TEKNOLOJİ
İçişleri Bakanlığı genelgesiyle sahada yeni dönem başladı 04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:40:16 İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla yayımlanan genelgeyle basın kartının sahada resmî kimlik olarak esas alınması netlik kazanırken, Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak düzenlemeyi "Meslektaşlarımızın görevlerini daha hızlı ve etkin yapabilmesi adına önemli bir eşik" sözleriyle değerlendirdi. İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelgeyle, basın kartlarının "resmi kimlik belgesi" olarak kabul edilmesine ilişkin uygulama netleştirildi. Buna göre, usulüne uygun basın kartını ibraz eden basın mensuplarından kolluk kuvvetlerince ayrıca kimlik belgesi talep edilmeyecek. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla 31 Mart 2026 tarihinde yayımlanan genelgede, basın kartının gazetecilerin mesleki faaliyetlerini yerine getirirken yetki ve kolaylık sağlayan önemli bir belge olduğuna dikkat çekildi. Genelgede, 13 Ekim 2022 tarihinde 5187 Sayılı Basın Kanunu’na eklenen hükümle basın kartının "resmi nitelikte bir kimlik belgesi" olduğunun açıkça düzenlendiği hatırlatıldı. Basın Kartı Yönetmeliği’nde de kartların tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilmesi gereken resmi kimlik belgesi olarak tanımlandığına işaret edilen yazıda, bu kapsamda sahadaki uygulamalarda birlik sağlanmasının amaçlandığı vurgulandı. Kimlik tespitinde tek belge olacak Genelgeye göre, geçerli basın kartını ibraz eden gazetecilerden kolluk birimleri tarafından ayrıca nüfus cüzdanı ya da farklı bir kimlik belgesi istenmeyecek. Düzenlemenin, özellikle sahada görev yapan basın mensuplarının iş akışını hızlandırması ve bürokratik engelleri azaltması bekleniyor. Denizli Gazeteciler Cemiyeti (DGC) Başkanı Özkan Tokmak, yayımlanan genelgeye ilişkin yaptığı açıklamada düzenlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek; "İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi tarafından yayımlanan ve basın kartının sahada resmi kimlik olarak esas alınmasını teminat altına alan genelgeyi, Denizli Gazeteciler Cemiyeti olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Gazetecilik; hakikatin izini süren bir pusula, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan hayati bir köprüdür" dedi. Basın kartının uygulamada da güçlü bir kimlik belgesi olarak kabul edilmesinin önemli bir eşik olduğunu vurgulayan Tokmak, düzenlemenin meslektaşların görevlerini daha hızlı ve etkin şekilde yerine getirmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Sahada hız ve kolaylık sağlayacak Uygulamanın çok yönlü pozitif etkisi olacağını belirten Özkan Tokmak, "Atılan bu adım; basın mensuplarımızın yükünü hafifleten, sahadaki akışı hızlandıran ve kamuoyunun doğru bilgiye erişimini kolaylaştıran bir kapı aralamıştır. Güçlü ve ilkeli bir basının, toplumsal hafızayı diri tutan bir omurga olduğu gerçeğinden hareketle, bu yaklaşımı kıymetli buluyoruz" dedi. Denizli basını adına emeği geçenlere teşekkür eden Tokmak, uygulamanın sahada aynı hassasiyetle sürdürülmesi temennisinde bulundu.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 13:20 Uzmanı uyardı: "Kişisel veriler, mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" SİVAS (İHA) – Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğini söyleyerek, "Verileriniz afişe olabilir" dedi. Günümüzde sohbet tabanlı yapay zeka uygulamalarının artmasıyla birlikte bireylerin bu sistemlerle kurduğu iletişim daha kişisel bir boyuta taşınıyor. Yapay zeka ile iletişim kuran kişilerin bu sistemleri zaman zaman bir insan gibi algılayarak daha detaylı ve özel bilgiler paylaştığı görülüyor. Bu durum literatürde ‘anthropomorfize etme’ olarak tanımlanırken, kullanıcıların yapay zekaya insana özgü özellikler atfetmesi anlamına geliyor. Paylaşılan içeriklerin kişisel ve mahrem bilgiler içermesi ise veri güvenliği açısından çeşitli riskleri beraberinde getiriyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka ile kurulan iletişimde dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Darıcı, kullanıcıların farkında olmadan kişisel verilerini paylaşabildiğini ve bunun ilerleyen süreçte çeşitli riskler doğurabileceğini, verilerin pazarlanabileceğini söyleyerek, "Önemli olan kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka mahrem bilgilerinizle besleniyor" Yapay zekanın insanların mahrem bilgilerinden beslendiğini söyleyen Darıcı, "Günümüzde yapay zeka kullanımının hızla artmasıyla birlikte anthropomorfize etme eyleminin de arttığını görüyoruz. Anthropomorfize, yapay zekaya sanki bir insanmış gibi insana ait özellikler atfetme durumudur. Sanki karşınızda insan varmış gibi algılama eğilimini ifade eden bir kavramdır. Karşımızdakini insan gibi düşündükçe ve o tarzda bir eğilim içerisinde oldukça, onunla olan paylaşımlarımızda insanla olan paylaşımlarımız gibi daha detaycı ve daha mahrem içerikler dahi olabiliyor. Yapay zekanın bir yandan kendi öğrenim yapısı olduğu kadar, aynı zamanda yapay zekayı kullanan kişilerden öğrendiği verilerle birlikte de öğrendiğini görebiliyoruz. Hatta kişinin yapay zekaya geçmişinden, o uygulamayla yapmış olduğu paylaşımlardan yola çıkarak, o kişiye yani müşteriye ilişkin yanıtlar verdiğini de biliyoruz. Doğal olarak yapay zeka bir yandan sizden besleniyor, diğer yandan da algoritma olarak öğrenmiş olduğu diğer kaynaklardan besleniyor. Bu tarz içeriklerin paylaşımını yaptığımızda da yapay zekanın sizin mahrem bilgilerinizle de beslenmesi ve onunla da öğrenmesi anlamına gelmektedir" dedi. "Bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" Paylaşılan verilerin açığa çıkma ihtimali olduğunu belirten Darıcı, "Bu durum, ilerleyen zamanlarda verilerinizin üçüncü kişiler tarafından da kullanılabilmesi riskini de beraberinde getiriyor. Bu durum aynı zamanda sizin profilinizin, duygularınızın, yapay zekayla yapmış olduğunuz paylaşımların, geçmişinizin, merak etmiş olduğunuz ve sorduğunuz şeylerin bu bilgisayar algoritması içerisinde var olması ve onun da bu bilgilere sahip olması anlamına geliyor. Bu tarz içeriklerin paylaşılıyor olması, yarın bir gün verilerle alakalı bir sıkıntı yaşandığı zaman sizin verilerinizin de afişe olması anlamına gelebilir. Yapay zeka uygulamalarında firmaların kendi içlerinde bu verileri belirli şartlar altında kullandıklarını, hatta bazılarının da bu bilgileri üçüncü kişilerle paylaşılabileceğini, yapay zeka kullanmadan önce onayladığımız sözleşmede zaten otomatik olarak kabul etmiş oluyorsunuz. Böylesi bir durumda ilerleyen zamanda reklam, pazarlama, siyasal bir amaçla veya belirli bir profili tahmin etme gibi amaçlarla da kullanılabilir. Bu nedenle yapay zekayla ister istemez o sohbetler yapılırken belirli paylaşımlar yapılmak zorunda, ancak bunun da bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" diye konuştu. "Mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" Kişisel Verileri Koruma Kanunu söz konusu olsa da verilerin sızıntı durumunda ortaya dökülebileceğini unutmamak gerektiğinin altını çizen Darıcı, "Her ne kadar da karşınızdaki firma sizin verilerinizi koruyacağını ifade ediyor olsa dahi veya ‘biz anlaşma yaptığımız üçüncü şahıslara karşı verememe konusunda, reklam pazarlama iş birliği yaparız’ gibi bir içeriği söz konusu olsa da, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Sizin atmış olduğunuz herhangi bir veriniz, bu bir fotoğraf olabilir, bir içerik, herhangi bir metin veya doküman olabilir, bu yapay zekayı hem eğiten hem de bunu üçüncü kişilerle pazarlayan bir yapısı söz konusu olabilir. Önemli olan burada kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" şeklinde konuştu.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 13:02 Yapay zeka ile yazılan dilekçeler cezaları katlayabilir Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, yapay zeka aracılığı ile yazılan hukuki dilekçelerde olmayan kanun ve kararların sunulabileceği ihtimali olduğunu ve bu durumun dava kayıpları ile cezaların katlanmasına neden olabileceğini söyledi. Yapay zekanın bilgi sahibi olmayan insanları yanlış yönlendirebileceğini söyleyen Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, "Yapay zeka birçok alanda kullanıldığı gibi hukuk alanında da kullanılmaya çalışılıyor. Bunu bazen avukatlar, bazen de dava sahibi insanlar yapabiliyorlar. Herhangi bir konuda dilekçeyi yazdırabileceklerini düşünüyorlar. Tabii ki yazdırılabilir ama eğer o konuda hiçbir bilginiz yoksa yanlış yönlendirebilir ya da yanlış, olmayan bir kanunu ve kararı varmış gibi göstererek yanlış bir dilekçe yazmanıza sebebiyet verebilir. Haliyle bu durumda da hukuki anlamda çok zor durumlara düşülebilir. Bunun bir örneği var mı diye araştırdığımız zaman da Amerika’da bir örneğini görebiliriz. Normal şartlar altında bir dava için verilen ceza 14 katına çıkmış. Yani yapay zeka ile bir dilekçe yazılmış. Bu dilekçedeki usul ve sistemdeki eksiklikler sebebi ile de hakim daha yüksek cezalar vermiş. Bu da çok büyük bir örnek olarak karşımıza çıkmış durumda" dedi. Topuzoğlu, hukuk sisteminin yapılan yanlışı suiistimal olarak görebileceğini ve cezaların katlanabileceğini söyleyerek, "Yapay zeka cezaları katlayabilir diyebiliriz. Eğer siz yanlış kararlarla yola çıktıysanız ya da olmayan bir kararı var gibi gösterdiyseniz haliyle de hukuk sistemi bunun doğru olmadığını fark ettiği için de bir suiistimal düşünebilir ve daha büyük cezalar verebilir" ifadelerini kullandı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:51 Uzmanı uyardı: "Kişisel veriler, mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğini söyleyerek, "Verileriniz afişe olabilir" dedi. Günümüzde sohbet tabanlı yapay zeka uygulamalarının artmasıyla birlikte, bireylerin bu sistemlerle kurduğu iletişim daha kişisel bir boyuta taşınıyor. Yapay zeka ile iletişim kuran kişilerin, bu sistemleri zaman zaman bir insan gibi algılayarak daha detaylı ve özel bilgiler paylaştığı görülüyor. Bu durum literatürde ‘anthropomorfize etme’ olarak tanımlanırken, kullanıcıların yapay zekaya insana özgü özellikler atfetmesi anlamına geliyor. Paylaşılan içeriklerin kişisel ve mahrem bilgiler içermesi ise veri güvenliği açısından çeşitli riskleri beraberinde getiriyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka ile kurulan iletişimde dikkatli olunması gerektiğini belirterek, açıklamalarda bulundu. Darıcı, kullanıcıların farkında olmadan kişisel verilerini paylaşabildiğini ve bunun ilerleyen süreçte çeşitli riskler doğurabileceğini, verilerin pazarlanabileceğini söyleyerek, "Önemli olan kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka mahrem bilgilerinizle besleniyor" Yapay zekanın insanların mahrem bilgilerinden beslendiğini söyleyen Sefer Darıcı, "Günümüzde yapay zeka kullanımının hızla artmasıyla birlikte, anthropomorfize etme eyleminin de arttığını görüyoruz. Anthropomorfize, yapay zekaya sanki bir insanmış gibi, insana ait özellikler atfetme durumudur. Sanki karşınızda insan varmış gibi algılama eğilimini ifade eden bir kavramdır. Karşımızdakini insan gibi düşündükçe ve o tarzda bir eğilim içerisinde oldukça, onunla olan paylaşımlarımız da insanla olan paylaşımlarımız gibi daha detaycı ve daha mahrem içerikler dahi olabiliyor. Yapay zekanın bir yandan kendi öğrenim yapısı olduğu kadar, aynı zamanda yapay zekayı kullanan kişilerden öğrendiği verilerle birlikte de öğrendiğini görebiliyoruz. Hatta kişinin yapay zekaya geçmişinden, o uygulamayla yapmış olduğu paylaşımlardan yola çıkarak, o kişiye yani müşteriye ilişkin yanıtlar verdiğini de biliyoruz. Doğal olarak yapay zeka bir yandan sizden besleniyor, diğer yandan da algoritma olarak öğrenmiş olduğu diğer kaynaklardan besleniyor. Bu tarz içeriklerin paylaşımını yaptığımızda da yapay zekanın sizin mahrem bilgilerinizle de beslenmesi ve onunla da öğrenmesi anlamına gelmektedir" dedi. "Bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" Paylaşılan verilerin açığa çıkma ihtimali olduğunu belirten Darıcı, "Bu durum, ilerleyen zamanlarda verilerinizin üçüncü kişiler tarafından da kullanılabilmesi riskini de beraberinde getiriyor. Bu durum aynı zamanda sizin profilinizin, duygularınızın, yapay zekayla yapmış olduğunuz paylaşımların, geçmişinizin, merak etmiş olduğunuz ve sorduğunuz şeylerin bu bilgisayar algoritması içerisinde var olması ve onun da bu bilgilere sahip olması anlamına geliyor. Bu tarz içeriklerin paylaşılıyor olması, yarın bir gün verilerle alakalı bir sıkıntı yaşandığı zaman sizin verilerinizin de afişe olması anlamına gelebilir. Yapay zeka uygulamaları, firmaları kendi içlerinde bu verileri belirli şartlar altında kullandıklarını, hatta bazıları da bu bilgileri üçüncü kişilerle paylaşılabileceğini, yapay zeka kullanmadan önce onayladığımız sözleşmede zaten otomatik olarak kabul etmiş oluyorsunuz. Böylesi bir durumda, ilerleyen zamanda reklam, pazarlama, siyasal bir amaçla veya belirli bir profili tahmin etme gibi amaçlarla da kullanılabilir. Bu nedenle yapay zekayla ister istemez o sohbetler yapılırken belirli paylaşımlar yapılmak zorunda, ancak bunun da bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" diye konuştu. "Mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" Kişisel Verileri Koruma Kanunu söz konusu olsa da verilerin sızıntı durumunda ortaya dökülebileceğini unutmamak gerektiğinin altını çizen Darıcı, "Her ne kadar da karşınızdaki firma sizin verilerinizi koruyacağını ifade ediyor olsa dahi veya ‘biz anlaşma yaptığımız üçüncü şahıslara karşı verememe konusunda, reklam pazarlama iş birliği yaparız’ gibi bir içeriği söz konusu olsa da, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Sizin atmış olduğunuz herhangi bir veriniz, bu bir fotoğraf olabilir, bir içerik, herhangi bir metin veya doküman olabilir, bu yapay zekayı hem eğiten hem de bunu üçüncü kişilerle pazarlayan bir yapısı söz konusu olabilir. Önemli olan burada, kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" şeklinde konuştu.
Excalıbur gaming laptoplarda Nisan ayına özel indirim fırsatı
23 Nisan 2024 Salı - 09:31 Excalıbur gaming laptoplarda Nisan ayına özel indirim fırsatı Oyuncuların ve profesyonellerin, hayallerindekitasarım ve üstün performansa ulaşmalarını sağlayanExcalibur, Nisan ayına özel yepyeni bir bahar indirimiduyurdu. Oyun tutkunlarına özel fırsatlar sunanExcalibur, Nisan ayının sonuna kadar, casper.com.tr’de geçerli olmak üzere tüm Excaliburdizüstü bilgisayarlarında %10 indirim kampanyasıduyurdu. Güç ve performans, hem oyuncular hem de profesyonelleriçin olmazsa olmazı oluşturuyor. Rekabet unsurlarının enüst düzeyde olduğu oyun dünyasında, rakiplerini alt etmek isteyen birçok oyunseverin ya da üstün ve kaliteliçıktılar elde etmek isteyen profesyonellerin ihtiyaçlarınauygun bilgisayarları kullanmaları önem taşıyor. Güç veperformansa, trend tasarımlarla ulaşma hayali kuranbirçok kullanıcının tercihi olan Excalibur, bahara özelyepyeni bir kampanya duyurdu. Nisan ayının sonunakadar sürecek kampanya, Casper web sitesinde geçerli olmak üzere tüm Excalibur dizüstü bilgisayarlarda %10 indirimavantajı sunuyor. Oyuncuların hayali son teknolojiye sahip Excalibur dizüstü bilgisayarlar şimdi kampanyada Oyun dünyası gün geçtikçe rekabetin arttığı bir arenayadönmüş durumda. Güç ve performanstan vazgeçemeyenoyun tutkunlarının imdadına ise oyun deneyiminiartıracak oyuncu bilgisayarları sunan Excalibur yetişiyor. Excalibur, rekabet unsurlarının heyecanla ve aksiyonlaharmanlandığı oyunlarda mücadeleleri kazanmak isteyenoyunseverlerin ihtiyaçlarını gaming laptoplarıylakarşılıyor. Özellikle kazanmak için oynayanlara, Intel’in14. Nesil işlemcisi dahil bir çok işlemcisi ve en yeni RTX 40 serisi NVIDIA ekran kartları ile kişiselleştirilebilenExcalibur laptoplar sahip oldukları üstün performans ilekullanıcılarını bir üst seviyeye taşıyor. Kullanıcıların tüm ihtiyaçlarına binlerce konfigürasyonseçeneğiyle cevap veren Excalibur, Nisan sonuna kadar web sitesi üzerinden yapılan alışverişlerde %10 indirim fırsatı sağlıyor. Excalibur G911, G870 ve G770gaming laptop modellerinde geçerli olan %10 indirimavantajından yararlanmak için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Ordu’da yetenekli robotlar kıyasıya yarıştı
22 Nisan 2024 Pazartesi - 20:20 Ordu’da yetenekli robotlar kıyasıya yarıştı Ordu’nun Ünye ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri çerçevesinde ROBÜNYE robot yarışması düzenlendi. Ünye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Ünye Adnan Menderes Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi işbirliğinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri çerçevesinde “Türkiye Yüzyılında Teknolojinin Işığında Yunus Emre Diyarında” sloganıyla ROBÜNYE robot yarışması gerçekleştirildi. Geleceğin teknolojilerine yatırım yapmak, öğrencilerin robotik kodlama ile bilişim teknolojilerine olan ilgi ve alakalarını artırmak amacıyla Ordu genelindeki 58 takım, jüri karşısında kıyasıya mücadele etti. “Bu yarışmalarla gençlerimizin bilişim teknolojilerine, robotik programlamaya olan ilgilerini arttırmayı amaçlıyoruz” Programın açılışında konuşan Ünye İlçe Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, “Türkiye Yüzyılı’nda Teknolojinin Işığında Yunus Emre Diyarında’ 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri amacıyla gerçekleştirdiğimiz robot yarışmasında amacımız heyecan ve eğlenceli bir öğrenme süreci içerisinde geleceğin mesleklerinden birçoğunun tabanını oluşturan bilişim teknolojilerine robotik programlamaya olan ilgilerini arttırmak amacıyla gençlerin bu alanda kendilerini geliştirmesini teşvik ederek yaygınlaştırmasını sağlamaktır. Yarışmamız ilimizdeki tüm ortaokul ve liselerimizi kapsamaktadır. Bu anlamda yarışmamıza ilimiz genelinde 58 takımımız katılım sağlamıştır” dedi. Yapılan konuşmalar sonrası ROBÜNYE robot yarışmasına destek verenlere yönelik Ünye Kaymakamı Ayhan Işık tarafından plaket verildi. 58 takımın yer aldığı yarışmada öğrenciler birbirinden farklı hazırladıkları robotlarının jüri karşısında yeteneklerini gösterdi. Düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.
Ordu’da yetenekli robotlar kıyasıya yarıştı
22 Nisan 2024 Pazartesi - 20:09 Ordu’da yetenekli robotlar kıyasıya yarıştı Ordu’nun Ünye ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri amacıyla ROBÜNYE robot yarışması düzenlendi. Ünye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Ünye Adnan Menderes Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi işbirliği çerçevesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri amacıyla “Türkiye Yüzyılında Teknolojinin Işığında Yunus Emre Diyarında” sloganıyla ROBÜNYE robot yarışması gerçekleştirildi. Geleceğin teknolojilerine yatırım yapmak, öğrencilerin robotik kodlama ile bilişim teknolojilerine olan ilgi ve alakalarını sağlamak amacıyla Ordu genelindeki 58 takım öğrenci gurubu jüri karşısında kıyasıya mücadele etti. “Bu yarışmalarla gençlerimizin bilişim teknolojilerine robotik programlamaya olan ilgilerini arttırmayı amaçlıyoruz” Programın açılışında konuşan Ünye İlçe Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, “Türkiye Yüzyılı’nda Teknolojinin Işığında Yunus Emre Diyarında” 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri amacıyla gerçekleştirdiğimiz robot yarışmasında amacımız heyecan ve eğlenceli bir öğrenme süreci içerisinde geleceğin mesleklerinden birçoğunun tabanını oluşturan bilişim teknolojilerine robotik programlamaya olan ilgilerini arttırmak amacıyla gençlerin bu alanda kendilerini geliştirmesini teşvik ederek yaygınlaştırmasını sağlamaktır. Yarışmamız ilimizdeki tüm ortaokul ve liselerimizi kapsamaktadır. Bu anlamda yarışmamıza ilimiz genelinde 58 takımımız katılım sağlamıştır” dedi. Yapılan konuşmalar sonrası ROBÜNYE robot yarışmasına destek verenlere yönelik Ünye İlçe Kaymakamı Ayhan Işık tarafından plaket verildi. 58 takımın yer aldığı yarışmada öğrenciler birbirinden farklı hazırladıkları robotlarının jüri karşısında yeteneklerini gösterdi. Düzenlenen yarışmalar sonucunda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.
Ortaokul öğrencileri projelerini yarıştırdı
22 Nisan 2024 Pazartesi - 14:02 Ortaokul öğrencileri projelerini yarıştırdı 8 . TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Erzurum Bölge Sergisi 22-25 Nisan 2024 tarihleri arasında Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ev sahipliğinde başladı. ETÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Fuaye alanında birbirinden ilginç projelerin yarışırken, öğrencilerin heyecanı gözlerden kaçmadı. TÜBİTAK Proje Yarışmaları Erzurum Bölge Koordinatörü Prof. Dr. İrfan Kaymaz, öğrencilerin merak ve keşfetme isteklerinin birer sonucu olan projelerin daha yaşanabilir bir geleceğin inşasında kıymetli birer fikir olduğunu vurgulayarak, “Türkiye genelinde 12 bölgede yarışlar yapılıyor. Erzurum’u da içine alan 10 ilimiz yarışıyor. En başında 2800 proje müracaat etti. Ön inceleme sonrası proje sayısı 800 proje elendi. Sonrasında 102 proje buradaki aşamaya geldi” dedi. 8 . TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Erzurum Bölge Sergisi’nde akran zorbalığından bayat ekmeğin değerlendirilmesine, dağlarda yetişen doğal bitkilerin ilaç olarak kullanılmasından hayatı kolaylaştıran bir çok projenin görücüye çıktığı sergide, yapılacak değerlendirme sonrası 25 Nisan’da ödül alacak projeler belli olacak. Biyoloji, coğrafya, değerler eğitimi, fizik, kimya, matematik, tarih, teknolojik tasarım, Türkçe ve yazılım dallarında başarılı olan projeler Türkiye geneli yarışmalarda temsil edilecek.
Yerli üretim yeni silah tanıtıldı
22 Nisan 2024 Pazartesi - 10:51 Yerli üretim yeni silah tanıtıldı DÜZCE(İHA) – Yerli tasarım ve mühendislikle üretilen tabanca serisi SAR9 ailesinin en yeni ve ileri teknolojiye sahip jenerasyonu olan Gen3’ü tanıtıldı. Türkiye’nin ilk polimer tabancasına ve ilk özgün yerli görev tabancası SAR9’a imza atan Sarsılmaz, zamanın ötesinde bir mühendislikle ürettiği SAR9 ailesinin yeni üyesi SAR9 Gen3’ü tanıttı. Ülkemizin ve Avrupa’nın en büyük silah üreticilerinden Sarsılmaz, Türkiye’de ve yurt dışında çeşitli ödüller kazanan tamamen yerli tasarım ve mühendislikle üretilen tabanca serisi SAR9 ailesinin en yeni ve ileri teknolojiye sahip jenerasyonu olan Gen3’ü piyasaya sundu. Bir ordunun ihtiyaç duyduğu silah ve mühimmat üretme kapasitesine sahip olan Sarsılmaz, SAR9 Gen3 polimer gövde, paslanmaz kaset, yüksek alaşımlı çelik namlu ve kapak uzmanlığını en ileri düzeyde bir araya getiriyor. Tetik emniyeti, yarı kurulu sistem ve gövde emniyetini bir araya getiren geniş güvenlik özelliklerini SAR9 Gen3’te daha da ileri seviyeye taşıyor. Üst düzey kontrol sağlayan 18 derecelik kavrama açısı ve kurmayı destekleyen üst kapak Gen3’ün zorlu şartlarda bile en rahat şekilde kullanımını sağlayan özellikleri arasında yer alıyor. SAR9 Gen3, ayrıca gelişmiş fonksiyonlara sahip reddot opsiyonunu uyumlu mekanik nişan hattı ile zenginleştirmiş bulunuyor. Yıllık 440 bin tabanca, 120 bin piyade ve makineli tüfek üretim kapasitesi bulunan firma, sahip olduğu bu kapasiteyle Avrupa’nın en büyükleri arasında yer alıyor. Tamamen yerli tasarım ve mühendislikle üretilen Sarsılmaz silah sistemleri, 80’den fazla ülkeye ihraç ediliyor.
Konya Bilim Merkezi, 23 Nisan Çocuk Şenliği’nde çocukları bilimle buluşturdu
21 Nisan 2024 Pazar - 14:18 Konya Bilim Merkezi, 23 Nisan Çocuk Şenliği’nde çocukları bilimle buluşturdu Konya Büyükşehir Belediyesi Konya Bilim Merkezi, 23 Nisan Çocuk Şenliği’ne ev sahipliği yaparak hafta sonunu çocuklar için renkli bir atmosfere dönüştürdü. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Türkiye’nin TÜBİTAK destekli ilk ve en büyük bilim merkezinin açıldığı günden itibaren her yaştan insana bilimi sevdirme misyonunu başarıyla sürdürdüğünü ifade etti. 23 Nisan’ın çocukların bayramı olarak kutlandığını ve her sene büyük heyecana sahne olduğunu dile getiren Başkan Altay, “Konya Bilim Merkezimizde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yavrularımıza unutulmaz bir deneyim sunmak için özel bir program hazırladık. Bu hafta sonunu çocuklarımız hazırladığımız birbirinden eğlenceli bilimsel etkinliklerle geçirerek eğlenirken bir yandan da bilimle iç içe oldu. Amacımız bu tür etkinliklerle çocuklarımızın bilimsel meraklarını ve keşif duygularını canlandırırken eğlenmelerini de sağlamak. Etkinliklerimize katılan çocuklarımıza ve ailelerine teşekkür ediyor, tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı tebrik ediyorum” diye konuştu. Bilimsel etkinliklerle dolu dolu bir hafta sonu geçiren çocuklar ise çok mutlu olduklarını ifade ederek, Konya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Konya Bilim Merkezi’nde her yaştan ziyaretçinin katılabildiği 23 Nisan Çocuk Şenliği programında; atölye çalışmaları, etkinlikler, yarışmalar, eğlenceli bilim gösterileri ve sürpriz balon gösterisi düzenlenirken etkinliklere katılan ziyaretçilerin hafta sonu boyunca eğitici vakit geçirmeleri sağlandı.
Tamir masrafları cep yakan dronların bakımı önem arz ediyor
21 Nisan 2024 Pazar - 10:46 Tamir masrafları cep yakan dronların bakımı önem arz ediyor Eskişehir’de Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Pilotaj Bölümü Dr. Öğretim üyesi Dr. Tamer Savaş, dron bakımının önemine değinerek, muhtemel bir hasar veya düşmede cihazda 3 bin liradan 20 bin liraya kadar tamir maliyeti çıkabileceği konusunda uyardı. Son yıllarda kullanımı oldukça artan dron, başta görüntü ve tarımda sunduğu imkanlarla oldukça ilgi görüyor. Henüz yeni bir teknoloji olması nedeniyle sahipleri tarafından yanlış kullanımlarında ise cihazlarda ciddi hasar veya düşme gibi birçok sorunla karşılaşılabiliyor. 1 milyon TL ile bin lira arasında değişen fiyatlara sahip olan dronları kullanırken yapılan bir anlık hatalar, tamiri 3 bin lira ile 250 bin TL arasında değişen maliyetlere neden olabiliyor. Buradan hareketle dronu uçurmak kadar bakımını ve kontrollerini yapmak da cihaz için hayati önem arz ediyor. Dron tamiri ve bakımı yapan Eskişehir Teknik Üniversitesi Pilotaj Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Tamer Savaş, sık karşılaştıkları ihmaller ile sorunlar hakkında konuştu. Kullanıcıları uyaran Savaş, 20 bin liralık ortalama bir dronun en küçük masrafının dahi 3 ila 5 bin TL arasında maliyete sahip olduğunu belirtti. “Son olarak kuş çarpması gibi olaylar yaşayabiliyoruz” Dronların neden düştüğünü ve kullanıcı hataları hakkında bilgi veren Tamer Savaş, “Dron eğitimi, satışı ve servis hizmetleri sunmaktayız. ‘Dronlar neden düşer’ sorusunun cevabına gelecek olursak, dronlar zamanında bakım ve onarım yapılmadığı için büyük bir ihtimalle düşebilir. Özellikle son zamanlarda kışın dronlarımızı kullanmıyoruz, bataryalı kendilerini kapatıyor ya da performansları düşüyor; yazın dronlarımızı kullanmak istediğimiz zaman batarya enerjiyi birden kesebiliyor ve dronlarımız düşebiliyor. Bunun yanında, kanat, pervane ve gövde gibi görsel kontrolleri yapmadığımız için ve donanımsal hatalardan dolayı da dronlarımız düşebiliyor. Son olarak kuş çarpması gibi olaylar yaşayabiliyoruz. Özetleyecek olursak, yazılım ve bir hayvan tarafından düşme olayları yaşadığımızı söyleyebiliriz. Aslında uzaklığın çok önemi yok çünkü cihazlarımız çok hassas, 1 metreden düşse 100 metreden de düşse dronlarımız muhakkak zarar görecektir. Özellikle ‘gimbal’ ya da kamera dediğimiz sistem genellikle ilk hasar alan kısımlar oluyor. Bu bölümler zaten sistemin en maliyetli parçaları oluyor o yüzden zamanında bakım ve onarım yaptıracağız, yazılımlarını zamanında güncelleyeceğiz ve uçuş öncesi ile sonrasında kanat, gövde ve motor kontrolü yapmamız gerekecek” dedi. “Yaklaşık 20 bin TL’ye yakın bir maliyetle karşılaşabiliriz” Dronların bakımları konusunda da bilgi paylaşan Dr. Tamer Savaş şöyle devam etti: “Tüketici tarafında küçük yani 25 kilogram altında dron kullanıyorsak, bunların yıllık genel kontrollerini yaptığımız bakımlar var. Bunlar genel donanımsal ve yazılımsal kontrollerdir çünkü bazen uçuş sırasında cihazın hasarlı olduğunu anlayamıyoruz, bunu sadece serviste anlayabiliyoruz. Bunun yanında tarım dronları var, yani 25 kilogramın üzerinde olan dronlar. Bunların ise saat ve belirli zaman süreli bakımları var. Motor, pompa ve pervane bakımları var. Bunların muhakkak yapılması lazım çünkü özellikle pompa ve motorda bir sıkıntı olursa dronumuz muhakkak düşecektir ve bu cihazlar düştüğü zaman ciddi derecede maliyetler oluşabilir. Atıyorum bir cihazın sıfır fiyatı 20 bin TL ise, hasardan hasara göre değişebilir ama küçük bir hasar aldıysa 3 ila 5 bin TL arasında bir maliyet çıkabilir. Eğer daha büyük bir hasar aldıysa neredeyse sıfır fiyatına yakın bir maliyet çıkabilir. Yani yaklaşık 20 bin TL’ye yakın bir maliyetle karşılaşabiliriz. Bu durum tamamen dronun sıfır fiyatı ile alakalı, genellikle bakım ve onarım ya da tamir dronun kendi fiyatını aşmıyor. Tarım dronuna bakacak olursak, mesela 500 bin liralık dron kullanıyorsanız, kazanın durumuna göre maksimum 200-250 bin lira civarında maliyet ile karşılaşabilirsiniz. O yüzden küçük ya da büyük fark etmeksizin, bakım ve onarımlarını tam yaparsanız bu tarz maliyetlerle karşılaşmazsınız.”
Tamir masrafları cep yakan dronların bakımı önem arz ediyor
21 Nisan 2024 Pazar - 10:23 Tamir masrafları cep yakan dronların bakımı önem arz ediyor Eskişehir’de dron tamiri Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Pilotaj Bölümü Dr. Öğretim üyesi Dr. Tamer Savaş, dron bakımın önemine değinirken muhtemel bir hasar veya düşmede cihazın 3 bin liradan 20 bin liraya kadar tamir maliyeti çıkabileceği konusunda uyardı. Son yıllarda kullanımı oldukça artan dron, başta görüntü ve tarımda sunduğu imkanlarla oldukça ilgi görüyor. Henüz yeni bir teknoloji olması nedeniyle sahipleri tarafından yanlış kullanımlarında ise cihazlar ciddi hasar veya düşme gibi birçok sorun ile karşılaşılabiliyor. 1 milyon TL ile bin lira arasında değişen fiyatlara sahip olan dronları kullanırken yapılan bir anlık hatalar, tamiri 3 bin lira ile 250 bin TL arasında değişen maliyetlere neden olabiliyor. Buradan hareketle dronu uçurmak kadar bakımını ve kontrollerini yapmakta cihaz için hayati önem arz ediyor. Dron tamiri ve bakımı yapan Eskişehir Teknik Üniversitesi Pilotaj Bölümü Dr. Öğretim üyesi Tamer Savaş, sık karşılaştıkları ihmaller ile sorunlar hakkında konuştu. Kullanıcıları uyaran Savaş, 20 bin liralık ortalama bir dronun en küçük masrafının dahi 3 ila 5 bin TL arasında maliyete sahip olduğunu belirtti. “Son olarak kuş çarpması gibi olaylar yaşayabiliyoruz” Dronların neden düştüğünü ve kullanıcı hatalarıhakkında bilgi veren Tamer Savaş, “Dron eğitimi, satışı ve servis hizmetleri sunmaktayız. ‘Dronlar neden düşer?’ sorusunun cevabına gelecek olursak, dronlar zamanında bakım ve onarım yapılmadığı için büyük bir ihtimalle düşebilir. Özellikle son zamanlarda kışın dronlarımızı kullanmıyoruz, bataryalı kendilerini kapatıyor ya da performansları düşüyor; yazın dronlarımızı kullanmak istediğimiz zaman batarya enerjiyi birden kesebiliyor ve dronlarımız düşebiliyor. Bunun yanında, kanat, pervane ve gövde gibi görsel kontrolleri yapmadığımız için ve donanımsal hatalardan dolayı da dronlarımız düşebiliyor. Son olarak kuş çarpması gibi olaylar yaşayabiliyoruz. Özetleyecek olursak, yazılım ve bir hayvan tarafından düşme olayları yaşadığımızı söyleyebiliriz. Aslında uzaklığın çok önemi yok çünkü cihazlarımız çok hassas, 1 metreden düşse 100 metreden de düşse dronlarımız muhakkak zarar görecektir. Özellikle ‘gimbal’ ya da kamera dediğimiz sistem genellikle ilk hasar alan kısımlar oluyor. Bu bölümler zaten sistemin en maliyetli parçaları oluyor o yüzden zamanında bakım ve onarım yaptıracağız, yazılımlarını zamanında güncelleyeceğiz ve uçuş öncesi ile sonrasında kanat, gövde ve motor kontrolü yapmamız gerekecek” dedi. “Yaklaşık 20 bin TL’ye yakın bir maliyetle karşılaşabiliriz” Dronların bakımları konusunda da bilgi paylaşan Dr. Tamer Savaş şöyle devam etti; “Tüketici tarafında küçük yani 25 kilogram altında drone kullanıyorsak, bunların yıllık genel kontrollerini yaptığımız bakımlar var. Bunlar genel donanımsal ve yazılımsal kontrollerdir çünkü bazen uçuş sırasında cihazın hasarlı olduğunu anlayamıyoruz, bunu sadece serviste anlayabiliyoruz. Bunun yanında tarım dronları var, yani 25 kilogramın üzerinde olan dronlar. Bunların ise saat ve belirli zaman süreli bakımları var. Motor, pompa ve pervane bakımları var. Bunların muhakkak yapılması lazım çünkü özellikle pompa ve motorda bir sıkıntı olursa dronumuz muhakkak düşecektir ve bu cihazlar düştüğü zaman ciddi derecede maliyetler oluşabilir. Atıyorum bir cihazın sıfır fiyatı 20 bin TL ise, hasardan hasara göre değişebilir ama küçük bir hasar aldıysa 3 ila 5 bin TL arasında bir maliyet çıkabilir. Eğer daha büyük bir hasar aldıysa neredeyse sıfır fiyatına yakın bir maliyet çıkabilir. Yani yaklaşık 20 bin TL’ye yakın bir maliyetle karşılaşabiliriz. Bu durum tamamen dronun sıfır fiyatı ile alakalı, genellikle bakım ve onarım ya da tamir dronun kendi fiyatını aşmıyor. Tarım dronuna bakacak olursak, mesela 500 bin liralık dron kullanıyorsanız, kazanın durumuna göre maksimum 200-250 bin lira civarında maliyet ile karşılaşabilirsiniz. O yüzden küçük ya da büyük fark etmeksizin, bakım ve onarımlarını tam yaparsanız bu tarz maliyetlerle karşılaşmazsınız.” (BT-
Elektrikli araçların enerjisi Bursa’dan
20 Nisan 2024 Cumartesi - 14:11 Elektrikli araçların enerjisi Bursa’dan Bursa AFSİAD Yönetimi, genç girişimci Onur Tunç’un geleceğin önemli ihtiyaçlarından olacak ev tipi elektrikli araç şarj istasyonu çalışmasını inceleyerek, destek ve önerilerini sundu. Bursa ile Afyonkarahisar’ın üretim ve ticarette buluşması adına çalışmalarını sürdüren Bursa Afyonkarahisarlı Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (Bursa AFSİAD), ülke ekonomisine katkı sağlayan genç girişimcilerle de bir araya geliyor. Bu kapsamda Bursa AFSİAD Yönetim Kurulu, Afyonkarahisarlı enerji mühendisi Onur Tunç ve ekibinin geliştirdiği ev tipi elektrikli araç şarj istasyonu çalışmasını inceledi. Genç girişimciyi Dernek Merkezi’nde konuk eden Bursa AFSİAD Yönetimi, geleceğin önemli ihtiyaçlarından biri olacak ürün hakkında bilgi alırken, tebrik ve önerilerini sundu. “Genç girişimcilerin destekçisiyiz” Bursa AFSİAD ailesi olarak, genç girişimcilerin her zaman yanında olduklarının altını çizen Bursa AFSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İlker Duran, açıklamasının devamında ise “Günümüz otomotiv sektöründe global ölçekte büyük bir dönüşümün yaşandığını görüyoruz. Elektrikli araçlar artık her yerde karşımıza çıkıyor. Sayıları hızla artan bu araçların, enerji ihtiyacının karşılanması noktasında ülkemiz insanı tarafından atılan her adım kıymetlidir. Yerli ve milli aracımız Togg’un üretildiği Bursa’ya bu konuda ayrı bir görev düştüğünü düşünüyorum. Bugün de kıymetli hemşerimiz enerji mühendisi Onur Tunç ve ekibinin ürünü olan ev tipi elektrikli araç şarj istasyonunu inceledik. Bu ürün, eminim elektrikli araç sahiplerinin işlerini fazlasıyla kolaylaştıracaktır. İlerleyen süreçte üretimi Bursa’da yapacaklarını duymak da bizlere ayrı bir gurur yaşattı. Hep söylediğimiz gibi ülke olarak artık katma değeri yüksek üretim modellerine yönelmemiz gerekiyor. Bursa AFSİAD olarak;Onur Tunç kardeşimize çalışmalarında başarılar diliyor, her zaman destekçisi olduğumuzu ifade ediyoruz” dedi. Üretim Bursa’da olacak Enerji mühendisi Onur Tunç ise Bursa AFSİAD Yönetimi’yle gerçekleşen buluşmaya dair yaptığı açıklamada, “Üretimde sizin gibi tecrübeli isimlerin, genç girişimcilere destek olması bizleri cesaretlendiriyor. VOLTARGEmarkasıylapiyasaya sunduğumuz ev tipi elektrikli araç şarj istasyonumuz kısa sürede büyük ilgi gördü. Bu ürünler taşınabilir olması açısından elektrikli araçları olanlar için büyük avantajlar barındırıyor. Bu ürünleri ister yazlığınıza, isterseniz iş yerinize götürebilir ve aracınızı şarj edebilirsiniz. Projemizi geliştirmek için 6 ay gibi bir zamandır üzerinde çalışıyoruz.Bu çalışmaların sonucunda ilk prototipimizi çıkarmış olup sizlere tanıtmaktayız. Geldiğimiz noktada ise üretim tesisimizi Bursa’da kurmayı planlıyoruz. Yerli üretim sağlamak önceliğimizdir. Uygulamalı ve ekranlı olan ürünümüzü geliştirerek, yapay zeka desteği verme üzerinde de çalışıyoruz. Ayrıca yine çalıştığımız bir başka projeyle ürünümüzü güneş panelleriyle destekleyerek, istasyonumuza çevreci ve maliyetsiz bir enerji sağlamayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.