TEKNOLOJİ
Balıkesir’de: "Girişimciler global sahneye hazırlanıyor" 09 Nisan 2026 Perşembe - 16:13:32 Balıkesir Teknokent’te düzenlenen Uluslararası Girişimcilik Paneli’nde, girişimlerin global pazarlara açılma süreçleri ve Türkiye’den yeni Turcorn’lar çıkarma hedefi ele alındı. Balıkesir Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Balıkesir Teknokent ev sahipliğinde düzenlenen "Uluslararası Girişimcilik Paneli", akademi, kamu ve iş dünyasını bir araya getirdi. Balıkesir Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Mehmet Şafak, Balıkesir Üniversitesi dekanları, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri ve girişimcilerin katılımıyla gerçekleşen panelin açılış konuşmasını Balıkesir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl gerçekleştirdi. Satıl konuşmasında, Balıkesir Üniversitesi’nin uluslararasılaşma faaliyetlerine değinirken, üniversitelerin girişimcilik ekosistemindeki rolüne ve akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Ardından Balıkesir Teknokent Genel Müdürü Öğr. Gör. F. Burcu Aydemir konuşmasında, Teknokent bünyesinde gelişen girişimcilik ekosistemine değinerek; global pazarlara açılmanın önemi, yatırım alabilen girişimler oluşturma hedefi ve bu doğrultuda yürütülen uluslararası iş birlikleri hakkında bilgi verdi. Aydemir, Balıkesir’den uluslararası ölçekte değer üreten ve Turcorn seviyesine ulaşabilecek girişimlerin ortaya çıkmasını hedeflediklerini ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından panel oturumunda konuşmacı olarak; - Zico Ufuk Batum - Ventures & Mentors League Kurucusu & CEO’su - Dr. Ali Cihan Kurt - Synergia Kurucu Ortağı - Ahmet Acaroğulları - ACA Group CEO’su - Dr. Yılmaz Pekmezcan - Marmara Teknokent Yönetim Danışmanı yer aldı. Panelde; uluslararası girişimcilik, global pazarlara açılma ve yatırım süreçlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler Marmara Teknokent yürütücülüğünde gerçekleşecek. Startup World Cup Türkiye 2026 organizasyonu hakkında da katılımcılara bilgi verildi. Panelistler, girişimlerin uluslararası pazarlara hazırlanma süreçleri, karşılaşılan zorluklar ve büyüme stratejileri üzerine deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Etkinlik, yoğun katılım ve etkileşimli soru-cevap bölümüyle sona erdi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:31 Yapay zeka işletmelerde riskleri azaltıyor Doç. Dr. Sefer Darıcı, ilerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin yapay zeka entegrasyonunu tamamlamasının beklendiğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için yapay zeka entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda olduğunu belirterek, yapay zekanın işletmelerde riskleri azalttığını, zamanla büyük küçük tüm işletmelerin bu entegrasyon sürecini tamamlamak zorunda olduklarını söyledi. Doç. Dr. Sefer Darıcı yaptığı açıklamada, "Dijital entegrasyon bugün Türkiye’nin geleceği olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte işletmeler önemli mesafeler kat etti ve ciddi gelişmeler yaşanıyor. Birçok firma iş işlemlerini, üretim süreçlerini ve karar mekanizmalarını yapay zekaya entegre ederek verimlilik sağlıyor. Her işletmenin yapay zekaya entegrasyon sürecinde baştan itibaren izlemesi gereken bir strateji bulunuyor. Bu kapsamda hangi adımların yapay zekaya devredileceği, hangi süreçlerin hibrit şekilde yürütüleceği belirleniyor. Yapay zeka entegrasyonu özellikle işletmeler için kritik bir konu olarak öne çıkıyor. Yapay zekanın üretim, insan kaynakları ya da karar destek süreçlerinden hangisinde kullanılacağı işletme içinde detaylı analiz gerektiriyor. Bu açıdan bakıldığında doğru bir entegrasyon ile işletmeler mevcut verimliliklerini önemli ölçüde artırabiliyor. Ancak burada en önemli nokta, sürecin sağlam bir analiz ve strateji ile yürütülmesi. Çünkü her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda" dedi. "İşlemelerde riskleri azaltıyor" Doç. Dr. Sefer Darıcı, tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımının arttığını, artışla birlikte işletmelerde risklerinde azıldığını ifade edip, "Dünya genelinde yapay zeka teknolojisinin kaçınılmaz bir dönüşüm olduğu görülüyor. Özellikle ABD’de bu alanda geniş kapsamlı uygulamalar dikkat çekiyor ve birçok işletme süreçlerini yapay zekaya devretmiş durumda. Bu dönüşüm yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmıyor; eğitimden üretime kadar birçok alanda yapay zeka kullanılabiliyor. Bazı süreçler insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı hibrit modellerle yürütülürken, özellikle tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımı giderek artıyor. Bunun sonucunda verimlilik artışı sağlanırken hata oranlarında da ciddi düşüşler yaşanıyor. Aynı zamanda işletmelerin risklerini azaltmaları da önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor" dedi. "Yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz" Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğunun altını çizerek, "Türkiye’de de birçok işletme bu dönüşümün farkına varmış durumda ve yapay zeka entegrasyonu sürecini başlatıyor. İşletmenin küçük, orta ya da büyük ölçekli olması fark etmeksizin, hangi alanlarda yapay zekanın fayda sağlayacağının analiz edilmesi ve buna uygun adımların atılması gerekiyor. Önümüzdeki süreçte bu dönüşümün çok daha yaygın hale geleceği öngörülüyor. Bununla birlikte bazı iş kollarında olumsuz etkiler ve istihdam kayıpları yaşanabileceği de ifade ediliyor. Ancak genel çerçevede bakıldığında yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğu ve işletmeler için önemli bir adım olduğu belirtiliyor" "Büyük küçük tüm işletmeler kullanacak" Doç. Dr. Sefer Darıcı, zamanla büyük küçük tüm işlemelerin yapay zeka entegrasyonunu tamamlayacaklarına vurgu yaparak şunları söyledi. "Geçmişte dijital teknolojiler ve e ticaret alanında yaşanan dönüşüme benzer şekilde, bugün de yapay zeka alanında yeni bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Bu nedenle işletmelerin hangi alanlarda yapay zeka kullanmaları gerektiğini belirlemeleri ve bu doğrultuda planlı adımlar atmaları önem taşıyor. İlerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin bu sürece dahil olması ve yapay zeka entegrasyonunu tamamlaması bekleniyor"
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:17 Türk Telekom eSIM ile kullanıcılarına çevre dostu iletişim deneyimi sunuyor Türk Telekom, eSIM teknolojisiyle kullanıcılarına hızlı ve çevre dostu bir mobil iletişim deneyimi sunmayı hedefliyor. Türk Telekom, eSIM teknolojisiyle müşterilerine daha kolay, hızlı ve çevre dostu bir mobil iletişim deneyimi sunmayı hedefliyor. eSIM Teknolojisi, fiziksel SIM kart taşıma zorunluluğunu ortadan kaldırarak dijitalleşmenin sunduğu çevreci dönüşümün bir parçası haline geliyor. eSIM kullanımı doğal kaynak tüketimini azaltırken, karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sağlıyor. eSIM sayesinde kullanıcılar, uzaktan aktivasyon ve dijital yönetim imkânlarıyla işlemlerini daha hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Dijital dönüşümde sürdürülebilir ve yenilikçi teknoloji eSIM Uzaktan tanımlama ve dijital yönetim imkânı sunan eSIM teknolojisi, kullanıcı deneyimini hızlandırırken kâğıt ve enerji tüketimini de minimize ediyor. eSIM; daha verimli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir ekosistemin oluşmasına destek oluyor. eSIM, teknoloji odaklı büyümeyi sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla ileri taşıyan önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Fiziki hat sahibi olan Türk Telekomlular, mağazaya gitmeden Türk Telekom uygulaması üzerinden eSIM’e geçiş işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, eSIM kullanan Türk Telekom müşterileri Tek Numara Teknolojisi ile eSIM uyumlu akıllı saat üzerinden, akıllı telefonları yanında değilken arama yapabiliyor. eSIM, anında aktivasyon, aynı cihazda birden fazla hat kullanımı ve cihazlar arası kesintisiz bağlantı gibi imkanlarıyla dikkat çekiyor.
Lise öğrencileri yaptıkları roketle Rize’yi temsil edecekler
01 Şubat 2024 Perşembe - 09:41 Lise öğrencileri yaptıkları roketle Rize’yi temsil edecekler Rize’de lise öğrencileri yaptıkları roket ile beraber TEKNOFEST’ten derece alarak dönmek istiyorlar. Rize Gençlik Merkezi Deneyap atölyesinde kurs alan 15 lise öğrencisi TEKNOFEST 2024 için hazırlıklarını sürdürüyor. Uçan araba, roket ve elektrikli araba tasarlayan lise öğrencileri geçen yıl raporlama nedeniyle elenmişti. Bu yıl daha çok hazırlanılarak yarışmada finale çıkmak için kolları sıvadılar. ‘Temren’ adını verdikleri roketlerini hazırlayan öğrenciler son hazırlıkları yapmaya başladı. Bu yıl bin 400 metre yüksekliğe kadar çıkabilen roketi finale kadar taşımak isteyen öğrenciler, derece ile Rize’ye dönmek istiyor. “Finalde Rize’yi temsil etmek, gururlandırmak ve başarı elde etmek istiyoruz” Projeleriyle finale kadar yükselmek istediklerini vurgulayan Serdar Yazıcı, “Bu sene takımımızı genişlettik. 15 tane lise öğrencisi barındırıyor. Bu takımların en önemli özelliği ise Rize’de ilk ve tek lise takımları olması. Hem roket ve uçan araba konusunda hem de elektrikli araç noktasında. Biz ekibimizi sıkı bir çalışma içerisinde bu yarışmalara hazırlıyoruz. Okulları tatile girdi ama bizim kampımız başladı. Raporlarımızı tamamlamaya çalışacağız. Gençlik merkezi bünyesinde bu takımlarla beraber takım organizasyonu ne demektir. Biz geçen sene finale bir kala maalesef elendik. Bu yıl üzerimizdeki ölü toprağı bıraktık. Yarım bıraktığımız bir hikayemiz var. Finale çıkıp rampaya roketimizi koymak. Piste aracımızı çıkartmak. Finalde Rize’yi temsil etmek, gururlandırmak ve başarı elde etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Rize adına birinciliği alacağız” Yaptıkları projelerle beraber Rize’ye birinciliği getireceklerini ifade eden Abdulkadir Bektaş, “Projelerimizde iddialıyız. Toplamda 3 projemiz var. Uçan araba, roket ve elektrikli araba. Biz 3 projede de iddialıyız. Şimdi de o finallere gideceğiz. Roketimizi rampaya koyacağız. Geçen sene elektrikli araba ve roket projelerini yaptık ama belli aşamaları geçememiştik. O aşamaları geçip Rize adına birinciliği alacağız” şeklinde konuştu. Her alanda birincilik hedeflediklerini belirten elektrikli araç takım kaptanı Cemre Avşar, “TEKNOFEST lise roket, elektrikli araba ve uçan araba yarışmalarına hazırlanıyoruz. Gençlik merkezi ve Deneyap bünyesinde 2 yıldır çalışıyoruz. Şu an çalışmamızda heyecan devam ediyor. Yarışmalar için hepimiz sıkı programlardan geçiyoruz. Takımımız 15 kişilik. 9 ve 12’inci sınıflar yer alıyor. Zorlandığımız çok zaman oldu. Özellikle geçen yıl depremler nedeniyle ve tedarik sorunlarımız oldu. Milli teknoloji hamlesinde bizde bir katkı sağlıyoruz. Hedefimiz her alanda birinci olmak” dedi.
Güç sendeyse oyunun kontrolü de sende
01 Şubat 2024 Perşembe - 08:58 Güç sendeyse oyunun kontrolü de sende Excalibur’un gerçek hayat ve oyun dünyasını birleştiren yeni reklam filmi yayınlandı. Oyun bilgisayarı dünyasında daha önce görülmemiş bir hikaye ile karşımıza çıkan Excalibur’un performansına, “Güç Sendeyse, Oyunun Kontrolü de Sende” sloganı vurgu yapıyor. Excalibur’un gerçek hayat ve oyun dünyasını birleştiren yeni reklam filmi yayınlandı. Excalibur avatarıyla ilk kez karşılaşılan reklam filminde, avatarın gözünden gamer’ın hikayesini izliyoruz. Bir gamer için oyun dünyası gündelik hayatından kaçtığı bir yer değil, yaşadığı diğer dünyadır ve bir gamer’ın oyundaki avatarıyla ilişkisi bambaşkadır. Bu içgörüyle ilerlenen hikayede, gerçek dünya ile oyun dünyasının birbirine geçtiği ve oyuna başlamak için gamer’ı sabırsızlıkla bekleyen avatarı keyifle izliyoruz. “Gündelik yaşamımızda oyundaki avatarımızı özlüyoruz. Peki, avatarımız da bizi özleseydi neler olurdu” fikrinden ilham alınarak tasarlanan reklam filminde, birbirine geçmiş gündelik hayat ve gamer hayatı işleniyor. Oyunda gerçek gücü arayanların tercihi Excalibur, yeni reklam filminde “Güç Sendeyse Oyunun Kontrolü de Sende” söylemiyle gücün hakimiyete dönüşmesini konu alıyor. Yenilikçi fikrin Gliese’ten çıktığı Hacıyatmaz Film imzasını taşıyan reklam filminde yönetmen koltuğunu alan Çağın Dizdar, “Senaryoyu okuduğum anda sinemasına kapıldım. Hikayede avatarın gözünden gamer’ı görmek beni çok heyecanlandırdı. Peki avatarımız biz oyunda değilken ne yapıyor. Ya o da bizim onu yönettiğimiz gibi bizi yönetse ne olur. Bu soruların cevabını canlandırmak çok keyifli bir yolculuktu” ifadelerinde bulundu.
48 saat aralıksız oyun geliştirdiler
31 Ocak 2024 Çarşamba - 14:07 48 saat aralıksız oyun geliştirdiler İzmir’i oyun sektöründe söz sahibi yapma hedefiyle kurulan Oyun Girişimciliği Merkezi (OYGEM), Next in Game iş birliği ile her yıl dünyanın birçok yerinde aynı anda düzenlenen oyun geliştirme sektörünün en büyük faaliyeti Global Game Jam etkinliğine üçüncü kez ev sahipliği yaptı. Oyun geliştiriciler, 48 saat boyunca aralıksız olarak belirlenen tema çerçevesinde oyunlar geliştirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve Next in Game iş birliğiyle hayata geçirilen Oyun Girişimciliği Merkezi (OYGEM), oyun sektörüne katkı sunmaya devam ediyor. OYGEM, geçtiğimiz hafta sonu, oyun geliştirme alanında girişimde bulunmak ve fikirlerini bir proje haline getirmek isteyenleri, dünyanın en büyük oyun geliştirme etkinliği olan Global Game Jam’de buluşturdu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Girişimcilik Merkezinde gerçekleştirilen ve bireysel ya da ekip olarak katılımın bir seçenek olduğu etkinlikte, bireysel olarak katılanlar ekibini etkinlik sırasında oluşturdu. Büyük ilgi gören ve yüzlerce oyun geliştiricisini bir araya getiren etkinlikte, bu yıl tema “Make me Laugh (Güldür beni)” olarak belirlendi. Ekipler, 48 saat boyunca aralıksız olarak tema çerçevesinde oyunlar geliştirdi. İki günlük maraton, katılımcıları uykusuz ve yorgun bıraksa da 15 ekip, toplam 13 oyun geliştirdi. Katılımcılar, oyun geliştirme deneyimi elde etmenin yanı sıra geliştirdikleri oyunları, diğer katılımcılara sunma fırsatı şansı da yakalayarak görüşlerini aldı. Etkinlikte, katılımcılar globalgamejam.org adresine oyunlarını yükleyerek dünya çapında kendilerini gösterme ve yatırımcılara ulaşma şansına da sahip oldu.
Üst model telefonlardaki kronik AMOLED yanığı sorununa dikkat
31 Ocak 2024 Çarşamba - 11:19 Üst model telefonlardaki kronik AMOLED yanığı sorununa dikkat Eskişehir’de telefonculuk yapan Yiğit Aytekin, sürekli aynı uygulamada kalmaktan ve cihazın ısınmasından kaynaklı bir iz oluşmasına neden olan kronik AMOLED yanığı sorununun yaşanmaması için kullanıcıların ara sıra farklı sayfalara geçiş yapması gerektiğini söyledi. Son dönemlerde çıkan üst model telefonlarla birlikte AMOLED ekranların kullanımı yaygınlaştı. AMOLED ekranlar güzel ve kaliteli görüntü sağlaması nedeniyle pek çok kullanıcı tarafından tercih edilirken, bazı vatandaşlar kronik bir yanık sıkıntısından muzdarip oluyor. Telefoncular arasında ‘AMOLED yanığı’ olarak adlandırılan sorun, sürekli aynı uygulamada kalmaktan ve cihazın ısınmasından kaynaklı ekranda kalıcı bir iz oluşturuyor. AMOLED yanığı sonucunda meydana gelen izlerin ekran değişimi yapılmadığı sürece giderilemeyeceğini ifade eden telefoncular, vatandaşların bu sorunu yaşamamak için cihazlarını şarjda kullanmamalarını ve sürekli aynı sayfada durmayarak ara sıra farklı uygulamalara geçiş yapmalarını tavsiye etti. “Bu pek çok modelde kronik bir sorun, tek markaya özgü değil” Eskişehir’de telefonculuk yapan Yiğit Aytekin, AMOLED ekranlarda yaşanan yanık probleminin sürekli aynı sayfada kalmaktan ve cihazın ısınmasından kaynaklandığını belirtti. Meydana gelen yanık sonucunda cihazda kalıcı bir görüntü oluştuğunu dile getiren Aytekin, “Biz halk arasında ve telefoncular olarak buna AMOLED yanığı diyoruz. Gerek sosyal medya gerek de farklı oyun uygulamalarında aynı sayfada sürekli kalındığı takdirde ve o süre zarfında meydana gelen ısınmalar sonucunda bu sorunla karşılaşılabiliyor. AMOLED yanığı geçici bir şey değildir, kalıcıdır. Bunun tek tamir seçeneği ekran değişimi. Yurt dışında farklı bir seçenek de varmış ama bizim ülkemizde sadece böyle oluyor ve o da maliyetli. Çünkü AMOLED ekranlar daha pahalı. Bu pek çok modelde kronik bir sorun, tek markaya özgü değil. Bütün markalarda yaşanıyor” dedi. “Uzun süre boyunca aynı sayfada durmamalı” Çoğu modelinde kronik yanık sorunu yaşanmasına rağmen AMOLED ekranlı cihazların yüksek talep gördüğünü aktaran Aytekin, “Sonuçta bu tamamen kullanıcıyla alakalı bir şey. AMOLED yanığı ile karşılaşmak istemeyen vatandaşlar aynı sayfada çok sık durmamalı. Ayrıca şarjdayken telefon kullanmak cihazın ısınmasına neden olabiliyor ve o da AMOLED ekranları ekstra tehlikeye sokuyor. Bu yazılımsal güncellemeyle giderilecek bir şey değil. Çünkü fiziksel bir hasar oluşuyor. O ekranda bir yanık meydana geliyor. AMOLED ekranlar beyazları daha beyaz siyahları daha siyah gösterir. Ondan kaynaklı daha kaliteli ve güzel görüntüler sağlayabilirler. Aynı zamanda yüksek kalitedeki görüntüleri de sadece AMOLED ekran sağlayabilir. Dolayısıyla dikkatli kullanıldığı sürece AMOLED ekran tercih edilebilir” şeklinde konuştu.
Samsun Keşif Kampüsü’nde özel eğitim
31 Ocak 2024 Çarşamba - 10:36 Samsun Keşif Kampüsü’nde özel eğitim Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ve TEKNOFEST’in kentteki kalıcı izlerinden biri olan Samsun Keşif Kampüsü’nde eğitim yarıyıl tatilinde de devam ediyor. Mevcut öğrencilerin dışında yarıyıl tatilinde yapılan başvurular sonucunda gelen öğrenciler, atölye ve keşif alanlarında bilim ve teknoloji ile ilgili özel eğitim çalışmalarına katılıyor. Geleceğin teknolojilerini üretecek çocukların bilimle iç içe olup bilgiye dayalı sistemlerle eğitilmelerini hedefleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin Atakum ilçesi Emek Park’ta inşa ettiği Samsun Keşif Kampüsü’nde eğitim çalışmaları devam ediyor. T3 Vakfı ile yapılan iş birliği kapsamında eğitim programları oluşturulan Samsun Keşif Kampüsü’nde daha önce girdikleri sınavı başarıyla tamamlayan 9-11 yaş grubundaki 300 öğrenci eğitim alıyor. Samsun Keşif Kampüsü’nde 2023-2024 eğitim-öğretim yılı 1’inci dönemi yapılan proje şenliği ile tamamlandı. Kurumda eğitim çalışmaları yarıyıl tatilinde de ara vermeden devam ediyor. Sınavla belirlenerek eğitim alan 300 öğrencinin dışında yarıyıl döneminde burada eğitim almak isteyen öğrenciler kurumun resmi internet sitesi üzerinden başvuru yaptı. Başvuruları değerlendirilen 150 öğrenci yarıyıl tatilinde burada 2 günlük eğitim çalışmasına katıldı. 2 Şubat 2024 tarihine kadar isteyen öğrencilerin kurumda 2 günlük eğitim çalışmasına katılabileceği belirtildi. Eğitim çalışmaları için TÜBİTAK, Valilik, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun Üniversitesi’nin de destek verdiği Samsun Keşif Kampüsü’nde matematik, fizik, astronomi uzay ve havacılık, teknoloji, kimya ve insan bilim, doğa, kişisel gelişim, destekleyici eğitim, girişim, üretim ve dene yap atölyesi ile bunlara ait keşif alanları yer alıyor. Yarıyıl tatilinde de eğitim devam etti Samsun Keşif Kampüsü’nde öğrencilere sunulan eğitim ile ilgili bilgi veren Büyükşehir Belediyesi Bilim Okulları Koordinatör Yardımcısı Birol Genç, “Samsun Keşif Kampüsümüzde eğitim öğretim döneminde 1’inci yarıyılı tamamladık. Yaptığımız proje şenliği ile öğrencilerimiz yarıyıl tatiline çıktılar. Ancak eğitim çalışmalarımız yarıyıl tatilinde de devam ediyor. Bu öğrencilerimizin dışında ilimizde çeşitli okullarda eğitim alan başka öğrencilerimiz için yarıyıl tatilinde hizmet vermeye devam ediyoruz. Yapılan on-line başvuruların ardından bu öğrencilerimiz onlar için hazırladığımız 2 günlük eğitim programlarına katıldılar. Hafta sonuna kadar bu öğrencilerimiz için eğitim çalışmaları devam edecek” dedi. “8 farklı alanda kariyer ve farkındalık eğitimi alıyorlar” Samsun Keşif Kampüsü’nde öğrencilere tematik atölyelerde sorgulama ve keşfetmeye dayalı eğitim imkanı sunulduğunu ifade eden Genç, “Yapılan sınavla seçilen öğrencilerimiz hafta sonları burada 8 farklı alanda kariyer ve farkındalık eğitimleri alıyorlar. Sarmal müfredat yöntemiyle düzenlediğimiz eğitimler, öğrencilerimizin kavramları deneyerek ve yaşayarak öğrenmelerine imkan sağlıyor. Samsun Keşif Kampüsü, çocuklarımızın bilim, teknoloji, sanat ve kişisel gelişim alanlarında kapsamlı bir eğitim alarak gelecekteki liderler olmalarına katkı sağlamayı hedeflemektedir. Yaptığımız her çalışmanın genç nesillerin potansiyelini ortaya çıkarmak ve ülkemizin teknolojik gelişimine katkıda bulunmak adına önemli adımlar olduğunun bilincindeyiz” diye konuştu.
Van’da elektromanyetik dalgalar yayarak hareketleri tespit eden cihaz üretildi
30 Ocak 2024 Salı - 13:33 Van’da elektromanyetik dalgalar yayarak hareketleri tespit eden cihaz üretildi Van’da İranlı girişimci tarafından ‘Türk malı’ etiketiyle geliştirilen ve TEKNOFEST İstanbul’da ödül alan çok amaçlı alarm cihazının seri üretimine başlandı. İranlı girişimci Hassan Mohammadi tarafından Van’da tasarlanan çok amaçlı alarm cihazı, hareket algılamanın yanı sıra, hava kalitesi, doğal gaz, ortam sıcaklığını ve su kaçağını tespit edebiliyor. Evlerdeki güvenliği artırmak amacıyla geliştirilen cihaz, elektromanyetik dalgalar yayarak duvarın arkasındaki hareketleri bile algılayabiliyor. Mohammadi’nin lamba şeklinde tasarladığı cihaz, TEKNOFEST’te ve ISIF2023 yarışmasında ödül almayı da başardı. Van’da seri üretimine başlanan cihaz, mobil uygulama sayesinde evdeki durumu rapor ederek kullanıcısına anlık olarak aktarabiliyor. “Hiçbir kabloya ve sensöre gerek yok” Konuya ilişkin konuşan Dr. Mehrdad Fojlaley, alarm cihazının Türkiye’de ilk kez yapılan bir proje olduğunu belirtti. Cihazın çok amaçlı olduğunu ifade eden Fojlaley, “Gaz kaçağı, ortamın hava kalitesini, nemini ve sıcaklığını rapor ediyor. Lamba şeklinde yapılmış. Hiçbir kabloya ve sensöre gerek yok. İnovatif kısmı kızılötesi yerine elektromanyetik dalga ile çalışıyor. Yani hareket algılamasını elektromanyetik dalgayla yapıyor. Duvarın arkasında ya da 20 metre uzaklıkta bu hareketi algılıyor ve uygulama üzerinden sim kart aracılığıyla bilgi veriyor” dedi. “Türk markası olarak piyasaya sunulacak” Seri üretimine başladıkları cihazın bir Türk markası olarak iç piyasaya pazarlayacaklarını ve ardından yurt dışına ihraç edeceklerini dile getiren Fojlaley, “Su kaçağını da rapor ediyor. Havanın nemi ve sıcaklığını ve hatta ortamın sesini bile duyabilirsiniz. Cihazı telefonla arayıp hiçbir bilgi vermeden ortamın sesini duyabilirsiniz. Cihazın seri üretimine başladık. Van’da üretiyoruz. İlk etapta iç piyasaya daha sonra da inşallah yurt dışına ihraç edeceğiz. Tamamen Türk malı olarak ve Türk markası olarak piyasaya sunulacak. Bu cihazın maliyeti diğer cihazlara göre daha düşüktür. Kullanımı daha rahattır. Kurulması için hiçbir uzmana gerek yok. Elektrik tüketimi çok az ve pil sayesinde 24 saat elektriksiz çalışıyor. Hatta elektrik kesintisini de sahibine rapor ediyor. Android ve İos destekli uygulamasıyla da çalışabiliyor” diye konuştu.
BTÜ’nün tescillenen kalitesi belgelendirildi
30 Ocak 2024 Salı - 13:30 BTÜ’nün tescillenen kalitesi belgelendirildi Yüksek Öğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından kurumsal akreditasyon alan Bursa Teknik Üniversitesinin (BTÜ) kalitesi belgelendirildi. YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’a akreditasyon belgesini takdim etti. Rektör Çağlar, “Bu belgeyi 2023 yılında alan 30 üniversite arasında yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz. Hedef, kalite adına daha güzel çalışmalar” dedi. BTÜ, Yükseköğretim Kalite Kurulunun (YÖKAK) 2023 Nisan Ayı Kurul Toplantısında aldığı kararla, Kurumsal Akreditasyon Programı (KAP) kapsamında “akreditasyon belgesi” almaya hak kazandı. YÖKAK’ın yükseköğretim kurumlarındaki niteliğin yükseltilmesi ve kalite güvencesine katkı amacıyla uyguladığı KAP kapsamında, akreditasyon almaya hak kazanan 30 üniversite arasında BTÜ de yer alma başarısı gösterdi. Yaklaşık bir yıl önce kalitesi YÖKAK tarafından tescillenen BTÜ’nün akreditasyon belgesi bugün Başkan Prof. Dr. Ümit Kocabıçak tarafından Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar’a takdim edildi. Mimar Sinan Yerleşkesi Erguvan Salon’da gerçekleştirilen Kurumsal Akreditasyon Belgesi Takdim Töreni’nde konuşan Rektör Çağlar, BTÜ’nün; eğitim-öğretim, Ar-Ge, toplumsal katkı gibi temel faaliyet alanlarındaki işleyiş mekanizmalarının YÖKAK tarafından tescil edildiğini söyledi. Her adımda kalite öncelendi Türkiye’de 208 üniversite bulunduğunu BTÜ’nün ise bu belgeyi almaya hak kazanan 53 üniversiteden biri olduğunu ifade eden Çağlar, “Akreditasyon belgesini almanın haklı gururunu yaşıyoruz. BTÜ olarak eğitimden, bilimsel araştırmalara, toplumsal konulardan, temel işleyişe kadar attığımız her adımın kaliteli olmasına özen gösterdik. Fiziki şartlarımız, laboratuvarlarımızın günün şartlarına uygun olması, akademisyen ve eğitim kalitemiz, dış paydaşlarımız ile gerçekleştirdiğimiz iş birliklerimiz Tüm bunlar ve sayamadığımız pek çok faktörü ‘en iyisi olsun’ diyerek hayata geçirmemizin karşılıklarından biri de YÖKAK’tan aldığımız belge. Kalitemize katkı koyan her bir çalışanımıza ve tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum” dedi. Diplomaların Avrupa’da tanınırlığı sağlanıyor YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Kocabıçak ise yükseköğretim kurumlarının, liderlik, yönetişim ve kalite, eğitim ve öğretim, araştırma ve geliştirme, toplumsal katkı gibi faaliyet alanlarının tümünün değerlendirildiğini, BTÜ’nün de bu konularda oldukça iyi olduğunu söyledi. Kocabıçak, “BTÜ en genç üniversitelerden biri olmasına rağmen akreditasyonu alabilmesi çok büyük bir başarı. Emeği geçenleri tebrik ediyorum. Öte yandan Türkiye’de 208 üniversiteden 53’ü akredite durumda. 3 üniversitenin değerlendirme süreci devam ediyor, 21 üniversite kurumsal akreditasyon aşamasında” dedi. Üniversitelerin kurumsal ve program akreditasyonlarına önem vermek zorunda olduğunu kaydeden Kocabıçak, 2023 yılından beri YÖKAK’tan alınan kurumsal akreditasyonların Avrupa Veri Tabanı’na işlendiğini, böylece diplomaların Avrupa’da tanınırlığının sağlandığını da sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak, akreditasyon belgesini BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’a takdim etti.
Yağlayıcılarda bor kullanımı
30 Ocak 2024 Salı - 10:30 Yağlayıcılarda bor kullanımı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Dr. Öğretim Üyesi Gökçe Mehmet Ay, yakın zamanda polimer bazlı bir bornitür içeren gres geliştirdiklerini, patentini aldıklarını ve sanayi uygulaması için çalıştıklarını kaydetti. Yağlayıcılarda bor kullanımını anlatan Ay, Antik Çağ’dan günümüze hareket eden parçaların aşınmasını azaltmak, sürtünmesini kontrol etmek için yağlayıcı kullanıldığını belirtti. Yağlayıcıların önemli işleve sahip olduğunu anlatan Dr. Öğretim Üyesi Gökçe Mehmet Ay, günümüzde yüksek hızda hareket eden parçaların yağlanması için kullanılan yüksek kapasitedeki yağlayıcıların sürtünme sırasında kaybedilen enerjinin kazanılması, enerji maliyetinin düşürülmesinin sağlanması gibi etkileriyle çevreye büyük katkıları olduğunu söyledi. Ay, ülkemizde de geliştirilen bornitürün önemli bir katı yağlayıcı olduğunu kaydetti. Hem borun hem de macunumsu bir yapı olan greslerin öneminden bahseden Mehmet Ay, yakın zamanda polimer bazlı bir bornitür içeren gres geliştirdiklerini, patentini aldıklarını ve sanayi uygulaması için çalıştıklarını kaydederek, “Üniversitede yaptığımız bu polimer gres sayesinde hem sürdürülebilir bir gres geliştirmenin yolunu açtık, hem de karbon ayak izini düşürmeye ve daha çevreci bir yağlama sistemi geliştirmeye imkân sağlamış olduk” diye konuştu.