Son Dakika
|
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü 17 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Kırmızı ışık ihlali yapan otomobil ortalığı savaş alanına çevirdi: 1’i ağır 4 yaralı
Okul saldırısında ağır yaralanan Almina Ağaoğlu vefat etti
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Esenyurt’ta Heimlich manevrası hayat kurtardı
Ziraat Türkiye Kupası’nda ilk finalist belli oluyor
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
NBA’de son çeyrek final eşleşmesi Detroit- Cleveland oldu
İtalya’da şampiyon Inter
Gaziantep'te fırtına sonrası okullar tatil edildi
Fırtınada minarenin yıkılma anı kamerada
TEKNOLOJİ
Avrupa Birliği destekli projede CANİKMAN rüzgârı
03 Mayıs 2026 Pazar - 13:59:46
Samsun’un Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik’ projesinde Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyeler ve eğitim çalışmaları hakkında gençlere bilgiler verdi. Canik Belediyesi’nin Avrupa Birliği tarafından desteklenen ’Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik’ projesinde CANİKMAN coşkusu yaşandı. Yenilikçi teknolojiler, yapay zekâ araçlarının çalışma hayatında etkin kullanımı ve dijital girişimcilik konularında uygulamalı eğitimler gerçekleştirilen proje çerçevesinde Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu olan CANİKMAN, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyeler ve keşif alanları hakkında gençlere bilgi verdi. Türkiye’nin 12 farklı ilinden projede katılımcı olarak yer alan gençlerin Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde buluştuğu programda CANİKMAN, kampüste yaş düzeyine göre sürdürülen eğitim çalışmaları hakkında gençlerin sorularını yanıtladı. Yenilikçi teknolojiler ve siber güvenlik konularında gençlerde farkındalık oluşturmak ve teknoloji okuryazarı bireyleri topluma kazandırmaya yönelik projelere devam ettiklerini kaydeden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Teknolojiye yön veren, hayal eden, tasarlayan ve üreten bir gençlik için hız kesmeden çalışmaya devam ediyoruz" dedi. "Canik’imizde bilim ve teknoloji seferberliğimizi sürdürüyoruz" Akıncı TİHA’nın ve CANİKMAN’in gençlere ilham olduğuna değinen Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde bilim ve teknoloji seferberliğimizi sürdürüyoruz. Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve paydaş kurumlarımızla iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Employment 5.0 İstihdam ve Dijital Girişimcilik projemizle gençlerimizi, 4 gün boyunca yapay zekâ araçları ve dijital girişimcilik üzerine uygulamalı eğitimlerle, alanında uzman isimlerle bir araya getirdik. Nüfusa kaydedilen ilk insansı robotumuz CANİKMAN ile atölye etkinlikleri gerçekleştiren, ondan bilim ve teknoloji alanında sürdürdüğümüz uygulamalı ve ücretsiz eğitim çalışmalarımızı dinleyen gençlerimize, Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüz hakkında bilgiler verdik. Canik’te dijital yetkinlikleriyle farkındalık oluşturan, bilim ve teknoloji alanında değer üreten nesiller yetiştirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. İnsansı robot CANİKMAN’in anlatımları eşliğinde Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’ndeki atölyelerde ve keşif alanlarında incelemelerde bulunan gençler, kampüs bahçesinde bulunan Akıncı TİHA ve insansı robot CANİKMAN ile hatıra fotoğrafı çektirdi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 13:10
BARÜ, TÜBİTAK tarafından desteklenen 4 projesiyle bilimsel üretimini güçlendiriyor
Bartın Üniversitesinin (BARÜ) TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenen 4 projesiyle sağlık, biyoteknoloji ve çevre alanlarında yenilikçi çözümler geliştirilecek. Bartın Üniversitesi (BARÜ) bilimsel araştırma ve yenilik odaklı çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda BARÜ’lü akademisyenlerin yürütücülüğünü yaptığı 4 proje, Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu. BARÜ’nün sağlık, biyoteknoloji, ilaç geliştirme ve sürdürülebilir çevre ekosistemi alanlarında yürüteceği projelerle toplumsal ihtiyaçlara yönelik önemli katkılar sunulması hedefleniyor. Probiyotiklerden elde edilen biyomalzemeler yara iyileşmesine katkı sunacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu’nun yürütücülüğünü yaptığı projede, probiyotik bakterilerden elde edilen maddelerin yara iyileştirme süreçlerindeki potansiyeli araştırılacak. "Fenolik birleşenler ile Lacticaseibacillus rhamnosus GG Probiyotik Bakterisinin Sinbiyotik Kombinasyonundan Üretilen Ekzopolisakkaritlerin Yara İyileştirme Uygulamalarındaki Biyomalzeme Potansiyeli" başlıklı projeyle, yeni nesil doğal biyomalzemelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek doğal biyomalzemelerin antioksidan ve antibakteriyel özellikleri incelenerek sağlık alanında yenilikçi uygulamalara katkı sunulacak. Çalışmada, BARÜ Fen Fakültesinden Doç. Dr. Yavuz Erden ile Arş. Gör. Sena Davran Bulut araştırmacı olarak yer alırken bir yüksek lisans öğrencisi de bursiyer olarak görev alacak. Alzheimer hastalığına yönelik yeni ilaçlar geliştirilecek BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Parham Taslimi’nin yürütücülüğündeki "Alzheimer Hastalığı İçin Çoklu Hedefe Yönelik Benzimidazol-2-Selenon Türevlerinin Tasarımı, Enzimatik ve Hücresel Düzeyde Biyolojik Değerlendirilmesi" başlıklı projeyle yeni nesil ilaç adaylarının geliştirilmesi amaçlanıyor. Farklı enzimleri aynı anda etkileyebilen maddelerin tasarlanacağı çalışmada aday moleküller, biyolojik testler ve ileri analiz yöntemleriyle değerlendirilecek. Proje; ileri düzey ilaç tasarımı, biyokimya, farmakoloji ve hesaplamalı kimya alanlarını bir araya getiren güçlü bir disiplinler arası araştırma niteliği taşıyor. Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci’nin danışman olarak yer aldığı projede İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Dr. Öğretim Üyesi Nastaran Sadeghian, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak çalışacak. Diyabet tedavisi için yenilikçi yaklaşımlar araştırılacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian’ın yürütücülüğünü yaptığı projeyle diyabet gibi yaygın ve kronik bir hastalığa yönelik çoklu hedefli ilaçların geliştirilmesi planlanıyor. "Nitrobenzil Sübstitüentli Benzimidazolyum Tuzlarının Diyabet İçin Çoklu Hedefli İlaç Potansiyelinin Araştırılması" başlıklı projeyle yenilikçi tedavi stratejilerinin geliştirilmesi ve toplum sağlığının iyileştirilmesi hedefleniyor. Özgün birleşenlerin sentezleneceği çalışmadan elde edilen sonuçların, yeni nesil tedavi yöntemlerine katkı sunması hedefleniyor. Çalışmada, Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci danışman olarak İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Doç. Dr. Parham Taslimi, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak yer alıyor. Kuraklık stresine karşı bitkisel dayanıklılık artırılacak Bartın Orman Fakültesinden Arş. Gör. Eren Baş’ın yürütücüsü olduğu "Arbusküler Mikorizal Fungus (AMF) ve Strigolakton Uygulamalarının Kuraklık Stresine Karşı Etkileri" adlı projede, kuraklık stresine karşı bitki dayanıklılığını artırmaya yönelik biyolojik yöntemler incelenecek. İklim değişikliğinin kuraklık üzerindeki etkilerine karşı çözüm üretmeyi amaçlayan proje, sürdürülebilir orman ve mera yönetimi ile biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik önemli veriler ortaya koyacak. Ayrıca kuraklıkla mücadele, sürdürülebilir bitkisel üretim, toprak sağlığının korunması, orman ve mera ekosistemlerinin dayanıklılığının artırılması ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara da destek sunacak. Projede, Bartın Orman Fakültesinden Prof. Dr. Şahin Palta danışman, Prof. Dr. Halil Barış Özel araştırmacı olarak yer alırken Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden Prof. Dr. Semra Demir ve Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Boyno da araştırmacı olarak görev alacak. BARÜ’nün bilimsel üretkenliğinin ve araştırma kapasitesinin her geçen gün daha da güçlendiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Üniversitemizde yürütülen nitelikli bilimsel çalışmalarının destek görmesinde memnuniyet duyuyoruz. Toplumsal katkı odaklı yenilikçi çalışmalarıyla bilim dünyasına katkı sunan akademisyenlerimiz Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu, Doç. Dr. Parham Taslimi, Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian ile Arş. Gör. Eren Baş’ı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:52
Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi
Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:50
Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi
Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:52
Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi
2
29 Nisan 2026 Çarşamba- 17:37
TOGÜ’de geleceği şekillendiren fikirler yarıştı
3
03 Mayıs 2026 Pazar- 13:10
BARÜ, TÜBİTAK tarafından desteklenen 4 projesiyle bilimsel üretimini güçlendiriyor
4
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:19
Ok atan ve hedef takip eden robot yaptılar: "Tek rakibimiz Mete Gazoz"
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:22
TÜRGEV’den üniversite gençliğine "Sağlıklı yaşam ile bağımsız kampüs" çalıştayı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 14:35
ASELSAN, NATO’nun taşınabilir hava savunma kabiliyetine katkı sunacak
NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA), taşınabilir hava savunma sistemlerinde dost-düşman tanımlamasının ASELSAN tarafından sağlanması amacıyla şirketle üç yıllık çerçeve sözleşme imzaladı. NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA), küresel ölçekte artan hava tehditlerine karşı etkinlik ve caydırıcılığın artırılması amacıyla, ASELSAN’dan taşınabilir hava savunma sistemleri (MANPADS) için "Dost-Düşman Tanımlama (IFF)" Sistemleri tedarik edecek. Üç yıllık çerçeve sözleşme kapsamında sağlanacak sistemlerle, NATO envanterinde yer alan taşınabilir hava savunma sistemlerinde dost ve düşman unsurların güvenilir şekilde ayırt edilmesi hedefleniyor. IFF sistemleri alanındaki derin tecrübesiyle Mode-5 IFF Sistemlerini üretebilen dünyadaki sayılı kuruluşlardan biri olan ASELSAN, geliştirdiği ileri mühendislik çözümleriyle NATO’nun hava savunma kabiliyetlerine katkı sunacak. Söz konusu tedarikin, ittifakın hava savunma unsurlarının birlikte çalışabilirliğini güçlendirmesi ve dost unsurlara yönelik risklerin azaltılmasına katkı sağlaması öngörülüyor.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:48
Canik’te bilim ve teknoloji etkinlikleri
SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediyesi’nin yarıyıl tatilinde gerçekleştirdiği bilim ve teknoloji etkinlikleri gençlerin yoğun ilgisiyle devam ediyor. Canik Belediyesi, yarıyıl tatilinde çocukları ve gençleri bilim ve teknoloji atölye etkinlikleri ile eğitici ve eğlenceli aktivitelerle bir araya getiriyor. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar ve gençler atölye çalışmalarıyla bilim ve teknoloji dünyasına ilk adımı atıyor, keşif alanları ve laboratuvarlarda ise buluştukları deney ve gözlem aktiviteleriyle tatil coşkusunu ikiye katlıyor. Bu yarıyıl tatili döneminde de çocuklar ve gençler için birbirinden özel etkinlikler ve aktiviteleri sürdürdüklerini ifade eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde gençlerimiz yarıyıl tatilini bilim ve teknolojiyle taçlandırıyor" dedi. Canik’te tatiller bir başka güzel Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde düzenlenen etkinliklere tam not veren aileler, eğitime yönelik destekleri ve tatil dönemlerinde çocuklar ve gençlere yönelik gerçekleştirdiği etkinlikler için Başkan İbrahim Sandıkçı’ya teşekkür etti. Atölye çalışmaları, deney ve gözlem etkinlikleriyle çocukların ve gençlerin deneyimleyerek öğrendiklerini, ayrıca onların yeteneklerini keşfetme imkânı bulduklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, "Geleceğimizin teminatı çocuklarımız ve gençlerimiz ile birlikte tatil döneminde bilim ve teknoloji yolculuğunda buluşmaya devam ediyoruz. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde öğrencilerimizi tatil döneminde yenilikçi teknolojilerle tanıştırıyor, deney ve gözlem etkinlikleri eşliğinde onların eğlenirken öğrenmelerini sağlıyoruz. Kişisel gelişim atölyemizde de interaktif etkinliklerimiz ve söyleşilerimiz devam ediyor. Kampüsümüzde yer alan 10 farklı atölyemizde yarıyıl tatili etkinliklerimizi sürdürüyoruz" diye konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:08
TEI 41 yaşında
1985’ten bugüne gerçekleştirdiği çalışmalarla Türkiye’nin havacılık tarihinde pek çok ilke imza atan TEI, dünyanın en çok tercih edilen havacılık motorlarına ürettiği parçalar, küresel havacılığa sunduğu bakım hizmetleri ve millî havacılık platformlarını göklerle buluşturan özgün motorlarıyla bu yıl 41’inci kuruluş yılını kutladı. 41’inci yılında millî İHA motorlarıyla irtifa rekorları kıran TEI, dünyanın en iyi tedarikçisi seçilmesinin yanı sıra, toplam 3,4 milyar dolarlık sipariş ile şirket tarihinin en büyük yıllık sipariş rekoruna imza attı. TEI ayrıca 41’inci yılında, çalışanlarının değerlendirmeleriyle 3. kez Türkiye’nin En Mutlu İş Yeri seçilme başarısını gösterdi. TEI 41’nci yılını etkinliklerle kutladı 41’inci yıl kutlamaları kapsamında gerçekleştirilen törende çalışanlarla bir araya gelen TEI Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Öztürk, "Ülkemizin, milletimizin göz bebeği TEI’mizin 41’inci yılı kutlu olsun. Tüm çalışanlarımıza üstün başarılar diliyorum. Daha nice yıllar." dedi. TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit ise konuşmasında "Değerli TEI ailesi, 41’inci yılımız kutlu olsun. Daha nice güzel yıllara hep beraber İnşallah" dedi. TEI ayrıca Eskişehir Şehir Hastanesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde hayata gözlerini açan bebeklere ve annelerine 41’inci yıla özel 41 adet yenidoğan malzemelerinden oluşan setler ulaştırdı. Bu setler, yeni doğan bebeklerin ve annelerinin öncelikli olarak hijyen, giyim eşyası gibi temel ihtiyaçların düşünülerek hazırlandı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:43
Yapay zekayla hazırlanmış sahte Yargıtay kararlarına karşı uyarı
Eskişehir’deki avukat olan Sena Nur Gebrecioğlu, hukuk sisteminde kullanımı yaygınlaşan yapay zekâ uygulamalarının "uydurma kararlar" ürettiğini belirterek meslektaşlarını ve vatandaşları uyardı.
25 Ocak 2026 Pazar - 13:49
Antalya trafiği 7/24 takip altında
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından kent genelinde her geçen gün artan araç yoğunluğunun daha güvenli, düzenli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması çerçevesinde 2022 yılında hizmete açılan Trafik Kontrol Merkezi, Antalya trafiğini 7 gün 24 saat esasına göre izleyerek anlık müdahalelerle ulaşımda sürekliliği sağlıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda faaliyet gösteren Trafik Kontrol Merkezi, kent genelinde bulunan 104 sinyalize kavşağı tek noktadan yönetiyor. Trafik Kontrol Merkezi’nde kullanılan ileri teknoloji sistemler kapsamında; 66 adet hareketli (PTZ) kamera ve 40 adet balıkgözü kamera ile kavşaklar, ana arterler ve yoğunluk yaşanan bölgeler anlık olarak izleniyor. Ayrıca uzaktan erişilebilir 104 sinyalize kavşak haricinde 108 adet kavşakta uygulanan manyetik loop sistemi ile anlık araç yoğunluklarına göre değişken yeşil ışık süreleri belirleniyor. Bu sistem sayesinde kavşaklardaki trafik akışı anlık veriler doğrultusunda düzenlenebiliyor. Akıllı merkezden yönetim Türkiye’nin nüfusuna göre en fazla motorlu araç sayısına sahip Antalya’da, trafik akışının kesintisiz ve güvenli şekilde sürdürülmesi için geliştirilen merkez, sahip olduğu ileri teknoloji altyapısı sayesinde muhtemel aksaklıklara hızlı müdahale imkânı sunuyor. Trafik Kontrol Merkezi’nde; kent genelindeki kritik kavşaklar, ana arterler ve yoğunluk yaşanan bölgeler kesintisiz olarak izleniyor. Kamera sistemleri, sinyalizasyon altyapısı ve akıllı ulaşım sistemleri aracılığıyla trafik yoğunluğu ölçülüyor, muhtemel sorunlar erken aşamada tespit edilerek gerekli yönlendirmeler yapılıyor. Böylece hem sürücülerin bekleme süreleri azaltılıyor hem de trafik güvenliği artırılıyor. Yoğunluğa döre dinamik sinyalizasyon Merkezde görev alan uzman ekipler, trafik yoğunluğuna göre sinyal sürelerini dinamik olarak ayarlayarak araç bekleme sürelerini minimum seviyeye indirmeyi hedefliyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan yoğunluklara karşı, veriye dayalı anlık müdahalelerle trafik akışının daha dengeli hale getirilmesi sağlanıyor. Elde edilen veriler doğrultusunda yapılan hızlı müdahalelerle kent genelinde ulaşımın daha konforlu ve güvenli hale gelmesi amaçlanıyor.
25 Ocak 2026 Pazar - 12:53
Bakan Uraloğlu: "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam televizyon kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunun kırıldığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uzaydaki en stratejik hamlesi olan yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın hizmete girmesiyle birlikte 6 aktif uydusu bulunan Türksat’ın küresel ölçekte bir yayıncılık devi haline geldiğini ifade etti. Türksat uydularının artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ettiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Türksat 6A ile birlikte kapsama alanımızı dünyanın en uzak noktalarına taşıdık. Uzay vatanımızdaki egemenliğimizi, teknoloji ihraç eden kabiliyetimizle birleştirdik. Bugün Türksat, sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası hâline geldi" dedi. "Dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor" Uraloğlu, Türksat’ın uluslararası güvenilirliğinin yurt dışı kanal sayısındaki artışla sabitlendiğine dikkat çekerek, "2020 yılı sonunda 114 olan yabancı menşeli kanal sayımızı son 5 yılda yüzde 50 oranında artışla 171’e çıkardık. Bu tablo, Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracatında yakaladığı tarihi ivmeyi ortaya koydu. Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika ve Güney Asya’nın derinliklerine kadar dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor. Türksat uyduları artık sadece bölgesel bir aktör değil, küresel yayıncılık liginde yön veren bir platform haline geldi" diye konuştu. "Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık" Türksat 6A’nın sağladığı yeni kapsama alanlarının başarı hikayesine dönüştüğünü belirten Uraloğlu, "Dubai merkezli firma ile yapılan sözleşme kapsamında Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık. Ardından Sri Lanka’nın önde gelen platformu Freesat Lanka’nın 50 kanalını sistemimize dahil ettik. Bu projeler, ülkemize yüksek katma değerli döviz girdisi sağlayan teknoloji diplomasimizin birer sonucudur. Yerli üretim gücümüz olan Türksat 6A, yatırım maliyetini teknoloji ve hizmet ihracatıyla katlayarak geri ödeyen, ülkemiz için paha biçilemez bir değer olduğunu kanıtladı" şeklinde konuştu. "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı" Bakan Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam TV kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunu kırdığını kaydetti. Uraloğlu, "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı. Sadece son bir yılda kanal sayımızda yüzde 20’lik bir artış yakalayarak Türkiye’yi küresel bir yayıncılık hub’ı haline getirdik. Bu, Türksat’ın yayıncılık tarihindeki yıllık bazda en yüksek artış oranıdır. Türksat uyduları, ileri teknolojisi ve kesintisiz hizmet kalitesiyle global yayıncılar için en güvenilir liman olmaya devam edecektir. Türkiye, ulaştırmada ve haberleşmede uzay çağının öncüsü olma vizyonunu her geçen gün daha da ileriye taşımaktadır" diye konuştu.
25 Ocak 2026 Pazar - 12:27
Bakan Uraloğlu: "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam Televizyon kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunu kırıldığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin uzaydaki en stratejik hamlesi olan yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın hizmete girmesiyle birlikte 6 aktif uydusu bulunan Türksat’ın küresel ölçekte bir yayıncılık devi haline geldiğini ifade etti. Türksat uydularının artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ettiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Türksat 6A ile birlikte kapsama alanımızı dünyanın en uzak noktalarına taşıdık. Uzay vatanımızdaki egemenliğimizi, teknoloji ihraç eden kabiliyetimizle birleştirdik. Bugün Türksat, sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası hâline geldi" dedi. "Dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor" Uraloğlu, Türksat’ın uluslararası güvenilirliğinin yurt dışı kanal sayısındaki artışla sabitlendiğine dikkat çekerek, "2020 yılı sonunda 114 olan yabancı menşeli kanal sayımızı son 5 yılda yüzde 50 oranında artışla 171’e çıkardık. Bu tablo, Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracatında yakaladığı tarihi ivmeyi ortaya koydu. Avrupa’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika ve Güney Asya’nın derinliklerine kadar dünyanın sesi artık Türksat üzerinden yükseliyor. Türksat uyduları artık sadece bölgesel bir aktör değil, küresel yayıncılık liginde yön veren bir platform haline geldi" diye konuştu. "Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık" Türksat 6A’nın sağladığı yeni kapsama alanlarının başarı hikayesine dönüştüğünü belirten Uraloğlu, "Dubai merkezli firma ile yapılan sözleşme kapsamında Türksat 6A üzerinden ilk kez doğrudan ticari hizmet sunmaya başladık. Ardından Sri Lanka’nın önde gelen platformu Freesat Lanka’nın 50 kanalını sistemimize dahil ettik. Bu projeler, ülkemize yüksek katma değerli döviz girdisi sağlayan teknoloji diplomasimizin birer sonucudur. Yerli üretim gücümüz olan Türksat 6A, yatırım maliyetini teknoloji ve hizmet ihracatıyla katlayarak geri ödeyen, ülkemiz için paha biçilemez bir değer olduğunu kanıtladı" şeklinde konuştu. "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı" Bakan Uraloğlu, Türksat uyduları üzerinden yayın yapan toplam TV kanal sayısının 532’ye ulaşarak son 10 yılın rekorunu kırdığını kaydetti. Uraloğlu, "2020 yılında 431 olan kanal sayımız, 2025 yılı sonu itibarıyla 532’ye ulaştı. Sadece son bir yılda kanal sayımızda yüzde 20’lik bir artış yakalayarak Türkiye’yi küresel bir yayıncılık hub’ı haline getirdik. Bu, Türksat’ın yayıncılık tarihindeki yıllık bazda en yüksek artış oranıdır. Türksat uyduları, ileri teknolojisi ve kesintisiz hizmet kalitesiyle global yayıncılar için en güvenilir liman olmaya devam edecektir. Türkiye, ulaştırmada ve haberleşmede uzay çağının öncüsü olma vizyonunu her geçen gün daha da ileriye taşımaktadır" diye konuştu.
25 Ocak 2026 Pazar - 11:01
Yağmur suyunu dönüştürüyor, tasarruf sağlıyor
Doğa dostu bir yaklaşımla tasarlanan Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı, akıllı enerji sistemleri ve dijital su takibiyle LEED Yeşil Bina Sertifikası yolunda ilerleyen örnek bir yapı olarak öne çıkıyor. Sürdürülebilir kampüs hedefiyle hayata geçirilen Yaşar Üniversitesi’nin yeni eğitim binası, 420 tonluk yağmur suyu sarnıcı ve akıllı enerji sistemleriyle doğa dostu mimarisi ile dikkat çekiyor. LEED Yeşil Bina Sertifikası alma yolunda ilerleyen yapı, her damla suyun dijital olarak takip edildiği sistemiyle geleceğin eğitim alanları için de örnek oluyor. İklim krizi ve su kaynaklarının korunması küresel bir gündem maddesi haline gelirken, Yaşar Üniversitesi bu alanda somut ve öncü bir adım atmış oldu. Üniversitenin yeni eğitim binası M Blok, sürdürülebilir bir ekosistem olarak tasarlandı. Çatıya düşen her damla yağmurun depolandığı, enerjinin güneşten sağlandığı ve sensörlerle israfın önüne geçildiği bina, İzmir’de sürdürülebilir kampüs anlayışına örnek oldu. Yağmur hasadıyla su tasarrufu Çatısına kurulan sifonik yağmur sistemi aracılığıyla toplanan suların 420 ton kapasiteli dev bir sarnıca iletilmesiyle dikkat çeken binada arıtılan sular; peyzaj sulamasından ortak kullanım alanlarına kadar binanın pek çok noktasında yeniden kullanılıyor. Üst SCADA (Merkezi Denetleme ve Veri Toplama) sistemi sayesinde su tüketimi anlık olarak izlenirken, muhtemel sızıntılar uzaktan izlenebilir akıllı sayaçlarla anında tespit edilerek müdahale ediliyor. Enerjiyi üreten ve yöneten bina Yaşar Üniversitesi M Blok, su tasarrufunun yanı sıra enerji verimliliğiyle de öne çıkıyor. Binanın anlık enerji ihtiyacının yüzde maksimum 30’u, üzerine kurulu güneş panellerinden sağlanıyor. Yapı içerisindeki 862 adet varlık sensörü, insan yoğunluğunu takip ederek aydınlatma, iklimlendirme ve akıllı tahta sistemlerini optimize ediyor. İnsan bulunmayan alanlarda sistemlerin otomatik olarak kapanması sayesinde gereksiz enerji tüketimi tamamen ortadan kaldırıyor. Teknolojik ve çevreci bina, Yaşar Üniversitesi’nin karbon ayak izini azaltma vizyonunun hedeflerinden biri olarak öne çıkıyor. "Doğaya saygılı bir iş yapıyoruz" Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Su Konferansı’nda mimarı olduğu yeni eğitim binasını örnek gösteren Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş de projenin felsefesini şu sözlerle anlattı: "Kentlerimizi betonlaştırdık ve yağmurun toprağa ulaşmasına engel olduk. M Blok projesinde bu döngüyü tersine çevirmeyi hedefledik. 32 bin metrekarelik bu yapıda sürdürülebilirliği, ekonomiyi ve çevre duyarlılığını merkeze aldık. İç mekânlarda sistem tasarımları ve seçilen ürünlerle yüzde 50 su tasarrufunu hedefledik. Hem enerjiyi verimli kullanmak hem de insan konforunu sağlamak adına doğaya saygılı bir işe imza attık." LEED Yeşil Bina Sertifikası hedefi Yaşar Üniversitesi İnşaat Bakım-Onarım Yatırım Daire Başkanı Yetkin Türk ise sürecin prestijli bir ödülle taçlanacağını belirterek, "Gezegenin kaynaklarını koruma motivasyonuyla çıktığımız bu yolda, M Bloğu üst seviye bir skorla LEED Yeşil Bina Sertifikası ile belgelendirmek için çalışmalarımız sürüyor" dedi.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 12:36
Hızlı büyüyen veri merkezleri büyük fırsatlar sunuyor
Küresel ölçekte hızla büyüyen veri merkezi yatırımları, büyük fırsatlar sunuyor. Global çapta dev firmaların veri merkezleri için özel tasarım kablo rakorları ön plana çkıyor. Kablo rakoru üreten Bımed Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Mertoz, global çapta dev firmaların veri merkezi yatırımlarının kablo rakoru tarafında ciddi bir talep oluşturduğunu belirterek, "Bu alanlar için özel ürünler geliştiriliyor. Dünyadaki büyük veri merkezi projeleri için özel kablo rakorlar tasarlandı ve bu ürünlerle global şartnamelere girmeyi başardık. Bu alan, önümüzdeki dönemde daha katma değerli büyümenin ana eksenlerinden biri olacak. Kablo rakoru üretimi, teknoloji ve otomasyon yatırımlarıyla rekabet gücünü artırırken, küresel ölçekte hızla büyüyen veri merkezi yatırımlarını stratejik büyüme alanı olarak konumlandırıyor. Veri merkezi yatırımları bizim için yüksek katma değerli ve uzun vadeli bir büyüme alanı. Bu alanda global oyuncuların şartnamelerine girmeyi başardık. Rekabetçiliğimizi korumanın tek yolu teknoloji, otomasyon ve verimlilikten geçiyor. Bu yatırımları hız kesmeden sürdürüyoruz" dedi. Özelikle katma değerli üretime ağırlık verdiklerini belirten Mertöz, "Türkiye’nin kilogram ihracat değerinin yaklaşık 1 dolar seviyesinde. Bizde bu rakam 25 dolara kadar çıkıyor. Katma değerli üretim sayesinde son dört yılda euro bazında yüzde 25 büyümeyi başardık. Veri merkezi yatırımları ABD merkezli büyüyor. Çin, veri merkezi tarafında güçlü bir oyuncu değil. ABD’de Çin menşeli ürünlerin tercih edilmemesi yönünde ciddi bir eğilim var. Bu durum bizim için fırsat oluşturuyor. İşgücü maliyetlerinden en az etkilenmek için otomasyon yatırımlarına hız verdik. Global devlerin kapısından girebilmek kolay değil. Bunu ancak sahada olarak, güvenilirlik ve teknik yetkinlikle başarabilirsiniz. 2026’nın 2025’e göre daha iyi bir yıl olacağından umutluyuz. Üç aylık siparişlerimizi tamamlamış durumdayız. Avrupa pazarını ABD, Kanada ve Avustralya ile telafi ettik. Bu sene de ABD ve Kanada’ya özel ilgi göstereceğiz. Hem yeni teknolojiler hem katma değerli ürünler hem de yeni pazarlarla 2026’yı 2025’in üzerinde tamamlamayı hedefliyoruz" dedi.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 11:38
İnönü Üniversitesi’nden üç kuşağı bir araya getiren bilim kafe etkinliği
Yükseköğretim Kurulu Bilim İletişimi Ofisi koordinasyonunda, İnönü Üniversitesi organizasyonuyla düzenlenen Bilim Kafe etkinliği, gökbilimini toplumla buluşturdu. "Uzay Kaşifleri: Ailece Kafede Bilim Macerası" başlığıyla gerçekleştirilen etkinlikte, çocuklar ve aileleri birlikte bilimle iç içe bir deneyim yaşadı. Yükseköğretim Kurulu öncülüğünde "Sokakta, Bahçede, Kafede: Bilim Her Yerde" sloganıyla hayata geçirilen Bilim Kafe etkinlikleri, yurdun dört bir yanında devam ediyor. Bu kapsamda Malatya Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle, Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, İnönü Üniversitesi Çocuk Üniversitesi öğrencileri aileleriyle birlikte katıldı. İlkokul öğrencileri, veliler ve farklı yaş gruplarından katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, çocuklar anne ve babalarıyla aynı ortamda bilimle buluştu. Aile katılımı sayesinde Bilim Kafe, kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren ortak bir deneyime dönüştü. Etkinlikte konuşan İnönü Üniversitesi Gök Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tuncay Özdemir, uzay bilimine ilişkin temel kavramları katılımcılara aktardı. Sunumda evrenin yapısı, gezegenler ve uzaya dair merak edilen konular örneklerle ele alındı. Etkinliğin amacına değinen Özdemir, "Çocuk Üniversitesi kapsamında yürüttüğümüz etkinliklerin bir uzantısı olarak, belki de ilk defa çocuklarla ailelerini bir araya getirerek bu programı gerçekleştirmek istedik. Bilim Kafe’ye çocuklar ve aileleri birlikte geldi. İlgi oldukça yoğundu ve etkinlik beklediğimizden daha uzun sürdü" dedi. Astronomi ve astrofiziğin insanlık tarihi boyunca ilgi çekici alanlar olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Gökyüzü, insanlığın varlığından bu yana merak edilen bir konu. Bu nedenle etkinlik boyunca yoğun bir soru-cevap süreci yaşadık. Buradaki amacımız, çocuklarımızda merak duygusunu uyandırmak; araştırma ve düşünce gelişimini desteklemek" ifadelerini kullandı. Etkinliğe katılan öğrencilerden İremsu, "Benim için çok güzeldi. Evren düşündüğümüzden çok daha büyük. Bu etkinlik daha bilgili olmamızı sağladı" dedi. Dördüncü sınıf öğrencisi Bengisu ise "Yıldızları merak ediyordum. Dünyanın dönmesi, galaksi ve evrenle ilgili birçok şey öğrendim. Çok güzeldi" şeklinde konuştu. Programa katılan velilerden Erdem Sevimli, etkinliğin faydalı olduğunu belirterek, "Bu tür etkinliklerin artırılması gerekiyor. Bilimin halka yayılması çok önemli" dedi. Hüseyin Alagöz ise "Tesadüfen haberdar oldum. Sunumdan çok memnun kaldım. Bu tür bilimsel konuşmaların halk için çok faydalı olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:47
"Son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik"
Türkiye’nin bilim, teknoloji ve inovasyon ekosistemini diplomatik misyonlarla daha yakından buluşturmayı amaçlayan ‘Teknoloji Diplomasisi Çevresi’ (Tech Diplomacy Circle) etkinliği Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Teknokent Bilişim İnovasyon Merkezi’nde (CoZone) gerçekleştirildi. Türkiye’nin bilim, teknoloji ve inovasyon ekosistemini diplomatik misyonlarla daha yakından buluşturmayı amaçlayan Teknoloji Diplomasisi Etkinliği ODTÜ Teknokent Bilişim İnovasyon Merkezi’nde (CoZone) gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bilim ve teknoloji diplomasisi faaliyetleri kapsamında, ODTÜ ve ODTÜ Teknokent iş birliğiyle Ankara’da görev yapan diplomatik misyonlara yönelik bir tanıtım ve temas programı düzenlendi. Etkinlik; Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürü Büyükelçi Hami Aksoy, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar, farklı ülkelerden büyükelçiler, kıdemli diplomatlar, büyükelçilik yetkilileri ve uluslararası temsilcilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürlüğü öncülüğünde hayata geçirilen platform, Türkiye’deki ileri teknoloji kapasitesini yerinde tanıtmak, diplomatik misyonların teknoloji ekosistemiyle doğrudan temasını sağlamak ve sürdürülebilir iş birliği zeminleri oluşturmak hedefiyle düzenlendi. Programda, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ile ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar, diplomatik misyon temsilcilerine kapsamlı sunumlar gerçekleştirdi. Program, politika diyaloğunu uzman görüşleri ve uygulama deneyimleriyle buluşturan bütüncül bir yaklaşımla ilerledi. Etkinlik, Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki birikimini uluslararası paydaşlarla daha güçlü bir etkileşim içine taşırken, diplomatik misyonlar için de Türkiye’deki yenilikçilik kapasitesini yerinde tanıma ve doğrudan temas kurma imkanı sundu. "Son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik" Dışişleri Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürü Büyükelçi Hami Aksoy, etkinlikte yaptığı konuşmada özellikle son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, "Türkiye’deki teknoloji ekosistemi, bilim, inovasyon ve bu alanlara yatırım konusunda Büyükelçiliklerin farkındalıklarını arttırmak, diplomatları Teknopark’lara getirmek ve onlara Türk teknoloji ekosistemi hakkında bilgi vermek amacıyla ‘Tech Diplomacy Circle’ girişimini başlattık. Özellikle son 20 yılda teknoloji konusunda büyük bir atılım gerçekleştirdik. Geçen sene araştırma geliştirme harcamalarında 20 milyar dolar seviyesine geldik. Biz de Bilim ve Teknoloji Politikaları Genel Müdürlüğü olarak, Ankara’da bulunan Büyükelçiliklerle işbirliğimizi arttırmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "Yabancı firmalarla Türk firmaları bir araya getirmeyi amaçlıyoruz" Organizasyonun başarılı geçtiğine vurgu yapan Aksoy, "Halen 113 adet Teknopark’ımız var. Bu Teknopark’ları nasıl tanıtabiliriz? Bu Teknopark’larda çok farklı şirketlerimiz çalışıyor. Kiminde savunma, kiminde ICT, kiminde gaming konusu öne çıkıyor. Hem Teknopark’ları Büyükelçilere tanıtmak hem de ilgi duyacakları firmalarla bir araya getirmek için bir etkinlik yapmayı düşündük. Bunun adına da İngilizce olarak ‘Tech Diplomacy Circle’ dedik. Türkçe olarak ‘Teknoloji Diplomasisi Platformu’ diyebiliriz. Bu platformun ilk etkinliğini ODTÜ Teknokent’te gerçekleştirdik. 10 Büyükelçi ve 30-40 diplomatik misyon temsilcisi katıldı. Sayın ODTÜ Rektörümüz ve ODTÜ Teknokent Genel Müdürümüz de buradaydı. Onlar da çok güzel sunumlar yaptılar. Çok başarılı bir organizasyon oldu. Sonunda da bir networking gerçekleştirildi. Etkinliğimize katılan Büyükelçilerin hepsi çok memnun kaldıklarını söylediler. Tabii amacımız sadece Türkiye’yi tanıtmak değil, yabancı firmalarla Türk firmaları bir araya getirmek. Teknoloji konusunda yatırım almak ve ülkemizin bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarına katkı yapmak. Bundan sonra da bu çalışmalarımız devam edecek. En yakın zamanda, başka bir Teknokent’te, başka bir Teknopark’ta yine Büyükelçiliklerin katılımıyla ikinci faaliyetimizi gerçekleştireceğiz" şeklinde konuştu. "ODTÜ, uluslararası görünürlüğü stratejik bir öncelik olarak görmektedir" ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise, ODTÜ’nün uluslararası bir üniversite olduğunu ve vizyonunu bu yönde geliştirdiğini ifade ederek şunları söyledi: "Dışişleri Bakanlığımızın organizasyonunda, yaklaşık 30 ülkeden büyükelçi ve yetkilileri ODTÜ TEKNOKENT CoZone’da ağırladık. Tech Diplomacy Circle başlığıyla gerçekleştirilen bu etkinlik, Türkiye’de Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında geliştirilen teknolojilerin uluslararası muhataplara doğrudan tanıtılmasını amaçlamaktadır. ODTÜ olarak bu çerçevede; üniversitemizi, ODTÜ TEKNOKENT’i, kurduğumuz süreklilik fonunu ve farklı sektörlerde başarıyla faaliyet gösteren firmalarımızı aynı platformda 30 ülkenin temsilcileriyle buluşturduk. Katılımcı büyükelçiler de kendi ülkelerinin teknoloji alanındaki mevcut çalışmaları ve iş birliği hedeflerini paylaştılar. ODTÜ, uluslararası bir üniversitedir; küresel sıralamalarda daima üst sıraları ve ilk 100 hedefini esas almaktadır. Bu nedenle uluslararası tanınırlık ve görünürlük stratejik önemdedir. Bu etkinliği, ODTÜ ekosistemini doğru ve bütüncül biçimde anlatmak açısından önemli bir fırsat olarak değerlendirdik. Bu doğrultuda, benzer nitelikteki uluslararası temas ve etkinliklere kararlılıkla devam edecek, farklı ülkelerden büyükelçileri ve temsilcileri ODTÜ ekosistemiyle buluşturmayı sürdüreceğiz." ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar da etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde, ODTÜ Teknokent olarak üniversitenin bilgi birikimini girişimcilik ve teknoloji üretimiyle küresel ölçekte buluşturduklarını, Tech Diplomacy Circle gibi platformların, firmalarının uluslararası aktörlerle doğrudan temas kurmasına imkan tanıdıklarını ve Türkiye’nin teknoloji kapasitesini dünyaya anlatmak açısından büyük önem taşıdıklarını belirtti. Etkinlik, networking programı ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi. Teknoloji Diplomasisi Çevresi’nin ilerleyen dönemde farklı odak başlıklarla ve farklı teknoparklarda devam etmesi öngörülüyor.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 10:44
Artvin’de aralarında 11 yaş olan kardeşlerin telefonlarının yüz tanıma şaşkınlığı
Artvin’de aralarında 11 yaş fark bulunan iki kardeşin aynı telefonu yüz tanıma özelliğiyle açabilmesi, güvenlik endişelerini gündeme getirdi. Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde yaşayan iki kardeşin Iphone 11 model cep telefonlarında yaşadığı sıra dışı durum, yüz tanıma teknolojilerinin güvenilirliğini tartışmaya açtı. İddiaya göre, 17 yaşındaki İrem Kasap’a ait Iphone 11 model cep telefonu, aralarında yaklaşık 11 yaş fark bulunmasına rağmen ablası 28 yaşındaki Emel Kantar’ın yüzünü tanıyarak kilidini açtı. İlk etapta durumu tesadüf olarak değerlendiren kardeşler, olayın birden fazla kez tekrarlanması üzerine yüksek güvenlikli olarak düşündükleri telefon için şaşkınlık yaşadı. Yaşanan durumun ardından telefonun markasıyla iletişime geçen kardeşler, cihaz üzerinde uzaktan güncelleme ve çeşitli ayarlamaların yapıldığını ancak buna rağmen sorunun kısa süre içinde yeniden ortaya çıktığını öne sürdü. Kardeşler, tüm girişimlere rağmen kalıcı bir çözüm sağlanamamasının güvenlik endişelerini artırdığını ifade etti. Olayın köydeyken fark edildiğini anlatan Emel Kantar, yaşananlarla ilgili olarak "Kardeşim telefonu verdi, baktım telefon açıldı. Yanlışlık olduğunu düşündük ve tekrar denedik. Yüzü tekrar okuttuk, yine açıldı. Bunun üzerine telefon markasıyla iletişime geçtim. Cihaza uzaktan bağlanarak güncelleme yaptılar. Bir iki gün sorun yaşanmadı ancak daha sonra telefon tekrar yüzümü tanımaya başladı. Kesinlikle ciddi bir güvenlik açığı var. Yüz tanıma ile korunan her şeye erişebiliyorum. Henüz resmi bir şikâyette bulunmadım ama bulunacağım" dedi. Telefon sahibi İrem Kasap ise durumdan rahatsızlık duyduğunu belirterek "Ablamla aramızda 11 yaş fark olmasına rağmen telefonuma istediği zaman erişebiliyor. Tüm uygulamalarıma girebiliyor. Bu durum beni oldukça tedirgin ediyor. Gerekli şikâyetlerde bulunacağız" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder