TEKNOLOJİ
01 Mayıs 2026 Cuma - 12:22 MASKİ’den yeni teknoloji hamlesi Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, vatandaşların hayatını kolaylaştıran teknolojik yatırımlarına bir yenisini ekledi. Su ve abonelik işlemlerini tamamen dijital ortama taşıyan "MASKİ Online" mobil uygulaması hizmete girdi. Bu uygulama sayesinde aboneler, kuruma gitmelerine gerek kalmadan birçok işlemi cep telefonları üzerinden hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebilecek. MASKİ Genel Müdürlüğü, dijital belediyecilik vizyonu doğrultusunda Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilen projeyi tamamladı. Vatandaşlar, App Store ve Play Store üzerinden indirebilecekleri "MASKİ Online" uygulamasına bireysel veya kurumsal giriş yaparak işlemlerini kolayca yönetebilecek. Dijitalleşme çalışmalarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Fehmi Özcan, şu ifadeleri kullandı: "Vatandaşlarımızın abonelik ve su yükleme işlemlerini daha hızlı ve güvenli yapabilmeleri için ‘MASKİ Online’ uygulamasını hayata geçirdik. Uygulamayı indiren kullanıcılar; aboneliklerini görüntüleyebilir, fatura detaylarını inceleyebilir, ödeme geçmişine ulaşabilir, destek başvurusu oluşturabilir ve güncel su kesintilerini anlık olarak takip edebilirler" Kartlı sayaçlarda NFC dönemi Özellikle kartlı sayaç kullanan aboneler için büyük bir kolaylık sağlandığını vurgulayan Özcan, NFC (Yakın Alan İletişimi) teknolojisinin sunduğu avantajlara dikkat çekti: "NFC özelliği sayesinde su kartınızı telefonunuza okutarak saniyeler içinde yükleme yapabilirsiniz. ‘NFC ile yükle’ seçeneği ile alınan kredi, doğrudan su kartına aktarılıyor. Tamamen kurum içi kaynaklarımızla geliştirdiğimiz bu uygulama ile abonelerimize zahmetsiz bir hizmet deneyimi sunmayı hedefliyoruz"
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:28 Gençlerden ‘akıllı egzersiz’ makinesi İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Mühendislik Fakültesi öğrencileri, yaşlıların ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin fiziksel egzersiz yapmalarını kolaylaştırmak amacıyla ‘Active Machine’ adlı özel bir makine geliştirdi. Proje, Burdur’da düzenlenecek Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde (ÜNİFEST) ‘Sağlıklı Bireyler ve Bağımlılıkla Mücadele’ kategorisinde finale kaldı. İEÜ Mühendislik Fakültesi öğrencileri, yaşlıların ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin fiziksel egzersiz yapmalarını kolaylaştırmak amacıyla ‘Active Machine’ adlı makine geliştirdi. Ortasında geniş bir ekranın bulunduğu, prototipi de hazırlanan cihaz, sağ ve sol kısmındaki kol makaraları ve alt kısmında sürekli dönen el çarkları sayesinde tek başına rahatlıkla kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Çok kademeli yükseklik ayarı ve sabitlenen taban tasarımı ile dikkat çeken makinenin patenti için başvuru aşamasına gelindi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri Berk Fevzi Yoğurtçuoğlu, Muhammet Polatlı, Sude Rüdar, Ayça Selimoğlu, Duru Karaçelik, Emir Gül ve Alperen Yılmaz’dan oluşan 7 kişilik ekip, proje üzerinde yaklaşık iki ay çalıştı. Elektrik-elektronik, endüstri, mekatronik, makine ve biyomedikal gibi farklı alanlarda eğitim alan İEÜ Engineering For Good Kulübü’nden gönüllü gençler, projeyi en ince ayrıntısına kadar tasarladı. Genç mühendislerin projesi, 5-7 Mayıs tarihleri arasında Burdur’da düzenlenecek Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde (ÜNİFEST) ‘Sağlıklı Bireyler ve Bağımlılıkla Mücadele’ kategorisinde de finale kaldı. "Güvenle kullanılabilir" Projeye ilişkin bilgiler veren İEÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Sude Rüdar, "Yaptığımız saha ziyaretleri ve ihtiyaç analizleri sonucunda yaşlı bireylerin günlük hareketleri yeteri kadar yapamadığını tespit ettik. Çalışmaya başlarken temel amacımız, yaşlı bireylerin ve hareket kabiliyeti kısıtlı kişilerin güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir bir şekilde fiziksel egzersiz yapabilmelerini desteklemekti. Bu doğrultuda yaşlıların güvenli ve bağımsız bir şekilde kullanabileceği mekanizmayı tasarladık. Sistemimiz, elektrik gerektirmeyen şarjlı ekran yapısı, çok kademeli yükseklik ayarı ve sabitlenen taban tasarımı ile hem yatalak hem de yatalak olmayan bireylerin güvenle kullanabileceği bir yapı sunuyor. İlerleyen zamanlarda projeyi yapay zeka ile birleştirerek daha da geliştirmeyi, fonksiyonel hale getirmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "Düşük maliyetli ve erişilebilir" Makineyi kendileri üzerinde deneyerek mekanik güvenliği ile ergonomik uygunluğu doğruladıklarını dile getiren Rüdar, "Düşük maliyetli ve erişilebilir bu sistemin yaşlılarımızın bağımsız yaşam becerilerini desteklemesi, en büyük motivasyon kaynağımız oldu. Biz, bu makine sayesinde fiziksel hareketleri oyunlaştırarak eğlenceli bir hale getirdik. Sisteme kişinin hareketleri yaptıkça puanlar kazanacağı, aşama kaydedeceği bazı oyunlar da ekledik. Makinede el koordinasyonunu sağlayan iki kol mekanizması var. Makinenin alt kısmında da komut verdikçe dönebilen diskler, hareketi sağlayabilen çarklar mevcut. Kullanıcı, makinenin karşısına geçerek bu sayede el, kol ve omuzların gelişimine yönelik fiziksel aktiviteleri kolaylıkla yapmış oluyor. Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı’nın (ÜNİDES) desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu proje, yaşlı bireylerin ya da hareket kabiliyeti kısıtlı olan kişilerin motivasyonunu, enerjisini güçlendirecektir" ifadelerini kullandı.
