Son Dakika
|
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
İsrail’de Bazan petrol rafinerisi vuruldu
Ekrem İmamoğlu, hakkında "hakaret ve tehdit" suçlarından soruşturma başlatıldı
Gemlik ve Kumla’yı lodos vurdu, çok sayıda tekne battı
Diyarbakır’da okul servisi kaza yaptı: 13’ü öğrenci 15 yaralı
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz gözaltına alındı
Etimesgut Belediyesinde zimmet soruşturması: 4 şüpheli gözaltında
Uşak Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması: 4 kişi daha gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İsrail Meclisi, Filistinliler için idam yasasını onayladı
Sular altında kalan bağ evinde mahsur kalan iki köpeği belediye ekipleri kurtardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başbakanı Barzani ile telefonda görüştü
Bakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile görüştü
Baba Ahmet Torun: "Kızımın gözü hariç tüm iç organlarını bağışlamaya karar verdik"
Azerbaycan, İran’ın Türkiye’ye yönelik füze saldırısını kınadı
MHP’de Genel Başkan Yardımcılığı görevine Bayraktar getirildi
TEKNOLOJİ
Fergani’nin beşinci uydusu uzayda
30 Mart 2026 Pazartesi - 22:38:13
Fergani Uzay’ın tamamen milli imkânlarla geliştirdiği beşinci deneme uydusu olan FGN-100-D3 uzaya çıktı. Haberleşme ve navigasyon yetenekleriyle donatılan 113 kilogram ağırlığındaki yeni nesil milli uydu, yörüngesine yerleşerek göreve başladı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:37
ERÜ’de 20. TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Kayseri Bölge Yarışması Sergisi açıldı
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) ev sahipliğinde düzenlenen 20. TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Kayseri Bölge Yarışması Sergisi’nin açılışı yapıldı. Prof. Dr. Ahmet Bilge Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen sergiye, ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu, Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, Kayseri Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Emel Kızılkaya Aydoğan, TÜBİTAK BİDEB Başkan Yardımcısı Dr. Metin Demirsoy katıldı. Programda konuşan ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu; sergide yer alan projelerin geleceğe dair umut verdiğini belirterek, "Çocuklarımızın özgüveni ve ortaya koydukları çalışmalar, geleceğimiz adına bizleri son derece umutlandırıyor. Bilgi bizim için bir beka meselesidir. Gençlerimize baktığımızda çok parlak bir gelecek görüyorum" dedi. Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen ise konuşmasında, öğrencilerin merak ve sorgulama duygusunun bilimsel düşüncenin temelini oluşturduğunun altını çizerek; "Bugünün çocukları araştıran, sorgulayan ve problem çözen bireyler olarak geleceğin dünyasını şekillendirecek. Bu projeler, onların sadece öğrenmekle kalmayıp üretim odaklı düşündüklerini de gösteriyor" diye konuştu. Kayseri Bölge Koordinatörü Prof Dr. Emel Kızılkaya Aydoğan ise sergide yer alan projelerin yaklaşık bin proje arasından seçildiğine dikkat çekerek, "Bugün burada sergilenen çalışmalar, öğrencilerimizin hayal gücünün, emeğinin ve azminin birer yansımasıdır. Bu süreçte gösterilen çaba, elde edilecek derecelerden çok daha kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Açılışın ardından protokol üyeleri ve katılımcılar sergiyi inceleyerek öğrencilerden projeler hakkında bilgi aldı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:49
CW Enerji Plus bayi açıldı
CW Enerji, güçlü vizyonu ve sürdürülebilir büyüme stratejisiyle Türkiye genelinde yatırımlarına hızla devam ediyor. Yenilenebilir enerji alanında kalite, güven ve teknolojiyle özdeşleşen marka, yeni nesil bayilik yapılanması olan CW Enerji Plus Bayileri ile başarı zincirine yeni halkalar ekliyor. İş ortaklarına daha güçlü ve verimli bir altyapı sunmak, müşteri memnuniyetini en üst düzeye taşımak ve sürdürülebilir enerji çözümlerini ülke geneline yaymak amacıyla hayata geçirilen bu model kapsamında, Bodrum Plus Bayisi de hizmete açıldı. Yenilenebilir enerji alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da geliştiren CW Enerji, sayısı Türkiye çapında 16’yı bulan ve artmaya devam eden Plus Bayi konseptiyle iş ortaklarına daha güçlü bir iş modeli sunarken, son kullanıcıya daha hızlı ve kaliteli hizmet ulaştırmayı hedefliyor. Türkiye ve Avrupa’nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, iş ortaklarına daha güçlü ve verimli bir iş modeli sunmak, yurt içindeki müşteri ağı ile operasyonel gücünü artırmak amacıyla hayata geçirdiği CW Enerji Plus Bayi yapılanmasını genişletmeye devam ediyor. Bu doğrultuda Bodrum yeni Plus Bayisi de yoğun bir katılımla kapılarını açtı. Yenilenebilir enerji alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da geliştiren CW Enerji, Plus Bayi konseptiyle iş ortaklarına daha güçlü bir iş modeli sunarken, son kullanıcıya daha hızlı ve kaliteli hizmet ulaştırmayı hedefliyor. CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaşan Plus Bayi ağıyla sürdürülebilir enerji dönüşümüne katkı sağlamayı amaçladıklarını vurguladı. Sarvan, "CW Enerji olarak, yenilenebilir enerji çözümlerimizi daha geniş kitlelere ulaştırmak için güçlü bir Plus Bayi yapılanması oluşturuyoruz. Plus Bayi modelimiz ile iş ortaklarımıza teknik, operasyonel ve ticari anlamda daha kapsamlı destek sunuyoruz. Bodrum’da açılan yeni bayimiz ile bölgedeki etkinliğimizi artırırken, güneş enerjisi yatırımlarının yaygınlaşmasına katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde yerli üretimin kritik bir rol üstlendiğine dikkat çeken Sarvan, "Yerli ve milli üretim gücümüzle sadece bugünün değil, geleceğin enerji ihtiyaçlarına da yanıt veriyoruz. Artan enerji talebine karşı sürdürülebilir ve çevreci çözümler sunmak bizim en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu doğrultuda Plus Bayi ağımızı güçlendirirken, aynı zamanda ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Bodrum’un yüksek güneşlenme potansiyeline sahip stratejik bir bölge olduğuna da değinen Sarvan, Ege Bölgesi’nin güneş enerjisi yatırımları açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu kaydetti. Sarvan, "CW Enerji olarak, yenilenebilir enerjiyi toplumun her kesimi için ulaşılabilir hale getirme vizyonuyla hareket ediyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz CW Enerji Plus Bayilerimiz sadece bir satış noktası değil; aynı zamanda sürdürülebilir yaşam kültürünü yaygınlaştıran birer enerji deneyim merkezi olacak. Bodrum’daki yeni Plus Bayimiz de bu vizyonumuzun önemli kilometre taşlarından biri olacak. Bodrum’da hayata geçen yeni Plus Bayimiz ile müşterilerimize daha hızlı ve etkin çözümler sunacağız. Bölgedeki yatırımların artmasına öncülük ederken, temiz enerji kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. CW Enerji Bodrum Plus Bayisi Metin Aslan da, açılışta yaptığı konuşmada, Bodrum gibi yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahip bir bölgede CW Enerji’nin güçlü markasıyla hizmet vermekten büyük gurur duyduklarını söyledi. Aslan, "Artık Bodrum’da güneş enerjisi bir tercih değil, kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Yüksek güneşlenme süresi sayesinde; otellerden villalara, işletmelerden, denizcilik marine sektörüne kadar geniş bir yelpazede kendi enerjisini üreten bir Bodrum hayal değil, ulaşılabilir bir gerçektir. Bu dönüşüm, yükselen enerji maliyetlerine karşı güçlü ve kalıcı bir çözüm sunarken, aynı zamanda bölgenin eşsiz doğasını koruyarak sürdürülebilir turizmin gelişimine katkı sağlayacaktır. Bugün burada, tam da bu vizyonun bir parçası olmak adına önemli bir adım atıyoruz. Amacımız; Bodrum’da güneş enerjisini daha erişilebilir kılmak, işletmelerimizin maliyet yükünü azaltmak ve hanelerimizin enerji bağımsızlığını güçlendirmektir. Müşterilerimize en doğru çözümleri sunarak güneş enerjisi yatırımlarını yaygınlaştırmayı, bölgedeki artan enerji ihtiyacına sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyoruz. Teknolojik altyapımız, uzman kadromuz ve CW Enerji’nin güçlü desteğiyle en iyi hizmeti sunarken, satış sonrası süreçlerde de yüksek müşteri memnuniyetini ön planda tutacağız. Çünkü biliyoruz ki; CW Enerji ile çalışmak sadece bir iş ortaklığı değil, aynı zamanda Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlamaktır. İş birliklerimizi güçlendirerek daha geniş kitlelere ulaşacak ve Bodrum’un temiz enerji dönüşümüne katkı sunacağız" dedi. Açılışa katılan Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise yaptığı açıklamada, yenilenebilir enerji yatırımlarının Bodrum’un sürdürülebilir geleceği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Mandalinci, "Bodrum, doğal güzellikleriyle olduğu kadar çevresel hassasiyetiyle de ön plana çıkan bir kenttir. Bu nedenle temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarını son derece kıymetli buluyoruz. Özellikle turizm sektörünün yoğun olduğu ilçemizde, otel ve işletmelerin enerji maliyetlerini düşüren ve çevreye duyarlı çözümlere yönelmesi büyük önem taşıyor. CW Enerji’nin ilçemizde gerçekleştirdiği bu yatırım, hem çevre dostu enerji kullanımının yaygınlaşmasına hem de yerel ekonominin güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Bodrum Belediyesi olarak sürdürülebilir ve çevreci projeleri desteklemeye devam edeceğiz" dedi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:10
’’32 yıldır attığımız her adımla ülkemizin dijitalleşme serüvenine yön veriyoruz’’
Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı, ilk 5G sinyali vesilesiyle çalışanlara yönelik bir teşekkür ve tebrik mesajı yayımladı. Turkcell’in 32 yıldır Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğuna yön verdiğine işaret eden Şenol Kazancı, "Ülkemizin rekabet gücü, veri ekonomisi ve dijital bağımsızlığı açısından stratejik önemde bir çağ başlıyor. Turkcell olarak, bu yeni dönemin de merkezinde yer alıyoruz. Planlamadan uygulamaya, AR-GE’den saha operasyonlarına kadar, bu devasa dönüşümün tüm aşamalarında sergilediğiniz üstün performans için sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Bu yeni yolculukta, yine çok büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum" dedi. Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı, ilk 5G sinyali öncesinde şirket çalışanlarına özverili çalışmaları için teşekkür ederek, kendilerini kutladı. Türkiye’ye, Turkcell gücünde 5G deneyimi yaşatacak olmaktan duydukları gururu ve heyecanı dile getiren Şenol Kazancı, şirketin kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin iletişim ve teknoloji alanındaki en önemli dönüşümlerine öncülük ettiğine vurgu yaptı. Kazancı, şu açıklamayı yaptı: "32 yıldır attığımız her adımla, ülkemizin dijitalleşme serüvenine yön veriyoruz" "Başarılarla dolu 32 yıllık geçmişimize baktığımızda, attığımız her adımın yalnızca şirketimizin büyümesine değil, ülkemizin dijitalleşme serüvenine de yön verdiğini görüyoruz" diyen Kazancı, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye’nin rekabet gücü, veri ekonomisi ve dijital bağımsızlığı açısından stratejik önemde bir çağa giriyoruz. Şirket olarak, bu yeni dönemin de merkezinde yer alıyoruz. 5G hamlesiyle haberleşme standartlarını yükseltmekle kalmıyor, Türkiye’nin sanayiden sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar her alanda küresel rekabet gücünü perçinliyoruz. 5G ile birlikte yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermeyecek, Türkiye’nin yarınlarını da daha sağlam bir altyapı üzerinde şekillendireceğiz. Süreç boyunca gösterdikleri kıymetli liderlik için Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, destekleri için de Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdülkadir Uraloğlu’na, Turkcell Ailesi olarak şükranlarımızı sunuyoruz." "Turkcell’in birlikte başarma kültürünün çok anlamlı bir yansıması" Turkcell çalışanlarını, süreç boyunca gösterdikleri adanmışlık ve takım ruhu için kutlayan Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı şöyle devam etti: "Planlamadan uygulamaya, AR-GE’den saha operasyonlarına kadar, bu devasa dönüşümün tüm aşamalarında sergilediğiniz performans, her türlü takdirin üzerindedir. Gösterdiğiniz disiplin, teknik yetkinlik ve aidiyet duygusu, Turkcell’in birlikte başarma kültürünün çok anlamlı bir yansımasıdır. Yönetim Kurulumuz adına gerek fiziki gerekse de fikri katkılarınız ve özverili çalışmalarınız için sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. 5G’nin hayata geçmesi, tamamlanmış bir hedeften öte, daha büyük bir vizyonun güçlü bir başlangıç noktasıdır. Bu yeni yolculukta, omuz omuza vererek yine çok büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum. Bu vesileyle sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum. Turkcell Gücünde 5G’nin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Mart 2026 Pazartesi- 22:38
Fergani’nin beşinci uydusu uzayda
2
30 Mart 2026 Pazartesi- 11:33
Girişimci kadınlar dijital dünyaya açılıyor
3
30 Mart 2026 Pazartesi- 10:01
"TUA Astro Hackathon" maratonunun kazananları belli oldu
4
22 Mart 2026 Pazar- 12:25
5G’li akıllı yolda testler başlıyor
5
30 Mart 2026 Pazartesi- 10:47
Çankırı’da proje atölyesiyle girişimcilik seferberliği
20 Haziran 2024 Perşembe - 10:58
Bahçeşehir Koleji robotik takımı, ABD’de dünyanın en iyi altı takımından biri oldu
Bahçeşehir Koleji İzmir 50. Yıl Kampüsü’nde eğitim gören lise öğrencilerinin oluşturduğu robotik takımı 4th Dimension, ABD’nin Houston şehrinde düzenlenen FIRSTDünya Şampiyonası’nda “Impact Award”ödülünü kazandı. 4th Dimension, bu başarısıyla dünyadaki 600 takım arasında en prestijli ödülü alan altı takımdan biri oldu. İzmir 50. Yıl Kampüsü’ndeki Fen ve Teknoloji ile Anadolu Lisesinde eğitim gören 28 öğrencinin oluşturduğu 6429 numaralı 4th Dimension adlı FRC robotik takımı, geçen nisan ayında ABD’de düzenlenen FIRST Dünya Şampiyonası’na katıldı. Dünyadaki 600 robotik takımının katıldığı şampiyonada, gençliği bilim ve teknoloji liderleri olmaya teşvik etmesini sağlayan altı takıma “ImpactAward” ödülü verildi. Yüzlerce takımı geride bırakarak en iyi altı takım arasına girmeyi başaran 4th Dimension, bu ödülü ikinci kez kazanarak 2025 yılında düzenlenecek Dünya Şampiyonası’na doğrudan katılım hakkı elde etti. Bahçeşehir Koleji robotik takımı, ABD’de dünyanın en iyi altı takımından biri oldu Robotik takımından gururlandıran başarı Bahçeşehir Koleji İzmir 50. Yıl Kampüsü’nde eğitim gören lise öğrencilerinin oluşturduğu robotik takımı 4th Dimension, ABD’nin Houston şehrinde düzenlenen FIRSTDünya Şampiyonası’nda “Impact Award”ödülünü kazandı. 4th Dimension, bu başarısıyla dünyadaki 600 takım arasında en prestijli ödülü alan altı takımdan biri oldu. Bahçeşehir Koleji İzmir 50. Yıl Kampüsü’ndeki Fen ve Teknoloji ile Anadolu Lisesinde eğitim gören 28 öğrencinin oluşturduğu 6429 numaralı 4th Dimension adlı FRC robotik takımı, geçen nisan ayında ABD’de düzenlenen FIRST Dünya Şampiyonası’na katıldı. Dünyadaki 600 robotik takımının katıldığı şampiyonada, gençliği bilim ve teknoloji liderleri olmaya teşvik etmesini sağlayan altı takıma “ImpactAward” ödülü verildi. Yüzlerce takımı geride bırakarak en iyi altı takım arasına girmeyi başaran 4th Dimension, bu ödülü ikinci kez kazanarak 2025 yılında düzenlenecek Dünya Şampiyonası’na doğrudan katılım hakkı elde etti. “Gurur duyduk” İzmir 50. Yıl Kampüsü Lise Müdürü Dr. Aylin Gil, öğrencilerinin başarılarıyla gurur duyduklarını söyledi. Gil, "Öğrencilerimizin başarısı, okulda aldıkları eğitimin bir sonucu. Fen ve teknoloji eğitimlerine eğlenceyi de ekleyen robotik takımımız, ödülleriyle bizleri gururlandırdı. Takım ruhunu genç yaşta elde etmeleri, başarıyı beraberinde getirdi. Seneye de aynı performansı göstereceklerinden eminim" diye konuştu.
19 Haziran 2024 Çarşamba - 14:52
Uzmanından uyarı: "Kalitesiz bataryaların sıcak havada patlama riski bulunuyor"
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde telefon tamir ve onarım hizmeti veren Samet Sınıkçı, sıcak havalarda kalitesiz telefon bataryalarının patlama riski hakkında önemli uyarılarda bulundu. Özellikle şarj sırasında telefon kullanımının tehlikelerine dikkat çeken Sınıkçı, kullanıcıları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Teknisyen Samet Sınıkçı, en sık karşılaşılan şikayetlerin batarya ve ekran değişimi olduğunu belirtti. Sınıkçı, "Genelde kullanıcılar batarya değişimi için sıklıkla geliyor. Genellikle ekran değişimi oluyor. Ekranlar, ekran değişiminden sonra yüz tanıma problemleri oluyor. Onların onarımını yapıyoruz. Aynı şekilde batarya ve ekran arızaları sıklıkla oluyor. Genelde sık karşılaştığımız problemler bunlar" dedi. "Orijinal şarj aleti kullanımı şart" Sınıkçı, cihazların sağlıklı çalışması için orijinal şarj aleti kullanılmasının önemine değindi. "Şarj aleti orijinal olduğu sürece kolay kolay problem olmaz" diyen Sınıkçı, "Kullanılan yan sanayi şarj aletleri yeterli akımın veyahut da akım korunmasını ve yeterli amper sağlayamadığı sürece cihaz ısınmaya sebep verir. Aynı zamanda bataryanın da bozulması olur" diye belirtti. Kalitesiz şarj aletlerinin cihazlara zarar verdiğini vurgulayan Sınıkçı, "Eğer orijinal şarj aleti kullanılmıyorsa, kalite onayı almış olanlar tercih edilmeli" diye ifade etti. "Sıcak havalarda telefon kullanımına dikkat" Sıcak havalarda cihazların doğal olarak daha fazla ısındığını belirten Sınıkçı, şarj sırasında telefon kullanımının risklerine dikkat çekti. Sınıkçı, "Cihazın normal kullanımında herhangi bir ısınma yüksek bir derecede ısınma söz konusu değil. Ama cihaz kullanılırken aynı zamanda da şarja takılırsa işin rengi değişiyor. Çünkü şu andaki bütün telefonlar bir amperden yüksek bir akım gerilimi olduğu için cihazı ister istemez ısındırıyor ve aynı zamanda cihaz aktif olarak kullanılırsa örneğin video izleme, müzik dinleme veyahut da sosyal medyada gezme tarzında işlemlerde cihazın işlemcisini daha fazla çalışıp aşırı derecede ısınmasına sebep veriyor" uyarısında bulundu. "Patlama riskine karşı önlemler" Bataryaların patlama riskinin genellikle batarya değişiminden kaynaklandığını belirten Sınıkçı, yetkisiz kişilerce yapılan değişimlerin ve orijinal olmayan bataryaların büyük risk taşıdığını ifade etti. Sınıkçı, "Genelde bataryanın patlamasının sebebi batarya değişiminden kaynaklanıyor. Yetkisiz kişilerce bataryalar değiştiriliyor ve orijinal olmayan bataryalar orijinalmiş gibi satılıyor. Müşteri genelde batarya değişiminde orijinal bataryaların pahalı olduğunu bildiği için ucuza kaçıyor ve ucuz bataryalarda kalite olmuyor" diye belirtti. "Şarjdayken kullanmayın" uyarısı Sınıkçı, sıcak havalarda telefon kullanımına ilişkin şu tavsiyelerde bulundu: "Cihazlar aktif haldeyken bile minimum otuz dereceyi görüyorlar zaten. Kullanılırken sıcak havalarda mümkün olduğu kadar güneş ışığına maruz kalmaması lazım. Aynı zamanda cihazın orijinal şarj aletini kullanması lazım. Eğer orijinal şarj aleti kullanılmıyorsa onaylı yan sanayi kaliteli şarj aletleri kullanılabilir ve cihazın akım ihtiyacını karşılayacak kapasitede olmalı. En önemlisi, mümkünse cihaz şarj olurken kullanılmaması daha iyi. Şarj süresince telefonu masaya bırakıp şarj olduktan sonra kullanmak daha sağlıklı."
19 Haziran 2024 Çarşamba - 12:35
Teknoloji Lavender Robotics’in öncülüğünde yükselmeye devam ediyor
Manisa’nın ilk ve tek çocuk derneği olan Geleceği Tasarlayan Gençler Derneği’nin takımı Lavender Robotics tarafından Salihli Belediyesi’nin katkıları ile düzenlenen Robot Şenliği, teknolojiye merak salan küçükten büyüğe herkesin ilgi odağı oldu. Lavender Robotics takımı kuruluşunun üzerinden henüz bir yıl geçmemesine rağmen, uluslararası yarışmalarda elde etmiş olduğu başarılar ve kazanmış olduğu 8 ayrı ödül ile Türkiye’nin gururu oldu. Kısa süre içerisinde elde ettiği başarılar sonucunda, daha fazla insana teknolojiyi ulaştırabilmek amacı ile Kabazlı Mahallesinde düzenlemiş olduğu Robot Şenliğinde insanları teknoloji ile buluşturdu. Şenlikte Lavender Robotics takımı katıldıkları FTC ve FRC yarışmaları ve bu yarışmaları düzenleyen Amerika merkezli FIRST Vakfı, Türkiye paydaşı olan Fikret Yüksel Vakfı hakkında bilgi verdi. Robot tanıtımları, özellikle gençler ve teknoloji meraklıları arasında büyük ilgi gördü. Katılımcılar, Lavender Robotics Takımı, BY Tech ve Front Runners takımlarının geliştirdiği robotları yakından inceleme ve takım üyelerinden detaylı bilgi alma şansı buldu. Atölye stantları ise, bilgi ve becerilerini geliştirmek isteyen her yaştan ziyaretçiye hitap etti. Davetliler arasında yer alan Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Salihli Ticaret Odası yönetim kurulu, İzmir Büyükşehir Projeler Sorumlusu Akın Bozacı, Salihli Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Fen Bilimleri Okulları, Bilim Yunusemre, Yunusemere DENEYAP, 25605BY Tech FTC takımı, Salihli Sardes Satranç Eğitim Merkezi, Engelliler Derneği, Salihli Fotoğraf Derneği, TEMA, Salihli Çevre Derneği, 25187 Front Runners FTC Takımı ve Atatürkçü Düşünce Derneği’nin stantlarını gezdi. Etkinliğin ev sahibi Lavender Robotics takımı, uluslarası alanda takıma başarı kazandıran FTC ve FRC robotlarını başta Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu olmak üzere, ziyaretçilere sergileme fırsatı buldu. Lavender Robotics Takımı’nın sergilenen ve büyük ilgi gören FTC ve FRC robotlarını beğenen Mazlum Nurlu, etkinlik alanında robotları kullandı ve Lavender Robotics takımına başarılarının devamını diledi. Lavender Robotics öncülüğünde, Salihli Belediyesinin katkıları ile düzenlenen etkinlikte, Akın Bozacı’nın motive edici konuşması ile başlayan teknoloji festivali, Grup Mortiz ve Grup Bohem’in büyüleyici performansları ile sona erdi.
19 Haziran 2024 Çarşamba - 10:04
Reklamcılardan yapay zeka uyarısı
Reklam ajansları, hayatı kolaylaştıran yapay zekanın kurumsal ve yasal düzenleme olmadan kullanılmasının eser hırsızlığının yanı sıra mahremiyetin ortadan kalkmasına ve verilerin kötü amaçla kullanılmasına yol açacağına dikkat çekti. İstanbul Aydın Üniversitesi Reklamcılık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gonca Yıldırım Öge’nin reklam ajanslarının yapay zekaya yaklaşımlarını incelediği araştırma çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Yapay zekanın olumlu ve olumsuz yönlerine yönelik soruları yanıtlayan reklamcılar ile yüz yüze yapılan ve MAXQDA24 yöntemiyle çözümlenen verilere göre, reklamcılar yapay zekayı heyecan verici, yaşam kolaylaştırıcı, hızlı tasarım ve içerik üretmek için faydalı bulurken; veri güvenliği, mahremiyet ve telif hakları açısından riskli gördü. Yapay zekanın ajanslar tarafından hızla kabul edildiğinin belirtildiği araştırmada hem bireysel hem de sektörel olarak veri güvenliğinin sağlanması, telif haklarının ve özgün fikirlerin korunması konularında önlem alınması gerektiğine vurgu yapıldı. Yasal düzenleme şart Yapılan görüşmelerde, yapay zeka araçları geliştikçe tüm sektörlerde olduğu gibi reklam dünyasında da işsizlik korkusunun dillendirildiği ancak en büyük tehlikenin insanların eserlerini çalması olduğu ifade edildi. Yapay zekanın olumsuz yanlarının gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerle en aza indirgenebileceğini söyleyen reklamclar, “Mahremiyetin ortadan kalkması, verilerin kötü amaçlarla kullanılması, telif hakları sorunlarının büyümesi gibi risklerin önüne bir an önce geçilmelidir” görüşünde birleşti. Yeteneğe tehdit ancak iyi bir asistan Araştırmada, rutin işleri hızlı bir şekilde yapan yapay zekanın reklamcıların günlük iş akışlarını kolaylaştırdığı ve asıl önemli işlere daha fazla zaman kalmasında olumlu etkisi olduğu belirtildi. Öte yandan reklamcıların çoğu, kolaya kaçmanın insanı körelttiği, yapay zekanın insan becerilerini değersizleştireceği, insan kontrolünü kaldıracağı, insan yeteneğini tehdit ettiği yönünde ortak görüşte buluştu. Görüşmelerde yapay zeka araçlarının her zaman istenilen sonuçları doğru bir şekilde vermediği fikrinde birleşen reklamcılar “Yapay zeka günlük yaşamımızın bir parçası, çalışkan, yorulmayan, ufuk açıcı bir ekip arkadaşı. Alternatif fikirler sunan yapay zekanın duyusal olarak insan zekasına erişmesi imkansız” diyor. İnsanlık yararına kullanılmalı Araştırmayla ilgili konuşan Doç. Dr. Gonca Yıldırım Öge, “Yapay zeka bir yandan yeni iş alanları oluştururken diğer yandan birçok işin doğasını değiştirecek gibi görünüyor. Yapay zekanın olumsuz yanlarını gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerle en aza indirgemek, olumlu yanlarını da insanlık yararına kullanmak asıl olmalıdır” dedi.
19 Haziran 2024 Çarşamba - 09:42
Gümüşhane’de evlerde su tasarrufunu arttıracak projenin patenti alındı
Gümüşhane’de Dr. Öğr. Üyesi Selahattin Budak tarafından evlerde sıcak su musluğu açıldığında su ısınana kadar boşa akan suların tekrar şebekeye kazandırılması için hazırlanan proje patentini aldı. Projeyle birlikte evlerde su tasarrufunun büyük oranda arttırılması hedefleniyor. Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Selahattin Budak, Öğr. Gör. Yusuf Yakut ve Öğr. Gör. Harun Çolak tarafından hazırlanan, ‘Muslukta İstenilen Su Sıcaklığı Elde Edilene Kadar Boşa Akacak Soğuk Suyu Tekrar Şebekeye Tekrar Kazandıran Sistem’ olarak adlandırılan buluş ile birlikte evlerde su tasarrufunu artırmayı hedefliyor. Evlerde bulunan kombilere entegre edilerek çalışacak sistemde, su ısınana kadar geçen sürede akan soğuk su bir haznenin içinde korunarak, ortalama sıcaklığa ulaştıktan sonra şebeke sistemine dahil edilecek. Bu buluşun fiziki olarak ortaya çıkarılması için çalışmaya hazır olduklarını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Selahattin Budak bu noktalardaki su kaybını tamamen ortadan kaldırmayı hedeflediklerini ifade etti. “Herkesin evine girebilecek ve su tasarrufu sağlayabilecek bir buluş” Projenin çalışma detaylarından bahseden ve bu yönüyle her evde kolaylıkla kullanılabileceğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Selahattin Budak, “Bizim patentini aldığımız proje herkesin evinde uygulayabileceği bir yöntem. Buradaki amacımız banyoda, mutfakta sıcak su kullanılırken suyun ısınmasına kadar geçen zamandaki su kaybını en aza indirmek. Bizim patentini almış olduğumuz projede şebekeden alınan suyun ısınana kadar tekrar geri dönüşümle hazne içerisinde kalmasını ve ısındıktan sonra tekrar şebekeye gönderilmesini sağlıyor. Özellikle banyoda su açıldığında en az bir kova su boşa gidiyor. Bizim amacımız buradaki kaybı tamamen ortadan kaldırmak veya en aza indirmek. Bir kova 30 litre olsa, haftada 3 gün banyo yapılsa 100 litre, 10 katlı bir binada bunun olduğunu düşünün neredeyse bin litre su kaybını önleyebiliriz. Biz bu patenti aldık bize teklif gelirse öncelik olarak ülkemiz için bunu ekonomiye kazandıracağız. Biz bu sistemde kombiye herhangi bir şey takmadan, suyun çıkış bölgesine bu sistemi kuruyoruz. Burada suyun belirli bir dereceye kadar ısınana kadar o soğuk suyun sıcak su sitemine girmesine izin vermiyoruz. Su ısındıktan sonra şebekeye iletilmiş oluyor” dedi.
17 Haziran 2024 Pazartesi - 11:14
Spor yatkınlığını geç keşfetti, yapay zeka destekli yatkınlık analiz sistemi kurdu
İnsanların sporun hangi branşında daha başarılı olabileceğini belirleyen genetik yatkınlık analiz testleriyle yapay zekayı birleştiren bir sistem geliştiren moleküler biyolog Yasemin Ük, ekibiyle birlikte gençlerin doğru sporu yapmasının önünü açıyor. Ük, Bahçeşehir Üniversitesi’nde (BAU) geliştirmeye devam ettiği şirketiyle, olimpiyatlara hazırlanan sporculara ve Fenerbahçe, Göztepe gibi birçok takıma destek veriyor. Futbolda Arda Güler, okçulukta Mete Gazoz, boksta Busenaz Sürmeneli gibi birçok gencimiz başarılarıyla spor alanında ülkemizin göğsünü kabarttı. 13 milyonla 14-25 yaş arasında Avrupa’nın genç nüfusunun dörtte birini oluşturan ülkemizde, sporla ilgili pek çok bilimsel çalışma da yapılıyor. O çalışmalar arasında sporda genetik yatkınlık analizi çalışmaları da yer alıyor. DNA analizleriyle kişilerin hangi spor dalına daha yatkın olacağını belirleyen bu çalışmalar, daha başarılı sporcular yetiştirmeyi amaçlıyor. Çocukluğundan beri sporla uğraşan 27 yaşındaki Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü mezunu Yasemin Ük de ekibiyle yaptığı çalışmalarda, yapay zekayla birleştirdiği spor yatkınlık analizi ile başarılı sporcuların yetişmesine katkı sunuyor. Kas yapısı, oksijenlenme, mineral miktarı takip ediliyor Üniversitedeyken aldığı desteklerle projesini hayata geçiren Yasemin Ük, Uniqgene adını verdiği şirketiyle birçok ünlü kulübün dikkatini çekerken, Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) HUB ile projesini geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Ekibiyle geliştirdiği sistemle, sporda yatkınlık analizinin yanı sıra sporcuların kas yapısı, enerji değerleri, oksijenlenme oranları, vücuttaki mineral değerleri, kaslardaki laktik asit birikimi ve hormonsal değerler de takip ediliyor. Fenerbahçe, Altınordu ve Göztepe gibi takımların tercihi Yasemin Ük, işletme alanında yüksek lisans yaptığı Bahçeşehir Üniversitesi’nin genç girişimcilere verdiği imkanlardan yararlanarak büyüyen şirketinin yaptığı çalışmalarla kısa sürede profesyonel liglerde mücadele eden takımların dikkatini çekmeyi de başardı. BAUHUB mentorluğuyla yoluna devam eden ekip, Fenerbahçe, Altınordu, Göztepe gibi köklü takımlara hizmet sunmaya başlarken basketbol, voleybol, tekvando, yüzme ve halter gibi branşlarda da milli oyuncularla çalışma imkanı buldu. Geç spor keşfi başlangıcı oldu Genç yaşta başarılı bir girişimi hayata geçiren Yasemin Ük’ün başarısında, çocukluktan beri içerisinde olduğu spor ve annesine olan sevgisinin büyük payı var. Yaklaşık 10 yıl tenis oynayan genç girişimci, hayatını şekillendiren en önemli süreçlerden birini annesinin meme kanseri olduğunu öğrenince yaşadığını söyleyerek süreci şöyle anlattı: “Lisede okurken, annem kansere yakalandı. Bu nedenle kanser biyolojisini araştırmaya başladım. Yaptığım çalışmalar bende biyolojiye karşı ilgi oluşturdu. Üniversitede moleküler biyoloji ve genetik bölümüne yöneldim. Tedavi sürecinin ardından annem sağlığına kavuştu. Üniversite yıllarında tenis, basketbol, yelken gibi yeni spor dallarına da merak sardım. Üniversite kulüplerinde lisanslı olarak yarıştım. Basketbolda tenisten daha başarılı olduğumu fark edince, acaba çocukken yanlış sporu mu seçtiğimi sorgulamaya, ardından da sporda genetik yatkınlık konularıyla ilgili çalışmaya başladım.” İngiltere’de yeni şirket Cevabını aradığı sorudan yola çıkarak kurduğu şirketi büyüten Yasemin Ük, yelken sporu yapmaktan keyif aldığı ekibiyle şimdi de İngiltere’de bir şirket kurdu. Ekibin yeni şirketi dünyada önemli kulüplere de hizmet sunmayı hedefliyor.
16 Haziran 2024 Pazar - 10:39
Gök bilim meraklıları, ayın ilk dördün evresini gözlemledi
Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde ikinci ’Ay Gözlem Etkinliği’ gerçekleştirildi. Gök bilim meraklıları, ayın ilk dördün evresini gözlemledi. Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Kemal Zorlu’nun konuşmasının ardından, astronom Yonca Karaca tarafından ay konulu sunum yapıldı. Yaklaşık 600 kişinin kayıt yaptırdığı etkinliğe katılımcılar yoğun ilgi gösterdi. Bugüne kadar 90 bin ziyaretçinin ziyaret ettiği merkez tarafından önümüzdeki aylarda da yaylalarda gözlem şenliklerinin yapılması planlanıyor. Etkinlikte katılımcılar, astronomlar eşliğinde hem 2 mobil teleskop, hem de gözlemevinde yer alan bir ana teleskopla ayı gözlemledi. Katılımcılar gözlem esnasında gök bilimiyle ilgili merak ettiklerini astronomlara sorarak, bilgi edindi. Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Ay Gözlem Etkinlikleri, periyodik olarak devam edecek. "İnanılmaz bir talep geldi" Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Zorlu, gerçekleştirdikleri ikinci gözlem etkinliğine yoğun talep olduğunu ifade etti. Etkinliği sosyal medya hesaplarından duyurduklarında 500 kişilik kontenjan belirlediklerini belirten Zorlu, "Ama inanılmaz bir talep geldi. Etkinliğimize 600 civarında kayıt oldu ama bunun da üzerinde katılımcı gözlem yapmaya geldi. Zaten merkezimiz gündüzleri de yoğun ilgi görüyor. Bunu gece gözlem etkinlikleriyle taçlandırdık” dedi. Merkezin yaklaşık 7 ay önce açıldığını vurgulayan Zorlu, bu süreçte de yaklaşık 90 bin kişinin merkezi ziyaret ederek, etkinliklere katıldığını dile getirdi. Merkezin yaz dönemine 4 atölye ile gireceğine işaret eden Zorlu, çocukların atölyelerde etkinlikleri katılabileceklerini kaydetti. "Yaylalarda gözlem şenlikleri yapacağız" Merkezde bir gözlemevi bulunduğunu belirten Zorlu, içerisinde yerleşik olarak yer alan T35 teleskop bulunduğunu ifade etti. Merkezde ayrıca mobil olarak kullanılabilen 2 gece gözlem teleskobu ile bir güneş teleskobunun yer aldığını vurgulayan Zorlu, "Bu mobil teleskopları almaktaki amacımız; hem merkezimize gelmeyen çocuklara okullarını ziyaret ederek gözlem yaptırmak, hem de mevsimin uygun ve ışık kirliliğinin az olduğu dönemlerde, özellikle de yaylalarda gözlem şenlikleri gerçekleştirmek. Önümüzdeki aylarda yaylalarda gözlem şenlikleri yapacağız. Muhtemelen ilk şenliğimizi de Darısekisi Örnek Köyü’nde gerçekleştireceğiz" diye konuştu. "Dünyadaki en kompakt bilim merkezlerinden biri" İklim ve Çevre Bilim Merkezi projesinin sonlandığında 120 deney düzeneğine sahip olacağını belirten Zorlu, “Sona geldik. Hem deney deneklerimizin tamamı hem de atölyelerimiz eklendiği zaman bilim merkezimiz oldukça kapasiteli bir hale gelecek. Burası dünyadaki en kompakt bilim merkezlerinden biri. Yani bir rota içerisine girdiğinizde birbiriyle uyumlu, etkileşimli deney düzeneklerini hızlıca gezebiliyorsunuz. Bu açıdan da oldukça önemli bir örnek teşkil ediyor" dedi. Çocuklar ve aileleri etkinlikten memnun ayrıldı Etkinliğe katılan 11 yaşındaki Dora Mireş, ayı gözlerken heyecanlandığını dile getirerek, ileride bilim insanı olmayı istediğini kaydetti. Öğrencilerden Mehmet Temizsoy da özellikle ayın kraterlerine bakarken Atatürk kraterini de gördüğünü ifade etti. Uzayı çok merak ettiğini vurgulayan Selman Emir Yılmaz ise "Büyüyünce uzay bilimci olmak istiyorum" ifadesini kullandı. Oğluyla etkinliğe katılan Sümeyra Şeyho, organizasyondan memnun kaldığını belirtirken, İzdihar Mireş de internetten ve kitaplardan gördükleri ayı yakından gözlemlemenin güzel bir duygu olduğunu kaydetti.
