sunmak amacıyla çalışmalar yürüten grup şirketlerimiz Argela ve Silikon Vadisi’ndeki iştiraki Netsia’nın 5G alanında 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor" dedi.
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dönmez: "Yapay zekâ insanları tembelleştirebilir ama doğru kullanılırsa güçlü bir asistan"
31 Mart 2026 Salı - 09:30 Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dönmez: "Yapay zekâ insanları tembelleştirebilir ama doğru kullanılırsa güçlü bir asistan" Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve illüstrasyon sanatçısı Adem Dönmez, yapay zekânın insanları tembelleştirip tembelleştirmediği yönündeki tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde sıkça gündeme gelen yapay zekâ konusuna değinen Dönmez, teknolojinin kullanım biçimine göre farklı sonuçlar doğurduğunu belirtti. Yapay zekâyla ilk kez tanışan ve temel çizim eğitimi olmayan kişiler için tembelleştirici bir etki söz konusu olabileceğini ifade eden Dönmez, buna mukabil el çizimi pratiği bulunan ve bu alışkanlığını sürdüren kişiler için aynı durumun geçerli olmadığını söyledi. Özellikle gençler açısından bu durumun risk oluşturabileceğine dikkat çeken Dönmez, oyun sektöründe faaliyet gösteren bazı firmaların işe alım süreçlerinde değişikliğe gittiğini aktardı. Daha önce dijital portfolyolar üzerinden yapılan değerlendirmelerin yerini, yalnızca kurşun kalem ve beyaz kağıtla yapılan çizim sınavlarının aldığını belirten Dönmez, bu uygulamayla adayların temel becerilerinin ölçüldüğünü ifade etti. Dönmez, "Portfolyosu güçlü görünen bazı adayların, temel çizim becerilerinde yetersiz kaldığı gözlemleniyor" dedi. Yapay zekânın hayatımıza beklenenden daha hızlı adapte olduğunu vurgulayan Dönmez, bu teknolojinin sunduğu sonuçların ise hâlâ tartışmaya açık olduğunu dile getirdi. Konuya ilişkin birçok deney yapıldığını belirten sanatçı, kendi çalışma yönteminde yapay zekâyı doğrudan bir üretim aracı olarak kullanmadığını ifade etti. "Yapay zekâyı asistan olarak kullanıyorum" Yapay zekâyı daha çok bir yardımcı araç olarak değerlendirdiğini belirten Dönmez, "Farklı eskizler ürettiriyorum, ardından içlerinden en uygun olanı seçerek kendi çalışmamı geliştiriyorum" diye konuştu. Gelecekte yapay zekânın en doğru kullanım biçiminin "asistanlık" olacağını ifade eden Adem Dönmez, bu süreci grafik tasarım yazılımlarının geçmişteki gelişimine benzetti. Adobe Photoshop ve Adobe Illustrator gibi programların ilk dönemlerinde oldukça sınırlı özelliklere sahip olduğunu hatırlatan Dönmez, yapay zekâ araçlarının da benzer bir gelişim sürecinden geçtiğini söyledi. Mevcut yapay zekâ teknolojilerinin daha çok amatör kullanıcılara yönelik gibi göründüğünü dile getiren Dönmez, daha gelişmiş sistemlerin yüksek maliyetlerle ya da sınırlı erişimle kullanılabildiğini belirtti. Yapay zekâya gereğinden fazla anlam yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Dönmez, "Şu anki haliyle çok yeterli değil" ifadelerini kullandı.
Dicle Elektrik’ten Kayapınar’a 917 milyon liralık altyapı hamlesi
31 Mart 2026 Salı - 09:21 Dicle Elektrik’ten Kayapınar’a 917 milyon liralık altyapı hamlesi Dicle Elektrik, Diyarbakır’ın en hızlı büyüyen ilçelerinden Kayapınar’da elektrik altyapısını güçlendirmek için 2026 yılında 917 milyon liralık yatırım gerçekleştirecek. Dicle Elektrik Diyarbakır İl Müdürü Uğur Yaka, kent genelinde enerji altyapısını güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek, "Merkez dışındaki 9 ilçemizde elektrik altyapısını yüzde 100 oranında yeniledik. 2026 yılında en önemli yatırımlarımızdan birini ise gelişimini sürdüren Kayapınar ilçemize yapacağız" dedi. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, hızla gelişen yerleşim alanlarında altyapı yatırımlarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda Diyarbakır’ın merkez Kayapınar ilçesi, artan nüfusu ve genişleyen yerleşim alanları doğrultusunda şirketin öncelikli yatırım bölgeleri arasında yer alıyor. Kayapınar büyüdükçe yatırımlar artıyor Diyarbakır’ın en kalabalık ilçesi olmasının yanı sıra Türkiye genelinde 32 ilden daha fazla nüfusa sahip olan Kayapınar’da, elektrik altyapısı büyüme hızına paralel olarak güçlendiriliyor. 2013 yılındaki özelleşmeden bu yana geçen 13 yılda ilçeye toplam 3,8 milyar lira yatırım yapan Dicle Elektrik, 2026 yılı için planladığı 917 milyon liralık yeni yatırımla bölgedeki şebekeyi daha da modernize etmeyi hedefliyor. Dicle Elektrik Diyarbakır İl Müdürü Uğur Yaka, yaklaşık 2 milyon nüfusa sahip Diyarbakır’da abonelere kesintisiz ve kaliteli enerji sunmak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Yaka, "Şehrimizdeki şebekenin yenilenerek güçlendirilmesi için 2026 yılı dahil toplam yatırım tutarımız 20 milyar 818 milyon liraya ulaştı. Bu yatırımların 17,9 milyar liralık kısmını 2013-2025 yılları arasında tamamladık. Merkez dışındaki 9 ilçe merkezinde elektrik altyapısını yüzde 100 oranında yeniledik. 2026 yılında en önemli yatırımlarımızdan birini ise gelişimini sürdüren Kayapınar ilçemize yapacağız" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 450 bin nüfusuyla birçok ili geride bırakan Kayapınar, Diyarbakır’ın modern yüzünü temsil ediyor. Yoğun göç alan ve sürekli genişleyen ilçede yeni yerleşim alanları hızla artarken, Dicle Elektrik de bölgenin enerji ihtiyacını kesintisiz karşılamak amacıyla yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor.
ERÜ’de 20. TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Kayseri Bölge Yarışması Sergisi açıldı
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:37 ERÜ’de 20. TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Kayseri Bölge Yarışması Sergisi açıldı Erciyes Üniversitesi (ERÜ) ev sahipliğinde düzenlenen 20. TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Kayseri Bölge Yarışması Sergisi’nin açılışı yapıldı. Prof. Dr. Ahmet Bilge Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen sergiye, ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu, Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, Kayseri Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Emel Kızılkaya Aydoğan, TÜBİTAK BİDEB Başkan Yardımcısı Dr. Metin Demirsoy katıldı. Programda konuşan ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu; sergide yer alan projelerin geleceğe dair umut verdiğini belirterek, "Çocuklarımızın özgüveni ve ortaya koydukları çalışmalar, geleceğimiz adına bizleri son derece umutlandırıyor. Bilgi bizim için bir beka meselesidir. Gençlerimize baktığımızda çok parlak bir gelecek görüyorum" dedi. Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen ise konuşmasında, öğrencilerin merak ve sorgulama duygusunun bilimsel düşüncenin temelini oluşturduğunun altını çizerek; "Bugünün çocukları araştıran, sorgulayan ve problem çözen bireyler olarak geleceğin dünyasını şekillendirecek. Bu projeler, onların sadece öğrenmekle kalmayıp üretim odaklı düşündüklerini de gösteriyor" diye konuştu. Kayseri Bölge Koordinatörü Prof Dr. Emel Kızılkaya Aydoğan ise sergide yer alan projelerin yaklaşık bin proje arasından seçildiğine dikkat çekerek, "Bugün burada sergilenen çalışmalar, öğrencilerimizin hayal gücünün, emeğinin ve azminin birer yansımasıdır. Bu süreçte gösterilen çaba, elde edilecek derecelerden çok daha kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Açılışın ardından protokol üyeleri ve katılımcılar sergiyi inceleyerek öğrencilerden projeler hakkında bilgi aldı.
CW Enerji Plus bayi açıldı
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:49 CW Enerji Plus bayi açıldı CW Enerji, güçlü vizyonu ve sürdürülebilir büyüme stratejisiyle Türkiye genelinde yatırımlarına hızla devam ediyor. Yenilenebilir enerji alanında kalite, güven ve teknolojiyle özdeşleşen marka, yeni nesil bayilik yapılanması olan CW Enerji Plus Bayileri ile başarı zincirine yeni halkalar ekliyor. İş ortaklarına daha güçlü ve verimli bir altyapı sunmak, müşteri memnuniyetini en üst düzeye taşımak ve sürdürülebilir enerji çözümlerini ülke geneline yaymak amacıyla hayata geçirilen bu model kapsamında, Bodrum Plus Bayisi de hizmete açıldı. Yenilenebilir enerji alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da geliştiren CW Enerji, sayısı Türkiye çapında 16’yı bulan ve artmaya devam eden Plus Bayi konseptiyle iş ortaklarına daha güçlü bir iş modeli sunarken, son kullanıcıya daha hızlı ve kaliteli hizmet ulaştırmayı hedefliyor. Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, iş ortaklarına daha güçlü ve verimli bir iş modeli sunmak, yurt içindeki müşteri ağı ile operasyonel gücünü artırmak amacıyla hayata geçirdiği CW Enerji Plus Bayi yapılanmasını genişletmeye devam ediyor. Bu doğrultuda Bodrum yeni Plus Bayisi de yoğun bir katılımla kapılarını açtı. Yenilenebilir enerji alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da geliştiren CW Enerji, Plus Bayi konseptiyle iş ortaklarına daha güçlü bir iş modeli sunarken, son kullanıcıya daha hızlı ve kaliteli hizmet ulaştırmayı hedefliyor. CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaşan Plus Bayi ağıyla sürdürülebilir enerji dönüşümüne katkı sağlamayı amaçladıklarını vurguladı. Sarvan, "CW Enerji olarak, yenilenebilir enerji çözümlerimizi daha geniş kitlelere ulaştırmak için güçlü bir Plus Bayi yapılanması oluşturuyoruz. Plus Bayi modelimiz ile iş ortaklarımıza teknik, operasyonel ve ticari anlamda daha kapsamlı destek sunuyoruz. Bodrum’da açılan yeni bayimiz ile bölgedeki etkinliğimizi artırırken, güneş enerjisi yatırımlarının yaygınlaşmasına katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde yerli üretimin kritik bir rol üstlendiğine dikkat çeken Sarvan, "Yerli ve milli üretim gücümüzle sadece bugünün değil, geleceğin enerji ihtiyaçlarına da yanıt veriyoruz. Artan enerji talebine karşı sürdürülebilir ve çevreci çözümler sunmak bizim en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu doğrultuda Plus Bayi ağımızı güçlendirirken, aynı zamanda ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Bodrum’un yüksek güneşlenme potansiyeline sahip stratejik bir bölge olduğuna da değinen Sarvan, Ege Bölgesi’nin güneş enerjisi yatırımları açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu kaydetti. Sarvan, "CW Enerji olarak, yenilenebilir enerjiyi toplumun her kesimi için ulaşılabilir hale getirme vizyonuyla hareket ediyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz CW Enerji Plus Bayilerimiz sadece bir satış noktası değil; aynı zamanda sürdürülebilir yaşam kültürünü yaygınlaştıran birer enerji deneyim merkezi olacak. Bodrum’daki yeni Plus Bayimiz de bu vizyonumuzun önemli kilometre taşlarından biri olacak. Bodrum’da hayata geçen yeni Plus Bayimiz ile müşterilerimize daha hızlı ve etkin çözümler sunacağız. Bölgedeki yatırımların artmasına öncülük ederken, temiz enerji kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. CW Enerji Bodrum Plus Bayisi Metin Aslan da, açılışta yaptığı konuşmada, Bodrum gibi yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahip bir bölgede CW Enerji’nin güçlü markasıyla hizmet vermekten büyük gurur duyduklarını söyledi. Aslan, "Artık Bodrum’da güneş enerjisi bir tercih değil, kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Yüksek güneşlenme süresi sayesinde; otellerden villalara, işletmelerden, denizcilik marine sektörüne kadar geniş bir yelpazede kendi enerjisini üreten bir Bodrum hayal değil, ulaşılabilir bir gerçektir. Bu dönüşüm, yükselen enerji maliyetlerine karşı güçlü ve kalıcı bir çözüm sunarken, aynı zamanda bölgenin eşsiz doğasını koruyarak sürdürülebilir turizmin gelişimine katkı sağlayacaktır. Bugün burada, tam da bu vizyonun bir parçası olmak adına önemli bir adım atıyoruz. Amacımız; Bodrum’da güneş enerjisini daha erişilebilir kılmak, işletmelerimizin maliyet yükünü azaltmak ve hanelerimizin enerji bağımsızlığını güçlendirmektir. Müşterilerimize en doğru çözümleri sunarak güneş enerjisi yatırımlarını yaygınlaştırmayı, bölgedeki artan enerji ihtiyacına sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyoruz. Teknolojik altyapımız, uzman kadromuz ve CW Enerji’nin güçlü desteğiyle en iyi hizmeti sunarken, satış sonrası süreçlerde de yüksek müşteri memnuniyetini ön planda tutacağız. Çünkü biliyoruz ki; CW Enerji ile çalışmak sadece bir iş ortaklığı değil, aynı zamanda Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlamaktır. İş birliklerimizi güçlendirerek daha geniş kitlelere ulaşacak ve Bodrum’un temiz enerji dönüşümüne katkı sunacağız" dedi. Açılışa katılan Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise yaptığı açıklamada, yenilenebilir enerji yatırımlarının Bodrum’un sürdürülebilir geleceği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Mandalinci, "Bodrum, doğal güzellikleriyle olduğu kadar çevresel hassasiyetiyle de ön plana çıkan bir kenttir. Bu nedenle temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarını son derece kıymetli buluyoruz. Özellikle turizm sektörünün yoğun olduğu ilçemizde, otel ve işletmelerin enerji maliyetlerini düşüren ve çevreye duyarlı çözümlere yönelmesi büyük önem taşıyor. CW Enerji’nin ilçemizde gerçekleştirdiği bu yatırım, hem çevre dostu enerji kullanımının yaygınlaşmasına hem de yerel ekonominin güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Bodrum Belediyesi olarak sürdürülebilir ve çevreci projeleri desteklemeye devam edeceğiz" dedi.
’’32 yıldır attığımız her adımla ülkemizin dijitalleşme serüvenine yön veriyoruz’’
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:10 ’’32 yıldır attığımız her adımla ülkemizin dijitalleşme serüvenine yön veriyoruz’’ Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı, ilk 5G sinyali vesilesiyle çalışanlara yönelik bir teşekkür ve tebrik mesajı yayımladı. Turkcell’in 32 yıldır Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğuna yön verdiğine işaret eden Şenol Kazancı, "Ülkemizin rekabet gücü, veri ekonomisi ve dijital bağımsızlığı açısından stratejik önemde bir çağ başlıyor. Turkcell olarak, bu yeni dönemin de merkezinde yer alıyoruz. Planlamadan uygulamaya, AR-GE’den saha operasyonlarına kadar, bu devasa dönüşümün tüm aşamalarında sergilediğiniz üstün performans için sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Bu yeni yolculukta, yine çok büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum" dedi. Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı, ilk 5G sinyali öncesinde şirket çalışanlarına özverili çalışmaları için teşekkür ederek, kendilerini kutladı. Türkiye’ye, Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacak olmaktan duydukları gururu ve heyecanı dile getiren Şenol Kazancı, şirketin kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin iletişim ve teknoloji alanındaki en önemli dönüşümlerine öncülük ettiğine vurgu yaptı. Kazancı, şu açıklamayı yaptı: "32 yıldır attığımız her adımla, ülkemizin dijitalleşme serüvenine yön veriyoruz" "Başarılarla dolu 32 yıllık geçmişimize baktığımızda, attığımız her adımın yalnızca şirketimizin büyümesine değil, ülkemizin dijitalleşme serüvenine de yön verdiğini görüyoruz" diyen Kazancı, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye’nin rekabet gücü, veri ekonomisi ve dijital bağımsızlığı açısından stratejik önemde bir çağa giriyoruz. Şirket olarak, bu yeni dönemin de merkezinde yer alıyoruz. 5G hamlesiyle haberleşme standartlarını yükseltmekle kalmıyor, Türkiye’nin sanayiden sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar her alanda küresel rekabet gücünü perçinliyoruz. 5G ile birlikte yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermeyecek, Türkiye’nin yarınlarını da daha sağlam bir altyapı üzerinde şekillendireceğiz. Süreç boyunca gösterdikleri kıymetli liderlik için Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, destekleri için de Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdülkadir Uraloğlu’na, Turkcell Ailesi olarak şükranlarımızı sunuyoruz." "Turkcell’in birlikte başarma kültürünün çok anlamlı bir yansıması" Turkcell çalışanlarını, süreç boyunca gösterdikleri adanmışlık ve takım ruhu için kutlayan Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı şöyle devam etti: "Planlamadan uygulamaya, AR-GE’den saha operasyonlarına kadar, bu devasa dönüşümün tüm aşamalarında sergilediğiniz performans, her türlü takdirin üzerindedir. Gösterdiğiniz disiplin, teknik yetkinlik ve aidiyet duygusu, Turkcell’in birlikte başarma kültürünün çok anlamlı bir yansımasıdır. Yönetim Kurulumuz adına gerek fiziki gerekse de fikri katkılarınız ve özverili çalışmalarınız için sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. 5G’nin hayata geçmesi, tamamlanmış bir hedeften öte, daha büyük bir vizyonun güçlü bir başlangıç noktasıdır. Bu yeni yolculukta, omuz omuza vererek yine çok büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum. Bu vesileyle sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum. Turkcell Gücünde 5G’nin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."
Akıllı telefonlarda yeni trend 5G uyumu
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:57 Akıllı telefonlarda yeni trend 5G uyumu MediaMarkt Türkiye, genişleyen 5G uyumlu cihaz portföyü, takas kampanyaları ve üretici markalarla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle tüketicilerin yeni nesil bağlantı teknolojisine geçişini hızlandırmayı hedefliyor. Türkiye’de 5G teknolojisine yönelik hazırlıklar hız kazanırken, tüketiciler de yeni nesil bağlantı teknolojisine uyumlu cihazlara yönelmeye başladı. Geniş ürün yelpazesiyle teknoloji severlere konforlu alışveriş deneyimi sunan MediaMarkt Türkiye, genişleyen 5G uyumlu akıllı telefon ve tablet portföyü, yeni kampanyaları ve ekosistem iş birlikleriyle teknoloji severlerin 5G dönüşümüne hazır olmasını destekliyor. Markanın Türkiye genelindeki tüm mağazalarında, online alışveriş kanalında ve MediaMarkt App’te global teknoloji devlerinin en yeni 5G destekli cihazları yer alıyor. Giriş seviyesinden premium segmente kadar uzanan geniş ürün yelpazesi sayesinde farklı bütçe ve performans beklentilerine sahip kullanıcılar yeni nesil cihazlara kolayca erişebiliyor. 5G’ye geçişi hızlandıran takas kampanyası Yapılan açıklamaya göre marka, müşterilerinin 5G teknolojisinin sunduğu avantajları daha yakından tanıyabilmesi için hazırladığı özel içerikleri ve kampanyaları da müşterileriyle buluşturmaya başladı. 5G’ye özel hazırlanan web sayfası üzerinden kullanıcılar hem 5G teknolojisi hakkında bilgi edinebiliyor hem de 5G uyumlu cihazları hızlıca keşfedebiliyor. 5G’ye geçişi teşvik etmek amacıyla başlatılan "Eski Telefonunu Getir, 5G uyumlu Telefonu Götür" takas kampanyası ile müşteriler mevcut cihazlarını avantajlı koşullarla değerlendirerek yeni nesil 5G cihazlara daha erişilebilir şartlarla geçiş yapabiliyor. 5G ekosistemi iş birlikleriyle büyüyor 5G teknolojisinin yaygınlaşması yalnızca cihazların piyasaya sunulmasıyla değil, güçlü bir ekosistem iş birliği ile mümkün oluyor. Marka bu dönüşümü hızlandırmak amacıyla global teknoloji üreticileri ve ekosistem partnerleriyle yakın iş birlikleri yürütüyor. Önümüzdeki dönemde üretici markalarla gerçekleştirilecek lansman ve kampanya iş birlikleri sayesinde 5G uyumlu cihazların daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor. Marka ayrıca takas programları ve özel kampanya modelleriyle tüketicilerin yeni nesil cihazlara geçişini desteklemeye devam edecek. Tüketiciler 5G’ye hazır cihazları tercih ediyor 5G teknolojisine yönelik farkındalık ve beklentinin artması, cihaz tarafındaki talebe de doğrudan yansıyor. MediaMarkt Türkiye verilerine göre, özellikle amiral gemisi ve üst segment cihazlar ile 5G uyumlu cihazlara olan talep belirgin şekilde artmış durumda. Tüketiciler cihazlarını daha uzun süre kullanabilecekleri ve geleceğin bağlantı teknolojilerine hazır bir deneyim yaşayabilecekleri için 5G destekli modellere yöneliyor. Türkiye’de 5G altyapısının yaygınlaşmasıyla birlikte 5G uyumlu cihaz talebinin önümüzdeki dönemde daha da hız kazanması bekleniyor. "5G dönüşümünde müşterilerimizin teknoloji partneri olacağız" MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "5G teknolojisi mobil bağlantı deneyiminde yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. Türkiye’de 5G’ye yönelik hazırlıklar hız kazanırken tüketicilerin de bu yeni teknolojiye hazır cihazlara yöneldiğini görüyoruz. Şirket olarak geniş 5G uyumlu cihaz portföyümüz, kişiselleştirilmiş kampanyalarımız ve üretici markalarla gerçekleştirdiğimiz iş birlikleriyle müşterilerimizin 5G teknolojisine geçişini kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Amacımız, tüketicilerin en yeni teknolojilere en hızlı ve en erişilebilir şekilde ulaşmasını sağlarken Türkiye’de 5G ekosisteminin gelişimine de katkıda bulunmak."
Vodafone, 1 Nisan’da 81 İL ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda verecek
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:38 Vodafone, 1 Nisan’da 81 İL ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda verecek Dünya genelinde 5G hizmeti verdiği ülke sayısını Türkiye ile birlikte 23’e çıkarmaya hazırlanan Vodafone, 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vermeye başlayacak. Vodafone, hem bireysel hem de kurumsal müşterileri için günlük ücretsiz sınırsız internet hediyesi, 5G’li telefonlarda indirim ve tarifeye ek Sınırsız Uygulama Paketleri gibi imkanlar da sunacak. Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, 1 Nisan’da başlayacak 5G hizmeti için hazırlıklarını tamamladı. Dünya genelinde 5G hizmeti verdiği ülke sayısını Türkiye ile birlikte 23’e çıkarmaya hazırlanan şirket, 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vermeye başlayacak. Şirket, bireysel ve kurumsal müşterilerinin 5G’ye geçişini kolaylaştırmak için özel kampanyalar da düzenleyecek. Buna göre, 6 gün boyunca seçili 5G destekli telefon modellerinde indirim sunulacak. Operatör müşterilerine 4 gün boyunca istedikleri bir gün sınırsız ücretsiz internet hediye edilecek. Vodafone’lular, yeni ‘Sınırsız Uygulama Paketleri’ ile sevdiği ve tercih ettiği uygulamalarda 5G’nin sınırsız dünyasını deneyimleyebilecek. Operatörün 5G geçişi için yaptığı çalışmalar ve yeni kampanyaları, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Engin Aksoy’un ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin 7 bölgesiyle canlı bağlantı kurularak bölgelerdeki 5G çalışmaları hakkında bilgi alındı. Engin Aksoy, şunları söyledi: "Operatör olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren bir numaralı mobil operatör markasıyız. 1 Nisan’da Türkiye ile birlikte toplam 23 ülkede Vodafone markasıyla 5G hizmeti veriyor olacağız. Ülkemizin dijital geleceğine duyduğumuz inançla, ilk günden bu yana Türkiye’nin bu teknolojiyi hak ettiğini dile getirdik. 5G’ye geçişi, global deneyimimizin ve 5 yıllık kapsamlı hazırlık sürecimizin bir sonucu olarak konumluyoruz. 1 Nisan’da 81 il ve 922 ilçede 5G sinyalini aynı anda vererek Bakanlığımızın 5G’yi ülke geneline 2 yılda yayma hedefini şirket olarak büyük oranda daha birinci günden hayata geçirmiş olacağız. Kapsama ve kullanıcı sayısı itibarıyla şirketimizin dünyada yaptığı en büyük 5G lansmanı olacak." Engin Aksoy, son 5 yılda Vodafone şebekesinde yapılan hazırlıkları ise şöyle özetledi: "Ekosistemimizle birlikte 15 bin kişilik doğrudan ve dolaylı çalışanımızın katkısıyla, 5 yılı aşkın bir hazırlık dönemini başarıyla tamamladık. Son 1 yılda ülke genelinde 10 milyon km yol kat ederek altyapımızı güçlendirdik. Bu, Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna 6 bin defa gitmek demek. Hazırlıklar için toplamda 3,4 milyon saat mesai harcadık. Bu çalışmalar sayesinde, hem 5G müşterilerimize yüksek kapasitenin ve kapsamanın faydasını, hem de 4.5G müşterilerimize deneyim iyileştirmesi sağlayacağız. Şirket olarak, son 5 yılda şebekemize spektrum bedeli hariç 100 milyar TL’nin üzerinde yatırım yaptık. Bugün geldiğimiz noktada, 1 Nisan itibarıyla ülkemizin en doğusundan en batısına tüm şehir ve ilçelerde 5G için hazırız. Bu kapsam, yalnızca coğrafi genişliği değil; dünyanın en fazla ülkesinde 5G hizmeti veren bir numaralı operatör olarak, Türkiye’nin dijital geleceğine duyduğumuz bağlılığı da temsil ediyor." Müşterilerle kutlama kampanyaları Yapılan açıklamaya göre operatör, 5G’nin gelişini müşterileriyle kutlamak için 2 farklı kampanya düzenleyecek. İlk kampanya kapsamında, 30 Mart - 4 Nisan tarihleri arasında seçili 5G destekli telefon modellerinde indirim sunulacak. Bu, bugüne kadar Türkiye’de ve Vodafone’da yapılmış en büyük 5G cihaz indirim kampanyası olacak. Kampanyadan yararlanmak isteyen müşterilerin saat 17.00-21.00 aralığında Vodafone mağazalarına gitmesi gerekiyor. Mağazalarda farklı konseptlerde tüm 5G uyumlu telefonlarda geçerli indirimler de sağlanacak. Bu kampanyayla, 200 milyon TL’yi aşkın cihaz faydası sağlanması hedefleniyor. Diğer kampanyada ise 5G’yi sınırsızca deneyimleyebilsin diye müşterilere 4 gün boyunca istedikleri bir gün ücretsiz sınırsız internet hediye edilecek. Kampanyadan yararlanmak için Vodafone Yanımda uygulamasına girilmesi yeterli olacak. Kurumlara 3 kritik çözüm Kurumsal müşterilerinin de 5G dönüşümüne hazır olmasına önem veren Vodafone, 5G ile işletmelere 3 kritik çözüm sunuyor. Bunlar, fabrika ve kampüsler için güvenli ve kapalı devre iletişim altyapısı olarak tanımlanan 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebekeler, fiber altyapı gerektirmeyen yüksek hızlı kurumsal internet çözümü RedBox Business Pro ve yüksek veri kullanımına imkân veren, yapay zekâ destekli yeni nesil kurumsal mobil tarifeler olarak sıralanıyor. Bu çözümler sayesinde işletmeler daha verimli üretim, daha güvenli operasyon ve daha çevik iş modellerine kavuşuyor. 5G ile gerçek sektör projeleri Açıklamaya göre, halihazırda 20’den fazla ülkede gerçekleştirdiği 5G MPN projeleri ve 11 yıllık IoT liderliği sayesinde endüstriyel dönüşümde güçlü bir global deneyime sahip olan operatör, son 5 yılda bu deneyimi Türkiye’de özel BTK izinleriyle gerçekleştirdiği 5G testleri ve gerçek sektör projeleriyle somut uygulamalara dönüştürdü. 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebekesi (MPN) altyapısını kuran operatör, BSH Ev Aletleri ile Türkiye’de ticari kullanımdaki ilk 5G destekli akıllı fabrika uygulamasını hayata geçirdi. Türkiye’de ilk 5G destekli inovasyon merkezi MEXT’te bulunan Vodafone Business Teknoloji Deneyim Alanı’nı yenileyerek akıllı perakende, akıllı şehircilik ve akıllı ulaştırma gibi yeni deneyim alanlarıyla zenginleştiren operatör, Gaziantep Model Fabrika’da kurduğu Vodafone Business Tech Hub ile teknoloji çözümlerinin işletmeler tarafından bire bir deneyimlenebileceği yeni bir merkez oluşturdu. 5G deneyimi yaşatıldı Toplantıda 5G destekli hologram teknolojisiyle bir 5G kullanım senaryosu da gerçekleştirildi. Türkiye U19 Milli Takımı kaptanlarından Ceylin Kuyan’ın toplantı mekânına 20 km uzakta bulunan Vodafone Plaza’da tablete attığı imza, operatörün 5G teknolojisi sayesinde eşzamanlı olarak toplantı mekânında bulunan robot kol tarafından milli takım formasının üzerine aktarıldı. Diğer yandan, toplantı mekânında kurulan deneyim alanında Mobil Oyun, 5G Müşteri Faydaları, RedBox Pro, Akıllı Uzman Destek Sistemi ve Güvenli Sürüş temalarıyla oluşturulan stantlarda 5G çözümleri tanıtıldı.