Son Dakika
|
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Yenidoğan çetesi davasında ara karar!
MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu tutuklandı
Ordu’da sahile insansız araç olduğu değerlendirilen cisim vurdu
Mehmet Topal, yeniden Petrolul Ploieşti’de
Trump: "NATO ülkeleri, İran konusunda hiçbir şey yapmadı, bunu asla unutmayın"
Depreme alışverişte yakalandılar, yarıda bırakıp kaçtılar
İran, İsrail'e misilleme saldırılarını sürdürüyor
İBB soruşturmasında Muhittin Böcek’in 2 şoförü gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Diyarbakır'da patlama: Valilikten açıklama geldi
Montella: "İnşallah ülkemiz adına Dünya Kupası’na katılabiliriz ve herkesi mutlu edebiliriz''
Rubio: "İran, küresel deniz ticaretini tehdit etmeyi bırakırsa, boğaz yarın açılabilir"
Trump: "İran hükümetinin talebi üzerine enerji tesislerine yönelik saldırıları 10 gün daha erteledim"
Fikret Orman: "İtibar suikastı yapıldığını düşünüyorum’’
Sakarya’da sahile dron parçası vurdu
Kastamonu’da 9 öğrenci zehirlendi, işletme mühürlendi
TEKNOLOJİ
Manisa Büyükşehir personeline yapay zeka ve veri yönetimi eğitimi
26 Mart 2026 Perşembe - 18:50:02
Manisa Büyükşehir Belediyesi, yönetici ve personelin dijital yetkinliklerini artırmak amacıyla ‘Yapay Zeka ve Veri Yönetimi’ eğitimi düzenledi. İki oturum halinde gerçekleştirilen programda katılımcılar, yapay zeka teknolojilerinden veri analizine kadar geniş bir yelpazede teknik ve pratik bilgi edindi. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı koordinesinde Atatürk Gençlik Merkezi’nde düzenlenen eğitimi, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) uzman eğitmeni Kadir Efe Oruç verdi. Genel Sekreter Yardımcısı Pınar Mine Hacıalibeyoğlu’nun da takip ettiği ve yaklaşık 300 personelin katıldığı program, interaktif bir formatta sürdürüldü. Eğitimin ilk bölümünde makine öğrenmesi ile derin öğrenme arasındaki farklar, görüntü işleme sistemleri ve büyük dil modellerinin çalışma yapısı uygulamalı olarak anlatıldı. Arama motorları ile yapay zeka tabanlı dil modellerinin karşılaştırmalı analizinin yapıldığı oturumda, teknolojinin güncel trendleri ve geleceğe yönelik öngörüler paylaşıldı. İkinci oturumda teorik bilgiler pratiğe döküldü. Katılımcılar, 3 milyon satırdan oluşan dev bir veri seti üzerinde Google Colab ortamında kodlama uygulaması yaptı. Müşteri görüşlerinin yapay zeka destekli istatistiksel yöntemlerle analiz edildiği çalışmada, elde edilen çıktıların kurumsal karar alma süreçlerine nasıl entegre edilebileceği somut örneklerle gösterildi. Eğitimin son bölümünde ise yapay zekanın yerel yönetimlerdeki başarılı uygulama örneklerine odaklanıldı. Dijital ikiz teknolojileri, ulaşım ve çevre yönetimi gibi alanlardaki güncel projeler katılımcılara tanıtıldı. Program, teknoloji kullanımı ve yapay zeka etiği üzerine yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
26 Mart 2026 Perşembe - 16:51
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: "Genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacağız"
Burdur’da Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın katılımıyla YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İş Birliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi. Başkan Özvar, "Üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir" dedi. Burdur MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu’nda Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın katılımıyla YÖK-TÜME (Tarım Teknolojileri Kümelenmesi) İş Birliği Protokolü imza töreni gerçekleştirildi. İmzalanan protokol çerçevesinde Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME), tarım ve hayvancılıkla uğraşan 40 bin gence ulaşarak sektörde verimin artırılması amaçlanıyor. "Çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir" Programda konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, "Bugün imzalanan YÖK-TÜME iş birliği protokolü de üniversite-sektör iş birliğini önceleyen yaklaşımımızın tarım ve hayvancılık alanındaki en somut ve en yenilikçi örneklerinden birini teşkil etmektedir. Bu protokol, yükseköğretim sistemi ile tarım ve hayvancılık sektörünü ortak hedefler doğrultusunda buluşturan, kapsamlı ve çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir. Protokol ile üniversitelerimizin akademik bilgi birikimi, araştırma altyapısı ve insan kaynağı potansiyeli; sektörün ihtiyaçları ve sahadaki tecrübesi ile bir araya gelecektir. Bu çerçevede, üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir" dedi. "Öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır" Protokolün en mühim noktalarından birisinin de tarım ve hayvancılıkta teknoloji odaklı bir dönüşümü merkeze alması olduğunu ifaden eden Özvar, "Yapay zeka ve akıllı üretim sistemlerinin entegre edildiği bu model, geleneksel üretim anlayışını ileri teknolojiyle buluşturarak verimliliği ve katma değeri artırmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda üniversitelerde yürütülecek uygulamalı eğitim süreçleri sayesinde öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır. Diğer taraftan bu iş birliği, yalnızca eğitim ve araştırma boyutuyla sınırlı kalmayıp, ülkemizin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunacak bir ekosistem oluşturmayı hedeflemektedir. Üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektör arasında kurulacak bu güçlü iş birliği sayesinde, sektörde karşılaşılan sorunlara daha hızlı ve etkin çözümler üretilebilecek; yenilikçi projeler sahaya daha kolay aktarılabilecektir" şeklinde konuştu. İmza törenine Ankara Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Necdet Ünüvar, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Ferudun Yılmaz, Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Selçuk Üniversitesi Rektörü Hüseyin Yılmaz, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Fatma Aydın, Harran Üniversitesi Rektörü Mehmet Tahir Güllüoğlu, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
26 Mart 2026 Perşembe - 16:16
Dünyanın gözü Türk füzelerinde: "Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz"
Bolu’da gençlerle bir araya gelen ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, dünyada hukukun ve insan haklarının önemini yitirdiği, güçlünün güçsüzü ezdiği yeni bir döneme girildiğini belirterek savunma sanayisinin hayati önemine dikkati çekti. İkinci, Türkiye’nin kendi ürettiği UMTAS ve KARAOK tanksavar füzelerinin önemine de değinerek, "O kadar çok kullanılıyor ki, dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz" dedi. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından ROKETSAN’ın Genel Müdürü Murat İkinci, Bolu’da üniversiteli ve liseli öğrencilerle bir araya geldi. Program kapsamında öğrencilere savunma sanayiinde geliştirilen yerli ve milli teknolojiler hakkında bilgi verildi. Binlerce öğrencinin katılım sağladığı program sonunda Murat İkinci tarafından gençlerin merak ettiği sorular yanıt buldu. Programın açılış konuşmasını yapan ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak bu zirveyi, üniversitemiz ve ülkemizin geleceği olan sizler için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. En büyük temennimiz, sizleri bu sıralardan akademik başarılarla mezun ederken aynı zamanda sizlere yön verecek fikirleri paylaşmaktır. Üniversitemizin sanayi kuruluşlarıyla iş birliği sayesinde, sizlerin teorik bilgilerini gerçeğe dönüştürmek için bu buluşmalarımızı artıracağız" dedi. "O kadar çok kullanılıyor ki, dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az" UMTAS ve Karaok füzelerinin dünya genelinde yoğun talep gördüğünü ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ise "Bunlar genelde küçük füzeler ama savaş alanında tek bir kişinin kullanımına izin verdiği için fark oluşturan füzeler. Bunlar şuanda Ukrayna savaşında sıkça kullanıyorlar, zırhlı araçları etkisiz hale getirebilmek için. Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi. O kadar çok kullanılıyor ki dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz. Bu füzeler üzerinde çok farklı teknolojiler var. Başarılı bir tanksavar füzesi" diye konuştu. "Uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" Savunma sanayinin ne kadar önemli olduğuna dikkati çeken İkinci, "İran ile İsrail arasındaki, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş şunu gösterdi; eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü ülkelere kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da herhangi bir gerekçeye dayandırma zorunluluğu duymuyor. Dolayısıyla bir ülke, gelecekte kendisi için bir fırsat oluşturmak istiyorsa kendi ülke güvenliğini korumak ve ona en üst düzeyde sahip çıkmak zorundadır" şeklinde konuştu. "Savunma sektörüne olan ilgi artıyor" Programın ardından açıklamalarda bulunan Murat İkinci, savunma sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmanın önemine değinerek, "Roketsan ülkemizde savunma alanında en önemli teknolojik buluşlardan bir tanesidir. Üniversitedeki kardeşlerimizle bir araya gelmemiz sağlandı. Organizasyonlar aslında bizim çalıştığımız alanları, çalıştığımız teknolojileri, geleceğin mühendislerine anlattığımız ortamlar olarak değerlendiriyoruz. Davetleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi rektörümüze çok teşekkür ediyorum. Öğrenci kardeşlerimizle, savunma sektörü teknolojileri, gelecek vizyonu, savunma sanayinin geleceğinde yer alacak olan teknolojileri burada konuşma fırsatı bulduk. Umarım onlar açısından da faydalı, yararlı olur. Bugün salon çok doluydu, sadece üniversitedeki öğrencilerimiz değil, lise çağındaki öğrencilerimiz de bizimle beraberdi. Bu da bizim için çok sevindirici bir şey. Savunma sektörüne olan ilgi her geçen gün artıyor. Ne kadar fazla insan kaynağı yetiştirebilirsek, savunma sektöründe o kadar daha fazla teknoloji geliştirebiliriz" şeklinde konuştu.
26 Mart 2026 Perşembe - 15:42
ROKETSAN Genel Müdürü İkinci: "Dünyada en fazla talep gören füzeler bizde"
ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, "Eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" dedi. Türkiye’nin önde gelen savunma sanayii kuruluşlarından ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Bolu’da üniversiteli ve liseli öğrencilerle bir araya geldi. Program kapsamında öğrencilere savunma sanayiinde geliştirilen yerli ve milli teknolojiler hakkında bilgi verildi. Binlerce öğrencinin katılım sağladığı program sonunda Murat İkinci tarafından gençlerin merak ettiği sorular yanıt buldu. Programın açılış konuşmasını yapan ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi olarak bu zirveyi, üniversitemiz ve ülkemizin geleceği olan sizler için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. En büyük temennimiz, sizleri bu sıralardan akademik başarılarla mezun ederken aynı zamanda sizlere yön verecek fikirleri paylaşmaktır. Üniversitemizin sanayi kuruluşlarıyla iş birliği sayesinde, sizlerin teorik bilgilerini gerçeğe dönüştürmek için bu buluşmalarımızı artıracağız" dedi. "Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi" UMTAS ve Karaok füzelerinin Dünya’da yoğun talep gördüğünü ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, "Bunlar genelde küçük füzeler ama, savaş alanında tek bir kişinin kullanımına izin verdiği için fark yaratan füzeler, UMTAS ve KARAOK füzesi. Bunları şuanda Ukrayna savaşında sıkça kullanıyorlar. Zırhlı araçları ve etkisiz hale getirebilmek için. Şuan da dünyanın en çok aradığı füzelerden bir tanesi. O kadar çok kullanılıyorki dünyada bunu üreten ülke sayısı da çok az. Dünyada en fazla talep gören füzeler. Bizim şansımız bunları kendimiz üretebilmemiz. Bu füzeler üzerinde çok farklı teknolojiler var. Başarılı bir tanksavar füzesi" diye konuştu. "Uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz" Savunma sanayinin ne kadar önemli olduğunu ifade eden ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci "İran ile İsrail arasındaki savaş, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş şunu gösterdi; Eğer kendimizi koruyacak sistemlerimiz yoksa dünyada hukukun, insan haklarının ve uluslararası ilişkilerin çok da önemli olmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Güçlü olan, kendi amaçlarını gerçekleştirmek için güçsüz gördüğü ülkelere kolaylıkla zarar verebiliyor. Bunu da herhangi bir gerekçeye dayandırma zorunluluğu duymuyor. Dolayısıyla bir ülke, gelecekte kendisi için bir fırsat oluşturmak istiyorsa kendi ülke güvenliğini korumak ve ona en üst düzeyde sahip çıkmak zorundadır" dedi. "Savunma sektörüne olan ilgi artıyor" Programın ardından açıklamalarda bulunan Murat İkinci, savunma sektörüne nitelikli insan kaynağı kazandırmanın önemine değinerek, "Roketsan ülkemizde savunma alanında en önemli teknolojik buluşlardan bir tanesidir. Üniversitedeki kardeşlerimizle bir araya gelmemiz sağlandı. Organizasyonlar aslında bizim çalıştığımız alanları, çalıştığımız teknolojileri, geleceğin mühendislerine anlattığımız ortamlar olarak değerlendiriyoruz. Davetleri için Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi rektörümüze çok teşekkür ediyorum. Öğrenci kardeşlerimizle, savunma sektörü teknolojileri, gelecek vizyonu, savunma sanayinin geleceğinde yer alacak olan teknolojileri burada konuşma fırsatı bulduk. Umarım onlar açısından da faydalı, yararlı olur. Bugün salon çok doluydu, sadece üniversitedeki öğrencilerimiz değil, lise çağındaki öğrencilerimiz de bizimle beraberdi. Bu da bizim için çok sevindirici bir şey. Savunma sektörüne olan ilgi her geçen gün artıyor. Ne kadar fazla insan kaynağı yetiştirebilirsek, savunma sektöründe o kadar daha fazla teknoloji geliştirebiliriz" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Mart 2026 Perşembe- 15:39
Sahte yapay zeka araçları bilgi çalıyor
2
26 Mart 2026 Perşembe- 09:01
Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek
3
26 Mart 2026 Perşembe- 10:34
II. MTÜ Ar-Ge Proje Pazarı 2026 için geri sayım başladı
4
26 Mart 2026 Perşembe- 09:34
Muğla’da teknoloji seferberliği
5
26 Mart 2026 Perşembe- 15:42
ROKETSAN Genel Müdürü İkinci: "Dünyada en fazla talep gören füzeler bizde"
13 Ağustos 2024 Salı - 09:40
Infortrend Teknoloji havaalanı yapay zekasını güçlendiriyor
Infortrend U.2 NVMe Depolama, daha hızlı yolcu işlemleri için havaalanı yapay zekasını güçlendiriyor.
12 Ağustos 2024 Pazartesi - 17:43
’Bilim Türkiye Yamaçtepe Gökyüzü Gözlem Şenliği’ Gaziantep’te yapıldı
Şahinbey Belediyesi ve T3 Vakfı işbirliği ile düzenlenen ve üç gün süren ’Bilim Türkiye Yamaçtepe Gökyüzü Gözlem Şenliği’ sona erdi. Birçok ilden öğrencinin katıldığı ’Bilim Türkiye Yamaçtepe Gökyüzü Gözlem Şenliği’ne Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezer Avcı ve ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever de katıldı. 10 Ağustos Cumartesi günü başlayan ve üç gün süren şenlikte gençlere astronomi, havacılık, uzay, matematik, teknoloji, doğa bilimleri gibi 7 farklı temada eğitimler verildi. “Amacımız gençlerimizin gelişimini sağlamak” Şenlikle ilgili konuşan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu gençlerin teknolojide, sanatta ve spor alanlarında gelişmelerine katkıda sağlamak için çalıştıklarını belirterek, "Bilim Türkiye Yamaçtepe Gökyüzü Gözlem Şenliği için şehrimize gelen astronotlarımız Alper Gezer Avcı’ya ve Tuva Cihangir Atasever’e çok teşekkür ediyorum. T3 Vakfı ile birlikte gerçekleştirdiğimiz şenlikte özellikle astronotluğa veya gökyüzü bilimine ilgi duyan gençlerimize ilham kaynağı olacak. 3 gün süren şenlikte öğrencilerimiz meteor yağmurunu ve gökyüzündeki yıldızları inceleme fırsatı buldular. Şahinbey Belediyesi olarak bilime, teknolojiye çok önem veriyoruz. Amacımız gençlerimizin eğitimde, teknolojide, sanatta ve sporda gelişimlerini sağlamak. Türkiye’nin uzay misyonu da Cumhurbaşkanımızın önderliğinde önemli aşamalar kat etti. İki astronotumuzla da gurur duyuyoruz. Gençlerimize öncü olup, ufuk açtılar. Ülkemiz bu alanda hızlı mesafeler alıyor almaya da devam edecek. Bu şenliğe destek veren başta T3 Vakfı olmak üzere herkese ve katılan gençlerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. “Gençler üzerinde olumlu etkiler bırakıyor” Şenliğe katılan Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, uzay farkındalığını artırmak için öğrencilerle çeşitli buluşmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. Gezeravcı, "Bu şenliğin gençler üzerindeki olumlu etkileri olacak. Öğrenci kardeşlerimizin yıl boyunca elde ettikleri başarıları görmek bizleri sevindiriyor. Emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. “Gaziantep’e ilk kez geliyorum” Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever ise Gaziantep’e ilk kez geldiğini belirterek, "Gençlerin önemli projeler üzerinde çalıştığını görmek beni mutlu ediyor. Bu şenliğin gençlerin geleceğine katkıda bulunabilecek değerli bir program olduğuna inanıyorum. Böyle bir etkinliğin burada yapılması, gençlerin gökyüzüne ilham kaynağı olmasına yardımcı olacak" şeklinde konuştu.
12 Ağustos 2024 Pazartesi - 15:54
Bilim atölyeleri başlıyor
Düzce Belediyesi Bilim Merkezi’nde ağustos ayının ikinci haftasında yaz okulu atölyeleri başlıyor. Düzce’de minik öğrenciler bilim eğitimi almaya devam ediyor. Düzce Belediyesi tarafından yapılan ve öğrencilerin ilgi ile karşıladığı Bilim merkezinde ağustos ayı ikinci haftasında yaz okulu atölyeleri başlıyor. Bu çerçevede, 9-12 yaş gruplarındaki minikler tasarım atölyesinde, 7 ila 14 yaş arasındaki öğrenciler uzay ve havacılık atölyesinde, 5-6 yaş çocuklar keşif atölyesinde, 9 ila 12 yaş aralığındaki çocuklar robotik ve kodlama atölyesinde, 9-14 yaş aralığındaki çocuklar ise temel bilimler atölyesinde eğitim alacak.
12 Ağustos 2024 Pazartesi - 14:13
Kepez Belediyesi, Antalya’yı Gökyüzü Gözlem etkinliğinde buluşturuyor
Antalya Bilim Merkezi’nin gökyüzü meraklılarını bir araya getireceği Gökyüzü Gözlem Etkinliği, 16 Ağustos’ta, saat 20.30-22.30 saatleri arasında Dokuma Park’ta gerçekleştirilecek. Antalyalılar, teleskopla ay ve yıldızı yakından keşfetme imkanı bulacak. Kepez Belediyesi bünyesinde hizmet veren Antalya Bilim Merkezi, gökyüzü tutkunları için heyecan verici bir etkinliğe hazırlanıyor. Dokuma Park’ta, 16 Ağustos Cuma günü 20.30-22.30 saatleri arasında düzenlenecek etkinlikte, Antalyalılara teleskoplarla Ay ve parlak yıldızları yakından keşfetme fırsatı sunulacak. Katılımcılar, teleskoplarla Ay’ın yüzeyindeki kraterleri, dağları ve diğer detayları daha yakından inceleyebilecek. Ayrıca parlak yıldızları, yıldız kümelerini ve gökyüzündeki diğer önemli cisimleri gözlemleme şansı yakalayacaklar. Etkinlikte ayrıca hava kalitesine ve meteorun parlaklığına göre perseid meteor yağmuru da izlenebilecek. Meteor yağmuru için sabırlı gözlemciler bu doğa olayını deneyimleme fırsatı bulabilecek. Etkinlik kapsamında, katılımcılar gökyüzü bilgilerini ödüllü bir bilgi yarışmasında test etme şansına sahip olacak. Kazananlara çeşitli ödüller verilecek ve astronomi meraklıları için atölye çalışmaları da düzenlenecek. Antalya Bilim Merkezi’nin, Dokuma Park’ta 16 Ağustos’ta gerçekleştireceği Gökyüzü Gözlem Etkinliği’ne katılmak isteyenler bilgi ve randevu için www.antalyabilimmerkezi.com yada (0242) 314 10 10 nolu telefon hattından gerekli bilgilere ulaşabilirler.
12 Ağustos 2024 Pazartesi - 11:45
Elektrik dağıtımında yapay zeka dönemi
Dicle Elektrik, sektördeki yenilikçi yaklaşımını yapay zeka teknolojileriyle birleştiriyor. 2024 yılının ilk yarısında gerçekleştirilen projelerle, aydınlatma ve trafo arızaları nokta atışı tespit edilerek maliyetler düşürüldü. Elektrik dağıtım sektöründe Ar-Ge çalışmalarıyla öne çıkan Dicle Elektrik, kurduğu yapay zeka birimi ile enerji verimliliğini artıran ve operasyonel mükemmeliyete olanak tanıyan projelere imza atıyor. Dicle Elektrik; özellikle enerji kayıplarının önüne geçen ve çalışma saatlerinde tasarruf sağlayan bu projelerle, elektrik dağıtım sektöründe teknolojiyi en efektif kullanan şirketler arasında yer alarak katma değer sağlıyor. Dicle Elektrik bünyesinde faaliyet gösteren yapay zeka birimi, veri altyapısının kurulması ve bakımı, analitik modellerin geliştirilmesi, yapay zeka uygulamaları, veri güvenliği ve gizliliği, iş süreçlerinin iyileştirilmesi, eğitim ve yenilikçi teknolojilerin takibi gibi konularda önemli başarılar elde etti. Bu kapsamda dikkat çeken projeler arasında ‘Aydınlatma Arıza Tespit Sistemi’ öne çıkıyor. Sistem, gündüz yanan aydınlatmaları tespit ederek enerji kayıplarının önüne geçiyor. ‘Trafo Arıza Tespit Sistemi’ ise trafolardaki aşırı yüklenmeleri engelleyerek vatandaşların cihazlarının zarar görmesinin önüne geçiyor. Veri sızıntıları tespit ediliyor Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, yapay zeka sayesinde operasyonel verimliliği önemli ölçüde artırdıklarını ifade etti. Arvas, “Yapay zeka teknolojileriyle müşteri memnuniyetini en üst düzeye çıkarmayı hedefledik. Maliyetlerimizi düşürdük ve manuel olarak yürütülen süreçleri otonom hale getirdik. Bu alandaki çalışmalarımızla aydınlatma tahakkukunu artırarak şirketimizin kar marjını artırırken veri sızıntılarının da önüne geçtik. Sahadaki çalışma arkadaşlarımızın emeklerini daha verimli hale getirirken standartların dışında iş yapan arkadaşlarımızın ise tespitini daha kolay yapar hale geldik” dedi. Arvas, veri toplama süreçlerini de tamamen otomatik hale getirdiklerini belirterek, “Sahada aktif olarak hizmet verdiğimiz 2,4 milyon aboneden yaklaşık olarak yarısı, OSOS’dan (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) yararlanıyor. Bu sayede enerji altyapısındaki anormal durumları hemen tespit ediyor, gerekli müdahaleye hızlı başlamak amacıyla akıllı sensörler ve veri analitiği yazılımlarını kullanıyoruz. Bu sistemle arıza süreleri kısaltırken enerji kayıplarını da önemli ölçüde azaltıyoruz. Yine bu sayede düzenli ödeme alışkanlığına sahip abonelerin nicel olarak arttırılmasını da hedefliyoruz” ifadelerine yer verdi. Genç yetenekler yapay zeka uzmanı oluyor Dicle Elektrik’in genç mühendis ve teknoloji uzmanlarına çeşitli fırsatlar sunarak potansiyellerini geliştirmelerine yardımcı olduklarını da kaydeden Arvas, “Yapay zeka destekli projelerde genç profesyonellerin aktif rol almasına önem veriyoruz. Dicle Üniversitesi ile yaptığımız iş birliği neticesinde, son 2 yılda birimimizde 4 genç yetenek arkadaş yapay zeka uzmanı olarak çalışmaya başladı. Enerji altyapısının yönetimi ve veri analizi gibi alanlarda yer alan genç yetenekler, yenilikçi yaklaşımlarıyla hedeflerimize katkı sağlıyor. Uyguladığımız bu stratejiyle genç profesyonellerin enerjinin geleceğinde söz sahibi olmasını sağlıyoruz” diye konuştu. Yapay zeka teknolojilerini hukuki veri analizinde de kullanan Dicle Elektrik, ‘Dava Değerlerinin PDF Üzerinden Okutulması’ projesiyle büyük bir verimlilik sağladı. Yaklaşık 42 bin dosyanın işlenmesi sonucunda toplam bin 50 saatlik iş yükü kazanıldı ve her bir personel için 175 saatlik zaman tasarrufu elde edildi. Şirket ayrıca dava kazanma ve kaybetme olasılıklarını yapay zeka ile analiz ederek stratejik karar alma süreçlerini de güçlendirdi. ‘İç Kontrol Sayaç ve Mühür Tespiti’ projesiyle ise saha personelinin gücü daha verimli kullanıldı. Böylelikle ofis personelinin iş yükü yüzde 50 oranında azaltıldı. Diğer yandan ‘Kesme Açma Fotoğraf Kontrolü’ projesiyle manuel inceleme gereksinimi büyük ölçüde azaltılarak, aylık ortalama 40 bin fotoğrafın yerine 4 bin fotoğrafın dijital olarak incelenmesi sağlandı. Bu dönüşümle birlikte kesme işlemlerinin kalitesinde yüzde 98 oranında bir artış elde edildi.
12 Ağustos 2024 Pazartesi - 10:42
Arıcılar da dijitalleşiyor
Mersin Teknopark’ta bir firmanın geliştirdiği Kovan Takip Sistemi ve Kovan Güvenlik Kartı ile arıcılık dijital ortama taşınıyor. Arıcılara kovan başına gitmeden günlük bal üretim miktarı, koloni sağlığı, koloni nemi, koloni sıcaklığı gibi birçok veriye akıllı telefondan ulaşma imkanı sunan sistem sayesinde, kovanın bulunduğu bölgede çıkan yangınlar ile zirai ilaçlama hakkında da anında bilgi aktarılıyor. Kovan peteğine gizlenen Kovan Güvenlik Kartı ise hırsızlıklara karşı alarm sistemini devreye sokarken, kovanların bulunduğu mekanı GPS üzerinden bildiriyor. Mersin Teknopark’ta faaliyet gösteren BioCoder adlı teknoloji geliştirme firması ürettiği ürünlerle arıcılığı dijital ortama taşıyor. Arıcılardan gelen talepler doğrultusunda ürettiği ürünlere her geçen gün yeni teknolojiler ekleyen firma, arıcılara kovan başına gitmeden uygulama üzerinden birçok veriye ulaşma imkanı sunuyor. Arıcılardan gelen talep üzerine sistem geliştirildi Firmanın yöneticisi Mehmet Ali Kan, 2014 yılında Muğla’da arı noktalarını sayısallaştırma projesini sürdürürken, arıcıların "Telefonla teknolojiyi biz de yakalamak istiyoruz, kovanlarımızı dijital ortamda takip etmek istiyoruz" şeklinde talepleri olduğunu söyledi. Bunun üzerine çalışma başlattıklarını anlatan Kan, 2020-2021 yıllarında devletten aldıkları KOSGEB desteği ile Kovan Takip Sistemi’ni geliştirmeye başladıklarını kaydetti. Bunu yaparken de dünyadaki birçok örnekleri incelediklerini dile getiren Kan, "Bu örnekleri incelerken bir nokta keşfettik. Bu da ses frekansıyla kovan takibi. Bunu dünyada yapabilen çok az bir firma var. Arılar dışarıda arı dansıyla hareket ederler. İçeride ses frekansıyla haberleşirler. Kraliçe arıyla diğer arılar bir frekansta haberleşir. Ve bu frekansın belli bir değerler, ölçüleri vardır. Bu ölçülerin altına veya üstüne çıktığı zaman kovanda sıkıntı var demektir. Arılar oğula gideceği zaman kovanı terk edeceği zaman da biz buradan direkt takip edebiliyoruz" dedi. "Arıcılarımız günlük ne kadar bal verimini aldıklarını takip edebiliyorlar" Arıcılar için sıcak ve nemin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Kan, "Arıcıların bizden istedikleri neydi? Sıcaklık ve nemi takip etmek istiyorlar. Çünkü sıcaklık ve nemi takip edemedikleri zaman; yani kovanda sıcaklık yükseldiği zaman arı çalışmıyor, nem yükseldiğinde ise arı hastalıkları oluyordu. Arıcılarımız artık sıcaklık ve nemi takip ederek, kovanlarına müdahale edebiliyorlar. Ayrıca sistem sayesinde kovanımızın ilk ağırlığını kaydediyoruz. Ondan sonra sistem her gün kovanı günde bir defa tartıyor ve ağırlığını kaydediyor. Bu şekilde arıcılarımız günlük ne kadar bal verimini aldıklarını takip edebiliyorlar. Konum bize iki türlü lazım. Hırsızlık olduğu zaman GPS’den konumunu takip ediyoruz. Artı burada üreticimiz balını satmak istediği zaman, ’ben bu arıların ballarını Van bölgesinde aldım’ dediğinde, uygulama üzerinden arıların hangi bölgede ne kadar kaldığı görülebiliyor" diye konuştu. Orman yangınları ve zirai ilaçlamaya karşı uyarı Arıcılar için diğer ciddi sıkıntının orman yangınları ve zirai ilaçlama olduğunu dile getiren Kan, "Bal ve bal mumu müthiş bir yanıcı bir maddedir. Yangın bölgelerine giden arıcılarımız, o bölgede yangın olduğu zaman sistem sayesinde anında haberdar olabiliyorlar. Biz burada yangının yanı sıra zirai ilaçlama kontrolü de yapabiliyoruz. Bunun dünyada birçok örneği var ama bu zirai ilaçlama ve yangını aynı anda takip edebilen bir cihaz neredeyse yok. Biz bunu Türkiye’de ilk defa yaptık. Arıların konulduğu bölgelerde yangın çıktığı zaman veya zirai ilaçlama yapıldığında arıcıyı direkt uyarıyoruz. Böylelikle kovan, kalite ve verim kaybının önüne geçiyoruz" dedi. "Kovandaki değişimlerden anında haberdar oldukları için kısa sürede müdahale ediyorlar" Günümüzde iklim kriziyle birlikte hava şartlarının hızla değişebildiğine işaret eden Kan, "Bundan 10 yıl önce iklim krizine karşı mücadele veriyorduk. Şu an iklim krizine uyum bölümüne geldik. Artık havalar çok hızlı değişkenlik gösteriyor. Eskiden mevsimler belli bir normalde geliyordu, arıcılar da ona göre hazırlıklarını yapıyorlardı. Ama şimdi her gün hava değişimi var. Mevsimler kısalıyor, bazen uzayabiliyor, sıcaklar çoğalabiliyor, geçişler çok hızlı bir şekilde oluyor. Artık arıcılar bunu takip edemiyorlar. Takip edemedikleri için belli bir ihtiyaç doğuyor. Bu ihtiyacı da arı kovan takip sistemi ile karşılıyorlar. Özellikle havalarda hızlı değişkenlik yaşanmaya başlamasının ardından kovan takip sistemine talepler gelmeye başladı. Çünkü arıcıların kovanlarını koydukları bölgelerde bir anda yağmur, fırtına yaşanabiliyor. Buna bağlı olarak da kovanın dengesi bozulduğu için kovandaki sıcaklık artabiliyor, düşebiliyor ya da nem artabiliyor, düşebiliyor. Bunu arıcı anında fark edemiyor. Ama takip sistemi sayesinde kovandaki değişimlerden anında haberdar oldukları için kısa sürede müdahale ediyorlar ve çözüm üretiyorlar" diye konuştu "Peteğe gizlediğimiz bir kovan güvenlik cihazı yaptık" Arıcıların talepleri doğrultusunda sistemi sürekli geliştirdiklerini ifade eden Kan, "Özellikle Doğu Karadeniz bölgesindeki arıcılarımız, ’bizim bölgede ayı saldırıları çok oluyor, hırsızlık çok oluyor. Bununla ilgili nasıl bir çözüm üretebilirsiniz’ dediler. Biz de peteğe gizlediğimiz bir kovan güvenlik cihazı yaptık. Bu kovan güvenlik cihazı herhangi bir kovanda hareketlilik olduğu zaman direkt üreticiyi uyarıyor. Cep telefonu, SMS ve alarmla üreticileri uyarabiliyoruz. Simkart da takılan bu cihazımız sayesinde üreticiler çalınma durumunda da GPS’den kavanlarını takip edebiliyorlar" dedi. "Arıcılar artık kovanları rahatlıkla bırakıp istediği yere gidebilir" Kovan Takip Sistemi ile günlük verilerin izlenmesinin yanı sıra, hastalıkları önleme konusunda arı ve kovan kayıplarının önüne geçileceğini, kalite ve verimin artacağını kaydeden Kan, "Günlük gelişmeleri telefonla takip edebilen arıcılar artık kovanları rahatlıkla bırakıp istediği yere gidebilir. Kendi işlerini halledebilirler. Sürekli kovanın başında olmalarına gerek yok. Zaten çalınmayla ilgili, ayı saldırılarıyla ilgili güvenlik cihazımız olduğu için arıcılar artık çok rahat bir şekilde kovanlarını bırakabiliyorlar" ifadelerini kullandı. "Devletimiz arıcılara yüzde 60-70 oranında destek vermektedir" Arıcıların sistemin devlet desteğine alınması konusunda kendilerine talepleri olduğunu vurgulayan Kan, "Artık devletimiz de bu olayın farkında olduğu için destek kapsamının içine aldı. Artık devletimiz kovan takip sisteminde arıcılara yüzde 60-70 oranında destek vermektedir" dedi. Sistemin kurulumun yapılmasının ardından kullanımının basit olduğunu belirten Kan, "Zaten cihazı aldıktan sonra direkt kayıt oluyor ve cihazı kullanmaya başlıyor. Arıcılarımız da zaten teknolojiye çok meraklı olduğu için bu sistem onların işlerini bayağı bir kolaylaştırıyor" şeklinde konuştu. "Arıları 1-1,5 sene sonra Varroa’dan kurtarabiliriz" Arıcıların taleplerine yönelik yeni çözümler üretmek için de çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Kan, "Arıcılarımızın bizden bir talepleri daha var. Arıcılığın dünyada en büyük sıkıntılarından biri ’Varroa’ dediğimiz bir hastalık var. Bu Varroa, arının üzerine yapışan kene gibi bir şey. Biz buna ’arı kenesi’ diyoruz. Arıcılarımız onunla ilgili bizden bir çözüm istiyorlar. Biz de bu sorunla ilgili bir çözüme aslında ulaştık. Tamamen rastlantıyla ulaştık. Şu an onunla ilgili çalışmalarımız devam ediyor ve arıları 1-1,5 sene sonra Varroa’dan kurtarabiliriz. Vanlı arıcı memnun Van’da arıcılık yapan Fatih İşlek de kullandığı Kovan Takip Sistemi ve Kovan Güvenlik Kartı hakkında bilgi verdi. Sistem sayesinde işlerinin kolaylaştığını dile getiren İşlek, cihazı kovan üzerinde göstererek, faydalarını anlattı.
12 Ağustos 2024 Pazartesi - 10:05
Hermetik şofbenler tüketicilerin tercihlerden biri haline geldi
Güvenlik ve tasarrufu ilk sıraya alan tüketiciler, şofben seçimlerinde dikkatli davranıyor. Teknolojisi ve çevreci üretimiyle hermetik şofbenler, tüketicilerin tercihleri arasında yer alıyor. Sıcak suya erişim için tüketicilerin öncelikli tercihlerinden olan şofbenlerde, güvenlik ve tasarruf beklentisi öne çıkıyor. Bu nedenle ileri teknoloji ve çevreci üretimiyle, hermetik şofbenlere olan ilgi de artmış durumda. Hermetik şofbenler güvenli olmaları nedeniyle tüketiciler tarafından daha fazla tercih ediliyor. Bulundukları ortamdaki oksijeni kullanmadıklarından güvenilir olarak görülen hermetik şofbenler güvenlik ve konforu bir arada sunuyor. Güvenli sıcak su konforu İklimlendirme sektörünün öne çıkan markalarından Baymak da BH 12 ve BH 14 hermetik şofbenleriyle ilgili şu açıklamayı yaptı: ’’Baca tıkanmasına karşı emniyet sistemi, ısı emniyet termostatı, elektronik modülasyonlu gaz valfi ve iyonizasyonlu alev kontrol sistemi teknolojisiyle sıcak su konforunu kullanıcılarına güvenle sunuyor. Enerji yönetmeliğine uygun Low NOx teknolojili üstün emniyet sistemlerine sahip Baymak hermetik şofbenler, kompakt boyutları ve 4 metreye kadar dikey ve yatay baca imkanı ile de montaj kolaylığı da sağlıyor. Ürünler, şofben eşanjörü üzerinde olan özel tasarım NTC sensörü ile donma koruma fonksiyonu yerine getirilirken aynı zamanda dışarıdan ilave bir bağlantı ekipmanına ihtiyaç duyulmadan güneş kollektörü solar sistemi ile entegre de çalışabiliyor. Öte yandan şofbenler 49 db gibi oldukça düşük ses seviyesi, yeni nesil ekran ve kullanıcı arayüzüyle de öne çıkıyor. A sınıfı enerji tüketimi Baymak hermetik şofbenler, doğalgazın bulunduğu yerlerde, anlık sıcak su ihtiyacının karşılanması için merkezi sistem mahal ısıtma uygulanan konutlar, spor salonları, berberler gibi ticarethaneler ve bireysel sıcak su ihtiyacı oluşan mekanlara uygulanabilen en pratik ve verimli çözümlerden biri. Markanın, pazara sunulduğu ilk günden itibaren kendini kanıtlamış olan ‘BH12’ modelinin ardından kapasitesi artırılan ‘BH 14’ modeli de müşteri beklentilerine en akılcı yoldan cevap veriyor. Uzun yıllar boyunca kusursuz performans gösteren ve cihazın en önemli bileşenlerinden olan Avrupalı eşanjörü ile ısıyı en doğru şekilde iletip, yüksek verim sağlayan Baymak hermetik şofbenler, enerji verimliliği yönetmeliğine göre ‘XL kullanım suyu’ profili ve ‘A sınıfı’ enerji tüketimi avantajlarıyla konforu yüksek tasarrufla birlikte sunuyor. Ayrıca geniş alev modülasyonu sayesinde düşük debilerde bile tüketici ihtiyaçlarına rahatlıkla cevap verebilen modeller, tam donanımlı elektronik ateşleme sistemi sayesinde güvenli kullanım sağlıyor. Gelişmiş teknolojisiyle kullanıcı dostu bir performans sunan Baymak hermetik şofben ailesinde; yüksek konfor için cihaza entegre edilen akış sensörü, sıcak su tüketiminin her anındaki debi değerini sayısal veriye çevirirken, elektronik karta da bilgi göndererek alev boyunun anlık olarak ayarlanmasını sağlıyor Bu sayede kesintisiz ve dengeli sıcak su talebi karşılanmış oluyor. Herhangi bir arıza durumunda ise uyarı sistemi devreye giriyor ve LCD ekran üzerinde hata kodunu göstererek kullanıcıyı uyarıyor.’’ Yeni kampanya dönemi başladı Tüm dağıtıcılarıyla yaptığı görüşmeler ve hazırladığı avantajlı koşullarla şofben için yeni kampanya dönemine başlayan marka, bu doğrultuda gerçekleştirdiği özel eğitimleri hem online hem fiziksel olarak gerçekleştirerek tamamladı. İş ortaklarına uygun koşullar ve avantajlı fırsatlar sunan kampanyayla daha fazla tüketicinin Baymak şofben ürünlerinin güvenlik ve konforuyla tanışması hedefleniyor.
11 Ağustos 2024 Pazar - 15:01
Başkan Sandıkçı: “Öğrencilerimiz ülkemiz için güç çarpanı olacak eserleri üreteceklerdir”
Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencileri, hazırladıkları insansız hava araçlarını, model uçakları ve model roketleri gökyüzü ile buluşturdu. Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, “Öğrencilerimiz ülkemiz için güç çarpanı olacak eserleri üreteceklerdir” dedi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencileri hazırladıkları insansız hava araçlarını, model uçakları ve model roketleri gökyüzü ile buluşturdu. İlçede düzenlenen şenlikte, uzman eğitmenler gözetimde tasarımları ve üretimleri kendilerine ait olan roketleri gökyüzüne ateşleyen Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü öğrencileri, çalışmalarıyla takdirleri topladı. Çocukları ve gençleri bilim ve teknoloji alanında uygulamalı eğitimlerle buluşturmaya devam ettiklerini vurgulayan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, “İlçemizde gerçekleştirdiğimiz programlarla, yerli ve milli teknoloji konusunda farkındalık oluşturuyoruz” diye konuştu. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Deneyap Havacılık ve Uzay Teknolojileri Proje Şenliği heyecan dolu anlara sahne oldu. Öğrencilerin hazırladıkları insansız hava araçlarını, model uçakları ve model roketleri görücüye çıkardığı şenlikte, öğrencilere ödül takdimi gerçekleştirildi. Jüri değerlendirmelerinin ardından yapmış oldukları tasarımlarla birincilik ve dereceler elde eden öğrencilere ödüller verildi. Canik’te bilim ve teknolojiye yönelik programlar gerçekleştirmeye devam ettiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde gerçekleştirdiğimiz eğitimlerin önemli hedeflerinden biri de, öğrencilerimizin bilim ve teknoloji alanında yenilikçi bakış açısı kazanmalarıdır. Yürekten inanıyoruz ki öğrencilerimiz, aldıkları eğitimlerle Milli Teknoloji Hamlesi’ni daha ileriye taşıyacaklarıdır. Ülkemiz için güç çarpanı olacak eserleri üreteceklerdir” ifadelerine yer verdi.
11 Ağustos 2024 Pazar - 12:27
Anavatanı Meksika ama Ege’de kıymetlenecek
Bugüne kadar Ege’deki endemik bitkiler üzerindeki çeşitli çalışmaları ile gündeme gelen birbirinden ilginç buluşları ile 17 patent alan Karya Farma bu defa anavatanı Orta Meksika olan avokado üzerinde çalışma başlattı. Karya Farma HBX AR-GE ekibinden Kimyager Aslı Aktaş, tarafından sürdürülen çalışma ile Türkiye’de de yetişen avokadonun kalp ve sindirim sistemi rahatsızlıklarının yanında dermatoloji alanında da kullanılabileceği belirtildi. Başta Aydın ve Ege illerinde yetişen endemik bitkiler olmak üzere çeşitli bitki, sebze ve meyveler üzerindeki çalışmalarını ADÜ Teknokent’te sürdüren ve pandemi döneminde HBX-2371 adlı ürünü ile gündeme gelen Karya Farma, bu defa tropikal bir meyve olan avokadoyu incelemeye aldığını duyurdu. Çalışma hakkında bilgi veren Karya Farma HBX AR-GE ekibinden Kimyager Aslı Aktaş, anavatanı Orta Meksika olmasına rağmen, son yıllardaki küresel ısınma ile birlikte Türkiye’deki avokado üretiminin de başta Antalya ve Mersin olmak üzere Muğla ve Aydın’ın belli kesimlerinde başladığını belirterek, “Ülkemizin ve bölgemizin yeni meyvesi diyebileceğimiz avokadoyu inceledik. Avokadonun içerdiği faydalı bileşenler ve bu bileşenlerin sağlık açısından sunduğu avantajlar üzerinde detaylı araştırmalar yaptık. İçeriğinde bulunan vitaminler, mineraller, antioksidanlar ve sağlıklı yağ asitlerini inceledik. Avokadonun özellikle kalp sağlığı, sindirim sistemi, cilt sağlığı ve kilo kontrolü üzerindeki olumlu etkileri öne çıktı. Avokadonun sadece bir besin maddesi olarak değil, aynı zamanda farmasötik ve kozmetik alanlarda da kullanılabilirliğini araştırıyoruz. Şu ana kadar aldığımız sonuçlara göre çalışmalarımız tamamlandığında anavatanı Meksika olan avokadonun Ege’de değer kazanacağına inanıyoruz” dedi.
10 Ağustos 2024 Cumartesi - 19:12
Gaziantep’te "Bilim Türkiye Yamaçtepe Gökyüzü Gözlem Şenliği" başladı
Gaziantep’te Şahinbey Belediyesi ve T3 Vakfı işbirliği ile düzenlenen ’Bilim Türkiye Yamaçtepe Gökyüzü Gözlem Şenliği’ yapılan açılış programı ile başladı. Gaziantep’te uzay ve gökyüzü meraklıları için Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve Şahinbey Belediyesi tarafından ilki düzenlenen ’Bilim Türkiye Yamaçtepe Gökyüzü Gözlem Şenliği’ başladı. Yamaçtepe Tabiat Parkı’nda 10-12 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen şenlikte astronomi ve bilim temalı gece teleskop ile gökyüzü cisimleri gözlemi, gündüz teleskop ile güneş gözlemi, bilim atölyeleri ve astronomi söyleşileri gibi etkinlikler yer alıyor. "Bu şenlikte gök cisimleri, meteor yağmuru, Ay ve Güneş gözlemlenecek" Şenliğin açılışında konuşan T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır, "Kadim geçmişimize baktığımızda aynı merakın Fergani’nin, Cezeri’nin, Ali Kuşçu’nun, Cacabey’in ve daha nicesinin gözlerinde olduğunu görüyoruz. Onlar o merakın peşinden giderek evrenin sırlarına ulaşmaya çalıştı ve gök bilimin temellerini attı. Güneş’i, Ay’ı, yıldızları incelediler, üzerine düşündüler, sorular sordular. Sizler de bu şenlikte tıpkı onların yaptığı gibi gök cisimlerini, meteor yağmurunu, Ay’ı, Güneş’i gözlemleyeceksiniz. Bilim atölyeleri, astronomi söyleşileri ve aktivite alanları ile aklınızdaki sorulara yanıt bulacaksınız. Gözlerinizdeki merak hayale, hayalleriniz ise uğrunda nice emek sarf ettiğiniz gerçeklere dönüşecek. Köklerimizden aldığınız ilhamla göklere ulaşacaksınız. Aranızdan yarının bilim insanları, astronomları, uzay yolcuları çıkacak" ifadelerini kullandı. "Amacımız gençlerimizin eğitimde, teknolojide, sanatta ve sporda gelişimlerini sağlamak" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ise, "Burada 3 gün boyunca uzay izlenecek, meteor yağmurları izlenecek, yeni keşifler yapılacak. Bu nedenle bu etkinliğe katılan gençlerimizi tebrik ediyorum. Şahinbey Belediyesi olarak bilime, teknolojiye çok önem veriyoruz. Amacımız gençlerimizin eğitimde, teknolojide, sanatta ve sporda gelişimlerini sağlamak. O nedenle bu şenliğe destek veren herkese ve katılan gençlerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Biz buraya El Cezeri’nin torunları olarak Şırnak’tan geldik" Şenliğe Şırnak’tan katılan Nurşin Ürgen isimli genç, "Biz buraya El Cezeri’nin torunları olarak Şırnak’tan 16 kişilik ekibimizle geldik. Burada çeşitli gözlemler yapacağız. İlk kez teleskop kullanmayı da öğreneceğim için çok heyecanlıyım. Bunu da ilk astronotumuz Alper Gezeravcı’dan öğreneceğim için ayrıca heyecanlıyım. Yıldızları ve gezegenleri gözlemleyeceğiz. İlk defe gözlem etkinliğine katılıyorum. Bu nedenle de çok istekliyim" diye konuştu. Şenliğin açılış programına Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır, Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç ve kent protokolü ile gençler katıldı.
09 Ağustos 2024 Cuma - 18:04
Selçuk Üniversitesi, TEKNOFEST’te çok sayıda projesiyle yarışacak
Selçuk Üniversitesi; TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında hava savunma sistemleri, akıllı ulaşım, hyperloop geliştirme yarışması, uluslararası insansız hava aracı yarışması, insansız su altı sistemleri, drone yarışması, uluslararası elektrikli araç yarışması başta olmak üzere birçok kategoride yarışacak. Selçuk Üniversitesi Gençlik Vadisi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Hakan Terzioğlu, yaptığı açıklamada üniversite olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı yürütücülüğünde 10’uncusu düzenlenen TEKNOFEST’e yönelik hazırlıklarının yoğun bir şekilde devam ettiğini söyledi. Uluslararası düzeyde organize edilen yarışmanın, Selçuk Üniversitesinde bir kültür haline geldiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Terzioğlu, “TEKNOFEST kültürünün oluşması noktasında en büyük etkenlerden biri, üniversitemizin ve yönetimimizin öğrenci arkadaşlarımıza sunduğu imkanlardır, onların yanlarında olmalarıdır. Bu çerçevede kurulan Gençlik Vadisi Koordinatörlüğü de bunun net bir göstergesidir. Koordinatörlük olarak sadece TEKNOFEST özelinde değil, üniversitemiz adına ulusal ve uluslararası seviyede yarışmalara katılan tüm öğrencilerimizin yanındayız” dedi. “Öğrencilerimiz, hayallerini gerçekleştirmek için çalışıyor” Dr. Öğr. Üyesi Hakan Terzioğlu, Selçuk Üniversitesinin paydaşları arasında bulunduğu TEKNOFEST’te üniversite olarak yarıştıkları kategori sayısının her geçen yıl daha da farklılaştığını belirterek, “Üniversitemiz adına bu sene itibarıyla hava savunma sistemleri yarışması, akıllı ulaşım yarışması, eğitim teknolojileri yarışması, hyperloop geliştirme yarışması, insanlık yararına teknoloji, insansız su altı sistemleri, psikolojide teknolojik uygulamalar yarışması, sağlıkta yapay zeka yarışması, TEKNOFEST drone şampiyonası, uluslararası efficiency challenge elektrikli araç yarışları, üniversite öğrencileri araştırma proje yarışmaları, uluslararası insansız hava aracı yarışması gibi bir çok kategoride öğrenci arkadaşlarımızın yarıştıklarını ve finale kalma, ödül alma yolunda çaba sarf ettiklerini ifade edebiliriz. Yaz ayları olmasına rağmen öğrenci arkadaşlarımız, gece gündüz demeden atölyelerimizde hayallerini gerçekleştirme adına çalışmalarına devam ediyor. Bu çerçevede verdikleri emeklerin sonucunda da inşallah başarıya ulaşacaklarını düşünüyoruz” diye konuştu. “TEKNOFEST, kaybedenin olmadığı bir yarışma” TEKNOFEST kapsamında şu an itibarıyla başvuruları yeni açılan kategorilerin yanında final aşaması tamamlanan yarışmaların da olduğunu aktaran Terzioğlu, şunları kaydetti: “Teknoloji Fakültesi öğrencimiz Muhammet Hakan Kırca’nın Dr. Öğr. Üyesi Sema Servi hocamızın danışmanlığında hazırladığı ‘Az Gören Bireyler İçin Eğlenceli Oyun Projesi’ adlı proje, TÜBİTAK 2242 Üniversite Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmaları’nda Sağlık kategorisinde üçüncülük ödülü almaya hak kazandı. Bu, TEKNOFEST 2024’te üniversitemiz adına alınan ilk ödülümüz oldu. İnşallah diğer arkadaşlarımızdan da böyle ödüller gelmesini bekliyoruz. Yarışmalardan aldığımız ödüller bizi mutlu ediyor, sevindiriyor. TEKNOFEST, bir başka yönüyle bakıldığında ise kaybedenin olmadığı bir yarışma. Derece elde edemeyen öğrencilerimize kendilerini geliştirmeleri adına bir deneyim sunuyor. Üniversitemiz açısından bunun en güzel tarafı, Selçuk Üniversitesi öğrencilerinin bunu bir kültür haline dönüştürüp kendilerini geliştirme noktasında bir araç olarak görmeleridir. Yarışmalara verdikleri değerin her geçen yıl giderek artıyor olması bizleri mutlu ediyor. Yarışmaların geleceğimizi inşa edecek olan mühendislerin yetişmesi noktasında önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyoruz. Selçuk Üniversitesi olarak ülkemizin milli ve yerli teknoloji hamlesini benimseyen, ülkesi adına hayalleri olan, özgüvenli ve çalışkan öğrenciler yetiştirmenin gururunu yaşıyoruz.”
09 Ağustos 2024 Cuma - 16:46
Yeni nesil kanser tedavi cihazına SUBÜ katkısı
SUBÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Arslan’ın yürütücüsü olduğu ve kanser tedavisinde kullanılan MR-Linak cihazlarının manyetik alanının küçük alan dozimetrisi üzerindeki etkilerini incelemeyi hedefleyen proje, TÜBİTAK 1002A Hızlı Destek Programı çerçevesinde desteklenmeye hak kazandı. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Teknoloji Fakültesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Arslan’ın yürütücüsü olduğu “Eksternal Radyoterapide Manyetik Alanın Küçük Alan Dozimetrisi Üzerine Etkisinin İncelenmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002A Hızlı Destek Modülü çerçevesinde kabul edildi. SUBÜ Biyomedikal Mühendisliği Doktora Programı Öğrencisi Uğur Akbayırlı’nın da bursiyer olarak görev alacağı proje, kanser tedavisinde yakın zamanda kullanılmaya başlanılan MR-Linak cihazlarına odaklanılacak. Proje ile bu cihazların manyetik alanlarının hedef dokudaki doz dağılımı üzerine etkileri deneysel olarak incelenecek. Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Halil Arslan, "MR-Linak cihazları, ’Manyetik Rezonans’ (MR) görüntüleme ve ’Lineer Hızlandırıcı’ (Linak) teknolojisini entegre eden yeni nesil radyoterapi cihazları arasında yer alıyor. Bu cihazlar; tedavi sırasında sağladıkları yüksek görüntüleme kalitesiyle tedavinin daha doğru bir şekilde planlanabilmesine imkan veriyor. Ancak, bu cihazlardaki manyetik alanın dozimetri üzerindeki etkisi tam olarak bilinmiyor. Biz de projemiz çerçevesinde bu etkiyi farklı algılama sistemleri kullanarak detaylı bir şekilde araştırmayı hedefliyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder