KÜLTÜR SANAT - 05 Kasım 2024 Salı 14:22

Trabzon kuymağı tescillendi

A
A
A
Trabzon kuymağı tescillendi

Trabzon’a özgü lezzetlerden biri olan Trabzon kuymağı coğrafi işaret tescili aldı.


Trabzon’a özgü lezzetlerden biri olan Trabzon kuymağı Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nın (TTSO) yaptığı başvuru sonucu Türk Patent ve Marka Kurumu’nca coğrafi işaret tescili aldı. Ganita Restoran’da düzenlenen Trabzon Kuymağı Coğrafi İşaret Tescil Belgesi Teslim Töreni’nde konuşan Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, “Her gün yeni bir şey söylediğimizde işte bunun adı yeni fikirler oluyor. Eğer bunları paraya çevirebilirseniz, bunları ticarileştirebilirseniz, bunları fabrikasyon ya da endüstri içerisinde ekonomiye katabilirseniz o zaman para da kazanıyorsunuz. Dünya bunun peşinde. Bizler de belki bunun peşindeyiz. Bazen de kültürümüzü devam ettirmektir. Para kazanmakla birlikte Trabzon’a gidilince ne görünür, ne yenilir diye konuşulur. Gezilecek pek çok destinasyonumuz var. Bir taraftan da ne yenilir denildiğinde işte kuymak burada öne çıkıyor. Kuymak yüzyıllardır yapılıyor. Üç dört çeşit kuymak bulabilirsiniz. Patent Enstitüsü, kuymağın Trabzon mutfağının bir ürünü olduğunu tescilledi. Bunun için gayret eden bütün arkadaşlarımıza, teşekkürü bir borç biliyorum. Bundan sonra kuymak artık Trabzon’la anılacak” dedi.



Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ise şehrin değerlerine sahip çıktıklarını belirterek, “Ülkemizin bütün şehirleri çok güzel. Çok şükür Cenab-ı Allah böyle güzel bir toprak parçasını ebedi yurt olarak Türk milletine nasip etti. Bu şehirlerimizin özellikleri, güzellikleri ve değerleri var. Trabzon’umuz da bunlardan bir tanesi. Çok önemli özel değerlerimiz var. Trabzon bir tarih, kültür, sanat, ticaret, spor ve turizm şehri. Gastronomi de turizmde çok önemli bir alanımız. Trabzon’umuz bu konuda son yıllarda öne çıkan bir şehrimiz. Biz de bu şehrin değerlerine, bu şehrin ürettiklerine sahip çıkma ve onları bu şehirle müsemma haline getirme konusunda bir gayreti hep beraber Valimizin riyasetinde ortaya koymaya çalışıyoruz. Bu şehrin alametifarikası olarak ortaya çıkarma konusunda da aynı kararlılığı sergiliyoruz. Bugüne kadar çok önemli çalışmalar yapıldı. Hakikaten hepsi takdire şayan çalışmalar” şeklinde konuştu.



“Dünyada markalaşmalıyız”


Başkan Genç, “Ürünlerimizin şehre aidiyetini tescilliyoruz. Bu önemli bir şey. Kuymak başka yerlerde de var ama bunun merkezi coğrafi işareti ismi üstünde. Bunun sicili, tescili Trabzon diyor. Öncelikle onu teminat altına alıyoruz. Bu işin daha önemli bir kısmı da bu tescil dediğimiz ürünü ticari değere dönüştürebilmek. Bu tanıtım aynı zamanda şehrimizin de tanıtımına sebebiyet veriyor. Bakın halkalar nasıl genişliyor? Sadece Avrupa’daki 28 ürünümüz değil artık daha üst bir çatı olan dünyada markalaşma konusunda da inşallah önemli adımlar atarız. Bu konuda bize ne düşüyorsa hep beraber şehrin yöneticileri olarak yapacağız, gayret edeceğiz. Çünkü netice itibariyle bu masanın etrafında olan herkes bu şehrin menfaatini düşünüyor. Şehrin turizmine çok çok önemli katkılar sağlayacağına ben yürekten inanıyorum. Kuymak artık Trabzon’un. Trabzon’umuza, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.



“Marka demek zenginleşmek demek”


TTSO Başkanı Erkut Çelebi de, Trabzon bölgesi olarak 13’ncü coğrafi işaret aldıklarını vurgulayarak, “Markalaşmayı paraya çevirmek gerekiyor. Marka demek zenginleşmek demek. Borsalar Birliği Başkanımız, Dünya Odalar Borsalar Birliği Başkanı bizim ürünlerimizin markalaşması ve coğrafi işaret alınması konusunda büyük destek veriyor. Türkiye’de şu ana kadar coğrafi işaret olarak bin 600’ü geçmiş durumdayız. Yıl sonuna kadar bu rakamlar belki 2 bine yanaşacak. Avrupa Birliği’nden bir coğrafi işaret alabilmek çok önemli. Şu ana kadar Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret aldığımız ürün sayısı 27, yıl sonuna kadar 29 olacak. Bu yeterli mi değil. Türkiye’de yüzlerce çeşit peynir var. Bunları toplasanız Avrupa’daki bir markanın getirdiği kazancın çok altında kalıyor. Avrupa’da bir peynir markası milyarlarca dolar gelir getirebiliyor. Biz de bu ürünümüzü gerçekten paraya çevirebilmek için markalaşmamız gerekiyor ve bunu da Avrupa’da tanıtmamız gerekiyor. Biz buna çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.



“Ürünlerimiz katma değere dönüşecek”


Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Trabzon’un zengin bir il olduğu dile getirerek, "Bugün 13. tescil belgesi olan Trabzon kuymağını takdim ediyoruz. Öncesinde Trabzon telkârisi ve hasırı, keşanı, Akçaabat köftesi, Trabzon kazaziyesi, Hamsiköy sütlacı, Sürmene bıçağı, Vakfıkebir ekmeği, Tonya tereyağı, Sürmene pidesi, Yomra elması, Vakfıkebir, kürek peyniri, Arsin Foşa fındığı tescillenmişti. Trabzon kuymağıyla on üçü tamamlamış olacağız. Tonya tereyağı için bir AB başvurusu var. Onunla ilgili süreci de takip edeceğiz. Zenginliklerimizi tescil altına almak çok önemli. Bu zenginliklerimiz gösteriyor ki biz her geçen gün zenginliği daha da artan bir ülkeyiz. Dünyada Çin’den sonra en fazla coğrafi tescile sahip ülkeyiz. Avrupa’da en fazla coğrafi tescile sahip olan ülkeyiz. Her geçen gün sayılarımız artıyor. Bizler de Trabzon’un değerlerini Avrupa’da, dünyada tanıtacak ve çok daha katma değer elde edecek hale getirmiş olacağız. Zenginliklerimizi dünyada da marka haline getirme çalışmalarımız devam edecek” dedi.



Coğrafi tanıtım projesi başlatıldı


Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) Geçiş Ülkeleri ve Gelişmiş Ülkeler (TDC) Bölümü Direktörü Prof. Dr. Habip Asan ise, “Daha önce Trabzon’da birkaç kez coğrafi işaret töreni vesilesiyle bulunmuştum. Türkiye bu alanda çok büyük mesafe kat etti. Bugün burada yapılan Trabzon kuymağıyla ilgili tanıtım ve belge töreni son derece önemli. Aslında tescil işin en kolay tarafı. Tescilden sonra buradan bir katma değer oluşturmak, bölgeye ve ülkemize daha fazla katkı sağlanması için çeşitli projeler geliştirmek çok önemli. Trabzon’da başlattığımız projeye ilave olarak bir de coğrafi işaretin tanıtımıyla ilgili bir proje başlattık. Önümüzdeki aylarda bu projeye aktif olarak başlıyoruz. Avrupa Komisyonu’nda tescil yapmak önemli. Şimdi burada yapılan benzer etkinlikleri Avrupa şehirlerinde yapmak önemli. Türkiye’nin Türkiye’den dışarı çıkarak bu tür etkinlikleri Avrupa başkentlerinde yapması gerekiyor” şeklinde konuştu.


Toplantının sonunda katılımcılara kuymak ikramı yapıldı.



Törene; Vali Aziz Yıldırım’ın yanı sıra Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, TTSO Başkanı Erkut Çelebi, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) Geçiş Ülkeleri ve Gelişmiş Ülkeler (TDC) Bölümü Direktörü Prof. Dr. Habip Asan, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak ve Ticaret Odası üyeleri katıldı.




Trabzon kuymağı tescillendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da yurtta yemek yedikten sonra rahatsızlanarak hastaneye başvuran öğrenci sayısı 77’ye yükseldi Çorum’un Sungurlu ilçesinde KYK yurdunda akşam yemeği yedikten sonra zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuran öğrenci sayısı 77’ye yükselirken, tedavi edilen öğrencilerden 35’inin taburcu edildiği konuyla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığı duyuruldu. Çorum’un Sungurlu ilçesinde bulunan Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrenciler dün akşam yemeğinden sonra kusma, ishal ve mide bulantısı şikayetleri yaşamaya başladı. Şikayetleri yaşayan öğrenciler, Sungurlu Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Konuyla ilgili Çorum Valiliği’nden yapılan açıklamada, hastaneye başvuran öğrenci sayısının 77’ye yükseldiği ve tedavi edilen öğrencilerden 35’inin taburcu edildiği, tedavileri süren öğrencilerin herhangi bir hayati riskinin bulunmadığı duyuruldu. Yurttan yemek ve su numunelerinin incelenmek üzere alındığının belirtildiği açıklamada, konuyla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığı ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "5 Mayıs’ta tarihinde, Çorum ili Sungurlu ilçesinde bulunan KYK yurdunda akşam yemeği tüketen öğrencilerde bulantı, kusma ve ishal şikayetleri ortaya çıkmıştır. Söz konusu şikayetler üzerine öğrenciler, bugün saat 08.10’dan itibaren Sungurlu Devlet Hastanesi’ne başvurmaya başlamışlardır. Bugün saat 17.30 itibarıyla toplam başvuru sayısı 77 olup, bu başvuruların tamamı ayaktan yapılmıştır. 35 öğrenci tedavilerinin ardından taburcu edilmiştir. Başvuran öğrencilerin genel sağlık durumları iyi olup herhangi bir hayati risk bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak Sungurlu İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından gerekli incelemeler başlatılmış, su numuneleri alınmıştır. Ayrıca Sungurlu İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından yemek numuneleri alınarak analiz edilmek üzere Çorum İl Gıda Kontrol laboratuvar Müdürlüğüne teslim edilmiştir. Süreç ilgili kurumlarımız tarafından yakından takip edilmekte olup konuyla ilgili Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma ve Valiliğimizce idari soruşturma başlatılmıştır."
Kırklareli Vali Turan: "Okul çevrelerinde denetimler artırılacak" Kırklareli Valisi Uğur Turan, okul çevrelerinde denetimlerin artırılacağını, risk oluşturan unsurların ortadan kaldırılması için ilgili kurumların iş birliği içinde hareket edeceğini vurguladı. Okul ve çevresinde güvenliğin artırılmasına yönelik alınacak tedbirlerin ele alındığı "Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri Toplantısı" Vali Uğur Turan başkanlığında ilgili kurum yöneticilerinin katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda; okul çevrelerinde alınan mevcut güvenlik tedbirleri, denetim faaliyetleri, servis güvenliği, okul giriş-çıkış saatlerinde yaşanan yoğunluk, bağımlılıkla mücadele çalışmaları, trafik düzenlemeleri ve risk oluşturan unsurlar ele alınarak kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantıda konuşan Vali Turan, çocukların ve gençlerin güvenli bir eğitim ortamında bulunmasının en öncelikli konuların başında geldiğini belirtti. Turan, "Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın huzur ve güven içerisinde eğitimlerini sürdürebilmeleri için tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde çalışıyoruz. Okul ve çevresinde alınacak her türlü tedbir, sadece güvenliği değil aynı zamanda eğitim kalitesini de doğrudan etkilemektedir" dedi. Turan, okul çevrelerinde denetimlerin artırılacağını, risk oluşturan unsurların ortadan kaldırılması için ilgili kurumların iş birliği içinde hareket edeceğini vurgulayarak, öğrencilerin güvenliği için tüm imkanların seferber edildiğini ifade etti. Toplantı, ilgili kurumların sunumları ve alınacak tedbirlerin değerlendirilmesinin ardından sona erdi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" dedi. Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliği, Türkiye’deki şirketlerin üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, "Küresel Liderler Oturumu"na da ev sahipliği yaptı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini gördüklerini belirterek, "Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Küresel büyümenin bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3’ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7’nin altında gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8’den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir" açıklamalarında bulundu. "Bugün bölgemizde yaşanan gerilimler bu kırılgan yapıya yeni riskler eklemektedir" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Orta Doğu’da yaşanan savaş; enerji fiyatlarından ulaşım maliyetlerine, finansal piyasalardan para politikası beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltmiş; artan güvenlik riskleri sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artırmıştır. Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatları için yukarı yönlü risk oluştururken, bu gelişmeler küresel enflasyon beklentilerini bozarak fiyatlar üzerinde ilave baskı meydana getirmiştir. Jeopolitik risk algısındaki artış, risk primlerini ve borçlanma maliyetlerini yükseltmiş; finansal koşullar sıkılaşmıştır." "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" IMF’nin güncel tahminlerinde 2026 yılı küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1’e gerilediğini ve enflasyon beklentisinin yüzde 4,4’e yükseldiğini kaydeden Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda" Çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile Türkiye’nin adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, "2025 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için karar alınmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye çekmeye yönelik teşviklerin, Türkiye’yi yatırımcılar açısından üretim ve değer oluşturma bakımından çok daha güçlü bir merkez konumuna taşıdığımı vurguladı. Geçtiğimiz günlerde ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı açıkladıklarını aktaran Yılmaz, "Bu program, Türkiye’nin yeni dönemdeki ekonomik konumlanmasını net biçimde ortaya koyan kapsamlı bir stratejidir. Meclisimizde yasal çerçevesi için çalışmaların başladığı program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için son derece rekabetçi bir vergi yapısı oluşturuyoruz. İhracat yapan firmalar için kurumlar vergisini önemli ölçüde indirerek Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü olarak konumlandırma hedefi doğrultusunda finansal piyasaların derinliğini artırdıklarını, uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel ekonominin yönünün yeniden belirlendiği böyle bir dönemde, doğru konumlanan ülkelerin önümüzdeki yılların kazananları olacağı açıktır. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir."
Karabük Karabük’te minibüs esnafından "haksız rekabet" tepkisi Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, belediyenin toplu taşıma uygulamalarının minibüsçü esnafını olumsuz etkilediğini belirterek, mahkeme kararına uyulması çağrısında bulundu. Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, yaptığı açıklamada yalnızca bir meslek grubunun sorunlarını değil, kentte hukukun ve esnaf onurunun da zedelendiğini savunduklarını ifade etti. Minibüsçü esnafının yıllardır zor şartlar altında hizmet verdiğini dile getiren Topçu, pandemi döneminde artan maliyetlerin esnafı ekonomik açıdan zorladığını kaydetti. Topçu, "Pandemi döneminde artan maliyetler altında ezilen, kontak kapatma noktasına gelen toplu taşıma esnafına el uzatması gereken eski belediye yönetimi; çözüm üretmek yerine esnafın ekmeğine kan doğramıştır. Mevcut duruma çözüm bulmak yerine 60 adet dolmuş alarak belediyeyi bir ’minibüs işletmesine’ çevirmek, 30 yıllık esnafın rızkına göz dikmektir. Belediye, esnafı yaşatmakla mükelleftir, esnafıyla rekabet edip onu bitirmekle değil" dedi. Emeklilere yönelik ücretsiz ulaşım uygulamasının da esnafı zor durumda bıraktığını iddia eden Topçu, "Emeklilerimize yönelik ücretsiz ulaşım kararı, esnafın sırtından yapılan bir siyasi şovdur. Sosyal belediyecilik, bir kesime iyilik yaparken başka bir kesimi açlığa mahkûm etmek değildir. Artan akaryakıt fiyatları, amortisman giderleri, ağır vergi ve SGK yükleri altında beli bükülen şoför esnafı, bir de belediyenin haksız rekabetiyle siyasete kurban edilmiştir" diye konuştu. Konuya ilişkin yargıya başvurduklarını ve mahkemenin kendilerini haklı bulduğunu belirten Topçu, "Mahkeme kararı açıktır. Bu uygulamadan derhal dönülmesi gerektiği belirtilmiştir" dedi. Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’ya çağrıda bulunan Topçu, mahkeme kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, "Belediye yönetimini ivedilikle mahkeme kararına uymaya ve haksız rekabeti sonlandırmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Topçu, aksi halde hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini ve demokratik haklarını kullanacaklarını sözlerine ekledi.