14 Haziran 2024 Cuma - 16:54
Teknoloji tutkunları, yapay zekaya tek tuşla ulaşabilecek
Casper Nirvana, teknoloji tutkunlarının yapay zekayı daha etkin ve verimli kullanabilmesi için Türkiye’de bir ilke imza atıyor. Microsoft iş birliğinde Casper Nirvana X600 dizüstü bilgisayarlara Microsoft Copilot tuşu entegre eden Casper, teknolojiseverlerin yapay zekanın sunduğu ayrıcalıklara tek tuşla ulaşmasını sağlıyor. Günlük hayatı ve iş süreçlerini kolaylaştıran çözümler sağlayan yapay zeka platformları, teknolojinin gelişimi için önemli avantajlar sunuyor. Kullanıcıların verimliliğini artıran yapay zeka, kişilerin zamanlarını daha stratejik görevlere ayırmasına sağlıyor. Dünyadaki son teknolojileri eş zamanlı olarak sunma misyonuyla hareket eden Türkiye’nin teknoloji markası Casper, Microsoft iş birliğinde Casper Nirvana X600 bilgisayarına Microsoft Copilot’u tek dokunuşla aktif etmeyi sağlayan bir komut tuşu ekledi. Türkiye’de ilk kez Casper Nirvana X600’de bulunan bu özellik ile teknolojiseverler, bir ürün almadan önce benzer ürünleri araştırma, karşılaştırma, etkileyici bir davet yazısı ve sunum oluşturabilme gibi birçok kolaylığa hızlı bir şekilde ulaşım sağlayabilecek. Bilgisayarınızla konuşun, Microsoft Copilot görevleri yerine getirsin Microsoft’un yeni platformu Microsoft Copilot, verilen kelimeleri güçlü üretkenlik araçlarına dönüştüren üretken yapay zeka (Generative AI) sayesinde, Casper kullanıcılarına doğal bir dilde istediklerini sorabilme ve görevleri oluşturabilme becerisi sağlıyor. Microsoft Copilot, dünyanın dört bir yanındaki bilgileri tutarlı bir şekilde bir araya getirerek akıcı, samimi ve güçlü argümanlarla desteklenebilen bir çıktı haline dönüştürebiliyor. Microsoft, Copilot platformu sayesinde artık basit bir taslak veya ipucuyla dahi talep edilen görevleri, trend gelişmelerle harmanlayarak kullanıcıların beğenisine sunabileceği bir dönemi müjdeliyor. Alışverişe çıkmadan önce Microsoft Copilot’tan öneri alın Casper Microsoft 11 ön-yüklü bilgisayarlarda gelen Microsoft Copilot, bir ürünü satın almadan önce araştırma için ayrılan zamanı kısaltıyor. İhtiyaç duyulan bilgileri birden fazla web sitesinden derleyen Microsoft Copilot, kullanıcıların en iyi ürünü en doğru fiyatla seçmesine yardımcı oluyor. Çocuklar için doğum günü partisinden herhangi bir kutlama mesajı oluşturmaya kadar kullanıcılara destek sağlayan Microsoft Copilot, farklı metin önerileri ile gerekli aksiyonları alıyor. Microsoft Copilot ile artık kişisel bir asistanınız var Casper Microsoft 11 ön-yüklü bilgisayarlarda sunulacak Microsoft Copilot ile dijital bir kişisel asistana sahip olmak hayal olmaktan çıkıyor. Microsoft Copilot’ın kenar çubuğunda bir kez açılması ile iş hayatında daha başarılı ve verimli olmanın da kapıları aralanıyor. Projelerin daha hızlı bitirilmesini, az zamanda daha çok iş yapılabilmesini, fikir ve metot önerileri alınabilmesini sağlayacak Microsoft Copilot ile daha önemli ve acil işler için kullanıcılara daha çok zaman kalıyor. “Modern teknolojiyi daha erişilebilir kılacak” Microsoft Copilot tuşunun Türkiye’de ilk kez Casper Nirvana bilgisayarlarda yer almasını değerlendiren Casper Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman, “Teknolojik gelişimin hız kazandığı bir çağda Casper, kullanıcılarına en yeni ve etkili teknolojik deneyimleri ilk olarak sunma misyonunu üstlenmiş durumda. Bu kapsamda, Microsoft ile işbirliği yaparak Casper Nirvana X600 modelimizde gerçekleştirdiğimiz Microsoft Copilot komut tuşu entegrasyonunu kullanıcılarımıza duyurmaktan heyecan duyuyoruz. Yeni komut tuşu ile Casper Nirvana X600, yapay zeka ile daha hızlı ve etkileşimli olacak. Kullanıcıların Microsoft Copilot’a daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilmesi, proaktif bir dijital çalışma ortamı sağlamak adına atılmış önemli bir adım. Microsoft Copilot’un sunduğu doğal dilde kullanılabilen teknolojisi ve günlük görevlerde kişisel destek sağlama yeteneği, kullanıcılarımızın bilgisayarlarını daha etkin kullanmalarını, verimli çözümler üretmelerini sağlayacak. İlk olarak Casper Nirvana X600’de başlattığımız bu yenilik, yakın zamanda tüm Nirvana bilgisayarlarda da aktif hale gelecek. Bu gelişme, Casper kullanıcılarının dijital deneyimini daha etkin bir şekilde yönetmelerine olanak sağlayarak modern teknolojiyi günlük kullanımlar için daha erişilebilir kılacak” açıklamalarında bulundu.
14 Haziran 2024 Cuma - 14:22
Bilim Yunusemre Robot Şenliği’nde ilgi odağı oldu
Salihli Belediyesi’nin destekleriyle bu yıl ilk kez düzenlenen Robot Şenliği’nde Bilim Yunusemre’nin tasarladığı robotlar şenliğe katılanların ilgi odağı oldu. Salihli’nin Kabazlı Mahallesi’nde düzenlenen Robot Şenliği’nde Bilim Yunusemre, Yunusemre DENEYAP Atölyeleri ve birçok teknoloji firması stant açtı. Robot Şenliği’nde öğrenciler, etkinliğe katılan davetlilere projelerini tanıttı, firmalar sunum yaptı. Şenlikte öğrencilerin tasarlayıp, geliştirdiği birbirinden ilginç robotlar sergilenirken; Bilim Yunusemre çizgi izleyen robot, FTC Robot, İHA’lar, akıl zeka oyunları ve güneş gözlem etkinliği ile ilgi odağı oldu. Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu da Bilim Yunusemre standında ziyaret ederek FTC Robot ve Eğitici Mini Torna Makinesi’ni deneyimledi. Birçok farklı takımın tasarlandığı robotlarını sergilediği şenlik, ziyaretçiler tarafından beğeni topladı.
14 Haziran 2024 Cuma - 13:28
Yapay zeka ile pamuk verimini artıracak buluşa patent
Yaşar Üniversitesi ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş.’nin paydaşı olduğu ve pamukta sürdürülebilir verimlilik sağlamaya yönelik yapay zeka temelli “Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi” adlı yazılım, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli’nin imzasını taşıyan buluş sayesinde yapay zeka ile pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve riskler azalacak. Yaşar Üniversitesi ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş.’nin ortak başvuru sahibi olduğu “Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi” pamuk çeşitlerinin verim potansiyelini tahmin etmek, ıslah çalışmaları yapmak ve sürdürülebilir verim sağlamayı amaçlıyor. Ulusal ve uluslararası alanda tarım sektörüne büyük katkı sağlayacak olan yapay zeka temelli yazılım ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ünlütürk şunları söyledi: ”Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, özellikle pamuk üretiminde daha hızlı, maliyet etkin ve doğru verim tahmini yapabilme olanağı sunuyor.” Tarımda dijital dönüşümün önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Ünlütürk, “Yapay zekanın kullanımı, tarımda dijital dönüşümün bir parçası olarak yenilikçi teknolojilerin kullanımının, tarımsal üretim süreçlerini nasıl optimize edebileceğini göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır” dedi. 4 yıllık çalışma “Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi” nin 4 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu dile getiren Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli de Tarım sektörüne yeni bir yön verecek olan yöntemin geliştirilme sürecini şöyle özetledi: “Pamuk, fiziksel hasadı maliyetli bir üründür. Ayrıca, verim ve lif kalitesi performansları açısından analizi, tohum şirketleri için önemlidir ve üstelik pamuk çeşitlerinin verim potansiyelini tahmin etmek, ıslah çalışmalarında kritik bir aşamadır. Geleneksel yöntemler hem zaman alıcı hem de maliyetli. Bu nedenle, yüksek çözünürlüklü saha görüntüleri kullanarak, insansız hava araçları (İHA) ve yapay zeka (YZ) teknolojileri ile otomatik verim tahmin sistemlerinin geliştirilmesini hedefledik. İzmir Torbalı’daki MAY Tohum Araştırma ve Geliştirme İstasyonu’nda tarla denemeleri yapıldı. İHA, Mika Sense Red Edge kamera kullanılarak renkli görüntüler toplandı. Toplanan yüksek çözünürlüklü görüntüler işlenerek, pamuk bitkilerinin farklı özellikleri belirlenmeye çalışıldı. Pamuk verimi ile ilgili önemli özellikleri yakalayan yapay zeka modelleri geliştirildi. Bu modeller, pamuk verimini gram cinsinden tahmin edebilecek şekilde eğitildi. Yapay zeka, pamuk verimiyle ilgili önemli özellikleri görüntülerden etkili bir şekilde yakalamayı başardı.” Rekabet avantajı Prof. Dr. Ünlütürk, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin kombinasyonunun, tarımsal uygulamalarda verim tahmini ve yönetimi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, “Türkiye bu konuda öncü olabilir. Yapay zeka ve tarımın dijitalleşmesi uluslararası alanda bize ciddi bir rekabet avantajı sağlayabilir. Çünkü, firmalar halen klasik yöntemleri kullanmayı tercih ediyorlar. Henüz yapay zekayı kullanmıyorlar” diye konuştu.
14 Haziran 2024 Cuma - 10:50
Games for Change Türkiye, faaliyete başladı
Dünyadaki sorunlara yönelik dijital oyunlarla farkındalık oluşturmayı amaçlayan Games for Change platformu artık Türkiye’de BAU çatısı altında faaliyet gösterecek. Bahçeşehir Üniversitesi Oyun Laboratuvarı (BUG Lab), platformun Türkiye şubesi olarak çalışmalarına başladı. Bahçeşehir Üniversitesi Oyun Laboratuvarı, iklim krizinden toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, kültürel mirasın korunmasından hayvan haklarına kadar dünyadaki sorunların çözümüne yönelik dijital oyunlar üreterek sosyal farkındalık oluşturmayı amaçlayan New York merkezli uluslararası Games for Change platformunun Avrupa’daki ilk şubesi oldu. Games for Change Türkiye, oyunların sosyal etki oluşturmadaki dönüştürücü gücünü paylaşarak konuyla ilgili paydaşları buluşturacak. Games for Change Türkiye’nin tanıtımı, Bahçeşehir Üniversitesi’nde düzenlenen BUG Lab Oyun Kuluçka Merkezi (TEKMER) “Demo Günü” etkinliğinde BAU Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı ve BUG Lab Kurucu Direktörü Doç. Dr. Güven Çatak tarafından gerçekleştirildi. BUG Lab TEKMER’in ön inkübasyon programından mezun olan oyun girişimcilerinin ekiplerini ve projelerini sunduğu “Demo Günü”nde konuşan Çatak, Games for Change’in içerisinde yer almanın önemine vurgu yaptı. “Dünya çapında büyük bir ekosistem” Doç. Dr. Güven Çatak, Games for Change’in dünya çapında önemli bir yapı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Biz yeni bir maceraya adım atıyoruz. Bahçeşehir Üniversitesi ve BUG Lab olarak Games for Change Türkiye şubesi olduk. Games for Change New York merkezli dünya çapında faaliyet gösteren çok önemli bir platform. Bu yıl 20’nci yılına giren Games for Change, oyunların değiştirici, dönüştürücü gücü üzerine çalışan; dünya sorunlarından, eğitime, sağlığa ve kültürel mirasa kadar sosyal etki ve farkındalık odaklı oyun projelerinin geliştirilmesine önayak olan, kabaca eğlence sektörü dışında kalan her türlü oyun alanıyla uğraşan bir platform, bir şemsiye yapı. Bu anlamda dünya çapında çok büyük bir ekosistemden bahsediyoruz. Akademiden sivil toplum kuruluşlarına, devlet kurumlarından, oyun ve teknoloji firmalarına kadar birçok paydaşın içinde olduğu ve desteklediği dünyaya yayılmış bir organizasyondan bahsediyoruz.” Başarının arkasında emek var Games for Change Türkiye şubesinin alanla ilgilenenler için yepyeni ve global fırsatlar oluşturacağına inandığını dile getiren Çatak, Avrupa’daki ilk şube olmalarının tesadüf olmadığını,12 yıllık çalışmalarının ve son yıllarda gerçekleştirdikleri etkinliklerle verilen emeklerin bu başarıyı getirdiğini vurguladı. Doç. Dr. Güven Çatak, “2022 ve 2024’te ilkinde iklim krizi, kadını güçlendirme, bilgi kirliliği, 2024’te deprem üzerine hekatonlar (hackathon) ve bootcamplar düzenledik. Yine başka bir etkinlikte göçmenlerin entegrasyonu üzerine bir hekaton yapmıştık. Pandemide gerçekleştirdiğimiz bir projede gençlerle birlikte çalışarak yine iklim krizi üzerine Reboot Earth adlı bir oyun geliştirdik. AB projeleri kapsamında engellilerin sosyalleşmesi üzerine oyunlar geliştirdik. Avrupa’daki oyun sektörü eğitimi nasıl olmalı üzerine proje yaptık. Sadece bunlar da değil, daha birçok çalışmamız var” dedi. Yapılacak çalışmaları anlattı Games for Change Türkiye olarak yapacakları çalışmalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Güven Çatak, “Merkezde Türkiye olmak kaydıyla, komşu ülkeler ve bölgelere de açılarak, oyunların sosyal etki oluşturmadaki dönüştürücü gücünü paylaşan ve ilgili paydaşları buluşturan bir kesişim kümesi oluşturacak. Bu yolculuğa üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, teknoloji ve oyun firmaları, araştırmacılar, eğitmenler, akademisyenler, dernekler, vakıflar ve ilgili devlet birimleri katılarak bir imece ortamı kurgulanacak. Özellikle bağımsız oyun ve XR geliştiricileri ile yakın çalışılarak, onların bu yapılanmada aktif rol oynaması için gerekli şartlar sağlanacak ve özellikle yepyeni kariyer ve girişim fırsatları oluşturacak. Games for Change Türkiye şubesi için yine bir topluluk oluşturarak yola çıkacağız” diye konuştu.
14 Haziran 2024 Cuma - 10:10
Yiyeceklerin beyinde oluşturduğu tepkiyi araştırıyor
Mersin Üniversitesi’nde (MEÜ) yürütülen proje ile elde edilecek sonuçlara göre kağıt, çamur yeme gibi rahatsızlıkların teşhis ve tedavisinin yanı sıra çocukların bazı şeyleri neden yemek istemedikleri araştırılacak. Doktorasını Hollanda’da Utrecht Üniversitesi’nde yapan, ABD’de Yale Üniversitesi’nde 13 yıl çalışan MEÜ Tıp Fakültesi Anatomi Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Maria Veldhuizen, beyindeki tat ve koku algısının ardından şimdilerde yiyeceklerin beyindeki görsel algısını araştırıyor. Veldhuizen’in yürütücülüğünü, Bilkent Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Burcu Ayşen Ürgen’in danışmanlığını yaptığı "Nesne mi, yoksa pasta mı? İnsan beyninde görsel ventral akıştaki son zamanlarda keşfedilen yiyecek resimlerine özel aktivasyon gösteren bölgenin incelemesi" başlıklı 1001 proje, Türkiye’de bu konuda yapılan ilk proje olma özeliği taşıyor. Projede ayrıca Bilkent Üniversitesi lisans üstü öğrencisi Sümeyra Nur Doğan ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi lisans üstü öğrencisi Gizem Özenli bursiyer olarak görev alıyor. Üniversitede çalışmalarını sürdüren Veldhuizen, geçen yıl Aralık kabul edilen projenin iki yıl süreceğini söyledi. Çalışmanın sonucunda elde edilen bilgiler doğrultusunda görüntü ile yemek isteği arasında beyinde bir yansımanın ortaya çıkacağını belirten Veldhuizen, bu durumun da çocuklarda yememe isteğine çıkarımda bulanabileceğini ve sağlıklı yiyecekleri çocuklar için daha çekici hale getirmeye katkı sağlayacağını ifade etti. Veldhuizen, ayrıca çalışmanın kağıt, çamur yeme gibi rahatsızlıkların teşhisi ve tedavisine de yardımcı olacağını kaydetti. "Yiyecek görsellerine özelleşmiş bir alanı araştırmayı planlıyoruz" Veldhuizen, başlarda tat ve koku algısını incelediğini, şimdilerde ise görsel algı üzerine yoğunlaştığını söyledi. Bunu, insanlara ’nasıl algıladıklarını’ sorarak ya da beyindeki tepkilere bakarak yaptıklarını anlatan Veldhuizen, şöyle devam eti: "Bu yiyecek ne kadar tatlı? Ne kadar hoşunuza gidiyor. Yiyecekleri algılarken kalp atış hızınız artıyor mu? Yiyecek yerken gözlerinizi daha fazla mı kırpıyorsunuz? Burada insan vücudu ve beyin tepkilerine bakıyoruz. Şimdiye kadar, beyindeki tepkiler çoğunlukla tat ve koku gibi alanlar üzerine yoğunlaşmıştı. Ancak son zamanlarda, yiyecekleri beyindeki görsel alanlarda nasıl algıladığımıza dair artan bir ilgi var. Biz de son zamanlarda keşfedilen ve yiyecek görsellerine özelleşmiş bir alanı araştırmayı planlıyoruz. Bu alanda bir yanılsama ile araştırma yapacağız. Kullanacağımız yanılsama, hiper-gerçekçi kekler olacak. Bunları muhtemelen Instagram videolarından biliyorsunuzdur; bir çanta, ayakkabı ya da oyuncak gibi bir nesne görürsünüz, bir bıçak gelir ve o nesneyi keser. Meğerse o nesneler çanta ya da ayakkabı değil; aslında bir kektir." "Beyindeki tepkileri gözlemleyeceğiz" İnsan beyninde görsel inceleme işlemini gerçekleştirmek için özelleşmiş bölgeler olduğunu ifade eden Veldhuizen, bu bölgelerin bazıları nesnelerin renklerini ve şekillerini algılamaktan sorumluyken, bazı bölgelerin ise sıkça karşılaşılan spesifik nesne kategorilerini algılamak için özelleşmiş olduklarını belirtti. Veldhuizen, şöyle devam etti: "Yenilebilir olmayan aşırı gerçekçi pasta videolarında, nesnenin pasta olduğu, nesne dilimlendikten sonra ortaya çıkar. Biz de aşırı gerçekçi pasta videolarını kullanarak, bir nesnenin aslında bir pasta olduğu ortaya çıktığında beyindeki tepkilerini gözlemleyeceğiz. Bu videoları, aynı nesne kesilmeye çalışılıp kesilmeyen yani nesne olarak kalan kontrol videoları ile karşılaştıracağız. Örneğin, bir video Rubik küpünün aslında dilimlenebilir bir pasta olduğunu gösterebilir. Eğer yiyecek bölgesi bu şaşırtıcı kategori değişimlerine aktivasyon gösterirse, benzer videoları kullanarak bazı insanların neden bazı yiyecekleri yenilebilir olarak kabul etmediklerini anlayabiliriz.” "Birçok çocuk yeşil sebzeleri yemek istemez" Şu anda projede kullanacakları videoları hazırlama aşamasında olduklarını belirten Veldhuizen, bu videolar için gerçek kekler ya da bilgisayar simülasyonlarından yapılmış kek videoları kullanacaklarını ifade etti. Veldhuizen, "Bu projede amacımız, yiyecek alanında net tepkiler elde edebilmek. Örneğin yiyecek olmayan şeyleri yiyen insanları incelemek. Bazı insanlar kağıt ya da çamur yer. Bu çok sağlıksız ve tehlikelidir. Çalışma ile yiyecekleri tanıyamama sebebini belki anlayabiliriz. Ayrıca, pek çok yeni ve farklı yiyeceği yemek istemeyen çocuklar için bu sonuçlar faydalı olabilir. Çünkü birçok çocuk yeşil sebzeleri yemek istemez. Bu çalışmanın, beyin tepkilerinin nasıl farklı olabileceğini anlamamıza yardımcı olabileceğini umuyoruz" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder