TEKNOLOJİ
I. Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu 02 Nisan 2026 Perşembe - 14:01:07 Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "I. Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu", Türkiye’nin dört bir yanından gelen 141 araştırmacıyı buluşturdu. 38 üniversite ve 35 şehirden katılımcıların yer aldığı etkinlik, 41 yıllık emeğiyle Prof. Dr. Ali Uzun’a ithaf edildi ve coğrafyanın bütüncül bakış açısı ile bilimsel katkının önemini öne çıkardı. I. Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu, Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde düzenlendi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliği ve Türk Coğrafya Kurumu ile Jeomorfoloji Derneği’nin katkılarıyla gerçekleştirilen sempozyum, akademisyenler ve katılımcıların yoğun ilgisiyle başladı. Yakın zamanda emekli olan ve 41 yılını coğrafya alanındaki çalışmalara, akademik yayınlara ve eğitime ayıran OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Uzun’a ithafen düzenlenen sempozyum, açılış konuşmalarıyla başladı. "Herkes bulunduğu yeri en ince ayrıntısına kadar araştırmalı, adeta didik didik etmelidir" Sempozyumda konuşan OMÜ Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, bilimsel bakış açısının bu yönde olduğunu belirterek, "Herkes bulunduğu ile yeterince katkı sağlarsa, bu üniversitelerimiz sayesinde Türkiye çapında müthiş bir arşivimiz ve güçlü bir bilgi birikimimiz olacaktır. Dolayısıyla eğitim metodu olarak bildiğimiz ‘yakından uzağa’ ilkesi çerçevesinde herkes bulunduğu yeri en ince ayrıntısına kadar araştırmalı, adeta didik didik etmelidir. Biz coğrafyacılar olarak potansiyelimizi ortaya koymalı; yöneticilere bilgi sunmalı, bilgi üretmeliyiz. Onların doğru kararlar verebilmesi için coğrafi bilgiyi kullanmalarına imkân sağlamalıyız. Bu anlamda bulunduğumuz şehri, bulunduğumuz ili en iyi tanımak, biz coğrafyacılar için birinci derecede görevdir diye düşünüyorum. Biz Ali Uzun Hocamız ve diğer bölüm elemanlarımızla birlikte, üniversitemizin ve Büyükşehir Belediyemizin destekleriyle bu çalışmaları sürdürüyoruz. Nitekim dışarıda bir sergimiz var. Bu, küçük bir örnek. Bulunduğumuz yerin sadece coğrafi özelliklerini değil; ekonomik geçmişini, iktisat tarihini, sosyolojik yapısını, göçleri ve nüfus özelliklerini, yani coğrafya bakış açısıyla ele alınması gereken her unsuru ortaya koymaya çalışıyoruz. Coğrafyanın o bütüncül bakış açısını esas alıyoruz. Burada genç arkadaşlarıma şunu hatırlatmak isterim: Yanımızda Bafra Ovası var. Bafra Ovası’nı şöyle düşünelim: Burada hidrojeologlar yer altı suyunu çalışmış, baraj yapım imkânlarını araştırmış; ziraatçılar neyin yetişip neyin yetişmeyeceğini incelemiş; arkeologlar ise İkiztepe’nin kaç bin yıl öncesine dayandığını ortaya koymuş. Bugün yöneticilerimizin, kamu kaynaklarını doğru kullanma konusunda titiz davrandıklarına inanıyoruz. Bu çerçevede, Bafra Ovası’nın bütününü ortaya koyan bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. İşte coğrafyanın bütüncül bakış açısı budur. Eğer ben yer altı suyunun ne işe yaradığını, üzerindeki tarım topraklarının niteliğini ve diğer tüm unsurları farklı bilim dallarından toplayarak bütüncül bir şekilde ilgili kişilere aktarabilirsem, hem coğrafya bilimini temsil etmiş olurum hem de gerçek bir katkı sunarım" dedi. "Projelerim devam ediyor" Konuşma yapan Prof. Dr. Ali Uzun, "Elimden geldiğince arkadaşlarımla birlikte istişare ederek, birlikte düşünerek, birlikte üretmeye; üniversitemize ve şehrimize katkı sunmaya çalıştım. Bu yolda beni destekleyen, başta doktora öğrencilerim olmak üzere bölümümüzün çok seçkin akademisyenlerine ve elbette yol arkadaşım Prof. Dr. Cevdet Yılmaz Bey’e teşekkür ediyorum. Nereye gittiysem hep yanımda oldu. Ondan çok şey öğrendim. Adeta gezen bir kütüphane gibi; her müracaatımda mutlaka ufuk açıcı sözlerini gördüm. Kendisine özel bir teşekkür etmek istiyorum. Üniversitemizde çalışma kültürü son yıllarda, özellikle BAP destekleriyle gittikçe daha da kurumsallaştı. Hâlen BAP kontrolünde ve BAP desteğiyle devam eden projelerim var. Yani tek bir projem değil, projelerim devam ediyor. Nasip olur, ruh ve beden sağlığımız el verdikçe camiamıza katkı vermeye devam edeceğim. Ben aslında hep coğrafyanın farklı yönlerini, ülkemizde daha önce çalışılmamış konuları seçmeye ve gündeme getirmeye çalıştım. Bunları değerli meslektaşlarım ayrı ayrı konuşacaklardır. Ancak daha yeni yayımladığımız ‘ulu kışta soğuk su geyserleri’ konusundan bahsetmek isterim. Türkiye’de geyser olup olmadığı tartışılırken, biz çok özel bir geyseri ele aldık ve yayımladık. Bu da bir projeydi ve çok sayıda akademisyenle birlikte yürüttük. Çorum Üniversitesi’nden profesör arkadaşlarımız da bize destek verdiler. Bu projeyi tamamladık ve yayımladık. Bunların sayısını artırmak elbette mümkün; ancak burada tek tek sıralamak zor. Genç arkadaşlarıma şunu söylemek isterim: Artık internet var. Hatta yapay zekâ, bazı makaleleri sizin yerinize özetleyebiliyor. Evden okula giderken ya da okuldan eve dönerken bile bu imkânlardan yararlanabilirsiniz. Size güncel makaleleri, anlayacağınız bir dille anlatabilir. Bu nedenle dünyayı yakından takip edin ve zaman zaman kendinizi geliştirin. Bu mümkündür; siz de bunu yapabilirsiniz" diye konuştu. "Akademik hayat yalnızca ders vermek ya da yayın yapmak değildir" Samsun Büyükşehir Belediye Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş, "Bir akademisyenin özgeçmişi çoğu zaman tarihler, ünvanlar ve görevlerden oluşan donuk bir çizgi gibi görünür. Oysa bu çizelgenin arkasında bir ömürlük emek, öğrencilerle kurulan bağ, sahada yapılan gözlemler, sabırla büyütülen kurum kültürü ve bilime karşı sürdürülen sadakat vardır. Akademik hayat yalnızca ders vermek ya da yayın yapmak değildir. Akademik hayat, bir disiplinin dilini kurmak, ölçütlerini taşımak, saha geleneğini diri tutmak ve en önemlisi yetiştirdiği öğrencilerle bilimsel kültürü gelecek kuşaklara aktarmaktır. Prof. Dr. Ali Uzun, meslek yaşamını bu anlamda, coğrafyanın uzun soluklu ve emek isteyen tarafını temsil eden güçlü bir örnek olarak sürdürmüştür. Hocamız, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde uzun yıllara yayılan öğretim görevi sürecinde profesörlük görevini sürdürmüş; bölüm ve ana bilim dalı düzeni ile idare sorumlulukları üstlenmiş; ayrıca dekanlık göreviyle üniversite yönetimine katkı sunmuştur. Bu görevler, bir bilim insanının yalnızca kendi araştırma alanına değil, kurumuna ve disiplinine, disiplinin de geleceğine yatırım yaptığının göstergesidir" şeklinde konuştu. "Akademik ve kültürel hareketliliğe ivme kazandıracaktır" OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ise "Kurumlar arası iş birliğiyle hayata geçirilen bu organizasyon, üniversitelerin, yerel yönetimlerin ve bilimsel kuruluşların ortak hareket ettiklerinde ne denli etkin sonuçlara erişebileceklerinin somut bir yansımasıdır. Ülkemizin aydınlık yarınları için bilim ve bilgi odaklı yapıların ortaya koyabileceği sinerjinin yerel ölçekli referanslarındandır. Böylesi birlikteliklerin artarak devamı, şehrimizdeki akademik ve kültürel hareketliliğe ivme kazandıracaktır. Vatan sevgisinin coğrafya bilgisinden geçtiği şuuruyla hayata geçirilen bu anlamlı programda sizlerle bir araya gelmiş olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bildiri başlıklarına yansıyan konulara dair bakış açılarıyla zenginleşecek, hakikat odağında gerçekleşecek değerlendirmelerle niteliği yükselecek bir atmosferde hayat bulacağına inandığım toplantımızın verimli geçmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. Kürsü konuşmalarının ardından panellerle devam eden sempozyum, 4 Nisan’da sona erecek.
02 Nisan 2026 Perşembe - 13:24 Ortaokul projelerinde zirve Samsun’un Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) ev sahipliğinde düzenlenen "20. Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması"nın kazananları açıklandı. Bölge genelinde en fazla birincilik elde eden il Samsun oldu. TÜBİTAK tarafından 20.’ncisi düzenlenen Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın Samsun Bölge Sergisi, OMÜ ev sahipliğinde tamamlandı. Samsun bölgesi; Amasya, Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop ve Tokat illerini kapsarken, yarışmaya 10 alanda 3 bin 280 projenin başvurdu ve 100 proje sergilenmeye hak kazandı. 100 proje arasından Türkiye finallerine gidecekler belli oldu. Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ödül töreni, ilk olarak kürsü konuşmalarıyla başladı. İlk konuşmayı yapan TÜBİTAK Proje Yarışmaları Samsun Bölge Koordinatörü Prof. Dr. Yıldıray Topcu, "12 bölge merkezinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen bu yarışmanın Samsun bölgesi; Amasya, Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop ve Tokat illerini kapsamaktadır. Bu yıl, ortaokul düzeyinde 3 bin 280 proje ile Türkiye’de en çok proje üretilen bölge Samsun Bölgesi olmuştur. Bugün burada sadece bir ödül töreninin açılışını yapmıyoruz. Aynı zamanda merakın, emeğin, sabrın ve hayallerin bir araya geldiği çok özel bir bilim yolculuğuna birlikte tanıklık ediyoruz. Unutmayın, bu yolculukta en önemli şey kazanılan ödüller değildir. Asıl değerli olan; düşünmeyi öğrenmeniz, soru sormaktan korkmamanız ve kendi fikirlerinize inanmanızdır. Çünkü sizler bugün sadece bir proje hazırlamadınız; aynı zamanda genç yaşınıza rağmen sabretmeyi, araştırmayı ve üretmeyi öğrendiniz. Belki bugün birazdan açıklanacak olan dereceler arasında olacaksınız, belki de olmayacaksınız. Ama şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki burada bulunan her biriniz bu yolculuğun kazananısınız. Çünkü bilim yolculuğu, varılacak bir yerden çok insanı geliştiren bir süreçtir" dedi. "Proje başvurusunun 3 bin 280’i bölgemizden gerçekleşti" Akabinde konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz ise "Bu yıl Samsun Bölgesi olarak önemli bir başarıya imza attık. Türkiye genelinde yapılan toplam 19 bin 436 proje başvurusunun 3 bin 280’i bölgemizden gerçekleşmiş ve bu sayı ile Samsun Bölgesi birinci sırada yer almıştır. Bu sonuç, bölgemizin bilimsel potansiyelini ve gençlerimizin azmini açıkça ortaya koymaktadır. Hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır. Sizler yalnızca projelerinizi sergilemediniz; aynı zamanda merak eden, sorgulayan, çözüm üreten bireyler olduğunuzu da gösterdiniz. Bilim, doğru cevaplardan çok doğru sorular sorabilme cesaretidir. Sizler bu cesareti gösterdiniz. Hepinizi gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. En fazla birincilik Samsun’dan Yarışmada; Samsun 4 birincilik, 1 ikincilik, 3 üçüncülük; Tokat 3 birincilik, 1 ikincilik, 1 üçüncülük; Ordu 3 birincilik, 3 ikincilik, 4 üçüncülük; Amasya 2 birincilik, 1 ikincilik, 1 üçüncülük; Giresun 1 birincilik, 2 ikincilik; Çorum 1 birincilik, 1 ikincilik, 1 üçüncülük; Sinop 1 birincilik ve Kastamonu 1 ikincilik kazandı.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:55 İHA teknolojisi ile tarım maliyetleri düşecek Balıkesir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) ve TUSMEC Girişimi tarafından geliştirilen yapay zeka tabanlı sistem, insansız hava aracı (İHA) ve tarım robotları senkronize çalıştırarak tarımda dijital dönüşüme yeni bir boyut kazandırıyor. Geliştirilen yenilikçi çözüm, üretim süreçlerini daha verimli, hızlı ve kontrollü hale getiriyor. Tamamen yerli mühendisler tarafından geliştirilen sistem; görüntü işleme ve yapay zeka algoritmalarıyla tarım arazilerini anlık olarak analiz ediyor. İHA’lardan elde edilen veriler doğrultusunda tarım robotları yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelere müdahale ediyor. Bu sayede gereksiz ilaçlama ve su tüketimi önlenirken, ilaç ve su kullanımında yüzde 40-50 oranında tasarruf sağlanıyor. Ayrıca sistem, bitki hastalıklarını yüzde 95’in üzerinde doğrulukla erken aşamada tespit ederek üreticilere önemli bir avantaj sunuyor. TUSMEC Girişimi proje yürütücülerinden Maksut İnce, pilot çalışmaların İzmir, Balıkesir ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sürdüğünü belirterek, klasik ilaçlama dronlarının tek başına yüzde 30-35 oranında tasarruf sağladığını, hava ve kara araçlarının birlikte filo halinde çalıştırılmasıyla bu oranın yüzde 50’nin üzerine çıktığını ifade etti. İnce ayrıca, yaklaşık 5 yıldır hem üniversite hem de şirket bünyesinde çalışmalar yürüttüklerini belirterek, robotik, makine öğrenimi ve yapay zeka alanında uzman bir ekip tarafından geliştirilen sistemin tamamen yerli ve milli imkanlarla üretildiğini vurguladı. Proje yetkilileri, geliştirilen sistemin farklı ürün gruplarına ve tarım alanlarına entegre edilebilir yapıda olmasının, teknolojinin ölçeklenebilirliğini de artırdığını ifade ederken, projenin bu yönüyle de hem küçük ölçekli üreticiler hem de büyük tarım işletmeleri için uygulanabilir bir çözüm olarak Türkiye’de akıllı tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına önemli katkı sağlamayı amaçladığını sözlerine ekledi. Konu hakkında bilgi veren BAÜN Rektör Yardımcısı ve TTO Başkanı Prof. Dr. Fatih Satıl, "TTO’nun katkılarıyla desteklenen teknoloji, çiftçilerin maliyetlerini düşürmenin yanı sıra ürün kalitesini ve verimliliği artırmayı hedefliyor. Sürdürülebilir tarım uygulamalarını destekleyen çözüm, yerli ve milli teknolojilerin tarım sektöründeki etkinliğini artırmayı hedeflerken, uluslararası pazarlarda da rekabet edebilir bir model ortaya koymayı amaçlıyor" ifadelerini kullandı.
Bilim Şenliği için imza attılar
21 Mayıs 2024 Salı - 13:55 Bilim Şenliği için imza attılar Bilim kültürünün ve iletişiminin toplumda yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen “21. Yüzyılın Öncü Teknolojileri 4007 Bilim Şenliği” programı kapsamında Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ile Erzurum İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında iş birliği protokolü imzalandı. Rektörlük Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Erzurum İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız katıldı. Etkinlik kapsamında farklı mekânlarda eş zamanlı olarak düzenlenmesi planlanan atölye çalışmaları, bilimsel gösteriler ve laboratuvar deneyleri ile Erzurum halkının bilimle eğlenceli bir ortamda buluşması ve küçükten büyüğe tüm katılımcıların bilimsel süreçler hakkında farkındalık kazanması hedefleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Çakmak, Üniversitelerin en önemli vazifelerinden birinin toplumsal katkı olduğunu belirterek: “İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle önümüzdeki süreçte üç gün sürecek bir etkinliği hayata geçireceğiz. Birbirinden farklı bilim dallarından etkinliklerin yer alacağı şenlikte öğrencilerimiz ve misafirlerimiz hem eğlenecek hem de öğrenecek. ETÜ olarak her zaman bu tarz projelere kapılarımız açık ve imkanlarımız her zaman öğrencilerimizin kullanımına hazır. Bu vesileyle protokolümüzün hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
İstihbaratta yapay zeka dönemi
21 Mayıs 2024 Salı - 12:20 İstihbaratta yapay zeka dönemi Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, ilerleyen yapay zeka teknolojisinin istihbarat alanında kullanımına ilişkin açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Darıcı, Dünyada birçok ülkede birçok kamu kurumu ve birçok özel kurum bu anlamda yapay zekâya entegrasyonunu başlattı, ancak bu entegrasyonla beraber aynı zamanda kendi verilerinin güvenliğini de sağlama yönünden adımlar atıyorlar.” dedi. Her geçen gün geliştirilen yapay zeka, birçok alanda faaliyet göstermeye başladı. Ticari firmaların yanı sıra ülkelerin kamu kurumlarında da yapay zekaya yer verilmeye başlandı. Sağlık, ticaret, ekonomi gibi alanların yanı sıra bazı ülkelerin istihbarat bürolarında yapay zeka teknolojisine yer veriliyor. Geçtiğimiz günlerde bir televizyon programına katılarak yapay zeka ve istihbarata ilişkin açıklama yapan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “Yapay zeka istihbari alanda çok fazla şey yapacak. İstihbaratta analiz konusunda oyun değiştirici olacak” açıklamasının ardından uzmanlardan açıklamalar gelmeye başladı. Yapay zekanın istihbarat alanında kullanımına ilişkin Türkiye’de farkındalık oluşmaya başladığını söyleyen Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, “Yapay zekâ istihbaratın toplanması, değerlendirilmesi, tasnif edilmesi ve yorumlanması gibi süreçlerde çok etkin bir şekilde kullanılabilir. özellikle yapay zekânın çeşitli örüntüleri bu anlamda çok daha kısa sürede çok büyük veriler içerisinde çok daha kısa süre içerisinde sonuca ulaştırabilmesi çeşitli bağlantıları kurabilmesi açısından özellikle istihbarat açısından da kritik öneme sahip. Sadece bular değil özellikle görüntünü işlenmesi, görüntüye ilişkin çeşitli tanımlamaların yapılabilmesi ve anormal yani anormal durumlarda görüntüye ilişkin kasımların analiz edilmesi noktasında insana ve istihbarat birimlerine çok ciddi şekilde faydası olabilir. Bu açıdan yapay zekaya ilişkin kamu kurumlarının da çok dikkatli olması gerekiyor yapay zekaya entegrasyon sürecinde geç kalmak sonrasında çok sıkıntılı sonuçlara sebep olabilir. Yapay zekâya entegrasyonunun kamu kurumlarının hızlı ve güvenli bir şekilde herhangi bir güvenlik açığı bırakmadan yapmaları çok kısa bir süreç içerisinde buna ilişkin adımlarını atmaları gerekiyor” dedi. Birçok ülkenin yapay zekaya entegrasyonunu başlattığını söyleyen Doç. Dr. Darıcı, “Bu entegrasyonla beraber aynı zamanda kendi verilerinin güvenliğini de sağlama yönünden adımlar atıyorlar. Yapay zekânın halka açık olan tarafı ve yapay zekânı ilgili uzmanlara açık olan tarafı açısından değerlendirilmesi gerekiyor ancak bunların tamamını yaparken de yani yapay zekâya entegrasyonu gerçekleştirirken de güvenlik açıklarının da mutlaka ve mutlaka göz önünde bulundurulması lazım. Kamu kurumlarının çok ciddi ve bilişsel süreçlere uyarak bu entegrasyonu gerçekleştirmeleri ve geç kalmamaları gerekiyor. Nasıl ki daktilodan bilgisayara geçiş sürecinde bir takım sıkıntılar yaşandı yeni teknolojilere geçiş süreçlerinde bazı sıkıntılar problemler yaşanabilir ancak bu adımların atılması lazım ki devamı da bir şekilde gelebilsin kaçınılmaz bir şekilde bu adımlar atılmak durumunda. İstihbaratın birçok kademesi ve istihbaratın birçok yönü itibariyle yapay zekânın değerlendirilmesi gerekiyor. Yapay zekâ bu anlamda karşı tarafı manipüle etmek amacıyla karşı tarafa farklı bilgiler verebilme amacıyla da kullanılabilir yani her bilginin bu anlamda mutlaka değerlendirilmesi onun analiz edilmesi gerekiyor. Bilginin doğruluğu veya bilginin bu anlamda üzerinde değinilmesi gereken bir bilgi olup olmadığının kontrol edilmesi gerekiyor çeşitli bu anlamda istihbaratın kendi içerisinde de olta lama veya zarflama dediğimiz çeşitli yöntemler de kullanılabiliyor” ifadelerine yer verdi.
Çocuk oyuncağından esinlenilen lego betona Avrupa’dan talip çıktı
21 Mayıs 2024 Salı - 09:55 Çocuk oyuncağından esinlenilen lego betona Avrupa’dan talip çıktı Amasya Üniversitesi’nde Doç. Dr. Murat Gökçe ve kimya mühendisi eşi Sonnur Gökçe’nin çocuklarına oyuncak için almalarının sonrasında projelerine esinlenerek geliştirdiği balistik lego betona Avrupa’dan talip çıktı. Uçaksavar mermisi bile geçirmeyen türü geliştirilip yüksek ısıya ve depreme dayanabilen lego betondan ilk ev kolayca inşa edildi. Avrupa’dan bir firmayla bayilik için görüşmelerinin yanı sıra yurt içinden de gelen taleplerle umutlanan çift, legolardan deprem kaçış yuvası tasarlamayı da planlıyor. Uçaksavar mermisini durdurdu Herhangi bir montaja gerek kalmadan birbirine geçen parçalardan oluşan "Lego" adlı oyuncaklardan yola çıkan Gökçe çifti, tahrip gücü yüksek silahlara bile dayanıklı olduğu kanıtlanan lego beton üretti. Modüler balistik lego betonun denemesi için askerler tarafından testler uygulandı. Lego beton, 14.5 mm’lik uçaksavar mermisini sistemin önünde hiçbir koruma olmadan durdurmayı başardı. Evin çatısı da legolardan oluşturuldu Savunma sanayiinde, karakollarda ve mevzilerde sökülüp başka bir yere taşınmasının mümkün olabileceği sistem konutlar içinde uygulanabiliyor. Amasya merkeze bağlı Ziyaret beldesi Saraycık Mahallesi’nde tamamı lego betondan bir bağ evi inşa edildi. Evin kemerlerin bir araya geldiği tonoz şekilli çatısı da yine legolardan oluşturuldu. "Kendi evini kendin yap" Sistemin güvenli konutlar için ideal olduğunu belirten Doç. Dr. Gökçe, “Yalıtımlı lego beton üreterek kendi evini kendin yap’ uygulamasını başlattık. Hiçbir bağlayıcı ve uzman ustalık gerektirmeden bir baba, oğul evlerini birkaç günde inşa edebilir. Savunma sanayisi için 35 kilo olan bu ürünün ağırlığını yarıya düşürdük. Ayrıca çatı sistemi de legodan” dedi. Bir Avrupa Birliği ülkesiyle bayilik süreci başladı Ürüne yurtdışından da talipler çıkmaya başladığını anlatan Amasya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Yapı Bilgisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Gökçe, “Yurt dışından bayilikler istenmeye başlandı. Bir Avrupa Birliği ülkesiyle bayilik sürecimiz devam ediyor. Bir firma oldukça istekli şekilde bizimle iletişime geçti. Yurt içinde de kendi evini yapmak isteyen vatandaşlar bizimle iletişim halinde” diye konuştu. “Çocuk oyuncağından esinlendik” Büyük uğraşlar verdikleri projeyi çocuklarını oynattıkları legolardan esinlenerek hayata geçirdiklerine değinen Kimya Mühendisi Sonnur Gökçe de “Önce legodan beton oyuncak kalıpları yaptık. Sonra da büyüterek bunun inşaat alanında kullanılabileceğini değerlendirdik. İnşallah hayırlı sonuçlar alırız” şeklinde konuştu. Sıcak havalarda serin, serin havalarda da sıcak tutacak özellikte Lego betondan inşa edilmesi sonucu depreme dayanıklı ve ortamı sıcak havalarda serin, serin havalarda da sıcak tutabilen özellikte duvarlara sahip bir bağ evinin sahibi olacak Doç. Dr. Okan Murat Dede ise sistemin maden ocaklarının çatkısında kullanılabileceğine işaret etti.
AR-GE Proje Pazarında dereceye giren projeler ödüllerini aldı
21 Mayıs 2024 Salı - 08:25 AR-GE Proje Pazarında dereceye giren projeler ödüllerini aldı Anadolu Üniversiteler Birliği organizasyonunda ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşen 3.Ar-Ge Proje Pazarı yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. ARGE proje pazarı kapsamında gerçekleştirilen yarışmaya ilk etapta 305 başvuru yapıldı. Projelerden 251 tanesi ön değerlendirmeyi geçmeyi başardı 156’sı ise sunuma kabul edildi. Mühendislik ve Temel Bilimler, Biyoteknoloji ve Sağlık Bilimleri, Tarım, Gıda ve Çevre Bilimleri ve Girişimcilik olmak üzere 4 farklı kategoride yarışan projelerden ilk 3’e giren akademisyen ve öğrencilere hediyeleri takdim edildi. Mühendislik ve Temel Bilimler alanında akademisyen kategorisinde birincilik ödülünü Fırat Üniversitesinden Dr. Öğretim Üyesi Cevdet Emin Ekinci, ikincilik ödülünü Tokat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinden Coşkun Cengiz, üçüncülük ödülünü ise Erciyes Üniversitesinden Prof. Dr. Mustafa Soylak aldı. Bu kategoride dereceye giren akademisyenlere ödülleri takdim edildi. Mühendislik ve Temel Bilimler alanında öğrenci kategorisinde ise birincilik ödülünü Kayseri Üniversitesinden Meryem Betül Kara, ikincilik ödülünü Sakarya Üniversitesinden Furkan Enes Çiçek, üçüncülük ödülünü Kayseri Üniversitesinden Muhammed Emin Gücenir aldı. Bu kategoride dereceye giren öğrencilere ödüllerini AÜB Dönem Başkanı ve Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun takdim etti. Biyoteknoloji ve Sağlık Bilimleri alanında akademisyen kategorisinde birincilik ödülünü Hitit Üniversitesinden Dr. Öğretim Üyesi Güven Akçay, ikincilik ödülünü Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinden Arş. Gör. Hakkı Halil Babacan, üçüncülük ödülünü Sivas Cumhuriyet Üniversitesinden Doç. Dr. Fatih Ada aldı. Bu kategoride dereceye giren akademisyenlere ödüllerini Rektörümüz Prof. Dr. Akın Levent takdim etti. Biyoteknoloji ve Sağlık Bilimleri alanında öğrenci kategorisinde birincilik ödülünü Erciyes Üniversitesinden Derya Ertaş, ikincilik ödülünü Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinden Begün Dönmez, üçüncülük ödülünü Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinden Berkan Yıldırım aldı. Bu kategoride dereceye giren öğrencilere ödüllerini Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil takdim etti. Tarım, Gıda ve Çevre Bilimleri alanında akademisyen kategorisinde birincilik ödülünü Sivas Cumhuriyet Üniversitesinden Doç. Dr. Emre Hastaoğlu, ikincilik ödülünü Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinden Prof. Dr. Yaşar Akça, üçüncülük ödülünü ise Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinden Doç. Dr. Halil İbrahim Öztürk aldı. Bu alanda dereceye girmeye hak kazanan akademisyenlere ödüllerini Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar takdim etti. Tarım, Gıda ve Çevre Bilimleri alanında öğrenci kategorisinde birincilik ödülünü Yozgat Bozok Üniversitesinden Cebrail Yıldırım, ikincilik ödülünü Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinden Mehmet Barış Kolakan, üçüncülük ödülünü ise Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinden Erkan Şenyurt aldı. Bu dalda dereceye giren öğrencilere hediyelerini Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz takdim etti. Girişimcilik kategorisinde ise birincilik ödülü Esen Atabeyli Çağlık’a verildi. Çağlık’a ödülünü Fırat Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Soner Özgen takdim etti. Ödüllerin takdim edilmesinin ardından tören sona erdi.
FutureFest Zirvesi’nde yenilikle ilham bulanları buluşturuyor
20 Mayıs 2024 Pazartesi - 16:00 FutureFest Zirvesi’nde yenilikle ilham bulanları buluşturuyor Akdeniz Üniversitesi IEEE Öğrenci Topluluğu, IEEE Akdeniz FutureFest Zirvesi’nde yenilikle ilham bulanları buluşturdu. İki gün süren etkinlikte alanında uzman isimler deneyimlerini öğrencilerle paylaştı. Antalya Teknokent sponsorluğunda Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığının desteğiyle Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen FutureFest etkinliğinde mühendislik, kariyer, teknoloji ve girişimcilik temaları üzerine alanlarında uzman kişilerle öğrencilerle bir araya geldi. Etkinliğin açılışına Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Halil Çolak, İEEE Akdeniz Topluluk Danışmanı Prof. Dr. Selçuk Helhel, İEEE Akdeniz Topluluk Başkanı Berkay Özcan ve çok sayıda öğrenci katıldı. "126 topluluk etkinlik düzenledi" Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, üniversitede faaliyet gösteren toplulukların FutureFest’e önemli oranda katılım sağladığını belirterek “Akdeniz Üniversitesi olarak şu anda 126 topluluk var bünyemizde otuzun üstünde de başvuru var. Diğer üniversitelerle kıyasladığımızda da çok büyük bir sayı aslında bu. Sosyal alanlardan tutun da