TEKNOLOJİ
Canik Keşif Kampüsü’nde 206 bin çocuk ve gence bilim ve teknoloji eğitimi 01 Ocak 2026 Perşembe - 13:35:19 Samsun Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde 206 bin 688 çocuk ve genci yenilikçi teknolojilerle tanıştırdıklarını, bilim ve teknoloji alanında uygulamalı eğitim programlarıyla bir araya getirdiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede gerçekleştirdikleri bilim ve teknoloji hamlesiyle Milli Teknoloji Hamlesi konusunda farkındalık oluşturduklarını, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde çocukları ve gençleri yapay zekâ, yazılım, yenilikçi teknolojiler ve siber güvenlik başta olmak üzere bilim ve teknoloji alanında birçok konuda ücretsiz uygulamalı eğitim programıyla bir araya getirmeye devam ettiklerini ifade etti. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nün açılışını, 2022 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirdiğini belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, kampüste bugüne değin 206 bin 688 çocuk ve gence eğitim verdiklerini belirtti. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde 10 farklı atölye ve keşif alanı ile laboratuvarlarda eğitimleri sürdürdüklerini kaydeden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde 206 bin 688 çocuk ve gencimizi bilim ve teknoloji alanında uygulamalı eğitimlerle buluşturduk" dedi. "Canik’imizde teknolojiyi üreten nesilleri yetiştiriyoruz" Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde çocuklara ve gençlere yenilikçi teknolojileri yakından inceleme, deneyimleme ve öğrenme imkânı sunduklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde çocuklarımızı ve gençlerimizi yapay zekâdan siber güvenlik ve yazılıma, robotik kodlamadan doğa ve astronomi bilimlerine kadar pek çok alanda ücretsiz uygulamalı eğitim programıyla bir araya getiriyoruz. Çocuklarımızı ve gençlerimizi ayrıca yenilikçi teknolojilerle tanıştırıyor, onların bu teknolojileri yakından incelediği, deneyimlediği ve öğrendiği özel eğitim müfredatı çerçevesinde eğitimlerimizi sürdürüyoruz. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde bugüne değin 206 bin 688 çocuk ve gencimize eğitim verdik. Canik’imizde Milli Teknoloji Hamlesi bilinciyle öğrenen ve teknolojiyi üreten nesilleri yetiştiriyoruz. Ufkun ötesini hayal eden ve yeteneklerini keşfeden gençlerimiz, rol model kimlikleri ve özgün eserleriyle ülkemiz için değer üreteceklerdir" diye konuştu. Başkan İbrahim Sandıkçı, eğitimleri hafta içi ve hafta sonu olmak üzere iki grup halinde sürdürdüklerini sözlerine ekledi. "Türkiye’nin en başarılı keşif kampüsü" Canik’te Türkiye’nin en büyük yapay zekâ festivali CANİKFEST Yapay Zekâ Yolculuğu ile Karadeniz Bölgesi’nin ilk ve tek büyük ölçekli bilim şenliği CANİKFEST’i düzenlediklerini, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nün Türkiye’de yılın en başarılı keşif kampüsü seçildiğini, bu başarı neticesinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından ödül verildiğini hatırlatan Başkan İbrahim Sandıkçı, okullarda kurdukları bilim ve teknoloji atölyelerinde de öğrencileri eğitimlerle bir araya getirdiklerini belirterek, "Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde gerçekleştirdiğimiz eğitim programlarımızın yanı sıra okullarda kurduğumuz atölyelerde de öğrencilerimizi bilim ve teknoloji alanında uygulamalı eğitimler, eğitici ve eğlenceli aktivitelerle bir araya getiriyoruz. Ayrıca, alanında uzman isimlerin katılımıyla bilim söyleşileri ve bilim sergileriyle öğrencilerimizi buluşturuyoruz" şeklinde konuştu.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 17:24 TEKMER’den 1 yılda 30 teknoloji girişimi Alanya’nın teknoloji ve inovasyona açılan kapısı Alanya Teknoloji Geliştirme Merkezi (Alanya TEKMER), kuruluşunun birinci yılını girişimciler, akademisyenler ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla kutladı. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) öncülüğü ve KOSGEB destekleriyle bir yıl önce faaliyete başlayan Alanya TEKMER’in 1’inci yılı kutlandı. Alanya TEKMER’in 1’inci yıl kutlama programına, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu ve Prof. Dr. Mehmet Kılıç da katıldı. Programda yapılan konuşmalarda, üniversite-sanayi iş birliğinin bölgesel kalkınmadaki kritik rolüne dikkat çekildi. Kısa sürede 30 teknoloji girişimini bünyesine katan merkez, Alanya’yı bölgenin yeni nesil teknoloji üssü haline getirmeyi hedefliyor. Akademik bilgi, teknolojik değere dönüşüyor Akademik bilgi birikimini ticari değere dönüştüren bir köprü görevi üstlenen Alanya TEKMER, Alanya’nın geleneksel ekonomik gücünü teknoloji ve inovasyonla buluşturuyor. Merkez, girişimcilere yalnızca fiziksel ofis imkânı sunmakla kalmayıp; mentörlük, iş geliştirme, kuluçka destekleri ve devlet teşviklerine erişim danışmanlığı ile bütüncül bir ekosistem sağlıyor. TR61 Bölgesi’nde (Antalya, Isparta, Burdur) teknolojinin güçlü destekçilerinden biri olma yolunda ilerleyen Alanya TEKMER, bölgedeki tersine beyin göçünü de tetikleyen önemli bir yapı olarak öne çıkıyor. Merkez, girişimcilerin kendi şehirlerinde küresel ölçekte rekabet edebilecek projeler geliştirmesine oluşum tanıyor. Kuruluşundan bu yana özellikle yazılım, makine, enerji ve biyoteknoloji alanlarına odaklanan Alanya TEKMER, bir yıl içinde bünyesindeki girişimci şirket sayısını 30’a çıkardı. Inspire IT, Armada Bilişim, İklim Global, Bidolumedya, ZKM Mühendislik Teknolojileri, Meticax, Tulpar Yazılım, Ay-Yıldız Savunma ve AR-GE gibi firmalar; merkezin sunduğu modern altyapı ve mentörlük destekleriyle küresel pazara yönelik projeler geliştiriyor. "Hedef: Yerelden küresele" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Alanya TEKMER’in ilk yılının başarılarla geride bırakıldığını