SPOR - 02 Kasım 2024 Cumartesi 13:14

Ertuğrul Doğan: "Trabzonspor’u borçsuz ve güçlü bir geleceğe taşıyacağız"

A
A
A
Ertuğrul Doğan: "Trabzonspor’u borçsuz ve güçlü bir geleceğe taşıyacağız"

Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, bordo-mavili kulübü borçsuz ve güçlü bir geleceğe taşıyacaklarını belirterek, Trabzonspor’un siyasetin takımı olmadığını söyledi.


Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Trabzonspor’un 57. Olağan Divan Genel Kurul Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Doğan’a konuşması öncesi 2020 yılında hak ettiği divan kurulu üyeliği belgesi, Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Mahmut Ören tarafından takdim edildi.


Başkan Doğan, bu hayattaki en değerli ve şerefli göreve geldiğini belirterek, "1.5 yılda çok şey yaşadık, çok önemli sıkıntılardan geçtik ama seçildiğim kongrede sizlere bir söz vermiştim. Benim asıl amacım, Trabzonspor’un ekonomisini sürdürülebilir ve bu kulübü yönetilebilir bir hale getirmekti. Bu süre zarfında inanın, bunu anlatması ve tarif etmesi biraz zor. Eski başkanlar ve eski yöneticiler beni daha iyi anlayacaktır. Geliri mevcut faizinin yüzde 10’unu karşılayabilecek bir kulübü, şu an itibarıyla tüm bankaların elinden bir şekilde kurtarmış olduk. Trabzonspor’un bankalara yılda 700-800 milyon TL arasında olan faiz yükünü ortadan kaldırdık. Göreve geldiğimizden bugüne kadar, özellikle Türk futbol tarihindeki en önemli stat sponsorluğunu gerçekleştirdik. Ayrıca SPK ile yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde kulübümüzün değerli çalışanları ile beraber üç bedelli sermaye artırımı gerçekleştirdik. Bu sermaye artırımları sayesinde kasamıza yaklaşık 9 milyar TL soktuk. Takdir edersiniz ki, biz bunları başaramasaydık, mevcut durumda üzerimize gelecek olan 9 milyar TL ve faizleri ile beraber kulübümüz nasıl bir ekonomik kaos ortamında kalırdı, sizlerin takdirine sunuyorum. Biz bu yükten kulübümüzü tüm Trabzonspor camiasının desteği ile belli bir noktaya getirdik" diye konuştu.



"Borçsuz Trabzonspor’u konuşacağız"


Trabzonspor’un yaklaşık 24-25 yıldır biriken vergi borcu olduğunu ifade eden Ertuğrul Doğan, "Vergi borcunun dışında, piyasaya kalan borcumuz da 1 milyar TL seviyelerinde. Ülkemizin mevcut ekonomik durumu ve vergi borcunun yüzde 50’nin üzerinde bir faizle faizlendirilmesi nedeniyle, kulübümüzün önündeki en büyük sorun vergi borcudur. Kendi iş hayatımda 3-4 yıllık planlarla hareket ediyorum. İlk göreve geldiğimiz zamandan bu yana, önümüzdeki yıl bu borcun nasıl kapatılacağına dair planlamayı da yapmış bulunuyoruz. Şu an itibarıyla daha önceki borçları nasıl kapattıysak, bunlarla ilgili de planlarımız tamamıyla hazır. Ne yapacağımızı çok net biliyoruz. Nasip olur da bu göreve devam edersek, önümüzdeki yıl şu ana kadar olduğu gibi bir aksilik yaşamazsak, borçsuz bir Trabzonspor’u sizlerle beraber konuşuyor olacağız" şeklinde konuştu.



"Gelir-gider dengesini sağlamalıyız"


Doğan özellikle Trabzonspor’un en önemli konularından biri gelir-gider dengesizliği olduğunu belirterek, "Trabzonspor’un gelirleri ile giderleri arasında yaklaşık 50 milyon Euro’luk bir fark var. Eğer önümüzdeki yıl bu borcu kapatırsak ama 1-2 yıl bir hamle yapamazsak, 2-3 yıl sonra aynı borcu tekrar Trabzonspor camiası konuşur hale gelecektir. Lütfen bu kimsenin aklından çıkmasın. Ben bu borcu bitirsem bile Trabzonspor camiası gelir-gider dengesi arasındaki farkı kapatmadığı sürece, iki-üç yıl içinde aynı borç aynı seviyeye gelecektir" dedi.



"Trabzonspor siyasetin takımı değildir"


Çok önemli projeler üzerinde çalıştıklarını söyleyen Başkan Doğan, "Benim ve yönetim kurulumun bu konuda planları neler? Çok önemli 4 arazi üzerinde çalışıyoruz. Bu konuda net bilgileri vermem mümkün değil ama önümüzdeki aylarda tüm Trabzonlulara, değerli Trabzonsporlulara, bürokratlarımıza ve milletvekillerimize açık bir çağrı yapacağım ve hepsini Trabzon’da toplayacağım. Tüm Trabzonspor camiası olarak biz bu arazileri almak zorundayız. Kendimize gelir getirecek projeler geliştirmek durumundayız. Bu, bir yorum değil bir zorunluluktur. Çünkü son 20-25 yıla baktığınızda Trabzonspor için herkes bir şeyler söylüyor, yok siyasetin takımı falan diyorlar. Ben her gittiğim yerde söylüyorum, Trabzonspor siyasetin takımı değildir. Son 29 yılda İstanbul takımları onlarca araziyi aldı. ’Bunları niye aldılar?’ demiyorum, alan yönetimlere de saygı duyuyorum. İş bilenindir her zaman. Çok değerli başkanlarımız, yöneticilerimiz oldu, eminim ki onlar da taleplerini iletmişlerdir ancak gerçekleşmemiştir. Trabzonsporumuz, 29 yıl önce aldığı araziden başka bir araziye sahip olmadı. Artık bu durumun değişmesi gerekiyor. Trabzonspor camiası olarak hep bir araya gelip gelir getirici projeler yapmalıyız. Bu gelir-gider dengesini ancak büyük meblağları içeride tutarak, sürekli gelir getirici projelerle kapatabiliriz" açıklamasında bulundu.



"Şenol Güneş’e sonuna kadar inanıyor ve güveniyorum"


Saha sonuçları ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Ertuğrul Doğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Geçen yıl ligi 3. bitirdik, bu yıl ise sonuçlar ortada. Hoca değişikliğine gittik. Bu konuda tüm Trabzonspor camiasına açık ve net söylemem gerekirse mahcubum. Ben ve yönetim kurulumuz böyle bir durumu kabullenemeyiz. Bu yüzden, bizi bu durumdan çıkaracak olan Şenol Güneş ile tekrar anlaştık. Şenol Güneş, Trabzonspor efsane oyuncularımızdan biridir. Hem Trabzonspor’da hem de bir İstanbul takımında şampiyonluk yaşadı. Çok önemli başarılar elde etti. Şenol Güneş’e sonuna kadar inanıyor ve güveniyorum. Trabzonspor camiasının ve taraftarının istediği saha sonuçlarını bir an önce gerçekleştirecektir. Şenol Hocamızın bizden herhangi bir talebi olduğunda, kulüp başkanı ve yönetim kurulu olarak bununla ilgili bütçeyi bir şekilde bulup transferleri gerçekleştireceğiz. Saha sonuçlarıyla ilgili bütçelerdeki farklar dikkatinizi çekiyordur. Şampiyon olduğumuz yılda, ikinci olan takımla aramızda 10 milyon Euro fark vardı. Şimdi ise bütçemizin 6-7 katı büyüklükteki takımlarla mücadele ediyoruz. Bu gelir-gider farkı, takımlar arasındaki dengeye yansıyor."


Trabzonspor’un en önemli unsurunun altyapı olduğunu ifade eden Doğan, "Yönetim olarak akademi ve amatör takımlarımıza daha fazla destek vereceğiz. Bugüne kadar önemli destek verdik ama bu desteği artırarak devam edeceğiz. Akademinin başına efsanelerimizden Güngör Şahinkaya’yı getirdik, A takımın başında ise Sayın Şenol Güneş var. Benim onlara herhangi bir futbol aklı vermem mümkün değil. Ancak onların camiamızda ve şehrimizde yaptıkları bellidir. Bundan sonra akademi ve A takımla ilgili ne isterlerse yönetim olarak yerine getireceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.



Ertuğrul Doğan: "Trabzonspor’u borçsuz ve güçlü bir geleceğe taşıyacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" dedi. Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliği, Türkiye’deki şirketlerin üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, "Küresel Liderler Oturumu"na da ev sahipliği yaptı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini gördüklerini belirterek, "Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Küresel büyümenin bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3’ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7’nin altında gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8’den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir" açıklamalarında bulundu. "Bugün bölgemizde yaşanan gerilimler bu kırılgan yapıya yeni riskler eklemektedir" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Orta Doğu’da yaşanan savaş; enerji fiyatlarından ulaşım maliyetlerine, finansal piyasalardan para politikası beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltmiş; artan güvenlik riskleri sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artırmıştır. Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatları için yukarı yönlü risk oluştururken, bu gelişmeler küresel enflasyon beklentilerini bozarak fiyatlar üzerinde ilave baskı meydana getirmiştir. Jeopolitik risk algısındaki artış, risk primlerini ve borçlanma maliyetlerini yükseltmiş; finansal koşullar sıkılaşmıştır." "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" IMF’nin güncel tahminlerinde 2026 yılı küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1’e gerilediğini ve enflasyon beklentisinin yüzde 4,4’e yükseldiğini kaydeden Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda" Çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile Türkiye’nin adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, "2025 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için karar alınmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye çekmeye yönelik teşviklerin, Türkiye’yi yatırımcılar açısından üretim ve değer oluşturma bakımından çok daha güçlü bir merkez konumuna taşıdığımı vurguladı. Geçtiğimiz günlerde ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı açıkladıklarını aktaran Yılmaz, "Bu program, Türkiye’nin yeni dönemdeki ekonomik konumlanmasını net biçimde ortaya koyan kapsamlı bir stratejidir. Meclisimizde yasal çerçevesi için çalışmaların başladığı program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için son derece rekabetçi bir vergi yapısı oluşturuyoruz. İhracat yapan firmalar için kurumlar vergisini önemli ölçüde indirerek Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü olarak konumlandırma hedefi doğrultusunda finansal piyasaların derinliğini artırdıklarını, uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel ekonominin yönünün yeniden belirlendiği böyle bir dönemde, doğru konumlanan ülkelerin önümüzdeki yılların kazananları olacağı açıktır. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir."
Karabük Karabük’te minibüs esnafından "haksız rekabet" tepkisi Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, belediyenin toplu taşıma uygulamalarının minibüsçü esnafını olumsuz etkilediğini belirterek, mahkeme kararına uyulması çağrısında bulundu. Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, yaptığı açıklamada yalnızca bir meslek grubunun sorunlarını değil, kentte hukukun ve esnaf onurunun da zedelendiğini savunduklarını ifade etti. Minibüsçü esnafının yıllardır zor şartlar altında hizmet verdiğini dile getiren Topçu, pandemi döneminde artan maliyetlerin esnafı ekonomik açıdan zorladığını kaydetti. Topçu, "Pandemi döneminde artan maliyetler altında ezilen, kontak kapatma noktasına gelen toplu taşıma esnafına el uzatması gereken eski belediye yönetimi; çözüm üretmek yerine esnafın ekmeğine kan doğramıştır. Mevcut duruma çözüm bulmak yerine 60 adet dolmuş alarak belediyeyi bir ’minibüs işletmesine’ çevirmek, 30 yıllık esnafın rızkına göz dikmektir. Belediye, esnafı yaşatmakla mükelleftir, esnafıyla rekabet edip onu bitirmekle değil" dedi. Emeklilere yönelik ücretsiz ulaşım uygulamasının da esnafı zor durumda bıraktığını iddia eden Topçu, "Emeklilerimize yönelik ücretsiz ulaşım kararı, esnafın sırtından yapılan bir siyasi şovdur. Sosyal belediyecilik, bir kesime iyilik yaparken başka bir kesimi açlığa mahkûm etmek değildir. Artan akaryakıt fiyatları, amortisman giderleri, ağır vergi ve SGK yükleri altında beli bükülen şoför esnafı, bir de belediyenin haksız rekabetiyle siyasete kurban edilmiştir" diye konuştu. Konuya ilişkin yargıya başvurduklarını ve mahkemenin kendilerini haklı bulduğunu belirten Topçu, "Mahkeme kararı açıktır. Bu uygulamadan derhal dönülmesi gerektiği belirtilmiştir" dedi. Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’ya çağrıda bulunan Topçu, mahkeme kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, "Belediye yönetimini ivedilikle mahkeme kararına uymaya ve haksız rekabeti sonlandırmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Topçu, aksi halde hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini ve demokratik haklarını kullanacaklarını sözlerine ekledi.
Diyarbakır Dicle Elektrik’ten fırtına mesaisi Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da saatte 70 kilometre hıza ulaşan fırtına ve zaman zaman oluşan hortumların enerji nakil hatlarında yol açtığı hasara karşı ekipleriyle gece boyunca sahada aralıksız görev yaptı. Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü, Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir’de olumsuz hava şartlarından dolayı devrilen direkler ve kopan iletkenler nedeniyle oluşan arızalara hızla müdahale edildi. Ekipler, hasar tespit ve onarım çalışmalarını AFAD, itfaiye, karayolları ve belediyelerle koordineli şekilde sürdürerek enerji arzının güvenli biçimde yeniden sağlanması için yoğun mesai harcadı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, olumsuz hava koşullarının etkili olduğu Şanlıurfa’da tüm saha ekipleriyle teyakkuz halinde görev yaptı. Dün gece kent genelinde etkisini artıran fırtına, saatte 70 kilometre hıza ulaşırken, zaman zaman oluşan hortumlarla birlikte ağaçların devrilmesine, çatıların uçmasına ve enerji nakil hatlarında ciddi hasar meydana gelmesine neden oldu. Şirket ekipleri, vatandaşların can ve mal güvenliğini önceliklendirerek arızalara hızlı müdahale etmek üzere gece boyunca sahada çalışma yürüttü. Şanlıurfa’da olumsuz hava şartlarından en fazla etkilenen bölgeler arasında merkez ilçeler Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü’nün yanı sıra Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir yer aldı. Şiddetli rüzgar ve hortumların etkisiyle bazı bölgelerde elektrik direkleri devrildi, dağıtım hatlarında kopmalar meydana geldi. Bu nedenle şehir genelinde zaman zaman elektrik kesintileri yaşanırken, Dicle Elektrik ekipleri hasarın oluştuğu noktalarda güvenlik riski doğmaması için kontrollü kesinti uyguladı. Arızası giderilen bölgelere enerji akışı yeniden sağlanırken, hava koşullarının olumsuz etkisini sürdürdüğü bazı noktalarda onarım çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Dicle Elektrik yetkilileri, enerji arzının güvenli şekilde yeniden sağlanabilmesi için bakım ve onarım faaliyetlerinin öncelik sırasına göre planlandığını belirtti. Olumsuz hava koşullarından etkilenen Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü, Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir’de ekiplerin AFAD, itfaiye, karayolları ve belediyelerle sahada koordineli şekilde yoğun bir mesai yürüttüğü ifade edildi. Şirket, abonelerin güvenli ve sürdürülebilir enerjiye erişimi için tüm imkânların seferber edildiğini vurgulayarak, fırtına ve sağanak yağıştan etkilenen bölgelerde çalışmaların planlı şekilde sürdüğünü açıkladı.