TEKNOLOJİ
01 Mayıs 2026 Cuma - 12:22 MASKİ’den yeni teknoloji hamlesi Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, vatandaşların hayatını kolaylaştıran teknolojik yatırımlarına bir yenisini ekledi. Su ve abonelik işlemlerini tamamen dijital ortama taşıyan "MASKİ Online" mobil uygulaması hizmete girdi. Bu uygulama sayesinde aboneler, kuruma gitmelerine gerek kalmadan birçok işlemi cep telefonları üzerinden hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebilecek. MASKİ Genel Müdürlüğü, dijital belediyecilik vizyonu doğrultusunda Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen projeyi tamamladı. Vatandaşlar, App Store ve Play Store üzerinden indirebilecekleri "MASKİ Online" uygulamasına bireysel veya kurumsal giriş yaparak işlemlerini kolayca yönetebilecek. Dijitalleşme çalışmalarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Fehmi Özcan, şu ifadeleri kullandı: "Vatandaşlarımızın abonelik ve su yükleme işlemlerini daha hızlı ve güvenli yapabilmeleri için ‘MASKİ Online’ uygulamasını hayata geçirdik. Uygulamayı indiren kullanıcılar; aboneliklerini görüntüleyebilir, fatura detaylarını inceleyebilir, ödeme geçmişine ulaşabilir, destek başvurusu oluşturabilir ve güncel su kesintilerini anlık olarak takip edebilirler" Kartlı sayaçlarda NFC dönemi Özellikle kartlı sayaç kullanan aboneler için büyük bir kolaylık sağlandığını vurgulayan Özcan, NFC (Yakın Alan İletişimi) teknolojisinin sunduğu avantajlara dikkat çekti: "NFC özelliği sayesinde su kartınızı telefonunuza okutarak saniyeler içinde yükleme yapabilirsiniz. ‘NFC ile yükle’ seçeneği ile alınan kredi, doğrudan su kartına aktarılıyor. Tamamen kurum içi kaynaklarımızla geliştirdiğimiz bu uygulama ile abonelerimize zahmetsiz bir hizmet deneyimi sunmayı hedefliyoruz"
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:28 Gençlerden ‘akıllı egzersiz’ makinesi İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Mühendislik Fakültesi öğrencileri, yaşlıların ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin fiziksel egzersiz yapmalarını kolaylaştırmak amacıyla ‘Active Machine’ adlı özel bir makine geliştirdi. Proje, Burdur’da düzenlenecek Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde (ÜNİFEST) ‘Sağlıklı Bireyler ve Bağımlılıkla Mücadele’ kategorisinde finale kaldı. İEÜ Mühendislik Fakültesi öğrencileri, yaşlıların ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin fiziksel egzersiz yapmalarını kolaylaştırmak amacıyla ‘Active Machine’ adlı makine geliştirdi. Ortasında geniş bir ekranın bulunduğu, prototipi de hazırlanan cihaz, sağ ve sol kısmındaki kol makaraları ve alt kısmında sürekli dönen el çarkları sayesinde tek başına rahatlıkla kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Çok kademeli yükseklik ayarı ve sabitlenen taban tasarımı ile dikkat çeken makinenin patenti için başvuru aşamasına gelindi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri Berk Fevzi Yoğurtçuoğlu, Muhammet Polatlı, Sude Rüdar, Ayça Selimoğlu, Duru Karaçelik, Emir Gül ve Alperen Yılmaz’dan oluşan 7 kişilik ekip, proje üzerinde yaklaşık iki ay çalıştı. Elektrik-elektronik, endüstri, mekatronik, makine ve biyomedikal gibi farklı alanlarda eğitim alan İEÜ Engineering For Good Kulübü’nden gönüllü gençler, projeyi en ince ayrıntısına kadar tasarladı. Genç mühendislerin projesi, 5-7 Mayıs tarihleri arasında Burdur’da düzenlenecek Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde (ÜNİFEST) ‘Sağlıklı Bireyler ve Bağımlılıkla Mücadele’ kategorisinde de finale kaldı. "Güvenle kullanılabilir" Projeye ilişkin bilgiler veren İEÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Sude Rüdar, "Yaptığımız saha ziyaretleri ve ihtiyaç analizleri sonucunda yaşlı bireylerin günlük hareketleri yeteri kadar yapamadığını tespit ettik. Çalışmaya başlarken temel amacımız, yaşlı bireylerin ve hareket kabiliyeti kısıtlı kişilerin güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir bir şekilde fiziksel egzersiz yapabilmelerini desteklemekti. Bu doğrultuda yaşlıların güvenli ve bağımsız bir şekilde kullanabileceği mekanizmayı tasarladık. Sistemimiz, elektrik gerektirmeyen şarjlı ekran yapısı, çok kademeli yükseklik ayarı ve sabitlenen taban tasarımı ile hem yatalak hem de yatalak olmayan bireylerin güvenle kullanabileceği bir yapı sunuyor. İlerleyen zamanlarda projeyi yapay zeka ile birleştirerek daha da geliştirmeyi, fonksiyonel hale getirmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "Düşük maliyetli ve erişilebilir" Makineyi kendileri üzerinde deneyerek mekanik güvenliği ile ergonomik uygunluğu doğruladıklarını dile getiren Rüdar, "Düşük maliyetli ve erişilebilir bu sistemin yaşlılarımızın bağımsız yaşam becerilerini desteklemesi, en büyük motivasyon kaynağımız oldu. Biz, bu makine sayesinde fiziksel hareketleri oyunlaştırarak eğlenceli bir hale getirdik. Sisteme kişinin hareketleri yaptıkça puanlar kazanacağı, aşama kaydedeceği bazı oyunlar da ekledik. Makinede el koordinasyonunu sağlayan iki kol mekanizması var. Makinenin alt kısmında da komut verdikçe dönebilen diskler, hareketi sağlayabilen çarklar mevcut. Kullanıcı, makinenin karşısına geçerek bu sayede el, kol ve omuzların gelişimine yönelik fiziksel aktiviteleri kolaylıkla yapmış oluyor. Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı’nın (ÜNİDES) desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu proje, yaşlı bireylerin ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin motivasyonunu, enerjisini güçlendirecektir" ifadelerini kullandı.
Filmler gerçeğe dönüştü, bu teknoloji ile hayvanlar insanlarla konuşabilecek
17 Mart 2026 Salı - 12:54 Filmler gerçeğe dönüştü, bu teknoloji ile hayvanlar insanlarla konuşabilecek Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) yürütücülüğünde hayata geçirilen yenilikçi bir proje ile hayvanlar adeta konuşarak sağlık durumlarını yetiştiricilere aktarabilecek. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (SBTÜ) öncülüğünde geliştirilen ‘Sığır Sağlığının ve Verimliliğinin İzlenmesine Yönelik Yerli Rumen Sensör Boluslarının Geliştirilmesi’ projesi kapsamında, sığırların sağlık durumunu sürekli izleyebilen yerli bir sensör sistemi üretilecek. Biyouyumlu ve düşük güç tüketimine sahip olacak kapsül şeklindeki rumen sensör bolusu hayvanların iç vücut sıcaklığı, rumen pH değeri, aktivite düzeyi, geviş getirme davranışı ve rumen iç basıncı gibi kritik verileri anlık olarak ölçebilecek. Toplanan veriler kablosuz iletişim aracılığıyla dış sistemlere aktarılacak ve böylece hayvanların sağlık durumları gerçek zamanlı olarak takip edilebilecek. Erken uyarı sistemi gibi çalışacak teknoloji sayesinde doğum öncesi belirtiler, sindirim sistemi sorunları ve metabolik rahatsızlıklar erken aşamada tespit edilebilecek. Bu sayede hayvan ölümlerinin azaltılması, sürü sağlığının korunması ve işletmelerin ekonomik kayıplarının düşürülmesi hedefleniyor. Projede geliştirilecek yerli rumen bolusu teknolojisinin, mevcut benzer ürünlere kıyasla daha sade bir tasarıma sahip olması, daha az ekipmanla çalışması ve daha düşük maliyetle üretilebilmesi planlanıyor. Böylece üreticilerin bu teknolojiye erişimi kolaylaşırken, Türkiye’nin bu alandaki dışa bağımlılığının da azaltılması amaçlanıyor. "Ülke ekonomisine katkı sağlanması bekleniyor" SBTÜ koordinasyonunda yürütülen projeye Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi de destek veriyor. Farklı üniversitelerin araştırma altyapılarının kullanılacağı proje kapsamında sensörleri içeren kapsülün tasarımı, elektronik devre doğrulama testleri ve saha denemeleri gerçekleştirilecek. Projenin tamamlanmasıyla birlikte hayvancılıkta dijital izleme teknolojilerinin yaygınlaşması, hayvan refahının artırılması ve yerli teknoloji üretimiyle ülke ekonomisine katkı sağlanması bekleniyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Bilim Teknoloji Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatih Kaburcuk, "Bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde artık hayvanlar da konuşabilecek. Eskiden bu düşünce hayaldi fakat bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde ülkemizde gerçekleşecek. Daha sürdürülebilir ve verimli bir şekilde sığır yetiştiriciliği yapılacaktır. Böylece ülkemizde süt üretim miktarı ve et üretim miktarının artmasını sağlayacaktır" dedi. "Artık hayvanların da dili olacak" Hayvanların midesine yerleştirilen boluslar sayesinde hayvanların bir rahatsızlığı olup olmadığını tespit edebileceklerini söyleyen Fatih Kaburcuk, "Sığırların ön midesi olan rumen kısmına yerleştirilen boluslar sayesinde sonrası sayesinde hayvanların vücut sıcaklığını midelerindeki PH derecesini ve bu sayede hayvanların rahatsızlık yaşayıp yaşamadığını, geviş getirmelerinde problem olup olmadığını veya ne kadar su içtiklerinin tespiti yapılabilir. Aynı zamanda sıcaklık sensörüyle hayvanın rahatsızlığının olup olmadığını önceden tespit edilebilir. Rumen sensör bolusunun içinde bulunan ivme sensörü sayesinde hayvanların adımları takip edilebilir. Eğer herhangi bir hastalık sebebiyle hayvanın hareketleri kısıtlandıysa önceden tespit edip gerekli müdahale erkenden yapılabilir, böylece muhtemel can kayıplarının önüne geçilebilir. Bu hayvanın midesine yerleştirilecek rumen sensör bolusu sayesinde hayvanların vücut sıcaklığı, mide sıvısında bulunan PH derecesi ve bir takım diğer sensörler vasıtasıyla hayvanların kızgınlık dönemi ve diğer olumsuz olabilecek komplikasyonların tespitini yaparak bize önceden haber verecek. Eskiden derlerdi ki hayvanların ağzı var dili yok. Fakat şimdi bu teknoloji sayesinde artık hayvanların ağzı var, dilleri de geliştirilecek teknoloji sayesinde olacaktır" dedi. "Midede 5 yıl kadar durabiliyor" Bu proje ile daha verimli bir sığır yetiştiriciliğinin yapılacağını belirten Kaburcuk, "Bu sensör bolusu Avrupa’da birkaç firma tarafından geliştirilmişti. Fakat hali hazırda var olan sensör bir takım ilave bileşenlere ihtiyaç duymaktaydı. Fakat bizim geliştireceğimiz bu sensör bolusu ile sadece hayvanın midesine yutturulacak kapsül yeterli olacak. İlave olarak dışarıda bir takım baz istasyonu veya tekrarlayıcılara ihtiyaç olmayacaktır. Avrupa’da muadili olan rumen sensör bolusları yaklaşık 150 dolar civarındayken bizim geliştirmeyi planladığımız sensör bolusları yaklaşık 50-60 dolar civarında olacak. Böylece daha sade, daha uygun ve daha kullanışlı olarak insanımıza sunulacak. Bilim ve Teknoloji yöneticiliğinde gerçekleştirilecek olan bu ürün Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi koordinasyonunda gerçekleştirilecektir. Bildiğiniz üzere bazı eski çizgi filmlerden hayvanları konuştururlardı. Bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde artık hayvanlar da konuşabilecek. Eskiden bu düşünce hayaldi fakat bu geliştireceğimiz teknoloji sayesinde ülkemizde gerçekleşecek. Daha sürdürülebilir ve verimli bir şekilde sığır yetiştiriciliği yapılacaktır. Böylece ülkemizde süt üretim miktarı ve et üretim miktarının artmasına neden olacaktır. Geliştirilecek olan rumen sensör bolusu, hayvanın midesinde yaklaşık beş yıl kadar durabiliyor" ifadelerine yer verdi.
Prof. Dr. Yasemin Açık: "Geçmişin emeğiyle geleceğin teknolojisini bu topraklarda buluşturmaya devam edeceğiz"
17 Mart 2026 Salı - 11:54 Prof. Dr. Yasemin Açık: "Geçmişin emeğiyle geleceğin teknolojisini bu topraklarda buluşturmaya devam edeceğiz" Doğup büyüdüğü topraklara vefa borcumu ödemek için sürdürülebilir bir istihdam ve kalkınma merkezi inşa etmeye odaklandıklarını aktaran Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, ""Geçmişin emeğiyle geleceğin teknolojisini bu topraklarda buluşturmaya devam edeceğiz" dedi. Prof. Dr. Yasemin Açık’ın, bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltma, yerel kalkınma ve toplumsal refahı artırma vizyonuyla hayata geçirdiği Seza Çimento, kuruluşunun 10. yılını doldurdu. Elazığ’ın en büyük, Doğu Anadolu Bölgesi’nin ise en büyük ve en çevreci yatırımlarından biri olan fabrika, akademiden şantiyeye uzanan bir başarı öyküsünü temsil ediyor. Halk Sağlığı Uzmanı olan Prof. Dr. Açık’ın akademiden ayrılarak kurduğu fabrika, sektörün kurucusu kadın olan ilk ve tek çimento fabrikası olma özelliğini taşıyor. Baskil ilçesinde, elektriği, suyu, hatta yolu bile olmayan zorlu bir arazide 23 ayda üretime geçirilen fabrikadaki ilk üretimi bugün hala dün gibi hatırladığını aktara Prof. Dr. Açık, "Bu yatırımı yaparken temel amacımız, bir üretim tesisi kurmanın çok ötesindeydi. Halkla iç içe olduğum için Elazığ’ın sanayi yatırımına, işe, üretmeye ihtiyacı olduğunu çok net bir şekilde görüyordum. Bu nedenle doğup büyüdüğüm topraklara vefa borcumu ödemek için sürdürülebilir bir istihdam ve kalkınma merkezi inşa etmeye odaklandık. Seza Çimento’nun başarısı, kolektif bir emeğin ve bu toprakların insanıyla kurduğumuz sarsılmaz bağın eseridir" diye konuştu. Seza Çimento’nun geride bıraktığı 10 yıldaki kazanımlarını, üretim ekonomisi temelli, ihracata dayalı, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm odaklı bir vizyonla geleceğe taşımayı hedeflediklerini vurgulayan Prof. Dr. Açık, "Bizim için asıl yolculuk şimdi başlıyor. Dünya genelinde savaşların, ekonomik kırılmaların yaşandığı, yapay zekanın iş yapış şekillerini dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin yıkıcı etkisinin giderek daha fazla hissedildiği bu dönemde; inovasyon, teknoloji, Ar-Ge yatırımlarımız ve çevreci üretim modelimizle hem ekonomik değer oluşturmayı hem de doğayla uyumlu, insanı merkezine alan dijital bir ekosistemi yarınlara taşımayı hedefliyoruz. Geçmişin emeğiyle geleceğin teknolojisini bu topraklarda buluşturmaya devam edeceğiz. Bu 10 yıllık başarı hikayesinin asıl kahramanları, ilk günden itibaren vizyonumuza ortak olan, emeğini ve yüreğini ortaya koyan çalışma arkadaşlarımdır. Seza Çimento ailesinin her bir ferdine şükranlarımı sunuyor, yeni dönemimizde de hep birlikte daha büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Bu proje ile öğrenciler kodlamayı öğrenecek
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:07 Bu proje ile öğrenciler kodlamayı öğrenecek Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kentte öğrenim gören öğrencilerin dijital çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması amacıyla hazırlanan "Kod 37 Mobil Uygulama Geliştirme Projesi"nin tanıtımı yapıldı. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından dijital çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve üretim yetkinliklerinin öğrencileri geliştirmesini desteklemek ve gençlerin yazılım, robotik ile teknoloji alanındaki yetkinliklerinin artırılmasına katkı sağlamak amacıyla "Kod 37 Mobil Uygulama Geliştirme Projesi" hayata geçirildi. Proje ile lise seviyesindeki 30 öğrenciye 10 hafta süresince kodlama eğitimi verilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda Kastamonu Halk Eğitim Merkezinde projenin tanıtım toplantısı yapıldı. Programda konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, "İçinde yaşadığımız çağ, bilgi ve teknolojinin hızla geliştiği ve hayatın her alanını şekillendiren en güçlü araçlardan biri haline geldiği bir çağdır. Ancak önemli olan, teknolojiyi yalnızca kullanan değil, onu üreten, geliştiren ve yön veren bireyler yetiştirebilmektir. Günümüzde dünyada fark oluşturan toplumlar, teknolojiyi sadece kullanan değil, onu geliştiren, tasarlayan ve üreten toplumlardır. Sizlerden beklentimiz de tam olarak budur. Telefonlarımızda kullandığımız bir uygulamanın, bir oyunun ya da hayatımızı kolaylaştıran bir dijital çözümün arkasında, hayal kuran, merak eden ve çok çalışan insanlar vardır. Belki de yarın milyonlarca insanın kullanacağı bir uygulamayı geliştirecek olan kişiler bugün bu salonda oturan sizlersiniz. Kastamonu’nun gençlerinin bu alanda çok önemli başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum" dedi. "Artık teknolojik gelişmeleri uzaktan izleyen, ihtiyaç duyduğunda ithal etmek zorunda olan bir Türkiye yok, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye var" ifadelerine yer veren Vali Dallı, "Bugün artık biliyoruz ki bizim bilim insanlarımız, bizim gençlerimiz; uçak da yapar, SİHA da yapar, uydu da yapar, yapay zeka teknolojisine de yön verir, tıp alanında da çığır açar. Bizler de devlet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gençlerimizin potansiyeline sonuna kadar inanıyor ve sizlerin önünü açacak her türlü çalışmayı desteklemeye devam ediyoruz. Bu düşüncelerle programımızın hayırlı olmasını diliyor, İl Millî Eğitim Müdürlüğümüze, Saat Teknoloji’ye, Mustafa Mertcan ve Mustafa Yıldız beyler ile katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Sevgili gençlerimize başarılarla dolu bir eğitim süreci temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Projeyle ilgili bilgi verenKastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, "Dünya üzerinde söz sahibi ülkelere baktığımızda, yalnızca teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi üreten, algoritmalar geliştiren ve kod yazan ülkelerin öne çıktığını görmekteyiz. Biz de inanıyoruz ki ülkemiz, siz gençlerimiz sayesinde üreten, tasarlayan ve geliştiren bir ülke olacaktır. Son yıllarda bu hedefler doğrultusunda önemli adımlar atıldığını ve büyük ilerlemeler kaydedildiğini görüyoruz. Ancak biz bununla yetinmiyoruz. Gençlerimizin dijital çağın gerekliliklerine uygun şekilde hareket etmelerini istiyoruz. Bu doğrultuda birçok iş birliği gerçekleştiriyor, çeşitli programlar ve eğitim faaliyetleriyle gençlerimizi yenidünyaya emin adımlarla hazırlamaya çalışıyoruz. Çünkü gelecek kendiliğinden şekillenmeyecektir. Gelişim ve dönüşüm için geleceği tasarlamak ve inşa etmek gerekir. Günümüzde bu tasarım ve inşanın dili ise kodlar ve algoritmalardır. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda gençlerimizin, ülkemizin hedeflerini gerçekleştirecek ve Milli Teknoloji Hamlesine katkı sunacak bireyler olarak yetişeceğine inanıyoruz. Bu doğrultuda her türlü desteği vermeye, program ve eğitim faaliyetlerini sürdürmeye kararlıyız. Sonuç olarak ülkemizin yürüdüğü bu kutlu yolda ter dökmeye ve var gücümüzle çalışmaya hazırız. Bu yolda her zaman koşmaya devam edeceğimize inanıyorum" ifadelerini kullandı. Ardından proje ortağı firmanın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Mustafa Mertcan ise yeni teknoloji olan yapay zeka hakkında sunum yaptı. Sunumunun ardından Mertcan, öğrencilerin merak ettiği soruları yanıtladı.
BTÜ sesle kimlik doğrulamada güvenliği artıracak
16 Mart 2026 Pazartesi - 12:08 BTÜ sesle kimlik doğrulamada güvenliği artıracak Bursa Teknik Üniversitesi akademisyenleri bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetlerde kullanılan sesle kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmayı hedefliyor. Yapay zekâ ve makine öğrenmesi tekniklerinin kullanılacağı çalışmada, sesli kimlik doğrulama sistemleri sahte seslere karşı daha güçlü hale getirilecek. BTÜ’lü akademisyenler tarafından hazırlanan ve sesli biyometrik sistemlerde güvenli kimlik doğrulamayı konu alan "Saldırıdan Haberdar Konuşmacı Doğrulama İçin Derin Öğrenme ve Öz Denetimli Öğrenme Tabanlı Çözümlerin Geliştirilmesi" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Projenin yürütücülüğünü, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Hanilçi üstleniyor. Araştırma ekibinde ise Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Aykut Büker ile Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Araştırma Görevlisi Dr. Oğuzhan Kurnaz yer alıyor. Proje kapsamında iki doktora öğrencisine de burs veriliyor. Bu öğrenciler, sesli kimlik doğrulama ve sahte ses tespiti üzerine çalışmalar yaparak hem bilimsel araştırmalara katkı sağlayacak hem de bu alanda uzman araştırmacıların yetişmesine destek olacak. Bankacılık, çağrı merkezi, dijital hizmetler Proje, bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetlerde kullanılan sesle kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmayı hedefliyor. Günümüzde yapay zekâ ile üretilen sahte sesler veya kayıtların yeniden oynatılması gibi yöntemlerle bu sistemlerin kandırılabilmesi önemli bir güvenlik riski oluşturuyor. BTÜ’lü akademisyenler, bu tür saldırılara karşı daha dayanıklı sistemler geliştirmek için çalışma yürütecek. "Sahte sesleri tespit edeceğiz" Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Cemal Hanilçi, "Çalışmamızda bir kişinin sesinin gerçekten o kişiye ait olup olmadığını belirleyen otomatik konuşmacı doğrulama sistemleri ile sahte sesleri tespit eden güvenlik mekanizmaları birlikte ele alacağız. Bu kapsamda yapay zekâ ve makine öğrenmesi tekniklerini kullanarak sesli kimlik doğrulama sistemlerinin sahte seslere karşı daha güçlü hale getirmeyi amaçlıyoruz. Çalışmanın sonunda elde edeceğimiz sonuçların, kamu kurumları ve özel sektörde kullanılan sesli kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliğini artırmasını bekliyoruz. Böylece dijital ortamlarda kimlik doğrulama süreçlerinin daha güvenli hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz" dedi. Rektör Çağlar: Çözüm üreten araştırmaları destekliyoruz BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise dijital güvenliğin günümüzde stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak, "Yapay zekâ ve veri odaklı teknolojilerin hızla geliştiği bir dönemde, dijital kimlik doğrulama sistemlerinin güvenliği her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Üniversitemiz akademisyenlerinin yürüttüğü bu çalışma, yalnızca bilimsel literatüre katkı sunmakla kalmayacak, aynı zamanda bankacılık, çağrı merkezleri ve dijital hizmetler gibi birçok alanda kullanılan sistemlerin daha güvenli hale gelmesine de yardımcı olacaktır. BTÜ olarak toplumsal ihtiyaçlara çözüm üreten, teknoloji odaklı ve yenilikçi araştırmaları desteklemeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Altıeylül Belediyesporun sporcuları bilim dünyasını keşfetti
16 Mart 2026 Pazartesi - 10:21 Altıeylül Belediyesporun sporcuları bilim dünyasını keşfetti 8-14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası kapsamında Altıeylül Belediyespor sporcuları, düzenlenen özel bir etkinlikte bilim ve teknolojiyle iç içe bir gün geçirdi. Genç sporcular, bir bilim ve teknoloji kurs merkezine gerçekleştirilen ziyaret sayesinde hem eğlendi hem de öğrenme fırsatı yakaladı. Alanında uzman eğitmenler tarafından gerçekleştirilen sunumlar ve uygulamalı çalışmalar, sporculara bilimsel düşünmenin kapılarını araladı. Bilimle Tanışan Sporcular Etkinlik kapsamında sporculara bilim ve teknolojinin günlük yaşamda ve sporda nasıl önemli bir rol oynadığı anlatıldı. Uzman eğitimciler tarafından yapılan sunumlarda genç sporcular, farklı bilimsel konular hakkında bilgi edinirken merak ettikleri soruları da sorma fırsatı buldu. Program boyunca sporcular yalnızca dinleyici olmakla kalmadı; aynı zamanda bilimsel süreçleri yakından gözlemleme imkânı da elde etti. Bu sayede gençler, teorik bilgilerin pratiğe nasıl dönüştüğünü görerek bilimin dinamik ve keşfe açık dünyasıyla tanıştı. Deneyler ve Küçük İcatlarla Öğrenme Etkinlikte sporcular, kısa deneyler gerçekleştirerek ve küçük icatlar üzerinde uygulamalar yaparak bilimin eğlenceli yönünü birebir deneyimledi. Merak, keşif ve üretme duygusunun ön plana çıktığı etkinlikte öğrenciler, takım çalışması içinde farklı fikirler geliştirerek bilimsel düşünme becerilerini geliştirme fırsatı yakaladı. Yapılan deneyler sayesinde genç sporcular hem problem çözme yeteneklerini kullandı hem de bilimsel yöntemlerin nasıl işlediğini öğrenmiş oldu. Etkinliğin sonunda sporcular, bilimle iç içe geçen bu deneyimden büyük bir heyecan duyduklarını ifade etti. Altıeylül Belediyespor sporcuları için düzenlenen ziyaret, gençlerin hem bilimsel düşünmeye yönelmesini hem de öğrenme motivasyonlarını artırmasını sağladı.
