TEKNOLOJİ
Selçuk Bayraktar: "Yapay zeka, ’öfke, hedonizm ve korku’ temelli içerikleri optimize ediyor" 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:47:23 Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, SAHA 2026 kapsamında düzenlenen programda katılımcılara hitap etti. Bayraktar, "Bugün herhangi bir sosyal medya veya video platformunun temel algoritması, size ’doğruyu’ veya ’faydalıyı’ göstermek üzerine tasarlanmamıştır. Arka planda çalışan yapay zekâ, nörolojik zaaflarımızı analiz ederek dopamin salgımızı tetikleyecek, bizi o ekranda 10 saniye daha fazla tutacak ’öfke, hedonizm ve korku’ temelli içerikleri optimize ediyor" dedi. SAHA 2026’da savunma sanayii, teknoloji ve milli üretim konularının ele alındığı programda konuşan Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji alanındaki çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programa çok sayıda sektör temsilcisi, davetli ve katılımcı da ilgi gösterdi. Sadece metalin ve yazılımın sergilendiği bir fuarda olmadıklarını dile getiren Bayraktar, "21. yüzyılın en keskin teknolojik ve ahlaki yol ayrımında, ’insan’ kalmanın ve insanlık onuruyla hür bir şekilde var olmanın yol haritasını konuşmak üzere bir araya geldik. Bundan yaklaşık 30 yıl önce insanlığa bir ’teknoloji ütopyası’ satıldı. İnternetin sınırları kaldıracağı, bilginin serbest dolaşımının dünyayı eşitleyeceği ve sivil teknolojilerin küresel barışı getireceği söylendi. Oysa bugün görüyoruz ki bağımsızlığımızı tehdit eden en büyük unsur, sınırlarımıza yığılan konvansiyonel ordular değil. Tedarik zincirlerimize, veri merkezlerimize ve doğrudan cebimizdeki cihazlara sızan ’teknokapitalist küresel tahakkümdür.’ Bu tahakküm, geçmişin diktatörlükleri gibi kaba kuvvetle de gelmiyor. Milyarlarca insanı uyuşturucu gibi müptela kılan bir sistemle, ’gönüllü bir esaret’ olarak hayatımıza giriyor" dedi. "Bugün herhangi bir sosyal medya veya video platformunun temel algoritması, size ’doğruyu’ veya ’faydalıyı’ göstermek üzerine tasarlanmamıştır" diyen Bayraktar, "Arka planda çalışan yapay zekâ, nörolojik zaaflarımızı analiz ederek dopamin salgımızı tetikleyecek, bizi o ekranda 10 saniye daha fazla tutacak ’öfke, hedonizm ve korku’ temelli içerikleri optimize ediyor. Baktıkça ağına daha fazla çekiyor, içine çekildikçe daha fazla bakıyorsunuz. Girişim ekosisteminin dünyaya dayattığı ilk cümle hep ’maddi varlığını arttır’ oldu. Medeniyetimizden aldığımız ilhamla, bizce insanın ilk gayesi insanlığa fayda sağlamak olmalıdır" şeklinde konuştu. "Verilerin tekelleşmesine, tek elde toplanmasına asla izin verilmemeli" Yeni çağda insan ile makine arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığını söyleyen Bayraktar, "Sadece makinelerin insanı taklit etmesinden bahsetmiyorum, insanların hızla makineleştiği karanlık bir çağa doğru yol alıyoruz. Bizim yapmamız gereken, İHA ve SİHA serüvenimizde yaptığımız gibi bugüne değil geleceğe odaklanıp, başkalarının belirlediği kuralları takip etmek yerine paradigma dönüşümü oluşturarak yepyeni bir kırılım yakalamaktır. Verilerin tekelleşmesine, tek elde toplanmasına asla izin verilmemeli. Verilerimizi küresel dev tekellerin sunucularına teslim etmek yerine, Federe Öğrenme mimarilerini hayata geçirmeliyiz" ifadelerini kullandı. "’Teknolojik Dayanışma İttifakı’ kurmalıyız" "Yapay zekadan ileri çip teknolojilerine, kuantum bilgi işlemden robotik otomasyona uzanan bu yolda; devasa, merkezcil bir bulut yapısına ihtiyaç duymadan, doğrudan cihaz üzerinde çalışan Uç Bilişim (Edge AI) modellerini geliştirmeliyiz" diyen Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: "Bu geliştirdiğimiz yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak sarsılmaz bir ’Teknolojik Dayanışma İttifakı’ kurmalıyız. Tekellerin dev veri merkezlerine mahkûm olmadan, gücümüzü birleştirmek zorundayız. Bugün bu fuar alanında gördüğünüz; yeni nesil yapay zekâ sistemlerimiz, doğadaki kuş sürüleri gibi birbiriyle haberleşen otonom sürülerimiz ve dünya harp doktrinini yeniden yazan tüm çalışmalarımız, son 8 yılda yetişen TEKNOFEST kuşağının imzasını taşımaktadır. Burada sergilenen her bir eser, sadece birer mühendislik başarısı değil; gökyüzünde, yeryüzünde ve dijital dünyada ’hür ve özgün’ var oluşumuzun perçinlenmiş mühürleridir. Organizasyonu hayata geçiren SAHA İstanbul ailesine, gece gündüz demeden ter döken mühendislerimize, teknisyenlerimize ve savunma sanayimizin tüm kahramanlarına yürekten teşekkür ediyorum. Yolumuz açık, geleceğimiz hür olsun."
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:37 Türkiye’nin genç oyun geliştiricileri KBÜ’de buluştu Karabük Üniversitesi (KBÜ) bünyesinde gerçekleştirilen KBÜ GameJam 2026 Bahar etkinliği, gençleri oyun geliştirme alanında bir araya getirdi. Karabük Üniversitesi’nde düzenlenen KBÜ GameJam 2026 Bahar etkinliğinde, 48 saatlik oyun geliştirme maratonu düzenlendi. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında hayata geçirilen organizasyon, Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nde düzenlendi. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden katılan ekipler, "Ahenk" temasıyla geliştirdikleri projelerle maratonda yer aldı. Danışmanlığını KBÜ Grafik Tasarımı Bölümü Araştırma Görevlisi Hilal Sansar’ın yaptığı Dijital Kültür ve Kurgusal Evrenler Kulübü tarafından organize edilen etkinliğe, Türkiye genelinden 19 farklı takım katıldı. Marmara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi ve Bülent Ecevit Üniversitesi başta olmak üzere birçok üniversiteden öğrenciler, oyun üretim sürecinde yer almak üzere Karabük’te buluştu. 48 saat süren kesintisiz maratonda katılımcılar, "Ahenk" teması çerçevesinde özgün oyun projeleri geliştirdi. Oyun tasarımı, teknik yeterlilik, üreticilik ve hikâye anlatımı kriterlerine göre değerlendirilen projeler, oyun sektörü çalışanları Ali Yağız Kani, Serdar Baran Ateş ve Göktan Sılay’dan oluşan jüri tarafından incelendi. Değerlendirme sonucunda, "The Mystery of Souls" projesiyle Pırasa Team birinciliği elde etti. İkincilik ödülü "Unutulmuş Patikalar" adlı çalışmasıyla 404 FOUND takımına verilirken, üçüncülüğü ise "Remnant of Humanity" adlı oyunlarıyla IcyTux takımı kazandı. Ödül töreni, Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nde gerçekleştirildi. Törene, Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş ve Fakülte Dekanı Prof. Dr. Suat Altun başta olmak üzere çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:19 Mersinli öğrenciler robotik yarışmasında Türkiye derecesi yaptı Mersin Büyükşehir Belediyesi MERCAN 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde eğitim alan öğrenciler, robotik ve teknoloji alanındaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. MaestRobot Robotics Competition & Festival kapsamında düzenlenen yarışmada Mercan Junior takımı öğrencileri Türkiye üçüncüsü oldu. LEGO Line kategorisi ilkokul grubunda yarışan öğrenciler Cesur Ali Kaplan ve Süleyman Onur Doğan, bölge şampiyonasında ikincilik elde ettikten sonra Antalya’da gerçekleştirilen Türkiye Şampiyonasında üçüncülük başarısı gösterdi. Beyaz zemin üzerindeki siyah çizgiyi sensörler aracılığıyla takip ederek parkuru en hızlı ve hatasız şekilde tamamlamaya dayanan yarışmada öğrenciler; robot tasarımı, kodlama ve problem çözme becerileriyle öne çıktı. Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda takımın katıldığı organizasyonda elde edilen derece, öğrencilerin teknoloji ve mühendislik alanındaki yetkinliklerini ortaya koydu. Öte yandan yarışma kapsamında düzenlenen Girişimcilik Robotik Teknolojileri alanında ortaokul Mercan takımı öğrencileri Demirkan Münker, Uras Sıvacı ve Umut Göçer de görme engelliler için geliştirdikleri rehber robot prototipiyle jüri karşısına çıktı. Öğrenciler, sosyal fayda odaklı projeleriyle dikkat çekerek önemli bir deneyim kazandı. Bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalarını sürdüren Mercan Bilim Merkezi’nin, çocukların erken yaşta teknoloji üretimi, robotik kodlama ve mühendislik becerileriyle tanışmasına katkı sunduğu belirtildi. Büyükşehir Belediyesinin eğitim odaklı çalışmaları sayesinde öğrencilerin araştıran, üreten ve teknoloji geliştiren bireyler olarak yetiştiği kaydedildi.
Taşınabilir bilgisayar kategorisinde Türkiye’nin en teknolojik markası belli oldu
15 Ekim 2025 Çarşamba - 12:51 Taşınabilir bilgisayar kategorisinde Türkiye’nin en teknolojik markası belli oldu Tech Brands Türkiye araştırmasının ’Taşınabilir Bilgisayar’ kategorisinde Casper, Türkiye’nin En Teknolojik Markası seçildi. Casper, 34 yıldır Türkiye’de geliştirdiği teknolojilerle Pazarlamasyon ve NielsenIQ Türkiye iş birliğiyle bu yıl 6’ncısı düzenlenen Tech Brands Türkiye 2025 araştırmasında ‘Taşınabilir Bilgisayar’ kategorisinde Türkiye’nin En Teknolojik Markası seçildi. Marka, araştırmanın başladığı ilk yıldan bu yana üst üste 6. kez çeşitli bilgisayar kategorilerinde bu ödüle layık görüldü. "Yenilikleri sahiplenmeye ve kullanıcı deneyimini geliştirmeye devam edeceğiz" Ödülün teknolojiye ve inovasyona adanmış emeklerinin simgesi olduğunu belirten Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman, şunları söyledi: "Her yeni fikir, her yeni ürün ve attığımız her kararlı adım bizi bugüne taşıyan büyük bir emeğin, tutkunun ve ekip ruhunun yansımasıdır. Kullanıcılarımızın güveni, ekibimizin azmi ve ülkemize duyduğumuz inançla teknolojiyi Türkiye’de geliştirmenin ve yeniliği cesaretle sahiplenmenin gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, yalnızca markamızın değil ülkemizde teknolojiyi geliştirme konusundaki kararlılığımızın da güçlü bir göstergesidir. 34 yıllık birikimimiz, tutkuyla çalışan ekibimiz ve kullanıcılarımızın bize duyduğu güvenle Türkiye’yi teknoloji üretiminde gururla temsil ediyoruz. Yenilikleri cesaretle sahiplenmeye ve kullanıcı deneyimini sürekli geliştirmeye devam edeceğiz."
Kartal’da ‘Robotik Otomasyon Çözümleri Zirvesi’ başladı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 10:30 Kartal’da ‘Robotik Otomasyon Çözümleri Zirvesi’ başladı İstanbul Kartal’da endüstriyel dönüşümün nabzını tutan ‘Robotik Otomasyon Çözümleri Zirvesi’ başladı. Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören Robotik Otomasyon Çözümleri Zirvesi, bu yıl da sektörün öncü isimlerini bir araya getirdi. Kartal Belediyesi’nin kurduğu Kartal Bilim, Mühendislik ve Teknoloji Merkezi Makina Hangar’da 3 gün sürecek olan etkinlikte, üretim hatlarının dijital dönüşümünü hızlandıran en yeni teknolojiler ve robotik çözümler sahnede olacak. Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, Hannover Fairs Turkey ve ENOSAD iş birliğiyle gerçekleştirilen zirve, vaka temelli sunum modeli, davetli katılım yapısı ve canlı demo alanlarıyla dikkat çekiyor. Katılımcılar, farklı sektörlerdeki robotik otomasyon uygulamalarını, yatırım geri dönüş süreçlerini ve iş gücü dönüşümünün üretim verimliliğine etkilerini doğrudan uzmanlardan dinleme fırsatı bulacak. Zirvenin ilk günü açılış oturumuyla başladı. Açılışta sektörün önde gelen temsilcileri, endüstriyel otomasyonun geleceğine dair değerlendirmelerde bulundu. Ardından gün boyunca otomotiv, beyaz eşya ve gıda-içecek-ambalaj sektörlerinde gerçekleştirilen vaka analizleri ve panellerle üretim hatlarında dijitalleşmenin geldiği nokta ele alındı. Otomotivden beyaz eşyaya kadar farklı üretim alanlarından örnekler paylaşan konuşmacılar, robotik sistemlerin üretimde sağladığı hız, kalite ve maliyet avantajlarını katılımcılarla paylaştı. Etkinliğin ikinci günü ise ‘Geleceğin Fabrikaları’ başlıklı keynote oturumuyla başlayacak. Bu oturumda üretim tesislerinde dijital dönüşümün geleceği tartışılırken; gün boyunca kimya, savunma sanayi ve ağır sanayi ile makina sektörleri üzerine gerçek proje örneklerinin anlatılacağı vaka oturumları gerçekleştirilecek. Katılımcılar, bu sektörlerdeki otomasyon yatırımlarının sonuçlarını doğrudan sahadan gelen örneklerle öğrenme fırsatı bulacak. Zirvenin son günü olan 16 Ekim Perşembe günü ise "Cobot Tanımı Tarihe Karıştı" başlıklı oturumla başlayacak. İnsan-robot iş birliği ve otonom üretim sistemlerinin konuşulacağı bu bölümün ardından iç lojistik ve depolama, tekstil ve konfeksiyon ile kağıt, ağaç ve mobilya sektörlerinde robotik otomasyon çözümleri ele alınacak. Özellikle tekstil alanında LC Waikiki ve Korkiteks gibi markaların saha uygulamaları ve sonuçları, sektör temsilcilerinin ilgiyle takip etmesi bekleniyor. Sektörün öncüleri deneyimlerini paylaşıyor Zirvede Toyota Boshoku, Beko, Valeo, Arçelik, Hayat Kimya, Unilever ve Toyotetsu gibi markaların yöneticileri, kendi üretim sahalarında gerçekleştirdikleri robotik otomasyon projelerini ve süreçte elde ettikleri sonuçları katılımcılarla paylaşacak. Yapılacak sunumlarla katılımcılar robotların üretim sahasında hangi senaryolarda kullanıldığını, entegrasyon süreçlerinin ne kadar sürdüğünü ve yatırım geri dönüşlerinin nasıl gerçekleştiğini doğrudan uygulayıcı mühendislerden dinleyecek. Kartal, teknoloji ve üretimin buluşma noktası oluyor Kartal Bilim, Mühendislik ve Teknoloji Merkezi Makina Hangar, üç gün boyunca vaka temelli oturumlar, teknik paneller, canlı demo atölyeleri ve networking alanlarıyla endüstriyel dönüşümün merkezine dönüşecek. Etkinlik boyunca firmalar, üretim süreçlerinde verimlilik ve sürdürülebilirlik sağlayan yeni teknolojileri yakından tanıma fırsatı bulacak. Geçtiğimiz yıl bin 500’den fazla sektör temsilcisinin yatırım kararlarını etkileyen zirve, bu yıl çok daha geniş kapsamlı bir içerikle düzenleniyor. Etkinliğe katılan Altu Karayel, "Bu akıllı gözlük, endüstriyel personelin, sahada veriye ulaşmak için, sahadan sisteme veri beslemek için ellerini serbest bırakıp kullanabileceği bir akıllı başlık. Aslında giyilebilir bir bilgisayar. Üzerinde bir kamerası, ekranı var. Aynı zamanda Wi-Fi ile sisteme bağlanabiliyor, fotoğraflar çekebiliyor, Teams veya Zoom toplantılarına katılabiliyor veya üstünde özel endüstriyel uygulamalar çalıştırabiliyor, yapay zekada çalıştırabiliyor. Özellikle pahalı, kompleks ve yer tutan birtakım üretim ekipmanlarını bu cihazı kullanarak aslında bertaraf edebiliyorsunuz. Sektörün karar vericileri etkinliğe yoğun katılım gösterdiler. Biz de çok verim aldık. Etkinliği düzenleyenlere teşekkür ediyoruz. Oldukça iyi bir etkinlik. Herkesi bekliyoruz" dedi.
Planetaryumların 100. yılı Mercan’da kutlandı
15 Ekim 2025 Çarşamba - 10:16 Planetaryumların 100. yılı Mercan’da kutlandı Uluslararası Astronomi Birliği’nin (IAU) 100. yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘100 Saat Astronomi’ etkinliği, bu yıl modern planetaryumların kuruluşunun 100. yılına vurgu yaptı. Dünya genelinde eş zamanlı gerçekleştirilen etkinlikler arasında, Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığına bağlı Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’ndeki Mercan Planetaryumu da yer aldı. Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi, Uluslararası Astronomi Birliği’nin ‘Global Outreach Event’ takvimine resmi olarak dahil edilerek, dünya genelinde tanıtılan astronomi etkinlikleri arasında yerini aldı. Böylece Mercan Planetaryumu, uluslararası düzeyde görünürlük kazandı. Bu yıl 2-5 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘100 Saat Astronomi’ etkinliği, 1925 yılında Almanya’da kurulan ilk modern planetaryumun 100. yılına atıfla düzenlendi. Etkinlikler, astronomi biliminin kamuya tanıtılması, eğitim ve uluslararası iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan IAU’nun halkla erişim ofisi Office for Astronomy Outreach (OAO) tarafından koordine edildi. Japonya Ulusal Astronomi Gözlemevi (NAOJ) bünyesinde faaliyet gösteren OAO, dünya genelinde eş zamanlı etkinlikleri organize ediyor. Ziyaretçiler gökyüzünü keşfetti Etkinlik kapsamında Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde bulunan modern planetaryumda ziyaretçiler, atmosfer, su döngüsü, manyetik alan ve iklim sistemleri gibi dünyanın yaşanabilirliğini sağlayan unsurları interaktif simülasyonlarla deneyimledi. Planetaryum gösterimlerinde, yaşamın sürdürülebilirliğini sağlayan doğa döngüleri etkileyici görsellerle anlatılarak katılımcılara bilimsel ve eğlenceli bir gökyüzü deneyimi yaşatıldı. Etkinliğe katılan çocuklar, gençler ve aileler hem bilimi yakından tanıma fırsatı buldu hem de dünya çapında kutlanan bir astronomi etkinliğinin parçası oldu.
Elektrikli araçlar eğitim merkezinde kurulum çalışmaları hızla ilerliyor
14 Ekim 2025 Salı - 16:01 Elektrikli araçlar eğitim merkezinde kurulum çalışmaları hızla ilerliyor Samsun’da elektrikli araç teknolojileri alanında nitelikli iş gücü yetiştirilmesini hedefleyen ’Elektrikli Araçlar Eğitim Merkezi Projesi’ kapsamında atölye kurulum süreci tamamlanma aşamasına yaklaştı. Proje, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) 2024 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında destekleniyor. Atölye donanımı teslim edildi Elektrikli araç teknolojilerine yönelik eğitimlerin verileceği atölyenin kurulumunda kullanılacak tüm ekipmanlar Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne ulaştı. Atölyeye; Elektrikli Araç Eğitim Seti, Batarya ve Şarj Eğitim Seti, Motor ve Jeneratör Eğitim Seti, Şarj İstasyonu Paneli Eğitim Seti, Bakım ve Eğitim Tezgâhı, Hibrid Araç Eğitim Seti, Şarj Sistemleri Eğitim Seti ve 8 Enerji Üniteli Masa kurulumu yapıldı. Tüm makine ve ekipmanlar teslim alınarak eğitim altyapısı oluşturuldu. Otomotiv sektörünün geleceği için önemli bir adım Elektrikli araç teknolojileri, hem yeşil dönüşüm hem de sanayide dijitalleşme süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Bu alanda yetiştirilecek nitelikli insan kaynağı, otomotiv sektörünün geleceğini belirleyen en kritik unsurlardan biri olarak görülüyor. Proje ile elektrikli araç teknolojileri alanında uygulanabilir, güncel içeriklere sahip eğitim programları oluşturularak, gençlerin sadece teorik değil, uygulamalı olarak da sektörel yetkinlik kazanması hedefleniyor. Bu merkez sayesinde; 220 genç kursiyer, elektrikli araç teknolojileri konusunda mesleki eğitim alacak, OMÜ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin altyapısı güçlenecek, dezavantajlı bireylerin mesleki beceri edinimi desteklenecek ve bölgeye elektrikli araç teknolojileri alanında nitelikli iş gücü kazandırılacak. OKA’dan güçlü destek Toplam 6 milyon TL bütçeye sahip olan proje, yüzde 90 oranında OKA tarafından finanse ediliyor. OKA SOGEP desteğiyle yürütülen proje, Samsun’un elektrikli araç teknolojileri ekosisteminde üretim, bakım ve eğitim kapasitesini bir araya getiren örnek bir model oluşturacak.
OMÜ’lü akademisyenlerden arıcılığa yenilikçi katkı: Ana Arı Üretim Aparatı
14 Ekim 2025 Salı - 15:59 OMÜ’lü akademisyenlerden arıcılığa yenilikçi katkı: Ana Arı Üretim Aparatı Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) 3 akademisyen tarafından geliştirilen ve patenti alınan ’Ana Arı Üretim Aparatı’, arıcılıkta sürdürülebilir verimliliğe katkı sağlayacak yerli ve yenilikçi bir çözüm sunuyor. Cihaz, ana arı üretimini kolaylaştırarak hem üreticinin iş yükünü azaltıyor hem de koloni kalitesini artırıyor. OMÜ Öğretim Görevlisi Yusuf Yakut, Harun Çolak ve Onur Baş tarafından geliştirilen "Ana Arı Üretim Aparatı", bal arısı kolonilerinde genç ve sağlıklı ana arıların öneminden yola çıkarak tasarlandı. Akademisyenler, mevcut üretim yöntemlerinin ya yüksek düzeyde uzmanlık gerektirmesi ya da zaman alıcı ve hataya açık olması nedeniyle arıcıların büyük kısmının kendi ana arısını üretemediğini, bu nedenle hazır ana arılar kullanmak zorunda kaldığını belirtiyor. Genetik uyumsuzluk ve düşük verim sorunlarına çözüm Hazır ana arıların bölgesel uyumsuzluk, genetik benzerlik ve düşük verim gibi ciddi riskler taşıdığına dikkat çeken ekip, bu sorunlara çözüm olarak geliştirdikleri aparatın, süreci sadeleştirerek herkesin uygulayabileceği pratik bir sistem sunduğunu ifade etti. Doğaya saygılı, hayvan refahını gözeten yerli tasarım Altı modüler parçadan oluşan yerli tasarım, ana arının doğal yumurtlama düzenine müdahale etmeden larvaların taşınmasına olanak tanıyor. Bu sayede larvalar zarar görmeden, doğal petek yapısı içinde transfer edilebiliyor. Hem hayvan refahı korunuyor hem de yüksek kaliteli ana arılar yetiştirilebiliyor. Her düzeyde arıcıya hitap ediyor Akademisyenlerden alınan bilgiye göre, köylerde hobi amaçlı arıcılık yapan bireylerden, profesyonel üreticilere kadar her seviyede kullanıcıya hitap eden aparat, larva transferinde hata payını ortadan kaldırarak başarı oranını ciddi ölçüde artırıyor. Söylenen bilgilere göre cihazın ergonomik tasarımı, arıcıların işini kolaylaştıracak şekilde düşünülmüş. Geliştirilen aparatın, yerel arı ırklarının korunmasından koloni verimliliğinin artırılmasına kadar pek çok avantaj sağladığına vurgu yapan akademisyenler, bu buluşun sürdürülebilir arıcılık modellerinin yaygınlaşmasına öncülük edeceğini ifade etti. Ayrıca buluşun patenti de alındı.
Bakan Uraloğlu: "40 kilometrelik güzergahta 19 farklı noktada yapılan kurulumla 5G altyapısını sağladık"
14 Ekim 2025 Salı - 13:57 Bakan Uraloğlu: "40 kilometrelik güzergahta 19 farklı noktada yapılan kurulumla 5G altyapısını sağladık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "İstanbul Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasındaki 40 kilometrelik güzergahta 19 farklı noktada yapılan kurulumla yolun tamamında 5G altyapısını sağladık" dedi. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ulaşım altyapısını yerli ve milli akıllı ulaşım altyapısına kavuşturacak olan Kooperatif ve Akıllı Ulaşım Sistemlerine Yönelik Merkezi Yazılım Platformu Geliştirilmesi Projesi kapsamında önemli bir eşiğin aşıldığını duyurdu. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi (UDHAM) Başkanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü ve Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş iş birliğinde hayata geçirilen projenin tamamen yerli ve milli bir AR-GE çalışması olarak öne çıktığını anlatan Uraloğlu, projede 5G ve fiber altyapısı kurulumlarında önemli aşamaya geldiklerini açıkladı. "40 kilometrelik güzergahta 19 farklı noktada yapılan kurulumla 5G altyapısını sağladık" Bakan Uraloğlu, proje kapsamında belirlenen pilot alanın İstanbul Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında 40 kilometrelik bir koridor olduğunu belirterek, yoldaki trafik güvenliğinin ve yol konforunun en üst düzeye çıkartılacağını ve seyahat süresinde de önemli oranda düşüş yaşanmasının hedeflendiğini bildirdi. Aynı zamanda Uraloğlu, "Pilot olarak belirlenen İstanbul Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasındaki 40 kilometrelik güzergahta 19 farklı noktada yapılan kurulumla yolun tamamında 5G altyapısını sağladık" diye konuştu. "Artık yollardaki gereksiz beklemeler de en aza inecek" Yolda meydana gelebilecek kaza, duran araç, gizli buzlanma, yola düşen nesne ya da şerit kapama gibi tüm durumların sistem tarafından anlık olarak tespit edileceğini kaydeden Bakan Uraloğlu, "Yol kullanıcıları anında bilgilendirilecek. Kamera, yol sensörleri, yapay zeka tabanlı görüntü işleme, olay algılama, değişken mesaj işaretleri ve meteorolojik bilgi sistemleri devreye girecek. Bu sayede hem vatandaşlarımızın güvenliği artacak hem de yol ağımız daha etkin ve verimli kullanılacak. Artık yollardaki gereksiz beklemeler de en aza inecek" şeklinde konuştu. "AUS Merkezi Yazılım Platformu ve Mobil Uygulaması’nı da devreye alacağız" Uraloğlu, kara yolu altyapısını inşa ederken teknolojideki gelişme ve küresel trendleri dikkate aldıklarının altını çizerek, akıllı ve otonom teknolojiler sayesinde hızlı ve emniyetli yol altyapısı sağladıklarını vurguladı. Araçların otonom sürüş sistemleri için yeni gelişen altyapıyı hazır hale getirmeye devam ettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, "Yollarımızı ulaşımda ’aklın yolu’ dediğimiz akıllı ulaşım sistemleri ile donatmaya devam ederken, tüm sistemlerin de yerli ve milli olmasına özen gösteriyoruz. Karayolları Genel Müdürlüğü Ana AUS Merkezi’nde tüm kurulacak sistemlerin yazılım altyapısını oluşturacak Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) Merkezi Yazılım Platformu ve Mobil Uygulaması’nı da devreye alacağız" ifadelerini kullandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, proje kapsamında kurulacak AUS Merkezi Yazılım Platformu ve Mobil Uygulaması’nın tüm sistemin kalbi olacağını belirterek, Türksat tarafından geliştirilen platformda iş zekası ve karar destek sistemiyle yüzlerce sensörden toplanan verilerin analiz edileceğini, böylece karayollarında güvenlik ve verimliliğin en üst seviyeye çıkacağını söyledi. Uraloğlu, yine Türksat imzasıyla geliştirilen Karayolları Mobil Uygulaması sayesinde vatandaşların anlık trafik ve güvenlik bilgilerine erişebileceğini vurguladı. "Ülkemizin dijital bağımsızlık hedefi çok daha güçlü bir zemine kavuşacaktır" Projenin yalnızca bir teknoloji yatırımı olmadığını, bunun Türkiye için yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu kaydeden Uraloğlu, "Bu proje; güvenliği artıran, çevre dostu çözümler sunan ve sürdürülebilir ulaşım vizyonumuzu güçlendiren stratejik bir adımdır. Yerli ve milli imkânlarla hayata geçirilen bu altyapı sayesinde yollarımız daha güvenli, seyahatlerimiz daha konforlu ve ülkemizin dijital bağımsızlık hedefi çok daha güçlü bir zemine kavuşacaktır" dedi.
Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Karataş: "Dünyanın 185 farklı ülkesinde Türk savunma sanayinin platformları ya da sistemleri kullanılıyor"
13 Ekim 2025 Pazartesi - 15:06 Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Karataş: "Dünyanın 185 farklı ülkesinde Türk savunma sanayinin platformları ya da sistemleri kullanılıyor" Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, "Dünyanın 185 farklı ülkesinde Türk savunma sanayinin platformları ya da sistemleri kullanılıyor. 1 yıl içerisinde Kızılelma, ANKA, Hürjet, Hürkuş, Gökbey ve niceleri seri üretime girecek" dedi. Samsun Üniversitesi (SAMÜ), 2025-2026 akademik yılına "Savunma Sanayiinde Yetenek Yönetimi: Millî Yetkinlik Hamlesi" temalı açılış programıyla başladı. SAMÜ Ballıca Kampüsü’nde düzenlenen açılış programına katılan Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş burada yaptığı konuşmada, "10-15 yıl sonra savaşlar yerine gri bölge savaşlarına bırakacak. Artık bir füze veya roketle vurmaya gerek kalmadan yapay zeka ve siber güvenlik sayesinde farklı saldırılar başlayacak. Bir gün hepimiz uyandığımızda o ülkenin finans sisteminin çalışmadığını göreceğiz. O ülkedeki sağlık ve sinyalizasyon sistemi çalışmayacak. Daha da kötü o ülkenin bütün baraj kapaklarının açıldığını göreceksiniz. Savaşlar gri bölge savaşlarına kayıyor. Biz gerçek bir ülkeyiz. Avrupa ülkeleri gibi kurgu bir ülke değiliz. Kendi mevcut durumumuzdan, ideallerimizden, değerlerimizden, inancımızdan kaynaklanan bir sorun kümesi bizi etrafımızdadır. Savunma sanayimiz şu anki noktada olmasa, o karar verici masaya davet almayız. Davet alsak o masada oturacak koltuk bulmayız. Koltuk bulsak söyleyecek söz vermezler. O masada olmamızın nedeni yerli ve milli savunmaya sanayimizin olmasıdır. Savunma sanayinde şu an devam eden bin 400 proje var. Bu bin 400 projenin AR-GE’sinde sanayi üretimine kadar biz sorumluyuz. TSK envanterinde olan bütün ürünlerin, yerli, milli ya da yurt dışı ürünü olsun ömrünü tamamlayana kadar bunların bütün bakım onarımından biz sorumluyuz. Savunma sanayinde iş yapan toplamda 8 bin firma var. Bunların bir kısmı sivil. Sadece savunma sanayinde iş yapan firma sayısı 3 bin 500’dür. Savunma sanayi yılda 3,5 milyar dolar AR-GE yapıyor. 100 bin çalışan var. 12. Kalkınma Planı’nda bu rakam 160 binlere çıkacak. 100 milyar doların üstünde proje hacmi var" diye konuştu. 230 çeşit ürünümüz 185 farklı ülkede kullanılıyor Savunma sanayinin ihracat tablosu hakkında bilgi veren Karataş, "20 yıl önce 248 milyon dolardan, şu anda geldiğimiz nokta 2024 yılında 7,1 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Son 5 yılda yaklaşık yüzde 20, Türk savunma sanayisini büyüyor. 2023 yılında 5 buçuk milyar dolar ürün teslim etmişiz, 10 milyar doların üzerinde satmışız. Geçtiğimiz yıl 7,1 milyar dolarlık ürün teslim etmişiz. 10 milyar dolar üzerinde satmışız. Bu yıl ilk 9 ayda yaklaşık 13 milyar bandında yeni sözleşme imzaladık. 9 aylık ihracatımız şu anda 6 milyar dolar. Türkiye’nin 12. Kalkınma Planı’nda 2028 yılında ihracat 10 milyar doların üzerinde çıkacak diye bir tahmin vardı. Biz bunu 2026 yılında tamamlamış olacağız. Dünyanın 185 farklı ülkesinde Türk savunma sanayinin platformları ya da sistemleri kullanılıyor. 230 çeşit ürünümüz 185 farklı ülkede kullanılıyor. Geçen yıl yapılan 7,1 milyar dolarlık ihracatın yüzde 55’i NATO ve Avrupa ülkelerinedir. Çünkü Avrupa Birliği’nin en iyi savunma sanayisi olan 2 ülkeden birisiyiz. İnşallah Kızılelma önümüzde yıl envantere girmiş olacak. İspanya’ya Hürjet veriyoruz. Yakında imzalanacak. Endonezya’ya 48 tane KAAN veriyoruz. Kendi envanterinize girmeyen bir ürün yurt dışına satmak önemli başarıdır. Kara platformlarında dünyada ilk 3’e gireriz. Paletliler, tekerliler ve her türlü suda çalışabilenler gibi bütün kara platformlarında dünyada önemli gelen platformları geliştiriyoruz. Artık Türk savunma sanayi seri üretim dönemine giriyor. Bizim yerli platformlarımız hazır. 1 yıl içerisinde Kızılelma, ANKA, Hürjet, Hürkuş, Gökbey ve niceleri seri üretime girecek. AR-GE’den seri üretime dönmek bambaşka bir değişiklik" şeklinde konuştu. "Samsun güçlü bir üretim kapasitesine sahiptir" Samsun Valisi Orhan Tavlı ise, "Gelişen sanayisi, büyüyen ekonomisi, genç ve yetenekli iş gücü, yatırım, ihracat ve istihdam odaklı büyüme stratejisi ile kuzeyin üretim merkezi olan Samsun’un büyük yatırımlar ile savunma sanayimizin gücüne güç katacağına, Türkiye Yüzyılı’na katkı sağlayacağına gönülden inanıyoruz. Samsun’umuzun sanayi alanındaki en büyük gücü ve ekonomik kalkınmamızın en büyük gücü olan 7’si faal toplam 11 OSB ile altyapısı güçlü, cazip hale gelen yeni teknoloji bölgeleri kurularak, yapılan bu çalışmalarla güçlü bir üretim kapasitesine sahip. Yeni OSB’de otomotiv ve savunmaya sanayi firmalarımız için yerlerimiz ayrılmıştır. Özellikle bir tane otomotiv firmamız 530 dönüm bir alanda yatırıma başlamıştır" ifadelerini kullandı. "Bizim hedefimiz sadece akademik başarı değil; değer üreten, anlam arayan, sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmek" Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın ise şunları söyledi: "Dünya hızla değişiyor. Yükseköğretim, bu değişimin tam ortasında yer alıyor. Yapay zekâ, hibrit eğitim modelleri, dijital dönüşüm. Hepsi üniversiteleri yeniden şekillendiriyor. Bizler de bu değişimi yalnız izlemeyeceğiz; onun yönünü belirleyen kurumlardan biri olacağız. Esneklik, yenilikçilik ve dayanıklılık. İşte bu üç nitelik bizi geleceğe taşıyacak. Sevgili öğrencilerim; Apollo Ay’a gönderilirken, varış anındaki koordinatlar hedef alındı. Biz de sizi, mezun olacağınız dünyanın ihtiyaçlarına göre yetiştiriyoruz. Henüz doğmamış mesleklerin adaylarısınız siz. Ama aynı zamanda geleceğin düşünürleri, yenilikçileri, liderlerisiniz. Yakın zamanda TEKNOFEST 2025’te elde ettiğimiz 12 derece, TÜBİTAK destekli araştırma projelerinde elde edilen önemli başarılar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenen organizasyonlarda alınan ödüller ve girişimcilik yarışmalarında kazandığımız dereceler bu vizyonun somut çıktılarıdır. Elde edilen başarılar, Samsun Üniversitesi’nin araştırma-geliştirme ekosisteminde kökleşmiş sürdürülebilir bir başarı kültürünün, disiplinler arası iş birliğinin ve öğrenci merkezli üretim anlayışının yansımasıdır. Bizim hedefimiz sadece akademik başarı değil; değer üreten, anlam arayan, sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmektir." Etkinlik kapsamında TEKNOFEST ve ulusal yarışmalarda dereceye giren öğrenciler için belge takdim töreni düzenlendi. Tören toplu fotoğraf ile son buldu. Açılış programına ayrıca Samsun Garnizon Komutanı Gazi Tümgeneral Davut Alâ, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, il müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Cumhuriyet coşkusu dijitalde de yaşanacak
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:35 Cumhuriyet coşkusu dijitalde de yaşanacak Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin 102’inci kuruluş yıl dönümünde, halkın duygu ve düşüncelerini merkeze alan bir dijital kampanya başlattı. Vatandaşlar, ’cumhuriyetdemek.com’ adresi üzerinden "Cumhuriyet demek..." cümlesi tamamlayarak duygularını paylaşacak, seçilen cümleler Bursa’nın meydanlarında vecaddelerinde yankılanacak. Büyükşehir’den Cumhuriyet coşkusuna yenilikçi proje Türkiye Cumhuriyeti’nin 102. yıl dönümünün büyük bir coşkuyla kutlanması için ülke genelinde hazırlıklar sürerken, Bursa Büyükşehir Belediyesi kutlamalara damga vuracak yenilikçi bir projeyi hayata geçirdi. ‘Cumhuriyet demek, ne demek?’ temasıyla hazırlanan proje kapsamında ‘cumhuriyetdemek.com’ web sitesini ziyaret eden vatandaşlar, "Cumhuriyet demek..." cümlesini kendi duygu ve düşünceleriyle tamamlayarak paylaşıyor. Gönderilen her cümle, yapay zekâ entegrasyonuna dahil oluyor. 28 Ekime’e kadar sürecek Gönderilen cümleler, belediye ekipleri tarafından onay sürecinden geçtikten sonra, yapay zekâ (AI) teknolojisi kullanılarak kişiye özel bir görsele dönüştürülecek. Kampanyaya katılanlar, 28 Ekim’de kendilerine ulaştırılacak bu görselleri, Cumhuriyet coşkusunu yaymak üzere kişisel sosyal medya paylaşımlarında kullanabilecek. "Herkesi dijital sergiye katkı sağlamaya davet ediyorum" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Cumhuriyet’in herkesin yüreğinde başka anlamlar, başka duygular taşıdığını vurguladı. Bu kapsamda Cumhuriyetin 102. yılına özel yeni bir dijital katılım projesi başlattıklarını hatırlatan Başkan Bozbey, "Sizler de ’cumhuriyetdemek.com’ adresine girdikten sonra ’Cumhuriyet demek ’ cümlesini tamamlayarak sizin için Cumhuriyet’in ne anlama geldiğini ifade edebilirsiniz. Burada paylaşacağınız her cümle, iletişim ekibimiz tarafından değerlendirilecek. Seçilen 16 cümle, hazırlanan görsellerle birlikte Bursamızın dört bir yanında yerini alacak. Bu yıl, Cumhuriyet coşkusu, hepimizin sözleriyle hayat bulacak. Tüm halkımızı kendi ‘Cumhuriyet’ tanımını oluşturarak bu anlamlı dijital sergiye katkı sağlamaya davet ediyorum" dedi.
Boran VII’de ilk üç sırayı Türk unsurları aldı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:09 Boran VII’de ilk üç sırayı Türk unsurları aldı İzmir’de gerçekleştirilen 7’nci Uluslararası Keskin Nişancı Yarışması BORAN VII, Türk unsularının atışlardaki başarısını ortaya koydu. 21 ülkenin katıldığı yarışmada ilk üç sırayı Türk unsurları aldı. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, "Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yürütülen milli teknoloji hamlesi, keskin nişancılık alanında da güçlü bir karşılık bulmuştur" dedi. İzmir’de bir hafta boyunca dünyanın en seçkin keskin nişancılarının mücadelesine sahne olan BORAN VII yarışması, Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığında düzenlenen ödül töreniyle tamamlandı. Törene, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, dost ve müttefik ülkelerin temsilcileri ve yarışmacı unsurlar katıldı. Tören, Orgeneral Ali Çardakcı’nın salona gelişi ve ardından okunan İstiklal Marşı ile başladı. Orgeneral Ali Çardakcı, yaptığı konuşmada keskin nişancılığın modern harp sahasındaki önemine ve Türkiye’nin bu alandaki yerli teknoloji atılımlarına dikkat çekti şunları söyledi: "Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yürütülen milli teknoloji hamlesi, keskin nişancılık alanında da güçlü bir karşılık bulmuştur. Bugün Boran sahasında kullanılan her sistem; yerli optikler, milli mühimmat, balistik hesaplama yazılımları, termal ve elektronik sistemlerle donatılmıştır. Küçük ama etkili unsurlar, büyük birliklerden çok daha belirleyici roller üstlenebilmektedirler. İşte tam bu noktada keskin nişancı unsurları ön plana çıkmaktadır. Bu tecrübelerden hareketle Jandarma Genel Komutanlığı olarak 2017 yılında Boran Keskin Nişancı yarışmasını başlattık. Amacımız keskin nişancılığın önemini vurgulamak, bu alanda mesleki bir kültür oluşturmak, personelin moral ve motivasyonunu artırmak ve edinilen tecrübelerin paylaşımına zemin hazırlamaktır." Yarışmanın zirvesinde Türk unsurları Konuşmanın ardından dereceye giren unsurlara ödülleri Orgeneral Ali Çardakcı tarafından takdim edildi. Yarışmanın zirvesinde Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı unsurları yer aldı. Dereceler şu şekilde sıralandı: "Birinci: Türkiye - Özel Kuvvetler Komutanlığı (2. Unsur) İkinci: Türkiye - Özel Kuvvetler Komutanlığı (1. Unsur) Üçüncü: Türkiye - Jandarma Genel Komutanlığı (1. Unsur) Dördüncü: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (1. Unsur) Beşinci: Türkiye - Jandarma Genel Komutanlığı (2. Unsur)". Ödül töreninin ardından tüm katılımcılar için bir resepsiyon düzenlendi. Orgeneral Çardakcı, tüm ülkelerin keskin nişancılarıyla tek tek sohbet ederek tecrübelerini dinledi.
Boran VII’de ilk üç sırayı Türk unsurları aldı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 13:07 Boran VII’de ilk üç sırayı Türk unsurları aldı İzmir’de gerçekleştirilen 7’nci Uluslararası Keskin Nişancı Yarışması BORAN VII, Türk unsularının atışlardaki başarısını ortaya koydu. 21 ülkenin katıldığı yarışmada ilk üç sırayı Türk unsurları aldı. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, "Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yürütülen milli teknoloji hamlesi, keskin nişancılık alanında da güçlü bir karşılık bulmuştur" dedi. İzmir’de bir hafta boyunca dünyanın en seçkin keskin nişancılarının mücadelesine sahne olan BORAN VII yarışması, Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığında düzenlenen ödül töreniyle tamamlandı. Törene, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı, dost ve müttefik ülkelerin temsilcileri ve yarışmacı unsurlar katıldı. Tören, Orgeneral Ali Çardakcı‘nın salona gelişi ve ardından okunan İstiklal Marşı ile başladı. Orgeneral Ali Çardakcı, yaptığı konuşmada keskin nişancılığın modern harp sahasındaki önemine ve Türkiye’nin bu alandaki yerli teknoloji atılımlarına dikkat çekti şunları söyledi: "Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde yürütülen milli teknoloji hamlesi, keskin nişancılık alanında da güçlü bir karşılık bulmuştur. Bugün Boran sahasında kullanılan her sistem; yerli optikler, milli mühimmat, balistik hesaplama yazılımları, termal ve elektronik sistemlerle donatılmıştır. Küçük ama etkili unsurlar, büyük birliklerden çok daha belirleyici roller üstlenebilmektedirler. İşte tam bu noktada keskin nişancı unsurları ön plana çıkmaktadır. Bu tecrübelerden hareketle Jandarma Genel Komutanlığı olarak 2017 yılında Boran Keskin Nişancı yarışmasını başlattık. Amacımız keskin nişancılığın önemini vurgulamak, bu alanda mesleki bir kültür oluşturmak, personelin moral ve motivasyonunu artırmak ve edinilen tecrübelerin paylaşımına zemin hazırlamaktır." Yarışmanın zirvesinde Türk unsurları Konuşmanın ardından dereceye giren unsurlara ödülleri Orgeneral Ali Çardakcı tarafından takdim edildi. Yarışmanın zirvesinde Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı unsurları yer aldı. Dereceler şu şekilde sıralandı: • Birinci: Türkiye - Özel Kuvvetler Komutanlığı (2. Unsur) • İkinci: Türkiye - Özel Kuvvetler Komutanlığı (1. Unsur) • Üçüncü: Türkiye - Jandarma Genel Komutanlığı (1. Unsur) • Dördüncü: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (1. Unsur) • Beşinci: Türkiye - Jandarma Genel Komutanlığı (2. Unsur) Ödül töreninin ardından tüm katılımcılar için bir resepsiyon düzenlendi. Orgeneral Çardakcı, tüm ülkelerin keskin nişancılarıyla tek tek sohbet ederek tecrübelerini dinledi. Katılımcılara teşekkür eden Orgeneral Çardakcı, tüm unsurları bir sonraki yıl düzenlenecek BORAN VIII yarışmasına davet etti ve komutanlarına selamlarını iletti.