ÇEVRE - 02 Kasım 2024 Cumartesi 09:10

Türkiye’de Kahverengi kokarca zararlısı için Samuray arısı üretimi arttırıldı

A
A
A
Türkiye’de Kahverengi kokarca zararlısı için Samuray arısı üretimi arttırıldı

Karadeniz Bölgesi’nde başta fındık olmak üzere tarım ürünlerine büyük zarar veren kahverengi kokarca böceğiyle mücadele çalışmaları kapsamında doğaya salınan Samuray arısının üretimi arttırıldı. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün yanı sıra birçok laboratuvarda Samuray arısının üretimine başlandığını söyledi.


Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi kahverengi kokarcaya yönelik biosidal mücadele ve Bakanlık programı kapsamında tüm Türkiye’de yapılan tarımsal üretim planlaması ile ilgili üreticilerle bir araya geldi. Yomra ilçesindeki Kılıçtepe Camii önünde üreticilerle buluşan Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Sağır, kahverengi kokarcaya yönelik çalışmalarla ilgili bilgiler verdi.


Kahverengi kokarcanın 2017 yılında Türkiye’ye girdiğini belirten İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, “Şu anda da mücadelemiz devam ediyor. Bu kahverengi kokarcayı bitirmek kolay mı? Peşin söyleyeyim. Net söyleyeyim kolay değil. Ama baskılamak mümkün. Arazilerimizde kahverengi kokarcanın zararını düşürmek mümkün. Zamanla da yok etmek mümkün. Yani bu yol tamamen ilaçlanıp bitirdik gibi bir olayımız mümkün değil. 1994 yılında Amerika’ya giren bu zararlı 2024 yılında 30 sene sonra hala tehlike saçmakta. Ama bizim avantajımız ne? Biz onların tecrübe veya tecrübesizliklerinden faydalanıyoruz. Ülke olarak onların yaptığı yanlışları biliyoruz. Onların yaptığı yanlışlara düşmeden bu zararıyla mücadele edeceğiz. Mücadelemizin en büyük ayağı kışlak mücadelesidir. Ben Trabzon’da müdür olmaktan ve çalışmaktan onur ve gurur duyuyorum. Herkes benimle beraber hareket etti. Bu konuda kendi ayağıyla kışlaklara gelen kahverengi kokarcayı imha etmek için büyük bir mücadele verdik. Kışlaktan çıkarken yine feromon tuzakları kuracağız. Cezbet-öldür yöntemiyle kışlaktan çıkanları da yok edeceğiz. Bu konuda biz şu anda bin 500 tane fenomen tuzağı aldık. 2 bin 600 tane bizden daha çok büyükşehir belediyesi aldı. En önemli mücadeleden biri bu" dedi.



“Samuray arısı kokarcanın olmadığı coğrafyada çoğalamıyor”


Biyolojik mücadelede samuray arısının öneminden bahseden Kaplan, "Öncelikle samuray arısı bildiğimiz o büyük eşek arılarına benzemiyor sivri sinikten küçük bir arıdır. Adı arıdır. Sivrisinekten küçüktür. Hiçbir bal arısına veya canlıya zarar vermiyor arkadaşlar. Bunun özelliği şudur. Amerika’nın tecrübesizliği dedim ya bu arı Allah’ın hikmeti böyle kokarca ilk defa nereye gitti 10 yıl sonra arkasından gidiyor. Bu arı kokarcanın olmadığı coğrafyada çoğalamıyor. 15 yıl sonra, 20 sonra arkasından gidiyor. Amerika kıtasına 1994 yılında kokarca gelmiş. 2010 yılında samuray arısı gelmiş. 16 yıl beklemişler. Ama bizler bunu tecrübe edindik. Kendimiz bu arıyı üretip hemen doğaya saldık. Arının doğal yollardan buraya gelmesini beklemedik. Bir diğer nokta İtalya 8 endüstri, 12 laboratuvarda, 20 tane merkezde 120 bin üretebildi. Biz sadece Karadeniz araştırmada 150 bin tane üretmiştik. Böyle de güçlü bir çalışma yaptık. Buradan bir müjdeyi daha vermek istiyorum. Geçen hafta gıda kontrol genel müdür yardımcımız burada misafirdi. Sadece Karadeniz Araştırma Enstitüsü değil birçok laboratuvarımızda bu arının üretimine başlandı. Yani arının üretimini bolca yapacağız. Bolca da doğaya salacağız. Ne yapıyor bu arı? Kahverengi kokarca, yumurta kümesinin içerisine geliyor. Kendi yumurtalarını bırakıyor. Orada kahverengi kokarcanın yavrularının çıkmasını engelleyerek kendi yavrularını çıkartıyor ve kahverengi kokarcanın neslini bitiriyor. Doğada tek yaptığı zarar bu. Bu da çok güzel bir zarar. Bizim için çok önemli bir konu. Arkadaşlar samuray arısı, kışlak mücadelesi, zirai mücadeleyi hep beraber yine mücadele edeceğiz” diye konuştu.



“Topyekün bir mücadele sergilersek popülasyonu azaltmış olacağız”


Trabzon Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Bülent Sağır ise yaptığı konuşmada, mücadelenin birçok aşamasının olduğunu kaydederek, “Büyükşehir Belediye Başkanımızın bu konudaki talimatları doğrultusunda bu mücadeleye hep birlikte el birliğiyle katılım sağladık. Bu mücadelenin ilk safhasında Tarım il müdürlüğünce ilimizde 9 ilçeye 600 adet feromon tuzak yerleştirildi. Bizler de kendi elemanlarımızdan feromon tuzaklarının ilaçlamasını bizatihi yaptık. Buna müteakiben kışlak mücadelesi dediğimiz şu sıralarda yürüttüğümüz yapılarda, çatı gibi yerlerde biosidal ilaçlama suretiyle bunların imhası yönünde bir aşamaya geçtik. Bir anda bugünden yarına bunu sonuçlandırmak, bitirmek mümkün olmayabilir. Ancak azimle, el birliğiyle bütün tarafların da içinde olacağı, vatandaşlarımızdan da bu konuda bir destek bekliyoruz. Vatandaşlarımızla bir mekanik mücadele noktasında bir gayret sarf edebilirler. Bu şekilde el birliğiyle seferberlik halinde topyekun olarak bir mücadeleyi sergilersek bu popülasyonu azaltmış olacağız. Hakikaten son zamanlarda kamuoyunda da duyduğumuz gibi fındıkta hem verim hem rekolte düşmesinin de önüne belli bir ölçüde geçmiş olacağız” ifadelerini kullandı.



Türkiye’de Kahverengi kokarca zararlısı için Samuray arısı üretimi arttırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis "Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi" Ahlat’ta Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi’nin Bitlis’in Ahlat ilçesindeki etabı başladı. Adıyaman Nemrut Dağı’ndan yola çıkan ekip yaklaşık 7 saatlik yolculuğun ardından Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı’na vardı. Burada tarihi Selçuklu Meydan Mezarlığını gezerek hatıra fotoğrafı çeken ekip, bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerine dikkat çekti. Tarihi alanda gazetecilere açıklama yapan Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, "Toplam yolculuğumuz 1,5 ay sürüyor. Arabalarımızın çoğunu Nepal’de yardım kuruluşuna hibe edeceğiz. Bu kullandığım aracı ise çekiciyle getirerek Cumhurbaşkanımıza hediye edeceğiz. Bu rotadan üçüncü geçişim. Ama Ahlat’a daha önce hiç girmedik. Doğubayazıt üzerinden İran’a gidiyorduk. Cumhurbaşkanlığından çıktıktan sonra Aksaray’a vardık. Orada muhteşem bir organizasyonla karşılandık. Burada gerçekten çok güzel misafirperverlik var. Benzinliklerde ücretsiz çay ikram ediyorlar. Tabii katılımcılar döndükten sonra gönüllü elçilerimiz olacak. Türkiye’nin yumuşak yüzünü gösterecekler. Almanya, İtalya, Belçika, Bulgaristan, İngiltere ve Türkiye’den katılımcılar var" dedi. Yarışmaya İstanbul’dan katılan Kıvanç Yaralı ise, "İstanbul’dan Almanya’ya uçakla gittim. Almanya’dan Bitlis Ahlat’a kadar araç sürdüm. Fiziksel olarak yorgun olsak da Ahlat Selçuklu Mezarlığında olmanın bize verdiği manevi huzur bizi doyurdu. Açıkçası burada olmak bizi çok mutlu etti. Burada atalarımızın mezarlarını gördük ve kültürel mirasımızla tanıştık. İlk defa buradayız. Daha öncesinde ralliye 4 kez katıldım fakat Bitlis’e ilk defa geliyoruz. Harika bir duygu. Umarım herkes bir gün buraya gelerek bu mirası görür" diye konuştu. Antalya’dan katılan Mustafa Karakimseliler de, "Bu ralliye üçüncü katılışım. Daha önce Doğubayazıt’tan ve Hopa’dan geçtim. Hayatımda ilk defa Ahlat’a geliyorum ve gerçekten çok beğendim. Selçuklu kabristanı da çok etkileyici. İnşallah tekrar gelirim. Şimdi kısa bir tur oldu ama umuyorum ki daha sonra birkaç günlüğüne Ahlat’a geleceğiz." İfadelerine yer verdi. Geceyi Ahlat’ta geçirecek olan ekip yarın Erzurum Palandöken’e doğru yola çıkacak. Almanya’dan 27 Nisan’da başlayan ralli, Türkiye etabının ardından İran ve Türkmenistan üzerinden ilerleyerek Orta Asya rotasını takip edecek ve Nepal’de son bulacak.