Dicle Elektrik Mardin’de aydınlatma altyapısını güçlendirdi
16 Mart 2026 Pazartesi - 10:19 Dicle Elektrik Mardin’de aydınlatma altyapısını güçlendirdi Dicle Elektrik, Mardin ve ilçelerinde aydınlatma şebekelerini baştan sona kontrol ederken, arızalı ve kırık armatürleri yeniledi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefi doğrultusunda çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Hizmet bölgesindeki şehirlerin altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarına devam eden şirket, bu kapsamda Mardin genelinde geniş çaplı bir aydınlatma bakım ve yenileme çalışması başlattı. Özellikle turizm kimliğiyle öne çıkan kentte, şehir estetiğini ve gece aydınlatmasını artırmaya yönelik adımlar hız kazandı. Mardin genelindeki aydınlatma şebekelerini detaylı şekilde kontrol eden ekipler, tespit edilen aksaklıkları giderdi. Ayrıca şehrin bağlantı yollarındaki aydınlatma sistemleri de titizlikle gözden geçirildi. Çalışmalar kapsamında farklı sebeplerle yanmayan ya da hasar gören armatürler yenileriyle değiştirilerek ışık kalitesi artırıldı. Turistik çarşılar ve kültürel miras alanları başta olmak üzere merkezi bölgelerde sürdürülen çalışmaların ay boyunca aralıksız olarak devam edeceği bildirildi. Tarihi dokusuyla yerli ve yabancı binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Mardin’de, kent estetiğinin korunması ve gece aydınlatmasının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen bakım faaliyetleri belli periyotlarla devam edecek. Dicle Elektrik, hizmet bölgesinde yer alan tüm illerde olduğu gibi Mardin’de de vatandaş memnuniyetini esas alan, güvenli ve sürdürülebilir enerji dağıtımı anlayışıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.
Alper Gezeravcı’dan BTÜ öğrencilerinin TEKNOFEST projelerine tam not
15 Mart 2026 Pazar - 14:44 Alper Gezeravcı’dan BTÜ öğrencilerinin TEKNOFEST projelerine tam not Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Bursa Teknik Üniversitesi programı kapsamında Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyesi’ni ziyaret etti. Öğrencilerin TEKNOFEST hazırlıkları kapsamında geliştirdiği projeleri inceleyen Gezeravcı, gençlerin ortaya koyduğu çalışmaların Türkiye’nin teknoloji hedefleri açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) öğrencilerle buluşan Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ile birlikte Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyesi’ni ziyaret etti. Atölyede öğrencilerin TEKNOFEST için hazırladığı ve daha önce yarışmalardan dereceyle dönen projeleri inceleyen Gezeravcı, insansız hava araçları ve savunma teknolojileri alanında geliştirilen çalışmalar hakkında öğrencilerden bilgi aldı. Atölyede yürütülen projeler hakkında öğrencilerle sohbet eden Gezeravcı, gençlerin teknoloji üretme motivasyonunun Türkiye’nin geleceği açısından son derece kıymetli olduğunu belirtti. Öğrencilerin ortaya koyduğu projelerin sadece yarışmalar için değil aynı zamanda ülkenin teknoloji ekosistemine katkı sağlayacak nitelikte olduğunu ifade etti. "Üretmekten, hayal kurmaktan vazgeçmeyin" BTÜ öğrencilerini, projeleri ve azminden dolayı tebrik eden Gezeravcı, "Bugün burada gördüğümüz projeler, ülkemizin teknoloji alanındaki geleceğinin en somut göstergelerinden biri. Sizlerin ortaya koyduğu bu çalışmalar, yalnızca bir yarışmaya hazırlık değil; aynı zamanda Türkiye’nin bilim ve teknoloji yolculuğuna katkı sağlayacak önemli adımlar. Hayal kurmaktan ve üretmekten asla vazgeçmeyin" dedi. "Gençlerimizin üretim heyecanı gurur verici" Akademik birikimi öğrencilerin projelerine aktarmak amacıyla kurdukları Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü ile öğrencilere destek verdiklerini belirten BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak öğrencilerin teknoloji üretme süreçlerini teşvik etmeye büyük önem verdiklerini söyledi. Rektör Çağlar, "Üniversite olarak gençlerimizin hayal kuran, araştıran ve üreten bireyler olarak yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyemizde öğrencilerimiz çok değerli projeler geliştiriyor. Sayın Alper Gezeravcı’nın bu çalışmaları yerinde görmesi ve öğrencilerimizle bir araya gelmesi öğrencilerimiz ve bizler için büyük bir motivasyon kaynağı oldu" diye konuştu. Ziyaret, öğrencilerle yapılan sohbetlerin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
‘Masa başı’ hastalığını teknoloji yakalayacak
15 Mart 2026 Pazar - 10:30 ‘Masa başı’ hastalığını teknoloji yakalayacak Ofis çalışanlarının günün büyük bölümünü oturarak geçirmesi boyun ve bel ağrılarını artırıyor. Yaşar Üniversitesi’nde yürütülen proje, sensör ve yapay zeka (YZ) yardımıyla bu riskleri erken aşamada tespit etmeyi hedefliyor. Masa başı çalışanlarının en önemli sorunlarından birinin uzun süre oturma ve bilgisayar ekranına bakmaya bağlı ortaya çıkan sağlık problemleri. Özellikle yanlış duruş, ekrana hatalı açıyla bakma ve ekranla aradaki mesafenin uygun olmaması gibi nedenlerle boyun ve bel ağrıları sıkça görülüyor. Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre ofis çalışanlarının yüzde 59’u boyun, yüzde 51’i ise bel ağrısı yaşıyor. Virtue Health’in araştırması ise ofis çalışanlarının yüzde 82’sinin günün yaklaşık 9 saatini oturarak geçirdiğini gösteriyor. Duruş bozukluklarından kaynaklanan boyun ve bel ağrısı oranı 18-30 yaş grubunda yüzde 70’e, 30-45 yaş aralığında ise yüzde 80’e kadar çıkıyor. Boyunda sensör ve yapay zeka ile takip Bu sorunlara dikkat çekmek ve çözüm üretmek amacıyla Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Destekli Tasarım ve Animasyon Programı Dr. Öğr. Üyesi Hakan Dalkılıç ile İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Gora, ofis çalışanlarının ergonomik risklerini sensör ve YZ yardımıyla analiz edecek bir sistem üzerinde çalışıyor. Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Gora, modern çalışma şartlarında ofis çalışanlarının hem psikososyal hem de ergonomik risklerle daha fazla karşı karşıya kaldığını belirterek şunları vurguluyor: "Bu proje ile ofis ortamlarında çalışan bireylerin karşılaştığı ergonomik riskleri incelemeyi hedefliyoruz. Öncelikle çalışanların maruz kaldığı kas-iskelet sistemi risklerini tespit etmeye karar verdik. Bu amaçla ofis çalışanlarının boynuna yerleştirilen sensör sayesinde gün içindeki hareketlerini kayıt altına alacak bir sistem kurduk. Yapay zeka algoritmalarıyla çalışanların maruz kaldığı riskleri analiz ederek gelecekte riskli çalışma şartlarına maruz kalıp kalmadıklarını öngörmeyi amaçlıyoruz." Giyilebilir teknolojiyle ergonomi analizi Dr. Öğr. Üyesi Hakan Dalkılıç ise projede kullanılan teknolojinin nesnelerin interneti ve YZ temelli olduğunu belirterek, "Giyilebilir bir cihaz aracılığıyla ofis çalışanlarının ergonomik risk durumlarını tespit etmeyi amaçlıyoruz. Böylece çalışanların duruşları tespit edilerek sağlık görevlileri bu bilgileri bilgisayar ortamında inceleyebilecek ve çalışanların sağlık sorunlarının önüne geçilmesine katkı sağlanabilecek" dedi. Akademisyenler, geliştirilen sistemin ilerleyen süreçte ofis çalışanlarının çalışma alışkanlıklarını iyileştirmeye ve iş yerlerinde daha sağlıklı çalışma ortamları oluşturulmasına katkı sağlamasını hedefliyor.