Son Dakika
|
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Reuters: "İran dini lideri Hamaney'in yüzü tanınmaz halde"
Beşiktaş’ın borcu 24 milyar 362 milyon 49 bin 178 lira
Levent’teki saldırıda gözaltına alınan 17 şüphelinin 12’si adliyeye sevk edildi
Trump: "Hürmüz Boğazı’nı onlarla ya da onlar olmadan açacağız"
İsrail'in 8 Nisan'daki Lübnan saldırısında can kaybı 357'ye yükseldi
Hyeon-gyu Oh ligde 6 gole ulaştı
Sanchez: "Lübnan’da yeni bir ‘Gazze’ yaşanmasına izin vermeyelim"
TEKNOLOJİ
Bursa’da Öğrenciler GUHEM’de uzayın derinliklerine yolculuk yaptı
11 Nisan 2026 Cumartesi - 10:07:04
Türkiye’nin ilk interaktif uzay ve havacılık temalı eğitim merkezi olan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), çocuklara erken yaşta bilim sevgisi aşılamaya devam ediyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde kurgulanan merkezde düzenlenen "Uzay-Havacılık Minikler Kulübü" etkinliklerinde İbrahim Uyar İlköğretim okulu 1’inci sınıf öğrencileri, özel hazırlanan Çocuk Galerisi’nde eğlenerek öğreniyor. Milli Uzay Programı hedefleri doğrultusunda farkındalık oluşturan merkezde bilim iletişimcileri eşliğinde gerçekleştirilen etkinliklerde minikler; uçak simülatörü sayesinde kokpitten motora kadar uçağın tüm bölümlerini tanırken, pilot ve kabin görevlisi gibi rollere girerek havacılık mesleklerini deneyimledi. Gökyüzünün derinliklerine yolculuk Programın ikinci bölümünde ise uzay yolculuğuna çıkan çocuklar, roket düzeneğiyle astronotların ekip çalışmasını keşfetti. Teleskoplarla Güneş Sistemi’ni inceleyen minikler, atölye çalışmalarıyla adeta gökyüzünün derinliklerine yolculuk yaptı. Bilimi eğlenceyle buluşturan bu etkinlikler, geleceğin bilim insanlarına ilham olmaya devam ediyor.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 10:04
NASA’nın Artemis II görevi başarıyla tamamlandı: 4 astronot Dünya’ya geri döndü
NASA'nın 1972'den bu yana Ay'ın çevresine gerçekleştirdiği ilk insanlı yolculuk olan Artemis II görevi, 4 astronotun güvenle Dünya’ya geri dönmesiyle başarılı bir şekilde tamamlandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 09:18
"Aromatör" ile iletişimde yeni dönem: Tat ve koku transferi hedefleniyor
Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen "Aromatör" isimli cihaz, tat ve kokunun dijital ortamda iletilmesini hedefliyor. Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen "Aromatör" adlı teknoloji, tat ve koku bileşenlerini dijital ortamlar üzerinden farklı mekânlara aktarabilen multidisipliner bir sistem olarak dikkat çekiyor. Yazılım, makine öğrenmesi ve kimyasal süreçlerin birlikte çalıştığı sistem, duyusal iletişim teknolojisine yeni bir yaklaşım sunuyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Kerim Sönmez’in de katkı sunduğu "Aromatör" teknolojisinin özellikle sinema, dijital içerik platformları ve mobil iletişim alanlarında kullanılmasıyla birlikte, kullanıcıların yalnızca görsel ve işitsel değil aynı zamanda koku ve tat deneyimi de yaşayabileceği öngörülüyor. Ulusal ve uluslararası patent süreçlerinden geçen buluşun fikri mülkiyet kapsamında koruma altına alındığı ve ekonomik değere dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade edildi. Bu kapsamda yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi ve benzer yüksek teknoloji ürünlerinin ticarileşmesinin önünün açılması hedefleniyor. "Aromatör" ile iletişimde yeni dönem başlıklı çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Oktay Yıldız, ses ve görüntü gibi iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak tat ve kokunun da dijital ortamlar arasında transfer edilmesini hedeflediklerini söyledi. "Ses ve görüntü gibi tat ve kokuyu da iletmeyi hedefliyoruz" Çalışmayla birlikte ses ve görüntü gibi iletişim araçlarını geliştirerek tat ve kokuyu da dijital ortamlar arasında transfer etmeyi hedeflediklerini ifade eden Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Eskiden iletişim yalnızca yazı diliyle sağlanıyordu. Daha sonra ses iletişime dâhil oldu ve telefonla iletişim kurabildik. Ardından görüntü eklendi. Bizim çalışmamızda ise temel olarak aromanın bir ortamdan başka bir ortama iletilmesi ya da başka bir ortamda yeniden oluşturulması hedeflenmektedir. Bu kapsamda patent başvurumuzu önce ulusal düzeyde Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptık. Daha sonra uluslararası patent başvurusunu da Avrupa Patent Ofisi’ne gerçekleştirdik. Çalışmalarımız devam ederken bir ek patent başvurusu daha yaptık ve son aşamada tasarım tesciliyle bu süreci destekledik. Şu anda başvuruların bir kısmı tescillenmiş, bir kısmının ise süreçleri devam etmektedir. Bu ürün bir yazılım, bir makine ve arka planda çalışan kimyasal bir mekanizmayı bir araya getirmektedir. Yani multidisipliner bir patentten söz ediyoruz. Temel hedefimiz, tat ve koku bileşenlerinin, yani aroma bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama aktarılmasıdır. Bugün bir kokunun ya da tadın başka bir ortama aktarılması ütopik görünebilir. Ancak bu sistemde kimyasal mekanizma, yazılım ve makine öğrenmesi birlikte çalışarak bu aktarımı mümkün kılmayı hedeflemektedir" dedi. "Sistem mobil cihazlara da entegre edilebilecek" "Aromatör" cihazının hangi alanlarda kullanılabileceğine dair de bilgiler veren Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Aromanın iki temel bileşeni vardır: koku ve tat. Biz de bu patentte hem koku hem de tat bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama iletilmesini hedefledik. Yapılan ulusal ve uluslararası patent araştırmaları, bu ürünün yenilikçi olduğunu ortaya koydu. Patent süreçleri uzun ve titiz ilerleyen süreçlerdir. Türkiye’de Türk Patent ve Marka Kurumu bu alanda oldukça nitelikli ve dünyadaki iyi örneklerden biridir. Bugün bu teknoloji ütopik görünebilir. Ancak telefonun ilk icat edildiği dönemlerde de benzer şekilde sorgulanmıştı. Günümüzde ise hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Aromatör için de benzer bir gelişim öngörülmektedir. Gelecekte sinema salonlarında izlenen bir sahnede kahve içen bir çiftin kahve aromasını, bir çikolata çeşmesinden akan çikolatanın kokusunu ya da tropik bir meyvenin tadını hissedebilmek mümkün olabilir. Ayrıca bu teknoloji için bir ek patent daha yapılmış olup, sistemin mobil cihazlara entegre edilmesi de hedeflenmektedir. İlerleyen süreçte daha küçük boyutlara indirgenerek telefonlara entegre edilmesi ve farklı coğrafyalardaki insanların birbirlerinin bulunduğu ortamın tat ve kokusunu deneyimleyebilmesi amaçlanmaktadır. Önemli olan bu patentlerin alınması değil, bunların ticari bir emtiaya dönüştürülerek ekonomide kullanılabilmesidir. Dünyada patentlerin ticarileşme oranlarının düşük olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bizim de bu patentler için hedefimiz, birkaç yıl içerisinde ticarileşmelerinin sağlanmasıdır. Benim 24’ün üzerinde patentim bulunuyor. Ayrıca patent ve patent başvuru süreçleri devam eden çalışmalarımız da var. Bu patentler arasında ticari prototipleri üretilmiş olanlar da mevcut, hâlihazırda endüstride kullanılanlar da bulunuyor. Henüz ticari aşamaya geçmemiş olanlar da var. Ancak özellikle bu patent için arzumuz, gayemiz ve umudumuz; ticarileşme süreçlerinin daha hızlı ilerlemesidir" diye konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 18:52
Dünyanın en akıllı 21 şehrinden biri Konya oldu
Konya Büyükşehir Belediyesi, dijitalleşme, inovasyon ve geleceğe hazır şehir vizyonuyla uluslararası arenadaki başarısına bir yenisini ekleyerek, Intelligent Community Forum (ICF)-Akıllı Topluluk Forumu tarafından "2026 Smart21 Topluluğu" unvanını kazandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan Akıllı Şehir Endeks sıralamalarında Türkiye’de son 5 yıldır birinci sırada yer alan Konya, yaptığı çalışmalarla bu alanda dünyanın öncü şehirlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Akıllı Şehircilik uygulamaları dikkatle takip edilen Konya Büyükşehir Belediyesi, ICF tarafından her yıl düzenlenen prestijli ödül programında önemli bir başarıya imza attı. Dünyadaki birçok şehrin yarıştığı; Amerika, İspanya, Brezilya, Kanada, Hollanda ve Tayvan gibi 5 kıtadan 10 ülkenin şehirlerinin finalist olarak yer aldığı listede Konya, dünyanın en başarılı 21 akıllı topluluğundan biri ilan edildi. "Şehrimiz adına büyük bir gurur kaynağı" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, elde edilen başarının Konya adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Konya olarak teknolojiyi merkeze alan, sürdürülebilir ve insan odaklı şehircilik anlayışıyla yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Şehrimizin dünyanın önde gelen şehirlerinin de yer aldığı bu tür prestijli platformlarda adının anılması, hayata geçirdiğimiz akıllı şehir uygulamalarının ne kadar doğru bir vizyonla ilerlediğinin göstergesidir. Hedefimiz, Konya’yı Türkiye’de olduğu gibi dünyada da akıllı şehircilik alanında öncü şehirlerden biri haline getirmek. Tüm ekip arkadaşlarıma emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun." Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030, dönüşüm sürecine yön verdi Konya’nın Smart21 başarısında; dijital bağlantı altyapısının güçlendirilmesi, bilgiye dayalı iş gücünün geliştirilmesi, inovasyon ve ekonomik büyümenin desteklenmesi ile vatandaş katılımını artıran uygulamalar belirleyici oldu. Bu kapsamda hazırlanan Konya Akıllı Şehir Stratejisi ve Yol Haritası-2030, şehirdeki tüm akıllı şehir uygulamalarını bütüncül bir çerçevede ele alarak dönüşüm sürecine yön verdi. Konya, akıllı şehircilik kriterlerini başarıyla karşılıyor Şehir genelinde hayata geçirilen güçlü fiber optik altyapı, ücretsiz Wi-Fi hizmetleri ve dijital haberleşme sistemleri sayesinde kamu hizmetleri daha hızlı ve etkin sunulurken, vatandaşlar kesintisiz ve güvenilir dijital erişim imkânına kavuştu. Tüm bu çalışmalar doğrultusunda Konya, ICF’nin dijital bağlantı, iş gücü gelişimi, inovasyon, sürdürülebilirlik ve yönetişim alanlarındaki kriterlerini başarıyla karşılayarak akıllı şehircilikte bütüncül ve sürdürülebilir bir model ortaya koydu. ICF tarafından yapılan değerlendirmede; toplulukların ekonomik, sosyal ve kültürel gelişim stratejileri veri odaklı analizlerle incelendi. Konya’nın bu başarısı, sadece teknolojik altyapısıyla değil, aynı zamanda vatandaş odaklı akıllı şehir çözümleri, eğitim ve iş gücü geliştirme çalışmaları, inovasyon ve ekonomik büyüme girişimleri ve dijital inovasyon hamleleriyle de tescillenmiş oldu. ICF kurucu ortağı Robert Bell, Smart21 topluluklarının zenginlik veya büyüklükle değil, dijital ekonominin baskılarına uyum sağlama ve vatandaşlarına gelecek hazırlama yetenekleriyle seçildiğini vurguladı. Konya’nın başarısı, ICF’nin "Topluluk Hızlandırıcı Stratejisi" kapsamındaki altı temel faktöre dayanan nicel ve nitel verilerin bağımsız analistlerce incelenmesi sonucu tescillendi. Konya, Top7 listesinde yer almak için de çalışmalarına devam ediyor. Başkan Altay’a uluslararası tebrik ve davet ICF Kurucu Ortağı John G. Jung, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a gönderdiği mesajda başarılarından dolayı kendisini ve tüm Büyükşehir Belediyesi ekibini tebrik etti. Ayrıca Hollanda Limburg Eyaleti Valisi Emile Roemer, Konya temsilcilerini yapılacak konferansa bizzat davet ederek, tebriklerini sundu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Nisan 2026 Cumartesi- 10:04
NASA’nın Artemis II görevi başarıyla tamamlandı: 4 astronot Dünya’ya geri döndü
2
10 Nisan 2026 Cuma- 11:14
MEB’den "Sarılılar Teoremleri" başvurusuna cevap
3
10 Nisan 2026 Cuma- 10:54
Mart ayında Malatya Havalimanı’nda 69 bin yolcuya hizmet verildi
4
10 Nisan 2026 Cuma- 14:14
Melikgazi Belediyesi’nden 2026 TEKNOFEST’e destek
5
10 Nisan 2026 Cuma- 16:46
Bakan Uraloğlu: "10 gün içerisinde yaklaşık 8 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak 29 milyonu aştı"
11 Ocak 2024 Perşembe - 09:41
Prof. Dr. Ayhan Kara: “Türkiye’nin artan enerji ihtiyacına toryum çare olacak”
Giresun Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Kara, Türkiye’nin toryum rezervi açısından zengin yeraltı kaynaklarına sahip olduğunu belirterek Türkiye’nin artan enerji ihtiyacına toryumun çare olacağını söyledi. Giresun Üniversitesi’nde “Türkiye’nin Enerji Bağımsızlığı, Nükleer Enerji ve Toryum Stratejisi” konulu konferans düzenlendi. Konferansta konuşan Prof. Dr. Ayhan Kara, nükleer enerji ve toryum elementinin ülkemiz açısından önemiyle ilgili bilgiler verilirken, Türkiye’nin mevcut enerji portföyü ve enerjide dışa bağımlığın yanı sıra nükleer reaktör teknolojileri, enerji ihtiyacında nükleer reaktörlerin önemi, toryum elementinin nükleer teknolojilerdeki rolü, ülkemizdeki toryum elementi rezerviyle yerli ve milli reaktör yapımında toryumun sağlayacağı avantajlar ve nükleer reaktörlerin çevreye etkileri de konuşuldu. Giresun Üniversitesi, Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonunda düzenlenen etkinliğe Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can’ın yanı sıra, MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Giresun İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tolga Erener, MHP Giresun İl Başkanı Abdullah Karaosmanoğlu ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu’na devredilene kadar Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nda Danışma Kurulu Üyeliği yapan Prof. Dr. Ayhan Kara, ülkemizin toryum rezervi açısından zengin yeraltı kaynaklarına sahip olduğunu hatırlattı. Prof. Dr. Ayhan Kara, “Toryum elementinin nükleer reaktörlerde yakıt olarak kullanılması aslında yeni bir olay değil. Daha önce nükleer teknoloji sahibi ülkelerde bu çalışmalar yapıldı ve toryumun yakıt olarak kullanılabileceği belirlendi. Ama toryumun yakıt olarak kullanmadan önce bir translasyona dönüşüm sağlayarak yani yine fisyon yapabilecek bir element olan Uranyum-233’e dönüştürülmesi gerektiğini biliyoruz. Bunun karışık yakıt yani ’Mox’ dediğimiz sistemlerle olabileceğini biliyoruz veya başka reaktör sistemlerinde yani bugün bahsettiğimiz hızlandırıcı güdümlü sistemlerde de kullanılabilir. Biz aslında toryum için sırasını bekleyen element, yani bunun anlamı şu; biz ilk önce uranyum bazlı reaktör teknolojilerinde belli mesafe kat etmeliyiz, daha sonra toryum teknolojisine dönmeliyiz. Bu dünya için de geçerli. Nükleer kapasiteye sahip ülkeler şu anda rahatlıkla uranyum elde edip zenginleştirebildikleri için uranyum teknolojisi üzerine daha fazla yoğunlaşıyorlar. Ama sırası geldiğinde, ki bu çok uzun zamanlar sonra değil orta vadede diyelim, bu teknolojilere kavuşacağız” şeklinde konuştu. "Ne mutlu ki ülkemizdeki enerji talebi yani enerji tüketimi artıyor" Ülkemizdeki artan enerji ihtiyacının esasen mutluluk verici bir gelişme olduğuna vurgu yapan Kara, “Ne mutlu ki ülkemizdeki enerji talebi yani enerji tüketimi artıyor. Bu aslında mutluluk verici bir olaydır. Çünkü bir ülkenin kalkınmışlığını ve gelişmişliğini veya gelişmekte olduğunu gösteren bir veridir. Ülkemizde de enerji talebi yani enerji tüketimi yıllar içerisinde katlanarak artıyor. Bu güzel bir şey ama şöyle bir sorunla karşılaşıyoruz. Biz hammaddeyi dışarıdan aldığımız için elektrik enerjisi üretiminde dışarıya bağımlı hale geliyoruz. Yani doğalgaz, kömür gibi hala fosil yakıtlara yönelmek zorundayız. Bunun için yıllık 40 milyar dolar gibi bir parayı yurtdışına transfer etmiş durumdayız. 2030’lu yıllarda bu ihtiyaç katlanarak artacak ve bizim daha fazla enerji üretmemiz gerekecek. Ama bu enerjiyi ucuz üretmek zorundayız. Maliyetlerimiz düşsün ve dolayısıyla bu para ülkemizde kalsın” dedi. Enerji arzında oluşabilecek risklere de dikkat çeken Kara, “Bir diğer amacımız ise enerji arz güvenliği olmalı. Bu çok önemli bir konu. Yani bugün dışarıdan alacağımız doğalgaza, kömüre veya diğer türevlerine bağlı kalırsanız ileriki yıllarda yaşanacak herhangi bir sorunda bu maddeleri elde edemeyebilirsiniz. Yani herhangi bir karışıklıkta diğer ülkeler size doğalgaz vermeyebilirler veya kömür alamayabiliriz. Ya da parayla satmak istemeyip, kendi ihtiyaçları için kullanabilirler. Bu tür durumlara karşı hazırlıklı olmamız lazım. Enerji üretimimizi çeşitlendirmemiz lazım. Bunun içerisinde yenilenebilir enerji de olmalı, nükleer enerji de olmalı. Yani bu anlamda üretebileceğimiz tüm enerji bilimlerinden yararlanmalıyız” ifadelerini kullandı. "Nükleer enerjiye karşı olumsuz ön yargılar yersiz" Prof. Dr. Kara, nükleer enerjiye karşı olumsuz ön yargıların yersiz olduğunu kaydederek, “Bu konuda bazı olumsuz görüşler karşımıza çıkıyor. Çernobil ve Fukuşima nükleer santrallerindeki kazalar ya da reaktörlerin soğutma işlemi sonrası sıcak suyun denize verilmesinin doğal ekolojik dengeyi bozacağı yönünde iki tane endişe var. Bunun için ben rahatlıkla söyleyebilirim ki, dünyada 440 nükleer reaktör var ve bunlardan 60 yıl içerisinde yalnızca 2 tane önemli kaza oldu. Birisi 1986 yılındaki Çernobil, diğeri 2011’deki Fukuşima nükleer reaktör kazaları. Bu reaktörlerin teknolojileri 1950’li yıllara ait. Bizim ikinci nesil dediğimiz ya da üçüncü nesil dediğimiz reaktör tipleriydi. Bu reaktörlerde de aslında yine insan hatası diyebileceğimiz yani operatör hatası diyeceğimiz konular söz konusu oldu. Aslında Çernobil’de reaktör kabı yoktu ve bundan dolayı yakıt dışarı saçıldı. Bugünümüzün teknolojisi ise 3+ dediğimiz ya da 4’üncü nesil dediğimiz reaktörlerdir. Biz 3+ teknolojiye geçiyoruz, mesela Akkuyu Nükleer Güç Santrali bu teknolojiye sahip. Güvenlik yönünden üst düzey, mesela uçak çarpması, roket saldırısı, 9 şiddetinde deprem, manuel ve elektronik tüm güvenlik sistemleri, reaktörün çok kısa sürede sönümlenmesini sağlayacak veya yakıtı muhafaza edecek ve bu yakıtı saklayabilecek, etrafa saçılmasını engelleyecek birçok güvenlik önlemi var. İnsanlar gönül rahatlığıyla nükleer reaktörlerin temiz enerji kaynağı olduğunu bilsinler. Nükleer santrallerde karbondioksit sülfür salınımı veya herhangi farklı kimyasal salgılanması mümkün değildir. Nükleer reaktörlerde sadece su buharı çıkar, soğutmak için su kullanılır. Yani güvenli bir üretim yöntemidir. Hatta iklim krizine ve küresel ısınmaya karşı, benim şahsi görüşüme göre yenilenebilir enerjiden sonra tek çaredir. İleriki yıllarda füzyon teknolojisinin de gelmesiyle beraber artık küresel iklim değişikliğine ve küresel ısınmaya karşı da büyük ölçüde katkılar verecektir. Temiz bir enerjidir, bu anlamda herkes müsterih olsun” şeklinde konuştu.
11 Ocak 2024 Perşembe - 09:35
Türkiye tarihinde uzaydan ilk iletişime geçilecek okulda gurur ve heyecan üst seviyede
Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı’nın milli çağrı işaretiyle iletişim kuracağı Elazığ’daki Kaya Karakaya Fen Lisesi’nde gurur ve heyecan üst seviyede. Ulaştırma Bakanlığı’nca iletişimin kurulacağı yerlerin isimleri açıklandıktan sonra okul ilk kez görüntülenirken, okul müdürü ve öğrencileri ise ilk defa uzaya çıkacak bir Türk ile iletişim kurarak, tarihi ana şahitlik edecekleri için hem mutlu hem gururlu hem de heyecanlı olduklarını ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonu çerçevesinde Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) görev yapacak Türk uzay yolcusu Albay Alper Gezeravcı’nın millî çağrı işareti ile iletişim kuracağını bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, görev süresi boyunca Albay Alper Gezeravcı’nın, TÜBİTAK UZAY koordinasyonunda Elazığ Kaya Karakaya Fen Lisesi ve Yozgat Fevzi Çakmak İlkokulu öğrencileri ile iletişim kuracağını, bu amaçla özel amatör telsizcilik etkinlikleri için ise Türkiye Cumhuriyeti Yüzüncü Yılına ithafen ‘TC100ISS’ çağrı işareti tahsis edildiğini belirtmişti. Uraloğlu’nun açıklamaları sonrası ilk kez görüntülenen Türkiye’nin en başarılı 20 lisesi arasında yer alan Elazığ’daki Kaya Karakaya Fen Lisesi’nde, heyecan ve gurur bir arada yaşanıyor. Görüşleri alınan okul müdürü ve öğrencileri ise Türkiye tarihinde ilk astronotun uzaya çıkması bu bağlamda ilk iletişimin kendileri ile olacak olması heyecan ve gurur verici olduğunu kaydetti. “ Türkiye tarihinde ilk olan biriyle konuşmak, görüşmek ve uzay ortamında bunu takip etmek elbette öğrenciler ve bizler tarafından üst düzeyde bir heyecan oluşturmuştur” Sürecin başlamasıyla birlikte okulda gurur verici bir heyecan oluştuğunu ifade eden Kaya Karakaya Fen Lisesi Müdürü Yadin Çelik, “ Bu sürecin başlangıcında mezun öğrencilerimiz olması, okuluna sahip çıkması bununla birlikte bu öğrenciler diğer öğrenciler üzerinde de çok büyük bir etki oluşturdu. Böyle bir çalışmanın ülkemiz için bir tarihi olay olması bağlamında Elazığ ilimizin seçilmesi ve ilimizin içerisinde Kaya Karakaya Fen Lisesi’nin seçilmesi bizi oldukça mutlu etti. Tarihi net olmamakla beraber muhtemelen ocak ayının sonları ya da şubat ayında bakanlıkça okulun bahçesine bir istasyon kurulacak. İstasyonun kurulmasıyla birlikte öğrenciler bu sistem üzerinde ülkemizin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile bir canlı bağlantı yapacak, karşılıklı bir söyleşi içerine girecekler. Karşılıklı sorular olacak ve interaktif bir süreç başlayacak. Öğrencilerimiz, Türkiye’de bu kadar okul varken gurur verici bir şekilde ve bununla mutlu duymaları bağlamında neden seçildik diye heyecan verici bir şekilde merak ettiler. Bundan önceki yıllarda bizim öğrencilerimizin çeşitli astorfizikçiler ile okul ortamında online söyleşileri olmuştur. Bunun içerisinde Türkiye tarihinde ilk olan biriyle konuşmak, görüşmek ve uzay ortamında bunu takip etmek elbette öğrenciler tarafından üst düzeyde bir heyecan oluşturmuştur” dedi. “ Ülkemizin bu alanda büyük gelişmeler göstermesi gerçekten beni çok mutlu ediyor” Tarihi ana şahitlik edecekleri için çok heyecanlı olduğunu dile getiren öğrencilerden Fatih Eray Kaya, “Elbette ki hem kendim hem okulum hem de ülkem adına çok heyecanlıyım. Çünkü ülkemizde ilk defa uzaya bir Türk gönderilecek ve bu Türkün uzaya çıktığı zaman onunla konuşacağımız, tarihi ana şahitlik edeceğimiz için çok heyecanlıyım. Buna ayır bir parantez açmak gerekirse, ilk defa bir Türkün uzaya çıkması bizim hem teknoloji alanında hem de sanayi alanında büyük gelişmeler gösterdiğimizin bir kanıtı olmuş oluyor. Şahsım adına konuşmam gerekirse mühendis olmak isteyen ve teknoloji ile yakından ilgili biri olduğum için ülkemizin bu alanda büyük gelişmeler göstermesi gerçekten beni çok mutlu ediyor” diye konuştu. “İletişime geçeceğimiz zaman o an aklıma ne geleceğini hiç bilemiyorum çünkü çok heyecanlandırıcı bir şey” İletişim geçecekleri günü sabırsızlıkla beklediklerini belirte öğrencilerden Elif Akman, “Ülkemizden uzaya çıkacak ilk astronotun çıkması bizi oldukça gururlandırıyor. Bence bu ülkemiz için çığır açan büyük bir yenilik. Çünkü bu aynı zaman ülkemizi, dünyaya duyuran bir gerçek. İletişime geçeceğimiz zaman o an aklıma ne geleceğini hiç bilemiyorum çünkü çok heyecanlandırıcı bir şey” şeklinde konuştu. “Astronot olmayı düşünen herkese bir cesaret olacağını düşünüyorum” Öğrencilerden Ravza Nur Talu ise “ Bu ilk astronotun bizim için çok guru verici yanları var. Sonuçta ben de küçükken astronot olmak isterdim. Eminim herkes astronot olmak istemiştir ama birisi çıkana kadar bu uzak görünüyordu. Başta bunu düşünen herkese bir cesaret olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda bize bu iletişim imkanı sağlayan mezunlarımıza da arkadaşlarım ve kendi adıma teşekkür ederim” diyerek duygularını paylaştı.
11 Ocak 2024 Perşembe - 09:29
Türkiye tarihinde uzaydan ilk iletişimin geçileceği okulda gurur ve heyecan üst seviyede
Türkiye’nin ilk uzay yolcusu Alper Gezeravcı’nın milli çağrı işaretiyle iletişim kuracağı Elazığ’daki Kaya Karakaya Fen Lisesi’nde gurur ve heyecan üst seviyede. Ulaştırma Bakanlığı’nca iletişimin kurulacağı yerlerin isimleri açıklandıktan sonra okul ilk kez görüntülenirken, okul müdürü ve öğrencileri ise ilk defa uzaya çıkacak bir Türk ile iletişim kurarak, tarihi ana şahitlik edecekleri için hem mutlu hem gururlu hem de heyecanlı olduklarını ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin insanlı ilk uzay misyonu çerçevesinde Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) görev yapacak Türk uzay yolcusu Albay Alper Gezeravcı’nın millî çağrı işareti ile iletişim kuracağını bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, görev süresi boyunca Albay Alper Gezeravcı’nın, TÜBİTAK UZAY koordinasyonunda Elazığ Kaya Karakaya Fen Lisesi ve Yozgat Fevzi Çakmak İlkokulu öğrencileri ile iletişim kuracağını, bu amaçla özel amatör telsizcilik etkinlikleri için ise Türkiye Cumhuriyeti Yüzüncü Yılına ithafen ‘TC100ISS’ çağrı işareti tahsis edildiğini belirtmişti. Uraloğlu’nun açıklamaları sonrası ilk kez görüntülenen Türkiye’nin en başarılı 20 lisesi arasında yer alan Elazığ’daki Kaya Karakaya Fen Lisesi’nde, heyecan ve gurur bir arada yaşanıyor. Görüşleri alınan okul müdürü ve öğrencileri ise Türkiye tarihinde ilk astronotun uzaya çıkması bu bağlamda ilk iletişimin kendileri ile olacak olması heyecan ve gurur verici olduğunu kaydetti. “ Türkiye tarihinde ilk olan biriyle konuşmak, görüşmek ve uzay ortamında bunu takip etmek elbette öğrenciler ve bizler tarafından üst düzeyde bir heyecan oluşturmuştur” Sürecin başlamasıyla birlikte okulda gurur verici bir heyecan oluştuğunu ifade eden Kaya Karakaya Fen Lisesi Müdürü Yadin Çelik, “ Bu sürecin başlangıcında mezun öğrencilerimiz olması, okuluna sahip çıkması bununla birlikte bu öğrencilerin diğer öğrenciler üzerinde de çok büyük bir etki oluşturdu. Böyle bir çalışmanın ülkemiz için bir tarihi olay olması bağlamında Elazığ ilimizin seçilmesi ve ilimizin içerisinde Kaya Karakaya Fen Lisesi’nin seçilmesi bizi oldukça mutlu etti. Tarihi net olmamakla beraber muhtemelen ocak ayının sonları ya da şubat ayında bakanlıkça okulun bahçesine bir istasyon kurulacak. İstasyonun kurulmasıyla birlikte öğrenciler bu sistem üzerinde ülkemizin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile bir canlı bağlantı yapacak, karşılıklı bir söyleşi içerine girecekler. Karşılıklı sorular olacak ve interaktif bir süreç başlayacak. Öğrencilerimiz, Türkiye’de bu kadar okul varken gurur verici bir şekilde ve bununla mutlu duymaları bağlamında neden seçildik diye heyecan verici bir şekilde merak ettiler. Bundan önceki yıllarda bizim öğrencilerimizin çeşitli astorfizikçiler ile okul ortamında online söyleşileri olmuştur. Bunun içerisinde Türkiye tarihinde ilk olan biriyle konuşmak, görüşmek ve uzay ortamında bunu takip etmek elbette öğrenciler tarafından üst düzeyde bir heyecan oluşturmuştur” dedi. “ Ülkemizin bu alanda büyük gelişmeler göstermesi gerçekten beni çok mutlu ediyor” Tarihi ana şahitlik edecekleri için çok heyecanlı olduğunu dile getiren öğrencilerden Fatih Eray Kaya, “ Elbette ki hem kendimi hem okulum hem de ülkem adına çok heyecanlıyım. Çünkü ülkemizde ilk defa uzaya bir Türk gönderilecek ve bu Türkün uzaya çıktığı zaman onunla konuşacağımız, tarihi ana şahitlik edeceğimiz için çok heyecanlıyım. Buna ayır bir parantez açmak gerekirse, ilk defa bir Türkün uzaya çıkması bizim hem teknoloji alanında hem de sanayi alanında büyük gelişmeler gösterdiğimizin bir kanıtı olmuş oluyor. Şahsım adına konuşmam gerekirse biz de mühendis olmak isteyen ve teknoloji ile yakından ilgili biri olduğum için ülkemizin bu alanda büyük gelişmeler göstermesi gerçekten beni çok mutlu ediyor” diye konuştu. “İletişime geçeceğimiz zaman o an aklıma ne geleceğini hiç bilemiyorum çünkü çok heyecanlandırıcı bir şey” İletişim geçecekleri günü sabırsızlıkla beklediklerini belirte öğrencilerden Elif Akman, “ Ülkemizden uzaya çıkacak ilk astronotun çıkması bizi oldukça gururlandırıyor. Bence bu ülkemiz için çığır açan büyük bir yenilik. Çünkü bu aynı zaman ülkemizi, dünyaya duyuran bir gerçek. İletişime geçeceğimiz zaman o an aklıma ne geleceğini hiç bilemiyorum çünkü çok heyecanlandırıcı bir şey” şeklinde konuştu. “Astronot olmayı düşünen herkese bir cesaret olacağını düşünüyorum” Öğrencilerden Ravza Nur Talu ise “ Bu ilk astronotun bizim için çok guru verici yanları var. Sonuçta ben de küçükken astronot olmak isterdim. Eminim herkes astronot olmak istemiştir ama birisi çıkana kadar bu uzak görünüyordu. Başta bunu düşünen herkese bir cesaret olacağını düşünüyorum. Aynı zamanda bize bu iletişim imkanı sağlayan mezunlarımıza da arkadaşlarım ve kendi adıma teşekkür ederim” diyerek duygularını paylaştı.
