Son Dakika
|
Kuyumcukent AVM’de 20 milyonluk soygun
ABD Başkanı Trump: "İran’la görüşebilirim"
Esenler’de İBB şantiyesinde yangın: 3 konteyner zarar gördü
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Ordusu, Hayfa’daki petrol ve gaz rafinerisi ile yakıt depolarını hedef aldı
Niğde’deki patlamanın boyutu gün ağarınca ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Beylikdüzü’nde direğe çarpan araç takla attı
Savaş halindeki ülke ihracatta ilk sırayı aldı
TEKNOLOJİ
ETÜ Öğrenci Toplulukları, ÜNİDES’ten 7 proje için destek almaya hak kazandı
10 Mart 2026 Salı - 12:37:21
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) öğrenci toplulukları tarafından hazırlanan 7 proje, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 6. Dönem kapsamında destek almaya hak kazandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen ÜNİDES programı kapsamında üniversite öğrenci topluluklarının hazırladığı projeler değerlendirilerek desteklenmeye devam ediyor. Programın 6. dönem sonuçlarına göre ETÜ bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları tarafından geliştirilen projeler, farklı alanlarda gerçekleştirilecek etkinlik ve çalışmalarla öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerine katkı sunmayı hedefliyor. Rektör Çakmak; "Öğrenci toplulukları değerli" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, öğrenci topluluklarının üniversite yaşamının önemli bir parçası olduğunu belirterek: "Üniversiteler yalnızca akademik bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda öğrencilerin sosyal, kültürel ve bilimsel gelişimlerini destekleyen ortamlardır. Bu noktada öğrenci topluluklarımızın gerçekleştirdiği çalışmalar ve geliştirdikleri projeler bizim için büyük önem taşıyor. Gençlerimizin ekip ruhu içerisinde hareket ederek proje üretmeleri ve bu projelerin desteklenmesi bizleri son derece memnun ediyor. Öğrencilerimizi ve projelerde emeği geçen danışman hocalarımızı tebrik ediyor, projelerin başarıyla hayata geçirilmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. İşte o projeler ÜNİDES 6. Dönem kapsamında destek almaya hak kazanan ETÜ öğrenci toplulukları ve projeleri şu şekilde: Anatomi Kulübü: "Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Öğrencileri İçin Akademik, Klinik, Teknolojik ve Kültürel Etkileşim Projesi: Van İli Uygulaması", Can Sağlığı Kulübü: "ETÜ Kampüs: Gençlik Hareketi", Çocuk Kulübü: "Küçük Adımlar, Büyük Gelecekler: Pediatrik Rehabilitasyonda Erken Müdahale ve Duyu Bütünleme Zirvesi", Sağlıklı Yaşam Kulübü: "Akıllı Telefon Farkındalığı: Gençlerde Baş-Boyun Risk Haritası", ETÜKAT: "Rota: Kutuplar - Bilimsel Seferler ve Gençlik Zirvesi", TEKNOFEST Kulübü: "Geleceği Üreten Nesiller: 3D Temelli Tasarım ve Üretim Projesi" ve Tulpar Uzay ve Roket Kulübü: "Havacılık ve Uzay Zirvesi"
10 Mart 2026 Salı - 12:12
İstanbul Havalimanı Avrupa’nın zirvesindeki yerini korudu
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nın günlük ortalama bin 303 uçuş ile bir kez daha Avrupa’daki en yoğun havalimanı olduğunu bildirdi. Bakan Uraloğlu, Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatının (EUROCONTROL) 5 Mart 2026 tarihli Avrupa Havacılık Genel Bakış Raporu’nu değerlendirdi. Uraloğlu, 23 Şubat-1 Mart 2026 dönemini kapsayan raporda Türkiye’nin günlük ortalama 2 bin 442 uçuş ile Avrupa’da en yoğun trafik hacmine sahip ülkeler arasında 6. sırada yer aldığını bildirdi. Uraloğlu, Türkiye’nin Hollanda, İsviçre, Polonya ve Norveç gibi ülkeleri geride bıraktığını dile getirdi. "İstanbul Havalimanı, Amsterdam, Londra Heathrow havalimanlarını geride bıraktı" İstanbul Havalimanı’nın da günlük ortalama bin 303 uçuş ile bir kez daha Avrupa’daki en yoğun havalimanı olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, "İstanbul Havalimanı, Amsterdam, Londra Heathrow, Paris Charles de Gaulle ve Madrid Barajas havalimanlarını geride bıraktı" açıklamasında bulundu. Uraloğlu ayrıca küresel ölçekli 25 Havalimanı içerisinde 26 Ocak-1 Şubat 2025 tarihleri arasında günlük ortalama 672 uçak kalkışının gerçekleştiği İstanbul Havalimanı’nın dünya genelinde de 12. sırada yer aldığını ifade etti.
10 Mart 2026 Salı - 11:17
ADÜ’de dijital eğitim laboratuvarı açıldı
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan ve sanal gerçeklik ile 3 boyutlu modelleme teknolojilerini bir araya getiren Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan ve sanal gerçeklik ile üç boyutlu modelleme teknolojilerini bir araya getiren Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Veteriner hekimliği eğitiminde dijital dönüşümü desteklemek amacıyla kurulan laboratuvarın açılışına ADÜ Rektörü Bülent Kent, rektör yardımcıları, akademik ve idari personel katıldı. Sanal gerçeklik (VR) ve üç boyutlu (3D) modelleme tabanlı uygulamaların yer aldığı DijiLab, öğrencilerin klinik öncesi değerlendirme, mekânsal düşünme ve simülasyon temelli uygulama becerilerini geliştirebilecekleri bir eğitim altyapısı sunuyor. ADÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenen proje kapsamında kurulan laboratuvarda at, sığır, köpek ve kediye ait dijital kadavra ve üç boyutlu eğitim içerikleri, 5 takım VR sistemi, eğitim amaçlı tabletler, 65 inç dokunmatik ana kumanda ekranı, yüksek hassasiyetli 3D tarayıcı ve 360 derece kamera bulunuyor. Laboratuvar sayesinde öğrencilerin hayvan türlerine ait anatomik yapıları üç boyutlu ve etkileşimli olarak inceleyebileceği, teorik bilgilerini uygulama temelli eğitimle pekiştirebileceği belirtildi. İlerleyen süreçte operasyon senaryoları, girişimsel işlemler ve acil durum simülasyonlarının da sisteme eklenmesi planlanıyor. Veteriner Fakültesi Dekan v. Cavit Kum, uygulama temelli öğrenmenin veteriner hekimliği eğitiminde büyük önem taşıdığını belirterek DijiLab’ın öğrencilerin klinik öncesi becerilerini geliştirmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. ADÜ Rektörü Bülent Kent ise yükseköğretimde dijital dönüşümün önemine dikkat çekerek, sanal gerçeklik ve simülasyon tabanlı altyapıların nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesinde kritik rol oynadığını kaydetti.
10 Mart 2026 Salı - 11:09
Mobilite ihtiyacı için GeForce RTX Slim Performansı, Excalibur G915’te
NVIDIA’nın RTX Slim Laptop kategorisinde yer alan Excalibur G915, GeForce RTX 50 Serisi ekran kartı performansını ultra ince ve hafif tasarım anlayışıyla birleştirdi. 2.3 kg hafifliği ve 20,5 mm inceliğiyle öne çıkan model, güçlü donanım ve taşınabilirlik odaklı tasarım yaklaşımıyla bir araya getirerek profesyonel kullanıcıların mobil üretim ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Gün içinde ofis, stüdyo ve farklı müşteri lokasyonları arasında hareket eden profesyoneller için cihaz seçiminde performans kadar mobilite de önem taşıyor. NVIDIA’nın RTX Slim Laptop kategorisinde yer alan Excalibur G915, yüksek iş yüklerini karşılayabilecek donanım altyapısını 20,5 mm inceliğindeki kompakt gövdesinde sunarak bu iki ihtiyacı birlikte karşılıyor. Ayrıca, optimize edilen sistem, güçlü ekran kartı performansını taşınabilir bir form faktöründe sunarken üretim süreçlerinde süreklilik ve verimlilik sağlıyor. Slim yapıda profesyonel grafik gücü Excalibur G915, NVIDIA GeForce RTX 50 Serisi ekran kartı altyapısıyla 3D modelleme, video kurgu, animasyon ve yoğun görsel üretim süreçlerinde güçlü ve sürdürülebilir bir performans sağlıyor. DLSS 4.0 teknolojisi sayesinde yapay zeka destekli çözünürlük yükseltme ile daha akıcı ve detaylı görüntüler elde edilirken sistem verimliliği korunuyor. Gerçek zamanlı işlem kapasitesi, karmaşık sahnelerde bekleme sürelerini azaltarak proje akışının daha kesintisiz ilerlemesine katkı sağlıyor. Geliştirilmiş ısı ve güç yönetimiyle desteklenen sistem ise uzun süreli render ve yüksek işlem gücü gerektiren üretim senaryolarında stabil çalışma performansı sunuyor. 20,5 mm inceliğindeki metal tasarım, bu donanım altyapısını taşınabilirlikten ödün vermeden bir araya getiriyor. Intel 13. Nesil 13620H işlemci ile güçlendirilen Excalibur G915, ileri düzey performans ve hız sunuyor. 3,60 GHz temel frekanstan 4,90 GHz’e kadar turbo frekansa ulaşabilen işlemci, yoğun iş yüklerinde yüksek işlem kapasitesi sağlıyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mart 2026 Pazar- 13:22
Bakan Uraloğlu: "Bursa, ülkemizin Yüksek Hızlı Tren ağına bağlanacak"
2
09 Mart 2026 Pazartesi- 11:57
Tokat’ta yerli parmak izi sistemiyle sınıf yoklaması dijital ortama taşındı
3
09 Mart 2026 Pazartesi- 12:42
Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nün çifte final heyecanı
4
09 Mart 2026 Pazartesi- 15:12
Genç veri bilimciler DATAFEST’te sektörün uzman isimleriyle buluştu
5
09 Mart 2026 Pazartesi- 11:10
Türkiye’nin bilim kahramanları Fuar İzmir’de yarıştı
25 Temmuz 2025 Cuma - 10:18
Türkiye’nin ilk otonom dron barınağı sahnede
17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2025), AIROBOS firması tarafından geliştirilen "Dron Barınağı" tanıtıldı. Tamamen operatör müdahalesinden bağımsız çalışan otonom sistem, görev sırasında elde ettiği görüntüleri yapay zeka destekli algoritmalarla analiz ederek şüpheli durumları tespit edebiliyor. Uzaktan yönetim kabiliyeti, hızlı batarya değişimi ve dış ortam korumasıyla öne çıkan barınak, uzun süreli ve kesintisiz dron görevleri için stratejik bir çözüm sunuyor. AIROBOS Genel Müdürü Ahmet Kolcu yaptığı açıklamada, "Dron Barınağı" adını verdikleri ürünün fuarda ciddi bir ilgi gördüğünü belirtti. Ürünü yaklaşık 4 yıldır geliştirme sürecinde olduklarını vurgulayan Kolcu, "Sistemimiz operatör müdahalesi olmaksızın uzaktan yönetilebilen bir dron sistemi. Birçok firmanın birçok farklı dronu var. Ama bunların her biri operatör tarafından yürütülebilmekte. Bizim amacımız tamamıyla operatörden bağımsız bir şekilde ve aynı zamanda uzaktan yönetilebilen bir sistem haline getirmek. Bunlardan bir diğer anahtar kelimemiz ise uzaktan yönetilebilmesinin yanı sıra elde ettiğimiz görevleri kıymetlendirebiliyoruz. Çeşitli yapay zeka algoritmaları kullanarak yönet işleme teknikleriyle oradaki anormali durumları tespit edebiliyor. İki fotoğraf arasında karşılaştırmayı, iki video arasındaki karşılaştırmayı yaparak mevcuttaki elde ettiği görüntüleri karşılaştırıyoruz ve oradaki ana model durumunu çıkartıyoruz. Örnek veriyorum; sınır bölgelerinde bir çit olabilir, devrilmiş bir ağaç olabilir, veyahut da orada olmaması gereken bir insan veya aracın orada bulunmuş olması gerekebilir gibi durumları karşılaştırarak, kullanıcıyı bilgilendiriyoruz" dedi. Kısa süreli gecikmeyle uzun süreli görevler yapıyor Barınağın içerisinde üç adet yedek batarya olduğunu anlatan Kolcu, "Bu yedek bataryalar dron görevini icra edip geldikten sonra hızlı bir şekilde iki dakika gibi kısa sürede değiştirip tekrardan yeni göreve gidebilmesini sağlıyor. Bu süreklilik haline getiriyoruz, biz böyle bir durumla. Her bir biçen batarya sürekli şarj oluyor ve her uçuş aslında yeni dolu bataryayla tekrardan uçabilmesine yarıyor. Böylelikle ‘kısa süreli gecikmeyle uzun süreli kalıcı görevler yapabiliyoruz’ diyoruz biz burada. Asıl amacımız tabii ki de dronu ve diğer elektronik birimleri tamamıyla dış ortam şartlarında koruyabilmesi için geliştirildi barınak sistemi. Dron tasarımları, yazılımlar tamamıyla kendi firmamız tarafından yapılmaktadır. Aynı zamanda barınak tasarımları tamamıyla kendi firmamız bünyesinde yapılmaktadır. Gelmiş olduğumuz nokta aslına bakarsanız müşterilerimizden karşılık bulduğumuz, satışlarını gerçekleştirdiğimiz bir ürün haline geldi. Savunma Sanayii Fuarı’nda tamamıyla savunma sanayiine yönelik kolluk kuvvetlerimizin de kullanabileceği bir hale gelmesini arzu ediyoruz" diye konuştu.
25 Temmuz 2025 Cuma - 10:14
Askerin meskun mahalde gören gözü: LEVENT
Milli Savunma Bakanlığı AR-GE Merkezi tarafından geliştirilen LEVENT köşe atış aparatı IDEF 2025’te ilgi gördü.
25 Temmuz 2025 Cuma - 09:36
AKINCI ve TB3 gökyüzünde dans etti
AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) ile Bayraktar TB3 Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA), IDEF 2025 etkinlikleri kapsamında gösteri uçuşu yaptı.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 21:57
Sınırlar "Retinar" ile denizler SUVDES’le güvende olacak
METEKSAN Savunma 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2025) Retinar GSR kara Gözetleme Radarı ve SUVDEV Denizaltı ve Sualtı Aracı Tespit Sistemi’ni ilk kez sergiledi. Sınır güvenliği alanlarında sağladığı savunma sistemi çözümleriyle bilinen METEKSAN Savunma tarafından geliştirilen Retinar GSR 12 Kara Gözetleme Radarı 12 kilometreye kadar insan tespiti yapabilirken, 40 kilometreye kadar da araç tespiti gerçekleştirebiliyor. Firma tarafından geliştirilen SUVDEV Denizaltı ve Sualtı Aracı Tespit Sistemi ile suyun altında sensörler vasıtasıyla bölgeye doğru gelen denizaltıları, insansız su araçlarını yaklaşık 3 bin metreye kadar tespitini sağlayabiliyor. METEKSAN Savunma Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Burak Akbaş, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, şirketin özellikle sınır güvenliği, kritik tesis güvenliği, elektronik harp sistemleri, eğitim simülatörleri, haberleşme sistemleri, sonar sistemleri gibi alanlarda faaliyet gösterdiğini belirtti. Retinar GSR sistemini IDEF 2025’te ilk kez sergilediklerini ifade eden Akbaş, "Biz aslında METEKSAN Savunma olarak uzun yıllardır Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sınır güvenliği ve askeri tesislerin güvenliği kapsamında radar sistemlerimizde retinar ürün ailemizde hizmet sağlamaya devam ediyoruz. Burada gördüğünüz radar sistemimiz bizim eskiden geliştirdiğimiz radarlara göre çok daha uzun menzilden insan ve araç algılayabilecek bir radar sistemi. Yaklaşık 12 kilometreye kadar size doğru yaklaşan bir insan varsa veya sınırlardan geçmeye çalışan bir insan varsa bunun tespitini sağlayabiliyor. Toplam 40 kilometreye kadar da araç tespitini gerçekleştirebiliyor" dedi. Özellikle bu sınır güvenliği veya kritik tesis güvenliği konusunun Türk Silahlı Kuvvetleri için çok önemli konulardan bir tanesi olduğunu vurgulayan Akbaş, "Bu radar sistemimizde çok yeni teknoloji kullandığımız 360 derece dönerek etrafı tarayabilen yüksek çözünürlüklü bir sistem olarak ilk kez IDEF 2025 fuarında hem Silahlı Kuvvetlerimize hem de yurt dışındaki dost ve müttefik ülkelere tanıtımını gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. SUVDES ile denizaltılar tespit edilecek SUVDES ismini verdikleri denizaltı ve insansız su altı araçlarını tespit edebilecek bir sonar sistemi olduğunu aktaran Akbaş, "Bunu da suyun altına yerleştirdiğiniz farklı yerlere sensörler vasıtasıyla bölgeye doğru gelen denizaltıları, insansız su araçlarını yaklaşık 3 bin metreye kadar tespitini sağlayabiliyoruz. Bu kapsamda da yine Türkiye’de Deniz Kuvvetlerimizde veya yurtdışı ülkelerle görüşmelerimizi devam ettiriyoruz. Bu ürün de yine IDEF 2025’te METEKSAN Savunma olarak sergilediğimiz ürünlerden bir tanesi. Şu anda bu ürünler sözleşmesi olan ürünler, seri üretime hazır olan ürünler. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına yönelik olarak her türlü altyapımız hazır. Çok hızlı bir şekilde bunların üretimlerini yapıp teslimatlarını gerçekleştirebiliriz" ifadelerini kullandı.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 15:31
MSB o özel uçuşun görüntülerini paylaştı
Milli Savunma Bakanlığı, Erzurum Kongresi’nin 106’ıncı yıl dönümü vesilesiyle dün selamlama uçuşu yapan F-16 uçakları ile ilgili paylaşım yaptı. MSB tarafından yapılan sosyal medya paylaşımında " Erzurum Kongresi’nin 106’ncı yıl dönümü kutlamaları kapsamında 3 adet F-16 uçağı ile selamlama - pasaj uçuşu gerçekleştirildi" denildi. Yapılan paylaşımda pilotların uçak içinden ve uçakların gökyüzündeki hareketlerine dair anlar bulundu. Milli Savunma Bakanlığı’nın bu paylaşımı kısa sürede yoğun ilgi gördü.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 15:09
Başkan Altay tüm Türkiye’yi 10. Konya Bilim Festivali’ne davet etti
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Bilim Merkezi’nin sadece Konya’da yaşayanlar için değil Konya’ya dışarıdan gelen vatandaşlar için de bir çekim merkezi haline geldğini belirterek, tüm Türkiye’yi 10. Konya Bilim Festivaline davet etti. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı ile bu yıl 10.’su yapılacak Konya Bilim Festivali bilgilendirmesi için basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ankara Yolu’nda Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan Pelen Yöresel Ürün Satış Merkezi’ndeki buluşmanın ardından Başkan Altay basın mensuplarıyla birlikte Konya Bilim Merkezi’ni ziyaret etti. Burada açıklamalarda bulunan Başkan Altay, Eskişehir’de devam eden orman yangınlarıyla mücadele sırasında şehit olan biri de Konyalı olan 10 kişiye Allah’tan rahmet diledi. Orman yangını riskinin en yüksek olduğu çok sıcak aylardan geçildiğini hatırlatan Başkan Altay, tüm vatandaşları yangın konusunda hassasiyetli ve sorumlu davranmaya davet ederek dikkatli olunması konusunda uyardı. Basın camiasının 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramını kutladı Başkan Altay, tüm basın camiasının 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı tebrik ederek, "Konya her manada öne çıkan bir şehir. Özellikle yerel basın konusunda ilkeli, tarafsız ve şehir gündemini takip eden bir medya yapısına sahibiz. Bunda basın emekçilerinin çok büyük katkısı var. Ben tüm basın çalışanlarımıza, gazete sahiplerimize, muhabirlerimize, emek veren tüm arkadaşlarımıza Konyalılar adına teşekkür ediyorum. Konya’nın bugün Türkiye’nin en güzel şehirlerinden birisi olmasının bir nedeni de yerel medyanın gücü ve Konya’yı tanıtmaktaki etkisi. İnşallah birlikte çok daha güzel işler yaparak şehrimizi sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en güzel şehirlerinden birisi yapma gayretimize kesintisiz şekilde devam edeceğiz" dedi. "Pelen bundan sonra Konya’mızın önemli markalarından birisi olacak" Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan "Pelen" markasının Konya için yeni bir açılım olduğunu, burada özellikle kadın kooperatiflerinin kırsalda ürettikleri yöresel ürünlerin pazarlandığını dile getiren Başkan Altay konuşmasına şöyle devam etti: "Konya’dan transit geçen ya da havaalanına gitmek için şehrimizde bu trafiği kullanan vatandaşlarımızın şehrimizin markalarından oluşan ürünleri rahatça bulabilecekleri, sevdiklerine hediye götürebilecekleri bir ortam oluşturmaya gayret ettik. Özellikle kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın gelirlerinin artırılması konusunda çaba sarf ediyoruz. Kadın kooperatiflerini destekliyoruz. ‘Pelen’ de inşallah bundan sonra Konya’mızın önemli markalarından birisi olacak. Bu vesileyle Ankara yolu üzerinde Bilim Merkezi’nin hemen yanı başında bulunan ‘Pelen’ alanımızın tüm Konyalılar tarafından ziyaret edilmesini ve Konya’yı ziyaret için gelen arkadaşlarına, akrabalarına, eş ve dostlarına tavsiye edilmesini öneriyorum. İnşallah burada özellikle kırsalda üretilen ürünlerin satılmasıyla ilgili bir başlangıç yapmış oluyoruz." "Konya Bilim Merkezİ sadece Konya’da yaşayanlar için değil, dışarıdan gelen vatandaşlarımız için bir çekim merkezi haline geldi" Başkan Altay, TÜBİTAK destekli Türkiye’nin ilk ve en büyük bilim merkezi Konya Bilim Merkezi’nin, 2014 yılında açıldığı günden itibaren 3 milyon 300 bin kişiye hizmet vermiş Türkiye’nin en önemli bilim merkezi olduğuna dikkati çekti. Konya Bilim Merkezi’nin 120 bin metrekare açık alanı 26 bin metrekare kapalı alanıyla özellikle çocukların bilim ile tanışmaları ve gelecek vizyonu çizmeleri açısından çok önemli bir merkez olduğunu vurgulayan Başkan Altay, "Şu anda yaz aylarında kamplarımızla çocuklarımızın geleceğine ışık tutmaya çalışıyoruz. Konya Bilim Merkezi sadece Konya’da yaşayan vatandaşlarımız için değil Konya’ya dışarıdan gelen vatandaşlarımız için bir çekim merkezi haline geldi. Bölgeden insanlar hafta sonlarını geçirmek, yaz tatillerini geçirmek ve yaz kamplarına katılmak için şehrimize geliyor. Özellikle transit geçenlerin de günübirlik şehrimize uğradıklarını ve bilim merkezinden faydalandıklarını görüyoruz" şeklinde konuştu. "10. Bilim Festivalinde 200’den fazla stantta çocuklarımız için etkinlikler hazırladık" Başkan Altay, ayrıca Bilim Merkezi’nin Türkiye’de kurulan diğer bilim merkezlerine mentörluk desteği verdiğine değinerek, "Burası adeta TÜBİTAK’ın desteği ile ana yapı haline geldi. İnşallah Bilim Merkezimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Bugünlerde çok önemli bir hazırlık içerisindeyiz. Bu yıl 10’uncusunu düzenleyeceğimiz Bilim Festivali’mizin hazırlıklarını yapmaya devam ediyoruz. 21-24 Ağustos tarihleri arasında Konya Bilim Festivali’ne tüm Konyalıları, bölgemizden ve ülkemizin her yerinden vatandaşları davet ediyoruz. Özellikle Bilim Festivalimiz; Karaman’dan, Aksaray’dan, Nevşehir’den, Niğde’den, Adana’dan, Mersin’den, Eskişehir’den ve Ankara’dan çok yoğun bir ziyaretçi alıyor. Bu kadar erken duyurmamızın nedenlerinden birisi de bu. Sizlerin vasıtasıyla Bilim Festivalimizin tarihini duyurarak insanların program yapmasını ve Konya’mızı ziyaret etmelerini arzu ediyoruz. 200’den fazla stantta çocuklarımız için etkinlikler hazırladık. Özellikle Sosyal İnovasyon Ajansı (SİA) KAPSÜL ve Bilgehaneler başta olmak üzere toplamda yaklaşık bin 500 görevli arkadaşımız bu etkinlikte eşlik edecek. Bu yıl özellikle ışık gösterileri için de özel bir alan oluşturduk" ifadelerini kullandı. "Çocuklarımıza mili teknoloji hamlemizin geldiği noktayı gösterecek alanlar ayarlıyoruz" Milli Teknoloji Hamlesinin geldiği noktayı da gösterecek stantların oluşturulduğunu vurgulayan Başkan Altay, "Savunma sanayimizin geldiği noktaya da hep birlikte şahitlik ediyoruz. Savunma sanayimizin önemli firmaları TÜBİTAK ile birlikte HAVELSAN, ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN içinde bulundurduğu stantlarla burada çocuklarımıza Mili Teknoloji Hamlemizin geldiği noktayı gösterecek alanlar ayarlıyoruz. Ayrıca kamu kurumlarımızın stantları olacak. İnşallah 10’uncu Bilim Festivali’nin Konya’ya, Konya Bilim Merkezi’ne ve Konyalılara yakışır bir şekilde icra edilmesi için tüm hazırlıklarımızı gerçekleştirdik. Bir taraftan çocuklarımızla eğlenceli bir vakit geçirirken bir taraftan stantlarımızla öğretici etkinliklerle onların Bilim Merkeziyle tanışmalarını arzu ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefinde Türkiye’nin teknoloji hamlesini gençlerimize, ziyaretçilerimize ve çocuklara anlatma imkanımız oluşacak. İnşallah 21-24 Ağustos tarihlerinde saat 16.00 - 23.00 arasında tüm misafirlerimizi Konya’ya bekliyoruz. Bu yıl İçişleri Bakanımızla birlikte özellikle yurt dışından ziyaretçi konusunda bir çalışma yürütüyoruz. İnşallah netleşince onunla ilgili bilgileri de paylaşacağız" değerlendirmesinde bulundu. "Konya Bilim Merkezi sadece festival yapan bir alan değil, aynı zamanda Konya için yeni markalar oluşturan bir merkez" Başkan Altay, Konya Bilim Merkezi’nin sadece festival yapan bir alan değil aynı zamanda Konya için yeni markalar oluşturan bir merkez olduğunu belirterek, "Özellikle Kapsül Teknoloji Platformumuz, desteklediğimiz öğrencilerin TEKNOFEST’te gösterdiği başarıyla adeta bir Türkiye markası haline geldi. Yine Sosyal İnovasyon Ajansı’mız da bu yapı içerisinde neşvünema bulmuş yapılardan. Amacımız geçmişinde olduğu gibi bir medreseler şehri, üniversiteler şehri olan Konya’mızın yeniden bilim ve teknoloji üssü haline gelmesini sağlamak. Bunun ana yapısı da Konya Bilim Merkezi ve etkinlikleri. Yaz ayındayız ve çocuklarımız burada astronomiden kimyaya, matematikten görsel sanatlara kadar birçok alanda eğitim görüyor. Bilim kamplarımız, astrofestlerimizle birlikte Konya’da gençlerimizi Türkiye Yüzyılı’na katkı sunacak gençler olarak yetiştirme gayretimize kesintisiz bir şekilde devam ediyoruz. Bilim Festivali’mizin şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Özellikle şehir dışından misafirlerimizi Konya’ya, Konya’nın güzelliklerini görmeye, Konya Bilim Merkezi’ne ve Bilim Festivali’mize bekliyoruz" diye konuştu.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 13:57
Yapay zeka ile kurumsal dönüşüm masaya yatırıldı
Kocaeli’de düzenlenen çalıştayda, yapay zekanın karar alma süreçlerinden veri güvenliğine, kültürel kodlardan rekabet gücüne kadar uzanan etkileri masaya yatırıldı. Prof. Dr. Halit Keskin, yapay zekada verilerin güvenli şekilde depolanıp depolanmadığına ilişkin, "İnsan bir noktada kaygılanıyor. Düşük de olsa bir risk olmakla birlikte, büyük ölçüde bu verilerin güvenilirliğinin sağlandığını düşünüyoruz" dedi. Kurumsal dünyada dengeleri kökten değiştiren yapay zeka, artık sadece bir araç değil, stratejik bir akıl ortağı. Yapay zekanın kurumsal yapılardaki etkilerinin masaya yatırıldığı "Kurumsal Yapay Zeka ile Yüksek Standartların İnşası Çalıştayı", geniş katılımla gerçekleştirildi. Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark’ın ev sahipliğinde, kamu-sanayi-üniversite iş birliği modeliyle düzenlenen çalıştayda, yapay zeka teknolojilerinin işletmelere entegrasyonu, veri güvenliği, dijital dönüşüm ve yerli yapay zeka altyapılarının önemi ele alındı. Yıldız Teknik Üniversitesi iş birliği ve özel sektör sponsorluğunda gerçekleştirilen etkinlikte, akademik çevreler ile farklı sektörlerden temsilciler bir araya gelerek, yapay zekanın karar alma süreçlerine, rekabet stratejilerine ve kurumsal standartlara olan etkisini çok yönlü olarak tartıştı. Katılımcılar, dijital teknolojilerdeki baş döndürücü gelişmelere ayak uydurmanın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgularken, bu tür etkinliklerin iş dünyası ile üniversiteler arasında sürdürülebilir bir köprü kurduğu ifade edildi. Çalıştayda ayrıca, Türkiye’de ilk kez bir çalıştayın çıktılarının yapay zeka destekli bir avatar tarafından 3 dakikada özetlenecek olması da dikkat çekti. Bu uygulama, teknolojinin yalnızca konuşulan değil, doğrudan deneyimlenen bir araç olarak da sürece entegre edildiğini gösterdi. "Asıl korkmamız gereken husus, yapay zeka ve bu bağlamdaki gelişmeleri takip etmemek" Yapay zekanın güvenilir olup olmadığı konusunda tartışmaların devam ettiğini söyleyen Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Keskin, "Artık dijital teknolojilerin çok önemli araçlarından birisi yapay zeka. Yapay zeka artık hayatımızın bir gerçeği oldu. Hem iş dünyasının gerçeği hem de bizim bireysel hayatımızın da bir gerçeği oldu. Bundan korkulacak bir şey yok. Asıl korkmamız gereken husus, yapay zeka ve bu bağlamdaki gelişmeleri takip etmemek ve bu konuda uyum sağlayamamak. Hem bireysel olarak rekabetçiliğimizi kaybederiz hem de bir ticari işletme isek bu anlamda da rekabetçiliğimizi kaybederiz. Asıl korkulacak olan ise yapay zeka ve dijital teknolojilerdeki gelişmeleri takip edip bu noktadaki değişime uyum sağlamamak olmalı" dedi. "Büyük ölçüde bu verilerin güvenilirliğinin sağlandığını düşünüyoruz" Verileri güvenli şekilde depolanıp depolanmadığı sorusuna Keskin, "Bu konuda da kaygılar var ama zaten kurumlar, bu konudaki firmalar, yapay zeka ile ilgili firmalar bunun güvencesini de vermekteler. Yüksek düzeyde bu verilerin güvenilirliği ve korumasının sağlandığı noktasında. Ama mutlaka insan bir noktada kaygılanıyor. Düşük de olsa bir risk olmakla birlikte, büyük ölçüde bu verilerin güvenilirliğinin sağlandığını düşünüyoruz" diye konuştu. "Yapay zeka bir noktada insanı modelliyor" Yapay zekanın gittikçe daha da zeki hale geleceğini belirten Keskin, "Çünkü sürekli olarak öğreniyor. Hem derin öğrenme var, hem makine öğrenmesi var. Bir noktada insanı modelliyor. Bir noktada bizim düşünce biçimimizin makinelere geçmesi aslında. Dolayısıyla daha da zeki olmaya devam edecek. ChatGPT gibi birçok yapay zeka aracı var. Bunları günlük hayatımızda çok yoğun olarak kullanıyoruz. İyi prompt verirseniz, iyi komut verirseniz, yönlendirirseniz işlerinizi kolaylaştırma noktasında çok katkı sağlayacak. Ama bu sizi tembelliğe alıştırmasın. Yani her şeyinizi ChatGPT’ye yaptırıp siz kendiniz düşünmekten, okumaktan vazgeçerseniz sizin gerilemenize sebep olabilir" şeklinde konuştu. "Her şeyi yapay zekaya yapmak öğrencileri gerilettir" Prof. Dr. Halit Keskin, sözlerine şöyle devam etti: "Yapay zekanın bir araç olduğunu unutmayalım. Sizin işlerinizi planlama noktasında veya planlarınızı yaparken, karar verme süreçlerinizi oluştururken, destek olma noktasında çok önemli katkı sağlıyor. Ama siz her şeyi ona yaptırmaya çalışırsanız, özellikle öğrenciler ödevleri tamamen ChatGPT’ye yaptırırsa bunun tabii doğru olmadığını söylüyoruz. Bu öğrencileri geriletir. Dolayısıyla ChatGPT sizin kaynak araştırmanız noktasında, referans bulmanız noktasında çok fayda sağlar size. Ama asıl kurguyu siz yapacaksınız ve ödevlerinizi tabii ki kendiniz planlayacaksınız ve yapacaksınız. Karar verirken yapay zekayı asistan olarak kullanıyoruz ama artık yönetim kurulları yapay zekalardan oluşacak ve insanları danışman olarak kullanırsa çok garip görmeyelim. Bu noktada bu tip gelişmeler olacak gibi gözüküyor. Yapay zeka bireysel hayatımızdan iş hayatına kadar, üniversite hayatımızda kadar, üniversitedeki ders anlatma biçimlerine kadar her şeyi sil baştan yeniden tasarlamamız noktasında bizi artık yönlendiriyor. Dolayısıyla bu gelişmeleri takip edeceğiz. Durmak yok diyoruz. Almanların meşhur bir sözü var, ’dinlenmek mezarda’ diyor. Bizim sürekli olarak çok daha fazla efor sarf etmemiz lazım, çalışmamız lazım. Çünkü dünyada çok baş döndürücü gelişmeler söz konusu. Türkiye olarak biz de bütün kurumlarıyla, kuruluşlarıyla ve bireyleriyle bu gelişmelere çok çalışarak adapte olmamız lazım." "Teknolojinin kölesi olmayın" Yeni neslin hem şanslı hem de şansız olduğunu aktaran Keskin, "Bizim çocukluğumuzda telefon da internet de yoktu. Hatta bırakınız çocukluğumu, ben yüksek lisans yaparken internet yoktu, bilgisayar yoktu. Ama şimdi yeni jenerasyon, asistan arkadaşlarımız oturduğu masadan bilgisayarlarını açıyorlar, dünyanın bütün veri tabanlarına ulaşabiliyorlar. Dolayısıyla bu anlamda çocuklarımız çok şanslı, yani yeni jenerasyon çok çok şanslı. Ama asıl amaçlarımıza katkı yapacak bir araç olarak kullanılması gerektiği hususunu kaybedersek, bu sefer o teknolojinin esiri durumuna geliyoruz. Teknolojinin kölesi olmasınlar. Çünkü artık o kadar kendilerini kaptırıyor ki hem zaman planlaması noktasında, hem eğitim öğretimini düzenli şekilde yapma noktasında sıkıntılar yaşamaya başlıyorlar. Özellikle küçük çocukların susturmak için ellerine telefon, tablet tutuşturmamız, onları daha bebek yaşlarda, kölesi haline getirebiliyor. Lütfen aileler bundan uzak dursunlar" ifadelerini kullandı. "İlk defa çalıştayın sonuçları yapay zeka teknolojisiyle 3 dakikada avatar tarafından özetlenecek" Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Çemberci, "Aynı zamanda GOSB Teknopark AŞ’nin genel müdürü olarak görev yapmaktayım. 9. çalıştayımızı yapıyoruz. Yapay zeka ve yapay zekanın iş süreçlerine, işletmelerin rekabet süreçlerine nasıl etki ettiğini konuşacağımız bir çalıştay gerçekleştiriyoruz. Sektörün gerçekten çok etkin ve etkili kurumları burada. Katılımcılar, önceden akademik bir disiplinle hazırlanmış soruları içtenlikle cevaplayarak çok önemli bilgilerin ortaya çıkmasına vesile oluyorlar. Kurumsal yapay zeka ile yüksek standartların inşasını konuşurken, işletmelerin hangi süreçlerine ne tür etkiler edeceğini, ne tür katkılar sağlayacağını, karar mekanizmalarına nasıl destek vereceğini de bugün bir farkındalık olarak ortaya koymaya çalışacağız. İlk defa çalıştayın sonuçları yapay zeka teknolojisiyle 3 dakikada avatar tarafından özetlenecek. Bu da bizim için oldukça heyecan verici ve deneyimlemekten memnuniyet duyacağımız bir süreç. Gerçek anlamda uygulamalı bir çalıştay olacak" dedi. "Yapay zekanın şirketlere zarar vereceğini düşünmüyorum" Rekabet ve yapay zeka stratejileri hakkında konuşan Çemberci, "İşletmeler karar alırken çok ciddi belirsizliklerle mücadele etmek zorundalar. Yapay zeka ise öğrenmeye devam ettikçe bu belirsizliklerin yani gri alanların daha şeffaf hale gelmesini, hatta beyaza dönüşmesini sağlayacak. Böylece işletmeler rakiplerine göre daha öne çıkacak. Bugünkü çalıştaydan da buna benzer sonuçların çıkacağını öngörüyoruz. Yapay zekanın şirketlere zarar vereceğini düşünmüyorum. Aksine, firmaların çok daha etkin ve verimli süreçler yürütmelerine, maliyetlerini düşürmelerine, farklılaşmalarına ve karar mekanizmalarında daha sağlam adımlar atmalarına katkı sunacaktır" diye konuştu. "Eğer kendi verilerimizi başka bir kültürün ve şirketin yazılımın içerisine yüklersek arada bir boşluk oluşur" Yapay zeka, dijital dönüşüm ve veri egemenliği üzerine bilgiler veren EVA-ICT ve Arketik AI’nin kurucusu Cihan Meriç Kaymaz ise "20 yıldan bu yana dijital dönüşüm alanında çok sayıda kurumla birlikte çalışarak, onların teknoloji adaptasyon süreçlerine eşlik ettik. Hem şirket olarak hem de bireysel olarak bu sürecin parçası olduk. Yapay zeka, hayatımıza 2022 Kasım ayında kararlı şekilde girdi ve yalnızca bir ayda dünya genelinde 100 milyon kullanıcıya ulaştı. 3 yıl gibi kısa bir sürede 1.2 milyar kullanıcıya erişti. Artık yapay zeka pratik hayatımızın içerisinde. Çok kısa sürede çok büyük gelişmeler yaşanıyor ve bu gelişmelere ayak uydurmak kolay değil. Ancak tartışmasız gerçek var. Yapay zeka artık hayatımızda. Bu varlığı kabul edip, adapte olma yollarını aramamız gerekiyor. Bu Amerika ve Çinlilerin oluşturduğu yazılımlar. Her şeyi en iyi şekilde bakıyor olsak bile bu Amerika ve Çinlilerin kültürü ile bezenmiş bir zeka. Bizim ülkemizin kendine özgü DNA’sı ve kültürü var. Kendine münhasır ahlak değerleri ile çalışma prensipleri var. Eğer kendi verilerimizi başka bir kültürün ve şirketin yazılımın içerisine yüklersek arada bir boşluk oluşur. Daha da olumsuz bir senaryoda kurumları kurum yapan, şirketleri ayakta tutan benzersiz veriler, reçeteler, finansal ve operasyonel sırlar, başka ülkelerin şirketleri tarafından elde edilebilir hâle gelir. Bu da, veri egemenliğinin kaybı demektir. Bunu önlemek için, kendi yapay zeka modellerimizi ve yerel altyapıyla çalışan zekamızı geliştirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde, başka bir zekanın sizin zekanızı yöneteceği bir dönemin kapılarını aralamış oluruz. Kibarca ifade edecek olursak sistemin eseri, ve o sistemin müsaade ettiği kadar hareket edersiniz" cümlelerini kullandı.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 13:39
Yapay zekâda hız devrimi: Türk girişimciden yüzde 55 hızlı dil modeli katmanı
Edirneli girişimci ve ekibi, yapay zekâ dünyasında çığır açacak bir başarıya imza attı. Açık kaynaklı büyük dil modellerine entegre ettikleri özel bir hızlandırma katmanı ile yapay zekâ çıkarım süresini yüzde 55 hızlandırmayı başardılar. Geliştirilen teknoloji, San Francisco merkezli bazı Startup’larla yapılan pilot testlerde yüksek performans gösterdi. Bu yenilik, sadece işlem süresini hızlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda sistemlerin enerji tüketimi ve donanım maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor. Türk girişimci Semih Polat ve ekibi, bu başarıyı ’attention (dikkat) tekniklerinin’ optimize edilmesiyle elde etti. Bu teknik sayesinde büyük dil modellerinin daha verimli ve daha ekonomik çalışması sağlanabiliyor. Yazılım geliştirme ve ofis verimliliği alanlarında çarpıcı etkileri olan yapay zekâ destekli çözümler, ABD’de yapılan araştırmalara göre yazılım geliştiricilerin görev tamamlama süresini yüzde 55 oranında hızlandırıyor. Polat’ın geliştirdiği sistem, bu alanda yeni bir standardın habercisi olarak görülüyor. Maliyetleri düşürecek yeni sistem yolda Semih Polat, günümüzde yaygın olarak kullanılan yüksek performanslı modellerin (örneğin Opus 4 ve O3 Pro) yüksek maliyetler nedeniyle küçük ve orta ölçekli girişimler için sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. Bu modellerde yapılan her API çağrısının ortalama maliyeti 30 cent’i bulabiliyor. Bu sorunu ortadan kaldırmayı amaçlayan ekip, çok daha düşük işlem gücüyle güçlü dil modeli çıktıları sağlayabilecek yeni bir teknik üzerinde de çalışıyor. Yeni sistemin ilk testlerine yıl sonunda başlanması planlanıyor.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 12:05
Sınırlar "Retinar" ile denizler SUVDES’le güvende olacak
METEKSAN Savunma 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF 2025) Retinar GSR kara Gözetleme Radarı ve SUVDEV Denizaltı ve Sualtı Aracı Tespit Sistemi’ni ilk kez sergiledi. Sınır güvenliği alanlarında sağladığı savunma sistemi çözümleriyle bilinen METEKSAN Savunma tarafından geliştirilen Retinar GSR 12 Kara Gözetleme Radarı 12 kilometreye kadar insan tespiti yapabilirken, 40 kilometreye kadar da araç tespiti gerçekleştirebiliyor. Firma tarafından geliştirilen SUVDEV Denizaltı ve Sualtı Aracı Tespit Sistemi ile suyun altında sensörler vasıtasıyla bölgeye doğru gelen denizaltıları, insansız su araçlarını yaklaşık 3 bin metreye kadar tespitini sağlayabiliyor. METEKSAN Savunma Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Burak Akbaş, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, şirketin özellikle sınır güvenliği, kritik tesis güvenliği, elektronik harp sistemleri, eğitim simülatörleri, haberleşme sistemleri, sonar sistemleri gibi alanlarda faaliyet gösterdiğini belirtti. Retinar GSR sistemini IDEF 2025’te ilk kez sergilediklerini ifade eden Akbaş, "Biz aslında METEKSAN Savunma olarak uzun yıllardır Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sınır güvenliği ve askeri tesislerin güvenliği kapsamında radar sistemlerimizde retinar ürün ailemizde hizmet sağlamaya devam ediyoruz. Burada gördüğünüz radar sistemimiz bizim eskiden geliştirdiğimiz radarlara göre çok daha uzun menzilden insan ve araç algılayabilecek bir radar sistemi. Yaklaşık 12 kilometreye kadar size doğru yaklaşan bir insan varsa veya sınırlardan geçmeye çalışan bir insan varsa bunun tespitini sağlayabiliyor. Toplam 40 kilometreye kadar da araç tespitini gerçekleştirebiliyor" dedi. Özellikle bu sınır güvenliği veya kritik tesis güvenliği konusunun Türk Silahlı Kuvvetleri için çok önemli konulardan bir tanesi olduğunu vurgulayan Akbaş, "Bu radar sistemimizde çok yeni teknoloji kullandığımız 360 derece dönerek etrafı tarayabilen yüksek çözünürlüklü bir sistem olarak ilk kez IDEF 2025 fuarında hem Silahlı Kuvvetlerimize hem de yurt dışındaki dost ve müttefik ülkelere tanıtımını gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. SUVDES ile denizaltılar tespit edilecek SUVDES ismini verdikleri denizaltı ve insansız su altı araçlarını tespit edebilecek bir sonar sistemi olduğunu aktaran Akbaş, "Bunu da suyun altına yerleştirdiğiniz farklı yerlere sensörler vasıtasıyla bölgeye doğru gelen denizaltıları, insansız su araçlarını yaklaşık 3 bin metreye kadar tespitini sağlayabiliyoruz. Bu kapsamda da yine Türkiye’de Deniz Kuvvetlerimizde veya yurtdışı ülkelerle görüşmelerimizi devam ettiriyoruz. Bu ürün de yine IDEF 2025’te METEKSAN Savunma olarak sergilediğimiz ürünlerden bir tanesi. Şu anda bu ürünler sözleşmesi olan ürünler, seri üretime hazır olan ürünler. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına yönelik olarak her türlü altyapımız hazır. Çok hızlı bir şekilde bunların üretimlerini yapıp teslimatlarını gerçekleştirebiliriz" ifadelerini kullandı. (ET-SK-
24 Temmuz 2025 Perşembe - 11:15
BARÜ TEKNOFEST Koordinatörlüğü kuruldu
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Türkiye’nin en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST’e yönelik çalışmaların daha etkin ve organize bir şekilde yürütülmesi amacıyla TEKNOFEST Koordinatörlüğü kuruldu. Bartın Üniversitesi’nde (BARÜ) öğrencilerin teknoloji yarışmalarına katılımını desteklemek, danışmanlık süreçlerini koordine etmek ve yarışma başvurularından proje sunumlarına kadar tüm süreçlerde öğrencilere rehberlik etmek amacıyla TEKNOFEST Koordinatörlüğü kuruldu. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya başkanlığında Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinden Doç. Dr. Ersin Alaybeyoğlu, Doç. Dr. Bilal Kurşuncu, Arş. Gör. Şuheda Kaltakkıran ile Fen Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Şeyma Çağlar Özhan’ın katılımıyla bir istişare toplantısı yapıldı. Toplantıda milli teknoloji hamlesine katkı sağlayacak çalışmaların koordinatörlük bünyesinde sürdürülerek mühendislik, fen bilimleri, sağlık, eğitim ve sosyal bilimler gibi birçok farklı alanda proje geliştiren öğrencilere disiplinler arası destek sunulması konuları görüşüldü. Geleceğin teknolojilerini tasarlayarak ülkemizin yarınlarına değer katan gençlerin desteklenmesine önem verdiklerini belirten Rektör Prof. Dr. Ahmet Akkaya, TEKNOFEST Koordinatörlüğü ile öğrencilerin yenilikçi projelerini daha iyiye ulaştırmayı hedeflediklerinin altını çizdi. Ayrıca koordinatörlüğün başta üniversitemiz öğrencileri olmak üzere tüm insan kaynağı çalışmaları için hayırlı olması temennisinde bulundu.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 10:11
Sıcaktan kaçıp yaylaya çıkanlar dünya ile irtibatları kesildiği için kafalarını dinliyor
Yazın sıcaktan kaçmak isteyen vatandaşların uğrak yeri olan Adana’nın Kozan ilçesine bağlı Göller Bölgesi Yenikuyu Mahallesi’nde cep telefonu çekmediği için vatandaşlar kafalarını dinliyor. Kışın yaklaşık bin nüfusu olan yaz aylarında ise nüfusu 4 bine çıkan Yenikuyu Mahallesi’nde vatandaşlar kafa dinlemeye geliyor. Cep telefonunun bile çekmediği her şeyin doğal olduğu yaylaya vatandaşlar hem sıcaktan kaçmak hem de kafa dinlemek için geliyor. Mahalle sakinlerinden Akif Emre Özdemir, "Derslerimize çalışamıyoruz, konu tekrarı yapamıyoruz. Hocaların attığı mesajları da göremiyoruz ve zaman geçmiyor" dedi. İsmail Akçalı isimli bir diğer mahalleli ise telefonla iletişim kurabilmek için yüksek tepelere çıkmak zorunda kaldıklarını belirterek, "Dağa taşa tepelere çıkıyoruz. Gece bir yerden telefon geliyor ama haberleşemiyoruz. Bize ‘aradık dönmediniz’ diyorlar, ama telefonumuz çekmiyor. Köyümüze telefon şebekesi kurulacak yer var" ifadelerini kullandı. Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencisi Rümeysa Gül de, "Ben her yaz köyümüze geliyorum ama eğitimle ilgili hiçbir şey yapamıyoruz. 2020 yılından bu yana cep telefonu şebekesi için başvuru yapıyoruz. Sınav sonuçlarına ve duyurulara bakamıyoruz. Bunun için başka bölgelere gitmek zorunda kalıyoruz" ifadelerini kullandı.
24 Temmuz 2025 Perşembe - 09:44
Yazın sıcaktan kaçanların uğrak yeri yaylada cep telefonu çekmiyor
Yazın kafa dinlemek ve sıcaktan kaçmak isteyen vatandaşların uğrak yeri olan Adana’nın Kozan ilçesine bağlı Göller Bölgesi Yenikuyu Mahallesi’nde cep telefonu çekmediği için vatandaşlar sorun yaşıyor. Kışın yaklaşık bin nüfusu olan yaz aylarında ise nüfusu 4 bine çıkan Yenikuyu Mahallesi’nde vatandaşlar kafa dinlemeye geliyor. Cep telefonunun bile çekmediği her şeyin doğal olduğu yaylaya vatandaşlar hem sıcaktan kaçmak hem de kafa dinlemek için geliyor. Mahalle sakinlerinden Akif Emre Özdemir, internet ve telefon şebekesi yetersizliği nedeniyle eğitimine devam etmekte zorlandığını belirterek, "Derslerimize çalışamıyoruz, konu tekrarı yapamıyoruz. Hocaların attığı mesajları da göremiyoruz ve zaman geçmiyor. Yetkililerden buraya telefon ve internetimizin çekmesini istiyoruz" dedi. İsmail Akçalı isimli bir diğer mahalleli ise telefonla iletişim kurabilmek için yüksek tepelere çıkmak zorunda kaldıklarını belirterek, "Bölgemizde telefon çekmiyor. Dağa taşa tepelere çıkıyoruz. Telefon çeken yer arıyoruz. Gece bir yerden telefon geliyor ama haberleşemiyoruz. Bize ‘aradık dönmediniz’ diyorlar, ama telefonumuz çekmiyor. Köyümüze telefon şebekesi kurulacak yer var. Dağın başına bir operatör şebekesi diksinler, telefonlarımız çeker" ifadelerini kullandı. Mustafa Çakıcılı ise cep telefonu taşımadığını belirterek, "Telefonlarımız çekmiyor. Kozan ya da başka bir yerdeki akrabalarımızı aramak için yüksek yerlere çıkmak gerekiyor. Çocuklarım internet ve telefon çekmiyor diye buraya gelmiyorlar, şu an Kozan’da sıcaktan yanıyorlar. Burada en az bin ev var. Bu soruna acil çözüm bekliyoruz. Ben de bu yüzden cep telefonu taşımıyorum" diye konuştu. Yaylada yaşayan Osman Yağbasanlar ise, "Torunlara ‘yaylaya gelin çocuklar’ diyorum ama gelmiyorlar çünkü burada telefon ve internet çekmiyor diyorlar. Yetkililerden acil çözüm bekliyoruz" şeklinde konuştu. Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencisi Rümeysa Gül de, yıllardır aynı sorunla karşılaştıklarını dile getirerek, "Ben her yaz köyümüze geliyorum ama eğitimle ilgili hiçbir şey yapamıyoruz. 2020 yılından bu yana cep telefonu şebekesi için başvuru yapıyoruz. Ancak bu bölge yatırım planına alınmamış. Biz internete giremiyoruz, sınav sonuçlarına ve duyurulara bakamıyoruz. Bunun için başka bölgelere gitmek zorunda kalıyoruz" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder