TEKNOLOJİ
İçişleri Bakanlığı genelgesiyle sahada yeni dönem başladı 04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:40:16 İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla yayımlanan genelgeyle basın kartının sahada resmî kimlik olarak esas alınması netlik kazanırken, Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak düzenlemeyi "Meslektaşlarımızın görevlerini daha hızlı ve etkin yapabilmesi adına önemli bir eşik" sözleriyle değerlendirdi. İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelgeyle, basın kartlarının "resmi kimlik belgesi" olarak kabul edilmesine ilişkin uygulama netleştirildi. Buna göre, usulüne uygun basın kartını ibraz eden basın mensuplarından kolluk kuvvetlerince ayrıca kimlik belgesi talep edilmeyecek. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla 31 Mart 2026 tarihinde yayımlanan genelgede, basın kartının gazetecilerin mesleki faaliyetlerini yerine getirirken yetki ve kolaylık sağlayan önemli bir belge olduğuna dikkat çekildi. Genelgede, 13 Ekim 2022 tarihinde 5187 Sayılı Basın Kanunu’na eklenen hükümle basın kartının "resmi nitelikte bir kimlik belgesi" olduğunun açıkça düzenlendiği hatırlatıldı. Basın Kartı Yönetmeliği’nde de kartların tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilmesi gereken resmi kimlik belgesi olarak tanımlandığına işaret edilen yazıda, bu kapsamda sahadaki uygulamalarda birlik sağlanmasının amaçlandığı vurgulandı. Kimlik tespitinde tek belge olacak Genelgeye göre, geçerli basın kartını ibraz eden gazetecilerden kolluk birimleri tarafından ayrıca nüfus cüzdanı ya da farklı bir kimlik belgesi istenmeyecek. Düzenlemenin, özellikle sahada görev yapan basın mensuplarının iş akışını hızlandırması ve bürokratik engelleri azaltması bekleniyor. Denizli Gazeteciler Cemiyeti (DGC) Başkanı Özkan Tokmak, yayımlanan genelgeye ilişkin yaptığı açıklamada düzenlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek; "İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi tarafından yayımlanan ve basın kartının sahada resmi kimlik olarak esas alınmasını teminat altına alan genelgeyi, Denizli Gazeteciler Cemiyeti olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Gazetecilik; hakikatin izini süren bir pusula, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan hayati bir köprüdür" dedi. Basın kartının uygulamada da güçlü bir kimlik belgesi olarak kabul edilmesinin önemli bir eşik olduğunu vurgulayan Tokmak, düzenlemenin meslektaşların görevlerini daha hızlı ve etkin şekilde yerine getirmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Sahada hız ve kolaylık sağlayacak Uygulamanın çok yönlü pozitif etkisi olacağını belirten Özkan Tokmak, "Atılan bu adım; basın mensuplarımızın yükünü hafifleten, sahadaki akışı hızlandıran ve kamuoyunun doğru bilgiye erişimini kolaylaştıran bir kapı aralamıştır. Güçlü ve ilkeli bir basının, toplumsal hafızayı diri tutan bir omurga olduğu gerçeğinden hareketle, bu yaklaşımı kıymetli buluyoruz" dedi. Denizli basını adına emeği geçenlere teşekkür eden Tokmak, uygulamanın sahada aynı hassasiyetle sürdürülmesi temennisinde bulundu.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 13:20 Uzmanı uyardı: "Kişisel veriler, mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" SİVAS (İHA) – Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğini söyleyerek, "Verileriniz afişe olabilir" dedi. Günümüzde sohbet tabanlı yapay zeka uygulamalarının artmasıyla birlikte bireylerin bu sistemlerle kurduğu iletişim daha kişisel bir boyuta taşınıyor. Yapay zeka ile iletişim kuran kişilerin bu sistemleri zaman zaman bir insan gibi algılayarak daha detaylı ve özel bilgiler paylaştığı görülüyor. Bu durum literatürde ‘anthropomorfize etme’ olarak tanımlanırken, kullanıcıların yapay zekaya insana özgü özellikler atfetmesi anlamına geliyor. Paylaşılan içeriklerin kişisel ve mahrem bilgiler içermesi ise veri güvenliği açısından çeşitli riskleri beraberinde getiriyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka ile kurulan iletişimde dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Darıcı, kullanıcıların farkında olmadan kişisel verilerini paylaşabildiğini ve bunun ilerleyen süreçte çeşitli riskler doğurabileceğini, verilerin pazarlanabileceğini söyleyerek, "Önemli olan kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka mahrem bilgilerinizle besleniyor" Yapay zekanın insanların mahrem bilgilerinden beslendiğini söyleyen Darıcı, "Günümüzde yapay zeka kullanımının hızla artmasıyla birlikte anthropomorfize etme eyleminin de arttığını görüyoruz. Anthropomorfize, yapay zekaya sanki bir insanmış gibi insana ait özellikler atfetme durumudur. Sanki karşınızda insan varmış gibi algılama eğilimini ifade eden bir kavramdır. Karşımızdakini insan gibi düşündükçe ve o tarzda bir eğilim içerisinde oldukça, onunla olan paylaşımlarımızda insanla olan paylaşımlarımız gibi daha detaycı ve daha mahrem içerikler dahi olabiliyor. Yapay zekanın bir yandan kendi öğrenim yapısı olduğu kadar, aynı zamanda yapay zekayı kullanan kişilerden öğrendiği verilerle birlikte de öğrendiğini görebiliyoruz. Hatta kişinin yapay zekaya geçmişinden, o uygulamayla yapmış olduğu paylaşımlardan yola çıkarak, o kişiye yani müşteriye ilişkin yanıtlar verdiğini de biliyoruz. Doğal olarak yapay zeka bir yandan sizden besleniyor, diğer yandan da algoritma olarak öğrenmiş olduğu diğer kaynaklardan besleniyor. Bu tarz içeriklerin paylaşımını yaptığımızda da yapay zekanın sizin mahrem bilgilerinizle de beslenmesi ve onunla da öğrenmesi anlamına gelmektedir" dedi. "Bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" Paylaşılan verilerin açığa çıkma ihtimali olduğunu belirten Darıcı, "Bu durum, ilerleyen zamanlarda verilerinizin üçüncü kişiler tarafından da kullanılabilmesi riskini de beraberinde getiriyor. Bu durum aynı zamanda sizin profilinizin, duygularınızın, yapay zekayla yapmış olduğunuz paylaşımların, geçmişinizin, merak etmiş olduğunuz ve sorduğunuz şeylerin bu bilgisayar algoritması içerisinde var olması ve onun da bu bilgilere sahip olması anlamına geliyor. Bu tarz içeriklerin paylaşılıyor olması, yarın bir gün verilerle alakalı bir sıkıntı yaşandığı zaman sizin verilerinizin de afişe olması anlamına gelebilir. Yapay zeka uygulamalarında firmaların kendi içlerinde bu verileri belirli şartlar altında kullandıklarını, hatta bazılarının da bu bilgileri üçüncü kişilerle paylaşılabileceğini, yapay zeka kullanmadan önce onayladığımız sözleşmede zaten otomatik olarak kabul etmiş oluyorsunuz. Böylesi bir durumda ilerleyen zamanda reklam, pazarlama, siyasal bir amaçla veya belirli bir profili tahmin etme gibi amaçlarla da kullanılabilir. Bu nedenle yapay zekayla ister istemez o sohbetler yapılırken belirli paylaşımlar yapılmak zorunda, ancak bunun da bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" diye konuştu. "Mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" Kişisel Verileri Koruma Kanunu söz konusu olsa da verilerin sızıntı durumunda ortaya dökülebileceğini unutmamak gerektiğinin altını çizen Darıcı, "Her ne kadar da karşınızdaki firma sizin verilerinizi koruyacağını ifade ediyor olsa dahi veya ‘biz anlaşma yaptığımız üçüncü şahıslara karşı verememe konusunda, reklam pazarlama iş birliği yaparız’ gibi bir içeriği söz konusu olsa da, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Sizin atmış olduğunuz herhangi bir veriniz, bu bir fotoğraf olabilir, bir içerik, herhangi bir metin veya doküman olabilir, bu yapay zekayı hem eğiten hem de bunu üçüncü kişilerle pazarlayan bir yapısı söz konusu olabilir. Önemli olan burada kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" şeklinde konuştu.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 13:02 Yapay zeka ile yazılan dilekçeler cezaları katlayabilir Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, yapay zeka aracılığı ile yazılan hukuki dilekçelerde olmayan kanun ve kararların sunulabileceği ihtimali olduğunu ve bu durumun dava kayıpları ile cezaların katlanmasına neden olabileceğini söyledi. Yapay zekanın bilgi sahibi olmayan insanları yanlış yönlendirebileceğini söyleyen Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, "Yapay zeka birçok alanda kullanıldığı gibi hukuk alanında da kullanılmaya çalışılıyor. Bunu bazen avukatlar, bazen de dava sahibi insanlar yapabiliyorlar. Herhangi bir konuda dilekçeyi yazdırabileceklerini düşünüyorlar. Tabii ki yazdırılabilir ama eğer o konuda hiçbir bilginiz yoksa yanlış yönlendirebilir ya da yanlış, olmayan bir kanunu ve kararı varmış gibi göstererek yanlış bir dilekçe yazmanıza sebebiyet verebilir. Haliyle bu durumda da hukuki anlamda çok zor durumlara düşülebilir. Bunun bir örneği var mı diye araştırdığımız zaman da Amerika’da bir örneğini görebiliriz. Normal şartlar altında bir dava için verilen ceza 14 katına çıkmış. Yani yapay zeka ile bir dilekçe yazılmış. Bu dilekçedeki usul ve sistemdeki eksiklikler sebebi ile de hakim daha yüksek cezalar vermiş. Bu da çok büyük bir örnek olarak karşımıza çıkmış durumda" dedi. Topuzoğlu, hukuk sisteminin yapılan yanlışı suiistimal olarak görebileceğini ve cezaların katlanabileceğini söyleyerek, "Yapay zeka cezaları katlayabilir diyebiliriz. Eğer siz yanlış kararlarla yola çıktıysanız ya da olmayan bir kararı var gibi gösterdiyseniz haliyle de hukuk sistemi bunun doğru olmadığını fark ettiği için de bir suiistimal düşünebilir ve daha büyük cezalar verebilir" ifadelerini kullandı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:51 Uzmanı uyardı: "Kişisel veriler, mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğini söyleyerek, "Verileriniz afişe olabilir" dedi. Günümüzde sohbet tabanlı yapay zeka uygulamalarının artmasıyla birlikte, bireylerin bu sistemlerle kurduğu iletişim daha kişisel bir boyuta taşınıyor. Yapay zeka ile iletişim kuran kişilerin, bu sistemleri zaman zaman bir insan gibi algılayarak daha detaylı ve özel bilgiler paylaştığı görülüyor. Bu durum literatürde ‘anthropomorfize etme’ olarak tanımlanırken, kullanıcıların yapay zekaya insana özgü özellikler atfetmesi anlamına geliyor. Paylaşılan içeriklerin kişisel ve mahrem bilgiler içermesi ise veri güvenliği açısından çeşitli riskleri beraberinde getiriyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka ile kurulan iletişimde dikkatli olunması gerektiğini belirterek, açıklamalarda bulundu. Darıcı, kullanıcıların farkında olmadan kişisel verilerini paylaşabildiğini ve bunun ilerleyen süreçte çeşitli riskler doğurabileceğini, verilerin pazarlanabileceğini söyleyerek, "Önemli olan kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka mahrem bilgilerinizle besleniyor" Yapay zekanın insanların mahrem bilgilerinden beslendiğini söyleyen Sefer Darıcı, "Günümüzde yapay zeka kullanımının hızla artmasıyla birlikte, anthropomorfize etme eyleminin de arttığını görüyoruz. Anthropomorfize, yapay zekaya sanki bir insanmış gibi, insana ait özellikler atfetme durumudur. Sanki karşınızda insan varmış gibi algılama eğilimini ifade eden bir kavramdır. Karşımızdakini insan gibi düşündükçe ve o tarzda bir eğilim içerisinde oldukça, onunla olan paylaşımlarımız da insanla olan paylaşımlarımız gibi daha detaycı ve daha mahrem içerikler dahi olabiliyor. Yapay zekanın bir yandan kendi öğrenim yapısı olduğu kadar, aynı zamanda yapay zekayı kullanan kişilerden öğrendiği verilerle birlikte de öğrendiğini görebiliyoruz. Hatta kişinin yapay zekaya geçmişinden, o uygulamayla yapmış olduğu paylaşımlardan yola çıkarak, o kişiye yani müşteriye ilişkin yanıtlar verdiğini de biliyoruz. Doğal olarak yapay zeka bir yandan sizden besleniyor, diğer yandan da algoritma olarak öğrenmiş olduğu diğer kaynaklardan besleniyor. Bu tarz içeriklerin paylaşımını yaptığımızda da yapay zekanın sizin mahrem bilgilerinizle de beslenmesi ve onunla da öğrenmesi anlamına gelmektedir" dedi. "Bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" Paylaşılan verilerin açığa çıkma ihtimali olduğunu belirten Darıcı, "Bu durum, ilerleyen zamanlarda verilerinizin üçüncü kişiler tarafından da kullanılabilmesi riskini de beraberinde getiriyor. Bu durum aynı zamanda sizin profilinizin, duygularınızın, yapay zekayla yapmış olduğunuz paylaşımların, geçmişinizin, merak etmiş olduğunuz ve sorduğunuz şeylerin bu bilgisayar algoritması içerisinde var olması ve onun da bu bilgilere sahip olması anlamına geliyor. Bu tarz içeriklerin paylaşılıyor olması, yarın bir gün verilerle alakalı bir sıkıntı yaşandığı zaman sizin verilerinizin de afişe olması anlamına gelebilir. Yapay zeka uygulamaları, firmaları kendi içlerinde bu verileri belirli şartlar altında kullandıklarını, hatta bazıları da bu bilgileri üçüncü kişilerle paylaşılabileceğini, yapay zeka kullanmadan önce onayladığımız sözleşmede zaten otomatik olarak kabul etmiş oluyorsunuz. Böylesi bir durumda, ilerleyen zamanda reklam, pazarlama, siyasal bir amaçla veya belirli bir profili tahmin etme gibi amaçlarla da kullanılabilir. Bu nedenle yapay zekayla ister istemez o sohbetler yapılırken belirli paylaşımlar yapılmak zorunda, ancak bunun da bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" diye konuştu. "Mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" Kişisel Verileri Koruma Kanunu söz konusu olsa da verilerin sızıntı durumunda ortaya dökülebileceğini unutmamak gerektiğinin altını çizen Darıcı, "Her ne kadar da karşınızdaki firma sizin verilerinizi koruyacağını ifade ediyor olsa dahi veya ‘biz anlaşma yaptığımız üçüncü şahıslara karşı verememe konusunda, reklam pazarlama iş birliği yaparız’ gibi bir içeriği söz konusu olsa da, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Sizin atmış olduğunuz herhangi bir veriniz, bu bir fotoğraf olabilir, bir içerik, herhangi bir metin veya doküman olabilir, bu yapay zekayı hem eğiten hem de bunu üçüncü kişilerle pazarlayan bir yapısı söz konusu olabilir. Önemli olan burada, kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" şeklinde konuştu.
BUTEKOM tarafından yürütülen BUTEXCOMP projesi tamamlandı
19 Nisan 2024 Cuma - 16:10 BUTEKOM tarafından yürütülen BUTEXCOMP projesi tamamlandı Teknik tekstil ve kompozit malzeme sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin, küresel pazarlarda rekabetçiliğini güçlendirme hedefiyle Bursa’da hayata geçirilen BUTEXCOMP Projesi tamamlandı. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan, “Akademik Bilgiyi Üretimle Daha Fazla Buluşturmak İstiyoruz” diye konuştu. Avrupa Birliği ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ‘Rekabetçi Sektörler Programı’ çerçevesinde finansal olarak desteklenen, BTSO tarafından BUTEKOM çatısı altında yürütülen Kompozit Malzeme ve Teknik Tekstil Prototip Üretim ve Uygulama Merkezi Projesi (BUTEXCOMP) faaliyetlerini tamamladı. Toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUTEXCOMP Proje Operasyon Koordinasyon Birimi Direktörü Prof. Dr. Mehmet Karahan’ın yanı sıra proje paydaşları ile iş dünyası temsilcileri katıldı. “BUTEKOM, çok daha güçlü bir yapıya kavuştu” BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan, Bursa’nın yüksek teknolojili ve katma değerli üretim hedefleri doğrultusunda dönüşümünü başarıyla gerçekleştiren, bununla birlikte ürün ve pazar çeşitliliği ile Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı konumunda olduğunu ifade etti. Bursa’nın ürettiği mal ve hizmetlerin 200’ü aşkın ülkeye ve gümrük bölgesine ulaştığını kaydeden Koçaslan, “Kilogram başı ihracatımız 4,5 dolar seviyesinde. İhracatımız 17 milyar doları, dış ticaret fazlamız 8 milyar doları aştı. Ancak küresel rekabetteki dönüşüm hızı, bugüne kadar başardıklarımızın da ötesine geçmemizi zorunlu kılmaktadır. Değişimin kazananları arasında yer almak istiyorsak en değerli varlık olan bilgiyi katma değer oluşturacak bir akılla üretimde de kullanmak zorundayız.” dedi. Gelişmiş ekonomilerin akademik bilginin ticari değere dönüşmesinde hızlandırıcı etki yapan modeller geliştirdiğini belirten Muhsin Koçaslan, “Dünyada geçerli olan bu iş modelinin Bursa’daki karşılığı ise 2008 yılında Uludağ Tekstil İhracatçılar Birliği bünyesinde kurulan BUTEKOM olmuştur. 2013 yılından itibaren Odamızın da iştirakiyle bünyesinde mükemmeliyet merkezlerini barındıran BUTEKOM, proje ile çok daha güçlü bir yapıya kavuştu” diye konuştu. “Sektörlerimizin rekabet gücü arttı” BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan, BUTEKOM’un katma değerli üretim hedefleri doğrultusunda, binlerce firmanın, yüzlerce akademisyenin, doktora öğrencilerinin, AR-GE merkezlerinin aynı çatı altında birlikte çalıştığı eşsiz bir ekosistem oluşturduğunu söyledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın destekleriyle iki büyük güdümlü proje ve bir IPA projesi gerçekleştirdiklerini belirten Muhsin Koçaslan, şunları kaydetti; “Bakanlığımızın uhdesinde gerçekleştirdiğimiz BUTEXCOMP projesiyle de yüzlerce firmamız, tanı analizi, dönüşüm parametrelerinin belirlenmesi, tasarım, danışmanlık ve eğitim hizmetlerinden faydalandı. Proje kapsamında strateji yol haritasını belirleyen tekstil ve kompozit kümemiz de yakın zamanda tüzel kişilik kazandı. Oda olarak bu doğrultuda sektörlerimizin rekabet gücünü artırmak için üniversite-sanayi işbirliğinin somut projeler ile hayata geçirilmesine büyük önem veriyoruz. BUTEKOM’a kazandırdığımız yetkinliklerle temel araştırmadan prototiplemeye kadar tüm ürün geliştirme aşamalarını gerçekleştirebilmekteyiz. Üniversitelerimizin ve özel sektörümüzün örnek birlikteliği üreticilerimize önemli bir rekabet avantajı sağlayacaktır. Bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı artırmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin en köklü ve en güçlü odalarından biri olan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi noktasında yapılacak tüm çalışmalarda işbirliği ve desteğe devam edeceğiz.” “Ekonomideki hedeflerimiz için çok önemli bir proje” Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Bursa’da üniversite-sanayi iş birliği adına örnek bir projenin gerçekleştirildiğini belirterek, önümüzdeki süreçte benzer çalışmaların hayata geçmesiyle elde edilecek katma değerin daha da artacağına inandığını söyledi. Prof. Dr. Yılmaz, “Üniversite sanayi iş birliği birçok sorunun çözümü. Üniversitenin bilgi birikimiyle sanayinin dinamizmini bir araya getirmemiz gerekiyor. Bunu sağladığımız zaman katma değerli üretim kabiliyeti artmış bir ekonomi ortaya çıkacak. Bursa Uludağ Üniversitesi olarak öncelikli alanlarımız içerisinde akıllı ve yenilikçi malzemeler geliyor. Dolayısıyla projenin kendisi doğrudan doğruya bizim yetkinlik alanımızı kapsıyor. Bu projelerin ekonomimiz için önemi çok fazla. Projede önemli bir rol oynayan BTSO’yu tebrik ediyorum. Biz de kendilerine katılarak buradaki ilişkiyi daha dinamik hale getirmek istiyoruz. Projenin ortaya çıkışı, kurgulanışı, alınışı ve sonuçlanması süreçlerinin hepsinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. BUTEXCOMP Proje Operasyon Koordinasyon Birimi Direktörü Prof. Dr. Mehmet Karahan ise, tedarik işlemleri ve teknik destekle birlikte yaklaşık 42 aylık sürecin nihai değerlendirmesini ve bu süreçte projeden elde edilen kazanımları gerçekleştirdiği sunumla katılımcılara aktardı. Toplantı, açılış konuşmalarının ardından Dr. Ersin Üresin’in moderatörlüğünde ‘Yeni Nesil Malzeme Teknolojileri ve Sürdürülebilirlik’ paneliyle devam etti. Panel sonrasında “Yeşil Ürün ve Rol Model Programlarında” yer alan firmaların başarı öyküleriyle toplantı sona erdi.
14 yaşındaki çocuk geri dönüşüm malzemeleriyle teknolojik aletler yaptı
19 Nisan 2024 Cuma - 14:19 14 yaşındaki çocuk geri dönüşüm malzemeleriyle teknolojik aletler yaptı Hakkari’nin Derecik ilçesinde yaşayan Aram Kaynak, 2 yıl önce hobi olarak başladığı çalışmayla şimdi teknolojik aletler yapıyor. Sınırın sıfır noktasında bulunan Derecik ilçesinin Yeşilova köyünde yaşayan Yeşilova Mehmetçik Ortaokulu 7. sınıf öğrencisi Aram Kaynak, atık malzemelerden yaptığı robotik malzemelerle büyük beğeni topladı. İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Aram Kaynak, 12 yaşından beri robotik malzemelerle uğraştığını ifade ederek, “İlk başlarda mekanik ve robotik bir şeyler yapmak istiyordum. Gerçekten kendime inancım tamdı. İlk başlarda deneme olarak bir helikopter yaptım ve ilk deneyimim başarılı geçti. Daha farklı şeyler denemek istedim. Artık ilgim daha fazla artmaya başladı. Kendimi daha çok geliştirmek için belediye başkanımızdan tam destek aldım. Yardımları oldu. Govend (Halay) Dergisi de bu konuda bana imkanlar sundu. Buradan Belediye Başkanı Hasan Dinç ve Govend Dergisi yetkililerine teşekkür ediyorum” dedi. Derecik Belediye Başkanı Hasan Dinç ise seçimden dolayı çok yoğun bir süreç geçirdiklerini hatırlatarak, “Bu süreç içerisinde yanımızdaki ve yöremizdeki güzellikleri görmek epey zor oldu. Ancak bir güzellik var ki görmemek, görememek imkansızdı. Aram Kaynak kardeşimizin bu çaba ve gayreti karşısında sessiz kalamazdık. Hem Derecik Belediyesi olarak hem de güzide dergimiz Govend Dergisi olarak kendisinin maddi manevi destekçisi olacağımızı yineliyorum. Biz burada bunun için varız. Nice diyarlarda nice umutlar var. Umuyorum ki nerede bir umut varsa sesi duyulur ve gereken neyse yapılır. Biz Derecik Belediyesi ve Govend Dergisi olarak ayrıca şahsım adına başta Aram Kaynak kardeşimiz olmak üzere ümitvar olmamızı sağlayan herkese destek çıkacağımızın sözünü veriyoruz" ifadelerini kullandı. (MSA-Y)
Diyarbakır’da teknoloji semineri düzenlendi
19 Nisan 2024 Cuma - 13:46 Diyarbakır’da teknoloji semineri düzenlendi Diyarbakır’da birçok paydaşın bir araya gelmesiyle “Netex’le Gelenekten Geleceğe Semineri” düzenlendi. Med haberleşme yazılım, Diyarbakır Bilişim Derneği, İndex group, TOBB TYM İş Gücü Komite Üyesi ve Endüstriyel Girişim Platformu Başkanı Zülal Koç, Dicle Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı, Sinema Araştırmacıları Kültür ve Sanat Derneği Başkanı ile Endüstriyel Girişim Platformu Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Zuhal Akmeşe Demir’in başkanlık yaptığı ve birçok paydaşın katılımıyla dün, bir otelde düzenlenen “Netex’le Gelenekten Geleceğe Semineri” düzenlendi. İki oturumda gerçekleşen etkinliğin ilk oturumu bölgede teknoloji alanında faaliyet gösteren bayilerle birlikte kapalı oturum şeklinde gerçekleştirildi. Kayıt ve öğle yemeğinin ardından son kullanıcılarla gerçekleştirilen oturumda sunumlar yapıldı. Doç. Dr. Zuhal Akmeşe Demir, etkinliğin gerçekleşme sürecinin mimarı Zülal Koç ve Diyarbakır Bilişim Derneği Başkanı Halim Akın’a teşekkür ederek, “Üç derneğinde iletişim ve teknoloji konusunda çok güzel projeler için çalışmalarını sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde dijital kampüs kapsamında bu ve benzer etkinlikler yapacağız. Özellikle teknoloji ve iletişim konularında ciddi çalışmaları oluyor. Bu güzel organizasyon için tüm firma ve katılımcılara teşekkür ederim” dedi. Zülal Koç ise veri korumanın geleceğin güvencesi olduğunu belirterek kuruluşunda ve yönetiminde aktif olarak yer aldığı üç dernekle birlikte birçok güzel işe imza atacaklarını, tüm katılımcılara teşekkür ettiğini kaydetti.
Geleceğin teknoloji liderleri TEKNO-SEL’de ödüllerini aldı
18 Nisan 2024 Perşembe - 18:13 Geleceğin teknoloji liderleri TEKNO-SEL’de ödüllerini aldı Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü paydaşlığında düzenlenen teknoloji ve robot yarışması TEKNO-SEL ödül töreni ile sona erdi. 96 okuldan 775 öğrencinin 394 robot ve projesiyle yarıştığı organizasyonda dereceye girenlere ödülleri törenle verildi. Türkiye Yüzyılı’nda Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık hedeflerine bir adım daha yaklaşılması için Selçuklu Belediyesi ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde 3 gün boyunca gerçekleştirilen TEKNO-SEL robot yarışması ödül töreniyle tamamlandı. Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen organizasyonda 96 okuldan 775 öğrenci ve 197 danışman, robot teknolojisi alanında geliştirdikleri 394 robot projesiyle kıyasıya yarıştı. Serbest kategoride ise 61 proje yer aldı. Biri ulusal olmak üzere; mini sumo, yumurta toplayan, hızlı çizgi izleyen, labirent çözen, temel seviye çizgi izleyen robot ile ortaokul ve lise düzeyinde serbest proje olmak üzere toplam 7 ayrı kategoride düzenlenen yarışmada rakiplerini eleyen öğrencilere ödülleri verildi. “Bizim gözümüzde yarışan tüm gençlerimiz ödüle layık” Selçuklu Kongre Merkezi’nde üç gündür adeta teknoloji rüzgarı estiğini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Dün burada gençlerle birlikteydim. Onların hem serbest kategoride ürettikleri projeleri inceleme, hem de buradaki yarışmalarda onlarla birlikte olma imkanına kavuştum. Dünkü ziyaretimde öylesine gururlandım ki hakikaten bizim gençlerimizin yapamayacağı hiçbir şey yok. Öncelikle tüm gençlerimizi tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum. Bütün hocalarımızı, danışman hocalarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Burada gençlerimiz yarıştılar, mücadele ettiler. Tabii burada bir ödül programı yapıyoruz ama aslında bizim gözümüzde tüm yarışan gençlerimizin hepsi ödüle layık. Hepsi burada en güzel şekilde robotlarını hazırladılar, getirdiler ama mutlaka her yarışta olduğu gibi birinci, ikinci, üçüncüyü de belirlememiz gerekiyor. Burada ödül alan arkadaşlarımızla birlikte tüm yarışmaya katılan ekiplerimizi de ayrı ayrı tebrik ediyorum. Tabii burada yarışmalar yapıldı ama bir de fuaye alanımızda serbest kategoride projelerimiz vardı. 61 proje fuaye alanında sergilendi. Hepsi birbirinden değerli, hepsi birbirinden kıymetli ve tamamen özgün, gençlerimizin, çocuklarımızın inovatif fikirleriyle, düşünceleriyle ortaya çıkmış. Önce fikri üretmişler, sonra projeyi gerçekleştirmişler ve uygulamışlar. Bütün serbest kategoride proje üreten kardeşlerimizin hepsini de ayrı ayrı tebrik ediyorum. Çünkü hepsi birinciliğe layık. İnşallah onlara şöyle bir söz verdim. Bütün projelerin gösterimleriyle, fotoğraflarıyla projelerin amaçları, hedefleri ve gerçekleştirilme şekilleri nasıl oluyorsa bunları öğrencilerimizin anlatımlarıyla birlikte kayıt altına alıyoruz. Bunları kitaplaştırıyoruz, bir yayına dönüştürüyoruz ve inşallah bu projelerden ben inanıyorum ki çok farklı, inovatif yeni ürünler ortaya çıkacak, uygulamalar ortaya çıkacak. Sadece ürün anlamında değil, bizlerin de istifade edeceği farklı uygulamaları yaşanan bu projelerden elde edeceğiz. Tekrar bütün bu projelerde katılım sağlayan öğrencilerimize, çok kıymetli hocalarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi. “Gelecek yıllarda da bu çalışmaları güçlü bir şekilde devam ettireceğiz” TEKNO-SEL organizasyonunda büyük bir emeğin olduğunu vurgulayan Başkan Pekyatırmacı, “Bu 3 gün içerisinde burada bir TEKNO-SEL programında yarışma gerçekleştirdik ve dolu dolu bir 3 günü geçirdik. Ama bu 3 günün bir geri planı var. Ben o arka plan için de özellikle Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürümüze teşekkür ediyorum. Selçuklu Belediyesi olarak Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzle çok güçlü bir işbirliği yapıyoruz. Bugüne kadar SEDEP başta olmak üzere, ondan sonrasında da SETAP programlarımızla, okul dışı öğrenme ortamlarıyla, ilkokuldan ortaokula liseye varıncaya kadar bütün öğrencilerimize dokunacağımız, bütün öğrencilerimize katkı sağlayacağımız, onların kendilerini keşfetmeleri, bilgilerini, kabiliyetlerini, yeteneklerini keşfedip ondan sonra bu yöntemi kendilerini geliştirebilmeleri anlamında çok önemli fırsatları onlara sağlıyoruz. Burada tabii ki biz Selçuklu Belediyesi olarak bu okul dışı öğrenme ortamlarını hazırlıyoruz. Sille Tabiat Okulu, Ahmet Keleşoğlu Sanat Tasarım Atölyesi, yine Eğitim ve Gelişim Teknoloji Akademisi ve Selçuklu Sanat Akademisi ile bu ortamları sağlıyoruz. Ama Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün çok büyük çabaları ve gayretleri neticesinde burada sürdürülebilir bir projeyi gerçekleştiriyoruz. Binlerce öğrencimiz bizim bu atölyelerimizde teknolojiyle, sanatla, tarihle, kültürle ve farklı sanatlarla buluşuyor ve kendilerini ifade etme imkanına da sahip oluyor" şeklinde konuştu. Emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür eden Başkan Pekyatırmacı, TEKNO-SEL’in ilkini gerçekleştirdiklerini, önümüzdeki yıllarda bu çalışmaları üniversite, sanayi ve diğer gruplarla da iş birliği halinde çok daha güçlü bir şekilde devam ettireceklerini kaydetti. Ödül törenine, AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Hakan Özer, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz, Konya Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Nuri Çelik, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar, Meram İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Koca, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç, belediye meclis üyeleri, okul idarecileri, öğrenci ve öğretmenler katıldı.
Gök vatanın gücüne güç katan hava platformlarının sayısı artacak
18 Nisan 2024 Perşembe - 17:18 Gök vatanın gücüne güç katan hava platformlarının sayısı artacak İnsanlı Hava Platformları İmza Töreni çerçevesinde Yeni Nesil Temel Eğitim Uçağı HÜRKUŞ-B, Millî Muharip Uçak KAAN, Jet Eğitim Uçağı HÜRJET ve Hafif Genel Maksat Helikopteri GÖKBEY hava platformlarına dair yeni sözleşmeler imzalandı. Sözleşme kapsamında Gök vatanın gücüne güç katan hava platformlarının sayısı artacak. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve İçişleri Bakanlığı’nın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gerçekleşen İnsanlı Hava Platformları imza töreni; İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Millî Savunma Başkanı Yaşar Güler, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Emniyet Genel Müdürü Erol Ayyıldız, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir, Türk Silahlı Kuvvetleri ve sektör temsilcilerinin katılımları ile Savunma Sanayii Başkanlığı’nın Nuri Demirağ Salonunda gerçekleşti. İmzalanan anlaşma çerçevesinde yerli ve milli imkanlarla üretilen Yeni Nesil Temel Eğitim Uçağı HÜRKUŞ-B, Millî Muharip Uçak KAAN, Jet Eğitim Uçağı HÜRJET ve Hafif Genel Maksat Helikopteri GÖKBEY hava platformlarına dair yeni sözleşmeler imzalandı. “Tam bağımsız bir savunma sanayiye sahip olmamız vazgeçilmezdir” İnsanlı Hava Platformları İmza Töreni’nden konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “Etrafı adeta ateşten bir çemberle örülmüş olan ülkemiz, bu coğrafyada var olmak için kendi harp silah ve sistemlerini üretmeye, yerli ve millî savunma sanayii ürünleriyle donatılmış etkin ve güçlü ordu ve güvenlik kuvvetlerine sahip olmaya mecburdur. Bu nitelikleri bir ordu için de kendi kendine yeten, tam bağımsız bir savunma sanayiye sahip olmamız vazgeçilmez bir husustur” ifadelerini kullandı. “Stratejik ortaklarımızın dahi önümüze çıkardığı engeller, acı bir tecrübe olarak devlet hafızamıza kazındı” Savunma sanayii alanında güçlü ve bağımsız olamayan ülkelerin uluslararası alanda etkin roller üstlenebilmeleri ve geleceklerine güvenle bakabilmelerinin mümkün olmadığını dile getiren Bakan Güler, “Sadece yakın tarihimize baktığımızda, savunma sanayinde dışa bağımlılığın sıkıntılarını, maalesef birçok defa yaşamak zorunda kaldık. Yıllarca birçok önemli savunma sanayii ürününü, kendi imkânlarımızla üretemediğimiz için hep dışarıdan bekledik. En ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda müttefik, hatta stratejik ortaklarımızın dahi önümüze çıkardığı engeller, acı bir tecrübe olarak devlet hafızamıza kazındı” diye konuştu. Bakan Güler konuşmasına şöyle devam etti: “Şüphesiz ki bunlar, asla bizi yıldırmadı, aksine daha çok motive etti. Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşvikleriyle başlatılan yerli ve millî teknoloji hamlesi ile ülkemiz, son 20 yılda savunma sanayii alanında birbirinden değerli projeleri hayata geçirdi. Bu kapsamda her geçen gün geliştirdiğimiz yerli, millî ve modern teknolojiyi haiz savunma sanayii ürünleri ile ordumuzun imkân ve kabiliyetleri, geçmiş yıllara kıyasla muazzam seviyede gelişim kaydetti, kaydetmeye devam ediyor. Ordumuzun ve ülkemizin gücüne güç katan bu silah sistemlerimiz, aynı zamanda çok sayıda kardeş, dost ve müttefik ülkeye de ihraç edildi ediliyor.” Türk savunma sanayii tarafından üretilen milli ürünlere dikkati çeken Bakan Güler, “Şu ana kadar üretilen ve büyük bir başarıyla hizmet veren silahlı/silahsız insansız hava araçlarımız ve mühimmatlarımızın yanı sıra yeni nesil gelişmiş temel eğitim ve hafif taarruz uçağımız ‘HÜRKUŞ’, geniş görev yelpazesini üstün bir performansla yerine getirebilen jet eğitim uçağımız ‘HÜRJET’, en zorlu şartlarda, çok yönlü vazifeleri icra etme yeteneğine sahip olan genel maksat helikopterimiz ‘GÖKBEY’ ile, savunma sanayimizin ulaştığı üstün seviyeyi ortaya koyan 5’inci nesil, ilk yerli-millî savaş uçağımız KAAN, ülkemizin hava platformlarındaki büyük atılımlarının en somut nişaneleridir. Tüm bunlarla birlikte Türkiye, artık kendi savaş uçağını, eğitim ve jet uçaklarını, helikopterlerini üretebilen dünyanın sayılı ülkelerinden biri oldu” açıklamasında bulundu. “Bugün ise yüzde 80’ni aşan yerli ve mili savunma sanayimiz var” Programda konuşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise “Atılan bu kararlı ve cesur adımlarla artık kara, deniz ve hava araçlarımızın kahır ekseriyetini kendimiz karşılıyoruz. 22 yıl önce savunma sanayimiz yüzde 80 oranında dışarıya bağlıydı. Bugün ise yüzde 80’ni aşan yerli ve mili savunma sanayimiz var. Geliştirilen milli projeler, ülkemizin dışa bağımlığını her geçen gün azaltırken, teknoloji ihraç eden ülkeler sınıfına giriyoruz” şeklinde konuştu. Bakan Yerlikaya konuşmasına şöyle devam etti: “80 binden fazla çalışanıyla savunma sanayimiz, yoluna devam ediyor, daha güçlü bir şekilde de devam edecek. 2023 yılında terörle mücadelede İnsansız Hava Araçlarımız, Silahlı İnsansız Hava Araçlarımız ve İnsanlı Keşif Uçaklarımız 51 bin 876 saat uçuş gerçekleştirdi. 2016 yılında ülkemiz genelinde 2 bin 322 terör olayı yaşanmışken, hava unsurlarımızın desteği sayesinde 2023’te bu sayı 88’e düşmüştür. Aklımıza gelen bir fikirle ilgili artık ‘Bunun için gerekenleri nereden temin ederiz’ sorusunu düşünmüyoruz. Onun yerine ‘Savunma sanayimiz ile konuştuk, yapabiliriz, hiç merak etmeyin’ sözü yer alıyor. Bu güç bizi her alanda, her noktada kendi kendine yetkin, dostuna güven, düşmanına da tasa ve endişe verecek bir hale getirdi.” Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise savunma sanayiinin sahip olduğu birikime dikkati çekerek, “Savunma sanayiimiz sahip olduğu yetenek ve birikim ile günümüzde; muharip ve eğitim uçağı tasarım, üretim, kalifikasyon ve sertifikasyonunu, sistem ve alt sistem tasarım, geliştirme ve üretim faaliyetlerini, millî mühimmat ve pod geliştirme ve üretimini, yapısal parça tasarım ve üretim faaliyetlerini ve farklı sınıflarda helikopter üretim, tasarım ve testlerini başarıyla yürütmektedir” ifadelerini kullandı. “40 adet Hürkuş-B tedariki için sözleşmemizi imzalıyoruz” Görgün konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın gelişen ihtiyaçları doğrultusunda uçuş eğitim faaliyetlerini etkin bir şekilde yürütülebilmesi için 40 adet daha Hürkuş-B tedariki için sözleşmemizi imzalıyoruz. Bu sözleşme ile toplamda 55 adet Hürkuş-B uçağının envantere katılması imza altına alınmış olacak. 55’inci uçağın Haziran 2027’de Hava Kuvvetlerimize teslim edileceğini planladığımızı ifade etmek isterim.” Milli Muharip Uçak KAAN’ın projesine dair açıklamalarda bulunan Görgün, “İmzası bugün gerçekleşecek bir diğer önemli projemiz olan Millî Muharip Uçak KAAN kapsamında; Başkanlığımız ve TUSAŞ arasında 2016 yılında imzalanan Millî Muharip Uçak Geliştirilmesi Projesi Dönem-I, Aşama-I Sözleşmesi’ni, Aşama-II faaliyetlerini başlatmak üzere genişletiyoruz” şeklinde konuştu. Görgün konuşmasına şöyle devam etti: “İmzasını gerçekleştireceğimiz HÜRJET Projesi, 4 adet Blok-0 uçağa ilave olarak, 12 adet Blok-1 uçağı kapsama dahil ediyoruz. İmzasını gerçekleştireceğimiz Hafif Genel Maksat Helikopter Tedariki (GÖKBEY) kapsamında, ilk etapta 20 adet GÖKBEY helikopterinin tedariğini gerçekleştireceğiz.” Program hatıra fotoğrafı çekimi ve maket takdimi ile son buldu.
Rektör Özkan: “Yapay zeka vazgeçilmez bir konuma geldi”
18 Nisan 2024 Perşembe - 12:18 Rektör Özkan: “Yapay zeka vazgeçilmez bir konuma geldi” Antalya Teknokent Yapay Zeka ve Oyun Teknolojileri Hızlandırma Programı Projesi kapsamında Yapay Zeka ve Oyun Teknolojileri Demoday Programı düzenlendi. Bu alanda 1 yıl süren eğitimlere katılan 35 genç girişimci çalışmalarıyla ilgili sunumlarını gerçekleştirdi. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Konferans Salonunda Yapay Zeka ve Oyun Teknolojileri Demoday Programı gerçekleştirildi. Programın girişimciliğin, teknolojinin kesişim noktasında bir buluşmayı temsil ettiğini söyleyen Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Bu program sayesinde, potansiyel girişimciler, start-up’lar ve firmalar güncel bilgiye, nitelikli eğitim ve mentorluk hizmetlerine erişim sağlamış, iş ağlarına katılım sağlamış ve kamu destekleri hakkında bilgi edinmişlerdir. 2023 Nisan ayında başlayan ve bir yıl süren projede yapay zeka ve oyun teknolojileri alanında farkındalık oluşturma ve bilgilendirme faaliyetlerinin yanı sıra, hızlandırma programı kapsamında uzman eğitmenler ve mentorler ile çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bugün de burada projeye kabul edilen 15’in üzerinde girişimcinin hızlandırma programında elde ettiği kazanımlarıyla hazırladıkları sunumlarını izleyeceğiz. Ben şimdiden her birini tebrik ediyorum. Çünkü girişimcilik gerçekten cesaret, azim, sabır, yoğun emek gerektirir. Bugün burada olanlar da bu niteliklere sahip olduğunu kanıtlamışlardır. Dilerim hayallerinize, hedeflerinize en kısa sürede ulaşırsınız. Bu başarılar sadece bireysel başarınız da olmayacak. Bu tür girişimler, ülkemizin teknolojik ve ekonomik kalkınmasına da büyük katkı sağlamaktadır” dedi. “Yapay zeka vazgeçilmez bir konuma geldi” Yapay zekâ kullanımı sağlıktan savunmaya hemen her sektörde daha da vazgeçilmez bir konuma geldiğini ifade eden Rektör Özkan, “Yine oyun sektörü girişimcilik ekosisteminin parlayan yıldızlarından biri. “Digital 2023: Turkey” raporunda belirtildiği üzere 8 milyarın üzerinde bulunan dünya nüfusunun bugün 5,44 milyarı telefon kullanıcısı 5,16 milyarı ise internet kullanıcısı. Bu da dünya nüfusunun yüzde 64’ünün çevrimiçi olduğunu göstermektedir. Bu oranlar her geçen gün daha da artmaktadır.” şeklinde konuştu. “Genç beyinlere olan güvenimiz tam” Rektör Özkan, “Gençler çok iyi biliyordur, benim de kızlarım sayesinde varlığından haberdar olduğum Minecraft oyunu tam 300 milyon satış sayısıyla tüm zamanların en çok satılan oyun ünvanını elde etti. Büyük bir hızla gelişen bu teknolojileri geriden takip etme lüksümüz yok. Hepinizin bildiği gibi 2020 yılında yerli bir oyun şirketimiz de tam 1,8 milyar dolara satılmıştı. O dönemin Sanayi ve Teknoloji Bakanı olan Sayın Mustafa Varank da bu müjdeyi “İlk Türk unicorn yani Turcorn hayırlı olsun” paylaşımıyla duyurmuştu. Bildiğiniz gibi 1 milyar dolar değerin üzerindeki şirketlere Unicorn adı veriliyor. Türk ekonomi tarihinin en büyük şirket satışlarından biri olan bu satış Türkiye’nin girişimcilik potansiyelini ve oyun sektöründeki büyüme fırsatlarını ortaya koyan önemli bir dönüm noktası oldu. Aradan geçen 4 yılda teknoloji alanındaki 6 Türk şirketi daha bu ünvana sahip oldu. Ancak, bu potansiyelin tam olarak değerlendirilmesi için daha fazla girişimci ve yenilikçi projeye ihtiyaç var. Yeni unicornların da bugün buradaki parlak beyinlerden çıkacağına inanıyorum. Türkiye olarak, bu genç beyinlere olan güvenimiz tam. Bugün burada bir araya gelmemizin en önemli amacı da bu potansiyeli ortaya çıkarmak ve geleceğin teknoloji liderlerini desteklemektir. Girişimcilerin iş fikirlerini ve projelerini sunumlarla paylaşacakları bir platformdayız. Aynı zamanda, sektörün önde gelen isimlerinden oluşan bir panelde, yapay zeka ve oyun teknolojileri üzerine ilham verici tartışmalar gerçekleştireceğiz. Bu panel, sadece bilgi paylaşımına değil, aynı zamanda gelecek nesil girişimcilere ilham olacak deneyimlerin paylaşılacağı, hatta belki yeni iş birlikleri ve gelecek projelerin temellerinin atıldığı bir ortam sunacak. Etkinliğimize katılan herkese, değerli katkıları için şimdiden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. “Antalya’yı teknoloji ve bilişim şehri yapma hedefi” Antalya Teknokent olarak birçok etkinliği hayata geçirdiklerini söyleyen Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, “13 tane kümelenme çalışmamız var. Bunlardan bir tanesi yapay zeka ve oyun teknolojileri kümelenmesi. Bu bağlamda kalkınma ajansımızla yürüttüğümüz yapay zeka ve oyun teknolojileri hızlandırma programının bugün demoday programındayız. 35 tane girişimcimiz bugün bizlere sunum yapacak. Biz dünya ölçeğinde de baktığımızda yatırım planlanmasının yapılması, girişimcinin sunum yapması, kendi iş şeklini oluşturması ve kendi ticari planını yapması noktasında bu eğitimleri önemsiyoruz. Antalya’yı bir teknoloji ve bilişim şehri yapma yolunda hedeflerimiz var. Akdeniz Üniversitesi ve Antalya Teknokent bunun lokomotifi” dedi. “Gaming ve yapay zeka alanında şehir kuluçkası” Antalya’da 2 yıl önce yaptıkları bir araştırmada çok fazla oyun, yazılım üretmek için Antalya’ya gelen hem dijital göçebe hem de gerçekten Antalya’da yaşayan girişimcilerin olduğunu fark ettiklerini söyleyen Yavuz, “Ancak bunların eğitim alabilecekleri bir program yoktu. Bu kapsamda bunu gerçekleştirmiş olduk. Artık bu yeni dönemde de yeni bir hedefimiz var, Üniversite kampüsümüzün dışında bir şehir kuluçkamız var. Oradaki alanda da üniversite ile şehir bütünleşmesi anlamında yine içerisinde de oyuncularımızın gaming işi yapan arkadaşlarımızın olduğu yapay zekaya çalışan kişilerin olduğu bir alan planlıyoruz. Yapay zeka kısmında da sağlıktan turizme, robotik teknolojisinden makine mühendisliği alanına kadar birçok çalışma var. Sadece biz oyun teknolojileri değil aynı zamanda yapay zeka ile ilgili de entegrasyonu sağlayan bir programda gerçekleştirdik” şeklinde konuştu. “185 milyar dolar civarındaki bir pazar” Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Volkan Güler, “Oyun ve yapay zeka konusunda 2023 yılında baktığımızda global pazarda 185 milyar dolar civarındaki bir pazardan bahsediyoruz. Ölçek olarak mobil oyunlar toplam bu piyasasının yüzde 49’unu oluşturuyor. Yarıya yakını mobil oyunlar ki Türk girişimcilerinde aslında fena olmadığı bir alandan bahsediyoruz. Yüzde 22’sini PC oyunları oluşturuyor. Ki, 40 milyar dolarlık bir toplam hacmi oluşturuyor. Yüzde 29 ise konsol oyunlarını kapsayan bir alanda bahsediyoruz” dedi. Konuşmaların ardından toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi. Uzman isimler tecrübelerini paylaştı Uzman deneyim ve tecrübe paylaşımı Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kayakuş tarafından Yapay Zeka Güncel Çalışmalar, Piksel Akademi Kurucusu Emrah Kozan Girişimciler için Design Thinking paylaşımı yapıldı. Firma deneyim ve tecrübe paylaşımı Bilgi Transferi Teknoloji Mühendislik ve Yönetim Danışmanlığı Ticaret A.Ş. Kurucusu Ufuk Peker, Kiki Games Kurucusu Mustafa Kilci, TEKNODEV Bilgisayar Kurucusu Sıtkı Emre Solak tarafından yapıldı. Yapay Zeka Ve Oyun Teknolojilerinde Sektörel Bakış Panelinde Web Tasarım Uzmanı & Gamfed Türkiye Gönüllüsü Hakan Acar Moderatör, Noxart Games Genel Müdürü & Gamfed Türkiye Gönüllüsü Ali Özalpay, Akademisyen & Wefi Games Kurucusu & Gamfed Türkiye Gönüllüsü Afra Çalık, Eğitimci & Gamfed Türkiye Gönüllüsü Selame Hopurcuoğlu, konuşma gerçekleştirdi. Programın açılışına Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Cengiz Toker, Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Volkan Güler, KOSGEB Antalya İl Müdürü İbrahim Uğur Erkış akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
MediaMarkt ve BlindLook’tan iş birliği
18 Nisan 2024 Perşembe - 09:57 MediaMarkt ve BlindLook’tan iş birliği MediaMarkt, mobil uygulamaları ve web sitesine görme engellilerin de kolaylıkla erişebilmesi için BlindLook ile iş birliği gerçekleştirdi. BlindLook’un sesli simülasyon teknolojisiyle görme engelli kullanıcılar artık online kanallardan rahatlıkla alışveriş yapabilecek. Küçük adımların büyük sonuçlar oluşturabileceği felsefesiyle sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık alanında somut adımlar atmaya devam eden, Avrupa’nın önde gelen elektronik perakendecilerinden MediaMarkt, görme engellilerin de hayatına dokunabilmek için BlindLook ile iş birliği gerçekleştirdi. Sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık politikaları doğrultusunda yapay zekâ teknolojisini kullanarak farklı sektörlerden kurum ve şirketlere görme engelli bireylere yönelik sesli destek çözümleri geliştiren BlindLook, görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmayı ve onların çeşitli ürün ve hizmetlere erişimlerini, ilgili ürün ve hizmetleri sesli deneyimlere dönüştürerek artırmayı amaçlıyor. Marka, BlindLook ile yaptığı iş birliğiyle ‘EyeBrand’ unvanını aldı. Markanın BlindLook ile yaptığı iş birliği kapsamında markanın mobil uygulamaları ve web sitesinde görme engelli kullanıcılar için yapay zekâ tabanlı sesli simülasyon desteği sağlanacak. Böylelikle görme engelli kullanıcılar online kanallar üzerinden rahatlıkla alışveriş yapabilecek. MediaMarkt EyeBrand Ödülü’nü aldı Markaya, BlindLook tarafından düzenlenen EyeBrand Ceremony - Beyond Darkness Ödül Töreni’nde EyeBrand ödülü takdim edildi. Görme engellilerin hayatına değer katan markalara verilen bu ödülle, marka 60’ı aşkın EyeBrand’den biri oldu.