mühendislik, teknik alanlara, odaklı spesifik konulara kadar birçok topluluğumuz var ve çok ciddi etkinlikler düzenliyorlar. Çok büyük boyutlu olanlar da var. Bugün aslında odaklı mühendislik, elektrik, elektronik, bilgisayar, yazılım alanlarında odaklı bir konuda da ciddi bir katılım olduğunu görüyorum salonda. Bu da tabii bizleri sevindiriyor.” dedi. " Önemli konuşmacılar katıldı" Özen, “Tartışacağınız konular FutureFest olarak zaten çok doğru bir şekilde adreslenmiş durumda. Ben 2 gün sürecek bu etkinlikte çok kıymetli paneller yapılacağını biliyorum. Programınıza baktım. Teknokent’ten sektörden çok kıymetli konuşmacılar, panelistler var. Aramızda Süleyman Demirel Üniversitesi’nden aynı odayı, aynı masayı birlikte paylaştığım sevgili abim de burada Selçuk hocamız kendisine de çok teşekkür ediyorum aramızda olduğu için. Ve organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen İEEE Topluluğu gençlerimize, danışman hocamıza ve ilgili birimlerdeki katkı koyan arkadaşlarımıza bu süreçte panel ve konuşma yapacak şirket sektör temsilcilerine çok teşekkür ediyorum. Başarılı bir etkinlik olmasını diliyorum. Sağ olun.” şeklinde konuştu. "22 proje 40 milyon TL fon" Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Halil Çolak ise, “2023 yılında ulusal ve uluslararası devam eden projelerle beraber 22 proje 40 Milyon TL’ye yakın fonla Mühendislik Fakültesi ulusal ve uluslararası fonlarla fonlandı. 40’ın üzerinde öğrenci arkadaşımız TÜBİTAK tarafından fon almaya hak kazandı. Bir o kadar öğrenci arkadaşımız TÜBİTAK tarafındaki projelerde görev aldı. TÜBİTAK’ın yatırım fonuna dönen yeni BİGG stratejisinde, üniversitenin geçen ilk 4 projesinin ikisi Mühendislik Fakültesi’ne ait. 1711 Yapay Zeka Ekosistem Çağrısında 17 projenin ikisinde sürdürülebilir turizmde ve ulaşımda partnerlik yapan, yöneten bir Mühendislik fakültesi var.” ifadelerini kullandı. İEEE Akdeniz Topluluk Danışmanı Prof. Dr. Selçuk Helhel, toplantıya katılan gençlerden üretmeyi, girişimci olmayı, eleştirmeyi, itiraz etmeyi, sorgulamayı ve arkasında da doğru bir öneride bulunmayı ve en iyisini yapma hedefinde olmalarını gençlere tavsiye ettiğini söyledi. İEEE Akdeniz Topluluk Başkanı Berkay Özcan, “Institute of Electrical and Electronics Engineers (IEEE) öğrenci topluluğumuza, emeği geçen hocalarımıza ve katılım sağlayan konuklarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Konuşmaların ardından konuşmacılara plaket takdim edildi. "Alanında uzman isimler deneyimlerini öğrencilerle paylaştı" Etkinlikte alanında uzman isimler öğrencilerle bir araya geldi. Mühendis/Girişimci/Yatırımcı Ekseninde Trendler Söyleşinde Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Halil Çolak Moderatörlüğünde FutureFit Kurucusu Coşkun Çömlekçiyle söyleşi gerçekleştirdi. Teknoloji ve Bilişim Şehri Antalya başlıklı oturumda Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz deneyimlerini öğrencilerle paylaştı. Yapay Zeka ve Etik konusunda Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ümit Deniz Uluşar, Günümüz Teknolojileri Panelinde Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Şaban Tat Moderatörlüğünde Halici Group CEO’su Dr. Hüseyin Halıcı, MSE Teknoloji CEO’su Mustafa Ersöz, Yapay Zekalılaştıramadıklarımızdan Mısınız? konusunda Blokchain & Yapay Zeka Akademi Kurucusu Devrim Danyal ve IEEE EMBS Türkiye Eski Başkanı Prof. Dr. Selçuk Çömlekçi IEEE’nin Bilimsel Araştırmalardaki Fonksiyonları konularında bilgiler paylaştılar.
Geri dönüşüm plastik atıklarını 3 boyutlu yazıcıda işleyerek araba üretti
20 Mayıs 2024 Pazartesi - 14:59 Geri dönüşüm plastik atıklarını 3 boyutlu yazıcıda işleyerek araba üretti Çorum’da yaşayan ve 3 boyutlu yazıcı ile yedek parça üretimi yapan Burak Ekici, 3 boyutlu yazıcılar kullanarak bir araba üretti. Geri dönüşüm plastik atıklarını hammadde olarak kullanan Ekici, şase, iç konsol, koltuk gibi parçalarını 3 boyutlu yazıcıdan üretip birleştirerek bir araç haline getirdi. İçerisinde bulunan elektrikli araç motoru sayesinde ilerleyebilen aracın 3 gün sonra yapılacak bir fuarda boy göstermesi için hazırlıkları sürüyor. Çorum’da yaşayan ve 3 boyutlu yazıcı ile yedek parça üretimi yapan Burak Ekici, 3 boyutlu yazıcılar kullanarak bir otomobil üretmek için kolları sıvadı. Eşi Zehra Yılmaz Ekici ile ve kendisine destek olan arkadaşlarıyla beraber, 6 adet 3 boyutlu yazıcı kullanarak Toyota Supra aracın bire bir ölçülerini baz alarak araç oluşturmaya başladı. Yaklaşık 1 yıldır aracın üretimine devam eden Ekici, aracın üretiminde geri dönüşüm plastik atıklarını hammadde olarak kullanarak bunu otomobile dönüştürdü. Çorum’dan İstanbul’a getirilen aracın şu an Pendik’te bulunan bir iş yerinde kaporta ve boya işlemleri devam ediyor. Ekici, 3 gün sonra yapılacak olan Automechanika Istanbul fuarında boy göstermek için aracı hazır hale getirmeyi planladıklarını belirtti. Aracın şasesinin, iç konsolunun, koltukları gibi parçalarının tamamen 3 boyutlu yazıcıdan üretildiğini aktaran Ekici, araca elektrikli bir motor yerleştirdiklerini ve aracın şu anda seyir edebilir halde olduğunu belirtti. Ekici ayrıca bu aracın 60 kilometre hıza ulaştığını ve 120 kilometre menzilinin olduğunu belirtti. “Dönüştürdüğümüz plastikleri 3 boyutlu yazıcıda işleyerek parça parça araba haline getiriyoruz” Burak Ekici, “Biz üç boyutlu yazıcı ile yedek parçalar üretiyoruz. Yurt dışında pahalı olan ya da bulunamayan parçaları ülkemizde üretiyoruz. Yedek parça ürete ürete komple bir aracın verileri elimizde oldu, yurt dışından arkadaşlarımız da bize yardımcı oldular. Dedik ki ‘biz komple bir araba üretelim, insanların tampona ihtiyacı varsa gelsinler aracın üzerinde incelesinler, ızgaraya ihtiyacı varsa gelsinler aracın üzerinde incelesinler’ istedik. Araç yapma fikri böyle doğdu. Aracı daha anlamlı bir hale getirebilmek için geri dönüşüm plastik atıkları kullandık. Onları dönüştürüyoruz. Dönüştürdüğümüz plastikleri 3 boyutlu yazıcıda işleyerek parça parça araba haline getiriyoruz. Bu aslında prototipti, sadece sergi için kullanacaktık ama daha sonrasında bilgisayar üzerinden simülasyondan baktık, elektrikli hale getirdik. Aracın iki tona kadar taşıma kapasitesi var, motor kuralım dedik. Şu an 60 kilometre hızı var ve 120 kilometre menzili var bu aracın” dedi. “Aracın çizim ve düzenleme süreci 6-7 ay kadar sürdü” diyen Ekici, “Daha sonra yaklaşık bir yıl da üretimi sürdü. 6 yazıcı ile çalıştık, yazıcıdan parça parça üreterek daha sonra onları çelik profille aralarından sabitledik, dayanıklı hale getirdik ve bu araç ortaya çıktı. Bu aracın dış şasesi, iç konsolu, koltukları ve hemen hemen her tarafı yazıcıdan oluşturulmuştur. Aslında bu dünyada bir ilk. Normalde bir şase üzerine yazıcıdan parça üretip takıyorlar ama komple bir araba hala üretilmedi. Tekerlekleri de yazıcıdan üretmeye çalıştık ama henüz Ar-Gemiz bitmediği için buna girişemedik. Daha sonrasında deneyeceğiz. Lastikleri de esnek malzemeden üreteceğiz. Araç şu an yürür vaziyette. Aracı Biz TEKNOFEST yarışmaları için Eylül’de bitirmeyi düşünüyorduk ama Automechanika Istanbul adlı başka bir fuar çıktı. O fuara katılacağız. Böyle bir aracın da ülkemizde yapıldığını gösterebilmek için acele ediyoruz. Şu an kaporta ve boya işlemleri yapılıyor. Bu aracı 3 - 4 güne çıkarmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
ETÜ MUCİTPARK bilimi eğlenceye dönüştürdü
20 Mayıs 2024 Pazartesi - 13:30 ETÜ MUCİTPARK bilimi eğlenceye dönüştürdü Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) MUCİTPARK Bilim ve Fikir Atölyesi’nin düzenlediği 2. Stem Günleri Erzurumluların yoğun ilgisiyle tamamlandı. Çocukları bilim ve teknolojiyle buluşturan MUCİTPARK Bilim ve Fikir Atölyesi tarafından MNG Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nde 2.’si düzenlenen Stem Günlerinde çocuklar aileleriyle birlikte ahşaptan sanal gerçekliğe, robotik yazılımdan 3 boyutlu modellemeye, video oyunu yapımından insansı robot ve otonom cihaz üretimine 14 farklı stantta birçok etkinliğe katılarak eğitmenler eşliğinde hem eğlendi hem de öğrendi. Aynı zamanda ETÜ Teknoloji takımları tarafından geliştirilen insansız hava araçlarının da sergilendiği etkinlikte ziyaretçiler araçları inceleyerek merak ettiği sorulara cevap buldu. Birbirinden renkli ve ilgi çekici deneylerin gerçekleştirildiği stantlarda bilim yolculuğuna çıkan yetişkinler ise ekzotermik reaksiyon, ışık enerjisi, asit baz, rüzgar enerjisi ve karbondioksit deneylerine katılarak atölye çalışmalarını deneyimleme fırsatı yakaladı. Etkinliğe ilişkin açıklamalarda bulunan MUCİTPARK Bilim ve Fikir Atölyesi Koordinatörü Öğr. Gör. Ali Necip Nursoy, etkinliğin bilimsel farkındalık açısından çok kıymetli olduğunu dile getirerek: “Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Stem Günlerini beklentilerimizin çok daha üzerinde bir katılımla gerçekleştirdik. 10 bine yakın çocuğumuz ebeveynleriyle birlikte deneylere katılırken toplamda 30 bine yakın ziyaretçi stantlarımızı gezdi. Çocuklarımızın bu heyacını yaşaması bizler için büyük bir mutluluk oldu. Ayrıca iki gün süren etkinlikte MUCİTPARK’ta eğitim alan öğrencilerimiz 3 Boyutlu Modelleme, Kodlama, Bilgisayar Oyun Tasarımı ve Endüstriyel Tasarım olmak üzere 4 kategoride düzenlediğimiz yarışmalarda hünerlerini sergiledi. Bu süreçte 540 öğrencimiz ön elemelere katıldı. 221’i yarı finale yükseldi. Bugün ise 63 öğrencimiz kabiliyetlerini jürilerimizin beğenisine sundu. Önümüzdeki günlerde bu yarışmaların da galipleri belli olacak ve ödüllerini takdim edeceğiz. Geleceğimizin bilim insanları ve liderleri olan çocuklarımız için düzenlediğimiz etkinlik sürecinde bizlere her türlü desteği veren Rektörümüz Prof. Dr. Bülent Çakmak başta olmak üzere tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” diye konuştu.