YEREL HABERLER - 21 Ekim 2013 Pazartesi 14:21

BAŞKAN YADİGAR’DAN NÜFUS AÇIKLAMASI NİKSAR BELEDİYE BAŞKANI DURAN YADİGAR: “NİKSAR’DA GERÇEK NÜFUSLA TABELA NÜFUSU ARASINDA ŞU ANKİ BİZİM TESPİTLERİMİZE GÖRE 4 BİNİN ÜZERİNDE BİR KAÇAK VAR” “BİZİM YAPTIĞIMIZ ARAŞTIRMALARA GÖRE NİKSAR’IN YAKLAŞIK BEŞT

A
A
A
BAŞKAN YADİGAR’DAN NÜFUS AÇIKLAMASI
NİKSAR BELEDİYE BAŞKANI DURAN YADİGAR:
“NİKSAR’DA GERÇEK NÜFUSLA TABELA NÜFUSU ARASINDA ŞU ANKİ BİZİM TESPİTLERİMİZE GÖRE 4 BİNİN ÜZERİNDE BİR KAÇAK VAR”
“BİZİM YAPTIĞIMIZ ARAŞTIRMALARA GÖRE NİKSAR’IN YAKLAŞIK BEŞT

Tokat’ın Niksar İlçe Belediye Başkanı Duran Yadigar, Tokat’taki nüfusu düşen ilçelerden birinin Niksar olduğunu, bunun ise nüfusun başka ilçe ve beldeler tarafından kaçırılmak suretiyle yapıldığını ileri sürdü.
Başkan Yadigar konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Niksar nüfusu yıldan yıla azalıyor. Esasında Niksar nüfusu özellikle yılbaşlarında yani 31 Aralık tarihi itibariyle İller Bankası paylarının bu tarih itibariyle belediyelere tahsisinden dolayı bir nüfus hareketi ki biz buna ‘nüfus kaçakçılığı’ diyoruz. Bunun sonucu azalmalar oluyor. Niksar’da gerçek nüfusla tabela nüfusu arasında şu anki bizim tespitlerimize göre 4 binin üzerinde bir kaçak var. Bunu nasıl tespit ettiğimize gelince, 31 Aralık 2012 tarihli nüfusumuz 32 bin 700 ama aynı tarihli sağlık ocakları ya da sağlık birimlerindeki Niksar nüfusu 36 bin 600 civarında. Yani iki tane resmi kayıt arasındaki nüfuslarda böyle bir fark var. Bu resmen tespit edilen bir fark. Bizim yaptığımız araştırmalara göre Niksar’ın yaklaşık beşte bir nüfusu çevremizdeki belde ve ilçe belediyelere kaçırılmaktadır. Bu tarihten sonra, özellikle ekim, kasım, aralık aylarında çevremizdeki belediye yetkilileri fakir vatandaşlarımızın belli bir ücret karşılığında ya da bir çuval şeker karşılığı nüfuslarını yani ikamet adreslerini kendi belde ve bölgelerine götürerek Niksar da büyük bir nüfusu götürmektedirler” dedi.
“SU ABONE SAYIMIZ 16 BİN”
Başkan Yadigar su abone sayılarının 16 bin olduğunu ama bunun nüfusla orantısız olduğunu belirterek, “Niksar’daki mevcut su abonesi rakamımız 16 bin civarında. Bu 16 bin abonenin 3 bin civarındaki bölümü işyeri, yaklaşık 13 bin civarında mesken su abonemiz var ama maalesef 32 bin 700 civarında ikamet adresi 31 Aralık tarihli nüfusumuz var. Türkiye’deki standart aile nüfusu 3 olsa dahi, Niksar nüfusunun en az 39 bin olması lazım. Buradan yetkililere seslenmek istiyorum. Özellikle İller Bankası paylarının 31 Aralık tarihli tek bir gün itibariyle değil, yıla yayılan yılın ortalama nüfusu baz alınarak düzeltilmesini istirham ediyorum. Çünkü bir güne endeksli İller Bankası paylarının belediyelere tahsisi böyle bir nüfus hareketinin böyle bir nüfus kaçakçılığının olmasına neden olmaktadır. Biz Niksar’da bu yıl ya da bundan sonraki yıllarda maalesef fakir vatandaşlarımızın fakirliğinin istismar edilerek kullanılmasının engellenmesi amacıyla İller Bankası payının gerçek rakamlarda olması maksadıyla yine diyorum ki, bu payların belli bir tarih itibariyle değil, yılın ortalama nüfus rakamları esas alınarak tahsis yapılsın ve fakir vatandaşlarımızın bu durumu istismar edilmesin. Yahut başka amaçlarla nüfus kaçakçılığı nüfus nakli işlemleri dursun diyoruz” diye konuştu.
Başkan Yadigar, ortaya çıkan bu sonuçla aslında Niksar’dan aşırı bir göçün olmadığını sözlerine ekledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da başladı, Mogadişu’da devam ediyor Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümünden 2024 yılında birincilikle mezun olan Somalili öğrenci Siham Ali Hussein, Rektör Prof. Dr. Akın Levent’i makamında ziyaret etti. Lisans eğitimini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde tamamlayan Hussein, mezuniyetinin ardından bölüm öğretim üyelerinin kariyer planlaması ve yönlendirmeleri doğrultusunda Somali’nin başkenti Mogadişu’da Ziraat Katılım Bankasında göreve başladı. Çalıştığı kurum tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında İstanbul’a gelen Hussein, bu vesileyle Erzincan’a gelerek üniversitesini ve akademisyenlerini ziyaret etti. Ziyarette, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Volkan Baysal da hazır bulundu. Mezun öğrenci Siham Ali Hussein, üniversitede aldığı eğitimin mesleki hayatına önemli katkılar sağladığını belirterek, EBYÜ’nün kariyer yolculuğunda kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Akın Levent ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üniversitenin uluslararası öğrencilere verdiği nitelikli eğitimin mezunlar aracılığıyla farklı ülkelerde karşılık bulmasının gurur verici olduğunu söyledi. Levent, mezunların kendi ülkelerinde ve uluslararası kurumlarda görev almasının, Türkiye’nin yükseköğretimdeki gücünü ve üniversitenin uluslararası akademik etkileşime katkısını ortaya koyduğunu kaydetti.
Ankara "Mehmet Akif İnan Ödülleri" sahiplerini buldu Mehmet Akif İnan Vakfı ile Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından düzenlenen 7’nci Mehmet Akif İnan Ödülleri hak sahiplerini buldu. Mehmet Akif İnan Vakfı ve Memur-Sen iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni programı, edebiyat, düşünce ve sendikal mücadele alanlarında önemli katkılar sunan isimleri bir araya getirdi. Programda, Türk şair, yazar, araştırmacı ve Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, mücadelesini ve bıraktığı mirası yaşatmak amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller takdim edildi. Program kapsamında Mehmet Akif İnan’ın düşünce hayatına ve sendikal mücadele anlayışına vurgu yapıldı. "Mehmet Akif İnan abi, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi" Ödül töreninde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mehmet Akif İnan’ın Türkiye için önemli bir edebiyat insanı olduğunu belirterek, "Mehmet Akif İnan abi, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi. Ardında bıraktığı, Hakk’a yaslanan bir mizan, ölçüsü olan bir tavır, edebi olan bir mücadele terbiyesiydi. Hakk’ı talep ederken dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen, haysiyeti pazara düşürmeyen bir sebat çizgisi oluşturdu. Bu akşam o mizanın huzurunda duruyoruz. Kendi sözümüzün ağırlığını, kendi tavrımızın istikametini, kendi mesuliyetimizin hududunu tartıyoruz. Zira bu terbiye, insanın iç nizamını da dünyanın hengamesini de aynı terazide okur. Mazlumun ahını duyan vicdanı diri tutar, zalimin kabalığı karşısında eğilmeyen vakar talim eder, hak hatırını her şeyin fevkinde görmeyi öğretir. Genel olarak büyüklerimizin ve özel olarak da Akif İnan abinin bizlere emanet ettiği çizgi, bugünün gürültüsü içinde sözü ve duruşu muhkem kılan bir muhasebe kapısıdır. İçinden geçtiğimiz zaman, bu muhasebeyi daha ağır ve daha zaruri kılıyor" diye konuştu. "Hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada; güçlü olmak bir mecburiyettir" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle birlikte gençlerin vizyonunu daha da üst sıralara çıkaracaklarının altını çizen Bakan Tekin, "Kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı, hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada güçlü olmak bir mecburiyettir. Bu güç, zulmetmenin imkanı değil; zulümden korunmanın, haysiyeti muhafaza etmenin, hakkı savunmanın dayanağıdır. Kendi güvenliğimiz kadar, mazlumların hukukuna omuz verebilmenin de şartıdır. Bu yüzden teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü, en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız. Dünyayı bilen ama kendini de bilen; kökünü inkar etmeden ufkunu büyüten, tarihini ve kültürünü bir hamaset malzemesi değil, bir istikamet kaynağı olarak taşıyan bir nesil yetiştirmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, işte bu nesli yetiştirecek modeldir" şeklinde konuştu. "Mehmet Akif İnan, Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu akıldır" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, Mehmet Akif İnan’ın sadece bir fikir adamı olmadığını, sendikalaşmanın kurucusu olduğunu da ifade ederek şunları söyledi: "Mehmet Akif İnan, yalnızca bir edebiyatçı değildir. O; şair, yazar, öğretmen, sendikacı, fikir ve aksiyon adamıdır. Tüm bu vasıfları tek bir kimlikte buluşturmuş, aydın sorumluluğuyla hareket etmiş bir münevverdir. Anadolu’nun vicdanından süzülüp gelen bir duruşun adı, isminin hakkını veren, medeniyet davamızın yiğididir. ‘Hiçbir ülke, yeniden ayağa kalkma potansiyeline bizim kadar sahip değildir’ derken, bu millete özgüven aşılayan, inancı dirilten bir öncüdür. Türkiye’nin emek tarihine yön veren, sendikal dünyaya Eğitim Bir-Sen’i, Memur-Sen’i armağan eden kurucu akıldır. Emek, ekmek ve medeniyet mücadelemizde, sivil toplum alanında attığımız her adımı haykırıyoruz. Hamdolsun bugün çatısı altında bulunduğumuz Memur-Sen kurucu liderinin vasfıyla kuşanmış, bir sendikadan fazlası olmayı kendine şiar edinmiş bir örgütlenmedir. Dün, milletin tepesine çöken yasakçılara, başörtüsünü turnikelerde boğmak isteyenlere, 28 Şubat’ın hadsizliğine, 27 Nisan’ın aymazlığına, 15 Temmuz’un hainliğine karşı ‘pabuç o kadar ucuz değil’ diyerek bir yumruk gibi meydanlara indiysek, biliniz ki bu duruşun arkasında, mayası yerli, mefkuresi milli Akif İnan’ın halis fikirleri vardı." Tören kapsamında ödül hak sahiplerinin isimleri ve aldıkları ödüller ise şöyle: "Dr. Dilek Gürsoy - Jüri Özel Ödülü, Prof. Dr. Mustafa Büyükada - Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, Tahta Kılınç - Başarı ve Teşvik Ödülü, Ebubekir Eroğlu - Kültür Sanat Edebiyat Ödülü, Prof. Dr. Bekir Karlığa - Üstün Hizmete Vefa Ödülü, Sumud Filosu - Uluslararası Değer Ödülü." Eğitim, kültür ve sendikal alanda emek veren kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ÖSYM Genel Başkanı Bayram Ali Ersoy ile sendika üyeleri katıldı. Program, ödül töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.