TEKNOLOJİ
Balıkesir’de: "Girişimciler global sahneye hazırlanıyor" 09 Nisan 2026 Perşembe - 16:13:32 Balıkesir Teknokent’te düzenlenen Uluslararası Girişimcilik Paneli’nde, girişimlerin global pazarlara açılma süreçleri ve Türkiye’den yeni Turcorn’lar çıkarma hedefi ele alındı. Balıkesir Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Balıkesir Teknokent ev sahipliğinde düzenlenen "Uluslararası Girişimcilik Paneli", akademi, kamu ve iş dünyasını bir araya getirdi. Balıkesir Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Mehmet Şafak, Balıkesir Üniversitesi dekanları, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri ve girişimcilerin katılımıyla gerçekleşen panelin açılış konuşmasını Balıkesir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl gerçekleştirdi. Satıl konuşmasında, Balıkesir Üniversitesi’nin uluslararasılaşma faaliyetlerine değinirken, üniversitelerin girişimcilik ekosistemindeki rolüne ve akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Ardından Balıkesir Teknokent Genel Müdürü Öğr. Gör. F. Burcu Aydemir konuşmasında, Teknokent bünyesinde gelişen girişimcilik ekosistemine değinerek; global pazarlara açılmanın önemi, yatırım alabilen girişimler oluşturma hedefi ve bu doğrultuda yürütülen uluslararası iş birlikleri hakkında bilgi verdi. Aydemir, Balıkesir’den uluslararası ölçekte değer üreten ve Turcorn seviyesine ulaşabilecek girişimlerin ortaya çıkmasını hedeflediklerini ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından panel oturumunda konuşmacı olarak; - Zico Ufuk Batum - Ventures & Mentors League Kurucusu & CEO’su - Dr. Ali Cihan Kurt - Synergia Kurucu Ortağı - Ahmet Acaroğulları - ACA Group CEO’su - Dr. Yılmaz Pekmezcan - Marmara Teknokent Yönetim Danışmanı yer aldı. Panelde; uluslararası girişimcilik, global pazarlara açılma ve yatırım süreçlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler Marmara Teknokent yürütücülüğünde gerçekleşecek. Startup World Cup Türkiye 2026 organizasyonu hakkında da katılımcılara bilgi verildi. Panelistler, girişimlerin uluslararası pazarlara hazırlanma süreçleri, karşılaşılan zorluklar ve büyüme stratejileri üzerine deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Etkinlik, yoğun katılım ve etkileşimli soru-cevap bölümüyle sona erdi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:31 Yapay zeka işletmelerde riskleri azaltıyor Doç. Dr. Sefer Darıcı, ilerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin yapay zeka entegrasyonunu tamamlamasının beklendiğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için yapay zeka entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda olduğunu belirterek, yapay zekanın işletmelerde riskleri azalttığını, zamanla büyük küçük tüm işletmelerin bu entegrasyon sürecini tamamlamak zorunda olduklarını söyledi. Doç. Dr. Sefer Darıcı yaptığı açıklamada, "Dijital entegrasyon bugün Türkiye’nin geleceği olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte işletmeler önemli mesafeler kat etti ve ciddi gelişmeler yaşanıyor. Birçok firma iş işlemlerini, üretim süreçlerini ve karar mekanizmalarını yapay zekaya entegre ederek verimlilik sağlıyor. Her işletmenin yapay zekaya entegrasyon sürecinde baştan itibaren izlemesi gereken bir strateji bulunuyor. Bu kapsamda hangi adımların yapay zekaya devredileceği, hangi süreçlerin hibrit şekilde yürütüleceği belirleniyor. Yapay zeka entegrasyonu özellikle işletmeler için kritik bir konu olarak öne çıkıyor. Yapay zekanın üretim, insan kaynakları ya da karar destek süreçlerinden hangisinde kullanılacağı işletme içinde detaylı analiz gerektiriyor. Bu açıdan bakıldığında doğru bir entegrasyon ile işletmeler mevcut verimliliklerini önemli ölçüde artırabiliyor. Ancak burada en önemli nokta, sürecin sağlam bir analiz ve strateji ile yürütülmesi. Çünkü her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda" dedi. "İşlemelerde riskleri azaltıyor" Doç. Dr. Sefer Darıcı, tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımının arttığını, artışla birlikte işletmelerde risklerinde azıldığını ifade edip, "Dünya genelinde yapay zeka teknolojisinin kaçınılmaz bir dönüşüm olduğu görülüyor. Özellikle ABD’de bu alanda geniş kapsamlı uygulamalar dikkat çekiyor ve birçok işletme süreçlerini yapay zekaya devretmiş durumda. Bu dönüşüm yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmıyor; eğitimden üretime kadar birçok alanda yapay zeka kullanılabiliyor. Bazı süreçler insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı hibrit modellerle yürütülürken, özellikle tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımı giderek artıyor. Bunun sonucunda verimlilik artışı sağlanırken hata oranlarında da ciddi düşüşler yaşanıyor. Aynı zamanda işletmelerin risklerini azaltmaları da önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor" dedi. "Yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz" Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğunun altını çizerek, "Türkiye’de de birçok işletme bu dönüşümün farkına varmış durumda ve yapay zeka entegrasyonu sürecini başlatıyor. İşletmenin küçük, orta ya da büyük ölçekli olması fark etmeksizin, hangi alanlarda yapay zekanın fayda sağlayacağının analiz edilmesi ve buna uygun adımların atılması gerekiyor. Önümüzdeki süreçte bu dönüşümün çok daha yaygın hale geleceği öngörülüyor. Bununla birlikte bazı iş kollarında olumsuz etkiler ve istihdam kayıpları yaşanabileceği de ifade ediliyor. Ancak genel çerçevede bakıldığında yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğu ve işletmeler için önemli bir adım olduğu belirtiliyor" "Büyük küçük tüm işletmeler kullanacak" Doç. Dr. Sefer Darıcı, zamanla büyük küçük tüm işlemelerin yapay zeka entegrasyonunu tamamlayacaklarına vurgu yaparak şunları söyledi. "Geçmişte dijital teknolojiler ve e ticaret alanında yaşanan dönüşüme benzer şekilde, bugün de yapay zeka alanında yeni bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Bu nedenle işletmelerin hangi alanlarda yapay zeka kullanmaları gerektiğini belirlemeleri ve bu doğrultuda planlı adımlar atmaları önem taşıyor. İlerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin bu sürece dahil olması ve yapay zeka entegrasyonunu tamamlaması bekleniyor"
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:17 Türk Telekom eSIM ile kullanıcılarına çevre dostu iletişim deneyimi sunuyor Türk Telekom, eSIM teknolojisiyle kullanıcılarına hızlı ve çevre dostu bir mobil iletişim deneyimi sunmayı hedefliyor. Türk Telekom, eSIM teknolojisiyle müşterilerine daha kolay, hızlı ve çevre dostu bir mobil iletişim deneyimi sunmayı hedefliyor. eSIM Teknolojisi, fiziksel SIM kart taşıma zorunluluğunu ortadan kaldırarak dijitalleşmenin sunduğu çevreci dönüşümün bir parçası haline geliyor. eSIM kullanımı doğal kaynak tüketimini azaltırken, karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sağlıyor. eSIM sayesinde kullanıcılar, uzaktan aktivasyon ve dijital yönetim imkânlarıyla işlemlerini daha hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Dijital dönüşümde sürdürülebilir ve yenilikçi teknoloji eSIM Uzaktan tanımlama ve dijital yönetim imkânı sunan eSIM teknolojisi, kullanıcı deneyimini hızlandırırken kâğıt ve enerji tüketimini de minimize ediyor. eSIM; daha verimli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir ekosistemin oluşmasına destek oluyor. eSIM, teknoloji odaklı büyümeyi sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla ileri taşıyan önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Fiziki hat sahibi olan Türk Telekomlular, mağazaya gitmeden Türk Telekom uygulaması üzerinden eSIM’e geçiş işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, eSIM kullanan Türk Telekom müşterileri Tek Numara Teknolojisi ile eSIM uyumlu akıllı saat üzerinden, akıllı telefonları yanında değilken arama yapabiliyor. eSIM, anında aktivasyon, aynı cihazda birden fazla hat kullanımı ve cihazlar arası kesintisiz bağlantı gibi imkanlarıyla dikkat çekiyor.
Bayburt Belediyesinin ücretsiz wifi ağı faaliyete geçti
03 Şubat 2024 Cumartesi - 09:56 Bayburt Belediyesinin ücretsiz wifi ağı faaliyete geçti Bayburt Belediyesinin açık alanda da internete özgürce bağlanılmasını sağlayan ücretsiz wifi ağı kentin yoğun olarak kullanılan 3 noktasında hizmet vermeye başladı. Belediyenin hayata geçirdiği kablosuz internet projesi 3 noktada hizmet vermeye başladı. Büyük Şehir Parkı, Saray Bahçesi ve Genç Osman Parkı’nda kullanılabilecek wifi ağının faaliyete geçeceği 4. nokta ise Ozulu Caddesi’nde yapımı devam eden 100. Yıl Parkı olacak. Parkın tamamlanmasının ardından ücretsiz wifi ağı burada da hizmet vermeye başlayacak. Altyapısı Bayburt Belediyesi tarafından sağlanan kablosuz internet ağına bağlanan Bayburtlular akıllı telefon, tablet ve taşınabilir bilgisayarlarından açık alanda internet keyfini yaşayacak. Şifre SMS ile geliyor Ücretsiz wifi ağına bağlanan kullanıcılar, kimlik doğrulama sayfasından kayıt olup cep telefonlarına gelen şifreyi girerek internet hizmetinden ücretsiz olarak yararlanabilecek. Bir kez alındıktan sonra 24 saat boyunca geçerli olan şifreyle 3 noktadan yayın yapan kablosuz istasyonlardan internete girilebilecek. İnternete bağlanma süresi günlük 69 dakika Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, “Vatandaşlarımıza verdiğimiz bir sözü daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bildiğiniz üzere çağımız hız ve teknoloji çağı. Artık herkes işlerinin çoğunu online olarak internet üzerinden hızlıca hallediyor. Bizde Bayburt Belediyesi olarak oluşturduğumuz ücretsiz wifi ağları ile vatandaşlarımızın dışarıda oldukları süre içerisinde işlerini kolayca halledebilmelerini sağlamayı amaçladık. Bayburt’ta yaşayan her bir kardeşimizin hizmetine Bayburt’umuzun plakası olan günlük 69dakikalık ücretsiz interneti sunduk. Hemşehrilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.
AR-GE Maraton’da ödüller sahiplerini buldu
02 Şubat 2024 Cuma - 18:28 AR-GE Maraton’da ödüller sahiplerini buldu Yeşilırmak Elektrik Dağıtım (YEDAŞ) ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (OMÜ-TTO) iş birliğiyle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) koordinatörlüğünde ikincisi düzenlenen "AR-GE Maraton Hızlandırma Programı" final etkinliğinde ödüller sahiplerini buldu. Fikrinle Aydınlat sloganı ile çıkış yapan, EPDK tarafından desteklenen, öğrenci, akademisyen ve start-up’ların prototip seviyesindeki projeleriyle katılım sağladığı programla; elektrik dağıtım sektörü ve dağıtım teknolojileri konularında yenilikçi, teknolojik, yerlilik esaslı, ekonomik ve çevresel açıdan çözümler üreten AR-GE proje fikirlerinin gerçekleştirilmesi amaçlanıyor. 2. dönemle birlikte 72 proje fikrinin başvurduğu programa, 16 proje fikri finale kaldı. Finalistlere ön mentörlük eğitimi verildi. Mentörlük sürecinde ise proje çeşitleri, EPDK, TEDAŞ, enerji bakanlığı mevzuatı, veri okuma işlemi, dağıtım şirketlerinde ihtiyaç belirlenmesi, mevcut durum tespiti, buluş kavramı, patentlenebilirlik şartları, patent tescil süreçleri, sunum dili ve teknikleri, etkili konuşma gibi farklı alanlarda eğitimler verildi. Akabinde 16 proje arasından ilk 3’e girenlere Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da ödülleri dağıtıldı. "AR-GE’yi analiz etmek, sorunu tespit etmek ve düşünceler üretmek işin başlangıç noktasıdır" AR-GE Maraton programında açılış konuşmalarını gerçekleştiren OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, "Yaşadığımız dünyada eğer teknoloji kullanamıyorsanız, teknoloji ile kullanılmaya mahkumsunuz demektir. AR-GE’yi analiz etmek, sorunu tespit etmek ve düşünceler üretmek işin başlangıç noktasıdır. Düzenlenen etkinlik belki de örnek olarak gösterebileceğimiz bir çalışmadır. Söz konusu olan AR-GE’nin politikaya dönüştürülmesi için bu süreci yöneten bir yapının ortaya çıkması gerekiyor. Bu bağlamda kurumlar arasında en temel rolü üniversiteler üstleniyor. Özellikle YÖK Başkanımızın himayelerinde üniversiteler şu anda kendileri ile rekabet halinde" dedi. "Yarışmacıların düşünce üreterek projeye çevirmesi büyük bir başarı" Ortak kültürü oluşturma açısından iş birliği ile hareket etmenin önemli bir nokta olduğuna değinen Rektör Ünal, “Beraber çalıştığımız üniversitelerle alakalı altını çizmek istediğim bir husus var. Üniversiteleri rakip olarak görmek yerine birbirlerine güç veren nokta olarak tanımlamak gerekiyor. Düzenlenen bu etkinlik iş birlikleri açısından güzel bir örnek oldu. Özellikle yarışmacıların düşünce üreterek projeye çevirmesi büyük bir başarı. Şehrin değeri OMÜ olarak, şehre değer üretmek ve katmak için çalışıyoruz. Paydaşlarımızla eş zamanlı olarak hareket etmeyi ve imkanlarımızı paylaşmayı bir fırsat olarak görüyoruz. Ümit ediyorum ki bu etkinlik etki gücü çok daha yüksek yeni iş birliklerine de vesile olacaktır" diye konuştu. "Enerji, modern dünyanın temel taşlarından biridir" Programda konuşma yapan YEDAŞ Dağıtım Direktörü Kışla ise, "Bugün burada, AR-GE ve İnovasyon Proje Yarışması’nın heyecan verici bir kapanış töreninde bir araya geldik. 12 farklı üniversitenin katılımı ile YEDAŞ ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) iş birliğinde düzenlenen bu yarışma, genç girişimcilerimizin özgün projelerini sergileme fırsatı buldukları bir platform oldu. Enerji, modern dünyanın temel taşlarından biridir ve doğru kullanımı ve dağıtımı, sürdürülebilirlik ve ekonomik kalkınma açısından kritik öneme sahiptir. Bu yarışma, enerji ve enerji dağıtımıyla ilgili yenilikçi çözümler sunarak bu alanda devrim niteliğinde adımlar atmayı amaçlamaktadır" şeklinde konuştu. Derece elde eden yarışmacılara para ödülü Video gösterimi yapılan program sonunda; Doç. Dr. Kadir Mert Döleker, ‘Atık Cüruf Malzemelerle Elektrik Hat Direklerinin Korozyon Direncinin Artırılması’ adlı projesiyle birinci olarak 50 bin TL’lik ödülün sahibi oldu. Prof. Dr. Özgür Demircan, Onur Fakı ve Emir Yıldırım, ‘Miselyum-Kalsiyum Karbonat (CaCO3)-Silan Katkılı Yanmaz PVC Kompozit Kablo Geliştirilmesi’ adlı projeleri ile ikinci olarak 30 bin TL’lik ödüle ayık görüldü. Doç. Dr. Recep Çakmak ve Araştırma Görevlisi Burhan Hükümen ise ‘Elektromanyetik Girişime Karşı Yapısal Bağışıklığı Yüksek, Düşük Güç Tüketimine Sahip, Geniş Bant Aralıklı Yerli Gerilim Sensörü’ adlı projeyle üçüncü olarak 15 bin TL’lik ödülün sahibi oldu. Programa ayrıca OMÜ Teknoloji Transfer Ofisi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi İdris Sancaktar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
ZBEÜ Teknoloji Transfer Ofisi AR-GE Biriminin Projesine AB’den destek
02 Şubat 2024 Cuma - 17:51 ZBEÜ Teknoloji Transfer Ofisi AR-GE Biriminin Projesine AB’den destek ZBEÜ Teknoloji Transfer Ofisi AR-GE Biriminin hazırladığı "Know What You Breathe: Mobilizing Communities for Air Quality in the Black Sea Basin (Soluduğun Havayı Tanı: Karadeniz Havzasındaki Hava Kalitesi İçin Toplulukları Harekete Geçirme)" başlıklı proje Avrupa Birliği tarafından desteklenmeye hak kazandı. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) AR-GE Birimi tarafından hazırlanan “Know What You Breathe: Mobilizing Communities for Air Quality in the Black Sea Basin (Soluduğun Havayı Tanı: Karadeniz Havzasındaki Hava kalitesi için Toplulukları Harekete Geçirme)" başlıklı proje Avrupa Birliği, Karadeniz Havzasında Sınır Ötesi İş birliği Programına sunulan 151 proje teklifinin değerlendirilmesi sonucunda yaklaşık 1.108.214,62 euro destek almaya hak kazandı. Aldığı destek ile birlikte projenin toplam bütçesi yaklaşık 40 milyon TL’ye ulaştı. Karadeniz Havzasında Sınır Ötesi İş birliği Programı, Avrupa Birliği’nin 2021-2027 bütçeleme dönemi, AB’nin Doğu Avrupa, Güney Kafkaslar ve Akdeniz Havzasındaki komşu devletler ve toplumlar arasındaki iş birliğini güçlendirme, bölgede istikrar, refah ve güvenliği arttırma amacıyla oluşturduğu Avrupa Komşuluk Politikası kapsamında yürütülen çok taraflı bir iş birliği program. Karadeniz Havzasında gerçekleştirilecek bilinçlendirme çalışmaları ile hava kalitesi konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan proje, ayrıca Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin bugüne kadar destek aldığı en büyük proje olma özelliğini taşıyor. Destek almaya hak kazanan proje, 2023 yılında ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu’nun teşvikleri ve yönlendirmesi ile çalışmalarını hızlandıran ZBEÜ Teknoloji Transfer Ofisi ve bünyesindeki AR-GE Koordinasyon biriminin en büyük başarısı olarak kamuoyuna yansıdı. ZBEÜ Teknoloji Transfer Ofisinin yürütücülüğünü üstlendiği ve 24 ay sürecek olan projenin ortakları arasında Bulgarian Association for Transfer of Technology, Odessa State Environmental University, Galati Tehnopol Association ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı yer alıyor. Koordinatörlüğünü Doç. Dr. Gökhan Gürbüz’ün, Danışmanlığını Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu’nun, Koordinatör Yardımcılığını Doç. Dr. Bayram Gökbulut ve Dr. Öğr. Üyesi Gülçin Demirel Bayık’ın üstlendiği projenin ekibi; Prof. Dr. Emine Yılmaz Can, Doç. Dr. Çağlar Bayık, Dr. Öğr. Üyesi Behice Ceyda Cengiz, Arş. Gör. Dr. Elif Öztekin ve Öğr. Gör. Dr. Fatma Hilal Gümüş ve Fatemeh Ghasempour’dan oluşuyor. Proje ekibi, desteklerinden dolayı ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sundu. Rektör Özölçer ise Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin her alanda etkin olduğunu vurgulayıp, proje ekibini tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
HAVELSAN geliştirdiği yerli yapay zeka platformu MAIN’i tanıttı
01 Şubat 2024 Perşembe - 16:54 HAVELSAN geliştirdiği yerli yapay zeka platformu MAIN’i tanıttı HAVELSAN tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen yapay zeka platformu MAIN, düzenlenen programla tanıtıldı. HAVELSAN, yapay zeka ve bilişim teknolojileri alanındaki en son yeniliklerini ve MAIN ürününü HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde gerçekleştirilen Yapay Zeka Konferansı ile tanıttı. Konferansta MAIN’in demo gösteriminin yanı sıra sektörün önde gelen isimlerinin konuşmaları ve interaktif oturumlar gerçekleşti. MAIN’in HAVELSAN tarafından geliştirilen bir yapay zeka platformu olduğuna dikkati çeken HAVELSAN Bilgi ve İletişim Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Ömer Özkan, “MAIN, üzerinde kurumların kapalı ağdaki verileri veya internet tabanını açık kaynak veriler toplayarak anlamlı sonuçlar çıkaran büyük bir dil modelidir. MAIN herhangi bir API’den çağrı yapan bir araç değildir. Herhangi bir yerle bir bağlantısı yoktur. İçerisinde geliştirilen kodlar tamamen ya açık kaynak tabanlı ya da HAVELSAN mühendisleri tarafından geliştirilmiştir. Dolayısıyla herhangi bir bağımlılığı yoktur platformumuzun” ifadelerini kullandı. Özkan konuşmasına şöyle devam etti: “Biz HAVELSAN olarak çoğunlukla kamu kurumlarının ihtiyaçlarına dönük çalışıyoruz. Dolayısıyla kamu kurumlarımızın üzerindeki yükü hafifletmek, vatandaşın kamu kurumuyla olan iletişiminde vatandaş memnuniyetini artıracak hizmetleri sağlamak bizim birincil amacımız. Dolayısıyla da bu alana hizmet edeceğiz öncelikle. Bizim mühendislerimizin yeteneği oldukça iyi. Biz bu çalışmaları dünyayla eş zamanlı olarak yapabilecek durumdayız. Kendilerini bu alanda geliştirmek isteyen arkadaşları bu yıl içerisinde açacağımız MAIN Akademi’ye de bekliyoruz. Onlara burada kişisel gelişimlerini sağlayacak, aynı zamanda da üretmelerine imkan sağlayacak bir laboratuvar ortamı sunacağız. Meraklı olan arkadaşları bekleriz.” MAIN’ın yıl içerisinde kamu kurumlarında kullanılacağını belirten Özkan, “Başta Milli Savunma Bakanlığımız olmak üzere Maliye Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığıyla görüşmelerimiz var. Buralarda yerini alacak diye umut ediyoruz. Önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaşacağını düşünüyoruz” diye konuştu.
Telefonda oyun tutkunları için realme 11’i tanıttı
01 Şubat 2024 Perşembe - 14:35 Telefonda oyun tutkunları için realme 11’i tanıttı Mobil oyun tutkunlarının merakla beklediği realme 11’i tanıtıldı. realme11 oyun odaklı, yüksek performanslı işlemcisi, geniş RAM kapasitesi ve hızlı şarj özellikleri oyun deneyimini zenginleştirmeyi vaat ediyor. realme, 11 serisinin yeni üyesi realme 11’i piyasaya sürdü. Mobil oyun tutkunlarının merakla beklediği realme11 Helio G99 Gaming Yonga Seti ile güçlendirilmiş 8 çekirdekli işlemciye sahip. İşlemci akıcı grafikler ve yüksek çözünürlüklü oyunlar için ideal bir deneyim sunuyor ayrıca, 8GB+8GB toplam 16GB’a kadar dinamik RAM kapasitesi, çoklu görevler arasında hızlı geçiş yapma imkânı sunarak oyun deneyimini daha da zenginleştiriyor. realme 11’in özellikle PUBG Mobile, Call of Duty: Mobile ve Mobile Legends gibi popüler oyunlarda sorunsuz bir oyun deneyimi sunacağı iddia ediliyor. realme 11, uzun oyun seansları arasında kısa molalar vermek isteyen oyun severler için 67W SUPERVOOC şarj teknolojisi ile sadece 17 dakikada %1’den %50’ye şarj olma özelliğini taşıdığı belirtiliyor. Yani 15 dakikalık şarj ile 2 saat oyun oynamanın mümkün olacak. 256 GB’lık depolama alanıyla realme 11, büyük boyutlu oyunları, filmleri ve uygulamaları rahatlıkla saklayabilecek kapasitede. realme 11’in geniş depolama alanı, günde 4 MB boyutunda 40 fotoğraf çekildiğinde bile, yaklaşık 4 yıl boyunca hafıza sorunu yaşamadan kullanım imkanı sağlıyor. Bu da kullanıcıların, uzun yıllar boyunca telefonlarını depolama endişesi yaşamadan kullanabilmelerini mümkün kılıyor. realme 11’in tasarımının lüks saatlerden esinlendiği belirletilirken özellikle kamera düzeni ile birleşerek şıklığını ön plana çıkması için çalışılmış.108 MP’lik kaliteli kamerasıyla realme 11, kullanıcılarına hem gündüz hem de gece daha iyi fotoğraf kareleri yakalama fırsatı sunuyor.
Klimalarda bakteri tehlikesi
01 Şubat 2024 Perşembe - 11:08 Klimalarda bakteri tehlikesi ESKİŞEHİR (İHA) – Eskişehir’de oto klima ustalığı yapan Ümit Kalan, kış aylarında hastalanmamak için bakteri oluşumu açısından için uygun ortamı olan araç klimalarının bakım ve kontrollerine özellikle dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Kalan, “Klima peteği soğuduğu zaman meydana gelen nem bakteri oluşturuyor. Hastalıklardan kurtulmamız için polen filtresinin her yıl değiştirilmesi şart” dedi Eskişehir’de hava sıcaklıklarının eksi değerlere düşmesiyle birlikte sürücülerin ısınmak amacıyla ve buğu önleyici olarak kullandığı araç klimaları, düzenli bakım ve temizlikleri yapılmadığı takdirde bazı hastalıklara neden olabiliyor. Konuyla ilgili vatandaşlara yönelik bilgilendirmelerde bulunan oto klimacı Ümit Kalan, araç klimalarının bakteri oluşumu için çok uygun ortamı olduğunu ve bu nedenle kış aylarında vatandaşların daha fazla hastalanmasına yol açtığını ifade etti. Kalorifer peteklerinin kontrol edilmesinin yanı sıra polen filtresinin her yıl değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Alan, astım gibi hastalığı olan sürücülerin kendi sağlıkları için bu tür konulara ekstra hassasiyet göstermelerini tavsiye etti. Klima peteğinin soğuması sonucunda oluşan nemle birlikte meydana gelen bakterinin ise araç içerisine basılan ozon gazıyla temizlendiğinden bahseden tecrübeli oto klimacı, antifriz kontrolünün önemine de ayrıca dikkat çekti. “Klima peteği soğuduğu zaman meydana gelen nem bakteri oluşturuyor” Eskişehir’de uzun yıllardır oto klima bakım ve onarım işiyle uğraşan Ümit Kalan, klima peteğinin bir nem oluşturduğunu ve o nemin zaman içerisinde bakteriye dönüştüğünü belirterek, “Buğu giderici olarak klimaların aktif olması gerekir. Tabii bu noktada sürücülerimize araçlarındaki kalorifer peteklerinin temizlenmesi gerektiğini hatırlatalım. Antifriz dereceleri mutlaka kontrol ettirilmeli. Eskişehir malum soğuk bir ilimiz. Dolayısıyla antifriz derecelerini eksi 25-30 derece arasında sabit tutarlarsa ve ilavelerini yaptırırlarsa konforlu bir kış geçirmiş olacaklar. Klimaların yaz kış çalışması gerekir. Kalorifer hava yönlendirilmesini her tarafa aldığınızda klima çoğu araçta otomatik olarak aktif oluyor. Klima peteği soğuduğu zaman orada bir nem oluşur. Klimayı açık kullanırken varacağınız yere 5 dakika ya da 10 dakika kaldığında kapatın ki petek kurusun. Böylelikle ıslak ve nemli ortamda oluşacak bakteri oluşumunu engelleriz. Eğer ki araçta bakteri oluşmuşsa içerisine yaklaşık 1 saat ozon gazı basarak revize virüslerin ölmesini sağlıyoruz" dedi. “Hastalıklardan kurtulmamız için polen filtresinin her yıl değiştirilmesi şart” Klima ve petek temizliğinin sağlık açısından önemli olduğunu vurgulayan Alan, “Astım gibi hastalığı olan sürücülerimiz bu konuya özellikle dikkat etmelidir. Korona benzeri grip gibi hastalıkların salgınından kurtulabilmemiz için polen yani araç içi kabin filtresinin mutlaka her yıl değiştirilmesi gerekiyor. Gerekli temizliklerin dezenfektanlarla ve ozon makinalarıyla yapılmasını önemle rica ediyoruz. Şu anda araçlarda karşılaştığımız en büyük sorunlardan bir tanesi klima gazının bitmesi. Bunun yılda 1 sefer kontrolü şart. Klima gaz dolumu şu anda 600 TL civarında. Polen filtresini 150 liraya değişiyor. Petek temizliği de antifriz değişimi ile birlikte bin TL tutuyor. Bu sağlığınız ve konforunuz için çok düşük maliyetler. Bunları kesinlikle göz ardı etmeyelim, yaptıralım. Herkese sağlıklı, mutlu, huzurlu ve güvenli yolculuklar diliyorum” şeklinde konuştu.
ESTÜ’nün projesi ile ölçüm teknolojileri yerli hale gelecek
01 Şubat 2024 Perşembe - 09:45 ESTÜ’nün projesi ile ölçüm teknolojileri yerli hale gelecek Otomotiv, savunma sanayi, havacılık ve beyaz eşya gibi sektörlerin 10 milyon doların üzerinde maliyetle yurtdışında yaptırdığı ölçüm teknolojilerini yerli hale getirmeyi amaçlayan, Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin yürütücülüğünde yapılan projenin çalıştayı gerçekleşti. Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin yürütücülüğünde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ortaklığında gerçekleşen Eskişehir Kalibrasyon ve Ölçüm Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Kurulumu projesinin sonuçlarının değerlendirildiği Eskişehir Kalibrasyon Ve Ölçüm Teknolojileri Çalıştayı, İki Eylül Kampüsü’ndeki konferans salonunda gerçekleştirildi. Çalıştaya Rektör Adnan Özcan, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, projenin yürütücüleri, destekçileri ve öğretim görevlileri katıldı. Projenin destek verenleri arasında yer alan Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı, 1.8 milyon TL’lik katkı ile yüzde 79 oranın projeye destek oldu. Projenin hayata geçirilmesi ile savunama sanayi, havacılık ve beyaz eşya gibi sektörlerin yurtdışında yaptırdığı ölçüm çalışmalarını yerlileştirmek amaçlanıyor. 2.3 milyon TL’ye 29 ayda tamamlanan ve faaliyete geçirilen projenin, akredite çalışmalarının ardından merkez haline getirilmesi planlanıyor. “Yerli malzeme, fayda sağlayacak bir teknolojiyi geliştirmeye çalışılıyor” Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Adnan Özcan çalıştay hakkında şöyle konuştu; “Eskişehir test ve kalibrasyon ölçüm aletleri çalıştayı ile ilgili buradayız. Bu bizim için ve ülkemiz için özellikle bölgemiz için son derece kıymetli bir etkinlik. Bu bir BEBKA projesi kapsamında gerçekleştirilen faaliyet. Ve burada ana destekleyici yüzde 79 oranında BEBKA. Onun yanında Ford Otosan ve aynı zamanda Osmangazi Üniversitesi destekçiler arasında 29 ay süren bir proje. Devamında da bu özellikle ölçüm topları son derece önemli olan ölçüm topları zaman zaman bu ölçümlerimiz İstanbul’da yurt dışında firmalarımız, sektörümüzü yaptırıyor. Bu ölçümleri burada yapabilmek amacıyla ülkemize de yerli üretim, yerli malzeme, fayda sağlayacak bir teknolojiyi geliştirmeye çalışılıyor. Epey ilerledik ama proje bitmiş olmasına rağmen biz çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bunu ileriki zamanlarda gerçek bir merkez haline getirip Türk akdreditasyonlarından tamamlayıp daha sonraki dönemlerde de tüm ülkemize, bölgemize hizmet edebilir hale getireceğiz buraya.” “Amaç ölçüm teknolojilerinin yerlileştirilmesi” Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram ise “Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı olarak 2021 yılı Yenilik ve Verimlilik Mali Destek Programı’ kapsamında desteklediğimiz Eskişehir Teknik Üniversite’mizin başvuru sahibi olduğu Eskişehir Ölçüm ve Kalibrasyon Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Kurulumu Projesi’nin bugün sonuçlarının değerlendirildiği çalıştaytaydayız. Projeye ajans olarak bugüne kadar 1.8 milyon lira destek sağladık. Üniversitemizin ve paydaşlarımızın katkısıyla toplamda 2.3 milyon liralık bir proje gerçekleşti. Projenin amaçları şu şekilde: Özellikle havacılık, savunma sanayi, beyaz eşya, otomotiv gibi sektörlerde kullanılan ölçüm teknolojilerini yerlileştirmesi, bu ihtiyaçları yurtdışından sağlayan firmalarımızın bu merkezden faydalanarak bu ihtiyaçlarını karşılaması. Bu amaçlarla gerçekleştirilen merkezin bugün çalıştayın da çıktıları değerlendirmiş oluyoruz. Özellikle proje paydaşlarımız da var bunun da altını çizmek istiyorum. Projeye ciddi kaynak sağladılar. Yine diğer savunma sanayi ve beyaz eşya ve otomotiv sektöründe de firmalarımız var. Bunlarda dışarıya aktardıkları kaynakları proje sayesinde ülkemizde kalmış olacak. Proje, sayın rektörümüzün de bahsettiği gibi 29 ayda tamamlandı. Şu anda proje, faaliyetlerine başladı. Önümüzdeki süreçte hedeflerde burayı bir merkez hâline getirip akredite almış bir kuruluş merkezi haline getirip faaliyetlerine devam etmesi şeklinde olacak. Yıllık ortalama test ve ölçümler için yurt dışına 10 milyon doların üzerinde bir harcama yapılıyor. Şirketler tarafından. Söz konusu projeyle birlikte bu harcamanın uzun vadede yüzde 25 oranında azaltılmasını hedefliyoruz” dedi.