Son Dakika
|
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Eşme Belediyesi'ne irtikap operasyonu! Belediye Başkanı dahil 5 şüpheli gözaltına alındı
Saldırıda öğrencilerine siper olan öğretmen, gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Brent petrol 90 doların altına geriledi
Voleybol turnuvasında 6 öğretmen darp edildi
Müzisyen Rıza Tamer Şişman hayatını kaybetti
Savran konutlarında sona gelindi
İstanbul'un simgesi laleler şehri yeniden renklendirdi
Gençlerbirliği ile Galatasaray 100. randevuda
Küçük kıza çarptı, arkasına bile bakmadan kaçtı
TEKNOLOJİ
Rektör Yardımcısı Kurnaz: "Disiplinlerarası çalışmalar bilimsel değer üretiyor"
17 Nisan 2026 Cuma - 14:44:23
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde, TÜBİTAK destekli proje kapsamında "Tarihi Kültür Miraslarında Kullanılan Yüzey Boyalarının Teknolojik Düzeylerinin Mühendislik Karakterizasyon Teknikleriyle Tespiti ve Analizi: Rize Uygulaması" başlıklı değerlendirme çalıştayı düzenlendi. Açılışta konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, "Disiplinlerarası çalışmalar bilimsel değer üretiyor" ifadeleriyle mühendislik, tarih ve coğrafya disiplinlerinin ortak üretim gücüne dikkat çekti. Çalıştaya; OMÜ’nün yanı sıra Atatürk Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi ve Samsun Üniversitesi’nden çok sayıda akademisyen katıldı. OMTEL Otel’de gerçekleştirilen etkinliğe; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Düzenleme Kurulu Başkanı ve İnsan Ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Okay Pekşen, düzenleme kurulu üyeleri, konuk katılımcılar, akademisyenler ve çok sayıda davetli iştirak etti. Rektör Yardımcısı Kurnaz: "Disiplinlerarası çalışmalar bilimsel değer üretiyor" Çalıştayın açılışında konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, disiplinlerarası bilimsel çalışmaların önemine dikkat çekerek, "Bu çalıştay yalnızca bir projenin sonuçlarını değerlendirmekten öte, fikrinden saha uygulamalarına, analiz süreçlerinden yorum aşamasına kadar bilimsel sürecin bütüncül şekilde ele alındığı önemli bir örnektir. Bu çalışma tek bir disiplinin ürünü değildir; mühendisliğin analitik gücünü, tarih biliminin yorumlayıcı yaklaşımını ve coğrafyanın bağlamsal derinliğini bir araya getiren çok katmanlı bir bilimsel modeldir" dedi. "Bu tür çalışmalar geçmiş dönemlerin teknolojik kapasitesini anlamamıza katkı sağlar" Tarihi yüzey boyalarının mühendislik karakterizasyon teknikleriyle incelenmesinin yalnızca teknik bir analiz olmadığını vurgulayan Kurnaz, "Bu tür çalışmalar yalnızca malzeme analizi sunmaz; aynı zamanda geçmiş dönemlerin teknolojik kapasitesini anlamamıza katkı sağlar. Kullanılan pigmentler, bağlayıcılar ve uygulama teknikleri, bize sadece ‘nasıl yapıldığını’ değil, ‘hangi bilgi birikimiyle yapıldığını’ da gösterir" ifadelerini kullandı. "Disiplinlerarası ve yüksek etki potansiyeline sahip çalışmalara büyük önem veriyoruz" Projenin önemine değinen Kurnaz, "Bu çalışma, yerel bir uygulamanın ötesine geçerek Türkiye’de kültürel mirasın bilimsel yöntemlerle incelenmesine yönelik güçlü bir model ortaya koymaktadır. OMÜ olarak araştırma üniversitesi olma hedefimiz doğrultusunda disiplinlerarası ve yüksek etki potansiyeline sahip çalışmalara büyük önem veriyoruz" diye konuştu. TÜBİTAK desteğiyle yürütülen projenin akademik literatüre ve uygulamaya önemli katkılar sağlayacağına inandığını belirten Kurnaz, "Proje yürütücümüz Doç. Dr. Okay Pekşen başta olmak üzere tüm proje ekibine ve katkı sunan akademisyenlerimize teşekkür ediyorum. Bu çalıştayın yeni iş birliklerine ve araştırma fikirlerine zemin hazırlayacağına inanıyor, verimli çıktılarla tamamlanmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Program kapsamında proje yürütücüsü Doç. Dr. Okay Pekşen tarafından projenin amaçları, hedefleri ve yöntemine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Alanında uzman isimler sunumlar gerçekleştirdi Devam eden oturumlarda, proje kapsamında yürütülen yüzey araştırmaları, elde edilen verilerin tarihsel açıdan değerlendirilmesi ve analiz süreçleri alanında uzman akademisyenler tarafından paylaşıldı. Erzurum Teknik Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden akademisyenlerin katkı sunduğu sunumlarda, kültürel mirasın korunmasına yönelik bilimsel veriler değerlendirildi. Akademik iş birliği ve disiplinlerarası yaklaşım Programda ayrıca proje sahasının coğrafi özellikleri, analiz çalışmaları ve elde edilen verilerin yorumlanmasına yönelik oturumlar gerçekleştirildi. Çalıştayın son bölümünde ise farklı üniversitelerden katılan akademisyenlerin yer aldığı değerlendirme oturumunda, proje çıktıları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenen proje çerçevesinde düzenlenen çalıştayın, kültürel mirasın korunması ve bilimsel yöntemlerle analiz edilmesine yönelik çalışmalara önemli katkı sunması bekleniyor. Çalıştay, katılımcıların değerlendirmelerinin alınmasının ardından sona erdi.
17 Nisan 2026 Cuma - 14:20
Bu ilçede sınava giren öğrencileri insansı robot karşılıyor
Samsun Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Deneyap Teknoloji Atölyesi Öğrenci Seçme Sınavı’na öğrenciler akın ediyor, sınava katılan öğrencileri ve aileleri insansı robot CANİKMAN karşılıyor. Canik Belediyesi’nin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Deneyap Teknoloji Atölyesi için gerçekleştirilen öğrenci seçme sınavları, öğrencilerin yoğun katılımıyla devam ediyor. Bu yıl da öğrencilerin yoğun ilgisine sahne olan sınavda, sınav sürecinden sonra öğrenciler için bilim ve teknoloji etkinlikleri gerçekleştiriliyor. Sınava girmek için Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ne gelen öğrencilerin, kendilerini karşılayan insansı robot CANİKMAN’i gördüğü anlar ise renkli görüntülere sahne oluyor. Öğrenciler ve aileler sınav sonrası CANİKMAN ile hatıra fotoğrafı çektiriyor, CANİKMAN ile düzenlenen etkinlikler, deney ve gözlem çalışmalarında bir araya geliyor. Sınava katılan öğrencilere başarı dileklerinde bulunan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, bilim ve teknoloji alanında ücretsiz eğitim ve söyleşi programlarını devam ettirdiklerini kaydetti. Milli Teknoloji Hamlesi seferberliği Canik’te teknoloji okuryazarı nesiller yetiştirmeye devam ettiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde yeteneklerini değere dönüştüren bilim ve teknolojiye hâkim nesiller yetiştirmeyi sürdürüyoruz. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde yapay zekâ araçları, bilim ve teknoloji alanında teorik ve uygulamalı eğitimlerimizi sürdürüyor, gençlerimizi yenilikçi teknolojilerle tanıştırıyoruz. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde yer alan 10 farklı atölye ve keşif alanımızda gerçekleştirdiğimiz ücretsiz eğitimlerin yanı sıra öğrencilerimizi bilim söyleşileriyle de bir araya getiriyoruz. Canik’te Milli Teknoloji Hamlesi idealiyle geleceğe ilerleyen gençlerimiz teknolojiyi üretiyor, bilgi ve yetenekleriyle yeni başarılara imza atmaya devam ediyor" şeklinde konuştu.
17 Nisan 2026 Cuma - 10:42
CW Enerji Solarex İstanbul’da ‘CW Enerji Plus Bayi Konsepti’ni tanıttı
CW Enerji, 8-10 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen Güneş Enerjisi Teknolojileri ve Depolama Fuarı’nda (Solarex İstanbul) yerini alarak son teknolojiyle ürettiği ürünlerini sergiledi. Güneş enerjisi sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan fuarda CW Enerji, yüksek verimli panel teknolojilerini ve entegre üretim gücünü sektör temsilcilerine tanıttı. "CW Enerji Plus Bayi Konsepti" çerçevesinde hazırlanan fuar standı, firmanın yenilikçi vizyonunu ve güçlü bayi ağını yansıtan modern ve deneyim odaklı bir anlayışla ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Fuar hakkında değerlendirmelerde bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, Solarex İstanbul’un sektör açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Fuara her yıl düzenli olarak katılım sağladıklarını ve bu platformu sektörle buluşmak adına önemli bir fırsat olarak gördüklerini ifade eden Sarvan, "Her yıl olduğu gibi bu yıl da sahip olduğumuz üretim gücümüzü ve teknolojik yetkinliğimizi bu platformda bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyduk. Yüksek verimlilik sunan, yerli ve milli üretim anlayışıyla geliştirdiğimiz ürünlerimizle sektörde fark oluşturmaya devam ediyoruz. AR-GE odaklı yaklaşımımız sayesinde hem ürün kalitemizi sürekli ileri taşıyor hem de inovatif çözümlerle sektöre yön veriyoruz. Fuarda sergilediğimiz çözümler de mühendislik gücümüzün ve sürdürülebilir enerji vizyonumuzun en somut göstergelerinden biri oldu" dedi. Ziyaretçiler teknolojileri yakından inceledi. Fuar stantlarının gelişim odaklı vizyonlarını ve güçlü bayi ağını yansıtan modern ve deneyim odaklı bir anlayışla tasarlandığını anlatan Sarvan, "CW Enerji Plus Bayi Konsepti ile yalnızca ürünlerimizi sergilemekle kalmayıp, iş ortaklarımıza sunduğumuz bütüncül iş modelini de deneyimleyebilecekleri bir alan oluşturduk. Standımızda beyaz eşya entegreli solar akıllı ev çözümlerimizden ve enerji depolama teknolojilerimize kadar geniş ürün yelpazemizi tanıttık, bayilik sistemimizin sunduğu avantajları da detaylı şekilde aktardık. Ziyaretçilerimiz hem teknolojimizi yakından inceleyebildi hem de iş birliği fırsatlarını değerlendirebildi. Ayrıca fuarda yüksek teknolojiye sahip ürünlerimizi, sürdürülebilir enerji çözümlerimizi ve geleceğin enerji dünyasına yön verecek projelerimizi katılımcılarla buluşturduk. Yeni nesil yüksek verimli güneş panellerimiz, on-grid / off-grid inverter çözümlerimiz, lityum tabanlı enerji depolama sistemlerimiz, solar akıllı ev teknolojilerimiz, ısı pompalarımız, esnek panellerimiz, solar sulama sistemlerimiz, solar bank ile solar aydınlatma çözümlerimiz de fuarda sergilendi" diye konuştu. Tarık Sarvan: Güvenilir tedarik zinciri gücümüzü ortaya koyduk CW Enerji’nin tam entegre üretim yapısına yönelik attığı stratejik adımları da ziyaretçilere aktardıklarını belirten Sarvan, "Güneş paneli üretiminin en kritik aşamalarından biri olan fotovoltaik hücre üretimini kendi bünyemizde gerçekleştirdiğimiz CW SolarCell ile geliştirdiğimiz yeni nesil TOPCon High Efficiency Teknolojimizi ve CW Alüminyum markamızla hayata geçirdiğimiz yerli üretim çerçeve, montaj ve altyapı çözümlerimizi ziyaretçilerimize sunduk. Fuar boyunca, üretimden nihai ürüne kadar uzanan sürdürülebilir ve güvenilir tedarik zinciri gücümüzü ortaya koyduk. Bununla birlikte inverter ve enerji depolama sistemlerini de kapsayan entegre çözümlerimizle, üretimden tüketime kadar tüm süreci tek çatı altında yönetebilen güçlü yapımızı sergiledik. Kısacası, fuar katılımcılarına uçtan uca enerji çözümleri sunma kabiliyetimizi ve yüksek verimlilik odaklı yaklaşımımızı kapsamlı şekilde aktardık. Diğer yandan fuarda yeşil hidrojen enerji çözümleri üzerine yürüttüğümüz ve AR-GE çalışmaları sonucunda geliştirdiğimiz ev tipi sistemlerimizi ve taşınabilir hidrojen yakıt hücresi teknolojilerini katılımcılarla buluşturduk" diye konuştu. Fuarda gerçekleştirdikleri birebir görüşmelerin hem yurt içi hem de yurt dışı iş birlikleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Sarvan, özellikle yerli ve milli teknolojilere yönelik ilginin kendilerini son derece memnun ettiğini dile getirdi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 19:29
İstanbul’un girişimcilik rotası tek platformda toplandı: "Start in Istanbul" tanıtıldı
İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından hayata geçirilen "Start in Istanbul" platformu düzenlenen lansmanla tanıtıldı. İstanbul’un girişimcilik ekosistemindeki tüm aktörleri tek çatıda toplayan platform, kenti küresel yatırımcılar için bir çekim merkezi haline getirmeyi hedefliyor. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), İstanbul’un dinamik girişimcilik ekosistemini küresel ölçekte görünür kılmak ve kenti yatırımcılar ile girişimciler için erişilebilir bir merkez haline getirmek amacıyla dev bir adım attı. İstanbul ekosistemine dair kapsamlı ve güncel bilgileri İngilizce olarak sunan "startin.istanbul" web sitesi, düzenlenen lansman toplantısıyla tanıtıldı. 11 kategoride 330’dan fazla aktör bir arada Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren İSTKA Genel Sekreteri Dr. Ziya Taşkent, platformun kapsayıcı yapısına dikkat çekerek, "İstanbul girişimcilik ekosisteminde aktif kuluçka merkezlerinden melek yatırım ağlarına, teknoparklardan kurumsal şirketlere kadar 11 ayrı kategoride 330’un üzerinde aktörü Start in İstanbul platformunda bir araya getirdik. Bu sayı paydaşlarımızın ilgisiyle her geçen gün artmaya devam ediyor" dedi. İstanbul, Orta ve Doğu Avrupa’yı geride bıraktı Programda ayrıca İSTKA ve startups.watch iş birliğiyle hazırlanan "The State of Istanbul Startup Ecosystem 2025" raporu da paylaşıldı. Rapora göre İstanbul; 18 teknoparkı, 101 hızlandırma programı, 55 kuluçka merkezi, 16 melek yatırım ağı, 19 fonu ve 7 unicornu ile Orta ve Doğu Avrupa’daki tüm ülkeleri geride bırakarak bölgedeki liderliğini tescilledi. Sektörün öncü isimleri vizyonu değerlendirdi İSTKA Girişimcilik ve Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Serkan Korkmaz Arslan tarafından yapılan platform sunumunun ardından, sektörün önemli isimlerinin katıldığı paneller gerçekleştirildi. Arın Özkula, Haluk Zontul, Aslı Kurul Türkmen ve Mehru Öztürk gibi isimler, İstanbul’un küresel bir girişimcilik merkezi olma vizyonunu tartıştı. Kamu ve özel sektör temsilcilerini buluşturan etkinlik, yeni iş birliği köprülerinin kurulmasıyla sona erdi. "Hedefimiz İstanbul’u küresel arenada zirveye taşımak" Lansman töreninin ardından platforma ilişkin açıklamalarda bulunan İstanbul Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ziya Taşkent, şu ifadelere yer verdi: "Bugün burada İSKA’nın yürüttüğü iki çalışmanın çıktı ve sonuçlarını girişimcilik ekosistemi ile paylaşmak için buluştuk. ’Start In Istanbul’ adıyla bir web sitesini faaliyete soktuk. Bu İstanbul’da yer alan girişimcilik aktörlerinin en güncel verilerle var olduğu bir site. İngilizce olarak hazırlandı çünkü sitenin oluşturulmasındaki esas amaç İstanbul’u küresel arenada ve küresel rekabet şartlarındaki girişimcilik sıralamasını daha yukarıya taşımak; daha erişilebilir, görünür ve bilinir kılmak. Öte yandan yine bugün 5 yıl aradan sonra İstanbul start-up ekosisteminin güncel durumunu, son trendlerle ve gelecek potansiyeliyle verilere dayalı olarak inceleyen raporun da tanıtımını yaptık. İstanbul’da halihazırda 11 ayrı rolde 330’dan fazla aktörün güncel verileri bulunuyor. Bugün de 100’den fazla katılımcının tanıklığında bu tanıtım programını gerçekleştirmiş olduk. İstanbul’da yerleşik teknolojik gelişimleri uluslararası platforma çıktıklarında kendi çalıştıkları dikeye dair bilgiler veriyor olmakla beraber İstanbul geneline ilişkin bilgilerde eksiklikler vardı. Çünkü İstanbul sadece Türkiye’nin değil bölgesinin de çok önemli bir merkezi. 58 üniversite olan, 100’den fazla hızlandırma programı, 18 teknoloji geliştirme bölgesi ve 55 kuluçka merkezi olan devasa bir kent. Sermaye yapısı ve geniş iş ağları düşünüldüğünde girişimcilik açısından da İstanbul çok önemli bir merkez. Biz bütün bu verileri bütün bu boyutlarıyla bir araya toplayalım istedik ki yabancı yatırımcılar İstanbul’a dönük ilgi ve taleplerinde bir artış sağlasınlar."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
16 Nisan 2026 Perşembe- 19:29
İstanbul’un girişimcilik rotası tek platformda toplandı: "Start in Istanbul" tanıtıldı
2
16 Nisan 2026 Perşembe- 11:38
Sivas’ta genç iletişimciler dijital dünyaya hazırlanıyor
3
16 Nisan 2026 Perşembe- 17:46
OMÜ Hayvan Hastanesi 2025’te 30 binden fazla vakaya müdahale etti
4
16 Nisan 2026 Perşembe- 10:49
Mersin’de Mercan Bilim Merkezi 200 bin ziyaretçiye ulaştı
5
16 Nisan 2026 Perşembe- 17:16
Kariyer Fuarı’nda en yoğun ilgiyi güvenlik ve sağlık stantları gördü
25 Ekim 2023 Çarşamba - 10:28
Gökova Körfezi’nin deprem tomografisi çekildi
Gökova Körfezi’nin deprem tomografisinin araştırılması amacıyla 2020 yılında başlatılan çalışmalar tamamlandı. Ankara Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin AFAD desteği ile Gökova Körfezi ve çevresinin deprem tomografisinin çekilmesi için sürdürdükleri araştırma çerçevesinde bölgeye 9 adet geniş bantlı sismometreye sahip mobil gözlem istasyonu kuruldu. Proje ile Gökova Körfezi ve yakın çevresinin depremleri izlendi, bölgenin derin sismik yapısı ile tektonik yapısal unsurları arasındaki ilişkiler araştırıldı. Bölgenin deprem aktivitesinin yüksek olduğunu söyleyen Ankara Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Kaypak, çalışmada AFAD’ın hem lojistik, hem de teknik destek verdiğini açıkladı. “Araştırmanın 4 önemli başlığı var” Ankara Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Kaypak, araştırma ile bölgedeki depremlerin yeniden konumlandırılmasını hedeflediklerini belirterek, “Projeye göre hedeflediğimiz dört amacımız var. Bunlardan birisi sismolojik görüntüleme yöntemleri ile bölgenin derin hız yapısını bulmak, ikinci hedefimiz bölgedeki depremlerin yeniden konumlandırılması, yani yerlerinin ve derinliklerinin yeniden bu hız yapısına göre belirlenmesi. Üçüncü hedefimiz bu bölgede olmuş depremlerin kırılma mekanizmasını tanımlayan ve kırılma karakterini belirleyen fay gözlemi çözümlerini hesaplamak. Son olarak da tomografik yöntemlerle belirlediğimiz hız yapısının yüzeydeki faylara ilişkisini ortaya çıkartılması” dedi. “Asıl tehlike denizde” Muğla’nın 100 yıllık geçmişine bakıldığında karasal depremlerin büyüklüğünün 6.6’yı geçmediğini belirten Prof. Dr. Kaypak, asıl tehlikenin denizde, yani Ege Denizi’nde olduğunu açıkladı. Kaypak, “Bölgeye baktığımızda bölgeyi şekillendiren önemli faylar var. Bunlar Milas fayı, Yatağan fayı, Muğla fayı, Gökova fayı gibi ama çok büyük faylar değil bunlar. Bu faylara baktığımızda depremler bu faylar üzerinde yoğunlaşmakta. Bu fayların bugüne kadar ürettiği 1900 yılından günümüze kadar en büyük deprem ise 21 Temmuz 2017 yılında Bodrum depremi ve yaklaşık 6.6 büyüklüğe sahipti. Bu depremlerin üretebileceği maksimum deprem büyüklüğü bu civarda. Yani 6 veya 6.5 civarında olacaktır. Dolayısıyla bu bölgede karasal faylarda bundan büyük deprem beklentisi söz konusu değil. Burada asıl tehlike deniz içerisinde. Yani Ege Denizi’nden gelebilecek tehlikeler var. Ege Denizi’nde bir dalma batma sonucu oluştuğu için bu bölgede büyük depremlerin beklenmesi ihtimal. Tarihsel depremlere baktığımızda çoğunlukla Kos Adası, yani deniz alanlarında biz büyük depremlerin olduğunu görüyoruz tarihi dönemlerde. Kos Adası da bunlardan birisi. Aletsel döneme geldiğimizde, yani 1900 yılından günümüze kadar baktığımızda bölgede gerçekten büyük bir deprem etkinliği gözlemlenmekte. Yani Ege Bölgesi’nin yoğun bir sismik aktivitesinden kaynaklanmakta. Gökova Körfezi de bundan nasibini alıyor. Gökova Körfezi’ne baktığımızda Gökova ve çevresi yoğun deprem aktivitesine sahip” diye konuştu. “Girit Adası’ndaki büyük bir deprem tsunami üretirse, Gökova’nın iç kesimlerinde yıkıcı olur” Ege Denizi’nde Girit Adası çevresinde meydana gelecek büyük bir depremin tsunami üretme ihtimalinin yüksek olduğunu, bunun da Gökova Körfezi’nin iç kesimlerinde yıkıcı olabileceğini belirten Prof. Dr. Kaypak, “Dikkatimizi çeken önemli şeylerden birisi de Gökova fayının, yani Ula tarafı ve Bodrum tarafındaki fayın her iki ucu arasında bu depremlerin yoğunlaşmış olduğunu görüyoruz. Ege’ye ait Girit Adası civarında meydana gelen büyük bir deprem tsunami üretebilir. Bu tsunaminin etkileri Gökova Körfezi’nin iç kesimlerine kadar gelip yıkımlara ve zararlara neden olabilir. Depremin etkisinden ziyade tsunami etkisinin bu bölgede daha büyük tehlike oluşturabileceğini söyleyebiliriz. Ama bu Girit Adası civarında olacak bir deprem ve açığa çıkması muhtemel olan tsunami dalgalarıdır ki, aslında aletsel dönem içeresinde, 100-200 yıllık bir dönem içeresinde böyle bir olaya rastlanmamıştır. Mesela 2017 yılında meydana gelen Bodrum depreminde küçük çaplı da olsa bir tsunami etkisi olmuştu. Tehlikeyi yok sayamayız ama tehlike her zaman vardır. Onun için bizim yapmamız gereken depreme hazır bir şekilde yaşıyor olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
25 Ekim 2023 Çarşamba - 10:00
MEVKA ile KMÜ yatırımcı ve girişimcileri bir araya getirdi
Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA) ile Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) işbirliğinde Konya ve Karaman’da kurulmuş olan yüksek katma değer, hızlı büyüme potansiyeline sahip yeni girişimlerin ve yeni iş fikirlerine erken aşamada yatırım yapmak isteyen yatırımcıların bir araya getirilmesi, yeni yatırımların oluşmasına zemin hazırlanması için “Girişimci-Yatırımcı Buluşmaları 3. Demoday Programı” düzenlendi. KMÜ Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa, MEVKA Genel Sekreteri Dr. İhsan Bostancı, KMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nevzat Aydın, MÜSİAD Karaman Şube Başkanı Musa Akgül, Karaman İŞGEM Genel Müdürü Ali Kantürk, sanayici ve iş adamları ile girişimciler katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren MEVKA Genel Sekreteri Dr. İhsan Bostancı, “Akademik literatürümüzde çok geniş anlamlar yüklenen girişimcilik kavramı genel kabul olarak ekonomik, psikolojik ve sosyal riskler üstlenmeyi göze alıp, zaman ve çaba harcayarak farklı bir değer oluşturma süreci olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde tüm ülkelerin ekonomik politikalarının vazgeçilmez bir parçası haline gelen girişimcilik konusunda topluma bu ruhun aşılanması ve girişimci sayısının artırılarak ekosistemin genişletilmesi için büyük çabalar yürütüldüğünü de yakından müşahede ediyoruz. Bu alanda yürütülen çalışmaların yanı sıra bilim ve teknolojide yaşanan gelişmelere paralel olarak internet teknolojilerinin kullanım alanlarının her geçen gün daha da artmasıyla birlikte girişimcinin toplumdaki önemin ve girişimciliğin oluşturduğu katma değerin de aynı oranda arttığını görüyoruz. Dünya girişimcilik literatüründe Unicorn olarak bilinen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mız tarafından hazırlanan Sanayi ve Teknoloji Strateji Belgesi’nde ise Turcorn olarak adlandırılan, 1 milyar doların üzerinde değerlemeye sahip girişimlere baktığımızda ülkemizde 7 adet firmanın bu çerçevede değerlendirildiğini ancak bu sayının yeterli olmadığını düşündüğümüzü ifade etmek istiyorum. Tam da bu noktada girişimcilik ortamının iyileştirilerek girişimci bireylerin ve büyük girişimlerin ortaya çıkarılması için özellikle son yıllarda dünya üzerindeki ülkelerde olduğu gibi ülkemiz tarafından da KOSGEB, TÜBİTAK, TKDK ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri gibi kurumlar aracılığı ile girişimciliği teşvik edici pek çok destek ve uygulama hayata geçirilmektedir. Girişimcilik konusu tıpkı diğer destekleyici kurumlar gibi kalkınma ajansları olarak bizim de her daim öncelikli çalışma alanlarımızdan birisi olagelmiştir. Bölgemizdeki girişimci adaylarının iş fikirlerini hayata geçirebilecekleri altyapıların sağlanabilmesi adına İNNOPARK Konya Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve Karaman İş Geliştirme Merkezi’nin ajansımızın güdümlü proje destekleri ile hayata geçirildiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Ayrıca Karaman Valiliği’miz tarafından hazırlanan ve ortakları arasında Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, Karaman İl Özel İdaresi, Karaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Karaman Çalışma ve İş Kurumu ve Karaman Ticaret ve Sanayi Odası’nın yer aldığı Karaman Teknoloji ve Girişimcilik Merkezi Projesi’nin ajansımız Güdümlü Proje Destekleri çerçevesinde hayata geçirilmesi için yaklaşık 7 milyon TL kaynak ayrıldığını da bu vesile ile dile getirmek istiyorum. Bununla birlikte, Ajans Yönetim Kurulu’muzun yönlendirmeleri ve Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü’müzün koordinasyonunda bölgemizde yer alan paydaşlarımızın da katkıları ile belirlediğimiz ’TR52 Bölgesinde Girişimcilik Ekosisteminin Geliştirilmesi’ Sonuç Odaklı Programı çerçevesinde bir mali destek programı gerçekleştirildiğini ve 37 projeye destek sağlandığını da özellikle belirtmek istiyorum. Diğer yandan bölgemizde girişimcilik alanında faaliyet gösteren kurumların kendi aralarındaki işbirliğinin güçlendirilmesi adına Konya ve Karaman İl Girişimcilik Komiteleri kurulmuş ve faaliyetlerini sürdürmektedir. Bugün bir araya gelmemize vesile olan program çerçevesinde de TR52 Konya-Karaman Bölgesinde girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi hedefi doğrultusunda teknoloji ve imalat tabanlı girişimciliğin geliştirilmesi için bölgemizde yer alan 6 üniversitemizde hazırlanan özel müfredat doğrultusunda 250’ye yakın öğrenciye 2022-2023 eğitim öğretim döneminde 14 hafta boyunca seçmeli Teknogirişim Dersleri verildi. Akabinde, ajansımız tarafından yapılan ön jüri değerlendirmesi sonrası başarılı bulunan proje fikirleri için ’teknik danışmanlık’ ve ’mentorluk’ desteği verilerek bu süreçte çeşitli eğitimlerle girişimci adaylarının gelişimine katkı sunulmuştu. Bugün gerçekleştirdiğimiz Girişimci-Yatırımcı Buluşmaları programı aslında bölgemizde teknoloji odaklı girişimciliğin geliştirilmesi için ajansımız ile bölge üniversitelerimiz tarafından başlatılan bu çalışmaların tabiri caizse ete kemiğe bürünmüş halidir. Geçen yıl eğitim öğretim dönemi ile başlayan Teknogirişim Dersi Programını ve akabindeki teknik danışmanlık ve mentör süreçlerini tamamlayan girişimci adaylarımız bu programımızda projelerini/iş fikirlerini sunumlarla tanıtarak sanayicilerle ve yatırımcılarla buluşturacaklar veya tırım almaya çalışacaklar. Bölgemizde kurulmuş olan, yüksek katma değer ve hızlı büyüme potansiyeline sahip yeni girişimler ile yeni iş fikirlerinin erken aşamada yatırım yapmak isteyen yatırımcılarımızı bir araya getirmeyi ve yeni yatırımların oluşmasına zemin hazırlamayı amaçladığımız ve bölgemizdeki paydaşlarımızla beraber başlattığımız bu projenin bugün yeşerdiğini görmenin bizleri son derece mutlu ettiğini özellikle ifade ederek, gerçekleştirilecek olan programın yeni yatırımlara zemin oluşturması temennisi ile programımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi. MÜSİAD Karaman Şube Başkanı Musa Akgül de, düzenlenen bu programın genç girişimci adaylarının gelişimlerine büyük katkısı olacağına inandıklarını söyledi. KMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nevzat Aydın ise, “Girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi ve teknoloji alanında yeni girişimcilerin bölgeye kazandırılması bölge kalkınması için önemlidir. Bu çerçevede başarılı girişimlerin hayata geçirilmesi için girişimcilik konusunda farkındalık oluşturulması, girişimci adaylarının ve fikirlerinin geliştirilmesi ile girişimci ve yatırımcıların uygun şartlarda bir araya getirilmesinde ilgili kurum ve kuruluşların yapacakları iş birliklerine bağlıdır. KMÜ olarak başta Mühendislik Fakültesi ve Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunda öğrencilerimiz girişimcilik konusunda dersler alıyor. Ayrıca bu dönem ilk defa Fen Bilimleri Enstitüsü bünyesinde lisansüstü seviyesinde ’inovasyon odaklı teknogirişim’ dersi açılmış ve öğrencilerimiz bu dersi almaya başlamıştır. Bu sayede girişimcilik motivasyonun oluşturulmasının yanında bu dersi alan öğrencilerin proje fikirlerinin de geliştirileceği bir ortam sağlanmaktadır” diye konuştu. Konuşmaların ardından Ventures&MentorsLeague, Smartnet Project Kurucu ve CEO’su Ufuk Batum ve Girişimcilik ve İnovasyon Uzmanı Dr. Ayşe Kuyrukçu, yaptıkları sunumlar eşliğinde genç girişimci adaylarıyla tecrübelerini paylaştı. Programda son olarak MEVKA ve bölge üniversiteleri iş birliği ile başlatılan Teknogirişim Dersi Programını bitiren ve teknik danışmanlık ve mentorluk desteği verilen girişimci adaylarının proje ve iş fikirleri yapılan sunumlarla yatırımcılara tanıtıldı.
25 Ekim 2023 Çarşamba - 09:56
Pamukkale Teknokent’te ’Sektörler arası hızlı çözümler’ buluşması gerçekleşti
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörlüğü, İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü ve Pamukkale Teknokent iş birliğinde ve ev sahipliğinde “Sektörler arası hızlı çözümler” mottosuyla hazırlanan “Tekstilciler-yazılım geliştiriciler buluşma toplantısı” gerçekleştirildi. Pamukkale Teknokent ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya Pamukkale Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. İsmail Ovalı, İl Sanayi ve Teknoloji Müdürü Mehmet Emin Altunbaş ile tekstil sektöründen seçilen ve yazılım destekli proje fikri olan beş firma ile Pamukkale Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren yazılım geliştirici firmalardan seçilen ve tekstil sektörüne yönelik çalışmaları olan beş firma katıldı. Tekstil üreticilerinin ihtiyaç duyduğu çözümlerin yazılım geliştirici işletmeler tarafından karşılanmasına imkan sağlayan buluşma toplantısında açılışın ardından katılımcılara Pamukkale Teknokent uzmanı Emre Şerif Turgut tarafından TÜBİTAK Destekleri hakkında bilgilendirme sunumu yapıldı. Toplantının devamında yazılım geliştirici beş firma tarafından tekstil sektörüne yönelik çalışmaları ve yapılabilecek projeler hakkında sunumlar gerçekleştirildi. Sunumların ardından sektörler arası potansiyel işbirlikleri değerlendirilerek sektör temsilcileri arasında B2B görüşmeleri yapıldı.
25 Ekim 2023 Çarşamba - 09:40
Uydu ve uzay teknolojileri alanında işbirliği
Düzce Üniversitesi, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü ile uydu ve uzay teknolojileri alanında ortak veya iş birliğiyle proje yürütülmesine yönelik protokol imzaladı. Protokol imza törenine; Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Mesut Gökten, Düzce Üniversitesi Araştırma Dekanı Prof. Dr. Emine Tekin ve Araştırma Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Murat Bulut katıldı. Protokolü Düzce Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir ve Prof. Dr. Emine Tekin imzalarken, TÜBİTAK Uzay adına ise Enstitü Müdürü Doç. Dr. Mesut Gökten imzaladı. Protokol ile taraflar; küpsat/nanosat ölçeğinde uydu tasarım, geliştirme, üretim, test, fırlatma, devreye alınma ve işletimi kapsayacak uydu projeleri planlayıp yürütme, insan kaynağı ve bilgi birikimi desteği sağlama, eğitim, danışmanlık hizmetleri verme, çalıştay, seminer, konferans düzenleme gibi konularda çalışmalar gerçekleştirebilecek. Protokolle; ülkemizin Milli Uzay Programı (MUP) HEDEF-9 (Uzay Farkındalığı ve İnsan Kaynağının Geliştirilmesi) ile uyumlu olarak insan kaynağı ve bilgi birikimin artırılmasına, sürekliliğinin sağlanmasına da katkı sunulması hedefleniyor.
24 Ekim 2023 Salı - 16:12
Öğrenciler tasarladıkları robotları yapmak için ter döktü
KODELİG’23 yarışmasına katılan öğrenciler, kıyasıya geçen mücadelede robot tasarlayarak rakiplerini geçmek için ter döktü. Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda 7 Ekim’de başlayan "Kod Haftası 2023" etkinlikleri tüm Türkiye’de olduğu gibi Kocaeli’de de çeşitli etkinlik ve yarışmalarla kutlanmaya devam ediyor. KOD Haftası kutlamaları çerçevesinde gerçekleştirilen KODELİG’23 Robotik Kodlama Yarışmaları, 532 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. KODELİG’23 yarışmaları kapsamında 1. gün yapılan “Tasarla Çalıştır” kategorisinde finale kalan öğrenciler Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda gerçekleştirilen robot tasarlama yarışmasında ter döktü. Kendi tasarladıkları robotları yapmak için yarışan katılımcılar verilen sürede görevi tamamlamak için ekip halinde çalıştı. Gün sonunda yazılımı ve tasarımı kendilerine ait olan robotlar hazırlayan katılımcılar hazırlanan parkurda 25 Ekim Çarşamba günü yarışmak için beklemeye başladı. 330 okula robotik kodlama sınıfları kuruldu Eğitimde yenilikçi uygulamaları destekleyen ve kodlama eğitiminin önemine inanan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli genelinde 330 okula kurduğu robotik kodlama sınıflarıyla eğitimde yeni bir çığır açtı. Siber Güvenlik Bayrağı Yakala (CTF Ulusal), Tasarla Çalıştır, Çizgi İzleyen, Gez Gör Kocaeli, Mini Sumo, Hedefi Bul, Temel Çizgi İzleyen, Robotik Halk Oyunları gibi pek çok farklı kategoride gerçekleştirilen yarışmalar sayesinde öğrenciler kodlamayla tanışarak becerilerini geliştirme fırsatı buluyor. Öğrencilerin kodlama becerilerini geliştirmek, farkındalığı artırmak, birlikte çalışmayı teşvik etmek ve kodlama kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirilen Kod Haftası kutlamalarında öğrenciler sadece kendi okulu ve öğrencileriyle değil bu yarışmalara dâhil olan tüm katılımcılarla iletişim kurabiliyor ve yenilikleri takip edebiliyor. Erken yaşlardan itibaren çocukların kodlama becerisini desteklemek için Avrupa çapında yürütülen Code Week- Kod Haftası, Türkiye dahil 70’i aşkın ülkede aktif olarak devam ediyor. 30 binden fazla katılımla devam eden Kod Haftası’nda Türkiye, 10 binden fazla etkinlik gerçekleştirerek en çok etkinlik düzenleyen ülke olma başarısını göstermiş oldu.
24 Ekim 2023 Salı - 15:04
Lise öğrencilerinden Bilim Şenliği ve Türkiye Yüzyılı Sergisi
Samsun’da kız Anadolu imam hatip lisesi öğrencilerinin Bilim Şenliği ve Türkiye Yüzyılı Sergisi ilgi gördü. Emine-Ahmet Yeni Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, Cumhuriyet Meydanı yanındaki bir AVM’nin meydanında Bilim Şenliği düzenledi. 2 gün boyunca sürecek etkinlikte 35 öğrenci kendi keşiflerini tanıtırken, 65 öğrenci ise Türkiye Yüzyılı kapsamında yerli ve milli teknoloji ürünlerini ziyaretçilere tanıtıyor. Etkinlik hakkında bilgi veren okul müdürü Muhammet Aykan, “Okulumuzun öğrencileri ile farkındalık oluşturmak adına bilimsel çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaların sergilenmesi, çocukların emeklerinin gün yüzüne çıkması adına önemli. Yıl boyunca yapılan çalışmaları göstermek adına çalışma yaptık. Serginin 1 tarafında çocukların yaptığı bilimsel çalışmalar ve sonuçlar sergilendi. Diğer tarafta da Türkiye Yüzyılı kapsamında ‘100 Yıldan Bin Yıla’ sloganı ile ülkemizde teknolojik açıdan öne çıkan eserlerin tanıtımı ile ilgili sunumlar yapıyoruz. Ana maksadımız hem öğrencilerimizin hem de ziyaret eden öğrencilerin bilinçlenmesini sağlamak. Ayrıca çocuklarımız bu araştırmalar ile bildiklerini zannettikleri birçok şeyi bilmediklerini anladılar. TOGG’u bile tam olarak bilmediğimizi gördük. Başka kendi öğrencilerimize sonra ziyaret eden öğrencilerimize yerli ve milli ürünlerimizi öne çıkarıp, farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz. Etkinlik alanında proje bölümünde 35 öğrenci, Türkiye Yüzyılı Sergisi bölümünde de 65 öğrenci görev alıyor. Öğretmenler ile birlikte toplam 100 kişi ile ziyaretçilere hizmet veriyoruz” dedi. Programda öğrenciler kendi keşiflerini tanıtırken, diğer öğrenciler de yerli ve milli teknoloji ürünleri hakkında vatandaşları bilgilendiriyor.
24 Ekim 2023 Salı - 13:57
Bu tır, Türkiye’ye bilim tohumları ekmeye devam ediyor
Kahramanmaraş merkezli depremin ardından uzun bir süre eğitimden uzak kalan deprem bölgesindeki öğrencilerin imdadına Bilim Ateşböceği tırı yetişti. Depremde en büyük hasar alan illerden biri olan Adıyaman’daki çadır ve konteyner kentleri gezen tır sayesinde çocukların bilimsel deneylerin yanı sıra, yoga, resim, oyun ve danslarla çocukların stresten uzak vakit geçirmeleri sağlandı. Türkiye tarihinin en büyük depremlerini art arda yaşayan ve 13 milyon insanın etkilendiği Güneydoğu depremleri, en çok da çocukları olumsuz etkiledi. Yüz binlerce çocuk, çadır ve konteyner kentlerde, yaklaşık 7 aylık süreyi eğitimden uzak geçirmek durumunda kaldı. “Eğitimde fırsat eşitliği” misyonuyla geçtiğimiz yıl Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile ilköğretim okulları için "Bilim Ateşböceği Tırı" projesini başlatan IMCD, bu yıl depremzede çocuklara buluştu. Depremlerin ikinci haftasında hızla bölgeye ulaşan Bilim Ateşböceği tırı Eylül ayı sonuna kadar 7 - 14 yaş arasındaki çocuklara bilimi sevdirmek için çalıştı. Dünyanın önde gelen özel kimyasallar ve bileşenleri distribütör şirketi olan IMCD’nin Cumhuriyetin 100. yılında eğitimde fırsat eşitliği için oluşturduğu Bilim Ateşböceği tırı, depremin ikinci haftasında bölgede en büyük hasarı alan illerden biri olan Adıyaman’daki çocuklar için yola çıktı. Tırda, 7 ay boyunca çocukların bilimsel deneylerin yanı sıra, yoga, resim, oyun ve danslarla stresten uzak vakit geçirmelerine destek olundu. Öte yandan, IMCD’nin geçtiğimiz yıl Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile başlattığı proje çerçevesinde bugüne kadar 2 bin çocuk bilimle tanıştı. Depremzede çocukları bilimle buluşturduk Bilim Ateşböceği tırını depremlerden en fazla etkilenen bölgelere götürmeyi uygun bulduklarını kaydeden IMCD Türkiye Genel Müdürü Aylin Zakuto, “Özellikle okulların kapalı olduğu dönemde çocukların eğitimden uzak kalmaması ve olabildiğince keyifli vakit geçirmesinin, deprem travmasını daha kolay atlatmalarına yardımcı olacağını düşündük. Yedi ay boyunca Adıyaman bölgesindeki çadır kentleri dolaşan Bilim Ateşböceği tırımız, çocuklarla deneyler yaparak öğrenmeyi eğlenceli hale getirmeye çalıştı. Ayrıca, yoga, resim, oyunlar ve dans gibi etkinliklerle çocukların stresle başa çıkmasına da destek oldu” dedi. Bilim Ateşböceği tırının, geçtiğimiz yıl Marmara ve Ege bölgelerindeki laboratuvarı olmayan öğrencilerle buluştuğunu kaydeden Zakuto, “Ancak depremle birlikte 2023 yılında odağımızı hızla Güneydoğu Anadolu’ya çevirdik. Çünkü bu bölgede ihtiyaç çok büyüktü” diye konuştu. Gelecek hedef Karadeniz Bölgesi’ndeki okullar Yola çıkış amaçlarını ‘Eğitimde gerçek anlamda fırsat eşitliği oluşturmak’ olarak özetleyen Zakuto, “IMCD olarak faaliyet gösterdiğimiz her ülkede ekonomik olduğu kadar toplumsal kalkınmaya katkı sağlamaya önem veriyoruz. Türkiye’de başlattığımız eğitim projesi ’Bilim Ateşböceği Tırı’ da önemli bir ihtiyaca cevap veriyor. Bize göre, her çocuk eğitim hayatını eşit şartlarda sürdürebilmeli. Bu felsefeden hareketle pandemide TEGV ile iş birliğine gittik ve imkanları kısıtlı olan çocukların dersleri takip etmelerini sağlamak üzere tablet bağışı yaptık. Geçtiğimiz yıl ise Bilim Ateşböceği Tırı projesine destek olarak, laboratuvarı olmayan köy okulları ve oradaki çocukları bilimle tanıştırmak için yola çıktık. Bu yıl depremler nedeniyle okullarından uzak kalan çocuklara 7 ay boyunca hizmet verdik. Bir sonraki adımda hedefimiz Karadeniz Bölgesi’ndeki okullar. Projemiz uzun soluklu olsun istiyoruz. Amacımız bilimi çocuklara daha fazla sevdirmek. Çünkü IMCD, bilimi temel alarak faaliyetlerini geliştiren bir şirket. Bu nedenle çocuklara bilimin laboratuvarlarda, tüplerin içinde değil günlük hayatımızın içinde olduğunu interaktif bir biçimde anlatmak istiyoruz. Bilim insanı olmanın birinci kuralının merak ve sorgulama olduğunu öğretirsek, geleceğin bilim insanlarının ilk tohumlarını da atmış oluruz” şeklinde konuştu.
24 Ekim 2023 Salı - 13:51
Bu tır, Türkiye’ye bilim tohumları ekmeye devam ediyor
Kahramanmaraş merkezli depremin ardından uzun bir süre eğitimden uzak kalan deprem bölgesindeki öğrencilerin imdadına Bilim Ateşböceği tırı yetişti. Depremde en büyük hasar alan illerden biri olan Adıyaman’daki çadır ve konteyner kentleri gezen tır sayesinde çocukların bilimsel deneylerin yanı sıra, yoga, resim, oyun ve danslarla çocukların stresten uzak vakit geçirmeleri sağlandı. Türkiye tarihinin en büyük depremlerini art arda yaşayan ve 13 milyon insanın etkilendiği Güneydoğu depremleri, en çok da çocukları olumsuz etkiledi. Yüzbinlerce çocuk, çadır ve konteyner kentlerde, yaklaşık 7 aylık süreyi eğitimden uzak geçirmek durumunda kaldı. “Eğitimde fırsat eşitliği” misyonuyla geçtiğimiz yıl Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) ile ilköğretim okulları için “Bilim Ateşböceği TIR”ı projesini başlatan IMCD, bu yıl depremzede çocuklara buluştu. Depremlerin ikinci haftasında hızla bölgeye ulaşan Bilim Ateşböceği tırı Eylül ayı sonuna kadar 7 - 14 yaş arasındaki çocuklara bilimi sevdirmek için çalıştı. Dünyanın önde gelen özel kimyasallar ve bileşenleri distribütör şirketi olan IMCD, Cumhuriyetin 100. yılında eğitimde fırsat eşitliği için Bilim Ateşböceği tırı, depremin ikinci haftasında bölgede en büyük hasarı alan illerden biri olan Adıyaman’daki çocuklar için yola çıktı. Tırda, 7 ay boyunca çocukların bilimsel deneylerin yanı sıra, yoga, resim, oyun ve danslarla stresten uzak vakit geçirmelerine destek olundu. Öte yandan, IMCD’nin geçtiğimiz yıl Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile başlattığı proje çerçevesinde bugüne kadar 2 bin çocuk bilimle tanıştı. Depremzede çocukları bilimle buluşturduk Bilim Ateşböceği tırını depremlerden en fazla etkilenen bölgelere götürmeyi uygun bulduklarını kaydeden IMCD Türkiye Genel Müdürü Aylin Zakuto, “Özellikle okulların kapalı olduğu dönemde çocukların eğitimden uzak kalmaması ve olabildiğince keyifli vakit geçirmesinin, deprem travmasını daha kolay atlatmalarına yardımcı olacağını düşündük. Yedi ay boyunca Adıyaman bölgesindeki çadır kentleri dolaşan Bilim Ateşböceği tırımız, çocuklarla deneyler yaparak öğrenmeyi eğlenceli hale getirmeye çalıştı. Ayrıca, yoga, resim, oyunlar ve dans gibi etkinliklerle çocukların stresle başa çıkmasına da destek oldu” dedi. Bilim Ateşböceği tırının, geçtiğimiz yıl Marmara ve Ege bölgelerindeki laboratuvarı olmayan öğrencilerle buluştuğunu kaydeden Zakuto, “Ancak depremle birlikte 2023 yılında odağımızı hızla Güneydoğu Anadolu’ya çevirdik. Çünkü bu bölgede ihtiyaç çok büyüktü” diye konuştu. Gelecek hedef Karadeniz Bölgesi’ndeki okullar Yola çıkış amaçlarını ‘Eğitimde gerçek anlamda fırsat eşitliği oluşturmak’ olarak özetleyen Zakuto, “IMCD olarak faaliyet gösterdiğimiz her ülkede ekonomik olduğu kadar toplumsal kalkınmaya katkı sağlamaya önem veriyoruz. Türkiye’de başlattığımız eğitim projesi “Bilim Ateşböceği TIR”ı da önemli bir ihtiyaca cevap veriyor. Bize göre, her çocuk eğitim hayatını eşit şartlarda sürdürebilmeli. Bu felsefeden hareketle pandemide TEGV ile iş birliğine gittik ve imkanları kısıtlı olan çocukların dersleri takip etmelerini sağlamak üzere tablet bağışı yaptık. Geçtiğimiz yıl ise Bilim Ateşböceği tırı projesine destek olarak, laboratuvarı olmayan köy okulları ve oradaki çocukları bilimle tanıştırmak için yola çıktık. Bu yıl depremler nedeniyle okullarından uzak kalan çocuklara 7 ay boyunca hizmet verdik. Bir sonraki adımda hedefimiz Karadeniz Bölgesi’ndeki okullar. Projemiz uzun soluklu olsun istiyoruz. Amacımız bilimi çocuklara daha fazla sevdirmek. Çünkü IMCD, bilimi temel alarak faaliyetlerini geliştiren bir şirket. Bu nedenle çocuklara bilimin laboratuvarlarda, tüplerin içinde değil günlük hayatımızın içinde olduğunu interaktif bir biçimde anlatmak istiyoruz. Bilim insanı olmanın birinci kuralının merak ve sorgulama olduğunu öğretirsek, geleceğin bilim insanlarının ilk tohumlarını da atmış oluruz” şeklinde konuştu.
24 Ekim 2023 Salı - 12:05
3 gün uyumadan yazılım geliştirmek için yarıştılar
Bursa’da yazılımcılar ilk kez düzenlenen ve 3 gün aralıksız devam eden NightWATCH Hackathon’da mücadele etti. 2 gece 3 gün hiç uyumadan ve mola vermeden yazılım geliştirmek için kod yazan takımlar kıyasıya yarıştı.
24 Ekim 2023 Salı - 11:26
‘Güvenerek Tamek’ platformu ile tarımsal okuryazarlığın arttırılması hedefleniyor
Türkiye’nin önde gelen gıda şirketlerinden Tamek, tüketicilerin sağlıklı gıdalar konusunda bilinçlendirilmesi ve tarımsal okuryazarlığın gelişimine katkıda bulunmak amacıyla ‘Güvenerek Tamek’ platformunu uygulamaya aldı. OYAK Grubu şirketlerinden Tamek, bu sezon satışa sunduğu organik ve yöresel salça ürünlerinde, gıda güvenliği konusunda toplumsal bilinç oluşturmak ve tarımsal okuryazarlığın gelişimine katkıda bulunmak için ‘Güvenerek Tamek’ uygulamasını başlattı. Yapılan açıklamaya göre, markanın yeni ürünleri ‘Tamek Yöresel Domates Salçası’ ve ‘Tamek Organik Domates Salçası’nın etiketlerinde yer alan karekodları okutan tüketiciler, satın aldıkları ürüne ilişkin bağımsız laboratuvarlardan alınan analiz sonuçlarına ulaşabiliyor. Ayrıca karekodlar okutulduğunda tüketiciler şirketin web sitesindeki ‘Güvenerek Tamek’ sayfasına yönlendiriliyor. Sayfada salçaya dair bilinmeyen ya da yanlış bilinen bilgileri içeren dokuz açıklayıcı video yer alıyor. Bunlar arasında domatesin yetiştirilmesinden başlayan salça üretim süreci, salçanın içeriği, muhafaza şartları ve sağlıksız şartlarda üretilen salçaların risklerine ilişkin videolar yer alıyor. Şirket, ürünlerin analiz değerlerinin şeffaflıkla görülebileceği platform ile salça üretiminde izlenebilir tarımı hayata geçirmek üzere önemli bir adım atıyor.
24 Ekim 2023 Salı - 10:08
Kütahya ilkleri yaşamaya devam ediyor
Kütahya Belediye Başkanı Prof. Dr. Alim Işık’ı ziyaret eden ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Çelik, Kütahya’da hizmete başlayacak elektrikli otobüslerle ilgili, “Yenilenebilir enerji ve sıfır karbon hedeflerinde Türkiye’deki tüm belediyelerin içerisinde ilkleri yaşatan belediyelerden birisi Kütahya Belediyesi” dedi. ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Çelik ve Direktör Berkan Çakır, Kütahya Belediye Başkanı Prof. Dr. Alim Işık’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Prof. Dr. Alim Işık, “Şehrimizdeki toplu taşıma sistemine entegre edeceğimiz 5 adet elektrikli otobüs ve şarj sistemiyle ilgili ASELSAN ile birlikte iki yıldan bu yana çalıştık ve nihayetinde iki otobüsümüzü teslim aldık. Yakın zamanda diğer üç otobüsümüzü teslim aldıktan ve şehrimizdeki testleri tamamladıktan sonra inşallah üniversite hattımızda Zafertepe ve Yoncalı’daki şarj istasyonları arasında sistemi rahatlatma adına bu 5 otobüsü devreye sokacağız. Şu anda çözüm ortağımız ASELSAN’ın Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Çelik hocamız burada sistemle ilgili maketi bizlere verdiler. Öncelikle elektrikli otobüs çekiş sistemini gösteren maketi bizlere hediye ettikleri için teşekkür ediyorum. ASELSAN’ı da Mehmet hocamı da ekibini de bugüne kadar bu iş birliğine verdikleri destek için ayrı ayrı kutluyorum ve kendilerine teşekkür ediyorum. Şehrimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Çelik ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kütahya Belediyesi’ne vermiş olduğumuz bu 5 otobüs hayırlı olsun. Yenilenebilir enerji ve sıfır karbon hedeflerinde Türkiye’deki tüm belediyelerin içerisinde ilkleri yaşatan belediyelerden birisi Kütahya Belediyesi. Otobüsümüzün 9 fazlı motoru var ve motoru, şarj istasyonu ve bataryaları yerli ve milli. Teknik olarak hızlı şarj özelliğinde bir yapıya sahip. Bu da belediyeler için daha uygun bir çözüm. Şoförlerimiz dinlenme molasındayken hızlıca şarj edebilecek. Sessiz, gürültüsüz, çevre dostu ve insanlığa yararlı olan bir ürün. Hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah Kütahya’mıza bundan sonraki belediyecilik anlayışında benzer şekilde projelerin devamını diliyoruz. Biz ASELSAN olarak 70 kilovattan 7 megavata kadar tüm ürün gruplarını milli ve yerli olarak tasarlayıp halkımızın hizmetine sunuyoruz. Bunların içerisinde elektrikli otomobil, elektrikli minibüs, elektrikli otobüs, elektrikli trenden rüzgar tribününe kadar tüm aileyi tamamlıyoruz. Bunların her biri kendi mühendisliğimizde yenilenebilir temiz enerji üretecek sistemler. Bunu Anadolu’muzun güzide şehri olan Kütahya’mızda da ilk olarak teslim etmenin de gururunu yaşıyoruz” dedi.
23 Ekim 2023 Pazartesi - 14:55
Özlü “Artık büyük sıçramayı gerçekleştirmenin zamanı”
DÜZCE(İHA) – 65. Hükümet Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, bilimi toprağa, teknolojiyi ağaca, sanayiyi de meyveye benzeterek Türkiye’nin yaşadığı en önemli sorunların başında bilim, teknoloji ve sanayi arasında bağ kurulamaması geldiğini ifade etti. Cumhuriyetimizin 100. Yıl Kutlamalarında birçok etkinliğe ev sahipliği yapacak olan Düzce Üniversitesi, “100. Yılında Türkiye’nin Bilim Teknoloji ve Sanayi Vizyonu” adlı konferansla ilk programını gerçekleştirdi. Programın açılışında konuşan Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, ülkemizin ikinci yüzyılına girdiğini ifade ederek sözlerine başladı. İlk yüzyılda Cumhuriyet’in kurulduğunu ve olgunlaştığını belirten Rektör Nedim Sözbir, ikinci yüzyılda ise ülkemizin takip edilen, sözü etkili, dünyanın ilk 10 ekonomisi içerisinde yer alan bir ülke olacağına inandığına işaret etti. Ülkemizin ikinci yüzyılında en önemli fonksiyonun bilim ve teknoloji üreten üniversitelere düştüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Sözbir, Dr. Faruk Özlü’ye katılımlarından dolayı teşekkür ederek sözlerini sonlandırdı. Programda “Cumhuriyet’in 100. Yılında Türkiye’nin Bilim Teknoloji ve Sanayi Vizyonu” başlıklı konferansını vermek üzere kürsüye davet edilen 65. Hükümet Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlayarak ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizi saygıyla anarak konuşmasına başladı. “Geleceğin teknolojisini hayal edip ileri teknoloji üretmek çok önemli” Ülkemizin son 20 yılda ulaşımdan altyapıya büyük aşama kaydettiğine dikkat çeken Dr. Faruk Özlü, bundan sonra büyük sıçramayı gerçekleştirmenin zamanı geldiğini vurguladı. Nitelikli, donanımlı ve vasıflı insanlarla sıçrama yapmanın önemine değinen Özlü, ülkemizin yarıştığı rakiplerini geride bırakmasının tek yolunun bilim, teknoloji ve sanayiden geçtiğinin altını çizdi. Ülkemizin Ar-Ge ve teknoloji üretimine ayırdığı payın yüzde 1, dünya ticaretinden aldığı payın da yüzde 1 olduğu bilgisini paylaşan Faruk Özlü, bu oranı artırmamız gerektiğini dile getirerek, teknoloji ve Ar-Ge’yle ekonomi arasında ciddi korelasyon olduğunu sözlerine ekledi. Ağaç modelinden söz eden Faruk Özlü, bilimi toprağa, teknolojiyi ağaca ve sanayiyi de meyveye benzeterek Türkiye’nin yaşadığı en önemli sorunların başında bilim, teknoloji ve sanayi arasında bağ kurulamaması geldiğini ifade etti. Geleceğin teknolojisini hayal edip ileri teknoloji üretmenin önemi üzerinde duran Dr. Faruk Özlü, katılımcıların sorularını da yanıtlayarak konuşmasını noktaladı. Programda Dr. Faruk Özlü’ye Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir tarafından hediye takdiminde bulunuldu. Programın sonunda Dr. Faruk Özlü, Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir ve protokol üyeleri Cumhuriyet’in 100. Yılında Cumhuriyet Sergisi’ni de ziyaret etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder