SAĞLIK - 21 Mart 2026 Cumartesi 10:58

Hemşirelikten bağışçılığa: Bu kez kendi hücreleriyle hayat kurtardı

A
A
A
Hemşirelikten bağışçılığa: Bu kez kendi hücreleriyle hayat kurtardı

Tunceli Ovacık Devlet Hastanesi’nde görev yapan hemşire Mavi Altay, yıllar önce verdiği kök hücre örneğinin eşleşmesiyle bu kez kendi hücrelerini bağışlayarak bir hastaya umut oldu.


Ovacık Devlet Hastanesi’nde görev yapan hemşire Mavi Altay, 6 yıl önce verdiği kök hücre örneğinin bir hastayla eşleşmesi üzerine bağış sürecine dahil oldu. Sağlık çalışanı olarak mesleği gereği her gün hastaların tedavisine katkı sunan Altay, bu kez farklı bir sorumluluk üstlenerek doğrudan bağışçı oldu. Yapılan tetkik ve hazırlıkların ardından süreci tamamlayan Altay, kendi hücrelerini bağışlayarak bir hastanın yaşam mücadelesine destek verdi.


"Vereceğimiz bir miktar kanla bir kişinin hayatına dokunabiliriz"


Bağış sürecinde ve sonrasında yaşadıklarını anlatan Mavi Altay, bir hemşire olarak hastaların hayatına dokunduğunu ancak kendi canından bir parça vererek hayat kurtarmış olmanın çok daha güzel bir duygu olduğunu ifade etti. Altay, "Kızılay’a 6 sene önce kök hücre için örnek vermiştim. Aralık ayında geri dönüş oldu. Örnekler bir hastayla uyuşmuş. Açıkçası bu beni biraz heyecanlandırdı, tedirgin etti, süreçle ilgili bilmediklerim vardı. Sonra Kızılay’daki arkadaşlarla görüştüm. Sağ olsunlar sorularımın hepsini sağlıklı bir şekilde cevapladılar. Sonraki süreçte ilk önce chek up yapıldı. İstanbul’daki chek up sürecinden sonra dokular hastayla uyuştuğu için yaklaşık 15 gün sonra kök hücre tüp toplama işlemi olacaktı. Onun öncesinde bir ilaç verip kanımdaki kök hücreyi artırdılar. İlaç 5 gün sürdü. Hafif kemik ağrısı, grip gibi hafif semptomları oldu. Onun dışında bir sıkıntı yaşamadım. Bu işlemlerden sonra kök hücre toplama işlemine geçtik. Bu süreçte arkadaşlar yine yardımcı oldular. Yaklaşık 3 saat sedyede uzanmak zorundaydım. Bu işlemler esnasında hareket edemiyordum. Ama gayet uyumlu, hoş sohbet insanlarla tatlı bir iletişim halinde olduk. Çekindiğim, korktuğum yerlerde benimle ilgilendiler. İşlem gayet güzel geçti. Sonraki süreçte öğrenebildiğim kadarıyla kök hücre bağışında bulunduğum arkadaşın da iyileşmiş olduğunu duydum. Gayet mutluyum. Bir hemşire olarak zaten insanların hayatına dokunuyorduk ama özellikle kan bağışı yaptıktan sonra kendimden bir parça verdikten sonra birinin hayatını kurtarmış olmak çok güzel. Söyleyebileceğim en önemli şey, bunu sadece bir hastanın hayatını kurtarmak olarak görmesinler. Hastanın yakınları, çevresindeki insanlar, hastayla birlikte her gün hastaneye giden, hasta için uğraşan insanlar için de yapsınlar. Hepimizin başına gelebilecek bir hastalık, hepimizin yaşayabileceği bir sorun. Vereceğimiz bir miktar kanla bir kişinin hayatına dokunabiliriz" diye konuştu.


