ASAYİŞ - 17 Nisan 2026 Cuma 12:42

Trabzon’da zincirleme kaza ucuz atlatıldı

A
A
A
Trabzon’da zincirleme kaza ucuz atlatıldı

Trabzon’un Akçaabat ilçe merkezinde trafik ışıklarında zincirleme trafik kazası meydana geldi.


Edinilen bilgilere göre, ışıklarda durmak isteyen sürücünün ani fren yapması sonucu, arkadan gelen iki tır duramayarak birbirlerine ve araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle zincirleme kaza oluştu. Kazanın ardından olay yerine ekipler sevk edilirken, araçlarda maddi hasar meydana geldiği öğrenildi. İlk belirlemelere göre kazada can kaybı ya da ciddi yaralanma yaşanmazken, kaza nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu’nun Akçaabat ilçe geçişinde trafikte uzun araç kuyrukları oluştu.


Yetkililer, özellikle ağır tonajlı araç sürücülerine takip mesafesine dikkat etmeleri konusunda uyarılarda bulundu. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.



Trabzon’da zincirleme kaza ucuz atlatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Saldırıda ölen 4 öğrencinin mezarında hüzün ve gözyaşı hakim Kahramanmaraş’ta okuldaki silahlı saldırısında hayatını kaybeden Belinay Nur Boyraz, Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç ile Kerem Erdem Güngör’ün mezarları vatandaşlar tarafından doldu taştı. Mezarlığa gelenler dua edip gözyaşı dökerken çocukların kabirlerine şeker bırakıldığı görüldü. Kahramanmaraş’ta 8’inci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli’nin eğitim gördüğü okuldaki silahlı saldırısında hayatını kaybeden Belinay Nur Boyraz, Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç ile Kerem Erdem Güngör, dün düzenlenen törenin ardından Şeyh Adil Mezarlığı’nda yan yana toprağa verildi. Mezarlara şeker, atkı konuldu Belinay Nur Boyraz, Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç ile Kerem Erdem Güngör’ün mezarlarına gelen arkadaşları ve yakınları tarafından şeker, atkı ve oyuncak konuldu. Mezarlara ziyaretçi akını Öte yandan okuldaki silahlı saldırısında hayatını kaybeden çocuklar için Kahramanmaraşlı vatandaşlar mezarlıklara akın etti. Vatandaşlar, dua edip gözyaşı döktü. "Benim yakınımda kaçarken 2 ayağını kırdı" Mezarda dua ettikten sonra gazetecilere konuşan Hamit Akın isimli vatandaş, "Hepimizin yakını, hepimizin yeğeni, çocuklarıydı. Ciğerimiz yandı. 2 günden bu yana aldığımız nefesten bir fayda görmedik. Kendi çocuklarım göz önüne geliyor ve yatamıyoruz. Şuanda bir yakınım olan Sade Nur Bahşi hastanede tedavi altında. Oda camdan atlarken kurtulmaya çalışırken 2 ayağı kırılıyor. Şuanda durumu iyiymiş. İnşallah böyle olaylar bir daha tekrarlanmaz" diye konuştu. "Peş peşe gelen olaylar bağlantılı gibi gözüküyor" Oyun ve sosyal medya bağımlılıklarıyla ilgili de konuşan Akın, "Çocuklar maalesef onları örnek alıyor. Yasaklansın diyorum bu seferde çocuklar ‘Oyunumuzu niye yasaklandınız’ diyerek ayağa kalkıyor. Şuandaki oyunlar şiddete eğilimli. Çocuklar onların etkisinde mi kalıyor yoksa başka birinin parmağı var mı inşallah devletimiz bunları bulacak. Peş peşe gelen olaylar bağlantılı gibi gözüküyor. Şu anda ağlamamak için kendimi zor tutuyorum, diyecek bir şey bulamıyorum" dedi. "İnsanlık öldü" 2 evladıyla birlikte dua etmeye gelen vatandaşlardan Yusuf Kartal, "Bu çocuklar hepimizin çocukları. Bugün Cuma diye gelip duamızı ettik, Kuran okuduk. Bu çocuklar kolay yetişmiyor. İnsanlık öldü, hepimiz öldük. Allah mekanlarını cennet eylesin. Ailelerinde canı yandı, onlara da Allah sabır versin. Ben duyar duymaz okulun oraya gittim. Sonuçta hepimizin çocukları bunlar. Sabah kalkıp çocukları hazırlıyoruz ve akşam ne zaman gelecekler diye endişe var hepimizde. Bu olayların son bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.
Malatya Malatya’da Turizm Çalıştay’ı yapıldı Malatya’ tarihi ve kültürel mirasını değerlendirmek ve turizm stratejilerini belirlemek amacıyla Turizm Çalıştayı düzenlendi. Çalıştaya, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli milletvekilleri, siyasi parti il başkanları, STK temsilcileri katıldı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak turizmin yalnızca bir sektör olarak değil, aynı zamanda yerel kalkınmanın en önemli güçlerinden biri olduğunu söyledi. Malatya’nın Arslantepe Höyüğü gibi dünya ölçeğinde önemli bir mirasa sahip olduğunu belirten Budancamanak, "Bu güçlü potansiyelin etkin bir şekilde değerlendirilmesi ancak sağlam bir turizm altyapısı, nitelikli insan kaynağı, kurumlar arası iş birliği ve etkili bir tanıtımla mümkündür" dedi. Çalıştayın diğer bir paydaşı Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli de Arslantepe Höyüğü ’nün yanı sıra Levent Vadisi, Somuncu Baba Türbesi, kayısısı ve zengin gastronomi kültürünün önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Bentli, "Bu değerleri yalnızca hatırlamak yetmez. Onları yeniden ayağa kaldıracak, koruyacak, tanıtacak ve sürdürülebilir bir turizm ekonomisi oluşturacak ortak bir akla ihtiyacımız var. Hem Malatya Turgut Özal Üniversitesi hem de İnönü Üniversitesi olarak bizler, bu süreçte yalnızca paydaş değil; bilimsel katkı sunan, veri üreten, akademik rehberlik yapan ve gençlerimizi bu kalkınma sürecinin aktif bir parçası haline getiren bir sorumluluğu üstleniyoruz" şeklinde konuştu. Malatya’nın Selçuklu ve Osmanlı mirasıyla zenginleşmiş köklü bir kültür hazinesi olduğunu ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise, "Sahip olduğumuz bu muazzam potansiyeli korumak tek başına yeterli değildir. Hedefimiz Malatya’yı yalnızca kayısısıyla değil, tarihiyle, kültürüyle, gastronomisiyle, doğa sporlarıyla ve misafirperverliğiyle bir cazibe merkezi haline getirmektir." diye konuştu. Malatya’yı ayağa kaldırırken sadece deprem sonrası yeniden imarı değil, aynı zamanda geleceğin Malatya’sını da tasarladıklarını vurgulayan Malatya Valisi Seddar Yavuz da "Bugün Malatya’da 30 metrelik geniş yollar, yeni ulaşım aksları, şehir merkezinde kapalı otoparklar ve iş yerleriyle büyük bir dönüşüm ortaya çıktı. Artık yıkım ve yapımdan ziyade ekonomiyi, ticareti ve turizmi konuşma zamanıdır. Bölgemizde turizm potansiyeli büyüktür. Modern bir turizm anlayışını benimsemek zorundayız. Bölgesel kalkınmayı esas alan, bütüncül bir turizm stratejisi geliştirmeliyiz" ifadesine yer verdi. Türkiye’nin deniz, kum ve güneş turizminin yanı sıra kültür, inanç ve doğa turizmi açısından da çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan da, " Türkiye, turizmde artık dünyaya yön veren ülkelerden bir tanesi haline geldi. Dünyanın en fazla turist kabul eden dördüncü ülkesi konumunda. Dünyada gelişmiş G7 ülke klasmanı varsa Türkiye de T7 klasmanı içinde yer alıyor" diye konuştu.
Eskişehir İçişleri Bakan Yardımcısı Çelik: "600 bin kolluk personeli gece gündüz demeden görevlerini ifa ediyor" Kolluk Gözetim Komisyonu Eskişehir Programı’na katılan İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, "Yaklaşık 600 bin kişilik kolluk personeli sahada sizlerin hizmeti, huzuru ve güvenliği için gece gündüz demeden 24 saat esasına göre görevlerini ifa ediyorlar" dedi. Program, Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Yabancı Diller Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, "Devletimizin ve komisyonumuzun kurulundaki süreçlerdeki tek bir amacı var; malumlarınız olduğu üzere, birçok alanda hepimiz kendi özgürlük alanlarımızın kısıtlanarak devlet otoritesiyle düzenin ve özgürlüklerin garanti altına alınması, güvenli bir şekilde ortak yaşama iradesinin organize edilmesi için iradelerimizin bir kısmını ’devlet’ dediğimiz kurumsal organizasyona devrediyoruz. Kurumların organize olmuş hali olan devletin de bu işleri yaparken bir düzen ve güvenlik dengesi kurması, toplumun tüm kademelerinden en zayıf halkasının bile hakkının korunduğu bir sürecin inşası içinde bir yapılanma ve organizasyon gerekiyor ki bunun en temel alanı da hepimizin sıkça karşılaştığı bir konudur. Kamuoyunda bugünlerde daha çok değerlendirdiğimiz bu konu; özgürlük ve güvenlik dengesidir. Hangi alana kadar neyi yapabileceğimiz ve bunun sınırlarının nerede biteceği. Bunlar hepimizin malumu olduğu üzere; özgürlükler ancak kanunlarla sınırlanabiliyor. Kanunun verdiği yetki çerçevesinde bu süreçler devam ediyor. Hem birey olarak hem de kurumsal organizasyon olan devlet olarak bu özgürlük-güvenlik dengesinin, kanunların verdiği yetki çerçevesinde herkes tarafından kullanılabilir olması hepimizin ortak amacı" ifadelerini kullandı. "Yaklaşık 600 bin kişilik kolluk personeli gece gündüz demeden görevlerini ifa ediyorlar" Kolluk birimlerindeki görevli personel sayısıyla ilgili bilgiler paylaşan Çelik, "Ülke genelinde ortalama 350 bin civarında Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatı personeli var. Bunların 20 bin civarı sivil personel, 300 bin civarında da emniyet mensubu diye tabir ettiğimiz polis kardeşimiz var. Buna ilave olarak 186 bin civarında jandarmamız, 10 bin civarında da sahil güvenliğimiz var. Bunların hepsini topladığımızda yaklaşık 600 bin kişilik kolluk personeli sahada sizlerin hizmeti, huzuru ve güvenliği için gece gündüz demeden 24 saat esasına göre görevlerini ifa ediyorlar. Kollukla ilgili şikayetlere baktığımızda yıllık 60 bin civarında bildirim yapıldığını ve soruşturma açıldığını gözlemliyoruz. Yıl içinde amacımız bu soruşturmaların akamete uğramadan, maddi ve somut gerçekliğin gecikmeksizin şeffaf bir şekilde açığa çıkarılmasıdır. Tabii bunun için soruşturmacılar ve müfettişler görevlendiriliyor. Bu müfettişler marifetiyle yılda bu 60 bine yakın soruşturmanın hemen hemen 50 küsur bin tanesi sonuçlandırılıyor. Yüzde 18 civarında da sonuçlandırılamayan dosyamız kalıyor" diye konuştu. "Eskişehir’de ortalamanın altında kolluk şikayeti yaşandığını gördük" Sözlerinin devamında Eskişehir ile ilgili verilere de değinen Çelik, şunları söyledi: "Sayın Vali Yardımcımız ve ekibinden, Kolluk Gözetim Komisyonunun idare kurulu bünyesinde 2024 yılında sonuçlandırılamayan, yanılmıyorsam 7 civarında dosyamızın neden sonuçlanmadığı sorusunu sorduk. Onlar da süreçleri ifade ettiler. Tabii ki soruşturmaların 2 yıl içinde her halükarda sonuçlandırılması gereken olaylar olduğunu biliyoruz. Olayın açıldığı tarihten itibaren müfettiş görevini yapıyor, sonra ceza teklif ediliyor ve disiplin kurulları buna karar veriyor. Bazılarına memuriyetten çıkarma, bazılarına meslekten çıkarma gibi iki ayrı süreç var. Bu süreçlerden bir tanesi Emniyet Genel Müdürlüğü ya da Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’na gidiyor. Yüksek Disiplin Kurulu karar alıp memuriyetten çıkarma konularında Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu’na gidiyor gibi birbirini besleyen üç ayrı aşamada sonuçlanıyor. Dolayısıyla bunların hemen hemen son aşamaya gelmiş, Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu’na ulaşmış dosyalar olduğunu gördük. Zaman aşımına uğramasına en erken olanın dahi iki buçuk ayı var; bazılarının 7-8 aylık süreçleri olduğu ve dosyaların Ankara’da olduğu ifade edilince, sürecin şeffaf bir şekilde sonuçlandırılacağını görmekten memnuniyet duyduk. Eskişehir’imiz açısından baktığımızda, ülke genelindeki ortalamaların altında bir kolluk şikayeti yaşandığını görmüş olduk. Bu sayısal veriler bizim açımızdan anlamlıdır; ancak sizlerin sahadaki zihinsel karşılığı da bunu ifade edecek şekildedir diye değerlendiriyoruz. Eskişehir’imizde kolluk personelinin Türkiye ortalamasının altında bir soruşturma ve şikayete muhatap olduklarını görmüş olduk." Programa Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslanca, Muhammet Ecevit Carti, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu 2. Başkanı, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı Dr. Yavuz Selim Akkoç ve Avukat İsmail Gazel eşlik etti.