TEKNOLOJİ
Van Gölü Havzası’nın sismik risk haritası çıkarıldı 31 Mart 2026 Salı - 10:34:48 Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Van Gölü Havzası’ndaki fay hatlarını inceleyerek, kısa vadede bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem öngörmediklerini ancak zemin yapısının zayıflığı nedeniyle tedbirli olunması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin deprem gerçeğiyle en sık yüzleşen şehirlerinden biri olan Van, çok sayıda fay hattının buluştuğu bir noktada yer alıyor. Uzmanlar, yerin altındaki hareketliliği her an takip ederken, özellikle şehir merkezinin zemin yapısı dikkat çekiyor. Van’ın büyük bir bölümü, geçmişte göl sularının çekilmesiyle oluşan yumuşak bir toprak yapısına sahip olmasıyla risk oluşturuyor. Kayalık bölgeler sarsıntıyı daha az iletirken, Van şehir merkezi gibi yumuşak zeminli yerlerde yapı güvenliği hayati önem taşıyor. "Gölün doğusu batısına göre daha yüksek stresli görünmektedir" Konuya ilişkin konuşan Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Van Gölü çevresinde çok sayıda aktif fay hattı bulunduğunu ve özellikle gölün doğu kısmında daha yüksek bir enerji birikimi gözlemlediklerini belirtti. Birçok farklı bilimsel veriyi birlikte analiz ettiklerini ifade eden Alkan, "Van Gölü ve civarına baktığımızda gölün çevresinde birçok fay ve fay zonu bulunmaktadır. Özellikle gölün doğusuna baktığımızda kuzeyde Çaldıran, güneyde Hasan Timur, Başkale ve Saray fay zonları bizim için oldukça önemlidir. Bu zonlar aynı zamanda doğuya doğru İran içerisine giren Hoy ve Salmas gibi fay zonlarıyla da etkileşim halindedir. Yaptığımız çalışmalardan elde ettiğimiz sonuçlara göre, tek bir parametreden değil de birden çok parametreyi hesaplayıp o parametreler üzerinden bir değerlendirme yapmaya çalışıyoruz ki doğru olan yöntem de budur. Birden çok parametreyi hesapladığımızda, gölün doğusu göreceli olarak batısına göre daha yüksek stresli görünmektedir. Biz bunları Coulomb stres parametresi, B değeri değişimi, sismik durgunluk, RIPI skor algoritması, depremlerin derinlikleri, odak mekanizması çözümleri ve depremlerin yıllara göre dağılımı gibi birçok parametreden faydalanarak belirliyoruz" dedi. "7’den büyük bir deprem beklemenin doğru bir öngörü olmadığını gördük" Geçmişteki büyük depremlerin tekrarlanma süreleri dikkate alındığında, kısa vadede Van Gölü ve civarında 7’den büyük bir deprem beklemenin doğru bir yaklaşım olmayacağını dile getiren Alkan, "Yakın zamanda büyük depremlerin olmasıyla ilişkili olarak geri dönüşüm ve tekrarlama periyotlarını hesapladığımızda, kısa vadede Van Gölü ve civarında 7’den büyük magnitüdlü bir deprem beklemenin doğru bir öngörü olmadığını gördük. Tabii ki bu durum önlem almayacağımız anlamına gelmez; çünkü büyük depremlerin belli bir geri dönüşümü, fayların göreceli hareketlerine göre de bir enerjinin birikmesi ve boşalması durumu vardır. Burada asıl dikkat etmemiz gereken konu, Van şehir merkezi ve civarının, yani Van Gölü havzasının jeolojisidir. Şehir merkezinin özellikle göle yakın kısımlarında göl çökelleri dediğimiz kalın alüvyal sedimanter birimler mevcuttur. Edremit ilçesinden batıya gittiğinizde metamorfik, yani daha sağlam bir yapı varlığından bahsedebiliyoruz. Erciş ve civarına baktığınızda ise göle yakın yerlerde yumuşak birimler varken, uzaklaştıkça volkanizmanın arttığını görüyoruz. Dolayısıyla şehir merkezi ve civarında çok sağlam olmayan bir zemine sahibiz. Ancak güncel deprem yönetmeliğini dikkate alarak yapılarımızı bu şekilde inşa ettiğimizde, bu sorunun da üstesinden gelmiş oluruz" diye konuştu.
31 Mart 2026 Salı - 10:25 Müslüm Gürses’in hologramı, 5G teknolojisi sayesinde sanatçılarla düet yaptı Türk Telekom, yenilikçi teknolojilerdeki rolüyle Türkiye’yi geleceğe taşımaya devam ediyor. Güçlü fiber altyapısı, uzun yıllardır sürdürdüğü 5G odaklı yatırımları, Ar-Ge çalışmaları, milli 5G ekosistemini büyüten stratejik adımları ve saha uygulamalarıyla yeni döneme güçlü bir giriş yapmaya hazır olan Türk Telekom, 1 Nisan’da kullanıma sunulacak 5G teknolojisine dair vizyonunu Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleştirilen 5G gala gecesinde kamuoyuyla paylaştı. "Herkes için 5G" vizyonuyla müşterileri için eşit bir dijital gelecek inşa etmeyi hedefleyen Türk Telekom, 81 ili uçtan uca bağlayan güçlü fiber altyapısı, 5G’de kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonları, abone başına en yüksek 5G kapasitesi ve müşteri deneyimi odaklı mobil stratejisiyle 5G deneyimini Türkiye’nin her köşesinde herkes için sunmaya hazır olduğunu duyurdu. 5G’nin sunduğu ultra düşük gecikme, yüksek hız ve eş zamanlı bağlantı özelliklerinden faydalanarak hologram teknolojisi sayesinde bir ilke imza atan Türk Telekom, hayatını kaybeden sanatçı Müslüm Gürses’i sahneye taşıdı. Yapay zeka aracılığıyla daha önce hiç söylemediği yeni şarkılara ses veren Müslüm Gürses’in 5G tabanlı hologramı birbirinden önemli sanatçılarla birlikte konser verdi. "5G herkes için geliyor" 5G gala gecesinde yaptığı konuşmada, asırları aşan köklü mirasın omuzlarına yüklediği tarihi sorumluluğa ve 5G’nin Türkiye için bir teknoloji geçişinden çok daha fazlası olduğuna dikkat çeken Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "186 yıl öncesinde uzakları yakın kılmak amacıyla başlayan hikayemiz Türkiye’yi geleceğe ulaştırma şiarıyla devam ediyor. Bu toprakların hafızasını, kültürünü ve tarihini genetik kodlarında taşıyan bir kurum olarak dijital geleceği bu zengin miras ve teknoloji birikimimizle inşa ediyoruz. İlmek ilmek oluşturduğumuz dijital omurgayla Türkiye’nin her bir hücresine dokunan Türk Telekom olarak, bugün sadece yeni bir teknolojiye geçiş yapmakla kalmıyor, ülkemizi geleceğe taşıma yolunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Sağlıkta erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, üretimde verimlilik ve enerjide tasarrufa imkan sağlayan 5G teknolojisinin bir bağlantı hızının ötesinde ekonomik ve sosyal ilerlemeyi hızlandıracak itici bir güç olduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin dijital dönüşümü için 2005’ten bu yana 23 milyar doları aşan yatırım yaptık. Son dört yıldır ise sektörün yatırım lideri olarak ülkemizi yenilikçi teknolojilere hazırlayarak dijital dünyanın inşasında emin adımlarla ilerliyoruz. Yıllardır yatırımlarımızı ve çalışmalarımızı bu bilinçle 5G uyumlu olarak gerçekleştirdik. Sağlıktan sanayiye, tarımdan spora ve kültür sanata farklı alanlarda öncü 5G kullanım senaryolarını hayata geçirdik. Yarım milyon kilometreyi aşan fiber altyapımız 5G’nin yüksek veri taşıma kapasitesinin en büyük teminatı olurken, 5G’nin can damarı olan fiberle bağlı istasyonu oranında dünya genelinin 2030 hedeflerini şimdiden aşmış bulunuyoruz. 81 ilin her köşesine uzanan fiber ağımız, yaygın 5G altyapımız, 5G uygulamalarındaki deneyimimiz, yüzde 61’ini fiberle bağladığımız LTE baz istasyonlarımız ve 5G’de sahip olduğumuz müşteri başına en yüksek kapasiteyle herkes için en kapsayıcı 5G deneyimini sunmaya hazırız. "Herkes için 5G" vizyonumuzla dijital uçurumları kapatmayı ve teknolojiyi bir lüks olmaktan çıkararak milli egemenliğin üzerinde yükseldiği sarsılmaz bir temel haline getirmeyi hedefliyoruz. Köklerimizden aldığımız güç, yenilikçi vizyonumuz, uzman mühendislerimiz ve yüksek teknoloji birikimimizle ülkemizi daha güçlü yarınlara taşımak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "Mobildeki yükselişimiz 5G döneminde de sürecek" Mobildeki yükseliş ivmesini 5G döneminde de sürdürmeyi hedeflediklerini belirten Ebubekir Şahin, "Mobil alandaki gücümüzü ve başarılı stratejimizi 2025 yılındaki başarılı sonuçlarla taçlandırdık. Yılı tarihin en yüksek net abone kazanımı ile tamamladık ve mobil numara taşıma pazarında dört yıl üst üste en çok tercih edilen operatör olduk. Müşteri deneyimi odaklı uzun vadeli stratejimiz ile bu alanda büyümeyi sürdürürken, BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) 2025 üçüncü çeyrek verilerine göre mobil sektörde sıralamayı değiştirerek tarihi bir başarıya imza attık. 5G’deki güçlü kapasite konumumuz ve yapay zeka destekli müşteri deneyimi yönetimi ile mobildeki yükseliş ivmemizi yeni dönemde de sürdürmeyi hedefliyoruz. Proaktif bir anlayışla müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik ürün ve teklifler tasarlamaya ve her temas noktasında müşterilerimize değerli hissettiren bir dijital ekosistem sunmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "5G alanında 70’in üzerinde uluslararası patentimiz bulunuyor" 5G’de milli çalışmalara odaklandıklarını belirten Ebubekir Şahin, "Ülkemizin teknolojide dışa bağımlılığını azaltmak ve küresel teknoloji liginde üst sıralara taşımak adına, Ar-Ge çalışmalarımızın yanı sıra milli çözümler üreten firmalara yatırım yapıyoruz. Milli ekosistemimizi güçlendirecek iş birlikleri ve projeleri hayata geçirerek ülkemizi ileriye taşıyacak her hamleye Türk Telekom imzasını atıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı 5G odaklı ‘Teknoloji ve İnovasyon Merkezi’ni açılışını gerçekleştirdik. Bir telekomünikasyon şirketi olmanın ötesinde dijital geleceğin mimarı olarak 2025 yılında 921 milli patent başvurusu ile dijital dönüşüme liderlik etmenin gururunu yaşıyoruz. Ülkemizin yüksek teknoloji ihraç etme hedefine katkı sunmak amacıyla çalışmalar yürüten grup şirketlerimiz Argela ve Silikon Vadisi’ndeki iştiraki Netsia’nın 5G alanında 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor" dedi.
31 Mart 2026 Salı - 09:30 Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dönmez: "Yapay zekâ insanları tembelleştirebilir ama doğru kullanılırsa güçlü bir asistan" Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve illüstrasyon sanatçısı Adem Dönmez, yapay zekânın insanları tembelleştirip tembelleştirmediği yönündeki tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde sıkça gündeme gelen yapay zekâ konusuna değinen Dönmez, teknolojinin kullanım biçimine göre farklı sonuçlar doğurduğunu belirtti. Yapay zekâyla ilk kez tanışan ve temel çizim eğitimi olmayan kişiler için tembelleştirici bir etki söz konusu olabileceğini ifade eden Dönmez, buna mukabil el çizimi pratiği bulunan ve bu alışkanlığını sürdüren kişiler için aynı durumun geçerli olmadığını söyledi. Özellikle gençler açısından bu durumun risk oluşturabileceğine dikkat çeken Dönmez, oyun sektöründe faaliyet gösteren bazı firmaların işe alım süreçlerinde değişikliğe gittiğini aktardı. Daha önce dijital portfolyolar üzerinden yapılan değerlendirmelerin yerini, yalnızca kurşun kalem ve beyaz kağıtla yapılan çizim sınavlarının aldığını belirten Dönmez, bu uygulamayla adayların temel becerilerinin ölçüldüğünü ifade etti. Dönmez, "Portfolyosu güçlü görünen bazı adayların, temel çizim becerilerinde yetersiz kaldığı gözlemleniyor" dedi. Yapay zekânın hayatımıza beklenenden daha hızlı adapte olduğunu vurgulayan Dönmez, bu teknolojinin sunduğu sonuçların ise hâlâ tartışmaya açık olduğunu dile getirdi. Konuya ilişkin birçok deney yapıldığını belirten sanatçı, kendi çalışma yönteminde yapay zekâyı doğrudan bir üretim aracı olarak kullanmadığını ifade etti. "Yapay zekâyı asistan olarak kullanıyorum" Yapay zekâyı daha çok bir yardımcı araç olarak değerlendirdiğini belirten Dönmez, "Farklı eskizler ürettiriyorum, ardından içlerinden en uygun olanı seçerek kendi çalışmamı geliştiriyorum" diye konuştu. Gelecekte yapay zekânın en doğru kullanım biçiminin "asistanlık" olacağını ifade eden Adem Dönmez, bu süreci grafik tasarım yazılımlarının geçmişteki gelişimine benzetti. Adobe Photoshop ve Adobe Illustrator gibi programların ilk dönemlerinde oldukça sınırlı özelliklere sahip olduğunu hatırlatan Dönmez, yapay zekâ araçlarının da benzer bir gelişim sürecinden geçtiğini söyledi. Mevcut yapay zekâ teknolojilerinin daha çok amatör kullanıcılara yönelik gibi göründüğünü dile getiren Dönmez, daha gelişmiş sistemlerin yüksek maliyetlerle ya da sınırlı erişimle kullanılabildiğini belirtti. Yapay zekâya gereğinden fazla anlam yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Dönmez, "Şu anki haliyle çok yeterli değil" ifadelerini kullandı.
31 Mart 2026 Salı - 09:21 Dicle Elektrik’ten Kayapınar’a 917 milyon liralık altyapı hamlesi Dicle Elektrik, Diyarbakır’ın en hızlı büyüyen ilçelerinden Kayapınar’da elektrik altyapısını güçlendirmek için 2026 yılında 917 milyon liralık yatırım gerçekleştirecek. Dicle Elektrik Diyarbakır İl Müdürü Uğur Yaka, kent genelinde enerji altyapısını güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek, "Merkez dışındaki 9 ilçemizde elektrik altyapısını yüzde 100 oranında yeniledik. 2026 yılında en önemli yatırımlarımızdan birini ise gelişimini sürdüren Kayapınar ilçemize yapacağız" dedi. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, hızla gelişen yerleşim alanlarında altyapı yatırımlarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda Diyarbakır’ın merkez Kayapınar ilçesi, artan nüfusu ve genişleyen yerleşim alanları doğrultusunda şirketin öncelikli yatırım bölgeleri arasında yer alıyor. Kayapınar büyüdükçe yatırımlar artıyor Diyarbakır’ın en kalabalık ilçesi olmasının yanı sıra Türkiye genelinde 32 ilden daha fazla nüfusa sahip olan Kayapınar’da, elektrik altyapısı büyüme hızına paralel olarak güçlendiriliyor. 2013 yılındaki özelleşmeden bu yana geçen 13 yılda ilçeye toplam 3,8 milyar lira yatırım yapan Dicle Elektrik, 2026 yılı için planladığı 917 milyon liralık yeni yatırımla bölgedeki şebekeyi daha da modernize etmeyi hedefliyor. Dicle Elektrik Diyarbakır İl Müdürü Uğur Yaka, yaklaşık 2 milyon nüfusa sahip Diyarbakır’da abonelere kesintisiz ve kaliteli enerji sunmak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Yaka, "Şehrimizdeki şebekenin yenilenerek güçlendirilmesi için 2026 yılı dahil toplam yatırım tutarımız 20 milyar 818 milyon liraya ulaştı. Bu yatırımların 17,9 milyar liralık kısmını 2013-2025 yılları arasında tamamladık. Merkez dışındaki 9 ilçe merkezinde elektrik altyapısını yüzde 100 oranında yeniledik. 2026 yılında en önemli yatırımlarımızdan birini ise gelişimini sürdüren Kayapınar ilçemize yapacağız" ifadelerini kullandı. Yaklaşık 450 bin nüfusuyla birçok ili geride bırakan Kayapınar, Diyarbakır’ın modern yüzünü temsil ediyor. Yoğun göç alan ve sürekli genişleyen ilçede yeni yerleşim alanları hızla artarken, Dicle Elektrik de bölgenin enerji ihtiyacını kesintisiz karşılamak amacıyla yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor.
DENİB’in ’Genç Mucitleri’ Denizli’yi gururlandırıyor
12 Haziran 2024 Çarşamba - 15:54 DENİB’in ’Genç Mucitleri’ Denizli’yi gururlandırıyor Denizli İhracatçılar Birliği’nin (DENİB) düzenlediği "Genç Mucitler Aranıyor" yarışmasının birincileri, hazırladıkları projeyle dereceye girmeye devam ediyor. Denizli İhracatçılar Birliği tarafından bu sene 6.sı düzenlenen Genç Mucitler Aranıyor İnovatif Fikirler Yarışması’nın İnovatif Fikirler Lise Kategorisinde DENİB Özel Ödülünü almaya hak kazanan ODTÜ GVO Özel Denizli Anadolu Lisesi Öğrencileri Ayperi Alparslan, Ecrin Nur Demirtaş, Evrim Naz Nalbantoğlu Murat Saranlı ve Yağız Gökşin bu defa Genç Başarı Eğitim Vakfı’nın düzenlediği Gençbizz’de Türkiye 2.’si oldu. Proje yürütücüsü ve Danışman Öğretmen Vildan Balveren Sarıtaş önderliğinde Naoba projeleriyle Türkiye 2.si olarak Denizli’yi gururlandıran öğrencilerimizin geliştirdikleri yara bandı il sınırlarını aşarak ülke geneline yayılıyor. Öğrencilerimizin henüz genç yaşlarda, iş insanları mentorluğunda ve danışman öğretmenleri rehberliğinde girişimcilik ruhunu kazanmalarının önemine değinen DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu; “Genç Mucitler Aranıyor İnovatif Fikirler Yarışması’na katılan öğrencilerimizin girişimcilik yolculuklarını yakından takip ediyoruz. Başarılarının il sınırlarını aşmasına şahit olmak bizleri heyecanlandırıyor. Ekip olarak proje yürütmenin, takım olma becerisi geliştirmenin ileride iş hayatları için olumlu bir kazanım olduğunu düşünüyoruz. Çok yakın gelecekte genç arkadaşlarımız iş hayatında aramızda olacaklar. Donanımlı olmanın, genç yaşlarda kendini geliştirmenin, çeşitli projelerde yer almanın, eğitimi farklı programlarla zenginleştirmenin önemini farklarıyla bize yansıtacaklarına inanıyoruz. Yapay zekanın, inovasyonun, dijitalleşmenin ve teknolojinin konuşulduğu günümüz dünyasında yenilikçi düşünme tarzının henüz genç yaşlarda yerleşmesi gerekiyor. Danışman öğretmenlerinin elindeki kesiğin uzunca bir süre iyileşmediğini gözlemleyen öğrencilerin iyileşme hızında artış sağlayan, enfeksiyon önleyici ve yara izi önleyici Naoba Yara Bandını geliştirdiler. Geliştirdikleri yara bandıyla birçok ödüle layık görülüyorlar. Kısacası, ihtiyacı keşfettiler ilişkiyi yönetiyorlar” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Karagöz: “Yazılım ekosistemini genişletmek ve güçlendirmek istiyoruz”
12 Haziran 2024 Çarşamba - 12:55 Prof. Dr. Karagöz: “Yazılım ekosistemini genişletmek ve güçlendirmek istiyoruz” Bursa’yı yazılım denince akla gelen şehir haline getirmek istediklerini belirten Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, yazılım ekosistemini genişletmek ve güçlendirmek istediklerini söyledi. Bilişim Sektörü İş Adamları ve Profesyonelleri Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul ve yönetim kurulu üyeleri, ULUTEK Teknopark’ı ziyaret etti. Ziyaret sırasında, ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz ve ULUTEK yönetimiyle sektörün mevcut durumu ve geleceği hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. “Yazılım ekosistemini genişletmek ve güçlendirmek istiyoruz” ULUTEK’in ekosistemi genişletme ve kolektif üretkenliği artırma hedefleri üzerinde durulan toplantıda ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, "Bursa’yı yazılım denince akla gelen şehir haline getirmek istiyoruz. Teknoparkta bulunan yazılım firmalarımızla büyük bir ekosistem oluşturduk. Daha nitelikli şekilde bu ekosistemi genişletmek ve güçlendirmek istiyoruz. Yazılım vadisi projesi de Bursa’nın ulusal ve uluslararası alanda da tanınan bir teknoloji merkezi olmasını sağlama açısından çok önemli. Bu düşüncede destek ve görüşleri için İdris Doğrul ve BİSİAD Yönetimine teşekkür ederiz" dedi. BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul ise, Bursa’nın yazılım sektöründe sahip olduğu potansiyelin altını çizdi. Doğrul, "Yazılım sektörü hızla büyüyor ve Bursa’nın bu büyümede büyük bir payı olmalı. Yazılımdaki yerimiz Türkiye’nin yüzde 15’ini aşabilecek güce sahipken TOBB Yazılım Meclisi’ne göre yüzde 10’un altında. ULUTEK, bünyesinde bulundurduğu yazılım firmaları ve potansiyeliyle bu konuda stratejik bir konuma sahip. Bizler de yazılım firmalarının ULUTEK’te yer almasını daha cazip hale getirmeliyiz. Bu amaçla, teşvikler ve hibelerle güçlü yazılım firmalarının ortaya çıkmasını desteklemek istiyoruz. ULUTEK’te bulunan yazılım vadisi de bu noktada önemli rol oynuyor. Teknopark’ın da marka değerini artırarak, Bursa’yı yazılım alanında ulusal ve uluslararası düzeyde tanınan bir merkez yapma konusunda BİSİAD olarak bu sürece katkı sağlamaya hazırız" şeklinde konuştu.
Biruni Teknopark, inovatif projeleriyle büyüyor
12 Haziran 2024 Çarşamba - 11:13 Biruni Teknopark, inovatif projeleriyle büyüyor Biruni Teknopark Genel Müdürü Sezgin Erzan, 450 proje ile teknoloji dünyasına yeni bir soluk getirildiğini ifade ederek Türkiye’nin teknoloji haritasında parlayan bir yıldız olarak yükselmeye devam edeceklerini söyledi. Biruni Üniversitesi bünyesinde 2022 yılından bu yana faaliyet gösteren Biruni Teknopark’ın çalışmalarına yönelik bilgi veren Sezgin Erzan, 41 bin metrekarelik bir alanda teknolojinin sınırlarını zorlayarak yenilikçi fikirlerin gerçeğe dönüşmesine imkan tanıdıklarını belirtti. Erzan, bin 500 metrekarelik modern kuluçka merkezi alanıyla girişimciler için ideal bir başlangıç noktası sunulduğunu dile getirdi. “Firmalara uluslararası proje desteği” Teknopark faaliyetleriyle ilgili bilgi veren Erzan, “Teknopark bünyesinde 65’i kuluçka firması olmak üzere 300 teknoloji firması bulunmakta ve bu firmaların yürüttüğü 450 proje ile teknoloji dünyasına yeni bir soluk getirilmektedir. 2 bin 750 nitelikli Ar-Ge personeli ile donatılmış olan Biruni Teknopark, Türkiye’nin inovasyon ve teknoloji alanındaki lider konumunu pekiştirmektedir. Firmaların 35 ulusal ve uluslararası proje desteği ile de güçlü bir ekosistem oluşturulmuştur” dedi. “Genç yeteneklerin sektörle tanışmasına imkan sağlıyoruz“ Sözlerine devam eden Erzan, “Biruni Teknopark, girişimcilerin Ar-Ge faaliyetlerini destekleyerek iş fikirlerini projelere dönüştürmekte ve uygun fonları bulmalarına yardımcı olmaktadır. Buluşlarınızı ticari değere dönüştürmek ve fikirlerinizi koruma altına almak için gerekli tüm desteği sağlamaktadır. Akademik ve öğrenci girişimciliğini destekleyen Teknopark, kuluçka merkezi ve prototip atölyesi imkanlarıyla da girişimcilerin hayallerini gerçeğe dönüştürmelerine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, staj imkanları ile genç yeteneklerin sektörle tanışmasına ve deneyim kazanmasına imkan tanımaktadır” diye konuştu. Biruni Teknopark’ın geleceğin teknolojilerini bugünden şekillendirdiğini ifade eden Erzan, Türkiye’nin teknoloji haritasında parlayan bir yıldız olarak yükselmeye devam edeceğini söyledi.
