TEKNOLOJİ
Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:52:19 Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:50 Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
ETÜ laboratuvarlarında geliştirilen yazıcı sistemi Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:15 ETÜ laboratuvarlarında geliştirilen yazıcı sistemi Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ile İran Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanlığı arasında imzalanan iş birliği kapsamında yürütülen "5-DOF FDM Yazıcı Tasarımı ve İmalatı" projesi sonucunda geliştirilen özgün 3D yazıcı sistemi patent aldı. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Genel Sekreter Prof. Dr. Ahmet Dumlu’nun yürütücülüğünde, Prof. Dr. Kağan Koray Ayten ve Arş. Gör. Gürkan Kalınay’ın araştırmacı olarak yer aldığı çalışma neticesinde ortaya çıkan 3D yazıcı sistemi, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek resmi olarak tescillendi. Beş serbestlik derecesine (5-DOF) sahip olan sistem, klasik FDM yazıcılara kıyasla destek yapı ihtiyacını önemli ölçüde azaltırken, üretim süresini kısaltarak verimliliği artırıyor. Geliştirilen tasarım, karmaşık geometrilere sahip parçaların daha esnek ve yüksek hassasiyetle üretilmesine imkân tanıyor. Proje yürütücüsü Prof. Dr. Ahmet Dumlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, geliştirilen sistemin yalnızca teknik bir iyileştirme olmadığını, aynı zamanda üretim süreçlerine yeni bir yaklaşım kazandırdığını belirtti. Dumlu, "Beş serbestlik derecesine sahip bu tasarım sayesinde katmanlı imalatta karşılaşılan birçok kısıtı ortadan kaldırmayı hedefledik. Destek yapı ihtiyacının azalması hem malzeme tasarrufu sağlıyor hem de üretim sonrası işlemleri minimize ediyor. Bu da zaman ve maliyet açısından önemli bir avantaj oluşturuyor." ifadelerini kullandı. Uluslararası iş birliğiyle yürütülen projenin bilgi paylaşımı ve teknik kapasite gelişimi açısından önemli kazanımlar sağladığını vurgulayan Dumlu, alınan patent tescilinin üniversitenin Ar-Ge yetkinliğinin somut bir göstergesi olduğunu belirterek, geliştirilen sistemin hem akademik araştırmalarda hem de ileri üretim teknolojileri alanında sanayi uygulamalarında etkin şekilde kullanılabileceğini ifade etti.
BARÜ’ye Millî Teknoloji Atölyesi kurulacak
26 Şubat 2026 Perşembe - 05:29 BARÜ’ye Millî Teknoloji Atölyesi kurulacak Bartın Üniversitesinde (BARÜ) ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanan gençleri desteklemek hedefiyle Millî Teknoloji Atölyesi kurulacak. Bartın Üniversitesinde (BARÜ) TÜBİTAK 4003-T Millî Teknoloji Atölyeleri Çağrısı kapsamında öğrencilerin fikir ve projelerini hayata geçirebilecekleri Millî Teknoloji Atölyesi projesi desteklenmeye hak kazandı. BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Prof. Dr. Mehmet Zahmakıran yürütücülüğündeki "Bartın Üniversitesi Millî Teknoloji Atölyesi" projesiyle öğrencilerin bilim ve teknoloji odaklı çalışmalarına güçlü bir altyapı oluşturulacak. Hazırlanacak atölyede ekipman desteği, danışmanlık, eğitim programları, sanayi iş birlikleri, tanıtım çalışmaları ile yarışmalara hazırlık desteği sağlanacak. Atölyede robotik sistemler, yapay zekâ, otonom teknolojiler, yazılım geliştirme ve üretim teknolojileri gibi farklı alanlarda uygulamalı eğitimler verilecek. Yerli ve millî sanayi için ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine destek olacak atölye ile gençlerin araştırma, geliştirme ve üretim süreçlerine daha etkin katılımı sağlanacak. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya Millî Teknoloji Atölyesi ile öğrencilerin hayallerini, fikirlerini ve projelerini hayata geçirebilecekleri güçlü bir altyapının oluşturulacağını ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti.
KBÜ’lü akademisyenden Türkiye’de ilk, dünyada ikinci: Zeki PCB üretim makinesi geliştirildi
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:56 KBÜ’lü akademisyenden Türkiye’de ilk, dünyada ikinci: Zeki PCB üretim makinesi geliştirildi KARABÜK (İHA) – Karabük Üniversitesinde (KBÜ) yürütülen Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli proje kapsamında, eklemeli imalat teknolojisiyle görüntü işleme temelli zeki baskılı devre kartı (PCB) üretim makinesi geliştirilerek yerli üretime kazandırıldı. TÜBİTAK destekli projeyle geliştirilen görüntü işleme temelli zeki baskılı devre kartı üretim makinesi, yüksek hassasiyetli ve yerli üretime imkan sağlıyor. Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hatice Evlen’in yürütücülüğünü yaptığı proje çerçevesinde, Türkiye’de ilk, dünyada ikinci olma özelliği taşıyan zeki PCB üretim makinesi hayata geçirildi. TÜBİTAK 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı kapsamında desteklenen "Eklemeli İmalat Teknolojisiyle Görüntü İşleme Temelli Zeki Baskılı Devre Kartı (PCB) Üretim Makinesi Tasarım ve İmalatı" projesi ile yenilikçi üretim teknolojileri alanında önemli bir adım atıldı. 2021 yılında patenti alınan makine, klasik yöntemlerle üretimi zor olan elektronik devre kartlarının yüksek hassasiyetle üretilmesine imkan sağlıyor. Karabük Üniversitesi Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Elya Mekatronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin sahibi de olan Doç. Dr. Hatice Evlen tarafından yürütülen proje, üniversite-sanayi iş birliğinin somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Üç boyutlu yazıcı tabanlı ve görüntü işleme destekli sistem, üretim sırasında kamera aracılığıyla anlık görüntü alarak hata tespiti yapabiliyor. Sistem, kendi kendine kalibrasyon sağlayıp baskı esnasında düzeltme gerçekleştirebiliyor. Sıcaklık, basınç ve süre gibi parametrelerin kontrol edilmesiyle üretimde maksimum hassasiyet hedefleniyor. Proje hakkında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Hatice Evlen, görüntü işleme mantığıyla çalışan üç boyutlu yazıcı üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, "Elektronik devre kartlarını kendi kendine kalibrasyon yapabilen zeki bir makinede üretebiliyoruz. Yalnızca zeki PCB üretim makinesi geliştirmiyoruz; aynı zamanda makinede kullanılmak üzere gümüş ve karbon nanotüp temelli yüksek iletkenli mürekkepler de üretiyoruz" dedi. Evlen, iletkenlik ölçümlerinin sağlıklı şekilde yapılabilmesi amacıyla iki farklı ölçüm aralığına sahip dört noktalı problu cihaz üretildiğini ifade ederek, söz konusu cihazların kalibrasyonunun akredite laboratuvarlarda gerçekleştirildiğini ve hem sanayiye hem de akademiye hizmet sunmasının planlandığını kaydetti.
Hitit Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi kapılarını öğrencilere açtı
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:12 Hitit Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi kapılarını öğrencilere açtı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ve TÜBİTAK desteğiyle Çorum Hitit Üniversitesi bünyesinde kurulan "Milli Teknoloji Atölyesi", kapılarını öğrencilere açtı. Öğrencilerin bilim ve teknoloji alanında yetkinlik kazanmasını hedefleyen merkez için 30 milyon liralık destek sözleşmesi imzalandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ve TÜBİTAK desteğiyle Hitit Üniversitesi bünyesinde kurulan "Milli Teknoloji Atölyesi", öğrencilerin kullanımına açıldı. Kuzey Kampüste Teknoloji Merkezi yanında yer alan atölye, gençlerin bilim ve teknoloji alanlarında yetkinlik kazanmasını, millî teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesini amaçlıyor. Hitit Üniversitesinin "4003-T Milli Teknoloji Atölyeleri Proje Desteği"ne yaptığı başvuru TÜBİTAK tarafından kabul edildi. Atölyelerin kurulumundan teknik ekipman teminine, sarf malzemelerinden proje faaliyet giderlerine ve personel istihdamına kadar geniş kapsamlı destek için 36 ay süreli, 30 milyon liralık destek sözleşmesi imzalandı. TÜBİTAK tarafından yürütülen "4003-T Milli Teknoloji Atölyeleri Proje Desteği" kapsamında hayata geçirilen atölye, öğrencilerin ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanabilecekleri donanımlı üretim alanları oluşturmayı hedefliyor. Program çerçevesinde TÜBİTAK destekli kurulan atölyelerde, takımların ihtiyaç duyduğu makine, teçhizat ve sarf malzemeleri temin edilerek proje geliştirme süreçleri destekleniyor. Hitit Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi, randevu sistemiyle öğrencilerin kullanımına sunuldu. Prototipleme cihazları, elektronik ve mekanik geliştirme alanları ile sarf malzeme destekleri sunan atölye, eğitim ve mentörlük imkanlarıyla öğrencilerin projelerini tasarlama, geliştirme ve test etme süreçlerine katkı sağlıyor. Atölye aynı zamanda teknoloji yarışmalarına hazırlık süreçlerine de destek veriyor. Türkiye genelinde gençlere üretim kültürü kazandırmayı ve fikirlerini ürüne dönüştürebilecekleri nitelikli ortamlar oluşturmayı hedefleyen Milli Teknoloji Atölyeleri, üniversite-TÜBİTAK iş birliğinin önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Karabük’ten 4 ülkeye sağlık yazılımı ihracı
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:09 Karabük’ten 4 ülkeye sağlık yazılımı ihracı Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren İnfomed Yazılım Bilgisayar Medikal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından geliştirilen sağlık bilişimi yazılımları, Türkiye’nin yanı sıra 4 farklı ülkede 18 hastanede aktif olarak kullanılıyor. Karabük Teknokent bünyesinde 2022 yılında faaliyete başlayan firma, sağlık bilişimi alanında uçtan uca dijital çözümler geliştiriyor. Sağlık Bakanlığı standartlarına uygun ve akredite yazılımlarıyla öne çıkan şirket; laboratuvar, hastane ve radyoloji bilgi yönetim sistemleri başta olmak üzere sağlık sektörüne yönelik çeşitli yazılımlar üretiyor. Firmanın CEO’su ve Ar-Ge Müdürü Serdar Balaban yaptığı açıklamada, kuruluşlarından bu yana ağırlıklı olarak Sağlık Bakanlığına yönelik projeler geliştirdiklerini söyledi. Laboratuvar Bilgi Yönetim Sistemleri (LBYS), Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri (HBYS), Radyoloji Bilgi Yönetim Sistemleri (RBYS) ve PACS yazılımları ile geniş bir kullanıcı ağına ulaştıklarını belirten Balaban, laboratuvar bilgi yönetim sistemlerinin Irak ve Kuzey Irak’taki hastanelerin büyük bölümünde aktif olarak kullanıldığını ifade etti. Balaban, söz konusu yazılımların Türkiye genelinde yaklaşık 30 sağlık kurumunda uygulandığını aktararak, Ortak Sağlık Güvenlik Birimlerine (OSGB) yönelik geliştirilen otomasyon yazılımının ise Türkiye’de faaliyet gösteren yaklaşık 800 OSGB firması tarafından kullanıldığını kaydetti. Radyoloji bilgi yönetim sistemi ve PACS yazılımlarının Sağlık Bakanlığı tarafından akredite edildiğine dikkati çeken Balaban, "Türkiye’de yaklaşık 200 kurum PACS yazılımımızı kullanıyor. Bunun yanı sıra 4 farklı ülkede 18 hastanede yazılımlarımız aktif olarak hizmet veriyor." dedi. Karabük Teknokent’te yer alma sürecine de değinen Balaban, akademik yönlendirmeyle Teknokent’e dahil olduklarını belirterek, teknokentin sunduğu desteklerin firmaya önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Bugüne kadar 3 Ar-Ge projesini tamamladıklarını, 2’sinin ise devam ettiğini bildiren Balaban, saha tecrübesine dayalı geliştirilen algoritmaların sektörde karşılık bulduğunu vurguladı. Balaban, Irak’ın ihtiyaçlarına yönelik bir ERP yazılımı üzerinde çalıştıklarını belirterek, yazılımın Karabük Teknokent’te geliştirilerek yurt dışına ihraç edilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.
Yeni nesil kilitler "kilitli kalma" sorununa çözüm sunuyor
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:24 Yeni nesil kilitler "kilitli kalma" sorununa çözüm sunuyor Ortak kullanım alanlarında sıkça yaşanan şifre unutma, anahtar kaybı ve pil bitmesi gibi sorunlara karşı geliştirilen yeni nesil elektronik dolap kilitleri, kullanıcı mağduriyetlerini azaltmayı hedefliyor. Kart, şifre, parmak izi ve Bluetooth gibi farklı erişim seçenekleriyle sunulan sistemlerin, AVM’lerden spor salonlarına, hastanelerden iş yerlerine kadar geniş bir kullanım alanında anahtarsız ve hızlı erişim sağlaması amaçlanıyor. AVM’lerde şarj istasyonlarının yanında konumlanan emanet dolapları, spor salonu soyunma alanları ve hastanelerde personel dolapları gibi yoğun sirkülasyonlu noktalarda erişim kaynaklı sorunlar işletmelerin en sık karşılaştığı başlıklar arasında yer alıyor. Telcom ve General Kilit tarafından geliştirilen DK serisi elektronik dolap kilitlerinde yer alan tam otomatik açma-kapama, master kart veya şifre ile beklemeden açma ve düşük pil uyarısı gibi özelliklerle bu sorunların önüne geçilmesi hedefleniyor. Şifre unutulsa da sistem devrede Serinin öne çıkan modellerinden DK-113’te, şifre unutulması durumunda master kart veya master şifre ile anında açma imkanı sunuluyor. Bu sayede işletmelerde yetkili müdahale bekleme süresi ortadan kaldırılarak kullanıcı sirkülasyonunun hızlandırılması amaçlanıyor. DK-111 modelinde ise pil kaynaklı mağduriyetlerin önüne geçilmesine yönelik bir yaklaşım öne çıkıyor. Sistem, düşük pil uyarısı vererek kullanıcıyı önceden bilgilendirirken pil tamamen bitmeden önce otomatik açılma özelliğiyle kilitli kalma riskini azaltıyor. Pilin tamamen bitmesi durumunda ise harici batarya ile açılabilme imkanı sunuluyor. Farklı senaryolara uygun çözümler DK serisi ürünlerde farklı kullanım alanlarına göre çeşitlenen çözümler dikkat çekiyor. Şifreli sistemlerde kalıcı ve geçici şifre yaklaşımıyla günlük ya da ziyaretçi bazlı kullanım kolaylaştırılırken, kartlı ve şifreli modellerde MIFARE kart desteği, yanlış denemelerde geçici bloke ve dolap dolu veya boş bilgisini gösteren LED uyarılar yer alıyor. Parmak izi okuyucu bulunan modellerde kullanıcıya hızlı ve kişisel erişim imkanı sağlanırken, dokunmatik, RFID ve Bluetooth destekli modellerde ise özellikle spor salonları gibi yoğun kullanım alanlarında temassız ve mobil erişim ihtiyacına yanıt verilmesi hedefleniyor. Anahtarsız kullanım öne çıkıyor Sahadaki kullanım senaryolarında kullanıcıların AVM’de telefonunu şarja bırakırken eşyalarını güvenle dolaba koyması, spor salonlarında antrenman sırasında hızlı erişim sağlaması ve hastanelerde vardiya değişimlerinde personelin dolap kullanımını pratik şekilde yönetmesi gibi ihtiyaçlar öne çıkıyor. Artan erişim seçenekleriyle birlikte anahtar taşıma zorunluluğunun azaltılması ve kullanım sürecinin hızlandırılması amaçlanıyor. Pazar büyürken güvenlik de gündemde Elektronik kilit sistemlerine yönelik talep dünya genelinde artarken, akıllı kilit pazarının 2024 yılında yaklaşık 2,77 milyar dolar seviyesinde olduğu ve 2030 yılına kadar 8,14 milyar dolara ulaşmasının beklendiği ifade ediliyor. Bu büyüme ile birlikte elektronik erişim sistemlerinde siber güvenlik, yazılım güncellemeleri ve erişim kayıtları gibi başlıkların daha fazla önem kazandığı belirtiliyor. Aynı zamanda veri güvenliği kapsamında KVKK ve GDPR uyumlu sistemler ile üretici imzalı güncelleme politikaları da tercih kriterleri arasında yer alıyor. "Operasyonel kolaylık ve güvenli kullanım" Telcom ve General Kilit Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yücel, elektronik kilit çözümlerinde temel hedefin kullanıcı deneyimini iyileştirmek olduğunu belirterek, şifre unutma gibi durumlarda sürecin hızlı ilerlemesini sağlamak ve güvenli kullanım sunmak için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.
OMÜ, Hong Kong’da APAIE 2026’da uluslararasılaşma vizyonunu tanıttı
25 Şubat 2026 Çarşamba - 09:13 OMÜ, Hong Kong’da APAIE 2026’da uluslararasılaşma vizyonunu tanıttı Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), yükseköğretim alanının en saygın küresel platformlarından biri olarak kabul edilen Asia-Pacific Association for International Education (APAIE) tarafından düzenlenen APAIE 2026 Yükseköğretim Konferansı ve Fuarı’na katıldı. Hong Kong’da, Hong Kong Kongre ve Sergi Merkezi ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon; 65 ülkeden 500’ün üzerinde yükseköğretim kurumu ile 2 bin 500’den fazla katılımcıyı bir araya getirdi. OMÜ, fuarda Türkiye Ulusal Ajansı’nın koordinasyonunda oluşturulan "Study in Türkiye" pavilyonunda yer alarak Türkiye’nin yükseköğretim potansiyelini uluslararası paydaşlara tanıttı. OMÜ heyetinde Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Emine Şendurur, Uluslararası İlişkiler Birim Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aycan ve Erasmus Kurum Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Tütüncü bulundu. OMÜ Heyeti çok sayıda ikili görüşme gerçekleştirdi Fuar süresince Asya-Pasifik başta olmak üzere farklı coğrafyalardan üniversite temsilcileriyle çok sayıda ikili görüşme gerçekleştiren OMÜ heyeti; öğrenci ve personel hareketliliği, ortak araştırma projeleri, çift diploma programları ve akademik iş birlikleri üzerine temaslarda bulundu. Gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında mevcut anlaşmaların geliştirilmesi ve yeni kurumsal ortaklıkların tesis edilmesi yönünde önemli adımlar atıldı. "Asya-Pasifik bölgesindeki üniversitelerle akademik ve bilimsel ortaklıklarımızı güçlendirecek verimli görüşmeler yaptık" Fuar hakkında değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, "APAIE 2026 gibi yükseköğretim alanında küresel ölçekte saygın bir platformda yer almak, üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun somut bir göstergesidir. OMÜ olarak yalnızca öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırmayı değil; araştırma, inovasyon ve bilgi üretiminde de uluslararası iş birliklerini derinleştirmeyi hedefliyoruz. Hong Kong’da gerçekleştirdiğimiz temaslarda, özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki üniversitelerle akademik ve bilimsel ortaklıklarımızı güçlendirecek verimli görüşmeler yaptık. Küresel ölçekte rekabetçi, görünürlüğü yüksek ve iş birliğine açık bir üniversite olma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Uluslararasılaşmayı stratejik önceliklerinden biri olarak konumlandıran OMÜ, APAIE 2026 katılımıyla hem kurumsal görünürlüğünü artırdı hem de küresel akademik ağlardaki etkinliğini güçlendirdi. Üniversite, önümüzdeki dönemde Asya-Pasifik bölgesiyle akademik ve bilimsel iş birliklerini derinleştirmeyi hedefliyor.
OMÜ’den iki yeni patent: Tepsilerde hijyen ve elektrokromik ölçümde yenilik
24 Şubat 2026 Salı - 14:48 OMÜ’den iki yeni patent: Tepsilerde hijyen ve elektrokromik ölçümde yenilik Ondokuz Mayıs Üniversitesi mühendisleri, unlu mamul tepsilerinin dış yüzeylerini ürünle temas etmeden yıkayan bir makine ve elektrokromik cihazların performansını mikroişlemci ile ölçen bir sistem geliştirdi. İki buluş da Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), ulusal patent performansına iki yeni tescil daha ekledi. Ulusal Patent Tescili verilerine göre dördüncü sırada yer alan üniversitenin iki patenti, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. OMÜ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Cengiz Görkem Dengiz tarafından geliştirilen "Unlu Mamul Tepsilerinin İçlerinde Gıda Varken Dış Kısımlarının Yıkanması İçin Makine" başlıklı buluş patent aldı. Makine, üretim hattında bulunan ve içinde gıda yer alan tepsilerin dış yüzeylerinin temizlenmesini hedefliyor. Sistem, tepsilerin iç kısmındaki ürüne temas etmeden dış yüzeylerin yıkanmasına imkân sağlayacak şekilde tasarlandı. Çalışma, endüstriyel üretim süreçlerinde hijyen uygulamalarına yönelik teknik bir çözüm sunuyor. Elektrokromik cihazlar için mikroişlemci tabanlı ölçüm sistemi Patent tescili alan ikinci çalışma, Mühendislik Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi İbrahim İnanç ile Özge Akpınar Saruhan tarafından geliştirilen "Mikroişlemci Tabanlı Elektrokromik Cihaz Parametre Ölçüm Cihazı" oldu. Buluşta, açık kaynak kodlu bir mikroişlemci aracılığıyla elektrokromik cihazların kontrolü ve performans parametrelerinin ölçümü amaçlanıyor. Sistem; optik modülasyon, anahtarlama süreleri, renklenme verimliliği ve çevrim ömrü gibi teknik verilerin ölçülmesine yönelik bir altyapı içeriyor. Çalışmanın, elektrokromik malzemelerin araştırma ve test süreçlerinde kullanılması öngörülüyor. OMÜ, söz konusu iki patentle birlikte Ar-Ge faaliyetleri kapsamında yürütülen çalışmaların tescil sürecini tamamlamış oldu.
Türk Telekom, görme engelli bireylere 5G ile Engelsiz Tribün deneyimi sundu
24 Şubat 2026 Salı - 11:23 Türk Telekom, görme engelli bireylere 5G ile Engelsiz Tribün deneyimi sundu Trendyol Süper Lig’in teknoloji sponsoru olarak Türk futboluna destek veren Türk Telekom, ligin 23’üncü haftasında oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa karşılaşmasında Fenerbahçe Stadyumu’nda görme engelli bireylere 5G ile Engelsiz Tribün deneyimi sundu. Türk Telekom, teknoloji sponsoru olduğu Trendyol Süper Lig’in 23’üncü haftasında oynanan Fenerbahçe-Kasımpaşa karşılaşmasında Fenerbahçe Stadyumu’nda öncü bir uygulamayı hayata geçirdi. Fenerbahçe Stadyumu’nda yerleştirilen 5G Tabanlı Dokunsal Robot Koltuklar ile maç deneyimi, eş zamanlı biçimde görme engelli taraftarlara izlenebilir dokunuşlara dönüştürülerek aktarıldı. "Herkes için 5G anlayışımızla yaşamın tüm alanlarına yansıtacağız" Uygulama hakkında değerlendirmede bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden şirket olarak, güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle yaşamın tüm alanlarında ‘insan’ı merkeze alan çalışmalar yürütüyoruz. Ülkemizi kararlılıkla geleceğe taşırken, en büyük sorumluluklarımızın başında dijital çağın olanaklarını 81 ilin her köşesinde, tüm bireyler için erişilebilir kılmak geliyor. 1 Nisan’da hayatımıza 5G’nin getireceği fırsatlar, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonumuzu yeni bir boyuta taşımamızı sağlayacak. Bugüne kadar sağlıktan sanayiye, tarımdan spora, kültür-sanattan eğlenceye farklı alanlarda öncü 5G uygulamalarımızla herkes için 5G anlayışımızı ortaya koyduk. 5G Engelsiz Tribün projemiz görme engelli vatandaşlarımızın statlarda, aynı renklere gönül verdiği futbolseverlerle aynı anda aynı heyecanı hissedebilmesi bizim için büyük bir gurur ve mutluluk. Engelsiz Tribün uygulamasının önümüzdeki yıllarda tüm statlarda bir standart haline gelmesi en büyük temennimiz. Türk futbolunun dijital dönüşümünde bir kilometre taşı olarak tarihe geçecek bu uygulama ile yalnızca spor ve sosyal yaşamı iyileştirmekle kalmıyor, 5G’nin robotik teknolojilerle entegrasyonunda öncü bir rol üstleniyoruz. İştiraklerimiz, 5G alanında yetkin mühendislerimiz ve milli sorumluluk anlayışımızla, herkes için 5G anlayışımızla yaşamın tüm alanlarını ve geleceği iyileştiren projelerimizi sürdüreceğiz" dedi. Şirketin 5G Engelsiz Tribün projesi kapsamında; Mina Demiryakan ile Halil Can Coşkun, maç öncesinde Fenerbahçeli futbolcular Kerem Aktürkoğlu, Yiğit Efe Demir ve Mert Müldür ile bir araya geldikten sonra, Fenerbahçe-Kasımpaşa karşılaşmasını takip etti. Mina ve Halil, mücadeleyi 5G Dokunsal Robot Koltuklarla dünyada ilk kez deneyimledi. ‘Engelsiz Stadyum’ konsepti 5G ile gerçeğe dönüşüyor Yapılan açıklamaya göre, Türk Telekom’un güçlü 5G altyapısı, milli teknoloji şirketi Sensemotion’ın geliştirdiği görme engelliler için özel stadyum deneyimi koltuğu ve Huawei’nin katkılarıyla hayata geçirilen uygulama dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor. 5G Tabanlı Dokunsal Robot Koltuk, topun hareketini ve sahadaki eylemleri farklı dokunuş desenleriyle ileterek görme engelli bireylerin oyunun akış yönünü ve ritmini takip etmesine olanak tanıyor. 5G Tabanlı Dokunsal Robot Koltuk teknolojisi ile şut, gol gibi sonuca ulaşan eylemler farklı titreşim frekanslarıyla görme engelli taraftarlara iletiliyor.