Eşinin kendisini aldattığını düşündüğü kişinin babasına ait bağ evine el yapımı patlayıcı yerleştirerek 2 kişinin ölümüne, 5 jandarma personelinin ise yaralanmasına neden olmakla suçlanan şüpheliler, 7’nci duruşmada da suçlamaları kabul etmedi, duruşma 15 Nisan’a ertelendi.
Tokat’ın Erbaa ilçesi Karayaka beldesi Hürmüzlü Mahallesi’nde Ahmet Karaçoban’a ait bağ evinde, 18 Mayıs 2024 tarihinde jandarma ekipleri tarafından yapılan incelemede patlama meydana gelmişti. Patlamaya neden olan bombanın piknik tüpü ve ve patlayıcı madde kullanılarak yapıldığı ve olay yerinde tuzaklandığı anlaşılmıştı. Patlamada bağ evinin sahibi Ahmet Karaçoban ve oğlu Muhammet Sefa Karaçoban ölmüş, 5 jandarma personeli ise ağır yaralanmıştı.
Yaşanan olayın ardından İ.G. olayın şüphelisi olarak, T.Ö. ise olaya yardım ettiği gerekçesiyle gözaltına alındı, çıkartıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldular.
Olayla ilgili olarak Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde; bombalama kullanmak suretiyle tasarlayarak kasten öldürme ve kasten yaralama suçlamasıyla açılan davada 7’nci duruşma görüldü. Sanıklar duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı.
Bir hafta takip etmiş
Olay sonrası hayatını kaybeden bağ evi sahibi Ahmet Karaçoban’ın kızları tanık olarak dinlendikleri duruşmada, şüphelinin kardeşini olaydan önce bir hafta boyunca takip ettiğini ileri sürerek, şüpheliler İ.G. ve T.Ö.’nün olay sonrası ortaklıklarını bitirmek için bir araya geldikleri yönündeki savunmaları üzerine, "İ.G., T.Ö. ile ortaklığını bitirmek istiyorsa T.Ö. olayın yaşandığı bağ evinin yakınlarında ne işi vardı. Onları gördüklerine dair şahitler var. Olayın yaşandığı dönemde bir dinlenme tesisinde sanki bombayı koyduk çok şükür der gibi sarılmalarının görüntüsü var. Erkeklik duygusuyla bu olayı planladılarsa erkek gibi itiraf etsinler. Olaydan sonra 3 bin kişinin yaşadığı Karayaka’da herkes İ.G.’nin ismini verdi. 1 hafta boyunca kardeşimizi takip etmiş. İ.G. ve T.Ö. beraber gezmişler. Ortaklık bitecekse neden gezdiler" dediler.
Suçlamaları yine kabul etmedi
Sanıklardan T.Ö., bağ evinin civarında görüldüğü ve olayın diğer şüphelisi ile bir araya geldiği yönündeki iddialara cevaben, "1 hafta Erbaa’da durdum ama bağ evine gitmedim. Elimi omzuna atma olayında da böyle cahilce bir düşünce olamaz. Hesabı ben ödediğim için omzundan sarıldım. Bu olayla hiçbir alakam yok. Bomba yapabilecek kapasitede birisi değilim. Sonuçta bunu yaparken patlayabilir. Bu olayın içerisinde olmam için hiçbir sebebim yok. 2 çocuğum var. 2 senedir boş yere yatıyorum. Zaten daha öncesinde sağ elimden ameliyat olduğum için elimi tam kapatamıyorum. Bombayı istesem de taşıyamam. Beraatimi talep ediyorum" dedi.
Bomba yapacak bilgisi olmadığını ileri sürdü
Olayın asıl sanığı İ.G. ise, "Şahıslar takip ettiğimi söylüyorlar. Eşimle ilişkisi var diye Sefa’yı hiçbir zaman suçlamadım. Tehdit etmedim. Tepkim olmadı. Takip etme olayı tamamen yalandır. Ben bomba yapabilecek bir insan değilim. Beraatimi talep ediyorum" diye konuştu.
15 Nisan’a ertelendi
Mahkeme başkanı, sanıkların mevcut delil durumu, dosya kapsamını göz önünde bulundurarak yaralanan askeri personelden A.S.’nin son durum raporunun gelmediği için tutukluluk hâlinin devamına karar verip, davayı 15 Nisan 2026 tarihine erteledi.