Kaçak elektriğin önüne geçildikçe şebekeler güçleniyor
12 Haziran 2024 Çarşamba - 10:24 Kaçak elektriğin önüne geçildikçe şebekeler güçleniyor Dicle Elektrik, yatırımlarla desteklenerek kaçak elektrik kullanımının azaldığı bölgelerde, şebekelerin daha verimli çalıştığını duyurdu. Dicle Elektrik’ten yapılan açıklamada, bölgesinde 2013 yılında yüzde 76 olan kayıt dışı elektrik tüketimi, yatırımlar ve mücadeleler sayesinde yüzde 42’ye düşürüldü. Bu oran, dirençle karşılaşılmadığı için yatırımların önemli ölçüde tamamlandığı şehir merkezlerinde yüzde 17’lere kadar düşünce elektrik şebekeleri de daha verimli çalışmaya başladı. Bunun en bariz örneği şebekelerde ilk yıla göre yüzde 68 azalan arıza sayısı ve abone başına düşen bildirimsiz kesinti süresinin Siirt ve Batman gibi illerde ülke ortalamasının altına inmesiyle görüldü. Kesinti süresi Türkiye ortalamasının altına düştü Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, "Yapılan son ölçümlere göre Türkiye’de abone başına bildirimsiz kesinti süresi bin 170 dakika civarındayken bu süre, kayıp kaçak oranı il merkezinde yüzde 9.2, il genelinde ise yüzde 14.7 olan Siirt’te 610 dakikayla neredeyse ülke ortalamasının yarısına indirildi. Kayıp kaçak oranı yüzde 33.2’ye indirilen Batman il merkezinde ise bu süre bin 116 dakika ile yine Türkiye ortalamasının altına çekildi" dedi. "Özellikle şehir merkezlerinde yaptığımız iyileştirmelerle, şebeke verimliliğini artırarak kesinti sürelerini azalttık" diyen Arvas, şöyle konuştu: "Dağıtım bölgemizde gerçek anlamda bir değişim ve dönüşümü gerçekleştirmekte olduğumuzu artık görebiliyoruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile EPDK’nın yol haritalarında da belirtildiği gibi kayıp kaçak oranını düşürmeyi, bunu yaparken de yatırım ve ilave bakımlarla diğer dağıtım bölgeleri gibi normalleşmeyi arzuluyoruz. Bunun yanında da bölge insanımızın kayıp kaçak ile anılmadığı, ülkemizin diğer tüm bölgelerinde yaşayan insanlar gibi kaliteli ve kesintisiz enerjiyi hak ettiğini düşünüyoruz." Şehir merkezlerinde yaşanan bu olumlu gelişmelerin kırsal ve tarımsal bölgelerde de gerçekleşmesini hedeflediklerini kaydeden Arvas, "Dicle Elektrik olarak, bölge insanımızın kaliteli ve kesintisiz enerjiye erişim hakkını savunuyoruz. Bu doğrultuda, tarımsal sulama abonelerimizin ödeme konusunda yaşadığı zorlukları da anlıyoruz. Yaptığımız çalışmalarla, borçlu abonelerimize destek olmaya ve onların elektrik ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde, kırsal ve tarımsal alanlarda da şebekelerimizi güçlendirerek, bölge genelinde elektrik kalitesini artırarak kesinti sürelerini minimum seviyeye indirmeyi hedefliyoruz. Böylece, abonelerimize daha güvenilir bir enerji hizmeti sunmayı amaçlıyoruz" diye konuştu. Öte yandan, Dicle Elektrik dağıtım bölgesinde büyük çoğunluğu Şanlıurfa ve Mardin’de bulunan yaklaşık 25 bin tarımsal sulama abonesinden sadece 6 bin 148’inin hasat döneminin ardından o yıla ait elektrik borcunu ödediği, 18 bin 655’inin ise borcunu ödemediği belirlendi. Bu abonelerin geçmiş yıllara ait toplam 30 milyar TL’nin üzerinde borcu bulunuyor. Borç stokunda ilk sırayı 17 milyar TL’ye yaklaşan miktar ile Şanlıurfa alırken, burayı 8.5 milyar TL’yi aşan borçla Mardin takip ediyor. Diyarbakır’daki tarımsal sulama abonelerinin geçmiş dönem elektrik borcu ise 3 milyar TL’nin üzerinde bulunuyor.
Milli Teknoloji Hamlesi PAÜ’de konuşuldu
12 Haziran 2024 Çarşamba - 09:21 Milli Teknoloji Hamlesi PAÜ’de konuşuldu T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Elvan Kuzucu Hıdır’ın konuk olduğu Paradigma Kırılımı ve Milli Teknoloji Hamlesi Söyleşisi Pamukkale Üniversitesi Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan’ın gerçekleştirdiği açılış konuşmaları ile devam etti. Rektör Kutluhan, “Pamukkale Üniversitesi olarak, Teknofest yarışlarının başladığı günden bu yana biz de üniversite gençliğimizin önünü açmak ve onlara üniversite imkânlarını sunmak, bu yarışlarda başarı kazanmak için elimizden geleni yapmaktayız. Bunların güzel bir örneğini diğer üniversitelere örnek olacak tarzda gerçekleştirdik. Teknofest yarışmaları ve her yıl düzenlenen ISIF’ta (İstanbul Uluslararası Patent Fuarı) öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin katkı sağladığı yarışmalarda toplam 36 ödül kazanmış bulunmaktayız. Teknofest yarışmalarından Üniversitemizin kazandığı ödüller arasında, 6 adet Türkiye birinciliği, 4 adet Türkiye ikinciliği, 3 adet Türkiye üçüncülüğü, farklı kategorilerde kazanılan 10 adet mansiyon ödülü, patent yarışmalarında ise; 1 adet WIPO en iyi akademisyen buluş ödülü, 4 adet altın madalya, 1 adet gümüş madalya, 7 adet bronz madalya kazanmış bulunmaktayız. 2024 yılında da öğrencilik hayatı devam eden ve mezun olan PAÜ’lü öğrencilerimiz toplamda 315 başvuru gerçekleştirmiştir” dedi. Teknofestin düzenlenmeye başlandığı yıllardan günümüze genel bir tablo çizen T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır ise “İstanbul’da bu festivali hayata geçirdik, tabi ki ilk yılında açıkçası dünyada da Teknofest’in genel yapısına baktığımızda herhangi eşi ve benzeri olmayan bir etkinlik diyebiliriz. Özellikle, belki teknoloji yarışmaları çerçevesinde hem Türkiye’de hem de dünyada tekil anlamda düzenlenen yarışmalarla veya airshowlar var veya teknoloji fuarları var, ama bunların hepsini bir arada kapsayan dünyada benzer iş ve benzeri olmayan bir etkinliği yapıyoruz Teknofest’te. İlk yılında, yani 2018’de de aslında bu saydığım tüm içerikleri Teknofest içeriyordu. Tabi ki burada ilk yılında bizler, bu festival bir başarıya ulaşır mı, insanlar bunu halkımız kabullenir mi, toplum bunu kabul eder mi veya işte böyle bir festival düzenleyeceğiz ama insanlar gelip katılabilir mi gibi soru işaretlerimizin olduğu bir süreci geçirmiş olduk. Ama baktığımızda ilk yılında Teknofest, 550 binden fazla ziyaretçiyi ağırladı. Daha önce buna benzer bir platform olmamasına rağmen, 14 farklı alanda 4 binden fazla takım 20 bin yarışmacı Teknofest teknoloji yarışmalarına başvurdu. Tabi bu rakama 2024’te baktığımızda, 4 bin olan takım başvurusu 788 bine ulaştı. Artık yani, böyle bir iki kat üç kat gibi değil, eksponansiyel bir artışla gençlerimiz bu alana olan ilgilerini artırdılar. Bir önceki yıl Teknofest teknoloji yarışmalarını ziyaret eden bir öğrencimiz, bir sonraki yıl ben de bu ekosistemin içerisinde olmalıyım, ben de Teknofest’te yer alabilmeliyim diyerek bu heyecan ve tutkuyla Teknofest yarışmalarına başvuru yaptılar. Dolayısıyla 2018’den 2024’e geldiğimizde de sadece Teknofest’in yarışmalar başvurusuyla değil, sadece aslında çıkartmış olduğu başarı öyküleriyle de adından söz ettirmeye devam etti” diye konuştu. T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Elvan Kuzucu Hıdır’ın konuk olduğu Paradigma Kırılımı ve Milli Teknoloji Hamlesi Söyleşisi katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasının ardından günün anısına Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan tarafından Elvan Kuzucu Hıdır’a plaket ve çiçek takdim edilmesi ile sona erdi.
Bilim ve teknolojinin kalbi BAYFEST ile Bayburt’ta attı
12 Haziran 2024 Çarşamba - 08:42 Bilim ve teknolojinin kalbi BAYFEST ile Bayburt’ta attı Bayburt İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ’Bilim ve Teknolojinin Kalbi Bayburt’ta Atıyor’ sloganıyla, bu yıl ikincisi düzenlenen BAYFEST Bilim ve Teknoloji Festivalinin açılışı, Anadolu İmam Hatip Lisesi Kapalı Spor Salonu’nda törenle yapıldı. Öğrencilerin bilim ve teknolojiye olan ilgisini artırmak ve genç beyinleri bu alanda bilgi paylaşımına teşvik etmek amacıyla düzenlenen BAYFEST Bilim ve Teknoloji Festivalinde, ziyaretçiler 35 farklı atölye çalışmalarını meraklı gözlerle inceleyerek, yarışmalar ve gösteriler eşliğinde festivalin keyfini çıkardılar. Saygı duruşunda bulunulması ve İstikal Marşı’nın okunmasıyla başlayan açılış programı, Bayburt Ortaokulu halk oyunları ekibinin, gösterileriyle devam etti. Ardından Bayburt Anadolu İmam Hatip Lisesi ROBOHATİP takımına ait roketler gökyüzüne fırlatılarak festivalin kapıları ziyaretçilere açıldı. Model uçak simülasyonu, köpük kesme makinesiyle roket yapımı, çizgi izleyen robot etkinliği, Hüsn-i hat atölyesi, lazer cnc atölyesi, su piyanosu ile yanmayan el deneyi gibi 35 farklı atölye çalışmalarının yanı sıra, model roket yarışması, yapay zeka yarışması, lastik motorlu uçak yarışması ve kodlama yarışmalarıyla öğrencilerin bilimsel, kültürel ve edebi eserleri sergilenerek, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. İl protokol üyeleri de, öğrencilerin çalışmalarının yer aldığı stantları gezerek, çalışmalar hakkında bilgi aldılar. Bilimin ışığında ilerleyerek farklı çalışmalar ortaya koyan öğrencilerin eserleri ise, il protokol üyeleri başta olmak üzere, ziyaretçilerden tam not aldı. Açılış töreninde konuşan Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, BAYFEST gibi bir markayı Bayburt’a kazandıran İl Müdürlüğüne, eğitim camiasına ve katkıda bulunan herkese teşekkürlerini ileterek, "Gençlerimizin bilim ve teknolojiye olan ilgisini artırmak, bu alandaki bilgi paylaşımına teşvik etmek amacıyla düzenlendiğimiz BAYFEST Bilim ve Teknoloji Festivalinde sizleri aramızda görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Şehrimizin parlayan yıldızı haline gelen BAYFEST Bilim ve Teknoloji Festivalinin tüm katılımcılarına ve ziyaretçilerine şükranlarımı sunuyorum. Şehrimize böyle iftihar verici markayı kazandıran ve ikinci olmasına rağmen ileriye dönük daha da kökleşerek güzel bir organizasyon haline gelecek festivalin düzenlenmesinde emeği geçen İl Müdürlüğümüz başta olmak üzere sürece eğitim camiasıyla birlikte yol yürüyen tüm kurumlarımıza ve kurum amirlerimize teşekkür ediyorum" dedi. BAYFEST Bilim ve Teknoloji festivalinin atölyeler, etkinlikler, yarışmalar ve gösteriler eşliğinde 3 gün boyunca ziyaretçilerine açık olacağını söyleyen Vali Eldivan, "Bilim ve teknoloji festivali, atölyeler, etkinlikler, yarışmalar ve gösteriler eşliğinde 3 gün boyunca siz değerli misafirlerimizi ağırlayacaktır. Bu misafirler arasında günümüzün Ali Kuşçuları, Cezerileri, Mimar Sinanları, Harezmileri, İbn-i Sinaları, Hezarfen Çelebileri, Katip Çelebileri çıkacak. Bu emaneti devralan gençlerimiz, bayrak yarışı içinde kendilerinden sonraki nesillere bu vazifeyi teslim edeceklerdir. Sevgili gençler inanıyorum ki her biriniz ülkemizin teknoloji elçisi olacak, zehir gibi çalışan beyinleriniz ve bitmek bilmeyen enerjinizle ülkemizin yarınlarına unut olacaksınız. Yerli ve milli teknolojiye olan ilginiz, bu uğurda sergilediğiniz azim ve kararlılığınız için sizleri tebrik ediyorum. Özellikle Bayburt insanının zeki, çalışkan ve becerili olmasından yola çıkarak şunu söylemek istiyorum; BAYFEST inşallah bütün Türkiye’yi saracak, en azından buradaki gençlerimizi bir adım sonraya taşımak için hayırlı neticelere vesilelere olacaktır" ifadelerini kullandı. İl Milli Eğitim Müdürü Rahmi Güney ise, bilim ve teknolojiye hizmet eden bu festivalde geleceğe yön veren gençlerin güzide çalışmaların inceleyeceklerini belirterek, emeği geçen öğretmen ve öğrencilere şükranlarını sundu. Bilim ve Teknoloji Festivali kapsamında ziyaretçiler stantları gezerek roket ve insansız hava aracından sanal gerçeklik uygulamalarına, kodlama ve model uçak yarışlarından teleskop gözlemine farklı atölye çalışmalarını deneyimlediler. Festivaldeki atölyeler yoğun ilgi görürken ziyaretçiler model roket, yapay zeka, lastik motorlu uçak ve scracth kodlama yarışmaları ile doyasıya eğlendiler. Bayburt Anadolu İmam Hatip Lisesinin ev sahipliğinde gerçekleşen festival, 13 Haziran tarihine kadar halka açık olacak.
Türkiye’nin  2. astronotu Atasever: “8 Haziran’da yeniden doğdum, yeniden geldim dünyaya”
11 Haziran 2024 Salı - 14:23 Türkiye’nin 2. astronotu Atasever: “8 Haziran’da yeniden doğdum, yeniden geldim dünyaya” Türkiye’nin 2. astronotu Tuva Cihangir Atasever, “8 Haziran’da yeniden doğdum, yeniden geldim dünyaya” dedi. Türk Uzay Bilim Misyonu kapsamında Yörünge Altı Araştırma Uçuşu’nu gerçekleştiren ve yurda dönen Türkiye’nin ikinci astronotu astronotu Tuva Cihangir Atasever, basın mensuplarına açıklamada bulundu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda düzenlenen toplantıya Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ilk Türk astronot Alper Gezeravcı ve Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever katıldı. “Yanında taşıdığı “kefiye” ile Filistin halkının, yaşadığı eziyeti, tüm dünyaya duyurdu” Tuva Cihangir Atasever’in yörünge altı araştırma uçuşunu başarıyla icra ettiğini ifade eden Kacır, “Atasever. Türk halkının gurur anlarına bir yenisini ekledi. ‘Tek Millet, İki Devlet’ şiarıyla hem Türk bayrağını hem de Azerbaycan bayrağını uzayda gururla taşıyarak tarihe adını altın harflerle yazdırdı. Yanında taşıdığı ‘kefiye’ ile Filistin halkının, Gazzeli çocukların yaşadığı eziyeti, tüm dünyaya duyurdu” diye konuştu. İleri dönemde; insanlı uzay görevlerinde yeni uluslararası iş birlikleriyle Türkiye’nin uzay alanındaki bilimsel araştırma gerçekleştirme kapasitesini daha ileriye taşıyacağını belirten Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda; paradigma değişimlerinin Türkiye’nin teknoloji geliştirme yetkinlikleri için sunduğu fırsatlardan en üst düzeyde yararlanmaya devam edeceklerini ifade etti. Yörünge altı araştırma uçuşunun ilk hazırlıklarına Haziran 2023’te başladıklarını söyleyen Atasever, “7 farklı bilimsel deney icra ettik. Bu 7 farklı deneyin 3 tanesi uçuş turbomuzun üzerine entegre edilmiş bir şekilde benimle beraber uzaya çıktılar. Diğer 4 deney ise insan fizyolojisi deneyleriydi. Uçuş haftasında ve uçuştan hemen önce ve sonrasında hemen toplanan biyolojik verilerin analiz edilmesiyle araştırmacılar genetik bilimi metabolik değişiklikler kanser hücrelerinde ne gibi farklılaşmalar olduğu gibi özel konularda araştırmalar yapma şansını elde edecekler” dedi. “8 Haziran’da yeniden doğdum yeniden geldim dünyaya" 1 Haziran’da fırlatmanın gerçekleşeceği New Mexico’ya hareket ettiklerini kaydeden Atasever, “Burada yoğun bir şekilde uçuş eğitim haftasına maruz kaldık. Bu eğitimde deneylerin son hazırlıkları yaptık. Daha sonra deney entegrasyon uçuşu gerçekleştirdik. Yüksek manevra kabiliyetine sahip uçaklarla sanki uçuşa gidiyormuşuz gibi uçuşlar gerçekleştirdik. Fırlatmadan bir gün önce uçuşu simüle ettik. Sonrasında 8 Haziran’da hava şartlarında uygun olması sonucunda uçuşumuzu gerçekleştirdik. Yerel saatte 8.30’da havalandık. 45 bin feet irtifaya eriştiğimizde uygun şartlar oluştu. 1 dakikada ses hızının 3 katına geçerek yaklaşık 90 kilometrelik irtifaya çıktık. Kanatsız şekilde uçmaya başladık. Süzülmeye başlayınca pencereye yapıştım. Her nefeste yenilenir dünya demiş Mevlana. 8 Haziran’da yeniden doğdum yeniden geldim dünyaya ifadelerini kullandı.
Geleceğin bilim insanları Manisa’ya 3 ödülle döndü
11 Haziran 2024 Salı - 13:48 Geleceğin bilim insanları Manisa’ya 3 ödülle döndü 24140 Lavender Robotics ve Bilim Yunusemre 25605 BY-tech takımları Fikret Yüksel Vakfı’nın düzenlediği İstanbul FIRST Tech Challenge (FTC) 2. Offseason yarışmasına katılarak 3 ödül kazandı. Geleceği Tasarlayan Gençler Derneği mentörlüğüyle 24140 Lavender Robotics ve Bilim Yunusemre 25605 BY-tech takımları Amerika merkezli FIRST Vakfı’nın Türkiye paydaşı olan Fikret Yüksel Vakfı’nın düzenlediği İstanbul FIRST Tech Challenge (FTC) 2. Offseason yarışmasına katılarak Manisa’yı temsil etti. Gece gündüz demeden aralıksız çalışan Lavender Robotics Takımı yarışmada Promote Award, Inspire Award Finalist, Motivate Award ödüllerini kazandı. BY-tech Takımı ise 4 gün gibi kısa bir süre içerisinde robotlarını ve sunumlarını hazırlayarak jüri ve katılımcıların büyük beğenisini topladı. Ada Kazıl, Ali Beyazbulut, Efe Metin, Egemen Görcanlı, Egemen Özbalcı, Emir Ali Eriş, Ege Kazıl, Hasan Kaan Karabulut, Hülya Ergül Kazıl, Mert Yağmurlu, Mertcan Bozkurt, Talha Bayer, Umut Doğan, Yusuf Ziya Keskin, Zehra Kayalı’dan oluşan Lavender Robotics Takımı başarılarıyla gururlandırırken Takım Mentörleri Ege ve Ada ödüllerin mutluluk verdiğini belirtti. Lavender Robotics Takım Mentörleri Ege ve Ada Kazıl yakalanan başarıyı, “Mart ayında ülkemizi Yunanistan FTC Şampiyonası’nda Design Award ve Promote Award kazanarak temsil ettik. Şimdi de İstanbul’da Manisa’mızı 3 ödül kazanarak temsil etmenin gururunu yaşıyoruz. Ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz. 8 ay önce bir garajda başlayan bu yolculukta, ekip olarak pek çok başarıya imza attık. Bu süreçte bize destek olan başta Yunusemre Belediyesi ve Belediye Başkanı Semih Balaban’a çok teşekkür ederiz." sözleriyle özetledi. BY-tech Takımı Mentörleri Mahmut Apaydın, Pelin Arslan ve Abdullah Türkmen ise gençleri bilim ve teknolojide destekleyip her türlü imkanı sağlayan Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’a teşekkür etti.
Türk teknoloji firmalarından London Tech Week çıkarması
11 Haziran 2024 Salı - 13:43 Türk teknoloji firmalarından London Tech Week çıkarması Avrupa’nın en büyük teknoloji fuarlarından London Tech Week yoğun katılımla başladı. Türk teknoloji şirketlerinin uluslararası yatırımcılarla buluştuğu fuarda Türkiye, en büyük pavilyona sahip ülke oldu. Girişimcilerin, yatırımcıların ve kurumsal teknoloji liderlerinin buluştuğu London Tech Week, bu yıl da binlerce teknoloji profesyonelinin katılımıyla başladı. YTÜ Yıldız Teknopark öncülüğünde fuara katılım sağlayan 20 Türk teknoloji şirketi, inovasyonlarını ve projelerini dünya sahnesine çıkarmanın heyecanını yaşadı. Fuara katılan firmalar arasında start-up’lardan, yerleşik teknoloji devlerine kadar geniş bir yelpazede 90’dan fazla şirket bulunuyor. “Londra ofisimiz ile şirketlerimizin finans ve yatırım süreçlerine destek veriyoruz” London Tech Week’in sadece Avrupa’nın değil, dünyanın en önemli teknoloji etkinliklerinden biri olduğunu söyleyen YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Orhan Tanışman, Türk teknolojilerinin dünya sahnesine taşınmasının önemine değindi. Tanışman, “Burada yer almak, Türk teknoloji şirketleri için büyük bir fırsat. Hem inovasyonlarımızı dünya çapında tanıtmak hem de uluslararası yatırımcılarla buluşmak açısından son derece değerli. Bu yıl Türkiye olarak en büyük pavilyona sahip olmak, teknoloji alanındaki iddiamızı ve gücümüzü ortaya koyuyor. YTÜ Yıldız Teknopark olarak da Türk teknoloji firmalarının uluslararası alanda güçlenmelerini sağlamak adına önemli adımlar atıyoruz. Örneğin, Nisan ayında Londra’da ofis açarak bu şehirde 28 şirketlik bir yer edindik. Bu ofis, firmalarımızın küresel pazarda etkili olabilmeleri için onlara finansal ve yatırım süreçlerinde danışmanlık desteği sunuyor. Ayrıca, Dubai, Taşkent ve Silikon Vadisi’nde edindiğimiz tecrübeleri Londra’ya taşıyarak firmalarımıza daha geniş bir perspektif sunuyoruz. London Tech Week, bu anlamda firmalarımız için eşsiz bir fırsat. Yakın gelecekte de Amsterdam, Berlin ve Riyad’da da ofislerimizi açacağız.” “Burada Türk pavilyonuna ilgi oldukça yoğun” YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdür Yardımcısı İsa Turgut İnci ise London Tech Week’in yerli girişimcilerle uluslararası yatırımcıların buluşmasını sağlayan bir köprü görevi gördüğünü belirterek şöyle devam etti: “London Tech Week, küresel teknolojik gelişmeleri yakından takip etmek ve yeni trendleri gözlemlemek için eşsiz bir platform sunuyor. Burada Türk pavilyonuna ilgi oldukça yoğun. Özellikle yapay zeka, nesnelerin interneti (IoT), fintech ve sağlık teknolojileri gibi çığır açan alanlarda faaliyet gösteren firmalarımız, uluslararası yatırımcılar ve diğer teknoloji şirketlerinin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Çünkü bu alanlardaki teknolojiler sadece endüstrileri dönüştürmekle kalmıyor aynı zamanda yaşam şeklimizi de köklü bir şekilde değiştirmeye hazırlanıyor. Türk teknoloji firmaları da bu dönüşümün ön saflarında yer almak için müthiş bir potansiyele sahip. Bizler de global markamız YTU Startup House ile bu potansiyeli küresel bir güç haline getirmek için açtığımız ofislerimizle bunu gerçekleştiriyoruz. Londra ofisimiz de bunlardan bir tanesi ve Londra pazarına açılmak isteyen firmalarımızı desteklemeye her daim hazırız. Genç ve dinamik girişimcilerimizin enerjisinin, yenilikçi bakış açılarının ve cesur vizyonlarının bizi küresel teknoloji arenasında daha da güçlü kılacağını biliyoruz. Fuarla ilgili geri dönüşlerin de son derece olumlu olması bunu kanıtlıyor. Birçok firmamız, yatırımcılarla gerçekleştirdiği görüşmeler sonucunda potansiyel iş birlikleri için önemli adımlar attı. Bu da bizi, gelecekte daha büyük başarılara imza atma konusunda cesaretlendiriyor.”