TEKNOLOJİ
27 Şubat 2026 Cuma - 12:05 Emirdağ Fen Lisesi’nin ‘Bilim ve Ötesi’ dergisinin 2. sayısı yayımlandı Emirdağ Fen Lisesi tarafından hazırlanan ‘Bilim ve Ötesi’ dergisinin 2. sayısı yayımlandı. Dergi, Okul Müdürü Celil Sağlam’ın öncülüğünde, Fen ve Teknoloji Kulübü öğrencileri tarafından hazırlandı. Emirdağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz, yayımlanan dergiyi makamında teslim aldı. Teslimat törenine; öğretmenler Sibel Altıntaş ve Aslı Karataş ile öğrenciler katıldı. Dergi; öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. İçeriğinde; bilimsel yazılar, projeler ve öğrenci çalışmaları bulunuyor. Okul Müdürü Celil Sağlam, ’’Öğrencilerin merakını destekleyen çalışmalar artarak sürecektir. Dergi, okul bünyesinde araştırma kültürünü teşvik ediyor. Fen ve Teknoloji Kulübü öğrencileri aktif olarak projeler üretiyor. Öğretmenler, öğrencilerin bilimsel yazım becerilerini geliştirmeye odaklanıyor. Bilim ve Ötesi, okulun bilimsel yayın anlayışını yansıtıyor. Dergi, öğrenci ve öğretmen iş birliğinin somut bir örneğini oluşturuyor. Dergi, bilimsel üretime yönelik motivasyonu artırmayı amaçlıyor. Gelecek sayılarda, yeni projeler ve öğrenci çalışmaları yayınlanmaya devam edecektir. ‘Bilim ve Ötesi’ dergisi, öğrencilerin bilimsel merakını destekliyor. Dergi, araştırma kültürünü teşvik ederek okul bünyesindeki bilimsel projelere katkı sağlıyor’’ dedi. Emirdağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz, ‘’Öğrencilerin bilimsel üretim sürecine katılımını önemsiyoruz. Dergi, eğitim faaliyetlerine katkı sağlamaktadır. Öğrencilerin başarılarını yakından takip ediyoruz’’ dedi.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:35 OMÜ ile Vietnam’dan Phenikaa Üniversitesi Arasında ikili iş birliği anlaşması Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Hong Kong’da düzenlenen APAIE 2026 Konferansı ve Fuarı’ndaki temaslarına bir yenisini ekledi. OMÜ, fuar kapsamında gerçekleştirilen ikili görüşmeler neticesinde Vietnam’ın önde gelen yükseköğretim kurumlarından Phenikaa Üniversitesi ile önemli bir iş birliği anlaşmasına imza attı. OMÜ heyetinin yoğun diplomasi trafiği sonucunda hayata geçirilen anlaşma metni, üniversitemizi temsilen Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın ile Phenikaa Üniversitesi’ni temsilen Rektör Yardımcısı Assoc. Prof. Nguyen Phu Khanh tarafından imzalandı. İmza töreninde, OMÜ heyetinde yer alan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emine Şendurur, Uluslararası İlişkiler Birim Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aycan ve Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Tütüncü hazır bulunurken; Phenikaa Üniversitesi heyetinde ise Rektör Yardımcısı Assoc. Prof. Nguyen Phu Khanh’a üniversitenin uluslararası ilişkiler yöneticileri eşlik etti. Anlaşma ile iki üniversite arasında akademik ve bilimsel köprüler kurulması hedefleniyor. Bu kapsamda; öğrenci ve öğretim üyesi değişim programları, ortak araştırma projeleri geliştirilmesi, bilimsel toplantılar düzenlenmesi ve çift diploma programları gibi birçok alanda somut adımlar atılması planlanıyor. Yeni iş birliği anlaşmasıyla OMÜ, Asya-Pasifik bölgesindeki akademik ağını daha da genişleterek, uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda emin adımlarla ilerliyor.
BAÜN ve GMKA ortaklığında ’Siber Güvenlikte stratejik adım
13 Ocak 2026 Salı - 17:18 BAÜN ve GMKA ortaklığında ’Siber Güvenlikte stratejik adım Balıkesir Üniversitesi ile Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) arasında, Türkiye Siber Vatan Programı kapsamında "Siber Güvenlik Eğitimi İş Birliği Protokolü" imzalandı. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Onur Adıyaman tarafından imzalanan protokol ile Balıkesir Üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerin siber güvenlik alanında yetkinlik kazanmaları hedefleniyor. İmzalanan protokol; Türkiye’nin siber savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, nitelikli insan kaynağının artırılması ve gençlerin siber güvenlik alanına yönlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen Türkiye Siber Vatan Programı çerçevesinde yürütülecek eğitim faaliyetlerini kapsıyor. Bu kapsamda BAÜN öğrencilerine yönelik olarak siber güvenlik alanında eğitim, uygulama ve yetenek geliştirme faaliyetleri gerçekleştirilecek. Türkiye genelinde eş zamanlı olarak yürütülecek program sayesinde, siber güvenlik alanında kariyer hedefleyen öğrencilerin erken dönemde desteklenmesi, potansiyel yeteneklerin tespit edilmesi ve bu alanda uzmanlaşmalarının teşvik edilmesi hedefleniyor. Rektörlük’te gerçekleşen ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt, Prof. Dr. Murat Doğdubay ve Prof. Dr. Fatih Satıl ile GMKA temsilcilerinin de yer aldığı imza töreninde protokolü imzalayan BAÜN Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu ve GMKA Genel Sekreteri Onur Adıyaman, imzalanan protokolün hayırlı olması dileklerinde bulundu.
SSB’den kritik teknolojilerde 14 yeni Ar-Ge projesi için imzalar atıldı
13 Ocak 2026 Salı - 16:36 SSB’den kritik teknolojilerde 14 yeni Ar-Ge projesi için imzalar atıldı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından yürütülen 2025 Yılı AR-GE Projeleri kapsamında savunma ve güvenlik alanında kritik teknolojilere odaklanan 14 yeni projenin sözleşmeleri imzalandı. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından savunma ve güvenlik alanında kritik teknolojilerin geliştirilmesine yönelik yürütülen 2025 Yılı Ar-Ge Projeleri kapsamında hayata geçirilen projelerin sözleşme imza töreni gerçekleştirildi. SSB Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar çerçevesinde yurt içi ve yurt dışındaki kurum ve kuruluşların yol haritaları analiz edilerek Türk Silahlı Kuvvetleri ile emniyet ve güvenlik birimlerinin mevcut ve gelecekteki ihtiyaçları doğrultusunda teknoloji odaklı projeler oluşturuldu. OTAĞ (Odak Teknoloji Ağları) yapısı ve Ar-Ge Paneli mekanizması ile belirlenen projelerin sözleşmeleri düzenlenen törenle imzalandı. Törende konuşan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün sahadaki caydırıcılık masadaki itibar ve ekonomide sürdürülebilir gücün yalnızca üretilen platform sayısıyla sınırlı olmadığını vurguladı. Görgün kritik teknolojilerde söz sahibi olma kapasitesi ile yeni bilginin ürüne dönüştürülme hızının belirleyici hale geldiğini söyledi. Savunma sanayiinde rekabetin platform yarışının ötesine geçtiğine işaret eden Görgün "Rekabetin merkezinde artık veri malzeme bilimi mikroelektronik yüksek frekans siber direnç ve kuantum ufku var. Bu tablo Ar-Ge’yi bir tercih olmaktan çıkarıp ulusal güvenliğin zorunlu bir bileşeni haline getirdi" dedi. Küresel ölçekte Ar-Ge harcamalarının hızla arttığını ifade eden Görgün 2023 itibarıyla savunma alanındaki küresel Ar-Ge harcamalarının 130 milyar doların üzerine çıktığını ABD ve Çin’in bu alanda diğer ülkelere kıyasla çok daha yüksek bütçeler ayırdığını kaydetti. Görgün siber güvenlik ileri malzemeler itki ve enerji teknolojileri ile kuantum başlıklarının önümüzdeki dönemin öncelikli alanları olduğunu belirterek "Biz de bu konularda faaliyet gösteren, gösterecek olan, altyapısı ve insan kıymeti ve bir takım kritik kitlesi oluşmuş enstitülerimizle, üniversitelerimizle ve şirketlerimizle 14 tane yeni projenin imzasını bugün gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin stratejik konumuna geldiğimizde bizim için asıl mesele kendi ihtiyaçlarımızdan doğan özgün çözüm, problemlere oluşturulacak çözümlere ve özgün mühendislik çözümlerini üreterek aslında neticede ulaşmaya çalıştığımız kalıcı bir kabiliyet, kalıcı bir araştırma geliştirme dinamizmine sahip insan yetkinliğinin sürdürülebilir kılmasında" şeklinde konuştu. Savunma sanayii şirketlerinin Ar-Ge konusundaki kararlılığına dikkati çeken Görgün, "Sektörümüzün Ar-Ge konusunda kararlılığına baktığımızda tüm şirketlerimizin savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren tüm firmaların, araştırma kurumlarının ilgisi olan üniversitelerin, akademisyenlerin bu anlamda ürettikleri bu kararlılığı desteklemekte. Vakıf şirketlerimiz, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, İŞBİR, ASPİLSAN, TUSAŞ ve TUSAŞ’ın yine şirketi olan TEİ’nin bu anlamdaki faaliyetlerini arkadaşlarıma rakamlar olarak çıkartın dediğimde 3 milyar 340 milyon dolarlık bir Ar-Ge bütçesine ulaştığını ve yürütmekte olan Ar-Ge proje sayısının da bin 600’ün üzerine çıktığını bana raporladılar" ifadelerini kullandı. SSB’nin Ar-Ge portföyünde yapay zeka destekli komuta kontrol ve karar destek sistemlerinden otonom hava ve deniz platformlarına elektronik harpten hipersonik kabiliyetlere kadar geniş bir yelpaze bulunduğunu ifade eden Görgün bu çalışmaların ihracata yansımasından memnuniyet duyduklarını söyledi. Ar-Ge’nin yalnızca bir harcama kalemi olmadığını belirten Görgün bunun caydırıcılık ve ihracat kapasitesinde kalıcı büyüme sağlayan stratejik bir yatırım olduğunu kaydetti. Görgün 2024-2028 dönemini kapsayan 12. Kalkınma Planı’nda savunma ve güvenlik alanında milli teknolojilere dayalı Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesinin vurgulandığını hatırlatarak "Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda ortak aklı esas alan, beraber karar vermeyi, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ile Emniyet Güçlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirmeyi odağında tutan bir yaklaşım ile yine 3373 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Ar-Ge paneli faaliyetlerimize devam etmekteyiz" diye konuştu. İmzalanan projelerde 13 firma 5 üniversite ve 5 araştırma kurumu ile enstitünün ana yüklenici veya alt yüklenici olarak yer aldığını belirten Görgün toplam proje büyüklüğünün yaklaşık 44 milyon dolar seviyesinde olduğunu ifade etti. Projelerin önemli bir bölümünün TÜBİTAK araştırma enstitüleri ve üniversitelerle birlikte yürütülmesinin memnuniyet verici olduğunu sözlerine ekledi.
Bakan Uraloğlu: "Fiber uzunluk, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yaklaşık 657 bin kilometreye ulaştı"
13 Ocak 2026 Salı - 12:50 Bakan Uraloğlu: "Fiber uzunluk, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yaklaşık 657 bin kilometreye ulaştı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan elektronik haberleşme sektörünün 2025 yılı üçüncü çeyrek verilerini değerlendirdi. Bakan Uraloğlu, "Fiber uzunluk, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yaklaşık 657 bin kilometreye ulaştı" dedi. Bakan Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan elektronik haberleşme sektörünün 2025 yılı üçüncü çeyrek verilerini değerlendirdi. Eylül sonu itibarıyla elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmeci sayısının 408 olduğunu kaydeden Uraloğlu, "Bu işletmecilere verilen yetkilendirme sayısı ise 757’dir" ifadelerini kullandı. "Mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma gerçekleştirildi" Uraloğlu, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde sabit telefon abone sayısının 8,5 milyon, mobil abone sayısının ise yaklaşık 99,1 milyon olduğunu ifade ederek, "2025 yılı üçüncü çeyrekte toplam mobil trafik miktarı yaklaşık 80,7 milyar dakika olurken sabit trafik miktarı ise 1,2 milyar dakika olarak gerçekleşti. Böylece mobil ve sabit hatlardan yaklaşık 82 milyar dakika konuşma gerçekleştirildi " açıklamasında bulundu. Türkiye, Avrupa ülkelerine kıyasla en fazla görüşme yapan ülke oldu Toplam mobil abonelerin yaklaşık yüzde 80’inin bireysel, yüzde 20’sinin ise kurumsal abonelerden oluştuğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, "2025 yılı üçüncü çeyreğinde, 494 dakikalık ortalama aylık mobil kullanım süresi ile Türkiye, önceki dönemde olduğu gibi incelenebilen Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı" dedi. Bakan Uraloğlu, söz konusu dönemde yaklaşık 4,9 milyon mobil abonenin numarasını taşıdığını ifade ederek "30 Eylül 2025 tarihine kadar taşınan mobil numara sayısı toplamda yaklaşık 203 milyon oldu" açıklamasında bulundu. Fiber uzunluk yüzde 11,7 arttı 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla genişbant internet abone sayısının 20,9 milyonunun sabit abone, 77,3 milyonunun mobil abone olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Toplam 98,2 milyon genişbant internet abone sayısına ulaştık, internet abone sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,9 artarken en yüksek artış yüzde 26,3’lük bir oranla ‘Eve Kadar Fiber’ abone sayısında, onu takiben de yüzde 26,1’lik bir oranla da ‘Kablosuz Telsiz İnternet (Sabit)’ abone sayısında gerçekleşti. Fiber altyapı açısından ise, geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 588 bin kilometre olan fiber uzunluğu, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yaklaşık 657 bin kilometre olmuş ve yüzde 11,7 oranında artış gerçekleşti. Böylece fiber ağımız, Dünya’nın çevresini 16 kez dolaşacak uzunluğa erişti."
Türk Telekom yapay zekâ destekli EyeMo’yu kas hastalarının hizmetine sundu
13 Ocak 2026 Salı - 11:36 Türk Telekom yapay zekâ destekli EyeMo’yu kas hastalarının hizmetine sundu Türk Telekom, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonu doğrultusunda, herkes için erişilebilir bir yaşam hedefiyle çalışmalarına devam ediyor. Türk Telekom, ALS ve felç gibi kas hastası bireylerin hayatını kolaylaştırmak amacıyla EyeMo projesini hayata geçirdi. Türk Telekom, teknolojiyi yaşamın her alanına yayarak akıllı uygulamalar ve yenilikçi çözümlerle topluma değer katmayı sürdürüyor. ALS ve felç gibi kas hastası bireylerin hayatını kolaylaştırmak amacıyla geliştirilen yenilikçi çözüm, Türk Telekom tarafından patenti alınarak ücretsiz şekilde kullanıcıların hizmetine sunuldu. Yapay zekâ tabanlı görüntü işleme modeli kullanılarak geliştirilen EyeMo ile kas hastası bireyler, yalnızca göz hareketleriyle bilgisayarlarını ve bilgisayara bağlı ışık, klima, televizyon gibi çevre ekipmanlarını kontrol edebiliyor. ’’Türk Telekom EyeMo ile teknolojiyi herkes için erişilebilir kılıyor’’ Türk Telekom Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Evren, "Şirket olarak insan odaklı yaklaşımımızla her alanda değer katan, inovatif ve geniş kitlelere fayda sağlayacak projeler geliştiriyoruz. Erişilebilirliği sosyal sorumluluğun ötesinde, sürdürülebilir dijital dönüşümün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Üniversite-sanayi iş birlikleri ve Ar-Ge çalışmalarımızla tamamen yerli ve millî olarak geliştirilerek bilgi teknoloji ekiplerimizle ürünleştirilen ücretsiz olarak kullanıma sunduğumuz EyeMo sayesinde ALS ve felç gibi kas hastalıkları nedeniyle ellerini kullanamayan bireylerin dijital dünyaya bağımsız ve eşit katılımını destekliyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücünü toplum için iyilik ve faydaya dönüştüren projeler üretmeye devam edeceğiz" dedi. Yapılan açıklamaya göre, yapay zekâ tabanlı görüntü işleme modeli kullanılarak, tamamen yerli ve millî olarak geliştirilen yazılım sayesinde kullanıcılar, göz hareketleriyle bilgisayardaki çeşitli işlevleri kontrol edebiliyor. EyeMo, ellerini hareket ettiremeyen bireylerin bilgisayarlarını daha kolay ve konforlu bir şekilde kullanmalarına imkân tanırken, bilgiye erişimlerini destekleyerek dijital hayata eşit katılımın önünü açıyor. Şirket, EyeMo gibi insan odaklı ve ücretsiz teknolojilerle, engelli bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımını desteklemeyi ve herkes için erişilebilir bir dijital gelecek inşa etmeyi sürdürüyor.
Eski Seka fabrikası alanı "Teknoşehir"e dönüşüyor
13 Ocak 2026 Salı - 11:13 Eski Seka fabrikası alanı "Teknoşehir"e dönüşüyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından, Seka Kültür Alanı’nda bilim ve teknoloji merkezi olarak hizmet verecek "Teknoşehir" projesinin inşasına başlandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, beraberindeki heyetle 4 bin 500 metrekare kapalı alana sahip olacak projenin şantiyesinde incelemelerde bulundu. Eski Seka Kağıt Fabrikası’nın mekanik atölyesi olarak kullanılan yapının bulunduğu alanda, Anıtlar Kurulu tarafından onaylanan rekonstrüksiyon projesi hayata geçirilecek. Yaklaşık 1,5 yılda tamamlanması planlanan merkez, kentteki teknoloji ve bilim çalışmalarını tek çatı altında toplayacak. "Gençlerin kuluçka merkezi olacak" İnceleme sonrası değerlendirmelerde bulunan Başkan Büyükakın, mevcut binanın dönüştürülerek çok fonksiyonlu bir merkez haline getirileceğini belirtti. Teknoşehir’in bir kuluçka merkezi gibi çalışacağını ifade eden Büyükakın, şunları kaydetti: "Geleceğin dünyası teknoloji merkezli bir dünya. Kodlama yazabilen, robotlar yapabilen, bu dili emsallerinden daha başarılı bir şekilde kullanabilen gençler, geleceğin dünyasında daha rekabetçi ve daha önde olacak. Dolayısıyla da biz o gençlerimizin geleceği için bir proje oluşturduk. Onlar hava, su ve karada gidecek teknolojik araçları inşa ederken ve hayalini kurarken, bir yandan da teknolojik rekabette öne geçmiş olacaklar. Diğer taraftan burası bir kuluçka merkezi gibi çalışacak. Yenilikçiliğin kuluçka merkezi olacak. Genç girişimcilerin, yazılımcıların ve donanımcıların, yeni aletler yapanların buradan yetişerek dünyaya büyük katkılar sağlayacağını hayal ediyoruz." Teknoloji takımları tek merkezde toplanacak Proje kapsamında, halihazırda Vinsan Kampüsü ve Mehmet Ali Paşa Mahallesi’nde faaliyet gösteren teknoloji takımları ve dijital atölyeler buraya taşınacak. Teknoşehir bünyesinde; kodlama sınıfları, modüler ve mekanik atölyeler, 3D baskı alanı, dijital inovasyon merkezi, podcast ve müzik stüdyoları, tematik kütüphane ile sergi alanları yer alacak. Ayrıca teknoloji takımlarına sağlanan maddi desteğin de 20 milyon liraya çıkarıldığı bildirildi.
Araştırma Üniversitesi Değerlendirme Toplantısı
13 Ocak 2026 Salı - 09:49 Araştırma Üniversitesi Değerlendirme Toplantısı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Araştırma Üniversitesi olma vizyonu doğrultusunda bilimsel üretim süreçlerini değerlendirmek, araştırma kalitesini yükseltmek ve akademik motivasyonu artırmak amacıyla; Web of Science endekslerinde Q1 ve Q2 kategorilerinde yer alan dergilerde yayın yapan öğretim elemanlarıyla özel bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, araştırma üniversitesi sürecinin yalnızca bir unvan değil, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir vizyonun sonucu olduğuna dikkat çekti. Kurnaz, "Araştırma üniversitesi olmak; prestij, kadro planlaması, bütçe imkânları, proje üretimi ve akademik görünürlük açısından üniversitelere önemli avantajlar sağlamaktadır. Bu ligde yer almak, akademik faaliyetlerin tamamını doğrudan etkileyen bir dönüşümü beraberinde getirir" ifadelerini kullandı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yürütülen araştırma üniversitesi değerlendirme sistemine değinen Prof. Dr. Kurnaz, üniversitelerin araştırma kapasitesi, araştırma kalitesi ve etkileşim ve iş birliği başlıkları altında değerlendirildiğini belirtti. Bu sürecin; yayın sayıları, atıf performansı, uluslararası iş birlikleri, yabancı uyruklu öğretim üyesi sayıları ve proje çıktıları gibi ölçütler üzerinden veriye dayalı ve otomatik şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Son yıllarda araştırma üniversiteleri arasında rekabetin belirgin biçimde arttığını vurgulayan Kurnaz, "2017–2018 döneminde daha düşük puanlarla bu ligde yer almak mümkünken, günümüzde 50 puanın altındaki üniversitelerin araştırma üniversitesi statüsünü sürdürebilmesi neredeyse imkânsız hâle gelmiştir. Bu durum, çıtanın ne denli yükseldiğini açıkça göstermektedir" dedi. OMÜ’nün yayın performansı ve akademik üretimi OMÜ’nün son yıllardaki akademik üretim performansına ilişkin verileri de paylaşan Kurnaz, üniversitenin 2020–2024 yılları arasında yıllık ortalama 850 yayın gerçekleştirdiğini, 2025 yılında ise bu sayının yaklaşık 1.250’ye ulaştığını belirtti. Bu artışın, OMÜ adına önemli bir akademik başarı olduğunun altını çizdi. Araştırma üniversitesi hedefi doğrultusunda yalnızca niceliğin değil, niteliğin de belirleyici olduğuna dikkat çeken Kurnaz; Q1–Q2 yayınlar, uluslararası ortaklı çalışmalar, açık erişim yayınlar ve atıf performansının sürecin temel bileşenleri arasında yer aldığını vurguladı. Kurnaz, "Araştırma üniversitesi ligine çıkmak için yalnızca üretmek değil, doğru alanlarda, etkili ve nitelikli üretim planlaması yapmak gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının sonunda üniversite yönetimi olarak süreci düzenli veri analizleriyle izlediklerini ve haftalık değerlendirme toplantılarıyla yakından takip ettiklerini ifade eden Prof. Dr. Çetin Kurnaz, araştırma üniversitesi hedefinin yalnızca belirli fakültelerin değil; tüm akademik birimlerin ortak katkısıyla gerçekleşebileceğini vurguladı. Kurnaz, "Bu toplantıların temel amacı, birlikte nasıl daha ileriye gidebileceğimizi istişare etmek ve somut, uygulanabilir adımlar atmaktır" dedi. Bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümü ile sona erdi.
Yerli ve milli DAS sistemi 2 bin iletim hattında kullanılmaya başlandı
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:04 Yerli ve milli DAS sistemi 2 bin iletim hattında kullanılmaya başlandı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, iletim hatlarındaki hırsızlıkların önüne geçmek amacıyla geliştirilen Dynamic Acoustic System (DAS) ile Türkiye genelinde 2 bini aşkın hatta güvenlik sağlıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, elektrik iletim hatlarından parça çalarak enerji kesintilerine yol açan ve arz güvenliğini tehlikeye atan hırsızlara karşı harekete geçti. Bakanlığın ilgili kuruluşu Türkiye Elektrik İletim A.Ş (TEİAŞ) ile Bilkent Üniversitesi, iletim hatlarındaki hırsızlıklara engel olunması amacıyla DAS adı verilen bir yüksek güvenlik hattı güvenlik ve izleme sistemi geliştirdi. Tornavida ve çekiç sesini ayırt ediyor Sistem kapsamında yüksek gerilim hatlarına sensör yerleştiriliyor. Söz konusu sensör, hat üzerindeki herhangi bir sesi doğrudan algılayabiliyor. Sesleri analiz eden sensör sayesinde, hat boyunca kullanılan bir tornavida, çekiç veya matkabın sesi dahi ayırt edilebiliyor. Herhangi bir sensör, bölgedeki iki ayrı hattın tamamının takip edilmesine ve izlenmesine imkân tanıyor. Koordinatları bildiriyor Hırsızlık teşebbüsünü algılayan sistem, teşebbüsün yaşandığı noktanın koordinatlarını doğrudan bölgede görev yapan TEİAŞ saha ekibi ve bölgeden sorumlu güvenlik güçleri ile paylaşıyor. Böylece, hırsızlık teşebbüsüne daha hızlı müdahale edilmesi sağlanıyor. Yerli ve milli Türk mühendislerin uzun süreli Ar-Ge faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan DAS’ın hem donanımı hem de yazılımı yerli ve milli imkanlarla geliştirildi. Tüm yüksek gerilim hatlarında kullanılıyor Elektrik iletim hatlarındaki hırsızlığın engellenmesi amacıyla üretilen DAS sensörü, Türkiye genelinde faal durumda bulunan 2 bini aşkın yüksek gerilim hattının tamamında kullanılmaya başlandı. Böylece, Aralık ayı sonu itibariyle TEİAŞ’a ait toplam uzunluğu 76 bin 701 kilometreyi bulan iletim hattının güvenliği için önemli bir adım atılmış oldu.
Bilimin Efeleri, kanser üzerine yaptıkları çalışmaya patent tescili almayı başardı
12 Ocak 2026 Pazartesi - 13:14 Bilimin Efeleri, kanser üzerine yaptıkları çalışmaya patent tescili almayı başardı Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Teknokent’te faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge ekipleri başta beyin tümörleri olmak üzere kolon, omurilik ve lösemi kanserlerinde etki göstermesi hedeflenen çalışmasına patent tescili almayı başardı. Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar’ın bu yönde yaptığı çalışmanın ardından kendilerini ‘Bilimin Efeleri’ diye adlandıran ekibin yeni çalışmasının heyecan verdiği belirtildi. ADÜ Teknokent bünyesinde Ar-Ge faaliyetlerini sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge ekipleri, kolon ve kolorektal kanserler, beyin tümörleri ve kan kanserleri gibi ağır hastalıklarda yalnızca tedaviye değil, hastalığa bağlı semptomların giderilmesine de odaklanan çalışma yaptıklarını açıkladı. Çalışmanın, günümüz onkoloji anlayışında giderek önem kazanan destekleyici ve tamamlayıcı tedavi yaklaşımlarına bilimsel bir katkı sunmasının amaçlandığını belirten Karya Farma HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, "ADÜ Teknokent bünyesinde yaptığımız çalışmalara ilişkin 18 patente sahibiz. Son günlerde tüm dünyanın dikkatini çeken beyin tümörü çalışmalarıyla bilim tarihimize geçen Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar hocamızın açtığı bilim yolunda ilerlemekten onur duyuyoruz. Aynı kanser türlerinde, yerli ve milli bir yaklaşımla patent almayı başarmış olmak bizler için büyük bir sorumluluk ve gurur kaynağı" dedi. Karya Farma HBX Ar-Ge aldığı patenti ADÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cemal İyem, ADÜ Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Akkaya ve Sanayi ve Teknoloji Aydın İl Müdürü Fatih Ulutaş ile paylaştı.
Zemin verileri yapay zeka ile haritalandırılacak
11 Ocak 2026 Pazar - 11:48 Zemin verileri yapay zeka ile haritalandırılacak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, "Zemin Veri Bankası" projesi kapsamında kentin zemin yapısına ilişkin verileri sayısal ortama aktararak tek bir sistem altında topluyor. Çalışma ile zemin etütlerinden elde edilen bilgiler, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ile entegre edilerek yapay zeka destekli analizlerle haritalandırılacak. Büyükşehir belediyesinin 2023 yılında başlatılan proje kapsamında il genelinde yapılan tüm zemin etüt çalışmaları ortak bir veri havuzunda toplanıyor. Proje, zemin yapısına ilişkin verilerin yapay zeka destekli analizlerle değerlendirilmesini ve sonuçların harita ortamına aktarılmasını hedefliyor. Kurumlardan alınan veriler tek sistemde Proje, İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’na bağlı Zemin Deprem İnceleme Şube Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Belediyelere ait zemin etüt raporlarının yanı sıra Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) başta olmak üzere ilgili kurumlardan temin edilen veriler de dijital ortama aktarılıyor. Sıvılaşma potansiyeli, heyelan riski ve fay hatlarına ilişkin haritalar sistem içinde yer alıyor. Yapay zeka destekli zemin haritaları Toplanan veriler, yapay zeka algoritmalarıyla analiz edilerek zemin sınıflandırması, sıvılaşma riski ve taşıma kapasitesi gibi parametreler haritalandırılıyor. Bu çalışmaların, riskli alanların tespitine ve mikro bölgeleme süreçlerine katkı sağlaması amaçlanıyor. Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ile Coğrafi Bilgi Sistemleri Müdürlüğü’nün çalışmalarıyla bugüne kadar çok sayıda jeolojik ve jeoteknik rapor sayısallaştırıldı. Sistem kapsamında:5 bin 965 araştırma çukuru, 10 bin 964 sondaj (169 bin metre derinlik), 4 bin 108 jeofizik çalışma (9 bin 571 sismik, 4 bin 106 MASW, 4 bin 752 mikrotremör, 5 bin 493 DES, 186 ERT) olmak üzere toplam 41 bin 37 adet zemin verisi sisteme işlendi. Vatandaş zemin bilgilerine ulaşabilecek Projenin tamamlanmasıyla yeni yapılacak zemin etütlerinde mevcut verilerden yararlanılması, afet riski düşük alanların belirlenmesi ve kentsel planlama süreçlerine veri sağlanması hedefleniyor. Ayrıca sistemin, "Kocaeli Şehir Rehberi" platformu üzerinden vatandaşların zemin durumunu sorgulayabileceği şekilde erişime açılması planlanıyor. Projede 2025 yılı itibarıyla önemli aşamaların tamamlandığı belirtildi.
DAYTAM’dan nitelikli bilimsel çalışma hedefi
11 Ocak 2026 Pazar - 10:52 DAYTAM’dan nitelikli bilimsel çalışma hedefi Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi, s ahip olduğu yüksek teknolojik cihazlar ve laboratuvarlarla ulusal ve uluslararası arenada teknolojik gelişmelere katkı sağlamayı ve nitelikli bilimsel çalışmaların ortaya çıkmasını hedefliyor. Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi-DAYTAM; temel bilimler, yaşam bilimleri ve malzeme bilimi sahalarında araştırma yapan bilim insanlarına ve sanayi kuruluşlarına laboratuvar, test ve analiz hizmeti sunuyor. DAYTAM, OECD İyi Laboratuvar Uygulamaları-İLU (Good Laboratory Practice-GLP) Uygunluk Beyanına sahip. Bu, aynı zamanda DAYTAM’ın ulusal ve uluslararası arenada saygınlığının, teknik yeterliliğinin ve güvenirliğinin resmi olarak tanınması anlamına geliyor. DAYTAM, yetkin araştırmacı kadrosu, en üst düzey teknolojiye sahip cihazlar ve modern araştırma laboratuvarları ile hizmet veriyor. Kimyasallar, kozmetikler, farmasötikler, polimerler, gıda ürünleri, ambalaj malzemeleri, doğal ve sentetik ürünlerin kimyasal içerik ve yapı analizi birçok tekniğin bir arada kullanılmasıyla belirleniyor. Farmasötiklerde etken madde analizleri, benzerlik çalışmaları, safsızlık analizleri ve stres çalışmaları portföyümüzde yer alıyor. "12 bin 581 numune üzerinde ileri düzey analiz" Atatürk Üniversitesi Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi, 2025 yılı boyunca bölgesel ve ulusal ölçekte bilimsel araştırmalara güçlü bir altyapı desteği sunarak önemli bir performans ortaya koyduğunu açıklayan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, daha sonra şöyle konuştu, "2025 yılı boyunca Merkez bünyesinde, alanında uzman kadro ile toplam 12 bin 581 numune üzerinde ileri düzey analiz ve test hizmeti gerçekleştirildi. Bilimsel bilgi üretimini toplumsal ve ekonomik değere dönüştürme hedefiyle fikrî ve sınai mülkiyet alanındaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda 2025 yılı itibarıyla üniversitemiz bünyesinde toplam 24 patent tescillenmiş olup, 141 ulusal, 14 ise uluslararası patent başvurusu gerçekleştirildi. Bu buluşlar; Atatürk Üniversitesinin araştırma kapasitesini, yenilikçi vizyonunu ve küre-sel ölçekte rekabet edebilir teknoloji üretme yetkinliğini açık biçimde ortaya koydu. "Bilim toplum içindir" ilkesini benimseyen bir anlayışla ve YÖK Başkanımızın hedefleri doğrultusunda Erzurum’un ihtiyaçlarına yönelik olarak belirlenen 25 ana başlık altında 250 temel ihtiyaca çözüm sunacak projeler için çalışmalarımıza başladık. Erzurum’un kalkınması ve arzu edilen değere ulaşması için ana sorunları tespit ettik ve ilgili komisyonlarımız ile çalışmalarımıza devam ediyoruz"