ASAYİŞ - 15 Nisan 2026 Çarşamba 15:52

Kamyonetiyle 100 metrelik uçuruma yuvarlanan şahıs hayatını kaybetti

A
A
A
Kamyonetiyle 100 metrelik uçuruma yuvarlanan şahıs hayatını kaybetti

Trabzon’un Arsin ilçesinde kamyonetiyle 100 metrelik uçuruma yuvarlanan şahıs hayatını kaybetti.


Kaza ilçenin Atayurt Başdurak Mahallesi’nde dün akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İsmail Kotan, kamyonetiyle henüz bilinmeyen bir nedenle aracın kontrolünü kaybederek yaklaşık 100 metrelik uçuruma yuvarlandı. Kazayı fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine AFAD ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı çalışmalar sonucu araçtan çıkarılan İsmail Kotan’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.


İsmail Kotan’ın bugün ikindi namazının ardından Sincan Mahallesi’nde bulunan aile kabristanlığında toprağa verileceği öğrenildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Topaloğlu: "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni" Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni. Hatta aldığımız rakamlar artık Avrupa’da geriye doğru gittiğini, Türkiye’de ise bu sayının korunduğunu gösteriyor" dedi. Bilkent Şehir Hastanesi’nde 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla düzenlenen programda, toplumda kalp ve damar hastalıklarına yönelik bilinç düzeyinin artırılması, erken teşhisin önemi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması konuları ele alındı. Uzman doktorlar tarafından ‘koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeli’ doğrultusunda sunumların yapıldığı etkinlikte Azize Nasıroğlu Eğitim ve Konferans Salonu’nun açılışı da gerçekleştirildi. Programda konuşan Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, Türkiye’nin sağlık alanındaki dönüşümüne dikkat çekerek, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Kalp sağlığının toplum sağlığı açısından kritik bir yer tuttuğunu belirten Topaloğlu, bu gibi çalışmalarla birlikte farkındalıkların artarak devam edeceğini söyledi. "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni" Avrupa’da kalp damar hastalıkları sebebiyle ölüm sayısının azaldığını, fakat Türkiye’de bu sayının stabil kaldığını belirten Topaloğlu, "Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi, tıbbın en disiplinli ve belki de en özverili işleyen branşlarından bazıları. Türk Kardiyoloji Derneği ve Türk Kalp Damar Cerrahisi Derneği köklü saygın derneklerin başında olup, hem halk sağlığına hem de temsil ettikleri meslek gruplarına yönelik çok başarılı işlere imza atmışlardır. Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni. Hatta aldığımız rakamlar artık Avrupa’da bu sayının geriye doğru gittiğini, Türkiye’de ise bu sayının korunduğunu gösteriyor. Biz kardiyologlar olarak kalp damar hastalıklarını önlenebilir sağlık sorunu olarak değerlendiriyoruz. Gerçekten hastanın sigara içmesine engel olabilirsiniz, tansiyonunu kontrol altına alabilirsiniz, diyabetiyle mücadele edebilirsiniz, hareketsizliğini engelleyip harekete geçirebilirsiniz. İşte bu durumda bu hastanın kalp hastalığını önleyebiliyorsunuz veya geciktirebiliyorsunuz. Bu nedenle hastalık oluşmadan mutlaka doktor olarak devreye girip, bu hastalıkları oluşmadan engellememiz gerekir" diye konuştu. "Bakanımız göreve geldikten sonra öncelik olarak koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendirdi" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun sağlık hizmetlerini kuvvetlendirmek için önemli çalışmalar yaptığını dile getiren Topaloğlu, "Bakanımız göreve geldikten sonra öncelik olarak koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendirdi. Bu konuyla ilgili de obeziteyle ve sigarayla ilgili mücadeleyi ön planda tuttu. Sağlık hizmetlerini kuvvetlendirdi. Vatandaşlarımızla birebir iletişimle birlikte kronik hastalık takiplerini yaptı. Sigarayla ve tansiyonla mücadeleyi başlattı. Bunlar şu anda bu mücadelenin önemli ayağını teşkil ediyor. Sağlık Politikalar Kurulu olarak bu yıl içerisinde Sağlık Bakanlığımızla çok önemli projeler gerçekleştirdik. Bunlardan en önemlisi otomatik eksternal defibrilatörler. Otomatik eksternal defibrilatörlerin kamusal alanda yaygınlaştırılmasıyla ilgili Sağlık Bakanlığımız yönetmeliği çıkardı. Bunun lansmanını yaptık. 3 yıl içerisinde 80 bin tane otomatik eksternal defibrilatörünü vatandaşlarımızın yoğun yaşadığı bölgelere yerleştireceğiz" şeklinde konuştu. Programa Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu’nun yanı sıra Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe, Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Başkanı Doç. Dr. Murat Sarğın, Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan ve vatandaşlar katıldı. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
Erzurum Turizm haftasına görkemli açılış Erzurum’da Turizm Haftası 50. yıl etkinlikleri Çifte Minareli Medresede düzenlenen görkemli bir açılış programı ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Erzurum Büyükşehir Belediyesi Mehteran ekibi konser verdi. Erzurum Bar ekibinin gösterisinin ardından Türk Müziği dinletisi yapıldı. Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Erzurum Valisi Aydın Baruş günün önemine binaen birer konuşma yaptılar. Yer: "Turizm, birlikte büyüyen ve gelişen bir alandır" Erzurum Kültür ve Turizm Müdürü İl Ahmet Yer, Her yıl 15-22 Nisan tarihleri arasında kutladığımız Turizm Haftasının, ülkemizin kültürel ve doğal zenginliklerini hatırlamak, tanıtmak ve bu değerleri gelecek kuşaklara aktarmak için önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Yer; "Turizm; yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda kültürlerin buluştuğu, dostlukların kurulduğu, şehirlerin ruhunu dünyaya açan çok kıymetli bir köprüdür. Bu köprünün önemli duraklarından biri olan Erzurum, sahip olduğu tarihi, doğal güzellikleri ve eşsiz kültürel değerleriyle ülkemizin göz bebeği şehirlerinden biridir. Yüzyıllardır doğu ile batıyı, kuzey ile güneyi birleştiren bu şehir; kervan yollarına ev sahipliği yaparak kültürlerin iç içe geçtiği eşsiz bir mozaiğe dönüşmüştür. Bugün bizlere düşen görev, bu tarihi ve kültürel zenginliği; doğası, gastronomisi, mimarisi ve inancı ile birlikte dünyaya tanıtmaktır. Bu süreçte sadece şehir olarak değil, tüm kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, esnafımızla, gençlerimizle, her bir vatandaşımızla misafir ağırlayan bir milletin torunları olduğumuzu yeniden göstermeliyiz. Kadim medeniyetlerin izlerini taşıyan Erzurum, Çifte Minareli Medrese’den Yakutiye Medresesi’ne, Ulu Camii’den Erzurum Kalesi’ne uzanan köklü tarihiyle adeta bir açık hava müzesi niteliğindedir. Ancak bu eşsiz şehir, yalnızca geçmişin ihtişamıyla değil, Palandöken’in büyüleyici atmosferiyle de öne çıkar. Dünyanın sayılı kayak merkezleri arasında yer alan Palandöken kış turizminin kalbini Erzurum’da attırırken, şehri dört mevsim cazibe merkezi haline getirmektedir. Turizm Haftası, bizlere sahip olduğumuz değerleri hatırlatmakla kalmıyor; aynı zamanda bu değerleri koruma, geliştirme ve gelecek nesillere aktarma sorumluluğunu da yüklemektedir. Bu bilinçle, Erzurum’un turizm çeşitliliğini artırmak, sürdürülebilir turizmi desteklemek ve şehrimizi ulusal ve uluslararası alanda daha görünür kılmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeliyiz.Bu süreçte kamu kurumlarımızın, yerel yönetimlerimizin, özel sektörümüzün ve vatandaşlarımızın iş birliği büyük önem taşımaktadır. Çünkü turizm, birlikte büyüyen ve gelişen bir alandır" diye konuştu. Sekmen; "Turizmi sadece bir sektör olarak değil, aynı zamanda şehrimizin geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuşmasında "Kadim kentimiz sadece bir şehir değil, adeta yaşayan bir tarihtir, bir kültür hazinesidir, bir medeniyet mirasıdır" dedi. Turizmin; bir şehrin sadece ekonomik kalkınmasının değil, aynı zamanda kültürel zenginliğinin, tarihî derinliğinin ve doğal güzelliklerinin dünyaya açılan kapısı olduğunu belirten Başkan Sekmen, "İşte bizler de Erzurum’u bu yönleriyle daha görünür kılmak, şehrimizin sahip olduğu eşsiz değerleri ulusal ve uluslararası alanda hak ettiği noktaya taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz. Erzurum; binlerce yıllık tarihiyle, Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan medeniyet izleriyle, eşsiz mimarisiyle ve tabii güzellikleriyle turizmin her alanında söz sahibi olabilecek bir potansiyele sahiptir. Çifte Minareli Medresemiz Yakutiye Medresemiz Ulu Camimiz gibi tarihî eserlerimiz; sadece taş ve topraktan ibaret değil, geçmişten bugüne uzanan bir medeniyetin sessiz tanıklarıdır. Bunun yanında Palandöken Dağımız gibi dünya standartlarında bir kış turizmi merkezine sahip olmamız, Erzurum’u dört mevsim turizm yapılabilen nadir şehirlerden biri haline getirmektedir. Doğasıyla, kültürüyle, gastronomisiyle ve misafirperver insanıyla Erzurum, her ziyaretçisine unutulmaz bir deneyim sunmaktadır. Bizler Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak, turizmi sadece bir sektör olarak değil, aynı zamanda şehrimizin geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olarak görüyoruz. Bu doğrultuda altyapıdan üstyapıya, tanıtımdan organizasyonlara kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürütüyoruz. Tarihi mekânlarımızın restorasyonundan çevre düzenlemelerine, ulaşım imkânlarının geliştirilmesinden kültürel etkinliklerin artırılmasına kadar birçok projeyi hayata geçirerek Erzurum’u turizmde marka şehir haline getirme yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Düzenlediğimiz festivaller, kültür-sanat etkinlikleri ve uluslararası organizasyonlarla şehrimizi sadece Türkiye’ye değil, dünyaya tanıtıyoruz. Turizm Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikler de, Erzurum’un sahip olduğu zenginlikleri daha geniş kitlelere ulaştırmak, farkındalık oluşturmak ve şehrimize olan ilgiyi artırmak adına büyük önem taşımaktadır. Çünkü inanıyoruz ki; Erzurum’u anlatmak, aslında bir medeniyeti anlatmaktır" diye konuştu. Bir şehrin turizmde başarılı olabilmesi için sadece doğal ve tarihî zenginliklere sahip olması yeterli olmadığını söyleyen Başkan Sekmen, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Aynı zamanda güçlü bir vizyon, kararlı bir irade ve ortak bir hedef etrafında birleşmiş bir anlayış gereklidir. Bizler bu anlayışla hareket ediyor, kamu kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla ve turizm sektöründeki tüm paydaşlarımızla birlikte Erzurum’un geleceğini inşa ediyoruz. Sizler bu şehrin yarınlarısınız. Erzurum’un değerlerini tanıyan, sahip çıkan ve dünyaya anlatan bireyler olarak yetişmeniz, bizim en büyük temennimizdir. Çünkü bu şehir sizlerle daha da büyüyecek, sizlerle daha da güçlenecektir. Sözlerimi tamamlarken; Turizm Haftası’nın şehrimiz, ülkemiz ve tüm turizm sektörü için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Erzurum’umuzun hak ettiği değeri görmesi için hep birlikte çalışmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum." Baruş; "Turizm, tarih, kültür ve insan hikâyelerinin birleştiği güçlü bir medeniyet alanı" Konuşmasında Turizm Haftası’nın yarım asırlık köklü bir gelenek olduğunu vurgulayan Vali Baruş, "Tam yarım asırdır yaşatılan köklü bir gelenek olan Turizm Haftası vesilesiyle, bu kadim şehrin en güzide mekânlarından birinde bir araya gelmenin huzuru ve onuru içerisindeyiz. Çifte Minareli Medrese’nin asırlık taşlarının müşahedesinde, Turizm Haftası’nın ellinci yıl etkinliklerini başlatıyoruz." ifadelerini kullandı. Elli yılın bir neslin ömrüne, bir şehrin hafızasına ve bir milletin kültürel direncine karşılık geldiğini belirten Baruş, Turizm Haftası’nın yalnızca törensel bir kutlama olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Erzurum’un doğasına, tarihine ve insanına duyulan sevginin her yıl daha güçlü şekilde dile getirildiğini ifade eden Baruş, bu geleneği yaşatmanın önemli bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Erzurum’un sıradan bir şehir olmadığını vurgulayan Baruş, kentin tarih boyunca zorlu şartlara rağmen ayakta kaldığını belirterek, "Bu kadim memleket, Anadolu’nun doğusunda tarihin en ağır yüklerini omuzlamış, en zorlu iklim koşullarına göğüs germiş; buna rağmen hiçbir zaman umudunu yitirmemiş bir şehirdir" dedi. Şehrin doğal ve kültürel zenginliklerine dikkat çeken Baruş, Palandöken Dağı’ndan Tortum Şelalesi’ne, Yakutiye Medresesi’nden Sümmani Baba’ya uzanan geniş bir değerler bütününe sahip olduğunu ifade etti. Erzurum’un Millî Mücadele’nin önemli merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Baruş, Erzurum Kongre Binası’nın millet hafızasında özel bir yere sahip olduğunu belirtti. Turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını dile getiren Baruş, turizmin; tarih, kültür ve insan hikâyelerinin birleştiği güçlü bir medeniyet alanı olduğunu söyledi. Erzurum’un doğru tanıtılması hâlinde her mevsim ziyaret edilebilecek önemli bir destinasyon olduğuna işaret eden Baruş, bu kapsamda gerçekleştirilen etkinliklerin şehrin sahip olduğu değerleri görünür kılmayı amaçladığını ifade etti. Turizmin sürdürülebilirliğinin yalnızca yatırımlarla değil, aynı zamanda vatandaşların sahiplenmesiyle mümkün olacağını belirten Baruş, Erzurum’un en önemli tanıtım unsurunun şehrin misafirperver insanı olduğunu vurguladı. Programın sonunda Vali Aydın Baruş ve protokol üyeleri, Çifte Minareli Medrese içerisinde sergilenen el emeği, göz nuru eserleri inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
İstanbul Sancaktepe’de 3 yeni aile sağlığı merkezi hizmete açıldı İstanbul Sancaktepe’de belediye tarafından yapımı tamamlanan 3 aile sağlığı merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Sancaktepe Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Ayhan-Cahit Gülan, Gülizar Polat ve Musa Meral Aile Sağlığı Merkezleri için toplu açılış töreni gerçekleştirildi. Tören, Eyüp Sultan Mahallesi’nde bulunan Ayhan-Cahit Gülan Aile Sağlığı Merkezi’nde yapıldı. Açılış törenine İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Sancaktepe Kaymakamı Naif Yavuz, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Protokol üyeleri, kurdele kesiminin ardından merkezi gezerek yetkililerden bilgi aldı. İlçenin farklı mahallelerinde hizmet verecek şekilde planlanan aile sağlığı merkezlerinin, bölgedeki birinci basamak sağlık hizmetlerine önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Eyüp Sultan Mahallesi’nde 352 metrekare alan üzerine kurulan Ayhan-Cahit Gülan Aile Sağlığı Merkezi, geniş kullanım alanıyla dikkat çekerken; Sarıgazi Mahallesi’nde 331 metrekarelik alanda inşa edilen Gülizar Polat Aile Sağlığı Merkezi’nin mahalle sakinlerinin sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırması bekleniyor. Osmangazi Mahallesi’nde 258 metrekare alanda hizmet verecek Musa Meral Aile Sağlığı Merkezi ise modern donanımıyla vatandaşlara hizmet sunacak. Açılış töreninde konuşan Sancaktepe Belediye Alper Yeğin, "Güzel hizmetlerimizi halkımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Biz seçim öncesinde Sancaktepe halkının ihtiyaçlarını çok çalıştık, çok gayret gösterdik ve not aldık. Birbirine notlarımızı yerine getiriyoruz. Sekiz aile sağlığı merkezi ihtiyacının olduğunu raporlar bize gösteriyordu. Yedi aile sağlığı merkezi inşaatını sürdürüyoruz. İşte üçünü bugün açılışını yapıyoruz. Dört aile sağlığı merkezimizde önümüzdeki ay itibariyle hizmeti açmış olacağız. Bir tanesi Eyüp Sultan Mahallesi’nde, iki tanesi Emek Mahallesi’nde, bir tanesi de Abdurrahman Gazi Mahallesi’nde olmak üzere dört yeni aile sağlığı merkezimizde komşularımızla buluşturacağız. Yapılan hizmetlerin hepsi halkımız için Sancaktepeliler kamu yöneticilerinin temel görevi de sorumluluğu da halkın sorunlarını çözmek, kamu kurumlarının uyumu da en fazla halka kazandıran bir iş olarak karşımıza çıkıyor. Sancaktepe’de de bunu en iyi şekilde yerine getiriyoruz. Siyasi partilerle de bu konuda uyum içerisindeyiz. Eğer halkın bir menfaati yararı varsa yan yana gelebiliyoruz, yan yana durabiliyoruz. En fazla da kamu kurumlarıyla iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Bir caminin inşaatını tamamlayıp ilçe müftülüğümüze teslim ettik. Çok güzel bir polis karakolunun inşaat çalışmalarını tamamlayıp ilçe emniyet müdürlüğümüze teslim ettik. Bugün üç aile sağlığı merkezimizin inşaatını tamamlayıp sağlık bakanlığımıza, il sağlık müdürlüğümüze teslim ediyoruz. Birçok projeyi işte geçen ay, geçen hafta yine sorumlu vali yardımcımızın katılımıyla kıymetli kaymakamımızın katılımıyla hayvan bakım ve merkezinin açılışını gerçekleştirdik. Orada da bakanlığımızın, valiliğimizin destekleriyle, katkılarıyla böyle güzel bir hizmeti Sancaktepe’ye kazanırdık. Daha fazlasını yapacağız." dedi. Sancaktepe’nin bir sağlık kenti olduğunu söyleyen Başkan Yeğin, "Türkiye’nin en donanımlı sağlık merkezlerinin olduğu bir ilçe olma yolunda hızla ilerliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da önem gösterdiği bir proje şehir hastanesi projesi çok yakın zamanda inşaat çalışmaları tamamlanıp halkımızın hizmetine alınacak. Türkiye’nin en özel donanımlı bakım ııı sağlıklı yaşam köyü projesi inşaat çalışmaları tamamlandığı çok yakın zamanda hizmete açılmış olacak. Türkiye’nin en iyi özel hastanelerinden daha donanımlı olacak olan ağız ve diş sağlığı merkezi inşaatı çok yakın zamanda Sancaktepe’de inşaatı başlayacak bütün ruhsat süreçleri, proje süreçleri tamamlandı. Bunun yanında yine İstanbul’un önemli hastanelerinden birisi İlhan Varank Hastanemiz Sancaktepe’de. Bin yataklı pandemi hastanesi olarak bilinen Feriha Öz Hastanesi ilçemizde ki pandemi hastaneleri geçici bir dönemle hizmet edebilecek diye düşünülmüştü. Ama büyük bir yatırımla en az yirmi beş yıl daha Sancaktepe’lere, İstanbul’a Türkiye’ye hizmet edebilecek bir donanıma sahip bir hale getirildi. Ortalama baktığınızda Sancaktepe’deki yatak sayısı yaklaşık altı bine ulaşmış durumda. Bu bir ilçe ölçeğinde çok önemli bir rakam. Bu anlamda da katkı yapan herkesin emeklerine sağlık. Biraz önce söylediğim gibi yapılan her iş ne olursa olsun. Kullanan halk, halk için yapılıyor. Her kim ne iş yapıyorsa teşekkür etmek lazım, takdir etmek lazım, siyasi bir görüşüne bakmamak lazım." diye konuştu. İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen ise, " Sizleri İstanbul Valisi Davut Gül adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Bu güzel programa hepiniz hoş geldiniz diyorum. Evet benden önceki konuşmacılar gerek belediye başkanımız, gerek kaymakamımız, İl Sağlık Müdürlüğümüz, Halk Sağlığı Başkanımız olayı çok güzel bir şekilde ortaya koydu, anlattılar. Hedeflerini, gayelerini, ne yapmak istediklerini, nasıl yaptıklarını, ne için yaptıklarını, kim için yaptıklarını çok güzel bir şekilde ifade ettiler. Kamu çalışanları ya da kamu görevine gelenlerin temel gayesi içinden çıktığı halka en iyi şekilde hizmet etmektir. Eğer halktan topladığın parayı en iyi şekilde halka hizmet olarak sunma olarak özetlenebilecek kısa bir cümledir. Dolayısıyla bizler hem vatandaşımızın verdiği vergilerle finanse edilen devlet sistemini bir kör kuruşunu dahi zayi etmeden halkımızın hizmetine sunmak zorundayız. Bunda bu düşünceyle hareket eden herkese ben burada İstanbul Valimiz ve valilik adına da yürekten teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
Gaziantep Gaziantep’te lise önünde kurusıkı tabancalı saldırı paniği Gaziantep’te kimliği belirsiz 4 şüpheli, bir liseye gelip okul bahçesinden dışarıya çağırdıkları öğrenciye kurusıkı tabanca ile peş peşe ateş açtı. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı. Olay, öğle saatlerinde Şahinbey ilçesinde bulunan Mimar Sinan Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, ders saatleri içerisinde 15-16 yaşlarındaki 4 şüpheli okul bahçesi duvarına yaklaşarak içerideki öğrencilere bazı isimler sordu. Daha sonra M.M.A. isimli öğrenciyi okul dışına çağıran şüpheliler ile öğrenci arasında tartışma çıktı. Okul dışında yaşanan tartışmanın büyümesi üzerine şüphelilerden biri, yanında bulundurduğu kurusıkı tabancayla M.M.A.’ya 5 el ateş etti. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı. Çevredekilerin durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirmesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri olay yerinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Olayın ardından polis ekipleri şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerden biri yakalanırken 3’ünü arama çalışmaları devam ediyor. Yaşanan olayın ardından Gaziantep’te emniyet güçlerinin, son günlerde yaşanan benzer olaylara karşı okullarda denetimlerini artırdığı, öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.
Antalya RTÜK Başkan Vekili Güçer: "Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz’’ Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nde (ALKÜ) düzenlenen "Sektör-Öğrenci Buluşması" etkinliğinde öğrenciler, sektörün öncü isimleriyle bir araya geldi. Programda konuşan RTÜK Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer "Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz. Şikayet etmeyin, kıyaslamayın ve çalışkan olun. Çalışkan olan bir insanın başarısız olduğunu görmedim’’ dedi. 2 gün sürecek olan "Sektör-Öğrenci Buluşması" etkinliğinin ilk gününde RTÜK Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer, öğrencilerle buluştu. Alev Alatlı Konferans Salonu’nda saat 13.30’da başlayan programda konuşan ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kılıç, iki gün sürecek etkinliğin öğrencilerin kariyer planlaması açısından önemli olduğunu belirtti. Kılıç, öğrencilerin sektör temsilcileriyle birebir iletişim kurarak tecrübe kazanacağını ifade ederek, "Bu buluşma öğrencilerimizin geleceği için çok değerli. Konuşmacıların tecrübelerinden faydalanarak kendi yol haritalarını çizecekler" dedi. RTÜK Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer ise konuşmasında gazetecilik mesleğinin yıllar içerisindeki değişimine dikkat çekti. 1990’lı yıllarda mesleğe başladığını belirten Güçer, teknolojinin gelişmesiyle birlikte iletişim alanında büyük bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Gazeteciliğin özveri isteyen bir meslek olduğunu vurgulayan Güçer, "Biraz hırpalanmadan gazeteci olunmuyor. Okullu olduğunuz kadar alaylı da olmanız gerekiyor" diye konuştu. Meslek hayatına Anadolu Ajansı’nda başladığını anlatan Güçer, ilk yıllarda kendi çabasıyla sahaya çıkıp deneyim kazandığını belirtti. Günümüzde iletişim alanında fırsatların arttığını ancak rekabetin de yoğunlaştığını ifade eden Güçer, öğrencilerin kendilerini geliştirmesi gerektiğini kaydetti. Gençlere tavsiyelerde bulunan Güçer, "Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz. Şikayet etmeyin, kıyaslamayın ve çalışkan olun. Çalışkan olan bir insanın başarısız olduğunu görmedim" diye konuştu. Programa RTÜK Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer’in yanı sara ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kılıç, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Etkinlik kapsamında öğrenciler, farklı sektörlerden isimlerle bir araya gelerek, kariyerlerine yön verme imkanı bulacak.