Son Dakika
|
İstanbul’da polisevinde yangın paniği
Tuzla’da işçi konteynerlerinde yangın: 7 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''İlahilerden rahatsız olunmamalı''
Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın görüntüsü ortaya çıktı!
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek PFDK’ya sevk edildi
Trump'tan İran'a: "Nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğim"
F-16 uçağının düştüğü bölgede çalışmalar sabahın ilk ışıklarıyla devam ediyor
Balıkesir’de F-16 uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Bursa’da film gibi cinayet davasında karar!
MHP lideri Bahçeli: ''MEB'in ramazan genelgesini sonuna kadar destekliyorum''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
Hollanda Kraliyet Havayolları Amsterdam-Tel Aviv uçuşlarını geçici olarak askıya aldı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hem savaşa hem de barışa hazırız"
ABD’li Özel Temsilci Barrack, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile görüştü
Uludağ’daki uluslararası kayak organizasyonlarının lansmanı Bursa’da yapıldı
Bakan Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi
TİKA’dan Astana’da 500 kişilik iftar programı
Bakan Fidan, İİT üyesi ve gözlemcisi ülkelerin büyükelçileriyle iftarda bir araya geldi
TEKNOLOJİ
KBÜ’lü akademisyenden Türkiye’de ilk, dünyada ikinci: Zeki PCB üretim makinesi geliştirildi
25 Şubat 2026 Çarşamba - 16:56:10
KARABÜK (İHA) – Karabük Üniversitesinde (KBÜ) yürütülen Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli proje kapsamında, eklemeli imalat teknolojisiyle görüntü işleme temelli zeki baskılı devre kartı (PCB) üretim makinesi geliştirilerek yerli üretime kazandırıldı. TÜBİTAK destekli projeyle geliştirilen görüntü işleme temelli zeki baskılı devre kartı üretim makinesi, yüksek hassasiyetli ve yerli üretime imkan sağlıyor. Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hatice Evlen’in yürütücülüğünü yaptığı proje çerçevesinde, Türkiye’de ilk, dünyada ikinci olma özelliği taşıyan zeki PCB üretim makinesi hayata geçirildi. TÜBİTAK 1507 KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı kapsamında desteklenen "Eklemeli İmalat Teknolojisiyle Görüntü İşleme Temelli Zeki Baskılı Devre Kartı (PCB) Üretim Makinesi Tasarım ve İmalatı" projesi ile yenilikçi üretim teknolojileri alanında önemli bir adım atıldı. 2021 yılında patenti alınan makine, klasik yöntemlerle üretimi zor olan elektronik devre kartlarının yüksek hassasiyetle üretilmesine imkan sağlıyor. Karabük Üniversitesi Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Elya Mekatronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin sahibi de olan Doç. Dr. Hatice Evlen tarafından yürütülen proje, üniversite-sanayi iş birliğinin somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Üç boyutlu yazıcı tabanlı ve görüntü işleme destekli sistem, üretim sırasında kamera aracılığıyla anlık görüntü alarak hata tespiti yapabiliyor. Sistem, kendi kendine kalibrasyon sağlayıp baskı esnasında düzeltme gerçekleştirebiliyor. Sıcaklık, basınç ve süre gibi parametrelerin kontrol edilmesiyle üretimde maksimum hassasiyet hedefleniyor. Proje hakkında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Hatice Evlen, görüntü işleme mantığıyla çalışan üç boyutlu yazıcı üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, "Elektronik devre kartlarını kendi kendine kalibrasyon yapabilen zeki bir makinede üretebiliyoruz. Yalnızca zeki PCB üretim makinesi geliştirmiyoruz; aynı zamanda makinede kullanılmak üzere gümüş ve karbon nanotüp temelli yüksek iletkenli mürekkepler de üretiyoruz" dedi. Evlen, iletkenlik ölçümlerinin sağlıklı şekilde yapılabilmesi amacıyla iki farklı ölçüm aralığına sahip dört noktalı problu cihaz üretildiğini ifade ederek, söz konusu cihazların kalibrasyonunun akredite laboratuvarlarda gerçekleştirildiğini ve hem sanayiye hem de akademiye hizmet sunmasının planlandığını kaydetti.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:12
Hitit Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi kapılarını öğrencilere açtı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ve TÜBİTAK desteğiyle Çorum Hitit Üniversitesi bünyesinde kurulan "Milli Teknoloji Atölyesi", kapılarını öğrencilere açtı. Öğrencilerin bilim ve teknoloji alanında yetkinlik kazanmasını hedefleyen merkez için 30 milyon liralık destek sözleşmesi imzalandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde ve TÜBİTAK desteğiyle Hitit Üniversitesi bünyesinde kurulan "Milli Teknoloji Atölyesi", öğrencilerin kullanımına açıldı. Kuzey Kampüste Teknoloji Merkezi yanında yer alan atölye, gençlerin bilim ve teknoloji alanlarında yetkinlik kazanmasını, millî teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesini amaçlıyor. Hitit Üniversitesinin "4003-T Milli Teknoloji Atölyeleri Proje Desteği"ne yaptığı başvuru TÜBİTAK tarafından kabul edildi. Atölyelerin kurulumundan teknik ekipman teminine, sarf malzemelerinden proje faaliyet giderlerine ve personel istihdamına kadar geniş kapsamlı destek için 36 ay süreli, 30 milyon liralık destek sözleşmesi imzalandı. TÜBİTAK tarafından yürütülen "4003-T Milli Teknoloji Atölyeleri Proje Desteği" kapsamında hayata geçirilen atölye, öğrencilerin ulusal ve uluslararası bilim ve teknoloji yarışmalarına hazırlanabilecekleri donanımlı üretim alanları oluşturmayı hedefliyor. Program çerçevesinde TÜBİTAK destekli kurulan atölyelerde, takımların ihtiyaç duyduğu makine, teçhizat ve sarf malzemeleri temin edilerek proje geliştirme süreçleri destekleniyor. Hitit Üniversitesi Milli Teknoloji Atölyesi, randevu sistemiyle öğrencilerin kullanımına sunuldu. Prototipleme cihazları, elektronik ve mekanik geliştirme alanları ile sarf malzeme destekleri sunan atölye, eğitim ve mentörlük imkanlarıyla öğrencilerin projelerini tasarlama, geliştirme ve test etme süreçlerine katkı sağlıyor. Atölye aynı zamanda teknoloji yarışmalarına hazırlık süreçlerine de destek veriyor. Türkiye genelinde gençlere üretim kültürü kazandırmayı ve fikirlerini ürüne dönüştürebilecekleri nitelikli ortamlar oluşturmayı hedefleyen Milli Teknoloji Atölyeleri, üniversite-TÜBİTAK iş birliğinin önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:09
Karabük’ten 4 ülkeye sağlık yazılımı ihracı
Karabük Üniversitesi (KBÜ) Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren İnfomed Yazılım Bilgisayar Medikal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından geliştirilen sağlık bilişimi yazılımları, Türkiye’nin yanı sıra 4 farklı ülkede 18 hastanede aktif olarak kullanılıyor. Karabük Teknokent bünyesinde 2022 yılında faaliyete başlayan firma, sağlık bilişimi alanında uçtan uca dijital çözümler geliştiriyor. Sağlık Bakanlığı standartlarına uygun ve akredite yazılımlarıyla öne çıkan şirket; laboratuvar, hastane ve radyoloji bilgi yönetim sistemleri başta olmak üzere sağlık sektörüne yönelik çeşitli yazılımlar üretiyor. Firmanın CEO’su ve Ar-Ge Müdürü Serdar Balaban yaptığı açıklamada, kuruluşlarından bu yana ağırlıklı olarak Sağlık Bakanlığına yönelik projeler geliştirdiklerini söyledi. Laboratuvar Bilgi Yönetim Sistemleri (LBYS), Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri (HBYS), Radyoloji Bilgi Yönetim Sistemleri (RBYS) ve PACS yazılımları ile geniş bir kullanıcı ağına ulaştıklarını belirten Balaban, laboratuvar bilgi yönetim sistemlerinin Irak ve Kuzey Irak’taki hastanelerin büyük bölümünde aktif olarak kullanıldığını ifade etti. Balaban, söz konusu yazılımların Türkiye genelinde yaklaşık 30 sağlık kurumunda uygulandığını aktararak, Ortak Sağlık Güvenlik Birimlerine (OSGB) yönelik geliştirilen otomasyon yazılımının ise Türkiye’de faaliyet gösteren yaklaşık 800 OSGB firması tarafından kullanıldığını kaydetti. Radyoloji bilgi yönetim sistemi ve PACS yazılımlarının Sağlık Bakanlığı tarafından akredite edildiğine dikkati çeken Balaban, "Türkiye’de yaklaşık 200 kurum PACS yazılımımızı kullanıyor. Bunun yanı sıra 4 farklı ülkede 18 hastanede yazılımlarımız aktif olarak hizmet veriyor." dedi. Karabük Teknokent’te yer alma sürecine de değinen Balaban, akademik yönlendirmeyle Teknokent’e dahil olduklarını belirterek, teknokentin sunduğu desteklerin firmaya önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Bugüne kadar 3 Ar-Ge projesini tamamladıklarını, 2’sinin ise devam ettiğini bildiren Balaban, saha tecrübesine dayalı geliştirilen algoritmaların sektörde karşılık bulduğunu vurguladı. Balaban, Irak’ın ihtiyaçlarına yönelik bir ERP yazılımı üzerinde çalıştıklarını belirterek, yazılımın Karabük Teknokent’te geliştirilerek yurt dışına ihraç edilmesinin hedeflendiğini sözlerine ekledi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 13:24
Yeni nesil kilitler "kilitli kalma" sorununa çözüm sunuyor
Ortak kullanım alanlarında sıkça yaşanan şifre unutma, anahtar kaybı ve pil bitmesi gibi sorunlara karşı geliştirilen yeni nesil elektronik dolap kilitleri, kullanıcı mağduriyetlerini azaltmayı hedefliyor. Kart, şifre, parmak izi ve Bluetooth gibi farklı erişim seçenekleriyle sunulan sistemlerin, AVM’lerden spor salonlarına, hastanelerden iş yerlerine kadar geniş bir kullanım alanında anahtarsız ve hızlı erişim sağlaması amaçlanıyor. AVM’lerde şarj istasyonlarının yanında konumlanan emanet dolapları, spor salonu soyunma alanları ve hastanelerde personel dolapları gibi yoğun sirkülasyonlu noktalarda erişim kaynaklı sorunlar işletmelerin en sık karşılaştığı başlıklar arasında yer alıyor. Telcom ve General Kilit tarafından geliştirilen DK serisi elektronik dolap kilitlerinde yer alan tam otomatik açma-kapama, master kart veya şifre ile beklemeden açma ve düşük pil uyarısı gibi özelliklerle bu sorunların önüne geçilmesi hedefleniyor. Şifre unutulsa da sistem devrede Serinin öne çıkan modellerinden DK-113’te, şifre unutulması durumunda master kart veya master şifre ile anında açma imkanı sunuluyor. Bu sayede işletmelerde yetkili müdahale bekleme süresi ortadan kaldırılarak kullanıcı sirkülasyonunun hızlandırılması amaçlanıyor. DK-111 modelinde ise pil kaynaklı mağduriyetlerin önüne geçilmesine yönelik bir yaklaşım öne çıkıyor. Sistem, düşük pil uyarısı vererek kullanıcıyı önceden bilgilendirirken pil tamamen bitmeden önce otomatik açılma özelliğiyle kilitli kalma riskini azaltıyor. Pilin tamamen bitmesi durumunda ise harici batarya ile açılabilme imkanı sunuluyor. Farklı senaryolara uygun çözümler DK serisi ürünlerde farklı kullanım alanlarına göre çeşitlenen çözümler dikkat çekiyor. Şifreli sistemlerde kalıcı ve geçici şifre yaklaşımıyla günlük ya da ziyaretçi bazlı kullanım kolaylaştırılırken, kartlı ve şifreli modellerde MIFARE kart desteği, yanlış denemelerde geçici bloke ve dolap dolu veya boş bilgisini gösteren LED uyarılar yer alıyor. Parmak izi okuyucu bulunan modellerde kullanıcıya hızlı ve kişisel erişim imkanı sağlanırken, dokunmatik, RFID ve Bluetooth destekli modellerde ise özellikle spor salonları gibi yoğun kullanım alanlarında temassız ve mobil erişim ihtiyacına yanıt verilmesi hedefleniyor. Anahtarsız kullanım öne çıkıyor Sahadaki kullanım senaryolarında kullanıcıların AVM’de telefonunu şarja bırakırken eşyalarını güvenle dolaba koyması, spor salonlarında antrenman sırasında hızlı erişim sağlaması ve hastanelerde vardiya değişimlerinde personelin dolap kullanımını pratik şekilde yönetmesi gibi ihtiyaçlar öne çıkıyor. Artan erişim seçenekleriyle birlikte anahtar taşıma zorunluluğunun azaltılması ve kullanım sürecinin hızlandırılması amaçlanıyor. Pazar büyürken güvenlik de gündemde Elektronik kilit sistemlerine yönelik talep dünya genelinde artarken, akıllı kilit pazarının 2024 yılında yaklaşık 2,77 milyar dolar seviyesinde olduğu ve 2030 yılına kadar 8,14 milyar dolara ulaşmasının beklendiği ifade ediliyor. Bu büyüme ile birlikte elektronik erişim sistemlerinde siber güvenlik, yazılım güncellemeleri ve erişim kayıtları gibi başlıkların daha fazla önem kazandığı belirtiliyor. Aynı zamanda veri güvenliği kapsamında KVKK ve GDPR uyumlu sistemler ile üretici imzalı güncelleme politikaları da tercih kriterleri arasında yer alıyor. "Operasyonel kolaylık ve güvenli kullanım" Telcom ve General Kilit Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yücel, elektronik kilit çözümlerinde temel hedefin kullanıcı deneyimini iyileştirmek olduğunu belirterek, şifre unutma gibi durumlarda sürecin hızlı ilerlemesini sağlamak ve güvenli kullanım sunmak için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Şubat 2026 Çarşamba- 09:13
OMÜ, Hong Kong’da APAIE 2026’da uluslararasılaşma vizyonunu tanıttı
2
25 Şubat 2026 Çarşamba- 10:16
Öğrenciler akademisyenlerle buluştu
3
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 22:12
TUSAŞ ile Ge-Aerospace arasında HÜRJET Jet eğitim uçağının motoru için mutabakat zaptı imzalandı
4
30 Ocak 2026 Cuma- 11:31
Sivas Belediyesi kendi mühendisleriyle eşi benzeri bulunmayan bir su sayacı üretti
5
26 Mart 2018 Pazartesi- 14:48
GetContact kim beni rehberine nasıl kaydetmiş ! | GetContact Nedir, Ne İşe Yarar, Nasıl Kullanılır? (GetContact indir)
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:46
Vodafone’un Red Konsol çözümüyle Pluxee, dijital müşteri deneyimini bir üst seviyeye taşıdı
Vodafone Business’ın online self-servis yönetim platformu Red Konsol’u kullanan Pluxee, hem operasyon süreçlerini daha verimli hale getirdi hem de dijital işlemlerde daha hızlı ve güvenli dijital yönetim yapısına sahip oldu. Pluxee’nin Vodafone Business’ın işletmelere ücretsiz olarak sunduğu Red Konsol ile hem operasyonel süreçlerinde verimlilik kazanımları elde ettiği hem de daha hızlı ve güvenli bir yönetim deneyimine sahip olduğu açıklandı. Yan haklar alanında kurumların stratejik iş ortağı olan ve geniş üye ağına sahip olan Pluxee, ödeme sistemleri, teknoloji altyapısı ve operasyon yönetiminde yüksek standartları kesintisiz şekilde sürdürebilmek için Red Konsol platformundan yararlanıyor. Yapılan açıklamaya göre platform, Pluxee’nin, Vodafone Türkiye’den aldığı tüm teknoloji ekosistemini tek ekrandan yönetmesini sağlıyor. Sunucu yönetiminden siber güvenlik çözümlerine, mobil ve fiber internet hatlarından kapasite artırımına, erişim kontrolünden servis aktivasyonları ve devre takibine kadar birçok sürecini dijital olarak tamamlıyor. Platformun sağladığı 7/24 erişilebilirlik, dijital destek ve güvenli altyapı, fatura görüntüleme, paket tanımlama, kullanım takibi ve detaylı raporlama gibi fonksiyonlar sayesinde marka, geçmiş ve güncel operasyonlarını daha şeffaf ve ölçülebilir bir biçimde yönetebiliyor. Vodafone Business imzalı çözümlerle marka, çalışan deneyimi alanındaki konumunu güçlü teknoloji altyapısıyla daha da güçlendiriyor ve tüm paydaşları için sunduğu hızlı, güvenli ve verimli dijital deneyimi daha da zenginleştiriyor. Kurumlara, hız ve esneklik kazandırıyor Açıklamaya göre, tüm işletmelerin ücretsiz olarak kullanabildiği platformun sunduğu kesintisiz dijital destek, anında servis aktivasyonu, hızlı ek paket satın alma ve kapsamlı erişim kontrolü yetenekleri, işletmelerin operasyonel yükünü önemli ölçüde azaltırken karar alma süreçlerine de çeviklik ve hız kazandırıyor. Self servis hizmet alan kullanıcılar, herhangi bir desteğe ihtiyaç duymadan 7/24 işlemlerini gerçekleştirebiliyor, sorularına anında cevap bulabiliyor. Ayrıca fatura bilgileri gibi finansal başlıkları anında görüntüleyip aldıkları tüm servisler hakkında raporlara ulaşabiliyor. "Red Konsol ile Pluxee, ekosistemine sunduğu deneyimi çevik bir yapıda geliştiriyor" Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, şu değerlendirmede bulundu: "Vodafone Business olarak iş ortaklarımızın operasyonel verimliliğini artıran, günlük iş akışlarını sadeleştiren ve kritik süreçlerde hız kazandıran çözümler üretmeye odaklanıyoruz. Kullanıcılara ücretsiz olarak sunduğumuz Red Konsol, sağladığı birçok faydanın yanı sıra Vodafone Business tarafından geliştirilen yeni çözümlere çok daha kolay ulaşabiliyor. Dijital müşteri deneyimini yeni bir boyuta taşıdığımız platform; Pluxee’nin tek ekrandan yönetim, anlık görünürlük ve 7/24 dijital destek gibi avantajlarla ekiplerinin iş süreçlerini kolaylaştırdı, tüm ekosistemine sunduğu deneyimi daha çevik bir yapıda geliştirme fırsatına sahip oldu. Ayrıca marka, Vodafone Business bünyesinde oluşturduğumuz ‘Customer Advisory Board’ platformunun gelişimine, katılımcısı olarak geri bildirimleriyle de destek veriyor." Pluxee Bilgi Teknolojileri ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Osman Başbuğoğlu ise iş birliğiyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Şirket olarak Türkiye’de her gün 1,5 milyon çalışanın hayatına dokunuyor; geniş üye iş yeri ağımız ve yüksek işlem hacmimizle çalışan deneyimi alanında sektöre yön veriyoruz. Ipsos’un 2025 Marka & Müşteri Deneyimi Araştırması’na göre sektörümüzde çalışanlar tarafından en çok tavsiye edilen marka olmamızın arkasında, çalışanı merkeze alan güçlü bir vizyon, uzun vadeli bir iş stratejisi ve tüm bunları mümkün kılan teknolojik bir altyapı bulunuyor. ‘Çalışanı Mutlu Eden Dünya’ misyonumuz doğrultusunda teknoloji altyapımızı sürekli geliştiriyor, operasyonlarımızı daha akıllı, çevik ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürüyoruz. Vodafone Business ile yürüttüğümüz iş birliği kapsamında faydalandığımız Red Konsol dijital altyapımızın tek ekrandan güvenli ve şeffaf biçimde yönetilmesine imkân tanıyarak artan operasyonel ihtiyaçlarımızı sağlıklı şekilde yönetmemizi destekliyor." Platform, dijital dönüşümü ölçülebilir bir faydaya dönüştürüyor Red Konsol; mobil ve fiber internet çözümlerinden sunucu yönetimine, siber güvenlik hizmetlerinden fatura ve talep yönetimine kadar tüm süreçlerin tek ekrandan kontrol edilmesini sağlayarak kurumlara hız, esneklik ve tam görünürlük kazandırıyor. Kullanıcı dostu arayüzü sayesinde IT desteği veya çağrı merkezi ihtiyacını azaltarak self-servis gücüyle işletmelerin verimliliğini artırıyor. Platform, fatura aşımı gibi beklenmeyen maliyet risklerini önceden öngörebilme yeteneği, devre hatlarının anlık takibini sağlayan altyapısı, siber güvenlik raporlamaları ve performans analizleri sayesinde şirketlerin operasyonlarını sürekli optimize etmelerine imkân veren yüksek bir şeffaflık sağlıyor. Kısacası platform, dijital dönüşümü soyut bir söylem olmaktan çıkararak işletmeler için doğrudan, ölçülebilir bir faydaya dönüştürüyor.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:45
Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitimi" gerçekleştirildi
Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitimi’nin dördüncüsü İstanbul’da gerçekleştirildi. Eğitim programı kapsamında Ticaret Bakanlığı temsilcileri tarafından; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili ikincil mevzuat çerçevesinde tüketicilerin korunmasına yönelik düzenlemeler, Reklam Kurulu’nun yapısı, işleyişi ve sosyal medya reklamlarına ilişkin yasal yükümlülükler, emsal kararlar ışığında katılımcılara aktarıldı. Ayrıca; sosyal medya etkileyicilerinin vergisel sorumlulukları, reklam etiği, kişisel verilerin korunması ve fikri mülkiyet hakları gibi önemli başlıklar detaylıca ele alındı. Kamu kurumları ile sosyal medya etkileyicilerini bir araya getiren eğitim programı ile sosyal medya etkileyicilerinin (influencer) mevzuata uyum bilincinin güçlendirilmesi, tüketicilerin dijital mecralardaki güvenliğinin artırılması ve sorumlu reklamcılık anlayışının dijital ekosistemin tamamına yayılması amaçlandığı belirtildi. Söz konusu eğitim programında, Ticaret Bakanlığı’nın paydaşı olduğu ‘Dijital Ortamda Yasa Dışı Bahisle Mücadele Eylem Planı’ kapsamında yürütülen çalışmalara özel bir bölüm ayrıldı. Sosyal medya mecralarının yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinin tanıtımında bir araç olarak kullanılmasının önlenmesi amacıyla; etkileyicilerin bu tür içeriklerin yayılmasındaki hukuki ve cezai sorumlulukları, yasa dışı bahis reklamlarının toplum sağlığı ve ekonomik düzen üzerindeki tahribatları, söz konusu içeriklere yönelik Reklam Kurulu tarafından uygulanan idari yaptırımlar, hakkında kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Bu çerçevede, sosyal medya etkileyicilerinin dijital mecralarda yasa dışı bahis ve kumarın özendirilmesine karşı sergileyecekleri tutumun, yasa dışı bahisle mücadelenin başarısında anahtar rol oynadığı vurgulandı.
15 Şubat 2026 Pazar - 17:26
Bakan Uraloğlu: "Geri ödemesiz toplam destek tutarı 14 bin liraya kadar ulaşıyor"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü (PTT) Emekli Ödeme Kampanyası kapsamında belirli şartları sağlayan emeklilere 14 bin liraya kadar geri ödemesiz nakit destek sağlandığını belirtti. Bakan Uraloğlu, PTT Emekli Ödeme Kampanyası hakkında açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, kampanyadan yararlanmak isteyen emeklilerin anlaşmalı bankada açık kredisinin bulunması ve maaşlarını 3 yıl boyunca başka bir bankaya taşımama taahhüdü vermesi gerektiğini ifade ederek, "Bu şartı sağlayan emeklilerimiz, gerçekleştirdikleri ek işlemlerle birlikte kademeli olarak nakit ödeme alabiliyor" dedi. Kampanyanın detaylarına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, sadece açık kredisi bulunan emeklilere 6 bin lira, PTTCell hat sahibi olanlara 2 bin lira, PTT üzerinden bir adet otomatik ödeme talimatı verenlere 2 bin lira ilave destek sağlandığını belirten Uraloğlu, "PTT üzerinden anlaşmalı bankada Kredili Destek Hesabı açan emeklilerimize 2 bin lira, yine PTT aracılığıyla anlaşmalı bankadan 2 bin lira tutarında repo alımı yapanlara da 2 bin lira ödeme veriliyor. Böylece geri ödemesiz toplam destek tutarı 14 bin liraya kadar ulaşıyor" ifadelerini kullandı. Başvuru sürecine de değinen Uraloğlu, kampanya başvurularının emekli müşteriler tarafından tüm PTT iş yerlerinden gerçekleştirilebileceğini ifade etti.
15 Şubat 2026 Pazar - 14:01
Çınarcık Barajı’na teknolojik takip
Kentin içme suyu güvenliğini artırmak ve su yönetiminde dijital dönüşümü güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, BUSKİ bünyesindeki SCADA Merkezi’ne Çınarcık Barajı’nı da entegre etti. Bursa’daki su kayıp kaçak oranlarını en aza indirmek için çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, vatandaşa hizmetin en iyisini sunabilme hedefiyle teknolojinin tüm imkanlarını kullanıyor. BUSKİ’ye bağlı çalışan ve bir tesise veya işletmeye ait tüm birimlerin otomatik kontrolü ve gözlenmesi sağlayan SCADA Merkezi’yle 1000’den fazla tesisi izleyip yöneten Büyükşehir Belediyesi, kentin uzun yıllar içme suyu ihtiyacını karşılayacak olan Çınarcık Barajı’nı da sisteme entegre etti. Arızalara veya sıkıntılı noktalara merkezden anında müdahale edilebilmesini sağlayan sistemle, Çınarcık Barajı’nın su seviye bilgisi ve doluluk oranı anlık olarak takip edilebiliyor.
15 Şubat 2026 Pazar - 09:12
ETÜ YÜTAM ve TÜBİTAK BİLGEM arasında ileri teknoloji iş birliği arayışı
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Yüksek Teknoloji Araştırma Merkezi (YÜTAM) ile TÜBİTAK BİLGEM arasında ileri teknoloji alanlarında iş birliği olanakları görüşüldü. Görüşmeler kapsamında, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fatih Yetim ve YÜTAM Müdürü Prof. Dr. Abdulkerim Karabulut eşliğinde YÜTAM’da incelemelerde bulunan TÜBİTAK BİLGEM Proje Yöneticisi Dr. Ömer Salihoğlu ve beraberindeki heyet ile iş birliği olanakları ve proje süreçleri değerlendirildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, iş birliğinin ileri teknoloji alanlarında üniversite-sanayi iş birliğini güçlendireceğini ve genç araştırmacılara yeni fırsatlar sunacağını ifade etti.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 15:38
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "120 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik"
Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent yerleşkesinde yapımı tamamlanan Ar-Ge 4 Binası ile GO Girişim Ofisi’nin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin Ar-Ge ve teknoloji girişimciliği vizyonunu anlatarak, milyar dolar değerlemeyi aşan Türk teknoloji girişimlerinin ekosistemdeki rolüne dikkat çekti. Kacır, "2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcorn’larımızın toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Antalya Teknokent Ar-Ge 4 Binası ve GO Girişim Ofisi Açılış Töreni’ne katıldı. Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent alanında faaliyete geçen yeni hizmet binasının açılışında konuşan Kacır, teknoloji girişimciliği ve Türkiye’nin 2030 hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Teknoloji dönüşümünün altını çizdi Açılış töreninde konuşan Bakan Kacır, insanlığın tarihindeki en hızlı dönüşüm süreçlerinden birinin yaşandığını belirterek, teknolojinin sosyal hayatı, üretim biçimlerini ve kalkınma modellerini yeniden tanımladığını söyledi. Kacır, "Özellikle yapay zekâ, büyük veri, bulut bilişim ve nesnelerin interneti gibi yenilikçi teknolojilerde inşa edilen birikim; ülkelerin büyüme ve kalkınma rotasını tayin ediyor. Bu nedenle teknoloji girişimciliğini; Türkiye Yüzyılı’nda daha müreffeh ve tam bağımsız Türkiye’nin anahtarı olarak görüyoruz" dedi. "120 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik" Son 23 yılda girişimcilik ekosistemine yönelik bütüncül bir destek altyapısı oluşturduklarını kaydeden Kacır, kamu kaynakları ve çarpan etkisine dikkat çekti. Kacır, "Fonların fonu ve eş finansman modelleriyle 4,6 milyar liralık kamu kaynağını girişimlerimize yönlendirdik. Sağladığımız finansmanın oluşturduğu çarpan etkisiyle 120 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik" dedi. "Turcorn" hedefi Türkiye’de milyar dolar değerlemeyi aşan teknoloji girişimlerinin sayısındaki artışa işaret eden Kacır, 2019’da bu ölçekte girişim bulunmadığını, bugün ise 7 unicorn seviyesine ulaşıldığını belirtti. Kacır, 2030 vizyonunu şu sözlerle açıkladı: "2019’da ülkemizde milyar dolar değerlemeyi aşmış tek bir teknoloji girişimi bulunmuyorken; bugün küresel arenada bayrak gösteren 7 unicorn’umuz, bizim özgün tabirimizle 7 Turcorn’umuz var. Bu başarı girişimcilerimizin; doğru vizyon, güçlü altyapı ve etkin finansman imkânlarıyla desteklendiğinde neleri başarabileceğinin en somut kanıtıdır. 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcorn’larımızın toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz." Teknoparkların rolü Teknoparkların Ar-Ge’den ticarileşmeye uzanan zincirin merkezinde yer aldığını vurgulayan Kacır, teknopark sayısının son 23 yılda 2’den 114’e, girişim sayısının ise 56’dan 12 binin üzerine çıktığını söyledi. Antalya’nın teknoloji girişimciliği açısından eşsiz bir potansiyel sunduğunu belirten Kacır, turizm ve tarım ölçeğinin yenilikçi teknolojiler için doğal bir test ve uygulama alanı oluşturduğunu dile getirdi. 235 milyon liralık destek Bakanlığın yaklaşık 235 milyon lira desteğiyle hayata geçirilen Ar-Ge 4 binasının 7 bin 200 metrekare kapalı alana sahip olduğunu belirten Kacır, binanın hem Türk teknoloji girişimleri hem de küresel firmalar için Ar-Ge merkezi olma vizyonuyla inşa edildiğini söyledi. Kacır, binada yer alan GO Girişim Ofisi’nin kuluçka ve kuluçka öncesi aşamadaki girişimlere mentorluk, yatırımcı buluşmaları, hızlandırma programları ile prototipleme ve test imkânları sunacağını kaydeden Kacır, binanın hem Türk teknoloji girişimleri hem de küresel firmalar için Ar-Ge merkezi olma vizyonuyla inşa edildiğini söyledi. Kacır, binada yer alan GO Girişim Ofisi’nin kuluçka ve kuluçka öncesi aşamadaki girişimlere mentorluk, yatırımcı buluşmaları, hızlandırma programları ile prototipleme ve test imkânları sunacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı kararıyla yaklaşık bin 100 dekarlık alanın Antalya Tarım Teknokenti olarak ilan edildiğini hatırlatan Kacır, bu adımın tarım teknolojilerinde dönüşümü hızlandıracağını söyledi. "Antalya’ya yıllardır çizilen bu elbise dar geliyor" Cumhurbaşkanı kararıyla yaklaşık bin 100 dekarlık alanın Antalya Tarım Teknokenti olarak ilan edildiğini hatırlatan Kacır, bu adımın tarım teknolojilerinde dönüşümü hızlandıracağını söyledi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise Antalya’nın yalnızca turizm ve tarımla anılmasının kentin potansiyelini tam olarak yansıtmadığını söyledi. Özkan, "Bugün burada, Antalya için yüreğimizde taşıdığımız güçlü inancın somut bir adım haline gelişine hep birlikte tanıklık etmenin heyecanını yaşıyoruz. Antalya denilince akla çoğu zaman oteller ve seralar geliyor. Doğru; ama eksik. Çünkü Antalya’ya yıllardır çizilen bu elbise dar geliyor. Antalya, turizmin ve tarımın başkenti olduğu gibi; bilimsel üretimin ve ileri teknolojinin de başkenti olmalı" şeklinde konuştu. Göreve geldikleri ilk günden itibaren Antalya Teknokent’i stratejik bir merkez olarak konumlandırdıklarını belirten Özkan, teknokentin şehirdeki teknoloji ve girişimcilik ekosisteminin lokomotifi olması gerektiğini vurguladı. Antalya Teknokent’in Türkiye’deki Teknoloji Geliştirme Bölgeleri arasındaki konumuna dikkat çeken Özkan, ulaşılan kapasiteyi şu sözlerle değerlendirdi: "Bugün Türkiye’deki 114 Teknoloji Geliştirme Bölgesi arasında en büyük 6’ncı teknokente sahibiz. İstanbul ve Ankara’dan sonra, Anadolu’nun tartışmasız lideriyiz." Prof. Dr. Özkan, Antalya Teknokent’in büyüme sürecine değinerek şöyle devam etti: "Dört yıl önce Ar-Ge 5 Binamız ve TUSAŞ Milli Muharip Uçak Ar-Ge Ofisi’nin açılışını gerçekleştirmiştik. Bugün de Ar-Ge 4 Binamızı ve GO Girişim Ofisimizi hizmete alıyoruz. Bu yatırım "Biz yaparız" diyen bir ülkenin, "en iyisini hedefleriz" diyen bir milletin kendine güvenidir. Açılışını yaptığımız Ar-Ge 4 Binamız, toplam 7 bin 189 metrekarelik modern ve teknolojik altyapısıyla; girişimcilerin ve teknoloji firmalarının fikirlerini prototipe dönüştürebileceği, yenilikçi projelerini geliştirebileceği ve uluslararası pazarlara taşıyabileceği bir merkez olarak tasarlandı. Aynı zamanda Antalya’nın inovasyon merkezi olma iddiasını büyüten; genç girişimciler için cazibe oluşturan; küresel ölçekte firmaların operasyonlarını yürütebileceği stratejik bir kapasiteyi de temsil ediyor. Burada girişimcilerimize modern bir çalışma zemini sunuyoruz. Mentörlük, sektör rehberliği, eğitim ve hızlandırma programlarıyla fikirler hızla olgunlaşıyor; girişimler güçlü iş birliklerine ve ulusal-uluslararası ağlara açılıyor. Kısaca Antalya’dan dünyaya uzanan sürdürülebilir bir girişim ekosistemi sunuyor." Açılış törenine, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, AK Parti Antalya Milletvekilleri, Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 15:33
Yat turisti 10 kat daha fazla harcıyor
Kitle turizmine kıyasla, yat turizmiyle gelen turistlerin harcamaları 8-10 kat daha fazla oluyor. Yat ve tekne sektörü temsilcileri İstanbul’da 21-28 Şubat tarihlerinde bir araya gelecek. Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği Başkanı Murat Bekiroğlu, 500’ün üzerinde marka, 500’den fazla tekne ve 200’ü aşkın katılımcının İstanbul’da ağırlanacağını belirterek, "Tekneye dair her şeyin bir arada bulunacağı, sezon öncesi ihtiyaçların karşılanıp insanların hayallerindeki tekneyi alabileceği büyük bir buluşma gerçekleşecek. Hem deniz fuarımızı orada düzenliyoruz hem de kara fuarında teknelerin transfer işlemlerini birlikte gerçekleştiriyoruz. Yerli üreticilere ciddi imtiyazlar sunduk. Amacımız, sektörümüzün sesini duyurmak ve deniz severlere coşkulu bir hafta yaşatmak" dedi. Bekiroğlu, "2025 yılına ait verilere göre, toplam ihracat 2 milyar doların üzerinde gerçekleşti. Bu rakam, tekne refit hizmetleri ve bakım-onarım çalışmalarını kapsayan ‘refit’ projelerinden elde edilen gelirle desteklendi. 2025 yılında yapılan refit işlemleri yaklaşık 2 milyar dolara ulaşırken, Avrupa pazarında, en büyük rakipler Polonya ve Norveç olarak öne çıkıyor. Türkiye, yat sektöründe Avrupa’da önemli bir oyuncu. Türkiye’deki marina yetersizliği, özellikle yat turizminin gelişimi açısından engel. Marina yatırımları, ülke ekonomisine hem doğrudan hem de dolaylı olarak ciddi katkılar sağlıyor. Orta ölçekli bir marina yatırımının maliyeti 100 milyon doların üzerinde ve bu yatırımlar büyük altyapı çalışmaları gerektiriyor. Kitle turizmine kıyasla, yat turizmiyle gelen turistlerin harcamaları 8-10 kat daha fazla oluyor. Mega yatlarla gelen turistlerin harcamaları ise çok daha yüksek. Ayrıca, uygun marina fiyatları ve altyapı ile yatçılar, Türkiye’de kış aylarını geçirebilir, bu da bakım-onarım işlerinin artmasına ve yerli ekonominin farklı sektörlerinde olumlu etkiler oluşturmasına imkan tanıyor. Türkiye’deki marinalarda yapılan yatırımlar, tüm ekonomi ekosistemine dokunarak berber, manav ve kasap gibi sektörel alanlara kadar yayılıyor" dedi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 13:02
Kar ve buzlanmaya karşı ısınabilen beton
İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk, kış aylarında ulaşımı olumsuz etkileyen kar ve buzlanmaya karşı "Isınabilen Beton" projesini geliştirdi. Projeyle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kazım Türk, Türkiye’nin büyük bir bölümünde kış şartlarının ağır geçtiğini söyledi. Açıklamasında Türk, "Sahil şehirleri dışında İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz’in önemli bir kısmı soğuk iklim şartlarına sahip. Dolayısıyla kışın kar ve buzlanma hem karayolu hem de hava yolu ulaşımını ciddi şekilde aksatıyor." dedi. "Akıllı sensörlerle kar yere düşmeden eriyecek" Geliştirilen sistemin meteorolojik verileri anlık takip eden bir otomasyonla çalışarak buzlanmayı oluşmadan engellediğini ifade eden Türk, sistemin çalışma prensibini açıkladı. Türk, "Sistem şehir şebekesi elektriğiyle çalışıyor. Bir trafo ve PLC kontrol mekanizmamız var. Meteorolojik verileri takip ediyoruz. Hava sıcaklığı sıfırın altına düştüğünde sistem devreye girerek yüzeyi ısıtıyor. Kar yağmadan yüzey ısınmış oluyor; kar yağsa bile düştüğü anda eriyor" ifadelerini kullandı. "Geleneksel yöntemlerin çevresel ve ekonomik zararları önlenecek" Laboratuvar ortamında yapılan testlerde kar eritme işleminin başarıyla gerçekleştiği, sistemin 1x2,5 metre boyutlarındaki plaklarda sorunsuz çalıştığı söyleyen Türk, projenin çevresel etkileri ve ekonomik kayıpları minimize etmesine dikkat çekti. Geleneksel yöntemlerin zararlarına değinen Türk, "Bu makineler fosil yakıt kullanıyor ve karbon salınımına neden oluyor. Kimyasal çözücüler ise hem kaplamaya zarar veriyor hem de tarım arazilerinin verimliliğini azaltabiliyor." dedi. Özellikle havacılık sektöründeki yüksek maliyetlere vurgu yapan Türk, "Amerika’da yapılan bir çalışmada rötar yapan bir uçağın dakikadaki maliyetinin 3 bin - 3 bin 500 Türk Lirası civarında olduğu belirtiliyor." diyerek akıllı betonun ekonomik getirisini ortaya koydu. Yüksek dayanımlı üç katmanlı teknoloji Sistemin teknik yapısı hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Türk, "5 santimetre yüksek dayanımlı temel beton tabakası var. Onun üzerinde 7,5 santimetre kalınlığında ısınabilen beton bulunuyor. En üstte ise elektrik güvenliğini sağlayan koruyucu bir tabaka yer alıyor." açıklamasında bulundu. Betonun dayanıklılığına da dikkat çeken Türk "Bu beton yalnızca ısınabilen bir beton değil, aynı zamanda dayanımı yüksek bir beton. Standart C25-C30 betonlara karşılık C50-C60 dayanım seviyelerine ulaşabiliyoruz. İçerdiği lifler sayesinde eğilme ve çarpma dayanımı da yüksek" dedi. Hedef: Havalimanı pistleri ve kritik kavşaklar Patentini projenin başlangıcından önce aldıklarını belirten Prof. Dr. Türk, "Betonun elektriksel iletkenliğini ölçerken ısınma özelliğini fark ettik ve patent başvurusunda bulunduk." diyerek sürecin bilimsel arka planını paylaştı. Gelecekteki uygulama alanlarına ilişkin ise "Öncelikli hedefimiz havaalanı pistleri. Ayrıca trafik kazalarının yoğun olduğu kavşaklar, viyadükler ve tünel girişlerinde de kullanılabilir." diyen Türk, sistemi yakında kampüs içinde aktif trafiğin bulunduğu bir noktada test etmeyi hedeflediklerini belirtti.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 10:03
Lise öğrencilerinden "Akıllı Turizm Bilekliği": Otellerde kişiye özel hizmet sağlayacak
Samsun Bafra Bilim ve Sanat Merkezi öğrencilerinin geliştirdiği IoT tabanlı "Akıllı Turizm Bilekliği", konum bazlı bildirim, yetkisiz erişime karşı güvenlik ve otel içi kişiselleştirilmiş hizmet sunumu sağlayarak konaklama sektörüne entegre bir dijital çözüm öneriyor. Bafra Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri, TÜBİTAK tarafından düzenlenen 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Samsun Bölge Finali’nde önemli bir başarıya imza attı. Kurum öğrencileri, danışman öğretmen Orhan Gazi Demirci rehberliğinde hazırladıkları "Akıllı Turizm Bilekliği: Otel Hizmetlerinde IoT Tabanlı Kişiselleştirilmiş Bildirim ve Güvenlik" adlı proje ile Teknolojik Tasarım alanında Samsun bölge birincisi oldu. "Otel içi hizmetlerin kişileştirilmesi sağlanacak" Giyilebilir teknolojiler tematik kategorisinde değerlendirilen projede, konaklama sektöründe güvenlik ve hizmet kalitesini artırmayı hedefleyen nesnelerin interneti (IoT) tabanlı akıllı bir bileklik sistemi tasarlandı. Sistem sayesinde kullanıcıların konum bilgisine dayalı bildirimler alması, yetkisiz erişimlerin önlenmesi ve otel içi hizmetlerin kişiselleştirilmesi amaçlandı. Projeyi hazırlayan öğrenciler Emre Berkay Özcan ve İper Bade Fırtına, araştırma sürecinde yazılım, elektronik ve tasarım disiplinlerini bir arada kullanarak özgün bir çözüm geliştirdi. Öğrenciler, ortaya koydukları prototip ile gerçek yaşam problemlerine uygulanabilir teknolojik çözümler üretmenin mümkün olduğunu gösterdi. Bafra Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Mustafa Yavuz, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı açıklamada, öğrencilerin yalnızca teorik bilgi değil; problem çözme, araştırma ve üretim becerilerini de geliştirdiğini belirterek, "Bilimsel düşünmeyi hayatın içine taşıyan bu tür çalışmalar öğrencilerimizin özgüvenini artırıyor. Bölge birinciliği bizler için bir sonuçtan çok, doğru eğitim yaklaşımının göstergesidir" dedi. Başarıda emeği geçen öğrenci ve öğretmenleri tebrik eden Yavuz, bilimsel proje çalışmalarına kurum olarak destek vermeye devam edeceklerini kaydetti.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 08:43
Tarihi konakta Ramazan öncesi "Zekat" buluşması
Erzurum İl Müftülüğü, on bir ayın sultanı Ramazan ayı öncesinde, tarihi Müceldili Konağı’nda anlamlı bir buluşmaya imza attı. Erzurum protokolü, iş dünyası ve esnafın yoğun katılım gösterdiği toplantının ana gündem maddesi "Zekat ve Toplumsal Dayanışma" oldu. Toplantıya Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, İl Müftüsü Yaşar Çapçı, Diyanet İşleri Başkanlığı İrşad Hizmetleri Daire Başkanı Ahmet Ünal, Erzurum Müsiad Başkanı Abdülkerim Kavaz, İl Müftü Yardımcıları Dr. Sebahattin Erdoğan ve İsmail Yılmaz, ilçe müftüleri ve çok sayıda Erzurum’lu esnaf katıldı. Toplantıda yapılan konuşmalarda zekat ibadetinin toplumsal adaleti sağlamadaki rolü ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) bu konudaki profesyonel çalışmaları ön plana çıktı. İl Müftüsü Yaşar Çapçı, Ramazan ayının yardımlaşma ruhuna vurgu yaparak, zekatın doğru yerlere ulaştırılmasının dini ve vicdani sorumluluğunu hatırlattı. Zekat ve sadaka dağıtımı için iş birliği İrşad Hizmetleri Daire Başkanı Ahmet Ünal, TDV’nin hem yurt içinde hem yurt dışında yürüttüğü insani yardım faaliyetleri ve zekat organizasyonları hakkında detaylı bir sunum gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise, Erzurum’un hayırseverlik kültürüne dikkat çekerek, belediye ve müftülük iş birliğiyle ihtiyaç sahiplerine ulaşmanın önemini belirtti. Toplantının ilerleyen bölümlerinde, Türkiye Diyanet Vakfı’nın şeffaflık ilkesiyle yürüttüğü emanet bilinci anlatılırken, esnafın zekat ve sadakalarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmada izlenecek teknolojik ve kurumsal kanallar hakkında bilgi verildi.
13 Şubat 2026 Cuma - 17:19
"Siber Vatan Programı 2026" eğitimi düzenlendi
Türkiye’nin siber güvenlik alanındaki insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla yürütülen "Türkiye Siber Vatan Programı 2026" eğitimi, yaklaşık 40 üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleşti. Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda 81 ilde uygulanan Siber Vatan Programı çerçevesinde, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi ev sahipliğinde önemli bir eğitim faaliyeti düzenlendi. Trakya Kalkınma Ajansı ile üniversite iş birliğinde organize edilen program, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nda gerçekleştirildi. Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda siber güvenlik alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesini hedefleyen program kapsamında düzenlenen eğitimlere öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu laboratuvarlarında yapılan çalışmalara yaklaşık 40 öğrenci katıldı. Trakya Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle yürütülen eğitimlerde öğrencilere siber güvenliğin temelleri, ağ güvenliği, siber tehdit istihbaratı ve zararlı yazılım analizi gibi kritik başlıklarda teknik bilgiler aktarıldı. Teorik anlatımların yanı sıra senaryo bazlı uygulamalarla öğrencilerin siber olaylara müdahale kabiliyetlerinin geliştirilmesi sağlandı. Program ile Türkiye’nin dijital sınırlarını koruyacak uzmanların yetiştirilmesi ve eğitim sürecini başarıyla tamamlayan öğrencilerin siber güvenlik ekosisteminde staj ile istihdam imkanlarıyla buluşturulması hedefleniyor. Yetkililer, üniversite ile Trakya Kalkınma Ajansı arasındaki iş birliğinin önümüzdeki süreçte de artarak devam edeceğini ifade etti.
13 Şubat 2026 Cuma - 16:17
Yeni nesil girişim ofisi Kovan yola çıktı
YTÜ Yıldız Teknopark ve Kovan A.Ş iş birliği ile Dünya Ticaret Merkezi’nde hayata geçirilecek Kovan Girişim Ofisi kamuoyuna duyuruldu. Türkiye’de ilk kez yatırım odaklı ve sermayeden şirketleşmeye kadar girişimcilere destek verecek olan Kovan ‘Yeni nesil girişim ofisi’ sloganıyla yola çıktı. Model girişimcilerin en büyük sorunu olan pazara çıkma, yatırımcı bulma ve küresele açılma gibi süreçlere 360 derece anlayışıyla destek olacak.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder