POLİTİKA - 04 Kasım 2025 Salı 12:19

Bakan Uraloğlu: "Şehirlerimizin ulaşım planlarının hazırlanmasına çok önem veriyoruz"

A
A
A
Bakan Uraloğlu: "Şehirlerimizin ulaşım planlarının hazırlanmasına çok önem veriyoruz"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de 2007 yılında nüfusun yüzde 70’inin il ve ilçelerde yaşarken bugün yaklaşık 86 milyon olan nüfusun yüzde 93,4’ünün il ve ilçelerde yaşadığını söyledi.


Uraloğlu, "İl ve ilçe merkezlerinde yaşanan bu nüfus artışına paralel olarak şehirlerimiz de yeni konut projeleriyle büyük bir değişim içine girmiş durumda. Ancak tabi ki sadece konut yapmayla iş bitmiyor. Bu değişim yanında ulaşım hizmetleri, sağlık hizmetleri, eğitim hizmetleri ve benzeri tüm konularda yeni ihtiyaçları ortaya çıkarıyor" dedi.


Trabzon Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı kapsamında Trabzon Uluslararası Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım konferansı başladı. Trabzon’da bir otelde 4-5 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan konferansın açılışına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve ilçe belediye başkanları katıldı. Konferansta bir konuşma yapan Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak büyük ve güçlü Türkiye vizyonu doğrultusunda son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında dünya ölçeğinde projelere imza attıklarını belirterek, "Ulaşım, haberleşme ve şehircilik alanında gerçekleştirilen yatırımlarla büyüyen Türkiye’mizin gelecek vizyonunu dünyanın nabzını tutarak, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve daima entegrasyonu merkeze koyarak şekillendiriyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda, insan ve çevre odaklı, akıllı ve güvenli entegre ulaştırma sistemleri ve hızlı iletişim ağlarıyla, dünyada öncü olmak vizyonuyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda ülkemizin ve Avrupa Birliği’nin ortak çalışmasıyla yürütülen bu projemiz ulaştırma vizyonumuzu yerel ölçekte somutlaştıran önemli bir örnek niteliğindedir. Amacımız, kentimizi sürdürülebilir, erişilebilir, güvenli ve çevreye duyarlı bir ulaşım anlayışıyla geleceğe taşımak Trabzon’u yeşilin, mavinin ve hareketliliğin harmonisinde bir dünya markası yapmaktır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak büyük ve güçlü Türkiye vizyonu doğrultusunda son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında dünya ölçeğinde projelere imza attık. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla yürüttüğümüz çalışmalarla, milletimizin hayatına değer katan, şehirlerimizi birbirine yaklaştıran, üretimi, ticareti ve istihdamı destekleyen dev yatırımları hayata geçirdik" ifadelerini kullandı.



"Türkiye’yi erişilebilir, entegre ve rekabetçi bir ulaşım ağına kavuşturduk"


SKUp Türkiye’nin hem şehirlerin yaşam kalitesini yükselten hem de ülkenin 2053 net sıfır emisyon hedeflerine katkı sağlayan stratejik bir ulusal dönüşüm aracı haline geldiğini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız liderliğinde ülkemizin ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 300 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Karayollarımızdan demiryollarımıza, limanlarımızdan havaalanlarımıza kadar her alanda yaptığımız yatırımlarla Türkiye’yi erişilebilir, entegre ve rekabetçi bir ulaşım ağına kavuşturduk. Küresel ölçekte ulaştırmanın geleceğinin artık yeşil enerji, dijital teknolojiler ve entegre hareketlilik çözümleri ile şekillendiğinin bilinciyle de yatırımlarımızı yalnızca ekonomik büyüme değil, çevresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle hayata geçiriyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı, Paris İklim Anlaşması ve net sıfır emisyon hedeflerimiz doğrultusunda, ulaştırma politikalarımızı bu küresel dönüşümle uyumlu hale getiriyoruz. Cumhurbaşkanımızın sıkça vurguladığı insanı merkeze alan, çevreye duyarlı, planlı ve yaşanabilir şehirler hedefimiz kapsamında, temel amaçları sürdürülebilir ulaşım, erişilebilirlik ve yaşam kalitesinin artırılması olan Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı (SKUp) Türkiye Programı’nı yürütmekteyiz. Program sayesinde, kentlerde trafik sıkışıklığının azaltılması, karbon salımının düşürülmesi, bisiklet ve yaya yollarının yaygınlaştırılması gibi somut adımlar atıyoruz. Bakanlık olarak toplu taşımaya öncelik veren, enerji verimliliği yüksek ve kapsayıcı bir ulaşım anlayışının vücut bulması için gayret göstermeye devam ediyoruz. Bu gayretimiz ile, SKUp Türkiye hem şehirlerin yaşam kalitesini yükselten hem de ülkenin 2053 net sıfır emisyon hedeflerine katkı sağlayan stratejik bir ulusal dönüşüm aracı haline gelmiştir" dedi.



"Sadece konut yapmayla iş bitmiyor"


Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’de 2007 yılında nüfusun yüzde 70’inin il ve ilçelerde yaşarken bugün yaklaşık 86 milyon olan nüfusun yüzde 93,4’ünün il ve ilçelerde yaşadığını kaydeden Bakan Uraloğlu, "İl ve ilçe merkezlerinde yaşanan bu nüfus artışına paralel olarak şehirlerimiz de yeni konut projeleriyle büyük bir değişim içine girmiş durumda. Ancak tabi ki sadece konut yapmayla iş bitmiyor. Bu değişim yanında ulaşım hizmetleri, sağlık hizmetleri, eğitim hizmetleri ve benzeri tüm konularda yeni ihtiyaçları ortaya çıkarıyor. Artan şehir nüfus oranları da artık geleneksel yaklaşımların dışında, sürdürülebilir politika ve projelerle, ileri teknolojileri içeren çözüm arayışlarını zorunlu kılıyor. Bugün, hem ülkemizde hem dünyada birçok şehrin dijital dönüşüm sürecinden geçtiğini ve bu değişime adapte olmaya çalıştığını görüyoruz; Bakanlık olarak da uluslararası ve ulusal ulaşım yatırımlarımızın yanı sıra kent içi ulaşım sistemlerinin inşa edilmesi ve geliştirilmesi amacıyla şehirlerimize kapsamlı destek sağlıyoruz. Bu kapsamda İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Düzce ve Trabzon başta olmak üzere birçok şehrimizde Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planlarını hazırlamaya ve ulusal ulaşım sistemimizle entegre etmeye başladık. Şehirlerimizin ulaşım planlarının hazırlanmasına çok önem veriyoruz. Program dahilinde olmayan şehirlerimizi de içine alacak yeni projeleri hayata geçirmek için Avrupa Birliği ile çalışmalar yürütüyoruz. Ulaştırma alanında AB müktesebatıyla uyumlu en yüksek standart ve kuralları uygulama çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyoruz. 2002 yılından bu yana devam eden Türkiye-Avrupa Birliği Mali İşbirliği de bu çalışmaları ulaştırmanın her sektöründe desteklemekte ve hızlandırmaktadır" şeklinde konuştu.



"Sürdürülebilir projelerin öneminin bilincindeyiz"


"Trabzon’u daha yeşil, daha çevreci, daha erişilebilir bir şehir haline getirecek ve kentimizin trafik güvenliğini arttıracak çok önemli bir adım atıyoruz" diyen Bakan Uraloğlu, "Bu çerçevede Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı, Ankara-İstanbul Hızlı Tren Hattı Köseköy-Gebze Kesimi, Irmak-Karabük-Zonguldak ve Samsun-Kalın Demiryolu Hatları Projelerinde olduğu gibi kamu kaynaklarına AB hibelerini ekliyoruz. Bu büyüklükteki projelerin yanında milletimizin yaşam kalitesini yükselten, güvenli, ekonomik, konforlu, hızlı, çevreye duyarlı, akılcı hizmetlerin sunulduğu, sürdürülebilir projelerin öneminin bilincindeyiz. Avrupa Birliği’nin Sürdürülebilir ve Akıllı Hareketlilik Stratejisine paralel olarak, Bakanlığımız IPA Fonları aracılığıyla sürdürülebilir kentsel ulaşım planlarının hazırlanması için de belediyelere destek oluyoruz. Trabzon Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı da işte bu gayretin ürünüdür. Bu planla, Trabzon Büyükşehir Belediyemizle birlikte Trabzon’u daha yeşil, daha çevreci, daha erişilebilir bir şehir haline getirecek ve kentimizin trafik güvenliğini arttıracak çok önemli bir adım atıyoruz. Hazırlanan planlarımız, Trabzonlu hemşerilerimize ve misafirlerimize daha iyi bir yaşam kalitesi sağlamak amacıyla kent sakinlerinin ve ilgili ticari organizasyonların hareketlilik ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik toplu taşıma ağlarını güçlendirerek, yaya ve bisiklet yollarını yaygınlaştırarak, trafik akışını optimize ederek ve dijital akıllı ulaşım sistemlerini entegre ederek tasarlanmıştır. Kentimizin ulaşım ihtiyaçlarını ele almanın yanı sıra yerel ve üst ölçekteki çevresel, sosyal ve ekonomik hedeflere ulaşabilmeyi de sağlayacaktır" diye konuştu.



"3 milyon metrekarelik dolgu alanı üzerine yıllık 10 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanı inşa edeceğiz"


Trabzon’da 3 milyon metrekarelik dolgu alanı üzerine yıllık 10 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanı kazandıracaklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Trabzon Büyükşehir Belediyemizle omuz omuza çalışarak Akçaabat’tan Yomra Merkeze uzanan, Şehir Hastanesi, Akyazı Stadyumu, Meydan, Üniversite, Otogar ve Havalimanı gibi 31 istasyon içeren yaklaşık 32 kilometrelik kent içi raylı sistemimizi de kazandıracağız. Yatırım programına dahil ederek, toplu taşımayı merkeze alan bu hatla karbon ayak izini minimize edeceğiz. Bu demiryolu ağları, düşük emisyonlu taşımacılığı teşvik ederek 2053 net sıfır hedeflerimize güçlü destek verecek. Hatırlayacağınız üzere Sayın Cumhurbaşkanımız kentimize son gelişinde deniz üzerine inşa edilecek üçüncü havalimanımızın Trabzon’da olacağını müjdeledi. Mevcut 2 bin 640 metrelik pist yetersiz kaldığı için, biraz kuzeye 3 milyon metrekarelik dolgu alanı üzerine yıllık 10 milyon yolcu kapasiteli yeni havalimanı inşa edeceğiz. Bu yeni havalimanı, şehrimiz ve bölgemiz açısından turizm, ticaret ve kültürel etkileşimde yeni ufuklar açacak; hem yerel ekonomimizi canlandıracak hem de şehrimizin yeşil ve mavi harmonisini gökyüzüyle buluşturarak, Trabzon’u dünyanın nabzını tutan bir havacılık merkezi olarak konumlandıracaktır" ifadelerini kullandı.



Bakan Uraloğlu: "Şehirlerimizin ulaşım planlarının hazırlanmasına çok önem veriyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MSB: "TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir" Milli Savunma Bakanlığı, Somali’deki terörle mücadele ve Türk birliklerinin güvenliğine ilişkin, "Somali Milli Ordusu tarafından icra edilen terörle mücadele operasyonlarına azami destek vermeye devam etmekteyiz. TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir" dedi. Milli Savunma Bakanlığı’nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında düzenlendi. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, basın toplantısında Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır içi ve sınır ötesi operasyonlarına ilişkin son verileri paylaştı. Aktürk, hafta içerisinde 10 PKK’lı teröristin daha teslim olduğunu bildirerek, "Beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kararlılıkla sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kesintisiz devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 10 PKK’lı terörist daha teslim olmuş; böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar teslim olan terörist sayısı 35’e ulaşmıştır" dedi. Operasyon bölgelerinde arama-tarama ve imha faaliyetlerinin sürdüğünü kaydeden Aktürk, "Mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Menbiç’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 94’ü (457 km) başarıyla imha edilmiş" Suriye harekât alanlarındaki tünel imha faaliyetlerine değinen Aktürk, "Son bir haftada imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Menbiç’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 94’ü (457 km) başarıyla imha edilmiş, böylece Suriye harekat alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 759 kilometre olmuştur" açıklamasında bulundu. Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, hafta boyunca 12’si terör örgütü mensubu olmak üzere 176 kişinin yakalandığını belirterek, "1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 966 olmuş, engellenen bin 735 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 9 bin 714’e ulaşmıştır" dedi. Bu hafta Hakkâri hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 21 kilo 566 gram uyuşturucu madde ele geçirildiğini aktaran Aktürk, "12 Şubat’ta Foça-Karaburun arasında battığı bildirilen düzensiz göçmen botunu kurtarma çalışmalarına Hava Kuvvetlerimize ait helikopter ile destek sağlanmıştır" diye konuştu. "NATO’nun güçlü, güvenilir ve etkin bir üyesi" TSK’nın uluslararası görev ve ikili ilişkiler kapsamındaki faaliyetlerine de değinen Aktürk, başta Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Somali, Katar, Bosna Hersek ve Kosova olmak üzere birçok ülkeye destek verildiğini söyledi. Aktürk, "Ülkemizin NATO’ya katılışının 74’üncü yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ittifaka katılımından bu yana üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getiren ülkemizin NATO’nun güçlü, güvenilir ve etkin bir üyesi olarak Avrupa-Atlantik bölgesinin savunma ve güvenliğine bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da katkı sunmaya devam edeceğini vurguluyoruz" ifadelerini kullandı. Aktürk, NATO’nun 2026 yılındaki en geniş kapsamlı ve en yüksek katılımlı fiilî tatbikatı olan Steadfast Dart 2026’ya ilişkin, "8-25 Şubat tarihleri arasında Almanya’da icra edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yaklaşık 2 bin personel ile tatbikatta aktif olarak yer almakta; bu katılım Türkiye’nin stratejik intikal, hızlı kuvvet aktarımı ve sürdürülebilir lojistik idame kapasitesini somut biçimde ortaya koymaktadır" dedi. Tatbikatın deniz safhasının Deniz Kuvvetleri Komutanı tarafından TCG Anadolu’dan yerinde takip edildiğini aktaran Aktürk, "Yarın (20 Şubat) gerçekleştirilecek Seçkin Gözlemci Günü’ne Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Kara Kuvvetleri Komutanımız Orgeneral Metin Tokel’in katılımı planlanmaktadır" dedi. Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’ya yönelik kararını eleştirerek, "İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi amaçlayan son kararı uluslararası hukukun her hâliyle açık ihlalidir ve hükümsüzdür" dedi. "Baltık Denizi’nde TCG Anadolu’da konuşlu TB-3 S/İHA’mız ile iştirak edilmektedir" NATO görev grupları kapsamındaki faaliyetlere ilişkin bilgi veren Aktürk, NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Deniz Görev Grubu-2 görevi çerçevesinde bazı müttefik unsurların Aksaz’a, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında ise Almanya Deniz Kuvvetlerine ait Elbe gemisinin İstanbul’a liman ziyareti gerçekleştireceğini belirtti. NATO Müttefik Hava Komutanlığınca yürütülen faaliyetlere de değinen Aktürk, "Artırılmış teyakkuz faaliyetleri bünyesinde yürütülmekte olan esnek caydırıcılık seçenekleri faaliyetine bugün ve yarın (19-20 Şubat) Baltık Denizi’nde TCG Anadolu’da konuşlu TB-3 S/İHA’mız ile iştirak edilmektedir. Söz konusu faaliyette TCG Anadolu da SİHA’mızla koordineli şekilde seyir icra etmektedir" dedi. Aktürk ayrıca 12 Şubat’ta Senegal Nehri’nde batan Senegal Deniz Kuvvetlerine ait bot için yürütülen arama-kurtarma çalışmalarına Türkiye’nin destek verdiğini belirterek, "Senegal makamlarının talebine istinaden 12-13 Şubat’ta deniz karakol uçağımız ile destek sağlanmıştır. Senegal’de bulunan deniz karakol uçağımız bugüne kadar 41 uçuş gerçekleştirmiştir" ifadelerini kullandı. Aktürk, Eurofighter Typhoon tedarik projesi kapsamında ise uçucu ve yer sınıfı personelin ilk eğitimlerine yönelik olarak 24-27 Şubat tarihleri arasında Birleşik Krallık Coningsby Hava Üs Komutanlığı’na çalışma ziyareti icra edeceğini bildirdi. "Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını, tek devlet, tek ordu ilkesini güçlendirecek şekilde gerçekleşmesinden başka bir ihtimal söz konusu değildir" Milli Savunma Bakanlığınca yapılan açıklamada, Suriye, Somali ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Açıklamada, Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon sürecine ilişkin, "Suriye hükümeti ve SDG arasındaki entegrasyon sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını bekliyor, hâlihazırda sahadaki gelişmeleri yakından takip ederek ülkemizin menfaatleri doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını, tek devlet, tek ordu ilkesini güçlendirecek şekilde gerçekleşmesinden başka bir ihtimalin söz konusu olmadığını hatırlatıyoruz" denildi. "Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik faaliyetlerimiz artarak devam etmektedir" Somali’deki son gelişmelere de değinilen açıklamada, "Uluslararası istikrara sunduğumuz katkılar kapsamında dost ülke Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik eğitim, danışmanlık ve destek faaliyetlerimiz artarak devam etmektedir" ifadeleri kullanıldı. "TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir"" Açıklamada ayrıca, "Sondaj faaliyetleri ve Somali’de inşa edilen ‘Uzay Limanı ve Test Atış Alanı’nın emniyetini sağlamaya, Somali Milli Ordusu tarafından icra edilen terörle mücadele operasyonlarına azami destek vermeye devam etmekteyiz. TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir" değerlendirmesinde bulunuldu. "Uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırılık teşkil etmektedir" Yunanistan ile Chevron şirketi arasındaki anlaşmaya ilişkin olarak ise açıklamada, "Yunanistan’ın Girit’in güneyindeki hidrokarbon sahalarında tek taraflı olarak uluslararası şirketler ile yürüttüğü faaliyetler doğrudan ülkemizin deniz yetki alanlarını etkilememekle birlikte uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırılık teşkil etmektedir" denildi. Açıklamada, "Libya ile ülkemiz arasındaki 2019 tarihli Deniz Yetki Alanlarına İlişkin Mutabakat Muhtırası’na ve Libya’nın 27 Mayıs 2025 tarihinde Birleşmiş Milletler’e bildirdiği deniz yetki alanları hilafına yürütülmeye çalışılan bu hukuksuz faaliyetin karşısındayız. Yunanistan’ın bu tek taraflı ve hukuksuz faaliyetlerine karşı Libya makamlarının girişimlerde bulunması için gerekli desteği sağlamaya devam ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
Ankara MSB: "TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir" Milli Savunma Bakanlığı, Somali’deki terörle mücadele ve Türk birliklerin güvenliğine ilişkin, "Somali Millî Ordusu tarafından icra edilen terörle mücadele operasyonlarına azami destek vermeye devam etmekteyiz. TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir" dedi. Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında düzenlendi. Toplantıda konuşan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır içi ve sınır ötesi operasyonlarına ilişkin son verileri paylaştı. Aktürk, hafta içerisinde 10 PKK’lı teröristin daha teslim olduğunu bildirerek, "Beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kararlılıkla sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kesintisiz devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında; hafta içerisinde 10 PKK’lı terörist daha teslim olmuş; böylece, 1 Ocak’tan bugüne kadar teslim olan terörist sayısı 35’e ulaşmış" dedi. Operasyon bölgelerinde arama-tarama ve imha faaliyetlerinin sürdüğünü kaydeden Aktürk, "Mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir" ifadelerini kullandı. "Menbic’de tespit edilen tünel hatlarının yüzde 94’ü (457 km) başarıyla imha edilmiş" Suriye harekât alanlarındaki tünel imha faaliyetlerine değinen Aktürk, "Son bir haftada imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Menbic’de tespit edilen tünel hatlarının yüzde 94’ü (457 km) başarıyla imha edilmiş, böylece Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 759 kilometre olmuştur" açıklamasında bulundu. Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, hafta boyunca 12’si terör örgütü mensubu olmak üzere 176 kişinin yakalandığını belirterek, "1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 966 olmuş, engellenen 1.735 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 9 bin 714’e ulaşmıştır" dedi. Bu hafta Hakkâri hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 21 kilogram (21.566 gram) uyuşturucu madde ele geçirildiğini aktaran Aktürk, "12 Şubat’ta Foça-Karaburun arasında battığı bildirilen düzensiz göçmen botunu kurtarma çalışmalarına Hava Kuvvetlerimize ait helikopter ile destek sağlanmıştır" diye konuştu. "NATO’nun güçlü, güvenilir ve etkin bir üyesi" TSK’nın uluslararası görev ve ikili ilişkiler kapsamındaki faaliyetlerine de değinen Aktürk, başta Kıbrıs, Azerbaycan, Libya, Somali, Katar, Bosna Hersek ve Kosova olmak üzere birçok ülkeye destek verildiğini söyledi. Aktürk, "Ülkemizin NATO’ya katılışının 74’üncü yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ittifaka katılımından bu yana üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getiren ülkemizin, NATO’nun güçlü, güvenilir ve etkin bir üyesi olarak Avrupa-Atlantik bölgesinin savunma ve güvenliğine bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da katkı sunmaya devam edeceğini vurguluyoruz" ifadelerini kullandı. Aktürk, NATO’nun 2026 yılındaki en geniş kapsamlı ve en yüksek katılımlı fiilî tatbikatı olan Steadfast Dart 2026’ya ilişkin bilgi vererek, "8-25 Şubat tarihleri arasında Almanya’da icra edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, yaklaşık 2 bin personel ile tatbikatta aktif olarak yer almakta; bu katılım Türkiye’nin stratejik intikal, hızlı kuvvet aktarımı ve sürdürülebilir lojistik idame kapasitesini somut biçimde ortaya koymaktadır" dedi. Tatbikatın deniz safhasının Deniz Kuvvetleri Komutanı tarafından TCG Anadolu’dan yerinde takip edildiğini aktaran Aktürk, "Yarın (20 Şubat) gerçekleştirilecek Seçkin Gözlemci Günü’ne Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Kara Kuvvetleri Komutanımız Orgeneral Metin Tokel’in katılımı planlanmaktadır" bilgisini paylaştı. Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’ya yönelik kararını eleştirerek, "İsrail hükûmetinin işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi amaçlayan son kararı uluslararası hukukun her hâliyle açık ihlalidir ve hükümsüzdür" dedi. "Baltık Denizi’nde TCG Anadolu’da konuşlu TB-3 S/İHA’mız ile iştirak edilmektedir" NATO görev grupları kapsamındaki faaliyetlere ilişkin bilgi veren Aktürk, NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Deniz Görev Grubu-2 görevi çerçevesinde bazı müttefik unsurların Aksaz’a, NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında ise Almanya Deniz Kuvvetlerine ait Elbe gemisinin İstanbul’a liman ziyareti gerçekleştireceğini belirtti. NATO Müttefik Hava Komutanlığınca yürütülen faaliyetlere de değinen Aktürk, "Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri bünyesinde yürütülmekte olan Esnek Caydırıcılık Seçenekleri faaliyetine bugün ve yarın (19-20 Şubat) Baltık Denizi’nde TCG Anadolu’da konuşlu TB-3 S/İHA’mız ile iştirak edilmektedir. Söz konusu faaliyette TCG Anadolu da SİHA’mızla koordineli şekilde seyir icra etmektedir" dedi. Aktürk ayrıca, 12 Şubat’ta Senegal Nehri’nde batan Senegal Deniz Kuvvetlerine ait bot için yürütülen arama-kurtarma çalışmalarına Türkiye’nin destek verdiğini belirterek, "Senegal makamlarının talebine istinaden 12-13 Şubat’ta Deniz Karakol uçağımız ile destek sağlanmıştır. Senegal’de bulunan deniz karakol uçağımız bugüne kadar 41 uçuş gerçekleştirmiştir" ifadelerini kullandı. Eurofighter Typhoon tedarik projesi kapsamında ise uçucu ve yer sınıfı personelin ilk eğitimlerine yönelik olarak Birleşik Krallık Coningsby Hava Üs Komutanlığına 24-27 Şubat tarihleri arasında çalışma ziyareti icra edileceğini bildirdi. Milli Savunma Bakanlığınca (MSB) yapılan açıklamada, Suriye, Somali ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. "Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını, tek devlet, tek ordu ilkesini güçlendirecek şekilde gerçekleşmesinden başka bir ihtimal söz konusu değildir" Açıklamada, Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon sürecine ilişkin, "Suriye hükümeti ve SDG arasındaki entegrasyon sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanmasını bekliyor, hâlihazırda sahadaki gelişmeleri yakından takip ederek ülkemizin menfaatleri doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını, tek devlet, tek ordu ilkesini güçlendirecek şekilde gerçekleşmesinden başka bir ihtimalin söz konusu olmadığını hatırlatıyoruz" denildi. "Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik faaliyetlerimiz artarak devam etmektedir" Somali’deki son gelişmelere de değinilen açıklamada, "Uluslararası istikrara sunduğumuz katkılar kapsamında dost ülke Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik eğitim, danışmanlık ve destek faaliyetlerimiz artarak devam etmektedir" ifadeleri kullanıldı. "TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir"" Açıklamada ayrıca, "Sondaj faaliyetleri ve Somali’de inşa edilen ‘Uzay Limanı ve Test Atış Alanı’nın emniyetini sağlamaya, Somali Millî Ordusu tarafından icra edilen terörle mücadele operasyonlarına azami destek vermeye devam etmekteyiz. TSK’nin Somali’deki varlığı ve sağladığı destekle etkin caydırıcılığını sürdürecektir" değerlendirmesinde bulunuldu. "Uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırılık teşkil etmektedir" Yunanistan ile Chevron şirketi arasındaki anlaşmaya ilişkin olarak ise, "Yunanistan’ın, Girit’in güneyindeki hidrokarbon sahalarında tek taraflı olarak uluslararası şirketler ile yürüttüğü faaliyetler doğrudan ülkemizin deniz yetki alanlarını etkilememekle birlikte uluslararası hukuka ve iyi komşuluk ilişkilerine aykırılık teşkil etmektedir" denildi. Açıklamada, "Libya ile ülkemiz arasındaki 2019 tarihli Deniz Yetki Alanlarına İlişkin Mutabakat Muhtırasına ve Libya’nın 27 Mayıs 2025 tarihinde Birleşmiş Milletler’e bildirdiği deniz yetki alanları hilafına yürütülmeye çalışılan bu hukuksuz faaliyetin karşısındayız. Yunanistan’ın bu tek taraflı ve hukuksuz faaliyetlerine karşı Libya makamlarının girişimlerde bulunması için gerekli desteği sağlamaya devam ediyoruz" ifadelerine yer verildi.