TEKNOLOJİ
Sanayicinin geleceğine stratejik adımı Denizli Model Fabrika hizmete açıldı 28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:06:24 Denizli’nin köklü üretim kültürünü verimlilik ve yalın dönüşüm anlayışıyla güçlendirecek olan Denizli Model Fabrika, 1200 metrekarelik alanda ve 1,3 milyon dolarlık yatırımla Denizli Organize Sanayi Bölgesinde hizmete açıldı. Denizli Sanayi Odası’nın öncülüğünde hayata geçirilen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde yürütülen bir dijital dönüşüm ve yetkinlik merkezi olan Denizli Model Fabrika’nın resmi açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törenle gerçekleştirildi. Törene ayrıca, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Birleşmiş Milletler Nezdinde Türkiye Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Denizli Sanayi Odası ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, il protokolü ve üst düzey UNDP yetkilileri katıldı. Denizli sanayisinin geleceğine stratejik bir adım DSO ve Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, açılışta yaptığı konuşmada Denizli Model Fabrika’nın sıradan bir yatırım değil, uzun vadeli bir vizyon projesi olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 11. Model Fabrikası’nın Denizli’de hayata geçirilmesinin şehir sanayisi açısından stratejik bir eşik olduğunu belirten Kasapoğlu, bu merkezin üretim kültürünü daha verimli ve daha rekabetçi bir yapıya taşıyacağını ifade etti. Göreve başladıkları ilk günlerde Model Fabrika projesini öncelikli sorumluluk olarak ele aldıklarını dile getiren Kasapoğlu, "Bu proje bizim için bir yatırım kararından öte, Denizli sanayisinin geleceğine ilişkin bir vizyon meselesiydi" dedi. Denizli’nin ihracat kapasitesi yüksek, girişimci ruhu güçlü ve değişime açık bir sanayi şehri olduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, bu dinamizmin verimlilik ve yalın üretim yaklaşımıyla desteklenmesi gerektiğine inandıklarını belirtti. Kasapoğlu, "Bugün 1,3 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip, 1.200 metrekare kapalı alanı ve 400 kilovat kurulu gücü bulunan bir verimlilik merkezini Denizli’ye kazandırmış bulunuyoruz. Geniş paydaş yapısı ve yetkin profesyonel kadrosuyla hizmet verecek güçlü bir altyapı oluşturduk" ifadelerini kullandı. Üretimin kalbinde uygulamalı dönüşüm Model Fabrika’nın Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin merkezinde, üretimin tam içinde konumlandığını vurgulayan Kasapoğlu, merkezin uygulamalı bir dönüşüm modeli sunduğunu belirtti. "Model Fabrika bir bina ya da yalnızca bir eğitim alanı değildir. Burası verimlilik kültürünün uygulamalı olarak öğretildiği bir dönüşüm merkezidir" diyen Kasapoğlu, Öğren-Dönüş Programlarının ilk fazına tekstil, makine imalatı, kablo ve gıda sektörlerinden firmaların katıldığını aktardı. Pilot uygulamalarda elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirten Kasapoğlu, teslimat sürelerinde yüzde 35’e varan iyileşme, kapasitede yüzde 48’e varan artış ve genel verimlilikte yüzde 56’ya varan kazanımlar sağlandığını açıkladı. Yapılan harcamaların geri dönüş süresinin ise 1 ila 5 ay arasında gerçekleştiğini vurguladı. Yeşil dönüşümle tamamlanan bütüncül yapı Kasapoğlu, aynı kompleks içinde planlanan Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Test Merkezi’nin de sürecin tamamlayıcı unsuru olacağını belirtti. Söz konusu merkezin enerji verimliliği, karbon ayak izi ve kaynak verimliliği alanlarında sanayiye teknik altyapı sağlayacağını ifade eden Kasapoğlu, böylece Denizli’de verimlilik ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan bütüncül bir dönüşüm altyapısının kurulacağını söyledi. Konuşmasının sonunda projeye katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür eden Başkan Kasapoğlu, Model Fabrika kurulum sürecinin en başından itibaren teknik desteklerini ve rehberliklerini esirgemeyen Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğüne teşekkür etti. Denizli Model Fabrika’nın üretimde mükemmeliyete giden yolda sanayiciler için güçlü bir dayanak noktası olacağını belirten Kasapoğlu, "Tüm sorunlara rağmen, üretmeye ve mücadele etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullanarak, merkezin Denizli’ye, bölgeye ve ülke sanayisine hayırlı olmasını temenni etti. ivkovi: "Model fabrikalar yerel sahiplik ve küresel vizyonun buluşma noktası" Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın açılışında yaptığı değerlendirmede, merkezin yalnızca bir üretim tesisi değil, uygulayarak öğrenme, sürekli iyileştirme ve sanayi rekabetçiliğini güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir dönüşüm modeli olduğunu ifade etti. Model Fabrikaların Türkiye’de ulusal sanayi vizyonunu firma düzeyinde somut sonuçlara dönüştüren yenilikçi bir politika aracı haline geldiğini vurgulayan ivkovi, bu başarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, UNDP ve yerel paydaşlar arasındaki güçlü iş birliğinin bir yansıması olduğunu belirtti. Model Fabrikaların, dijital ve yeşil dönüşüm sürecinde KOBİ’lerin uyum kapasitesini ve dayanıklılığını artırmada kritik rol üstlendiğine dikkat çeken ivkovi, Denizli Model Fabrika’nın yerel sahiplik ile ulusal vizyonun birleşerek bölgesel ve küresel ölçekte değer üretebileceğini gösteren güçlü bir örnek olduğunu söyledi. Bakan Kacır’dan sanayicilere yeşil dönüşüm ve temiz üretim vurgusu Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Model Fabrikalarımızdan ‘öğren-dönüş’ hizmeti alan işletmelerimiz; verimlilikte yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 kısalma ve üretim