Son Dakika
|
İstanbul’da polisevinde yangın paniği
Tuzla’da işçi konteynerlerinde yangın: 7 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''İlahilerden rahatsız olunmamalı''
Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın görüntüsü ortaya çıktı!
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek PFDK’ya sevk edildi
Trump'tan İran'a: "Nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğim"
F-16 uçağının düştüğü bölgede çalışmalar sabahın ilk ışıklarıyla devam ediyor
Balıkesir’de F-16 uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Bursa’da film gibi cinayet davasında karar!
MHP lideri Bahçeli: ''MEB'in ramazan genelgesini sonuna kadar destekliyorum''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
Hollanda Kraliyet Havayolları Amsterdam-Tel Aviv uçuşlarını geçici olarak askıya aldı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hem savaşa hem de barışa hazırız"
ABD’li Özel Temsilci Barrack, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile görüştü
Uludağ’daki uluslararası kayak organizasyonlarının lansmanı Bursa’da yapıldı
Bakan Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi
TİKA’dan Astana’da 500 kişilik iftar programı
Bakan Fidan, İİT üyesi ve gözlemcisi ülkelerin büyükelçileriyle iftarda bir araya geldi
TEKNOLOJİ
KBÜ’lü akademisyenden Türkiye’de ilk, dünyada ikinci: Zeki PCB üretim makinesi geliştirildi
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:56:10
KARABÜK (İHA) – Karabük Üniversitesinde (KBÜ) yürütülen Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli proje kapsamında, eklemeli imalat teknolojisiyle görüntü işleme temelli zeki baskılı devre kartı (PCB) üretim makinesi geliştirilerek yerli üretime kazandırıldı. TÜBİTAK destekli projeyle geliştirilen görüntü işleme temelli zeki baskılı devre kartı üretim makinesi, yüksek hassasiyetli ve yerli üretime imkan sağlıyor. Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hatice Evlen’in yürütücülüğünü yaptığı proje çerçevesinde, Türkiye’de ilk, dünyada ikinci olma özelliği taşıyan zeki PCB üretim makinesi hayata geçirildi. TÜBİTAK 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı kapsamında desteklenen "Eklemeli İmalat Teknolojisiyle Görüntü İşleme Temelli Zeki Baskılı Devre Kartı (PCB) Üretim Makinesi Tasarım ve İmalatı" projesi ile yenilikçi üretim teknolojileri alanında önemli bir adım atıldı. 2021 yılında patenti alınan makine, klasik yöntemlerle üretimi zor olan elektronik devre kartlarının yüksek hassasiyetle üretilmesine imkan sağlıyor. Karabük Üniversitesi Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Elya Mekatronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin sahibi de olan Doç. Dr. Hatice Evlen tarafından yürütülen proje, üniversite-sanayi iş birliğinin somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Üç boyutlu yazıcı tabanlı ve görüntü işleme destekli sistem, üretim sırasında kamera aracılığıyla anlık görüntü alarak hata tespiti yapabiliyor. Sistem, kendi kendine kalibrasyon sağlayıp baskı esnasında düzeltme gerçekleştirebiliyor. Sıcaklık, basınç ve süre gibi parametrelerin kontrol edilmesiyle üretimde maksimum hassasiyet hedefleniyor. Proje hakkında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Hatice Evlen, görüntü işleme mantığıyla çalışan üç boyutlu yazıcı üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, "Elektronik devre kartlarını kendi kendine kalibrasyon yapabilen zeki bir makinede üretebiliyoruz. Yalnızca zeki PCB üretim makinesi geliştirmiyoruz; aynı zamanda makinede kullanılmak üzere gümüş ve karbon nanotüp temelli yüksek iletkenli mürekkepler de üretiyoruz" dedi. Evlen, iletkenlik ölçümlerinin sağlıklı şekilde yapılabilmesi amacıyla iki farklı ölçüm aralığına sahip dört noktalı problu cihaz üretildiğini ifade ederek, söz konusu cihazların kalibrasyonunun akredite laboratuvarlarda gerçekleştirildiğini ve hem sanayiye hem de akademiye hizmet sunmasının planlandığını kaydetti.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:12
Hitit Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi kapılarını öğrencilere açtı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ve TÜBİTAK desteğiyle Çorum Hitit Üniversitesi bünyesinde kurulan "Milli Teknoloji Atölyesi", kapılarını öğrencilere açtı. Öğrencilerin bilim ve teknoloji alanında yetkinlik kazanmasını hedefleyen merkez için 30 milyon liralık destek sözleşmesi imzalandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ve TÜBİTAK desteğiyle Hitit Üniversitesi bünyesinde kurulan "Milli Teknoloji Atölyesi", öğrencilerin kullanımına açıldı. Kuzey Kampüste Teknoloji Merkezi yanında yer alan atölye, gençlerin bilim ve teknoloji alanlarında yetkinlik kazanmasını, millî teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesini amaçlıyor. Hitit Üniversitesinin "4003-T Milli Teknoloji Atölyeleri Proje Desteği"ne yaptığı başvuru TÜBİTAK tarafından kabul edildi. Atölyelerin kurulumundan teknik ekipman teminine, sarf malzemelerinden proje faaliyet giderlerine ve personel istihdamına kadar geniş kapsamlı destek için 36 ay süreli, 30 milyon liralık destek sözleşmesi imzalandı. TÜBİTAK tarafından yürütülen "4003-T Milli Teknoloji Atölyeleri Proje Desteği" kapsamında hayata geçirilen atölye, öğrencilerin ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanabilecekleri donanımlı üretim alanları oluşturmayı hedefliyor. Program çerçevesinde TÜBİTAK destekli kurulan atölyelerde, takımların ihtiyaç duyduğu makine, teçhizat ve sarf malzemeleri temin edilerek proje geliştirme süreçleri destekleniyor. Hitit Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi, randevu sistemiyle öğrencilerin kullanımına sunuldu. Prototipleme cihazları, elektronik ve mekanik geliştirme alanları ile sarf malzeme destekleri sunan atölye, eğitim ve mentörlük imkanlarıyla öğrencilerin projelerini tasarlama, geliştirme ve test etme süreçlerine katkı sağlıyor. Atölye aynı zamanda teknoloji yarışmalarına hazırlık süreçlerine de destek veriyor. Türkiye genelinde gençlere üretim kültürü kazandırmayı ve fikirlerini ürüne dönüştürebilecekleri nitelikli ortamlar oluşturmayı hedefleyen Milli Teknoloji Atölyeleri, üniversite-TÜBİTAK iş birliğinin önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:09
Karabük’ten 4 ülkeye sağlık yazılımı ihracı
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren İnfomed Yazılım Bilgisayar Medikal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından geliştirilen sağlık bilişimi yazılımları, Türkiye’nin yanı sıra 4 farklı ülkede 18 hastanede aktif olarak kullanılıyor. Karabük Teknokent bünyesinde 2022 yılında faaliyete başlayan firma, sağlık bilişimi alanında uçtan uca dijital çözümler geliştiriyor. Sağlık Bakanlığı standartlarına uygun ve akredite yazılımlarıyla öne çıkan şirket; laboratuvar, hastane ve radyoloji bilgi yönetim sistemleri başta olmak üzere sağlık sektörüne yönelik çeşitli yazılımlar üretiyor. Firmanın CEO’su ve Ar-Ge Müdürü Serdar Balaban yaptığı açıklamada, kuruluşlarından bu yana ağırlıklı olarak Sağlık Bakanlığına yönelik projeler geliştirdiklerini söyledi. Laboratuvar Bilgi Yönetim Sistemleri (LBYS), Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri (HBYS), Radyoloji Bilgi Yönetim Sistemleri (RBYS) ve PACS yazılımları ile geniş bir kullanıcı ağına ulaştıklarını belirten Balaban, laboratuvar bilgi yönetim sistemlerinin Irak ve Kuzey Irak’taki hastanelerin büyük bölümünde aktif olarak kullanıldığını ifade etti. Balaban, söz konusu yazılımların Türkiye genelinde yaklaşık 30 sağlık kurumunda uygulandığını aktararak, Ortak Sağlık Güvenlik Birimlerine (OSGB) yönelik geliştirilen otomasyon yazılımının ise Türkiye’de faaliyet gösteren yaklaşık 800 OSGB firması tarafından kullanıldığını kaydetti. Radyoloji bilgi yönetim sistemi ve PACS yazılımlarının Sağlık Bakanlığı tarafından akredite edildiğine dikkati çeken Balaban, "Türkiye’de yaklaşık 200 kurum PACS yazılımımızı kullanıyor. Bunun yanı sıra 4 farklı ülkede 18 hastanede yazılımlarımız aktif olarak hizmet veriyor." dedi. Karabük Teknokent’te yer alma sürecine de değinen Balaban, akademik yönlendirmeyle Teknokent’e dahil olduklarını belirterek, teknokentin sunduğu desteklerin firmaya önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Bugüne kadar 3 Ar-Ge projesini tamamladıklarını, 2’sinin ise devam ettiğini bildiren Balaban, saha tecrübesine dayalı geliştirilen algoritmaların sektörde karşılık bulduğunu vurguladı. Balaban, Irak’ın ihtiyaçlarına yönelik bir ERP yazılımı üzerinde çalıştıklarını belirterek, yazılımın Karabük Teknokent’te geliştirilerek yurt dışına ihraç edilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:24
Yeni nesil kilitler "kilitli kalma" sorununa çözüm sunuyor
Ortak kullanım alanlarında sıkça yaşanan şifre unutma, anahtar kaybı ve pil bitmesi gibi sorunlara karşı geliştirilen yeni nesil elektronik dolap kilitleri, kullanıcı mağduriyetlerini azaltmayı hedefliyor. Kart, şifre, parmak izi ve Bluetooth gibi farklı erişim seçenekleriyle sunulan sistemlerin, AVM’lerden spor salonlarına, hastanelerden iş yerlerine kadar geniş bir kullanım alanında anahtarsız ve hızlı erişim sağlaması amaçlanıyor. AVM’lerde şarj istasyonlarının yanında konumlanan emanet dolapları, spor salonu soyunma alanları ve hastanelerde personel dolapları gibi yoğun sirkülasyonlu noktalarda erişim kaynaklı sorunlar işletmelerin en sık karşılaştığı başlıklar arasında yer alıyor. Telcom ve General Kilit tarafından geliştirilen DK serisi elektronik dolap kilitlerinde yer alan tam otomatik açma-kapama, master kart veya şifre ile beklemeden açma ve düşük pil uyarısı gibi özelliklerle bu sorunların önüne geçilmesi hedefleniyor. Şifre unutulsa da sistem devrede Serinin öne çıkan modellerinden DK-113’te, şifre unutulması durumunda master kart veya master şifre ile anında açma imkanı sunuluyor. Bu sayede işletmelerde yetkili müdahale bekleme süresi ortadan kaldırılarak kullanıcı sirkülasyonunun hızlandırılması amaçlanıyor. DK-111 modelinde ise pil kaynaklı mağduriyetlerin önüne geçilmesine yönelik bir yaklaşım öne çıkıyor. Sistem, düşük pil uyarısı vererek kullanıcıyı önceden bilgilendirirken pil tamamen bitmeden önce otomatik açılma özelliğiyle kilitli kalma riskini azaltıyor. Pilin tamamen bitmesi durumunda ise harici batarya ile açılabilme imkanı sunuluyor. Farklı senaryolara uygun çözümler DK serisi ürünlerde farklı kullanım alanlarına göre çeşitlenen çözümler dikkat çekiyor. Şifreli sistemlerde kalıcı ve geçici şifre yaklaşımıyla günlük ya da ziyaretçi bazlı kullanım kolaylaştırılırken, kartlı ve şifreli modellerde MIFARE kart desteği, yanlış denemelerde geçici bloke ve dolap dolu veya boş bilgisini gösteren LED uyarılar yer alıyor. Parmak izi okuyucu bulunan modellerde kullanıcıya hızlı ve kişisel erişim imkanı sağlanırken, dokunmatik, RFID ve Bluetooth destekli modellerde ise özellikle spor salonları gibi yoğun kullanım alanlarında temassız ve mobil erişim ihtiyacına yanıt verilmesi hedefleniyor. Anahtarsız kullanım öne çıkıyor Sahadaki kullanım senaryolarında kullanıcıların AVM’de telefonunu şarja bırakırken eşyalarını güvenle dolaba koyması, spor salonlarında antrenman sırasında hızlı erişim sağlaması ve hastanelerde vardiya değişimlerinde personelin dolap kullanımını pratik şekilde yönetmesi gibi ihtiyaçlar öne çıkıyor. Artan erişim seçenekleriyle birlikte anahtar taşıma zorunluluğunun azaltılması ve kullanım sürecinin hızlandırılması amaçlanıyor. Pazar büyürken güvenlik de gündemde Elektronik kilit sistemlerine yönelik talep dünya genelinde artarken, akıllı kilit pazarının 2024 yılında yaklaşık 2,77 milyar dolar seviyesinde olduğu ve 2030 yılına kadar 8,14 milyar dolara ulaşmasının beklendiği ifade ediliyor. Bu büyüme ile birlikte elektronik erişim sistemlerinde siber güvenlik, yazılım güncellemeleri ve erişim kayıtları gibi başlıkların daha fazla önem kazandığı belirtiliyor. Aynı zamanda veri güvenliği kapsamında KVKK ve GDPR uyumlu sistemler ile üretici imzalı güncelleme politikaları da tercih kriterleri arasında yer alıyor. "Operasyonel kolaylık ve güvenli kullanım" Telcom ve General Kilit Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yücel, elektronik kilit çözümlerinde temel hedefin kullanıcı deneyimini iyileştirmek olduğunu belirterek, şifre unutma gibi durumlarda sürecin hızlı ilerlemesini sağlamak ve güvenli kullanım sunmak için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Şubat 2026 Çarşamba- 09:13
OMÜ, Hong Kong’da APAIE 2026’da uluslararasılaşma vizyonunu tanıttı
2
25 Şubat 2026 Çarşamba- 10:16
Öğrenciler akademisyenlerle buluştu
3
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 22:12
TUSAŞ ile Ge-Aerospace arasında HÜRJET Jet eğitim uçağının motoru için mutabakat zaptı imzalandı
4
26 Mart 2018 Pazartesi- 14:48
GetContact kim beni rehberine nasıl kaydetmiş ! | GetContact Nedir, Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır? (GetContact indir)
5
30 Ocak 2026 Cuma- 11:31
Sivas Belediyesi kendi mühendisleriyle eşi benzeri bulunmayan bir su sayacı üretti
21 Şubat 2026 Cumartesi - 23:01
Bayraktar AKINCI’dan bir ilk: EREN mühimmatı ile hava atışında tam isabet
Bayraktar AKINCI TİHA, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ile gerçekleştirdiği hava-hava atış testinde gökyüzündeki hedef İHA’yı tam isabetle imha etti.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 11:25
KBÜ’den raylara akıllı dokunuş: Güvenliği artıran iki yerli sistem
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Hayrettin Yüzer tarafından demiryollarında güvenliği ve operasyonel verimliliği artırmaya yönelik iki yerli teknoloji geliştirildi. Frekans tabanlı kontrol sistemi ile lidar destekli gabari ölçüm cihazı, demiryollarında güvenliği artırmayı ve kritik altyapılarda yerli, bütüncül çözümler sunmayı hedefliyor. Projelerden ilki, demiryollarındaki dağınık kontrol altyapısını sadeleştirmeyi amaçlayan frekans tabanlı kontrol sistemi oldu. Sistem sayesinde merkezden uzakta bulunan hemzemin geçitler ve sinyalizasyon ekipmanları tek kablo üzerinden kontrol edilebiliyor. Sistemin mevcut altyapılarda yaşanan kablo karmaşasını azaltmayı amaçladığını belirten Yüzer, demiryollarında merkezden uzaktaki cihazların kontrolü için haberleşme kablolarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Karabük örneği üzerinden açıklamada bulunan Yüzer, hemzemin geçitler ve farklı noktalardaki sinyal ışıkları için ayrı ayrı kablo döşenmesinin karmaşaya yol açtığını ifade etti. Merkezdeki ana üniteden gönderilen frekans sinyalinin saha noktalarındaki alıcı kutular tarafından algılanarak ilgili ekipmanı devreye aldığını aktaran Yüzer, bu sayede bariyer ve sinyal sistemlerinin merkezi olarak yönetilebildiğini kaydetti. Yüzer, ürünün deneme süreci için demiryollarına sunulmasının planlandığını da bildirdi. Projelerin ikinci ayağını ise tünel içi güvenlik analizine yönelik geliştirilen lidar destekli gabari ölçüm cihazı oluşturdu. Yaklaşık 16 kilogram ağırlığında tasarlanan sistemin tek kişi tarafından taşınabildiğini belirten Yüzer, bu yönüyle yurt dışından temin edilen ve daha ağır olan benzer cihazlara göre operasyonel avantaj sağladığını dile getirdi. Sistem sayesinde tünel kesitinin hassas şekilde ölçülebildiğini ve trenin maksimum dolu hâliyle duvarlara temas riskinin analiz edilebildiğini ifade eden Yüzer, ölçümlerin iki boyutlu kesitler hâlinde alındığını, elde edilen verilerin birleştirilmesiyle üç boyutlu tünel modelinin oluşturulabildiğini kaydetti. Cihazın ayrıca iki ray arasındaki mesafeyi (ekartman) ve raylar arasındaki yükseklik farkını da ölçebildiğini belirten Yüzer, bu parametrelerin tren güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 10:03
Uzay alanında faaliyet gösteren girişimler ve kurumlar arası iş birliği güçleniyor
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; Türkiye Uzay Ajansı (TUA), SAHA İstanbul ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Fikirden Yörüngeye-Uzay Alanında Teknogirişim-Kurum Buluşmaları’ etkinliği, ODTÜ Teknokent’te gerçekleşti. Türkiye, 2026 yılında uzay dünyasının olimpiyatları kabul edilen 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC) ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, yerli teknogirişimler bu dev zirvede yer almak için yarıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; TUA, SAHA İstanbul ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Fikirden Yörüngeye - Uzay Alanında Teknogirişim-Kurum Buluşmaları’ etkinliği, ODTÜ Teknokent’te düzenlendi. Türkiye’nin uzay ve havacılık ekosistemini güçlendirmek, açık inovasyon kültürünü yaygınlaştırmak ve yerli teknogirişimleri sektörde öncü kurumlarla buluşturmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte uzay ve havacılık alanında faaliyet gerçekleştiren 12 yenilikçi teknogirişim, Türkiye’nin önde gelen kurumları ile bir araya geldi. Etkinliğin odak noktasını, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) oluşturdu. Program kapsamında girişimciler sunumlarını gerçekleştirdi. En iyi sunum ödülünü kazanan Qubitrium girişimi, 2026 yılında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC 2026 Antalya) doğrudan katılım hakkı elde etti. Uzay ekosisteminde stratejik iş birliği vurgusu Etkinliğin açılış konuşmalarında Türkiye Uzay Ajansı(TUA) Başkanı Yusuf Kıraç, küresel uzay ekonomisinin 2035 yılına kadar 1,8 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirterek, uzay sektörünün küresel ekonomik büyümenin üzerinde bir ivme yakaladığını ifade etti. Uzay ekonomisinin artık yalnızca kamu kurumlarının yürüttüğü bir alan olmaktan çıktığını, özel sektörün belirleyici rol üstlendiği dinamik bir yapıya dönüştüğünü vurgulayan Kıraç; savunma, enerji, iletişim ve hizmet sektörlerini kapsayan geniş bir ekosistemin oluştuğunu dile getirdi. Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde güçlü bir konum elde etmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu belirtti. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise ODTÜ’nün yarım asrı aşan akademik birikimiyle Türkiye’nin uzay serüveninde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Türkiye’nin ilk havacılık ve uzay mühendisliği bölümüne ev sahipliği yapan üniversitenin; fizik, elektrik-elektronik ve makine mühendisliği gibi disiplinlerle Millî Uzay Programı’na bilimsel katkı sunduğunu belirten Yozgatlıgil, ODTÜ Teknokent çatısı altında akademik bilgi ile girişimcilik cesaretini bir araya getirdiklerini kaydetti. Uzay teknolojileri, ileri malzeme ve robotik alanındaki yerli projelerin küresel rekabet gücüne dönüşmesi için tüm altyapı imkânlarını seferber ettiklerini ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdür Yardımcısı Dr. Damla Turan da uzay alanının odak teknoloji başlıkları arasında yer aldığını belirterek, bu tür buluşmaların yalnızca tanışma platformu olmadığını, birlikte ürün geliştirme ve Ar-Ge faaliyetleri yürütme açısından stratejik bir zemin sunduğunu vurguladı. Girişimlerin, pazara erişimin ötesinde, kurumlarla uzun vadeli ve karşılıklı faydaya dayalı iş birlikleri geliştirmelerinin önemine dikkat çekti. IAC 2026 Antalya: Küresel uzay ekosistemi Türkiye’de buluşacak Program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakan Danışmanı ve IAC 2026 Antalya Direktörü Emine Doğrukök, Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC) 2026 Antalya’ya ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Uzay alanında planlı bir strateji çerçevesinde akademik araştırmaların desteklenmesi, girişimcilik kapasitesinin artırılması, uluslararası iş birliklerinin derinleştirilmesi ve politika yapım süreçlerinde etkin rol alınmasının önemine dikkat çeken Doğrukök, IAC 2026 Antalya’nın bu hedefler açısından önemli bir eşik olduğunu ifade etti. Doğrukök, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya NEST Kongre Merkezi’nde, ‘The World Needs More Space’ temasıyla düzenlenecek olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin yalnızca bilimsel bir buluşma değil; aynı zamanda küresel uzay ekosisteminin önde gelen temsilcilerini, astronotları ve bakanlar düzeyindeki karar vericileri bir araya getiren stratejik bir diplomasi platformu olacağını belirtti. Kongrenin özellikle girişimler açısından küresel görünürlük, yatırım ve iş birliği fırsatları bakımından önemli imkânlar sunduğunu vurguladı. Kurum-Teknogirişim eşleşmeleri somut çıktılar üretti Etkinliğin en kritik bölümünü oluşturan ‘Kurum-Teknogirişim Eşleşmeleri’ kapsamında girişimler ve kurum temsilcileri 25’er dakikalık planlı birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde Ar-Ge projelerinin ticarileştirilmesi, ortak geliştirme modelleri ve stratejik iş ortaklıkları ele alındı. Program sonunda gerçekleştirilen sunum değerlendirmesi sonucunda ‘En İyi Sunum Ödülü’nü Qubitrium kazandı. Kazanan girişim, IAC 2026 Antalya’ya doğrudan katılım hakkı elde ederek projelerini küresel uzay ekosistemine sunma fırsatı yakaladı.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 09:33
CANiK ve grup şirketleri, Avrupa’da gücünü gösterecek
Samsun Yurt Savunma (SYS Grup), bünyesindeki CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS ile Avrupa’nın değişen güvenlik mimarisine yönelik entegre çözümlerini sergileyecek. Avrupa savunma ekosisteminin en stratejik buluşma noktalarından biri olan ENFORCE TAC 2026, bu yıl 23-25 Şubat tarihleri arasında kapılarını açacak. Almanya’nın Nürnberg kentinde düzenlenen, dünyanın en prestijli iç güvenlik, kolluk kuvvetleri ve taktik ekipman fuarlarından biri olan etkinlik, kolluk kuvvetleri odaklı bir organizasyon olarak başlayıp zamanla askeri birimler ve özel operasyon güçlerinin yoğun ilgi gösterdiği stratejik bir platform haline geldi. Avrupa ana karasında giderek artan güvenlik tehditleri ve savunma harcamalarındaki yükseliş, fuarın önemini her geçen yıl artırıyor. Türk savunma sanayisinin dünya arenasındaki başarılı temsilcisi CANiK, etkinlikte bünyesindeki bağlı olduğu SYS Grup’un diğer şirketleri UNIROBOTICS ve AEI Systems ile birlikte, kıtanın değişen güvenlik mimarisine yanıt veren entegre çözümlerini sergileyecek. Dünyanın en büyük 12,799 milimetre ağır makineli tüfek üreticisi olan CANiK, bu alandaki üstün mühendislik gücünü ve geniş ürün gamını Avrupa sahnesine taşıyarak küresel liderliğini bir kez daha ortaya koyacak. Dünyanın 12,799 mm ağır makineli tüfek alanındaki en geniş ürün ailesini oluşturan CANiK; M2 QCB modeliyle dakikada 650 atım hızında operasyonel güvenilirlik, M2F modeliyle dakikada 950 atım hızında yüksek ateş gücü ve M3 modeliyle dakikada 1.200 atım hızında uçan platformlar ile hava savunma görevleri için optimize edilmiş üstün performans sunuyor. Son dönemde katıldığı tüm fuarlarda büyük ilgi gören TRAKON 30 Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS) ve 30113 milimetre orta kalibre top VENOM LR entegrasyonu, ENFORCE TAC’te de en merak edilen çözümler arasında yer alıyor. Çok maksatlı(Multi Role) olarak en çok talep gören orta kalibre top olan VENOM LR fuarın en innovatif silahı olarak otoritelerden tam not aldı. UNIROBOTICS ve AEI Systems iş birliğiyle ortaya çıkan bu silah sistemi, düşük geri tepmeli yapısı ve entegre radar sistemiyle, özellikle asimetrik İHA (dron) tehditlerine karşı en yüksek performanslı ve maliyet etkin çözüm olarak konumlanıyor. "Avrupa güvenlik mimarisine güçlü ve sürdürülebilir katkı sağlamaya devam edeceğiz" SYS Grup-CANiK CEO’su Cahit Utku Aral, fuar değerlendirmesinde, Avrupa’da son dönemde ortaya çıkan güvenlik ihtiyaçlarını yakından takip edip bunlara en etkili çözümler oluşturduklarını söyledi. Grup bünyesindeki ileri mühendislik çözümlerinin bütünleşik kullanımı ve sahadaki geri dönüşlerle ortaya koydukları savunma sistemlerinin farklı coğrafyalarda yoğun talep gördüğünü vurgulayan Aral, "Avrupa’nın değişen askeri tehdit algısı ve artan savunma harcamaları doğrultusunda geliştirdiğimiz konseptlerin gördüğü yoğun ilgiden de son derece memnunuz. Özellikle NATO’nun doğu sınırında yer alan ülkelerden ciddi sipariş talepleri almaktayız. NATO’nun yüksek standartlarına üst seviyede cevap veren çözümlerimiz güvenle kullanılmakta. Muharebede kendini kanıtlamış sistemlerimizle, Avrupa güvenlik mimarisine güçlü ve sürdürülebilir katkı sağlamaya devam edeceğiz" dedi.
20 Şubat 2026 Cuma - 19:22
Malatya Bilim Merkezi projesi için imzalar atıldı
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i ziyaret etti. Malatya Bilim Merkezi’nin yapımıyla ilgili Büyüksehir ile TÜBİTAK arasında protokol imzalandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Malatya programı kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i ziyaret etti. Ziyaretin ardından TÜBİTAK destekli Malatya Bilim Merkezi projesi kapsamında TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanı Ömer Kökçam ile Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er protokol imzaladı. İmza törenine katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Malatya’mıza Büyükşehir Belediyemiz ve TÜBİTAK Bilim Merkezi kazandıracak. Hayırlı olsun" diye konuştu
20 Şubat 2026 Cuma - 16:28
BEUN’da güneş enerjisi santrali yatırımıyla hem doğa hem sağlık kazanacak
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), sürdürülebilir kampüs vizyonu doğrultusunda çevreci ve stratejik bir yatırımı daha hayata geçiriyor. Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulması planlanan 1500 kWe (1861,2 kWp) kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile üniversite hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak hem de Tıp Fakültesinin elektrik ihtiyacının yaklaşık dörtte birini güneş enerjisinden karşılayacak. Dünya Bankası finansmanı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü yürütücülüğünde uygulanan Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) kapsamında hayata geçirilecek olan proje; Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı’nda yer alan yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, kamu binalarında enerji verimliliğinin artırılması ve kendi enerjisini üreten kamu yapılarının desteklenmesi hedefleriyle de tam uyum gösteriyor. Hazırlanan fizibilite, çevresel ve sosyal etki değerlendirme çalışmaları doğrultusunda, Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesi sınırları içerisinde yer alan yaklaşık 24 bin metrekarelik alanda, 1500 kWe (1861,2 kWp) kurulu güce sahip bir Güneş Enerjisi Santralinin kurulması öngörülüyor. Fiziksel olarak Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulacak olan santralin devreye alınmasıyla birlikte üretilecek elektrik enerjisinin, ulusal şebeke üzerinden dengeleme yöntemiyle Tıp Fakültesinin yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık %25’ini karşılaması hedefleniyor. Böylece üniversite genelinde yenilenebilir enerji kullanımının payının artırılması ve enerji giderlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Bu durum, üniversitenin sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasına imkân tanıyacak; mevcut hizmet kapasitesinin korunmasına ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğine dolaylı ancak güçlü bir katkı sunacak. Bu yönüyle proje, yalnızca bir enerji yatırımı olmanın ötesinde; kamu yararı, maliyet etkinliği ve sosyal fayda boyutlarıyla da öne çıkıyor. İhale süreci başlayan ve kısa süre içerisinde devreye alınması planlanan GES, yaklaşık 25 yıl boyunca temiz ve yenilenebilir enerji üreterek üniversitenin enerji maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda fosil yakıtlara dayalı enerji tüketiminin azaltılması, karbon salınımının düşürülmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Öte yandan proje kapsamında, güneş enerjisi teknolojilerine yönelik akademik çalışmaların ve uygulamalı projelerin üniversite bünyesinde yürütülmesi de planlanıyor. Bu yönüyle kurulacak GES; eğitim, araştırma ve uygulamayı bir araya getiren örnek bir yenilenebilir enerji yatırımı olarak dikkat çekiyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sürdürülebilirlik anlayışının üniversitenin tüm planlama ve yatırımlarında temel bir ilke olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemiz; çevreye duyarlı, enerji verimliliğini esas alan ve kendi enerjisini üretebilen örnek bir kampüs modeli oluşturma doğrultusunda kararlılıkla ilerlemektedir. Çaycuma Meslek Yüksekokulumuz yerleşkesinde kurulacak olan Güneş Enerjisi Santrali, bu vizyonumuzun somut ve stratejik adımlarından biridir. Bu önemli yatırım sayesinde hem çevresel sorumluluğumuzu yerine getiriyor hem de Tıp Fakültemizin elektrik tüketiminin kayda değer bir bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımına katkı sağlayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle çevreci yatırımları ve yenilenebilir enerji projelerine verdikleri güçlü desteklerden dolayı başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum olmak üzere Bakanlığımızın kıymetli yöneticilerine şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca yükseköğretim sistemimizin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm vizyonuna büyük katkılar sunan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK ailemizin değerli mensuplarına teşekkürlerimi sunuyorum. Projenin hazırlanmasından uygulanmasına kadar geçen tüm süreçlerde özveriyle çalışan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğümüze, Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) yetkililerine, üniversitemizin ilgili akademik ve idari birimlerine ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak; sürdürülebilir gelecek hedeflerimiz doğrultusunda çevreci, yenilikçi ve katma değeri yüksek projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz."
20 Şubat 2026 Cuma - 13:36
Selçuk Üniversitesi, Antarktika’da yeni analiz yöntemleri geliştirecek
Selçuk Üniversitesi’nin (SÜ) yürütücülüğünü yaptığı TÜBİTAK tarafından desteklenen Kutup-1001 projesi kapsamında Antarktika’da gerçekleştirilecek bilimsel araştırmalarla kutup ekosistemine ilişkin özgün veriler elde edilmesi ve yeni analiz yöntemlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Selçuk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Tuğçe Göver’in yürütücülüğünü üstlendiği "Antarktika Okyanus Sediment Biyokütlesinden Biyojenik Metal Nanopartikül Sentezi, Biyolojik ve Çevresel Uygulamaları" adlı proje, üniversitenin kutup bilimleri alanındaki ilk TÜBİTAK Kutup-1001 projesi olma özelliğini taşıyor. Antarktika’da yapılacak çalışmalar çerçevesinde okyanus ve göl sularındaki bazı iyonların belirlenmesine yönelik yeni analitik yöntemler geliştirilecek, çevre dostu bilimsel yaklaşımlar kullanılarak kutup ekosistemine dair veriler elde edilecek. Projenin ekip çalışmasının bir ürünü olduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Tuğçe Göver, "Proje ekibimizde İskenderun Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Funda Turan ve Dr. Ayşegül Ergenler ile Yeditepe Üniversitesinden Arş. Gör. Efe Sinan Aydın yer alıyor. Disiplinler arası bir araştırma ekibiyle birlikte çalışacağız. Ayrıca lisansüstü öğrencilerimiz de kursiyer olarak projeye aktif katkı sağlayacak. Yaklaşık 1 milyon 200 bin lira bütçeyle desteklenen ve 24 ay sürmesi planlanan proje kapsamında 11. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılarak saha çalışmaları gerçekleştireceğiz. Projenin deneysel çalışmalarını ise Türkiye’deki laboratuvarlarda yapacağız" dedi. Çalışma ile Türkiye’nin kutup bilimleri alanındaki uluslararası görünürlüğüne katkı sağlamayı ve genç araştırmacıların yetişmesine yeni fırsatlar sunmayı hedeflediklerini belirten Göver, "Antarktika’dan elde edilecek örnekler, bilim dünyasına yeni katkılar sunacak. 11. Ulusal Antarktika Bilim Seferi (TAE-XI) için bu proje kapsamında nanoteknoloji, kimya ve toksikoloji disiplinlerini bütüncül olarak çalışacağız. Antarktika okyanus/göl suyu örneklerinde iyon tayinine yönelik analitik yöntem geliştirilmesini hedefliyoruz. Bu disiplinlerin iş birliği, çevre dostu üretim ve güvenli uygulamalarla proje hedeflerine doğrudan katkı sağlayacak. Amacımız, kutup ekosistemine ilişkin özgün bilimsel veriler üretmek ve geliştirdiğimiz yöntemi bilimsel literatüre kazandırmak" diye konuştu.
20 Şubat 2026 Cuma - 10:52
Yıldız Techno GSYF’den girişimciler için 1 milyar TL’lik fon hazır
YTÜ Yıldız Teknopark liderliğinde, BV Portföy iş birliğiyle kurulan Yıldız Techno Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF), teknoloji girişimlerine yönelik yatırım sürecini resmen başlattı. 1 milyar TL bütçeli fon, global hedefleri olan, hızlı ölçeklenebilir ve ‘exit’ stratejisi güçlü girişimlere doğrudan yatırım yapmaya hazırlanıyor. YTÜ Yıldız Teknopark, Yıldız Techno GSYF’ye başvuru sürecini başlattı. Fon, yapay zekâdan fintech’e, oyun sektöründen sağlık teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren ve uluslararası büyüme potansiyeli taşıyan girişimlere odaklanarak milli teknolojiye güçlü bir destek sağlayacak. Yıldız Techno GSYF, ilk etapta portföyüne dahil edeceği teknoloji girişimlerini titiz bir değerlendirme sürecinin ardından belirleyecek. Yatırım sürecinin başlamasıyla birlikte, Yıldız Techno GSYF’nin, önümüzdeki dönemde ilk yatırım kararlarını açıklaması bekleniyor. Yeni bir faz başladı YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip, fonun yatırım sürecinin başlamasına ilişkin yaptığı açıklamada, Yıldız Teknopark’ın girişimcilik ekosistemindeki güçlü rolünü yeni bir aşamaya taşıdıklarını vurguladı. ‘Uçtan uca destek modeli’ni adım adım inşa ettiklerini ifade eden Doç. Dr. Garip, sürecin en kritik halkasının yatırım fonu olduğunu söyledi. Yıldız Techno GSYF’nin yatırım sürecine başlamasının Türkiye teknoloji ekosistemi açısından stratejik bir eşik olduğunu vurgulayan Garip, bu adımın girişimcilik zincirinin en kritik halkasını tamamladığını ifade etti. Doç. Dr. Garip, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye son 10 yılda çok güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturdu. Artık çok iyi fikirler üreten, ürün geliştiren ve global pazarı hedefleyen girişimlerimiz var. Ancak teknoloji girişimciliğinde asıl kırılma noktası, bu şirketlerin ölçeklenme aşamasında doğru yatırımcıyla buluşabilmesidir. Yıldız Techno GSYF’nin yatırıma başlaması, tam olarak bu kritik eşiği temsil ediyor. Bugüne kadar teknopark olarak girişimlerimizi fikir aşamasından ürün aşamasına taşıdık, onları büyüttük ve global pazarlara hazırladık. Şimdi ise bu yolculuğun en stratejik aşamasında, yani yatırım ve ölçeklenme sürecinde de doğrudan rol alıyoruz. Bu, Türkiye’de teknopark modelinin evriminde yeni bir fazdır. Teknoloji ekosisteminde asıl katma değer, global ölçekte büyüyebilen ve exit yapabilen şirketlerle oluşur. Bu yatırım sürecinin başlaması, Türkiye’nin artık yalnızca teknoloji üreten değil aynı zamanda teknoloji şirketlerine kurumsal ölçekte yatırım yapan ve onları dünya ligine taşıyan bir ekosistem olgunluğuna ulaştığının güçlü bir göstergesidir." Finansmanın ötesinde stratejik ortaklık modeli Yıldız Techno GSYF, yalnızca sermaye sağlayan bir yatırım fonu olarak değil, girişimlerin büyüme süreçlerine katkı sunan stratejik bir ortak olarak konumlanıyor. Bu noktada YTÜ Yıldız Teknopark, yatırım alan girişimcilere küreselleşme süreçlerinin her aşamasında destek sunacak. Londra, Amsterdam ve Dubai, Üsküp ofisleri aracılığıyla girişimlere küresel pazarlara erişim imkânı sağlanacak. Hedef 20 girişime yatırım yaparak en az 1 Turcorn çıkarmak 10 yıllık süre için kurulan Yıldız Techno GSYF’nin portföyüne 8 yıllık yatırım döneminde yaklaşık 20 teknoloji girişimine yatırım yapılması planlanıyor. Ağırlıklı olarak gelir üreten çekirdek ve büyüme aşamasındaki girişimler tercih edilecek. Fonun yatırım stratejisi "ölçeklenebilir iş modelleri ile Türkiye’nin teknoloji ihracatını artırabilecek girişimlere destek" olarak konumlanıyor. Fon kapsamında yatırım yapılan girişimlere finansmanın yanı sıra mentorluk, performans odaklı yönetim desteği, uluslararası pazarlara erişim imkânı ve stratejik iş birlikleri sunulacak. Fonun kendi performans hedefleri arasında ise en az 1 adet Türk Unicorn’u (Turcorn) çıkarmak yer alıyor.
19 Şubat 2026 Perşembe - 13:55
Konya’dan uzaya uydu gönderilecek
Konya Büyükşehir Belediyesi ile Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) arasında yapılan protokolle yerli ve milli imkanlarla yapılacak "Küp Uydu Projesi" hayata geçecek. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, belediyecilik tarihi açısından önemli bir başlangıç yaptıklarını, Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi olarak uydu yapma konusunda ilk imzaları atacaklarını söyledi. Uydu konusunda Büyükşehir Belediyesi ile Necmettin Erbakan Üniversitesi arasında bir sinerji oluştuğunu kaydeden Başkan Altay, uydudan imardan trafiğe, kuraklıktan su kaynaklarının korunmasına ve moloz atıklarının denetimine kadar birçok alanda faydalanabileceklerini ifade etti. "İnşallah bu imzalar diğer şehirlerimize, diğer üniversitelerimize de örnek olur" Diğer şehirlerde temel belediyecilik hizmetleriyle uğraşıldığı bir dönemde Konya Büyükşehir olarak uydu yapmayı, fırlatmayı ve bu teknolojiyi kullanmayı konuştuklarını vurgulayan Başkan Altay, "İnşallah bu imzalar diğer şehirlerimize, diğer üniversitelerimize de örnek olur. Üniversitemizde yetişen öğrencilerimiz Türkiye’nin uzay yolculuğunda çok önemli işler yaparlar. Biz de onların geliştirdiği bu uydu sayesinde şehrimizi çok daha akıllı hale getirecek, şehirde belediyecilik uygulamalarımızı çok daha ekonomik, hızlı ve verilerin kontrolünün bizde olduğu bir sürece başlamış olacağız. Aslında dünya üzerinde birçok uydu var. Bizler de ciddi bedeller ödeyip bu uydulardan bilgiler alıyoruz. Şimdi inşallah bu ilk adımla birlikte bu maliyetten de kurtulmuş olacağız" ifadelerini kullandı. Kendi uydusunu yapan ilk belediye Başkan Altay, "Kendi uydusunu yapan ilk belediye olarak Türkiye’de tarihe not düşecek bir işi birlikte yapıyoruz. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak kurumlar arası iş birliğine çok önem veriyoruz. Bu konudaki en önemli partnerlerimizden birisi de Necmettin Erbakan Üniversitemiz. Birlikte birçok alanda çalışıyoruz. İnşallah bu başlangıç da yine teknoloji ve uzay alanında hayırlı bir başlangıç olacak. Rektörümüze bugüne kadar verdiği desteklerden dolayı teşekkür ediyorum. Hocalarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Beni çok heyecanlandıran bir iş oldu" Projenin gençler için de önemli bir deneyim olacağını aktaran Başkan Altay, "Fiilen bir uydunun yapımına başlamak, onu tasarlamak, ortaya çıkarmak sonraki hayatlarında da çok önemli bir tecrübe ve başlangıç olacak. En önemlisi de üniversitemiz bu yeterliğe sahip bir üniversite haline gelecek. Bundan sonra hem bizim talebimiz olan uyduların yapılması hem ülkemizin ihtiyacı olan uyduların yapılması konusunda bir başlangıç yapıyoruz. Beni çok heyecanlandıran bir iş oldu ilk duyduğumdan itibaren. İnşallah bu heyecanımız artarak devam eder ve ülkemize faydalı işler yapmaya devam ederiz" açıklamasını yaptı. "Gerekli altyapı tesislerini inşa edeceğiz" Necmettin Erbakan Üniversitesi Uzay ve Havacılık Bilimleri Fakültesi ile birlikte bir uydu inşa etmek için yolculuğa çıktıklarının altını çizen Başkan Altay, "İnşallah 3 yıllık bir süre zarfında öncelikle üniversitemizin bu yeterliliği kazanması için gerekli altyapı tesislerini inşa edeceğiz. Öğrencilerimiz bunun tasarımından yapılmasına kadar süreçte yeni yeterlilikler kazanmış olacak. İnşallah imkanlar dahilinde bu uyduyu da fırlatarak belediyecilik hizmetlerini planlı bir şekilde devam ettirmeyi arzu ediyoruz. İnşallah imkanlar el verir bu uyduyu fırlatmayı başarabilirsek Konya Türkiye tarihine önemli bir not düşmüş olacak. Türkiye belediyeciliği adına böyle bir çalışma yürütmekten büyük bir mutluluk duyuyorum" diye konuştu. "Akıllı şehir noktasında önemli bir başlangıç yapıyoruz" Başkan Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin akıllı şehir uygulamalarında Türkiye’de hep örnek olduğunu hatırlatarak, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan Akıllı Şehir Endeks çalışmalarında son 4 yıldır akıllı şehir uygulamalarında Büyükşehir Belediyemiz 1. sırada. Güney Kore’de, Barcelona’da ödüller aldık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan ödüller aldık. Bugün de Necmettin Erbakan Üniversitemizle birlikte akıllı şehir noktasında önemli bir başlangıç yapıyoruz" dedi. Rektör Prof. Dr. Zorlu: "Bu Türkiye’de ilk" NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, üniversitenin sahip olduğu birikimi icraata geçirebilmek için her türlü ilişkiyi kurmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Sanayi ile ilişkimiz var. Odalarla, borsalarla ilişkilerimiz var. Üniversite belediye iş birliği çok önemli bir noktada. Sağ olsun başkanımızla bu konuda çok uyumlu çalışıyoruz. Birçok alanda beraberliğimiz var. Biz de akademik birikim var. Belediyede bizde olmayan imkanlar var. Bunların ikisini birleştirdiğimiz andan itibaren işte bu uydu ortaya çıkıyor. Bu, Türkiye’de ilk" diye konuştu. "Veri, dünyada en kıymetli hazine" Veri madenciliğinin önemine değinen Prof. Dr. Zorlu, "Tabii veri olmayınca icraatlar da projeler de isabetli ve doğru sonuçlar ortaya koymayabilir. Veri çok önemli bir hazine. Yani dünyada en kıymetli şey ne diye sorarsanız altın madeni falan değil, veri. Veri madeni. Bunu eğer siz yakalayabilirseniz çok rahat önünüzü görebilirsiniz ve ciddi projeler üretebilirsiniz. Bu uydu inşallah veri sağlayacak. Belediyemizin, içinde yaşadığımız şehrimizin birtakım konularda projeksiyonunu yapacak ve yeni projeler üretmesine vesile olacak. Hocalarım, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi ve yine Havacılık ve Uzay Bilimleri Bölümü bu işi üstlenecek. Bu, Türkiye’deki belediyelere ve belki de dünyadaki birçok belediyeye örnek olacak. Hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Katkısı olan bütün arkadaşlarımıza, başkanımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Başkan Altay ile Rektör Prof. Dr. Zorlu tarafından "Küp Uydu" projesinin imzaları atıldı. "Öğrencilerimiz gerçek bir projenin parçası olarak yetişecek" NEÜ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Keser de yaptığı değerlendirmede, projenin öğrenciler için öneminin de çok değerli olduğuna değinerek, "Bu işte farazi yapılan çalışmalarla veya laboratuvarda yapılan varsayımsal, deneysel çalışmalarla değil öğrencilerimiz gerçek bir projenin parçası olarak yetişecek. Uydumuzu düşük Dünya irtifasında kutupsal yörüngeye yerleştirmek planlanmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küp Uydu" projesi Konya Büyükşehir Belediyesi ve NEÜ arasında yapılan protokol kapsamında hayata geçecek uydu projesi ile uydu üzerine dahil edilecek kamera ve sensörlerden elde edilecek verilerin belediye proje ve hizmetlerinde kullanılması hedefleniyor. Ayrıca tasarım, üretim, entegrasyon ve test süreçlerinin içinde olduğu bir alt yapı oluşturulacak proje ile bu alanda Ar-Ge kültürünün gelişmesi için eğitimle ilgili etkinliklere doğrudan ve dolaylı katkılar sağlanması amaçlanıyor.
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:08
Yeni iş fikri olan girişimcilere sermaye desteği
Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark, TÜBİTAK’ın Bireysel Genç Girişim (BİGG) Programı kapsamında "Aşama 1 Uygulayıcı Kuruluş" olarak teknoloji odaklı iş fikirlerini destekleyecek. Sanayinin merkezinde konumlanan GOSB Teknopark, BIGGOSB çatısı altında yürütülecek yeni programla girişimcilik ekosistemine katkı sağlamaya hazırlanıyor. Program kapsamında teknoloji odaklı iş fikirlerinin değerlendirilmesi, iş modellerinin olgunlaştırılması ve girişimlerin yatırımcıya hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Yapılandırılmış mentorluk, eğitim, iş kliniği ve jüri değerlendirme aşamalarını başarıyla geçen girişimciler TÜBİTAK’a yönlendirilecek. TÜBİTAK’tan "mükemmeliyet mührü" alan girişimciler ise GOSB Teknopark Girişim Ofisi’nde şirket kurarak 1 milyon liraya varan sermaye desteğinden faydalanabilecek. "Başarılı olan girişimciler yaklaşık 1 milyona yakın sermaye desteğiyle işlerini kuracaklar" GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, 20 yıllık köklü bir teknopark olarak doğrudan sanayinin kalbinde yer aldıklarını ve bünyelerindeki 160’a yakın firmayla Ar-Ge faaliyetleri yürüttüklerini belirtti. Artık ticarileşebilecek iş fikirlerini seçecekleri bir mekanizmaya kavuştuklarını vurgulayan Çemberci, "Artık ticarileşebilecek iş fikirlerini seçebileceğimiz bir mekanizmamız var. Birinci aşama kuruluşuz. Mühürlerini alacak firmalarımızı Ankara’ya TÜBİTAK seçimlerine göndereceğiz. Başarılı olan girişimciler yaklaşık 1 milyona yakın sermaye desteğiyle işlerini kuracaklar. Bugün baktığımızda Türkiye’nin en başarılı girişimcilerinin BİGG desteği alarak işlerini kurduklarını, unicorn olduklarını hatta dünyaya decacorn olarak çıktıklarını söyleyebiliriz. Gebze’den, bölgemizden, Kocaeli’den yeni iş fikirlerinin ticarileşeceği ve uluslararasılaşacağı bir yolculuğa birlikte başlıyoruz. Bunun heyecanını ve haklı gururunu yaşıyoruz" dedi. "Biz TÜBİTAK’ın BİGG uygulayıcı kuruluşlarından biriyiz" GOSB Teknopark Ar-Ge Müdürü Ergün Alver ise sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin bilgi vererek, "Biz TÜBİTAK’ın BİGG uygulayıcı kuruluşlarından biriyiz. TÜBİTAK’ta çağrı yayınlandıktan sonra biz de çağrımızı başlatacağız. Bu çağrı neticesinde girişimcilerimiz burada bir eğitim sürecine alınacak. Aynı zamanda mentorluklar gerçekleştireceğiz. Bir iş kliniğine tabi tutup ardından jüri yapacağız. TÜBİTAK’tan mükemmeliyet mührü alanların GOSB Teknopark Girişim Ofisi’nde ofisleri olacak. Burada şirket kurulumlarını gerçekleştirecekler ve şirket sahibi olacaklar" diye konuştu. Üç aşamalı yapı Öte yandan, BiGGOSB programının "hızlandırma", "tohum öncesi yatırım" ve "tohum yatırım" olmak üzere üç aşamadan oluştuğu; girişimcilerin yatırım hazırlığı, şirketleşme, prototip doğrulama ve uluslararası pazarlara açılım süreçlerinin destekleneceği bildirildi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:50
Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde seçim heyecanı
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İstanbul Şubesi seçimleri 22 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştiriecek. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü öğretim görevlisi Doç. Dr. Ahmet Yiğit Arabul seçimlerde aday oldu.
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:12
Trendyol teknoloji ekosistemini ’AI/ML Summit’te buluşturdu
Trendyol, açık kaynak olarak paylaştığı yerli yapay zeka dil modeli ve otonom ’AI agent’ platformuyla teknoloji ekosistemine yön vermeyi sürdürüyor. Trendyol Teknoloji Topluluğu tarafından Kampüs’te gerçekleştirilen AI/ML zirvesi bu alanda çalışan profesyonelleri bir araya getirdi. E-ticaret platformu Trendyol, 2 bin kişilik mühendislik mutfağının kapılarını Trendyol Kampüs’te düzenlenen AI/ML Summit (Yapay Zeka/Makine Öğrenimi Zirvesi) ile teknoloji dünyasına açtı. Platform mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikte; platform tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli (LLM) ve e-ticaretin tüm süreçlerinde rol alan ’Trendyol AI Agent’ (Yapay Zeka Ajanı) Platform gibi geleceğe yön veren uygulamalar katılımcılarla paylaşıldı. Ürün tavsiye sistemlerinden gelişmiş yapay zeka sistemi Trendyol AI Agent Platformun detaylarına, arama motoru çözümlerinden ML (Makine Öğrenimi) platformunun teknik mimarisine kadar pek çok konunun ele alındığı zirvede, en önemli başlıklardan biri e-ticaret platformu tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli Trendyol LLM oldu. Yaklaşık iki yılda yayınlanan 7 yeni versiyonu ile e-ticaret yeteneklerini her geçen gün artıran Trendyol LLM, satıcıların onlarca farklı dilde ürün açıklaması oluşturmasını ve müşteri sorularının anında çevrilmesini sağlıyor. Müşteri sorularından arama sonuçlarına kadar her noktada devreye giren yapay zeka dil modeli, günlük 60 milyondan fazla isteğe yanıt verebilecek kapasiteye ulaştı. Operasyonel gücünü ileri teknoloji altyapısından alan e-ticaret platformu, insan ölçeğinin ötesindeki kompleks veri trafiğini gelişmiş yapay zeka algoritmaları ile yönetiyor. Platform mühendislerinin son altı ay içerisinde 4 binden fazla yazılım görevini yapay zeka ajanları aracılığıyla otonom şekilde geliştirip canlı ortama alması, zirvede öne çıkan yeniliklerden bir diğeri oldu. E-ticaret platformunun geliştirdiği otonom sistemler günde 500 milyondan fazla otomatik tahmin ve karar üreterek, hem müşterilerin hem de iş ortaklarının dijital yolculuğunu uçtan uca yönetiyor. E-İhracatta yapay zekâ kaldıracı: Yüzde 60 daha hızlı ürün girişi Yapay zeka, Trendyol’un e-ihracat stratejisinde de önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Uluslararası pazarlara açılan satıcıların ürün listeleme süreçleri, AI tabanlı eşleştirme algoritmaları sayesinde kolaylaştı ve yüzde 60 oranında hızlandı. Bu hızlanma, Türk üreticilerinin ürünlerini dünya pazarlarına çok daha seri bir şekilde sunmalarını sağlarken; lojistik süreçlerde sağlanan yüzde 20’lik verimlilik artışı ile teslimat hızı da arttı. Yapay zekanın e-ihracatta büyük stratejik güç olarak rol oynadığını belirten Trendyol CTO’su Cenk Çivici, "Yapay zekayı operasyonlarımızın merkezine alarak sadece süreçlerimizi dijitalleştirmekle kalmıyor, yerli üreticilerin ve KOBİ’lerin dünya pazarlarındaki hızına ve rekabet gücüne ivme kazandırıyoruz. Bugün ürün giriş hızımızda sağladığımız yüzde 60’lık artış, yerli satıcımızın küresel arenada daha çevik hareket etmesini sağlayan teknolojik bir kaldıraç görevi görüyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde teslim süresi dokuz kat hızlandı. Bu alandaki öğrenimlerimizi AI/ML Summit etkinliğimizle tüm ekositemimizle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi. Yeni zirveler düzenlenecek Platform mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren AI/ML Summit, kapsamlı bir networking seansı ile tamamlandı. Trendyol Tech Community tarafından düzenlenen ilk AI/ML Summit olma özelliğini taşıyan etkinlik, önümüzdeki dönemde düzenli olarak gerçekleşecek ve teknoloji ekosistemi ile iş birliği güçlendirilecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder