EĞİTİM - 19 Kasım 2024 Salı 18:19

Avrasya Üniversitesi, İran heyetini ağırladı

A
A
A
Avrasya Üniversitesi, İran heyetini ağırladı

İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Maku Serbest Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hossein Garossi ve beraberindeki heyet, Avrasya Üniversitesi’ni ziyaret ederek Mütevelli Heyet Başkan Ömer Yıldız, Rektör Vekili Prof. Dr. Yavuz Özoran ve Genel Sekreter Gülay Yeniçeri ile görüştü.


Başkonsolos Naser Mohebati, ziyarette yaptığı konuşmada, “Bölgenin en önemli eğitim kurumlarından biri olan Avrasya Üniversitesi’ni de ziyaret ediyoruz. Sizlerle tanışmaları çok önemli, gelecekte yapılabilecek işbirliğinin ilk adımını atmış oluyoruz. Önümüzdeki ay Tahran’da yapılacak önemli bir ticaret zirvemiz var, bu vesile ile sizleri de o zirveye davet ediyoruz" dedi.


Maku Serbest Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hossein Garossi ise ziyarette Maku’nun İran’ın en büyük endüstriyel ve ticari serbest bölgesi olduğunu vurgu yaptı. Garossi, "Ülkemizde çeşitli serbest bölgeler var. Maku İran ile Türkiye’nin sınırında çok önemli bir merkez. Maku’nun en önemli özelliği ise ticaretle bilimsel çalışmaların aynı anda yürütüldüğü bir yer olmasıdır. Çalışmalarımız arasında üniversitelerarası araştırmalar konulu bir başlığımızda bulunuyor. Türkiye’deki TÜBİTAK gibi değerlendirebilirsiniz. Bizde de bilimsel çalışmaları destekleyen bir kurumuz. Bu anlamda Avrasya Üniversitesi ile yapacağımız işbirliği çok önemli" şeklinde konuştu.



Yıldız: “İşbirliğine hazırız”


Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ömer Yıldız da, Başkonsolos Naser Mohebati ve İran’dan gelen Maku Serbest Bölgesi heyetini ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, iki dost komşu ülkenin kurumları olarak işbirliğine hazır olduklarını ifade etti. Yıldız, ”Avrasya Üniversitesi 2010 yılında kurulan şimdiye kadar 13 binden fazla mezun veren bölgenin tek vakıf üniversitesidir. Üniversitemizde İranlı akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz bulunmaktadır. Hedeflerimiz arasında uluslararasılaşma ilk sırayı almaktadır. Uluslararası öğrenciler gerek küresel eğitim diplomasisinin bir parçası olarak gerekse üniversitedeki çok kültürlü akademik, sosyal hayatın parçası olarak yükseköğretim sisteminin uluslararasılaşmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu anlamda dost ülkemiz İran’dan üniversitemize öğrencilerin gelmesi içinde çalışmalarımıza hız vermek istiyoruz. Gerçekleşen ziyaretin önemi çok büyüktür. Misafirlerimize tekrar şehrimize, üniversitemize hoş geldiniz diyor, ziyaretleri için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.



Avrasya Üniversitesi, İran heyetini ağırladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı: Eylem "kasten öldürme" kapsamında Ankara’da 15 yaşındaki Fatih Acacı’nın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 12 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, sanığın eyleminin "kasten öldürme" kapsamında olduğunu vurgularken, olayın başlangıcında maktulden gelen saldırı nedeniyle "haksız tahrik" indirimi uygulandığını belirtti. Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı. Gerekçeli kararda, olayın 8 Eylül 2025 tarihinde meydana geldiği, suça sürüklenen çocuğun maktulün kız arkadaşıyla mesajlaşması nedeniyle Acacı ile aralarında husumet oluştuğu kaydedildi. Tarafların Pursaklar Şehit Murat Dülger Parkı’na gittikleri, burada çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, suça sürüklenen çocuğun olayda ele geçirilemeyen kesici aletle Acacı’yı göğüs, batın, kol, uyluk ve sırt bölgelerinden yaraladığı aktarıldı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun Fatih Acacı’yı öldürme kastının bulunmadığı ve kendisini savunmak amacıyla hareket ettiği yönündeki savunmalarına itibar etmedi. Kararda, Acacı’nın olayda kullandığı bir bıçağın bulunmadığı, olay yerinde veya üzerinde herhangi bir bıçak ele geçirilmediği, buna karşılık suça sürüklenen çocuğun olaydan sonra kullandığı bıçağı saklamaya çalıştığı ve eylemi başlangıçta inkâr ettiği belirtildi. Mahkeme meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağına hükmetti Gerekçeli kararda, "maktulün önce saldırdığı, suça sürüklenen çocuğun kendisini korumak amacıyla bıçağı rastgele salladığı" yönündeki savunmanın tanık beyanları, kamera kayıtları ve olay yeri tespitleriyle uyumlu olmadığı vurgulandı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun Acacı’yı yakın mesafeden birden fazla kez bıçakladığını, olay yerinden kaçmak yerine dönerek maktulü yaralamaya devam ettiğini belirterek, meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağına hükmetti. Kararda, taraflar arasındaki tartışmanın maktulün kız arkadaşına mesaj atılması nedeniyle başladığı, Acacı’nın suça sürüklenen çocuğa yönelik "Senin bacaklarını kırarım" şeklinde sözler söylediği, bu sözlerin ve devamındaki arbede ortamının haksız tahrik oluşturduğu kaydedildi. Bu nedenle mahkeme, cezada haksız tahrik indirimi uygulandığını belirtti. Acacı’nın vücudunda 10 adet kesici-delici alet yarası tespit edildi Mahkeme, eylemin tasarlayarak işlendiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığını da belirtti. Kararda, taraflar arasında aynı gün yaşanan tartışma sonrası olayın meydana geldiği, Yargıtay içtihatlarında aranan soğukkanlılıkla karar verme, plan yapma ve tasarlama düzeyine ulaşan olguların dosyada bulunmadığı kaydedildi. Ayrıca canavarca hisle öldürme değerlendirmesi yönünden de çok sayıda bıçak darbesinin tek başına bu nitelendirme için yeterli olmadığı ifade edildi. Adli Tıp Kurumu raporuna da yer verilen kararda, Acacı’nın vücudunda 10 adet kesici-delici alet yarası tespit edildiği, ölümün sol böbrek, dalak, karaciğer, ince bağırsak ve diyafram yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği belirtildi. Suça sürüklenen çocuğun yaralanmasının ise kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı kaydedildi. Mahkeme, D.G.’nin üzerine atılı "çocuğa karşı kasten öldürme" suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmederek önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ardından haksız tahrik nedeniyle ceza 24 yıl hapse, suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle 16 yıl hapse indirildi. Türk Ceza Kanunu’nun 31/3 maddesi gereği çocuklar hakkında verilecek hapis cezasının 12 yılı aşamayacağı dikkate alınarak sanık 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutumu, pişmanlığa yönelmeyen davranışları ve suçu inkâr etmesi nedeniyle takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.