Bursa’da gençler bilimle buluştu
14 Mart 2026 Cumartesi - 21:53 Bursa’da gençler bilimle buluştu Toplumda bilimsel farkındalığı artırmak ve çocukların erken yaşta bilimle tanışmasını sağlamak amacıyla hareket eden Bursa Büyükşehir Belediyesi, önemli bir etkinliğe daha imza attı. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde düzenlenen ‘Bilim ve Teknoloji Şöleni’, yüzlerce öğrenciyi bir araya getirerek festival havasında geçti. 8-14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası kapsamında ikinci kez gerçekleştirilen etkinlik, bilim ve teknoloji meraklısı çocuklar ve gençler tarafından yoğun ilgi gördü. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de etkinlik alanındaki atölyeleri ziyaret ederek öğrencilerle birlikte bilim yolculuğuna çıktı. Çocuklar, aileleriyle birlikte gün boyu çeşitli atölyelere katılarak hem eğlendi hem öğrendi. Sanal gerçeklik (VR) deneyimlerinden havacılık teknolojilerine, ahşap atölyesi uygulamalarından bilim şovlarına kadar pek çok etkinlikte yer alan öğrenciler, bilgi yarışmaları ve oyun alanlarıyla becerilerini sergiledi. Gün, Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nın konseri ile taçlandı. Günümüzde bilimin her zamankinden daha fazla önem kazandığını ve her gün yeni bir teknolojik gelişmeyle karşılaştıklarını söyleyen Başkan Bozbey, "Çocuklarımızın bu hızlı çağa uyum sağlaması ve geleceğe hazırlanması bizim için çok önemli. Bu tür etkinliklerle çocuklar yeni ilgi alanları keşfediyor, paylaşmayı ve dayanışmayı öğreniyor. Aileler de çocuklarıyla birlikte oyun ve atölye çalışmalarına katılarak iletişim becerilerini güçlendiriyor" dedi. Etkinlik sonunda katılımcılar, yeni bilgiler ve unutulmaz hatıralarla alandan ayrılarak Başkan Bozbey ve emeği geçenlere teşekkür etti.
TEKNOFEST’in Türkiye ikincisi Gelidonya, Norveç’te Türkiye’yi temsil edecek
14 Mart 2026 Cumartesi - 12:05 TEKNOFEST’in Türkiye ikincisi Gelidonya, Norveç’te Türkiye’yi temsil edecek TEKNOFEST 2025’te insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olan Gelidonya İDA Takımı, Norveç’in Trondheim şehrinde düzenlenen NJORD Autonomous Ship Challenge yarışmasında Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Gelidonya İDA Takımı, Norveç’te düzenlenen NJORD Autonomous Ship Challenge yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek. Yerli ve milli teknolojiler geliştirme hedefiyle Elazığ Deneyap atölyelerinde çalışmalarını sürdüren Gelidonya Takımı, daha önce TEKNOFEST kapsamında düzenlenen İnsansız Deniz Aracı Yarışması’nda 2025 yılında Türkiye ikinciliği elde ederek önemli bir başarıya imza atmıştı. Norveç’te gerçekleştirilecek olan bu prestijli yarışmada yer alacak Gelidonya Takımı, geliştirdikleri insansız su üstü araçlarıyla hem mühendislik kabiliyetlerini sergilemeyi hem de Türkiye’nin savunma ve denizcilik teknolojilerindeki potansiyelini Avrupa’da göstermeyi hedefliyor. "Ülkemizi hem ulusal hem de uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmenin gayreti içerisindeyiz" Yarışmada Türkiye’yi temsil etmekten hem mutlu hem gururlu olduklarını ifade eden Takım Kaptanı Yunus Emre Güler, "Geçen sene ekibimizle Teknofest Malivatan çerçevesinde insansız deniz aracı kategorisinde ikincilik derecesi elde ettik. Bu başarıyla yetinmek istemedik, bu sene ülkemizi uluslararası alanda temsil etmek için Norveç’te düzenlenecek olan New York Challenge yarışmasına başvurumuzu yaptık. Ön başvuru ve rapor aşamasının ardından yarışmada ülkemizi temsil etmeye hak kazandık. İnşallah ekibimizle birlikte ülkemizi yarışmada da en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyoruz. Milli teknoloji hamlesi idealinde çalışmalarımızı sürdüreceğimizi düşünüyoruz. En büyük destekçilerimiz olan başta kendi aileme, ardından arkadaşlarımın ailelerine çok teşekkür ediyorum. Bu yolda benimle birlikte emek veren tüm ekip arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum. Biz gençler olarak elimizden gelen tüm gayreti ve çabayı gösteriyoruz. Ülkemizi hem ulusal hem de uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmenin gayreti içerisindeyiz. Hem milletimizin teknolojiye olan ilgisini, hem de devletimizin bu alanda yapmış olduğu yatırım ve desteği çok iyi biliyoruz. Daha iyisini de göstereceğiz inşallah. Tüm devletimizin ve milletimizin hem dualarını hem de desteğini bekliyoruz" dedi. "Barbaros Hayrettin Paşa’nın, denizlere hakim olan cihana hakim olur sözünden ilham alarak çıktığımız bu yolda milletimizin gururunu yaşıyoruz" TEKNOFEST 2025’te insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olduklarını hatırlatan Mustafa İsa Oruçtutan ise "Akımımızda donanım, mekanik ve yazılım ekibinden sorumluyum. Bu sene TEKNOFEST 2 bin 25 yarışmasında insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olduk. Barbaros Hayrettin Paşa’nın, denizlere hakim olan cihana hakim olur sözünden ilham alarak çıktığımız bu yolda milletimizin gururunu yaşıyoruz. Norveç’in Trondheim şehrinde düzenlenen ve üst seviye bir yarışma olan New York Challenge, otonom yüzey aracı yarışmasına başvurduk. Rapor aşamasının ardından bize kabul maili geldi ve yarışmaya katılmaya hak kazandık. Bu yarışmanın, bizim bu uğurda geliştirdiğimiz sistemleri uluslararası arenada nasıl temsil edeceğimizin bir göstergesi olacağını düşünüyorum. Ekip arkadaşlarımın ve ailelerimizin destekleriyle inşallah dereceye girip döneceğiz" şeklinde konuştu.
TEKNOFEST’in Türkiye ikincisi Gelidonya, Norveç’te ülkesini temsil edecek
14 Mart 2026 Cumartesi - 11:37 TEKNOFEST’in Türkiye ikincisi Gelidonya, Norveç’te ülkesini temsil edecek TEKNOFEST 2025’te insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olan Gelidonya İDA Takımı, Norveç’in Trondheim şehrinde düzenlenen NJORD Autonomous Ship Challenge yarışmasında Türkiye’yi temsil etmeye hak kazandı. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Gelidonya İDA Takımı, Norveç’te düzenlenen NJORD Autonomous Ship Challenge yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek. Yerli ve milli teknolojiler geliştirme hedefiyle Elazığ Deneyap atölyelerinde çalışmalarını sürdüren Gelidonya Takımı, daha önce TEKNOFEST kapsamında düzenlenen İnsansız Deniz Aracı Yarışması’nda 2025 yılında Türkiye ikinciliği elde ederek önemli bir başarıya imza atmıştı. Norveç’te gerçekleştirilecek olan bu prestijli yarışmada yer alacak Gelidonya Takımı, geliştirdikleri insansız su üstü araçlarıyla hem mühendislik kabiliyetlerini sergilemeyi hem de Türkiye’nin savunma ve denizcilik teknolojilerindeki potansiyelini Avrupa’da göstermeyi hedefliyor. "Ülkemizi hem ulusal hem de uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmenin gayreti içerisindeyiz" Yarışmada Türkiye’yi temsil etmekten hem mutlu hem gururlu olduklarını ifade eden Takım Kaptanı Yunus Emre Güler, "Geçen sene ekibimizle Teknofest Malivatan çerçevesinde insansız deniz aracı kategorisinde ikincilik derecesi elde ettik. Bu başarıyla yetinmek istemedik, bu sene ülkemizi uluslararası alanda temsil etmek için Norveç’te düzenlenecek olan New York Challenge yarışmasına başvurumuzu yaptık. Ön başvuru ve rapor aşamasının ardından yarışmada ülkemizi temsil etmeye hak kazandık. İnşallah ekibimizle birlikte ülkemizi yarışmada da en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyoruz. Milli teknoloji hamlesi idealinde çalışmalarımızı sürdüreceğimizi düşünüyoruz. En büyük destekçilerimiz olan başta kendi aileme, ardından arkadaşlarımın ailelerine çok teşekkür ediyorum. Bu yolda benimle birlikte emek veren tüm ekip arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum. Biz gençler olarak elimizden gelen tüm gayreti ve çabayı gösteriyoruz. Ülkemizi hem ulusal hem de uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmenin gayreti içerisindeyiz. Hem milletimizin teknolojiye olan ilgisini, hem de devletimizin bu alanda yapmış olduğu yatırım ve desteği çok iyi biliyoruz. Daha iyisini de göstereceğiz inşallah. Tüm devletimizin ve milletimizin hem dualarını hem de desteğini bekliyoruz" dedi. "Barbaros Hayrettin Paşa’nın, denizlere hakim olan cihana hakim olur sözünden ilham alarak çıktığımız bu yolda milletimizin gururunu yaşıyoruz" TEKNOFEST 2025’te insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olduklarını hatırlatan Mustafa İsa Oruçtutan ise "Akımımızda donanım, mekanik ve yazılım ekibinden sorumluyum. Bu sene TEKNOFEST 2 bin 25 yarışmasında insansız deniz aracı kategorisinde Türkiye ikincisi olduk. Barbaros Hayrettin Paşa’nın, denizlere hakim olan cihana hakim olur sözünden ilham alarak çıktığımız bu yolda milletimizin gururunu yaşıyoruz. Norveç’in Trondheim şehrinde düzenlenen ve üst seviye bir yarışma olan New York Challenge, otonom yüzey aracı yarışmasına başvurduk. Rapor aşamasının ardından bize kabul maili geldi ve yarışmaya katılmaya hak kazandık. Bu yarışmanın, bizim bu uğurda geliştirdiğimiz sistemleri uluslararası arenada nasıl temsil edeceğimizin bir göstergesi olacağını düşünüyorum. Ekip arkadaşlarımın ve ailelerimizin destekleriyle inşallah dereceye girip döneceğiz" şeklinde konuştu.
KUTO’da "Yapay Zeka ile Dijital Pazarlama" konulu eğitim gerçekleştirildi
13 Mart 2026 Cuma - 16:57 KUTO’da "Yapay Zeka ile Dijital Pazarlama" konulu eğitim gerçekleştirildi Kuşadası Ticaret Odası, üyelerinin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamak ve işletmelerin rekabet gücünü artırmak amacıyla önemli bir eğitime daha ev sahipliği yaptı. "Yapay Zeka ile Dijital Pazarlama" konulu strateji, otomasyon ve üretkenlik eğitimi, 11–12 Mart 2026 tarihlerinde Kuşadası Ticaret Odası’nda gerçekleştirildi. İki gün süren eğitim programında katılımcılara, yapay zekanın dijital pazarlama alanında sunduğu yeni imkanlar ve uygulama yöntemleri kapsamlı şekilde aktarıldı. Eğitimin ilk gününde yapay zekanın temel kavramları, dijital pazarlamada yapay zekanın rolü, prompt mühendisliği, yapay zeka destekli içerik üretimi ile görsel ve video içerik üretimi gibi konular ele alınırken, ikinci gününde ise yapay zeka ile sosyal medya yönetimi, SEO ve arama motoru pazarlaması, reklam ve performans pazarlaması ile veri analizi ve raporlama başlıklarında uygulamalı bilgiler paylaşıldı. Yoğun ilgiyle gerçekleşen eğitimle ilgili Kuşadası Ticaret Odası yönetimine teşekkür eden katılımcılar, yapay zekanın iş süreçlerinde nasıl daha verimli kullanılabileceğine dair güncel araç ve yöntemler hakkında bilgi edinme fırsatı bulduklarını dile getirdiler. Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan, işletmelerin dijitalleşme sürecine uyum sağlamasının günümüzde büyük önem taşıdığını belirterek, Oda üyelerinin yeni teknolojilere erişimini kolaylaştıracak eğitim ve bilgilendirme çalışmalarına devam edeceklerini ifade etti.
OMÜ’de 14 Mart Dünya Pi Günü kutlandı
13 Mart 2026 Cuma - 15:20 OMÜ’de 14 Mart Dünya Pi Günü kutlandı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü İlköğretim Matematik Öğretmenliği anabilim dalı öğrencileri tarafından "14 Mart Dünya Pi Günü" etkinliği gerçekleştirildi. Eğitim fakültesi konferans salonunda gerçekleşen etkinliğe Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, Doç. Dr. Esen Ersoy, akademisyenler, OMÜ Vakıf Koleji, TED Koleji, 19 Mayıs Kösedik Ortaokulu, 23 Nisan Ortaokulu ve Adnan Ölmez Ortaokulu öğrencileri ile öğretmenleri katıldı. Etkinlik saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, konuşmasına Pi Günü önemli bir gün olduğunu vurgulayarak Pi sayısının matematiksel özelliklerine değindi. Pi Günü’nün neden 14 Mart’ta kutlandığını açıklayan Prof. Dr. Çalışıcı, tarihin 3. ayın 14’ü olması nedeniyle Pi sayısının yaklaşık değeri olan 3,14’ü temsil ettiğini katılımcılara tekrar hatırlattı ve sayıların rasyonel ve irrasyonel olarak ayrıldığını, Pi’nin irrasyonel bir sayı olduğunu, virgülden sonraki basamaklarının sonsuza kadar devam ettiğini ve kesirli biçimde yazılamadığını ifade ederek cümlesini noktaladı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen öğrenci sunumlarında Pi sayısının tanımı, dairenin çevresinin çapına oranı ve dairenin alanı gibi temel matematiksel kavramlar ele alındı. Sunumlarda ayrıca Pi sayısının tarih boyunca farklı matematikçiler tarafından nasıl hesaplandığına ilişkin bilgilere de yer verildi. Yarışmada dereceye giren öğrencilere madalya verildi Etkinlikte Pi sözlüğü oyunu oynanırken Pi sayısının basamaklarını ezberleme yarışması da düzenlendi. Yarışmada dereceye giren öğrencilere madalya verildi. Program, katılımcıların Pi sayısı temalı etkinlik masalarını ziyaret etmesiyle sona erdi.
KOSKİ’den iş güvenliğinde dijital dönüşüm
13 Mart 2026 Cuma - 13:39 KOSKİ’den iş güvenliğinde dijital dönüşüm Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, iş sağlığı ve güvenliği alanında Türkiye’de ilk kez uygulanacak akıllı saat ve bileklik sistemini hayata geçirdi. Yeni uygulama ile yalnız çalışan, engelli ve kronik hastalığı olan personelin sağlık verileri ve konum bilgileri anlık olarak takip edilerek muhtemel acil durumlara hızlı müdahale edilmesi hedefleniyor. Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, çalışanların güvenliğini artırmak ve iş sağlığı ile güvenliği alanında teknolojiyi daha etkin kullanmak amacıyla önemli bir dijital dönüşüm uygulamasını daha hayata geçirdi. Türkiye’de ilk kez uygulanacak sistem çerçevesinde can güvenliği için kurum personeli akıllı saat ve akıllı bilekliklerle takip edilecek. Yeni sistem özellikle yalnız çalışan, engelli ve kronik hastalığı bulunan personelin güvenliğini artırmayı amaçlıyor. Akıllı saat ve bileklikler sayesinde çalışanların kalp atış hızı, EKG verileri, kandaki oksijen seviyesi, düşme algılama, hareketsizlik tespiti ve acil durum çağrısı gibi hayati sağlık verileri anlık olarak izlenebilecek. Muhtemel risk durumlarında sistem otomatik uyarı vererek hızlı müdahale imkanı sağlayacak. Uygulama; depolar, sıvı tankları ve kuyular gibi kapalı alanların yanı sıra su depoları gibi yüksek alanlarda, gaz, sıcaklık ve basınç riski bulunan tesislerde ve yüksek gerilim bulunan çalışma sahalarında görev yapan personeli kapsıyor. Bu alanlarda çalışan personel akıllı bileklikler aracılığıyla uzaktan takip edilerek güvenlikleri sürekli kontrol altında tutulacak. Akıllı saatlerde bulunan konum izleme teknolojisi sayesinde personelin bulunduğu yer anlık olarak tespit edilebilecek. Muhtemel sağlık risklerinde sistemin otomatik uyarı vermesi sayesinde ilk müdahalenin hızlı bir şekilde yapılması sağlanacak.
Kütahya’da trafiğe kayıtlı araçların ortalama yaşı 21.1
13 Mart 2026 Cuma - 10:49 Kütahya’da trafiğe kayıtlı araçların ortalama yaşı 21.1 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan otomobil yaş ortalaması verileri, Kütahya için dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu. Kentte trafiğe kayıtlı araçların ortalama yaşının 21.1 yıl seviyesine yaklaşmasıyla birlikte Kütahya, Türkiye’de Burdur’dan sonra en yaşlı otomobillerin kullanıldığı ikinci il oldu. Açıklanan veriler, şehirdeki araç parkının giderek yaşlandığını gösterirken, bu durumun özellikle ekonomik şartlarla bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Konuya ilişkin görüş bildiren vatandaşlardan Ahmet Şeşen, yeni bir otomobil almanın artık ciddi bir bütçe gerektirdiğini ifade ederek mevcut araçlarını kullanmaya devam ettiklerini söyledi. Şeşen, "Araçlarda insanlar gibi yaşlanıyor. Yeni araç almak zor. Biz de mevcut aracımızın bakımını yaptırarak kullanmaya devam ediyoruz" dedi. Açıklanan verilere göre Türkiye genelinde Burdur 21.8 ile birinci sırada yer alıyor. Afyonkarahisar, Uşak, Manisa ve Isparta da ortalama araç yaşının yüksek olduğu iller arasında yer aldı. Öte yandan şehirde otomotiv yan sanayi, servis hizmetleri ve yedek parça sektörü açısından bakıldığında, araç parkının yaşlanmasının bakım ve onarım faaliyetlerini canlı tuttuğu belirtiliyor. Bu durum, Kütahya’da özellikle oto sanayi esnafı için iş hacmini artıran bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Kocaeli’den Ardahan’a girişimcilik ve inovasyon köprüsü
13 Mart 2026 Cuma - 10:33 Kocaeli’den Ardahan’a girişimcilik ve inovasyon köprüsü Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark’ın, Ardahan Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirdiği "GOSB Teknopark Ardahan Girişim Ofisi" hizmete girdi. Girişimcilik ve inovasyon alanındaki kurumsal birikimini Türkiye’nin farklı bölgelerine taşımayı hedefleyen GOSB Teknopark, 11 Mart’ta kurulan yeni ofisle Ardahan’ın girişimcilik kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor. Yeni girişim ofisiyle birlikte Ardahan’da yalnızca fiziksel bir çalışma alanı değil; gençlerin, girişimci adaylarının, yenilikçi fikir sahiplerinin ve bölgesel iş birliği arayışındaki paydaşların bir araya gelebileceği sürdürülebilir bir girişimcilik zemini oluşturulması hedefleniyor. GOSB Teknopark’ın sanayi, teknoloji ve Ar-Ge alanındaki deneyiminin Ardahan’a aktarılacağı ofiste, yerel potansiyelin harekete geçirilmesi ve yeni iş fikirlerinin desteklenmesi planlanıyor. Eğitim, mentorluk ve yönlendirme mekanizmalarının da yer alacağı girişim ofisiyle, kentte üniversite-sanayi etkileşiminin artırılması ve farklı paydaşlar arasında güçlü bağlar kurulması hedefleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, Ardahan Girişim Ofisi’nin sadece kent için değil, bölgesel kalkınma ve girişimcilik ekosisteminin yaygınlaştırılması açısından da önemli bir adım olduğunu belirtti. GOSB Teknopark olarak sahip oldukları bilgi birikimini, girişimcilik deneyimini ve işbirliği kültürünü bölgeye taşımaktan memnuniyet duyduklarını aktaran Çemberci, bu yapının gençler, girişimciler ve Ardahan için uzun vadeli değer üreteceğine inandıklarını kaydetti.
Ceviz kabuğundan kedi kumu üretti
13 Mart 2026 Cuma - 09:49 Ceviz kabuğundan kedi kumu üretti Yaşar Üniversitesi’nden Hüseyin Gökmen Aksoy’un çalışmasıyla ceviz kabuğundan geliştirilen yerli ve organik kedi kumu, silika bazlı kumların yol açabileceği sağlık risklerine alternatif sunuyor. Ortaya çıkan ürün, çevre dostu yapısıyla da dikkat çekiyor. Evcil hayvanların mineral bazlı kedi kumlarını yutması sonucu ortaya çıkabilen silikozis hastalığı akciğerlerde ve sindirim sisteminde ciddi hasara yol açıyor. Ceviz kabuğundan geliştirilen organik kedi kumu hem küçük dostlarımızın sağlığını koruyor hem de çevre dostu yapısıyla dikkat çekiyor. Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Gökmen Aksoy’un hayvan sevgisiyle başlayan akademik araştırması, sağlık ve çevre odaklı yenilikçi bir ürüne dönüştü. Aksoy’un yürüttüğü çalışma sonucunda, ceviz kabuğundan üretilen doğal ve zararsız kedi kumu geliştirildi. Silikozisi önlüyor Geleneksel kedi kumlarında bulunan silika bazlı tozların, özellikle kumun yutulması veya solunması durumunda hayvanlarda ve insanlarda silikozis ve benzeri sağlık sorunlarına yol açabildiğine dikkat çeken Aksoy, geliştirdikleri ürünün bu riski ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirtti. Kimyasal içermeyen yapısıyla öne çıkan organik kedi kumu, aynı zamanda yüksek emicilik ve koku kontrolü özellikleriyle de alternatif bir çözüm sunuyor. Bilimsel yönüyle de öne çıkan proje, UNIDO (Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı) tarafından düzenlenen ve Türkiye ayağı TÜBİTAK tarafından yürütülen GCIP (Global Cleantech Innovation Programme) programında finale kalarak önemli bir başarı elde etti. Avrupa’da da bir ilk olan ürün, akademik araştırma sürecinin ardından ticarileştirilerek hayvanseverlerin tüketimine sunuldu. İlhamı hayvan sevgisi oldu Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Gökmen Aksoy, kendisinin ve ailesinin yıllardır sokak hayvanlarıyla ilgilendiğini, evlerinde de pek çok kediye ve köpeğe baktıklarını söyledi. Aynı zamanda ailesinin memleketi Çorum’da ceviz bahçesini bulunduğunu anlatan Aksoy, "Ceviz kabuğu endüstride pek çok alanda kullanılıyor, ben de doğal yapısı, bakterilerin ürettiği amonyaktan kaynaklanan kötü kokunun önüne geçmesi, çevreye zarar vermemesi ve her şeyden önemlisi geleneksel kedi kumlarında bulunan silika bazlı tozların, özellikle kumun yutulması veya solunması durumunda hayvanlarda silikozis gibi sağlık sorunlarına neden olmasından dolayı ceviz kabukları öğütülerek kedi kumu olarak değerlendirilebilir mi fikrinden yola çıktım. Özellikle yavru kedilerde görülen kedi kumu yeme alışkanlığından (PİKA sendromu) dolayı kedilerde oluşabilecek sağlık sorunları büyük tehlike oluşturuyor. Ceviz kabuğu kedi kumu, buğday, mısır veya çam peletlerinden yapılan kedi kumunun aksine fermente olmuyor ve bakteri üretmiyor. Ar-Ge yaptıktan sonra bunun mümkün olduğunu görünce projemizi geliştirdik ve ortaya ceviz kabuğu atıklarından kedi kumu çıktı" dedi. Aksoy, KOSGEB’in destek olduğu çalışmada kullanılan Ar-Ge ekipmanlarının üniversite kampüsünde bulunduğu ve akademik araştırmalar için tüm akademik personelin kullanımına açık olduğunu da sözlerine ekledi. Doğal kedi kumu, tarımsal atıkların katma değerli ürüne dönüştürülmesi açısından da örnek bir girişim olarak gösteriliyor.
Astronot Alper Gezeravcı: "2027’de aya erişim noktasında koyulmuş hedefimiz var"
13 Mart 2026 Cuma - 09:33 Astronot Alper Gezeravcı: "2027’de aya erişim noktasında koyulmuş hedefimiz var" Türkiye’nin uzaya çıkan ilk astronotu Alper Gezeravcı, Erzurum’da gençlerle buluştu. Türkiye’nin uzay hedeflerinin sadece dünya yörüngesiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Gezeravcı, ülkemizin 2027 yılında aya erişme hedefinin bulunduğunu söyledi. Bilim Erzurum’da yapılan programa gençlerle birlikte minik öğrencilerin de ilgisi oldukça fazla idi. Alper Gezeravcı, gençlere Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonu kapsamında 22 gün süren uzay yolculuğunu ve ülkemizin "Milli Uzay Programı" kapsamındaki hedeflerini anlattı. "Türk Astronot ve Bilim Misyonu" kapsamında 2022 yılında başlatılan astronot seçim sürecini, ilk Türk astronotu olmak için yaklaşık 36 binden fazla kişinin başvuru yaptığını anlatan Gezeravcı, astronotluk yolculuğunun uzun ve zorlu bir süreç olduğunu dile getirdi. Sekiz ay süren test ve mülakat süreçlerinin ardından seçildiğini, daha sonra ABD’de yoğun bir eğitim programına katıldığını söyleyen Gezeravcı, burada acil durum senaryoları, kapsül operasyonları, ilk yardım ve hayatta kalma eğitimlerini detaylarıyla anlattı. "Sadece hevese yönelik bir görev değil" 253 şehir değişimiyle birlikte Erzurum’da 627’nci programı yaptıklarını ve gittiği her yerde teveccühle karşılandıklarını ifade eden Alper Gezeravcı, "Bu da devletimizin iradesinin gerçekten doğru bir alana yansıdığını çok net bir şekilde bize gösteriyor. Çocukların uzaya ilgisi had safhada. Zaten en sevindiğimiz kısım da bu. Bu bir seferlik, sadece hevese yönelik icra edilen bir görev değildi. Devletimizin, kadim tarihimizin, köklü geçmişimizden almış olduğu birikimle ortaya koyduğu vizyonun bir yansıması. Çocuklarımızın iradesinde yer eden, geleceğe yönelik hayallerine şekil veren bir görev olarak icra edildi. Nitekim bunun bir yansıması olarak, üniversite sınavlarında en yüksek dilime girmiş çocuklarımızın içerisinde, yapacakları tercihi değiştirip havacılık ve uzay alanındaki yeni bölümlere yönelen bir çok kardeşimiz oldu. Bugün bir çok bölüm havacılık uzay alanında bu işin temelini nasıl atıldığı bölümlerde bu işin net bir yansıması olarak ortada" dedi. "Asla özgüveninizi kaybetmeyin" Gençlere seslenen Gezeravcı, başarıyı emsal almak varken başarısızlığa bakmamaları gerektiğini dile getirerek, "Sizden daha iyi potansiyel yok. Kimsenin potansiyelinizi küçümsemesine izin vermeyin. Özgüveninizi kaybederseniz her şeyinizi kaybedersiniz. Bu bir hikayenin başlangıcıydı, bir yere varış hikayesi değil. Bundan sonra bu hikayeyi sizler yazacaksınız. Milyarlarca insan milyarlarca adım atarken, bir annenin en değerli adımı evladının attığı ilk adımdır. Bu da Türk evladının uzaydaki ilk adımıdır. Birey olarak bizim oynadığımız rolden ziyade burada devletimizin iradesinin yansıması önemli. Biz sembolik olarak işin içerisinde temsil pozisyonunda bulunan bir bireyiz. Türk astronot ve bilim misyonu Türkiye Cumhuriyeti’nin milli uzay programının 10 hedefinden sadece bir tanesiydi. Yapıldı ve bitti değil. Bu bir bütünün sadece parçasıydı "diye konuştu. "2027 yılının ilk yarısında aya erişim hedefimiz var" Türkiye’nin2027 yılında aya erişme hedefinin bulunduğunu hatırlatan Gezeravcı "Bunu başarabilmiş şu an dünyada sadece 5 ülke var. Bizim hedefimiz 6’ncı ülke olmak. Milli uzay programımız kapsamında kalan hedeflerin gerçekleştirilmesi yönünde çalışmalarımız yoğunlaştırılmış bir biçimde devam ediyor. 2027 yılının ilk yarısında aya erişim noktasında koyulmuş hedeflerden bir tanesi olarak programın hazırlıkları devam ediyor. Uzay limanı projemiz yoğun bir hazırlık süreçlerine devam edilen projelerden bir tanesi. Bizler buralara boş motivasyonlar enjekte etmeye değil tam aksine Türk evladının elinden çıkmış somut başarı hikayelerini, belki gözünüzün gözünüzden kaçmış olabilecek başarı hikayelerini sizlere ardına verecek" şeklinde konuştu. "Anne ve baba duası aldım" Gezeravcı, soru-cevap kısmında da katılımcıların merak ettiği konularda açıklama yaparken; anne-baba duasının kıymetli olduğunu ve kendisinin bunu fazlasıyla yaşadığını dile getirerek, "Seçim sürecinde kurulun belirlediği ve dikkate aldığı kriterlerle göreve takdir edildik. Ben performansını ortaya koyan ve sürece katılan adaylardan birisiydim sadece. Ama hayatım boyunca ettiğim bir dua var. Allah’a annemin ve babamın yüzünü hep güldürmesi için dua ederdim. Rabbim de duamızı kabul etti" dedi.
Bakan Uraloğlu: "5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz"
12 Mart 2026 Perşembe - 12:25 Bakan Uraloğlu: "5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" dedi. Bakan Uraloğlu, 5G teknolojisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, 5G’nin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir kalkınma altyapısı olduğunu dile getirdi. Uraloğlu, bunun yanı sıra 1 Nisan tarihinden itibaren 5G hizmetinin ilk sinyalini alacaklarını ve 2 yıl içerisinde Türkiye’nin her yerine bu hizmeti sunmayı hedeflediklerini belirtti. Ayrıca Uraloğlu, 16 Ekim’de gerçekleşen 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3 milyar 534 milyon dolar gelir elde ettiklerini ifade etti. "5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz" 5G teknolojisinin Türkiye’de yaygınlaşmasıyla mobil iletişimde hız, kapasite ve hizmet kalitesini artıracaklarını belirten Bakan Uraloğlu, "1 Nisan 2026 tarihinde ilk sinyalini alacağımız 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her noktasında hizmete sunmayı hedefliyoruz. 5G’ye geçişle birlikte mobil iletişim hızımız; vatandaşımız daha hızlı, daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkanına kavuşacaktır. 5G teknolojisi; endüstriyel robotlardan otonom sürüş teknolojilerine, kritik altyapı yönetiminden akıllı şehir uygulamalarına kadar birçok alanda dönüşümü hızlandıracak. Sanayide akıllı fabrikalar, üretim süreçlerini optimize ederek verimliliği zirveye taşıyacak. Tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretim sağlanacak. Medya sektöründe ise gazeteciler 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayın yapabilecek, muhabirlerimiz olay yerinden saniyeler içinde yüksek kaliteli görüntü ve veri aktarabilecek" ifadelerine yer verdi. "Milli teknolojimizin gücünü bir kez daha ortaya koyduk" Teknolojinin sadece tüketildiği değil, aynı zamanda yerli ve milli imkanlarla üretildiği bir Türkiye vizyonu olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Bunlarla birlikte, UDHAM tarafından desteklenen karayolları akıllı ulaşım sistemleri HASDAL projesinde TÜRKSAT tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda; yerli 5G çekirdek şebeke ve Ulak baz istasyonlarını başarıyla devreye alarak milli teknolojimizin gücünü bir kez daha ortaya koyduk. 5G yetkilendirme ihalesinde de işletmecilerimize yıllara göre artan şekilde yüzde 60’a varan oranlarda yerli malı belgeli ürün ve piyasa koşullarına bağlı olarak yüzde 30’a varan oranlarda milli haberleşme ürünü kullanımı yükümlülüğü getirdik. Ayrıca, işletmecilerimizin kuracağı 5G mobil özel şebekelerde kullanacağı bileşenlere ilişkin yatırımlarının milli haberleşme ürünlerinden sağlanmasına yönelik gerekli tedbirleri alma zorunluluğu bulunuyor" ifadelerini kullandı.