10 Ocak 2024 Çarşamba - 13:02
AKSUNGUR İHA, milli motor TEI-PD170 ile 41 saatlik uçuş gerçekleştirdi
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından üretilen AKSUNGUR insansız hava aracı (İHA), milli motor TEI-PD170 ile 41 saatlik uçuş gerçekleştirdi. TUSAŞ tarafından yerli ve milli imkanlarla üretilen AKSUNGUR İHA bir ilki daha başardı. AKSUNGUR İHA bu sefer de TUSAŞ Motor Sanayii tarafından geliştirilen milli motor TEI-PD170 41 saatlik uçuş gerçekleştirdi. Konuya ilişkin TUSAŞ’ın sosyal medya hesabından “41 kere maşallah” etiketiyle yapılan paylaşımda AKSUNGUR İHA’nın 41 saatlik uçuşundan kesitlere yer verildi.
10 Ocak 2024 Çarşamba - 12:58
Optik Tasarım ve İnce Film Kaplama Merkezi, Sivas’ı cazibe merkezine dönüştürecek
Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde kurulumuna başlanan temiz oda ve endüstriyel üretim ve kaplama cihazları ile savunma sanayisinde kullanılan optik merceklere kaplama işlemi yapacak, temiz oda Sivas’ı optik alanda cazibe merkezi haline getirecek. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde kurulumuna başlanılan temiz oda Sivas’ı cazibe merkezi yapacak. 2022 yılında başlanılan proje savunma sanayisinde kullanılan optik merceklerin kaplama işlemini yapacak. Savunma sanayisine üretim yapan firmaların ihtiyaçlarına göre şekillenen temiz oda AR-GE çalışmalarının yanında seri üretime de imkân sunuyor. Kurulumu devam eden temiz oda yakın dönemde hizmet vermeye hazırlanıyor. Optik ürünlerde kızılötesi ve karbon kaplama işlemlerini de yapacak olan temiz oda Sivas’a değer katacak. “Optik üzerine Sivas’ı bir cazibe merkezi haline getirebilmeyi amaçlıyorduk” Temiz oda ve kurulacak sistemlerin Sivas’ı optik alanında cazibe merkezine dönüştüreceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Doğan, “2021 yılından itibaren savunma sanayisinin böyle bir optik kaplama üzerine bir merkezin kurulabileceği söz konusu olmuştu. Biz ORAN kalkınma ajansına projemizi sunduk. 2022 yılında projemiz destek gördü. Diğer yandan çeşitli vakıfların ve üniversitenin de desteğini alarak burayı kurmaya başladık. Bu merkez ana hatlarıyla ince film kaplama alanında kurgulandı. Savunma sanayisinde dürbünlerde, İHA’larda ve SİHA’larda kullanılacak objektiflerin kaplaması yönünde bu merkez düzenlendi. Sadece bununla da kalmadı fonksiyonel kaplama olaraktan kaplamada yapmayı hedefliyoruz. Cumhurbaşkanlığından da destek aldık, bu destekle elmas torna cihazını bünyemize dahil etmiş olduk. Temiz odanın kurulumu tamamlandı, cihazlarımız geldi ve yakın zamanda bu cihazların tamamını kurmuş olacağız. Bazı cihazlarımızın kurulumunu yaptık. 1 ay içerisinde tüm cihazları kurmayı hedefliyoruz. Aldığımız cihazlar endüstriye yönelik cihazlar dolaysıyla sektörde bulunan firmalar bizden daha önce bu odanın kurulmasını istiyordu. Yakın zamanda kızılötesi ve karbon kaplama işlemlerine başlayacağız. Optik ihtisaslaşma belgemizi gerekli yerlerden talep ederek aldık. Bu belge sayesinde kadro ve proje açılmasında kolaylık yaşıyoruz. Optik üzerine Sivas’ı bir cazibe merkezi haline getirebilmeyi amaçlıyorduk. Şu anda başarılı olacağı gözüküyor. Burada ki projeler bütünüyle sektörün ihtiyacına yönelik. Burada bulunan cihazlar hem seri üretim hem de AR-GE çalışmalarında kullanılabiliyor” dedi.
10 Ocak 2024 Çarşamba - 11:37
Makine sektörü İzmir’de buluşuyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ, İzgi Fuarcılık ve 4M Fuarcılık iş birliğinde ikinci kez düzenlenecek IMATECH-Endüstriyel Üretim Teknolojileri Fuarı, 2024 yılında da makine sektörünün en büyük buluşmalarından olacak. IMATECH Fuarı, geçtiğimiz yıl 15-18 Mart tarihleri arasında dört gün boyunca yerli, yabancı makine ve üretim sektörlerindeki tüm aktörleri İzmir’de tek çatı altında bir araya getirerek teknolojinin buluşma noktası olmuştu. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Belçika, Çin, Kanada, Polonya ve Tayvan’dan firmaların da katıldığı fuarda, temsilciliklerle birlikte 114 yerli ve yabancı katılımcı yer alırken bu firmaların 200’den fazla markası, profesyonel ziyaretçilerle buluşmuştu. Fuarı, Türkiye’nin 62 ilinden ve Almanya, Çin, Fransa, Rusya, Hindistan, Hollanda gibi dünyanın dört bir yanındaki ülkelerden yerli yabancı toplam 11 bin 879 kişi ziyaret etmişti. IMATECH - Endüstriyel Üretim Teknolojileri Fuarı, bu yıl 22-25 Şubat tarihleri arasında fuarizmir’de ikinci kez ziyaretçilerini ağırlayacak. Fuarda; takım tezgâhları, CNC ve lazer makineleri, endüstriyel robotlar, kaynak teknolojileri, markalama, otomasyon sistemleri gibi geniş bir ürün yelpazesiyle birçok farklı alandan geleceğin fabrikaları için ihtiyaç duyulan tüm endüstriyel sistemler bir arada sunulacak. İkili görüşmeleri ile ticari anlaşmalara imza atılacak fuarda, çok sayıda makinenin satışının da gerçekleştirilmesi bekleniyor. Türkiye’nin en büyük ve en modern fuar alanı fuarizmir’de gerçekleştirilecek IMATECH Fuarı, sektörün yoğun ilgisiyle yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme ile 50 bin metrekare alanda düzenlenecek. Fuar; gıdadan medikale, tekstilden savunma ve havacılığa, madencilikten kuyumculuğa, tarımdan enerjiye kadar geniş bir alanda üretim yapılan Ege ve Akdeniz havzalarındaki üretim çeşitliliğini ve ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunacak. Fuarla yerli yatırımcıları yerli ve ithal teknolojilerle buluştururken yerli üreticileri de yabancı yatırımcılarla buluşturmak, yerli makine üreticilerinin ihracatını artırabilmek hedefleniyor.
10 Ocak 2024 Çarşamba - 10:38
BTÜ’nün yapay zeka projesi çelik endüstrisinde kullanılacak
Bursa Teknik Üniversitesi, çelik endüstrisinde kullanılabilecek yeni bir projeye imza attı. Yapay Zekâ Ekosistem 2023 Çağrısı kapsamında desteklenen proje konsorsiyumlarının tanıtımı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın da katıldığı törenle yapıldı. Marmara Teknokent’te düzenlenen törende, projesi destek almaya hak kazanan 17 konsorsiyum imzalarını attı. 17 konsorsiyumun içinde ‘yapay zekâ’ denilince akla ilk gelen üniversitelerden olan Bursa Teknik Üniversitesi de yer alma başarısı gösterdi. "Önceden Eğitilmiş Derin Öğrenme Tabanlı Anomali ve Nesne Tespit Modelleri ile Çelik Yüzey Uygunsuzluk Kontrol Sisteminin Geliştirilmesi" başlıklı projenin imzalarını BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ve paydaşlar attı. Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı dünya çapında üretim yapan yerli firmalarımızın, üniversiteler ve teknoloji şirketleri ile ortak projeler geliştirerek verimliliklerini arttırmayı, katma değeri yüksek ürünler geliştirmelerini ve küresel pazarda rekabet güçlerini arttırmayı amaçlıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından geçtiğimiz yıl başlatılan çağrı programında BTÜ, geliştirdiği proje ile 2022’de de destek almaya hak kazanmıştı. Bilimsel çalışmalarını yapay zekâ, akıllı sistemler ve robotik alanlarında yoğunlaştıran Bursa Teknik Üniversitesi, çağrı programı kapsamında üst üste iki yıl destek alma başarısı gösteren az sayıdaki üniversiteden biri oldu. Böylelikle BTÜ, yapay zekâ alanında ülke sanayimizin öncü firmalarına son iki yılda verilen 27 proje desteğinin 2’sini Bursa’ya kazandırmış oldu. Bakan Kacır’dan tebrik Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, destek programı sayesinde önümüzdeki dönemde yapay zekâ uygulamalarıyla ülkemizde, veriden daha fazla değer üretildiğine hep birlikte şahit olunacağına işaret ederek, "Çağrılarımıza başvurup desteklenmeye hak kazanan tüm paydaşları tebrik ediyorum. Sizler sadece kendi teknoloji ihtiyacınıza çözüm bulmanın ötesinde açık inovasyon ve birlikte geliştirme yaklaşımıyla teknoloji geliştirme ve ulusal yapay zekâ ekosistemini güçlendirme noktasında önemli bir rol oynuyorsunuz” diye konuştu. 2 Yılda, 27 projeden 2’si BTÜ’nün Dış paydaşlarla beraber BTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Hakan Gürkan, Doç. Dr. Cemal Hanilçi, Dr. Öğretim Üyesi Gürkan Aydemir ve Dr. Adem Avcı’nın görev alacağı projeyi çok önemsediklerini kaydeden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, “Bu önemli desteği BTÜ olarak iki yıldır üst üste alma başarısı gösterdiğimiz için büyük gurur yaşıyoruz. Geçen sene ülke genelinde çağrıdan destek alan 10 projeden 1’i, bu yılda yine destek alan 17 projeden 1’ini yazma başarısı gösterdik. Bu başarılarımızın devam edeceğine inancımız tam” dedi. Projenin katkısı ne olacak? "Önceden Eğitilmiş Derin Öğrenme Tabanlı Anomali ve Nesne Tespit Modelleri ile Çelik Yüzey Uygunsuzluk Kontrol Sisteminin Geliştirilmesi" başlıklı projede çelik endüstrisi için dilme hatlarında kullanılabilecek gerçek zamanlı, düşük maliyetli, iki yüzey için de gözlem yapabilecek; sıcaklık, darbe ve toz gibi çevresel şartlara karşı korunaklı olan yapay zekâ ve bilgisayarlı görü tabanlı yüksek başarımlı bir uygunsuzluk tespit sistemi geliştirilmesi hedefleniyor. Proje çıktısı uygunsuzlukların azaltılmasına, üretim verimliliğinin artmasına dolaysıyla fire miktarlarının azaltılmasına ve üretim kaynaklı karbon salınım miktarının düşürülmesine katkı sağlayacak. Aynı zamanda proje ortaklarının dijital dönüşüm ve yapay zekâ yetenekleri kazanımına hizmet etmesi ve sektördeki diğer çalışmalara öncülük etmesi de öngörülüyor.
09 Ocak 2024 Salı - 15:57
Manyas’ta tarlalardaki su pompaları arızalandı
Manyas’ın kırsal Hamamlı Mahallesi sakinleri su altında kalan tarlalarındaki suları boşaltan motopompların arızalı oldukları için mağdur olduklarını söyleyerek, yaşadıkları mağduriyetin giderilmesini istiyorlar. Kırsal Hamamlı Mahallesinde yüksek kesimdeki mahallelerden tahliye kanalları vasıtasıyla Manyas Gölüne dökülen yağmur sularını boşaltan DSİ’ye ait su motopomplarının arızalı olması nedeniyle mevcut tek motopompun da yarım devirli çalışması nedeniyle buğday ekili arazilerin su altında kaldığını söyleyen Hamamlı Mahallesi Muhtarı İsmail Omay, “Manyas Gölünün kıyısında bir mahalleyiz, yüksek rakımlı çevre kırsal mahallerden ve arazilerden gelen yağmur sularını kanallar aracılığıyla Manyas Gölüne boşaltan DSİ’ye ait dört motopomp vardı. Geçen yıl bunlardan üçü arızalandı, tamir için DSİ yetkilileri motopompları götürdüler. Ancak bir türlü tamir olup gelemedi. Ve mahallemiz den kırsal Kocagöl Mahallesine kadar olan tarım arazileri su altında kaldı ve bu şekilde duruyor. İlgili yerlere başvurularımızı yaptık, ama hiçbir sonuç alamadık. Bir an önce mahalle olarak mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz” dedi.
09 Ocak 2024 Salı - 15:34
Gazetecilere dijital sanat şovu
Downtown Yaşam ve Eğlence Merkezi, Gazeteciler Günü dolayısıyla basın temsilcilerini dijital sanat müzesiX Media Art Museum by DasDas Bursa’da ağırladı. Cadde mağazaları, restoranları, müzeleri, Avrupa’nın en büyük gösteri havuzu ile şehrin buluşma noktası haline gelen DownTown Bursa Yaşam ve Eğlence Merkezi, dijital ve klasik müzeleri, sinema salonları ve performans sanatları alanlarıyla kültür-sanatın da yeni cazibe merkezi oldu. Yaşam ve Eğlence merkezi içinde yer alan performans sanatları merkezi Dasdas, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü çerçevesinde, medya mensuplarını konuk etti. Medya mensupları bu özel günde, Dasdas bünyesinde yer alan X Media Art Museum’daki özel gösterimde, dünyaca ünlü dijital sanat sergi deneyimini yaşadı. Gösterime katılan Downtown Kültür Sanat Koordinatörü Ahmet Erdönmez, "Kültür sanatla ilgili Türkiye’deki bütün etkinlikleri burada görebilirsiniz. Bugün ise dünyada bir çok örneği olan dijital müzeyi veya gösteriyi birlikte deneyimleyeceğiz. Burası, sadece bir alışveriş merkezi değil, kültür sanattan tutunda bir çok etkinliğe önem veren merkez konumundadır. Ayrıca, AVM’nin 3 bin 500 metrekarelik Osmanlı kültürünü tanıtan bir müze inşa edeceğiz" diye konuştu. DasDas Bursa İşletme Müdürü Alper Baytekin de birçok gazetecinin DasDas Bursa’nın açıldığı ilk günden itibaren kendileriyle bu heyecanı paylaştığını belirtti. Türkiye’de tek olan dijital serginin 27 Aralık’tan itibaren Bursa’da kapılarını açtığını ifade eden Baytekin, gazetecilerle bunu deneyimleyeceklerini aktardı. X Media Art Museum By Dasdas ile tanışan gazeteciler, farklı bir deneyimi yaşamış oldu. Sergi, Leonardo da Vinci’nin dehası ve Van Gogh’un duygusal dokunuşları, “Parallel Unıverse” sergisinde yapay zeka tarafından yeni bir nefes alıyor. Leonardo’nun ve Van Gogh’un hayat boyu çizdiği tüm eskizleri, resimleri ve çalışmaları, yapay zeka algoritmaları sayesinde canlanıyor. Bu sanatsal yolculuk, ziyaretçilere, geçmişin büyük ustalarının eserlerinin modern bir yorumunu sunan çarpıcı ve dinamik bir sergi deneyimi vadediyor. İtalyan sanat tarihinden 342 sanatçının 20 binden fazla eseriyle beslenen yapay zeka, sergiyi bir adım öteye taşıyor. İtalyan sanatının zengin dokusunu ve çeşitliliğini çeşitlendiren yapay zeka, özgün eserler üreterek izleyicilere sanatın evrimsel bir perspektifini sunuyor. Sanat ve teknolojinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan dijital sergi Parallel Unıverse DasDas’ın Bursa Downtown’daki sahnesinde yıl boyunca ziyarete açık olacak.
09 Ocak 2024 Salı - 13:34
Balıkesir’de jandarmadan 22 oltalama sitesine engel
Balıkesir’de jandarma Siber Şube Müdürlüğü ekipleri internet ortamında yaptıkları sanal devriyelerde vatandaşların kimlik, banka mail adreslerine yönelik faaliyet içinde bulunan 22 zararlı oltalama sitesine erişimi engellemek için USOM’a bildirimde bulundular. Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce 03 Ocak 2024 - 09 Ocak 2024 tarihleri arasında internet ortamında icra edilen sanal devriye faaliyetlerinde vatandaşların kimlik, adres, mail ve bankacılık gibi şahsi bilgilerini ele geçirmeyi hedeflediği tespit edilen 22 adet Phising (oltalama) zararlı bağlantı adresinin erişime engellenmesi amacıyla Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezine (USOM) bildirimde bulunularak erişime engellenmesi sağlanmıştır. Emniyet, asayiş ve kamu düzeninin sağlanması ile suçların azaltılması, önlenmesi ve suçluların yakalanmasına yönelik çalışmalara aralıksız olarak devam edileceği açıklandı.
09 Ocak 2024 Salı - 11:54
Mert Software & Electronics, yine bir ilke imza attı
Bilişim sektöründe katma değeri yüksek firmaları destekleyen E Turquality (Bilişimin Yıldızları) programının yeni yıldızı Mert Software& Electronics oldu. T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü tarafından 2022 yılında başlatılan E-Turquality (Bilişimin Yıldızları) Programı, bilişim sektöründe inovasyonu teşvik etmeyi ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilecek bölgesel ve küresel unicornların ortaya çıkmasını desteklemeyi amaçlıyor. Üretimde dijital dönüşüm için geliştirdiği trex MES çözümleri ile öncülüğünü koruyan Mert Software & Electronics, süregelen büyüme grafiği, arge çalışmalarında yakaladığı başarı ve sağladığı müşteri memnuniyetiyle E- Turquality programı kapsamına alındı. MES alanında Türkiye’nin ilk ve tek Turquality firması olma başarısını gösteren Mert Software & Electronics’in Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Özdemir, “Yazılım ve elektronik tabanlı çalışmalarımız şu anda dünya ölçeğinde 18 ülkede uygulanıyor. Dünyaca ünlü bir içecek markası, otomotiv firmaları dünya üzerindeki çoğu tesisinde bizim geliştirdiğimiz yazılım ve elektronik alt yapıları kullanıyor. Bizler üretimde dijital dönüşüm sürecini hızlandırmak için çalışıyoruz, ülke olarak üretim gücümüzü korumak için dijital dönüşümün gerekliliği için farkındalık oluşturuyoruz. Biz bu konuda kendimiz ile gurur duyuyoruz ve dünyanın ilk ve tek devlet destekli markalaşma programı olan E- Turquality kapsamına alındığımız için mutluyuz. Bu destekle, bilişim ihracatçıları olarak güçleniyor, uluslararası arenada rekabet avantajı yakalıyoruz ve yerli yazılım sektörü olarak globalleşme yolunda hızlanıyoruz. Markamız trex’in uluslararası arenada satış ve pazarlama faaliyetlerini daha da arttırarak yeni başarılar ve ülkemizin hedefleri için çalışacağız” dedi. E- Turquality ( Bilişim Yıldızları ) programında toplam 26 firma bulunuyor.
09 Ocak 2024 Salı - 11:41
MSB: "Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki Barış Pınarı bölgesine saldırı hazırlığında olduğu tespit edilen 3 PKK/YPG’li teröristi etkisiz hale getirdi."
MSB: "Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki Barış Pınarı bölgesine saldırı hazırlığında olduğu tespit edilen 3 PKK/YPG’li teröristi etkisiz hale getirdi."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder