GÜNDEM - 06 Kasım 2024 Çarşamba 16:42

Sıfır aldığı cipi kaza sonrası ‘ayıplı’ çıktı, Yargıtay ’misliyle değişim’ kararı verdi

A
A
A

Eskişehir’de bayiden sıfır kilometre aldığı Opel marka cipiyle Trabzon’a gelen ve 1 ay sonra fren arızası ile direksiyonun kilitlenmesi sonucu kaza yapan Hilal Yorulmaz ve eşi Şahan Yorulmaz, 4 yıl süren davayı kazandı. Sadece 1 ay kullandıkları bin 600 kilometredeki cipi 4 yıl boyunca otoparkta tutan Yorulmaz çifti için tüketici mahkemesi, fren sistemindeki arızanın sürücü kaynaklı olmadığını belirterek, ’gizli ayıplı’ olduğu tespit edilen aracın ’ayıpsız misliyle’ değiştirilmesine karar verdi.

Trabzon’da bir devlet hastanesinde sağlık personeli olarak görev yapan Hilal ve Şahan Yorulmaz çifti, Eskişehir’deki bir otomotiv bayisinden 11 Eylül 2020 tarihinde Opel marka Grandland model sıfır kilometre cip satın aldı. Büyük bir hevesle satın aldıkları aracı Trabzon’a getiren Yorulmaz çifti, 1 ay sonra işe gitmek için bindikleri araçla yokuş aşağı inerken neye uğradıklarını şaşırdı. İddiaya göre Hilal Yorulmaz yönetimindeki cip frenlerin tutmaması ve direksiyonun kilitlenmesi sonucu refüje çarptı. Sol şeritten gelen başka bir aracın da duramayarak cipe çarpması sonucu Şahan Yorulmaz yaralandı. Kazanın ardından bayi yetkilileri ile görüşen Yorulmaz çifti, cipte yapılan incelemenin ardından bayiden ‘sürücü kaynaklı hata’ cevabını aldı.

Sıfır aldığı cipi kaza sonrası ‘ayıplı’ çıktı, Yargıtay ’misliyle değişim’ kararı verdi

Bunun üzerine Yorulmaz çifti konuyu mahkeme taşıdı. Çift avukat Bünyamin Bayram aracılığıyla aracı satan bayi aleyhine ’ayıplı malın iadesi’ davası açarken, Trabzon Tüketici Mahkemesi’nde görülen davada talep edilen bilirkişi heyeti araç sahibi Hilal Yorulmaz’ı haklı buldu. Yetkili bayinin ’ayıplı’ olduğu tespit edilen aracın ’ayıpsız misliyle’ değiştirilmesine hükmeden mahkemenin kararını temyiz etmesinin ardından Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi de Tüketici Mahkemesi’nin kararını onadı. Karara itirazda bulunan bayi yetkilileri, Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulundu. 4 yıl süren hukuki süreç sonunda Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı bayi aleyhinde onadı. Yargıtay tarafından verilen kararda, aracı satan bayinin aynı modelde sıfır kilometre araç ya da belirlenecek güncel tutarı tüketiciye geri ödemesine karar verildi.

Sıfır aldığı cipi kaza sonrası ‘ayıplı’ çıktı, Yargıtay ’misliyle değişim’ kararı verdi

“Eşim benim kadar şanslı olamadı, 2 ay tedavi gördü”

Yaşanan olayı anlatan araç sahibi Hilal Yorulmaz, kazadan hava yastığı sayesinde kurtulduğunu belirterek, “Kazanın olduğu gün biz eşimle işe gidiyorduk. Yokuş aşağı bir yolda ilerliyorduk. Aracı ben kullanıyordum. Yokuş aşağı inerken aracın fren mekanizmasında tuhaflık fark ettim. Fren pedalında bir sertleşme hissettim. Ne kadar zorlasam da fren tutmadı. Eşime aracın freninin tutmadığını söyledim. Elim park frenine gitti ancak o da aktif hale geldi. Sonrasında ana yola savrulduk. Son çare direksiyona bir manevra yaptırabilir miyiz diye düşündük. Fakat direksiyon da kilitlenmişti. Araç tamamıyla kendini kilitledi. Biz o şekilde ana yola savrulduk. Önce refüje, ardından sol şeritten gelen araçlardan bir tanesi duramayarak bize vurdu. Ben o kazadan hava yastığı sayesinde kurtuldum. Eşim benim kadar şanslı olamadı, kazada eli kırıldı. 2 ay tedavi gördü” dedi.

Sıfır aldığı cipi kaza sonrası ‘ayıplı’ çıktı, Yargıtay ’misliyle değişim’ kararı verdi

“4 yıllık bir hukuki sürecimiz oldu”

2020 yılında aracı sıfır olarak aldıklarını dile getiren Yorulmaz, “Sıfır araç daha 1 aylık kullanımda bu hatayı nasıl verebilir diyerek firmaya şikayette bulunduk. Firma aracın inceleneceğini söyledi. Ertesi gün bizi arayarak aracın sürücü kaynaklı kaza yaptığını söyleyerek, konuyu kapatmaya çalıştılar. Daha sonra tesadüfen kaza görüntülerine ulaştık. Bu görüntüler ile kazanın nasıl olduğunu görüp bize yardımcı olurlar diyerek tekrar firmayla görüştük ancak aynı cevabı aldık. Hukuki yollara başvurmak durumunda kaldım. Sağ olsun avukatımız Bünyamin Bey sayesinde davamızı kazandık. 4 yıllık bir hukuki sürecimiz oldu. Bu süreçte çok büyük sıkıntılar çektik. İkiz çocuklarımız var. Pandemi dönemine denk geldiği için sıkıntılar yaşadık. Her gün taksi ile işe gidip geldik” şeklinde konuştu.

Sıfır aldığı cipi kaza sonrası ‘ayıplı’ çıktı, Yargıtay ’misliyle değişim’ kararı verdi

“Araç burada yatarken biz ödemelerini de yapıyorduk”

Cipi satın aldıklarında çektikleri kredinin 1 ay önce bittiğini vurgulayan Yorulmaz, “Büyük bir hevesle bu aracı almıştık, hayal kırıklığı yaşattı. Aracın kredi ödemesini de geçen ay bitirdim. Bu 4 yıllık süreçte sigortası, vergilerini yatırmak durumunda kaldık. Araç burada yatarken biz ödemelerini de yapıyorduk. Bu süreç hem maddi hem manevi bizi yıprattı. Davayı kazanmamız bizim için sevindirici oldu. Bundan sonra Opel markasına yaklaşır mıyım, asla yaklaşmam. Çevremdeki ve ailemdeki herkese bunu söylüyorum. Çok büyük zorluklar ve heveslerle alınmış bir araçtı ama maalesef büyük bir hüsranla sonuçlandı” diye konuştu.

“4 yıl araçsız kaldık”

Geçirdikleri 4 yılın sancılı bir süreç olduğunu söyleyen Şahan Yorulmaz ise, “Severek, isteyerek aldığımız bir aracın bir ay sonra bu kaza sonrası yaşananlar bizim için hüsran oldu. Firma bunun arkasında duramadı. Bize mağduriyet yaşattılar. Bu 4 yıllık süreçte bu mağduriyeti ailecek yaşadık. Bu 4 yılın sonucunda beklediğimiz neticeyi aldık. Davayı kazandığımız için çok mutluyuz. Mahkeme misliyle değiştirme kararı verdi. Bizim temennimiz de buydu. İnşallah yeni aracımıza kavuşuruz. 4 yıl araçsız kaldık” ifadelerini kullandı.

Sıfır aldığı cipi kaza sonrası ‘ayıplı’ çıktı, Yargıtay ’misliyle değişim’ kararı verdi

“Erken pes etmemek gerekiyor”

4 yıllık hukuki süreci anlatan avukat Bünyamin Bayram, “4 yıl önce Hilal Hanım yanıma gelerek böyle bir problem olduğunu söyledi. Bu doğrultuda mahkemede misliyle değişim davamızı açtık. Bilirkişi bu hususta ‘evet, üretim kaynaklı bir hata var’ dedi. İlk derece mahkemesi misliyle değişim kararı verdi. Daha sonra istinafa gönderildi. İstinaf da bizim haklılığımızı ortaya koydu. Yargıtay’dan sonra kararımız onandı. Bu doğrultuda sevinçli ve mutluyuz. İcra süreci devam etmektedir. Arabayı teslim edeceğiz. Bu zarar ortadan kaldırılacak. 4 yıl zor bir süreçti. Fren aksamından kaynaklı bir durumdu. Üretim kaynaklı olup olmadığı araştırıldı. Bu değerlendirmelerde üretim kaynaklı olduğu ortaya çıktı. Bu açıdan çok umutluydum. İlk derece mahkemesi de böyle karar verdi. Erken pes etmemek gerekiyor. Böyle davalar biraz sürüyor, bir aşaması var” dedi.

Ozan Köse - Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Efeler’de hıdırellez coşkusu Baharın gelişini ve bereketi simgeleyen olan Hıdırellez, Efeler Belediyesi’nin ev sahipliğinde Pınarbaşı Mesire Alanı’nda düzenlenen şenlikle kutlandı. Aydın Roman Dernekleri Federasyonu ve Aydın Roman Müzisyenler Derneği iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, vatandaşların sevincine ortak oldu. Aydın Roman Dernekleri Federasyonu Başkanı Abdül Aydeniz, Aydın Roman Müzisyenler Derneği Başkanı Fehmi Yener, Kocagür Mahalle Muhtarı Orhan Akrancı ve Ilıcabaşı Mahalle Muhtarı Alim Tarım’ın katıldığı etkinlik renkli görüntülere sahne oldu. Şenliğe katılanların yoğun ilgisi ve sevgi gösterileriyle karşılanan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, hemşehrileriyle tek tek selamlaştı. Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin yaptığı konuşmada, "Emeği geçen tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Gerçekten gülümseyen yüzlere ihtiyacımız var. Zor günlerden geçiriyoruz belki ama bundan sonra çok güzel olacağına inanıyorum. Şair, ‘çiçekleri koparabilirsiniz ama baharın gelişini engelleyemezsiniz’ diyor. 6 Mayıs da öyle bir gün. Katılan herkese, gülümseyen, baharı bekleyen, çiçekleri, doğayı seven tüm arkadaşlarıma, tüm hemşerilerine saygılar sunuyorum. Teşekkür ediyorum. Herkese iyi eğlenceler diliyorum" dedi. 6 Mayıs’ın ruhuna uygun olarak düzenlenen şenlikte; Serdar King, Can Demir, Emircan Özanit ve Dana Kerim gibi sevilen isimler sahne aldı. Hıdırellez Şenliği’nde, her yaştan vatandaş müzik eşliğinde keyifli anlar yaşadı.
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında tanıklardan "altın" ve "Rolex" ifadeleri Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı davada tanıklar dinlendi. Tanık Erhan Kantar iddianamede bahsi geçen Rolex saat alımına ilişkin, "Berkan Bey bana bir kredi kartı verdi. ‘Lara’da bir saat var, onu alıp gelirsin’ dedi" ifadelerini kullandı. Tanık Yavuz Can İmirgi ise Muhittin Böcek’e ait olduğunu emniyette öğrendiğini söylediği dairedeki proje çalışmasına ilişkin, "2 defa bir mekana giderek Berkan Genç’ten 1 milyon TL elden para aldım" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada tanıkların ifadeleri alınmaya devam edildi. "Zeynep Kerimoğlu ile ilgili işlem hakkında hiçbir bilgim yok" Bir döviz bürosundan yapılan işlemle ilgili tanık olarak dinlenen İsmail Hilmi Şanlı, 25 yıldır döviz bürosunda çalıştığını belirterek, yüklü miktarda alım satım işlemlerine ilişkin bilgisi olmadığını söyledi. Şanlı, "Müşteri geldiği zaman altın isteyen olursa başka firmaya yönlendiririz. Yüklü miktarda alım satım olduğundan bilgim yok. Mustafa A. ve Erkan A. bizim işlerin başında durur. Bülent Ç.’yi tanımıyorum, hiç görmedim. Zeynep Kerimoğlu ile ilgili işlem hakkında hiçbir bilgim yok. Kasada hiç altın görmedim. Bir kuyumcu dükkanı ile döviz bürosunun ortaklığı var" ifadelerini kullandı. "Zuhal M.’ye 900 bin TL gönderdim" Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’e araç alımına ilişkin tanık olarak dinlenen Erdem Eylem, 2023 yılının ocak ayında Çağrı Bey’in kendisinden vekalet çıkarmasını istediğini anlattı. Eylem, "2023 yılının ocak ayında Çağrı Bey benden vekalet çıkarmamı istedi, araç alış vekaleti çıkardım. Çağrı Bey’in vermiş olduğu 730 bin TL parayı aracı satan kişiye havale yaptım. Bir ay sonra bana aracı devredeceğini söyledi, 16. Notere yönlendirdi. Ben de gidip aracı devrettim. Verilen parayı Çağrı Bey’in hesabına gönderdim. Birkaç gün sonra Zuhal M.’ye para göndermemi istedi. Verdiği hesaba ben de 900 bin TL gönderdim" dedi. Eylem, ifadesinin devamında 2023 yılı mart ayında yaşanan para hareketine ve dükkanların gösterilmesi sürecine ilişkin de beyanda bulundu. Eylem, "2023 Mart ayında da Çağrı Bey, bir bankanın şubesinden para alacağımı söyledi. 7 milyon para aldım, 5 milyonunu Çağrı Bey’in hesabına gönderdim, 2 milyonunu kasaya koydum. Daha sonra 3 tane anahtar verdi, ‘Belediyeden birileri gelecek, 3 tane dükkan var onları göster’ dedi" ifadelerini kullanarak bir şirketten birilerinin geldiğini, kent lokantası yapacaklarını söylediğini ve dükkanlara baktığını söyledi. "554,5 gram altın karşılığı para yatırılması" Kuyumcu dükkanı aracılığıyla başka bir kuyumculuk dükkanı üzerinden altın alım satımı gibi gösterilerek, Muhittin Böcek’in kız arkadaşı M.K.’nın hesabına o günkü altın kuru üzerinden 554,5 gram altın karşılığı para yatırıldığı iddiasına ilişkin tanık İhsan Özkoç dinlendi. Özkoç, "Halil A. müşterimizdir. O gün de altın satmak için dükkanımıza gelmişti. Kasamız müsait olmadığı için başka bir dükkana yönlendirdik. Telefonla arıyoruz, fiyat soruyoruz, ‘550 gram altın var’ diyoruz. Uygunsa yanımızdaki çocukla altını gönderiyoruz. Altını gönderdik, 1 milyon 800 bin TL’ye karşılık geldiğini hatırlıyorum" diyerek Halil A.’nın vermiş olduğu IBAN numarasını belirtilen kuyumcu dükkanına gönderdiğini açıkladı. Saat alımı Rolex saat alımına ilişkin dinlenen tanık Erhan Kantar, Berkan Genç’in şoförü olduğunu ve plaj açıldığında plajda çalışmaya başladığını söyledi. Kantar, "Berkan Bey bana bir kredi kartı verdi. ‘Lara’da bir saat var, onu alıp gelirsin’ dedi. Lara’da Rolex mağazasına gidip Berkan Bey’in gönderdiğini söyledim. Kredi kartıyla ödeme yaptım, saati aldım. Daha sonra ‘Saati Ali Altun’a bırak’ dedi. Ben de saati Ali Bey’e bıraktım" ifadelerini kullandı. Kantar, olaydan birkaç gün sonra siyah bir poşet verildiğini de belirterek, "‘Bunu Serkan T. alacak’ dedi. 2 kat sonra geldi, ona poşeti verdim, alıp gitti. İçinde ne olduğunu bilmiyordum. İki hafta sonra Berkan Genç yine siyah poşet verdi, ‘Gelip alacaklar’ dedi. Berkan Bey’in gönderdiğini söyleyerek biri geldi, ona da o poşeti verdim" dedi. "Dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu emniyette öğrendim" Muhittin Böcek’in evine yapılan tadilata ilişkin konuşan tanık Yavuz Can İmirgi, mimar olduğunu belirterek, bir daire için proje hazırlamasının istendiğini söyledi. İmirgi, "Mimarım, bir daire için proje hazırlamam istendi. Dairenin kime ait olduğunu bilmiyordum. Emniyette verdiğim ifadede dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu öğrendim. Projenin gerçekleşme aşaması 2-3 ay sürdü. 2 defa Kupa Kızı adlı mekana giderek Berkan Genç’ten 1 milyon TL elden para aldım. Daha sonra 2 parça halinde 200 bin TL aldım. Serkan T. teyzemin oğlu olur. Ödemeye dair fatura almadım. Daire sahibiyle proje aşamasında hiç görüşmedim" diye konuştu. "Babamın talimatıyla bankadan para çekerek elden teslim ettim" Ekpa Sitesi’nden Muhittin Böcek’e 3 adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında 2 adet dükkan alınması eylemine ilişkin tanık Elvan Köysüren de beyanda bulundu. Köysüren, "Dükkanlarla ilgili işlerin içinde değilim. Bir dükkanla ilgili para transferim gerçekleşti. Belirtilen tarihlerde babam Sezgin Köysüren’in talimatıyla bankadan para çekerek elden Fırat Akyürek’e teslim ettim" dedi. "Oğlum Kaan evi üzerine aldı" İsmail E. tarafından Muhittin Böcek’e ait olduğu iddia edilen evi üzerine alması istenen tanık Cihangir Karbukan, İsmail E.’yi 20 yıldır tanıdığını ve kendisiyle birçok kez ticaret yaptığını söyledi. Karbukan, "2002 yılından beri Antalya’da bir şirketin sahibiyim. İsmail E.’yi 20 yıldır tanırım, kendisiyle birçok kez ticaret yapmıştık. Ankara’da iş seyahatindeyken, ‘Alacak verecek sıkıntısı olan bir yer var, bir süreliğine üzerine alır mısın?’ dedi. Ben de vaktimin olmadığını, oğlum Kaan Karbukan’a yönlendireceğimi söyledim. Kaan’ı arayıp bilgi verdim. Daha sonra oğlum Kaan üstüne aldı. Bir süre sonra İsmail beni arayarak Tuncay S.’nin evi Kaan’ın üzerinden devralacağını söyledi. Sonra da Tuncay S., Kaan’ın üzerinden evi devraldı" şeklinde konuştu. "Mimari projelerde benim imzamın olmasını istedi" Tutuksuz yargılanan Özlem Yıldız K.’nın eski çalıştığı iş yerinde mimar olduğunu belirterek, mimari projelerde kendi imzasının kullanılmasına ilişkin tanık Nilay Gizem Altay, beyanda bulundu. Altay, "Özlem Yıldız K. eski çalıştığım iş yerinde mimardı. Eşi belediyede çalıştığı için mimari projelerde benim imzamın olmasını istedi. Projelerden biri Demir Demir’e aitti, diğerlerini hatırlamıyorum" diye konuştu.