ÇEVRE - 23 Eylül 2024 Pazartesi 18:57

Başkan Kaya çöp dökme tartışmasına açıklık getirdi

A
A
A
Başkan Kaya çöp dökme tartışmasına açıklık getirdi

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, ilçe belediyesi olarak görevlerinin çöpleri toplamak ve aktarma istasyonuna götürmek olduğunu belirterek “Çöpleri atık tesisine taşıma görevi bize değil, Büyükşehir Belediyesi’ne aittir" dedi.


Başkan Ahmet Kaya, Deliklitaş Çöp Aktarma İstasyonu önünde bugün basın açıklaması düzenledi.


“Bugün arkamızda gördüğünüz çöpler nedeniyle ulusal basında gündem olduk" diyen Kaya "Bu noktaya nasıl geldik? Bundan birkaç gün önce, Trabzon’umuzun doğu ilçelerinde şiddetli yağışlar oldu, özellikle Sürmene, Araklı, Arsin ve Yomra ilçelerimiz bu selden çok etkilendi ve orada bir takım tahribatlar oldu. Bu tahribatlardan bir tanesi de bizim TRABRİKAB’ın katı atık yakma tesisine Arsin’den geçişi sağlayan köprüde meydana geldi. Bizim Trabzon’dan topladığımız çöpleri alıp oradaki tesislere taşıyan araçların üzerinden geçtiği köprü selde zarar gördü, dolayısıyla bu zarar sonrasında büyük araçlar, yani TIR’lar o köprüden geçemez oldu” diye konuştu.


Kaya, çöpü taşıma görevinin ilçe belediyesi olarak kendi görevleri olmadığını ifade ederek "Bizim görevimiz Trabzon’un 87 mahallesinden çöpleri toplamak, buradaki bertaraf istasyonuna getirip teslim etmek. Bu çöpleri buradan alıp Araklı’ya, tesise getirme görevi Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin görevidir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu, ilçe belediyesi ve büyükşehir belediyesinin görev ve sorumluluklarını belirtiliyor. Burada büyükşehre çöpleri taşıma görevi veriliyor, aynı kanunda bize de ‘büyükşehir atık yönetim planına uygun olarak katı atıkları toplamak ve aktarma istasyonuna taşımak zorundasınız’ diyor. Benim görevim, ilçe belediyesi olarak çöpleri toplamak ve buraya taşımak, Buradan da bu çöpleri alıp Araklı’daki tesise getirme görevi büyükşehir belediyesinin görevi, benim değil” şeklinde konuştu.



“Çözüm üretmek adına gayret gösterdik"


Trabzon’un doğu ilçelerinde yaşanan sel nedeniyle olağanüstü bir durumun oluştuğunu ve büyük araçların geçiş yaptığı köprünün yıkıldığını hatırlatan Başkan Kaya, bunun üzerine çözüme yardımcı olmak adına Ortahisar Belediyesinin araçlarının atık tesisine yönlendirildiğini kaydederek şöyle konuştu:


“Köprü yıkılınca büyükşehrin araçları buradan çöpleri alıp oraya taşıyamadılar. Ne dediler? Temizlik İşleri Müdürümüz buradadır, benim bilgim dışında ama benim bilgim olsa, ben de aynı yönde karar verirdim, onu da söyleyeyim. Dediler ki ’Madem bu köprü yıkıldı büyük araçlar geçemiyor, bu çöpleri ancak küçük arabalarla taşıyabiliriz. Ortahisar Belediyesinin araçları, topladığı çöpleri getirsin, direkt buraya teslim etsin, döksün.’ Çünkü arkadaşlar çöp toplayabilmek için dolan araçlarını boşaltmak zorundalar. Şimdi çöpü topladılar, arabalar çöp doldu, benim bu çöpü bir yere dökebilmem lazım ki çalışabileyim, çöp toplayabileyim. Dolayısıyla arkadaşlar da buradan gidiş geliş 2 saatlik yol, iyi niyet gösterdiler, görevimiz olmamasına rağmen çözüme katkı vermek adına araçlarımızı oraya yönlendirdiler. Bizim 14 tane çöp toplama aracımız, 47 personelimiz buradan topladıkları çöpleri oraya getirdiler. Giderken yolda araçlarımızın önünü kesildi. Araçlarımız orada resmen alıkonuldu. Bakın bir hukuk devletinden bahsediyorum, bir garabetten bahsediyorum, bir acziyetten bahsediyorum. Benim 14 tane çok toplama aracım, 47 tane personelim orada bir-iki saat değil, 11 saat boyunca alıkonuldu! Bu ülkenin kolluk kuvvetleri, bu şehrin valisi neredeydi? Bunu soruyorum. Şimdi görevimiz olmamasına rağmen sırf şehrin çöpü toplandı, dökülecek yer yok, araçlar taşıyamıyor diye, yardım edelim düşüncesi ile araçlarımızı oraya yönlendirdik, benim araçlarımın başına bir şey gelse, personelimin burnu kanasındaydı, bunun hesabını kim verecekti? 11 saat alıkonulmadan bahsediyorum. Bir saat, iki saat değil, 11 saat boyunca 47 personelimin, 14 aracımın orada alıkonulduğundan bahsediyorum. Hiçbir yetkiliden ses çıkmadı. Sayın Valimizi aradım durumu izah ettim, ’Bir şey olmaz başkanım görüşülüyor çözülür’ dedi" açıklamasında bulundu.



"Önümüzde 2 şık vardı"


Çöplerin boşaltılamaması dolayısıyla Ortahisar’da 11 sat boyunca çöp toplanamadığını söyleyen Başkan Kaya, “Bu süreçte ne oldu? 11 saat boyunca 87 mahallede çöp toplaması gereken araçlarımız, çöp toplayamadı ve dün basına ’Ortahisar’da ne oluyor, çöpler toplanmıyor’ diye haberler geldi. Peki bu durumda biz ne yapmalıydık? Önümüzdeki 2 şık vardı; biri Trabzon’daki çöp toplamayı bırakacaktık, araçlarımızı yine oraya gönderip 11 saat, 25 saat, 30 saat yine orada rehin alınmayı bekleyecektik ya da çöpleri getirip görevi olana, ’Al benim görevim toplamak, senin görevin de çöpleri taşımak” diyerek sahibine teslim etmekti. Biz de onu yaptık, getirdik, dedik ki; Bizim görevimiz olmamasına rağmen, sırf çözüme katkı vermek için çöpleri kendi araçlarımızla oraya taşıdık fakat gördük ki sahip çıkan yok.” ifadelerini kullandı.



"Araklı’da çöp göndermeme kararı aldım"


Yaşanan olaylar üzerine Araklı’ya çöp göndermeme kararı aldığını aktaran Başkan Kaya, “Arkadaşlara da dedim ki;’Niye göndereyim, çöpleri taşıma görevi benim görevim olmamasına rağmen bir çözüm üretme gayreti içindeyim, personelimi araçlarımı riske atıp oraya gönderiyorum ama sahipsiz bırakılıyorum. Hem de 11 saat boyunca. Olacak iş midir bu? Hangi vicdan bunu kabul eder? Akşam da Ahmet Metin Genç başkan aradı beni, o da çözüm arayışında. Konuştuk, durumu anlattım. ’Zor şartlardayız, birbirimize destek olalım’ dedi. Elbette başkanım, destek olmak için biz vazifemiz olmamasına rağmen araçlarımızı oraya önderdik çöpü taşıma görevi sizindir, bizim görevimiz çöpleri toplamaktır. Bize yer göstereceksiniz, çöpe oraya dökeceğiz. Oradan da kim alıp taşıyacaksa taşıyacak” diye konuştu.



“Geçici bir tedbir olarak çöpleri bu alana döktük"


Çöplerin Deliklitaş’taki alana geçici bir tedbir olarak döküldüğünün altını çizen Başkan Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Dün 11 saat boyunca çöp toplayamadık, çöpler yığıldı, dolayısıyla o arabaları bir yere boşaltmam lazımdı. Geldik, boşaltacağız ama almadılar. Ne yapacağım? Ben de işte buraya dökmek zorunda kaldım, ki en uygun alan burası ve buraya çöp dökme uygulaması sadece bugüne özgü bir şey değil, geçmişte de yapılan bir uygulama. Araçların taşımasıyla ilgili bir sıkıntı olduğu zaman çöpler buraya dökülüyor, ki burada dereye su sızma riski yok, halk sağlığını tehdit eden hiçbir şey yok. Mecburiyet karşısında oradaki tesisten çöpleri alıp taşıyamadıkları için geçici olarak bir iki günlük tedbir olarak bunu yaptık.”


Yaşanan olay üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, hiçbir uyarı yapmadan Ortahisar Belediyesine ceza yazdığını ifade eden Başkan Kaya, “Acı olan şu, bu ülkede nasıl adaletsizlik ve ayrımcılık olduğunu net olarak ortaya koyacak bir olaya tanık olduk. Bakın bize haksızlık yapıldı, araçlarımız, personelimiz alıkonuldu, bütün bunlar bir tarafa. Bakıyorum Çevre Şehircilik Bakanlığından, İl Müdürlüğünden değil, direkt bakanlığın sitesinden ’150 ton evsel çöpü yol kenarına döktüğü, hali hazırda dökmeye devam ettiği ve halk sağlığını tehdit ettiği’ gerekçesiyle, bize 2 milyon 598 bin lira ceza kesmişler. Ve bize tebliğ yok. Belediye olarak biz kamu kurumuyuz ve Devletin bir kurumu bize hiç tebligat uyarı yapmadan direkt Ankara’dan ceza yazıyor” diye konuştu.



Başkan Kaya çöp dökme tartışmasına açıklık getirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.