GENEL - 16 Eylül 2020 Çarşamba 15:46

Uşak Belediyesi, Avrupa Hareketlilik Haftası programını tanıttı

A
A
A
Uşak Belediyesi, Avrupa Hareketlilik Haftası programını tanıttı

Uşak Belediyesi, Avrupa Komisyonu ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında gerçekleştirilen Avrupa Hereketlilik Haftası Programı tanıtım toplantısı düzenledi.

Uşak Belediyesi, Avrupa Komisyonu ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında gerçekleştirilen Avrupa Hereketlilik Haftası Programı tanıtım toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Mehmet Çakın, “Şehirlerimizi küresel ısınmanın etkilerinden kurtarmak adına Uşak Belediyesi olarak bizler de katılım sağladık” dedi.


Toplantı Uşak Belediyesi Ana Hizmet binasında gerçekleşti. Toplantıya Uşak Belediye Başkanı Mehmet Çakın ve Özel Kalem Müdürü Ahmet Uğuz katıldı. Avrupa Hareketlilik Haftası dolayısıyla Başkan Mehmet Çakın, Cumhuriyet Mahallesi’ndeki evinden Belediye binasına yaklaşık olarak 4 kilometre yürüdü. Toplantıda konuşan Mehmet Çakın, Avrupa Komisyonu ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında gerçekleştirilen, yerelde ise belediyelerin paydaş olduğu Avrupa Hareketlilik Haftası, Dünya’nın kaybolan doğal dengesini yeniden kazanmasını sağlamak için önemli bir birlikteliğin kapılarını araladığını belirtti. Çakın, “Tüm dünyada aynı amaç için, aynı zaman diliminde yürütülecek faaliyetler kapsamında, bilinçlenme hareketi geniş alanlarda etki uyandırabilecek, ortak paydamız olan dünyamız için farklı coğrafyalarda tek bir ideal canlandırılmış olacaktır. Bu kapsamda 16-22 Eylül tarihlerini kapsayan Avrupa Hareketlilik Haftası’nda, önemli bir programı Uşak olarak şehrimizde hayata geçireceğiz. “Herkes için sıfır emisyonlu hareketlilik” temasıyla gayemiz; temelde havamızı, dolaylı olarak da topraklarımızı ve suyumuzu kirlilikten korumak, ayrıca sağlıklı yaşamın temellerini oluşturmak olacaktır. Şunu ifade etmek istiyorum ki, yarınlar bugünün eseri olacak ve şimdi atılacak her adımın izi geleceğin hikayesini oluşturacaktır. Biliyorsunuz ki, Dünya Sağlık Örgütü’nün görünmez katil olarak ifade ettiği hava kirliliği nedeniyle dünyamızda her yıl 6 buçuk milyonun üzerinde insan hayatını kaybetmekte, çevresel faktörler sadece yaşam kalitesini değil, sağlığımızı da doğrudan etkilemektedir. İnsan yaşamının temeli hiç kuşkusuz ki oksijen, su ve gıdadır. Dünyayı saran küresel ısınma, iklim değişiklikleri, hızlı nüfus artışları, sanayileşme ve benzeri birçok olgu: hava, su ve toprak kirliliğine neden olmaktadır. Onlarca hastalığı beraberinde getiren bu olumsuz koşullara dur demekse, her şeyden önce bilinçlenmek ve tedbiri geç kalmadan almakla mümkün olacaktır. Küresel boyutlara ulaşan çevre ve hava kirliliğinin önlenmesinin yanı sıra dünyayı saran bir diğer sorun da 700 milyonluk bir rakamla; obezitedir. Hareketli yaşamın sadece obezite ile değil, birçok hastalıkla mücadele için kritik bir yer tuttuğu yadsınamaz bir gerçektir" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da gençlerin tarih, sanat ve doğa yolculuğu Menteşe Uluslararası Gençlik Merkezi gönüllüleri, "Muğla Gençlik Yılı" kapsamında düzenlenen özel programla Tlos, Kayaköy ve Saklıkent’i keşfetti, seramik atölyesinde sanatsal hünerlerini sergiledi. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Uluslararası Gençlik Merkezi gönüllü gençleri, Muğla Gençlik Yılı kapsamında düzenlenen "Genç Dokunuş Kadim İzler" programında tarih, kültür, sanat ve doğayı bir arada deneyimledi. Seydikemer ve Fethiye ilçelerinde gerçekleştirilen program boyunca gençler, hem eğitici hem de sosyal yönü güçlü etkinliklerle unutulmaz bir gün yaşadı. Programın ilk durağı, Likya uygarlığının en önemli yerleşim alanlarından biri olan Tlos Antik Kenti oldu. Tarihi atmosferde geçmişin izlerini keşfeden gençlere, bölgenin tarihi, mitolojik geçmişi ve kültürel mirası hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Antik tiyatro, kaya mezarları, stadyum ve tarihi yapıları yakından inceleyen gençler, geçmiş medeniyetlerin izlerini yerinde görme fırsatı buldu. Gençlerin tarih bilincini artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu ziyaret, katılımcıların yoğun ilgisiyle tamamlandı. Kültür gezisinin ardından düzenlenen seramik biblo tasarım atölyesi, gençlerin sanatsal yönlerini ortaya çıkarmalarına katkı sağladı. Geleneksel motiflerden ilham alarak çamura şekil veren gençler, hem el becerilerini geliştirdi hem de kültürel değerleri sanatsal üretimle buluşturdu. Atölye çalışması boyunca ortaya çıkan özgün ve el emeği eserler büyük beğeni topladı. Doğa ve kültür gezisinin devamında gençler, Fethiye’nin dünyaca ünlü tarihi ve doğal güzelliklerinden Kayaköy ve Saklıkent’i ziyaret etti. Tarihi taş evleri ve geçmişin izlerini taşıyan sokaklarıyla dikkat çeken hayalet köy konumundaki Kayaköy’de kültürel miras üzerine incelemelerde bulunulurken; bir sonraki durak olan Saklıkent Kanyonu’nun eşsiz doğasında keyifli anlar yaşandı. Gençler, doğayla iç içe gerçekleştirilen bu etkinliklerde hem sosyal bağlarını güçlendirdi hem de bölgenin doğal zenginliklerini keşfetme imkanı buldu. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü yetkilileri, gençlerin tarih, kültür, sanat ve doğa ekseninde gelişimlerine katkı sağlayacak faaliyetlerin "Muğla Gençlik Yılı" boyunca hız kesmeden devam edeceğini belirtti. Yetkililer, gençlerin sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerini destekleyen bu tür projelerin, onların geleceğe daha donanımlı hazırlanmalarındaki önemine dikkat çekerek emeği geçen tüm gönüllülere teşekkür etti.
Aydın EKODOSD’dan Yılancıburnu uyarısı Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki Yılancıburnu’nda su altında kalan eski iskeleye ait sivri ve paslı demir parçalarına dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, demirlerin denize girenler için ciddi yaralanma riski oluşturduğunu belirtti. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Kuşadası sınırları içerisinde yer alan ve hem doğal hem de arkeolojik sit özelliği taşıyan Yılancıburnu’nda su altı güvenliğine ilişkin uyarılarda bulundu. Akdeniz’e özgü deniz çayırlarının yoğun olarak bulunduğu ve çok sayıda deniz canlısına yaşam alanı sunan bölge ile ilgili yapılan açıklamada, su altında kalan eski iskeleye ait demir parçalarının ciddi risk oluşturduğu belirtildi. Dernek Başkanı Bahattin Sürücü, geçmiş yıllarda tekne yanaşması için yapılan iskelenin zamanla çürüyerek parçalandığını, dışarıdan görünmeyen ancak su altında sivri ve paslı demirlerin zeminde kaldığını ifade etti. Bölgenin aynı zamanda caretta caretta ve deniz kaplumbağaları gibi türlerin beslenme alanı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, özellikle sığ sularda yürüyen veya tekneden suya atlayan vatandaşların ciddi şekilde yaralanabileceği uyarısı yapıldı. Kıyıdan girişin bazı noktalarda sınırlandırılmasına rağmen doğu kıyısı ve tekneler aracılığıyla bölgeye girişlerin sürdüğünü belirten Başkan Sürücü; "Bir süredir kıyı kesiminden girişine izin verilmeyen bölgeye, doğu kıyısından girenler ile teknelerle gelenler yüzmek amacıyla ulaşmaktadır. Yılancıburnu, kent içindeki önemli plaj alanlarından biri olmayı sürdürmektedir. Geçmiş yıllarda teknelerin yanaşması amacıyla yapılan demir iskelenin zamanla çürümesi ve parçalanması sonucunda, dışarıdan fark edilmese de sualtına girildiğinde bazı demir parçalarının zeminde kaldığı görülmektedir. Küflenmiş ve uçları sivrileşmiş demir parçaları dışarıdan görünmediği için, bölgede denize girenler açısından ciddi tehlike oluşturmaktadır. Özellikle yürünebilecek seviyedeki sularda bulunan bu demir parçalarına çıplak ayakla basılması ya da tekneden suya atlanması halinde çok üzücü olaylar yaşanabilir. Bu nedenle koyun batı kesiminde denize girenlerin çok dikkatli olması gerekmektedir. Yere sabitlenmiş ve çıkarılması teknik uzmanlık gerektiren bu tehlikeli demirlerle ilgili gerekli önlemlerin alınması amacıyla ilgili kurumları bilgilendireceğiz" dedi.