TEKNOLOJİ
Bakan Uraloğlu: "TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık" 21 Nisan 2026 Salı - 11:47:17 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 21 Nisan 2025’te ‘"TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık" dedi. Bakan Uraloğlu, 21 Nisan 2025’te ‘Uzay Vatan’da görevine başlayan TÜRKSAT 6A’ya ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen törenle resmen hizmete alınan uydunun 42 derece doğu yörüngesindeki görevine başarıyla devam ettiğini kaydetti. Uraloğlu, "Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranı ile ürettiğimiz TÜRKSAT 6A geniş kapsama alanıyla ülkemizin uzay ve haberleşme kapasitesi için önemli bir kilometre taşı oldu" ifadesini kullandı. "TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık" TÜRKSAT 6A için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığındaki çalışmaların 15 Aralık 2014’te başladığını ve yaklaşık 10 yıl sürdüğünü belirten Uraloğlu, 21 Mayıs 2015’te TÜRKSAT ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) iş birliğiyle TUSAŞ tesislerinde kurulan Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezinin (USET) açılmasıyla çalışmalara başlandığını hatırlattı. TÜRKSAT 6A Projesi kapsamında yerlilik ve milliğe verdikleri önemi vurgulayan Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi: "Yüzde 80’inin üzerinde yerlilik oranına ulaştırdığımız uydumuz için 84 yerli ve milli uydu ekipmanın üretimi yapıldı. TÜBİTAK UZAY, ASELSAN, CTech ve TUSAŞ’ın ürettiği bileşenler test edilip uyduya entegre edildi. Tüm testleri başarıyla geçen uydumuzu, ABD’nin Florida Eyaleti’ndeki Cape Canaveral Uzay Üssü’ndeki Space X tesislerinden 9 Temmuz 2024’te uzaya fırlattık. 28 Aralık 2024’te ise nihai görev yörüngesi olan 42 derece doğu boylamına ulaşan uydumuzun ilk test yayınını da 17 Şubat 2025’te gerçekleştirdik. Böylece TÜRKSAT 6A ile ülkemizi haberleşme uydusu tasarlayıp üretebilen dünyadaki 11 ülke arasına taşıdık." "TÜRKSAT 6 aktif uyduyla, dünya uydu operatörleri arasında yer alıyor" Uraloğlu, Türkiye’nin uydu serüveninin 1994’te TÜRKSAT 1B uydusuyla başladığını belirterek "Bugün TÜRKSAT; 31, 42 ve 50 derece yörüngelerindeki 6 aktif uyduyla, dünya uydu operatörleri arasında yer alıyor. Jeosenkron yörüngede görev yapan TÜRKSAT 6A, başta televizyon yayıncılığı olmak üzere acil durum haberleşmesi gibi kritik hizmetleri geniş bir coğrafyada sunuyor. TÜRKSAT 6A sayesinde televizyon yayını yapan uydular yedeklenebilir hale gelirken, TÜRKSAT’ın sunduğu hizmet kapasitesi de arttı" diye konuştu. TÜRKSAT 6A ile aynı zamanda hizmet ihraç ettiklerini de söyleyen Uraloğlu, Dubai’de düzenlenen Orta Doğu’nun en büyük yayıncılık fuarı CABSAT 2025’te TÜRKSAT 6A üzerinden verilecek hizmetler için ilk ihracatın gerçekleştirdiklerini de hatırlattı. Bakan Uraloğlu, "TÜRKSAT ile Dubai merkezli firma arasında imzalanan sözleşme kapsamında yapılan kapasite satışıyla TÜRKSAT, ilk kez Hindistan’ın doğusunda hizmet vermeye başladı" açıklamasında bulundu. "TÜRKSAT uydularımız artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ediyor" TÜRKSAT 6A ile birlikte Türkiye’nin kapsama alanını dünyanın en uzak noktalarına taşıdıklarını dile getiren Uraloğlu, şöyle devam etti: "Uzay vatanımızdaki egemenliğimizi, teknoloji ihraç eden kabiliyetimizle birleştirdik. Bugün TÜRKSAT, sadece bir uydu operatörü değil, yurt dışında tercih edilen ve güven duyulan bir teknoloji markası hâline geldi. Pakistan, Hindistan, Nepal, Bangladeş, Myanmar, Tayland, Malezya ve Endonezya ile Sri Lanka’nın önde gelen platformu Freesat Lanka’nın 50 kanalını TÜRKSAT 6A’nın hizmet kapsamına dahil ettik. TÜRKSAT uydularımız artık 110’u aşkın ülkede 5,5 milyar nüfusa hitap ediyor" şeklinde konuştu. TÜRKSAT uyduları 2025’te yayıncılık rekoru kırdı TÜRKSAT uyduları üzerinden yayın yapan toplam TV kanal sayısının da 532’ye ulaşarak son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktığını kaydeden Uraloğlu, "TÜRKSAT 6A uydusunun hizmete girmesiyle sağlanan Güney Asya açılımı, TÜRKSAT’ın küresel yayıncılık pazarındaki büyüme ivmesini tarihi bir rekora taşırken, TÜRKSAT uyduları üzerinden yayın yapan kanal sayısı sadece bir yılda yüzde 20’lik artış yakaladı. Yurtdışı merkezli kanal sayısındaki artış ise beş yılda yüzde 50 gibi rekor düzeyde oldu" ifadelerinde bulundu. 2020 yılı sonunda 114 olan yabancı menşeli kanal sayısının da 2025 yılı sonu itibariyle 171’e yükseldiğini de kaydeden Uraloğlu, söz konusu artışla birlikte Türkiye’nin uydu hizmetleri ihracat hacminin de rekor düzeye taşındığını belirtti. "2029’da hizmete almayı planladığımız 7A uydusu Türkiye’nin dijital gelecek vizyonunun taşıyıcısı olacaktır" Uraloğlu, TÜRKSAT’ın uzaydaki haberleşme kapasitesini artırma hedefi kapsamında TÜRKSAT 7A’ya ilişkin finansman desteğini kapsayan protokolün, TÜRKSAT ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı arasında 19 Haziran 2025’te imzalandığını hatırlattı. Uraloğlu, protokol ile TÜRKSAT 7A’nın yapım sürecine yönelik olarak Bakanlık tarafından sağlanacak desteğin çerçevesinin belirlendiğini ifade etti. TÜRKSAT 7A projesinin, 42 derece Doğu yörüngesinde görev yapan TÜRKSAT 3A uydusunun tasarım ömrünün sona yaklaşması nedeniyle başladığını belirten Uraloğlu, "2029 yılında hizmete almayı planladığımız bu uydumuz daha yüksek veri kapasitesi, daha güçlü kapsama alanı ve esnek kaynak yönetim kabiliyetiyle, 7A uydusu Türkiye’nin dijital gelecek vizyonunun taşıyıcısı olacaktır. Hizmete alındıktan sonra ülkemizin uzaydaki bağımsızlığının güçlü bir simgesi olarak varlığını sürdürecektir" açıklamasında bulundu.
21 Nisan 2026 Salı - 10:14 Düzce’de liseli gençlere Siber Güvenlik eğitimi Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, 7’den 70’e Düzcelileri bilimle buluşturma çalışmalarının yanı sıra sosyal farkındalık söyleşileri ile özellikle gençlerin bilinçlenmesi için faaliyetler gerçekleştiriyor. Merkez, son olarak ‘Siber Güvenlik ve Siber Suçlarla Mücadele’ söyleşini öğrencilerle buluşturdu. Düzce Belediyesi Bilim Merkezi, günümüz toplumunda önemli bir konu olan ‘Siber Güvenlik’ konusunda İl Emniyet Müdürlüğü Siber Güvenlik Şube personellerinin desteği ile hazırlanan farkındalık eğitimini gençlerle buluşturdu. Söyleşi etkinliği öncesinde Bilim Merkezi içerisinde yer alan konsept sergi alanını gezen Düzce Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, temel bilimler, uzay ve havacılık konulu bilimsel düzeneklerin yer aldığı sergiyi ilgi ve meraklı gözlerle takip ederken daha sonra ise Siber Polisler tarafından gerçekleştirilen söyleşiye katıldı. Siber güvenlik, siber suçla mücadele ve sosyal medya bağımlılığı ile ilgili videolu sunum konuları ile başlayan söyleşi, daha sonra siber polisler tarafından sözlü değerlendirmeler ile siber dünyada nelerin yapılması veya yapılmaması, nasıl hareket edilmesi gerektiğine yönelik bilgilendirmelerle devam etti. Söyleşi program sonrasında öğrenciler Bilim Merkezi içindeki atölyeleri İnceleyerek, uygulamalı etkinliklere katılım sağladı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:47 Malatya Teknokent kapasitesini büyütüyor İnönü Üniversitesi bünyesinde bulunan Malatya Teknokent’in ek AR-GE binasının temel atma töreni gerçekleştirildi. Törene Malatya Valisi Seddar Yavuz, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Mehmet Beytur ve çok sayıda protokol üyesi katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenin açılış konuşmasını yapan Malatya Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, Teknokentin güçlü bir alt yapıya sahip olduğunu söyledi. Doç. Dr. Yılmaz, firma sayısının 100’ü geçtiğini belirterek, "Teknokentimiz bugün itibariyle 14 yılını geride bıraktı. Bundan sonraki dönemde de kaldığı yerden daha da güçlenerek yeni yapılarıyla, verimli, nitelikli AR-GE çalışmaları geliştirerek yoluna devam edecek. Şu an Teknokentimizde 88 firma faaliyet göstermekte ve bunlardan 24’ü akademisyen firmasıdır. Bugüne kadar AR-GE projesini gerçekleştiren sayısı bin 39 olmuş durumda ki bu bölgemiz için önemli bir rakamdır. 21 firmamız ise sıra beklemektedir. Bugün temelini attığımız 42 ofislik yeni binamızla beraber proje ve firma sayımızı 100’ün üzerine taşımış olacağız" dedi. "Türkiye’nin küresel rekabet gücünü her geçen gün daha da arttıracağına inanıyoruz" İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ise bilginin ekonomik değere dönüşmesi gerektiğini söyledi. Rektör Akpolat, "İçinde bulunduğumuz çağ artık sadece bilgiye sahip olanların değil, bilgiyi üreten, dönüştüren ve ticarileştirenlerin öne çıktığı bir çağ hüviyetindedir. Türkiye’de bugün 114 teknokentimiz var ve bu sayıların mutlaka artması gerektiğine inanıyoruz. Yazılımdan savunma sanayine, biyoteknolojiden yapay zekâya kadar geniş bir yelpazede geliştirilen bu çalışmaların Türkiye’nin küresel rekabet gücünü her geçen gün daha da arttıracağına inanıyoruz. Biz biliyoruz ki güçlü üniversiteler olmadan güçlü teknokentler olamaz aynı şekilde güçlü teknokentler olmadan da sürdürülebilir bir ekonomi söz konusu olamaz. Bu Teknokentin sadece kendi ülkemiz için değil, tüm insanlık için bir katma değer üreteceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. Törende selamlama konuşması yapan Vali Seddar Yavuz da, "Eğer biz hür ve bağımsız, başımız dik bu topraklarda yaşamak istiyorsak bilim, sanayi ve teknoloji yolculuğunda bilgi üreten hale gelmek durumundayız. Başkasının ürettiği sembol, fikir ve teknolojiyi kullananlar özgün olamaz ve öz benliklerini de koruyamazlar. Malatya’yı ‘Doğu’nun incisi cazibe merkezi ve bilim şehri’ olarak tanımlıyoruz. Bu tanımlamanın gerçekleşebilmesi için şehri yeniden imar ve inşa ederken güçlü bir üniversite, güçlü bir teknopark ve altyapısına sahip olmamız gerekir" diye konuştu
20 Nisan 2026 Pazartesi - 12:11 Yüksek hızda internete yüksek güvenlik Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, 5G teknolojisi ile birlikte birçok akıllı cihazın yüksek internet hızıyla çalışacağını söyleyerek, "Hızlı internette siber saldırılar da hızlı olacağı için güvenlik önlemleri üst düzeye çıkarılmalı" dedi. 5G teknolojisi ile yüksek hızlı interneti eşyaların da kullanabileceğini söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Aslında 5G’ye geçilmesiyle birlikte büyük bir heyecan oluştu ama tabii ki bu konuda da birçok konuda olduğu gibi yanlış bilgiler de verildi. 5G sadece internetin hızlı kullanılması ya da sadece videonun daha hızlı izlenmesi değil, IOT dediğimiz Internet Of Things, yani nesnelerin interneti alanında daha iyi çalışmalar yapılması için gerekli altyapının adı diyebiliriz. Aslında şöyle bu konuyu açabiliriz. Örnek veriyorum bir ameliyat yapılacak. Uzaktan robotlarla bir ameliyat yapmak istiyorsunuz. Burada daha hızlı internete ihtiyacınız var. Ya da bir şehrin, bir ülkenin trafiğini düzenleyeceksiniz. Burada daha hızlı internete ihtiyacınız var. Çünkü tüm cihazlar birbiriyle haberleşmeye başlıyor ve haliyle de daha hızlı haberleşmeye ihtiyaç oluyor. Öyle olduğu için de işte buralarda 5G’ye çok büyük ihtiyaç duyuyoruz. 5G hayatımızı kolaylaştırıcı bir unsur olarak aslında karşımıza çıkmış durumda. Dediğim gibi, artık sadece internet kullanıcısı deyince aklımıza insanlar gelmiyor, cihazlar da geliyor ve şu anda milyarlarca cihaz internete bağlanır durumda. Buna çamaşır makinesi, buzdolabı, televizyon, dediğim gibi aklınıza gelebilecek tüm o robotik cihazları sayabiliriz. Bu şekilde binlerce, milyonlarca, milyarlarca cihaz artık internete bağlı ve bunun da daha büyük hıza ihtiyacı var. Aynı şekilde bizim internetin akıcı olması gereken yerlerde örnek veriyorum, eskiden canlı yayın dediğimizde bile bir maç yapılırken golü biz herhalde 3-5 saniye ya da 10 saniye sonra görüyorduk. Orada bile canlı dediğimiz yayın canlı olmuyordu ama artık 5G teknolojisiyle ya da buna benzer yeni teknolojilerle artık canlı olarak ameliyat yapıldığı gibi canlı olarak da yine bu işlemleri takip edebiliyoruz" dedi. Topuzoğlu, yüksek hızda internetle birlikte siber saldırıların da hızlı olacağını ve yüksek güvenlik önlemlerinin de alınması gerektiğini söyleyerek, "Aslında tabii ki internette olduğu gibi çok ciddi bir şekilde manyetik alan oluşmakta. Bu manyetik alan da insan üzerinde hem fizyolojik hem sosyolojik, hatta psikolojik şekilde de etkiler bırakmakta. Bundan dolayı bizim teknolojiyi kullanırken daha dikkatli olmamız gerekiyor. Örnek veriyorum, çocuğumuzun eline tablet verip çekilmek yerine belki tableti bir noktaya koyup masadan izlemesini sağlamak gibi ya da belki de böyle bir alışkanlık edindik, telefon hep yastığımızın altında ya da yatarken dahi yanımızda. Bunu yapmayıp daha dikkatli olmamız, işte modemi evin içerisinde her an yaşadığımız bir alanda değil de biraz daha uç köşeye koymamız bile bir önlem olarak karşımıza çıkabilir. Bir de işin güvenlik boyutu var. Güvenlik anlamında da zafiyetler de daha çok artmış durumda. Hacker dediğimiz interneti ele geçiren ya da işte birtakım şifrelerinizi, serverlarınızı ele geçiren insanlar da şifre bulma işlemini ya da bu saldırıları daha hızlı yapabilecekleri için de buradaki güvenlik adımlarının daha güçlü hale getirilmesi ve güvenlik kurallarının, protokollerinin de artık bir kural haline gelmesi, bir standart haline gelmesi de gerekmekte. Hızlı internet yüksek güvenlik gerektirir diyebiliriz. Çünkü artık dediğim gibi daha fazla önlem alınması gereken, daha dikkatli olmamız gereken bir döneme de girmiş durumdayız" ifadelerini kullandı.