KÜLTÜR SANAT - 25 Eylül 2025 Perşembe 16:43

Tokat, tarihi ve kültürel dokusuyla "Onbeşliler" dizisine ev sahipliği yapacak

A
A
A
Tokat, tarihi ve kültürel dokusuyla "Onbeşliler" dizisine ev sahipliği yapacak

Anadolu’da Türk-İslam tarihinin önemli izlerini barındıran Tokat, "Onbeşliler" dizisine ev sahipliği yapacak. Ağıtlara da konu olan Onbeşliler’in hikâyesini anlatacak dizinin çekimlerine 27 Eylül’de başlanacak.


Milli Mücadele döneminde cepheye giden "Onbeşliler"in hikâyesini konu alan dizinin çekimlerine Tokat’ta başlanıyor. 16 bölümden oluşacak dizi için oyuncu kadrosu, Anadolu’daki ilk Türk-İslam medresesi olan tarihi Yağıbasan Medresesi’nde bir araya geldi. Dizinin ilk okuma provası da bu tarihi mekânda gerçekleştirildi. 27 Eylül’de çekimlerine başlanacak yapımda plato yerine Tokat’ın tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan mekanlar kullanılacak.



"Gerçek bir hikâyeyi anlatıyoruz"


Dizinin başrol oyuncularından Kemal Uçar, projede yer almanın kendisi için büyük gurur olduğunu ifade ederek. "Böyle büyük projelerde olmak heyecan verici. Ama asıl önemlisi, bu ülkenin dramatik hikayelerinden birini anlatmak için buradayız. Yağıbasan Medresesi’nde hem bilgi edindik hem de çekimlerle beraber bölge bölge gezip bu ruhu yaşama fırsatı buluyoruz. Bu proje bizim tarihimizdeki çok değerli ve acı dolu bir hikâyeyi anlatıyor. Seyircilerin de bu duyguları bizimle paylaşmasını umuyorum" dedi.



"Sorumluluğumuz büyük"


Dizinin yönetmeni Cihan Sağlam ise uzun süredir bu proje üzerinde çalıştıklarını belirterek, "Onbeşliler bizim için çok önemli. Milli Mücadele dönemimizin fedakarlıklarını ve kahramanlığını yeniden hatırlatmak istiyoruz. Yaklaşık 150-200 kişilik bir ekiple çalışıyoruz, özellikle Çanakkale sahnelerinde bu sayı daha da artacak. Zor ama çok değerli bir iş ortaya çıkaracağımıza inanıyorum. Projemizin neredeyse tamamı Tokat’ın ikonik mekanlarında çekilecek. Genelde bu tip işler platolarda yapılır ama biz gerçek mekanlarda çekim yapacağız. Bu da diziyi çok özel kılıyor" diye konuştu.



Tokat tarihi mekanlara ev sahipliği yapacak


Yapım ekibi, Anadolu’da Türk-İslam tarihinin önemli izlerini barındıran Tokat’taki cami, han, hamam ve medreseleri doğal plato olarak kullanacak. Böylece hem bölgenin tarihi dokusu ekranlara yansıyacak hem de Tokat’ın turizm potansiyeline katkı sağlanması hedefleniyor.



Tokat, tarihi ve kültürel dokusuyla "Onbeşliler" dizisine ev sahipliği yapacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Tanıda yapay zeka dönemi Başta Bursa olmak üzere yaklaşık 15 ildeki tıbbi görüntüleme ve tanı merkezleri, tıp merkezleri ve diğer sağlık birimleriyle hizmet veren sektörünün güçlü markası BURTOM Sağlık Grubu, yapay zekâ destekli yeni nesil MR ve bilgisayarlı tomografi (BT) cihazlarıyla tanıda en teknolojik gelişmeleri hastalara sunuyor. Burtom Sağlık Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Özel BURTOM Nilüfer Görüntüleme Hizmetleri, yapay zeka destekli teknoloji yatırımıyla hastalara daha hızlı çekim, daha net görüntüler, daha düşük radyasyon dozu, daha doğru ve erken tanı ile çok daha konforlu bir görüntüleme deneyimi sunuyor. Özel BURTOM Nilüfer Görüntüleme Hizmetleri’nden yapılan açıklamada; modern tıpta görüntüleme cihazlarının hem hastalıkların önlenmesi hem de erken teşhisinde kritik rol oynadığına dikkat çekilerek, röntgen, ultrason, MR ve tomografi gibi yöntemlerin hastalıkların henüz başlangıç aşamasında tespit edilmesini sağladığı belirtildi. "Erken tanı en önemli adım" "Erken tanı, doğru tedavinin en önemli adımı" ifadesi kullanılan açıklamada, tıbbi cihaz teknolojisindeki gelişmelerin; erken tanıya imkan sağlayarak tedavi başarısını artırdığı, kısa ve etkili tedavi süreçleriyle iyileşme süresinin azaldığı, hastaların güvenli bir şekilde evlerinde de takip edilebildiği, yaşam kalitesinin arttığı ve hastalıkların önlendiği kaydedildi. BURTOM’un bu bilinçle, en güncel tıbbi teknolojileri hastalarla buluşturarak tanı süreçlerini daha güvenilir ve etkili hale getirdiği, böylelikle teknoloji odaklı büyümenin sağlandığı ifade edilen açıklama şöyle devam etti: "Merkezlerimizde en güncel medikal teknolojileri kullanmaya özen gösteriyoruz. Laboratuvar ve tanı süreçlerimizde bilimsel standartlara uygun, güvenilir sonuç üretmek temel ilkemizdir. Ayrıca evde bakım kapsamında kullanılan tıbbi cihazların temini, teknik destek, hasta eğitimi ve takip süreçlerini içeren özel hizmetler sunuyoruz. Teknolojik yatırımlar hem sağlıkta kaliteyi yükseltiyor, hem de hastaların yaşam kalitesine doğrudan katkı sağlıyor. BURTOM Nilüfer bünyesine kazandırılan yapay zekâ destekli cihazlar, tanı doğruluğunu artıran ve hasta konforunu önceleyen birçok yenilik sunuyor. Akıllı görüntü rekonstrüksiyonu ile daha net, yüksek çözünürlüklü ve gürültüsüz görüntüler, MR’da yüzde 30-70’e varan hız artışı, BT’de daha hızlı spiral tarama, BT’de radyasyon dozunun otomatik optimizasyonu ile daha güvenli çekim, daha az kontrast madde kullanımı ile özellikle böbrek hastaları ve yaşlılar için güvenli tarama, hareket artefaktlarını azaltan yapay zekâ algoritmaları ile çocuk ve yaşlı hastalarda bile yüksek kalitede görüntü, küçük lezyonları tespit eden karar destek sistemleri sayesinde radyologlara ikinci göz desteği sağlanıyor. Bu avantajlar sayesinde görüntüleme süreçleri hem hızlı hem de daha güvenilir hale gelirken, gereksiz tekrar çekimlerin önüne geçiliyor, iş akışı hızlanıyor ve daha fazla hastaya etkin hizmet sunulabiliyor. Yapay zekâ destekli MR ve BT cihazlarımızla artık daha hızlı çekim, daha net görüntüler, daha düşük radyasyon, daha doğru ve erken tanı ve daha konforlu bir görüntüleme deneyimi sunuyoruz. Burtom Sağlık Grubu olarak Bursa’nın sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye devam ediyoruz."
Sakarya Bu kafenin kapısından giren geçmişe gidiyor Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde farklı dönemlere ait asırlık antika eşyalarla dekore edilen kafe, ziyaretçilerine nostaljik atmosferde hizmet veriyor. Adapazarı ilçesinde faaliyet gösteren bir kafe, sergilediği antika objeler ve nostaljik dekorasyonuyla müşterilerine tarihi bir atmosfer sunuyor. İşletmede, fotoğraf makineleri, kılıç, gürz, tüfek ve piyano gibi farklı kültürlere ait antika eşyalar sergileniyor. Ziyaretçiler, geçmişin izlerini taşıyan objeler arasında vakit geçirirken, kafenin konsepti özellikle tarih meraklılarının ilgisini çekiyor. Kafeyi oluşturma fikrini bir günde düşündüğünü söyleyen işletmeci Volkan Ötünç, antika tutkusunu ticari bir girişimle birleştirmeye karar verdiğini söyledi. Bölgede bu tarz bir konsept eksikliği olduğunu düşünerek kafeyi açtığını belirten Ötünç, "Açıkçası çok düşünmedim, bir gün içinde karar verdim. Sonra gelişmeler birbirini takip etti ve burası oldu iyi ki de oldu. İnsanlarda sevdi, bu da beni mutlu etti" dedi. "Hiçbir zaman tek bir kültür ve obje üzerine yoğunlaşmadım" Ötünç, koleksiyoner olarak tek bir kültür veya obje üzerine yoğunlaşmadığını, eşyaların "duygusu ve yaşanmışlığına" önem verdiğini ifade etti. Ötünç, şunları kaydetti: "Ben koleksiyoner olarak hiçbir zaman tek bir kültür ve obje üzerine yoğunlaşmadım. Benim için önemli olan bu eşyanın gerçekten antika olması, bir duygusu ve yaşanmışlığı olmasıydı. O yüzden bir çok ürüne ilgi duymaya başladım. Para koleksiyonu, pul koleksiyonu yapanlar var ama ben öyle olmadım. Bir çok objeyi birlikte sevdim ve onlarla birlikte yaşadım ve biriktirmeye başladım. Bir objenin antika olabilmesi için en az yüz yıl geçmesi lazım ama bu tek başına da geçerli değil. O dönemin kültürünü ve sanatını yansıtması gerekiyor. Objenin el işçiliği olması, yıpranması, yaşanmışlığı olması gerekiyor. Bunların hepsi olduğu zaman onlara antika diyebiliriz. Toprak altı eserler antika değil tarihi eserdir ve yeri müzelerdir bunları insanların öğrenmesi gerekiyor çünkü oralarda daha iyi saklanıyor ve korunuyor. Bizde bulunan askeri araçlardan orijinal olanlarda var yasal kurallara uygun şekilde olarak." "En eski eşyamız piyanomuz" Kafedeki en eski eşyanın bir piyano olduğunu anlatan Ötünç, "Piyanomuzun içinde bir soğuk damgası var ve 1699 yılına ait olduğu, markası ve menşeisi yazıyor. Yılı için üretim yılımı yoksa firmanın kuruluş yılı mı tam bilmiyoruz. Eğer üretim yılıysa 326 yaşında bir piyanoya sahibiz, bu da bizim için çok değerli. Kim bilir kimler bunda ne şarkılar çaldılar, neler beslediler benim için önemli olan bu ve yaşıdır. Piyanomuz kullanılabilir halde. Bu piyanoyu bu zamana kadar kullananlara çok teşekkür ediyorum çünkü çok iyi bakmışlar, hala aktif halde. Yaşından dolayı eksiklikleri var ama buna rağmen hala çalışır halde. Onların da bir ruhu var onlara da iyi davranmak, bakmak gerekiyor" diye konuştu. Müşteriler atmosferden memnun Müşterilerden 56 yaşındaki Necmiye Alemdar, arkadaşıyla geldiği kafeyi çok beğendiğini belirterek, "Çok değişik eşyalar var. Eski eşyaları değerlendirmişler, çok güzel olmuş. Kahve içtik, içimiz açıldı. Çok sevdik, hoş sohbet ettik" şeklinde konuştu. Arkadaşlarıyla farklı ortama sahip bir kafe arayışını burada sonlandırdığını belirten 19 yaşındaki öğrenci Yaren Fındık ise "Arkadaşlarımla beraber farklı bir kafe ararken burayı keşfettik. İçindeki antik eşyalar çok ilgimizi çekti. Her yerde fotoğraf çekilme yerleri var, ışıklandırmalardan dolayı da çok iyi çıkıyor. Çok beğendiğimiz bir kafe oldu, artık sık sık geliriz" ifadelerini kullandı.
Mersin Mersin’deki sel felaketinin boyutu gün geçtikçe büyüyor Mersin ve ilçelerinde cuma günü yaşanan sel felaketinin boyutu, her geçen gün daha da büyürken, felaketin simge görüntüsünü kaydeden vatandaş, yaşanan o korku dolu anları anlattı. Mersin’de cuma günü etkili olan kuvvetli yağışların ardından kent genelinde sel ve taşkınlar meydana geldi. Bazı bölgelerde dere yataklarının taşmasıyla oluşan su birikintileri ve çamur, günlük yaşamı olumsuz etkilerken, yağışların durmasının ardından su tahliyesi ve temizlik çalışmaları hızla başlatıldı. Selin verdiği tahribat ise her geçen gün biraz daha büyüyor. Ekiplerin hasar tespit çalışmaları sürerken, birçok aracın zarar gördüğü, sel sularına kapılan bazı araçların ise halen kayıp olduğu ortaya çıktı. Korku dolu anlar cep telefonu kamerasında Mersin’deki sel felaketinin simge görüntülerinin kaydedildiği merkez Mezitli ilçesinin kırsal bölgelerinden Doğlu Mahallesi’nde de hasar büyük. Selden çok sayıda araç ve evin etkilendiği bölgede tarım arazileri de büyük zarar gördü. Mahallede sel sularına kapılan 2 otomobilin halen kayıp olduğu, 2 motosikletin ise yapılan aramalar sonrası bulunduğu belirtildi. Öte yandan, yaşanan felaket sırasında korku dolu anları cep telefonu ile kaydeden Medet Güneri, yaşananları İHA muhabirine anlattı. Yaşanan yağışlar sırasında sel olacağını hissettiğini söyleyen Güneri, "Dere kenarında 30-40 tane araç vardı. Muhtarla birlikte onları kaldırttık, en son 2 araç kaldı. O sırada sel geldi. Ne yapacağımızı bilemedik. Canın yanınca ’ana’ dersin, korkunca ’Rabbim’ dersin. Ben de ’Rabbim’ dedim. Çok büyük bir korku yaşadık. O arada o 2 araç sele kapıldı. O kadar çok bağırarak uyardım ki, eğer sürücüler araca binseydi selle birlikte onlar da gidecekti" dedi. Aracı sel sularına kapılan Burak Şahin ise olaydan bir süre önce cuma namazı dolayısıyla camide olduklarını belirterek, "Baktık dere taşmaya başladı. Yetişebilirsek diye koştuk araçlara. Çalıştırdık, aracı geriye almak istedik ancak arkaya pislik dayanmış araba çıkmıyordu. Öne doğru kaymaya başlayınca biz arkadaşla kendimizi araçtan dışarıya attık ve kendimizi kurtardık" diye konuştu. Kılıç, kendi aracının suda sürüklenerek bir eve takılıp kaldığını, yanındaki diğer aracın ise selde sürüklendiğini ve halen kayıp olduğunu söyledi. Mahalle muhtarı Engin Kılıç da sel sırasında 2 aracın sürüklenip gittiğini, bir aracın ise hurdaya döndüğünü belirtti. Kayıp 2 motosikletin ise bulunduğunu ifade eden Kılıç, bazı tarım arazilerinin de zarar gördüğünü söyledi. Felaketin bilançosu havadan görüntülendi Öte yandan, Doğlu Mahallesi’nde sel sonrası oluşan hasar dron ile görüntülendi. Görüntülerde, taşan derenin çevrede bıraktığı tahribat, zarar gören tarım alanları ve selin izleri net bir şekilde yer aldı. Dehşet anları saniye saniye kaydedildi Medet Güneri’nin cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerde, derenin debisinin yükseldiği anlar, suyun taşmasıyla yaşanan panik ve vatandaşların yüksek yerlere kaçışı görülüyor. Görüntülerde ayrıca iki kişinin araçlarını kurtarmaya çalıştığı, başarılı olamayınca araçtan inerek uzaklaştığı ve araçların sel sularına kapılarak sürüklendiği anlar yer aldı.
Bursa TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF, bir yılda yüzde 126 değer kazandı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili organize sanayi bölgesi TEKNOSAB’da örnek bir girişim modeliyle hayata geçirilen TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşundan itibaren kısa sürede önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Burkay, Ekim 2024’te kurulan fonun bir yıl gibi kısa bir sürede TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 değer kazandığını ifade etti. BTSO Başkanı Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile lojistik alanında Türkiye’nin en önemli yatırımlarından birini hayata geçirdiklerini söyledi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ın hem bölgenin hem de Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından birine karşılık verdiğini vurgulayan Burkay, projenin konum avantajlarına dikkat çekti. Burkay, "Bağlantı yolları, otoyol, demiryolu ve limanlara erişim imkânlarıyla TEKNOSAB Lojistik Teknopark, Türkiye’nin en önemli lojistik merkezlerden biri olacak" ifadelerini kullandı. "Yüksek teknolojili bir kompleks kuruyoruz" Projenin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, kurulacak yapının klasik lojistik faaliyetlerle sınırlı olmadığını belirtti. Başkan Burkay, "Antrepolardan soğuk hava depolarına ve e-ticarete yönelik yapay zekâ destekli akıllı depolama sistemlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunacak bir altyapı oluşturuyoruz. Aynı zamanda veri merkezlerine teknik ve fiziki altyapı sağlayacağımız alanların da yer aldığı fonksiyonel bir kompleks hayata geçiriyoruz." dedi. Merkezin enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklarla karşılanacağını ifade eden İbrahim Burkay, "Önümüzdeki süreçte uluslararası şirketlerin de yer aldığı bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "2026’nın ilk çeyreğinde inşaat süreci başlıyor" Projenin mevcut durumu hakkında da bilgi veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, altyapı çalışmalarının sona yaklaşmakta olduğunu ve ihale sürecinin ardından inşaat çalışmalarının kısa süre içinde başlayacağını açıkladı. 18 ila 24 ay gibi bir sürede inşaatı tamamlamayı hedeflediklerini açıklayan Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "E-ticarette hayata geçirilen yeni regülasyonlarla birlikte uluslararası markalar artık lokalleşmek zorunda. Bu kapsamda tüm uluslararası markalarla görüşme halindeyiz. Bu markaların tamamı bölgemizde kullanıcı konumuna gelecek ve lojistik alanındaki en büyük ihtiyaçlardan birini karşılamış olacağız" diye konuştu. "KOBİ’lerle sanayicileri aynı yatırımda buluşturan proje" Fonun yatırımcı yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin Türkiye’de kurulu 537 girişim sermayesi yatırım fonu arasında önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Burkay, "Katılımcı sayısı açısından Türkiye’nin ilk üç fonu arasında yer alıyoruz. Toplam nitelikli yatırımcıların yüzde 10’unun bu fonda yer alması son derece kıymetli. Değer büyüklüğü açısından ise Türkiye’nin dokuzuncu büyük fonu konumundayız." dedi. BTSO’nun 615 üyesinin projede yatırımcı ve ortak olarak yer aldığını belirten Başkan Burkay, "Aynı projede, KOBİ’lerimizden büyük sanayi kuruluşlarımıza kadar kapsamlı bir yatırımcı profilimiz var. Böylesine kapsayıcı bir yatırımcı profili, Türkiye’de benzeri olmayan bir işbirliği modelidir. Yatırım fonumuz, bir yılda TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 reel kazanç sağladı. Tüm yatırımcılarımız için hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. "Ölçek ekonomisi zorunlu hale geldi" Yeni ekonomi ve dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, iş dünyasının birlikte hareket etmesinin önemine işaret etti. Burkay, "Yeni ekonomi önümüzdeki süreçte ölçek ekonomisine geçişi zorunlu kılıyor. İş dünyası olarak mutlaka bir araya gelmeli, nitelikli yatırımcılarla vizyon projeler ortaya koymalı ve bu projelerde birlikte yatırımcı olmalıyız. Önümüzdeki 50 yılda çok farklı alanlarda önemli gelişmeler yaşanacak." dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesinin, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile örtüştüğünü belirten Burkay, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan ve girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomideki projelerin hayata geçirilmesi vizyonunu ete kemiğe büründüren bir projeyi hayata geçirmiş durumdayız" dedi. "Önümüzdeki 100 yılda da ticaretin merkezinde olacak" Küresel ekonomide yaşanan kırılganlıklara da değinen Burkay, "Dünya konjonktürel olarak zor bir dönemden geçiyor. Kırılganlıklar artıyor, tedarik yapıları ve küresel ekonomik dengeler değişiyor. Biz iş dünyamızın birikimlerini doğru alanlarda ölçeğe kavuşturarak, önümüzdeki 50 yıl boyunca da ekonominin ve küresel rekabetin merkezinde olacak projelere yönlendiriyoruz. Nasıl ki 14. yüzyıldan itibaren Bursa tarihi İpek Yolu üzerinde ticaretin merkezi olduysa, önümüzdeki 100 yılda da Bursa ticaretin merkezinde yer almaya devam edecek" şeklinde konuştu. "Yurt içi ve yurt dışında yeni fon projeleri geliyor" Türkiye ekonomisinde hizmet sektörünün son 10 yılda ciddi bir ivme kazandığını belirten Burkay, "Lojistik ve taşımacılığın toplam ekonomi içindeki payı hızla artıyor. E-ticarette geometrik bir yükseliş trendi söz konusu. Bu da güçlü teknik altyapıya sahip merkezlere olan ihtiyacı artırıyor. Önümüzdeki dönemde girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni yatırımları da hayata geçirmeyi planlıyoruz" dedi. İbrahim Burkay, projeye yapılan yatırımların tamamının yatırımcılara düzenli ve sürdürülebilir gelir sağlayacağını vurgulayarak şunları söyledi; "Bu projede yer alan yatırımcıların tamamı düzenli olarak kira gelirleri elde edecek. Aynı zamanda yatırımlar, temettü ve kira gelirleriyle birlikte ciddi anlamda değer kazanacak. Bu tablo bize, birikimlerin doğru alanlara kanalize edildiğinde ülke ekonomisini kalkındırmada ne kadar güçlü bir itici unsur olduğunu açık şekilde gösteriyor. Aksi takdirde yalnızca finansal enstrümanlar içinde dönen birikimler, belli dönemlerde ülke ekonomisine zarar verebiliyor. Bu nedenle doğru kanallar ve doğru iş modelleri büyük önem taşıyor." "Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sağlayacak" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyonun bu noktada son derece kıymetli olduğuna dikkat çeken Burkay, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomi projelerinin hayata geçirilmesinin stratejik bir adım olduğunu belirtti. Burkay, "Cumhurbaşkanımızın, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden Türkiye Yüzyılı projelerinin hayata geçirilmesi yönündeki vizyonu doğrultusunda çok önemli vergi destekleri sağlanıyor. Amaç, bu birikimlerin doğru projelerde, uzun vadeli ve sürdürülebilir yatırımlarda kullanılması. Aslında bizim hayata geçirdiğimiz TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, bu vizyonun sahadaki en somut, ete kemiğe bürünmüş örneklerinden biri" dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin ardından yeni bir adımı daha hayata geçireceklerini ifade eden Burkay, şehir fonu çalışmalarına da başladıklarını açıkladı. Burkay, bu fonun bölgedeki girişim ekosistemine önemli katkı sağlayacağını belirterek, "Bu fonla birlikte bölgemizde yeni fikirlerin, yeni girişimlerin destekleneceği bir yapı oluşturuyoruz. Melek yatırımcı olarak tanımladığımız yatırımcılarımızın yanı sıra Ar-Ge şirketlerimizin kanunen zaten ayırmak zorunda oldukları kaynakları da bu fon aracılığıyla doğru projelere yönlendireceğiz. Şehrimizin ve bölgemizin yeni fikirlerini hayata geçireceğiz" diye konuştu. Yeni ekonomi olarak tanımlanan alanların tam da bu noktada şekillendiğini vurgulayan Burkay, Bursa’nın bu dönüşümde güçlü bir merkez olacağını belirtti. Burkay, "Önümüzdeki süreçte yeni ekonomi diye tarif ettiğimiz alanlar tam olarak burada şekilleniyor. Bursa’mız, BTSO’nun vizyonu ve ortaya koyduğu projelerle önümüzdeki 50 yılda da merkez konumunu güçlü şekilde sürdürecek" ifadelerini kullandı.