TEKNOLOJİ
01 Mayıs 2026 Cuma - 12:22 MASKİ’den yeni teknoloji hamlesi Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, vatandaşların hayatını kolaylaştıran teknolojik yatırımlarına bir yenisini ekledi. Su ve abonelik işlemlerini tamamen dijital ortama taşıyan "MASKİ Online" mobil uygulaması hizmete girdi. Bu uygulama sayesinde aboneler, kuruma gitmelerine gerek kalmadan birçok işlemi cep telefonları üzerinden hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebilecek. MASKİ Genel Müdürlüğü, dijital belediyecilik vizyonu doğrultusunda Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen projeyi tamamladı. Vatandaşlar, App Store ve Play Store üzerinden indirebilecekleri "MASKİ Online" uygulamasına bireysel veya kurumsal giriş yaparak işlemlerini kolayca yönetebilecek. Dijitalleşme çalışmalarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Fehmi Özcan, şu ifadeleri kullandı: "Vatandaşlarımızın abonelik ve su yükleme işlemlerini daha hızlı ve güvenli yapabilmeleri için ‘MASKİ Online’ uygulamasını hayata geçirdik. Uygulamayı indiren kullanıcılar; aboneliklerini görüntüleyebilir, fatura detaylarını inceleyebilir, ödeme geçmişine ulaşabilir, destek başvurusu oluşturabilir ve güncel su kesintilerini anlık olarak takip edebilirler" Kartlı sayaçlarda NFC dönemi Özellikle kartlı sayaç kullanan aboneler için büyük bir kolaylık sağlandığını vurgulayan Özcan, NFC (Yakın Alan İletişimi) teknolojisinin sunduğu avantajlara dikkat çekti: "NFC özelliği sayesinde su kartınızı telefonunuza okutarak saniyeler içinde yükleme yapabilirsiniz. ‘NFC ile yükle’ seçeneği ile alınan kredi, doğrudan su kartına aktarılıyor. Tamamen kurum içi kaynaklarımızla geliştirdiğimiz bu uygulama ile abonelerimize zahmetsiz bir hizmet deneyimi sunmayı hedefliyoruz"
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:28 Gençlerden ‘akıllı egzersiz’ makinesi İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Mühendislik Fakültesi öğrencileri, yaşlıların ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin fiziksel egzersiz yapmalarını kolaylaştırmak amacıyla ‘Active Machine’ adlı özel bir makine geliştirdi. Proje, Burdur’da düzenlenecek Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde (ÜNİFEST) ‘Sağlıklı Bireyler ve Bağımlılıkla Mücadele’ kategorisinde finale kaldı. İEÜ Mühendislik Fakültesi öğrencileri, yaşlıların ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin fiziksel egzersiz yapmalarını kolaylaştırmak amacıyla ‘Active Machine’ adlı makine geliştirdi. Ortasında geniş bir ekranın bulunduğu, prototipi de hazırlanan cihaz, sağ ve sol kısmındaki kol makaraları ve alt kısmında sürekli dönen el çarkları sayesinde tek başına rahatlıkla kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Çok kademeli yükseklik ayarı ve sabitlenen taban tasarımı ile dikkat çeken makinenin patenti için başvuru aşamasına gelindi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri Berk Fevzi Yoğurtçuoğlu, Muhammet Polatlı, Sude Rüdar, Ayça Selimoğlu, Duru Karaçelik, Emir Gül ve Alperen Yılmaz’dan oluşan 7 kişilik ekip, proje üzerinde yaklaşık iki ay çalıştı. Elektrik-elektronik, endüstri, mekatronik, makine ve biyomedikal gibi farklı alanlarda eğitim alan İEÜ Engineering For Good Kulübü’nden gönüllü gençler, projeyi en ince ayrıntısına kadar tasarladı. Genç mühendislerin projesi, 5-7 Mayıs tarihleri arasında Burdur’da düzenlenecek Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde (ÜNİFEST) ‘Sağlıklı Bireyler ve Bağımlılıkla Mücadele’ kategorisinde de finale kaldı. "Güvenle kullanılabilir" Projeye ilişkin bilgiler veren İEÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Sude Rüdar, "Yaptığımız saha ziyaretleri ve ihtiyaç analizleri sonucunda yaşlı bireylerin günlük hareketleri yeteri kadar yapamadığını tespit ettik. Çalışmaya başlarken temel amacımız, yaşlı bireylerin ve hareket kabiliyeti kısıtlı kişilerin güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir bir şekilde fiziksel egzersiz yapabilmelerini desteklemekti. Bu doğrultuda yaşlıların güvenli ve bağımsız bir şekilde kullanabileceği mekanizmayı tasarladık. Sistemimiz, elektrik gerektirmeyen şarjlı ekran yapısı, çok kademeli yükseklik ayarı ve sabitlenen taban tasarımı ile hem yatalak hem de yatalak olmayan bireylerin güvenle kullanabileceği bir yapı sunuyor. İlerleyen zamanlarda projeyi yapay zeka ile birleştirerek daha da geliştirmeyi, fonksiyonel hale getirmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "Düşük maliyetli ve erişilebilir" Makineyi kendileri üzerinde deneyerek mekanik güvenliği ile ergonomik uygunluğu doğruladıklarını dile getiren Rüdar, "Düşük maliyetli ve erişilebilir bu sistemin yaşlılarımızın bağımsız yaşam becerilerini desteklemesi, en büyük motivasyon kaynağımız oldu. Biz, bu makine sayesinde fiziksel hareketleri oyunlaştırarak eğlenceli bir hale getirdik. Sisteme kişinin hareketleri yaptıkça puanlar kazanacağı, aşama kaydedeceği bazı oyunlar da ekledik. Makinede el koordinasyonunu sağlayan iki kol mekanizması var. Makinenin alt kısmında da komut verdikçe dönebilen diskler, hareketi sağlayabilen çarklar mevcut. Kullanıcı, makinenin karşısına geçerek bu sayede el, kol ve omuzların gelişimine yönelik fiziksel aktiviteleri kolaylıkla yapmış oluyor. Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı’nın (ÜNİDES) desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu proje, yaşlı bireylerin ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin motivasyonunu, enerjisini güçlendirecektir" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:10 Dijital reklamlarda yapay zekalı ‘sahtekarlık’ Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, yapay zeka aracılığı ile hiç alakası olmayan kişilerin markalara reklam yüzü yapıldığını söyleyerek, ortaya çıkan durumun direkt markaya zarar verdiğini söyledi. Toplumda dijital okur yazarlığın öneminin büyük olduğunu söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Yapay zeka baş döndürücü şekilde gelişiyor, geliştiriliyor ve gerçekten de artık hayatımızın her alanında. Bunu iyi amaçlarla kullanan insanlar olduğu gibi elbette suistimal etmek isteyen, kötü amaçlarla kullanan insanlar da var. Bu bir takım hukuki sorunları da yanında getirse de birçok olayda gördüğümüz gibi ne yazık ki hukuk biraz daha geriden geliyor ve daha hızlı hareket etmek gerekebiliyor. Son dönemde de özellikle güvenilir ya da bildik insanların bir konudaki konuşmaları ya da röportajları ya da bir basın açıklamaları alınarak bunun reklam amaçlı kullananlar olduğunu görüyoruz. Aslında burada bizim tüketici olarak daha dikkatli olmamız, daha uyanık olmamız gerekiyor. Yani her zaman yine belirttiğimiz gibi dijital okuryazarlık gerçekten toplumun her kesiminde çok büyük önem arz etmekte. Bir reklamda bir kişiyi gördüm diye hemen o reklama inanıp da o ürüne yönelmemek aslında şu anda yapılabilecek en doğru adımlardan biri. Yapılan işlemler markaya da şu şekilde zarar vermekte. Elbette hiç alakası olmayan ilgisi olmayan bir kişi bir reklam yüzü olarak kullanılıyor ve dolaylı değil direkt bir şekilde de o markaya da zarar veriyor. Çünkü ürün satmak isteyen aracı ya da satıcı bu ürünü satmak için her şey olabilir ya da mübahtır mantığında yaklaşabiliyor ama elbette bu işin ucu direkt ana markaya da zarar vermekte" dedi. Topuzoğlu, reklamlarda kullanılan görseller konusunda daha dikkatli olunması gerektiğini söyleyerek, "O yüzden bizim yapay zeka ile geliştirilmiş ya da reklamlarda kullanılan görseller, yazılar, videoları biraz daha dikkatli olmamız, hukuki anlamda da resmi kurumların bu konularda daha hızlı aksiyon alabilmeleri büyük önem taşımakta. Yani bir yargı sürecine dahi gerek kalmadan böyle bir şey varsa bir şikayet varsa bu çok hızlı bir şekilde anlaşılarak o reklamın durdurulması, yayınlanmasının engellenmesi ya da o firmanın bir daha bu konularda çalışma yapmasının önüne teknik olarak da geçmek mümkün. Aslında yine sözü açılmışken de söylemek istiyorum reklamların herhangi bir kontrolün olmaması şu anda en büyük sıkıntımız. Yani bir dijital mecradaki reklamları yöneten kontrol eden bir mekanizma oluşturularak aslında bu süreçte daha da kısaltılmış olacaktır" ifadelerini kullandı.
Malatya’da Dijital Gençlik Merkezi’nde kodlama eğitimi
27 Mart 2026 Cuma - 15:51 Malatya’da Dijital Gençlik Merkezi’nde kodlama eğitimi Malatya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde oluşturulan Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM)’de gençlere yönelik temel bilgisayar ve robotik kodlama eğitimleri verilecek. Avrupa Birliği finansmanı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye tarafından nihai faydalanıcı olan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliği ile yürütülen "Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi" kapsamında Malatya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM) oluşturuldu. Geleceğin meslekleri için dijital kapasite oluşturarak insan kaynağını kadın-erkek fırsat eşitliği temelinde güçlendirme hedefi ile gerçekleştirilecek olan proje kapsamında Python ile Veri Analizi, Veri Görselleştirme & Raporlama, Temel Veri Tabanı Bilgisi gibi eğitimler gençlere katkı sunulacak. Eğitimler online ve yüz yüze olacak şekilde gerçekleştirilecek. Ücretsiz olarak verilen eğitimler için başvurular İnönü Mahallesi Şehit Güner Erdem Sokak Faik Erdoğan Vakıf Cami bitişiği No: 10 Yeşilyurt/Malatya adresindeki Malatya Büyükşehir Belediyesi Dijital Gençlik Merkezi’ne ve https://cevrimiciegitim.org/tbb-kbs/public/index.php linkinden yapılacak. Projenin birinci uygulama kısmında Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından eğitimler; "30 Mart- Yüz yüze (13:00-16:00), 01 Nisan- Online (13:00-16:00), 06 Nisan- Yüz yüze (13:00-16:00),08 Nisan- Online (13:00-16:00), 13 Nisan- Yüz yüze (13:00-16:00), 15 Nisan- Yüz yüze (13:00-16:00"
TOGÜ’den üretim odaklı eğitim hamlesi
27 Mart 2026 Cuma - 11:49 TOGÜ’den üretim odaklı eğitim hamlesi Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesinde kurulacak Millî Teknoloji Atölyesi, öğrencilerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürerek üretim odaklı, yenilikçi ve problem çözen bireyler olarak yetişmesini hedefliyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) bünyesinde açılması planlanan Millî Teknoloji Atölyesi, öğrencilerin bilimsel ve teknolojik üretim süreçlerine aktif katılımını hedefliyor. TOGÜ Rektörü Fatih Yılmaz, atölyede yürütülen hazırlık çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Ziyarete rektör yardımcıları, genel sekreter ve rektör danışmanları da katıldı. Üreten nesiller için yeni merkez İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Rektör Yılmaz, Millî Teknoloji Atölyesi’nin öğrencilerin hayal güçlerini geliştirebilecekleri ve projelerini uygulamaya dönüştürebilecekleri önemli bir merkez olacağını belirtti. Atölyede yürütülecek çalışmalarla öğrencilerin sadece bilgi tüketen değil, aynı zamanda üreten, yenilikçi ve problem çözebilen bireyler olarak yetiştirilmelerinin hedeflendiğini ifade etti. Geniş katılımlı bir üretim ve eğitim alanı olarak tasarlanan atölye; ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra akademisyenlerin de kullanımına sunulacak. "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen proje kapsamında bir yürütücü ile yaklaşık 40 akademisyenden oluşan danışma kurulu görev alacak. Atölyede robotik ve kodlama, yazılım ve algoritma, 3D tasarım ve üretim, yapay zekâ ve dijital teknolojiler ile STEM alanlarında eğitim ve proje çalışmaları yürütülecek. Bu sayede öğrencilerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştürmeleri ve uygulamalı öğrenme süreçlerine aktif katılım sağlamaları amaçlanıyor.
Milli teknoloji atölyesi Düzce Üniversitesi öğrencilerinin hizmetinde
27 Mart 2026 Cuma - 11:39 Milli teknoloji atölyesi Düzce Üniversitesi öğrencilerinin hizmetinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen ve TÜBİTAK tarafından yürütülen Milli Teknoloji Atölyeleri Proje Desteği kapsamında kurulan Düzce Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi, öğrencilere hizmet vermeye başladı. Düzce Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi’ni; Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Öztürk ve Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Genel Sekreter Nihat Yıldız, Araştırma Dekanı Prof. Dr. Emine Tekin, Bilim ve Teknoloji Yarışmaları Koordinatörü ve Düzce Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ali Etem Gürel ile Fakülte Dekanları, Meslek Yüksekokulu Müdürleri, Düzce Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri ziyaret etti. Düzce Üniversitesi Araştırma Dekanı Prof. Dr. Emine Tekin, Araştırma Dekanlığı olarak öncülük ettikleri Milli Teknoloji Atölyesi’nin faaliyete başlamasından gurur duyduklarını belirtti. Tekin, atölyenin Düzce Üniversitesi öğrencilerinin merakını besleyecek, hayal gücünü somut çıktılara dönüştürecek ve ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesine katkı sunacak bir merkez olacağını söyledi. Düzce Üniversitesi 30 üniversite arasında Rektör Nedim Sözbir, kısa zamanda başarılı bir proje süreci yönettiklerini ve Milli Teknoloji Atölyeleri Proje desteğiyle Türkiye’de 30 üniversite arasına girdiklerini ifade ederek emeği geçen akademisyenlere teşekkür etti. Yüksek teknoloji üretmenin önemini vurgulayan ve bunun en önemli yerinin de üniversiteler olduğunun altını çizen Rektör Sözbir, destek olanlara teşekkür etti. Türkiye’nin dört bir yanında gençlere üretim ve proje kültürü kazandırmayı hedefleyen ve Milli Teknoloji Yıldızı olan Milli Teknoloji Atölyeleri, fikirlerin ürüne, hayallerin teknolojiye dönüştüğü merkezler olarak Milli Teknoloji Hamlesine güç katacak. Üniversite–TÜBİTAK iş birliğinin önemli bir göstergesi olarak Düzce Üniversitesi’nde faaliyetlerine başlayan Milli Teknoloji Atölyesi; prototipleme cihazları, elektronik ve mekanik geliştirme alanları, sarf malzeme destekleri ile eğitim ve mentorluk imkanları sunan kapsamlı bir altyapıya sahip. Atölye, öğrencilerin projelerini tasarlamalarına, geliştirmelerine, test etmelerine ve teknik becerilerini güçlendirmelerine imkan tanırken, aynı zamanda teknoloji yarışmalarına hazırlık süreçlerine de destek veriyor.
’ZExperience’ AI Master programının başvuruları başladı
27 Mart 2026 Cuma - 11:18 ’ZExperience’ AI Master programının başvuruları başladı Zorlu Enerji’nin imece iş birliğiyle yürüttüğü Zorlu Enerji Experience (ZExperience) programının başvuruları açıldı. İlk üç dönemde öğrencilere sürdürülebilirlikten psikolojik dayanıklılığa, yenilenebilir enerjiden sosyal kalkınmaya kadar pek çok alanda yetkinlik kazandıran program, 4’üncü dönemiyle yolculuğunu sürdürüyor. Akıllı Hayat 2030 sürdürülebilirlik vizyonuna paralel olarak, nitelikli eğitim ilkesiyle gençlerin kişisel ve mesleki gelişimine katkı sağlamayı önceliklendiren Zorlu Enerji, bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden biri olan ZExperience programı ile gençlere destek olmayı sürdürüyor. Program, yapay zekanın temel kavramlarını anlamaktan, kendi başına çalışan sistemler kurmaya kadar uzanan bir süreci kapsıyor. Yapay zekaya ilgi duymanın ötesine geçerek sistematik bir öğrenme yolu sunan ZExperience; katılımcıları yapay zekayı etkin şekilde kullanabilen bireyler haline getirmeyi hedefliyor. Gençlere uçtan uca çalışan bir yapay zeka prototipi geliştirme fırsatı Sosyal inovasyon platformu imece ve şirket iş birliğiyle gerçekleştirilen programın içerikleri, akademik partneri olan Komünite tarafından hazırlanıyor. Programa özel hazırlanan içerikle gençler yapay zeka destekli düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirirken, stratejik ve etkili prompt yazımı konusunda yetkinlik kazanacak. Görsel, video ve ses üretimi gibi alanlarda deneyim sunan program kapsamında katılımcılar kendi ihtiyaçlarına uygun özelleştirilmiş yapay zeka sistemleri oluşturabilecek. Süreç sonunda uçtan uca çalışan bir yapay zeka prototipi geliştirme fırsatı sunulacak. Eğitimlerin tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek ‘Aktivasyon Günü’nde; AI challenge ile bilgi ve becerilerin uygulamaya döküldüğü ve projelerin görünür kılındığı bir deneyim ortamı sağlanacak.
Manisa Büyükşehir personeline yapay zeka ve veri yönetimi eğitimi
26 Mart 2026 Perşembe - 18:50 Manisa Büyükşehir personeline yapay zeka ve veri yönetimi eğitimi Manisa Büyükşehir Belediyesi, yönetici ve personelin dijital yetkinliklerini artırmak amacıyla ‘Yapay Zeka ve Veri Yönetimi’ eğitimi düzenledi. İki oturum halinde gerçekleştirilen programda katılımcılar, yapay zeka teknolojilerinden veri analizine kadar geniş bir yelpazede teknik ve pratik bilgi edindi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı koordinesinde Atatürk Gençlik Merkezi’nde düzenlenen eğitimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) uzman eğitmeni Kadir Efe Oruç verdi. Genel Sekreter Yardımcısı Pınar Mine Hacıalibeyoğlu’nun da takip ettiği ve yaklaşık 300 personelin katıldığı program, interaktif bir formatta sürdürüldü. Eğitimin ilk bölümünde makine öğrenmesi ile derin öğrenme arasındaki farklar, görüntü işleme sistemleri ve büyük dil modellerinin çalışma yapısı uygulamalı olarak anlatıldı. Arama motorları ile yapay zeka tabanlı dil modellerinin karşılaştırmalı analizinin yapıldığı oturumda, teknolojinin güncel trendleri ve geleceğe yönelik öngörüler paylaşıldı. İkinci oturumda teorik bilgiler pratiğe döküldü. Katılımcılar, 3 milyon satırdan oluşan dev bir veri seti üzerinde Google Colab ortamında kodlama uygulaması yaptı. Müşteri görüşlerinin yapay zeka destekli istatistiksel yöntemlerle analiz edildiği çalışmada, elde edilen çıktıların kurumsal karar alma süreçlerine nasıl entegre edilebileceği somut örneklerle gösterildi. Eğitimin son bölümünde ise yapay zekanın yerel yönetimlerdeki başarılı uygulama örneklerine odaklanıldı. Dijital ikiz teknolojileri, ulaşım ve çevre yönetimi gibi alanlardaki güncel projeler katılımcılara tanıtıldı. Program, teknoloji kullanımı ve yapay zeka etiği üzerine yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: "Genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacağız"
26 Mart 2026 Perşembe - 16:51 Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: "Genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacağız" Burdur’da Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın katılımıyla YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İş Birliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi. Başkan Özvar, "Üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir" dedi. Burdur MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın katılımıyla YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İş Birliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi. İmzalanan protokol çerçevesinde Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME), tarım ve hayvancılıkla uğraşan 40 bin gence ulaşarak sektörde verimin artırılması amaçlanıyor. "Çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir" Programda konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, "Bugün imzalanan YÖK-TÜME iş birliği protokolü de üniversite-sektör iş birliğini önceleyen yaklaşımımızın tarım ve hayvancılık alanındaki en somut ve en yenilikçi örneklerinden birini teşkil etmektedir. Bu protokol, yükseköğretim sistemi ile tarım ve hayvancılık sektörünü ortak hedefler doğrultusunda buluşturan, kapsamlı ve çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir. Protokol ile üniversitelerimizin akademik bilgi birikimi, araştırma altyapısı ve insan kaynağı potansiyeli; sektörün ihtiyaçları ve sahadaki tecrübesi ile bir araya gelecektir. Bu çerçevede, üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir" dedi. "Öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır" Protokolün en mühim noktalarından birisinin de tarım ve hayvancılıkta teknoloji odaklı bir dönüşümü merkeze alması olduğunu ifaden eden Özvar, "Yapay zeka ve akıllı üretim sistemlerinin entegre edildiği bu model, geleneksel üretim anlayışını ileri teknolojiyle buluşturarak verimliliği ve katma değeri artırmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda üniversitelerde yürütülecek uygulamalı eğitim süreçleri sayesinde öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır. Diğer taraftan bu iş birliği, yalnızca eğitim ve araştırma boyutuyla sınırlı kalmayıp, ülkemizin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunacak bir ekosistem oluşturmayı hedeflemektedir. Üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektör arasında kurulacak bu güçlü iş birliği sayesinde, sektörde karşılaşılan sorunlara daha hızlı ve etkin çözümler üretilebilecek; yenilikçi projeler sahaya daha kolay aktarılabilecektir" şeklinde konuştu. İmza törenine Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Necdet Ünüvar, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Ferudun Yılmaz, Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Selçuk Üniversitesi Rektörü Hüseyin Yılmaz, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Fatma Aydın, Harran Üniversitesi Rektörü Mehmet Tahir Güllüoğlu, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Dünyanın gözü Türk füzelerinde: "Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz"
26 Mart 2026 Perşembe - 16:16 Dünyanın gözü Türk füzelerinde: "Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz" Bolu’da gençlerle bir araya gelen ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, dünyada hukukun ve insan haklarının önemini yitirdiği, güçlünün güçsüzü ezdiği yeni bir döneme girildiğini belirterek savunma sanayisinin hayati önemine dikkati çekti. İkinci, Türkiye’nin kendi ürettiği UMTAS ve KARAOK tanksavar füzelerinin önemine de değinerek, "O kadar çok kullanılıyor ki, dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz" dedi. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından ROKETSAN’ın Genel Müdürü Murat İkinci, Bolu’da üniversiteli ve liseli öğrencilerle bir araya geldi. Program kapsamında öğrencilere savunma sanayiinde geliştirilen yerli ve milli teknolojiler hakkında bilgi verildi. Binlerce öğrencinin katılım sağladığı program sonunda Murat İkinci tarafından gençlerin merak ettiği sorular yanıt buldu. Programın açılış konuşmasını yapan ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak bu zirveyi, üniversitemiz ve ülkemizin geleceği olan sizler için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. En büyük temennimiz, sizleri bu sıralardan akademik başarılarla mezun ederken aynı zamanda sizlere yön verecek fikirleri paylaşmaktır. Üniversitemizin sanayi kuruluşlarıyla iş birliği sayesinde, sizlerin teorik bilgilerini gerçeğe dönüştürmek için bu buluşmalarımızı artıracağız" dedi. "O kadar çok kullanılıyor ki, dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az" UMTAS ve Karaok füzelerinin dünya genelinde yoğun talep gördüğünü ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ise "Bunlar genelde küçük füzeler ama savaş alanında tek bir kişinin kullanımına izin verdiği için fark oluşturan füzeler. Bunlar şuanda Ukrayna savaşında sıkça kullanıyorlar, zırhlı araçları etkisiz hale getirebilmek için. Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi. O kadar çok kullanılıyor ki dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz. Bu füzeler üzerinde çok farklı teknolojiler var. Başarılı bir tanksavar füzesi" diye konuştu. "Uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" Savunma sanayinin ne kadar önemli olduğuna dikkati çeken İkinci, "İran ile İsrail arasındaki, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş şunu gösterdi; eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü ülkelere kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da herhangi bir gerekçeye dayandırma zorunluluğu duymuyor. Dolayısıyla bir ülke, gelecekte kendisi için bir fırsat oluşturmak istiyorsa kendi ülke güvenliğini korumak ve ona en üst düzeyde sahip çıkmak zorundadır" şeklinde konuştu. "Savunma sektörüne olan ilgi artıyor" Programın ardından açıklamalarda bulunan Murat İkinci, savunma sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmanın önemine değinerek, "Roketsan ülkemizde savunma alanında en önemli teknolojik buluşlardan bir tanesidir. Üniversitedeki kardeşlerimizle bir araya gelmemiz sağlandı. Organizasyonlar aslında bizim çalıştığımız alanları, çalıştığımız teknolojileri, geleceğin mühendislerine anlattığımız ortamlar olarak değerlendiriyoruz. Davetleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi rektörümüze çok teşekkür ediyorum. Öğrenci kardeşlerimizle, savunma sektörü teknolojileri, gelecek vizyonu, savunma sanayinin geleceğinde yer alacak olan teknolojileri burada konuşma fırsatı bulduk. Umarım onlar açısından da faydalı, yararlı olur. Bugün salon çok doluydu, sadece üniversitedeki öğrencilerimiz değil, lise çağındaki öğrencilerimiz de bizimle beraberdi. Bu da bizim için çok sevindirici bir şey. Savunma sektörüne olan ilgi her geçen gün artıyor. Ne kadar fazla insan kaynağı yetiştirebilirsek, savunma sektöründe o kadar daha fazla teknoloji geliştirebiliriz" şeklinde konuştu.
ROKETSAN Genel Müdürü İkinci: "Dünyada en fazla talep gören füzeler bizde"
26 Mart 2026 Perşembe - 15:42 ROKETSAN Genel Müdürü İkinci: "Dünyada en fazla talep gören füzeler bizde" ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, "Eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" dedi. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Bolu’da üniversiteli ve liseli öğrencilerle bir araya geldi. Program kapsamında öğrencilere savunma sanayiinde geliştirilen yerli ve milli teknolojiler hakkında bilgi verildi. Binlerce öğrencinin katılım sağladığı program sonunda Murat İkinci tarafından gençlerin merak ettiği sorular yanıt buldu. Programın açılış konuşmasını yapan ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak bu zirveyi, üniversitemiz ve ülkemizin geleceği olan sizler için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. En büyük temennimiz, sizleri bu sıralardan akademik başarılarla mezun ederken aynı zamanda sizlere yön verecek fikirleri paylaşmaktır. Üniversitemizin sanayi kuruluşlarıyla iş birliği sayesinde, sizlerin teorik bilgilerini gerçeğe dönüştürmek için bu buluşmalarımızı artıracağız" dedi. "Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi" UMTAS ve Karaok füzelerinin Dünya’da yoğun talep gördüğünü ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, "Bunlar genelde küçük füzeler ama, savaş alanında tek bir kişinin kullanımına izin verdiği için fark yaratan füzeler, UMTAS ve KARAOK füzesi. Bunları şuanda Ukrayna savaşında sıkça kullanıyorlar. Zırhlı araçları ve etkisiz hale getirebilmek için. Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi. O kadar çok kullanılıyorki dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz. Bu füzeler üzerinde çok farklı teknolojiler var. Başarılı bir tanksavar füzesi" diye konuştu. "Uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" Savunma sanayinin ne kadar önemli olduğunu ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci "İran ile İsrail arasındaki savaş, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş şunu gösterdi; Eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü ülkelere kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da herhangi bir gerekçeye dayandırma zorunluluğu duymuyor. Dolayısıyla bir ülke, gelecekte kendisi için bir fırsat oluşturmak istiyorsa kendi ülke güvenliğini korumak ve ona en üst düzeyde sahip çıkmak zorundadır" dedi. "Savunma sektörüne olan ilgi artıyor" Programın ardından açıklamalarda bulunan Murat İkinci, savunma sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmanın önemine değinerek, "Roketsan ülkemizde savunma alanında en önemli teknolojik buluşlardan bir tanesidir. Üniversitedeki kardeşlerimizle bir araya gelmemiz sağlandı. Organizasyonlar aslında bizim çalıştığımız alanları, çalıştığımız teknolojileri, geleceğin mühendislerine anlattığımız ortamlar olarak değerlendiriyoruz. Davetleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi rektörümüze çok teşekkür ediyorum. Öğrenci kardeşlerimizle, savunma sektörü teknolojileri, gelecek vizyonu, savunma sanayinin geleceğinde yer alacak olan teknolojileri burada konuşma fırsatı bulduk. Umarım onlar açısından da faydalı, yararlı olur. Bugün salon çok doluydu, sadece üniversitedeki öğrencilerimiz değil, lise çağındaki öğrencilerimiz de bizimle beraberdi. Bu da bizim için çok sevindirici bir şey. Savunma sektörüne olan ilgi her geçen gün artıyor. Ne kadar fazla insan kaynağı yetiştirebilirsek, savunma sektöründe o kadar daha fazla teknoloji geliştirebiliriz" şeklinde konuştu.
FÜ ile SEZA Çimento arasında protokol
26 Mart 2026 Perşembe - 12:17 FÜ ile SEZA Çimento arasında protokol Fırat Üniversitesi (FÜ) ile SEZA Çimento arasında Ar-Ge iş birliği protokolü imzalandı. Fırat Üniversitesi ile SEZA Çimento arasında üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirecek önemli bir protokol imzalandı. Rektörlük makamında gerçekleştirilen imza törenine; Rektör Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Rektör, SEZA Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, Proje Koordinasyon ve Danışmanlık Merkezi Müdürü Doç. Dr. Burak Tanyeri ve akademisyenler katıldı. İmzalanan protokol kapsamında, SEZA Çimento’ya Fırat Üniversitesi tarafından akademik destek sağlanarak Ar-Ge Merkezi kurulacak. Yazılım ve Bilişim Ar-Ge Merkezi iş birliğinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Elazığ’ın ikinci Ar-Ge merkezinin kurulmasına da öncülük edilmiş olacak. Bu yönüyle söz konusu iş birliği, üniversitenin ilk kez bir sanayi kuruluşuna Ar-Ge merkezi kurulması desteği sunacak olması açısından da oldukça önem arz ediyor. Rektör Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, "Elbette bugün imzaladığımız bu anlamlı protokol son derece kıymetlidir. Ancak bunun öncesinde de üniversitemiz adına gurur verici önemli gelişmeler yaşandı. Mühendislik kampüsünde, Türkiye’de örnek gösterilebilecek düzeyde bir Yazılım ve Bilişim Ar-Ge Merkezini hayata geçirmiş bulunuyoruz. Bu merkezin yapım sürecinde hocamızın büyük emeği ve katkısı olmuştur. Özellikle binanın tamamlanmasına vesile olması bizler için son derece değerlidir. Üniversite senatosu olarak bu anlamlı katkıya karşılık merkezimize hocamızın ismini vererek kendisine bir vefa göstermek istedik" dedi. Törende konuşan Prof. Dr. Yasemin Açık, üniversite ile sanayinin aynı hedef doğrultusunda buluşmasının önemine dikkat çekerek kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Açık, "Bugün burada, Fırat Üniversitesi ile Seza Çimento arasında kurulacak son derece önemli bir iş birliği için bir aradayız. Bunun heyecanını bizimle paylaştığınız ve bu sürece destek verdiğiniz için her birinize teşekkür ediyorum. Üniversite ile sanayinin aynı hedef etrafında buluştuğu her adımın, bölgemiz ve ülkemiz adına çok kıymetli olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu. Bilgi üretimi ile üretim gücünün birleşmesinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Açık, "Üniversiteler bilginin üretildiği yerlerdir. Sanayi ise o bilginin uygulamaya, katma değere dönüştüğü sahadır. Bu iki alan arasındaki bağ ne kadar güçlenirse, hem bilimsel çalışmalar o kadar geniş bir etki alanına ulaşır hem de sanayi daha güçlü, daha verimli ve daha yenilikçi bir yapıya kavuşur. Biz de bugün attığımız bu adımla, bu iki alan arasındaki bağı daha sağlam ve sürdürülebilir hale getiriyoruz" diye konuştu.