"Yaptığım şeyden dolayı kendimle gurur duyuyorum"


Altay, "Etrafımdaki insanlardan çok olumlu tepkiler aldım. Herkes yaptığımın ne kadar gururlu, güzel bir şey olduğundan bahsetti. Ben de çok mutlu oldum. Sonrasında unu çok düşündüm; eğer o bağışı yapmasaydım ne kadar üzüleceğimi, bir insanın hayatına dokunamayacağımı ya da o kişinin bu hastalıktan iyileşemeyeceğini düşündüm ve gerçekten yaptığım şeyden dolayı kendimle gurur duyuyorum. Herkesin canı gönülden yapabileceği bir şeyi yaptım belki ama bence çok önemli bir şey, herkesin de yapması lazım. Buradan söyleyebileceğim en önemli şey herkesin kemik iliği örneği vermesi ve hastalara ulaşması. Bir çocuk, belki bir yetişkin, belki bir anne, belki dede, hala. Yani birine yardım edebiliriz. Onların hayatlarını güzelleştirebiliriz. Bu süreç benim için sadece 20 günden ibaretti. Yani 20 gün içerisinde sadece 5 gün ilaç aldım ama diğer tarafta o hasta belki bir sene daha benim kök hücremi alacak. İyileşecek olsa bile 1 sene hastanede kalacak. Onun için daha yıpratıcı, daha uzun bir süreç" dedi.



Hemşirelikten bağışçılığa: Bu kez kendi hücreleriyle hayat kurtardı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arda Güler: "Böyle vuruş kalitem var" Real Madrid forması giyen milli futbolcu Arda Güler, Elche’ye attığı golün benzerini daha önce de denediğini belirterek, "Her zaman böyle bir gol atmak istiyordum. Çünkü böyle vuruş kalitem var. Kaleciyi önde gördüğümde böyle vuruşlar deneyebiliyorum. Tabii ki gol attığımda çok mutlu olmuştum. Maçın içinde bir anda gelişen bir olaydı ama maçlardan önce böyle olayları düşünüyorum" dedi. İspanya LaLiga ekiplerinden Real Madrid forması giyen Arda Güler, kulübün sosyal medya hesabında yayınlanan ’Real talks’ programına katıldı. Kulübü, takım arkadaşları, gelişimi ve Madrid derbisine dair açıklamalarda bulunan Arda, taraftarların sorularını da yanıtladı. Futbol aşık olduğunu dile getiren Arda Güler, Real Madrid’i şu sözlerle özetledi: "Tüm takım arkadaşlarımı görmek. Dünyanın en iyi kulübünde, en iyi antrenman tesislerinde futbol oynamak, onlarla beraber vakit geçirmek." "Her gün bir şeyler öğrenebiliyorum" Takımda en iyi anlaştığı isimleri aktaran Arda Güler, "Tüm arkadaşlarımla aram çok iyi. Hepsine çok saygı duyuyorum. Onlardan her gün bir şeyler öğrenebiliyorum. Geldiğim günden bugüne Brahim, Fede (Valverde), Thibaut, Rüdiger, Alaba ve birçok arkadaşımla, abimle aram çok iyi. Hepsiyle çok iyi zaman geçiriyorum" ifadelerini kullandı. "En çok mental olarak geliştim" Real Madrid’de oynamanın sorumluluğa sahip olduğunu sözlerine ekleyen 21 yaşındaki futbolcu, "Real Madrid her konuda beni daha iyi olmaya itiyor. Çünkü burada oynamanın gereksinimleri var. En çok mental olarak geliştiğimi söyleyebilirim. Her gün iyi oyunculardan gördüğüm şeylerle kendimi çok geliştirmeye çalışıyorum" diye konuştu. (Elche’ye attığı gol) "Böyle vuruş kalitem var" Arda Güler, geçtiğimiz hafta ligde Elche’ye karşı 68 metreden attığı golle ilgili şunları söyledi: "Daha önce de denemiştim. Her zaman böyle bir gol atmak istiyordum. Çünkü böyle vuruş kalitem var. Kaleciyi önde gördüğümde böyle vuruşlar deneyebiliyorum. Tabii ki gol attığımda çok mutlu olmuştum. Maçın içinde bir anda gelişen bir olaydı ama maçlardan önce böyle olayları düşünüyorum, eğer sahada başıma gelirse ne yapabilirim diye. O an bir anda gelişmişti her şey. Ben de uzaklardan böyle bir gol attım." "Derbide her şeyimizi vereceğiz" LaLiga’nın 29. haftasında oynanacak Real Madrid - Atletico Madrid derbisiyle ilgili ise Arda, "En iyi şey kazanmak olacak. Hem ilk maçta onlara karşı yenilmiştik. Hem de ligde yarışımıza devam etmemiz için kazanmamız gerekiyor. O yüzden her şeyimizi vereceğiz" değerlendirmesinde bulundu. "Çalışmaya devam et" Arda Güler, Real Madrid taraftarlarının kendisine yönelttiği soruları da yanıtladı. Güler, "Küçüklüğündeki Arda’ya söylemek istediğin bir şey var mı?" sorusuna Arda, "Her zaman hayallerine olan inancını koru çünkü bir gün aileni ve ülkeni çok gururlandıracaksın. Çalışmaya her zaman devam et" yorumunu yaptı. "Maçlardan önce dualar ederim" Genç oyuncu, maçtan önce yaptığı ritüellere dair, "Maçlardan önce dualar etmeye çalışırım. Kendimi maça hazırlamaya çalışırım. Sahaya da sağ ayakla girmeye çalışırım. Bunlar benim ritüellerim" yanıtını verdi. "En çok siesta kültürünü seviyorum" İspanya’da 3. sezonunu geçiren Arda, iki ülkenin benzer kültürleri olduğunu söyledi. Başarılı futbolcu, "İspanya’ya alışabildiğimi düşünüyorum. Kültürleri de Türkiye ile çok farklı değil, benzerler. İki kardeş ülke diyebilirim. En çok siesta kültürünü seviyorum çünkü ben de küçüklüğümden beri öğle uykusu yapmayı çok seviyorum. O yüzden bu konuda çok mutluyum" dedi. "Alex, Mesut ve Modric" Arda Güler, kendisine örnek aldığı futbolcularla ilgili, "Kendime örnek aldığım oyunculardan biri, küçüklükten beri Alex de Souza’ydı. Şimdi Mesut Özil, Luka Modric’i izlemeye çalışıyorum. Onlara kendimi daha da çok benzetmeye çalışıyorum. Çünkü çok elit futbolcular" şeklinde konuştu. Çocuklara 3 tavsiye "Hayallerine ulaşmak için çabalayan çocuklara 3 tavsiye" şeklindeki soruya ise Arda Güler, "Her zaman hayallerine inansınlar. Çünkü karşılarına zor günler çıkacak ama hiçbir zaman pes etmemeliler. Her zaman kafaları güçlü olmalı. Hiçbir zaman çalışmadan başarıya ulaşamıyoruz. Bazen çok çalışsak da yetmiyor. O yüzden hiçbir zaman hayallerinize inanmayı bırakmayın. Her zaman çok çalışın" görüşünü paylaştı.
Erzincan Girlevik Şelalesi’ne bayramda ziyaretçi akını Dünyanın en görkemli şelalelerinden biri olan Erzincan’ın Çağlayan beldesindeki Girlevik Şelalesi, Ramazan Bayramında da yerli turistler ile yurtdışından gelen gurbetçilerin durak noktası oldu. Erzincan’da güneşli bir havanın hakim olduğu bayramda, Girlevik Şelalesi yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Şelale yurt dışından gelen gurbetçilerle birlikte Erzincan nüfusuna yakın vatandaşı bayram tatilinde ağırladı. Munzur Dağı eteklerinden gelen buz gibi suların 40 metreden döküldüğü Girlevik Şelalesi, doğal güzelliği ve serin havasıyla, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Kent merkezine 35 kilometre uzaklıkta yer alan ve Munzur Dağı eteklerindeki Kalecik köyünde yer alan 9 ayrı kaynak suyunun birleşmesiyle oluşan Girlevik Şelalesi, her mevsim ayrı bir güzellik sunuyor. 9 günlük bayram tatilini fırsat bilen vatandaşlar, 40 metreden akan buz gibi suyu ve doğal güzelliğiyle öne çıkan Girlevik Şelalesine akın ediyor. Kışın suyunun büyük bölümünün donması ile oluşan sarkıtlar dolayısıyla etkileyici bir manzaraya bürünen şelale, ziyaretçilerine yazın da farklı güzellik sunuyor. Muhteşem doğanın öz çekim yaparak tadını çıkaran yerli ve yabancı turistler, görsel güzellikler arasında yürüyüş ve piknik yaparak zamanlarını en iyi şekilde değerlendiriyor. Girlevik Şelalesi, Erzincan’ın çevresindeki illerin yanı sıra İstanbul, Bursa, Ankara, Antalya, İzmir ve yurt dışından gelen çok sayıda turistin akınına uğruyor.