SPOR - 03 Kasım 2024 Pazar 23:18

Acun Ilıcalı: “Biz ayrıcalık istemiyoruz, adalet istiyoruz”

A
A
A

Fenerbahçe Asbaşkanı Acun Ilıcalı, Trabzonspor maçının ardından yaptığı açıklamada, "Biz ayrıcalık istemiyoruz, adalet istiyoruz” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 11. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Trabzonspor’u 3-2 mağlup etti. Maçın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan sarı-lacivertli takımın asbaşkanı Acun Ilıcalı, mutluluk verici bir galibiyet olduğunu belirterek, “Çünkü ligdeki iddiamızı sürdürmemiz için ligin en zor deplasmanına geldik. Öncelikle buradan Trabzonspor yönetimine teşekkürlerimizi yolluyoruz. Bizi çok güzel ağırladılar. Trabzon emniyetine çok teşekkür ediyoruz. Çok güzel önlemler aldılar. Ama önlem almayı da gerektirecek bir durum da olmadı. Ben her zaman şunu düşünüyorum; Türk futbolunun tansiyonunun düşmesi lazım. Hepimiz aynı vatanın evlatlarıyız. Birbirimizle rekabet olsun ama husumet, kin olmasının bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Bütün yönetici arkadaşlarım da başkanımız da aynı görüşte. Biz futbolda tansiyonun düşmesini istiyoruz. Barışın gelmesini istiyoruz. Bugün o açıdan güzel bir gündü. Yani rekabet ölümüne yapalım ama saha içinde kalsın diyoruz. Ama tabii ki maalesef ülkemizde hepiniz biliyorsunuz ki son dönemlerde futbol saha içinde kalmıyor. Yani bugün artık yeni bir diyeceğim hakem rezaleti yaşandı. Tabii ki burada şimdi pozisyonları tek tek anlatacak halimiz yok. Çok da uzun konuşmayacağım ama hafta içerisinde ben söylemiştim zaten inancım kalmadı diye. Şu anda yaşananlar tam anlamıyla bir rezalet. Burada yanlış anlamayın bizim aleyhimize ve lehimize yapılan skandal kararlar var. Genç bir hakem arkadaşımız maçı yönetmeye çalıştı. Ama yönettirmediler. Sen dediler çok gençsin. Sen daha bu operasyon işlerinden haberin yok. O yüzden sen bir dur dediler ve hemen VAR’dan gelen uyarılarla bir maç nasıl katledilir hep beraber gördük. Zaten hakem hocalarımız değerlendirecek şüphemiz de yok. Maalesef bugün yine futbol hakem tarafından kastedildi. Hakem sorunu çok büyük diyoruz. VAR çok önemli deniliyordu işte VAR’dan bütün rezaletler bugün ortaya çıktı. Hakemin verdiği kararlara müdahale edildi. Eller görülmedi. Trabzonspor’un bize göre gol olan pozisyonu gol verilmedi. Baktığınız zaman yani biz ayrıcalık istemiyoruz, adalet istiyoruz. Trabzonspor’un da hakkı yenilmesin ama Trabzonspor’un hakkı yendi diye bize devre arası infaz kararı çıkmasın. İkinci yarı nasıl telafi ederiz diye bir operasyon yapılmasın” şeklinde konuştu.

 

 

 

“Mizaha vurarak aslında kendilerini deşifre ediyorlar”

 

“Her zaman yapı diyoruz, mizaha vurarak aslında kendilerini deşifre ediyorlar” diyen Ilıcalı, “Yani gülüyorum artık. Kendi kendine bir şeyler bulup al işte al işte al işte. Al işte Türk futbolunun şuandaki hali bu. Bu hakemlerle bu kadar olur zaten. Bu kadar kötü niyetle bu kadar olur. Daha da fazla konuşmak istemiyoruz. Son cümlemi de taraftarlarımıza söylemek istiyorum. Bugün taraftarımız bize burada olamadılar belki ama kalplerini gönüllerini yolladılar. Onların o bize olan desteğini, takımımıza olan desteğini her dakika hissediyoruz. Yönetim, taraftar ve futbolcular kenetlendiğimiz zaman bugün maç öncesi soyunma odasındaydım. Futbolcuların bu galibiyet için nasıl ant içtiklerini şu anda uzun uzun anlatmak istemiyorum ama taraftarımız şunu iyi bilsin çok çok kaliteli bir oyuncu grubumuz var. Bugün maçı alacaklarına bize söz verdiler. Bunu da gerçekleştirdiler. Çok mutluyuz, çok gururluyuz. Lig uzun bir maraton her zaman söylüyoruz. Fikstürün zor tarafındayız. Zor tarafında da gayet şu anda iyi bir şekilde devam ediyoruz. İnşallah tabii ki devamını da getirip bu sezon daha başka mutluluklar yaşamak istiyoruz. Taraftarlarımıza da bir kez daha buradan teşekkürler. Biz büyük bir camiayız. İnşallah ne kadar büyük olduğumuzu da bu sezon herkes görecek” diye konuştu.

 

 

 

“Biz ayrıcalık istemiyoruz; biz adalet istiyoruz”

 

Ayrıcalık istemediklerini, adalet istediklerini kaydeden Ilıcalı, “Arda Kardeşler biz Galatasaray deplasmanındayken biliyorsunuz futbolu katletti. Sonra Beşiktaş maçını da katletti. Atilla Karaoğlan orada katletti, burada katletti. Ben bu konuda artık gülüyorum yani. Bu hakemlere sahip çıkmak isteyen varsa sahip çıksın ama maalesef MHK Başkanımızdan şu ana kadar istediğimiz tepkileri almış değiliz. Onun da bu konuları takip ettiğinden şüphem yok. Eminim ki kendisi de olayları görüyordur Biz federasyonun alacağı kararları bekliyoruz. Onlara güveniyoruz. Mutlaka bir şey olacaktır. Bu tiyatro her gün her hafta ben bilmiyorum dünyanın herhangi bir yerinde böyle bir rezalet yoktur herhalde. Her hafta biz başka bir şey konuşuyoruz. Bakın bir kez daha söylüyorum. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz adalet istiyoruz. Bizim lehimize bir şey vermeyin. Bize de haksız bir şey vermeyin. İstemiyoruz. Ama bize bir tane haksız bir şey verip karşı tarafa üç tane vermeye kalkmayın. Komik oluyorsunuz” ifadelerini kullandı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" dedi. Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliği, Türkiye’deki şirketlerin üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, "Küresel Liderler Oturumu"na da ev sahipliği yaptı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini gördüklerini belirterek, "Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Küresel büyümenin bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3’ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7’nin altında gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8’den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir" açıklamalarında bulundu. "Bugün bölgemizde yaşanan gerilimler bu kırılgan yapıya yeni riskler eklemektedir" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Orta Doğu’da yaşanan savaş; enerji fiyatlarından ulaşım maliyetlerine, finansal piyasalardan para politikası beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltmiş; artan güvenlik riskleri sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artırmıştır. Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatları için yukarı yönlü risk oluştururken, bu gelişmeler küresel enflasyon beklentilerini bozarak fiyatlar üzerinde ilave baskı meydana getirmiştir. Jeopolitik risk algısındaki artış, risk primlerini ve borçlanma maliyetlerini yükseltmiş; finansal koşullar sıkılaşmıştır." "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" IMF’nin güncel tahminlerinde 2026 yılı küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1’e gerilediğini ve enflasyon beklentisinin yüzde 4,4’e yükseldiğini kaydeden Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda" Çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile Türkiye’nin adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, "2025 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için karar alınmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye çekmeye yönelik teşviklerin, Türkiye’yi yatırımcılar açısından üretim ve değer oluşturma bakımından çok daha güçlü bir merkez konumuna taşıdığımı vurguladı. Geçtiğimiz günlerde ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı açıkladıklarını aktaran Yılmaz, "Bu program, Türkiye’nin yeni dönemdeki ekonomik konumlanmasını net biçimde ortaya koyan kapsamlı bir stratejidir. Meclisimizde yasal çerçevesi için çalışmaların başladığı program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için son derece rekabetçi bir vergi yapısı oluşturuyoruz. İhracat yapan firmalar için kurumlar vergisini önemli ölçüde indirerek Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü olarak konumlandırma hedefi doğrultusunda finansal piyasaların derinliğini artırdıklarını, uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel ekonominin yönünün yeniden belirlendiği böyle bir dönemde, doğru konumlanan ülkelerin önümüzdeki yılların kazananları olacağı açıktır. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir."
Karabük Karabük’te minibüs esnafından "haksız rekabet" tepkisi Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, belediyenin toplu taşıma uygulamalarının minibüsçü esnafını olumsuz etkilediğini belirterek, mahkeme kararına uyulması çağrısında bulundu. Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, yaptığı açıklamada yalnızca bir meslek grubunun sorunlarını değil, kentte hukukun ve esnaf onurunun da zedelendiğini savunduklarını ifade etti. Minibüsçü esnafının yıllardır zor şartlar altında hizmet verdiğini dile getiren Topçu, pandemi döneminde artan maliyetlerin esnafı ekonomik açıdan zorladığını kaydetti. Topçu, "Pandemi döneminde artan maliyetler altında ezilen, kontak kapatma noktasına gelen toplu taşıma esnafına el uzatması gereken eski belediye yönetimi; çözüm üretmek yerine esnafın ekmeğine kan doğramıştır. Mevcut duruma çözüm bulmak yerine 60 adet dolmuş alarak belediyeyi bir ’minibüs işletmesine’ çevirmek, 30 yıllık esnafın rızkına göz dikmektir. Belediye, esnafı yaşatmakla mükelleftir, esnafıyla rekabet edip onu bitirmekle değil" dedi. Emeklilere yönelik ücretsiz ulaşım uygulamasının da esnafı zor durumda bıraktığını iddia eden Topçu, "Emeklilerimize yönelik ücretsiz ulaşım kararı, esnafın sırtından yapılan bir siyasi şovdur. Sosyal belediyecilik, bir kesime iyilik yaparken başka bir kesimi açlığa mahkûm etmek değildir. Artan akaryakıt fiyatları, amortisman giderleri, ağır vergi ve SGK yükleri altında beli bükülen şoför esnafı, bir de belediyenin haksız rekabetiyle siyasete kurban edilmiştir" diye konuştu. Konuya ilişkin yargıya başvurduklarını ve mahkemenin kendilerini haklı bulduğunu belirten Topçu, "Mahkeme kararı açıktır. Bu uygulamadan derhal dönülmesi gerektiği belirtilmiştir" dedi. Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’ya çağrıda bulunan Topçu, mahkeme kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, "Belediye yönetimini ivedilikle mahkeme kararına uymaya ve haksız rekabeti sonlandırmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Topçu, aksi halde hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini ve demokratik haklarını kullanacaklarını sözlerine ekledi.
Diyarbakır Dicle Elektrik’ten fırtına mesaisi Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da saatte 70 kilometre hıza ulaşan fırtına ve zaman zaman oluşan hortumların enerji nakil hatlarında yol açtığı hasara karşı ekipleriyle gece boyunca sahada aralıksız görev yaptı. Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü, Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir’de olumsuz hava şartlarından dolayı devrilen direkler ve kopan iletkenler nedeniyle oluşan arızalara hızla müdahale edildi. Ekipler, hasar tespit ve onarım çalışmalarını AFAD, itfaiye, karayolları ve belediyelerle koordineli şekilde sürdürerek enerji arzının güvenli biçimde yeniden sağlanması için yoğun mesai harcadı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, olumsuz hava koşullarının etkili olduğu Şanlıurfa’da tüm saha ekipleriyle teyakkuz halinde görev yaptı. Dün gece kent genelinde etkisini artıran fırtına, saatte 70 kilometre hıza ulaşırken, zaman zaman oluşan hortumlarla birlikte ağaçların devrilmesine, çatıların uçmasına ve enerji nakil hatlarında ciddi hasar meydana gelmesine neden oldu. Şirket ekipleri, vatandaşların can ve mal güvenliğini önceliklendirerek arızalara hızlı müdahale etmek üzere gece boyunca sahada çalışma yürüttü. Şanlıurfa’da olumsuz hava şartlarından en fazla etkilenen bölgeler arasında merkez ilçeler Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü’nün yanı sıra Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir yer aldı. Şiddetli rüzgar ve hortumların etkisiyle bazı bölgelerde elektrik direkleri devrildi, dağıtım hatlarında kopmalar meydana geldi. Bu nedenle şehir genelinde zaman zaman elektrik kesintileri yaşanırken, Dicle Elektrik ekipleri hasarın oluştuğu noktalarda güvenlik riski doğmaması için kontrollü kesinti uyguladı. Arızası giderilen bölgelere enerji akışı yeniden sağlanırken, hava koşullarının olumsuz etkisini sürdürdüğü bazı noktalarda onarım çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Dicle Elektrik yetkilileri, enerji arzının güvenli şekilde yeniden sağlanabilmesi için bakım ve onarım faaliyetlerinin öncelik sırasına göre planlandığını belirtti. Olumsuz hava koşullarından etkilenen Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü, Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir’de ekiplerin AFAD, itfaiye, karayolları ve belediyelerle sahada koordineli şekilde yoğun bir mesai yürüttüğü ifade edildi. Şirket, abonelerin güvenli ve sürdürülebilir enerjiye erişimi için tüm imkânların seferber edildiğini vurgulayarak, fırtına ve sağanak yağıştan etkilenen bölgelerde çalışmaların planlı şekilde sürdüğünü açıkladı.