SAĞLIK - 23 Nisan 2023 Pazar 11:30

Ayakkabı imalatında Benzen tehlikesine dikkat

A
A
A
Ayakkabı imalatında Benzen tehlikesine dikkat

Ayakkabı imalatı ve kauçuk üretiminde kullanılan benzen maddesine yüksek dozda maruz kalınması ölümle sonuçlanabileceği bildirildi.

Ayakkabı imalatı ve kauçuk üretiminde kullanılan benzen maddesine yüksek dozda maruz kalınması ölümle sonuçlanabileceği bildirildi.


Endüstriyel olarak birçok alanda kullanılan benzen maddesi, iyi havalandırma şartları oluşmadığında zehirlenmelere sebebiyet verdiğini belirten Tokat Devlet Hastanesi yoğun bakım uzmanı Arzu Ceren Yiğit, "Yüksek düzeyde benzen içeren Yiyeceklerin veya içeceklerin tüketilmesi sonucu; kusma, mide de eritasyon, baş dönmesi, uyku hali, kasılmalar, kalp atışında hızlanma, koma tablosu ve ölümle sonuçlanabilir. Ancak bu maruz kalan yiyeceklerin ve içeceklerin daha düşük dozlarda maruz kalınmasının etkileri henüz belirlenmedi. Benzen maruziyetlerin de, kemik iliği etkilenerek kan yapım hücrelerinde azalma, kan hücrelerinde düşme sonucu kanamalar ve çeşitli kan kanserleri en sık gördüğümüz akut meolit lösemiler, aplastik anemiler gibi hastalıklar uzun dönemde görülebiliyor." ifadelerine yer verdi.


"Doğrudan temasla beraber benzen vücuda girebiliyor"


Benzen, geçmiş zamandan itibaren kolay yollarla elde edilebilen bir madde olduğunu belirten Arzu Ceren Yiğit, "daha önce kömür üretiminden elde edilen şimdi petrolden elde edilen son derece yanıcı renksiz tatlı bir kokuya sahip bir sıvıdır. Benzen havada bulunabilir yeraltı kaynaklarında bulunabilir ama bizim en çok karşımıza endüstride sanayide kullanılmış şeklinde görüyoruz. Plastik üretimlerinin diğer plastiklerin ham maddelerinde daha çok ayakkabı imalathanesinde kauçuk üretiminde kullanılıyor. Ayakkabı imalathanesinde, kauçuk üretiminde, boya üretiminde ve petrol istasyonlarında benzen kullanılabilen bir kimyasaldır. Benzen vücuda 3 farklı yoldan girebiliyor. Bizim en sık gördüğümüz soluma şeklidir. Havadaki benzeni soluma yoluyla ciğerlerden dolaşıma katılabiliyor. Benzen içme sularına karışmıştıysa bu suların tüketimi veya bu sularla hazırlanan yiyeceklerin tüketimiyle beraber mide bağırsak kanalından dolaşıma geçebiliyor. Çok nadir de olsa doğrudan temasla beraber benzen vücuda girebiliyor. Benzen karaciğerde ve kemik iliğinde bu metabolik dediğimiz maddelere yıkılıyor. Bu maruziyetin zararlı etkileri metaboliklerin etkileri sonucu ortaya çıkıyor. Vücutta normalde benzen maruziyeti 48 saat içerisinde idrarla atılması bekleniyor" şeklinde konuştu.


"Yüksek dozlardaki maruziyetler kısa süre bile olsa ölümle sonuçlanabilir"


Yiğit, "Maruziyetin ciddiyetinin tesspi,tespit edilmesi için o maddeye ne kadar uzun süre veya ne kadar dozda maruz kalındığı durumun ciddiyeti hakkında bize bilgi verir. Örneğin havada eğer yüksek doz benzen miktarına rastlanırsa örneğin 10 bin veya 30 bin ppm kadar yüksek dozlardaki maruziyetler kısa sürede bile olsa ölümle sonuçlanabilir. Daha düşük dozlardaki havada bulunan benzinin maruz kalınması örneğin 700 veya 300 ppm kadar düşük dozlarda klinik belirtiler ortaya çıkabilir. Bu klinik belirtiler dediğimiz bilgiler; uyuşukluk, baş ağrısı, titreme, kalp hızında artış, baş dönmesi,şuurda dalgalanmalar ve kafa karışıklığı gibi ortaya çıkabilir. Bu düşük doz maruziyetlerde genelde maruz kalan kişinin veya kişilerin ortamdan uzaklaştıklarında veya temiz havaya çıktıklarında akut yeni gelişen bir Maruziyet olduğundan bu belirtilerin gerilediğini belirttiklerini gözlemliyoruz" ifadelerini kullandı.


"Maruz kalınmasının etkileri henüz belirlenmedi"


Yiğit, "Yüksek düzeyde benzen içeren Yiyeceklerin veya içeceklerin tüketilmesi sonucu; kusma, mide de eritasyon, baş dönmesi, uyku hali, kasılmalar, kalp atışında, İnsan kemik iliği ve yağ dokusunda birikiyor. Bundan kaynaklı olarak uzun süre kronik hızlanma, koma tablosu ve ölümle sonuçlanabilir. Ancak bu maruz kalan yiyeceklerin ve içeceklerin daha düşük dozlarda maruz kalınmasının etkileri henüz belirlenmedi. Benzen maruziyetlerinde, kemik iliği etkilenerek kan yapım hücrelerinde azalma, kan hücrelerinde düşme sonucu kanamalar ve çeşitli kan kanserleri en sık gördüğümüz akut meolit lösemiler, aplastik anemiler gibi hastalıklar uzun dönemde görülebiliyor. Ancak akut maruziyeti söz konusu olduğunda sadece kemik iliği baskılandığı için bunlarda azalma görüyoruz. Bu da laboratuvar olarak karşımıza çıktığında dikkat çekici bir parametre oluyor" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Sıfır Atık’ta 9 yılda 90 milyon ton atık geri kazanıldı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, 9 yıl içerisinde 90 milyon ton atıktan geri kazanım sağlandığını açıkladı. 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü bu yıl 4’üncü kez kutlanıyor. Türkiye’nin öncülüğünde ilan edilen günün 2026 teması "gıda israfı" olurken, COP31 sürecinde Sıfır Atık yaklaşımının küresel ölçekte öne çıkarılması hedefleniyor. Sıfır Atık Hareketi, uygulamaya alındığı 2017 yılından bu yana çevre ve ekonomi alanında önemli kazanımlar sağladı. Türkiye genelinde 217 bin bina ve yerleşke sisteme dahil olurken, geri kazanım oranı 2017’deki yüzde 13 seviyesinden 2025 itibarıyla yüzde 37,53’e yükseldi. Türkiye, bu oranı 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise yüzde 70’e çıkarmayı planlıyor. Proje kapsamında bugüne kadar 90 milyon ton geri kazanılabilir atık ekonomiye kazandırıldı. Bu süreçte yaklaşık 365 milyar liralık ekonomik katkı sağlandı. Aynı zamanda 270 milyar kilowatt saat enerji, 2 trilyon litre su ve 60 milyar litre petrol tasarrufu elde edildi. Sıfır Atık uygulamaları sayesinde 613 milyon ağacın kesilmesi önlendi, 180 milyon ton sera gazı salınımının da önüne geçildi. Çevre Yönetimi Genel Müdürü Turan, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde Ankara’daki sıfır atık uygulamalarında örnek olan Altındağ Belediyesi Sıfır Atık Eğitim Merkezi’nde çocuklara verilen eğitimde bir araya geldi ve açıklamalarda bulundu. "9 yıl içerisinde 90 milyon ton atıktan geri kazanım sağladık" BM Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlayan Sıfır Atık Projesi’nin, bugün 9’uncu yılını tamamladığını belirten Turan, "Dünyaya ilham olan bu proje, 2022 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edilmesiyle taçlandırıldı. Bu seneki temamız, gıda israfının azaltılması. 2017 yılından bu yana geçen 9 yıl içerisinde kazanımlara sayısal olarak baktığımızda 90 milyon ton atıktan geri kazanım sağladık. Bu 90 milyon tonun 30 milyon tonu kağıt, karton, 10 milyon tonu plastik atıklar, 3,5 milyon tonu cam atıkları, 9 milyon tonu metal atıklar ve yine bir 30 milyon ton kadar organik atıklar var. Bu geri kazanımdaki maksat, bu atıkların bertarafı için ciddi bir enerji ve alan ihtiyacı söz konusu. Aslında bunlar ekonomiye kazandırıldığında bu çerçevede hem çevresel hem de iklim anlamında ciddi kazanımlar elde ettik. Bu geri kazanım sayesinde 55 bin futbol sahası kadar alanı atık depolamak için kullanmamış olduk. İstanbul’un 2 yıllık su ihtiyacına denk gelen 2 trilyon litre suyu tasarruf etmiş olduk. Aynı zamanda Türkiye’deki motorlu taşıtların 1 yıllık akaryakıt ihtiyacına denk petrol ürünlerini tasarruf etmiş olduk" dedi. "Denizlerde 325 tondan fazla atık toplandı" Altındağ Belediyesi’nin Millet Bahçesi’ndeki Sıfır Atık Atölye Sergisi’ne dair açıklamada bulunan Turan, "Çocuklarımıza sıfır atık bilinçlendirme eğitimleri veriliyor. Bu eğitimler sadece kuramsal, teorik, bilgi yükleme dayalı eğitimler değil aslında. Buradaki dene yap atölyesi içerisinde çocukların kendi el becerileriyle atık olarak değerlendirdiğimiz maddelerde yeni ürünlerin tasarımı, ekotasarım mantığıyla nasıl yapılabildiğinin farkındalığını oluşturmaya çalışıyoruz. Buradaki temel felsefemiz aslında, insanoğlu doğanın sahibi değil, doğanın bir parçası. Karşılıklı saygı içerisinde ilişkinin yürümesi gerekiyor. Öte taraftan doğayı ve çevreyi gelecek nesillere teslim edilebilecek bir emanet olarak bakıyoruz. Sıfır atık bir anlamda küresel iklim değişikliği için de anahtar bir rol üstlenmiş durumda. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak ülkemizin Sıfır Atık Mavi Hareketiyle ciddi deniz atıklarında, hayalet ağların toplanmasında çalışmalarımız oldu. Denizlerde 325 tondan fazla atık toplandı. Yaklaşık 23 bin kamyona denk geliyor" ifadelerini kullandı. "Bu kazanımları artırarak devam ettireceğiz" Bu projeyi yaygınlaştırarak devam ettireceklerini belirten Turan, "Kasım ayında Antalya’da ev sahipliğini gerçekleştireceğimiz COP 31 İklim Zirvesi’nin ajandalarının başında sıfır atık geliyor. Bu çerçevede yine Kasım ayında İklim Zirvesi’nde de sıfır atık ile ilgili tüm tecrübe paylaşımlarını diğer ülkelerle paylaşacağız. Geçen hafta perşembe ve cuma günü New York’ta Bakanımız Murat Kurum’un başkanlığında, COP Başkanı olarak New York’ta, Birleşmiş Milletler’de hem sıfır atık gününü kutlamak hem de COP ajandası ile ilgili bilgi vermek için bulunduk. Orada yine üye ülkelerin tamamının ciddi bir teveccühü ile karşılaştık. Bu çerçevede biz bu kazanımları artırarak devam ettireceğiz" şeklinde konuştu. Türkiye, depozito yönetim sistemi, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması ve deniz kirliliğiyle mücadele gibi uygulamalarla Sıfır Atık yaklaşımını yaygınlaştırmaya devam ediyor. Yetkililer, bu sürecin gelecek dönemde daha da genişletilerek hem çevresel hem de ekonomik kazanımların artırılmasını hedefliyor.
Samsun Bir yanda israf, bir yanda açlık: Sıfır Atık Günü’nde Samsun’dan çarpıcı mesaj Samsun’da, "Uluslararası Sıfır Atık Günü" dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Başkanı Halit Doğan, sıfır atıkla ilgili 15 farklı proje yürüttüklerini söyledi. SBB tarafından 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında çevre bilincinin artırılması ve sürdürülebilir hayat alışkanlıklarının teşvik edilmesi amacıyla Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da program düzenlendi. Halk eğitim merkezlerindeki usta öğreticiler ve kadın öğrenciler tarafından geri dönüştürülerek sıfır atık kapsamında üretilen ürünlerin sergilendiği sergilerin de yer aldığı etkinlikte, çocuklara özel sıfır atık uygulamaları ilgi gördü. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren SBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Ali Tulumen, belediye olarak birçok sıfır atık ve geri dönüşüm projesinde yer aldıklarını söyledi. Başkan Doğan: "15 proje başlığında sıfır atıkla alakalı önemli bir çalışmaya başladık" İl genelinde 15 farklı projede sıfır atıkla alakalı çalışma yürüttüklerini açıklayan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Bugün Uluslararası Dünya Sıfır Atık Günü. Emine Erdoğan hanımefendinin girişimleriyle başlayan ve bugün tüm dünyada kabul gören önemli bir günün sene-i devriyesini hep beraber yaşıyoruz. Tabii, insanın belki yaşarken çok farkında olmadığı bir durum bu. Eskiden, imkânların daha kısıtlı olduğu dönemlerde mecburen her şeyi kullanmak ve dönüştürmek zorunluluğu vardı. Evde kullanılan bir malzeme, belki hanımefendilerin o nazik elleriyle yeniden başka bir şeye dönüşüyordu. Kullanılan gömleklerin belki yakaları ters çevriliyor, tekrar kullanılabilir hâle geliyordu. Ama bugün şartların iyileşmesi, insanların tüketim alışkanlıklarını da değiştirir hâle geldi. Sürekli tüketmek, sürekli daha yenisini almak, sürekli biriktirmek gibi duygular oluştu. Bunun haricinde, kullanırken dikkat etmediğimiz bazı ürünlerin doğaya çok fazla zarar verdiğini de hep beraber görüyoruz. Bu amaçla Samsun’da sıfır atıkla alakalı 15 proje başlığında önemli bir çalışmaya başladık, Valimiz Orhan Tavlı başkanlığında. Bu 15 projenin 5’inde Büyükşehir Belediyesi ana yürütücü, 10’unda da koordinasyon görevi yapıyor. Tarım arazilerinde yoğun bir şekilde ilaçlama yapılıyor, biliyorsunuz. Sonrasında bu ilaçlama yapılan malzemelerin atıklarının tarlanın kenarında doğaya kontrolsüz bir şekilde atıldığını görüyoruz. Gübre çuvalından tutun da tarımsal ilaç şişelerine kadar. Şimdi bunları toplamak için bir çöp kamyonu aldık. Çünkü doğada bırakılan, belki de çok önemsiz gibi gördüğümüz her malzemenin bir şekilde doğada yok olma süresi var. Yok olana kadar da doğada oluşturduğu bir tahribat var. Bundan etkilenen hayvanların ve insanların olumsuz etkilenme süreçleri var" dedi. "Bir tarafta yiyecekler çürürken, bir tarafta çocuklar açlıktan ölüyor" Bu yılki sıfır atık temasının gıda israfı olduğuna dikkat çeken Başkan Doğan, "Çocuklarımızın bizlere ve büyüklerimize öğretecek çok şeyi var. Belki biz yaşarken çok fark etmiyoruz. İnsanlar birbirinden en fazla öğrenir. Çocuklarımız etraflarına ’etrafı kirletmeyin’ derse, kendileri kirletmezse ve bu şekilde yetişirse, yaşlanan dünyamızı biraz daha koruyabilir hâle geliriz. Gıda israfı bu yılın teması. Ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Bir tarafta evlerimizde çürüyen, çöpe atmaya yetişemediğimiz malzemeler, diğer tarafta açlıktan ölen çocuklar var. İkisinin arasındaki eşitsizlik arttıkça, dünyadaki insanlar için bu durum çok daha sıkıntılı bir hâle geliyor. İşin bereketi ortadan kalkıyor; ömrün bereketi, hayatta mutlu olma ihtimali düşüyor. İnsanlar etraflarına ne kadar empatiyle bakarsa, diğer insanların varlığından ne kadar haberdar olursa ve onların hayatını devam ettirmesi için ne kadar sorumluluk alırsa, insan mutluluğu da o kadar artar diye düşünüyorum. Biz de gereksizi biriktirmezsek, çöp yerine dönüşümü artırırsak hayatımızın daha mutlu olacağına ve çevremize daha faydalı olacağımıza inanıyorum. Buradaki hanımefendilerin her biri birbirinden kıymetli eserler üretmiş. Hem yukarıda hem burada gördük. Hiçbir şey yerine koymadığımız sapın, çöpün ne kadar güzel bir oturma grubuna, sandalyeye dönüştüğünü görüyoruz. Geri dönüşümden bir gelinlik üretilmiş. Hem farkındalık oluşturulmuş hem de bir şeyin başka bir şeye dönüşmesinin insanın hayal gücüyle sınırlı olduğunu görmüş olduk. O yüzden etrafımızda örnek olacak çok şey var. Bir kişi bir kişidir. Ne kadar israfı azaltabilirsek o kadar kârdır" diye konuştu. "Dünya artık yaşlandı, sıfır atığın önemi arttı" Dünyanın korunmasının daha önemli hâle geldiğini belirten Samsun Vali Yardımcısı Vekili ve Atakum Kaymakamı Murat Bulacak ise, "Emine Erdoğan hanımefendinin girişimleriyle başlayan Sıfır Atık, dünyada da ciddi anlamda ehemmiyet gördü, bir çığır açtı. Yapılan faaliyetler sonucunda Birleşmiş Milletler tarafından 2023 yılında 30 Mart, Sıfır Atık Günü olarak ilan edildi. Bu yılın teması da gıda israfı. Gıda israfının en büyük önleyicilerinin hanımefendiler olduğunu düşünüyoruz. Sizler sahip çıkarsanız, evlatlarımıza israfın gereksizliğini ve sıfır atık kapsamında kullanılan her şeyin tekrar dönüşüme girebileceğini öğretebilirsek, okullarımızla birlikte büyük mesafe alırız. Artık dünya yaşlandı. Hepimiz görüyoruz. Çevre kirliliğinden, yaşanamaz havadan ve suyun tükenmesinden bahsediyoruz. Sıfır atığın ana meselesi de, yaşadığımız dünyada kullandığımız her şeyin düzenli, mantıklı ve israf edilmeden ihtiyaçlara uygun şekilde kullanılmasıdır. Bu noktada hepimize büyük görevler düşüyor" şeklinde konuştu. "Her yıl 1 milyar ton gıda çöpe atılıyor" Dünyada her yıl 1 milyar ton gıdanın çöpe gittiğini dile getiren Samsun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Tevfik Akçay ise, "Sıfır atık; israfı önlemeyi, kaynakları verimli kullanmayı ve atıkları azaltarak doğamızı korumayı amaçlayan önemli bir yaşam anlayışıdır. Amacımız, gelecek nesillere daha temiz, daha sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. Üstelik bu israfın büyük bölümü evlerimizde gerçekleşmektedir. Oysa israf edilen her lokma, emeğin, suyun, enerjinin ve doğanın da israfı anlamına gelmektedir" ifadelerini kullandı. Program, gün boyunca devam edecek farklı etkinlikler ile hem yetişkinlerin hem de çocukların sıfır atık bilincini geliştirmesine yardımcı olacak.