TEKNOLOJİ
OMÜ Planetaryum’da personele uzay yolculuğu yaşatan sunum 18 Mart 2026 Çarşamba - 14:38:04 Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Gözlemevi-Planetaryum’da Genel Sekreterlik personeline yönelik işitsel ve görsel sunum gerçekleştirildi. Planetaryum sorumlusu Dr. Selami Kalkan tarafından yapılan sunumda, katılımcılara uzayın derinliklerine uzanan kapsamlı bir anlatım sunuldu. Gezegenlerden yıldızlara, ışık hızından karadeliklere kadar birçok başlıkta yapılan bilgilendirmeler sinevizyon gösterimiyle desteklendi. Programda planetaryumun teknik altyapısına da değinildi. 7 metre çapında kubbeli yapıya sahip sistemin, balık gözü (fisheye) mercekli özel projeksiyon cihazı sayesinde katılımcılara gerçeğe yakın üç boyutlu bir izleme deneyimi sunduğu aktarıldı. Sunum kapsamında Stellarium programı ve özel efektler kullanılarak yön bulma teknikleri, takımyıldızları, göktaşı yağmurları ve galaksiler etkileşimli şekilde anlatıldı. Güneş’in batışıyla birlikte gökyüzünde beliren gezegenler ve yıldızların hareketleri sanal ortamda gösterilerek katılımcıların uzay gözlemlerine ilişkin farkındalığı artırıldı. Kutup yıldızının bulunması, Zodyak kuşağı ve takımyıldızlarının mitolojik karşılıklarının da ele alındığı programın ardından planetaryum ortamında evrene ilişkin yaklaşık 20-25 dakikalık film gösterimi yapıldı. Etkinlik, katılımcıların planetaryum deneyimini yerinde gözlemlemesinin ardından sona erdi. Her yıl farklı yaş gruplarından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan planetaryumda gösterimlerin hafta içi 09.30, 11.00, 13.30 ve 15.00 saatlerinde gerçekleştirildiği, salonun 30 kişilik kapasiteye sahip olduğu ve rezervasyon için en az 20, en fazla 30 kişilik grupların kabul edildiği belirtildi. Gözlemevinde ise Karadeniz Bölgesi’nde uygun gözlem gecelerinin sınırlı olması nedeniyle yalnızca belirli günlerde ve uygun hava koşullarında bilimsel gözlem yapılabildiği ifade edildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:32 Dicle Elektrik’ten ekonomiye 642 milyon liralık katkı Dicle Elektrik, son beş yılda 3 bin 441 trafonun geri dönüşümünü gerçekleştirerek 642 milyon liraya denk gelen ekonomik kaynağın korunmasını sağladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, çevre ve ekonomi odaklı projelerine hız kesmeden devam ediyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa’da bulunan trafo geri dönüşüm atölyelerini modernize ederek kapasitesini artıran şirket, kullanım ömrünü tamamlamış ya da çeşitli nedenlerle devre dışı kalan trafoları yenileyerek enerji altyapısına kazandırıyor. Çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalan trafoların yenilenerek tekrar hizmete sunulduğunu ve bu sayede sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlandıklarının altının çizen Dicle Elektrik Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, "Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki geri dönüşüm merkezlerimiz bölgemiz için önemli bir değer oluşturuyor. Son beş yıl içinde çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalmış Diyarbakır’daki merkezde 2 bin 2, Şanlıurfa’daki merkezde ise bin 439 trafonun geri dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdik. Böylece hizmet verdiğimiz 6 ilin tamamına hitap eden iki merkezimizde toplamda 3 bin 441 trafo yenileyerek tekrar kullanıma hazır hale getirdik. Döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden olan bu çalışmalarımızla ekonomimize yaklaşık 642 milyon liralık bir katma değer sağladık. Ciddi yatırımlarla modernize ettiğimiz geri dönüşüm atölyelerimiz aynı zamanda sahada görev yapan teknik ekiplerimiz için de önemli birer uygulama ve eğitim alanı işlevi görüyor. Burada yapılan çalışmalar hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de teknik personelimizin deneyimini geliştiren birer eğitim merkezi niteliği taşıyor" dedi. Dicle Elektrik tarafından modernize edilen geri dönüşüm atölyelerinde trafoların yenilenmesinin yanı sıra çevresel etkileri azaltan çalışmalar da yürütülüyor. Atölyelerde yüzlerce ton trafo yağı rafine edilerek yeniden kullanılabilir hale getiriliyor. Bu sayede hem maliyet avantajı sağlanıyor hem de çevreye verilmesi muhtemel zararların önüne geçiliyor. Aşırı yüklenme, kaçak tüketim veya dış müdahaleler gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelen trafoların yeniden değerlendirilmesi, enerji altyapısının daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesine de katkı sunuyor.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:00 Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler Rize TOBB Fen Lisesi öğrencileri çay atığından yüzde 100’e yakın antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama ürünü geliştirdiler. Türkiye’nin çay başkenti Rize’de, çay atığından yola çıkan lise öğrencileri dikkat çekici bir bilimsel çalışmaya imza attı. Rize TOBB Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Derin Şengül, Çağan Gültekin ve Leyla Omar, bölgede büyük miktarlarda oluşan çay atığını değerlendirerek antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama geliştirdi. Yılda 83 bin ton çay atığı Çay bahçelerinden toplanan yeşil çay filizlerinin fabrikalarda işlenirken ayrılan lifli kalın kısımları; çay atığı veya çay çöpü olarak adlandırılıyor. Araştırmalara göre Türkiye’de çay üretimi sonucunda yılda yaklaşık 83 bin ton çay atığı oluşuyor. Öğrenciler, bu büyük atık kaynağını bilimsel bir fırsata dönüştürerek çay posasındaki doğal bileşenleri kullanıp gümüş nanoparçacıklarla güçlendirilmiş hijyenik bir yüzey kaplama teknolojisi geliştirdi. Gümüşün yeşil yolculuğu "Gümüşün Yeşil Yolculuğu: Atık Çay Polifenolleri ile Güçlendirilmiş Hijyenik Kaplama Teknolojisi" adı verilen proje, yapılan laboratuvar testlerinde yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki göstererek dikkat çekti. Proje aynı zamanda TÜBİTAK 2204A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda binlerce proje arasından ilk 6’ya girerek önemli bir başarı elde etti. Sağlık ve hijyen alanında oldukça önem taşıyan projenin farklı testler yapılarak daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Antibakteriyal kalkan Geliştirilen antibakteriyel kaplama, su bazlı vernik ve benzeri kaplama malzemelerine entegre edilerek farklı yüzeylerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Boya, vernik ve çeşitli kaplama ürünlerinin içine katılarak duvarlar, masa yüzeyleri, kapı kolları gibi temasın yoğun olduğu alanlarda uygulanabileceği belirtildi. Özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve kuaförler gibi hijyenin kritik olduğu ortamlarda yüzeyleri bakterilere karşı daha güvenli yapacağı ifade edildi. "Sıfır atık kapsamında, çay atığını değerlendirdik" Projenin fikir aşamasını anlatan öğrencilerden Derin Şengül, bakterilerin yüzeylerde oluşturduğu risklerin bu çalışmanın çıkış noktası olduğunu belirtti. Şengül, "Yaptığımız araştırmalarda bakterilerin birçok yüzeyde ciddi sorunlara yol açtığını gördük. Antibakteriyel kaplamaların bu soruna karşı etkili bir çözüm olduğunu fark ettik ancak bu kaplamaların çok yaygın kullanılmadığını gördük. Bu nedenle kendi kaplamamızı geliştirmeye karar verdik. Gümüş nanoparçacıklar geniş yüzey alanı sayesinde güçlü antibakteriyel özellik gösteriyor. Bu yüzden ana ham madde olarak gümüş nanoparçacık kullanmaya karar verdik. Bunun yanında sıfır atık yaklaşımı kapsamında çay atığını değerlendirmeyi hedefledik" şeklinde konuştu. Hastanelerden okullara kadar geniş kullanım alanı Projede yer alan öğrencilerden Leyla Omar ise bakterilerin yalnızca hastanelerde değil günlük yaşamın birçok alanında bulunduğunu söyledi. Omar, "Kaplamayı üretirken çevre dostu yeşil sentez yöntemini kullandık. Ayrıca su bazlı vernik ile gümüş iyonlarını entegre ettik. Bu sayede kokusuz ve renksiz bir kaplama elde ettik. Duvarlar, masa yüzeyleri ve birçok farklı yüzeyde kullanılabilir. Hastaneler ve sağlık kuruluşları, laboratuvarlar, kuaförler, gıda üretim tesisleri, okullar ve toplu yaşam alanları olabilir. Yaptığımız testlerde bakterilerin üremesi için en uygun ortamda bile kaplamanın yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki gösterdiğini gördük. Farklı ortamlarda yaptığımız deneylerde yüzde 100’e varan antibakteriyel etkinlik de gözlemledik" dedi. Zorlu ama başarılı bir süreç Projede yer alan öğrencilerden Çağan Gültekin ise projenin uzun ve zorlu bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktığını söyledi. Gültekin, "Proje boyunca ekip olarak sürekli birlikte çalıştık. Bazen derslerle birlikte yürütmek zor oldu, çok yorulduk ve bazı denemelerde başarısız olduk. Ancak pes etmedik. Her başarısızlıktan sonra tekrar denedik ve hatalarımızdan öğrenmeye çalıştık. Sonunda böyle bir proje ortaya çıktı ve projemizin daha da gelişeceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Farklı çalışmalar öğrencilerime ilham verdi" Projeye rehberlik eden Rize TOBB Fen Lisesi Kimya Öğretmeni Kadriye Dinç, öğrencilerin yerel bir atıktan yola çıkarak böyle bir teknoloji geliştirmesinin oldukça değerli olduğunu söyledi. Dinç, "Uzun yıllardır öğrencilerle birlikte projeler yaparak onları bilimle tanıştırmaya çalışıyorum. Okulumuzda artık bilimle ilgili bir kültür oluştu diyebilirim. Gerçekten öğrencilerimiz çok meraklı ve bu meraklarının her geçen gün arttığını görüyorum. Onların bu ilgisi bize yansıyınca biz de kayıtsız kalamıyoruz. Sene başında öğrencilerim ’Hocam çok güzel bir proje fikrimiz var’ dediklerinde ben de gerçekten çok heyecanlanmıştım. Projeyi dinlediğimde değerli bir çalışma olabileceğini düşündüm ve öğrenciler araştırmalarına başladılar. Ülkemizde yürütülen sıfır atık politikası ve yeşil sentez yaklaşımı, yani çevreye zarar vermeden faydalı ürünler üretme çabası her geçen gün daha da önem kazanıyor. Öğrencilerimiz de bu yaklaşımın içinde olmak istediler. Çalışmalarında bir atık ürün kullanmayı düşündüler ve bunun yerel bir atık olmasını istediler. Rize’de çok sayıda çay fabrikası var ve bu nedenle oldukça fazla çay atığı oluşuyor. Çay üzerine yapılan farklı çalışmalar da öğrencilerimize ilham verdi. Üniversitemizde ve çeşitli kurumlarda çay atığıyla ilgili çok güzel projeler yapıldığını gördüler. Bunun üzerine ’Öğretmenim biz de çay atığını kullanabiliriz’ diyerek çalışmaya başladık" dedi. "Test sonuçları başarılı çıktı" Projede sağlık alanına yönelik bir çözüm geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Dinç, çalışmanın nanoteknoloji ve çevre dostu üretim anlayışını buluşturduğunu ifade etti. Dinç, "Ne yapabiliriz diye düşünürken sağlık alanına yöneldik. COVID-19 pandemisi ve hastane enfeksiyonları gibi sorunlar öğrencileri bu alanda bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Gümüş, altın ve çinko gibi parçacıkları değerlendirmeye başladılar. Gümüşün antibakteriyel özelliği biliniyor ancak maliyeti yüksek. Biz de gümüşü çay atıklarıyla birleştirerek nanoteknoloji yardımıyla nano düzeyde üretip kaplama malzemesine entegre ederek antibakteriyel bir ürün elde etmeyi hedefledik. Yaptığımız analizler sonucunda çayın bu çalışma için oldukça uygun bir materyal olduğunu gördük. Öğrenciler su bazlı ve çevre dostu bir vernik kullanarak elde ettikleri nanoparçacıkları kaplamaya entegre ettiler. Böylece yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama ürünü ortaya çıktı. Küçük bir prototip oluşturduk ve bunu ilimizdeki ilgili kurumların laboratuvarlarında test ettik. Sonuçlar bizi gerçekten heyecanlandırdı çünkü kaplamanın antibakteriyel özellik gösterdiği görüldü. Proje şu anda geliştirme aşamasında. Ar-Ge çalışmalarıyla ilerletmeyi planlıyoruz. Hastaneler, laboratuvarlar, gıda sektörü ve bakterinin üreyebildiği birçok ortamda kullanılabileceğini düşünüyoruz. TÜBİTAK 2204A yarışmasında binlerce proje arasından önce ilk 6’ya girdik. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon oldu. Henüz ticari bir teklif yok ancak proje geliştikçe çok daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyoruz" diye konuştu. Pandemiler ve bulaşıcı hastalıklar açısından önemi COVID-19 pandemisi, virüs ve bakterilerin yüzeyler üzerinden de hızla yayılabildiğini tüm dünyaya gösterdi. Hastaneler, okullar, toplu taşıma araçları ve kamuya açık alanlarda yüzey hijyeninin ne kadar kritik olduğu bu süreçte daha net ortaya çıktı. Rize TOBB Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği antibakteriyel kaplama, bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor. Yüzeylerde bakteri oluşumunu büyük ölçüde engelleyebilen bu teknoloji; özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve toplu kullanım alanlarında hijyen seviyesini artırabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Yerel bir tarım atığı olan çay atığından geliştirilen bu kaplama, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çevre dostu ve yenilikçi bir yaklaşım sunması bakımından dikkat çekiyor.
Egeli gençler yenilikçi projeleri ile geleceğin teknolojilerini şekillendirecekler
14 Ocak 2025 Salı - 11:25 Egeli gençler yenilikçi projeleri ile geleceğin teknolojilerini şekillendirecekler TEKNOFEST’in akademik paydaşı olan Ege Üniversitesi, dünyanın en büyük teknoloji yarışmalarına güçlü bir şekilde katılmaya hazırlanıyor. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Türkiye’nin tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, sağlık temalı bir araştırma üniversitesi olarak, 51 ana kategori ve 117 alt kategoride düzenlenecek yarışmalarda bilim ve teknoloji temalı yenilikçi projelerle yer alacağız” dedi. Türkiye’nin en büyük teknoloji etkinliği TEKNOFEST, 2025 yılı için başvuruları devam ediyor. TEKNOFEST 2025’in ilk durağı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olacak. Ardından, İstanbul, TEKNOFEST 2025’e ev sahipliği yapacak ve bu yıl birbirinden heyecan verici teknoloji yarışmalarına imza atacak. TEKNOFEST 2025 başvuruları, 20 Şubat 2025’e kadar devam edecek. Bu yılki etkinlik, ilkokuldan üniversiteye kadar geniş bir yaş grubuna hitap ediyor. Geçen yıl Adana’da gerçekleşen festivalde, Ege Üniversitesinin (EÜ) farklı fakültelerinden öğrenciler yenilikçi projeleri ile hem teknoloji dünyasında iz bıraktı hem de elde ettiği başarılarla dikkat çekti. EÜ her sene olduğu gibi TEKNOFEST 2024’te de başarıdan başarıya koştu. EÜ’nün EGESAM-BİYOİZLEM Takımı, TEKNOFEST 2024’te “İnsanlık Yararına Teknoloji” yarışmasının “Sağlık ve İlk Yardım” kategorisinde birincilik ödülü aldı. Doktora Bilim Ödülleri kapsamında “Sağlık ve Yaşam Bilimleri” alanında Dr. Esra Atalay Şahar EÜ Fen Bilimleri Enstitüsündeki tezi ile ikincilik ödülü kazandı. Ege ROV Takımı, “İnsansız Sualtı Sistemleri” yarışmasında üçüncülük ödülü ve “En İyi Tasarım” ödülü ile döndü. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST, teknolojik gelişmeleri yaygınlaştırmayı ve gençlerin teknolojiye olan ilgisini artırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda gençleri araştırma, geliştirme ve inovasyona teşvik ediyor, yerli ve milli teknoloji üretimini artırıyor, teknoloji ve bilim alanında farkındalık oluşturuyor. TEKNOFEST; teknoloji yarışmaları, hava gösterileri, konserler, söyleşiler gibi Gençlere kariyer yolculuklarında yol gösterici olan festival, sektör temsilcileri ile öğrencileri buluşturarak geniş bir profesyonel ağ oluşumuna fırsat tanıyor. Gerçekleştirilen projeler sayesinde öğrencilerin teknolojik problemlere çözüm üretme yetenekleri güçleniyor. Çalışmalar sırasında edindikleri becerileri ise teorik bilgilerini pratiğe dökmelerini sağlıyor. TEKNOFEST 2025’in ilk durağı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olacak TEKNOFEST, 2025 yılında sınırlar aşmaya hazırlanıyor. 2018 yılından bu yana toplamda 10 kez düzenlenen TEKNOFEST; dost ve kardeş coğrafyaları, teknoloji yarışmaları ve unutulmaz bir festival deneyimi ile buluşturuyor. TEKNOFEST KKTC kapsamında gençler 7 farklı kategorideki teknoloji yarışmasında hayallerini gerçeğe dönüştürürken Doğu Akdeniz’de 7’den 70’e Millî Teknoloji Hamlesi heyecanı yaşanacak. Bu yıl teknoloji ve inovasyonda çığır açacak yeni yarışmaların düzenleneceği etkinlik, 1-4 Mayıs tarihleri arasında Ercan Havalimanı Eski Terminal Binası’nda gerçekleştirilecek. 2025 yılında 51 farklı kategoride yarışma heyecanı, TEKNOFEST İstanbul’da Her yıl yenilenen yarışma kategorileriyle dikkat çeken ve Türkiye’nin en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarına ev sahipliği yapan TEKNOFEST, 2025 yılında 51 ana kategori ve 117 alt kategoride gerçekleştirilecek. TEKNOFEST 2025 Teknoloji Yarışmalarına başvurular devam ediyor.
Uzmanı uyardı: Giysilerdeki algoritmik motifler ve makyaj yüz tanıma sistemlerini yanıltabilir
12 Ocak 2025 Pazar - 12:53 Uzmanı uyardı: Giysilerdeki algoritmik motifler ve makyaj yüz tanıma sistemlerini yanıltabilir Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, şapka, gözlük ve kıyafetlerdeki bir takım algoritmik motiflerin ve özel makyajların yüz tanıma sistemlerini yanıltarak ciddi güvenlik açığına neden olabileceklerini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, güvenlik alanında gelişen yüz tanıma sistemleriyle birlikte bu sistemlerle birlikte geliştirilen aldatıcı yöntemlere dikkat çekerek, “Yapay zeka teknolojilerinin hızlıca ilerleyişine paralel olarak gözetleme ve yüz tanıma sistemlerinde etkin başarılar elde edildi. Bazı insanlar yüz tanıma sistemlerinin kendi özgürlüklerini kısıtladıklarını düşünüyorlar. Bir yandan da suçlular için bunun farklı bir aldatma sistemi de devreye girmiş durumda. Bu birçok farklı yöntem ile kullanılabiliyor. Özellikle gözetleme kameralarını ve yüz tanıma sistemlerini alt etmek için bunlar kullanılmakta. Bunlardan en başında da ’CV Dazzle’ olarak bilinen ve daha önce çeşitli protestolarda gördüğümüz bir yöntem de söz konusudur. Özellikle çeşitli gözlükler ve şapkalar kullanılarak, kameralardan yüzleri saklama ve kameraların çalışma mantığını bozacak nitelikte olan unsurlar veya algoritmalar mevcut. Yüzün tanınmasını ve tespit etmesini sağlayacak bu algoritmik yapıya aslında aldatmaya yönelik de çeşitli makyajlar yapılabiliyor. Aynı zamanda giyilebilir çeşitli kıyafetler açısından da bu durum söz konusu. Kıyafetlerin üzerine de plaka tanımı ve çeşitli sahte plakalar yerleştirilerek, kameranın yüzü değil plakayı algılaması sağlanıyor” dedi. “Bu tür kıyafetlerin satışı denetlenmeli” Doç. Dr. Sefer Darıcı, ülkemizde karşılaşılmasa da yurt dışında sıklıkla karşılaşılan bu kıyafetlerin ülkeye girişi ve satışının denetlenmesi gerektiğine vurgu yaparak, “Yüze yapılan makyajda algoritmanın yüzü tanımlayacağı belirli noktaları hedef alarak, o algoritmanın aslında tanımlama yapmasını güçleştiren bir yapı söz konusu olabiliyor. Çok farklı makyaj teknikleri ve kübik tasarımlar kullanılabiliyor. Ancak yapay zeka uygulamaları da bu aldatmacalara yönelik yeniden güncelleniyor. Türkiye’de de buna ilişkin herhangi bir makyajın yapıldığına dair bir veriye henüz ulaşmadık ama ilerleyen süreçte özellikle bunu örnek alan çeşitli suç vakalarını ve kriminal vakaları da görebiliriz. Sadece protesto eylem veya özgürlükle alakalı çeşitli düşünceler için değil suçlular da bunu kendileri için kullanabiliyorlar. Bu tarzdaki makyajların yapılması herhangi bir şekilde görüntü kaydı olsa dahi, görüntü kaydı olsa dahi kişinin yüz tanımlamasını imkansız hale getirebilir. Bu ileride polis ve jandarma ve istihbarat teşkilatımız için de sorun teşkil edebilir. Özellikle yurt dışı menşeili satışı yapılan çeşitli kıyafetler tanıma sistemlerini aldatabiliyor. Buna özellikle dikkat etmek gerekiyor. Yüz tanıma veya suçlu tespitinde zorluk düşünülen bu tarzda durumlara yönelik şimdiden önlem alınması gerekiyor. Bu tarzdaki kıyafetlerin satışı veya bu tarzdaki makyajların yapımı noktasında detaylı bir denetim şart” şeklinde konuştu.
Başkan Sandıkçı: "Canik’te bilim ve teknolojiye yön veren bir nesli inşa ediyoruz"
12 Ocak 2025 Pazar - 11:51 Başkan Sandıkçı: "Canik’te bilim ve teknolojiye yön veren bir nesli inşa ediyoruz" Samsun’un Canik Belediyesi tarafından hayata geçirilen Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencileri, hazırladıkları projelerle hayran bıraktı. Belediye Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’te bilim ve teknolojiye yön veren bir nesli inşa ediyoruz" dedi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü 3. Proje Şenliği düzenlendi. Tasarımları ve üretimleri kendilerine ait olan projeleri görücüye çıkaran Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencilerinin hazırladığı yapay zeka destekli projeler, ziyaretçiler tarafından büyük alkış aldı. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde teknolojiyi üreten bir nesil yetiştirdiklerine işaret eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’te bilim ve teknolojiye yön veren bir nesli inşa ediyoruz" diye konuştu. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde öğrencileri, bilim ve teknoloji alanında uygulamalı eğitimlerle bir araya getirmeye devam ettiklerini ifade eden Başkan Sandıkçı, "Geleceğin teknolojilerini üreten bir nesli yetiştirmenin gayesiyle çalışmalarımızı aralıksız bir şekilde sürdürüyoruz. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde öğrencilerimizi bilim ve teknoloji alanında uygulamalı eğitim programlarıyla birlikte, yapay zeka ve siber güvenlik alanlarında eğitim programları ile bir araya getiriyoruz. Özellikle siber güvenlik ve yapay zeka konularında düzenlediğimiz seminer ve konferanslarla öğrencilerimizi, alanında uzman isimlerle bir araya getirmeye devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde gerçekleşen şenlikte, öğrenciler tarafından hazırlanan 95 proje sergilendi. Afet ve acil durumlarda yaşam güvenliği, gökyüzü gözlem aracı gibi pek çok farklı konu başlığında hazırlanan projenin sergilendiği şenlikte, yapay zeka entegrasyonu sağlanan projeler ise ziyaretçileri hayran bıraktı. Hazırladıkları özgün projelerden dolayı Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencilerini tebrik eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Aldıkları eğitimlerle bilim ve teknolojiyi özgün fikirleriyle harmanlayıp geleceğe dair insan ve eğitim odaklı projeler hazırlayan tüm öğrencilerimizi yürekten kutluyorum" diye konuştu.
ASO 1. OSB ve Çorum OSB arasında mesleki eğitim iş birliği protokolü imzalandı
10 Ocak 2025 Cuma - 13:47 ASO 1. OSB ve Çorum OSB arasında mesleki eğitim iş birliği protokolü imzalandı Ankara Sanayi Odası (ASO) 1. Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile Çorum Organize Sanayi Bölgesi arasında, Sanayici İşbirliği ile Mesleki Eğitim Projesi (SİMEP) kapsamında mesleki eğitim iş birliği protokolü imzalandı. Çorum Valiliği’nde düzenlenen törene; Çorum Valisi Ali Çalgan, ASO 1. OSB Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Akdaş, Sincan Kaymakamı Levent Kılıç, ASO 1. OSB Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Tütek, Bölge Müdürü Cüneyt Çalık, Çorum OSB Yönetim Kurulu üyeleri, İl Milli Eğitim Müdürü ve çok sayıda sanayici katıldı. Törende konuşan Çorum Valisi Ali Çalgan, SİMEP Projesi’nin sanayi ve eğitim dünyası için büyük bir kazanım olduğunu belirterek, “Sanayimizin sürdürülebilir kalkınması için nitelikli iş gücüne ihtiyaç var. Bu iş birliğiyle gençlerimizi geleceğe daha iyi hazırlamayı hedefliyoruz. Mesleki eğitime yapılan her yatırım, ülkemizin geleceğine yapılan bir yatırımdır. Bu projeyi farklı OSB’lerde de yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz” ifadesini kullandı. ASO 1. OSB Başkanı Niyazi Akdaş ise konuşmasında, sanayicilerin en büyük sorunlarından birinin nitelikli iş gücü ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, “Bu protokol, hem gençlerimizin meslek sahibi olmasını sağlayacak hem de sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu kalifiye iş gücünü karşılayacak. SİMEP Projesi ile mesleki eğitimi ülke genelinde yaygınlaştırmak istiyoruz” dedi. Protokol kapsamında, mesleki eğitim ile sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün artırılması ve gençlerin meslek sahibi olarak sanayiye kazandırılması hedefleniyor. SİMEP Projesi, farklı OSB’lere de taşınarak ülke genelinde yaygınlaştırılacak. Proje çerçevesinde öğrencilere hem teorik hem de uygulamalı eğitimler verilerek, gençlerin iş hayatına donanımlı bir şekilde başlamaları sağlanacak. Ayrıca, iş dünyası ile eğitim kurumları arasında daha güçlü bağların kurulması ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlanması amaçlanıyor. Protokol ile SİMEP Projesi’nin farklı bölgelerde yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Türkiye ’siber kıyamet’ gününe hazırlanıyor
10 Ocak 2025 Cuma - 11:15 Türkiye ’siber kıyamet’ gününe hazırlanıyor Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, yeni kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı’nın şifreleme mekanizmalarının kuantum bilgisayarlarla çözüldüğü bir kıyamet senaryosu olan ‘Q Günü’ için hazırlık niteliğinde olduğunu belirterek, "Siber güvenlik, bizim en önemli problemlerinizden bir tanesi haline gelebilir” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 117’nci Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne göre siber güvenliğin sağlanması amacıyla politika, strateji ve hedefleri belirleyecek, siber güvenlik alanında bilinçlendirme yapacak ve siber güvenlik ekosistemi ile yerli ve milli ürün ve teknolojilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapacak olan Siber Güvenlik Başkanlığı kuruldu. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, Siber Güvenlik Başkanlığı hakkında açıklamalarda bulundu. “En önemli problemimiz haline gelebilir” Doç. Dr. Sefer Darıcı, siber güvenliğin ülkeler için en önemli problemlerden biri haline gelebileceğini ifade ederek, ”Türkiye’de farklı kurumlar siber güvenlik noktasında iyi bir geçmişe sahip. Bununla ilgili farklı kurumlar kendi bünyelerinde farklı çalışmalar yapıyorlardı ve buna ilişkin hem önlemler hem de geleceğe ilişkin senaryolar düzeyinde çalışmalar yürütüyorlardı. Ancak bunun tek bir noktadan ve koordineli bir şekilde hareket edecek olması önem taşıyor. Çünkü ilerleyen süreçte özellikle kuantum bilgisayarların kullanılmasıyla birlikte ‘Q Günü’ olarak nitelendirdiğimiz durumun tüm ülkeler için kaosun söz konusu olabileceği ve tüm devlet şifrelerinin kullanmış olduğu sistemlerin ve şifreleme mekanizmalarının kuantum bilgisayarlarla çözüldüğü bir kıyamet senaryosu da akademisyenler tarafından konuşuluyor. Siber güvenlik bizim en önemli problemlerimizden bir tanesi haline gelebilir” dedi. ‘Q Günü’ gibi yani kuantum bilgisayarlar sayesinde siber saldırıların söz konusu olduğu bir güne hazırlık yapılması gerektiğini belirten Doç. Dr. Darıcı, ”Geçmişte de birçok olayda siber güvenliğin aslında nasıl önemli olduğunu görmüş olduk. Örnek verecek olursak uçaklar havalanmadı ve çeşitli güvenlik noktalarında bu problemler yaşandı. İlerleyen süreçte özellikle bütün iş ve işlemlerimizi dijital üzerinden hallettiğimiz, bütün kamusal işlemlerin birçoğunun dijital üzerinden yürütüldüğü bir yapı içerisinde bulunuyoruz. ‘Q Günü’ gibi yani kuantum bilgisayarlar sayesinde çeşitli şifreleme mekanizmalarının çözülmesi ve siber saldırıların söz konusu olduğu bir güne hazırlık yapılması gerekiyor. Ayrıca Türkiye’de en önemli eksikliklerden bir tanesi kamusal düzeyde siber güvenliğin ne olduğu, ne olması gerektiği ve neler yapılması gerektiğinin bilinmesi gerekiyor. Her bir birimin ve her bir kamu kuruluşunun buna ilişkin önlemlerin neler olabileceğine yönelik bir bilgi ve anlayış geliştirmesi gerekiyor. Bu konular, savaş durumlarını içinde bulundurduğundan dolayı coğrafyamız için de çok fazla önem arz ediyor. Bu tarzdaki durumlarda bizim siber güvenliğimiz ayrı bir öneme sahip” diye konuştu. “Uyulması gereken hususlar var” Doç. Dr. Darıcı, Siber Güvenlik Daire Başkanlığı’nın gerekli önlemleri alacağını düşündüğünü söyleyerek, ”Dijital personelin konumunun tespit edilmesinden tutun çok farklı durumlara kadar siber güvenlik mekanizmaları, bunun içerisinde istihbarat bilgileriyle de ilgili kullanılabiliyor. Bu tarzdaki durumlara yönelik olarak Siber Güvenlik Daire Başkanlığı’nın gerekli önlemleri alacağını düşünüyorum. Çünkü bütün kamunun siber güvenlik açısından uyması gereken hususlar çok önemli. Özellikle bazı kurumların özel olarak çok daha farklı önlemler alması gerekiyor. Emniyet teşkilatı, jandarma teşkilatı, istihbarat personeli ve TUSAŞ gibi noktalarda çalışan personelin kişisel verileri ve diğer kurumlarla ilgili yapmış oldukları çalışmalarda verilerin saklanması ve saklandıkları yerlere de erişilememesi en önemli noktalarımızdan bir tanesidir. Yani yıllarca bir proje için çalışıp, geliştiriyorsunuz. Bu proje verilerinin siber güvenlik mekanizmanızdaki bir eksiklikten dolayı çalındığını veya bilgi istihbaratı olarak bunların kaybolduğunu düşündüğünüzde çok büyük güvenlik açığı ortaya çıkacaktır” şeklinde konuştu.
Alper Gezeravcı, öğrencilerle buluştu
09 Ocak 2025 Perşembe - 15:53 Alper Gezeravcı, öğrencilerle buluştu Astronot Alper Gezeravcı, Balıkesir’in Bandırma ilçesinde öğrencilere sürpriz ziyareti gerçekleştirdi. Bandırma Şehit Mehmet Günenç Lisesi’nin Füze Kulübü öğrencilerinin uzun zamandır hayal ettiği an, gerçek oldu. Öğrenciler, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’dan uzaydan döndükten sonra okullarını ve Füze Kulübü’nü ziyaret etmesini istedi. Öğrencilerin bu isteğini kırmayan Alper Gezeravcı, süpriz ziyaret gerçekleştirdi. Şehit Mehmet Günenç Lisesi’nde gerçekleşen ziyaret, büyük bir heyecanla karşılandı. Sürpriz ziyarette, Alper Gezeravcı, öğrencilerle buluşarak uzay serüveninden ve kişisel deneyimlerinden bahsetti. Gezeravcı, öğrencilerle yaptığı samimi sohbetinde, "Uzay çalışmalarının başlamasında kilit rol oynayan Şehit Mehmet Günenç Lisesi’ni ziyaret etmek benim için büyük bir mutluluk. Hem ŞMG’nin hem de Bandırma’nın benim için ayrı bir yeri var" dedi. Füze Kulübü öğrencilerinin yıllarca beklediği bu ziyaret, onları uzaya olan tutkularını daha da pekiştiren unutulmaz bir anıya dönüştü. Astronot Alper Gezeravcı’nın okula ziyaret etmesi, öğrenciler için büyük bir ilham kaynağı oldu. Öğrenciler, "ŞMG’li olmak tarihin omuzlarımıza yüklediği bir sorumluluk ve aynı zamanda tarifsiz bir ayrıcalıktır" diyerek, okullarına ve kulüplerine duydukları gururu dile getirdi.
Canik’te okullara ’akıl ve zeka oyunları sınıfları’
07 Ocak 2025 Salı - 16:08 Canik’te okullara ’akıl ve zeka oyunları sınıfları’ SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik Fen Lisesi’nin yapım çalışmalarının devam ettiğini ve ilçedeki okullara "akıl ve zekâ oyunları sınıfları" kazandırmayı sürdürdüklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçeye yeni eğitim yatırımları kazandırmaya devam ettiklerini belirti. Canik Fen Lisesi’nin yapım çalışmalarının yoğun bir şekilde devam ettiğini kaydeden Başkan İbrahim Sandıkçı, ilçedeki okullara yeni akıl ve zekâ oyunları sınıfları kazandırmayı sürdürdüklerini ifade etti. Eğitim alanına yönelik çalışmalara seferberlik halinde devam ettiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Öğrencilerimizi kaliteli ve nitelikli eğitimle geleceğe hazırlamak için seferberiz" dedi. Canik Fen Lisesi’nin yapım çalışmalarının yoğun bir şekilde devam ettiğini kaydeden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik Fen Lisemizin yapım çalışmaları son hızıyla devam ediyor. Merkezi Hükümet Yatırımlarımız çerçevesinde ilçemize kazandırdığımız Canik Fen Lisemizde modern laboratuvarlar, derslikler, spor salonu, kız ve erkek öğrencilerimiz için öğrenci yurdu, kütüphane ve konferans salonu yer alacak. Canik Fen Lisemizle, ilçemizin kaliteli ve nitelikli eğitim çıtasını daha da yukarıya taşıyoruz. Canik Fen Lisemiz ve ilçemizdeki nitelikli okullarımızla öğrencilerimizin yerinde eğitim almalarını sağlıyoruz" diye konuştu. İlçedeki okullarda yeni Canik akıl ve zekâ oyunları sınıflarını öğrencilerin hizmetine sunmayı sürdürdüklerini belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "İlçemizdeki okullara yeni Canik Akıl ve Zekâ Oyunları Sınıfları kazandırmaya devam ediyoruz. Öğrencilerimizi bilişsel gelişimi destekleyen akıl, zekâ ve strateji oyunlarıyla buluşturuyoruz. Sınıflarımızda 32 farklı akıl, zekâ ve strateji oyunu yer alıyor. Oyun sayısını arttırmaya yönelik çalışmalarımızı, alanında uzman eğitimcilerle birlikte yürütüyoruz. Öğrencilerimizle birlikte ayrıca, ilçemizde düzenlediğimiz etkinlikler ve programlarla tüm vatandaşlarımızı akıl, zekâ ve strateji oyunlarıyla tanıştırıyoruz. Öğrencilerimizin bilişsel becerilerini geliştirmelerine ve yeteneklerini fark etmelerine büyük önem veriyoruz" şeklinde konuştu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: “Bir haftada toplam 282 milyon 33 bin erişim isteği engellendi”
07 Ocak 2025 Salı - 12:09 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: “Bir haftada toplam 282 milyon 33 bin erişim isteği engellendi” Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Siber Olaylara Müdahale Merkezimiz (SOME) tarafından 424 bin 156 adet zararlı internet adresine son bir haftada toplam 282 milyon 33 bin erişim isteği engellendi” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Siber Olaylara Müdahale Merkezi’nin 424 bin 156 zararlı internet adresine son bir haftada 282 milyon 33 bin erişim isteğini engellediğini bildirdi. Uraloğlu, ayrıca yerli yapay zeka teknolojisi ile vatandaşları dolandırmaya yönelik oltalama saldırısı gerçekleştiren 64 bin 115 alan adına erişimin engellendiğinin altını çizdi. Bakan Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesinde faaliyet gösteren Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. USOM Türkiye’nin siber güvenliğini sağlıyor Siber güvenliği geliştirmek ve siber tehditleri önlemek amacıyla USOM tarafından önemli çalışmalar yapıldığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, USOM’un siber olaylara müdahale, ulusal güvenlik ve koordinasyonun sağlanması noktalarında kritik bir görev gördüğünün altını çizdi. Uraloğlu, “USOM yurtiçi ve yurtdışı kaynaklı siber tehditleri önlemek amacıyla alarm, uyarı ve duyurulara ilişkin faaliyetler yürüterek siber kapasite inşası, teknolojik tedbirler, tehdit istihbaratı ve kritik altyapıların korunmasına yönelik hizmetleri ile Türkiye’nin siber güvenliğini sağlıyor” ifadelerini kullandı. Kritik kurum ve kuruluşlar tehdit ve zafiyetlere karşı uyarılıyor USOM bünyesinde sürdürülen çalışmalarla Türkiye’deki kritik kurum ve kuruluşların tehdit ve zafiyetlere karşı uyarıldığını ve bu sayede gerekli önlemlerin alındığının altını çizen Bakan Uraloğlu, “Zararlı bağlantıların tespitinin ardından yapılan kontroller sonrası altyapı seviyesinde erişim engelleniyor. Bu sayede ülkemiz genelinde internet kullanıcılarına ve sistemlerine yönelik yapılabilecek saldırıların önüne geçiyoruz” diye konuştu. “Bir haftada toplam 282 milyon 33 bin erişim isteği engellendi” USOM’un 2013 yılından bu yana toplamda 424 binin üzerinde zararlı yazılım ve siber saldırı bağlantısını tespit ettiğini ve bu bağlantılara erişimin engellediğinin altını çizen Bakan Uraloğlu, “Siber Olaylara Müdahale Merkezimiz (SOME) tarafından 424 bin 156 adet zararlı internet adresine son bir haftada toplam 282 milyon 33 bin erişim isteği engellendi” ifadelerine yer verdi. Bakan Uraloğlu, USOM tarafından geliştirilen yapay zeka teknolojisi ile vatandaşları dolandırmaya yönelik oltalama saldırısı gerçekleştiren 64 bin 115 alan adına erişim engeli getirdiklerini vurguladı. Uraloğlu, USOM tarafından 7 saat içinde Türkiye’deki 838 bin 112 kritik web sitesinin zafiyetlere karşı tarandığının altını çizdi. “Taramalarda 15 bin 330 siber güvenlik açıklığını tespit ederek ilgili kurumları bilgilendirdik” USOM koordinasyonunda kurumların ve kritik altyapı sektörlerinin korunmasına yönelik faaliyetler kapsamında SOME’lerin 7 gün 24 saat görevlerinin başında olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, “USOM bünyesinde 2 bin 317 SOME ekibi, 7 bin 981 uzman personel ve 400 USOM Uzmanı ile ülkemizin siber sahasını koruyoruz. Anlık olarak 17 milyon IP adresine tarama yapıyoruz ve bu taramalarla zafiyete ait riskleri proaktif şekilde tespit ediyoruz. 2024 yılında yaptığımız taramalarda 15 bin 330 siber güvenlik açıklığını tespit ederek ilgili kurumları bilgilendirdik” şeklinde konuştu. “Haftalık 130 taramayla 285 farklı portun servis ve zafiyet taramasını gerçekleştiriyoruz” Siber olaylara müdahale noktasında yerli ve milli yazılımların da önemli katkılar sağladığının altını çizen Bakan Uraloğlu, Avcı, Azad ve Kasırga gibi tamamen iç kaynaklara geliştirilen projelerle ulusal siber güvenlikte örnek teşkil edecek çalışmalara imza attıklarını vurguladı. Uraloğlu, “İnternete açık kaynaklara ilişkin zafiyet taraması faaliyetlerini yürüttüğümüz Kasırga projemiz ile haftalık 130 taramayla 285 farklı portun servis ve zafiyet taramasını gerçekleştiriyoruz” açıklamasında bulundu.
Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü bilim dolu bir yılı geride bıraktı
06 Ocak 2025 Pazartesi - 11:53 Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü bilim dolu bir yılı geride bıraktı Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü bilim dolu bir nesil yetiştirilmesi adına binlerce öğrenciye ulaşarak 2024 yılında önemli başarılar elde etti. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “2024 yılı, Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü için bilimsel ve eğitsel anlamda büyük başarılarla dolu bir yıl oldu. 2025 yılı için de hedefimiz bu başarıyı daha da büyütmek, daha fazla evladımıza ulaşmak ve bilimsel eğitimle donanmış nesiller yetiştirmek” dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü 2024 yılında bilim ve teknolojinin yaygınlaştırılması, gençlerin bu alanlarda farkındalıklarının artırılması ve bilim dolu bir nesil yetiştirilmesi adına binlerce öğrenciye ulaşarak bilimin ışığında eğitici ve öğretici bir sene geçirdi. TEKNOFEST’in kalıcı izlerinden biri olarak Kent Park içinde hayata geçirilen Bilim Samsun 2024 yılı boyunca 80 bin 810 öğrenciye eğitim verdi. Bu süreçte birçok önemli etkinliğe imza atarak 8 farklı atölye ile öğrencilere deneyimsel öğrenme fırsatları sunarak bilimsel keşiflerine de katkı sağladı. Resim sergileri, veli çocuk etkinlikleri ay gözleme etkinlikleri gibi etkinliklerin yanı sıra ara tatil ve yaz tatillerinde düzenlenen atölye etkinlikleri öğrencilerin tatil boyunca bilimsel keşifler yaparak eğlenceli zaman geçirmelerini sağladı. Bilim Samsun daha geniş kitlelere tanıtıldı Yaz aylarında düzenlenen çocuk şenlikleri, Bilim Samsun bahçesinde dört farklı etkinlikle gerçekleştirildi. 2024 yılı boyunca Bilim Samsun, çeşitli TÜBİTAK projelerine ev sahipliği yaptı ve Erasmus+projesi kapsamında yurt dışından gelen öğrencilere ve öğretmenlere yönelik atölye etkinlikleri düzenlendi. Ayrıca, TÜBİTAK 4004 Çağrısı kapsamında iki merkez dört farklı projeyle başvuruda bulunurken yine her iki merkez, TEKNOFEST 2024’te Adana’da stant açarak eğlenceli atölye etkinlikleriyle Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü’nü daha geniş kitlelere tanıttı. Keşif Kampüsü ile 33 bin 500 öğrenciye eğitim verildi Bilim ve teknolojiyi toplumun her kesimine ulaştırmak amacıyla kurulan Keşif Kampüsü, 2024 yılında 33 bin 500 öğrenciye eğitim vererek büyük bir başarı elde etti. Yıl boyunca düzenlediği atölyeler, etkinlikler ve projelerle öğrencilere bilimsel bilgi ve beceriler kazandırmaya devam etti. Keşif Kampüsü, ayrıca veli çocuk atölyeleri, proje şenlikleri, sömestr tatilinde gerçekleştirilen etkinlikler ve belirli gün ve haftalarda düzenlenen programlarla binlerce öğrenciye ulaşarak eğitim faaliyetlerini geniş bir kitleye yaydı. Bölgesel katılım ve atölye etkinlikleri Keşif Kampüsü, 2024 yılında etkinliklerini yerel bölgelere de taşıyarak Türkiye’nin farklı illerinden öğrencileri misafir etti. Yaz Okulu Programı, yaz aylarındaki çocuk şenlikleri ve farklı ilçelerde düzenlenen ilçe çocuk şenliklerindeki atölye etkinliklerine binlerce öğrenci katıldı. Ayrıca, Keşif Kampüsü, Köy Okulu Programı ve Veli Akademisi gibi projelerle öğrencilere ve velilere yönelik eğitimler düzenleyerek bilimsel bilgiyi daha geniş bir kitleye ulaştırmayı başardı. Samsun’da çocuklar bilimle büyüyor Daha fazla öğrenciye ulaşmayı hedeflediklerini belirten Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “2024 yılı, Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü için bilimsel ve eğitsel anlamda büyük başarılarla dolu bir yıl oldu. Binlerce öğrencimize ulaşarak bilim ve teknolojiyi toplumumuzun her kesimine yayma noktasında önemli adımlar attık. Bu merkezlerimiz sadece bir eğitim alanı olmanın ötesinde her bir evladımızı geleceğin bilim insanları, teknoloji liderleri ve yenilikçi düşünürleri olarak yetiştirmek amacıyla varlığını sürdürüyor. Bizler için en büyük yatırım çocuklarımıza yaptığımız yatırımdır. Çünkü biliyoruz ki bu yatırımlar hem onların hayatlarını dönüştürür hem de ülkemizi daha aydınlık bir geleceğe taşır. Bilimin ışığında, merkezlerimizdeki her bir öğrencimiz kendini geliştiren, sorgulayan, yenilikçi fikirler üreten bireyler olarak yetişiyor. Bizler evlatlarımızın daha fazla bilgiye ulaşmalarını, bilimi sevip bu yolda ilerlemelerini istiyoruz. 2025 yılı için de hedefimiz bu başarıyı daha da büyütmek, daha fazla evladımıza ulaşmak ve bilimsel eğitimle donanmış nesiller yetiştirmek” ifadelerine yer verdi.