TEKNOLOJİ
OMÜ Planetaryum’da personele uzay yolculuğu yaşatan sunum 18 Mart 2026 Çarşamba - 14:38:04 Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Gözlemevi-Planetaryum’da Genel Sekreterlik personeline yönelik işitsel ve görsel sunum gerçekleştirildi. Planetaryum sorumlusu Dr. Selami Kalkan tarafından yapılan sunumda, katılımcılara uzayın derinliklerine uzanan kapsamlı bir anlatım sunuldu. Gezegenlerden yıldızlara, ışık hızından karadeliklere kadar birçok başlıkta yapılan bilgilendirmeler sinevizyon gösterimiyle desteklendi. Programda planetaryumun teknik altyapısına da değinildi. 7 metre çapında kubbeli yapıya sahip sistemin, balık gözü (fisheye) mercekli özel projeksiyon cihazı sayesinde katılımcılara gerçeğe yakın üç boyutlu bir izleme deneyimi sunduğu aktarıldı. Sunum kapsamında Stellarium programı ve özel efektler kullanılarak yön bulma teknikleri, takımyıldızları, göktaşı yağmurları ve galaksiler etkileşimli şekilde anlatıldı. Güneş’in batışıyla birlikte gökyüzünde beliren gezegenler ve yıldızların hareketleri sanal ortamda gösterilerek katılımcıların uzay gözlemlerine ilişkin farkındalığı artırıldı. Kutup yıldızının bulunması, Zodyak kuşağı ve takımyıldızlarının mitolojik karşılıklarının da ele alındığı programın ardından planetaryum ortamında evrene ilişkin yaklaşık 20-25 dakikalık film gösterimi yapıldı. Etkinlik, katılımcıların planetaryum deneyimini yerinde gözlemlemesinin ardından sona erdi. Her yıl farklı yaş gruplarından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan planetaryumda gösterimlerin hafta içi 09.30, 11.00, 13.30 ve 15.00 saatlerinde gerçekleştirildiği, salonun 30 kişilik kapasiteye sahip olduğu ve rezervasyon için en az 20, en fazla 30 kişilik grupların kabul edildiği belirtildi. Gözlemevinde ise Karadeniz Bölgesi’nde uygun gözlem gecelerinin sınırlı olması nedeniyle yalnızca belirli günlerde ve uygun hava koşullarında bilimsel gözlem yapılabildiği ifade edildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:32 Dicle Elektrik’ten ekonomiye 642 milyon liralık katkı Dicle Elektrik, son beş yılda 3 bin 441 trafonun geri dönüşümünü gerçekleştirerek 642 milyon liraya denk gelen ekonomik kaynağın korunmasını sağladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, çevre ve ekonomi odaklı projelerine hız kesmeden devam ediyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa’da bulunan trafo geri dönüşüm atölyelerini modernize ederek kapasitesini artıran şirket, kullanım ömrünü tamamlamış ya da çeşitli nedenlerle devre dışı kalan trafoları yenileyerek enerji altyapısına kazandırıyor. Çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalan trafoların yenilenerek tekrar hizmete sunulduğunu ve bu sayede sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlandıklarının altının çizen Dicle Elektrik Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, "Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki geri dönüşüm merkezlerimiz bölgemiz için önemli bir değer oluşturuyor. Son beş yıl içinde çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalmış Diyarbakır’daki merkezde 2 bin 2, Şanlıurfa’daki merkezde ise bin 439 trafonun geri dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdik. Böylece hizmet verdiğimiz 6 ilin tamamına hitap eden iki merkezimizde toplamda 3 bin 441 trafo yenileyerek tekrar kullanıma hazır hale getirdik. Döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden olan bu çalışmalarımızla ekonomimize yaklaşık 642 milyon liralık bir katma değer sağladık. Ciddi yatırımlarla modernize ettiğimiz geri dönüşüm atölyelerimiz aynı zamanda sahada görev yapan teknik ekiplerimiz için de önemli birer uygulama ve eğitim alanı işlevi görüyor. Burada yapılan çalışmalar hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de teknik personelimizin deneyimini geliştiren birer eğitim merkezi niteliği taşıyor" dedi. Dicle Elektrik tarafından modernize edilen geri dönüşüm atölyelerinde trafoların yenilenmesinin yanı sıra çevresel etkileri azaltan çalışmalar da yürütülüyor. Atölyelerde yüzlerce ton trafo yağı rafine edilerek yeniden kullanılabilir hale getiriliyor. Bu sayede hem maliyet avantajı sağlanıyor hem de çevreye verilmesi muhtemel zararların önüne geçiliyor. Aşırı yüklenme, kaçak tüketim veya dış müdahaleler gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelen trafoların yeniden değerlendirilmesi, enerji altyapısının daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesine de katkı sunuyor.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:00 Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler Rize TOBB Fen Lisesi öğrencileri çay atığından yüzde 100’e yakın antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama ürünü geliştirdiler. Türkiye’nin çay başkenti Rize’de, çay atığından yola çıkan lise öğrencileri dikkat çekici bir bilimsel çalışmaya imza attı. Rize TOBB Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Derin Şengül, Çağan Gültekin ve Leyla Omar, bölgede büyük miktarlarda oluşan çay atığını değerlendirerek antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama geliştirdi. Yılda 83 bin ton çay atığı Çay bahçelerinden toplanan yeşil çay filizlerinin fabrikalarda işlenirken ayrılan lifli kalın kısımları; çay atığı veya çay çöpü olarak adlandırılıyor. Araştırmalara göre Türkiye’de çay üretimi sonucunda yılda yaklaşık 83 bin ton çay atığı oluşuyor. Öğrenciler, bu büyük atık kaynağını bilimsel bir fırsata dönüştürerek çay posasındaki doğal bileşenleri kullanıp gümüş nanoparçacıklarla güçlendirilmiş hijyenik bir yüzey kaplama teknolojisi geliştirdi. Gümüşün yeşil yolculuğu "Gümüşün Yeşil Yolculuğu: Atık Çay Polifenolleri ile Güçlendirilmiş Hijyenik Kaplama Teknolojisi" adı verilen proje, yapılan laboratuvar testlerinde yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki göstererek dikkat çekti. Proje aynı zamanda TÜBİTAK 2204A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda binlerce proje arasından ilk 6’ya girerek önemli bir başarı elde etti. Sağlık ve hijyen alanında oldukça önem taşıyan projenin farklı testler yapılarak daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Antibakteriyal kalkan Geliştirilen antibakteriyel kaplama, su bazlı vernik ve benzeri kaplama malzemelerine entegre edilerek farklı yüzeylerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Boya, vernik ve çeşitli kaplama ürünlerinin içine katılarak duvarlar, masa yüzeyleri, kapı kolları gibi temasın yoğun olduğu alanlarda uygulanabileceği belirtildi. Özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve kuaförler gibi hijyenin kritik olduğu ortamlarda yüzeyleri bakterilere karşı daha güvenli yapacağı ifade edildi. "Sıfır atık kapsamında, çay atığını değerlendirdik" Projenin fikir aşamasını anlatan öğrencilerden Derin Şengül, bakterilerin yüzeylerde oluşturduğu risklerin bu çalışmanın çıkış noktası olduğunu belirtti. Şengül, "Yaptığımız araştırmalarda bakterilerin birçok yüzeyde ciddi sorunlara yol açtığını gördük. Antibakteriyel kaplamaların bu soruna karşı etkili bir çözüm olduğunu fark ettik ancak bu kaplamaların çok yaygın kullanılmadığını gördük. Bu nedenle kendi kaplamamızı geliştirmeye karar verdik. Gümüş nanoparçacıklar geniş yüzey alanı sayesinde güçlü antibakteriyel özellik gösteriyor. Bu yüzden ana ham madde olarak gümüş nanoparçacık kullanmaya karar verdik. Bunun yanında sıfır atık yaklaşımı kapsamında çay atığını değerlendirmeyi hedefledik" şeklinde konuştu. Hastanelerden okullara kadar geniş kullanım alanı Projede yer alan öğrencilerden Leyla Omar ise bakterilerin yalnızca hastanelerde değil günlük yaşamın birçok alanında bulunduğunu söyledi. Omar, "Kaplamayı üretirken çevre dostu yeşil sentez yöntemini kullandık. Ayrıca su bazlı vernik ile gümüş iyonlarını entegre ettik. Bu sayede kokusuz ve renksiz bir kaplama elde ettik. Duvarlar, masa yüzeyleri ve birçok farklı yüzeyde kullanılabilir. Hastaneler ve sağlık kuruluşları, laboratuvarlar, kuaförler, gıda üretim tesisleri, okullar ve toplu yaşam alanları olabilir. Yaptığımız testlerde bakterilerin üremesi için en uygun ortamda bile kaplamanın yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki gösterdiğini gördük. Farklı ortamlarda yaptığımız deneylerde yüzde 100’e varan antibakteriyel etkinlik de gözlemledik" dedi. Zorlu ama başarılı bir süreç Projede yer alan öğrencilerden Çağan Gültekin ise projenin uzun ve zorlu bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktığını söyledi. Gültekin, "Proje boyunca ekip olarak sürekli birlikte çalıştık. Bazen derslerle birlikte yürütmek zor oldu, çok yorulduk ve bazı denemelerde başarısız olduk. Ancak pes etmedik. Her başarısızlıktan sonra tekrar denedik ve hatalarımızdan öğrenmeye çalıştık. Sonunda böyle bir proje ortaya çıktı ve projemizin daha da gelişeceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Farklı çalışmalar öğrencilerime ilham verdi" Projeye rehberlik eden Rize TOBB Fen Lisesi Kimya Öğretmeni Kadriye Dinç, öğrencilerin yerel bir atıktan yola çıkarak böyle bir teknoloji geliştirmesinin oldukça değerli olduğunu söyledi. Dinç, "Uzun yıllardır öğrencilerle birlikte projeler yaparak onları bilimle tanıştırmaya çalışıyorum. Okulumuzda artık bilimle ilgili bir kültür oluştu diyebilirim. Gerçekten öğrencilerimiz çok meraklı ve bu meraklarının her geçen gün arttığını görüyorum. Onların bu ilgisi bize yansıyınca biz de kayıtsız kalamıyoruz. Sene başında öğrencilerim ’Hocam çok güzel bir proje fikrimiz var’ dediklerinde ben de gerçekten çok heyecanlanmıştım. Projeyi dinlediğimde değerli bir çalışma olabileceğini düşündüm ve öğrenciler araştırmalarına başladılar. Ülkemizde yürütülen sıfır atık politikası ve yeşil sentez yaklaşımı, yani çevreye zarar vermeden faydalı ürünler üretme çabası her geçen gün daha da önem kazanıyor. Öğrencilerimiz de bu yaklaşımın içinde olmak istediler. Çalışmalarında bir atık ürün kullanmayı düşündüler ve bunun yerel bir atık olmasını istediler. Rize’de çok sayıda çay fabrikası var ve bu nedenle oldukça fazla çay atığı oluşuyor. Çay üzerine yapılan farklı çalışmalar da öğrencilerimize ilham verdi. Üniversitemizde ve çeşitli kurumlarda çay atığıyla ilgili çok güzel projeler yapıldığını gördüler. Bunun üzerine ’Öğretmenim biz de çay atığını kullanabiliriz’ diyerek çalışmaya başladık" dedi. "Test sonuçları başarılı çıktı" Projede sağlık alanına yönelik bir çözüm geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Dinç, çalışmanın nanoteknoloji ve çevre dostu üretim anlayışını buluşturduğunu ifade etti. Dinç, "Ne yapabiliriz diye düşünürken sağlık alanına yöneldik. COVID-19 pandemisi ve hastane enfeksiyonları gibi sorunlar öğrencileri bu alanda bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Gümüş, altın ve çinko gibi parçacıkları değerlendirmeye başladılar. Gümüşün antibakteriyel özelliği biliniyor ancak maliyeti yüksek. Biz de gümüşü çay atıklarıyla birleştirerek nanoteknoloji yardımıyla nano düzeyde üretip kaplama malzemesine entegre ederek antibakteriyel bir ürün elde etmeyi hedefledik. Yaptığımız analizler sonucunda çayın bu çalışma için oldukça uygun bir materyal olduğunu gördük. Öğrenciler su bazlı ve çevre dostu bir vernik kullanarak elde ettikleri nanoparçacıkları kaplamaya entegre ettiler. Böylece yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama ürünü ortaya çıktı. Küçük bir prototip oluşturduk ve bunu ilimizdeki ilgili kurumların laboratuvarlarında test ettik. Sonuçlar bizi gerçekten heyecanlandırdı çünkü kaplamanın antibakteriyel özellik gösterdiği görüldü. Proje şu anda geliştirme aşamasında. Ar-Ge çalışmalarıyla ilerletmeyi planlıyoruz. Hastaneler, laboratuvarlar, gıda sektörü ve bakterinin üreyebildiği birçok ortamda kullanılabileceğini düşünüyoruz. TÜBİTAK 2204A yarışmasında binlerce proje arasından önce ilk 6’ya girdik. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon oldu. Henüz ticari bir teklif yok ancak proje geliştikçe çok daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyoruz" diye konuştu. Pandemiler ve bulaşıcı hastalıklar açısından önemi COVID-19 pandemisi, virüs ve bakterilerin yüzeyler üzerinden de hızla yayılabildiğini tüm dünyaya gösterdi. Hastaneler, okullar, toplu taşıma araçları ve kamuya açık alanlarda yüzey hijyeninin ne kadar kritik olduğu bu süreçte daha net ortaya çıktı. Rize TOBB Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği antibakteriyel kaplama, bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor. Yüzeylerde bakteri oluşumunu büyük ölçüde engelleyebilen bu teknoloji; özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve toplu kullanım alanlarında hijyen seviyesini artırabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Yerel bir tarım atığı olan çay atığından geliştirilen bu kaplama, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çevre dostu ve yenilikçi bir yaklaşım sunması bakımından dikkat çekiyor.
Mersin’de, İnsansız Deniz Aracı ’OKHAN’ tanıtıldı
17 Ocak 2025 Cuma - 17:42 Mersin’de, İnsansız Deniz Aracı ’OKHAN’ tanıtıldı Mersin’de, Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen İnsansız Deniz Aracı (İDA) ’OKHAN’ tanıtıldı. Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen İnsansız Deniz Aracı (İDA) ’OKHAN’, Mersin sahilinde gerçekleştirilen test sürüşü ile tanıtıldı. Galatasaray Meydanı sahilinde gerçekleştirilen tanıtım etkinliğine Vali Ali Hamza Pehlivan, AK Parti Mersin Milletvekili Nurettin Nebati, İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ercan Atasoy, Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Oğuz Bavbek ile Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar da katıldı. Protokol üyeleri, etkinlik kapsamında önce İDA’nın Mobil Kontrol Aracını inceledi. Ardından, OKHAN sahil güvenlik ve polis botu eşliğinde test sürüşü gerçekleştirdi. Vali Pehlivan ve beraberindekiler, aracın performansını izleyerek test sürüşünü takip etti. "Tamamen yerli ve milli olarak üretildi" Projeyi geliştiren savunma sanayi şirketinin genel müdürü Hakan Kayacı, İnsansız Deniz Aracı OKHAN’ın tamamen yerli ve milli olarak üretildiğini belirterek, "İnsansız Deniz Aracı, bizim 10 yıl önce başlattığımız bir proje. İnsansız deniz aracımız, şu anda dünyada ihracat yapabilecek düzeye gelmiş bir ürünümüz. Bu ürüne süreç olarak baktığımızda, teknolojik olarak baktığımızda tamamen yapay zeka, tamamen yerli, tamamen milli üretim. Bu ürünü Mersin’de, bu bölgede ürettik. Biz, Türkiye’de Anadolu Kaplanları şeklinde ilerliyoruz. Çünkü bu bölgede savunma sanayisinin güçlenmesi, vatanımıza ve ülkemize hizmet edebilecek en iyi ürünleri üretebilme çabasını gösterebiliyoruz" dedi. "Ürün tam otonom olarak hizmet veriyor" İnsansız hava raçlarında olduğu gibi ihracatta Türkiye’nin adını duyurabilmek ve savunma sanayinde güçlü bir yere gelebilmek içi ilerlemekte olduklarını vurgulayan Kayacı, "Ürün, Sahil Güvenlik Komutanlığı nezdinde sürekli testler yapılarak ilerlemiş durumda. Tam otonom olarak çalışan ürün, hedefine ulaşabilmek için önüne çıkabilecek engellerden yapay zeka ile rotasını değiştirerek kurtulup, görevini tamamlayıp geri dönüyor. Dört deniz şiddetine karşı güvenli bir şekilde seyir görevlerini yapabiliyor. Gece seyirlerini yapabiliyor. Termal kameralar, üzerindeki radar ve algılayıcılarla ürün tam otonom olarak hizmet veriyor. Bizim buradaki asıl ulaşmayı hedeflediğimiz nokta, İHA’larda olduğu gibi ihracatta Türkiye’nin adını duyurabilmek. Savunma sanayinde çok güçlü yerlere gelebilmek için ilerlemekteyiz. Biz, İHA’lardaki başarının İDA’larda fazlasıyla görülecek şekilde kendimizi geliştirmeye devam ediyoruz" diye konuştu.
Caracal Robotics robot takımı geliştirdikleri robot üzerinden Şırnaklı öğrencilere eğitim verdi
17 Ocak 2025 Cuma - 14:29 Caracal Robotics robot takımı geliştirdikleri robot üzerinden Şırnaklı öğrencilere eğitim verdi İstanbul Mehmet Rıfat Evyap Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bilişim teknolojileri sınıfı öğrencilerinin kurduğu Caracal Robotics robot takımı, “Potansiyel Eşitlik Yolu Projesi" çerçevesinde Şırnaklı öğrencilerle bir araya geldi. İstanbul Mehmet Rıfat Evyap Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Caracal Robotics robot takımı öğrencileri, “Potansiyel Eşitlik Yolu Projesi" kapsamında Şırnak’ta 6 köy okulunu ziyaret ederek, katıldıkları yarışmalarda elde ettikleri deneyim ve tecrübeleri öğrencilerle paylaştı. İstanbul Mehmet Rıfat Evyap Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Öğretmeni İsmail Hamulu, teknoloji imkanlarının kısıtlı olduğu ve teknolojinin ulaşamadığı köyler ile “Potansiyel Eşitlik Yolu Projesi" kapsamında bir araya geldiklerini söyledi. 4 gündür Şırnak’ta bulunduklarını belirten Hamulu, "Toplamda 6 köy okuluna ziyarette bulunmayı hedefliyoruz. Bugün de Toptepe Ortaokulu’ndayız. Amacımız robot takımımızın elde ettiği deneyimleri, tecrübeleri buradaki okullarla da paylaşmak. Onların da kendi takımlarını kurması konusunda teşvik edilmesini sağlamak. Buraya öğrencilerimizle beraber geldik. 5 öğrenci ve 2 öğretmen olarak buradayız” dedi. “Şırnaklı öğrencilere robot kültürü aşılamayı hedefliyoruz” 3 farklı atölye çalışması ile köydeki öğrencilere robot kültürünü aşılamayı hedeflediklerini ifade eden Hamulu, “Gittiğimiz her okulda, yaptığımız etkinlikler ve çalışmalarla öğrencilere robot kültürünü, sistem kültürünü aşılamayı hedefliyoruz. Öğrenciler lego setleri ile robot yapım süreçlerini öğreniyorlar. Aynı zamanda kendi geliştirdiğimiz robotu da İstanbul’dan buraya getirdik. O robotun da yapım süreçlerini inceleme fırsatı elde ediyorlar. Bunun dışında yapay zeka uygulamalarını da, günümüzün popüler olan yeni teknoloji diyebileceğimiz uygulamalarını da öğrencilerle buluşturuyoruz” diye konuştu. Proje ile gittikleri her okulda bir robot takımı kurulmasını sağladıklarını kaydeden Hamulu, şöyle konuştu: "Projede uzun vadeli amacımız her okulun kendi robot takımının olmasını sağlamak. Bu konuda malzeme desteği, ekipman desteğini de robot takımı olarak sağlamayı hedefliyoruz. Caracal Robotics geçen yıl ülkemizi Amerika’da dünya şampiyonasında temsil edip, ödülle dönmüş bir robot takımı. Öğrencilerimiz birçok deneyim elde etti. Buradaki dezavantajlı bölgelerde, teknolojiye ulaşımda güçlük yaşayan okullarda da bu imkanları paylaşarak, onları da cesaretlendirmek istiyoruz. Hedefimiz Şırnak’ta da birden fazla robot takımının kurularak, yarışmalarda temsiliyetinin sağlanmasıdır." Aldıkları eğitimler sonunda başarılı olan öğrencileri İstanbul’da yarışmalarda ağırlamak istediklerini söyleyen Hamulu, “Burada etkinliklerimizi tamamladıktan sonra ikinci dönem başında öğrencilerle beraber online eğitimler planlıyoruz. Eğitimler sonunda başarılı olan öğrencileri İstanbul’da katıldığımız yarışmada ağırlamak istiyoruz. Hem bizimle beraber yarışmayı deneyimleyecekler hem de İstanbul’da önemli yerleri gezme fırsatı, deneyimleme fırsatı elde edecekler” ifadelerini kullandı. Caracal Robotics robot takımı kaptanı Cenk Tuzluca, “Şırnak’a robotumuzu getirdik. Potansiyel Eşitlik Yolunda projemiz kapsamında buradayız. Robotumuz bir FIC robotu. First vakfının FIC yarışmalarına katılıyor. Bu sene 3 yarışmaya katıldık ve 3 ödül kazandık" dedi. Caracal Robotics robot takımı üyesi Berra Nur Demir ise, “Çocuklara lego spasrks setleri ile eğitim vermek, bu eğitim sayesinde de çocuklarla E-Ötesi ve Efeler takımını oluşturmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Caracal Robotics robot takımı geliştirdikleri robot üzerinden Şırnaklı öğrencilere eğitim verdi
17 Ocak 2025 Cuma - 14:16 Caracal Robotics robot takımı geliştirdikleri robot üzerinden Şırnaklı öğrencilere eğitim verdi İstanbul Mehmet Rıfat Evyap Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bilişim teknolojileri sınıfı öğrencileri tarafından oluşturulan Caracal Robotics robot takımı “Potansiyel Eşitlik Yolu Projesi" kapsamında Şırnaklı öğrenciler ile bir araya geldi. İstanbul Mehmet Rıfat Evyap Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Caracal Robotics robot takımı öğrencileri, “Potansiyel Eşitlik Yolu Projesi" kapsamında Şırnak’ta 6 köy okulunu ziyaret ederek, katıldıkları yarışmalarda elde ettikleri deneyim ve tecrübeleri öğrencilerle paylaştı. İstanbul Mehmet Rıfat Evyap Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri öğretmeni İsmail Hamulu, teknoloji imkanlarının kısıtlı olduğu ve teknolojinin ulaşamadığı köyler ile “Potansiyel Eşitlik Yolu Projesi" kapsamında bir araya geldiklerini söyledi. 4 gündür Şırnak’ta bulunduklarını belirten Hamulu, "Toplamda 6 köy okuluna ziyarette bulunmayı hedefliyoruz. Bugün de Toptepe Ortaokulu’ndayız. Amacımız robot takımımızın elde ettiği deneyimleri, tecrübeleri buradaki okullarla da paylaşmak. Onların da kendi takımlarını kurması konusunda teşvik edilmesini sağlamak. Burada öğrencilerimizle beraber geldik. 5 öğrenci ve 2 öğretmen olarak buradayız” dedi. “Şırnaklı öğrencilere robot kültürü aşılamayı hedefliyoruz” 3 farklı atölye çalışması ile köydeki öğrencilere robot kültürünü aşılamayı hedeflediklerini ifade eden Hamulu, “Gittiğimiz her okulda, yaptığımız etkinlikler ve çalışmalarla öğrencilere robot kültürünü, sistem kültürünü aşılamayı hedefliyoruz. Öğrencilerle lego setleri ile robot yapım süreçlerini öğreniyorlar. Aynı zamanda kendi geliştirdiğimiz robotu da İstanbul’dan buraya getirdik. O robotunda yapım süreçlerini inceleme fırsatı elde ediyorlar. Bunun dışında yapay zeka uygulamaları da günümüzün popüler olan yeni teknoloji diyebileceğimiz uygulamaları da öğrencilerle buluşturuyoruz” diye konuştu. Proje ile gittikleri her okulda bir robot takımı kurulmasını sağladıklarını kaydeden Hamulu, konuşmasını şöyle konuştu: "Projede uzun vadeli amacımız her okulun kendi robot takımının olmasını sağlamak. Bu konuda malzeme desteği, ekipman desteğini de robot takımı olarak sağlamayı hedefliyoruz. Caracal Robotics, geçen yıl ülkemizi Amerika’da dünya şampiyonasında temsil edip ödül ile dönmüş bir robot takımı. Öğrencilerimiz birçok deneyim elde etti. Burada ki dezavantajlı bölgelerde, teknolojiye ulaşım da güçlük yaşayan okullarda da bu imkanları paylaşarak onları da cesaretlendirmek istiyoruz. Hedefimiz Şırnak’ta da birden fazla robot takımının kurularak yarışmalarda temsiliyetinin sağlanmasıdır." Öğrenciler tarafından kurulan robot takımlarının aldıkları eğitimler sonunda başarılı olan öğrencileri İstanbul’a götürerek belirli yarışmalara katılmalarını sağlamayı söyleyen Hamulu, “Burada etkinliklerimizi tamamladıktan sonra ikinci dönem başında öğrencilerle beraber online eğitimler planlıyoruz. Eğitimler sonunda başarılı olan öğrencileri İstanbul’da katıldığımız yarışmada ağırlamak istiyoruz. Hem bizimle beraber yarışmayı deneyimleyecekler, hem de İstanbul’da önemli yerleri gezme fırsatı, deneyimleme fırsatı elde edecekler” ifadelerini kullandı. Caracal Robotics robot takımı takım kaptanı Cenk Tuzluca, “Şırnak’a robotumuzu getirdik. potansiyel eşitlik yolunda (PEY) projemiz kapsamında buradayız. Robotumuz bir FIC robotu. First vakıfının FIC yarışmalarına katılıyor. Bu sene 3 yarışmaya katıldık ve 3 ödül kazandık" dedi. Caracal Robotics robot takımı üyesi Berra Nur Demir ise, “Çocuklara lego spasrks setleri ile eğitim vermek, bu eğitim sayesinde de çocuklara e-ötesi ve efeler takımını oluşturmak istiyoruz” şeklinden konuştu.
Türk bilim adamları deprem kara kutusu geliştirdi
17 Ocak 2025 Cuma - 11:51 Türk bilim adamları deprem kara kutusu geliştirdi Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci ve ekip arkadaşı Emrah Bekçi, deprem kara kutusu olarak tanımlanan ‘Deprem Acil Müdahale Ağı Sistemi’ geliştirdi. Deprem riski yüksek bir coğrafyada bulunan Türkiye’de uzmanlar sık sık deprem önlemlerinin önemine dikkat çekiyor. Yetkililer, sağlam binalarda yaşamanın, ev içi güvenlik önlemleri almanın ve düzenli olarak deprem tatbikatlarına katılmanın hayat kurtarıcı olduğunu vurguluyor. Ayrıca afet çantası hazırlamak ve acil durum planı oluşturmak, deprem anında hem bireylerin hem de ailelerin güvenliğini artıran temel adımlar arasında yer alıyor. Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci ve ekip arkadaşı Emrah Bekçi, deprem Acil Müdahale Ağ Sistemi (DAMAS) ismini verdikleri yenilikçi bir sistem geliştirdi. Geliştirdikleri sistemle deprem gibi acil durumlar sırasında kurtarma ekiplerinin etkinliğini artırmak ve depremzedelere hızlı bir şekilde ulaşmayı amaçladıklarını belirten Dilci, “Cihazın özelliği apartmanların adeta kara kutusu olması. Herhangi bir deprem olmadan önce apartmana yerleştirilen cihaz apartmana yapılan tüm giriş çıkışları, kaç kişi varsa yüz görüntüleriyle beraber alıyor ve yedi gün boyunca muhafaza ediyor. Küçük veya büyük muhtemel bir deprem anında apartmanda acil uyarı sistemini devreye sokuyor. Örneğin gece uykuda olan vatandaşlarımıza 8-10 saniye zaman kazandırarak, bulunduğu mekânı terk etme olanağı sağlayabilmekte. Enkaz altındaki kişilere ulaşma adına acil müdahale ekibinin hızlı koordinasyon ve karar hallerini hızlandırarak, hangi binada ölü veya diri kaç kişi olduğunun verilerini vererek, en azından hayatta olanların kurtarılması adına hayati önem arz etmektedir. Böylelikle enkaz altında hiç kimse kalmıyor” şeklinde konuştu. “Kendi network ağı ile 300-350 metre uzaklıktan enkaz altına ulaşıyor” Prof. Dr. Dilci, cihazın enkaz altındaki gaz ve elektrik kaçağını yukarıya bildirebilme özelliğine sahip olduğunu ifade ederek, “Sadece enkaz altında değil, herhangi bir yerin altındaki gaz kaçağı konusunda da veri verebilmekte. Enkaz altındaki kişilerle konuşma imkânı sunması da bizim için önemli bir avantaj. Cihaz, enkaz altındaki kişiye ilk yardım gerekip gerekmediğine dair bir takım psikolojik destekleri kolaylaştırmaktadır. Cihaz enkaz altındaki kişilerle konuşurken, bir taraftan da 2-3 gün boyunca bizlere veri verebilmekte. Bu durum cihazın herhangi bir GSM, internet ve elektriğe bağlı olmadan çalışabilme yeteneğine sahip olduğu anlamına geliyor. Kendi network ağı ile 300-350 metre uzaklıktan enkaz altına ulaşabilmekteyiz. Enkazın olduğu yerde yıkımlara bağlı olarak fiziksel bir temas olmaması halinde dron ile FLY DAMAS dediğimiz sistem sayesinde enkaz altında gerekli konuşma ve bağlantılar kurarak, verilere ulaşabilmekteyiz. DAMAS cihazının bir diğer özelliği, enkaz altında 400-500 ton değerindeki basınca karşı dayanıklı olmasıdır. Böylelikle verilerimizin kaybolması hiçbir şekilde söz konusu değil. Verilerimizi yüzde yüz doğrulukla enkaz altından alabiliyoruz. Enkaz altı müdahale için eskiden yapılan ‘Susun, sessizlik. Kimse var mı?’ gibi söylemler kullanılıyordu. Şimdi ise herhangi bir bilgisayar veya cep telefonuna kurulan uygulama üzerinden direkt enkaz altına ulaşabilmekteyiz” dedi.
Excalibur, öğrenciler için sömestir tatilinde çıkacak oyunları sıralıyor
17 Ocak 2025 Cuma - 09:37 Excalibur, öğrenciler için sömestir tatilinde çıkacak oyunları sıralıyor Yoğun bir eğitim döneminin ardından, yorgunluğunu bilgisayar oyunlarıyla atmak isteyen öğrencilere müjde Excalibur’dan geliyor. Masaüstü ve dizüstü gaming bilgisayar modelleriyle Excalibur, sömestir tatilinde öğrencilerin keyifle oynayabileceği en yeni 4 oyunu sıralıyor. Yılın ilk karnelerini alan öğrencilerin heyecanla beklediği sömestir tatili 20 Ocak’ta başlıyor. Tatil denince ilk aklan gelen aktivitelerden biri ise öğrenciler için oyun oynamak oluyor. Oyun oynayarak yoğun geçen eğitim dönemindeki streslerinden uzaklaşarak rahatlamaya çalışan öğrenciler, oyun performansında mükemmeli yaşayabilmek için donanımlı oyun bilgisayarlarını tercih ediyor. Intel’in 13. ve 14. nesil işlemcileriyle ve NVIDIA’nın RTX ekran kartlarıyla donatılan Excalibur, sunduğu FPS ve görüntü kalitesiyle oyunlarda kazananı belirliyor. Hyper Light Breaker, oyunseverlerle buluşuyor Excalibur, sömestir tatilinde öğrencilerin keyifle oynayabileceği en yeni 4 oyunu şöyle sıralıyor: İlk olarak Day of the Devs 2023 etkinliğinde duyurulan Hyper Light Breaker, oyunseverlerle buluşuyor. Hyper Light Drifter’ın 3D devamı olarak gelecek oyun, ilk oyundan yıllar öncesini etkileyici bir hikaye ile aktarmayı hedefliyor. “Breaker” adı verilen karakterlerden birini seçerek felaketle sonuçlanan bir savaşın ardından yıkılmış medeniyeti yeniden inşa etme görevini üstlenecek oyuncular, sunulan geniş dünyada birçok maceraya atılacak. 14 Ocak’ta erken erişime açılacak Hyper Light Breaker, oyunseverlere tamamen bağımsız bir deneyim sunacak. 2. Final Fantasy 7 Rebirth’le heyecan kaldığı yerden devam ediyor. 2024 The Game Awards’da duyurulan ve büyük bir heyecanla beklenen Final Fantasy 7 Rebirth, orijinal Final Fantasy 7’nin unutulmaz hikayesini derinlemesine işlemeye devam edecek. Cloud Strife ve arkadaşları, bu kez daha büyük bir maceranın içinde, dünyalarını tehdit eden yeni düşmanlarla yüzleşecek. PC için 23 Ocak’ta piyasaya sürülecek oyun, NVIDIA DLSS desteği ile 4K çözünürlükte ve saniyede 120 kare hızında oynanabilecek. Final Fantasy evreninde yepyeni bir dönemin kapılarını aralayacak oyun, nefes kesen bir mücadele sunacak. 3. Kült yarış oyunu Assetto Corsa EVO, simülasyon oyunseverlere ilaç gibi gelecek. Beş yıldan fazla süren bekleyişin ardından, yarış ve hız tutkunları nihayet direksiyon başına geçmeye hazır olabilecek. Otomobil dünyasına saygı duruşu niteliğinde sürülecek oyun, klasiklerden modern arabalara kadar geniş bir araç yelpazesi sunacak. İklim şartları, zorlu pistleri ve gece yarışları da dahil olmak üzere değişken pist şartlarıyla sürükleyici bir yarış ortamı sunacak. 16 Ocak’ta piyasaya sürülecek oyun, gerçekçi yarış deneyimiyle dikkat çekecek. 4. Eternal Strands, oyun dünyasındaki birçok geleneği yıkmak için geliyor. Destansı savaşları, zengin bir şekilde örülmüş hikayeyi ve yenilikçi oynanışı kusursuz bir şekilde bir araya getiren Eternal Strands, hem heyecan verici mücadeleleri hem de derinlemesine hikaye anlatımını özleyenler için benzersiz bir deneyim sunuyor. Oyun mekanikleriyle oyuncuların hayal gücünü sınayan oyun, keşif ve strateji dolu bir atmosferde benzersiz bir deneyim vadediyor. Eternal Strands, 28 Ocak’ta oyun tutkunlarını yepyeni bir dünyaya adım atmaya davet ediyor.
Tepebaşı’nda Enerji Günleri etkinliği
16 Ocak 2025 Perşembe - 14:41 Tepebaşı’nda Enerji Günleri etkinliği Tepebaşı Belediyesi tarafından “Net Sıfıra Doğru” temasıyla düzenlenen V. Enerji Günleri etkinliği, sektör temsilcilerinin katılımı ile gerçekleşti. Etkinlikte, enerji verimliliği ilgili çalışmalar anlatıldı. Tepebaşı Belediyesi temiz enerji konusundaki çalışmalarına devam ederken 5.’si Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) iş birliğinde düzenlenen Enerji Günleri etkinliği ile enerji konusu ele alındı. Enerji Verimliliği Haftası kapsamında Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda düzenlenen etkinlik, “Net Sıfıra Doğru” temasıyla enerji sektöründe faaliyet gösteren firmaları, meslek odalarını, dernekler ve sanayi işletmelerini bir araya getirdi. Etkinliğe Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu, TMMOB EMO Eskişehir Şube Başkanı Ahmet Şakar, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, enerji sektöründen temsilciler ve vatandaşlar katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Suat Yalnızoğlu, “Bugün Enerji Günleri’nin 5’incisini düzenliyoruz. Biz net sıfıra doğru hedefinde sizlerin iş birliğini önemsiyoruz. Belediye olarak enerji verimliliğinin farkındayız. Birçok çalışmayı uzun süredir, sürdürülebilir olarak yapıyoruz” dedi. “Yol haritası oluşturacağız” EMO Eskişehir Şube Başkanı Ahmet Şakar, “Bu yıl ki etkinliğimizin teması, eski sistem enerji, kaynaklarının oluşturduğu olumsuzlukları minimize ederek yenilebilir enerji kaynakları sayesinde karbon emisyonunu azaltıp net sıfıra doğru ulaşma hedefine odaklanmıştır. Bu etkinlik ile sürdürülebilir enerji çözümleri, enerji verimliliği ve temiz enerji uygulamaları konusunda önemli bir farkındalık oluşturmaya çalıştık. Net sıfır hedefi sadece politik bir söylemden ibaret değil. Bizce bu hedef aynı zamanda önce kendimizin sonra ülkemizin sürdürülebilir kalkınma yolunda atacağı somut adımları da beraberinde doğurmalıdır. Bugün burada toplanan firmalar, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve sanayi temsilcileri olarak güçlü bir iş birliği ağı kurarak çevreyi korumak adına daha etkili bir yol haritası oluşturacağımıza gönülden inanıyorum” diye konuştu. Programda katılımcılar da merak ettikleri soruları uzmanlarına yöneltme şansı buldu. Etkinlik süresince sektör temsilcilerinin yer aldığı stantlar da vatandaşlardan ilgi gördü. Alanda açılan 16 farklı stantta sektör temsilcileri, ürün ve teknolojilerini tanıttı. Firmaların yetkilileri ve vatandaşlar, etkinlikte dolayı memnun olduklarını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti.
Rektör Hacımüftüoğlu’ndan Roketsan ile işbirliği vurgusu
16 Ocak 2025 Perşembe - 09:57 Rektör Hacımüftüoğlu’ndan Roketsan ile işbirliği vurgusu Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Başkent Ankara’da çeşitli temaslarda bulunarak önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Yerli ve Milli Teknoloji Hamlesine katkı sağlamak amacıyla yaptığı ziyaretlerde üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirecek fikirler ele alındı. Bu kapsamda Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci’yi makamında ziyaret eden Rektör Hacımüftüoğlu, savunma sanayii alanındaki gelişmeleri ve üniversite ile Roketsan arasında yapılabilecek ortak çalışmalar üzerinde durdu. Görüşmede, Atatürk Üniversitesinin güçlü akademik altyapısı ve teknolojiye verdiği öneme dikkat çeken Hacımüftüoğlu, Yerli ve Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda üniversitenin her türlü iş birliğine hazır olduğunu belirtti. Rektör Hacımüftüoğlu, savunma sanayiinin ülkemizin bağımsızlığı açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak: “Atatürk Üniversitesi olarak, ülkemizin stratejik hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacak projelerde yer almaktan büyük mutluluk duyarız. Akademik bilgi birikimimizi ve teknik altyapımızı sanayi ile buluşturarak, teknoloji odaklı kalkınmayı desteklemeye kararlıyız” dedi. Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci ise Atatürk Üniversitesinin bilimsel ve teknolojik altyapısına duyduğu güveni dile getirerek, üniversite ile ortak projelerde çalışmaktan memnuniyet duyacaklarını ifade etti.
Yunusemre’den okullararası pil yarışması
15 Ocak 2025 Çarşamba - 14:25 Yunusemre’den okullararası pil yarışması Yunusemre Belediyesi ile Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği İktisadi İşletmesi işbirliğiyle, çevre bilincini artırmak ve genç nesillerde sürdürülebilir bir gelecek farkındalığı oluşturmak amacıyla ‘Okullararası Ödüllü Atık Pil Toplama Kampanyası’ yapıyor. Yunusemre Belediyesi ile Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği İktisadi İşletmesi (TAP) ile yapılan ‘Okullararası Ödüllü Atık Pil Toplama Kampanyası’ devam ediyor. Yunusemre ilçesi içerisinde eğitim veren anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liseler arasında 1 Kasım’da başlayan yarışma 30 Nisan’da son bulacak. Yürütülen bu kampanya ile israfın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılması, oluşan atığın azaltılması, etkin toplama sisteminin kurulması ve atıkların geri dönüştürülmesi hedeflenerek sıfır atık uygulamaları konularında önemli bir adım atılması hedefleniyor. Yapılan yarışma sonucunda toplamda 500 kilogram veya üstünde atık pil toplamayı başaran okullar spor seti kazanma hakkına sahip olacak. Bu spor setleri; futbol, basketbol, voleybol topları, badminton seti, düdük, atlama ipi, kaleci eldiveni gibi spor malzemelerinden oluşuyor. Amaç: çevre bilinci oluşturmak Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, kampanya ile ilgili yaptığı açıklamada, "Bu kampanyayla hem doğaya zarar veren atık pillerin çevreye doğru şekilde kazandırılmasını hem de gençlerimize çevre bilincini aşılamayı hedefliyoruz. Geleceğimiz olan gençlerimize hem doğa sevgisini hem de sürdürülebilir yaşamın önemini öğretmek, belediyemizin en önemli önceliklerinden biridir. Tüm okullarımızın bu kampanyaya gönülden katılacağına inanıyorum" dedi.
ATP Alibaba Cloud Zirvesi’nde Türkiye’nin dijital dönüşüm potansiyeli ve bulut çözümleri değerlendirildi
15 Ocak 2025 Çarşamba - 12:29 ATP Alibaba Cloud Zirvesi’nde Türkiye’nin dijital dönüşüm potansiyeli ve bulut çözümleri değerlendirildi Gerçekleştirdikleri stratejik iş birliğiyle Türkiye’de bulut bilişim dönüşümünü hızlandırmayı hedefleyen ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. ile Alibaba Cloud, ATP Alibaba Cloud Zirvesi’nde Türkiye’nin dijital dönüşüm potansiyelini, ENS (Edge Node Service) hizmetini ve bulut çözümlerinin sektörel etkilerini ele aldı. Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketlerinden ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. ile global bulut hizmetleri liderlerinden biri olan Alibaba Cloud, bulut bilişim çözümleri alanında gerçekleştirdikleri stratejik iş birliğini geçtiğimiz günlerde duyurmuştu. Bu kapsamda, Alibaba Cloud’un Türkiye’deki ENS (Edge Node Service) yatırımının lansmanı, İstanbul’da düzenlenen ATP Alibaba Cloud Zirvesi’nde gerçekleştirildi. Zirvede, Alibaba Cloud’un ENS hizmetinin tanıtımı yapılırken, Türkiye’deki bulut bilişim ve dijital dönüşüm çözümleri detaylı olarak ele alındı. ATP CEO’su Ümit Cinali ve Alibaba Cloud BAE & Türkiye Genel Müdürü James Wang’ın açılış konuşmalarıyla başlayan zirvede, dijital dönüşüm alanındaki örnek projeler de paylaşıldı. “Alibaba Cloud ile Türk şirketlerinin rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz” Türkiye bulut pazarının çok hızlı büyüdüğüne ve pazarın geçen yıl 800 milyon dolara ulaştığına dikkat çeken ATP CEO’su Ümit Cinali, önümüzdeki üç yıllık dönemde IDC verilerine göre pazarın 3 milyar dolara erişmesinin beklendiğinin altını çizdi. Dünyanın sayılı bulut tedarikçilerinden biri olan Alibaba Cloud ile yaptıkları bu iş birliği ile pazardaki büyümeyi hızlandırmayı, Türk şirketlerinin rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini aktaran Cinali, “Buluta sadece hizmet olarak bakmıyor, çözümlerimizle entegre ederek kısa bir sürede müşterilerimize sunmayı hedefliyoruz. Türkiye’de hızlı bir şekilde yayılarak, iş ortakları yoluyla müşterilere ulaşacağız. Bu çerçevede ekosistem geliştirme çalışmaları, eğitim programları ve kanal yatırımlarımızla öncelikle iş ortaklarımızın yetkinliklerini geliştirmeyi amaçlıyoruz” dedi. Türkiye’nin Doğu ile Batı’nın geçiş noktası olduğuna da değinen Cinali, eskiden İpekyolu ile ticaret yapılan bu yolun şimdi teknoloji üretiminin yoluna dönüştüğünü ifade etti. Türkiye çevresindeki ülkelerin de büyük bir potansiyel barındırdığını belirten Cinali, şirket ile yaptıkları bu iş birliğiyle ülkeler arasında e-köprüler kuracaklarını söyledi. “Türkiye’deki yatırımlarımızı sürdürmeye kararlıyız” Türkiye’nin en stratejik ve önemli pazarlardan biri olduğunu belirten Alibaba Cloud UAE Türkiye Genel Müdürü James Wang, ise şunları söyledi: “Türkiye ekonomisi hızla büyüyor, biz de ürün ve hizmetlerimizle bu büyümeye katkı sağlamak istiyoruz. Bulut servislerimizi globalde yaygınlaştırmak, aynı zamanda yerel ihtiyaçları da karşılamak stratejimiz doğrultusunda Türkiye’deki altyapı ve teknoloji yatırımlarımıza devam etmeye kararlıyız. Bu sayede müşterilerimiz Türkiye’deki ve tüm kıtalardaki, küresel altyapımız ve servislerimizden daha etkin bir şekilde faydalanma imkanına sahip olacaklar. Yerel depolama, bilgi işlem ve ağ olanaklarını kullanarak yerel düzenlemelere uyum sağlamak ve aynı zamanda küresel bulut servislerinden yararlanmak mümkün olacak. Bu şekilde, yerel müşterilerimizin Avrupa, Amerika, Çin, Mısır, İngiltere gibi birçok bölgedeki pazarlara erişmelerini ve büyümelerini destekleyebiliriz. ENS lansmanının bir başlangıç olduğunu belirtmek istiyorum. Bu iş birliğiyle daha yüksek erişilebilirlikle bir yerel bir bulut ağı oluşturmaya devam edeceğiz.” “Alibaba Cloud ile Türkiye’deki büyüme stratejimizi tamamen kanal yapımız ve iş ortaklarımız üzerine kurduk" Bulut dönüşümünün stratejik olarak çok iyi planlanması gereken bir süreç olduğunu söyleyen ATP Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı (CMO) Dr. Murat Aras, sözlerini şöyle sürdürdü: “Alibaba Cloud, AI ve bulut teknolojileri konusunda çok ileride. Şirket olarak biz de BT ve dijital dönüşüm konularında kendimize çok güveniyoruz. Çin’de Alibaba Cloud konusunda deneyimli bir BT organizasyonumuz var. Uygulamalı yetkinliklere sahibiz. Fakat müşterilerimize gerçekten faydalı olacak hatta paradigmaları değiştirecek bir bulut dönüşümünü hayata geçirebilmek için ne teknoloji ne de yetkinlikler tek başına yeterli değil, müşterilerin problemlerini de çok iyi anlamak gerekiyor. Bu noktada şirket ile yerel pazardaki büyüme stratejimizi tamamen kanal yapımız ve iş ortaklarımız üzerine kurduk. İş ortaklarımız müşterilerini ve problemlerini bizden çok daha iyi tanıyor. Nasıl çözümlere ihtiyaç duyduğunu bizden daha iyi biliyor. Stratejik olarak bu bilgiden, ATP’nin gücünden ve şirketin ileri teknolojilerinden faydalanarak bulut dönüşümünü iş ortaklarımızla birlikte gerçekleştireceğiz." “Her sektörden ve segmentten müşterinin ihtiyacını karşılayacak, ekosistemi güçlü bir portföy oluşturmaya odaklanıyoruz” Alibaba Cloud Türkiye Ülke Müdürü Onur Oğuz ise zirvede katılımcılara işletmelere güvenilir, esnek ve yüksek performanslı bir bulut altyapısı sunmayı hedefleyen ENS (Edge Node Service) hizmetini detaylarıyla aktardı. Şirketin The Forrester WaveTM tarafından global bulut platformları değerlendirme raporunda lider kategoride yer aldığına dikkat çeken Oğuz, lider şirketlerden biri olmalarının en önemli etmenlerinin bulut servisleri portföyü, stratejileri, altyapıları, yapay zeka alanındaki servisleri olduğunu söyledi. Oğuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Stratejimize bakacak olursak, her sektörden ve segmentten müşterinin ihtiyacını karşılayacak, zengin ve güçlü, teknik yetkinliği ve destek hizmetleri kalitesi yüksek, ekosistemi güçlü bir portföy oluşturmaya odaklanıyoruz. En önemlisi ürün ve hizmetlerimizin sürdürülebilir ve ulaşılabilir olmasını önemsiyoruz. Bulut servislerimizi kullandığınızda gelecekteki ihtiyaçlarınızı karşılamasına ve maliyetlerin sürdürülebilir olmasına odaklanıyoruz. Türkiye’deki ENS servisi yatırımımızı yaptık ve işlem gücü, konteynır, depolama, ağ oluşturma, yönetim, güvenlik gibi kritik servislerimizi getirip, müşterilerimizin, ekosistemimizin kullanımına sunmaya başladık. Müşterilerimizin, düşük gecikme süresi, verinin Türkiye’de barındırılması, etkin hibrit bulut mimarileri oluşturma gibi teknik ihtiyaçlarını karşılayarak, bulut dönüşümlerini ve inovasyonlarını hızlandırmalarına yardımcı olmayı hedefliyoruz.’’ ATP China Genel Müdürü Onur Yavuz ise katılımcılara Burger King China’nın Alibaba Cloud ile dijital dönüşüm yolculuğunu anlattı. Zirve, Transferchain Kurucu Ortağı Tuna Özen, Porty Smart Tech Teknoloji Proje Müdürü Yasin Turalı ve Unoverta Kurucu Ortağı Emre Aytekin’in Alibaba Cloud deneyimlerini aktardıkları panelin ardından düzenlenen workshop ile sona erdi.
Getac, yeni nesil ZX10 tabletini tanıttı
15 Ocak 2025 Çarşamba - 12:02 Getac, yeni nesil ZX10 tabletini tanıttı Getac, 10’inçlik yeni nesil ZX10 tabletini tanıttı. Tablet, yapay zekaya hazır performansı ve tamamen rugged olmasıyla öne çıkıyor. Getac Teknoloji; hafif tasarımı, güçlü yapay zekaya hazır performans ve sezgisel Android işlevselliğiyle birleştiren yeni nesil ZX10 tabletini piyasaya sürdüğünü duyurdu. Tabletin 10 inç boyutunda tamamen rugged Android tablet olduğu belirtildi. Yeni ürün; kamu güvenliği, kamu hizmetleri, ulaşım ve lojistik gibi sektörlerde çalışan profesyonelleri hedefliyor. Yapılan açıklamaya göre, yeni nesil ZX10’un kalbinde Qualcomm’un QCS6490 işlemcisi ve gelişmiş yapay zeka yeteneklerini desteklemek ve düşük güç seviyelerinde bile şaşırtıcı performans sunmak için özel olarak tasarlanmış Nöral İşlemci Birimi (NPU) yer alıyor. Diğer önemli özellikler arasında yıldırım hızında veri aktarımı için gelişmiş bellek (8GB LPDDR5) ve aynı anda birden fazla uygulama çalıştırırken sorunsuz ve kesintisiz bir kullanıcı deneyimi için 256GB’a kadar çıkan Evrensel Flash Depolama (UFS) yer alıyor. Cihaz, yağmurda ve eldiven giyerken etkili kullanım için güneş ışığında okunabilir teknolojiye ve kapasitif çoklu dokunmatik ekrana sahip yükseltilmiş 1.000 nit LumiBond ekrana sahip. Şiddetli yağmur ve/veya aşırı düşük sıcaklıklarda hızlı, doğru not alma ve veri girişi için isteğe bağlı aktif dijital kalemi de mevcut. Ürün, optimum mobil ağ kapsamı için çift SIM teknolojisi (Nano SIM + eSIM) içerirken WiFi 6E, Bluetooth 5.2 ve isteğe bağlı özel çift bantlı GPS, hızlı veri aktarımı ve konum konumlandırma özellikleri sunuyor. Daha kapsamlı veri toplama ve iletişim ihtiyaçları olanlar için cihaz 4G LTE ve 5G Sub-6, Yakın Alan İletişimi (NFC) (ödemesiz) ve bir barkod okuyucu ile yapılandırılabiliyor. Ürün, kesinti veya gecikme olmaksızın tam vardiya çalışmayı destekleyen, çalışırken değiştirilebilir çift bataryalı bir tasarıma sahip. Ayrıca, cihazı forkliftlere veya diğer araçlara monte etmek isteyen müşteriler için tek bir batarya ile de yapılandırılabiliyor. Daha uzun pil ömrüne ihtiyaç duyanlar için isteğe bağlı yüksek kapasiteli Li-ion pil paketi mevcut. Ürün hakkında değerlendirmede bulunan Getac Technology Corporation Başkanı James Hwang, "Sahada çalışan profesyoneller için cihaz ağırlığı, özellikle uzun süreler boyunca taşırken ve/veya kullanırken üretkenlik üzerinde önemli bir etkiye sahip olabiliyor. Yeni nesil ZX10 şu anda piyasada bulunan en hafif 10 inç tamamen rugged tablet olmakla kalmıyor, aynı zamanda yapay zekaya hazır performans, kapsamlı yapılandırılabilirlik, tamamen rugged olmasının verdiği emniyet ve sezgisel Android işletim sisteminin güçlü kombinasyonu onu çok yönlü cihazlardan biri haline getiriyor" dedi.