söyleyerek yeni döneme daha büyük umutlarla baktıklarını söyledi. Yeni dönemin yeni bir vizyonla başladığını söyleyen Rektör Türkdoğan, "Başarılı ilk yılını geride bırakan Alanya TEKMER, ikinci yılında "yerelden küresele" vizyonuyla hedeflerini büyütüyor. Yeni dönemde merkez uluslararası iş birliklerini artırarak girişimcileri global yatırımcı ağlarıyla buluşturmayı, savunma sanayi ve yazılımın yanı sıra turizm teknolojileri ve akıllı tarım alanlarında dikey hızlandırma programları başlatmayı, dijital göçmenler için cazibe merkezi (Digital Nomad Hub) olmayı hedefliyoruz. Alanya TEKMER ve Alanya TEKNOKENT AŞ ile artık şehrimiz yeni bir vizyonla bilim ve teknolojinin cazibe merkezlerinden birisi olmaya başlayacak. Yeni dönemin hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 17:17 ADÜ Teknokent’te akıllı antibiyotik çalışması ADÜ Teknokent’te çalışmalarını sürdüren Karya Farma HBX Ar-Ge ekibi, yeni nesil akıllı antibiyotik üzerinde çalışma yaptığını duyurdu. HBX-2371 metodolojisi adıyla tanımlanan bu yaklaşımın, klasik antibiyotiklerden farklı olarak tek yönlü bir etki yerine çoklu biyolojik etki ağları üzerinden çalıştığı belirtildi. Türkiye’de geliştirilen ve Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenen çok sayıda HBX patentinin ortak etki mekanizmalarının bir araya getirilmesiyle oluşturulan çalışmaya ilişkin bilgi veren Karya Farma HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, "HBX-2371 metodolojisi adıyla tanımlanan bu yaklaşım, klasik antibiyotiklerden farklı olarak tek yönlü bir etki yerine çoklu biyolojik etki ağları üzerinden çalışıyor. Tek bir hedef değil, akıllı bir etki ağına sahip. HBX patentleri incelendiğinde; antibakteriyel, antiviral, antifungal, antiparazitik, antikanser, antitümör, yara iyileştirici, rejeneratif ve bağışıklık güçlendirici özelliklerin tek tek değil, birbirini tamamlayan sistemler halinde tasarlandığı görülüyor. Bu nedenle elde edilen ürünü ‘akıllı antibiyotik’ olarak adlandırdık" dedi. HBX-2371 metodolojisinin dikkat çeken yönlerinden birinin de etki mekanizmasını yalnızca mikrobiyal baskılama ile sınırlamaması olduğunu kaydeden Başlık, "Ağız yoluyla alınan bileşenler beyin-bağırsak ekseni üzerinden mide ve sindirim sistemi aracılığıyla biyo yararlanımı artırıyor. Kalp ve dolaşım sistemiyle hücresel seviyeye ulaştırılan çok katmanlı bir biyolojik bağlantı modeli öne çıkıyor. Bu yaklaşım, bağışıklık sistemini baskılanan bir savunma hattı olarak değil, yeniden düzenlenen ve yönlendirilen bir sistem olarak ele alıyor. Ürün tek bir bakteri ya da virüse odaklanmaz, direnç gelişimini tetikleyen agresif kimyasal baskı yerine dengeleyici etki oluşturur, yalnızca patojeni değil hasarlı dokuyu ve bağışıklık yanıtını da hedef alır" ifadelerini kullandı. Çalışmaya akademik destek sağlayan Prof. Dr. Sami Doğanlar ise bitki tabanlı ilaç geliştirme projeleri kapsamında Karya Farma HBX Ar-Ge ile yürütülen iş birliğini son derece değerli bulduklarını kaydederek "Yedi spesifik patente dayanan HBX-2371 metodolojisi, klasik antibiyotik yaklaşımlarının ötesinde, çok katmanlı ve yenilikçi bir biyoteknolojik perspektif sunmaktadır" dedi.
Türkiye bu yıl ‘Robotex International’da’ dünya çapında dereceler elde etti
29 Aralık 2025 Pazartesi - 15:29 Türkiye bu yıl ‘Robotex International’da’ dünya çapında dereceler elde etti Anaokulundan üniversiteye kadar her yaştan öğrencinin katılım sağlayabildiği, dünyanın en prestijli robotik organizasyonlarından biri olan Robotex International’da Türkiye, yıl boyunca gösterdiği üstün performansı dünya dereceleriyle taçlandırdı. Finalleri Estonya’nın başkenti Tallinn’de bulunan Unibet Arena’da düzenlenen Robotex International yarışmalarında Türk öğrenciler, azimleri, teknik bilgileri ve yenilikçi bakış açılarıyla göz doldurdu. Yıl boyunca İzmir, İstanbul, Mersin ve Bakü’de gerçekleştirilen bölgesel elemelerde ter döken genç kaşifler, burada elde ettikleri derecelerle ulusal yarışmalara katılma hakkı kazandı. Ulusal alandaki başarılarını uluslararası arenaya taşıyan öğrenciler, Türkiye’yi dünya sahnesinde gururla temsil etti. Robotik ve teknoloji alanında geleceğin temellerini atan Robotex International’da; Mini Sumo, Lego Sumo, 3 Kg Sumo, Çizgi İzleyen, Labirent Çözme, Drone, Araba Yarışı, Robot Wheels, Water Rally ve daha birçok alanda toplam 17’den fazla kategori yer aldı. Bu yıl 32 ülkeden 3 bin 200 katılımcı ve 932 takımın mücadele ettiği organizasyonda Türkiye takımları, üstün performanslarıyla 6 dünya derecesi elde ederek büyük bir başarıya imza attı. Türk takımları; 3 kilogram Sumo ve Robot Wheels kategorilerinde dünya birinciliği, Mini Sumo kategorisinde dünya ikinciliği, Girişimcilik, Araba Yarışı ve Drone kategorilerinde ise dünya üçüncülüğü kazanarak Türkiye’ye büyük gurur yaşattı. Elde edilen başarıların ardından açıklamalarda bulunan Robotex International Türkiye ve Türkiye Cumhuriyetleri Partneri, aynı zamanda MaestRobot’un kurucusu Zülal İnan, gençlerin ortaya koyduğu performansın geleceğe dair umut verdiğini vurguladı. İnan, "Çocuklarımızın her biri birbirinden yetenekli. Ekip olarak tasarladıkları projeleri geliştirebilmeleri, sunabilmeleri ve bunu yaparken dayanışma içerisinde olmaları onlar için büyük bir kazanım. Bu sürecin uluslararası derecelerle taçlanması, doğru yolda ilerlediğimizin en somut göstergesi" ifadelerini kullandı. 2025 yılını önemli başarılarla kapattıklarını belirten İnan, gözlerini şimdiden 2026 yılı hedeflerine çevirdiklerini de dile getirdi. 2026 finallerinin Seul / Güney Kore’de düzenleneceğini hatırlatan İnan, "Önümüzdeki yıl için çok daha yoğun bir çalışma temposu planlıyoruz. Seul’de yapılacak finallerden çok daha büyük başarılarla dönmeyi hedefliyoruz" diyerek beklentilerini paylaştı.
ADÜ’lü gençler, ilk 10 proje arasına girerek finale yükseldi
29 Aralık 2025 Pazartesi - 13:38 ADÜ’lü gençler, ilk 10 proje arasına girerek finale yükseldi Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) havacılık takımı üyeleri, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tarafından düzenlenen yarışmada geliştirdikleri yenilikçi projeyle ilk 10 arasına girerek finale yükseldi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), havacılık ve uzay teknolojileri alanında yetiştirdiği genç yeteneklerle önemli bir başarıya daha imza attı. ADÜ çatısı altında çalışmalarını sürdüren PUSAY Havacılık Takımı üyeleri Tunahan Acar, Burak Koçer, Burak Narin ve Adem Atıcıoğlu, TUSAŞ tarafından düzenlenen Ideathon Fikir Yarışması’na Yelbora Takımı adıyla katılarak ilk 10’a girmeyi başardı. Finale kalma başarısı gösteren ADÜ’lü öğrenciler, üniversitelerini ulusal ölçekte başarıyla temsil etti. Finale kalan takım üyelerini tebrik ederek, gençlerin akademik ve proje çalışmalarında başarılarının artarak devam etmesini dileyen Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nden yapılan açıklamada "Üniversitemiz bünyesinde faaliyet gösteren Pusay Havacılık Takımı üyeleri Tunahan Acar, Burak Koçer, Burak Narin ve Adem Atıcıoğlu, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş (TUSAŞ) tarafından düzenlenen Ideathon Fikir Yarışması’na Yelbora Takımı adıyla katılarak ilk 10 arasına girdi ve finale kalma başarısı gösterdi. Öğrencilerimiz, yarışma kapsamında ortaya koydukları özgün ve yenilikçi fikirler ile dikkat çekerek, üniversitemizin bilimsel, teknolojik ve yenilikçi üretim vizyonunu başarıyla temsil etti. Takım üyelerini elde ettikleri bu önemli başarıdan dolayı tebrik ediyor, akademik ve proje çalışmalarında başarılarının artarak devam etmesini diliyoruz" ifadeleri yer aldı.
Üniversite öğrencilerinden görme engellilere teknolojik destek
29 Aralık 2025 Pazartesi - 13:09 Üniversite öğrencilerinden görme engellilere teknolojik destek Sinop’ta üniversite öğrencileri, görme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklara çözüm üretmek amacıyla geliştirdikleri yenilikçi projelerle dikkat çekti. Sinop Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Programı öğrencileri tarafından hazırlanan "Akıllı Baston" ve "Okuma Gözlüğü" projeleri, teknolojiyi toplumsal faydaya dönüştürme hedefiyle hayata geçirildi. Projeler, görme engelli bireylerin daha güvenli, bağımsız ve erişilebilir bir yaşam sürmelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Geliştirilen Akıllı Baston, sensör teknolojisi sayesinde kullanıcının çevresindeki engelleri algılayarak sesli ve titreşimli uyarılar veriyor. Bu özellikleriyle baston, özellikle yaya hareketliliğinin yoğun olduğu alanlarda görme engelli bireylerin güvenli bir şekilde ilerlemesine yardımcı oluyor. Bastonun, farklı mesafe algılama seçenekleriyle olası çarpma ve düşme risklerini azaltmayı hedeflediği belirtildi. Öğrenciler tarafından tasarlanan bir diğer proje olan Okuma Gözlüğü ise entegre kamera ve sesli okuma sistemiyle öne çıkıyor. Gözlük, yazılı metinleri algılayarak dijital ortama aktarıyor ve kullanıcıya sesli olarak iletiyor. Bu sayede kitap, gazete, dergi, afiş ve benzeri yazılı materyaller görme engelli bireyler tarafından bağımsız şekilde okunabiliyor. Projelerin taşınabilir, kullanıcı dostu ve günlük hayatta rahatlıkla kullanılabilecek şekilde tasarlandığını belirten öğrenciler, özellikle eğitim hayatında ve kamusal alanlarda bu teknolojilerin büyük kolaylık sağlayacağını ifade etti. Geliştirilen sistemlerin ilerleyen süreçte daha da iyileştirilerek yaygınlaştırılmasının hedeflendiği belirtildi.
Erzurum Kent Konseyi: ’TEKNOFEST, Erzurum’a büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracaktır’
29 Aralık 2025 Pazartesi - 10:52 Erzurum Kent Konseyi: ’TEKNOFEST, Erzurum’a büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracaktır’ Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, MHP Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Kamil Aydın’ın 2027 TEKNOFEST’in Erzurum’da yapılması önerisini desteklediklerini açıkladı. Başkan Tanfer,’’TEKNOFEST’in Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı kadim şehir Erzurum’da yapılmasından büyük gurur duyacağız. TEKNOFEST Festivali, Erzurum’a büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracaktır’’ dedi. Erzurum’un tarihsel, bilimsel ve teknoloji alanındaki güçlü altyapısına vurgu yapan Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, TEKNOFEST’in 2027 yılında Erzurum’da yapılması konusunda destek verdiklerini ifade ederek : ’’Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının, 23 Temmuz 1919’da emperyalist güçlerin Osmanlı topraklarını paylaşmaya çalıştığı dönemde, Cumhuriyet’e geçişteki önemli adımların atılmasının ardından Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı ve önemli kararların alındığı, düşman işgalindeki vatan toprağını kurtarmak için özgürlüğe giden zorlu süreci Erzurum’dan yürüten Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşları, Erzurum Kongresi’nde ülkenin bağımsızlığa giden yolunu açmış, Erzurum Kent Konseyi olarak, TEKNOFEST’in 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihlerinde güzide şehrimiz Şanlıurfa’da programa alınması ile Erzurum’un da 2027 yılı programına alınmasından büyük bir onur ve gurur duyacağımızı ifade etmek istiyoruz. TEKNOFEST, Erzurum’a büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracaktır" diye konuştu. "Erzurum TEKNOFEST’i çok istiyor" Festivalin her açıdan şehrin gelişimine katkı sağlayacağını, Erzurum’a büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracağını ifade eden Tanfer, "Erzurum astronominin ve gökyüzü gözlemlerinin merkezi olarak biliniyor. Türkiye’nin en büyük gökyüzü gözlem etkinliği olan TÜBİTAK Gökyüzü Gözlem Etkinliği 28-31 Ağustos 2025 tarihleri arasında Erzurum Konaklı Kayak Merkezi’nde gerçekleştirilmesinin gururunu yaşadık. Türkiye’nin en büyük teleskopunun Erzurum’da bulunması, Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi’nde Astronomi, Uzay Bilimleri, Havacılık, Mühendislik ve Fen Bilimleriyle ilgili bölümlerinin varlığı, gökyüzünü ilk okuyanların şehri olan Erzurum’un geleceğin teknolojilerini kucaklayacak olan TEKNOFEST’e ev sahipliği yapacak olması bizleri son derece gururlandırır. Türkiye Yüzyıl’ının en kilit aktörü olarak gördüğümüz TEKNOFEST kuşağında, gençlerimiz duruşlarıyla, cesaretleriyle, özgüvenleriyle, Milli teknoloji hamlemizin genç akıncıları, milletimizin gurur kaynağı olmayı sürdürüyor. TEKNOFEST’in Erzurum’da yapılması bölgenin ekonomik, sosyal ve turizm potansiyeline önemli katkı sağlaması ile birlikte TEKNOFEST Festivali Erzurum’a büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracaktır" şeklinde konuştu. "Müjdeli haberi bekliyoruz" TEKNOFEST’in Erzurum’da yapılmasından büyük gurur duyacaklarını vurgulayan Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, daha sonra sözlerine şöyle devam etti, "Kent Konseyi Yürütme Kurulu olarak, bu konuda her zaman Erzurum’a ayrı bir sevgisi olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleri ile Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’dan, TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Selçuk Bayraktar’dan TEKNOFEST Festivali’nin 2027 yılı programına Erzurum’un dahil edilerek kararlaştırılması müjdesini büyük bir heyecanla beklediğimizi ifade etmek istiyoruz. Erzurum Kent Konseyi olarak, TEKNOFEST coşkusunu, bu heyecanın, bu birlik ruhunun yeni rotasının Dadaşlar Diyarı Erzurum’da olmasını temenni ediyoruz.’’
Köyceğiz’de öğrenciler Ay’ı teleskopla inceledi
28 Aralık 2025 Pazar - 14:44 Köyceğiz’de öğrenciler Ay’ı teleskopla inceledi Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde Köyceğiz Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) ve Naip Hüseyin Anadolu Lisesi’nin iş birliği ile planlanan ’Kadrajımdan Gökyüzü Atölyesi’ etkinliğine katılan öğrenciler, teleskopla Ay’ın yüzeyini ve Satürn’ü gözlemleyerek unutulmaz bir deneyim yaşadı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın, bilimsel düşünme, teknolojik üretkenlik ve sosyal beceri gelişimini erken yaşlardan itibaren teşvik etmek amacıyla planladığı Genç-Arge Faaliyetleri dahilinde Köyceğiz Aralık ayı faaliyeti ’Kadrajımdan Gökyüzü Atölyesi’ etkinliği Naip Hüseyin Anadolu Lisesi tarafından organize edildi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Astronom Doç. Dr. Hasan Zühtü Okulu ile ilk olarak Ay ve Satürn gözlemi yapıldı. Etkinlik kapsamında öğrenciler, Ay’ın muhteşem görüntüsünü teleskopla yakından inceleme fırsatı buldu. Teleskop başında uzun kuyruklar oluşturan katılımcılar, heyecanla Ay’ın yüzeyindeki kraterleri ve detayları gözlemledi. Astronom Doç. Dr. Okulu’nun yaptığı bilgilendirme sonrasında öğrenciler uzay ve astronomi ile ilgili sorularını sordu. Köyceğiz Delta Plajı’nda gerçekleşen ’Kadrajımdan Gökyüzü Atölyesi’ etkinliği, öğrenci ve velilerden büyük ilgi gördü. Halka açık olarak yapılan etkinliğe Köyceğiz İlçe Milli Eğitim Müdürü Taner Şen, okullardan idareci, öğretmen, öğrenci ve veliler katıldı.
Vatandaşın geliştirdiği bu sistem yangını kıvılcım anında durduracak
28 Aralık 2025 Pazar - 09:16 Vatandaşın geliştirdiği bu sistem yangını kıvılcım anında durduracak Kocaeli’de yaşayan Kuddusi Kuranel, ormanlık alanlar ve dar bölgelerdeki yangınların başlangıç aşamasında kontrol altına alınabilmesi amacıyla motosiklete entegre edilebilir, taşınabilir söndürme sistemi geliştirdi. İtfaiye araçlarının girmekte zorlandığı sarp araziler ve dar sokaklar için tasarlanan sistem, yangının yayılmadan "ilk kıvılcım" aşamasında söndürülmesini hedefliyor. Özel bir firmadaki yangın eğitimi sırasında edindiği bilgilerden yola çıkan Kuddusi Kuranel (62), özellikle başlangıç aşamasındaki yangınların hızla kontrol altına alınabilmesi için teknik bir çalışma gerçekleştirdi. İtfaiye ekiplerinin girmekte zorlandığı otoyol kenarları, dar sokaklar ve orman içindeki sarp arazileri hedefleyen Kuranel, geliştirdiği sistemin amacının büyük ölçekli yangınları söndürmek değil, felaketin büyümesine neden olan ilk kıvılcıma müdahale etmek olduğunu bildirdi. Fikrin ortaya çıkış sürecini anlatan Kuddusi Kuranel, "Özel bir firmada çalışırken yangın söndürme eğitimi aldık. Bu tip olaylarla ilgili bilgi birikimim vardı. Bir gün tünelden geçerken sulu tip bir motosiklet gördüm. Ben bunu biraz daha geliştirip orman yangınları ve itfaiyenin gidemediği dar alanlar için uyarlamak istedim. Otoyol kenarları, kaldırım araları gibi her yere girsin istedim. Genelde yangın kıvılcımla başladığından dolayı böyle bir şey geliştirdim" dedi. "Küçük çaplı yangınları boğarak söndürüyor" Sistemin temel amacının büyük ölçekli yangınları söndürmek değil, felaketin büyümesini engellemek olduğunu vurgulayan Kuranel, kuru kimyasal modelinin ardından köpüklü model üzerindeki çalışmalarına da devam ettiğini aktardı. Sistemin çalışma şekline ilişkin de bilgi veren Kuddusi Kuranel, "6 litrelik bir tüpün içine 6 litre su ve 180 gram kimyasal koyuyoruz. Hortumun ucunda oksijenle birleşince battaniye tipi köpük oluşuyor. Bu köpük küçük çaplı yangınları boğarak söndürüyor" diye konuştu. "Vatandaşlar ’bununla mangal mı söndüreceksin’ diyor" Kuranel, cihazın 10 metrelik hortumu sayesinde nokta atışı müdahale imkanı sunduğunu ve sistemin özellikle orman köyleri ile mezralarda konuşlandırılmasının hayati önem taşıdığını ifade ederek, şunları kaydetti: "Her ormanın içinde küçük yerleşimler var. Muhtarlıklara bu sistemden birer ikişer verilse yangının merkezinde müdahale edilebilir. Ülkemiz için faydalı olacağına inanıyorum. Bazı vatandaşlar bana ’bununla mangal mı söndüreceksin’ diyor. Mangal söndürmüyoruz. Yangının ilk kıvılcımına, ilk noktasına atış yapıyoruz. Orman kenarına bidonla su koymak çözüm değil. Köklü çözüm istiyorsan bu sistemi koyacaksın."
Bodrum’a çocuk dostu projeler
27 Aralık 2025 Cumartesi - 13:25 Bodrum’a çocuk dostu projeler Muğla Büyükşehir Belediyesi gerçekleştirdiği projelerle ilçelerde bulunan park ve bahçeleri güzelleştirmeye, geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Bodrum’un merkezinde yapılan Bodrum Liman Oyun Parkı Yenileme Projesi ile çocuklara güvenli, modern ve gelişim odaklı bir alan imkânı sunuldu. Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz’ın incelediği Bodrum Liman Parkı, hizmete girdi. Park, yalnızca bir oyun alanı değil, aynı zamanda adil, güvenli ve sağlıklı gelişimi önceleyen modern bir yaşam ve eğitim alanı olarak bin 450 metrekarelik alanda yer alıyor. Engelsiz tasarımlara sahip ve güvenli oyun alanları Büyükşehir Belediyesi, bu projeyle yalnızca fiziksel bir yenileme değil, çocukların gelişimsel ve sosyal ihtiyaçlarını merkeze alan çağdaş bir park oluşturmayı hedefliyor. Engelsiz tasarım anlayışıyla planlanan engelli dostu oyun alanları, özel ihtiyaçlı çocukların yaşıtlarıyla güvenle oyun oynamasına imkân tanıyor. Parkta yer alan aktivite panoları ve duyusal oyuncaklar bilişsel gelişimi desteklerken; teleferik, halatlı salıncaklar ve tırmanma elemanları gibi hareket odaklı oyun ekipmanları çocuklara güvenli fiziksel gelişim alanları sunuyor. Hem estetik hem de güvenliği bir arada sunan EPDM zemin kaplama ile donatılan parkın, çocuklar ve aileler için yeni bir buluşma noktası olması hedefleniyor. Gümüşlük’te doğayla uyumlu ve sürdürülebilir park projesi Muğla Büyükşehir Belediyesi, Karakaya Mahallesinde mülkiyetinde bulunan 21 bin 511 metrekarelik alanda park ve spor alanı yapılmasını planlıyor. Doğal sit ve 3. derece arkeolojik sit statüsüne sahip alanda, geçmiş yıllarda mevzuata aykırı şekilde inşa edilmiş ruhsatsız yapıların yıkım ve temizleme çalışmaları titizlikle sürdürülüyor. Çalışmalar; Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ve ilgili tüm kurumların görüş ve izinleri doğrultusunda, doğal ve kültürel dokuya zarar verilmemesi temel ilke kabul edilerek yürütülüyor. Doğayla uyumlu ve sürdürülebilir park projesi Karakaya Mahallesi Gümüşlük mevkiinde yer alan alanda, yıkım ve temizleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından ilgili kurullardan alınacak onaylar doğrultusunda; doğal ve arkeolojik sit şartlarını gözeten, kurakçıl peyzaj anlayışıyla tasarlanan, bölgeye özgü bitki türlerini içeren, yenilenebilir enerji kullanımını esas alan, spor, dinlenme ve sosyal ihtiyaçları birlikte karşılayan çevre dostu bir park ve spor alanının hayata geçirilmesi hedefleniyor. Proje ile alanın, bölge halkı ve yerli-yabancı ziyaretçiler için güvenli, nitelikli ve sürdürülebilir bir kamusal alan haline gelmesi amaçlanıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz, Bodrum Liman Oyun Parkı Yenileme Projesinin tamamlanmasının ardından ve Gümüşlük’te yapılacak iklim ve çevre dostu bir park ve spor alanı ile ilgili yaptığı değerlendirmede, çocukların ihtiyaçlarını merkeze alan projelere büyük önem verdiklerini belirtti. Çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimini önceleyen projelere büyük önem verdiklerini vurgulayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, çocukların güvenle oyun oynayabildiği, engellerin ortadan kaldırıldığı, doğayla uyumlu ve sürdürülebilir kamusal alanlar oluşturmanın en temel sorumluluklarından olduğunu, Bodrum Liman Oyun Parkı bu anlayışın somut bir örneği olduğunu, Gümüşlük’te planlanan park ve spor alanını da doğal ve kültürel değerleri koruyarak, tüm kurulların onayları doğrultusunda Bodrum’a kazandıracaklarını açıkladı.
Türkiye’de düşen İHA’lar alarm veriyor: Güvenlik Uzmanından vatandaşlara kritik uyarılar
27 Aralık 2025 Cumartesi - 10:50 Türkiye’de düşen İHA’lar alarm veriyor: Güvenlik Uzmanından vatandaşlara kritik uyarılar Güvenlik Uzmanı Mehmet Akif Ceylan, art arda yaşanan son dönemde Türkiye’nin farklı bölgelerine düşen İHA’lara karşı vatandaşların bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Güvenlik Uzmanı Mehmet Akif Ceylan, son dönemde sivil ve askeri alanda kullanımı artan İHA’ların kullanımına ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Gelişen teknolojiyle birlikte İHA’ların teknik arıza, sinyal kaybı veya dış müdahale gibi nedenlerle kontrolsüz şekilde düşebildiğini belirten Ceylan, bu araçların masum bir hobi ekipmanı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi. Ceylan, düşen bir İHA’nın patlayıcı madde, kimyasal bileşen veya istihbarat amaçlı donanım taşıyabileceğine dikkat çekerek, vatandaşların yerde düşmüş bir İHA gördüklerinde kesinlikle dokunmamaları gerektiğini, parçalarını kurcalamamalarını ve olay yerinden uzak durmaları gerektiğini belirtti. Bu tür İHA’ların ya da tehlikeli maddeler içerebileceğini ifade eden Ceylan, özellikle sosyal medya için görüntü alma refleksinin ciddi tehlikelere yol açabileceğini dile getirdi. Yapılması gerekenin derhal güvenlik güçlerine haber vermek olduğunu söyleyen Ceylan, bölgenin mümkünse emniyet şeridiyle kapatılması ve kalabalığın uzaklaştırılması gerektiğini ifade etti. "Vatandaşlarımızın yapması gereken şey İHA’ya mümkün olduğu kadar yaklaşmamak" İHA’nın düştüğünü fark eden vatandaşların düştüğü alana mümkün olduğu müddetçe yaklaşmamaları konusunda uyaran Ceylan, "Son zamanlarda açık kaynaklara yansıyan bilgilerde ülkemizin farklı yerlerinde İHA enkazlarına ulaşılmış, kimisi etkisiz hale gelmiş, kimi kontrolünü kaybederek düşmüştür. Bu tarz durumlarda İHA’ları fark eden vatandaşlarımızın yapması gereken şey İHA enkazlarına mümkün olduğu kadar yaklaşmamak. Hızlı şekilde kolluk kuvvetlerine bilgi verilmesi önem arz etmektedir. Toplumsal olarak İHA’lara karşı teknolojinin getirdiği yeniliklerin vatandaşlar tarafından tanınması gerekiyor. Bunun için İHA’larla ilgili farkındalık projelerinin yapılmasında fayda var. İHA’lar kontrolsüz bir şekilde ülkemizde tespit edilmiştir. Bunun için ilgili makamlar tarafından farkındalığın artılması gerekiyor. İHA’ların bilinmesi gerekiyor" diye konuştu. "Sosyal medyada paylaşma, yetkililerle paylaş diyoruz" Türkiye’de düşen İHA’lara kontrolsüz bir biçimde yaklaşıldığını ve bu durumun vatandaşların can güvenliği açısından kritik derecede olumsuz olduğunu yineleyen Ceylan, "İHA fark edildiğinde hızlı şekilde kolluk kuvvetlerine haber vermemiz gerekiyor. Onunla beraber hiçbir şekilde dokunulmaması gerekiyor. Güvenli mesafe dediğimiz en az 100 metre uzak mesafede beklememiz gerekiyor. Kimseyi yaklaştırmamamız gerekiyor. Ankara’da yaşanan uçak kazası olayı doğrultusunda birçok vatandaşın uçak enkazına hızlı şekilde ulaştığını hep beraber gördük. Herkesin telefonları kayıt altında. Parçalara nasıl tekme attıklarını, bilinçsiz şekilde nasıl müdahale ettiklerini hep beraber gördük. Uçaktaki vatandaşlara müdahale edilmesi gerekiyor ama onunla beraber de uçak parçalarına dokunulmaması gerekiyor. Bizim bir sloganımız var. Sosyal medyada paylaşma, yetkililerle paylaş diyoruz" açıklamasında bulundu.
Tam otonom su üstü deniz aracıyla 284 takım arasından Türkiye ikinciliği
27 Aralık 2025 Cumartesi - 10:10 Tam otonom su üstü deniz aracıyla 284 takım arasından Türkiye ikinciliği Elazığ’da Deneyap Teknoloji Atölyelerinde geliştirilen tam otonom insansız su üstü deniz aracıyla Gelidonya takımı, TEKNOFEST 2025’te Türkiye ikinciliği elde etti. Ekip, ASELSAN ve ASFAT paydaşlığında düzenlenen yarışmada 284 takım arasından finale kalarak Türkiye ikinciliğini kazandı. Fırat Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Gelidonya takımı, TEKNOFEST 2025 İnsansız Deniz Aracı Yarışması’nda önemli bir başarıya imza attı. Elazığ Şehit Muammer Faruk Salgar Gençlik Merkezi Deneyap Teknoloji Atölyelerinde çalışmalarını sürdüren ekip, geliştirdikleri tam otonom insansız su üstü deniz aracıyla finale kalarak Türkiye ikincisi oldu. Yarışma sürecinde video ve final aşamaları için iki ayrı prototip üreten takım, kendi yazılımlarıyla geliştirdikleri araçla dikkat çekti. Su üstü deniz aracı, harita noktası takibi, engellerin otonom şekilde aşılması ve angajman görevlerini tamamen otonom olarak yerine getirecek şekilde tasarlandı. Yunus Emre Güler, Yunus Emre Baycan, Alpaslan Hamzaoğlu ve Ali Töme’den oluşan genç mühendis ekibi, teknik bilgi ve saha deneyimini bir araya getirerek önemli bir başarı elde etti. Gelidonya Takımı olarak önümüzdeki dönemde farklı kategorilerde de yarışmalara katılarak başarılarını sürdürmeyi hedeflediklerini belirten takım kaptanı Yunus Emre Güler, "TEKNOFEST 2025’te insansız deniz aracı yarışmasında Türkiye ikincisi olan Gelidonya takımının kaptanıyım. Şu anda Deneyap Teknoloji Atölyelerindeyiz. Araçlarımızı burada imal ettik ve yarışmaya burada hazırlandık. Gelecek yıl için de hazırlıklarımızı yine burada yapmayı planlıyoruz. Önümüzdeki yıl hem hava savunma sistemleri hem de savaşan İHA gibi kategorilerde yarışmalara katılmayı düşünüyoruz. Geliştirmeye ve üretmeye devam ediyoruz. Aracımız, üç farklı parkuru tamamen otonom, yani insansız bir şekilde tamamlayabilecek şekilde tasarlandı. Birinci parkurumuz işaretlenen harita noktalarının takip edilmesi, ikinci parkurumuz engellerin otonom şekilde aşılması, üçüncü parkurumuz ise angajman görevinin yerine getirilmesiydi. Bu görevleri yerine getirebilecek sistemi, otopilot kartları ve yapay zeka bilgisayarları kullanarak kendi geliştirdiğimiz yazılımlarla ortaya çıkardık. İnşallah gelecek yıl hem gövde hem de yazılım olarak daha da geliştirerek Türkiye birinciliği için elimizden geleni yapacağız" dedi. Fırat Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Alpaslan Hamzaoğlu ise " Gençlik Merkezindeyiz. Deneyap Teknoloji Atölyeleri bünyesinde geçen yıldan beri TEKNOFEST projeleri için çalışıyoruz. Bu yıl insansız deniz aracı yarışması kapsamında Türkiye ikincisi olduk. Süreç oldukça zorluydu. Saatlerce çalıştık, zaman zaman uykusuz kaldık. Ancak emeğimizin karşılığını aldık. Bu yıl hem savaşan hem de hava savunma sistemleri yarışmalarına katılmayı planlıyoruz. Çalışmalarımızı üniversiteden arkadaşlarımızla daha geniş bir kadroyla sürdürmek istiyoruz. Kişisel hedefim ise TUSAŞ ya da BAYKAR gibi savunma sanayimizin önde gelen firmalarında görev alarak insansız hava araçları alanında çalışmalar yapmak" şeklinde konuştu. Gelidonya takımı yazılım ekibinde görev alan Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Ali Töme de" Bu takımın ve atölye ortamının çalışmalarımız üzerindeki etkisi çok büyük oldu. Derslerde öğrendiğimiz teorik bilgileri pratiğe dökme imkanı bulduk. TEKNOFEST 2025’te İstanbul Mavi Vatan’da düzenlenen yarışmalara katıldık ve insansız sistemler kategorisinde Türkiye ikinciliğini elde ettik. Şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Yurt içi TEKNOFEST yarışmalarının yanı sıra yurt dışı yarışmalarda da ülkemizi temsil etmeyi planlıyoruz. Hedefim, milli savunma sanayinde Türk mühendisler olarak ülkemizin geleceği için çalışmak" ifadelerini kullandı.
Yapay zeka tehlikesi büyüyor: "Sahte içerikler kamuoyunun algısını çok hızlı bir şekilde şekillendirebiliyor"
27 Aralık 2025 Cumartesi - 09:52 Yapay zeka tehlikesi büyüyor: "Sahte içerikler kamuoyunun algısını çok hızlı bir şekilde şekillendirebiliyor" Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte sosyal medyada yer alan video ve fotoğraflardan oluşan içeriklerin gerçek ile kurgu olup olmadığının belirlenmesi zorlaşırken uzmanlardan uyardı gelmeye başladı. Yapay zeka ile üretilen içeriklerin çok hızlı yayıldığına dikkat çeken Doç. Dr. Ahmet Taylan:" Kişilerin hiç söylemediği sözleri söylemiş gibi gösterilmesi ya da hiç yaşamadığı olayların yaşanmış gibi sunulması söz konusu olabiliyor, bu durum, doğrudan itibar suikastı anlamına geliyor" dedi. Son yıllarda yapay zeka destekli video üretimi, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de sosyal medya platformlarının en dikkat çeken trendleri arasında yer alıyor. Gerçek görüntülerin üzerine yapay zeka ile ses, mimik ve yüz hareketi eklenerek hazırlanan videolar, çoğu zaman gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar yüksek doğrulukla üretiliyor. Bu durum, kullanıcıların izledikleri içeriklerin gerçekliği konusunda tereddüt yaşamasına neden oluyor. Dijital iletişim uzmanları, yapay zekanın eğlence ve içerik üretimi açısından önemli avantajlar sunduğunu ancak bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımın ciddi riskleri beraberinde getirdiğini belirtiyor. Özellikle ‘deepfake’ olarak adlandırılan yapay zeka destekli sahte görüntülerin, kamuoyunu yanıltma ve manipüle etme potansiyeline dikkat çekiliyor. "Hangi videonun gerçek, hangisinin yapay olduğunu ayırt etmek çok zor" Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Taylan, "Günümüzde özellikle yapay zekayla üretilen videoların sosyal medyada çok hızlı bir şekilde yayıldığını görüyoruz. Yazılımlar o kadar gelişti ki, kullanıcıların hangi videonun gerçek, hangisinin yapay zeka aracılığıyla üretildiğini ayırt etmesi giderek güçleşiyor. Çoğu zaman izlediğimiz içeriğin gerçek mi yoksa kurgu mu olduğu konusunda ciddi bir belirsizlik oluşuyor" şeklinde konuştu. "Dezenformasyon ve manipülasyon riski çok ciddi boyutlarda" Bu durumun toplumsal etkilerine dikkat çeken Doç.Dr.Taylan, yapay zeka destekli içeriklerin özellikle hassas dönemlerde tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Taylan "Bu tür görüntülerle dezenformasyon ve manipülasyon yapmak çok daha kolay hale geliyor. Özellikle seçim dönemlerinde, kriz zamanlarında, toplumsal afetler ya da gerilimlerin yaşandığı süreçlerde toplumun yanlış yönlendirilmesi, yanlış bilgilendirilmesi mümkün oluyor. Yapay zeka ile üretilmiş sahte içerikler kamuoyunun algısını çok hızlı bir şekilde şekillendirebiliyor" ifadelerini kullandı. "Dolandırıcılık ve itibar suikastı için kullanıldığını görüyoruz" Yapay zeka destekli videoların bireysel mağduriyetlere de yol açtığına dikkat çeken Taylan, "Dolandırıcılık vakalarında bu tür kurgulanmış içeriklerin kullanıldığına tanık oluyoruz. Bunun yanında, kişilerin hiç söylemediği sözleri söylemiş gibi gösterilmesi ya da hiç yaşamadığı olayların yaşanmış gibi sunulması söz konusu olabiliyor. Bu durum, doğrudan itibar suikastı anlamına geliyor ve mağduriyetleri beraberinde getiriyor" diye konuştu. "Mahremiyet ihlali ve hukuksal sorunlar ortaya çıkıyor" Deepfake içeriklerin en önemli risklerinden birinin mahremiyet ihlali olduğunun altını da çizen Taylan, "İnsanların rızası olmadan fotoğraflarından ya da görüntülerinden yapay içerikler üretilmesi, mahremiyet alanının ihlali anlamına geliyor. Bu yalnızca teknik bir mesele değil, aynı zamanda ciddi hukuksal ve ahlaki sorunları da beraberinde getiriyor. Kişiler hiç bulunmadıkları ortamlarda bulunmuş gibi ya da hiç görüşmedikleri insanlarla görüşmüş gibi gösterilebiliyor" diyerek tehlikeyi gözler önüne serdi. "Teknoloji çok hızlı gelişiyor, mağduriyet riski de artıyor" Yapay zeka alanındaki hızlı değişimi aktaran Taylan, "Son 10 yılda bu alanda inanılmaz bir hızla gelişim yaşandı. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde çok daha baş döndürücü gelişmelere tanık olacağız. Teknoloji geliştikçe bu tür içerikleri üretmek de çok daha kolay hale geliyor. Bu nedenle bireylerin bu konuda daha bilinçli olması gerekiyor. Medya okuryazarlığı ve teknoloji okuryazarlığı, yani dijital okuryazarlık becerilerinin mutlaka geliştirilmesi gerekiyor. İzlenen içeriklerin kaynağını sorgulamak, güvenilir olup olmadığını araştırmak en temel adım. Ayrıca yapay zeka ile üretilmiş videolarda zaman zaman dudak hareketleriyle ses uyumsuzluğu, göz kırpma, el ve parmak anatomisi gibi görsel tutarsızlıklar da görülebiliyor. Kullanıcılar bu tür detaylara dikkat ederek içerikleri daha sağlıklı değerlendirebilir" diyerek sözlerini tamamladı.
Bakan Kacır: "Türkiye teknoloji girişimciliğinde Avrupa’nın parlayan yıldızı olarak tarif ediliyor"
26 Aralık 2025 Cuma - 19:58 Bakan Kacır: "Türkiye teknoloji girişimciliğinde Avrupa’nın parlayan yıldızı olarak tarif ediliyor" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "23 yıl önce piyade tüfeğini yurt dışından temin eden bir ülkeydik, savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlıydık. Bugün, kendi İHA’mızı, mühimmatını, uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radarlarını, elektronik harp sistemlerini geliştiren, üreten ve artık rekabetçi şekilde dünyaya ihraç edebilen bir ülkeyiz. Fikirden ürüne, üründen pazara uzanan yolculukta her aşamada Türkiye teknoloji girişimciliğinde Avrupa’nın parlayan yıldızı olarak tarif ediliyor" dedi. Sakarya Teknokent Ar-Ge Binası, Füzyon Girişim Ofisi ve Milli Teknoloji Atölyesi açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Açılışta konuşan Bakan Kacır, "Teknolojide tam bağımsız Türkiye tasavvurumuzu gerçeğe dönüştürme yolunda hayata geçirdiğimiz tüm bu projelerin Sakarya’mıza, üniversitelerimize, gençlerimize, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Küresel ölçekte değişimin hız kazandığı, bilginin stratejik bir güç halinde geldiği bir çağdayız. Bu dönemde ülkelerin refah düzeyini ve rekabet gücünü bilimsel bilgi üretme kabiliyetiyle teknolojideki yenilikleri ekonomik değere dönüştürme düzeyi belirliyor. Özellikle yenilikçi teknolojilerde söz sahibi ülkeler sadece bugünün değil yarının dünyasını da şekillendiriyor. Pek çok ülkenin belirsizlikler sarmalında bocaladığı ve geleceğe dair vizyon ortaya koymakta zorlandığı bu süreçte bizler yaşanan değişimi tehdit olarak değil bilakis Türkiye adına tarihi bir fırsat olarak görüyoruz. Bu anlayışla bilimi ve teknolojiyi kalkınma yolculuğumuzun pusulası atlettik. Son 23 yılda dev bir Ar-ge ve inavasyon alt yapısı inşa ettik. Bugün özel sektörümüz bünyesinde bin 700’ü aşkın Ar-Ge ve tasarım merkezinde görev yapan nitelikli mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz, yüksek katma değerli üretimi mümkün kılan yenilikçi çözümler geliştiriyor" dedi. "Ar-Ge harcamalarımızın milli gelirimizdeki payını binde 5’ten yüzde 1,46’ya çıkardık" Bakan Kacır, "113 Teknoparkımızda 12 binden fazla firmamız inavasyon odaklı çalışıyor. Bilim insanlarımız, araştırmacılarımız özel sektörümüze sunduğumuz destekler neticesinde Ar-Ge harcamalarımızın milli gelirimizdeki payını binde 5’ten yüzde 1,46’ya çıkardık. 2002’de 29 bin olan tam zaman eş değer Ar-Ge personel sayımız şimdi 310 bini aştı. İnşa ettiğimiz güçlü Ar-Ge alt yapısı milli teknoloji hamlesinin vizyon projelerinin fikirden hakikate dönüştüğü biz zemini sundu. 23 yıl önce piyade tüfeğini yurt dışından temin eden bir ülkeydik, savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlıydık. Bugün, kendi İHA’mızı, mühimmatını, uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radarlarını, elektronik harp sistemlerini geliştiren, üreten ve artık rekabetçi şekilde dünyaya ihraç edebilen bir ülkeyiz. İnsansız hava aracı üretiminde dünyada lideriz. Türkiye’nin otomobili Togg ile elektrikli ve akıllı araç devrimini ve otomotiv sektöründe yaşanan eşzamanlı dönüşümleri ülkemiz adına fırsata çevirme iddiamızı ortaya koyduk. Teknoloji üretiminde ve geliştirmede yakaladığımız bu ivmeyi farklı sektörlere taşıyarak üniversitelerimizle sanayi arasındaki iş birliğini daha da güçlendirerek Türkiye yüzyılında teknolojide tam bağımsız Türkiye hedefimizi adım adım gerçeğe dönüştüreceğiz" diye konuştu. "Teknoloji girişimciliğini bu vizyonu hayata geçirecek itici güç addediyoruz" Bakan Kacır, "Teknoloji girişimciliğini bu vizyonu hayata geçirecek itici güç addediyoruz. Bu doğrultuda ülkemizde teknolojik girişimlerin yeşermesini ve ölçeklenmesini mümkün kılacak zemini çok boyutlu adımlarla inşa etti. Hayata geçirdiğimiz fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla 4,6 milyar liralık kamu kaynağını doğrudan girişimlerimize yönlendirdik. Bu etkiyle 120 milyar liralık özel sektör yatırımını harekete geçirdik. Erken aşama girişimlerine finansman sağlayan BİGG programımızla 2 bin 500’den fazla teknoloji girişiminin hayata geçmesini sağladık. 2018’den bu yana düzenlediğimiz Teknofestlerle gençlerimizi girişimcilik yolculuğuna dahil ettik. Fikirden ürüne, üründen pazara uzanan yolculukta her aşamada Türkiye teknoloji girişimciliğinde Avrupa’nın parlayan yıldızı olarak tarif ediliyor" şeklinde konuştu. "Her yaştan çocuğumuzu ve gencimizi bilimin büyülü dünyasıyla buluşturacağız" 81 ilde milli teknoloji atölyelerinin kurulacağını aktaran Bakan Kacır, "Bugün oyundan e-ticarete, yapay zekadan finans teknolojilerine geniş bir yelpazedeki girişimlerimiz iftihar vesilemizdir. Bu başarı ivmesini katlanarak 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknolojik girişiminin doğmasını ve milyar dolar değeri aşan unicornların bizim değimimizle Turkornların toplam kıymetinin 100 milyar doları aşmasını hedefliyoruz. Bu cennet vatanın her köşesindeki gençlerimizin teknoloji geliştirme ve dünyayı değiştirme iddiası taşıyabilmesini sağlayacak bir alt yapıyı kurmayı temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Sakarya gerek sahip olduğu dev sanayi alt yapısı ve lojistik gücü, gerekse küresel finans ve teknoloji merkezi İstanbul’a yakınlığıyla girişimciler için önemli bir marka değerine sahip. 2010’da faaliyete geçen ve bünyesinde 130’dan fazla firmanın çalışmalarını sürdürdüğü Sakarya Teknokent, şehrimizde teknoloji girişimciliğinin nabzının attığı, üretim ile aklın buluştuğu milli teknoloji hamlemizin örnek projelerinin hayata geçirildiği ekosistemi inşa ediyor. Girişimcilerin yoğun ilgi gösterdiği Teknokentin yatırımcı talebine cevap verebilmesi adına ilave olarak 6 bin 500 metrekare kapalı alan barındıran 39 bin metrekare bir alanı ilan ettik. Bugünde bakanlığımızın 113 milyon lira ile hayata geçen yeni Ar-ge binasının açılışındayız. Teknokentimizde 3 bin 700 metrekare kapalı alanıyla girişimcilerimize çalışma alanı sunuyoruz. Aynı zamanda bina içinde faaliyet gösterecek füzyon girişim ofisiyle kuluçka ve kuluçka öncesi aşamadaki girişimcilerimize destek seti sunuyoruz. Üniversitelerimiz ve bilim merkezlerimiz bünyesinde kurduğumuz milli teknoloji atölyeleriyle ülkemizin yarınlarını inşa edecek gençlerimizi ileri teknoloji ekipmanları ve modern alt yapıyla buluşturuyoruz. Önümüzdeki yılsonuna kadar 81 ilimizde 100 milli teknoloji atölyesini tamamlamak üzere bir seferberlik ruhuyla çalışıyoruz. İki üniversitemizin de öğrencileri bu atölyede çalışacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak ülkemizin nitelikli insan kaynağını büyüten, yetkinliğini derinleştiren politikaları sürdüreceğiz. Her yaştan çocuğumuzu ve gencimizi bilimin büyülü dünyasıyla buluşturacağız. 60 milyon lira destek sağlayacağımız ve bünyesinde atölyeler, sergiler barındıracak olan modern tesis ile gençlerimizin merak ve keşfetme duygusunu ateşleyen bilim üssünü şehrimize kazandıracağız" ifadelerini kullandı.