miktarında yüzde 140’a ulaşan ilerleme sağladıklarını ifade ediyor." dedi KOSGEB eliyle sektörel gelişim programı kapsamında model fabrikamızın hedeflenen performansı ortaya koyması halinde 10 yıl boyunca yıllık 6,5 milyon lira destek sağlayacaklarını belirten Bakan Kacır, Güney ege yeşil dönüşüm ve verimlilik test merkezi enerji verimliliği ölçümleri, karbon ve su ayak izi hesaplamaları ile temiz üretim uygulamalarında sanayicilere rehberlik edeceklerini söyledi. Model Fabrika açılış konuşmalarının ardından, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesimi gerçekleştirildi. Kurdele töreninin ardından tesis gezilerek yürütülmesi planlanan çalışmalar yerinde incelendi. Denizli’ye, bölge sanayisine ve ülkemize hayırlı olması temenni edilen merkezin açılış programı, hediye takdimi ile sona erdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 09:58 Bakan Kacır: "Dijital merkez, Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Denizli İnceler’de kurulanİnceler’de kurulan dijital merkezin Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım olduğunu vurguladı.olduğunu söyledi. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın teşrifleriyle, Bozkurt ilçesine bağlı İnceler Mahallesi’nde kurulan Dijital Veri Merkezi’nin açılış programına katıldı. Trendyol, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye (UNDP Türkiye) ile Bozkurt Kaymakamlığı iş birliğinde hayata geçirilen "Yarının Köyleri Projesi" kapsamında kurulan İnceler Dijital Merkezi; teknoloji imkânlarının kırsala ulaştırılması, istihdamın artırılması, üretimin güçlendirilmesi ve kültürel değerlerin korunarak kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla hizmete açıldı. Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İnceler’de kurulan dijital merkezin Denizli’nin üretim gücünü küresel ticaretle entegre edecek önemli bir adım olduğunu vurguladı. Bakan Kacır, merkezin yerel üreticinin emeğini dijital platformlar aracılığıyla dünya pazarlarına taşıyacağını belirterek, ortaya çıkacak her başarı hikâyesinin Türkiye’nin kalkınma sürecine ivme kazandıracağını ifade etti. Anadolu’nun üretim potansiyeline ve insan kaynağına duydukları güveni dile getiren Kacır, Yerel Kalkınma Hamlesi vizyonu doğrultusunda her ilin ve ilçenin özgün potansiyelini harekete geçirmeye devam edeceklerini kaydetti. Vali Köşger: "Denizli başarı çıtasını daha yukarı taşıyacak" Programda konuşan Vali Köşger ise Denizli’nin sanayi, tarım, ticaret ve turizm alanlarında ulaştığı seviyeye dikkat çekti. Denizli’nin potansiyelini etkin kullanan bir şehir olduğunu belirten Köşger, bundan sonraki hedefin bu başarıyı daha ileriye taşımak olduğunu ifade etti. Şehrin tüm dinamikleriyle birlikte çalışarak kalkınma ivmesinin sürdürüleceğini vurguladı. "Türkiye Yüzyılı hedefi topyekun kalkınmayla mümkün" Konuşmasında gelişmiş ülkelerin sahip oldukları potansiyeli doğru planlayıp değerlendiren ülkeler olduğuna işaret eden Vali Köşger, kırsal alanların da ülkenin ulaştığı ekonomik seviyeye uygun şekilde geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye Yüzyılı vizyonunun topyekun kalkınma anlayışına dayandığını belirten Köşger, bu doğrultuda ülkeyi dünyanın saygın ve öncü ülkeleri arasına taşıma iradesinin güçlü şekilde sürdürüldüğünü ifade etti. İnceler’de açılan dijital merkezin bu hedefe katkı sağlayacak örnek projelerden biri olduğunu dile getirdi. Şehirlerin yetiştirdiği insan kaynağının önemine değinen Vali Köşger, başarılı bireylerin kendi memleketlerine katkı sunmasının takdire şayan olduğunu sözlerine ekledi. Birleşmiş Milletler nezdinde Türkiye Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız ile Trendyol CEO’su Çağlayan Çetin’in memleketlerine sundukları katkının örnek bir yaklaşım olduğunu ifade eden Köşger, projede emeği geçen başta Trendyol ve UNDP yetkilileri ve Bozkurt Kaymakamı olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür etti.
27 Şubat 2026 Cuma - 12:05 Emirdağ Fen Lisesi’nin ‘Bilim ve Ötesi’ dergisinin 2. sayısı yayımlandı Emirdağ Fen Lisesi tarafından hazırlanan ‘Bilim ve Ötesi’ dergisinin 2. sayısı yayımlandı. Dergi, Okul Müdürü Celil Sağlam’ın öncülüğünde, Fen ve Teknoloji Kulübü öğrencileri tarafından hazırlandı. Emirdağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz, yayımlanan dergiyi makamında teslim aldı. Teslimat törenine; öğretmenler Sibel Altıntaş ve Aslı Karataş ile öğrenciler katıldı. Dergi; öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmeyi hedefliyor. İçeriğinde; bilimsel yazılar, projeler ve öğrenci çalışmaları bulunuyor. Okul Müdürü Celil Sağlam, ’’Öğrencilerin merakını destekleyen çalışmalar artarak sürecektir. Dergi, okul bünyesinde araştırma kültürünü teşvik ediyor. Fen ve Teknoloji Kulübü öğrencileri aktif olarak projeler üretiyor. Öğretmenler, öğrencilerin bilimsel yazım becerilerini geliştirmeye odaklanıyor. Bilim ve Ötesi, okulun bilimsel yayın anlayışını yansıtıyor. Dergi, öğrenci ve öğretmen iş birliğinin somut bir örneğini oluşturuyor. Dergi, bilimsel üretime yönelik motivasyonu artırmayı amaçlıyor. Gelecek sayılarda, yeni projeler ve öğrenci çalışmaları yayınlanmaya devam edecektir. ‘Bilim ve Ötesi’ dergisi, öğrencilerin bilimsel merakını destekliyor. Dergi, araştırma kültürünü teşvik ederek okul bünyesindeki bilimsel projelere katkı sağlıyor’’ dedi. Emirdağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürkan Emeksiz, ‘’Öğrencilerin bilimsel üretim sürecine katılımını önemsiyoruz. Dergi, eğitim faaliyetlerine katkı sağlamaktadır. Öğrencilerin başarılarını yakından takip ediyoruz’’ dedi.
Türk mühendislerden çocuklar için mobil yürüme robotu
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:35 Türk mühendislerden çocuklar için mobil yürüme robotu Samsun’da Türk mühendisler, fiziksel engeli bulunan bireylerin rehabilitasyon süreçlerine hareket özgürlüğü kazandırmayı hedefleyen yerli ve yenilikçi bir mobil yürüme destek cihazı geliştirdi. Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın ile birlikte, çok sektörlü AR-GE ve inovasyon ekosistemiyle bölgesel kalkınmaya katkı sunan Samsun Teknoloji Geliştirme Merkezi’nde faaliyet gösteren bir firmayı ziyaret etti. Ziyarette, geliştirme ve üretim süreçleri Samsun TEKNOPARK’ta sürdürülen ve çocuklar başta olmak üzere fiziksel engeli bulunan bireylerin robotik rehabilitasyon süreçlerini desteklemek amacıyla geliştirilen MYR KIDS Mobil Yürüme Robotu incelendi, yetkililerden bilgi alındı. Yenilikçi bir yürüme rehabilitasyon robotu olarak öne çıkan MYR, sabit zeminlerin yanı sıra hareketli platformlarda ve gerçek zemin koşullarında kullanılabilen mobil yapısıyla dikkat çekiyor. Bu özelliği sayesinde yalnızca klinik içi kullanım ile sınırlı kalmayan cihaz, sınırlı alanlarda ve dış ortamda da etkin biçimde uygulanabiliyor. Yürüme antrenmanlarının yanı sıra stabilizasyon ve eklem hareket açıklığı egzersizleri için özel modlar sunan sistem, rehabilitasyon sürecini çok yönlü olarak destekliyor. Kişiselleştirilebilir ve ayarlanabilir gövde yapısıyla hem çocuklarda hem yetişkinlerde güvenle kullanılabilen MYR’nin en önemli avantajlarından biri mobil uygulama entegrasyonu. Uygulama üzerinden eklem açıları, destek kuvvetleri ve hız parametreleri kolayca kontrol edilebiliyor; her seans için detaylı istatistikler kaydedilerek terapötik sürecin izlenebilirliği sağlanıyor. Diz ve kalça eklemlerinin birbirinden bağımsız ayarlanabilmesi ise bireysel tedavi ihtiyaçlarına uygun özelleştirilmiş programlara imkân tanıyor. Hafif yapısı ve kolay kurulumu sayesinde taşınabilirliğiyle öne çıkan cihaz, farklı mekânlarda hızlı kullanım olanağı sunuyor. Vali Tavlı, geleneksel yürüme rehabilitasyon yöntemlerinin sınırlılıklarını aşan, yüksek erişilebilirlik ve kullanım kolaylığı sağlayan bu yeni nesil mobil yürüme robotunu geliştiren firmayı ve mühendisleri tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi. Ballıca Kampüsü ziyareti Öte yandan Samsun Valisi Orhan Tavlı, yaklaşık 8 bin öğrencisiyle kente önemli katkı sunan ve Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında savunma sanayii, havacılık ve uzay teknolojileri başta olmak üzere birçok alanda nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedefleyen Samsun Üniversitesi’nin Ballıca Kampüsü’nü de ziyaret etti. Kampüste gerçekleştirilen incelemelerde üniversitenin akademik ve teknik altyapısı yerinde değerlendirildi; Milli Teknoloji Atölyesi, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile mühendislik laboratuvarlarında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alındı. Vali Tavlı, üniversitelerin sahip olduğu teknik donanım ve uygulamalı eğitim imkânlarının Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu donanımlı gençlerin yetişmesinde kritik rol oynadığını vurguladı.
Şırnak’ta gençler için Deneyap Çalıştayı
18 Aralık 2025 Perşembe - 13:06 Şırnak’ta gençler için Deneyap Çalıştayı Şırnak’ta gençlerin teknoloji alanındaki yetkinliklerini artırmak ve Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna katkı sunmak amacıyla Deneyap Çalıştayı düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programa, Sanayi ve Teknoloji Şırnak İl Müdürü Ahmet Çetin ile Türkiye Teknoloji Vakfı (T3 Vakfı) Şırnak İl Sorumlusu Rukiye Asan katılarak gençler, eğitmenler ve velilerle bir araya geldi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan çalıştayda DENEYAP Teknoloji Atölyelerinde yürütülen eğitim faaliyetleri, öğrencilerin teknoloji ve inovasyon alanındaki projeleri ile geleceğe yönelik hedefler ele alındı. Programda, katılımcılar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını artırmaya yönelik kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu. Çalıştay kapsamında eğitim süreçlerinin daha nitelikli hale getirilmesi, uygulamalı çalışmaların güçlendirilmesi ve disiplinler arası iş birliğinin artırılması başlıkları öne çıktı. DENEYAP modeliyle gençlerin erken yaşta teknolojiyle buluşturulmasının önemi vurgulandı. Programda konuşan T3 Vakfı Şırnak İl Sorumlusu Rukiye Asan, çalıştayın stratejik önemine dikkat çekerek, "Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu çalıştay, yalnızca bir değerlendirme süreci değil Milli Teknoloji Hamlesinin sahadaki karşılığını güçlendiren stratejik bir adımdır. DENEYAP Teknoloji Atölyeleri gençlerimizin sadece teknoloji tüketen değil, geliştiren, üreten, çözümler üreten ve küresel ölçekte rekabet edebilen bireyler yetiştirmeyi hedefleyen çok kıymetli bir eğitim modelidir. Bu modelin başarısı öğrencilerimiz kadar eğitmenlerimizin, gönüllülerimizin, bursiyerlerimizin, paydaşlarımızın aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmesine bağlıdır. Bugün burada yapılacak değerlendirmeler, eğitim süreçlerinden atölye işleyişine, öğrenci motivasyonundan veli iletişimine kadar birçok başlıkta sahadan gelen gerçek verilerle yol haritamızı güçlendirecektir. İnanıyoruz ki bu çalıştaydan çıkacak her bir öneri, Deneyap ekosistemini daha nitelikli, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir hale getirecektir" dedi. Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Ahmet Çetin ise Deneyap Türkiye’nin 2026 vizyonuna vurgu yaparak, "Bugün burada DENAYAP Türkiye’nin 2026 vizyonuna katkı sunacak ve geleceğin yol haritasını birlikte şekillendireceğimiz önemli bir çalıştay vesilesi ile bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu kapsamda düzenlenen teknoloji atölyeleri çalıştayı, mevcut yapının sahadan gelen veriler ile değerlendirilmesi ve yeni dönem öğrenci alım süreçlerinin daha etkin, adil ve sürdürülebilir bir şekilde yapılandırılması amacını taşımaktadır. Milli teknoloji vizyonu doğrultusunda teknoloji üretme etkinliği yüksek bireyler yetiştirmek amacı ile kurulan Deneyap teknoloji atölyeleri bugün 81 ilde 131 atölyeye ulaşmıştır. Ortaokul ve lise düzeyindeki öğrencilerimiz e-sınavdan uygulama sınavına uzanan çok aşamalı ve nitelikli bir seçme sürecinden geçerek, bu atölyelerde eğitim alma hakkı kazanmaktadır. 2018 yılından bu yana 11 farklı eğitim başlığını tamamlayan 9 bin 490 öğrencimiz mezuniyet hakkı elde etmiş, bugüne kadar toplam 42 bin 133 öğrencimize teknoloji eğitimi imkanı sunulmuştur. Yapay zekadan siber güvenliğe, havacılık ve uzay teknolojilerinden robotik ve kodlamaya kadar birçok stratejik alanda eğitimler verilmektedir. Bu çalıştayda ortaya konulacak her görüş ve alınacak her karar geleceğimizin potansiyeline ve ülkemizin teknoloji eko sistemine ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine önemli katkılar sağlayacaktır’’ diye konuştu. Konuşmaların ardından Deneyap sınıflarında oluşturulan çalışma gruplarında; eğitmenler, gönüllüler, öğrenciler ve veliler fikirlerini paylaşarak çalıştaya aktif katılım sağladı. Çalıştay, gençlerin teknolojiye yön veren bireyler olarak yetişmesine yönelik güçlü mesajlarla sona erdi.
BEUN Öğretim Üyesi Doç. Dr. Altan’dan ScholarGPS 2025’te büyük başarı
18 Aralık 2025 Perşembe - 13:02 BEUN Öğretim Üyesi Doç. Dr. Altan’dan ScholarGPS 2025’te büyük başarı Uluslararası akademik performans ve etki analiz platformu ScholarGPS tarafından açıklanan 2025 Scholar Rankings sonuçlarına göre, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) önemli bir akademik başarıya daha imza attı. BEUN öğretim üyelerinden Doç. Dr. Aytaç Altan, dünya genelindeki araştırmacılar arasında ilk %0,05’lik dilimde yer alarak "Highly Ranked Scholar" ünvanına layık görüldü. ScholarGPS’in yayın üretkenliği, atıf etkisi ve bilimsel katkı kalitesine dayalı bibliyometrik değerlendirmeleri kapsamında BEUN Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü akademisyenlerinden Doç. Dr. Altan; Tüm Alanlar (Overall - All Fields) kategorisinde dünya 4.789’uncusu, Mathematical Optimization (Matematiksel Optimizasyon) alanında ise dünya 73’üncüsü oldu. Bu başarılarıyla, son beş yıllık akademik performansa dayalı değerlendirmede dikkat çekici bir başarı elde etti. ScholarGPS sıralamaları; araştırmacıların kariyerleri boyunca ve özellikle son yıllardaki bilimsel üretimlerini alan ve disiplin bazında analiz eden, uluslararası ölçekte saygın bir değerlendirme sistemi olarak öne çıkıyor. Bu sistem, akademisyenlerin küresel bilim dünyasındaki görünürlüğünü ve etkisini ortaya koymayı amaçlıyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı açıklamada sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Üniversitemiz öğretim üyelerinden Doç. Dr. Aytaç Altan’ın ScholarGPS gibi uluslararası saygınlığa sahip bir platformda, dünya genelinde üst sıralarda yer alması bizler için büyük bir gurur ve mutluluk vesilesidir. Bu başarı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin bilimsel üretkenliğinin, araştırma kalitesinin ve uluslararası görünürlüğünün somut bir göstergesidir. Akademisyenlerimizin dünya çapında elde ettiği bu tür nitelikli başarılar, Üniversitemizin bilim mutfağı kimliğini daha da güçlendirmekte, genç araştırmacılarımıza da ilham kaynağı olmaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle değerli hocamız Doç. Dr. Aytaç Altan’ı, bu önemli başarısından dolayı yürekten tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini temenni ediyorum."
Hareket halindeki elektrikli araçlara kablosuz şarj projesi: "Hedef, araç durmadan menzili yüzde 10-20 yükseltmek"
18 Aralık 2025 Perşembe - 11:09 Hareket halindeki elektrikli araçlara kablosuz şarj projesi: "Hedef, araç durmadan menzili yüzde 10-20 yükseltmek" Doç. Dr. Ali Ağçal’ın yürütücülüğünü yaptığı, hareket halindeki elektrikli araçların kablosuz olarak şarj edilmesini hedefleyen proje, TÜBİTAK 3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Elektrikli araçların hareket hâlindeyken şarj edilmesini hedefleyen projeyle menzil sorununa çözüm üretmeyi amaçladıklarını belirten Doç. Dr. Ayçal, "Araç durmadan ilerlerken menzilini yüzde 10–20 artırabilecek bir enerji aktarımı sağlamayı hedefliyoruz. Yollara entegre edilecek şarj şeritleriyle elektrikli araçlar kendi kendini şarj edebilecek" dedi. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Ağçal’ın yürütücülüğünü üstlendiği "Hareket Halindeki Elektrikli Araçların Şarjı için Kablosuz Enerji Aktarımı Tasarımı ve Kapalı Çevrim Rezonans Frekansı Sabitleme Kontrolü" başlıklı proje, TÜBİTAK 3501 – Kariyer Geliştirme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje kapsamında, elektrikli araçların hareket hâlindeyken kablosuz enerji aktarımı yoluyla şarj edilebilmesini sağlayacak yeni bir sistem tasarımı ile bu sisteme yönelik kontrol yöntemi geliştirilmesi hedefleniyor. Çalışmanın, elektrikli araç teknolojilerinde yaşanan menzil ve şarj sorunlarına çözüm sunması ve kablosuz şarj alanında önemli bir katkı sağlaması amaçlanıyor. "Hareket hâlindeyken şarj eden araçlar hedefleniyor" Üniversitenin Elektrik Makineleri Bölüm Başkan Yardımcısı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ali Ağçal, yürüttükleri çalışmalarla ilgili, "Yıllardır kablosuz enerji transferi üzerine çalışıyorum. Kablosuz şarj alanında cep telefonları, insansız hava araçları ve elektrikli otomobiller için çeşitli uygulamalar geliştirdik. Şimdi ise elektrikli araçların hareket hâlindeyken şarj olabilmesini sağlayacak kablosuz bir şarj sistemi üzerinde çalışıyoruz. Elektrik makineleri dersleri veriyorum ve uzmanlık alanım genel olarak kablosuz şarj sistemleri. Bu proje, elektrikli araçların şarj sorunlarına çözüm olabilecek nitelikte. Elektrikli araçların hareket hâlindeyken, yollara yerleştirilecek şarj şeritleri aracılığıyla kablosuz şekilde şarj edilmesini hedefleyen bir TÜBİTAK projesi geliştirdik. Dünyada benzer çalışmalar bulunuyor ancak biz bu sistemi daha verimli ve daha hızlı olacak şekilde tasarladık" şeklinde konuştu. "Hedef araç durmadan menzili artırmak" Projenin çıkış noktası, elektrikli araçlarda yaşanan menzil sorunu olduğunu belirten Ağçal, "Togg’un piyasaya çıkmasıyla birlikte ülkemizde elektrikli araç sayısı hızla arttı. Ancak mevcut batarya teknolojileri nedeniyle menzil hâlâ önemli bir problem. Örneğin Isparta’dan İstanbul’a gitmek istediğinizde, en iyi şartlarda bile yaklaşık 500 kilometrede durup şarj etmeniz gerekiyor. Bizim hedefimiz, araç durmadan ilerlerken menzilini yüzde 10–20 oranında artırabilecek bir enerji aktarımı sağlamak. Bu sistem şu anda dünyada deneme aşamasında. Bazı ülkelerde, özellikle ağır vasıtaların kullandığı yavaş şeritlerde birkaç kilometrelik kablosuz şarj şeritleri oluşturuldu. Biz de benzer bir altyapı üzerine kendi sistemimizi geliştirdik" ifadelerini kullandı. "İlham kaynağı Nikola Tesla’nın çalışmaları oldu" Bu projedeki ilham kaynağının yüksek lisans yıllarına dayandığını ifade eden Ağçal, "Nikola Tesla’nın kablosuz enerji transferi üzerine yaptığı çalışmalar beni çok etkilemişti. Doktora sürecimde elektrikli araçların şarj sistemlerini inceledim ve bu alanda özellikle hareketli şarj konusunda bir boşluk olduğunu fark ettim. Akademisyenler olarak da bu tür eksik alanlara çözüm üretmeyi amaçlıyoruz" dedi. "Projeye en büyük motivasyon öğrencilerinden geldi" "Projede beni en çok motive eden ise öğrencilerim oldu" diyen Ağçal, "TÜBİTAK onayından sonra, daha önce Yıldız Teknik Üniversitesi’ne gidip gelerek yürüttüğümüz çalışmaları burada kurduğumuz laboratuvarda sürdürebilmek bize büyük hız kazandırdı. Projemiz iki yıllık bir süreçten oluşuyor. Bütçenin aktarılmasının ardından proje resmen başlayacak. Bu projede bir yüksek lisans öğrencim görev alacak ve konu aynı zamanda tez çalışması olacak. Süreç içinde başka yüksek lisans öğrencilerinin de projeye dahil olmasını planlıyoruz. Kablosuz şarj sistemlerinin yaygınlaşmasının hem elektrikli araç teknolojilerine hem de yetiştirdiğimiz öğrencilere önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Amacımız, buradan yetişen öğrencilerle birlikte ülkemize ve dünyaya daha fazla fayda sağlamak" ifadelerini kullandı.
Hareket halindeki elektrikli araçlara kablosuz şarj projesi: "Hedef, araç durmadan menzili yüzde 10-20 yükseltmek"
18 Aralık 2025 Perşembe - 11:03 Hareket halindeki elektrikli araçlara kablosuz şarj projesi: "Hedef, araç durmadan menzili yüzde 10-20 yükseltmek" Doç. Dr. Ali Ağçal’ın yürütücülüğünü yaptığı, hareket halindeki elektrikli araçların kablosuz olarak şarj edilmesini hedefleyen proje, TÜBİTAK 3501 Kariyer Geliştirme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Elektrikli araçların hareket hâlindeyken şarj edilmesini hedefleyen projeyle menzil sorununa çözüm üretmeyi amaçladıklarını belirten Doç. Dr. Ayçal, "Araç durmadan ilerlerken menzilini yüzde 10-20 artırabilecek bir enerji aktarımı sağlamayı hedefliyoruz. Yollara entegre edilecek şarj şeritleriyle elektrikli araçlar kendi kendini şarj edebilecek" dedi. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Ağçal’ın yürütücülüğünü üstlendiği "Hareket Halindeki Elektrikli Araçların Şarjı için Kablosuz Enerji Aktarımı Tasarımı ve Kapalı Çevrim Rezonans Frekansı Sabitleme Kontrolü" başlıklı proje, TÜBİTAK 3501 - Kariyer Geliştirme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje kapsamında, elektrikli araçların hareket hâlindeyken kablosuz enerji aktarımı yoluyla şarj edilebilmesini sağlayacak yeni bir sistem tasarımı ile bu sisteme yönelik kontrol yöntemi geliştirilmesi hedefleniyor. Çalışmanın, elektrikli araç teknolojilerinde yaşanan menzil ve şarj sorunlarına çözüm sunması ve kablosuz şarj alanında önemli bir katkı sağlaması amaçlanıyor. "Hareket hâlindeyken şarj eden araçlar hedefleniyor" Üniversitenin Elektrik Makineleri Bölüm Başkan Yardımcısı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ali Ağçal, yürüttükleri çalışmalarla ilgili, "Yıllardır kablosuz enerji transferi üzerine çalışıyorum. Kablosuz şarj alanında cep telefonları, insansız hava araçları ve elektrikli otomobiller için çeşitli uygulamalar geliştirdik. Şimdi ise elektrikli araçların hareket hâlindeyken şarj olabilmesini sağlayacak kablosuz bir şarj sistemi üzerinde çalışıyoruz. Elektrik makineleri dersleri veriyorum ve uzmanlık alanım genel olarak kablosuz şarj sistemleri. Bu proje, elektrikli araçların şarj sorunlarına çözüm olabilecek nitelikte. Elektrikli araçların hareket hâlindeyken, yollara yerleştirilecek şarj şeritleri aracılığıyla kablosuz şekilde şarj edilmesini hedefleyen bir TÜBİTAK projesi geliştirdik. Dünyada benzer çalışmalar bulunuyor ancak biz bu sistemi daha verimli ve daha hızlı olacak şekilde tasarladık" şeklinde konuştu. "Hedef araç durmadan menzili artırmak" Projenin çıkış noktası, elektrikli araçlarda yaşanan menzil sorunu olduğunu belirten Ağçal, "TOGG’un piyasaya çıkmasıyla birlikte ülkemizde elektrikli araç sayısı hızla arttı. Ancak mevcut batarya teknolojileri nedeniyle menzil hâlâ önemli bir problem. Örneğin Isparta’dan İstanbul’a gitmek istediğinizde, en iyi şartlarda bile yaklaşık 500 kilometrede durup şarj etmeniz gerekiyor. Bizim hedefimiz, araç durmadan ilerlerken menzilini yüzde 10-20 oranında artırabilecek bir enerji aktarımı sağlamak. Bu sistem şu anda dünyada deneme aşamasında. Bazı ülkelerde, özellikle ağır vasıtaların kullandığı yavaş şeritlerde birkaç kilometrelik kablosuz şarj şeritleri oluşturuldu. Biz de benzer bir altyapı üzerine kendi sistemimizi geliştirdik" ifadelerini kullandı. "İlham kaynağı Nikola Tesla’nın çalışmaları oldu" Bu projedeki ilham kaynağının yüksek lisans yıllarına dayandığını ifade eden Ağçal, "Nikola Tesla’nın kablosuz enerji transferi üzerine yaptığı çalışmalar beni çok etkilemişti. Doktora sürecimde elektrikli araçların şarj sistemlerini inceledim ve bu alanda özellikle hareketli şarj konusunda bir boşluk olduğunu fark ettim. Akademisyenler olarak da bu tür eksik alanlara çözüm üretmeyi amaçlıyoruz" dedi. "Projeye en büyük motivasyon öğrencilerinden geldi" "Projede beni en çok motive eden ise öğrencilerim oldu" diyen Ağçal, "TÜBİTAK onayından sonra, daha önce Yıldız Teknik Üniversitesi’ne gidip gelerek yürüttüğümüz çalışmaları burada kurduğumuz laboratuvarda sürdürebilmek bize büyük hız kazandırdı. Projemiz iki yıllık bir süreçten oluşuyor. Bütçenin aktarılmasının ardından proje resmen başlayacak. Bu projede bir yüksek lisans öğrencim görev alacak ve konu aynı zamanda tez çalışması olacak. Süreç içinde başka yüksek lisans öğrencilerinin de projeye dahil olmasını planlıyoruz. Kablosuz şarj sistemlerinin yaygınlaşmasının hem elektrikli araç teknolojilerine hem de yetiştirdiğimiz öğrencilere önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Amacımız, buradan yetişen öğrencilerle birlikte ülkemize ve dünyaya daha fazla fayda sağlamak" ifadelerini kullandı. (FGY-SM-
Sabiha Gökçen’de uçuş emniyeti için 7/24 yaban hayatla mücadele devam ediyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 17:39 Sabiha Gökçen’de uçuş emniyeti için 7/24 yaban hayatla mücadele devam ediyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda uçuş emniyetini tehdit eden kuş ve diğer yaban hayvanlarına karşı bilimsel ve teknolojik yöntemlerle yürütülen mücadele faaliyetleri, uluslararası standartlara uygun şekilde 7 gün 24 saat devam ediyor. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi (HEAŞ), uçuş emniyetini korumak amacıyla yaban hayat kaynaklı riskleri bilimsel veriler ışığında yönetiyor. Havalimanı sahasında görev yapan ekipler, araçlı devriye ve anlık gözlem faaliyetleriyle kuş ve yaban hayvanlarının uçuş hattına yaklaşmasını önlüyor. Yaban hayatla mücadele kapsamında doğaya zarar vermeden etkili sonuç alınmasını sağlayan çeşitli teknolojik sistemler kullanılıyor. Bu kapsamda el tipi lazer kovucular, propan toplar, akustik etki oluşturan güneş panelli sesli kovucu sistemler, ultrasonik cihazlar ile 4x4 devriye ve Follow-Me (TOGG) araçları aktif olarak görev yapıyor. El tipi lazer kovucuların, kuşların görsel algılarını hedef alarak bulundukları alandan uzaklaşmalarını sağladığı, kuşlara ve doğal yaşama herhangi bir zarar vermediği belirtildi. Bu sistemlerin özellikle pist, taksi yolu ve apron gibi kritik alanlarda etkin şekilde kullanıldığı ifade edildi. Bilimsel gözlemle riskler önceden tespit ediliyor HEAŞ bünyesinde görev yapan uzman biyolog ve ornitologlar tarafından sahada düzenli gözlemler yapılıyor. Kuş türleri, uçuş yönleri, davranış biçimleri ve göç dönemleri kayıt altına alınarak riskli alanlar belirleniyor. Elde edilen bilimsel veriler, operasyonel karar süreçlerine doğrudan entegre ediliyor. Yaban hayatla mücadele faaliyetleri; Apron Yönetim Müdürlüğü’ne bağlı 1 biyolog, 1 ornitolog ve 84 operasyon personeli tarafından yürütülüyor. Türkiye genelinde üst sıralarda yer aldı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı yıllık emniyet olay bültenine göre, Türkiye genelindeki 56 havalimanı arasında 10. sırada yer alan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yaban hayat kaynaklı olay oranları açısından bazı Avrupa ülkeleri ortalamalarından daha iyi bir performans sergiliyor. HEAŞ Yaban Hayatla Mücadele Birimi’nin temel amacının, doğal yaşamı koruyarak uçuş emniyetini en üst seviyede tutmak olduğu vurgulandı. Bilimsel veriler, teknolojik çözümler ve sahadaki çalışmalar sayesinde Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, yaban hayatla mücadelede Türkiye’de ve uluslararası alanda örnek uygulamalar arasında yer aldığı belirtildi.
Sabiha Gökçen’de uçuş emniyeti için 7/24 yaban hayatla mücadele devam ediyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 16:48 Sabiha Gökçen’de uçuş emniyeti için 7/24 yaban hayatla mücadele devam ediyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda uçuş emniyetini tehdit eden kuş ve diğer yaban hayvanlarına karşı bilimsel ve teknolojik yöntemlerle yürütülen mücadele faaliyetleri, uluslararası standartlara uygun şekilde 7 gün 24 saat devam ediyor. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi (HEAŞ), uçuş emniyetini korumak amacıyla yaban hayat kaynaklı riskleri bilimsel veriler ışığında yönetiyor. Havalimanı sahasında görev yapan ekipler, araçlı devriye ve anlık gözlem faaliyetleriyle kuş ve yaban hayvanlarının uçuş hattına yaklaşmasını önlüyor. Yaban hayatla mücadele kapsamında doğaya zarar vermeden etkili sonuç alınmasını sağlayan çeşitli teknolojik sistemler kullanılıyor. Bu kapsamda el tipi lazer kovucular, propan toplar, akustik etki oluşturan güneş panelli sesli kovucu sistemler, ultrasonik cihazlar ile 4x4 devriye ve Follow-Me (TOGG) araçları aktif olarak görev yapıyor. El tipi lazer kovucuların, kuşların görsel algılarını hedef alarak bulundukları alandan uzaklaşmalarını sağladığı, kuşlara ve doğal yaşama herhangi bir zarar vermediği belirtildi. Bu sistemlerin özellikle pist, taksi yolu ve apron gibi kritik alanlarda etkin şekilde kullanıldığı ifade edildi. Bilimsel gözlemle riskler önceden tespit ediliyor HEAŞ bünyesinde görev yapan uzman biyolog ve ornitologlar tarafından sahada düzenli gözlemler yapılıyor. Kuş türleri, uçuş yönleri, davranış biçimleri ve göç dönemleri kayıt altına alınarak riskli alanlar belirleniyor. Elde edilen bilimsel veriler, operasyonel karar süreçlerine doğrudan entegre ediliyor. Yaban hayatla mücadele faaliyetleri; Apron Yönetim Müdürlüğü’ne bağlı 1 biyolog, 1 ornitolog ve 84 operasyon personeli tarafından yürütülüyor. Türkiye genelinde üst sıralarda yer aldı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı yıllık emniyet olay bültenine göre, Türkiye genelindeki 56 havalimanı arasında 10. sırada yer alan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yaban hayat kaynaklı olay oranları açısından bazı Avrupa ülkeleri ortalamalarından daha iyi bir performans sergiliyor. HEAŞ Yaban Hayatla Mücadele Birimi’nin temel amacının, doğal yaşamı koruyarak uçuş emniyetini en üst seviyede tutmak olduğu vurgulandı. Bilimsel veriler, teknolojik çözümler ve sahadaki çalışmalar sayesinde Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nın, yaban hayatla mücadelede Türkiye’de ve uluslararası alanda örnek uygulamalar arasında yer aldığı belirtildi.
Zorlu testleri geçen ’modern makineli tüfek’ seri üretime hazır
17 Aralık 2025 Çarşamba - 16:03 Zorlu testleri geçen ’modern makineli tüfek’ seri üretime hazır Türkiye’nin ilk piyade tipi modern makineli tüfeği, kalifiye edilerek seri üretime hazır hale geldi. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), ’Millî Piyade Tüfeği’ projesinden edindiği tecrübe ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda yeni silah sistemlerini geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda, MKE mühendislerince tamamen yerli ve millî imkanlarla tasarlanıp geliştirilen Türkiye’nin ilk piyade tipi modern makineli tüfeği (MMT), kalifiye edilerek seri üretime hazır hale geldi. Altında MKE imzası bulunan MMT, toplamda 250 bine varan atış sayısı ve 40 farklı zorlu NATO testini başarıyla geçti. 1 yıldan daha kısa sürede kalifikasyon süreci tamamlanan MMT, 7.62 mm x 51 kalibre NATO standardında mühimmat ile kusursuz bir şekilde atış yapabiliyor. Mehmetçiğin sahada yeni vurucu gücü Yaklaşık 8 kilogram ağırlığa ve 1000 metre etkili menzile sahip olan MMT, dakikada kesintisiz 750 fişek atım kapasitesiyle de kahraman ordumuzun harp sahasındaki vurucu gücüne güç katacak. Yüksek ateş gücü ve dayanıklılığı ile öne çıkan MMT, NATO standartlarında üretilen makineli tüfekler arasında muadillerine göre daha hafif olma özelliği ile de dikkat çekiyor. Gaz piston hareketli ve döner başlı kilitleme mekanizmaya sahip olan MMT, farklı çevre ve zorlu iklim şartlarında etkin şekilde kullanılabiliyor. 6 kademeli ayarlanabilir (teleskobik) dipçik ve ergonomik tasarımı ile Mehmetçiğe konforlu bir kullanım sunan tüfeğin fişekleri de yine MKE’ye bağlı fabrikalarda yerli ve millî imkanlarla üretiliyor.
BBVA ve OpenAI’dan iş birliği
17 Aralık 2025 Çarşamba - 13:51 BBVA ve OpenAI’dan iş birliği BBVA ve OpenAI, yapay zekâ destekli müşteri deneyimini ve operasyonel verimliliği dönüştürmeyi hedefleyen stratejik bir iş birliğine imza attı. BBVA Yönetim Kurulu Başkanı Carlos Torres Vila ve OpenAI CEO’su Sam Altman tarafından duyurulan anlaşma kapsamında, BBVA yapay zekâyı bankanın tüm ürün ve operasyonlarının merkezine entegre edecek. İş birliği, kişiselleştirilmiş bankacılık deneyiminden çalışan verimliliğine kadar geniş bir dönüşümü hedefliyor. BBVA ve OpenAI, finansal hizmetlerin geleceğini yapay zekâ ile yeniden tanımlamayı amaçlayan stratejik bir iş birliğine imza attı. Anlaşma BBVA Yönetim Kurulu Başkanı Carlos Torres Vila ile OpenAI CEO’su ve Kurucu Ortağı Sam Altman tarafından San Francisco’daki OpenAI merkezinde duyuruldu. Yaklaşık iki yıl süren ortak çalışmanın ardından hayata geçirilen bu anlaşma kapsamında, BBVA ve OpenAI ekipleri ortak hedefler doğrultusunda birlikte çalışacak ve ortak yatırımlar gerçekleştirecek. OpenAI, BBVA’nın yapay zekâ stratejisinin hızlandırılmasına katkı sunarak; bankanın müşteri deneyimini dönüştürmesini, yeni çalışma modelleri geliştirmesini ve iç operasyonlarını daha verimli hale getirmesini destekleyecek. BBVA Yönetim Kurulu Başkanı Carlos Torres Vila, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Dijital ve mobil dönüşümün öncülerinden biriyiz. Şimdi ise çok daha büyük bir vizyonla yapay zekâ çağına giriyoruz. OpenAI ile kurduğumuz bu iş birliği, yapay zekânın bankanın tamamına yerel ve doğal bir şekilde entegre edilmesini hızlandıracak. Amacımız; her müşterinin ihtiyacını önceden öngören, daha akıllı, daha proaktif ve tamamen kişiselleştirilmiş bir bankacılık deneyimi sunmak." OpenAI CEO’su Sam Altman ise iş birliğine dair şu değerlendirmeyi yaptı: "BBVA, büyük bir finansal kurumun yapay zekâyı ne kadar iddialı ve hızlı şekilde benimseyebileceğinin güçlü bir örneği. İş birliğimizi genişleterek, BBVA’nın yapay zekâmızı ürün ve operasyonlarının merkezine yerleştirmesine destek oluyoruz. Bu sayede müşteriler için bankacılık deneyimi baştan sona daha güçlü hale gelecek." Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu açıklamalarda bulundu: "Yapay zekâ artık bankacılığın nasıl tasarlandığını, hizmetlerin nasıl sunulduğunu ve ekiplerin nasıl çalıştığını kökten dönüştüren stratejik bir kaldıraç. Hâkim ortağımız BBVA’nın OpenAI ile kurduğu kapsamlı iş birliği, yapay zekânın bankacılığın merkezine yerleştiği yeni bir dönemin en güçlü göstergelerinden biri. Biz bu iş birliğini yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil; müşteri deneyimini daha sezgisel, daha proaktif ve daha kişiselleştirilmiş hale getiren bir dönüşüm hamlesi olarak ele alıyoruz. Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri, Garanti BBVA Mobil’de yer alan akıllı asistanımız Ugi. Üretken yapay zekâ ve büyük dil modelleriyle yenilenen Ugi, standart yanıtlar veren bir chatbot olmanın ötesine geçerek, bankanın güncel veri kaynaklarını tarayan, konuşmalar arasında bağlamı takip eden ve müşteriye özel yanıtlar üreten bir yapı sunuyor. Ayrıca geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz pilot uygulamalarda, yazılım geliştirmeden risk analizine, müşteri etkileşiminden çalışan deneyimine kadar geniş bir alanda üretken yapay zekâ destekli çözümleri hızlıca devreye aldık. Ugi ile edindiğimiz bu deneyim, üretken yapay zekânın müşteriyle temas eden süreçlerde nasıl ölçeklenebileceğini de net biçimde ortaya koydu. BBVA-OpenAI iş birliğinin derinleşmesiyle birlikte; hem Ugi gibi müşteriyle doğrudan temas eden çözümlerde hem de çalışanlarımız için geliştirilen asistan ve otomasyon uygulamalarında çok daha hızlı bir ölçekleme yapacağımıza inanıyoruz. Hedefimiz net: Her müşterimize kendisini anlayan, ihtiyacını doğru zamanda öngören ve en uygun çözümü sunan bir bankacılık deneyimi yaşatmak; her çalışanımızın ise işini kolaylaştıran, üretkenliğini artıran kişisel bir dijital asistana sahip olması. BBVA Grubu’nun küresel ölçekte attığı bu adımların parçası olmak, teknoloji vizyonumuzu ileri taşırken sorumlu yapay zekâ yaklaşımımızı da güçlendiriyor. Çünkü bu çağda farkı oluşturan şey yalnızca hız değil; ölçeklenen empatiyi güvenle birleştirebilmek. Biz de bunu ‘Birlikte yaparız.’ diyerek, değer odağımızı koruyarak büyütmeye devam edeceğiz." BBVA, OpenAI’ın en gelişmiş yapay zekâ modellerine öncelikli erişime sahip olacak Bu iş birliğinin en ayırt edici unsurlarından biri, OpenAI’ın BBVA ile birlikte çözüm geliştirme sürecine doğrudan dahil olması. Bu kapsamda BBVA, OpenAI’ın en gelişmiş yapay zekâ modellerine, uzman yeteneklerine ve ileri mühendislik kapasitesine öncelikli erişim sağlayacak; OpenAI’ın mühendislik, araştırma ve çözüm geliştirme ekipleriyle yakın iş birliği içinde çalışacak. Anlaşma çerçevesinde öncelikli çalışma alanları arasında, müşterilerin günlük finansal ihtiyaçlarını destekleyecek akıllı bir sohbet asistanı geliştirilmesi yer alıyor. Bu çözüm, müşteri etkileşiminde yeni bir standart belirlemeyi ve bankacılık hizmetlerinde farklılaşmış bir deneyim seviyesi sunmayı hedefliyor. Ayrıca, müşteri yöneticilerinin müşterilere tamamen kişiselleştirilmiş hizmet sunabilmesini sağlayacak yeni yapay zekâ çözümleri de ortaklaşa geliştirilecek. İş birliği çalışan deneyimini de geliştirecek BBVA ve OpenAI, risk analizi süreçlerini sadeleştiren, yazılım geliştirme ve çalışanların günlük iş akışlarını dönüştüren sistemler üzerinde de birlikte çalışacak. Bu kapsamda, her çalışanın çalışma tarzını öğrenen, projelerini hatırlayan ve yetkilendirme dahilinde görevleri yerine getiren dijital bir "alter ego" (ikinci benlik) geliştirilmesi de planlanıyor. 120 binden fazla çalışana yapay zekâ erişimi Anlaşma kapsamında BBVA, 120 bini aşkın çalışanı için ChatGPT Enterprise kullanımını yaygınlaştıracak. Bu adım, dünyanın en büyük kurumsal yapay zekâ uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor. Daha önce 11 bin çalışanın katıldığı pilot uygulama sürecinde, kullanıcıların yüzde 80’i aracı günlük olarak kullandığını belirtirken; çalışanlar haftada ortalama üç saat zaman tasarrufu sağladıklarını ifade etti. ChatGPT Enterprise’ın tüm organizasyona yaygınlaştırılmasıyla birlikte BBVA’nın, yapay zekâ destekli yeni bir verimlilik modeline geçişte önemli bir eşik aşmış olacağı belirtildi. Bununla birlikte BBVA, ürün ve hizmetlerini doğrudan ChatGPT’ye entegre etmeye yönelik çalışmalar da yürütüyor. Banka, İtalya ve Almanya’daki dijital bankaları için ChatGPT ile entegre çalışan uygulamasının demosunu tanıttı.